Etiket: sendika

  • ‘Süreç’ Komisyonu Bugün Toplanıyor: İş Dünyası ve Sendikalar Dinlenecek, MHP’nin ‘İmralı’ Önerisi Gündemde

    ‘Süreç’ Komisyonu Bugün Toplanıyor: İş Dünyası ve Sendikalar Dinlenecek, MHP’nin ‘İmralı’ Önerisi Gündemde


    TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bugün sendika ve iş dünyası temsilcilerini dinleyecek. MHP’nin “İmralı’ya heyet gitsin” önerisi ise komisyonun tartışma konularından biri olacak.



    A+
    Yazı Boyutunu Büyüt


    A
    Yazı Boyutunu Küçült

    TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, yeni haftada çalışmalarını hızlandırıyor. Komisyon, bugün işçi ve memur sendikaları ile iş dünyasının önde gelen temsilcilerini ağırlayarak sürece dair görüşlerini alacak. Aynı zamanda, MHP’nin önerdiği “İmralı’ya heyet gönderilmesi” konusu da komisyonun gündemine taşınacak.

    'Süreç' Komisyonu Bugün Toplanıyor: İş Dünyası ve Sendikalar Dinlenecek, MHP'nin 'İmralı' Önerisi Gündemde - Resim : 1

    TOPLANTIDA NELER KONUŞULACAK?

    Komisyonun ilk toplantısında, Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen, BİRLEŞİK KAMU-İŞ ve KESK temsilcileri davet edildi. Sendikalar, çalışma hayatına ilişkin görüş ve önerilerini komisyona sunacak.

    Yarın gerçekleşecek ikinci toplantıda ise iş dünyasının önemli aktörleri yer alacak. TÜSİAD, MÜSİAD, TOBB, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, TESK ve TİSK temsilcileri, ekonomik ve sosyal sürece dair değerlendirmelerini paylaşacak.

    'Süreç' Komisyonu Bugün Toplanıyor: İş Dünyası ve Sendikalar Dinlenecek, MHP'nin 'İmralı' Önerisi Gündemde - Resim : 2

    MHP’NİN ‘İMRALI’ ÖNERİSİ GÜNDEME GELEBİLİR

    Komisyon toplantılarında dikkat çeken bir diğer konu ise MHP’den gelen İmralı önerisi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un, komisyon üyeleri arasından belirlenecek bir heyetin İmralı’ya gitmesini önermişti. Bu teklifin, komisyonun gündemine gelmesi ve detaylı şekilde tartışılması bekleniyor.

    Kaynak: Haber Merkezi


    Etiketler

    Terörsüz Türkiye


    Sendika

    Astrologlar Açıkladı: İşte Asla Manipüle Edilemeyen Burçlar
    Astrologlar Açıkladı: İşte Asla Manipüle Edilemeyen Burçlar

    Yeni Anayasada Çalışmalar Hızlandı, İlk Etap Tamamlandı
    Yeni Anayasada Çalışmalar Hızlandı

    Galatasaray 15 Yaşındaki Forveti Kaptı! Bugün İmzaya Geliyor: Hayırlı Uğurlu Olsun
    Galatasaray 15 Yaşındaki Forveti Kaptı!

    AYM'den Flaş 'Murat Çalık' Kararı
    AYM’den Flaş ‘Murat Çalık’ Kararı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen Tutuklandı

    BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen Tutuklandı


    Gaziantep’te Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren fabrikalarda çalışan işçiler, kendilerine dayatılan düşük zammı kabul etmeyerek iş bırakmıştı. İş bırakma eylemleri çevre fabrikalara da yayılırken, Gaziantep Valiliği kent genelinde 15 gün boyunca kent genelinde eylem ve etkinlikleri yasaklamıştı.

    Bu yasak kararının ardından işçiler kent meydanına toplanma kararı alırken, erken saatlerde BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen evinin önünden gözaltına alınarak ifade içini karakola götürülmüştü.

    Karakoldaki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılan Türkmen, dün akşam saatlerinde benzer suçlamalarla bir kez daha gözaltına alınmıştı.

    Bugün sabah saatlerinde adliyeye getirilen Türkmen, savcılık makamında ifade alınmaksızın mahkemeye sevk edilmişti. Türkmen çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Bu gelişmenin ardından BİRTEK-SEN, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla bugün saat 17.00’de sendika binası önünde eylem çağrısında bulundu.

    Kaynak: Haber Merkezi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sözleşmeli Öğretmenlik Mülakatlarına Tepki: CHP’den Milli Eğitim Bakanlığı Önünde Oturma Eylemi

    Sözleşmeli Öğretmenlik Mülakatlarına Tepki: CHP’den Milli Eğitim Bakanlığı Önünde Oturma Eylemi


    CHP Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu milletvekilleri ve Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanlığı önünde oturma eylemi başlattı.

    Sözleşmeli Öğretmenlik Mülakatlarına Tepki: CHP'den Milli Eğitim Bakanlığı Önünde Oturma Eylemi - Resim : 2Öğretmen atamalarında yaşanan mülakat skandalına dikkati çekmek için gerçekleştirilen eyleme, çevredeki yurttaşlar ile akademisyenler, eğitim uzmanları, eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri destek verdi.

    Sözleşmeli Öğretmenlik Mülakatlarına Tepki: CHP'den Milli Eğitim Bakanlığı Önünde Oturma Eylemi - Resim : 3

    Saat 22.00’de başlayan eylem, sabah 09.00’da sona erecek. Oturma eyleminin ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında suç duyurusunda bulunulacak.

    Sözleşmeli Öğretmenlik Mülakatlarına Tepki: CHP'den Milli Eğitim Bakanlığı Önünde Oturma Eylemi - Resim : 4

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fernas İşçileri Soma’ya Döndü: İşverenle Masaya Oturacaklar

    Fernas İşçileri Soma’ya Döndü: İşverenle Masaya Oturacaklar


    Manisa’nın Soma ilçesinde bulunan AKP Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun sahibi olduğu Fernas Madencilik’te sendikaya üye oldukları ve haklarını talep ettikleri için işten atılan ve 53 gündür eylem yapan madenciler, müzakere yolunun açılması üzerine açlık grevine ara vererek Ankara’dan Soma’ya döndü.

    Madenciler, Soma’da CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, CHP Soma İlçe Başkanı Levent Elbinsoy ve aileleri ile yakınları tarafında karşılandı.

    Fernas İşçileri Soma’ya Döndü: İşverenle Masaya Oturacaklar - Resim : 2

    Soma Millet Bahçesi’nde maden emekçileriyle birlikte açıklamlarda bulunan Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, 53 gündür eylem yaptıklarını belirterek “53 gün boyunca eylemimiz devam etti. Yarın heyetimizden 5 arkadaşımızı göndereceğiz. Tabii ki bu eylem yarına kadar şu anda donduruldu. Ama yarından sonra sonuç alamazsak daha bu eylemin beşinci raundunu bitirdik. Daha altıncı, yedinci raunt var. Biz yarına kadar çok da sevinmeyelim, yarın göreceğiz. Arkadaşlarımızı dinleyeceğiz. Mutluluğu ondan sonra paylaşacağız. Tabii ki burada 53 gün boyunca buradan Ankara’ya gidene kadar bize destek veren belediyelere, vekillere, Manisa CHP Milletvekillerine, Genel Başkanımız Özgür Özel’e sonsuz teşekkür ederim. 2014’te beri beri madencinin sesi oldu. Gerçekten yüreği oldu, gözü oldu. Ben buradan ayrıca özellikle çok teşekkür ederim” dedi.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP’li Vekilin Maden Ocağında Direniş Sürüyor! Somalı Madenciler İstanbul’da Fernas’ın Ortaklarına Seslendi

    AKP’li Vekilin Maden Ocağında Direniş Sürüyor! Somalı Madenciler İstanbul’da Fernas’ın Ortaklarına Seslendi


    Manisa’nın Soma ilçesinde Fernas Grup’a ait maden işletmesinde Bağımsız Maden İş Sendikası’na üye olan 6 işçinin işten çıkarılmasının ardından başlayan eylemler sürüyor. “Ya saygın bir uzlaşı ya tavizsiz direniş!” sloganıyla 27 gündür direnen işçiler, Soma ve Ankara’nın ardından mücadelenin bir ayağını da İstanbul’a taşıdı.

    AKP Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’na ait Fernas Madencilik ile ortaklığı bulunan Sabancı ve Koç Holding başta olmak üzere Polonya Konsolosluğu önüne giden maden işçileri, “Toplu ölüm riski var. Köleliğe ortak olma” çağrısında bulundu.

    ‘FERNAS’LA ORTAKLIĞI, DOSTLUĞU OLANLARA ÇAĞRI YAPIYORUZ’

    Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Mert Batur, ilk adresleri olan Polonya Konsolosluğu önünde açıklama yaptı. AKP’li Nasıroğlu’nun Türkiye-Polonya Dostluk Grubu Başkanı olduğunu hatırlatan Batur,

    “Biz konsoloslukların sadece bulundukları ülkelerin devletlerini değil, halklarını da temsil ettiğini biliyoruz. Toplu ölüm riski olan bir yerde ortaklık, dostluk olmayacağını, burada Fernas ile ortaklığı, dostluğu bulunan kurumları temsil edenlerin de sorumluluğu olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Bu nedenle konsolosluk yetkililerinden sorunun çözümü noktasında sorumluluk almasını talep ediyoruz” dedi.

    ‘27 GÜNDÜR ÜÇ TALEP İÇİN DİRENİYORUZ’

    Madencilerin 27 gündür üç talep için direndiklerini belirten Batur, bu taleplerin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınarak madenin denetimden geçirilmesi, maaşlara Soma havzasında alınan ücretler gözetilerek zam yapılması ve işten çıkarılan madencilerin işe geri alınması olduğunu kaydetti.

    ‘FACİANIN TEKRARLANMASINI İSTEMİYORUM’

    Soma’da 301 maden işçinin öldüğü faciayı hatırlatarak, “Orada yaşamını yitiren madenciler benim arkadaşlarımdı” diyen madencilerden Eyüp Can ise “301 sadece sayı olarak kalıyor. 301 can, 301 kişinin ailelerini de hesaplasanıza. Etkisini biz on senede aşamadık. Ben bir 100 kişinin, 200 kişinin daha ölmesini istemiyorum. Biz diyoruz ki iş sağlığı güvenliğini alın, biz de gidelim o iş yerinde çalışalım” şeklinde konuştu. Can ayrıca Ferhat Nasıroğlu’na da madenciler ile görüşme çağrısı yaptı.

    ‘BOĞAZIMIZA KADAR SUYUN İÇİNDE ÇALIŞMAK HAK MI?’

    AKP’li Nasıroğlu’nun kapısının önünde 27 gündür ‘ölmemek’ için direnen işçileri görmezden gelmesinin üzücü olduğunu kaydeden madencilerden Muhammet İleri de taleplerinin karşılanması için bir kez daha çağrısında bulundu. Madende işçi güvenliği ve sağlığı önlemlerinin alınarak, maddi şartların iyileştirilmesi için AKP’li milletvekilini müzakere masasına oturmaya davet eden İleri, “Biz çocuklarımızı babasız bırakmak istemiyoruz” dedi ve ekledi:

    “Biz çocuklarımızı babasız bırakmak istemiyoruz. 34 bin TL gibi bir rakamla yerin 3 kilometre altında boğazımıza kadar suyun içinde çalışmanın gerçekten hak olduğunu savunuyorsa bunu ekranlarda söylemesini istiyoruz. Eğer bunu yapacak cesarete sahip değilse bizimle müzakere masasına oturmasını istiyoruz. Bir işveren olarak değil bir milletvekili olarak bizim yanımıza gelin ve görüşün.”

    MADENCİLER SABAHÇI HOLDİNGE YÜRÜDÜ

    Polonya Konsolosluğu önündeki açıklamanın ardından madenciler Levent’te bulunan Sabancı Holdingin önüne gitti. “Direne direne kazanacağız” sloganıyla Sabancı Holding önüne yürüyen işçiler, burada da “Toplu ölüm riski var. Köleliğe ortak olma” pankartı açtı. Fernas Grup ile ortaklığı bulunan Sabancı Holding’e sorunun çözümü noktasında sorumluluk alması çağrısında bulunan işçiler, direnmeye devam edeceklerinin mesajını verdi. Madencilerden Muhammet İleri, “Toplu ölümlere ortak olmayın” çağrısı yaptığı Sabancı Holdinge hitaben şu ifadelere yer verdi:

    “Sabancı Holding işçi direnişleri ile gündeme gelip soyadlarının lekelenmesini istemeyen bir kuruluştur. Ancak bizim soyadlarımızı da düşünmelerini istiyoruz ve bize sahip çıkmalarını bekliyoruz. Benim yeraltında çalışırken ölmem demek onların da isimlerinin yok olması demek. Eğer soyadlarının lekelenmesini istemiyorlarsa bizim ölmemize müsade etmemeleri gerekiyor. Eğer ellerinin bir madenci kanına bulaşmasını istemiyorlarsa ortakları ile konuşup bu konuyu çözüme kavuşturmalarını istiyoruz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Güney Kore’de tarihi grev: Samsung Elektronik çalışanları ilk kez iş bıraktı

    Güney Kore’de tarihi grev: Samsung Elektronik çalışanları ilk kez iş bıraktı


    – Güney Kore’deki teknoloji devi, Ulusal Samsung Elektronik Sendikası üyelerinin grevine sahne oldu. Dünyanın en büyük akıllı telefon üreticilerinden olan Samsung, aynı zamanda üretken yapay zeka için kullanılan yüksek bant genişlikli bellek yongalarının dünyadaki az sayıda üreticisinden biri. Grev, yapay zeka sektöründeki patlamaya yüksek performanslı bellek yongası arzının yetişemediği bir dönemde geldi.

    Dünyanın en büyük bellek yongası üreticisinin yönetimi ile sendika, ocak ayından beri müzakere masasındaydı, ancak iki taraf görüş ayrılıklarını azaltmayı başaramadı.

    SENDİKA 28 BİN ÜYESİNDEN BUGÜN ÜCRETLİ İZİN ALMALARINI İSTEDİ

    Ulusal Samsung Elektronik Sendikası, Samsung çalışanlarının yaklaşık dörtte birine denk gelen 28 bin üyesinin bugün ücretli izin almasını istedi. Sendika başkanı Son Woo-mok, “Samsung Elektonik’teki ilk grev bugün ücretli izin kullanılarak gerçekleştiriliyor ve çok sayıda çalışanın katıldığı anlaşılıyor” diyerek ekledi:

    “Kesin bir rakam vermek zor, ama gördüğüm kadarıyla sabah işyerine katılım konusunda normalden önemli fark var.”

    Grev, dünkü resmi tatil ile haftasonu tatili arasına denk getirildi.

    ŞİRKETE GÖRE ÜRETİM VE İŞ FAALİYETLERİ ETKİLENMEDİ

    Samsung Elektronik, “üretim ve iş faaliyetlerinin etkilenmediği” açıklamasını yaptı. “7 Haziran’daki ücretli izin kullanım oranı, (geçen yıl yine resmi tatil ile haftasonu tatili arasına düşen) 5 Haziran’a göre daha düşük” diyen şirket “sendika ile müzakerelere özenle katıldığını ve bunu yapmaya devam edeceğini” söyledi.

    YÜZDE 6.5 MAAŞ ZAMMINA İSYAN

    Güney Kore’deki grev, teknoloji devi işçilerinin ilk iş bırakması olarak tarihe geçti. Grevi temsilen, Samsung’un başkent Seul’deki merkezinin önünde protesto düzenleyen 10 işçi, “Emeğe saygı gösterin! Yüzde 6.5 zam ya da yüzde 200 ikramiye istemiyoruz” diye bağırdı.

    NEDEN ÖNEMSİZ?

    Samsung Elektronik, Asya’nın dördüncü büyük ekonomisinde iş dünyasına hakim olan aile kontrolündeki holdinglerin açık ara en büyüğü olan Samsung Grup’un amiral gemisi yan kuruluşu.

    Tayvan merkezli pazar araştırma firması TrendForce, grevin DRAM ve NAND Flash üretimini etkilemeyeceğini veya herhangi bir sevkiyat sıkıntısına neden olmayacağını söyledi. TrendForce, Samsung’un yüksek kaliteli çiplerin küresel üretiminin önemli kısmını oluşturduğunu, ancak grevin üretim hatlarındakileri değil, genel merkez çalışanlarını kapsadığını söyledi.

    Yanısıra bu yalnızca bir günlük bir grev olduğundan ve Güney Kore’de uzun süredir planlanan bir tatil dönemine denk geldiğinden, şirket muhtemelen personel düzeyinde ayarlamaya gitmiş olmalı. “Fabrikalar ağırlıklı olarak otomatikleştirilmiş üretime dayanıyor ve minimum düzeyde insan emeği gerektiriyor” diyen TrendForce, bu nedenle, grevin gelecekteki bellek tedariki üzerinde önemli bir etkisinin olmayacağını belirtti.

    NEDEN ÖNEMLİ?

    Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Oslo Üniversitesi Kore Çalışmaları profesörü Vladimir Tikhonov, “Öyle olsa bile, tarihi önem taşıyor” dedi. Tikhonov, “Samsung çok uzun zamandır sendikalaşmaya direndiği ve sendikaları çökertmeye uğraştığı için” vurgusunu yaptı. Grevin “Güney Kore’de emeğin güçlendirilmesine yönelik kademeli bir eğilim olduğunu” gösterdiğini belirtti.

    Samsung Elektronik, dünyanın en büyük akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi haline gelirken, 50 küsur yıldır çalışanlarının sendikalaşmasını engellemeye uğraşıp bazen acımasız taktikler uyguladı.

    1987’de ölen Samsung’un kurucusu Lee Byung-chul, sendikalara şiddetle karşı çıkmasıyla tanınıyordu. Lee “gözlerini toprak örtene kadar” sendikalara asla izin vermeyeceğini söylemişti.

    SENDİKA BİRKAÇ YIL ÖNCE GİREBİLDİ

    Samsung Elektronik’teki ilk işçi sendikası 2010’ların sonlarında kuruldu. 2020 yılında şirketin o zamanki başkan yardımcısı ve kurucunun torunu olan Lee Jae-yong, “Samsung’daki emek sorunları nedeniyle acı çeken herkesten” özür diledi, şirketin “sendika olmadan yönetilmesi” nedeniyle eleştirilmemesini sağlayacağını dile getirdi.

    SAMSUNG İÇİN TABU KELİME

    Yine de Ulusal Samsung Elektronik Sendikası, “grev” kelimesinin teknoloji devinde “tabu bir kelime” olduğunu belirtti.

    Sendika başkanı Son, “Şirketimizin işçi sorunlarına saygı duymasını, sendikalara baskı yapmayı bırakmasını ve işçileri bu kadar yakından ilgilendiren konularda tek taraflı kararlar almaktan kaçınmasını sürekli olarak savunuyoruz” diye konuştu.

    ‘SADECE SAMSUNG’UN SESİMİZİ DUYMASINI İSTİYORUZ’

    Sendika başkan yardımcısı Lee Hyun-kook, “grevin üretimde kesintiye yol açmayacağını ve zaten kendilerinin de kesintiye yol açmasını istemediğini” söyleyerek “Sadece Samsung’un sesimizi duymasını istiyoruz” dedi.

    Mutfak aletlerinden cep telefonlarına, arabalardan silahlara kadar her şeyde kullanılan ve küresel ekonominin can damarı olan yarı iletkenler, Güney Kore’nin önde gelen ihracat ürünü. Mart ayında 11.7 milyar dolarla toplam ihracatın beşte birini oluşturdu. (AFP, Dış Haberler)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Müftülük binasında engelli memur darp edildi iddiası

    Müftülük binasında engelli memur darp edildi iddiası



    MİL Diyanet-Sen, Gaziantep Diyanet-Sen İl Başkanı Müslüm Göral’ın müftülük binasında engelli bir memuru darp ettiğini öne sürdü. Cumhuriyet’te yer alan habere göre, açılan soruşturma üzerine Göral’ın görev yeri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından değiştirilirken karar 3 ay boyunca uygulanmadı.

    MİL Diyanet-Sen yaptığı açıklamada “Daha önce verilen bölge dışı yer değişikliği kararı Gaziantep il içine çevrilerek Göral’ın merkezde görev yapmasına müsaade edilmiştir” dendi.

    MİL Diyanet-Sen darp olayından dolayı görev yeri değiştirilen Göral’ın daha sonra Gaziantep Memur-Sen İl Başkanlığı’na getirildiğini belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sermayenin milliyeti yok: Suriyeli patrona ‘işçi hakları’ ağır geldi: 29 işçi işten atıldı

    Sermayenin milliyeti yok: Suriyeli patrona ‘işçi hakları’ ağır geldi: 29 işçi işten atıldı



    Kocaeli’deki bir Suriyeli patron sendikaya üye olan işçileri gece yarısı işten attı.

    Helal gıda adı altında salam, sucuk, sosis üreten Amana Foods isimli firmanın sahibi Suriyeli Mazen Derawan 29 işçiyi sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten attı.

    Suriyeli patrona ‘işçi hakları’ ağır gelirken, toplu sözleşme de uygulamaya konulmadı.

    Yüksek Hakem Kurulu kararlarını da uygulamayıp, toplu sözleşme zamlarını vermeyen Derawan, kapı dışarı ettiği işçilerin yerine taşeron şirketten günlük işçi takviyesi yaptı.

    Söz konusu fabrikada, hijyen konusunda da büyük sorunlar olduğu bildirildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yetersiz zam, mola yasağı, mağduriyetler… Trendyol Go kuryeleri kontak kapattı: ‘Bizim gibi giyinin, bizim gibi çalışın’

    Yetersiz zam, mola yasağı, mağduriyetler… Trendyol Go kuryeleri kontak kapattı: ‘Bizim gibi giyinin, bizim gibi çalışın’


    GERÇEK GÜNDEM / 

    İstanbul’da düşük zamlara karşı kontak kapatan Trendyol Go işçilerinin eylemi bugün de devam ediyor.

    Dün gece geç saatlere kadar genel merkez önünde eylemine devam eden moto kuryeler ile şirket avukat aracılığıyla yapılan görüşmelerden sonuç alamadı. Yapılan görüşmede şirket avukatının moto kuryelerin  taleplerini eylemi bitirme koşuluyla yöneticilere ileteceği söylemesi üzerine emekçiler direnişe devam etme kararı verdi. 

    Öte yandan kuryeler dün basına yaptıkları açıklamada şirket yöneticilerinin paylaşımlarını kaldırmalarını istediğini ve işten çıkarılmakla tehdit edildiklerini ileri sürdüler.  

    Gün içinde farklı şubelerde bir araya gelen kuryeler hep birlikte Maslak’ta bulunan Trendyol Genel Merkezi önüne geçti.

    Genel Merkez önünde konuşanbir araya gelen kuryeler firmanın 2.5 yılda yüzde 400 büyümesine rağmen söz verilen zammı alamamalarına tepki gösterdi.  

    Koşullarının iyileştirilmesini ve paket başı aldıkları ücretlerin artırılmasını isteyen Trendyol Go kuryeleri, Trendyol’un Maslak’ta bulunan genel merkezi önünde konvoy halinde, kornalarla toplandı.

    Kalabalık gruplar halinde Maslak’a geçen moto kuryeler emeğin örgütlü direnişi ile haklarını almak için mücadelelerini sürdürüyor. 

    Kuryeler Trendyol Genel Merkezi önünde, “Aslan kaplan dediniz; hakkımızı yediniz”, “Kuryeler burada, yönetim nerede?”, “Direne direne kazanacağız” sloganları attı.

    KURYEDEN ‘BİZİM GİBİ GİYİNİP, BİZİM GİBİ ÇALIŞIN’ TALEBİ

    Gerçek Gündem’den Filiz Gazi’ye konuşan; Üniversite öğrencisi olan ve kuryelik yapan Mehmet Enes çalıştıkları firmayı sevdiklerini belirtirken kış şartlarında, 5 kart giyinmelerine 12 saat çalışmalarına rağmen zamda emeklerinin karşılığını alamadıklarını ifade etti. 

    Mehmet Enes, “Bu zammı veren kişi, 5 katı giyip, 12 saat çalışıp bize tekrar bu zammı verirse çalışmaya hazırız. Ama hiçbir insanoğlu bu şekilde giyinip, hareket edemeyip, paket atarken bize oturduğu sıcak yerden böyle bir zam muhabbeti yapamaz. Bizi anlamaları lazım” diye konuştu.

    Enes sözleriniz; “Burada bu kadar insan haksız olamaz. Firmada aşırı kurye alımı var. Bu alımın durması lazım. Müşteri şikayet ediyor, adamın hesabı bir hafta pasife alınıyor. Hiçbir Trendyol Go bünyesindeki çalışan müşteriyi alıp demiyor; ‘Bu kurye size kötü davrandı mı? Bu kadar mesafede normal bir şekilde getirmiş. 6 kilometrede bu rüzgarda çorba soğur. Arayıp araştırsalar hiçbir arkadaşımız işten atılmayacaktı. Bir kurye demiş ki ‘Cebinde parası olanlar eylemde.’ Yemin ediyorum, 10 gün sonra 8 bin 500 lira ödemem var. Kredi kartından yiyorum. Bölge sorumlusu dalga geçer gibi ‘skor yapacaksın’ diyor. Üniversite okuyorum. Okula gitmek isteyenler 14 paket atıyordu. 20’ye çıktı paket sınırı. ‘Sırtınıza daha çok binelim’ demek oluyor” diyerek sözlerini sürdürdü.

    “ALEVLİ SAATLERDE MOLA YASAĞIMIZ VAR”

    Gerçek Gündem’e konuşan diğer kurye, “Sistem bize saatte 3 paket attırıyor. 38 pakette 325 lira bonus alıyorsun. Ekstralarla gelirin olsa günde 700-800 lira. 15-16 saat çalışarak, birbirimizle yarışarak kazanıyoruz. Bizde saatlik ücret yok. Paketi teslim ettiğimizde kazanıyoruz. 3 bin 460 lira Bağ-Kur ödüyorsunuz. Muhasebecinizi kendiniz ödüyorsunuz. Yeme-içme masraflarını kendiniz karşılıyorsunuz. Deli gibi çalışarak kazanıyorsunuz. Saatte 4-5 paket atacaksın ki para kazanacaksın. Alevli saatlerde mola yasağımız var. Alevli saatte sıkışan arkadaşlarımız tuvalete gidemiyor. Restoranlardan yemek için süre rica ediyoruz. Yüzde 50’den fazla Bağ-Kur’a, muhasebecine, yakıtına zam gelmiş” ifadeleriyle çalıştıkları koşulları anlattı. 

    “HAKKIMIZI YEDİRMEYECEĞİZ”

    Sakarya Üniversitesi Güzel Sanatlar Öğrencisi Yuşa Taş çalışmak için okulunu dondurduğunu ifade ederek; “İsmimi söyledim çünkü. Ofisten operasyon görevlileri resmimi paylaşarak gruplarda ismimi soruyormuş. Hakkımızı arıyoruz. Kar kış demeden, çok zor şartlarda çalışıyoruz. Paket varsa para var. Paket iptal olsa ücretini yine alamıyorum. Mağdur olduğumuz bir çok konu var. Zam bardaktaki son damlayı taşırdı. Bu işe başladım, paramı biriktirir okulumu bitiririm diye. İşe 16 bin lira borçla başladım. Şimdi 25 bin lira borcum var. 21 bin lira da borç ödedim. İsterlerse sözleşmemi feshetsinler. İşten atsınlar, ne yaparlarsa yapsınlar. Hakkımızı yedirmeyeceğiz. Hakkımızı verene kadar buradayım. Anayasal hakkımı arıyorum” dedi. 

     TRENDYOL GO MOTO KURYELERİNİN TALEPLERİ 

     

    1) 10 saatlik emeğin karşılığı 30 paket olarak 1.300 TL olması, 

    2) Alevli saatlerin çalışma zorunluluğunun kaldırılması. Mola hakkının tanınması. Alevli saatlerin 18 saate geri çekilmesi, “günlük alevli”den “haftalık alevli”ye geri dönülmesi,

    3) Mağaza ile müşteri mesafesinin toplam 4 km olması,

    4) Açılış bonusunun 20 siparişten 14 siparişe düşmesi,

    5) Bonus barem kademesinin düşürülmesi,

    6) Asansör olmayan binalarda kat çıkma zorunluluğunun en fazla 5 kat olması,

    7) Trendyol kuryesi olunduğuna dair özel kimlik belgesi verilmesi,

    8) AVM’lerden alınan ve teslim edilen siparişlere ekstra ücret ödenmesi,

    9) Mağaza ve müşteriye olan yürüme mesafesinin maksimum 300 metre olması,

    10) Mağaza ve restoranlardan bekleme süresinin maksimum 10 dakika olması,

    11) Sipariş motokurye üzerine atandığı zaman müşteri ve mağaza kaynaklı sipariş iptallerinde iptal olan siparişin bonusa yansıtılması,

    12) Sipariş atandığı zaman mağazaya olan mesafenin en fazla 2 kilometre olması,

    13) Gidilecek yerlerin adresinin eskisi gibi uygulamada görünmesi,

    14) İş Kanunu hükümleri ve ilgili mevzuat uyarınca işbu talepler sebebiyle hiçbir Trendyol kurye işçisinin işten çıkarılmaması,

    15) İşe alımların 6 ay süreyle yapılabilmesi ve Trendyol kurye işçilerine işe alım yapılacağının bildirilmesi,

    16) Özel sağlık sigortasını Trendyol kurye işçilerinin karşılamaması, Trendyol’un özel sağlık sigortasını ödemesi. 

    17) Genel merkezdeki müşteri temsilcilerinin eğitilerek yetkilendirilmesi.

    18) Mağaza ve restoranlardan alınan siparişlerin zarar görmesi ve bozulması durumunda slotların kapatılmaması

     
     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TİP Sözcüsü Sera Kadıgil: 42 milyar 22 milyon lira kâr eden Koçlar işçiye poşet çayı çok görüyor

    TİP Sözcüsü Sera Kadıgil: 42 milyar 22 milyon lira kâr eden Koçlar işçiye poşet çayı çok görüyor


    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Koç Üniversitesi Hastanesi’nde hak ihlallerine tepki göstermeleri ve sendikalı olmaları sebebiyle için işten atılan emekçileri Meclis gündemine taşıdı.

    Türkiye’nin en büyük sermaye gruplarından olan Koç Holding’in, 2022 yılının ilk 9 ayında net kârını yüzde 346 artırdığını hatırlatan Kadıgil, “İşçilerin sırtından 42 milyar 22 milyon lira kâr eden Koçlar, işçiye 1 TL bile etmeyen poşet çayı çok görüyor. İşçilerin emeğini, alın terini, haklarını çalanlar ve Kod 46 ile tarihe yazılacak asıl hırsız sizsiniz” dedi.

    Bugün 19. gününe giren Koç Üniversitesi Hastanesi’nde sendikalı oldukları için işten atılan taşeron işçilerin yaşadığı hak ihlallerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na soran Kadıgil, “İşçilerin “tacizci müdürün hastaneyle ilişiğinin kesilmesi, sendikalı çalışmanın önünün açılması ve kimseye sendika tercihinden dolayı baskı yapılmaması, atılan işçilerin işe geri alınması, angaryaya, mobbinge ve tacize son verilmesi, taşeron şirketler aracılığıyla değil, kadrolu çalışmak” taleplerinin kabul edilmesine dair Bakanlığınızın herhangi bir çalışması olacak mıdır?” dedi.

    Kadıgil Bakan Vedat Bilgin’e şu soruları yöneltti;

    1. Anayasa’nın 49/2 hükmünün “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır” ifadesiyle Devlete pozitif bir yükümlülük yüklemesine karşın; hak ihlalleri ve emek sömürüsüne karşı Koç Üniversitesi Hastanesi’nde 15 gündür direnen işçilerin, kamu düzenini ilgilendiren talepleri ile ilgili olarak Bakanlığınız tarafından görevlendirilen bir müfettiş var mıdır? İnceleme başlatılmış mıdır?
    2. Poşet çay ya da elma nedeniyle Kod 46 ile işten çıkarılan kaç işçi bulunmaktadır?
    3. Son bir yılda Koç Üniversitesi Hastanesi’nde çalışan kaç taşeron işçi kıdem tazminatına hak kazanmıştır? Kanuni hakkın doğmaması için kanuna karşı hileyi kullanarak şirketleri yıl dolmadan değiştirilen işçilerin yaşadığı mağduriyet için Bakanlık ilgili işverenlere karşı herhangi bir cezai müeyyide uygulayacak mıdır?
    4. Sistematik hale gelen angarya, mobbing ve taciz ile ilgili sessiz kalan işverenler; ilgili personeller ile ilgili işlem başlatıp başlatmadığı Bakanlığınız tarafından takip edilmekte midir?
    5. Anayasal sendikal örgütlenme hakkının kullanımında karşılaşılan baskı ve engellemeler ile ilgili Bakanlığınızca nasıl bir yol izlenecektir?
    6. İşçilerin “tacizci müdürün hastaneyle ilişiğinin kesilmesi, sendikalı çalışmanın önünün açılması ve kimseye sendika tercihinden dolayı baskı yapılmaması, atılan işçilerin işe geri alınması, angaryaya, mobbinge ve tacize son verilmesi, taşeron şirketler aracılığıyla değil, kadrolu çalışmak” taleplerinin kabul edilmesine dair Bakanlığınızın herhangi bir çalışması olacak mıdır?

    Öte yandan TİP İstanbul İl Örgütü üyeleri Cumartesi günü direnişteki işçilere destek ziyaretinde bulunarak  hukuksuz biçimde işten çıkarmaların ve sendikalaşma önündeki engellerin bir an önce son bulmasını talep etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***