Etiket: suç örgütü

  • Balkanların en büyük uyuşturucu şebekesine operasyon

    Balkanların en büyük uyuşturucu şebekesine operasyon


    Avrupa Birliği Polis Teşkilatı’ndan (Europol) yapılan yazılı açıklamada, “Balkanlar’da uyuşturucu ticareti yapan en büyük şebeke” olarak nitelendirilen örgüte mensup, Sırbistan’da 13, Belçika’da 7, Hollanda ve Peru’da 3 olmak üzere toplam 23 şüphelinin yakalandığı belirtildi.

    Operasyonda 3 milyon avro ele geçirildiği ve değeri 2 milyon avroyu bulan 15 lüks araca el konulduğu kaydedilen açıklamada, ayrıca çok sayıda silah ve patlayıcı mühimmat bulunduğu aktarıldı.

    Açıklamada, şebekenin 2020’de en az 7 ton uyuşturucuyu Avrupa’daki limanlardan geçirdiği bilgisine yer verildi.

    Sırbistan güvenlik birimlerinin Belgrat’ta yakaladığı örgüt elebaşının, “Balkanların batısındaki en büyük uyuşturucu kaçakçısı” olduğu kaydedildi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul’da suç örgütü operasyonu: 17 gözaltı

    İstanbul’da suç örgütü operasyonu: 17 gözaltı


    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, suç örgütlerinin engellenmesi ve deşifre edilerek şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.

    Çalışmalar kapsamında ekipler, hakkında kırmızı bültenle arama kararı bulunan ve İtalya’da yakalanan Barış Boyun’un elebaşılığını yaptığı suç örgütünün farklı eylem arayışında olduğunu tespit etti. Ekipler, çalışmaların ardından kimlikleri belirlenen 17 zanlının yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi.

    Operasyonda 17 şüpheli yakalanırken, adres ve araçlarda yapılan aramalarda, 2 uzun namlulu silah, 10 ruhsatsız tabanca ve mermiler ele geçirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 10’u adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 8’i tutuklandı, 1’i adli kontrol hükümleri uygulanarak, 1’i işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

    Gözaltındaki 7 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Barış Boyun çetesinin cinayetlerin görüntüleri ortaya çıktı

    Barış Boyun çetesinin cinayetlerin görüntüleri ortaya çıktı


    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, suç örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik geniş çaplı çalışma başlattı. Daha önce işlediği suçlardan dolayı Kırmızı Bültenle aranan ve halihazırda İtalya’nın başkenti Roma’da cezaevinde tutuklu bulunan Barış Boyun liderliğindeki silahlı grubun çok sayıda üyesi geçen Cuma günü düzenlenen operasyonlarda yakalanmıştı.

    SUÇ ÖRGÜTÜ ÜYELERİ ADLİYEYE SEVK EDİLMİŞTİ

    Gözaltına alınıp emniyette sorguya alınan çete üyelerinin ifade işlemleri önceki gün akşam sona ermişti. Dün sabah saatlerinde güvenlik önlemleri altında emniyetten çıkarılan zanlılar, önce sağlık kontrolüne, daha sonra İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmişti. Birçok silahlı çatışmada ve cinayette adı geçen Barış Boyun suç örgütünün gerçekleştirdikleri silahlı saldırıların görüntüleri ortaya çıktı. Örgütün karıştığı bazı çatışma ve cinayetler ise kameralara yansıdı.

    SUÇ ÖRGÜTÜNÜN CİNAYET GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

    Emniyette yapılan soruşturmada, suç örgütünün 8 cinayet dosyası olduğu bilgisine ulaşıldı. Edinilen bilgiye göre suç örgütünün, 16 Nisan 2022’de Yüksel Ustahüseyin’in öldürülmesi, 08 Eylül 2022’de Şişli’de Sırp çete lideri Jovan Vukotic’in öldürülmesi, 22 Eylül 2022’de Beşiktaş’ta gece kulübü önünde Yasin Keskin’in öldürülmesi, 15 Ekim 2022’de Bahçelievler’de Halil Güzel’in öldürülmesi, 20 Kasım 2022’de Beyoğlu’nda Murat Fırat Canlı’nın öldürülmesi, 24 Aralık 2022’de Kağıthane’de çıkan çatışmada yoldan geçen olayla ilgisi olmayan Ramazan Arslan isimli Kuran kursu hocasının öldürülmesi, 14 Ocak 2023’te Haliç Köprüsü’nde Cumali Aslan’ın öldürülmesi ve 2 Şubat 2023’de Sarıyer Zekeriyaköy’de Ferhat Yeşilkaya’nın öldürülmesi olaylarına karıştıkları tespit edildi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul’da suç örgütü operasyonu: 131 gözaltı

    İstanbul’da suç örgütü operasyonu: 131 gözaltı


    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, hakkında kırmızı bültenle arama kararı bulunan ve İtalya’da yakalanan Barış Boyun liderliğindeki silahlı organize suç örgütünün deşifresine yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından alınan soruşturma kararıyla çalışma başlattı.

    Soruşturma süresince meydana gelen eylemleri, Boyun’un para karşılığında münferit kişi veya gruplara yaptırdığı gibi üçüncü şahısları azmettirdiğini, cinayet ve kasten yaralama eylemlerini de kendi suç örgütü adına para karşılığında gerçekleştirdiğini belirleyen ekipler, eylemlerin bir kısmının uyuşturucu ticaretinden elde edilen haksız kazancın pay edilmesinden kaynaklı sorunlar sebebiyle gerçekleştirildiğini tespit etti.

    SUÇ ÖRGÜTÜ 103 EYLEM GERÇEKLEŞTIRDI

    Ekipler ayrıca örgütün sosyal medya mecralarını aktif olarak kullanarak yeni üyeler kazandığını, üyelerin daha önce terör suçları da dahil olmak üzere çeşitli adli olaylara karışan zanlılardan olduğunu belirledi.

    Çalışmalarını tamamlayan ekipler, Haliç Köprüsü’nde çıkan silahlı çatışmada Cumali Aslan’ın, Kağıthane’deki silahlı çatışma arasında kalan Kur’an kursu hocası Ramazan Arslan’ın, Beşiktaş’ta bir eğlence mekanında Yasin Keskin’in, Şişli’de Sırp suç örgütü elebaşı Jovan Vukotiç ile Beyoğlu’nda Kasımpaşa Spor tribün lideri Yüksel Ustahüseyin’in öldürülmesi konuları başta olmak üzere, İstanbul genelinde çalıntı araçlar ve motosikletlerle 103 eylem gerçekleştiren suç örgütü üyelerinin yakalanmasına yönelik belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.

    Operasyonda 131 şüpheli yakalanırken adreslerde yapılan aramalarda 2 kalaşnikof silah, 2 otomatik tabanca, 72 ruhsatsız tabanca, 2 anahtarlık görünümlü suikast silahı, 6 tüfek, 2 çelik yelek ile 1 kilogram uyuşturucu, çok sayıda mermi ve dijital materyal ele geçirildi.

    Emniyete getirilen şüphelilerin işlemleri sürüyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Adana’da, 265 gözaltı: 106 silah ele geçirildi

    Adana’da, 265 gözaltı: 106 silah ele geçirildi


    Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler, 3-9 Nisan tarihleri arasında kentin birçok bölgesinde gündüz ve gece saatlerinde “şok uygulama” yaptı. Yapılan uygulamalarda şüpheli görünen kişilerin önce üst taraması daha sonra GBT sorgusu yapıldı.

    Uygulamalar neticesinde, çeşitli suçlardan arandığı tespit edilen 265 kişi yakalandı. Yakalananlar arasında hırsızlık suçundan yer alan 37 şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüpheli görülen araçlarda ve şahıslarda yapılan taramalarda 86 adet ruhsatsız tabanca, 20 adet ruhsatsız tüfek, 11 adet kurusıkı tabanca ile bunlara ait 1584 adet mermi ele geçirildi.

    Polis ekipleri araçlarda yaptığı plaka ve şase sorgularında 5 adet çalıntı otomobil, 19 adet çalıntı motosiklet ile 1 adet çalıntı elektrikli bisikleti tespit ederek sahiplerine ulaştırdı.
    Öte yandan, 10 iş yerine yasadışı kumar ve bahis oynatmaktan yasal işlem yapıldı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ülke yangın yeriyken, Saralları sessiz sedasız bıraktılar

    Ülke yangın yeriyken, Saralları sessiz sedasız bıraktılar


    Türkiye’de, yargı ve adalet tartışmaları uzun süredir şiddetlenerek artıyor. Açılan davalar, verilen hapis cezaları gündemin üst sıralarında kendine yer buluyor.

    Yargıya güvenin yüzde 18’de kaldığı Türkiye’de, adliye kapısından içeri girenlerin hükümete yakınlığı kaderlerini belirliyor.

    Öyle ki, Diyarbakır’da 8 Haziran’da tutuklanan 16 gazeteci, aradan 9 ay geçmesine rağmen iddianameleri dahi yazılmadan cezaevinde tutulurken, AKP’li siyasilerle yakınlık kurabilen isimler hızla tahliye oluyor ya da hiç tutuklanmıyor.

    SARALLAR DAVASINDA TAHLİYELER

    Türkiye’nin en büyük organize suç örgütleri arasında gösterilen Sarallara yönelik, 29 Haziran’da İstanbul merkezli 13 ilde yapılan operasyonla 47 kişi tutuklandı. Saralların önemli isimlerinin de tutuklandığı dosyada yeni gelişmeler yaşandı.

    İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesi duruşma salonlarında 6 Şubat’tan itibaren devam eden yargılamalarda, 7 Mart’ta ara karar açıklandı.

    Mahkeme heyeti, Saralların “yöneticisi” olduğu iddia edilen isimlerden Erdal Acar’ın da aralarında bulunduğu 21 sanık hakkında tahliye kararı verdi. Tahliye edilen sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulmasına hükmedildi.

    YÖNETİCİ KADROSUNA OPERASYON YAPILDI LİDERİ İSE KAYIPLARA KARIŞTI

    Onlarca silah, yüz binlerce doların ele geçirildiği, 29 Haziran’da düzenlenen Sarallar operasyonunda ve devam eden yargı sürecinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Emniyet içerisindeki kişilerin bilgi sızdırdığı iddiaları ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede ise sızıntı iddialarını doğrulayan satırlar yer aldı.

    Sarallara yapılan operasyondan, gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 91 şüpheliden aralarında Erdal Acar’ın da bulunduğu 40’ı tutuklandı. Operasyonun ilk ayağında, Sarallar suç örgütünün lideri olduğu belirtilen İlyas Saral ise kayıplara karıştı; fakat devam eden süreçte birçok isim gözaltına alındı.

    SOYLU İLE AKTAŞ TARTIŞTI: “SİZE HER SÖYLEDİĞİMİZDE SIZINTI OLUYOR”

    Operasyonun ardından ise İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş ile Süleyman Soylu’nun tartıştığı iddiaları gündeme yansıdı. T24 yazarı Tolga Şardan, yazılarında operasyonla ilgili öğrendiklerini aktardı. Soylu’ya yakın olduğu bilinen Trabzon Oflu Saralların, Emniyet içerisinden bilgi aldıkları ifade edildi.

    Sarallarla teması olduğu sık sık gündeme gelen aslen Trabzonlu İçişleri Bakanı Soylu’nun da sızıntıyı sağlayan isim olduğu iddialar arasındaydı.

    Sarallara yönelik operasyon hazırlığı konusunda Ankara’ya bilgilendirme yapıldığı, gözaltı işlemlerinin ne zaman olacağına dair ise Soylu’ya bir haber verilmedi. Sarallara yönelik operasyon hakkında açıklama yapmayan Soylu’nun ise İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş ile bu sebepten tartıştığı öne sürüldü.

    İki ismin tartışmasının sebebi ise Sarallar operasyonunun Soylu’ya bildirilmemesiydi. T24 yazarı Tolga Şardan’ın aktardıklarında dikkat çeken bir diğer nokta ise, Soylu’nun eleştirisi üzerine Aktaş’ın, “size her söylediğimizde sızıntı oldu” yanıtını vermesiydi.

    SARALLAR İDDİANAMESİNDE EMNİYETTEN SIZINTILAR OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI: ANKARA İDDİASINI GÜÇLENDİRDİ

    Operasyondan yaklaşık iki ay sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Sarallar’ın başı olduğu belirtilen İlyas Saral’ın da aralarında olduğu 169 kişi hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, suç örgütünün liderinin “Alaaddin Saral” olarak bilinen İlyas Saral olduğu, Erdal Acar, Fatih Sarıalioğlu, Mehmet Ulu, Ali Kaplan, Mustafa Fazlıoğlu, Osman Tellioğlu ile Tamer Çağlar’ın da yöneticileri olduğu belirtildi. Saralların “yöneticisi” olduğu iddia edilen isimlere “suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek” suçundan hapis cezası istendi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede ise Saralların kamu görevlileri ile bağlantısı olduğu, polis takiplerine dair bilgi edinebildiklerine dikkat çekildi. İddianamede, şüpheli İ.G. ve ismi verilmeyen kişi arasında geçen konuşmada, “4 kişiyi alacaklar, paketleyecekler” dediği, örgütün ana kadrosuna operasyon olup olmayacağına dair soru sordukları ifade edildi.

    Sadece bundan da ibaret değildi. Saralların yöneticilerinden olduğu belirtilen Ahmet Fazlıoğlu ile Eşref Kemal Saral arasında geçen konuşmada “Bizden 160 kişi alacaklarmış, böyle gelmiş” dendiği belirtildi. İddianamede, B.Ç. adlı bir çete mensubunun ise “Organize’den olsa haber geliyor anında ya…” sözlerine de yer verildi. Sarallar suç örgütü mensuplarının son iddianameye de giren, operasyon yapılacağına dair konuşmaları gerçekleştirdikleri tarihler, Ankara’ya yani Soylu’ya bilgi verilen tarihler arasındaydı. Yani sızıntıların, Soylu, Ankara ekibi tarafından yapıldığı iddialarını güçlendiriyordu.

    Sarallar operasyonunda, yargı sürecinde yaşananlar, sızıntılar, ardından yönetici kadrosundaki Erdal Acar ile 20 sanığın tahliye edilmesi soru işaretlerini de büyüttü.

    O soru işaretlerinden biri de şuydu: Saralların yönetici kadrosunun tüm suçlamalara rağmen tahliyesindeki elin sahibi sızıntıları yapanlar mıydı? 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul’da suç örgütü operasyonu: 28 gözaltı

    İstanbul’da suç örgütü operasyonu: 28 gözaltı


    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Sancaktepe ve Çekmeköy ilçelerinde halka ve esnafa karşı hakimiyet kurmak amacıyla güç, baskı ve şiddet uygulayan, silah ile zor kullanarak haksız kazanç sağlamaya çalışan bir çete tespit edildi.

    Çete üyelerinin, belirledikleri işyerlerini değerinin çok altına almak veya bedelsiz almak için işyerlerine yönelik silah ile ateş açtığı belirlendi. Emniyet ekipleri, yasadışı olaylara karışan suç örgütüne yönelik başlatılan teknik ve fiziki takiple örgüt üyelerinin faaliyetlerini tek tek tespit etti. Çetenin elebaşılığını S.A.’nın yaptığını belirleyen polis, 17 Şubat’ta çok sayıda ikamet ve işyerine eş zamanlı operasyon düzenledi. Yapılan baskınlarda, “Suç İşlemek Amacıyla Silahlı Örgüt Kurmak ve Yönetmek”, “Örgüte Üye Olmak”, “Örgüte Bilerek İsteyerek Yardım Etmek”, “Kasten Öldürmeye Teşebbüs”, “Nitelikli Yağma”, “Kasten Yaralama”, “Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma”, “6136 SKM”, “Mala Zarar Verme” ve “Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması” suçlarını işledikleri belirlenen 28 şüpheli yakalandı.

    Operasyonlarda 5 ruhsatsız tabanca, 2 kurusıkı tabanca, bu silahlara ait 700 mermi ve 258 bin 350 lira değerinde 10 adet çek ve senet ele geçirildi. Yakalanan şüpheliler sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Burada dört gün boyunca polise ifade veren çete üyeleri, dün Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı’na sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerin 18’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, çete elebaşı S.A. da dâhil 10 şüpheli tutuklanarak cezaevine konuldu.

    GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

    Zanlılar, söz konusu ilçelerde bulunan halka ve esnafa karşı hakimiyet kurmak amacıyla güç, baskı ve şiddet uygulamak, silah ile zor kullanarak haksız kazanç sağlamakla suçlanıyor. Diğer yandan çete üyelerinin esnafa yönelik zor kullanarak vatandaşı darp etmeleri, içinde müşterisi bulunan işyerlerine seyir halindeki otomobilden gerçekleştirdikleri silahla saldırı olaylarının bazıları çevredeki güvenlik kamera kayıtlarına da yansıdı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Depremi gerekçe göstermişler: ‘Demir Yumruk’ta tahliye edilenler aranıyor

    Depremi gerekçe göstermişler: ‘Demir Yumruk’ta tahliye edilenler aranıyor


    Kahramanmaraş merkezli 10 ili etkileyen iki büyük depremde 38 bini aşkın kişi yaşamını yitirdi. Halen daha binlerce enkaza yönelik çalışma tamamlanmamışken, Ankara’da kritik bir tahliye kararının verildiği ortaya çıktı.

    Düzenlenen naylon faturalarla kamunun 25 milyar lira zarara uğratıldığı iddia edilerek yürütülen ‘Demir yumruk’ operasyonu kapsamında, liderliklerini Erol Evcil, Hüseyin Eryılmaz ile Melih Karabacak’ın yaptığı iddia edilen üç ayrı gruptan onlarca kişi tutuklanmıştı. Yürütülen soruşturma sonrası her gruba ilişkin ayrı ayrı davalar açıldı.

    DEPREMİ GEREKÇE GÖSTEREREK TAHLİYE İSTEDİLER

    Artı Gerçek’ten Dinçer Gökçe’nin haberine göre, Melih Karabacak’ın sahibi olduğu Detaş Grubu’nun dosyasında ise, depremden iki gün sonra, 8 Şubat günü dikkat çeken bir gelişmenin yaşandığı ortaya çıktı. Tutuklu sanıkların yakınları, depremi de gerekçe göstererek tahliye talebinde bulundu.

    Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi 8 Şubat günü, Ali Ekincan, Eşref Şahin, Fatih Öztürk, Kaan Karabacak, Mehmet Akif Çetin, Melih Karabacak, Murat Yeşilbaş ve Zübeyr Yiğit’in tahliyelerine karar verdi. Ve böylece sanıklar, yaklaşık 7 ay sonra, tahliye oldu.

    Karara, Ankara Cumhuriyet Savcısı Cansu Öztürk itiraz etti. İtirazı, Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi değerlendirdi. Savcı Öztürk’ün talebini kabul eden mahkeme, tahliye kararı verilen sanıklar için tutuklamaya yönelik yakalama kararı verdi.

    “AKSİ HALDE DEPREM BÖLGESİNDE NÜFUSU KAYITLI TÜM TUTUKLULAR TAHLİYE EDİLİR”

    15 Şubat günü oybirliği ile alınan kararda şöyle denildi: “Suçlarının niteliği ortada… Bu suçlar için yasa da öngörülen yaptırım miktarı, mevcut delil durumu, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair somut delillerin bulunması, henüz sanık savunmalarının alınıp delillerin toplanmamış olması, tutuklu kaldıkları süre, atılı suçların CMK 100/3. Maddesinde ön görülen katalog suçlardan olması nedeniyle tutuklama tedbiri ile ölçülülük bulunması; ayrıca, 06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen deprem nedeniyle, sanıklara ait şirketlerin faaliyet gösterdiği yerin, sanıkların nüfusa kayıtlı oldukları yer ile ikamet adresleri birlikte göz önüne alındığında mağduriyetlerine neden olacakları şeklindeki gerekçenin, deprem nedeniyle yayınlanan HSK Tedbir Kararları içerisinde bulunmadığı, aksinin kabulü halinde sadece ikametleri orada olanlar için değil, deprem bölgesinde nüfusa kayıtlı olan tüm tutuklu sanıkların tahliyeleri sonucunu doğuracağı anlaşılmakla Cumhuriyet Savcısı Cansu Öztürk’ün itiraz gerekçeleri yerinde görülerek itirazın kabulüne ve sanıkların yoklukta tutuklanmalarına karar vermek gerekmiştir.

    KİM NE İLE SUÇLANIYOR?

    Mahkemenin, yeniden tutuklanmaları kararı verdiği isimlerden Eşref Şahin, Fatih Öztürk, Melih Karabacak, Murat Yeşilbaş ve Zübeyr Yiğit’in üzerlerine atılı “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Nitelikli Dolandırıcılık”, Kaan Karabacak ve Ali Ekincan “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma ve Nitelikli Dolandırıcılık” Mehmet Akif Çetin’in ise “Nitelikli Dolandırıcılık’la suçlanıyor.

    KAMUNUN ZARARI 25 MİLYARA YAKIN

    Açılan dava dosyalarında, üç grubun kamuya verdikleri zarara ilişkin ayrıntılı bilgi de yer aldı. Buna göre Melih Karabacak’ın başında olduğu iddia edilen grup, kamuyu 20 milyar 645 milyon 967 bin lira zarara uğrattı. Bu tutarla, üç grup arasında kamu zararına en fazla yol açan grubun Karabacaklar grubu olduğu anlaşılıyor. Evcil grubunun kamuya verdiği zarar ise 3 milyar 955 milyon 628 bin TL olarak kayda geçti. Eryılmazlar grubunun kamuya verdiği zarar ise 1 milyar 436 milyon 160 bin TL olarak hesaplandı.

    Öte yandan soruşturma sürecinde Karabacaklar’a ait şu şirketlere el konulmuştu:

    *Özdemir Bims İnşaat Temizlik Şti.
    *Efom Enerji Toptan Satış Şti.
    *Yaca Otomotiv İnşaat Şti.
    *Detaş Konut İmar AŞ
    *Detaş Saç Profil AŞ
    *Ede Yatırım Gayrimenkul AŞ
    *Ederay İnşaat AŞ
    *Göktürk Sac Metal AŞ
    *Kehribar Enerji Üretim AŞ
    *Metaleks İnşaat AŞ
    *Teknomel Yapı AŞ
    *Özalparslan Gayrimenkul AŞ
    *BMY Grup Demir Çelik AŞ
    *Suba Demir Çelik Pazarlama AŞ
    *Özbey Demir ve Yapı Malzemeleri Şti.
    *Ege DÇ Demir Çelik Şti.
    *Metropol Grup Sac AŞ
    *AKC Demir Çelik İnşaat AŞ
    *Mardem Demir Çelik AŞ

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul’da öldürülmüştü: Mafya liderinin villasının kazılmasına neden olan fotoğraflar

    İstanbul’da öldürülmüştü: Mafya liderinin villasının kazılmasına neden olan fotoğraflar


    Jovan Vukotiç’in 8 Eylül 2022 günü İstanbul’da öldürülmesi bütün dünyada büyük yankı yarattı. Cinayetten on gün sonra polise gelen ihbarla Kavac çetesinin yöneticisi Milan Vujotiç ve adamları Radoje Zivkoviç, Milat Vujotiç ve Zdravko Perunoviç Polonezköy’de yakalandı.

    Vukotiç cinayetini organize eden Zivkoviç’in telefonundan ve flaş belleğinden çıkanlar Sırbistan’la paylaşıldığında iki yıl önce ortadan kaybolan Skaljari’nin adamı Risto Mijanoviç’le ilgili bilgi ve fotoğraflara, oradan da Zekeriyaköy’de Orman Ada Villaları 167 numarada oturan Boris Dimitrov’ a ulaştılar.

    Kısa Dalga’dan Cengiz Erdinç’in haberine göre; Dimitrov, 2015 yılından beri ortada gözükmeyen Zeliko Bojaniç’ten başkası değildi. Polisler 4 Kasım 20200 günü villanın kapısına dayandı. Sarıyer’de gazeteci Fatih Altaylı’nın kamuoyuna duyurduğu ceset kazısı böyle başladı. Jovan Vukotiç’in öldürülmesi soruşturmasının iddianamesinde villa kazısı detaylarıyla yer aldı.

    MIJANOVIÇ’İ ARADILAR

    Skaljari’nin adamı Risto Mijanoviç 3 Eylül 2020 günü Türkiye’ye gelmiş, 9 Kasım 2020 günü Şişli’deki Anthill Rezidans’daki dairesinden çıkmış ve ortadan kaybolmuştu. Avukatı polise başvurdu ve müvekkilinden haber alamadığını bildirerek başına bir şey gelmiş olacağından endişelendiğini anlattı.

    *ÇAMAŞIR ODASI: 167 numaralı Villa’da Risto Mijanoviç’in sorgulandığı fotoğraftakı çamaşır odası operasyondan sonra aynı açıdan görüntülendiğinde değişiklikler vardı. Bojanoviç cinayeti örtmek duvara ayna kaplamış, karoları değiştirmiş ama çamaşır makinesi ve dolap pervazı gibi detayları atlamıştı.

    Sırbistan polisi Avrupa’nın 2021 yılında çözdüğü ECC Sky yazılımındaki mesajlarla çok daha fazlasını biliyordu, Türkiye’ye yolladığı bilgi notunda Mijanoviç 9 Kasım 2020 günü Uskumruköy’de Brio restoranda tuzağa düşürülerek kaçırıldığını, işkence edildikten sonra 10 Kasım 2020 günü öldürüldüğünü, cesedinin bir Fiat Doblo ile taşındığını ve restoran yakınında Bojaniç’e ait villanın arkasına gömüldüğünü söyledi. Mijanoviç’in işkence gördüğüne dair fotoğraflar da gönderdiler, aynı fotoğraflar Polonezköy’de yakalanan Zivkoviç’in flaş belleğinde de vardı.

    İstanbul'da öldürülmüştü: Mafya liderinin villasının kazılmasına neden olan fotoğraflar - Resim : 2

    *KAZILAN BAHÇE: Risto Mijanoviç’in gömüldüğü düşünülen bahçenin ilk fotoğrafında mavi ile işaretlenen köşe aydınlatma lambaları sökülerek değiştirildi, mor renkli leylandi ağaçları söküldü ama kırmızı renkli çam ağaçları ve siyah renkli havuz kenarı seramikleri hala duruyor

    EVİ TEMİZLETTİ

    Bojaniç, Mijaniç’in kaybolmasından hemen sonra 15 Kasım 2020 günü bir temizlik firmasını çağırıp evi baştan aşağı temizletmiş ve ısrarla vakumlatmış, hatta bunu da yeterli görmeyip vakum makinesini alıkoyarak temizliğe devam etmişti. Mijanoviç’e ait fotoğrafların polisin eline geçtiğini öğrenen Kavac klanı haberi İstanbul’a uçurmuş ve Bojaniç 2021 yılı Ağustos ayında villasında sıkı bir temizlik ve tadilat işine girişmiş, evdeki sauna ve çamaşırlığı yıkıp yeniden yaptırmış, havuz yapacağı gerekçesiyle küçük bir iş makine getirerek villanın bahçesini kazmıştı.

    Polis, buna rağmen bir iz bulabilmek için villanın bahçesini bir kez daha kazdı, farklı yerlerden örnek aldı ancak Mijanoviç’in cesedi çoktan başka bir yere götürülmüştü. Kazılar bir sonuca ulaşmadı.

    İstanbul'da öldürülmüştü: Mafya liderinin villasının kazılmasına neden olan fotoğraflar - Resim : 3

    G-87 KODU

    Kayıtlara göre Zelico Bojaniç, 2 Temmuz 2015 günü Antalya’dan Türkiye’ye girmişti ve çıkış kaydı yoktu. Ancak yine kayıtlar Bojaniç’in 9 Nisan 2018 günü Kapıkule’den Karadağ pasaportu ile Türkiye’ye girmeye çalıştığı fakat İçişleri Bakanlığı’nın güvenlik açısından sakıncalı ya da terörle bağlantılı yabancılar için uyguladığı G-87 tahdit koduna takıldığı için geri çevrildiğini gösteriyordu. Bojaniç Jordan, Angelov Belchev adına düzenlenmiş Makedonya pasaportuyla 26 Aralık 2019’da Kırklareli Dereköy kapısından Türkiye’ye geldi ve bir daha çıkmadı.

    Bojaniç’in villasındaki bütün faturalar Mijanoviç’in kaybolduğu Brio Restoran’ın işletmecisi Hakan Kaptan adınaydı. Yine onun adına aldığı telefon hattını ve Porsce Macan’ı kullanıyordu. Mijanoviç’in kaçırıldığı gün restorana ait Doblo ile Villa’yı da ziyaret etmişti.

    İstanbul'da öldürülmüştü: Mafya liderinin villasının kazılmasına neden olan fotoğraflar - Resim : 4

    *SAUNA FOTOĞRAFI: Mijanoviç’in saunada çekilen fotoğrafında yer alan mavi beyaz mozaiikler, Bojaniç’in telefonundan çıkan tadilat görüntülerinde açıkça belli oluyor. Bojaniç saunayı yıktırıp yeniden yaptırmıştı.

    İNKAR ETTİ

    Bojaniç sorgusunda polislere hemen hiçbir şey anlatmadı, ortaya çıkan herşeyi reddetti. Karadağ’da sahibi olduğu Duomo Hotel ve mülklerinden gelen 10-15 bin Euro ile geçindiğini, parayı kız kardeşinin elden yolladığını söyledi. Arada Sırbistan’a mobilya satarak para kazanıyordu. 7,5 yıldır Türkiye’de yaşıyordu, 2,5 yıl önce İstanbul’da alkollü araç kullanırken yakalanmış, Jordan Angelov Belchev adıyla kullandığı pasaportuyla işlem yapılıp bırakılmıştı.

    Polis Makedonya pasaportuyla Türkiye’ye girdiğini hatırlatınca “başka insanları bu olaya sokmak istemediğim için bu soruya cevap vermek istemiyorum” dedi. Yakalanan Kavac üyelerini gazetelerden tanıdığını söyledi. Evinde işkence gördüğüne dair fotoğraflar olan Risto Mijanoviç’i de gazetelerde okumuştu.

    Bojaniç Balkanların kokain kralı olarak tanınan Dorko Sariç’in en önemli adamlarından biriydi. Ortağı Dragan Dudiç yanı başında öldürülmüş, Sariç 2014 yılında teslim oldu. Valencia’da dört ayrı dairede saklanan 530 kilo kokainin bir bölümünü çalan, Kavac’ları kandırıp, kokaini Skaljari’ye veren Goran Radoman’ın 20 Şubat 2015 günü öldürülmesi Avrupa’ya yayılan 50’den fazla cinayete neden olan büyük bir savaşı başlattı. 21 milyon doları aklamakla suçlanan Bojaniç, Karadağ’ı terk etmiş ve İstanbul’a yerleşmiş, Hakan Kaptan, Ayşe Sipahi ve Asiye Yüksel gibi isimlerle Kavac klanı ile ilişkilerini sürdürmüştü.

    Sırbistan ve Karadağ’daki Balkan klanlarına asıl darbe vuran Europol’ün Sky ECC adlı haberleşme platformuna sızması oldu. Mafyozolar bu programa o kadar çok güveniyordu ki kurbanların fotoğraflarını birbirlerine yolluyor, cinayet ve kaçakçılığa ilişkin bütün ayrıntıları konuşuyorlardı. Sky ECC mafyanın polisteki uzantılarını da deşifre etti. Karadağ’da ekonomik suçlara bakan daire başkanı Dalibor Medojeviç Skaljari’lere Sky üzerinden bilgi veriyor, bir başka polis Darko Laloviç yine Sky üzerinden rakip Kavac’ları besliyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***