Etiket: Selahattin Demirtaş

  • ‘Anayasa bunu söylüyor’ dedi: Erdoğan’ın adaylığına ilişkin Demirtaş’tan açıklama

    ‘Anayasa bunu söylüyor’ dedi: Erdoğan’ın adaylığına ilişkin Demirtaş’tan açıklama


    Türkiye seçimlere aylar kala, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üçüncü kez cumhurbaşkanlığına aday olup olamayacağını tartışıyor. 

    ”ANAYASA BUNU SÖYLÜYOR”

    Altılı Masa Erdoğan’ın Meclis’i feshetmeden aday olamayacağını söylerken; farklı bir çıkış HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan geldi. 

    Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ”Yüksek Seçim Kurulu muhalefetin 5 milyon oyunu iptal etse veya Erdoğan kazanana kadar seçimlerin tekrarına karar verse “Ama bunlar zaten AKP’li” deyip normal mi karşılayacağız? ERDOĞAN MECLİSİ FESHEDERSE ADAY OLAMAZ. Anayasa bunu söylüyor” dedi. 

    ”YAPTIRIM YOKSA HUKUK DA YOKTUR”

    Demirtaş paylaşımının devamında ”Yaptırım yoksa hukuk da yoktur. Yüksek Seçim Kurulu üyeleri suça ortak olurlarsa yargılanacaklarından emin olmalılar. Milyonlarca insanın Yüksek Seçim Kurulunun önüne yığılarak demokratik tepkilerini göstereceklerini bilmeli ve ona göre hareket etmeliler” ifadelerini kullandı. 

    ”HEPSİ AYNI”

    Demirtaş paylaşımlarını ”Bizi içeri atan Erdoğan, içeride tutan ise muhalefetin tepkisizliğidir. Bu tepkisizlik 85 milyonu, daha yıllar boyu sürecek açık cezaevi hayatına mahkum etmektir. Belediyelere, üniversitelere kayyım; HDP’ye kapatma, Gezi, Kobani, ÇHD davaları; İBB’ye kumpas… Hepsi aynı” diyerek sonlandırdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Akif Beki: Demirtaş’ı yalanlayabilir misiniz?

    Akif Beki: Demirtaş’ı yalanlayabilir misiniz?


    Karar gazetesi yazarı Akif Beki, Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve bu süre zarfında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli başta olmak üzere iktidar cenahınca sıklıkla hedef gösterilen eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın son demeçlerini yorumladı. 

    Siyasetçi, dün T24’ten Cansu Çamlıbel’in sorularını yanıtlarken “Erdoğan’ı destekleme kararı alsak sabah erkenden tahliye edilirim ve Cumhurbaşkanlığı helikopteriyle Saray’a götürülürüm, öğlen yemeğini de orada yerim herhalde” ifadesini kullanmıştı. 

    “Olur mu, olmaz mı? Ülkede hukukun ve siyasetin getirildiği noktaya bakıp ‘hayır, imkansız, siyasetin sopası mı canım yargı, ne münasebet, hukuk sanki parti çıkarlarına mı alet ediliyor, saçmalamış’ diyebiliyor musunuz?” sorularını yönelten Beki, şöyle devam etti:

    “Üstünde düşünürken aklınıza, ‘pazarlık teklifi’ gibi şeyler gelebilir. Demirtaş, yanlış anlaşılmasın diye o kapıyı da şu sözlerle kapatıyor: ‘Ama ben buraya kendim olarak girdim ve de öyle çıkacağım. İlk yemeğimi de evimde yiyeceğim, küçük kızıma sözüm var.’ (…)”

    Yazının tamamı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş: ‘Erdoğan kazanacak adaysa niye 170 bin oyu olan HÜDA-PAR’ı ittifaka katmak için çabalıyor’

    Demirtaş: ‘Erdoğan kazanacak adaysa niye 170 bin oyu olan HÜDA-PAR’ı ittifaka katmak için çabalıyor’


    Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine aylar kala siyaset git gide ısınıyor. 

    Sıcak konulardan biri ise AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olup olamayacağı.

    DEMİRTAŞ’TAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

    Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    HÜDA-PAR’ın Cumhur İttifakı ile yaptığı görüşmelere değinen Demirtaş, ”Cumhur İttifakı neden kazanacak aday bulmuyor da hem aday olamayacak hem de kazanamayacak kişide ısrar ediyor? Yok eğer Erdoğan kazanacak adaysa ne diye 170 bin oyu olan HÜDA-PAR’ı da ittifaka katmak için çabalıyor?

    AKP + MHP + BBP + Vatan Partisi + HÜDAPAR Sizce bunları bir araya getiren şey ne olabilir? Ağır bir suç ortaklığı mı? Yoksa yeni bir savaş planının ön hazırlığı mı? Memleket sevdası olmadığı kesin” ifadelerini kullandı.

    ”İKTİDAR KOBANİ’YE SALDIRI PLANI YAPIYOR”

    Demirtaş ayrıca ”İktidar, seçim öncesi Kobani’ye bir saldırı planı yapıyor. Muhalefetin en büyük sınavı, bu sinsi plan karşısında alacağı tutumdur. Oy için başkasının toprağını işgal girişimine “ayaklarına taş değmesin” mi, yoksa seçim uğruna girişilen savaşa cesurca “hayır” mı?” diye yazdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş: Daltonlar Çetesi feci şekilde kaybediyor

    Demirtaş: Daltonlar Çetesi feci şekilde kaybediyor


    Edirne F Tipi Cezaevi’nde 6 yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Twitter hesabından açıklamalarda bulundu.

    Seçim kampanyalarını sosyal medya hesabından yürüten Demirtaş, iktidarı işaret etti ve “Feci kaybediyorlar” dedi.

    Yurttaşlara seslenen Demirtaş şunları ifade etti:

    “Sipariş anketleri piyasaya sürerek “kazanıyoruz” havası yaydıklarına bakmayın, Daltonlar Çetesi feci şekilde kaybediyor. Moralle, coşkuyla, inançla mücadeleyi büyütmeye devam edin. Siz varken Red Kit’e gerek yok.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş’tan dikkat çeken çıkış: ‘Erdoğan’ın adaylığı gayrimeşru’

    Demirtaş’tan dikkat çeken çıkış: ‘Erdoğan’ın adaylığı gayrimeşru’


    Edirne F Tipi Cezaevi’nde 6 yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması tartışmaları üzerine açıklamalarda bulundu.

    Demirtaş Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı yapılmasının “gayrimeşru olduğunu” belirtti.

    Demirtaş şu ifadeleri kullandı:

    “Erdoğan hem diploması olmadığı için hem de olsa bile üçüncü kez cumhurbaşkanı olamayacağından, adaylığı yasaya aykırı ve gayrimeşrudur.

    Yüksek Seçim Kurulunun Erdoğan’ın adaylığını kabul etmesi bu gerçeği değiştirmez. Sadece, Yüksek Seçim Kurulu bir suça daha ortak olur.

    Erdoğan’ın yasa dışı ve gayrı meşru bir aday olarak seçime girmesi sağlanabilir ama pirupak bir aday olarak asla.

    Erdoğan’ın adaylığına karşı Yüksek Seçim Kuruluna itiraz dilekçesi sunacağım. Erdoğan kral mı ki yasalar onu bağlamıyor? Kusura bakmayın, ben kralını tanımam.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Figen Yüksekdağ’a da sahte haber: ‘Demirtaş’ın avukatıyım, annen kaza geçirdi’ dedi

    Figen Yüksekdağ’a da sahte haber: ‘Demirtaş’ın avukatıyım, annen kaza geçirdi’ dedi


    Üç gün önce eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bulunduğu Edirne Cezaevi’ni arayan bir kadın, kendini Başak Demirtaş olarak tanıtarak, kızının trafik kazası geçirdiği yalanını söylediği ortaya çıkmıştı.

    Bu haberin verildiği Demirtaş’ın, yaklaşık bir saat kızı ve eşine ulaşamadığı bildirilmişti. Aynı durumun bir diğer eski eş genel başkan Figen Yüksekdağ’ın da başına geldiği ortaya çıktı.

    Konuyu, Twitter’dan Demirtaş’ın başına gelen olayı hatırlatarak paylaşan Mahsuni Karaman, şunları yazdı: “Bir süre önce kendini avukat Mahsuni Karaman olarak tanıtan bir kişi Kandıra Cezaevi’ni arayıp Figen Yüksekdağ’ın ailesiyle ilgili de benzer beyanda bulunmuştu. Bu aşağılık kötülüğün de organize olduğu kesin.

    Medyascope’tan Ferit Aslan’a konuşan Karaman, söz konusu kişiyle ilgili Yüksekdağ’ın avukatlarının suç duyurusunda bulunduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

    “Ben hiç Figen Yüksekdağ’la görüşmedim. Yaklaşık iki ay önce benim adım kullanılarak aranıyor ve annesinin kaza geçirip ağır yaralandığı söyleniyor. Bu işin organize olduğuna inanıyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş: Mayıs ayı, Erdoğan’ın gidişi için son derece uygun

    Demirtaş: Mayıs ayı, Erdoğan’ın gidişi için son derece uygun


    Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın “Rahmetli Menderes ‘yeter söz milletin’ demiş ve sandıktan büyük bir zaferle çıkmıştı. Milletimiz 73 yıl sonra bir kez daha aynı gün ‘altılı masa’ diyerek karşımıza çıkan darbe şakşakçılarına ‘yeter’ diyecektir” sözleriyle seçim günü olarak 14 Mayıs 2023’ü işaret etmesini yorumladı. 

    Siyasetçi, Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın “Erdoğan’ın seçim tarihi olarak 14 Mayıs’ı işaret etmesine ne diyorsunuz? Demokrat Parti ve tek parti dönemine referans vermesi iktidar için iyi bir fikir mi?” şeklindeki sorusu üzerine şunları söyledi:

    “Erdoğan’ın 73 yıl önceki bir tarihe gönderme yaparak subliminal mesaj vermeye çalışması, halktan da siyasetten de iyice koptuğunun net bir göstergesi oldu.

    ‘ANCAK BUGÜNÜN ERDOĞAN’INA YAKIŞIRDI’

    İnsanlar, yaşadıkları yoksulluktan, ekonominin yol açtığı trajediden dolayı 73 saat önce ne yediklerini hatırlayamaz durumdayken kalkıp 73 yıl önceyi referans vererek heyecan yaratacağını sanmak ancak bugünün Erdoğan’ına yakışırdı.

    ‘HATALI BİR SEÇİM STRATEJİSİ’

    Adnan Menderes’e gönderme yapmak aynı zamanda Erdoğan’ın anlatacak yeni bir hikayesinin olmadığının da itirafıdır. Tek parti ve Menderes dönemi, hele de günümüz gençlerinde hiç heyecan yaratmaz. Tam tersine, geçmişi işaret etmek son derece hatalı bir seçim stratejisi.

    ‘MAYIS AYI ERDOĞAN’IN GİDİŞİ İÇİN SON DERECE UYGUN’

    Muhalefete düşense 73 yıl öncesini değil, 73 yıl sonrasını işaret etmek ve ortaya, buna uygun bir vizyon koymaktır. Aslında mayıs ayı, Erdoğan’ın gidişi için son derece uygun bir ay. Anlaşılan bu mayıs, tarihe geçecek güzel bir mayıs olacak. Şimdiden ‘Yaşasın 1 Mayıs’ diyelim, devamını getiririz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Erdoğan’ın gerçek dava arkadaşıyım’ diyen Arınç’tan yeni açıklamalar: ‘İmamoğlu düşmanımız değil’; Demirtaş sorusuna ‘ironik’ yanıt

    ‘Erdoğan’ın gerçek dava arkadaşıyım’ diyen Arınç’tan yeni açıklamalar: ‘İmamoğlu düşmanımız değil’; Demirtaş sorusuna ‘ironik’ yanıt


    Bir dönem ‘iktidar partisinin özgül ağırlığı’ olarak anılan, AKP hükümetlerinde başbakan yardımcılığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı gibi önemli görevler üstlenen Bülent Arınç, yeni açıklamalarda bulundu.

    DW Türkçe’den Can Bursalı’ya konuşan Arınç, ‘ahmak’ sözüyle Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu için şunları söyledi:

    “Siyasilerin adi suçlar dışında konuşmalarından, düşüncelerinden dolayı yargılanmalarına tamamen karşıyım. Şimdi biz kendi yaşadığımız hayatta bizim için yapılanları affetmedik. Ama bize karşı yapılanların da başkasına yapılmasını da hiçbir zaman doğru kabul etmedik. Ekrem İmamoğlu bizim rakibimizdir, düşmanımız değil. Ama düşman gözüyle bakılıyor bazılarına.”

    (İmamoğlu, yargılama sürecinde bahsi geçen ifadeyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘yu kastettiğini net bir şekilde ortaya koymuş ve mahkeme başkanı da bunu onaylamıştı.)

    DEMİRTAŞ SORUSUNA YANIT: TEKRAR HEDEF OLMAYI ARZU ETMEM, AMA İRONİ YAPAYIM

    Arınç, Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la ilgili bir soruya da ‘ironiyle’ yanıt verdi. 

    Daha önce Demirtaş’la ilgili açıklamaları nedeniyle hem MHP lideri Devlet Bahçeli hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini itham ettiğini belirten siyasetçi, şunları söyledi:

    “Şimdi tekrar hedef olmayı arzu etmem. Ama bir ironi yapayım. O dediğin şahısla ilgili olmayan bir kanaatimi söyleyeyim. O da mesela Alaattin Çeliktaş diye biri olsun. O da diyelim ki Çemizgezek Cezaevi’nde yatanlardan birisi. Eğer hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü yoksa mutlaka tahliye edilmelidir diye düşünüyorum.”

    Bursalı’nın yönelttiği sorular ve Arınç’ın bunlara verdiği yanıtlar şöyle:

    Siz hukukçu kimliğinizle Cumhurbaşkanı’nın üçüncü kez seçilmesine yönelik tartışmaya ne diyorsunuz?

    Bu tartışmayı yersiz buluyorum. Diyelim ki bir itiraz vaki oldu. Bu itiraz hakkında herhalde Yüksek Seçim Kurulu karar verecek. Yüksek Seçim Kurulu’nun da “aday olabilir” şeklinde bir karar vereceğine ben bugüne kadarki kararlarına bakarak ikna oluyorum. Dolayısı ile muhalefet de “olamaz” diyerek itirazını son noktaya kadar götürmesin, seçimlerde de mücadelesini tam yapsın. Yani pehlivanın yenileceğini anlayınca bahane bulmasına gerek yok. Er meydanına çıkıp üçüncü defa da beşinci defa da olsa ‘ben seninle mücadele edeceğim’ derlerse halkta ayrıca bir güven oluşturur. Yıllardan beri süren bir diploma tartışması var ama artık o konulara bile girmiyorlar. Bu da onun gibi bir tartışma gibi geliyor bana. Geçmişte yaşadığım bir tecrübemi anlatayım. Sayın Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi Mayıs 2007’de bitiyordu. Ağustos ayına kadar, fazladan Cumhurbaşkanlığı yaptı. TBMM Başkanı olarak göreve benim vekalet etmem gerekiyordu. Bugün seçilme tartışması yapanlar, o günlerde bunu dile getirmedi. Ben birkaç defa gündeme getirdim, sonra ‘makamda gözü var’ diyecekler diye utandım.

    – Muhalefet nisan ayının başındaki bir seçime onay vereceklerine, bu yönde oy vereceklerini söylüyor. Siz buna nasıl bakıyorsunuz?

    O maksatlı ama… Eski, yani mevcut sistemle seçime gidelim, yenisi sonra yürürlüğe girsin istiyorlar. Cumhur İttifakı’nın bunu kabul etmesi mümkün değil. Bence mayıs ayı içerisinde bir seçim olma ihtimali çok yüksek. Cumhurbaşkanlığı seçimini ve milletvekili seçimini ayrı mütalaa edeyim. Milletvekilliği seçiminde bir yıldan bu yana takip ettiğim kadarı ile Millet İttifakı’nın daha fazla milletvekili çıkarabileceği, ama bu sayının hiçbir zaman 320 – 330’u aşmayacağı şeklinde bir kanaat var. Yani kritik sayı olan 360’ı geçmiyor. Bu sayıyla Millet İttifakı’nın parlamentoda etkinlik sağlaması mümkün değil, Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettiği takdirde. Ayrıca son zamanlarda AK Parti’nin oyunu yükselttiğini gösteren anketler de var. Ama önemli olan bence Cumhurbaşkanlığı seçimi, çünkü yeni sistemde Cumhurbaşkanı yürütmenin başı.

    Cumhurbaşkanlığı seçiminde ben Sayın Erdoğan’ın seçimi kazanmaya çok yakın olduğunu görüyorum. Çok zor bir seçim olduğunu söylemeli. Millet daha rahat nefes alabileceğine inanırsa, Sayın Erdoğan’ın yaptıklarını alkışla karşılarsa bunun oya döneceğini hepimizin bilmesi lazım. Millet geçmiş hizmetleri sebebi ile Sayın Erdoğan’ı seviyor, “O güzel işler yaptı. İsterse yine güzel işler yapar. Biz ona güveniyoruz” diyen ciddi bir kitle var. Birtakım yeni destekler ile veya yeni icraatlar ile 51’in üzerine çıkaracağına ben şahsen inanıyorum.

    Tabii Tayyip Bey’in bu kadar güçlenmesinin halkla yeniden güçlü bir lider konumunda görünmesinin bir sebebi de şu: Millet İttifakı henüz adayını tespit edemedi, aday konusuna hâlâ giremiyorlar kendi aralarındaki konuşmalarda. Ve son dönemleri de kendi içindeki tartışmalarla geçiyor. Oy oranı ne olursa olsun oradaki altı liderden bazıları işi birbirlerini rencide edecek sözler söylemeye kadar götürüyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu’nun tek başına çabası, diğer liderler tarafından çok açık bir şekilde desteklenmiyor.

    ‘RESMİ ENFLASYON YÜZDE 80, GAYRI RESMİ YÜZDE 180’

    Siz yaklaşık 1,5 sene önce katıldığınız bir televizyon programında telefon ile bağlandığınızda dindar seçmenin ekonomik koşullar kötüleştiğinde nasıl tepki verebileceğini tariflemiştiniz, bir hac ziyaretine giderken karşılaştığınız bir örnek üzerinden.

    Hamaset ile bu iş olmaz. Çok açık. Resmi enflasyon yüzde 80, gayrı resmisi yüzde 180 yani bu çok açık.

    ‘İMAMOĞLU BİZİM RAKİBİMİZDİR, DÜŞMANIMIZ DEĞİL’

    Güçlü bir figür olarak görülen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla ilgili sizin de eleştirdiğiniz bir yargı kararı çıktı, ayrıca yeni açılan davalar da var. Bu tip yargı süreçleri Cumhurbaşkanı’nın karşısına İmamoğlu’nun çıkması halinde şansını mı artırıyor?

    Siyasilerin adi suçlar dışında konuşmalarından, düşüncelerinden dolayı yargılanmalarına tamamen karşıyım. Şimdi biz kendi yaşadığımız hayatta bizim için yapılanları affetmedik. Ama bize karşı yapılanların da başkasına yapılmasını da hiçbir zaman doğru kabul etmedik. Ekrem İmamoğlu bizim rakibimizdir, düşmanımız değil. Ama düşman gözüyle bakılıyor bazılarına. Hayır, hiçbir parti, hiçbir partinin mensupları düşmanımız değil bizim. Onlarla siyaset arenasında biz mücadele ederiz, demokratik bir mücadele veririz. Bizim milletimizin kalbinde mağdurdan yana olmak gibi bir karakter vardır. Bu çok güzel bir karakter.

    ‘O PARTİ 6 MİLYONU TEMSİL EDİYOR’

    Ekrem İmamoğlu’nun mağdur edilme ihtimalinden söz ettiniz. İmamoğlu’nun yanı sıra bir yandan da Selahattin Demirtaş yedi yıldır hapiste. Bir siyasi kimliği olan birisinin bu kadar uzun süredir hapiste olmasını doğru buluyor musunuz? Ayrıca HDP’nin kapatılma davasına yönelik değerlendirmenizi merak ediyorum.

    HDP hukuki yönden kapatılabilir. Onlar da zaten “bizi kapatın” ne bekliyorsunuz diye neredeyse itirafçı durumuna düşmüşler. Ama siyasi yönden aynı çizgide 10 tane parti kapatılmış, hiçbir faydası olmamış. Biz bunun tamamen ortadan kalkması için 2010 yılı referandumunda madde koydurduk. HDP kapatılmayı istediği için o tarihte oylamaya katılmadı. Ben dört tane partisi kapatılmış bir insanım. Fazilet kapatıldı hiçbir günahı yok, Refah kapatıldı hiçbir günahı yok. MSP 12 Eylül’de kapatıldı. Bir de Milli Nizam var. AK Parti de 1 oy farkı ile kurtuldu. O yüzden bunu faydasız görüyorum. Ama ille kapatılsın diyen siyasetçiler var. Şimdi beş ay sonraki bir seçimden bahsediyoruz. Seçim sürecinin başladığı tarihlerde Türkiye’de herhangi bir parti kapatılmamış bugüne kadar. Bu HDP’nin de kapatılmayacağı anlamına gelmez. İsterlerse kapanır. Ama yahu hukuk varken siyaseten neden düşüneceğiz? Aklı evveller için söylüyorum. Mevzu bahis olan bir partidir. O parti altı milyonu temsil ediyor. Yerine göre beş milyon, yerine göre yedi milyon. O zaman siyasi olarak verilen karar o partinin idamı ise o kitlenin de geleceğini, orada milletvekilliği yapanların da geleceğini, onların temsil ettiği misyonun da geleceğini bence Anayasa Mahkemesi’nin üyeleri düşünecektir. Kaldı ki 10’a 5 ile ancak kapatılabiliyor bir siyasi parti. Onu da biz getirdik. Nitelikli çoğunluk yaptık. Parasına el kondu, bu tedbirdir. Parasına el kondu demek kapatılacağı anlamına gelmez.

    HDP’nin hesaplarına bloke konulmasıyla ilgili karardaki oylama sonucunu nasıl yorumluyorsunuz?

    8’e 7 ile çıktı karar. Türkiye’nin geldiği nokta itibarı ile bir siyasi parti kapatmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Onların işlediği suçlardan dolayı yargılanmaları mümkün. Ama şahısların partiyi bağlamaması gerektiğini düşünüyorum.

    Sorumun Selahattin Demirtaş kısmı vardı. O da 7 yıla yakın süredir hapiste…

    Valla o bahsettiğin isimle ilgili ben şöyle konuşmak istemiyorum. Çünkü bir televizyon programında uzun tutukluluktan mağdur olanların durumunu anlatırken bu ismi gazeteci arkadaşlar bana sorunca onlar hakkında söylediklerimden ötürü önce Bahçeli, arkadan sayın Cumhurbaşkanı beni itham eden konuşma yaptılar.

    ‘ALAATTİN ÇELİKTAŞ TAHLİYE EDİLMELİDİR’

    O süreçten sonra Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa etmiştiniz…

    Ben bu şartlar altında istişare kurulunda bulunamam, ayrılıyorum dedim. İstifa dilekçesini gönderdim. Şimdi tekrar hedef olmayı arzu etmem. Ama bir ironi yapayım. O dediğin şahısla ilgili olmayan bir kanaatimi söyleyeyim. O da mesela Alaattin Çeliktaş diye biri olsun. O da diyelim ki Çemizgezek Cezaevi’nde yatanlardan birisi. Eğer hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü yoksa mutlaka tahliye edilmelidir diye düşünüyorum.

    ‘CUMHURBAŞKANI ‘BU OLAYI AYDINLATACAKSINIZ’ DEDİ

    Gündemde Sinan Ateş cinayeti var. Partinizin en güçlü ortağı MHP’nin içinde bir bazı isimler Sinan Ateş cinayeti ile ilgili itham ediliyorlar. Cinayet, MHP içinde de tepki çekti, istifa edenler var. Bir yandan da Cumhurbaşkanı’nın bu konunun çözülmesi ile ilgili adım attığı belirtiliyor. Siz bu cinayeti nasıl yorumluyorsunuz? Bu adli vaka mı? Bu bir siyasi suikast mi?

    Bir defa bu çok alçakla işlenmiş bir cinayettir. Özellikle eşi ve iki tane kız çocuğu ile fotoğraflarını görünce fevkalade üzüldüm. O kız çocuklarının babasız kalmalarından kahpece bir cinayetle kasten öldürülmesinden fevkalade üzüntü duydum. Yapabileceğim tek şey onun hakkında bir Fatiha okumaktı, Yasin okumaktı. Bunu da yaptım. Bunun dışında bir yorum yapmayı çok şeyler bilsem de doğru bulmam. Çünkü birilerinin hedefi olmak istemem. Ama bu konuda benim, yani samimi olarak duyduğum kadarı ile Sayın Cumhurbaşkanı da fevkalade üzülmüş, neye mal olursa olsun bu işin bütün yönleri ile araştırılmasını istemiş.

    Kendisinin, Sinan Ateş’in ailesiyle görüştüğünü ifade ediyorlar. Belki de belli bir projenin sonucu olarak öldürüldü. Kızlarının hatırına, eşinin hatırına bu cinayetin sonuna kadar aydınlatılması lazım. Cumhurbaşkanımızın talimatının “Bu olayı aydınlatacaksınız” şeklinde olduğunu çok yakınlarından duydum, bu da beni çok mutlu etti. Erbakan Hoca, karşı tarafta kendi aralarında bir tartışma olur da bize bir şey sorarlarsa “Onlar birbirlerini bizden iyi tanırlar ve genelde iki taraf da doğru söyler” derdi. Ben de Erbakan Hocamızın sözüne uygun olarak, o taraftaki tartışmalara katılmak istemiyorum.

    ‘TAYYİP BEY’İN GERÇEK DAVA ARKADAŞIYIM’

    Bu arada ağustos ayında Cumhurbaşkanı ile birlikte kürsüye çıktınız Manisa’da, çok uzun bir zaman sonra…

    İki dakikalığına.

    Aranızdaki buzlar eridi mi? Helallik istemiştiniz çünkü sonra bir görüşmeniz oldu mu?

    Ben 1978’den beri Tayyip Bey’in gerçek dava arkadaşıyım. Aynı ideal için birlikte omuz omuza çalıştık. Allah rızası için siyaset yaptık. Milletimizin önünü, bahtını açmak için gayret ettik. Bizim dava arkadaşlığımızda hep güzel şeyler vardır. Evet, beni çok kıran, üzen bir konuşma yaptı. Ama biz birbirimizi her zaman bağışlayabiliriz. Bunun yolunu, yöntemini bilen insanlarız. Bizim dava arkadaşlığımızı, başkalarının mafya liderleriyle veya suç örgütü liderleriyle bir aradaki fotoğraflarına bakarak değerlendirmeyin. Dava dediğimiz şeyin aslını, biz kardeşler olarak bugüne kadar bilerek ve isteyerek uyguladık.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul’daki ilk mitingi Demirtaş’ın seçim şarkısıyla açıldı

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul’daki ilk mitingi Demirtaş’ın seçim şarkısıyla açıldı


    Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Emekçi Hareket Partisi (EHP) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun (SMF) kurduğu Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul’un Kartal Meydanı’nda düzenlenen ilk mitingi sözü ve bestesi Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ait olan seçim şarkısı ile başladı. 

    Demirtaş’ın ‘Emekçiyiz Biz’ adlı şarkısının bir kısmını tutuklu bulunduğu cezaevinde ailesi ile telefon görüşmesinde seslendirdiği belirtildi. “Kına yolladım yaksana” dizesiyle başlayan şarkının sözleri şöyle: 

    “Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Birleştik benzedik nara

    Artık kaçacak yer ara

    Geliyoruz iktidara

    Umuduz, emekçiyiz biz

    Biziz yokluktan var eden

    Çalışıp çarkı döndüren

    Düzenindir süründüren

    Direnen emekçiyiz biz

    Şafakta çapa vururuz

    Gün altında kavruluruz

    Efendi değil yoksuluz

    Köylüyüz emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Madende bahtımız kara

    Açlıktan midemiz yara

    Siz sarmasak kimler sara

    Madenci emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Ter döker mendil sallarız

    Birbirimizi kollarız

    Seni ancak biz yollarız

    İşçiyiz, emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Dünyayı emekle ördük

    Ne yaşadık ne gün gördük

    Bir gün değil her gün öldük

    Kadınız, emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Zulümler gökleri aştı

    İşsizim feleğim şaştı

    Kızdırma bak sabrım taştı

    Gençliğiz, , emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Birleştik benzedik nara

    Artık kaçacak yer ara

    Geliyoruz iktidara

    Umuduz, emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz”

    Akdeniz: Muhalefet birleşmeli

     “Yoksulluğa, Savaşa, Baskılara Dur Diyelim” sloganıyla gerçekleştirilen ilk ortak mitingde konuşan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyasi yasak kararı sonrası, İmamoğlu ile dayanışma için Saraçhane’ye gittiklerini hatırlatarak muhalefete birlik çağrısı yaptı.

    “Biz 5 Ocak’ta, Emek ve Özgürlük İttifakı partileri olarak bir bildiri yayınladık” diyen Akdeniz, “en geniş toplumsal mutabakatın sağlanacağı ortak bir aday” ile işe başladıklarını ifade etti. Bu sese “kulak verilmemesi” durumunda ise Emek ve Özgürlük İttifakı’nın kendi adayını çıkaracağını ifade etti.

    Buldan: Seçimlere damgamızı vuracağız

    Mitingde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, savaşa, yoksulluğa, baskılara karşı “Dur” demek için bir arada olduklarını söyledi. “Demokrasinin şehri güzel İstanbul’u karanlığın merkezi yapmaya çalışan AKP ve MHP rejimine karşı ‘Dur’ demek için buradayız” diyen Buldan, “Asıl hikaye, bizim hikâyemizdir. 7 Haziran’da başlayan başarımız var. Bu hikayeyi şimdi, ülkeyi yönetme hikayesine çevireceğiz. Halklarımızla, bileşenlerimizle birlikte seçimlere damgamızı vuracağız” dedi.

    Seçimlerin “tarihi öneme sahip” olduğunun altını çizen Buldan, “Seçimler, aydınlık ile karanlık, demokrasi ile faşizm arasında yapılacak olan tercih olacaktır. Aynı zamanda bu seçimler, AKP ve MHP iktidarının fişini çekeceğimiz bir seçim olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Buldan ayrıca İstanbul Sözleşmesi’ni geri getireceklerini de vaat ederek “Buradan kadınlara bunun sözünü veriyorum” dedi.

    Sancar: Emek ve Özgürlük İttifakı düzeni değiştirmeye geliyor

    İktidarı “zulüm ve sömürü” düzeni olarak özetleyen HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bu düzeni değiştirmeye geldiğini belirtti. “Değiştireceğiz bu düzeni ve göndereceğiz bu iktidarı. Bozacağız savaş oyunlarını. Savaşa karşı, barışın en güçlü ittifakını kuracağız’ diyen Sancar, “Bu güç bu ülkeyi demokrasiye, barışa, emek ve özgürlüğün olduğu bir geleceğe taşıyacak” vaadinde bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş’tan miting çağrısı: Kim kimi kapatacakmış, AKP’ye de AYM’ye de gösterelim

    Demirtaş’tan miting çağrısı: Kim kimi kapatacakmış, AKP’ye de AYM’ye de gösterelim


    Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bugünkü mitingine çağrı yaptı. Demirtaş, “Kim kimi kapatacakmış, AKP’ye de AYM’ye de gösterelim” dedi.

    Demirtaş Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Günaydın. Rojbaş. Sabah ul hayr. Bugün saat 1’de, Kartal Meydanındaki mitingdeyiz, değil mi?  Kim kimi kapatacakmış, AKP’ye de AYM’ye de gösterelim. Ben yola çıktım, geliyorum, halayda buluşalım “ ifadesini kullandı.

    Demirtaş mesajında da şunları kaydetti:

    “Merhaba arkadaşlar. Bı süreçte yapılacak her miting geleceğimiz açısından hayati derecede önemlidir. Allah göstermesin ölüm hariç hiçbir mazerete takılmadan mutlaka alanları coşkuyla doldurmalısınız. Emek ve Özgürlük İttifakımızın ilk mitinginde size sürpriz bir armağanımız da olacak. İnşallah seversiniz. 15 Ocak Pazar saat 13.00 İstanbul Kartal Meydanı’nda görüşmek üzere”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***