Etiket: sokak köpekleri

  • Tuncer Bakırhan’dan ‘Kanlı Yasa’ Açıklaması: ‘O Ölüm Kamplarına Kesinlikle Koymayacağız’

    Tuncer Bakırhan’dan ‘Kanlı Yasa’ Açıklaması: ‘O Ölüm Kamplarına Kesinlikle Koymayacağız’


    Sokak hayvanlarının öldürülmesini öngören yasanın kabulüne tepkiler sürüyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yasayı tanımayacaklarını belirterek “Köpek ve kedileri cadde ve sokaklardan toplatıp izolasyon altındaki o ölüm kamplarına kesinlikle koymayacağız” dedi.


    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Van’da düzenlenen Demokratik Yerel Yönetimler Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada kentlerde Kürtçe yazılan trafik uyarı yazılarının silinmesine tepki gösterdi. Bakırhan, “Her şeyi yaptılar şimdi sıra trafik akışını kolaylaştırmak için yapılan yazıya geldi. Her akşam sanki ülkede darbe oluyormuş gibi o yazıları siliyorlar” dedi. Sokak hayvanlarıyla ilgili yasayı tanımayacaklarını belirten Bakırhan, “Köpek ve kedileri cadde ve sokaklardan toplatıp izolasyon altındaki o ölüm kamplarına kesinlikle koymayacağız” diye konuştu.

    Van’ın Edremit ilçesinde iki gün süren DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Çalıştayı’nın ardından tüm belediye eş başkanlarının katılımıyla Demokratik Yerel Yönetimler Çalıştayı düzenlendi. Çalıştaya, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, DBP Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun, Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Devrim Demir ve Ahmet Türk, bir süre önce cezaevinden tahliye olan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, eski milletvekili Sebahat Tuncel, eski belediye başkanlarından Çağlar Demirel, DEM Parti milletvekilleri ve tüm il, ilçe ve belde belediye eş başkanları katıldı.

    ‘BUNLARIN UYGULADIKLARININ ADI FAŞİZMDİR, IRKÇILIKTIR’

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan “Bir pusu iktidarı ile karşı karşıyayız. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir uygulama olmaz. Bu pusu iktidarı Van’da aynı yöntemi denediler ama halkın iradesiyle karşılaştı. Her şeyi yaptılar şimdi sıra trafik akışını kolaylaştırmak için yapılan yazıya geldi. Her akşam sanki ülkede darbe oluyormuş gibi o yazıları siliyorlar. Şimdi halaylara taktılar. Kürdün kendi geleneksel giysileriyle çekmiş olduğu halaylara katılanları tutukluyorlar, işkence ediyorlar, dövüyorlar, çırılçıplak soyup Hakkari’nin dört bir merkezine birer birer bırakıyorlar. Uygulamadıkları vahşet yok. Bunların uyguladıklarının adı faşizmdir, ırkçılıktır. Burada insanlık yok, burada adalet yok. İnandıkları dine de uygun bir yaklaşım değil. Keşke sadece bize düşman olsaydılar. Hayvanları katletme yasasını Meclis’te kavgayla gürültüyle geçirdiler. Buradan sizlere çağrımdır, biz bu yasayı tanımayacağız, uygulamayacağız. Kentler, sokaklar, caddeler ne kadar insanlarınsa o kadar diğer canlıların, köpeklerin ve kedilerindir. Köpek ve kedileri cadde ve sokaklardan toplatıp izolasyon altındaki o ölüm kamplarına kesinlikle koymayacağız.”

    Kaynak: ANKA


    Etiketler

    DEM Parti


    Sokak köpekleri


    hayvan hakları


    Hayvan katliamı


    Hayvan

    Berk Atan'dan Gönül Dağı Kararı! TRT1 Dizisinin En Sevilen Oyuncusuydu
    Berk Atan’dan Gönül Dağı Kararı! TRT1 Dizisinin En Sevilen Oyuncusuydu

    Hakan Fidan'dan Refah Sınır Kapısı'nda Gazze Çağrısı
    Refah Sınır Kapısı’nda Gazze Çağrısı

    DEM Parti'den Gezi Tutuksu Çiğdem Mater ve Mine Özerden'e Ziyaret
    DEM Parti’den Gezi Tutuklularına Ziyaret

    Türkiye'nin Diri Fay Haritası Güncellendi: İşte En Riskli Kentler!
    Türkiye’nin Diri Fay Haritası Güncellendi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’tan Katliam Yasası’na Net Tavır: Hapis Cezasına Razıyım

    Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’tan Katliam Yasası’na Net Tavır: Hapis Cezasına Razıyım


    CHP’li Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş, Meclis’ten geçen Katliam Yasası’nı uygulamayacaklarını belirterek, “Bunun CHP’li olmakla da bir ilgisi yok, insan olmakla bir ilgisi var” dedi ve ekledi: Hapis cezası ile karşılaşmaya razıyım.

    ><

    AKP ve MHP oylarıyla Meclis’te kabul edilen ve sokak hayvanlarını öldürmeyi öngören Katliam Yasası’na tepki gelmeye devam ediyor. CHP’li belediyeler bu kanlı yasayı uygulamayacaklarını net bir şekilde açıkladı. CHP’li Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş da konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.

    ‘VİCDAN SAHİBİ HİÇ KİMSE BUNU YAPAMAZ’

    Halk TV’de Yeni Bir Sabah programına katılan Dedetaş, kararı uygulamayacaklarını belirterek, şunları söyledi:

    “Bunun CHP’li olmakla da bir ilgisi yok, insan olmakla bir ilgisi var. Bu siyaset üstü bir konu. Hiçbir insanın vicdanı bir canlıyı öldürmeye yetmez diye düşünüyorum. Vicdan sahibi hiç kimse bunu yapamaz. Hapis cezası ile karşılaşmaya razıyım. Düşünüp düşünüp bunalıma girme noktasına geliyorum. Çünkü bu çok zor bir şey.”


    Etiketler

    Sinem Dedetaş


    Sokak köpekleri

    Sinop'ta Şarampole Devrilen Otomobildeki 4 Kişi Yaralandı
    Sinop’ta Şarampole Devrilen Otomobildeki 4 Kişi Yaralandı

    Sütün İçine Bir Tutam Ekleyin ; Boğaz Ağrısı ve Öksürüğü Yok Ediyor... Süper Baharat Deniliyor
    Sütün İçine Bir Tutam Ekleyin ; Boğaz Ağrısı ve Öksürüğü Yok Ediyor… Süper Baharat Deniliyor

    65 Ülkeye Ürün Gönderen Dev Türk Şirketi İflas Etti! Çalışanlar İşsiz Kalacak
    65 Ülkeye Ürün Gönderen Dev Türk Şirketi İflas Etti! Çalışanlar İşsiz Kalacak

    Edirne'de Cip ve Otomobil Kaza Yaptı: 3 Yaralı
    Edirne’de Cip ve Otomobil Kaza Yaptı: 3 Yaralı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Saray modernleşmesi ve sokak köpekleri

    Saray modernleşmesi ve sokak köpekleri


    Dilaver DEMİRBAĞ


    Kişi kendine temsilci seçer seçmez varlığından, mahremiyetinden ve rüyalarından vazgeçer; kendini kaybeder, temsilin taklidine ve tebaasına dönüşür.

    Abdulgaffar El Hayati

    “Auschwitz, birisi bir mezbahaya bakıp, ‘ama onlar hayvan’ diye düşündüğünde başlar”

    DEM Parti Yasa Şerhi

    Artı Gerçek Gazetesi Yayın Yönetmeni ve yazarı Ali Topuz, “Ötanazi tasarısı: Çöpçü Mehmet mi olacağız, Zehirci mi?” başlıklı köşe yazısında[1] Sait Faik’i bir kaldıraç gibi kullanarak sokak köpekleri ile İstanbul’un birbirine sarmalanmış, gündelik hafıza tarafından şekillendirilmiş bir kolektif hafızası olduğunu, bu kentin bir sokak hayvanı kenti oluşunu anlatıyor. Son dönemlere kadar çok doğru diyeceğim bir tespit. Ama yazık ki, o İstanbul giderek mazi haline geliyor.

    Ardından Erdoğan’ın “bayram değil seyran değil” dercesine birdenbire neden sokak köpeklerinin canına yapıştığını sorarak bu yasada nedeni hala bilinmeyen şeyler olduğunu da belirtiyor. Açıkçası ben de Erdoğan’ın beynini Güvenli Sokaklar Derneği gibi gerçekten nefret ve şiddetin örgütlendiği, militer söylemleri olan bir “STK” yapılanmasının[2] adeta bir virüs gibi girip ele geçirdiğini merak edenlerdenim. Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapan yasa sonrası Peygamberin ölü köpeğin cesedine bakıp “ne de güzel dişleri varmış” diyerek her zaman vurguladığı “Medeniyetimiz” ifadelerinden sonra “kimse bize merhamet öğretmeye kalkışmasın” deyip Auschwitz çağrışımları yapan bir yasayı dayatıyor olmasındaki gizemi çözebilmiş değilim.

    Ancak “sırrı” ne olursa olsun bu yasa bize “ya sev ya terket”i çağrıştıran, sosyal medya üzerinden kendileri gibi olmayanlara her gün küfürler ve nefretler savuran aktroller üzerinden her geçen gün daha fazla totaliterleşme alametleri gösteren bir iktidar biçiminin, bize ölümü gösterip sıtmaya razı etmesinde bir kilometre taşı daha. Foti Benlisoy ile Meltem Oral’ın “Negatif” diye adlandırdığı benimse “Faşist” adını tercih edeceğim bir (yine Benlisoy ile Oral’a atfen) “sadist popülizm” biçimi.[3]

    O nedenle başta hayvan hakları aktivistleri bu öldürme, yok etme, arındırma üzerine bina edilmiş devlet şiddetinin üzerimize boca edilmesine karşı farklı bir Gezi direnişi örgütlüyorlar. Çünkü köpeklerin bir “sarı öküz”[4] olduğunu çoktan kapılmış elin ardından tüm gövdenin geleceğinin farkındalar. Tam da bu nedenle yasa etrafında bir vicdan ve özgür yaşama koalisyonu örgütlüyorlar yani gezi de olduğu gibi sokaktaki isyanın nedeni iktidarın devlet baskısı üzerine bina ettiği tam bir Almanya ve Rusya benzeri totaliter düzenin sonunun tüm muhalefeti bir söylemsel gaz odasının beklediğinin farkında olunuşu. O nedenle şimdiden bir haysiyet ayaklanmasına dönüşüyor mücadele.

    TEMİZLİK GÖREVLİSİNDEN BAŞ BELASINA: BURJUVA HİJYEN MODELİ İLE SOKAĞIN “TEMİZLENMESİ”

    Sokak köpeği denilen gerçekte uygarlıkla birlikte kentlerde insanlarla beraber yaşayacak biçimde evrimleşen bir köpek türü olan bu hayvanlar çağlar boyunca hayatın doğal bir parçasıydı. Bir tür dört ayaklı belediye olarak kentsel hijyene katkıda bulunuyorlardı. Ev hayvanı olarak “pet”e dönüşmeleri ise Aydınlanma Çağı’na, Viktorya İngiltere’sine kadar gider.

    Konu “pet” yani ev hayvanı olarak köpek olgusuna gelmişken bazı istatistikler paylaşmak istiyorum. Dünya’nın en önde gelen istatistik derleyicileri olan Statista ve World Atlas’tan ve Evcil Hayvan Maması Üreticileri Federasyonu (FEDIAF) tarafından yayınlanan verilerle hazırlanan aşağıdaki haritada, Avrupa’da 1000 kişiye düşen köpek sayısı bakımından Romanya’nın 216 ile lider, Türkiye’ninse 14 ile son sıradadır. İngiltere’de 1000 kişiye 128 köpek, Almanya’da 129 köpek, İspanya’da 142, İtalya’da 140 köpek düşüyor. Kıyas olması bakımından Hindistan’ın bazı yerlerinde 1000 kişiye düşen köpek sayısı bazı yerlerde 140’a kadar çıkmaktadır ve bu durum, Türkiye’nin 10 katı bir köpek yoğunluğuna işaret etmektedir![5]

    Sorun haline dönüştürülen olgunun ana kaynağı da burası. Köpek sahiplenen ve evinde/bahçesinde bakanların çok ama çok az olması. ABD’de milyonlarla ölçülen hayvan evde bakılırken biz de sahiplenilmediğinden bu hayvanlar “sahipsiz” “başıboş”, sokak köpeği haline geliyor. Bu kavramların her birinin içeriğine yönelik birçok siyasi sosyolojik analiz yapılabilir ama yazının çok uzamaması için bu kavramların sorunlu ve insan merkezci olduğunu ifade etmekle yetiniyorum.

    Pasteur’un kuduz aşısını bulması ile birlikte modern hijyen anlayışına sosyolog Norbert Elias’ın Uygarlaşma Süreci’nin kente damgasını vurması ile birlikte önce şehir köpeklerinin, sonra da şehir kedilerinin de ölüm fermanı çıkarıldı. Modern Hijyen mantığı gereği Köpekler ve Kediler birer Kuduz potansiyeli olarak görülüp tıpkı şu anda çıkarılma sürecindeki yasa gibi barınaklara kapatılıp sonra da öldürerek sokakları tamamı ile “ıssızlaştırdı”lar.

    Kurulan söylem çok tanıdık.

    1883 yılında eczacı Emile Capron, ‘bu korkunç itlerin sonsuz sayısı’ kuduz yaydığı, atları korkutarak çok sayıda trafik kazasına neden olduğu ve yayaları alarma geçirdiği için başıboş köpeklerin Paris sokaklarından uzaklaştırılması çağrısında bulunmuştur.1 Capron’un sözlerinden de anlaşılacağı üzere, birçok yorumcu başıboş köpekleri, serbest dolaşımı engelleyen ve şehrin üretken insan ve insan olmayan sakinlerinin sağlığını tehdit eden, tehlikeli bir şekilde hareket eden baş belaları olarak görmüştü. Sokak hayvanları, Paris’in suç, pislik ve güvensizlikle boğuşan patolojik bir şehir olduğu hissine katkıda bulunmuş ve elit yorumcular onları şehrin suçlu, kirli ve köksüz ‘tehlikeli sınıflarının’ üyeleri olarak görmüştü.[6]

    Bu söylem medeniyetimizden gelişmiş medeniyetlere nasıl geçiş yapıldığının da adeta tanığı. Doğrusu AKP Lider kadrosunun ve trollerinin oportünistliği insana parmak ısırtacak nitelikte. Süleyman Demirel bile Erdoğan kadar “dün dündür bugün bugün” pragmatizm ve esnekliğinde üstatlık düzeyine ulaşamamıştı.

    Lakin özellikle Paris bu tutumunun sonucu tam bir lağım faresi kenti olarak hijyenin nasıl tersine döndüğünün bir kanıtı durumunda.

    DEMOGRAFİK DEĞİŞİM VE KÖPEKLERİN ‘SORUN’ HALİNE GELMESİ

    İstanbul, Paris, Londra New York gibi Batı kentlerinin ve Batıcı yöneticilerinin Batı özentisi “hijyen” kurgularının aksine köpeklerle, kedilerle, kuşlarla hatta farelerle bile birlikte yaşadı. Ta ki kentin demografisi değişmeye kapalı zengin ve üst orta sınıf sitelerinin, kenti dönüştürmesine kadar.

    “Küreselleşen” İstanbul, bir merhamet şehrinden ve Heidegger’in olmaya bırakmak dediği her şeyin kendi doğasının ortaya çıkmasına olanak sağlayan bir bilgelikten; kapitalizmin tüketim ayinlerine kapılan bir görgüsüz sözde burjuva kültürü tarafından insana, hayvana ve hatta ağaca kayıtsız bencil bir yaşam modeli hegomonik biçim alıncaya kadar dönüştürülen bir kent oldu. Bu nedenle de Batı’da değişmeye başlayan ve hijyen yerine tüm canlılar ile barış ve uyum içinde yaşamayı vazeden bir kültürü savunanlar tarafından örnek gösterilen bir kent olarak var oldu.

    Ancak özellikle son 25 yılda hızlanan demografik değişimle birlikte sokak köpekleri bir “sorun” olmaya başladı. Bölünen kültürel kimlikler arasında da adeta bir savaş nedeni oldular. Bugün toplumsal olarak sokak köpeklerinin fiziken ortadan kaldırılmasına olumlu bakmasalar da toplumun önemli bir kısmı bu köpeklerin sokakta olmaması konusunda hemfikir yazık ki ve Erdoğan da sayıları çok fazla olmasa da bu talebin çözümü olarak bu yasayı dayatma gücünü kendinde buluyor. Kısacası hayırsız ada sonrası beddualar edecek kadar kentle hayvanın bütünleştiği zaman geride kaldı.

    AKP’NİN TOTALİTERLEŞEN İKTİDAR BİÇİMİ VE “ÖTEKİ”NİN TASFİYESİ

    Durum bu ancak bu yasa başta da belirttiğim gibi esas olarak yaşam biçimi ile iktidarın arzu ettiği gibi olmayanlara dönük yeni dayatma, onların hayat alanını biraz daha daraltan bu yaşamın alanını erozyona uğratan yeni bir hamle. Yani Gezi için kullanılan “mesele ağaç değildi” söylemi aslında iktidarın bir uygulaması. Hedef esas olarak köpekler değil, köpekler üzerinden sevgiye, çeşitliliğe ve daha özgürlükçü bir hayata açık olanlara bir gözdağı.

    Ve tam da alanlarda giderek daha fazla “itaat etmiyoruz” sloganı, “insana, hayvana, yeryüzüne, özgürlük” sloganında cisimleşen “özgürlüğüme dokunamazsın” sözü kendini “toplayamazsın, hapsedemezsin, öldüremezsin” üzerinden ifade ediyor.

    Bu itiraz, feminist eylemler hariç şu ana dek yapılan eylemlerin en kadın ve en genç eylem olmasıyla da bu baskılara karşı en fazla “bunaldık”, “artık yeter” diyenlerin de sosyolojisini ortaya koyuyor. Bu eylemlerin ses bulduğu bütünsel özgürlük talebi “sokakta bağ kurduğum hayvanıma” dokunamazsın diyerek bu eylemi bir yandan da “kadının soyadını kullanma hakkını” yok sayan kadın özgürlüğüne de bağlıyor. Bu noktada sanki Etin Cinsel Politikası‘nı yazan Carol J. Adams konuşuyor hissine kapılarak onun kadınlarla hayvanlar arasında kopmaz bir bağ fikri öne çıkıyor.

    Bu arada bir kurnazlık daha gözümüze sokuluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yasaya karşı çıkanlara dönük olarak “yasa çıktıktan sonra köpekleri en kısa zamanda sahiplenmelerini bekliyorum” derken AKP İslam’ının özü haline gelen tarikatçı kılıklı Vehhabi-Selefiler okullarda çocuklara “Müslüman evde köpek bakmaz, köpek olan evde bet bereket kalmaz” diyerek Hadis kitaplarında “Köpek giren eve Melekler girmez” diye yer alan uydurma bir hadise gönderme de bulunuyor ve olumsuz propaganda yaparak köpekleri sokağa mahkûm ediyor.

    Aynı İslamcı kaynaklar diğer yanda da hem hayvanların da insanlar gibi ümmet olduğunu söyleyip hiçbir hayvana kıyılamayacağını söyleyip, hem de Peygamberin Mekke’de köpek katliamı yaptırdığını belirterek “gerekirse köpekler öldürülebilir” diyerek kendi Peygamberlerine adeta soykırımcı bir cellatlık rolü atfederek soykırımı meşru gösteren fetvalarla, İslamo-Faşizm diyenlere de meşru dayanak sunmaktalar.

    Kısacası bir azgın azınlığa dayanan İktidar, hayvanın, kadının, çocuğun ve hatta onlar gibi olmayan ne kadar Müslüman varsa onların da hayat alanını daraltarak din adına Tahakküm uygulamakta. Tam da bu nedenle bugün bu iktidar farklı olan herkes için ciddi bir güvenlik sorunu haline geliyor her geçen gün. Çünkü yönetemem sorunundan muzdaripleştikçe meşruiyet kaybına uğrayan iktidar çareyi zorbalıkta bulmakta.

    GAZZE İSLAMI AKP İSLAMI: MERHAMET Mİ GADDARLIK MI, DİN HANGİSİ?

    Bu arada iktidarın dilinde bir cesede dönüşen Gazze, her fırsatta Müslümanlık vurgusu yapan, dindarlığı bir dayatma iktidarı olmanın gücüyle benim gibi olmayanın yaşamaya hakkı yoka dönüştüren, AKP’nin militan tabanın da cisimleşen bağnaz ve mütehakkim, zorba, İdeolojileşmiş Muaviye İslamcılığına din konusunda, dindarlık konusunda ders veriyor.

    Sosyal medyadan yansıyan görüntüler Gazze sokaklarında hayvan beslemesi yapanları gösteriyor. [7] Açlıkla yiyecek sıkıntısı ile cebelleşen Filistin halkı Nazileri andıran soykırımcı İslam algısına merhamet dersi veriyor. Bu aynı zamanda Arap düşmanlığı yapanlara da bir cevap, çünkü Gazze halkı aynı zamanda Arap da olan bir halk olarak sözde “Türk İslam”ına “neyi unuttun hatırla” diyor.

    Hâsılı bu yasa daha başlangıç ve zorbalaşan bir iktidar pratiği içinde bu mücadeleler her defasında bir başlangıca dönüşüyor.

    Naziler döneminde yaşayan Lüterci Pastör (Rahip), Martin Niemöller tarafından yapılan bir itiraf vardır bu itiraf bir kez susuldu mu ardının geleceğini anlatır.

    Önce sosyalistler için geldiler, sustum—çünkü sosyalist değildim. Sonra sendikacılar için geldiler, sustum—çünkü sendikacı değildim. Daha sonra Yahudiler için geldiler, sustum—çünkü Yahudi değildim. Sonra benim için geldiler—benim için konuşabilecek hiç kimse kalmamıştı. [8]

    Bu anlatılanları unutmamakta fayda var. Unutmayalım bugün sessiz kaldığımız şey bumerang gibi dönüp bizi vurabilir.

    Yazıya Ali Topuz’la başladım yine onun yazısından bir alıntı ile bitireyim.

    Hayır, her kötülük Batı’dan gelir, hayvan katliamı da onların eseri diyecek değilim elbette, sadece kapitalizmin insan için de, hayvan için de, ortak yaşam dünyası için de facialar üretmeye meyyal bir sistem olduğunu söylüyorum. [9]


    KAYNAKÇA

    [1] https://artigercek.com/makale/otanazi-tasarisi-copcu-mehmet-mi-olacagiz-zehirci-mi-312216

    [2] Bu dernekle özellikle de kurucusunun ithal kedi ve köpek satışı, üretimi konusunda kamuoyuna epey bir bilgi saçıldı Nevşin Mengü ise bu derneğin üyelerinin insan öldürmeyi normalleştirip, hele de öldürdükleri insanın bir hayvan hakları savunuru olması nedeni ile “bir itsever temizlendi” şeklindeki sosyal medya paylaşımlarını gösterdi. Hâsılı güvenli sokaklar üyeleri hâlihazırda tür İslam faşizmini kendine düstur edinmiş kişiler imajı veren, bir tür paramiliter örgütlenme gibi. Mussolini faşizmi dönemindeki Kara Gömleklileri hatırlatıyor, sokakları muhtemelen kendi hayat biçimlerini, düşüncelerini paylaşmayanlardan “arındırarak” güvenli hale getirmeyi tasavvur ediyorlar gibi görünüyor. https://www.instagram.com/reel/C92vwECAVrh/?igsh=MWNyODJ0N2x5dGM0eQ%3D%3D

    [3] “Aslında köpeklerin katlinin kamusal bir tartışmanın konusu haline gelmesi, toplumsal yükselme ve refah vaadinin tam anlamıyla bir hayal halini aldığı geç neoliberal devre özgü bir ‘sadist popülizm’ örneği sayılabilir. Söz konusu olan, alt sınıfların gündelik sıkıntılarını bir nebze olsun telafi edebilecek, yoksulluğu yönetilir kılacak maddi vaatlere dayanan bir popülizm değil, hedef seçilen bir grubun (göçmenler, LGBTİ+’lar ya da köpekler) ezilmesine, sindirilmesine doğrudan ya da dolaylı olarak iştirak etmenin yarattığı tatmini ve suçlu zevki (guilty pleasure) hedefleyen bir negatif popülizm.” (Foti Benlisoy, Meltem Oral- Sokakta Yaşayan Köpeklere Açılan Savaşın Yeni Safhası-

    Yaygın Yanılgılar, Cinai Ayrımlar Ve Sadist Popülizm, 1+1 Ekspres, https://birartibir.org/yaygin-yanilgilar-cinai-ayrimlar-ve-sadist-populizm/

    [4] Sarı öküz hikâyesi çoğu kişi için malumdur ama bilmeyenlere ben kısaca özetleyeyim. Ülkenin birinde öküzler ile aslanlar arasında bir mücadele vardır. Öküzler güçlü ve birlik içinde hareket ettiği için aslanların öküzleri avlayarak yeme çabası her defasında başarısızlıkla sonuçlandıkça aslanlar zayıflamaya, öküzler ise semirmeye devam eder. Sonunda aslanlar bu sorunun çözümü için bir toplantı yapar toplantıda aslan sürüsünün en kurnazı tek çare olduğunu bunun da öküzleri bölmek olduğunu belirtir ve bir taktik önerir. Bu taktiğe göre hareket eden aslanlar bir barış anlaşması teklif ederler. Anlaşmaya göre aslanları rahatsız eden görüntüsü ile onları saldırıya kışkırtan öküzler vardır. Aslanların sözcüsü “ şu aranızdaki sarı olan yok mu rengi öyle parlak ki adeta gözümüzü kamaştırıyor ve bizi tahrik ediyor. O yüzden verin onu bize barış içinde yaşayalım” der. Öküzler durumu kendi aralarında müzakere ederler çoğunluk verilmesinden yana oy kullanır yalnızca sürünün en yaşlısı buna karşı çıkar ama dinletemezler. Öküzler sarıyı aslanlara verirler aslanlar da sarıyı oracıkta parçalar. Bu öküzlerin yüreğine daha fazla korku salar. Aradan bir zaman geçer yine gelir aslanlar, kendilerinin aslında öküzlerle barış içinde yaşamak içinde yaşamak istediklerini belirtir. Sonunda sözü yine aralarındaki belli bir öküzün onları tahrik ettiğini söylerler ve “o benekli yok mu benekleri öyle bariz öyle tahrik edici ki irademizi yok edip bizi saldırgan yapıyor en iyisi siz onu bize verin sulh içinde yaşamaya devam edelim. Öküzler yine toplanır ve benekliyi verme kararı alıp onu aslanlara verirler. Aslanlar sarıya yaptıklarını ona da yaparlar ve oracıkta parçalarlar. Bir süre sonra yüreklerine korku yerleşmiş öküzlerden aslanlar yine talepte bulunur ve yine talep edilen aslanlara verilir. Öküzlerin yüreğine korkunun yerleştiğini anlayan aslanlar giderek daha cüretkâr ve küstah olmaya başlarlar daha sık gelip “verin onu bize” deyip istediklerini alırlar. Durum terse dönmeye başlamıştır aslanlar giderek semirip güçlenirken öküzler güç kaybetmeye azalmaya başlarlar. Bu durumu kendi aralarında konuşurlarken yaşlı öküz yine konuşur “ artık çok geç siz o sarıyı verdiğiniz gün bu mücadeleyi kaybettiniz o sarıyı vermeyecektiniz deri.” Hali hazırda gelinen nokta her ne kadar öküzlerin ki gibi çok geç denecek olmasa da bu söz çok uzakta değil. Bu iktidarın muhalifleri birlikte hareket etmeyi bırakıp birbirine düştükçe güç kaybettiler açıkçası bu iktidarın karşısındakiler de gezi parkının boşaltıldığı gün buna gezi direnişini ilk günlerindeki gibi güçlü ve kitlesel direnç göstermediği gün hamle üstünlüğünü iktidara kaptırdı. Bu gün yeni bir sarı öküz vakası ile karşı karşıyayız bu kez de çok güçlü bir tepki verilmez ise çok geç olabilir. CHP’nin kazanacağı umudu bizi yanlışa sevk edebilir. Bu yasa bıçağın kemiğe dayandığı nokta kanımca. Köpekler giderse sıra kediler sonra belki evsizlere ve sonra kadınlara gelecek.

    [5] Çağrı Mert Bakırcı- Türkiye’de Sokak Köpeği Sorunu Nasıl Çözülür? evrim ağacı.org https://evrimagaci.org/turkiyede-sokak-kopegi-sorunu-nasil-cozulur-17769#google_vignette

    [6] Chris Pearson, Stray Dogs And The Makıng Of Modern Paris, Past and Present, no. 234 (Feb. 2017) s.173

    [7] https://www.instagram.com/reel/C97Fo1EuCxI/?igsh=MTNiYmU0Mmlsendhbw%3D%3D

    [8] Martin Niemöller: “Önce onlar için geldiler…” Holokost Ansiklopedisi. https://encyclopedia.ushmm.org/content/tr/article/martin-niemoeller-first-they-came-for-the-socialists

    [9] Adı geçen yazı


    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Köpek Öldürmeyen Belediyelere Tepki Çeken Ceza: Bakan Yumaklı Açıkladı, ‘Katletmeyen’ Hapse Girecek

    Köpek Öldürmeyen Belediyelere Tepki Çeken Ceza: Bakan Yumaklı Açıkladı, ‘Katletmeyen’ Hapse Girecek


    Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Meclis Komisyonu’ndan geçen sokak hayvanları kanunu savundu. Yumaklı açıklamasında, sokak hayvanlarını ‘katletmeyen’ belediye görevlilerine de 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü söyledi.


    Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Meclis Komisyonu’ndan geçen sokak hayvanlarının katledilmesinin önünü açacak kanun teklifine ilişkin konuştu. Bakan Yumaklı, açıklamalarında görevini yerine getirmediği iddia edilen belediyelere 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğünü açıkladı.

    Kamuoyunun tepkisine rağmen Komisyon’dan geçen sokak hayvanları kanununu savunan Bakan Yumaklı, “Herkesin artık kabul ettiği diye baştan söylediğim husus şu. Artık herkes kabul ediyor ki, bu popülasyonun artması sebebiyle artık sosyal hayatın farklı şekillerde ve olumsuz bir biçimde etkilenmesi söz konusu” ifadelerini kullandı.

    Açıklamalarında, ‘asıl sorunun sokak hayvanlarının sahipsiz olması sorunu’ olduğunu savunan Yumaklı, “Sahipsizlik, sorumsuzluğu getirmektedir. Yani dolayısıyla buradaki temel bakış açımız ilk başlangıçta toplumsal hayatı etkileyen hususların elimine edilmesi ve sahiplendirme, daha sonra da popülasyonun kontrol altına alınması için kısırlaştırma, rehabilitasyon ve diğer hususlardı. Yaklaşık 4 milyon civarında bir hayvan olduğunu, başıboş köpek olduğunu tahmin ediyoruz. Neden bunu bu şekilde söylüyorum? Çünkü sürekli yer değiştiren, tam sayamadığımız, hiçbir yerel yönetimin bize net rakam veremediği bir ortamda elimizdeki verilerden hareketle bunu tahmin ettik” dedi.

    BELEDİYE GÖREVLİLERİNE HAPİS CEZASI

    Yumaklı, görevini yerine getirmeyenlere 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğünü belirttiği açıklamasında, şunları kaydetti:

    “Bu hayvanların sokaklarda başıboş olmasının, sahipsiz ve sorumsuz bir şekilde, sorumlusu olmayan bir şekilde yaşamına devam etmesinin getireceği, bugün itibarıyla getirdiği ve ileride getireceği sorunları herhalde herkes kabul ediyor artık. Bunun çözümü, sokaklardan bu hayvanların, evvela evvel emirde çekilmesidir. Bu konuda sorumluluğu olan tüm kurumlar, vazifelerini yerine getirecek, bu kadar basit. Yerel yönetimler, belediyeler. Ben sokaklardaki köpeklere dokunmayacağım. Onları toplayacağım şeklinde bir yaklaşım içinde olabilirler mi bu kanun çıktıktan sonra ve yaptırımı ne olacak? Olamazlar çünkü bu konuda kanun görevlerini yerine getirmeyen zaten kamu görevlileri için hali hazırda mevcut da yasal düzenlemeler de var. Ama burada tekrar belirtiliyor bu. 6 aydan 2 yıla kadar bu görevlerini yerine getirmeyenlere hapis cezası öngörülüyor.”

    ‘HANGİ ŞARTLARDA ÖTANAZİ YAPILACAĞI’ BELLİ

    Bakan Yumaklı, toplu bir imhanın söz konusu olmadığını savunduğu açıklamasının devamında şunları kaydetti:

    “Şunu bir kez daha söyleyelim; Sorun sokaklarda sahipsiz, başıboş köpeklerin olması sorunudur. Toplumsal hayatı etkilemektedir. Bunun çözümü sokaklardan, toplumsal hayattan bu hayvanların çekilmesidir. Ondan sonraki süreçte bunların rehabilite edilmesi, kısırlaştırılması, sahiplendirilmesi, sahiplendirilmeyenlerin de, barınaklarda, bakım evlerinde bakılmasıdır. Özellikle gündeme, maalesef hepsinin toplu bir imhası diye vurgulanan konu da söylendiği gibi değil. Burada, saldırgan artık işte o tariflendi, yasada da tariflenmiş vaziyette. Önce hali hazırda mevcut veteriner kanununa da atıf yapılıyor. Orada hangi hayvanların, hangi şartlarda, nasıl ötenazi yapılabileceğine dair de zaten kriterler belli. Bu vardı zaten. Bu yerine getirilmiyordu. Tekraren bu kanunda ona atıf yaparak, sorumluların, ilgililerin, bu vazifelerini yerine getirmeleri sağlanıyor.”


    Etiketler

    Sokak köpekleri


    Tarım ve Orman Bakanlığı


    İbrahim Yumaklı

    Star TV'ye Veda Mı Ediyor? Yalı Çapkını Dizisinin Başrolü Yeni Anlaşma Yaptı
    Star TV’ye Veda Mı Ediyor? Yalı Çapkını Dizisinin Başrolü Yeni Anlaşma Yaptı

    İzmir’de 'Laf Atma' Kavgasında Silahlar Çekildi: 1 Ölü, 2 Yaralı
    İzmir’de ‘Laf Atma’ Kavgasında Silahlar Çekildi

    Ağrı Dağı'nda Ölen Dağcıların Cenazelerini İndirme Çalışmaları Sürüyor
    Ağrı Dağı’nda Ölen Dağcıların Cenazelerini İndirme Çalışmaları Sürüyor

    Bazı Rakılar Raflardan Kalkıyor
    Bazı Rakılar Raflardan Kalkıyor

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sera Kadıgil 4. Maddeye Dikkat Çekmişti: Değişikliğe Gidildi

    Sera Kadıgil 4. Maddeye Dikkat Çekmişti: Değişikliğe Gidildi


    Sokak hayvanlarının katledilmesinin önünü açacağı gerekçesiyle eleştirilen kanun teklifi görüşmeleri sürerken TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil bir maddeye dikkat çekti. Sokaklarda yaşayan kedi ve köpeklerin toplatılmasını içeren 4. Maddenin hayata geçirildiği takdirde insan sağlığına daha fazla zarar ve felakat getireceğini söyleyen Kadıgil, “Allah’tan Kork Kuldan Utan!” diyerek tepki gösterdi.

    TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda, 17 maddelik ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri sürerken, toplantıya alınmayan hayvan hakları savunucuları, Meclis koridorlarında slogan atarak, alkışlarla eylem yaptı. Tartışmaların yaşandığı komisyonda muhalefet milletvekilleri kanun teklifine karşı tepkilerini dile getiriyor. Yoğun güvenlik önlemlerinin dikkati çektiği Meclis’te, komisyon toplantı salonunun olduğu koridordaki, komisyon çalışmalarının izlendiği televizyonun kaldırılması da ipleri daha fazla gerdi.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, komisyonda yaptığı konuşmada, sokaklarda yaşayan hayvanların toplanmasını içeren maddeye tepki gösterdi.

    Sera Kadıgil sosyal medya hesabından paylaştığı görüntüde şunları yazarak paylaştı:

    “Komisyonda şu an görüşülen ve sokak hayvanlarını ölüme mahkum eden 4. Madde üzerine. Geçen toplantıda tek tek maddeleri anlattık. İddia ettikleri “çocukları koruma” amacıyla bu teklifin uzaktan yakından bi alakası olmadığını uzman görüşleriyle İSPAT ETTİK. Ama sadece muhalefetin değil tüm uzmanların İNSAN SAĞLIĞINA DA ZARAR VE FELAKET olarak nitelediği bir teklifi azimle neden hala görüşüyoruz? Bugün sorulması gereken asli soru budur; Biz neden halkın %85’inin alenen karşı olduğu bir katliam teklifini görüşüyoruz? Amaç nedir? Bu aleni kaos planı kime aittir?”

    4. MADDEDE DEĞİŞİKLİĞE GİDİLDİ!

    TİP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil’in Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine geçtiğimiz çarşamba günü düzenlenen ilk komisyon toplantısında, dikkatleri çektiği teklifin 4. maddesinde değişikliğe gidildi. Teklife ilişkin bugün düzenlenen komisyonda, Sera Kadıgil’in işaret ettiği 4. maddede yer alan “rehabilite edilenler” ifadesi, “rehabilite edilen köpekler” şeklinde değiştirilerek kedilerin değişiklik kapsamı dışına alındı.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    Etiketler

    Hayvan


    hayvan hakları


    Hayvan katliamı


    Sokak köpekleri


    Sera Kadıgil


    Türkiye İşçi Partisi – TİP

    Celal Şengör'e Göre Türkiye'yi Bekleyen Tehlike! Depremden Bile Kötü
    Celal Şengör’e Göre Türkiye’yi Bekleyen Tehlike! Depremden Bile Kötü

    Çukur Dizisinin Efsanesi Geri Döndü! ATV'deki O Dizide Yer Alacak
    Çukur Dizisinin Efsanesi Geri Döndü! ATV’deki O Dizide Yer Alacak

    Erdoğan-Esad Görüşmesinde Yer ve Tarih Belli Oldu
    Erdoğan-Esad Görüşmesinde Yer ve Tarih Belli Oldu

    Meclis'in Gündeminde Bugün 'Katliam' Var... CHP Genel Merkezi'nde 'Biz Yaşatmayı Seçiyoruz' Pankartı
    CHP Genel Merkezi’nde ‘Biz Yaşatmayı Seçiyoruz’ Pankartı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sokak Hayvanlarını Hedefe Koymak İçin Bunu da Yaptılar!

    Sokak Hayvanlarını Hedefe Koymak İçin Bunu da Yaptılar!


    İktidarın sokak hayvanlarını katletmeyi öngören yasa teklifine tepkiler çığ gibi büyürken, bazı sosyal medya hesapları ve medya organları da hayvanları korku unsuru haline getirip hedef gösterecek paylaşımlar yapıyor.


    Sokak hayvanlarının “ötanazi” adı altında katledilmesini içeren 17 maddelik “Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin ilk üç maddesi Çarşamba günü kabul edildi. Kanun teklifine her kesimden tepki yağarken, “katliam” yasasını destekleyen bazı sosyal medya hesapları ve medya organları ise hayvanlara yönelik nefreti körüklüyor.

    Sokak Hayvanlarını Hedefe Koymak İçin Bunu da Yaptılar! - Resim : 1

    Hayvanları korku unsuru haline getiren ve hedef gösteren ifade ve fotoğraflarla paylaşım yapan söz konusu yayınlar, onların toplum için tehlike oluşturduğu ve çözümün öldürmek olduğu algısını yaratmaya çalışıyor.

    Sokak Hayvanlarını Hedefe Koymak İçin Bunu da Yaptılar! - Resim : 2

    Bu tarz yayınların “katliam” yasasının ardından artmasıyla, sokak hayvanlarına şiddet ve cinayet vakaları da artış gösteriyor.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    Etiketler

    Sokak köpekleri


    Hayvan katliamı


    Hayvan

    Bu İddia Çok Konuşulacak! TOGG Dünya Devi Şirkete mi Satılıyor?
    TOGG Dünya Devi Şirkete mi Satılıyor?

    Bolu'da Sağanak! Evleri ve Alt Geçitleri Su Bastı
    Bolu’da Sağanak! Evleri ve Alt Geçitleri Su Bastı

    ATV'den NOW, Star ve Kanal D'ye Karşı Büyük Hamle! Usta Aktörle Anlaşma Sağlandı
    ATV’den NOW, Star ve Kanal D’ye Karşı Büyük Hamle! Usta Aktörle Anlaşma Sağlandı

    Türkiye'de Üretiliyor... Dünyaca Ünlü Balın Kilosu Altınla Yarışıyor
    Dünyaca Ünlü Balın Kilosu Altınla Yarışıyor

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’den Sokak Hayvanları Yasası Tepkisi: ‘Hiçbir CHP’li Belediye Ötanaziyi Kabul Etmeyecek

    CHP’den Sokak Hayvanları Yasası Tepkisi: ‘Hiçbir CHP’li Belediye Ötanaziyi Kabul Etmeyecek


    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında devam eden Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklama yaptı.

    Yücel, İzmir’in Konak ilçesinde, sağanaktan korunmaya çalışırken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay ile pazartesi günü Çeşme’de çıkan yangında hayatını kaybeden, Mesut Coşkunöz, Hilmi Coşkunöz ve Mine Elmas’a Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır diledi.

    Yücel, 15 Temmuz darbe girişiminde devletin silahlarının vatandaşa doğrultulduğunu ancak girişimin, milletin, TSK’nın, emniyet teşkilatının Atatürkçü ve vatansever mensupları ile siyasilerin kararlı duruşu sayesinde başarıya ulaşamadığını anlattı.

    ‘BAZI MESLEKLER VAR, KAFANIZA GÖRE HAREKET EDEMEZSİNİZ’

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin elini öptüğü gerekçesiyle Özel Harekat Daire Başkanı Süleyman Karadeniz’i eleştiren Yücel, “Bazı meslekler vardır ki, kafanıza göre hareket edemezsiniz. O üniforma bize, bu vatan için can vermiş evlatlarımızı hatırlatıyor. Bu şekilde görmek istemezdik. Büyük bir talihsizlikti. Herkesin siyasi görüşü olabilir, herkes bir siyasi partiye, lidere sempati duyabilir, gönül verebilir, bunu anlarız, bu hiçbirimizi ilgilendirmez ama devletin silahlı gücünü temsil eden, devletin üniformasını giyen bir kişi, bir siyasi parti liderinin elini öpüyorsa, bu durum en basitinden, onun bu makamın ağırlığını, önemini, ciddiyetini kavrayamadığı gösterir.” değerlendirmesini yaptı.

    CHP EĞİTİM MARATONU BAŞLATIYOR

    Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nun, öğretmenlik ünvanını gasbettiğini ve mesleği itibarsızlaştırdığını belirten Yücel, Meclis gündeminde bulunan teklife sonuna kadar direneceklerini söyledi.

    Yarın Genel Başkanları Özgür Özel’in katılımıyla “Eğitim Maratonu” başlatacaklarını anımsatan Yücel, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim, mesleki eğitim, laik ve bilimsel eğitim, nitelikli ve kamusal eğitim, müfredat, atanmayan öğretmenler ve Öğretmenlik Mesleği Kanunu gibi konularda partilerinin eğitim alanındaki tutumunu belirleyeceklerini anlattı.

    ‘AİLE BİRLİĞİNE NASIL BİR ZARARI OLABİLİR?’

    Deniz Yücel, 9. Yargı Paketindeki soyadı düzenlemesini eleştirerek, “Kadının evlenmeden önceki soyadını kullanmasının, aile birliğine nasıl bir zararı olabilir? Buna makul, mantıklı bir cevap verilebilir mi? Elbette hayır! Kadını birey olarak görmeyen, evlenmeden önceki soyadını kullanmasını bile kısıtlayan bu anlayışın getirdiği düzenlemelerle yargıda reform yapıldığına inanacağız öyle mi?” dedi.

    ‘SAĞLIKLI HAYVANLARA ÖTENAZİNİN YOLU AÇILDI’

    Sahipsiz hayvanlara yönelik kanun teklifiyle belediyelere, kuduz, bulaşıcı hastalık veya tedavi edilemez hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olan hayvanlara ötenazi yapma, yani bu hayvanları öldürme yetkisi verildiğini kaydeden Yücel, sahipsiz hayvan popülasyonunun kamu güvenliği açısından tehdit oluşturması halinde sağlıklı hayvanlara da ötanazi yapılmasının yolunun açıldığını söyledi.

    ‘CHP’Lİ HİÇBİR BELEDİYE KABUL ETMEYECEK’

    Sokak hayvanlarının yaşam hakkının tıpkı kendilerininki gibi kutsal ve dokunulmaz olduğunu belirten Yücel, şunları kaydetti:

    “Sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik ‘ötanazi’ uygulamasını CHP’li hiçbir belediye kabul etmeyecek ve uygulamayacaktır. Sokak hayvanlarının yaşam hakkını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Öte yandan ‘ötanazi’ uygulamasını yerel yönetimlerin üzerine yıkma çabalarından da anlıyoruz ki, CHP’li belediyelerin çokluğunu fırsata çevirmeyi planlıyorlar. Akılları sıra elimizi kana bulayacaklarını zannediyorlar. Avuçlarını yalarlar, bizi kendileriyle karıştırmasınlar.

    CHP olarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in de belirttiği gibi, bu yasa ile ilgili olarak ‘Kırmızı alarmdayız.’ Kısırlaştırma, aşılatma ve yerinde yaşatma konusunda atılacak tüm adımları destekliyoruz. ‘Kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat’ diyoruz ve sokakta yaşayan hayvanları esarete ve ölüme mahkum etmek için hazırlanan yasa teklifine karşı oyumuzun ‘Hayır’ olacağını tüm kamuoyuyla paylaşıyoruz.”

    EMEKLİYE ZAM TEPKİSİ: İNSAFSIZLIK

    En düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya çıkarılmasını eleştiren Yücel, “Emeklilere reva görülen bu 2 bin 500 liralık zam en hafif tabiriyle insafsızlıktır, vicdansızlıktır. Emeklilere reva gördükleri 2 bin 500 lira zamla, onlara adeta ‘Siz yaşamayın’ diyorlar.” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sokak hayvanlarıyla ilgili yasa teklifinde ‘uyutma’ya yeni formül

    Sokak hayvanlarıyla ilgili yasa teklifinde ‘uyutma’ya yeni formül


    Sokak hayvanlarıyla ilgili düzenleme üzerindeki tartışmalar sürerken; AKP, kanun teklifini tatile girmeden TBMM gündemine getirmeyi planlıyor. Hayvanseverlerin “uyutma, öldürme ve ötanazi” tepkisi üzerine Veteriner Hizmetleri Kanunu’ndaki “hastalıklı, saldırgan, kuduz riski taşıyan sokak hayvanlarına ötanazi uygulanması” hükmüne barınaklardaki hayvanların da dahil edilmesi formülü üzerinde durulurken, hayvanlarını sokağa atanlara ve kaçak üretim yapıp, yavruları sokağa atanlara 50 bin lira ceza verilmesi öngörülüyor.

    AKP, TBMM’nin yaz tatiline gireceği 31 Temmuz’a kadar 9. yargı paketi, sokak hayvanları ve vergi paketiyle ilgili kanun tekliflerini geçirmeyi planlıyor. Söz konusu kanun teklifleriyle ilgili taslak çalışmaları ise sürüyor.

    AKP kulislerinden edinilen bilgiye göre, yargı paketine birkaç madde daha eklenmesi, kamuoyunda tepki yaratan ‘etki ajanlığı” yerine ‘casusluk’ suçlarıyla ilgili bir düzenleme yer alacağı belirtiliyor. Yapılan çalışmalarda “Türkiye’de devletin güvenliği aleyhine yabancı bir devlet ya da organizasyonun çıkarları veya talimatları” çerçevesinde suç işleyenler ile istihbari faaliyette bulunanların “casuslukla” suçlanması üzerinde duruluyor.

    6284 SAYILI KANUNDAKİ ‘ZORLAMA HAPiS’ KALACAK

    Pakette, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da kadına yönelik şiddete karşı önleyici tedbir olarak uygulanan “zorlama hapis’ hükmünün kaldırılmasına yönelik bir düzenlemenin yer almayacağı kaydediliyor.

    ÖTANAZİYE, VETERİNER HİZMETLERİ KANUNU’YLA FORMÜL ARANIYOR

    AKP, ‘uyutma, öldürme ve ötanazi’ nedeniyle hayvanseverlerin sert şekilde eleştirdiği sokak hayvanlarına ilişkin düzenlemeye formül arıyor.

    Ötanazinin kanun teklifinde, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 9. maddesindeki “Hayvanlara ötanazi yapmak yasaktır. Ancak, a) Hayvanlara acı ve ıstırap çektiren veya iyileşme durumu bulunmayan hastalık durumlarında, b) Akut bulaşıcı bir hayvan hastalığının önlenmesi ya da eradikasyonu amacıyla veya insan sağlığı için risk oluşturan durumlarda, c) Davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen durumlarda, veteriner hekim tarafından ötanazi yapılmasına karar verilebilir” hükmünden yola çıkılarak formüle edileceği belirtiliyor.

    5996 sayılı kanunundan yola çıkarak bazı kavramları üretmeye çalıştıklarını, kanun teklifi metninin gelecek hafta şekilleneceğini kaydeden AKP yetkilileri, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “SADECE KISIRLAŞTIRMAK SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

    “Uygulamayı değiştireceğiz. Şu anki uygulamamız hayvanları sokaktan almak, barınaklara götürmek orada kısırlaştırmak, aşısını vurmak çip veya kulaklık takarak alındığı yere bırakmak. Bu uygulama sürdürülebilir bir şey değil.

    Neden? İnsanı, çevreyi, hayvanı koruma üzerinde bir sistem inşa etmemiz lazım, bu da nedir? Sokak güvenli bir alan değildir. Sokakta açlık, soğuk, hastalık var ve ölüm tehlikesi var. Bizim nitelikli barınak oluşturmamız lazım. Hayvanların barınaklara alınması, aşılanması, kısırlaştırılması ve güçlü bir şekilde sahiplendirme politikası uygulamamız gerekir.

    Onun için de Tarım Bakanlığı’mızın bütçe desteğinin arttırılması hem sahiplendirme hem de kısırlaştırma imkanının geliştirilmesinde bakanlık güçlü destek verecek.”

    HAYVANLARI SOKAĞA TERK EDENLERE YÜKSEK CEZALAR GELİYOR

    Hayvanlarını sokağa terk edenlere mevcut yasada 5 bin olan para cezasının 40-50 bin liraya çıkarılacağını belirten AKP yetkilileri, cins üretim yapıp fazla yavruları sokağa atanlara da ceza verileceğini kaydetti.

    Ötanazi tartışmalarını da değerlendiren AKP yetkilileri, üzerinde durulan düzenlemeyle ilgili şu bilgileri verdi:

    “5996 sayılı Veterinerlik Kanunu’nun 9. maddesi var, oradaki maddeyi okuduğumuzda kuduz olan, hastalık taşıyan, takattan düşmüş, beslenme bozukluğu yaşayan hayvana aynı zamanda biz ötanazi yoluyla hayatına son verilmesi, öldürülmesi zaten mevcut kanunda var.

    Sokaktan hayvanı aldığımızda barınakta hayvanın güvenli yaşaması gerekiyor. Kuduz riski taşıyan veya saldırgan hayvanların bir arada yaşaması diğer köpeklere zarar veriyor. Bu köpeklerin ayrıştırmaları lazım. Barınaklarda diğer köpeklere zarar veren köpeklerin de 5996 kanunla beraber hayvan sağlığını korumak adına bu kapsamda olanların ötanazi yoluyla hayatlarına son verilmesi gerekiyor ki diğer hayvanlara bakabilelim.

    Mahallede herkesin sevdiği köpeklerle hiçbir sorunumuz yok. Saldıran, zarar veren, kuduz riski temastan kaynaklı taşıyanlar… Çok istisna olacak bunlar esas barınakların nitelikli hale getirilerek, barınaklarda nitelikli yaşam alanları genişleterek devam edecek barınak ortamını bozan hastalık hususunda zarar vermeyenlerde yaşam devam edecek. Veteriner Hizmetleri Kanunu’nun 9. maddesine göre, bu hizmet yapılır diyor.

    Barınaklarda nitelikli doğal yaşam alanı oluşturulacak doğal yaşamına devam edecek ama o ortamımızı bozacak köpeklerimizin de 5996 sayılı yasada belirlenmiş bu maddeye göre yer alan ötanazi ile hayatlarına son verecek.”

    VERGİ PAKETİ HAZIRLIKLARI SÜRÜYOR

    AKP yetkilileri, yeni vergi paketi taslağının henüz oluşturulmadığını, kamuoyuna yansıyan taslakta yer alan “bahsiş, motokuryeler, yem ve gübreden vergi alınması”na ilişkin düzenlemenin teklifte olmayacağını belirtti.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan, sokak hayvanları kararını verdi: Düzenlemede neler yer alacak?

    Erdoğan, sokak hayvanları kararını verdi: Düzenlemede neler yer alacak?


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sokak hayvanları düzenlemesine ilişkin önerisi ortaya çıktı. Erdoğan’ın teklif metnindeki ‘uyutma’ alternatifine mesafeli olduğu öğrenildi.


    AKP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında geçtiğimiz günlerde toplandı.

    Toplantıda sokak hayvanlarıyla ilgili düzenlemeye ilişkin son hali konuşuldu.

    ERDOĞAN TALİMAT VERDİ

    Hürriyet’ten Ebru Karatosun’un aktardığı habere göre, teklif metnindeki ‘uyutma’ alternatifine mesafeli durduğu belirtilen Erdoğan’ın sokak hayvanları meselesinin MYK’da gündeme gelen ‘yakala-kısırlaştır-tut-sahiplendir’ önerisi çerçevesinde yeniden çalışılması ve belediyelere maliyet etki analizinin çıkarılması talimatını verdiği öğrenildi.

    Erdoğan, sokak hayvanları kararını verdi: Düzenlemede neler yer alacak? - Resim : 1

    NE OLMUŞTU?

    Hazırlanmakta olan yasa teklifinde, sokak köpeklerinin toplanıp barınaklara götürülmesi ve belirli bir süre için sahiplenilmemeleri durumunda ‘uyutulmalarının’ öngörüldüğü öne sürülüştü

    Önümüzdeki günlerde Meclis’e gelmesi beklenen teklife, muhalefet partileri ve hayvan hakları savunucuları tepki göstermişti.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    Etiketler

    Recep Tayyip Erdoğan


    Sokak köpekleri


    AKP

    Özgür Özel'den 'siyasette yumuşama' çıkışı! "Bu kadar ağır şartlar varken..."
    Özgür Özel’den ‘siyasette yumuşama’ çıkışı!

    En büyüleyici 4 burç! Onların sizi sözleriyle kandırmasına izin vermemelisiniz
    En büyüleyici 4 burç! Onların sizi sözleriyle kandırmasına izin vermemelisiniz

    Emekli dostu en rahat 5 il - Birçok emekli bu illerde daha rahat yaşayabiliyor
    Emekli dostu en rahat 5 il – Birçok emekli bu illerde daha rahat yaşayabiliyor

    CHP'de kartlar yeniden dağıtılıyor: Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan adayı olacak mı?
    Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan adayı olacak mı?

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB’den bir ilk: Kedi ve köpeklerin refahı için yasa çıkartılıyor

    AB’den bir ilk: Kedi ve köpeklerin refahı için yasa çıkartılıyor


    Avrupa Birliği (AB) ülkeleri kedi ve köpeklerin refahı için birlik düzeyinde ilk yasal düzenlemede ortak görüşe vardı. Üye ülkelerin büyükelçileri, AB çapında kedi ve köpeklerin refahını sağlayacak asgari kurallar belirleyen mevzuatta uzlaştı.

    Avrupa Komisyonu Aralık 2023’te, Avrupa genelinde hayvan yetiştiricileri, satış kuruluşları ve barınaklardaki kedi ve köpekler için ilk kez asgari standartlar önermişti. Komisyonun AB Konseyi’nde üye devletlerin bakanları tarafından onaylanan önerisi, tüm kedi ve köpeklerin satılmadan ya da bağışlanmadan önce mikroçip takılmasını ve ulusal bir veri tabanına kaydedilmesini gerektiriyor.

    Önerge, hayvan yetiştiricileri, satış yerleri ve barınaklar elinde tutulan kedi ve köpeklerin refahını iyileştirmeyi, aynı zamanda tüketicinin korunmasını geliştirmeyi, adil rekabeti sağlamayı ve yasadışı ticaretle mücadele etmeyi amaçlıyor.

    SAKATLAMALAR YASAKLANIYOR, TEMİZ SU VE KÖPEKLERİN HER GÜN GEZDİRİLMESİ ŞARTI GELİYOR

    Evcil hayvan sahiplerini doğrudan etkilemeyen teklife göre, kulak kesme, kuyruk sokma veya pençelerin çıkarılması gibi acı verici sakatlamalar yasaklanacak. Hayvanlara temiz ve taze su, yeterli gıda ve uygun barınma koşulları sağlama zorunluluğu getirilecek. Teklif, köpeklerin her gün açık bir alana erişimi olmasını ve her gün gezdirilmesini de zorunlu kılıyor. Üye devletler ayrıca kedi ve köpeklerin kurt köpeği gibi vahşi türlerle melezlenmesinin yasaklanmasını ve ”aşırı özelliklere” sahip hayvanların üreme dışında bırakılmasında ortaklaştı.

    Taslağın hayata geçmesi için Avrupa Parlamentosunun taslak mevzuatla ilgili tutumunu belirlemesi gerekiyor. Konsey başkanlığı ile Avrupa Parlamentosu arasındaki müzakereler, Parlamentonun kendi pozisyonunu kabul etmesinin ardından başlayacak. Müzakerelerin ardından tasarının nihai haline kavuşması bekleniyor.

    TÜRKİYE’DE TARTIŞMA YARATAN SOKAK KÖPEKLERİNİN UYUTULMASI TASARISI

    Türkiye’de son aylarda sokak hayvanlarının toplatılmasını öngören bir taslağın TBMM önüne geleceği konuşuluyor. Henüz netleşmeyen tasarının özellikle sokak köpeklerinin toplatılması ve ötanazi uygulanmasını içerdiği belirtiliyor.

    Hayvan hakları savunucularının yanı sıra Türkiye Barolar Birliğinin de ”Sokak hayvanları ‘uyutulma’ adı altında öldürülecek” diyerek tepki gösterdiği öneriyle ilgili en güncel açıklama AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu’dan geldi. Yenişehirlioğlu, Meclis’e gelmesi kanun teklifiyle ilgili yaptığı çalışmaları Cumhurbaşkanı’na sunacağını belirterek, “Açıklamalarımı yapacağım, kanaatlerimi söyleyeceğim. Onun neticesinde Cumhurbaşkanımızdan sonra komisyona gelecek” dedi. Yenişehirlioğlu teklifin ne zaman Meclis’e geleceği konusunda ise ”Henüz belli değil. Yakın zamanda diyelim” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***