Etiket: Selahattin Demirtaş

  • Z Kuşağı, 7 milyonluk kocaman bir pasta: En büyük dilimi alan seçimi kazanacak

    Z Kuşağı, 7 milyonluk kocaman bir pasta: En büyük dilimi alan seçimi kazanacak

    Belli bir kanaate ulaşmış kişiler, fikirlerinin değişmesinden hoşlanmazlar. Kanaatlerini çürütecek onlarca kanıt bulunsa dahi zor bela ulaşıp benimsedikleri kanaat bir aidiyet doğurur ve ona sımsıkı sarılırlar.

    Böylesi bir kanaate ulaşmış kişiyi, fikrini değiştirmeye zorlamak, boşa zaman harcamak, hatta belaya davetiye çıkarmakla eştir.

    Dolayısıyla seçmene, henüz bir kanaat oluşmadan ulaşmak gerekir.

    YSK yakın zamanda açıkladı: 7 milyon yeni seçmen var. Bu şu demek: Bu seçimde ilk kez oy kullanacak bir kesim söz konusu ve o kesim 18-23 yaş arasında…

    Unutmamalı ki, 15 Ekim 2012 kurulan HDP, 2015’te, katıldığı ilk seçimde %13,1’lik oy oranıyla mecliste 80 milletvekili ile temsil edilmeye hak kazanmıştı. Yani geçerli oyların yaklaşık 5 milyon 850 binini almıştı.

    7 milyon yeni seçmen demek; dengeli bir dağılımla bir partiye 70 ile 100 koltuk kazandıracak bir kesim, bir irade demektir.

    ***

    HDP’nin bir siyasi aktör olarak ülke dinamiğinde etkin rol oynayacağının ilk emaresiydi 7 Haziran seçimleri. Lakin gözden kaçan şuydu: Bu seçimde AK Parti, ilk kez statükosunu kaybetti ve her seçimde kendisine oy veren milliyetçi ve muhafazakâr (dindar Kürt seçmenler gibi) seçmenin bir kısmı, HDP ve MHP arasında bölündü. Bir yeniden mevzilenme yaşandı.

    Seçmen iradesinde nadir görülen anlardan biriydi bu. Ancak bunu radikal bir kırılma olarak okumak yanlış olur. Zira AK Parti yorgundu; 13 senedir (3 dönem) tek başına iktidardaydı. 17-25 Aralık yolsuzluk skandalının üstü henüz örtülememişti. Ülke bir şiddet sarmalından geçiyordu.

    Bu seçimde AK Parti başkanlık sistemine geçiş vaadi ve Yeni Türkiye iddiaları; CHP parlamenter sistem, Kemalist ve elitist söylemler; MHP ‘saray’ masalı; HDP ise ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ sloganı ve Türkiyeleşme savıyla seçmenin karşısına çıkmıştı.

    25’inci dönemin 550 yeni üyesinin belirlendiği genel seçimlere katılım yüzde 83,92 olarak gerçekleşmiş, YSK da seçim sonuçlarını 18 Haziran’da açıklamıştı.

    Bağımsız hiçbir adayın meclise giremediği bu seçimde, HDP ile MHP aynı sayıda vekil çıkarmıştı: 80.

    Siyasi düşünceleri çok farklı olan partilerin dahi koalisyon kurabilmeleri mümkünken 7 Haziran’da hiçbir koalisyon formülü tutmadı.

    45 gün içinde Bakanlar Kurulu oluşturulamadığı için seçimlerin 1 Kasım’da yenileneceği ilan edildi.

    Türkiye siyasi tarihinde bir ilk yaşandı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim hükümeti için AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu’nu görevlendirdi. Erdoğan ve TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, meclise giren partilerin vekil sayılarına göre bakanlık dağılımını belirledi.

    Bağımsız olması gereken 3 bakan haricinde AK Parti’ye 11, CHP’ye 5, MHP ve HDP’ye 3’er bakanlık düştü. Bakanlık daveti gönderilen CHP’li hiçbir vekil seçim hükümetinde yer almayı kabul etmedi.

    MHP’den ise sadece Tuğrul Türkeş daveti kabul etti. Türkeş sürecin devamında partisinden ihraç edildi ve Ankara’dan AK Parti milletvekili adayı oldu. HDP’den Levent Tüzel bakanlık davetini geri çevirdi, daveti kabul eden HDP’li Ali Haydar Konca ve Müslüm Doğan ise sadece 25 gün sonra bakanlıktan istifa ettiler.

    Sonrası ise acılarla dolu bir süreç değil, acının ta kendi, acının tarihi yaşandı: Diyarbakır’da HDP mitinginde patlayan bomba hortlayan terörün habercisi oldu. Suruç’ta 32 kişi hayatını kaybetti. Takibinde aynı evde kalan iki polis, vahşi şekilde infaz edildi.

    Hemen akabinde de, Ankara’da, 10 Ekim Cumartesi günü, “Barış Mitingi” öncesi toplanma yeri olarak belirlenen Ankara Garı önünde 102 kişi katledildi.

    Saldırının ardından partiler mitinglerini iptal etti. Seçim meydanları diğer seçime göre daha sönük geçse de sonuçları en ‘anlamlı’ (?) seçimlerden biri oldu.

    Ve seçim 1 Kasım 2015’de tekrarlandı. AK Parti yüzde 49,48, CHP yüzde 25,31, MHP yüzde 11,90, HDP ise yüzde 10.75 oranında oy aldı.

    AK Parti, Haziran’dan Kasım’a, 5 aylık süre içerisinde hanesine 5 milyona yakın oy kattı.

    Bu süreci uzun uzadıya anlatmamın sebebi, o 5 ayda yer yahut renk değiştiren 5 milyon oyun, ülkenin şimdi içinde bulunduğu durumun kısmi mesulü oluşuna inanmam.

    Hani bu seçimde ilk kez oy verecek 7 milyon seçmenden söz ediyoruz ya…

    Kemikleşmiş, belli bir kanaate ulaşmış oyların üzerine, bu 7 milyonluk pastadan en büyük dilimi koparan, muhtemel ki seçimin de kazananı olacak.

    ***

    Sanıyorum 2020 Eylül’ü yahut Ekim’iydi. Gürsel Tekin, bir ‘Z Kuşağı Raporu’ açıklamıştı. 7 milyon gencin ilk kez oy kullanacağını belirterek, “Z Kuşağı’na mensup genç sayısı yaklaşık 13 milyon. Bir sonraki seçimde 7 milyon genç ilk kez oy kullanacak. 13 milyon genç az değil, toplam seçmenin yüzde 20’sine tekabül ediyor. İstediklerini hükümete getirir, istediklerini de hükümetten indirirler” demişti.

    Tekin’e göre, bu kuşağa mensup gençlerde AK Parti’nin oy oranı yüzde 25’i geçmiyordu.

    İşin tuhaf yanı şu: Tekin, CHP dâhil hiçbir partinin Z Kuşağı için tam anlamıyla organize olmadığını söylemişti.

    Bu, bugün de haklılık payını koruyan fevkalade acı bir hakikat.

    Eğer CHP, elinde bu rapor varken, bu hakikat çırılçıplak dururken, ona uygun tercihler yapmıyorsa, epeydir kulislerde söylenen şeye kulak kabartmak gerekiyor: Aslında iktidara oynamıyor!

    Hiç kuşkusuz, bunu düşünmüyorum.

    Erkan Baş’ın, muhalefete en az zarar verir şekilde liste çıkaracaklarını açıklamasını da abes görmediğim gibi.

    Bir siyasi parti, elbette rekabetçi olacak ve ülke çıkarları kadar kendi çıkarlarını da gözetecek.

    Ancak benim anlamadığım, HDP’nin Selahattin Demirtaş’ın cezaevine girişinden bu yana umulan sıçramayı bir türlü yapamaması.

    Okuduk, gördük; önce Hasan Cemal, peşi sıra Cengiz Çandar Yeşil Sol Parti’den aday…

    Şu ya da bu, haklı yahut haksız kimi gerekçelerle bir kişi aday gösterilebilir. Ama bu seçimin hayatî bir seçim olduğunu dile getirmişken… Parlamenter seçimin savunuculuğuna soyunmuşken… İktidarı değiştirmeye bunca yaklaşmışken… Senin hedeflerinle örtüşüp örtüşmediği şüpheli iki ismi niye aday gösterirsin?

    Lütfen, söyler misiniz: Hasan Cemal ve Cengiz Çandar, ilk kez oy kullanacak 7 milyon seçmen için ne ifade ediyor? Bu seçmenlerin kaçı, sırf Hasan Cemal ve Cengiz Çandar orada diye Yeşil Sol Parti’ye oy verir?

    ***

    HDP’nin birincil arzusu ve onarmayı umduğu şey, evrensel hukukun dışına itilmiş, Kürt meselesinde katı bir şovenizm ve inkâr politikasında donup kalmış sistemi restore etmek; özgürlükçü bir platformda kangrene dönmüş Kürt sorununa çözüm bulmak ve bu iradeyi kabul edilir kılmak.

    Muhtemel ki adaylarını, Kılıçdaroğlu’nun ana hatlarını çizdiği parlamento çatısı altında birincil arzuları ve çözüm sürecinin ihtiyaçları doğrultusunda belirliyorlar.

    Cengiz Çandar ve Hasan Cemal’i tercih edişleri de olsa olsa bu arzunun dışavurumu.

    Ne var ki, Hasan Cemal ve Cengiz Çandar liberal kimliğe sahip; militarist askeri vesayet sisteminin karşına 2. Cumhuriyet projesini koyan, AB demokrasisini kıble edinmiş kişiler.

    Sol böylesi şahsiyetlere ‘sıcak’ bakar, onları şu şartlar altında dahi kabullenir mi? Burası muamma…

    Kabul; bu iki isim Avrupa ve ABD üzerinde görece etkisi olan isimler. Ama HDP bu arenada at koşturmayı düşünmüyorsa, siyasetini bunun üzerine kurmayacaksa, fazlalık sayılmasa da gereksiz isimler.

    Bilhassa gençlerin beklentileri bağlamında karşılığı olmayan kişiler.

    Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın cezaevine gönderilmesinde oyu olan bir partinin genel başkanına, sırf AK Parti gitsin diye oy vermek ne kadar doğruysa; bu iki isme oy vermek de o kadar doğru.

    Öte yandan HDP içinde de ideolojik saiklerle bu isimlere karşı bir tavır var.

    Savunanlar ise şunu söylüyor: Bu ikili ve temsil ettiği zihniyet, çözüm sürecinde MİT’le masaya otururken o süreci destekledi.

    Gel gör ki, hangi taktiğe karşılık geliyor, anlamasam da, 2. Cumhuriyetçilerle Z Kuşağı’nı ikna etmek imkânsız.

    Denebilir ki, yalnız bu isimler yok. Doğru, yalnız bu isimler yok. Ancak var olan, meclis çatısındaki isimler de Z Kuşağı’nın oyunu mutlak suretle alacağını düşündüğümüz isimler değil.

    Eğer havuz genişletiliyorsa 7 milyon oy hedeflenmeden hamle yapmanın bir anlamı var mı?

    Hasan Cemal ve Cengiz Çandar’ın künyesini ortalığa saçmak terbiyesizlik olur elbette. Dün dündür değil, hiç kuşkusuz, ancak getirisi kadar götürüsü olan bir hamlenin “yeni” bir şey doğurmayacağını da bilmek gerekmez mi?

    Tüm bunların ardında, “ille de AK Parti’siz yeni bir dönem” arzusu var. O ilk kez oy kullanacak 7 milyon seçmenin beklentisini karşılayacak bir hamle ise ufukta bile gözükmüyor.

    İstisna: Demirtaş’ın dünkü (6 Nisan) sosyal medya paylaşımı. Gençlere çağrısı…

    Sosyal hayatın içinde değilken bile toplumu bunca iyi çözümlemiş ve kazanmaya yönelik doğru hamleler yapanlara ihtiyaç var; Demirtaş gibi…

    ***

    Hatırlayalım; Ferhat Tunç Aydın’dan, Barış Atay ise memleketi Hatay’dan aday gösterildi son seçimde.

    Cumhuriyet gazetesi muhabiri Ahmet Şık, HDP’nin İstanbul 2. bölge 1. sıra milletvekili adayı oldu.

    Kapatılan Azadiya Welat gazetesi ve KHK ile kapatılan GÜN TV’nin eski genel yayın yönetmeni olan Tayyip Temel, Van listesindeydi.

    ÖSP ve TİP dışında yedi farklı sol, sosyalist parti ve yapının temsilcileri de HDP listesinde kendine yer bulmuştu: Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Başkanı Rıdvan Turan; Devrimci Parti Genel Başkanı Musa Piroğlu; Sosyalist Meclisler Federasyonu’ndan Dilşat Canbaz ve Erkan Baş; Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy; ESP Genel Başkanı Murat Çepni; Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları… vs.

    Ortaya çıkan manzara hepimizce aşikâr.

    Ahmet Şık’ın, Barış Atay’ın, Erkan Baş’ın nerede oldukları belli.

    Demek ki, taşıma suyla değirmen döndürmek pek doğru değil. İdeolojik paydaşlık olmadıkça, aidiyet hissi kurulmamışsa, birlikte yürümek zor.

    Nitekim bakıyoruz; Sırrı Sakık ve Sırrı Süreyya Önder, tekrar gündemde.

    Açık açık söylenmese de çok belli; bir “vitrin yüzü”, hadi yumuşatalım, bir “ekran yüzü”, biraz daha yumuşatmak gerekirse bir “ağzı laf yapan, kendini dinleten”e ihtiyaç duyuluyor.

    Ancak yine de şu soru karşılığını tam olarak bulmuyor: Bu seçimde ilk kez oy kullanacak 7 milyon seçmenin beklentilerine karşılık geliyor mu bu isimler?

    Tüm kalbimle itiraz ediyorum: HDP, serpilmekte olan siyasi uygunculuk kültürünün bir kurbanı olamaz. Olmamalı. Ama görünen o ki, Demirtaş, her ne kadar tutuklu bulunduğu cezaevinden sosyal medya paylaşımlarıyla bir siyasi irade sergileyip kitlelerin heyecanını harlı tutmaya çalışsa da… Üzülerek söylüyorum: HDP’nin “o eski halinden eser yok” ne yazık ki…

    Daha Fazla Göster:
    cengiz çandarCHPGürsel TekinHasan CemalHDPKemal KılıçdaroğluLevent TüzelSelahattin Demirtaşyeni seçmenYSKZ kuşağı

    BERKE KAYA
    06 Nisan 2023 GÖRÜŞ

    Kaynak: Kronos
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Demirtaş, gerekenden hüküm giydiğinde bunlar konuşamayacak’

    ‘Demirtaş, gerekenden hüküm giydiğinde bunlar konuşamayacak’


    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 TV, 360 ve tv4 ortak yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 

    Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ilişkin çok konuşulacak ifadeler kullandı.

    Erdoğan, “Bay bay Kemal’in HDP’den alacağı destek sonrası yapacağı iş bu ülkeyi terör örgütünün ajandaları içine sokmaktır. Demirtaş hüküm giymesi gerekenden henüz hükmünü almadı. 4 yıl 8 ay gibi bir süreci yaşıyor. Asıl hüküm giydiğinde o zaman bunları konuşamayacaklar” dedi.

    “TAKİPÇİSİYİZ”

    Erdoğan ayrıca “Bir taraftan bu süreç de çalışıyor. Şu an bunun da takipçisiyiz. Dağdakiler ne yapıyor? Açıklama yapıyor. Dağdakiler bunu hangi rehavet ile yapıyor. Devamlı toplumu bu şekilde bilgilendiriyorlar. Bu dağdaki teröristlerin beyanları ile toplum adeta yanlış istikamete yönlendiriliyor” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Selahattin Demirtaş seçimlerde TİP’e başarılar diledi: Bundan sonrası ortak karara destek vermektir

    Selahattin Demirtaş seçimlerde TİP’e başarılar diledi: Bundan sonrası ortak karara destek vermektir


    HDP eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın seçime nasıl gireceğinin artık netleştiğini söyledi. 

    Demirtaş, “Türkiye İşçi Partili arkadaşlarımıza, İttifak çatısı altında kendi amblemleriyle girecekleri seçimde başarılar diliyoruz” dedi.

    “BUNDAN SONRASI ORTAK KARARA SAYGI DUYMAK, DESTEK VERMEKTİR”

    Demirtaş, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarda şunları söyledi:

    Uzun tartışmalar ve değerlendirmeler sonucunda, Emek ve Özgürlük İttifakının seçime nasıl gireceği artık netleşti. Herkes, hepimiz görüşlerimizi paylaştık. Bundan sonrası ortak karara saygı duymak, destek vermektir.

    Türkiye İşçi Partili arkadaşlarımıza, İttifak çatısı altında kendi amblemleriyle girecekleri seçimde başarılar diliyoruz. Bizler de hep birlikte, Yeşil Sol Parti’yi en az 100 milletvekiliyle Meclis’e göndermek için canla başla çalışıyoruz.

    Şimdi Yeşil Sol zamanı. İş zamanı, çalışma zamanı, başarma zamanı. Hepimize kolay gelsin.

    ORTAK LİSTE ÇAĞRISI YAPMIŞTI

    Selahattin Demirtaş, geçtiğimiz gün de sosyal medyadan bir paylaşımda bulunmuş ve tüm sosyalist ve demokratları Yeşil Sol Parti’nin listelerini destekleme çağrısında bulunmuştu.

    Demirtaş, “Meclis’te, alanlarda ve cezaevlerinde yıllardır direnen sosyalistler olarak, Türkiyeli tüm yoldaşlarımızı parlamentoda en güçlü şekilde görmek istiyoruz. Her bir arkadaşımız birbirinden değerlidir, yıpratılmaları asla doğru olmaz” ifadelerini kullanarak şunları söylemişti:

    Tek bir milletvekilliğinin bile geleceğimizi belirleyeceği bu seçimde Türkiye’nin tüm sosyalistlerini, tüm demokratlarını Yeşil Sol Parti listelerine güç vermeye, güç almaya çağırıyoruz. Gültan başkanımızın çağrısını yerde bırakmayalım.

    Aynı şekilde, tüm Kürt partilerini de demokrasi ruhuyla Yeşil Sol Parti’de buluşmaya çağırıyoruz. Değerli yol arkadaşlarımızın, çağrılarımızı karşılıksız bırakmayacaklarını umuyor, herkese dostça selam, sevgilerimizi gönderiyoruz.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Selahattin Demirtaş: Tüm sosyalistleri ve demokratları Yeşil Sol Parti listelerine güç vermeye çağırıyoruz

    Selahattin Demirtaş: Tüm sosyalistleri ve demokratları Yeşil Sol Parti listelerine güç vermeye çağırıyoruz


    Türkiye 14 Mayıs seçimlerine doğru giderken, Emek ve Özgürlük İttifakı içerisinde yaşanan liste tartışmalarına ilişkin bir çağrı da Selahattin Demirtaş’tan geldi.

    Sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşımda bulunan Demirtaş, tüm sosyalistleri ve demokratları Yeşil Sol Parti listelerine ‘güç veremeye’ çağırdı.

    Gültan Kışanak’ın yazısına da atıfta bulunan Demirtaş, paylaşımlarında şu ifadeleri kullandı:

    Mecliste, alanlarda ve cezaevlerinde yıllardır direnen sosyalistler olarak, Türkiyeli tüm yoldaşlarımızı parlamentoda en güçlü şekilde görmek istiyoruz. Her bir arkadaşımız birbirinden değerlidir, yıpratılmaları asla doğru olmaz.

    Tek bir milletvekilliğinin bile geleceğimizi belirleyeceği bu seçimde Türkiye’nin tüm sosyalistlerini, tüm demokratlarını Yeşil Sol Parti listelerine güç vermeye, güç almaya çağırıyoruz. Gültan Başkanımızın çağrısını yerde bırakmayalım.

    Aynı şekilde, tüm Kürt partilerini de demokrasi ruhuyla Yeşil Sol Parti’de buluşmaya çağırıyoruz. Değerli yol arkadaşlarımızın, çağrılarımızı karşılıksız bırakmayacaklarını umuyor, herkese dostça selam, sevgilerimizi gönderiyoruz.

    GÜLTAN KIŞANAK’TAN TİP ELEŞTİRİSİ

    Gültan Kışanak, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) milletvekili seçimlerine ayrı girme kararını eleştirdi. Kışanak, “Ortak seçim listesi de olmayacaksa, bu ittifak artık bir seçim ittifakı niteliğinde değildir” ifadelerini kullandı.

    Kışanak, “Bir sosyalist olarak…” başlıklı yazısında şu ifadeleri kullanmıştı:

    “HDP’nin ve bu seçime girecek olan Yeşil Sol Parti’nin de Kürt sosyalistler, yurtseverler ve Türkiye sosyalist hareketinin ortak partisi olduğunu da hatırlatmak isterim. Yani Meclis’te tek sosyalist parti TİP değil. Bu hakikatleri dikkate alarak, bir tek oyu bile heba etmeye kimsenin hakkı olmadığının da altını çiziyorum”

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş, ‘seçim gecesi devreye sokulacak’ planın detaylarını anlattı: Daha sandıklar açılmadan…

    Demirtaş, ‘seçim gecesi devreye sokulacak’ planın detaylarını anlattı: Daha sandıklar açılmadan…


    Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine ilişkin uyarılarını sürdürüyor. 

    Gazete Pencere için kaleme aldığı yazıda seçim gecesi trol ordularının sosyal medyada devreye sokulacağını vurgulayan Demirtaş, “Daha sandıklar açılmadan oy oranı verecek, ‘Erdoğan kazandı’ algısını ilk dakikalarda oturtmaya çalışacaklar. Böylece bizim motivasyonumuzu kırmayı deneyecekler. Sandıkta, seçim kurullarında ve Yüksek Seçim Kurulu’nda yapılacak hilelerle, yine ilk dakikalarda yayacakları çeşitli görsellerle ve videolarla Erdoğan’a oy yazmaya çalışacaklar” ifadesini kullandı. 

    Tutuklu siyasetçi, tüm bu işler için ayarlanmış hakimler, emniyet personelleri, satın alınmış gazeteciler, Anadolu Ajansı ve binlerce trol hesabın şimdiden hazır beklediğini dile getirdi: “2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansının neler yaptığını hatırlayın lütfen. İlk sonuçlara göre İstanbul, Ankara, Adana, Mersin gibi şehirleri AKP adayları açık ara kazanmışlardı, değil mi? Peki gerçek sonuçlar öyle miydi?”

    Demirtaş’ın Gazete Pencere’de ‘Trol ordusu komutanı Fahrettin ne yapmak istiyor?‘ başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:

    “Seçim süreci başladı, geri sayım hızlandı. Adaylar, partiler çalışmalara başladılar.

    Çalışmaya başlayan birileri daha var. Seçmeni vaatler ve program üzerinden ikna edemeyeceğinden emin olan AKP yönetimi; manipülasyon, algı, tehdit, şantaj planları hazırlamış durumda.

    Bu planları uygulamak için devasa bir trol ordusu kuruldu, parası da devletin yani milletin cebinden ödendi.

    Erdoğan’ın seçimler için en güvendiği ordusu, işte bu trol ordusudur. Ordunun komutanı da çakma Goebbels Fahrettin’dir.

    FAHRETTİN’İN ASKERLERİ NE YAPIYOR?

    Öncelikle işleri yalan haber üretip olabildiğince yaymak, gerçeğin görülmesini engellemek, özel seçilmiş kişileri karalamak, muhalefeti birbirine karşı kışkırtmak, Erdoğan’ın kesinlikle kazanacağı yalanını yaymak ve rakiplerine saldırmak. Bunları biliyoruz.

    “Bunun için ordu kurmaya gerek yok ki. On asker ve bir Onbaşı Fahrettin ile bunların hepsi yapılır” diyorsanız haklısınız. Çünkü bu ordunun asıl görevi, seçim günü ve oy sayımı sırasında manipülasyon yapmak olacak.

    TROL ORDUSU SEÇİM AKŞAMI NE YAPACAK?

    Daha sandıklar açılmadan oy oranı verecek, ‘Erdoğan kazandı’ algısını ilk dakikalarda oturtmaya çalışacaklar. Böylece bizim motivasyonumuzu kırmayı deneyecekler. Sandıkta, seçim kurullarında ve Yüksek Seçim Kurulunda yapılacak hilelerle, yine ilk dakikalarda yayacakları çeşitli görsellerle ve videolarla Erdoğan’a oy yazmaya çalışacaklar.

    Tüm bu işler için ayarlanmış hakimler, emniyet personelleri, satın alınmış gazeteciler, Anadolu Ajansı ve binlerce trol hesap hazır bekliyordur. Bundan emin olabilirsiniz.

    2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansının neler yaptığını hatırlayın lütfen. İlk sonuçlara göre İstanbul, Ankara, Adana, Mersin gibi şehirleri AKP adayları açık ara kazanmışlardı, değil mi? Peki gerçek sonuçlar öyle miydi?

    TROL ORDUSU MU KAZANACAK, HALK GÜCÜ MÜ?

    Yalnız, her şeyi en ince ayrıntısına kadar hesapladığını zanneden Fahrettin bir şeyi atlamış durumda. Emrindeki trol ordusunun karşısında on milyonlarca gönüllüden oluşan bir halk gücü var.

    Her yerde sandıklara sahip çıkacak gönüllüler ile sosyal medya manipülasyonlarını boşa çıkaracak aktivistler, bu halk gücünün en etkili parçası olacak.

    Tüm duyarlı sosyal medya kullanıcılarından bir ricam var. Hem sosyal medyadaki tehlikeleri sürekli anlatın hem trol hesaplarını teşhir ve şikayet edin hem de partilerin sosyal medya ekiplerine gönüllü olarak katılın lütfen. Gönlünüz hangi partideyse o partinin sosyal medya ekiplerine katılın.

    Lütfen unutmayın; bu süreçte sosyal medya hesaplarınızı tümüyle doğru bilgi için ve manipülasyonların önüne geçmek için kullanmalısınız. Evet, belki seçim sadece sosyal medyada kazanılmaz ama sosyal medyadan kaybedilebilir.

    Buradan, Edirne Cezaevindeki hücremden, bu satırları okuyan herkese, özellikle de gençlere sesleniyorum: Lütfen, sandık müşahidi olmak için kendinizi hazırlayın. Kazanacağınız seçimi yani geleceğinizi çalmalarına asla izin vermeyin.

    FAHRETTİN’E BİR TAVSİYE

    Generalcik Fahrettin’e gelince…

    Bu kadar hızlı gitme derim Fahrettin. Bir an dönüp bakacaksın ki arkanda ordu falan kalmamış, hepsi firar etmiş. Herkes kaçar, kurtulur, olan sana olur.

    Çima diya te ji te re qet negotiye, kuro Fexredîn: Olaylara karışma.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Selahattin Demirtaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek: Oy uğruna Kur’an-ı Kerim’i pazarlamaya çalışmak mı, seccadeye yanlışlıkla basmak mı günah?

    Selahattin Demirtaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek: Oy uğruna Kur’an-ı Kerim’i pazarlamaya çalışmak mı, seccadeye yanlışlıkla basmak mı günah?


    Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ‘seccadeye basma’ tartışmasına dahil oldu.

    Demirtaş, yaptığı paylaşımda, “Milletin parasını çalmak mı, oy uğruna Kur’an-ı Kerim’i pazarlamaya çalışmak mı yoksa seccadeye yanlışlıkla basmak mı günah?” sorusunu sordu.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seccadeye ayakkabı ile bastığı bir kare, yandaşlar tarafından sosyal medyada gündem haline getirilerek, Kılıçdaroğlu’na bir linç girişimi başlatılmıştı.

    Selahattin Demirtaş da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Kılıçdaroğlu’na destek verdi.

    Demirtaş, paylaşımında şunları söyledi:

    Milletin parasını çalmak mı, oy uğruna Kur’an-ı Kerim’i pazarlamaya çalışmak mı yoksa seccadeye yanlışlıkla basmak mı günah? Doğru cevabı bilmek için Müslüman olmaya gerek yok, insan olmak yeterli.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş’tan İYİ Parti paylaşımı: Bu tür saldırılar asla iktidardan bağımsız yapılamaz

    Demirtaş’tan İYİ Parti paylaşımı: Bu tür saldırılar asla iktidardan bağımsız yapılamaz


    Edirne F Tipi Cezaevi’nde 6 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “İYİ Parti’ye yapılan saldırıyı lanetliyorum, bu tür saldırılar asla iktidardan bağımsız yapılamaz” değerlendirmesini yaptı. 

    İYİ Parti’ye yapılan saldırıyı lanetleyen Demirtaş, Twitter hesabından şu ifadeleri kullandı: 

    “İyi Parti’ye yapılan saldırıyı lanetliyorum. Bu tür saldırılar asla iktidardan bağımsız yapılamaz. Birileri seçim kampanyasını silahla, tehditle yürütmek isteyebilir ama herkes kararlılıkla, cesaretle 14 Mayıs’a hazırlanmalı. Sabredin, birlikte değiştireceğiz.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş’tan Erdoğan’a: Çekil aradan, Allah rızası için düş artık halkın yakasından

    Demirtaş’tan Erdoğan’a: Çekil aradan, Allah rızası için düş artık halkın yakasından


    Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın kamuoyunda da büyük tepki çeken açıklamalarını eleştirdi. 

    Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde yaklaşık 10 saat arayla meydana gelen, başta Hatay olmak üzere Gaziantep, Osmaniye, Malatya, Adıyaman, Adana, Kilis, Diyarbakır, Elazığ  ve Şanlıurfa’da da yıkıma neden olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından arama – kurtarma çalışmaları yetersiz kalmış, yurttaşlar yaşananlara isyan etmişti.

    Erdoğan ise bu süreçte kimsesiz bırakıldığını düşünen ve “Enkaz bölgelerinde asker yok, polis yok” diyen depremzedelere çıkışmıştı:

    “Bazı haysiyetsiz, açık konuşuyorum, namussuz kişiler kampanya yaparak ‘Hatay’da biz asker göremedik, jandarma göremedik, polis göremedik’ gibi yalan, yanlış iftiralar atıyorlar. Bizim askerimiz şereflidir, jandarmamız şereflidir, polisimiz şereflidir. Ama bu şerefsizlerin ağzına biz onları meze yaptırmayız.”

    ‘DÜNYANIN YARDIMINI TOPLUYORUZ, SENİ AŞIP KARDEŞLERİMİZE ULAŞTIRAMIYORUZ’

    Kişisel Twitter hesabında verdiği mesajları “Sorun ne biliyor musun Erdoğan?” başlığı altında paylaşan Demirtaş, şunları kaydetti:

    “Memleketin tüm yetkileri senin elinde, dünyanın yardımını topluyoruz da seni aşıp kardeşlerimize ulaştıramıyoruz. Sorun sensin Erdoğan. Sen dehşet acılar yaşayan insanlara baktığında evladını, anneni, babanı, canları görmüyorsun. Onları birer oydan ibaret nesneler olarak görüyorsun. Sorun sensin Erdoğan. 

    ‘DÜŞ ARTIK BU HALKIN YAKASINDAN’

    Sen sevmeyi, ağlamayı, sarılmayı, merhameti unuttun. Biz 85 milyon, seninle başka dünyaların insanlarıyız, insanlığı unuttun. Sorun sensin Erdoğan. Yasaklama, engelleme, hakaret, tehdit etme, küfretme. Çekil aradan. Biz kendi yaralarımızı sararız, sen gölge etme yeter. Allah rızası için düş artık bu halkın yakasından Erdoğan.”

    KILIÇDAROĞLU’NA DESTEK VERMİŞTİ

    Öte yandan Demirtaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun “Halkımızın halini yerinde gördüm. Yaşananlara siyaset üstü bakmayı, iktidarla hizalanmayı reddediyorum. Bu çöküş tam da sistematik rant siyasetinin sonucudur. Erdoğan’la, sarayıyla ve rant çeteleriyle hiçbir zeminde buluşmayacağım. Ben halkımın kavgasını vereceğim. Sonuna kadar” şeklindeki paylaşımını alıntılayarak destek vermişti:

    “Hem güçlü bir dayanışma hem de güçlü bir siyasi duruş, bu zor dönemi el ele vererek atlatmamız için çok önemlidir, kıymetlidir.”

    Ana muhalefet partisi liderinin bu süreçte sık sık başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere iktidar kanadı temsilcilerince hedef alındığını not düşelim.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş seçmenlere seslendi: ‘Bu sahtekarlara günahınızı vermeyin’

    Demirtaş seçmenlere seslendi: ‘Bu sahtekarlara günahınızı vermeyin’


    Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Twitter hesabından açıklamalarda bulundu ve seçmenlere seslendi.

    Demirtaş, Erzurum’da -5 derece soğukta et kuyruğuna giren yurttaşlar üzerine iktidara tepki gösterdi. Demirtaş, “O ülkenin siyasetçileri gece rahat uyuyabiliyorlarsa kesinlikle dürüst değiller demektir! Ben susayım, bu acı durum ortadayken koltuk kavgasına girenlere siz bir şey söyleyin” dedi.

    Seçmenlere seslenen Demirtaş, “Bu dolandırıcılara, sahtekarlara değil oyunuzu, günahınızı bile vermeyin. Değişim düğmesine basın ve bu gidişi değiştirin” çağrısında bulundu.

    Demirtaş şunları ifade etti:

    “Evine et götürebilmek için -5 derece havada et kuyruğuna girmek zorunda kalan halkın ülkesi… O ülkenin siyasetçileri gece rahat uyuyabiliyorlarsa kesinlikle dürüst değiller demektir! Ben susayım, bu acı durum ortadayken koltuk kavgasına girenlere siz bir şey söyleyin. Yeri geldiğinde en sevdiği için her şeyi yapar ama halkı bu durumdayken vicdanı bile sızlamaz. Halkını, en sevdiği kadar sevmeyenler siyasetçi değil, dolandırıcı olur ancak. Halkını yürekten sevmeyenin her sevgisi sahtedir. Bundan kesinlikle emin olabilirsiniz arkadaşlar. Bu dolandırıcılara, sahtekarlara değil oyunuzu, günahınızı bile vermeyin. Değişim düğmesine basın ve bu gidişi değiştirin.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş’tan engellenen tweeti hakkında açıklama: ‘Sıfırlama tweetimi bile sıfırlamışlar’

    Demirtaş’tan engellenen tweeti hakkında açıklama: ‘Sıfırlama tweetimi bile sıfırlamışlar’


    Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunana HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı hakkında ‘Kronometre sıfırlandı’ sözlerine Twitter hesabından, “Halk senin kronometreni durdurunca sıfırı görürsün” paylaşımı yaptı.

    ERDOĞAN’IN TALEBİYLE ENGELLENDİ

    Demirtaş’ın paylaşımına Erdoğan’ın ‘kişilik hakları zedelendiği’ iddiasıyla başvurusu üzerine engellendi. 

    DEMİRTAŞ’TAN AÇIKLAMA

    Demirtaş, erişim engeli haberinin Twitter hesabından paylaşarak açıklama yaptı.

    “Vay arkadaş ya, sıfırlama tweetimi bile sıfırlamışlar! Bu kadar mı korkuyorsunuz” diye yazan Demirtaş, “Görüyorsunuz, her şeyden korkuyorlar arkadaşlar, her şeyden. Cesaretle direnmeye devam etmeli ve geri adım atmadan değişim düğmesine basmalısınız. Birlikte başaracağız, birlikte kazanacağız” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***