Etiket: suçluların iadesi

  • İsveç Başbakanı: Türkiye ile ilgili açıklamalarım yanlış anlaşıldı

    İsveç Başbakanı: Türkiye ile ilgili açıklamalarım yanlış anlaşıldı


    İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, ülkesinin NATO üyeliği için Türkiye’nin yaptığı talepleri Stockholm’ün ‘karşılayamayacağı” yolunda geçen hafta yaptığı açıklamasının “yanlış anlaşıldığını” bildirdi.

    İsveç Başbakanı, Türkiye’nin sınır dışı edilmesini istediği kişilerle ilgili yerel mahkeme kararlarının ardından “hareket alanlarının kalmadığını” ima etmek istediği mesajını verdi.

    Kristersson, geçen hafta yaptığı açıklamada, İsveç’in NATO’ya tam üyeliğini onaylamayan Ankara için “Türkiye bizim yapamayacağımız ve onlara vermek istemediğimiz şeyleri bizden istiyor” ifadesini kullanmıştı.

    Konu ile ilgili başkentte basının sorularını yanıtlayan İsveç Başbakanı, ülkesinin terörle mücadele yasalarını güçlendirdiğini belirterek, Türkiye ile tam üyelik başvurusuyla ilgili konulardaki “müzakerelerin gayet iyi gittiğini” söyledi.

    Türkiye’nin terörden en fazla etkilenen ülkelerden biri olduğunu kaydeden Kristersson, “Biz tam olarak söz verdiğimiz şeyi yapıyoruz, özellikle de terörle mücadele alanında.” dedi.

    İsveç başbakanı; bununla birlikte Türkiye’ye sınır dışı konularında hükümetin de belirli sınırları olduğunu belirterek, “Türkiye bazen İsveç’ten iade etmek istediği kişilerin isimlerini veriyor. İsveç’in bu konudaki mevzuatının çok net olduğu biliniyor: bu kararları mahkemeler veriyor, bunu hükümetin değiştirmesi için bir alan yok.” dedi.

    Kristersson, ‘bu konunun işlerin iyi gittiği gerçeğini gölgelememesi gerektiği’ görüşünde olduğunu dile getirdi.

    İsveç mahkemesi geçen hafta, Türkiye tarafından iadesi istenen Bülent Keneş’in iadesini engellemişti.

    NATO’nun genişlemesi söz konusu olduğunda her üye ülkenin iç kaygılarına saygı duyduğunu kaydeden Kristersson. “Türkiye ve diğer 30 NATO ülkesinin onaylayıp onaylamama konusundaki kararlarını kendi içlerinde vermelerine saygımız sonsuzdur.” derken bununla birlikte ittifak üyelerinin kendi ülkesine güçlü bir destek verdiğini sözlerine ekledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere’de Yargıtay, Assange’ın ABD’ye iade edilebileceği yönündeki karara itirazını reddetti

    İngiltere’de Yargıtay, Assange’ın ABD’ye iade edilebileceği yönündeki karara itirazını reddetti


    İngiltere’de Yargıtay, WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange’ın ABD’ye iade edilebileceği yönündeki karara itirazını reddetti.

    Yargıtaydan bir sözcü yaptığı açıklamada, “Başvuru Yargıtay tarafından reddedildi ve belirtilen gerekçe, başvurunun tartışılabilir bir hukuk noktası oluşturmamasıdır.” ifadesini kullandı.

    Söz konusu kararın ardından, dava dosyası Assange’ın ABD’ye iade edilip edilemeyeceği konusundaki nihai karar için doğrudan İçişleri Bakanı Priti Patel’in önüne gidecek.

    Assange’ın nişanlısı Stella Morris de karar sonrası Twitter’dan yaptığı paylaşımda, “İade kararı şimdi İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel’e taşındı.” ifadesini kullandı.

    İngiltere’de Yüksek Mahkeme, 24 Aralık’ta Assange’ın ABD’ye iade edilebileceği yönündeki kararı Yargıtaya taşıyabileceğine hükmetmişti.

    Ancak karara göre, Assange’ın avukatlarının önce Yargıtaydan itiraz izni alması gerekeceği bildirilmiş, bu izin talebi onaylanırsa ABD’ye iade konusunun esastan görüşülebileceği kaydedilmişti.

    Assange’ın dava sürecinde neler yaşandı?

    Assange’ın kurduğu WikiLeaks, 2010’da, aralarında ABD’nin Irak ve Afganistan’da işlediği suçları da delillendiren çok sayıda gizli belgeyi yayımlamıştı.

    ABD’nin casuslukla suçladığı ve iadesini istediği Assange, hakkında tecavüz ve cinsel taciz suçlamalarıyla açılan davalar için İsveç’e iadesi gündemdeyken, Haziran 2012’de Ekvador’un Londra Büyükelçiliğine sığınmıştı.

    Assange, Ekvador’un Londra Büyükelçiliğinden 11 Nisan 2019’da çıkarılarak gözaltına alınmış ve “kefaletle serbest bırakılma şartlarını ihlal etmekten” tutuklanarak Londra’daki Belmarsh Hapishanesi’ne konulmuştu.

    Mahkeme, Assange’ı bu suçtan 50 hafta hapse mahkum etmişti. 50 haftalık cezasını dolduran Assange’ın iade talebi çerçevesinde tutuklu kalmasına karar verilmişti.

    Duruşmaların ardından 4 Ocak 2021’de Assange’ın intihar riskinin yüksek olduğunu ve ABD hapishanesinde özel idari önlemlere tabi tutulacağını, özellikle de istihbarat topluluğunun kendisine düşman olması nedeniyle “gerçek bir risk altında” olduğu gerekçesiyle ABD’nin iade talebi reddedilmişti. ABD ise karara itiraz etmişti.

    ABD, İngiltere’ye ne güvencesi verdi?

    ABD, temyizi kazanabilmek için WikiLeaks kurucusunun yüksek güvenlikli hapishanelerde tutulmayacağı ve hapis cezasını ülkesi Avustralya’da çekebileceği taahhüdünde bulunmuştu.

    Savunma ekibi ise CIA’in, Assange’ı Ekvador’un Londra Büyükelçiliğinde saklandığı sırada kaçırma ve öldürme planı yaptığına ilişkin haberleri dayanak göstererek can güvenliğine vurgu yapmıştı.

    10 Aralık’ta Yüksek Mahkeme, verilen teminatları yeterli bularak alt mahkemenin kararını bozmuş ve Assange’ın ABD’ye iade edilebileceğine hükmetmişti.

    Bunun üzerine Assange’ın savunma ekibi, davayı Yargıtay’a taşımak için Yüksek Mahkeme’ye izin başvurusunda bulunmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Honduras polisi, ABD’nin iade talebi üzerine eski Devlet Başkanı Hernandez’in evini kuşattı

    Honduras polisi, ABD’nin iade talebi üzerine eski Devlet Başkanı Hernandez’in evini kuşattı


    ABD’nin, Honduras’tan eski Devlet Başkanı Juan Orlando Hernandez’in iadesini istemesinin ardından çok sayıda polis, eski lideri gözaltına almak üzere yaşadığı evin etrafını sardı.

    Washington’ın Honduraslı eski lideri ‘uyuşturucu tacirleriyle gizli anlaşmalar yapma’ suçlamasıyla uzun süredir iadesini isteyeceği yönünde spekülasyonlar yapılıyordu.

    Sol duruşuyla bilinen Xiomara Castro’ya karşı, geçen ay yapılan seçimi kaybeden Hernandez, 8 yıl sonra koltuğunu kaybederken ABD tarafından yakın geçmişte kara listeye alınmıştı.

    Honduras, Washington’ın Orta Amerika’daki en önemli müttefiklerinden biri.

    ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, geçen ay yaptığı bir açıklamada, eski liderin ‘yolsuzluk ve uyuşturucu kaçakçılığı eylemleri gerçekleştirerek veya kolaylaştırarak önemli yolsuzluk olaylarına karıştığına’ dair ellerinde güvenilir bilgiler olduğunu söylemişti.

    Görgü tanıkları, eski devlet başkanının evinin dışında 100 kadar polis olduğunu, kendisinin ise evinin içinde saklandığını dile getirdi.

    Hernandez, hakkındaki suçlamaları reddediyor.

    Avukatı Hermes Ramírez de, tutuklama emrinin, eski liderin Guatemala merkezli Orta Amerika Parlamento (Parlacen) üyesi olması hasebiyle dokunulmazlığının bulunduğu ve kararın yasadışı olduğunu savundu.

    Honduras yargı erki sözcüsü Melvin Duarte, Yüksek Mahkeme’nin Hernandez’in iade davasını görecek bir yargıç belirlemek için salı sabahı toplanacağını aktardı.

    Görevde kaldığı süre içerisinde Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump’ın desteğini kazanan Hernandez, uzun süredir yolsuzluk ve uyuşturucu kartelleri ile bağı olduğu iddiasıyla suçlanıyordu.

    Geçen yıl da kardeşi ABD’de uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla 30 yıl hapse mahkum edilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avusturya’nın, Korkmaz’ı nereye iade edeceği ABD ve Türkiye arasında yeni gerginlik yaratır mı ?

    Avusturya’nın, Korkmaz’ı nereye iade edeceği ABD ve Türkiye arasında yeni gerginlik yaratır mı ?


    Fransız Haber Ajansı (AFP) Avusturya’da tutuklanan iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’ın hangi ülkeye iade edileceği konusunun, “Ankara ve Washington arasında yeni bir gerginliğe yol açabileceği” yorumunda bulundu.

    ABD ve Türkiye’nin Korkmaz’ın iadesi için Avusturya’ya başvurduğunu hatırlatan AFP, iade dosyalarıyla ilgili Viyana tarafından verilecek kararın iki ülke arasında krizin yeniden tırmanmasına yol açabileceğini bildirdi.

    Korkmaz’ın karıştığı iddia edilen mali suçlarla ilgili ithamların bir ünlü televizyon sunucusunu işinden ettiği ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya kadar uzandığı kaydedilen haber yorumda, pazartesi günü Viyana Mahkemesi’nin ABD’nin yaptığı iade başvurusunu ele alıp, karara bağlayacağı hatırlatıldı.

    Korkmaz Türkiye’ye iade edilmek istiyor

    ABD yargısının, Korkmaz ve ABD’deki suç ortaklarını yasa dışı elde ettikleri yaklaşık 112 milyon euro tutarındaki parayı Türkiye ve Lüksemburg’da aklamakla suçladığı hatırlatılan haberde, Korkmaz’ın Türkiye’ye iade edilmeyi tercih ettiği aktarıldı.

    İki ülke arasında başta Fethullah Gülen’in iade dosyası olmak üzere bir çok hukuki konuda anlaşmazlık olduğu ifade edilen haberde, Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’ye iade edilmesi halinde iki ülke arasındaki mevcut hukuki ihtilaflar nedeniyle gelecekte ABD’ye iade olasılığının ise ortadan kalkacağı yorumu yapıldı.

    AFP, Sezgin Baran Korkmaz’la ilgili olası bir hukuk mücadelesinin, halihazırda çok sayıda hukuki dosya yüzünden sorun yaşayan Türk-Amerikan ilişkilerini daha da karmaşık hale getireceği değerlendirmesinde bulundu.

    Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi (OCCRP) araştırmasına yer verilen AFP haberinde, Sezgin Baran Korkmaz’ın (SBK), Rahip Brunson’ın 2018 yılında serbest kalması için Donald Trump’ın seçim öncesinde bağış kampanyasında destek veren iş adamlarından Tommy Hicks Jr. ve eski CIA Başkanı James Woolsey’nin Eylül 2018’de Türkiye ziyareti sırasında SBK uçağını, aracını kullandığı ve Korkmaz tarafından ağırlandığı kaydedildi.

    AFP: Erdoğan için kötü zamanlama

    Sezgin Baran Korkmaz’ın tutuklanmasının ABD ve AB ile ilişkileri yumuşatmak, yabancı sermayeyi ülkeye çekmek için çaba gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için “kötü bir zamanlama” olduğu yorumunu yapan AFP, başta Rusya’dan S-400 savunma sistemi satın aldığı ve İran’a yönelik yaptırımların ihlal ettiği suçlamasıyla karşılaşan Ankara için bu iade tartışmasının ikili sorunlara bir yenisinin eklenmesine yol açacağı saptamasında bulundu.

  • Saadet zincirinin ilk halkası teslim oldu: Çiftlik Bank soruşturmasında neler yaşandı?

    Saadet zincirinin ilk halkası teslim oldu: Çiftlik Bank soruşturmasında neler yaşandı?


    Çiftlik Bank davasında binlerce kişiyi dolandırarak saadet zinciri kurmakla suçlanan firari sanık Mehmet Aydın Türkiye’ye getiriliyor.

    Hakkındaki iddialar sonrası Uruguay’a kaçan Çiftlik Bank’ın sahibi Mehmet Aydın, Brezilya’da Türkiye’ye teslim oldu.

    “Tosuncuk” lakaplı Aydın, INTERPOL tarafından kırmızı bültenle aranıyordu.

    Uçaktan indiğinde gözaltına alınacağı bildirilen Aydın hakkındaki ilk işlem Gaziosmanpaşa Adliyesi ek binası olarak hizmet veren İstanbul Havalimanı Adliyesinde yapılacak. Aydın daha sonra sorgulanmak üzere İstanbul Anadolu Başsavcılığına gönderilecek.

    Mehmet Aydın hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ile Bursa ve Geyve Cumhuriyet Başsavcılığında devam eden soruşturma ve kovuşturma dosyaları bulunuyor. Aydın hakkında ilk kırmızı bülten 19 Mart 2018’de yakalama kararına istinaden çıkarılmıştı.

    Kamuoyunda “Çiftlik Bank” olarak bilinen sistemin kurucusu ve 2 yıldan fazla süredir firari olan Mehmet Aydın, 3 bin 762 kişinin mağdur olduğu davada 22 bin 580 yıldan 75 bin 260 yıla kadar hapisle yargılanıyor.

    ‘Çiftlik Bank davası’nda neler yaşandı?

    2016 yılında Mehmet Aydın tarafından kurulan Çiftlik Bank isimli sanal oyunda, 132 bin kişi tarafından 1 milyar 139 milyon lira toplandı.

    Mağdurların şikayeti üzerine Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın “Çiftlik Bank” olarak bilinen sisteme ilişkin başlattığı incelemede piramit satış sisteminin kurulduğunu tespit etmesiyle soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığına intikal etti.

    Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonunda 7’si firari, 11’i tutuklu 48 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı.

    Aralarında firari Mehmet Aydın’ın da bulunduğu 18 sanık hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” suçundan ikişer yıldan altışar yıla, “bilişim sistemlerini araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçundan 3 bin 762 kez üçer yıldan onar yıla, “ticari şirketlerin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçundan yine 3 bin 762 kez üçer yıldan onar yıla, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan da altışar yıldan 14’er yıla kadar hapis cezası istenen iddianame gönderildiği Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

    Sistem nasıl işliyordu?

    Çiftlik Bank olarak bilinen oyunda kullanıcılar 365 gün yaşayacak sanal çiftlik hayvanları satın alıyor, bu hayvanlar için depo ve yem masrafı ödemesi yapıyorlardı. Çiftlik Bank, sanal olarak satın alınan hayvanların gerçekte de Türkiye içerisindeki çeşitli tesislerinde yetiştirilmeye başlandığını iddia ediyordu. Bu çiftliklerde yetiştirilen hayvanlardan elde edildiği iddia edilen ürünler Çiftlik Bank marketlerinde satılmaya başlamıştı.

    Kullanıcıların satın aldığı hayvanlardan elde edilen et ve süt gibi gelirleri ile de geri ödeme yapılıyor ve yatırımcılara 1 yıl içinde yüzde 100 kar vaadediliyordu.

    Çiftlik Bank hakkında 2017 yılı sonunda Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından ‘Saadet zinciri’ kurdukları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuştu.

    SPK raporunda, Çiftlik Bank tarafından 62 bin 877 kişiye 398,3 milyon TL ödeme yapıldığı kalan 113,4 milyon TL’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) kurulan Fame Game isimli şirkete aktarıldığı, oradan da Mehmet Aydın’ın şahsi hesaplarına transfer edildiği belirtilmişti.

    SPK’nın suç duyurusunun ardından Çiftlik Bank, ‘saadet zinciri’ olmadığını kanıtlamak için 2018 yılı başlarında üye alımını durdurduğunu açıklamıştı.

    Ödemelerde yaşanan aksamaların ardından Çiftlik Bank üyeleri suç duyurusunda bulunmuş ve bazı Çiftlik Bank tesisleri üyeler tarafından basılmıştı.

    “Saadet zinciri” ve “piramit şeması” olarak da adlandırılan piramit satış sisteminin kurulması, yayılması ve tavsiye edilmesi Türkiye’de Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 80. maddesine göre 2013 yılında yasaklanmıştı.

  • Sezgin Baran Korkmaz iddianamesinde geçen ‘büyükbaba’ eski CIA Direktörü Woolsey’ mi?

    Sezgin Baran Korkmaz iddianamesinde geçen ‘büyükbaba’ eski CIA Direktörü Woolsey’ mi?


    Kara para aklama suçlamasıyla hakkında ABD’de dava açılan Sezgin Baran Korkmaz ile ilgili iddianamede adı geçen “büyükbaba” lakaplı yetkilinin eski CIA Direktörü James Woolsey olduğu öne sürüldü.

    ABD’de Utah Federal Savcılığının hazırladığı iddianamede, Korkmaz’ın “grandfather” kod adlı ismi açıklanmayan hükümet yetkilileri aracılığıyla, Jacob Kingston ve Isaiah Kingston kardeşlere olası soruşturmalara karşı koruma güvencesi verdiğinden bahsediliyor.

    Halk TV’de Özlem Gürses’le Perdenin önü Arkası programına katılan gazeteci Razi Canikligil, Amerikan kulislerinde bu “büyükbaba”anın CIA’in eski direktörü James Woolsey olduğuna dair yorumların dolaştığını aktardı.

    Canikligil, ikilinin yakın bir dostluğu olduğunu ve Korkmaz’ın Woolsey’i Bodrum’da daha önce ağırladığını söyledi, Paramount Otel’de kalanlardan birinin de Woolsey olduğunu ileri sürdü. Korkmaz’ın adı, Trump döneminde savcı Robert Miller’in yürüttüğü soruşturmada da Woolsey ile birlikte anılmış, ikilinin Gülen hareketi ile ilgili gizli bir pazarlığa oturduğu öne sürülmüştü.

    CIA’in eski direktörünün, son dönemde Sedat Peker’in videolarıyla gündeme gelen Mehmet Ağar gibi isimlerle önceki yıllarda Türkiye’de bir araya geldiği de iddialar arasında.

    ABD neden Sezgin Baran Korkmaz’ın iadesini istiyor?

    ABD’nin 133 milyon dolardan fazla kara para aklama, vergi kaçakçılığı ve dolandırıcılık gibi suçlardan hakkında dava açtığı SBK Holding’in sahibi Korkmaz, Washington’un talebi üzerinde Avusturya’da 19 Haziran’da gözaltına alınmıştı.

    ABD’de Utah Federal Savcılığı, mahkemeye başvurarak iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’deki varlıklarının ABD tarafından geri alınmasını talep etmişti. Suçlarını itiraf eden ve mahkum olan Kingston Kardeşler’in ABD Hazinesini dolandırarak elde ettiği yarım milyar dolar civarındaki teşviklerin en az 134 milyon dolarının Türkiye’ye gönderildiği, 2014 ile 2018 yılları arasında Türkiye’ye gönderilen paralarla Sezgin Baran Korkmaz’ın kontrolünde ilaç, inşaat ve teknoloji başta olmak üzere birçok farklı yatırımlar yapıldığı ve şirketler alındığı iddia ediliyor.

    Sezgin Baran Korkmaz, Sedat Peker’in 6 Haziran’da paylaştığı bir videoda adının geçmesiyle son günlerde manşetlere taşındı.

    Peker, Habertürk’ün eski sunucusu Veyiş Ateş’in, Ankara’daki bağlantılarını kullanarak Korkmaz adına ara buluculuk yapmak için iş adamından 10 milyon euro istediğini öne sürmüş, iddiayla ilgili sosyal medyada ses kayıtları paylaşılmıştı.

  • ABD Sezgin Baran Korkmaz’ın iadesini isteyecek: İddianamede neler var?

    ABD Sezgin Baran Korkmaz’ın iadesini isteyecek: İddianamede neler var?


    Amerika Birleşik DevletleriAdalet Bakanlığı, hakkındaki yakalama kararı nedeniyle Avusturya’da gözaltına alınan Türk iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’ın, ABD’deki bölge mahkemesinde yargılanması için iadesini talep edeceklerini açıkladı.

    Bakanlık, Avusturya’da 19 Haziran’da gözaltına alınan SBK Holding ve 6 şirketine yönelik kara para aklama soruşturması kapsamında aranan holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Korkmaz’a ilişkin yazılı açıklama yayımladı.

    Korkmaz’ın Washington’ın talebi üzerine gözaltına alındığına işaret edilen açıklamada, 28 Nisan’da Utah eyaletine bağlı Salt Lake City’deki mahkemenin jüri kararında Korkmaz’ın hakkında 1 “kara para aklama”, 10 “para transferi dolandırıcılığı”, 1 de “resmi sürecin işleyişini engelleme” suçlaması olduğu kaydedildi.

    Açıklamada, mahkemenin Korkmaz’ı 133 milyon dolardan fazla kara para aklamakla suçlandığına işaret edildi.

    ‘Korkmaz ve işbirlikçilerinin söz konusu paralarla Türkiye ve İsviçre’deki bazı havayolları, oteller, yatlar ve evleri satın aldığı’ kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “ABD, Korkmaz’ın Utah’da bölge mahkemesinde mahkemeye çıkması için ABD’ye iadesini isteyecek. Korkmaz, hakkındaki suçlamalardan suçlu bulunursa, kara para aklamaktan 20 yıl, her bir para transferi dolandırıcılığından 20’şer yıl ve resmi sürecin işleyişini engellemekten 5 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak.”

    ABD Adalet Bakanlığı’nın açıklamasının sonunda, “Suçlama sadece bir iddiadır ve sanık, bir mahkemede makul bir şüphenin ötesinde suçluluğu kanıtlanana kadar masum kabul edilir.” denilerek SBK ile ilgili masumiyet karinesine atıfta bulunuldu.

    Reuters’ın haberine göre Sezgin Baran Korkmaz’ın hangi ülkeye iade edileceği henüz belli değil.

    Türkiye iade süreci başlatmıştı

    AA’nın haberine göre hakkında Interpol’ün kırmızı bültenle arama kararı bulunan Korkmaz’ın 5 Aralık 2020’de yurt dışına çıktığı İstanbul Havalimanı’nın güvenlik kamera kayıtlarından tespit edilmişti.

    Korkmaz, 19 Haziran’da Avusturya’nın başkenti Viyana’ya yaklaşık 250 kilometre uzaklıkta bir kasabada emniyet güçleri tarafından gözaltına alınmıştı.

    Bu gelişme üzerine Türkiye, aynı gün Korkmaz’ın iade edilmesi için gereken süreci Avusturya makamları nezdinde başlatmıştı.

    Sezgin Baran Korkmaz ile ilgili yakalama kararı açıklamasını, ABD Adalet Bakanlığı Vergi Birimi’nden Başsavcı Vekili Stuart M. Goldberg ve Utah Bölgesinden Sorumlu Savcı Vekili Andrea T. Martinez yaptı.

    Sezgin Baran Korkmaz ile ilgili iddialar

    ABD’de Utah Federal Savcılığı, mahkemeye başvurarak iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’deki varlıklarının ABD tarafından geri alınmasını talep etmişti. Suçlarını itiraf eden ve mahkum olan Kingston Kardeşler’in ABD Hazinesini dolandırarak elde ettiği yarım milyar dolar civarındaki teşviklerin en az 134 milyon dolarının Türkiye’ye gönderildiği, 2014 ile 2018 yılları arasında Türkiye’ye gönderilen paralarla Sezgin Baran Korkmaz’ın kontrolünde ilaç, inşaat ve teknoloji başta olmak üzere birçok farklı yatırımlar yapıldığı ve şirketler alındığı iddia ediliyor.

    Kingston Kardeşlerin, Türkiye’ye gönderdiği paraların işlem belgeleri de dahil olmak üzere, Korkmaz ve Türkiye irtibatlarıyla ilgili iletişim bilgilerini Amerikalı savcılarla paylaştığı öne sürülüyor.

    Sezgin Baran Korkmaz ile Kingston Kardeşleri tanıştıran ve iş birliği yapan Lev Dermen’in de Korkmaz’ın Türkiye’deki finansörü olduğu iddia ediliyor.

    Utah Federal Savcılığı’nın talebi üzerine gerçekleştiği söylenen tedbir kararı “suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesini” düzenleyen 5549 sayılı yasa uyarınca alındı.

    ABD’deki kararında atıf yapılan yasanın 17. maddesi suç gelirinin aklanmasının yanı sıra “terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hallere” dair düzenlemeyi de içeriyor.

    Korkmaz ise iddiaları reddederek “Gelen her kuruş sermaye Amerikan otoritelerinin ve bankalarının izni ile gelmiştir” açıklaması yapmıştı. Bu açıklamadan üç hafta sonra 6 Ekim’de hakkındaki tedbir kararı kaldırıldı ve bunu kaldıran kararda imzası olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz, 16 Ekim’de Adalet Bakanlığı yardımcılığına atandı.

    MASAK’ın raporuna “aklama suçunu oluşturan öncül suçların işlendiğine dair somut bulguların tespit edilemediği” kaydedildi. Korkmaz ile birlikte 14 kişi hakkındaki şirket ve kişisel banka hesaplarına konan blokaj ve tedbirler kaldırıldı. Bunu takiben kasım ayında da yurtdışı çıkış yasağı kaldırıldı ve ülkeden ayrılana kadar Korkmaz’ın ifadesi dahi alınmamış oldu.

  • Avusturya’da gözaltına alınan Sezgin Baran Korkmaz Türkiye’ye iadesini istedi

    Avusturya’da gözaltına alınan Sezgin Baran Korkmaz Türkiye’ye iadesini istedi


    Türkiye ve ABD tarafından aranan, kara para aklama soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan Sezgin Baran Korkmaz’ın Viyana’da gerçekleşen ilk duruşmasında mahkeme görevsizlik kararı verirken, Korkmaz’ın yakalandığı Vels’de davanın görüleceğine hükmetti.

    Viyana Büyükelçisi Ozan Ceyhun, Sezgin Baran Korkmaz’ın avukatının müvekilinin Türkiye’ye iade edilmek istediğini söylediğini belitti.

    Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Ozan Ceyhun, Avusturya’da 19 Haziran’da gözaltına alınan SBK Holding ve 6 şirketine yönelik kara para aklama soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Korkmaz’a ilişkin soruları yanıtladı.

    Ceyhun, “Sezgin Baran Korkmaz’ın Viyana Eyalet Ceza Mahkemesinde ilk duruşmasının yapıldığı bilgisi doğrudur. Mahkemenin görevsizlik kararı verdiği, davanın, Korkmaz’ın yakalandığı bölgedeki Vels Mahkemesinde görüleceği bilgisi de doğrudur.” ifadelerini kullandı.

    Korkmaz’ın bir sonraki duruşmasının 14 gün sonra yapılacağı bilgisini paylaşan Ceyhun, Korkmaz’a ilişkin basında yer alan haberlere de değinerek, “Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’ye iade edilmek istediği bilgisi de kendisinin avukatı tarafından bize teyit edilen bir bilgi.” şeklinde konuştu.

    Öte yandan Viyana Eyalet Ceza Mahkemesi Basın Birimi Müdür Yardımcısı Christina Salzborn, bugünkü duruşmada sınır dışı için tutuklanma kararı alındığını ancak kararın şahsın tutukluluk durumunun sürmesiyle ilişkili olduğunu, sınır dışı edilip edilmeyeceği anlamına gelmediğini söyledi.

    Salzborn “Şahıs (Sezgin Baran Korkmaz) bugünkü karara ilişkin henüz itirazda bulunmadı. Sınır dışı edilmesine ilişkin karar ne zaman alınır, onu şu an için söyleyemiyorum ancak tecrübeler doğrultusunda talepte bulunan ülkelerden ek belgeler istenebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Hakkında Interpol’ün kırmızı bültenle arama kararı bulunan Korkmaz’ın 5 Aralık 2020’de yurt dışına çıktığı İstanbul Havalimanı’nın Güvenlik Kamera kayıtlarından tespit edilmişti.

    Korkmaz, 19 Haziran’da Avusturya’nın başkenti Viyana’ya yaklaşık 250 kilometre uzaklıkta bir kasabada emniyet güçleri tarafından gözaltına alınmıştı.

    Bu gelişme üzerine Türkiye, aynı gün Korkmaz’ın iade edilmesi için gereken süreci Avusturya makamları nezdinde başlatmıştı.

  • İtalya, Nice’teki terör saldırısıyla bağlantılı Arnavut’un Fransa’ya iade edilmesini onayladı

    İtalya, Nice’teki terör saldırısıyla bağlantılı Arnavut’un Fransa’ya iade edilmesini onayladı


    İtalyan yargısı, 2016 yılındaki Nice kentinde meydana gelen ve 86 kişinin ölümüne yol açan terör saldırısıyla bağlantılı olduğu düşünülen bir Arnavutluk vatandaşının Fransa’ya iade edilmesine yeşil ışık yaktı.

    Fransa’da yargılanacak olan Arnavut, “14 Temmuz Ulusal Gün” kutlamaları sırasında kiraladığı kamyonu, kalabalığın üstüne süren saldırgana silah sağlamakla suçlanıyor.

    Napoli’deki istinaf mahkemesi, bugünkü duruşmada, 21 Nisan’da tutuklanan Endri Elezi’nin Fransa’da yargılanması kararını onayladı.

    28 yaşındaki sanık, duruşmada, saldırganı tanımadığını iddia ederek, söz konusu kişiye silah sağladığı yolundaki suçlamaları reddetti.

    Mohamed Lahouaiej Bouhlel isimli saldırgan, polis tarafından vurularak etkisiz hale getirilmişti.

    Fransız yetkililer, kamyonda ele geçirilen ve çalıntı olduğu düşünülen tüfeği, Endri Elezi’nin tedarik ettiğini düşünüyor.

    Paris Ceza Mahkemesi, saldırıda suç ortaklığında bulundukları gerekçesiyle Endri Elezi de dahil 8 kişiyi yargılayacak.