Etiket: Seçim 2023

  • Metropoll, son anketi açıkladı: Cumhurbaşkanlığı yarışında Kılıçdaroğlu önde gidiyor

    Metropoll, son anketi açıkladı: Cumhurbaşkanlığı yarışında Kılıçdaroğlu önde gidiyor


    14 Mayıs’ta yapılacak olan seçime sayılı günler kaldı. Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçaroğlu, Muharrem İnce ve Sinan Oğan’ın cumhurbaşkanı adayı olarak yarıştığı seçimde oy oranlarını kamuoyu tarafından yakından takip edilirken, Metropoll Araştırma Kurucusu ve Yöneticisi Özer Sencar anketlerdeki son durumu paylaştı.

    ERDOĞAN VE KILIÇDAROĞLU’NUN OY ORANLARI

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalacağını iddia eden Sencar, Erdoğan ile Kılıçdaroğlu’nun oy oranlarını açıkladı.

    “ŞU AN ÖNDE GİDEN İSİM…”

    Sencar yaptığı açıklamada “Erdoğan’ın oyu yüzde 42 bandında. Erdoğan’ın oyu buralarda kalabilir. 5-6 oy önce yüzde 35’lerde olan Kılıçdaroğlu’nun oyu da 42-45 oldu. Ve henüz Kılıçdaroğlu’nun tıkandığını düşünmüyorum. Daha da artırabilir. Şu an önde giden isim Kılıçdaroğlu diye gözüküyor.” dedi.

    Memleket Partisi lideri ve cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin oy oranıyla ilgili de dikkat çeken ifadeler kullanan Sencar, şöyle konuştu;

    “MUHARREM İNCE YÜZDE 5’İ GEÇERSE SÜRPRİZ OLUR”

    “Ocak ayı araştırmasında Memleket Partisi’nin oyu binde 3’tü. Deprem sürecinde görünürlüğü çok arttı Muharrem Bey’in ama Nisan ayında düştü tekrar. Muharrem Bey’in yüzde 5’in üzerinde bir oyu benim için sürpriz olur.

    “BÜYÜK BİR ŞEHİR EFSANESİ”

    Muharrem İnce’ye oy vereceğini söyleyen seçmene “İnce adaylıktan çekilirse kime oy verirsiniz?” diye sorduklarında dikkat çeken cevaplar aldıklarını belirten Sencar, “Yüzde 30’u Kılıçdaroğlu’na yüzde 24’ü Erdoğan’a ‘veririm’ diyor. Yüzde 23’ü Sinan Oğan’a veririm diğer kısmı da sandığa gitmem diyor. Dolayısıyla Muharrem İnce’ye oy verenlerin büyük bir çoğunluğunun Kılıçdaroğlu’na gideceği büyük bir şehir efsanesi.” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP İzmir Milletvekili Adayı Devrim Barış Çelik, çalışmalara başladı: ‘Birleşe birleşe kazanacağız’

    CHP İzmir Milletvekili Adayı Devrim Barış Çelik, çalışmalara başladı: ‘Birleşe birleşe kazanacağız’


    Aday listelerinin kesinleşmesi ile birlikte milletvekili adaylarının çalışmaları da başladı. 

    “BAŞLIYORUZ”

    CHP 1. Bölge 8. Sıra İzmir Milletvekili Adayı Devrim Barış Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla seçim çalışmalarına başladığını duyurdu.

    “Başlıyoruz! Kemal Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanlığına, CHP’yi iktidara taşımak için başlıyoruz” diyen Çelik, “Gençlik kollarında yetiştiğimiz, dayanışmanızla PM Üyesi olduğumuz, uzun süredir de Doğu Masası Koordinatörü olarak idari görev yaptığımız CHP’de; İzmir 1. Bölge 8. Sıra Milletvekili Adayı olarak İzmir’imize hizmet etme amacıyla yürüyüşümüze başlıyoruz… Tüm gücümüzle parlamento çoğunluğunu sağlamak için, 1. Bölgede en az 10 milletvekili çıkarma hedefi ile yarından itibaren hep birlikte var gücümüzle çalışmaya başlıyoruz… Ülkemizin huzuru, çocuklarımızın mutluluğu için sizden de bu çalışmalarımız için bize omuz vermenizi bekliyoruz… Unutmayalım ki bu seçimi “Birleşe Birleşe Kazanacağız”! Yolumuz açık olsun” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Barış Terkoğlu, Sadullah Ergin’i böyle anlattı: ‘Aramızda 5 milimetrelik bir fark var’

    Barış Terkoğlu, Sadullah Ergin’i böyle anlattı: ‘Aramızda 5 milimetrelik bir fark var’


    AKP’li eski bakanlardan Sadullah Ergin’in DEVA Partisi kontenjanından CHP listelerinde aday gösterilmesine tepkiler sürüyor. 

    “ERGİN İLE ARAMIZDA 5 MİLİMETRELİK FARK VAR”

    Son olarak gazeteci Barış Terkoğlu, dün akşam Halk TV canlı yayınında Sadullah Ergin’in adaylığının eleştirilmesine ilişkin konuştu. 

    Terkoğlu kendisi cezaevindeyken Ergin’in Adalet Bakanı olduğu belirtirken; ‘Ergin ile aramızda 5 milimetrelik fark var’ dedi. 

    Terkoğlu, “Benim Sadullah Ergin ile 5 mm’lik farkım var. Ben 10 yıl önce cezaevindeydim. Benim gibi gazeteciler, CHP’li milletvekilleri cezaevindeydi. Milletvekili olmasına rağmen çıkması gerekmez diyordu iktidardakiler. Sadullah Ergin, hükümet medyasının gazetecileri toplayarak cezaevinde geziye çıkardı. Bak ne güzel bir yer burası diye. 5 mm’lik kalınlıktaki camın arkasından ben onları izledim” dedi. 

    Terkoğlu şöyle konuştu:

    “Neden insanlar Saadet Partisi’nden herhangi bir isme değil de CHP’li listesinde bir çok Saadet Partili isimler var. Neden Sadullah Ergin’e itiraz ediyorlar? Neden İYİ Parti’deki İdris Naim Şahin’e değil? Ben büyük fotoğrafa bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Siz bir Millet İttifakı kurdunuz. Bunun kuralı belli: bir partinin listesinde olursanız daha fazla kazanırsınız. 

    Şimdi eğer siz böyle bir ittifak kuruyorsanız, iddianız buysa listenizi de buna uygun şekilde hazırlayabilirsiniz. Sadullah Ergin DEVA Partisi içinde yetkili birisi. Sadullah Ergin, Atatürkçü seçmende, yurtsever seçmende, özgürlük seçmende 2009-2013 yıllarında Adalet Bakanlığı’nda yaptığı hukuksuzluklarla tanıdığımız bir isim. 

    Eğer siz yeni bir Türkiye kuracağınızı söylüyorsanız, eski Türkiye’nin hukuksuzluklarının mimarlarını yeni düzene taşıdığınız zaman inandırıcılığınız açısından sorun oluyor. Oraya başka bir isim konulamazdı mıydı? 

    İki taraf bunu konuşmalıydı. Oraya Süleyman Soylu ya da Bekir Bozdağ yazılsaydı, ne alakası vardı derdiniz? İttifak bunu çok oy almak için yapıyor. Oraya konulacak isim için bu kontenjan bir ittifak kültürü ve orada hepimize çok kazandıracak şekilde olması gerekir, denebilirdi. 

    Benim Sadullah Ergin ile 5 mm’lik farkım var. Ben 10 yıl önce cezaevindeydim. Benim gibi gazeteciler, CHP’li milletvekilleri cezaevindeydi. Milletvekili olmasına rağmen çıkması gerekmez diyordu iktidardakiler. Sadullah Ergin, hükümet medyasının gazetecileri toplayarak cezaevinde geziye çıkardı. Bak ne güzel bir yer burası diye. 5 mm’lik kalınlıktaki camın arkasından ben onları izledim. 

    Bana doğal olarak bir CHP’li benim milletvekillerimi cezaevinde tuttu diyor. Tayyip Erdoğan ‘Neden bu dava böyle oldu Sadullah’ dediğinde, ‘Alevi çünkü’ dediğini hatırlıyor insanlar. Eğer siz yeni bir düzen kuracaksanız bunun içerisinde muhafazakar da olsun, solcu da olsun herkes olsun diyorsanız; tek bir şeyi dışarıda bırakmanız lazım. Hangi görüşte olursa olsun 20 yıllık AKP iktidarının suçlarına bulaşmamış isimler olması lazım. 

    Neden başka bir isim, Fethullahçı polisleri oraya yerleştiren İdris Naim’i tartışıyoruz. 

    Neden CHP içerisinde sadece Sadullah Ergin’i, Yargıtay’a bir gecede 160 tane Nur listelerini atayıp, sonra o Yargıtay üzerinden hukuksuzları tartışıyoruz. Gezi için hala insanlar içeride. Bu hukuksuzlukların parçası olmuş insanları taşırsanız, size dönüp nasıl yeni bir Türkiye kuracaksınız demezler mi?”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bağımsız Türkiye Partisi, seçimlerden çekildi

    Bağımsız Türkiye Partisi, seçimlerden çekildi


    BTP Lideri Hüseyin Baş, Millet İttifakı’na destek vermek için seçimlerden çekildiğini açıkladı. Baş “Mevcut İktidarın devam etmesini engellemek için bu fedakarlığı yapıyoruz.” diye konuştu.

    “KILIÇDAROĞLU’NU DESTEKLEYECEĞİZ”

    tv100 yayınında konuşan Baş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dün listelerimizi YSK’ya teslim ettik, listelerin yarısı erkek yarısı kadın. Bundan sonra BTP’nin gireceği bütün seçimlerde böyle olacak. Sizin aracılığınızla BTP, önümüzdeki seçimlerde Kılıçdaroğlu’nu destekleyecek. Biz BTP olarak bu seçime katılmama kararı aldık. Listelerimizi geri çekeceğiz. Muhalefet bloğuna, meclis aritmetiğinde üstün bir vekil ortalaması yakalaması şansı bırakmak istiyoruz. Bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz. Seçimde Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğiz.” 

    “FEDAKARLIK GEREKİYORDU”

    Kararı duyurduktan sonra Twitter hesabından da bir açıklama yapan Baş, “Fedakarlık gerekiyordu, yaptık…” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Tayyip ağabeyin ayakkabasını yalamamız lazım’ demişti: AKP’li vekil kesik yedi

    ‘Tayyip ağabeyin ayakkabasını yalamamız lazım’ demişti: AKP’li vekil kesik yedi


    AKP, 14 Mayıs’ta yapılacak genel seçimlerde milletvekili adaylarının listesini önceki gün Yüksek Seçim Kurulu’na teslim etti.

    ADAY GÖSTERİLMEDİ

    Katıldığı bir televizyon programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında “Biz Tayyip ağabeye ihaneti bırak, sırtımızda taşımamız lazım. Yani ayakkabısını elimizle yalamamız lazım” sözleri gündem olan AKP Milletvekili Şenel Yediyıldız, partisinin 28. dönem milletvekili adayları arasında yer alamadı. 

    Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Yediyıldız, şu açıklamalarda bulundu:

    “2018 yılında Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğanın takdiri ve halkımızın teveccühü ile 27. Yasama Döneminde Ordu Milletvekili olarak görev yaptığım AK Partimizde bayrağı yol arkadaşlarıma devrediyorum.”

    Söz konusu görüntüler şöyle:

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kemal Okuyan: Komünist olduğumuzu söyleyerek iktidara geleceğiz

    Kemal Okuyan: Komünist olduğumuzu söyleyerek iktidara geleceğiz


    Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, “Eşitlik istiyoruz, özgürlük istiyoruz, insan insanı sömürmesin istiyoruz. Bize diyorlar ki, kendinize başka isim bulsanıza, komünist ismi çok sert. Aslında hiç sert değil ama öyle alıştırılmış. Biz sahtekâr mıyız kendimizi gizleyelim, biz başka partiler gibi iki yüzlü müyüz kendi kimliğimizi, kendi savunduğumuzu, kendi dünya görüşümüzü gizleyelim. Biz Türkiye Komünist Partisi’yiz, açık sözlüyüz, komünist olmaktan gurur duyuyoruz. Komünist olduğumuzu söyleyerek, çalışarak, çabalayarak iktidara geleceğiz” dedi.

    TKP, bugün Ankara Atatürk Spor Salonu’nda “Büyük Halk Buluşması” düzenledi. Programda ilk sırada şair Nihat Behram sahneye çıktı ve şiir okudu. Ardından TKP milletvekili adayları da olan şef Haluk Polat ve müzisyen Kardelen Pınar, An Vokal grubu ile birlikte bir dinleti sundu. Oyuncu Orhan Aydın da “Türkiye İşçi Sınıfına Selam” şiirini okudu. Yunanistan Komünist Partisi Merkez Komite üyesi Thanasis Pafilis de kısa bir konuşma yaptı. Etkinlikte müzisyen Gülcan Altan ve grubu da sahne aldı.

    “KOMÜNİST OLDUĞUMUZU SÖYLEYEREK, ÇALIŞARAK, ÇABALAYARAK İKTİDARA GELECEĞİZ”

    Kemal Okuyan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

    “İki ayı biraz geçti. Çok derin bir acı yaşadık, üzüldük, öfkelendik ama şimdi umudu çoğaltmak zorundayız. Gittiğimiz her yerde şunu söyledik, üzüntü ve acı gayet insani, duygular öfkelenmek de insani. Acımız az olsun, öfkemiz bol ama en çok umudumuz olsun. Bu sorular sokakta, mahallede, okulda, iş yerinde, evimizde, her yerde karşımıza çıkıyor. Onlara açık, dürüst, samimi yanıtlar vermeye çalışacağım. ‘Komünist adıyla Türkiye’de iktidara gelmek mümkün mü?’ Bu soruyla çok sık karşılaşıyoruz. Komünizm ortakçılıktır, eşitliktir, insanın insanı sömürmesine karşı olmaktır, insanın insanı sömürmediği bir dünya kurmaktır. Peki bunda utanacak ne var? Bizim gizleyecek, kendimizi saklayacak neyimiz var. Eşitlik istiyoruz, özgürlük istiyoruz, insan insanı sömürmesin istiyoruz. Bize diyorlar ki, kendinize başka isim bulsanıza, komünist ismi çok sert. Aslında hiç sert değil ama öyle alıştırılmış. Biz sahtekâr mıyız kendimizi gizleyelim, biz başka partiler gibi iki yüzlü müyüz kendi kimliğimizi, kendi savunduğumuzu, kendi dünya görüşümüzü gizleyelim. Biz Türkiye Komünist partisiyiz, açık sözlüyüz, komünist olmaktan gurur duyuyoruz. Komünist olduğumuzu söyleyerek, çalışarak, çabalayarak iktidara geleceğiz.

    “BU ALGIYI DEĞİŞTİRDİYSEK ÜLKEYİ MUTLAKA DEĞİŞTİRİRİZ”

    Biz TKP adıyla ilk çalışmaya başladığımızda köylere, mahallelere gidiyorduk, anlatıyorduk. Diyorlardı ki, ‘Ne kadar güzel şeyler söylüyorsunuz, siz kimsiniz?’ Diyorduk ki, ‘Biz komünistiz.’ ‘Estağfurullah o nasıl söz’ diyorlardı. Şimdi yine gidiyoruz, Türkiye’nin dört bir yanında anlatıyoruz. Diyorlar ki, ‘Siz kimsiniz?’ ‘Biz komünistiz’ diyoruz. ‘Biz sizi biliyoruz, siz iyi insanlarsınız’ diyorlar. Bu algıyı değiştirdiysek ülkeyi mutlaka değiştiririz.

    “LAİKLİĞİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ”

    ‘Adaylarınız arasında başörtülüler var, bu bir çelişki değil mi’ sorusu karşımıza çıkıyor. Biz aydınlanmacı bir partiyiz, laik bir Türkiye’yi savunuyoruz. Laiklik olmadan özgürlük, demokrasi, eşitlik olamaz diyoruz. Yıllar önce bu türban meselesi Türkiye’nin gündemine sokulduğunda biz, ‘türban neyi örtüyor’ diye broşürler çıkardık, itiraz ettik. Bir insanın kılığı kıyafetine karışmak kadar saçma sapan bir şey olabilir mi? İsteyen istediğini giyer, mantıklı olan bunu söylüyor ama bu din bezirganlarının, dini istismar edenlerin, siyasal İslamcıların elinde başka bir anlam taşıyordu. Kadınların eğitim hakkı, kadınların özgürce istediğini giyme hakkı üzerinden bir operasyon başlatıldı. Ve o operasyonla birlikte Türkiye’de yobazlık adım adım menzil etti. Biz buna itiraz ediyorduk, buna itiraz ettik, buna itiraz etmeye devam edeceğiz çünkü laiklik kavgası sürüyor. Laikliği şu an ayaklar altına almış olabilirler bunun hiçbir önemi yok. Biz nasıl bağımsız ve egemen bir ülke, nasıl eşitlikçi bir düzen kuracaksak laikliği de ayağa kaldıracağız. Biz özgürlükçü bir partiyiz bizim partimizde insanların inançlı olup olmaması diye bir ayrım olmaz, biz kimseye sormayız. Bizim insanların inancına, ibadetine karışmak gibi bir niyetimiz yok. Herkesin kendi tercihidir. İnançlı bir insan TKP’nin programını, ilkelerini, eşitlikçi bir ülkeyi, dünyayı savunuyorsa hoş geldi sefa geldi. İstediği kıyafetle geldi.  

    “BİR SEÇİM DÜŞÜNÜN Kİ SADECE MİLLETVEKİLİ PAZARLIKLARI KONUŞULSUN”

    ‘Neden HDP’nin başını çektiği ittifaka ya da Yeşiller ve Sol Partisi’nin Emek ve Özgürlük İttifakına dahil olmadınız’ sorusuyla çok karşılaşıyoruz. Bir seçim düşünün ki sadece ve sadece milletvekilleri pazarlıkları, adaylar, yüzdeler, aritmetik hesaplar konuşulsun. Biz isteriz ki program, ilke, bu ülkeyi, halkı nasıl ayağa kaldıracağız, nasıl bu karanlıktan çıkaracağız, bunlar konulusun. Siyasette tabii ki ittifaklar olur ama ittifaklar şöyle olur: Birbirinizle bazı konularda anlaşırsınız, kol kola girersiniz, biz ortaklaşa şunları savunacağız, dersiniz. HDP içerisinde dostlarımız var, HDP bir siyasi parti olarak haksızlığa, zulme uğrayan, sürekli baskıyla karşılan, şu anda da kapatılma tehdidi altında olan bir parti. Bunlara karşı dayanışma duygumuz sonsuz ama ittifak kurmak başka bir şey.

    “ŞEYH SAİT’E YOLDAŞ DİYENLERLE BİZ İTTİFAK OLAMAYIZ”

    HDP’li yöneticiler ve HDP, kurumsal olarak belli aralıklarla TÜSİAD yani Türkiye’de patronların en önemli, en büyük, en güçlü ve en tehlikeli örgütüyle sürekli görüşüyor. Bizim için TÜSİAD, mücadele edilmesi, karşı durulması gereken düşman bir örgüttür. Biz Türkiye’de, emekçi halka karşı her türlü suçu işlemiş bir siyasi örgütle yan yana gelmeyiz. Yan yana gelenlerle de müttefik olmayız, ittifak kurmayız. Laiklik diyoruz, cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak diyoruz. TKP’nin ilkelerinde, kavgasında bunlar yazıyor. Peki Şeyh Sait ne, mollalar ne? Şeyh Sait’e yoldaş diyenlere, biz yoldaş diyemeyiz, ittifak olamayız. NATO’ya hayır diyemeyenlerle de TKP ittifak olamaz.

    “TKP’YE BÖLÜCÜ DİYENLERE ‘HÖST’ DERİZ”

    ‘Siz bölücü müsünüz’ sorusu da çok soruluyor. Neden bölücü olalım, illa bir şey olacaksak TKP yıkıcı bir partidir. Bu köhnemiş sömürü düzenini, karanlığı, yobazlığı yıkacağız. İyisini kurmak için kötüsünü yıkacağız. TKP’ye bölücü diyenlere ‘höst’ deriz. Biz kardeşçe yaşayacağımız, eşitlikçi bir ülkenin güçlü olmasını isteriz. İçimizdeki emekçi halk rahat etsin, refaha, eğitime ulaşsın, hiç kimse yoksul olmasın, ülke kaynakları sürekli gelişsin isteriz. Bu da güçlü bir ülkeden geçer. Güçlü bir ülke de birliğini sağlamış bir ülkedir. Özerklik, yerelcilik bunlar uluslararası tekellerin emperyalizmin tuzaklarıdır. Bütün ülke kaynaklardan eşit yararlansın diye, biz merkezi planlamadan yanayız. TKP bölücü olamaz, biz bu ülkenin birliğinin teminatıyız.

    “BİZ SINIF TEMELİNDE SİYASET YAPARIZ. BİZ TARAFIMIZI KÜRT, TÜRK DİYE KURMAYIZ”

    ‘TKP, Kürt düşmanı’ diyorlar, ne münasebet, böyle bir şey olabilir mi? Bırakalım bu coğrafyada, ülkemizde yaşayan halkları; TKP’nin dünyadaki tek bir ulusa düşmanlık üretmesi imkansızdır. Kürt, Türk, Arap, Boşnak, Çerkes ve bütün etnik kökenler… Biz kimlik siyaseti yapmayız, insanları etnik kökenlerine ya da inançlarına göre ayıracak bir parti değiliz. Ama şunu biliniz ki, Türkiye’de bir Kürt sorunu var. Türkiye’deki Kürt sorunu, bu sistemin sorundur. Bu sorun, insanların ana dilde konuşma, eğitim görme hakkını elinden almıştır. TKP buna göz yumabilir mi, insan olan buna göz yumamaz. TKP, Kürtler adına siyaset yaptığını söyleyip hacılarla, mollalarla, şeyhlerle, işbirlikçilerle, patronlarla iş tutanlara karşı. Mehmet Sıddık Torun, Nihat Özdemir, Hamdi Ulukaya, bu isimleri duymuşsunuzdur. Bu isimler, Türkiye’deki en zengin Kürtlerden birkaç tanesi. Bizim için Koçlar, Sabancılardan hiçbir farkı yok. Biz sınıf temelinde siyaset yaparız. Biz tarafımızı Kürt, Türk diye kurmayız.

    “EVET, OYLARI BÖLÜYORUZ”

    Bir soru daha var: ‘Oyları bölüyor musunuz?’ Aslında bu bir soru değil, tehdit: ‘Oyları bölmeyin.’ Evet, oyları bölüyoruz. Emek ve sermaye, aydınlanma ile yobazlık, Amerikancılar ile bağımsızlıkçılar arasındaki oyları bölüyoruz. Burada bölmezsek, sandıkta bu oyları birleştirirsek Türkiye karanlıktan çıkmaz, tabii ki böleceğiz. Bizim de söz hakkımız var. Sosyalistlerin oyunu bölmeyin. Türkiye’nin yüzde 10’u ben sosyalistim ya da komünistim diyor. Biz oyumuzu istiyoruz. Bu düzeni değiştirecek olan parti hakkını istiyor. Oyları bölün ki bu ülkeyi ayağa kaldırın.

    “SÖZÜMÜZ OLSUN, DERSİM’DEKİ ÖRNEĞİ ÇOĞALTACAĞIZ”

    Bu seçim gerçekleşir, Erdoğan’ı yollarız. TKP ve umudu ayağa kaldırırız. Sonra yerel seçimler geliyor. Arkadaşlar biz Dersim’de bir ittifakla halkçı, toplumcu bir belediyecilik anlayışını yola çıkardık. Önümüzdeki seçimlerde bu örnekleri çoğaltacağız. Her yere yayacağız. Bunun için de güçlü bir TKP’ye ihtiyacımız var.  Şimdiden sözümüz olsun, Dersim’deki örneği çoğaltacağız.

    “AÇIKTAN SÖYLÜYORUZ: CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE KEMAL KILIÇDAROĞLU’NA OY VERECEĞİZ”

    ‘Bir oy Erdoğan gitsin diye’ diyoruz. Hiç inanmadığımız, hiç desteklemediğimiz, karşısında durduğumuz mücadele etmeye devam edeceğimiz bir ittifakın adayına oy çağrısı yapıyoruz. Niye biliyor musunuz Erdoğan gitsin diye. Utana sıkıla değil, açıktan söylüyoruz cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vereceğiz. Düzenin sürmesi için çaba gösteren herkesin karşısına dikileceğiz. O zaman da oylarımızı TKP ambleminin altına vuracağız.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEVA, Gelecek, Demokrat ve Saadet Partisi Meclis’te Millet Grubu kuracak

    DEVA, Gelecek, Demokrat ve Saadet Partisi Meclis’te Millet Grubu kuracak


    Saadet, DEVA, Demokrat ve Gelecek partilerinin adayları için listelerinde kontenjan ayıran CHP’de liste hesapları yapılırken, diğer partilerin Meclis’te temsil edilebilmesine yönelik bir hazırlığın da göz önünde bulundurulduğu öğrenildi.

    T24’ten Eray Görgülü‘nün haberine göre, Demokrat Parti dışındaki diğer üç partinin CHP’den Meclis’te grup kurabilmek için, seçilebilecek en az 20 kontenjan istediği iddia edilirken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu talebe olumlu yaklaşmadığı biliniyordu.

    EN AZ 20 MİLLETVEKİLİ HEDEFLENDİ

    CHP’nin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sunduğu listelerde, dört partinin yaklaşık toplam 20 adayına, seçilmesine kesin gözüyle bakılan sıralarda yer verildi. Bu arada, YSK’ya sunulmadan önce açıklanan listede İstanbul 3’üncü bölge 10’uncu sırada yer alan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu’nun yeri de 10’uncu sıradan seçilmesi garanti olarak görülen 6’ıncı sıraya çekildi. Edinilen bilgiye göre CHP’nin diğer partilerle yaptığı hesaplarda, dört partiden en az 20 milletvekilinin Meclis’te temsil edilmesinin sağlanması hedeflendi.

    GRUBUN ADI “MİLLET GRUBU” OLACAK

    Bu şekilde Gelecek, DEVA ve Saadet partilerinin Meclis’te grup kurma isteğinin de karşılanması amaçlandı. Demokrat Parti’nin de dahil olmasıyla Meclis’te kurulacak grubun adının ise “Millet Grubu” olacağı belirtiliyor.

    İÇTÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ YAPILIYOR

    Dört partinin Millet Grubu’nu kurabilmesi için de TBMM İçtüzüğünde değişikliğe gidilecek. İlgili maddeye eklenecek “Milletvekillerinin toplam sayıları 20’yi bulan partiler grup halinde hareket edilebilir” ifadesiyle, içtüzük engelinin de aşılması hedefleniyor. Böylece Millet Grubu, diğer partiler gibi, kürsüde konuşma, RTÜK üyesi seçme, genel kurulda grup başkanı ile temsil edilme gibi haklara sahip olabilecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mustafa Destici’den eleştirilere yanıt: HÜDA-Par, Cumhur İttifakı içerisinde değil

    Mustafa Destici’den eleştirilere yanıt: HÜDA-Par, Cumhur İttifakı içerisinde değil


    Terör örgütü Hizbullah bağlantısıyla bilinen HÜDA-Par’ın AKP listelerinden seçime girecek olması hakkında kararın alınmasıyla başlayan tartışmalar sürüyor.

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, tv100’de yayınlanan Memleket programında açıklamalarda bulundu. Talat Atilla ile Tamer Korkmaz’ın sunduğu programda Destici’nin HÜDA PAR ile ilgili açıklamaları dikkat çekti. Destici, Yeniden Refah Partisi’nin Cumhur İttifakı’na katılma kararıyla ilgili de kendisinin dahili olup olmadığı sorusuna yanıt verdi.

    BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA,PAR yöneticilerinin ‘terör örgütü Hizbullah’ ile ilgili açıklamalarına tepki gösterdi. Destici “Cumhur İttifakı’nda değildir, AKP listelerinden seçime giren bir partidir” dedi.

    “FATİH BEYLE GÖRÜŞTÜM, CUMHUR İTTİFAKI’NA DESTEĞİ ÖNEMLİYDİ”

    Atilla’nın “Erbakan’ın dönüşünde aktif rol oynadığınıza dair bilgim var” sözleri üzerine Destici “Fatih Bey’le görüştüm. Bize göre makul bir karar, Yeniden Refah Partisi’nin Cumhur İttifakı’na dahil olmasından memnuniyet duyduğumuzu ifade ettim. Cumhur İttifakı’na desteği önemliydi” açıklaması yaptı.

    “KAĞIT ÜSTÜNDE ONLAR DAHA AVANTAJLI OLACAK GİBİ GÖZÜKÜYOR”

    Talat Atilla’nın “Ortak listeyi neden kabul etmediniz?” sorusuna Destici “Karşı ittifak bunu gerçekleştiriyor. DEVA, Gelecek, Saadet, Demokrat CHP listesinden, bazı seçim çevrelerinde ise İYİ Parti ile ortak listeden girme çalışmaları CHP-İYİ Parti Genel Merkezleri’nde sürüyor. Kağıt üstünde o zaman onlar daha avantajlı olacak gibi gözüküyor ama seçimde %50’yi geçtiğimizde Meclis’te çoğunluğu elde edeceğiz. Belki AK Parti’nin tek başına sayısı buna yetmeyebilir ama Milliyetçi Hareket Parti’mizin, Büyük Birlik Parti’mizin, Yeniden Refah Parti’mizin çıkaracağı milletvekilleriyle yine 300’ün üzerine geçileceğine inanıyorum. AK Parti, MHP kendi listeleriyle girmeyi tercih ettiler. Buna saygı duyuyorum. Bunun özel bir nedeni yok. Ben sadece matematik gerçeğini ortaya koydum.” diyerek yanıt verdi.

    “HÜDA-PAR Cumhur İttifakı İÇERİSİNDE DEĞİLDİR”

    Destici, HÜDA PAR eleştirilerine yanıt verdi:

    “HÜDA-Par’ın sözcülerinden birkaç tanesinin ‘Hizbullah’ı terör örgütü olarak görmüyoruz’ demesi kabul edilebilir bir şey değil. Doğru olan HÜDA PAR yöneticilerinin ‘Terörü kabul etmiyoruz’ derken Hizbullah’ın da terör eylemlerini reddettiğini söylemesidir. HÜDA-Par, Cumhur İttifakı içerisinde değildir. Sadece Cumhur İttifakı’nda yer alan partilerimizin listelerinden birkaç isim aday gösterilmiştir.”

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP ve İyi Parti’de “fermuar” illeri 10’dan 16’ya çıktı

    CHP ve İyi Parti’de “fermuar” illeri 10’dan 16’ya çıktı


    YSK’ya teslim edilecek milletvekili listeleri üzerinde çalışmalar devam ederken CHP ve İYİ Parti’nin bir CHP, bir İyi Parti adayının sırayla yer alacağı ortak milletvekili aday listesi üzerinde anlaştığı il sayısının 16’ya çıktığı öğrenildi.

    T24’ten Eray Görgülü‘nün haberine göre, Uzlaşılan il sayısının ilk olarak 10’u bulduğu ve yaklaşık 40 il üzerinde de çalışmanın sürdüğü belirtilmişti. 

    HAKKARİ’DE BİRİNCİ SIRA CHP’NİN

    Edinilen bilgiye göre Çorum, Düzce, Batman, Van, Bartın, Adıyaman, Çankırı, Amasya ve Hakkari illerinde CHP’nin adayı birinci sırada yer alırken, Gümüşhane, Bayburt, Aksaray, Yozgat, Muş, Bitlis, Erzurum illerinde de İYİ Parti’nin adayı birinci sırada yer bulacak.

    Bu listelerde, Millet İttifakı’nda yer alan diğer partiler DEVA, Saadet, Gelecek partileri ile Demokrat Parti’nin adayları yer almayacak. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Okan Kocakaya İYİ Parti’den istifa etti

    Okan Kocakaya İYİ Parti’den istifa etti


    GERÇEK GÜNDEM- Milletvekilliği adaylığı için belediye başkanlığı koltuğunu bırakan Antalya’nın eski Demre İlçe Belediye Başkanı Av. Okan Kocakaya, bir istifa mektubuyla bu kez İYİ Parti’den ayrıldı. Kocakaya, temayül yoklamasının sağlıklı ve güvenilir bir sonuç vermediğini söyleyerek partisinden istifa etti.
    Kocakaya, istifasını twitter’da paylaştığı metinle duyurdu:

    “Kıymetli Antalyalılar; İyi Parti çatısı altında, 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri sonucunda Demre Belediye Başkanı seçildim. Dört yıl boyunca onlarca öncü projeyi ve hizmeti hayata geçirdik. Partimizin ulusal projelerini de Türkiye çapında ilk defa Demre’mizde uyguladık.
    14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak milletvekilliği seçimlerinde, yerel yönetim tecrübem, 20 yıllık hukuk birikimim ile Antalya’nın merkezi ve batısında kalan bölgeyi iyi tanıyan, sorunlarını bilen ve çözümünde de katkı sunabilecek biri olarak; Genel Başkan Sn. Meral Akşener ile yaptığım istişare sonucunda 16 Mart 2023 tarihinde aday olmak için görevimden istifa ettim.

    TEMAYÜL YOKLAMASI BİR SONUÇ VERMEMİŞTİR

    2 Nisan 2023 tarihinde Antalya’da yapılan, alt yapısı ve etik çerçevesi tanımlanmamış, bir çok usulsüzlüğü içinde barındıran, demokratik kuralları ve tarafsızlığı sağlanamayan, 34 bin üyeden sadece 6 bin üye ile yapılan temayül yoklaması; sağlıklı ve güvenilir bir sonuç vermemiştir. Bütün Antalya kamuoyunun aynı kanaatte olmasına rağmen; milletvekili adayı belirlemede etik ve ahlaki olmayan usulsüz yapılan temayül yoklamasının esas alınacağının bildirilmesi ile süreç, tam bir siyasi mühendislik halini almıştır.

    ADİL, DÜRÜST VE İLKELİ BİR DURUŞ SERGİLEDİM

    Belediye Başkanlığım ve mesleki hayatım boyunca adil, dürüst ve ilkeli bir duruş sergiledim. Temayül yoklaması sürecinde yapılan tüm usulsüzlükleri her aşamada Genel Merkeze bildirmeme rağmen; etik ve vicdani değerleri hiçe sayan bir ortamda daha fazla siyaset yapmamın hayat görüşümle uyuşmaması sebebiyle, İyi Parti Antalya Milletvekili Aday Adaylığımda çekiliyor, parti üyeliğimden istifa ediyorum.
    Hata yapmak, hile yapmaktan çok daha onurluca bir eylemdir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur”

    GÖREVE DÖNEMİYOR

    Milletvekilliği seçimi için görevlerinden istifa eden yüksek mahkeme üyeleri, hakimler, savcılar, subay ve astsubaylar, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve il genel meclis üyeleri tekrar görevlerine dönemiyor.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***