Etiket: Sedat Peker

  • Kardeşi gözaltına alınan Sedat Peker: Mehmet Ağar ve Korkut Eken’i neden almıyorsunuz?

    Kardeşi gözaltına alınan Sedat Peker: Mehmet Ağar ve Korkut Eken’i neden almıyorsunuz?


    Organize suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla aranan Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker ile koruması, Muğla’nın Fethiye ilçesinde gözaltına alındı. Sedat Peker ise kardeşinin gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Korkut Eken’le Mehmet Ağar’ı neden gözaltına almıyorsunuz, sadece benim kardeşimi alıyorsunuz?” dedi.

    Sedat Peker’in 7. videoda bahsettiği Kutlu Adalı cinayetinde adı geçen Atilla Peker gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Peker’in kardeşinin Kayaköy Mahallesi’ndeki kiraladığı villada kaldığını belirledi.

    Atilla Peker (52) ile koruması olduğu belirtilen Yunus O, polis ekiplerince gözaltına alındı. Peker’in arabasında ve kaldığı villada yapılan aramada ruhsatsız tabanca ile iki şarjör ele geçirildi.

    Peker ise sosyal medya hesabından olaya tepki gösterdi, ” Devletin kutsallığına inanmış olan şahsım tarafından bunu söylemek çok acı. Ancak namusu maaşı kadar olan bazı bürokratlar; korkut ekenle mehmet ağarı neden gözaltına almıyorsunuz, sadece benim kardeşimi alıyorsunuz?”

    Sedat Peker ne demişti?

    Yayımladığı videolarla gündem olan Sedat Peker bugün Kutlu Adalı cinayetine değinmişti. Peker’in konuyla videoda geçen ifadeleri şu şekilde oldu:

    “1996’da Kutlu Adalı’nın cinayetine değineceğiz dedik. Söz namus. Biz o zaman Mehmet Ağar, Korkut Eken hep beraberiz. Çocuğuz o zaman. Bana genelde iş adamlarını yönlendiriyorlar, faili meçhullerden ziyade. Onları da anlatacağım. Bana dedi ki, “Kıbrıs’ta bir adam var, Kıbrıs’ı Rumlara satmak istiyor.” Dedim sana öz kardeşimi vereceğim, Atilla Peker’i. Uzmandır, sokaklarda yetişmiştir.

    Yüce Allah o insanın kanını bize nasip etmedi. Adam namuslu adam, bu günleri görmüş, namuslu adam. Rumlara Kıbrıs’ı satacağı yok. Hep böyle yapıyorlar vatanseverlik, vatanseverlik milleti çoşturuyorlar, herkesi bir birine sokuyorlar. Aradan zaman geçti, döndüler üç dört gün sonra. Denk gelinemedi. Korkut abiyle konuştuk. Dedi sonra gideceğiz. Onlara bağlı başka bir ekip öldürmüş. Karşılaştık Korkut abiyle, “Halloldu o iş” dedi. Atilla Peker kanser oldu evde yatıyor, doruyur söyler, Öldürsek öldürdük derdim. O eşinin mücadelesini ben hep uzaktan izledim. Şimdi diyecekler niye anlatmadın. Yahu sen her gördüğünü anlatıyor musun? Hepimiz birbirimizin aynısıyız?”

  • Peker’in 7. videosundaki Uğur Mumcu, Kürt iş insanları ve Kutlu Adalı cinayetlerinin aslı nedir?

    Peker’in 7. videosundaki Uğur Mumcu, Kürt iş insanları ve Kutlu Adalı cinayetlerinin aslı nedir?


    Son dönemlerde internette paylaştığı videolarıyla Türkiye’nin gündemine oturan “organize suç örgütü lideri” olma suçlamasıyla hakkında yakalama kararı bulunan Sedat Peker’in, son paylaşımında değindiği Uğur Mumcu, Kürt iş insanları ve Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı cinayetleri en çok dikkat çeken konular arasında yer aldı.

    90’lı yıllarda Türkiye’de Kürt kökenli iş insanlarına yönelik gerçekleşen faili meçhul cinayetler, Cumhuriyet yazarı gazeteci Uğur Mumcu’nun Ankara’daki evi önünde arabasına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşanan gazeteci Kutlu Adalı cinayetleri hala aydınlatılamamış ve kamuoyunda ve medyada yaygın tabirle “derin devlet” işi olarak kabul görmüştü.

    Peker’in son videosunda bu cinayetlerden bahsederken eski Emniyet Genel Müdürü, Doğru Yol Partisi ve Demokrat Parti eski başkanı Mehmet Ağar’ı işaret etmesi bu cinayetleri yeniden gündeme taşıdı.

    Peki ama 90’lı yılların karanlık izlerini taşıyan Sedat Peker’in bahsettiği bu cinayetlerde tam olarak neler yaşanmıştı?

    Peker, gazeteci Uğur Mumcu suikastı hakkında neler söyledi?

    Peker’in son videosunda 24 Ocak 1993 tarihinde evinin önünde aracına yerleştirilen bombalı düzeneğin patlaması sonucu hayatını kaybeden gazeteci-yazar Uğur Mumcu cinayetinde Mehmet Ağar’ın parmağı olduğunu iddia etti.

    Peker’in videolu paylaşımında, “Uğur Mumcu bence şehittir. Neden öldürüldü? Öldürüldüğü zaman yazdığı yazılara bakın. Hep terör bölgelerinde uyuşturucu tarlaları olur ve silah ticareti. Şehit olduğunda yanına ilk gelen kim? Mehmet Ağar. Katil hep ilk gelir. Ve eşine diyor ki: Ben buradan bir tuğla çekersem devlet aşağıya iner.” ifadelerini kullandığı görülüyor.

    Gazeteci Uğur Mumcu nasıl öldürüldü? Yazdığı kitap ve makalelerde neyi açığa çıkardı?

    1942 Kırşehir doğumlu olan araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu, mesleğe atıldıktan sonra 1975’ten itibaren Cumhuriyet’te “Gözlem” başlıklı köşesinde düzenli olarak yazmaya başladı. Mumcu aynı zamanda Anka Ajansında çalışıyordu.

    Mumcu’nun araştırmacı gazeteciliğe başladığı dönemlerde ortaya çıkardığı ilk siyasi ayağı olan skandal, Altan Öymen ile birlikte hazırladıkları, Süleyman Demirel’in yeğeni Yahya Demirel’in hayali mobilya ihracatını konu edinen, “Mobilya Dosyası” adlı kitabı oldu.

    Mumcu, 1981’de terörün silah kaçaklığıyla bağlantısını ortaya çıkardığı Silah Kaçakçılığı ve Terör kitabını yayımladı. Aynı yıl, Mehmet Ali Ağca’nın Papa’yı öldürme girişiminden sonra Ağca üzerine inceleme ve araştırmalarını yoğunlaştırdı, 1983 yılında Ağca ile cezaevinde röportaj yaptı.

    Araştırmacı gazeteci Mumcu, 12 Eylül döneminde aydınlara yapılan işkenceyi anlatan “Sakıncasız” adlı oyunu yazdı ve Papa-Mafya-Ağca kitabını yayımladı.

    Mumcu, 7 Ocak 1993 tarihinde “Mossad ve Barzani” adlı yazısında Barzani, CIA ve Mossad arasındaki bağlantılara değindi. Mumcu’nun bu yazısında “Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında?” ifadeleri dikkat çekiciydi.

    Mumcu 24 Ocak 1993 tarihinde uğradığı suikastten önce Türkiye’deki polis-mafya-siyaset arasındaki derin ilişkilerini araştırıyordu. Bazı kesimler Mumcu’nun asıl öldürülme nedeninin, PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan’ın bir müddet Milli İstihbarat Teşkilatı için çalıştığı iddiasını araştırması olduğunu ifade ediyor. Mumcu, bu konuyla alakalı kapağında Öcalan’ın olduğu “Kürt Dosyası” adlı bir kitap kaleme almıştı.

    Peker, Sakarya-Hendek Bolu üçgeninde fail-i meçhul cinayetlere kurban giden Kürt iş adamları hakkında ne dedi, o dönemde neler yaşandı?

    Sedat Peker videolu paylaşımında, 90’lı yıllarda Türkiye’de uyuşturucu işi yapan herkesin Mehmet Ağar’ın arkadaşı olduğunu öne sürerek ‘”Mehmet Ağar’ın Emniyet Müdürü olduğu dönemde en iyi arkadaşları Behçet Cantürk, Hüseyin Baybaşin, Savaş Buldan. ‘Kürt iş adamları’ diyorlar. Hayır. Hepsi uyuşturucu işi yapıyordu. Hepsinden para aldı, hepsinin işini halletti.” ifadelerini kullandı.

    1993 ile 1996 yılları arasında Sapanca-Hendek ve Bolu üçgeninde birçok cinayet işlenmişti. O döneme ilişkin 67 Kürt işadamının “derin devletin suikast listesinde” olduğu öne sürülüyor.

    Savcı Karaali 2018’de Kürt iş insanlarına yönelik 4 cinayet dosyasını yeniden açtı

    2018 yılında Eski Özel Harekat Polisi Ayhan Çarkın’ın yaptığı açıklamalar sonrası İstanbul Özel Yetkili Savcısı Hakan Karaali, konuyla alakalı 4 dosyayı yeniden incelemeye almıştı.

    İşadamı Behçet Cantürk’ün bu listenin en başında yer alan isim olduğu belirtiliyor. Cantürk ve şoförü Recep Kuzu’nun cesedi 15 Ocak 1994’te Sapanca yakınlarında bulundu. Silah kaçakçılığı ve uyuşturucu işlerine de bulaştığı iddia edilen Cantürk, PKK’ya yardım ettiği iddiasıyla işkenceli sorgulamalara maruz kaldığı belirtilmişti.

    Fevzi Aslan ve yeğeni Şahin Aslan 28 Mart 1994’te Şehremini’de bir kafede otururken polis olduklarını söyleyen 4 kişi tarafından gözaltına alınmıştı. Oto alım satımı yapan Aslanlar’ın cesetleri ertesi gün Hendek’te bulundu.

    Savcı Karaali’nin döneme ilişkin yeniden incelemeye aldığı diğer cinayet dosyaları Savaş Buldan ve Hacı Karay’ın öldürülmesi olayları oldu.

    Buldan ve Karay, 3 Haziran 1994’te Yeşilköy Çınar Oteli’nden çıkarken üzerinde ‘polis’ yazan çelik yelekli silahlı kişilerce alıkonulduktan iki gün sonra Bolu’nun Yığılca ilçesindeki Melen Çayı kenarında öldürülmüş halde bulundular.

    Otopsi raporları iki isme işkence yapıldığını, ardından da kafalarına sıkılan birer kurşunla öldürüldüklerini belgeledi. Hacı Karay’ın eşi Ayşe Karay’ın avukatı Selim Okçuoğlu, dosyada şüpheliler arasında Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Çarkın gibi isimlerin de olduğunu söylemişti.

    Peker, Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı cinayeti hakkında neler itiraf etti?

    Sedat Peker’in son videosundaki dikkat çeken bir diğer konu Mehmet Ağar ve Korkut Eken’i Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı’nın cinayetiyle suçlaması oldu. Peker bu cinayeti kendisinin işlemediğini ancak anlatılan yalanlarla cinayet için dolduruşa getirildiğini ifade ederek şu ifadeleri kullandı:

    “Biz o zamanlar Korkut Eker, Mehmet Ağar hepimiz beraberiz. Genelde bana iş adamlarını yönlendiriyorlar, fail-i meçhullerden ziyade… Kıbrıs’ta bir adam var. Bu adam Kıbrıs’ı Rumlara satmak istiyor. Bana iki tane profesyonel isim lazım. Abi ben sana kendi öz kardeşimi göndereceğim sana. Atilla Peker’i söyledim. Çok iyidir bu işte, uzmandır. THY’den bakabilirler Korkut Eker ve Atilla Yıldırım bu cinayetlerden çok daha önce gittiler. Aradan zaman geçti, döndüler 3-4 gün sonra. Korkut abi ile konuştuk, dedi ‘tekrardan gideceğiz.’ Sonra orada başka bir bunlara bağlı ekip öldürmüş. Karşılaştık Korkut abi ile, ‘Halloldu’ dedi. Ben öldürsek öldürdük derdim, çünkü zaman aşımına girdi. Yüce Allah o insanın kanını bize nasip etmedi. Yav adam temiz adam. Rumlara falan ülkeyi satacağı yok adamın. Hep böyle yapıyorlar, vatanseverlik vatanseverlik milleti coşturuyorlar herkesi birbirine sokuyorlar.”

    Denktaş’a muhalif olan Kuzey Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı nasıl öldürüldü?

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başkenti Lefkoşa’da 1935 yılında dünyaya gelen gazeteci, yazar ve bürokrat olan Kutlu Adalı, 6 Temmuz 1996 tarihinde evinin önünde gerçekleşen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti emniyet müdürlüğünün başlattığı soruşturma sonuç vermedi ve bu cinayet fail-i meçhul olarak kaldı.

    Gazeteci Adalı, ölümünden hemen önce çok değerli tarihî eserlerin kaçırıldığı St. Barnabas Kilisesi ve İkona Müzesin’de gerçekleşen silahlı soygunu araştırıyordu. Adalı, soygundan dokuz gün sonra, 23 Mart günü yayımladığı haberinde, söz konusu baskında KKTC Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı’na bağlı resmî araçların kullanıldığını yazdı.

    Adalı, Kıbrıs’taki Türk siyasiler ve çevresi tarafından milliyetçi ve vatansever olarak bilinse de dönemin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a muhalifti. Denktaş hakkında yazdığı “Minaredeki deli” başlıklı yazı yüzünden evi kurşunlanmıştı. Adalı yazılarında, Kıbrıs’ta faaliyet gösteren bir dizi paramiliter örgütlerden bahsediyor, “Kıbrıs Barış Harekatı”ndan önce birçok cinayetin onlar tarafından işlendiğini ve Rumların üzerine atıldığını iddia ediyordu.

    Kutlu Adalı, 2 Nisan 1996 tarihinde tehdit edildiğini açıkladı. Adalı’nın şikayetleri emniyet yetkilileri tarafından dikkate alınmadı. 6 Temmuz 1996 tarihinde suikast gerçekleşti.

  • Mehmet Ağar ve 18 sanığın ‘faili meçhul cinayetler’ davasında beraat kararı bozuldu

    Mehmet Ağar ve 18 sanığın ‘faili meçhul cinayetler’ davasında beraat kararı bozuldu


    Susurluk JİTEM davasında eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın da bulunduğu 19 sanık hakkında verilen beraat kararı istinaf mahkemesinde bozuldu. Sedat Peker 7. videosunda Kürt iş insanlarının Mehmet Ağar’la ilişkilerine yönelik iddialar ortaya atmıştı.

    Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 13 Aralık 2019’da verdiği beraat kararı bozuldu. 1990’lı yıllarda ’19 kişinin zorla kaybedilmesi veya keyfi infaz edilmesine’ ilişkin aralarında Mehmet Ağar’ın da bulunduğu 19 kişinin yargılandığı davada, sanıklar hakkında verilen beraat kararı ‘yetersiz gerekçe’ hükmüyle bozuldu.

    Kararda sanık Ayhan Çarkın aşamalardaki beyanlarının dosya kapsamındaki diğer bildirim ve deliller ile teyit edilip edilmediğinin, bu beyanların maddi olay-olaylar ile uyuşup uyuşmadığının karar yerinde tartışılmamasına dikkat çekildi.

    Karar şu ifadeler yer verildi:

    “Olaylarda ele geçen kovan ve mermi çekirdeklerinin menşei, kullanımlarına ilişkin aidiyetleri, bunların ve diğer maddi olguların birbirleri ile ilişkisi, itham edilen failler, hedef alınan maktuller, organizasyon, oluş ve netice itibariyle olaylar arasında bir irtibat bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi,

    Sadece sanık Ayhan Çarkın’ın beyanları arasında var olduğu bildirilen bir kısım farklılıklara işaret edilmek; ancak maddi olaylarla uyuşan bildirimlerinin ise irdelenmemek suretiyle, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, Sanıklar hakkında beraat kararları verildiği sırada uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması”

    Peker, Ağar hakkında ne demişti

    Son dönemde yayınladığı videolar ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve eki İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ı hedef alan Sedat Peker 7. kaydında öldürülen iş insanları konusunda bazı iddialar ortaya attı. Peker yayının bu kısmında şu ifadeleri kullandı:

    Bu Mehmet Ağar varya bu Ağar, tüm uyuşturucu işi yapanlar bunun arkadaşı. Mehmet Ağar’ın Emniyet Müdürü olduğu dönemde en iyi arkadaşları Behçet Cantürk, Hüseyin Baybaşin, Savaş Buldan. Kürt iş adamı diyorlar ya hayır uyuşturucu işi yapıyorlar, hepsinden para aldı. Her işlerini hallediyorlardı. En son siyasete girip, hayali cumhurbaşkanlığı, hikâye böyle. Adam tüm geçmişi temizlemek için MGK’ya sunum yaptı. O zaman Tansu Hanım, onu ikna etti. Sonra başladılar hepsini öldürmeye başladı. Kendi geçmişini temizlemek için yaptı.”

    Kimler öldürülmüştü?

    İddianameye göre sanıklar, Abdülmecit Baskın, Namık Erdoğan, Metin Vural, Recep Kuzucu, Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Haci Karay, Adnan Yıldırım, İsmail Karaalioğlu, Yusuf Ekinci, Ömer Lutfi Topal, Hikmet Babataş, Medet Serhat, Feyzi Aslan, Lazem Esmaeılı, Asker Smıtko, Tarık Ümit, Salih Aslan Faik Candan’ın öldürülmesi ile suçlanıyordu.

  • Hadi Özışık özür diledi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu suç duyurusunda bulunacağını açıkladı

    Hadi Özışık özür diledi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu suç duyurusunda bulunacağını açıkladı


    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gazeteci Hadi Özışık ve Süleyman Özışık hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.

    Sedat Peker’in yayınladığı son videoları izlediğini ve büyük şok yaşadığını dile getiren Soylu, Hadi Özışık ile Süleyman Özışık kardeşleri tanıdığını belirterek, “Yıllardır birlikte teşrik-i mesaide bulunduğumuz arkadaşlar bunlar, şaşkınım.” dedi.

    Sedat Peker ile hayatında hiç tanışmadığını söyleyen İçişleri Bakanı, SuperHaber’e yaptığı açıklamada, kendisiyle gerçekleştirildiği belirtilen “arabuluculuk” ziyaretini yalanlayarak bunun hiç yaşanmadığını dile getirdi.

    Soylu iddiaya ilişkin, “Süleyman Özışık ile en son geçen yıl haziran ayında görüştüm, yakın zamanda Süleyman Özışık ile temasımız olmadı.” ifadelerini kullandı.

    Kendisine bir kumpas kurulduğunu ileri süren Bakan Soylu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yakından tanıdığımız arkadaşlar ismimizi kullanarak bir mafya lideri ile bana tuzak ve tezgah kurdular. Yarın sabah Hadi Özışık ile Süleyman Özışık hakkında suç duyurusunda bulunacağım. PKK ile terör örgütleri ve çetelerle bu kadar mücadele veriyoruz, keşke başıma bir şey gelseydi de bugünleri görmeseydim.”

    Ne olmuştu?

    Halk TV’ye konuşan CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, bir gazetecinin Sedat Peker ile Soylu arasında arabuluculuk yaptığını söylemişti. Sosyal medyada Özışık kardeşlerin adı ortaya atılınca Hadi Özışık, Özel’i ‘siyasi namussuzluk’la suçlamış ve “Ne Peker’le ne Soylu’yla böyle bir konuda konuşmam olmadı. Asla” ifadesini kullanmıştı.

    Bunun üzerine kimseye hile yapmayacağını dile getiren ve Twitter hesabından Hadi Özışık’la video görüşmesinin kaydını paylaşan Peker, şu notu iletmişti:

    “Kıymetli dostlarım, İnternethaber sitesinin sahibi olan Hadi Özışık – Süleyman Özışık kardeşler en yakınları olan Süleyman Soylu’yla benim aramda aracılık yaptıklarını yalanlamışlar, söyleyen şerefsizdir demişler. Ben kimseye hile yapmam, ancak kendimi de rezil duruma düşürmem. 2) Anlatımlarımda ismi geçen herkesi uyarıyorum. Beni yalanlamayın, herkesi rezil ederim. Adam gibi dik duracağız. Yoksa yerle yeksan ederim”

    Hadi Özışık’tan Sedat Peker açıklaması

    Soylu’nun açıklamalarda bulunarak Sedat Peker’in videolarında yer alan iddialarla ilgili Özışık kardeşler hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıklamasının ardından Hadi Özışık’tan açıklama geldi. Özışık twitter paylaşımında “Sayın Süleyman Soylu’nun benim üzerimden yıpratılmasından ötürü üzgünüm kamuoyundan özür diliyorum” dedi.

    Özışık açıklamasında, Peker ile kendi inisiyatifiyle görüştüğünü öne sürerek Soylu’nun görüşmelerden haberdar olmadığını yazdı.

    Özışık’ın açıklaması şu şekilde;

    “Sn. Süleyman Soylu ile yıllardır süregelen bir hukukum var. Sedat Peker’i de tanırım. Yayınladığı videoların maksadını aşmaya başladığını düşündüğümden dolayı kendisiyle birkaç görüşme yaparak, sakinleştirmeyi ve Türkiye’nin gündemini meşgul eden bu tatsız durumu nihayete erdirmesini sağlamaya çalıştım. Bu görüşmelerden Sayın Soylu’nun haberi ve bilgisi yoktu -olamazdı da. Peker ısrarla tavrını sürdürünce ‘haklısın’ diyerek konuyu kapatmak durumunda kaldım. İyi niyetle aldığım inisiyatifin olumsuz sonuçlarının sorumluluğu da şahsıma aittir. Sayın Soylu’nun da ifade ettiği gibi kendisiyle bu konuda ne şahsımın ne de kardeşimin hiçbir irtibatı olmamıştır”

  • Peker, Mumcu cinayetinde Ağar’ı işaret etti, Erkam Yıldırım ‘yeni uyuşturucu yolunu kurdu’ dedi

    Peker, Mumcu cinayetinde Ağar’ı işaret etti, Erkam Yıldırım ‘yeni uyuşturucu yolunu kurdu’ dedi


    Organize suç örgütü liderliğinden mahkumiyeti bulunan Sedat Peker, Türkiye’de son dönemin siyaset, derin devlet, mafya ilişkisine dair skandal iddialarda bulunduğu videoların yedincisini yayınladı.

    Videosuna, “Bugün çok ama çok ciddi konular bölümüne giriş yapmaya başlayacağız” diyerek başlayan Peker ilk olarak kendisi için ortaya atılan iddialara cevap vererek, “Asla bir siyasi parti kurmayacağım, ya da bir spor kulübünün başkanı olmayacağım” şeklinde konuştu.

    “Ben Fethullahçıların içinizdeki canavarı gördüm”

    Son videoyu farklı bir mekanda çektiği görülen Peker, “Fethullahçılarla ilgili düşüncelerimi anlatmak istiyorum” diyerek başladığı kısımda, “Ben 80’lerde, sizin masumiyetinizi görüp ya iyi insanlar bunlar diyenlerdenim bütün ülke gibi. Ama ben sizin içinizdeki canavarı gördüm. Şehit Kuddusi Okkır’ın memleketine gidecek ambulans parası yoktu. Ölüsünü evine getirecek parası olmayan adamı Ergenekon’un finansörü diye tüm ülkeyi inandırdılar.() Vallahi sizin elinizde cennetin anahtarı olsa ben o cennete girmem” ifadelerini kullandı.

    Peker, “Sülü ne oldu? Ama senin devamlı Fethullah Gülen’le yazıların çıkıyor. Röportaj yapmışsın. Danışmanlarının Fethullah Gülen’e övgüleri ortaya çıkıyor. Bak ben bu kadar açık söylüyorum; ya sen?” diye seslendi.

    “Muhabirin abisi FETÖ’cü ise oradaki iki bakanın da abisi FETÖ’cü”

    “En komiği bir AA muhabiri genç arkadaş Süleyman Soylu ile ilgili soru sordu. Adamın abisi FETÖ’cüymüş dediler. Senin elinde devletin imkanlarını yok muydu? Bilmiyor muydun onun abisinin FETÖ’cü olduğunu. Onun abisi FETÖ’cü ise orada iki bakan, bu konularla muhatap, onun da abisi FETÖ’cü. Eee bunlar haşhaşiyse birden hedefe odaklanıp vururlarsa, her abisi FETÖ’cü olan da FETÖ’cü ise o zaman bakan devletin her sırrının olduğu toplantıyı izliyor.” dedi. Peker 7. videosunda şu iddialarda bulundu:

    “Eşimi silahla duvara iten, çocukların odasına girip silah doğrultan polislerin görüntülerini niye vermiyorsun?”

    “Vallahi ben inanıyorum Tayyip Abi bunları görecek. Ama bunu da anlamıyorum, bir İçişleri Bakanı, sinir kontrolü olmayan bir adama, televizyondan ‘karısının iç çamaşırlarının arkasına saklanan’ diyor. Biraz namus. Rahat ol, ben sana böyle bir şey demem…() Utanmadan rezil ettin kendini. İnsanların bir parça saygısı varsa da o sözden sonra o da kalmadı.”

    “Bir yalanı söylerken bilmiyor musun yalanın ömrü kısadır. Ben en başından beri ne söyledim? İlk geldiklerinde kadın polis yoktu, diğer polis memurları görevini yaptı onlardan Allah razı olsun dedim. İki tanesi özellikle yaşlı olan, eşimi silahla duvara iten, çocukların odasına girip silah doğrultan lan o görüntüleri niye vermiyorsun? Milletin kandıracaksın he? Ben o iki bayan polis kardeşimize teşekkür etmedim mi? Eve bayan polis geldi demedim mi, milletin aklıyla dalga geçiyorsun.”

    “Çapın yok”

    “Ey Sülüman millet seni nasıl gömdü? Organize suç örgütü lideri karşısında yüzde 9. Sizin parti anketleri, 30 bin denekle yapılıyor, 300 küsur bin kişinin verdiği oy. Çapın yok. Televizyonda tehdit ediyorsun ya. Oradan çıktıktan sonra da bu tehditlerine devam etmiş. Alabiliyorlarsa alsınlar. Nasıl bir güç. Yeni uyuşturucu rotası nedir ben size delilleriyle anlatacağım.”

    “Ben Köfteci Yusuf’un köftesini ne yapayım?”

    “Köfteci Yusuf konusu nedir anlatayım. Köfte yemedim Süleyman. Köfte Süleyman. Bizim atalarımızın sürgünüyle ilgili Bursa’nın Gürsu ilçesinde bir anma etkinliği yapıldı. Ben oraya geldim, duyuru yapıldı. 15 bin kişi parkın içinde, internet görüntülerine bakabilirsiniz, 15 bin kişi de yukarıda konuşma yapacağım yerde bekliyor. Yer gök insan.

    Ben oraya gitmeden önce, gidenler aradılar. Köfteci Yusuf var senin hayranın tanışmak ister misin diye sordular. Ayıp olmasın nezaketen tanıştık. Kapattık. Başka ne hayatımda Köfteci Yusuf gördüm, ne köfte yedim ne bir şey yaptım. Sonra bu 4 arkadaş kim biliyor musunuz? Bir tanesi Afyon’un en zengin ailesi. Bilmem kaç bin tane daireleri, et kesim fabrikaları vardır, öbürü gazeteciler bilmem neyin yetkilisi ismi aklıma gelmiyor, öbür bir tanesi de diş malzemeleri ihraççısı. Bunlar hayatta sabıkaları olmayan, varlıklı arkadaşlar. Bu arkadaşlar demişler Köfteci Yusuf’a ‘Bizim et kesim yerimiz var, onu alır mısın? Değeri bu kadar, eksper değeri, biz sana daha ucuza verelim’ Bu da bunlar benim yakın diye çekinmiş birine demiş, emniyete gitmiş. Benim ne adım var, ne sanım var, ne de haberim var. Bu arkadaşları polis gözaltına almış şimdi hepsi serbest. Araştırıyoruz sonradan bu dosyanın içine bu şahıs bir daha gidiyor, ’Ben diyor Sedat Peker’den de davacıyım’ Telefonda tanıştık, köfteni bile yemedim. Farz edelim ki ben demiş olsam git yerini buna sat, eksper değerinden daha düşük, suç yok. Ama böyle de bir şey yok.”

    “Ben Köfteci Yusuf’un köftesini ne yapayım? 30 bin kişi Gürsu’da var. 10 tane köfte tezgâhı kurarım 30 bin kişiye satsam, Köfteci Yusuf’un bütün hasılatından daha çok param olur. Siz delisiniz, hasta ruhlu bir adam. Sen oralara geldin de bizi yönetiyorsun ya. Yaktın bizi, kendini yaktın, her şeyi yaktın, biraz sonra alev alev yanma dönemi başlıyor. Yanacaksın.”

    Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım iddiası

    “Kokain önceden Kolombiya üzerinden geliyordu. Geçen sene 4 ton 900 kilo sanıyorum haziran ayında yakalandı. Çünkü Amerika Uyuşturucuyla Mücadele, çok güçlü orada, devamlı üstlerinde. Orada sistemi döndüremeyeceklerini anlayınca, 800 kilometre Venezuela ile sınırları var. Oraya geçirmek kolay çünkü Amerika’nın kontrolü yok. Bir de, bize gelen bu kokainler diyorsunuz ya bir kısmı Avrupa’ya gidiyor, hayır Avrupa’da kokainin fiyatı çok ucuz. Türkiye’de çok pahalı ama esas pahalı olan yer Ortadoğu.

    Şimdi, Bu mal yakalandıktan sonra yeni bir güzergah kurmak için Venezuela’ya kim gitti? Evet kim gitti ?Eski Başbakanımız sayın Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım. Ocak ayında 4 gün, Şubat ayında 4 gün Venezuela’da kaldı. Karakas limanı’ndan kuru yük gemileri drekt Türkiye’ye gelebiliyor. Konteyner gemileri ise Dominik’te durma yapıp gelebiliyor. Yani esas gelen kokainler artık Dominik üzerinde değil, çünkü çok yakalanmalar başlayacak.

    Kokain bu şekilde Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra 30,35 metrelik yatlarla dağılıyor. Özellikle ama Suriye, Lazkiye üzerinden de oluyor.

    Şimdi para trafiği nasıl oluyor. Kıbrıs Halil Falyalı. Falyalı denen şahıs, 20 sene önce hiçbir şeyi olmayan adam Kıbrıs’ın sahibi. Halil Falyalı’nın Türkiye’de 10 tane dosyası var. Neden getirmiyorsunuz? Tüm yasadışı bahis işleri ondan geçiyor. Erkam Yıldırım Kıbrıs’a gittiğinde Halil Falyalı’nın misafiri.

    Ben, Binali Bey’in böyle bir şeyin içinde olduğunu düşünmüyorum ancak ilk zamanlar Erkam Yıldırım hakkında çektikleri kasetlerle kumar kasetleri değil başka kasetleri, bu işe yönlendirdiler, bu işin aparatı haline geldiler. Türkiye’ye gelişi gidişi tüm organizasyonun ağları bu şekilde. Neden kokain yakalanamıyor neden kokainlerin Erkam Yıldırım’ın direkt gemisiyle ilgili de değil başka gemiler de koordinasyon alıyor. Peki Mehmet Ağar bunun neresinde. Mehmet Ağar da bu senkronizenin tam ortasında. Erkam Yıldırım Süleyman Soylu dostluğuna bakın. Erkam Yıldırım’ın Süleyman Soylu’nun çevresinde bu konularla ilgili dostluğuna bakın.

    Ya, bir de diyorlar devleti zora sokmak için anlatıyor. Hayır ben devleti zora sokmak için anlatmıyorum.”

    “Mehmet Ağar varya, tüm uyuşturucu işi yapanlar bunun arkadaşı”

    “1996’da Kutlu Adalı’nın cinayetine değineceğiz dedik. Söz namus. Biz o zaman Mehmet Ağar, Korkut Eken hep beraberiz. Çocuğuz o zaman. Bana genelde iş adamlarını yönlendiriyorlar, faili meçhullerden ziyade. Onları da anlatacağım. Bana dedi ki, “Kıbrıs’ta bir adam var, Kıbrıs’ı Rumlara satmak istiyor.” Dedim sana öz kardeşimi vereceğim, Atilla Peker’i. Uzmandır, sokaklarda yetişmiştir.

    Yüce Allah o insanın kanını bize nasip etmedi. Adam namuslu adam, bu günleri görmüş, namuslu adam. Rumlara Kıbrıs’ı satacağı yok. Hep böyle yapıyorlar vatanseverlik, vatanseverlik milleti çoşturuyorlar, herkesi bir birine sokuyorlar. Aradan zaman geçti, döndüler üç dört gün sonra. Denk gelinemedi. Korkut abiyle konuştuk. Dedi sonra gideceğiz. Onlara bağlı başka bir ekip öldürmüş. Karşılaştık Korkut abiyle, “Halloldu o iş” dedi. Atilla Peker kanser oldu evde yatıyor, doruyur söyler, Öldürsek öldürdük derdim. O eşinin mücadelesini ben hep uzaktan izledim. Şimdi diyecekler niye anlatmadın. Yahu sen her gördüğünü anlatıyor musun? Hepimiz birbirimizin aynısıyız?

    Kaç kişi böyle gitti. Bu Mehmet Ağar varya bu Ağar, tüm uyuşturucu işi yapanlar bunun arkadaşı. Mehmet Ağar’ın Emniyet Müdürü olduğu dönemde en iyi arkadaşları Behçet Cantürk, Hüseyin Baybaşin, Savaş Buldan. Kürt iş adamı diyorlar ya hayır uyuşturucu işi yapıyorlar, hepsinden para aldı. Her işlerini hallediyorlardı. En son siyasete girip, hayali cumhurbaşkanlığı, hikâye böyle. Adam tüm geçmişi temizlemek için MGK’ya sunum yaptı. O zaman Tansu Hanım, onu ikna etti. Sonra başladılar hepsini öldürmeye başladı. Kendi geçmişini temizlemek için yaptı.”

    “Uğur Mumcu şehit ediliyor, yanına ilk gelen kim Mehmet Ağar”

    “Uğur Mumcu, görüşüne katılırsınız katılmazsınız. Bence şehittir. Namuslu adamdı. Dürüst adamdı adamdı. Neden öldürüldü? Öldürüldüğü zaman yazdığı yazılara bakın. Terörden beslenenler. Bu bölgelerde uyuşturucu tarlaları olur, satışları olur ve silah ticareti.

    Uğur Mumcu şehit ediliyor. Yanına ilk gelen kim, katil en önce gelir Mehmet Ağar. Eşine diyor ki, “Ben buradan bir tuğla çekersem devlet aşağı iner” Bu meşhur sözdür. Devletin içinde yaşayanlar bunu bilirler. Şimdi Uğur Mumcu, temiz adam, saf adam, tek başına bir adam.”

  • Sedat Peker’in ilk 6 videosunda hangi somut iddialar var? Muhatapları nasıl karşılık verdi?

    Sedat Peker’in ilk 6 videosunda hangi somut iddialar var? Muhatapları nasıl karşılık verdi?


    Görüntülü içerik paylaşım platformu Youtube, Sedat Peker’in Türkiye’de son dönemin siyaset, derin devlet, mafya ilişkisine dair skandal iddialarını gündeme taşıdığı kanalına ‘onay’ verdi.

    Organize suç örgütü liderliğinden mahkumiyeti bulunan Peker’in Youtube üzerinden yayınladığı seri videoların kısa sürede izlenme sayısı 25 milyonun üzerine çıktı. Geçtiğimiz perşembe sabahı paylaştığı altıncı içerik sonrasında Youtube, Peker’in ‘Reis Sedat Peker’ adını verdiği kanalına ‘onay işareti’ ekledi.

    Sedat Peker’in Türkiye’de gündemi sarsan videolarında hangi somut iddialar var?

    Peker, bugüne kadar çektiği altı videoda önce eski İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar ile AK Partili milletvekili oğlu Tolga Ağar’ı hedef alan skandal iddialarda bulundu. Ardından iş dünyasından bazı ünlü isimler, gazeteciler ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında açıklamalarıyla gündemin en üst sırasına yerleşti. Kendisine cevap verenler, karşı suçlamada bulunanlar ya da sessiz kalmayı tercih edenler oldu.

    Sedat Peker, videolarında kendisinin dahil olduğu suçlara ilişkin itiraflarını da paylaştı. İfşaatlarına son vermesi için haber sitesi yöneticileri Hadi Özışık ile Süleyman Özışık kardeşlerin Bakan Soylu ve Peker arasında aracılık yaptığı iddialarını içeren son videosu ve bu iddiasına kanıt olarak yayınladığı Facetime görüşmesi kaydı büyük ses getirdi.

    Paylaşımlarında ‘Bir tripot ve bir kameraya yenileceksiniz!’ mesajı bir slogana dönüştü.

    Peki, Peker şu ana kadar yayınladığı ve çekimlerine devam edeceğine dair söz verdiği ilk altı videoda kimleri hedef aldı; hangi somut iddiaları ortaya attı ve kimler ne cevap verdi?

    Sedat Peker’in kendisine yönelik operasyonlar sonrası çektiği ilk videoda hedefine aldığı isim eski Emniyet Müdürü ve İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve ‘’Pelikancılar’’ oldu.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından 9 Nisan’da İstanbul merkezli 5 ilde düzenlenen operasyon kapsamında Sedat Peker’in evinde de arama yapılması üzerine suskunluğunu bozan Peker, Mehmet Ağar’ı operasyonun taşeronluğunu yapmakla suçladı. Operasyonun medya ayağını ise ‘’Pelikancılar’’ın yürüttüğünü iddia etti.

    “Mehmet Ağar ve Pelikancılar olarak bilinen grup, bazı güç odakları için şahsıma yapılan kanunsuzlukların taşeronluğunu yaptılar. Basın ayağını pelikancılar, düşünsenize Akit’ten Ulusal Gazete’ye kadar. Ben bu olayların içinde yaşadım gençliğimden beri. Beni mi korkutacaksınız? Derin devletmiş, vay! Göreceğiz derinliğinizi.”

    Mehmet Ağar: ‘’Her türlü araştırmaya, soruşturmaya açığım’’

    Peker’in açıklamasına Ağar’dan yalanlama geldi. Ve “Kimin ne iddiası var buyursun delillerini götürsün. Her türlü araştırmaya soruşturmaya açığım” yanıtı geldi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise “İstanbul ve Bursa mahkemelerinde iki dosyan var. İstanbul’daki dosyanın başlangıcını bilmiyorum. Ancak dosyanın operasyona dönmesinde bizatihi katkım var. Bursa’daki dosyan ise bir kişinin şahsıma şikayeti ile baştan sona benim takibim” dedi.

    Sedat Peker: “Tolga Ağar, Nusret Gökçe’yi kurşunlattı”

    Aynı videoda dile getirdiği ve ikinci videosu ile daha da detaylandırdığı bir diğer iddiası ise Mehmet Ağar’ın oğlu AK Parti Elazığ Milletvekili Zülfü Tolga Ağar’ın, restoran sahibi ve şef Nusret Gökçe’yi kurşunlatması. Peker bu suçun Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül’ün şoförüne nasıl yıkıldığını anlattı. Bu olay sırasında Ağar’ın uyuşturucu kullandığını ve bu durumun saç tahlili ile tespit edilebileceğini de belirtti Peker.

    Peker, bu videoda şimdiye kadar hiç uyuşturucu satmadığını o nedenle evindeki operasyonda narkotik polislerinin köpeklerle arama yapmasına da tepki gösterdi.

    “Kolombiya limanında 4 ton 900 kilo kokain yakalanmış. Bu Türkiye’ye geldiğinde, paketlenip satıldığında küçük bir Afrika ülkesinin milli hasılası kadar eder. Açıklama yapıyorlar, ‘Bunlar Türkiye’ye gidecekti, İzmir limanına, bir kimya firmasına’. Türkiye’de teslim alacak yerle ilgili hiçbir operasyon yok. Hiç kimseye. Niye operasyon yok? Bu sehemin sahibi Mehmet Ağar. Eski bir milletvekili bir tane daha. Eski yardımcısı bunun. İki üç tane de mafyatik tip, kriminal bilinen narko ailesi. Hani!”

    Bakan Soylu’dan 4 ton 900 kilo kokain iddiası ile ilgili açıklama

    “Kolombiya’da geçen sene 1 Haziran’da kokain yakalanıyor. Bizim yaptığımız araştırma Ambarlı Limanı’na gelecek. Narkotik Başkanı bana geliyor. Hemen diyorum irtibat kurun, mümkünse Kolombiya’ya gidin. Pandemi mandemi gidemediler. 25 Haziran’da toplantı yapıldı. Kolombiya bizim Narkotikle. Bunlar bize herhangi bir yazılı belge vermediler. Bize söyledikleri şu: Bu operasyonu gerçekleştirenler Balkan grubu.”

    Mehmet Ağar ise iddiaları yalanlayarak her türlü soruşturmaya açık olduğunu söyledi.

    ”Ağar’ın oğlunu tecavüzden şikayet eden kadın ölü bulundu”

    “Mehmet Ağar ve Pelikancıların gerçek yüzü” başlığıyla yayınladığı ikinci videoda Peker’in iddiaları arasında Ağar’ın oğlunu tecavüzden şikayet eden kadının ertesi gün ölü bulunduğunu da var.

    “Tolga kardeşin hikayeleri böyle bitmiyor. Bir kız var Kırgız ya da Kazak uyruklu. Kızcağız jandarmaya gidiyor, Tolga Ağar bana tecavüz etti diye. Kız şikayet ediyor. Daha sonra helikopterle gelip bu kardeşi babası aldırıyor. Kız ertesi gün ölü bulunuyor. Orada bir garipceğiz öldü, herkes biliyor kimse sesini açmıyor”

    Peker’in ikinci videosunda da dile getirdiği iddia Elazığ’da Kanal 23 Televizyonu’nda program sunucusu ve aynı zamanda üniversite öğrencisi olan Yeldana Kaharman hakkında.

    Kaharman’ın Tolga Ağar ile yaptığı röportajın ertesinde ölü bulunmasına dikkat çeken Peker, Tolga Ağar’ın Kaharman’a cinsel saldırıda bulunduğunu söyledi.

    Tolga Ağar: Yeldana Kaharman’ı tanımam

    Tolga Ağar’dan “Şahsıma yönelik iftiraları şiddetle reddediyorum. Şaibe yaratarak, ima yoluyla beni suçlamaya çalıştığı adı geçen gazeteciyi (Yeldana Kaharman) tanımam. Konu adli makamlarca soruşturulmuş ve hukuki süreç tamamlanmıştır. Konunun şahsımla uzaktan yakından ilgisi bulunmamaktadır” yanıtı geldi.

    Ağar: ”Oğlumla gurur duyarım, her türlü araştırmaya soruşturmaya açığım”

    Bu video sonrasında eski Emniyet Müdürü ve İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’dan “Oğlumla iftihar ederim. Gurur duyarım. Bunların hepsi yalandır. Kimin ne iddiası var buyursun delillerini götürsün. Her türlü araştırmaya soruşturmaya açığım. Ne benim ne oğlumun yasal ve ahlaki olmayan hiçbir şeyle ilgisi yoktur” yanıtı geldi.

    Jandarma Genel Komutanlığı: “Yeldana Kaharman’ın jandarmaya müracaatı söz konusu değil

    Bu iddia üzerine Jandarma Genel Komutanlığı, “Yeldana Kaharman isimli kadının jandarmaya herhangi bir müracaatı kesinlikle söz konusu olmadığı gibi helikopterle aldırılması iddiası da tamamen gerçek dışıdır” dedi.

    Peker, üçüncü videosunda Jandarma Genel Komutanlığı’na yanıt verdi

    “Biz kız helikopterle alındı demedik, Tolga Ağar’ı babası Mehmet Ağar helikopterle aldırdı dedik. “Bu haberi ilk yazan gazeteciye korkudan Elazığ’ı terk ettirdiniz. Rahmetli kızcağız Jandarma’ya gidiyor, ‘Tolga Ağar’a röportaj yapmaya gittim, bana tecavüzde bulundu’ diyor. ‘Hanımefendi şikayetinizi aldık, siz doktora gidip konuyla ilgili yarın bir rapor alın’. Ertesi gün 18 yaşındaki kız öldü, kendiliğinden! Cıvıl cıvıl, hayat dolu kız nasıl ölür? 1 gün evvel şikayet eden kız 1 gün sonra öldü”

    Sedat Peker, çektiği videoların üçüncüsünde eski AK Parti ve ANAP milletvekili Feyzi İşbaşaran’ın ‘kendisini her yere şikâyet ettiğini’ belirterek şunları söyledi:

    ”Cumhurbaşkanımızın eşine küfür etti diye ben milletvekilinin (Feyzi İşbaşaran), devletin karakolunda kemiklerini kırdırdım, yetmedi mahkemeye çıkarken biraz daha kırdırdım, pişman değilim. Karıya, kıza, anaya kötü laf olmaz. Bende bu tabiat var, yine aynısını yaparım. Biz başkasının kızının namusunu kendi namusumuz kabul ederiz. Tecavüz olmaz, olamaz. Pardon derin devletin başı Tolga Ağar yapınca olur! Oldu da!”

    Peker’in bu iddiası üzerine AK Parti eski milletvekili Feyzi İşbaşaran; ”Adnan Oktar’ın yaptığı şikayet, bir anda sahte twitlerle Erdoğan ve ailesine hakarete dönüştürüldü. Sonuçta kemiklerim kırılmadı ama ülkemde yaşananlar beni kırdı.” açıklamasında bulundu.

    Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Cemil Çiçek ise “Videoları seyreden, gazetede okuyan ilgili savcı ya da savcıların harekete geçip gereğini yapmaları lazım. Savcılar araştıracak, gerçek neyse ortaya çıkartacaktır. Konular şikayete bağlı suçlar değil. Yargının görevini yerine getirmesi gerekir” açıklamasında bulundu.

    Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz adlı dizide kendine gönderme yapıldığını iddia eden Peker, “Tam ben videoyu yayınladıktan sonra diziye bir karakter girdi. Adı Peker. Şoförlük yapıyor. Bir şey söylüyor, oradan diyorlar ki ‘Boş ver sen Peker’i. O hep böyle, boş konuşur’. Oktay Kaynarca benim çocukluk arkadaşım. Onu aradım, anlattım. Yapımcıyla konuştu. Bana döndü ‘Öyle şey mi olur, tesadüf olmuş’ dedi. Ben mal mıyım? Çocuk muyum? Dizide karakter için ‘Peker de boş konuşmazmış’ dedirtilmesini istedim. Onu yapamayacaklarını, diziden çıkarabileceklerini söyledi” dedi.

    Sedat Peker: Soylu bana koruma polisi verdi, ondan gelen haberle yurt dışına kaçtım

    Sedat Peker, “Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu, temiz Süleyman, aslan Süleyman… Benimle ilgili bir tweet atmış “Pislik, mafya” demiş. Ondan önce “Suç örgütü” demişti.

    “Bugün size temiz Süleyman’ı anlatacağım” diyen Peker “Süleyman Soylu, sen ‘Sedat Peker’e dosya hazırlıyorlar, tehlikeli bir durum olursa haber vereceğim’ demedin mi; koruma polisimi sen vermedin mi? ifadelerini kullandı.

    Sedat Peker, çektiği videoların dördüncüsünde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan gelen haberle yurt dışına kaçtığını iddia etti. Bu iddiası için de savcılara telefon sinyallerini tespit etme çağrısı yaptı Peker.

    Bakan Süleyman Soylu: Benden bir buçuk yıl önce verilmiş, benim zamanımda da alındı

    Süleyman Soylu ise bu iddiaları “Benden bir buçuk yıl önce verilmiş, benim zamanımda da alındı. Bütün bu tartışmalar suyu bulandırmak için. Devlet dönem dönem koruma verir. Bir maraza çıkmasın diye bunlar yapılır. Tehdit geçince alınır. Hakkımdaki tüm iddiaları yargıya taşıdım, bu iddianın da soruşturulacağı umuluyor.” ifadeleri ile yalanladı.

    Süleyman Soylu’nun işaret ettiği dönemin İçişleri Bakanı AK Partili Efkan Ala’dan henüz bir açıklama gelmedi.

    Sedat Peker: Seni DYP kongrelerine almıyorlardı

    “Berat Bey’e sen beni düşman etmedin mi” diyen Peker, Bakan Soylu’nun alınmadığı DYP kongrelerine kendi arkadaşları ile gidebildiğini iddia etti.

    “Akrabam Reşat Hacıfazlıoğlu, senin bütün organizasyonlarını yapan… DYP’nin başına ulaşmak için… Seni kongrelere almıyorlardı… Eski arşivlerden çıkarın, olaylı kongreleri vardı çok eskiden, yanında kim var bakın, benim arkadaşlarım, onların tabiriyle adamlarım, benim akrabalarım. Sen oralara girerken onlar yanında değil miydi… ‘Doğru Yol’un başkanlığına çıkmak için uğraşırken kongrelere beni almıyorlardı, il gecelerinde bana sıkıntı çıkarıyorlardı, Sedat Peker’in yanımda akrabası da arkadaşı da yoktu’ de, yalan makinesi doğru söylüyor deyince tak, bir parmak (keseceğim).”

    Soylu’nun Hadi Özışık’a ”Peker’i severim” dediği iddiası

    Peker, dördüncü videosunda Hadi Özışık’a, Süleyman Soylu’nun Ocak 2021 tarihlerinde “Ben onu (Peker’i) severim” dediğini öne sürüp “Bu kadar kısa sürede ne değişti” diye sordu.

    Hadi Özışık, Halk TV’ye gönderdiği mesajda “Soylu ile Peker arasında haber götürdüğüm yalandır. Böyle yapan şerefsizdir, haysiyetsizdir” ifadeleriyle iddiayı yalanladı. Ardından da Cüneyt Özdemir’in yayınına katılıp “Benim ne Sedat Peker’le ne Süleyman Soylu’yla böyle bir konuda konuşmam olmadı” ifadelerini kullandı.

    Peker, iddiasının yalanması üzerine görüşmelerin kayıtlarını Twitter hesabından paylaştı.

    Paylaşılan ikinci videoda ise Hadi Özışık, Peker’i arayıp “Reisim… Benim adımı niye geçirdin orada, benim ismimin sende saklı kalması lazım” diye soruyor.

    Süleyman Soylu ise Super Haber’e verdiği demeçte, “Yakından tanıdığımız arkadaşlar ismimizi kullanarak bir mafya lideri ile bana tuzak ve tezgah kurdular. Hadi Özışık ile Süleyman Özışık hakkında suç duyurusunda bulunacağım” diye konuştu.

    TRT Haber’de katıldığı programda da Özışık kardeşleri yıllardır tanıdığını belirtip “Keklemişler” dedi.

    AA’nın haberine göre Soylu, Özışık kardeşler hakkında “hakaret”, “iftira” ve “örgüte örgüte bilerek ve isteyerek yardım” iddialarıyla suç duyurusunda bulundu.

    Hadi Özışık, Soylu’nun açıklamaları sonrası Twitter’dan yayımladığı açıklamada “Sayın Süleyman Soylu’nun benim üzerimden yıpratılmasından ötürü üzgünüm ve kamuoyundan özür diliyorum” dedi.

    Peker, Soylu’nun istifa ettiği gün hakkında ise şu ifadeleri kullandı:

    “Bizi temiz Süleyman’ın istifa olayı var ya. Bir gün evvel robot hesaplardan tweetler hazırladı, o bir milyon 300 bin tweet var ya. Sen de biliyorsun, benim kardeşim gibi o çocukların hepsi, benim destek olduğun benim açılmasına vesile olduğum haber portalları da sana destek oldular. Orada duruyor kayıtlar.”

    ”Dönüş biletimizdin sen be, yaktın bizi…”

    Peker ayrıca ülkeye dönüş biletinin Soylu olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Dönüş biletimizdin sen be, yaktın bizi. Devletin savcıları, çok kolay, benim akrabam olan Reşat Hacı Fazlıoğlu’nun telefonundan İçişleri Bakanı’nın telefonu kaç kere aranmış, o onu kaç kere aramış? Ama daha çok koruma müdürünün telefonundan görüşüyorlar. Süleyman Bey’in babasıyla ve tüm akrabalarıyla kaç kere aramışlar akrabam Reşat Hacı Fazlıoğlu’nu. Süleyman’la benim akrabamın telefon sinyalleri verdikten sonra, onun akabinde beni aynı gün içinde aramış mı? Ne kadar süre sonra ben yurt dışına çıkmışım? Bizim dosyada bu kadar, hiçbir delil yok, bize neler yaptınız…”

    Bakan Soylu’dan sosyal medyadan yanıt: Fare gibi kaçma

    Bakan Soylu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında “Kullandığı uyuşturucunun beynini yok ettiği, müptezel operasyon elemanına sesleniyorum: İddianı, itirafını, herşeyin açığa çıkması için yargıya taşıyorum. Ben adalete teslimim. Sen de operasyon faresi gibi kaçma, ülkene gel, adalete teslim ol” diye yazdı.

    Mehmet Ağar Soylu’dan özür diledi

    Sedat Peker’in Bodrum Yalıkavak’taki marinaya ‘çökmek’le suçladığı eski İçişleri ve Adalet Bakanı Mehmet Ağar da Süleyman Soylu’nun sert ifadelerinden nasibini aldı. ‘Biz olmasak miranaya mafya çökerdi” diyen Ağar, gelen tepkilerin ardından bu ifadelerinin yanlış anlaşıldığını söyleyerek özür diledi.

    “Barış Akademisyenleri’ne hayvanlık yaptık, o dostlardan özür dilerim”

    Peker bir önceki videolarında özür sözü verdiği Barış Akademisyenlerinden de özür diledi.

    “Bir önceki videomda Barış Akademisyenleri ile ilgili, içlerinden “Biz bu yazıya teröre destek olmak amacıyla imza atmadık” diyen olursa onlardan özür dileyeceğim dedim. Kötü bir hayvanlık yaptık. O dostlardan özür dilerim.”

    Sedat Peker beşinci videosunda ise : “Devletin bilgisi dahilinde Fethullah Gülen’le görüşmeye gittiğini söyleyen Mehmet Ağar’ın elinde yazılı emir var mıdır; yoksa devlet geleneğinde terör örgütü liderine sözlü talimatla insan yollanır mı?” sorusu soruyor.

    Bakan Soylu’nun ”Fare gibi kaçma” cümlesine de yanıt veriyor Peker.

    “Bir de Süleyman Soylu’nun Mehmet Ağar’ın kontenjanından soktuğu avukat, savcılar da var. FETÖ’cüler atılınca boşalan yerlere avukat alınacak ya, kendi kontenjanından kaçar savcı hakim sokmuşlar. Bana diyor ya “Fare gibi kaçma, gel adalete sığın. Ey temiz Sülü, süslü Sülü, senin tayin ettirdiğin savcıya hakime değil mi? Senin bakanlığına geleyim değil mi?”

    Sedat Peker İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Ali Faik Hacıoğlu hakkında da açıklamalar yaptı. ”Bu kişi 1,6 milyon liralık arabaya biniyor” dedi ve şöyle devam etti:

    ”Temiz Süleyman demiş ki, işte Davutoğlu hocan var, Meral ablan var… Hey gidi Süleyman kaçamazsın. Bizim bu arkadaşımızın Ali Faik Hacıoğlu diye bir danışmanı var, bu arkadaş 1 milyon 600 bin liralık arabaya biniyor. Trabzon’da 5 milyona ev yaptırıyor. Bir de bunun bir akrabası var, Sadık Soylu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan hiç çıkmaz. Nasıl oluyor da imar geliştirmelerinin hepsi onun elinden geçiyor?”

    Peker’e yanıt gecikmedi. Hacıoğlu, “Ben Ali Faik Hacıoğlu, hayatımda eroin, kokain satmadım, kimseyi öldürmedim, kimsenin malına çökmedim. Devletime, milletime ihanet etmedim. Devletimi yabancı servislere satmadım” dedi.

    İYİ Partili Kerim Çoraklık’a “FETÖ” suçlamasıyla tezgah kurulduğu iddiası

    Peker’in dile getirdiği bir diğer iddia, İYİ Partili Kerim Çoraklık’a “FETÖ” suçlamasıyla tezgah kurulduğu.

    Peker, beşinci videosunda Soylu’ya seslenerek “Emre Olur var, yanıma gelip giden kardeşlerden. Siz o arkadaşla nasıl bir tezgah kurdunuz? Bana anlattı. Ben işimi sağlama alırım, kayıt kuyut… Kerim Çolaklık var, İYİ Partinin sosyal medya direktörü. Emre Olur’u siz Beyaz TV’ye çıkarıp ondan sonra da bu bu şeylerden bu FETÖ’cüdür diye adamı nasıl paketleyip kaç senedir ceza yatırttınız” ifadelerini kullandı.

    Kerim Çolaklık’tan ise “Doğruları yanlış birinden dinliyoruz. Beraat ettiğim dosyanın kumpasla kurulduğunu Sedat Peker 5. videosunda anlatmış” açıklaması geldi.

    En son paylaşımında ise İYİ Partili Kerim Çoraklık, Sedat Peker’e yakınlığıyla bilinen Emre Olur hakkında dava açtığına dair suç duyurusu dilekçesini paylaştı.

    Sedat Peker, altıncı videosunda Eylül 2015’deki taşlı, sopalı Hürriyet gazetesi baskınını, bir milletvekilinin talebiyle kendisinin yaptırdığını öne sürdü:

    “Pambık Demirören ekibi dinliyor musunuz? Şatafatlı gazeteciler, ünvanlı gazeteciler, sizin gazetenizi ben bastırdım. Bak, suç ikrarı yapıyorum. Bastırmadan önce gelen milletvekilinin telefon sinyallerine de bakabilirsiniz, ismini söylemeyeyim ayıp olur. ‘Bizim gençlik kollarından birtakım arkadaşlar gidecek ama onlar profesyonel değil, sen böyle arkada’ dedi, tamam dedim, ben gönderdim. E Aydın Doğan yaşlı adam, bir yandan ölüm korkusu sardı, bir yandan devam eden mahkemeler, ben ölürüm çocuklarıma dert kalmasın, ondan sonra hop (Hürriyet gazetesinin Demirören’e satışı)… Senin (Demirören) oturduğun koltukta benim emeğim var, ben pislik siz temiz ha!”

    Peker, baskında kendi ekibinin yer aldığını ve Ahmet Hakan’ın darp edilmesi olayı ile ilintili olduğunun AK Partili Abdurrahim Boynukalın tarafından da dile getirildiğini söyledi:

    “Abdurrahim Boynukalın, birkaç gazeteciyle röportaj yapıyor. Gazeteci soruyor, ‘Sizin adınız da geçiyor’… ‘Yok’ diyor, ‘Gazeteci dövdürme olayıyla, Hürriyet binasının basılması olayını Sedat Peker’in yaptırdığı anlaşılınca ben rahatladım’ diyor. Bundan büyük delil olur mu?”

    Abdurrahim Boynukalın: Yıllardır üzerimize yapışan kriminal meselelerin bizimle alakası olmadığı açıkça ifade edilmiş

    Abdurrahim Boynukalın, konuyla ilgili Twitter’dan yaptığı paylaşımlarda “Açıkçası çok rahatladım. Yıllardır üzerimize yapışan cam, kamera, turnike kırma gibi kriminal meselelerin bizimle alakası olmadığı açıkça ifade edilmiş. Biz gençlik kolları olarak Hürriyet önünde basın açıklaması kararı aldığımızda kendisinin ‘ismini veremeyeceği bir vekil tarafından arandığını’ ve ‘bizim çocuklar bu eylemleri beceremez, profesyonel değiller, sen bir işin içine gir’ dendiğini söylemiş. Böyle bir kerameti kendinden menkul, kendisini tek talimatla harekete geçirebilecek bir vekil var mı emin değilim. Varsa umarım ismini verir; böylece parti kurumsalımıza ve benim imajıma yıllarca zarar veren ‘basma’ hadisesinin kim tarafından yapıldığı öğrenilmiş olur” dedi. Ancak daha sonra bu paylaşımları sildi.

    Boynukalın sadece “O gün ‘partimiz eylem geleneğinde asla taşlı sopalı eylem olmaz’ dediğimizde bize inanmamayı tercih edenler bakalım ne diyecekler. Biz o dönemki iftira yayınlarından dolayı o gazete önünde sadece basın açıklaması yaptık” paylaşımını bıraktı.

    Soylu, İbrahim Kalın’ı takip ettiriyor iddiası

    Peker, son yayınladığı videosunda Süleyman Soylu’nun Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ı takip ettirdiğini öne sürdü:

    “İbrahim Kalın, tweet atıyor sana destek oluyor. Ya bu (Soylu), İbrahim Kalın’ı takip ettiriyor. Senin haberin yok, sana kıyağım olsun. O yolladığın Resul’ün adamları var ya resimleyen. Tak! Bir tanesi resimleri vermiş, ‘Efendim’ demiş, samimi ikrar yapmış. Özel Kalem Müdürü Hasan Bey’i de takip ettiriyorsun.”

    Öne sürülen iddialara dair İbrahim Kalın’dan ve Cumhurbaşkanlığından henüz bir açıklama gelmedi. Süleyman Soylu da bu iddia özelinde henüz bir açıklama yapmadı.

    ‘Gayrinizami Harp’

    Twitter hesabından paylaşımda bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sedat Peker’in yayımladığı 6. videoya karşılık olarak, “Organize suç örgütleri, gayrinizami harbin en önemli aparatlarından bir tanesidir…” notuyla TRT Haber Özel yayınından video yayımladı.

    Sedat Peker, Soylu’nun bu yayını sonrası bir twitt paylaşarak, hakkındaki açıklamalara pazar günü yayınlayacağı video ile yanıt vereceğini söyledi.

  • Sedat Peker’in Süleyman Soylu ile ilgili iddialarını bakanlara soran AA muhabiri kovuldu

    Sedat Peker’in Süleyman Soylu ile ilgili iddialarını bakanlara soran AA muhabiri kovuldu


    Anadolu Ajansı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında soru soran muhabirinin iş akdini fesh ettiğini açıkladı.

    AA’dan yapılan açıklamada, “Bir basın toplantısında muhabir kriterleri ile basın-meslek ilke ve ahlakıyla uyuşmayacak şekilde soru soran ve bu sırada kendi sosyal medya hesabından canlı yayın yaparak bu siyasal propaganda eylemini icra eden Anadolu Ajansı muhabiri Musab Turan’ın iş akdi fesh edilmiştir” denildi.

    AA muhabiri bakanlara hangi soruyu sordu?

    Organize suç örgütü lideri olduğu gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan Sedat Peker’in sosyal medya hesaplarından içişleri Bakanı Soylu ve eski içişleri Bakanı Mehmet Ağar’ı hedef alan açıklamaları hakkında hükümetin ne gibi bir tepki vereceğini soran muhabir, “Burada narkobürokrasi ile ilgili iddialar ülkemizi uluslararası alanda zora soktu mu? Hükümetin buna ilişkin bir planı var mı? 19 yıllık bir toplum hareketi olarak başlayan, milletin teveccühünü kazanan Ak Parti, ismi şaibelerle anılan Süleyman Soylu’dan daha mı küçük? Buna ilişkin, çarşıda, pazarda, metrobüste herkes bunu konuşuyor ama sayın bakanlarımız buna ilişkin tek kelime etmiyor. Sayın Pakdemirli Bakanımıza da sorum: Sayın Soylu kabine toplantısında buna ilişkin bir açıklama, savunma yaptı mı? Savunması sizi tatmin etti mi? Sayın Bakanım 3 yaşındaki çocuğumun yüzüne bakarken ben bu maskeli balodan utanıyorum, sizin çocuklarınız yok mu?” ifadelerini kullandı.

    Varank: Sen şov yapmak istemişsin

    Soruyu yanıtlayan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, AK Parti’nin illegalite ve bir kanunsuz yapıyla ilişkisinin olmasının “mümkün olmadığını” söyledi ve terör organları ile 19 yıldır mücadele eden partisinin “iktidarını sağlamlaştırdığını” ifade etti. Muhabire “Sen şov yapmak istemişsin” diyen Sanayi ve Teknoloji Bakanı, “Ben sana cevabını vereyim. AK Parti iktidarının en önemli özelliği, Türkiye’de her türlü illegal yapıyla, her türlü çeteyle mücadele ederek 19 yılda iktidarını sağlamlaştırmasıdır” ifadelerini kullandı.

    Sedat Peker’den ‘gözle görülmeyen ordular’ mesajı

    Youtube ve sosyal medya hesaplarından yayınladığı videolarla gündeme oturan Sedat Peker de AA muhabirinin işine son verilmesine tepki gösterdi.

    Peker, konuyla ilgili paylaştığı twitinde “Doğruların gözle görülmeyen orduları vardır ve onlar tam zamanında yetişirler” dedi.

    Hakkında kırmızı bülten talep edilen Peker yayınladığı videolarda eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve bazı kurumlarla ilgili ciddi iddialarda bulunuyor.

    Altun: Her kim devletimizin ciddiyetine halel getirmeyi amaçlarsa bedelini öder

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da muhabirin AA tarafından işine son verilmesinin ardından yaptığı açıklamada “Terörün, suç örgütlerinin diliyle milli iradenin temsilcisi olan hükümetimizi küçük düşürücü eylemlere girişenler Anadolu Ajansı çatısı altında barınamaz” dedi.

    Sosyal medya hesabından son gelişmelere tepki gösteren İletişim Başkanı, “Türkiye Cumhuriyeti ciddi bir devlettir. Her kim devletimizin ciddiyetine halel getirmeyi amaçlarsa bedelini öder. Terörün, suç örgütlerinin diliyle milli iradenin temsilcisi olan hükümetimizi küçük düşürücü eylemlere girişenler Anadolu Ajansı çatısı altında barınamaz. Yeni bir oyun sahneleniyor. Kirli bir oyun bu. Bir o kadar da ucuz. Adice bir kumpas. Bu kumpasın içinde yer alan tüm iç ve dış unsurların adalet önünde hesap vermesi için çalışacağız. Türkiye, o eski Türkiye değil artık” ifadelerini kullandı.

  • İçişleri Bakanı Soylu: Peker’e polis koruması benden önce verilmiş, benim zamanımda alındı

    İçişleri Bakanı Soylu: Peker’e polis koruması benden önce verilmiş, benim zamanımda alındı


    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘Organize suç örgütü yöneticiliği ve üyeliği’ suçlarından hakkında soruşturma açılan Sedat Peker’e verilen polis koruması için “Benden 1,5 yıl önce verilmiş, ben göreve gelmeden önce. Sonra da benim zamanımda da alındı, bu kadar net” ifadelerini kullandı.

    “Karısının iç çamaşırına sığınan acizler, edepsiz”

    TRT Haber kanalında katıldığı bir programda Peker’in evine yönelik gerçekleştirilen arama görüntülerini de paylaşan Soylu, “Yok kızıma şöyle yaptılar, kızıma böyle yaptılar. Gösterin bakalım videoyu kızına ne yapılmış. Türk polisi ne yapacağını falan iyi bilir. Karısının iç çamaşırına sığınan acizler, edepsiz.” diye konuştu.

    Bakan, sosyal medya hesaplarından yayınladığı videolarla kendisini hedef alan Peker’in Birleşik Arap Emirlikleri’nden iadesine ilişkin soru üzerine ise “Merak etmeyin.” dedi. Peker’e Türkiye’ye gelmesi çağrısında bulunduğunun hatırlatılması üzerine de Soylu, “İş adamıysa, iş insanıysa evet.” ifadesini kullandı.

    “Cumhurbaşkanımızla bu konuda görüşmedim”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bu konuyu konuşup konuşmadığı sorulan Soylu, “Sayın Cumhurbaşkanımızla bu konuda görüşmedim. Bu konuyla Cumhurbaşkanımızı meşgul etmeyi de hicap ederim.” dedi.

    “Peker’e yönelik operasyonu harekete geçiren benim”

    Peker’e yönelik operasyona ilişkin de Soylu, “Bu operasyonu yapan benim. Bir buçuk yıl duran bir operasyonu harekete geçiren benim. Bursa’daki operasyonun bizatihi yöneticisi benim. Orada köfteci Yusuf’a çökmeye çalışıyorlar, video kayıtları var. Bana, milletvekillerimize geliyorlar, ben de operasyonu başlatıyorum. 2-3 ay teknik dinlemeye alınıyor, sonra savcılık operasyonuna dönüyor, sonra operasyona dönüyor. Her şey var, videolar ve tehditler hepsi var. Şimdi bütün bunların içerisinde İzmir’de de var, İstanbul’da da var. İstanbul’un başlangıcını bilmiyorum ama bir şey söyleyeyim, İstanbul’u da aylar sonra operasyona döndüren benim.” şeklinde konuştu.

    “Keklemişler, ben ne yapayım”

    Bakan Soylu, gazeteciler Hadi ve Süleyman Özışık hakkında suç duyurusunda bulunulmasının sorulması üzerine, “Bu iki arkadaş, yani kardeşini daha sonra tanıdım da Hadi Bey’i Günaydın gazetesindeki fotoğrafçılığından tanırım. Yani babama hürmet ederdi. Babam İstanbul’da siyasetçiydi. Şeyi de kabul etmem, ‘Babasını 30 yıldır tanır’ falan, babamın eteklerine kimse giremez, hiç kabul etmem yani. Hiç öyle bir şeyi kabul etmem reddederim. Keklemişler, ben ne yapayım. Kim keklemiş ise hesabını ondan sorsun, ayda 10 bin dolar hangi siyasetçiye gönderiyorsa ondan sorsun. Yanlışlıkla yazdıkları bir yere düşmüş” açıklamasında bulundu.

    Öte yandan Sedat Peker, Bakan Soylu’nun açıklamalarından sonra Twitter’da yaptığı paylaşımda YouTube’da yayımlayacağı yeni bir video ile Soylu’ya yanıt vereceğini söyledi.

  • Kepenk kapatan esnafları kapağına taşıyan Uykusuz’dan Sedat Peker göndermesi

    Kepenk kapatan esnafları kapağına taşıyan Uykusuz’dan Sedat Peker göndermesi


  • Mehmet Eymür, Sedat Peker’in açıklamalarıyla ilgili konuştu: Bu gidişin sonu siyasi cinayetlerdir

    Mehmet Eymür, Sedat Peker’in açıklamalarıyla ilgili konuştu: Bu gidişin sonu siyasi cinayetlerdir


    Sedat Peker’in videolarını değerlendiren eski Milli İstihbaharat Teşkilatı (MİT) Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür “90’larda bu kadar kepazelik yoktu. Bu gidişin sonu siyasi cinayetlerdir” dedi

    Sözcü yazarı İsmail Saymaz’a konuşan, 1. MİT raporunu yazan eski müsteşarı Mehmet Eymür, savcıların hala harekete geçmemiş olmasıyla ilgili “Yer yerinden oynuyor. Bütün millet yazışıyor. Her gün videoları bekliyorlar, daha ne olsun.” ifadelerini kullandı.

    “Bugünkü tablo çok daha vahim. O zaman hiç değilse işleyen bir yapı vardı.” diyen diyen Eymür, “Tabi Sedat Peker de çok pirüpak değil. Kendisine yanlış yollarda olduğunu söyledim. Pek aldırmadı.” dedi.

    Peker’in anlattıklarının ‘önemli şeyler’ olduğunu belirten Eymür, “Kendisi sıkıntıya düşmeden anlatsaydı makbule geçerdi.” diye konuştu.

    Ağar ile ilgili zamanında ağır ithamlarda bulunduğu hatırlatılan Eymür, “Evet, hatta zamanında söylediğim lafı yine tekrarlamak istiyorum. Bu gidişin sonu siyasi cinayetlerdir.” dedi.

    Sedat Peker’in iddiaları

    Hakkında kırmızı bülten talep edilen Sedat Peker bir süredir YouTube aracılığı ile yaptığı açıklamalarla gündemde yer alıyor.

    Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde olduğunu söyleyen Peker, videolarında eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve bazı kurumlarla ilgili ciddi iddialar ortaya attı.

    “Şahsıma yapılan kanunsuzlukların taşeronu Mehmet Ağar ve Pelikancılardır” diyen Peker, Mehmet Ağar’ın oğlu AKP Milletvekili Tolga Ağar ile ilgili de ‘tecavüzcü ve katil’ iddialarında bulundu.

    Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili iddiaları

    Peker çektiği videoların dördüncüsünde “Süleyman Soylu, sen demedin mi ‘Sedat Peker’e dosya hazırlıyorlar, ben tehlikeli bir durum olunca haber vereceğim’ demedin mi?” iddiasında bulunarak, “Koruma polisimi sen vermedin mi?” dedi.

    Soylu’nun kendisi hakkında “Ben onu severim” dediğini iddia eden Sedat Peker, kendisine koruma polisinin Bakan Soylu tarafından verildiğini öne sürdü.

    Bakan Soylu’nun geçen yıl Nisan ayında istifasını sunmasına, ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmemesine işaret eden Peker, “Bizim temiz Süleyman’ın istifa olayı var ya, bir gün önce robot hesaplardan tweetler hazırladı!” iddiasını dile getirdi.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, 9 Nisan’da Sedat Peker ve adamlarına yönelik İstanbul merkezli 5 ilde operasyon düzenlemişti.

    Peker, Süleyman Soylu’nun Nisan 2020’deki istifasına ilişkin de “Bir gün evvel robot hesaplardan tweetler hazırladı” dedi.

    ‘Organize suç örgütü yöneticiliği ve üyeliği’ suçlarından hakkında soruşturma açılan Sedat Peker, yayınladığı dördüncü videoda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu hedef almıştı.

    Videoda “Bugün size temiz Süleyman’ı anlatacağım” diyen Peker “Süleyman Soylu, sen ‘Sedat Peker’e dosya hazırlıyorlar, tehlikeli bir durum olursa haber vereceğim’ demedin mi; koruma polisimi sen vermedin mi? ifadelerini kullandı.

    “Berat Bey’e sen beni düşman etmedin mi” diyen Peker, Bakan Soylu’nun alınmadığı DYP kongrelerine kendi arkadaşları ile gidebildiğini iddia etti. Peker Soyu’nun istifa ettiği gün hakkında ise şu ifadeleri kullandı:

    “Bizi temiz Süleyman’ın istifa olayı var ya. Bir gün evvel robot hesaplardan tweetler hazırladı, o bir milyon 300 bin tweet var ya. Sen de biliyorsun, benim kardeşim gibi o çocukların hepsi, benim destek olduğun benim açılmasına vesile olduğum haber portalları da sana destek oldular. Orada duruyor kayıtlar.”

    Bakan Soylu ise bu iddialardan kısa süre sonra sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “İddianı, iftiranı, her şeyin açığa çıkması için yargıya taşıyorum. Ben adalete teslimim. Sen de operasyon faresi gibi kaçma, ülkene gel adalete teslim ol.” dedi.