Etiket: Seçim 2023

  • CHP’li Engin Altay: 14 Mayıs’ta Türkiye susadığı adaleti kana kana içecek

    CHP’li Engin Altay: 14 Mayıs’ta Türkiye susadığı adaleti kana kana içecek


    CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Beylikdüzü İlçe Başkanlığı’nda partililerle buluştu. Altay’a, CHP İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Taşkın Özer, Beylikdüzü İl Başkan Yardımcısı Ufuk İnan, İl Kadın Kolları Başkanı Yeşim Ağırman, Esenyurt İlçe Başkanı Hüseyin Ergin, CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş eşlik etti. 

    CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Türkiye’yi büyütme zamanının geldiğini belirterek “Bir avuç azınlık, beşli çete, dünyanın en zengin insanları ligine girerken 86 milyon fakirliği yaşamayacak. Bu ülkede bir çocuk okulda açlıktan bayılıyorsa, bu kul hakkıdır. Türkiye bunu hak etmiyor. 14 Mayıs, Türkiye’nin susadığı adaletin kana kana içildiği ve ırmağa dönüştüğü günün adı olacak” dedi.

    Seçim çalışmaları ile ilgili bilgi veren CHP’li Engin Altay, şunları söyledi:

    “BAY KEMAL’İN SÖYLEDİĞİ BÜTÜN VAATLERİN ARKA PLANI DOLUDUR”

    Dün televizyonda söyledim. Kemal Kılıçdaroğlu ve Millet İttifakı 2 bin 300 maddelik bir ortak mutabakat metni sundu topluma. Türkiye’de kimse ‘Millet İttifakı’nın seçim beyannamesinde şu soruna yer verilmedi diyemez’ dedi. Yani çare var, çareyi kaynağıyla beraber sunuyoruz, Bay Kemal’in söylediği bütün vaatlerin arka planı doludur. Kaynaksız bir tek vaadimiz veya hayata geçmeyecek olanı yok. 

    “EN ACİL MESELEMİZ ÇOCUKLARIN OKULLARDA SAĞLIKLI BESLENEBİLMESİ”

    Acil bir meselemiz var. Devlet okullarındaki çocuklara yemek, süt ve su. Neden? Türkiye dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri. Ama okula aç gidip, beslenme çantası göstermelik olarak oraya boş konuluyor. Bize önce o çocuğun mutluluğu lazım. Bize gencin umudu lazım, güçlü kadın, huzurlu emekli lazım. Türkiye’nin içinde bulunduğu bu ekonomik ve siyasi çıkmazın çaresi birlik ve beraberliğimizde. 

    Ayrımsız Kucaklaşacağız : ‘Çin Seddi’ni yıkmak ön yargıyı yıkmaktan daha kolaydır’ diyor bir söz. Aynen öyle. Vatandaşlarımız, hatta AKP seçmeni de artık kutuplaşmadan bıktı.  Devletin kusurları oldu geçmişte. Bununla ilgili toplumun bütün kesimleriyle helalleşeceğiz. Ayrımsız kucaklaşacağız. Başı açık veya başı kapalı, Alevi ve Sünni, Kürt ile Türk kol kola et-tırnak olacaklar. Aynen Çanakkale’de başardığımız gibi. Atatürk, bu kişileri bir arada tutmayı başardı.

    Şimdi bunu Bay Kemal yapacak. Bu birlik Türkiye’yi ayağa kaldırır. Ekonomiyi düzeltmek bizim için en kolay olanıdır. Önemli olan farklılıklarımızı avantaja dönüştürüp Türkiye’yi büyütme zamanımız. Bir şey daha lazım, hep birlikte zenginleşeceğiz. Bir avuç azınlık, beşli çete, dünyanın en zengin insanları ligine girerken 86 milyon fakirliği yaşamayacak. Bu ülkede bir çocuk okulda açlıktan bayılıyorsa, bu kul hakkıdır. Türkiye bunu hak etmiyor. Hep birlikte çalışıyoruz. Türkiye’yi bir beladan kurtarmaya çalışıyoruz.

    Gençler ayrışmasın. . Bir aradayız şu an. Bizi bir arada tutan şey Türkiye’deki adalet arayışıdır.

    “ADALET GELDİĞİ ZAMAN BİLİN Kİ 86 MİLYONUN ZENGİNLEŞMESİNİN ÖNÜNDE BAŞKA HİÇBİR ENGEL YOK”

    Türkiye’de olmayan tek şey adalettir. Her alanda. Ekonomide, siyasette, sanatta, üniversite girişlerinde, yurtlarda adalet yok. Adalet geldiği zaman bilin ki 86 milyonun zenginleşmesinin önünde başka hiçbir engel yok. Beklentimiz Türkiye’nin bekası ve 86 milyonun mutluluğu. Bu altı genel başkanın bir tane ortak özelliği var, bu adalet dışında, hiçbir siyasetten zenginleşmemiş. Birileri Türkiye’yi soyup soğana çevirip yurt dışında villa değil mahalle satın almışlar. Sokak almışlar.  Bu para sizin paranız, milletin parası.”

     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fuat Oktay’dan Erdoğan’ın sağlık durumuna ilişkin açıklama: Cumhurbaşkanımızın sağlık durumu çok iyi, iletişim halindeyiz

    Fuat Oktay’dan Erdoğan’ın sağlık durumuna ilişkin açıklama: Cumhurbaşkanımızın sağlık durumu çok iyi, iletişim halindeyiz


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın rahatsızlığının ardından yarın yapacağı seçim çalışmalarının da iptal edildiği duyuruldu. Cumhurbaşkanlığı iletişim Başkanlığı ise yabancı basında çıkan ‘Erdoğan Kalp krizi geçirdi’ haberlerini yalanladı. 

    Yapılan açıklamada, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kalp krizi geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı” yönündeki iddialar doğru değildir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, yarın düzenlenecek “Akkuyu Nükleer Santrali İlk Yakıt Yükleme” törenine canlı bağlantı marifetiyle katılacaktır” denildi.

    Erdoğan’ın dünkü akşam canlı yayında rahatsızlandığı için katılamadığı Kırıkkale, Yozgat ve Sivas’taki toplantılarda kendisi yerine konuşan Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay, “Cumhurbaşkanımızın sağlık durumu çok iyi. Biz sürekli iletişim halindeyiz. Hafif bir üşütme geçirdi” dedi.

    İddia ilk olarak Çin menşeili medya kuruluşu GGTN America tarafından dile getirilmişti.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • MHP’li Celal Adan: HÜDA PAR’la ne görüşürüz ne beraber oluruz

    MHP’li Celal Adan: HÜDA PAR’la ne görüşürüz ne beraber oluruz


    MHP’li TBMM Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili adayı Celal Adan, Habertürk Televizyonu’nda Mehmet Akif Ersoy’un sunduğu “Seçim Özel” programına katıldı.

    Sahadaki durumu nasıl gördüğü sorulan Celal Adan, mitinglere başladıklarını fakat depremler nedeniyle ara verdiklerini söyledi.

    “MHP uzun süredir milletimizle kucaklaşmaya başlatmış olan bir hareket” diyen Adan, “Anketler konusunda bir duyarlığı sizinle paylaşmak istiyorum. Türkiye’deki firmaların tamamı için söylüyorum, MHP’den özür dilemek mecburiyetindedir. Kendi faaliyetleriyle de yüzleşmek mecburiyetindedir. 2018 yılı itibariyle bizimle ilgili anketçilerin tamamı yanılmıştır. Metropoll’ün yaptığı bir anket çalışmasına baktım, bizi düşük bir şekilde oran veriyor. Açtım baktım 2018 seçimlerinde aynı oranı vermiş, orada verdiği oranın aşağı yukarı 3 katı oy almışız. Dolayısıyla sağlıklı bir çalışmanın olmadığını söyleyelim. MHP sokakta anketleri darmadağın ediyor” ifadelerini kullandı.

    Cumhur İttifakı’nın Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) ile iş birliğiyle ilgili soru üzerine Adan, “Cumhur İttifakı’yla ilgisi yok HÜDA PAR’ın. HÜDA PAR’ın adayları AK Parti’den milletvekili adayı, ittifakın içinde değil. Bizden buradan bir şey çıkmaz, HÜDA PAR’la müdaparla biz ne görüşürüz ne beraber oluruz. Aday olarak gösteriliyorlar, onlar da teröre karşıyız diyorlar, birtakım şeyler söylüyorlar. Bir ittifak değil, AK Parti listelerinden milletvekili adayları” yanıtını verdi. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İzmir’deki Vergi Dairesi binasının duvarına Bakan Kasapoğlu’nun seçim pankartı asıldı

    İzmir’deki Vergi Dairesi binasının duvarına Bakan Kasapoğlu’nun seçim pankartı asıldı


    AKP’nin İzmir’den milletvekili adayı gösterdiği Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu’nun kentteki bir kamu binalarına asılan seçim pankartı tepki çekti. CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, “Siz, bu binayı babanızın malı gibi kullanamazsınız. Hiçbir siyasi parti, kamu binalarına böyle bir pankart asamaz” dedi.

    İzmir’in Basmane semtinde bulunan ve Konak Vergi Dairesi’ne ait olan binanın yan duvarına, AKP’nin İzmir’den milletvekili adayı gösterdiği Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu’nun pankartı asıldı. Kamu binasına asılan pankarta tepki gösteren CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Siyasi partiler, kamu binalarına siyasi içerikli pankart asamaz. Kanun açık ve net. Yüksek Seçim Kurulu kararları bağlayıcıysa eğer, bu pankart buradan indirilmeli.  İzmir Valisi’ne sesleniyorum; eğer tarafsızsa, bu pankartı mevzuata göre kaldırmazsa hukuken bir dava açmamız söz konusu olabilir. Burası bir kamu binası. Siz, bu binayı babanızın malı gibi kullanamazsınız. Hiçbir siyasi parti, kamu binalarına böyle bir pankart asamaz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yeşil Sol Parti Milletvekili Adayı Ayten Dönmez gözaltına alındı

    Yeşil Sol Parti Milletvekili Adayı Ayten Dönmez gözaltına alındı


    Geçtiğimiz gün Diyarbakır merkezli 21 ilde gerçekleştirilen operasyonda 216 kişi gözaltına alındı. Diyarbakır, Batman ve Urfa’da eş zamanlı yapılan polis baskınları sonucunda aralarında avukat, gazeteci, sanatçı, sivil toplum temsilcileri, demokratik kitle örgütlerine üye birçok kişi gözaltına alındı.

    Operasyonların seçim öncesi iktidar tarafından yargı muhalefete gözdağı verilmek için yapılmak istendiği ileri sürülürken bu sabah bir gözaltı haberi daha geldi.

    HDP’nin Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) açılan kapatma davası nedeniyle seçimlere çatısı altına gireceği Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Ayten Dönmez gözaltına alındı.

    İHA’nın aktardığına göre; Dönmez’in İstanbul’da PKK/KCK’ye yönelik yürütülen operasyonda, bir dönem örgütün kırsal alan yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenildi.

    AYRINTILAR GELİYOR…

     
     
     
     

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Babacan’dan Muharrem İnce açıklaması: Güvenmiyorum, oy vermem

    Babacan’dan Muharrem İnce açıklaması: Güvenmiyorum, oy vermem


    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Habertürk TV’de Teke Tek programına konuk oldu. Babacan, Babala TV’de söylediği iddia edilen “İkinci tura Muharrem İnce ve Recep Tayyip Erdoğan kalırsa oyumu İnce’ye vermem” ifadesine ilişkin olarak, “Ben Muharrem İnce’ye güvenmiyorum, oy vermem dedim; ama program akışında bunu nerede, nasıl söyledim onu program yayınlandığında izleyicilerimiz izler” dedi. 

    Babacan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

    Dünkü program çekiminde söylediklerimde Twitter’de yalan şeyler dolaşıyor. Cımbızlama denen bir şey var. Programda şunu söyledim; bizim hedefimiz her iki sandıkta da bu seçimi kazanmak. Cumhurbaşkanlığı seçiminde birinci turda kazanmak. 6 parti ile oturduğumuz günden bu yana ‘Bizim ortak adayımız’ olacak dedik. Bu seçime referandum diyorum. Her iki sandıkta da bir referandum olacak. Vatandaşlarımız tercih edecek otoriterlik mi, demokrasi mi, korku mu umut mu, kara kış mı yoksa bahar mı? Bunun referandumunu yapacağız. Mevcut Anayasa, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak nihayetinde iki tane tercih getiriyor. Vatandaş yoksulluğu mu seçecek, zenginliği mi? Keyfiliği mi seçecek; yoksa hukuk mu diyecek.

    “İŞİN MATEMATİĞİNE BAKTIĞIMIZDA KAZAN KAZAN İLİŞKİSİ”

    Bütün hazırlıklarımız kendimiz seçime girecekmiş gibi hazırlıklar idi. Bizzat benim başkanlığımda tam 1 hafta boyunca kapandık. Tek tek isimleri değerlendirdik, 87 seçim bölgesine ayırdık. CHP’den bize teklif geldi. Simülasyon yapıyoruz. Tek listeden girdiğimizde toplamda daha fazla milletvekili elde ediyoruz dendi. Sayın Kılıçdaroğlu ile de konuştuk bunu. Nihayetinde Meclis’te güçlü şekilde varolmamız herkesin lehine olacaktı. Kendi simülasyon sistemine tabi tuttuğumuzda biz de bu gerçeği gördük. İşin matematiğine baktığımızda ilişki bir kazan kazan ilişkisi. CHP de bir fedakârlık yaptı. Ama bizim için de fedakârlık. Seçime girmediğimiz pekçok il var. Oradaki teşkilatlarımız buna haklı olarak çok üzüldüler. Kararın arkasından tabii ki türbülans yaşadık. 1 haftada bütün teşkilatlarımız bunu anladı, meseleyi çözdü. Bütün il başkanlarımızı Ankara’da topladım. 81 ilde sahada olacağız dedim. İl başkanlarımız sağolsunlar zaten açık fikirli insanlar. Bu sürece ayak uydurdular.

    “KİMLİK SİYASETİ YAPMIYORUZ ÇÖZÜM ODAKLI PARTİYİZ”

    Bizim kendi simülasyonlarımızda ortak listeden girdiğimiz anda artı 18 milletvekili görülüyor. CHP’nin de bizim rakamlarımıza benzeyen rakamlardı. Bu simülasyonlar işin matematiğini gösteriyor ama psikolojisini ayrı yönetmek gerekiyor. Toplamda üye yapımıza baktığımızda Türkiye’de bütün siyasi kimliklere hitap ediyoruz. Devamlı araştırma ve ölçüm yapıyoruz. Bizim destekçilerimiz, üyelerimiz 2018 seçimlerinde her partiye oy veren insanlar. Biz siyasi yelpazenin tümüne hitap ediyoruz. Kimlik siyaseti yapmıyoruz, çözüm odaklı bir partiyiz. Türkiye’nin her yerinde teşkilatlandık. İstanbul’un 39 ilçesinde, Ankara’da 25 ilçede teşkilatlandık. 22 eylem planı hazırladık. Depremle ilgili çalışma yaptık. Yetmedi, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla ilgili yeni bir eylem planı yaptık.

    “BİZ 14 SENE SAYIN CUMHURAŞKANI İLE YAKIN ÇALIŞTIK”

    Biz kendi kitlemizin tamamını CHP listelerine taşıyamayabiliriz dedik, dürüst olmak zorundayız dedik. Onlar da gayet doğaldır dediler. İşin matematiği ile psikolojisinin farklı olmasının sebebi bu. Sonuçta işin toplam muhasebesini yapınca herkes için yararlı olduğuna inandık. Ben 2019’da AK Parti’den istifa ettim. 14 sene sayın Erdoğan’la çok yakın çalıştık. Türkiye’nin hem dış politikada, A konularında, ekonomide başarılı olduğu yıllar 2013’e kadar olan süre. Kendi vatandaşların içinde en yüksek refah ürettiği süre. Şu anda 2023’te 2013’ü bile yakalayamadık. Sayın Erdoğan ne zaman ekonomi ile başarılardan bahsedecek olsa ister istemez beraber çalıştığımız yıllara dönmek zorunda kalıyor.

    “BEN DE ‘AKIL YAŞTA DEĞİL BAŞTADIR’ DİYORUM”

    O dönemde tamamen tepki olarak benim yaşımdan kaynaklı küçük görme, alay etme gibi maalesef yanlış yola giriyor. ‘Bebecan olmak benim için gururdur. Gençlere fırsat verilince nasıl başarı ortaya konulmuş gösterdik’ dedim. Bir de söz vardır; akıl yaşta değil baştadır. Ben dersime çok çalışıyorum herşeyden önemlisi istişare ediyorum. Kendisi istişareyi terk etti, liyakatsiz ve ehliyetsiz kadrolarla çalışmaya başladı. Mehmet Şimşek benim yakın çalışma arkadaşım. Ayrıldıktan sonra eziyet ettiler kendisine. Meydanlarda yuhalattı. Eski defterlerde Ali Babacan var, Mehmet Şimşek var. Acaba bir artı sağlayabilir miyim bunun derdinde. Benim düşüncem Mehmet Bey’in şimdi herhangi bir katkı veremeyeceği yönünde. Sanırım bunu gördü, o yüzden ortalıkta yok. Şunu da söyleyeyim o dönemde ekonomide rasyonel olan AB ile açık politika izleyen Başbakan olan sayın Erdoğan’ın da bu başarıda imzası vardır.

    “REKLAM FİLMLERİNDE BİZİ BİR ARADA GÖRECEKSİNİZ”

    Ortak listelerle seçime girmek, ortak kampanya kararı 9 Nisan’da gerçekleşen karar. Her parti aslında kendisi için hazırlanıyordu. Bayramın ikinci günü sayın Kılıçdaroğlu’nu aradım. Bugüne kadar haklı olarak CHP kampanyası olarak yürüyordu. Ama şimdi kampanyanın ortak bir kampanya olarak yürümesi gerekiyor diye kendisine ifade ettim. Hemen sağolsunlar adapte oldular. Bizim saha ekibimizle CHP’nin saha ekibi buluştu. Derhal ortak programlar dizayn etmeye başladım. İzmir ve Kayseri mitinginde sayın Kılıçdaroğlu beraber olacağız. Arefe günü bir kampanya çekimi yaptık. O çekimde hem 6 genel başkan hem iki belediye başkanı vardı. O reklamlar yakında yayınlanacak bizi bir arada göreceksiniz. Yarın Gebze’de, Cuma günü Zonguldak’ta olacağım. Önümüzdeki hafta Gaziantep, Siirt, Kahramanmaraş programımız olacak.

    “MUHALEFETTEN KOPYA ÇEKEN İKTİDARDAN BAHSEDİYORUZ”

    Ben oradaki kadroları iyi tanıyorum. Benim ekibimden orada iki üç arkadaş var. Zaten bu çalışmayı onlar yürütmüş. Ülkenin yarınlarınla ilgili referans bizim hazırlıklarımız. Muhalefetten kopya çeken bir iktidardan bahsediyoruz. Üretemeyen iktidar var. Doğrusu biz memnun oluyoruz, alsınlar bunları yapsın sorunlar çözülür. Kimin yaptığı önemli değil ki. Burada yapılacaklar açısından baktığımızda bunlar gerçekleştirildiğinde Türkiye düzelir. Sayın Erdoğan 5 yıldır yeni anayasa diyor. 1 maddeyi beceremediler. 84 maddede tek tek 6 parti olarak mutabık kaldık. Bütün mutabakat bugün mutabakatıdır. Seçimlerden sonra oturur yeniden yaparız. AB’de 27 ülke nasıl bir arada duruyor? Sürekli tartışarak. Bir şey çıkacaksa çıkmasında da mutabakat gerekir. Sonuçta bu işi konuşa konuşa, istişare ede ede götüreceğiz.

    “SADULLAH BEY ÜZERİNDEN CHP YIPRATILMAYA ÇALIŞILDI”

    Bu müzakerelerde bize dediler ki örneğin İstanbul’da şu sıra, İzmir’de şu sıra. Önce bunun müzakeresi yapıldı. Hangi ilde kaçıncı sıra adaylıklarının bize açılabileceği müzakeresi oldu. O açılan boşlukları biz doldurduk. Hangi sırada kimin milletvekili adayı olacağı kararını biz verdik, CHP değil. Önce boşlukları oluşturduk sonra onu biz doldurduk. Sadullah Bey üzerinden CHP’nin yıpratılma tartışması oldu. Sonra bu konu kapandı. Sadullah Bey bu iddialara o kadar çok cevap verdi ki. Sadullah Bey’in görevlendirdiği insanların hemen hepsi şu anda görevde. Görevden alanlar, kaçanlar Sadullah Bey bakan olduğunda kadroda olan kişilerdir. Sadullah Bey’in 4,5 yıllık bakanlığı var. O dönemde çok başarılı düzenlemelere imza attı. Avrupa Konseyi, AİHM artık Türkçe de açıklaa yapıyor. Sadullah Bey’in çabaları ile sözkonusu oldu. Ali Dibo meselesini gündeme getirdiler. Mahkemenin tekzib kararı var. Yetmemiş Sayıştay sürecinden geçmiş. DDK denetlemiş. Artı savcılık süreci yaşanmış. Tamamında Sadullah Bey tertemiz olduğu rapora bağlanmış. Sadullah Bey seçim işleri başkanımız. Ankara’da olması gerekiyor. O yüzden Hatay’dan aday olarak koymadık.

    “MUHAFAZAKÂR AİLELERDE DE TAM TERSİ BİR HİSSİYAT VAR”

    CHP’nin vakti zamanında özellikle dindar kesimle alakalı duruşu, görüşü, yaptıkları ettikleri yaşı ileri kesimin hafızasında var. İmam Hatip, başörtüsü ile ilgili meseleler. CHP iktidar değildi ama o günkü siyasi duruşuna bakın. Devlet kurumları ile politika örtüştürüp olumsuz tutumları vardı. Bugün Kemal Bey neden helalleşmek istiyor. Yarına doğru yeni bakış açısı için. Tam kilit nokta bugünlerde ne biliyor musunuz? Bazı muhafazakar ailelerde ‘Elim Erdoğan’a AK Parti’ye gitmiyor’ hissiyatını da görüyorum. Adalet, hak, hukuk için, yoksulluk, yolsuzluk, yasaklarla mücadele edeceğim diye çıkan Erdoğan’ın tam da 3 Y’ye mahkum etmesinden vatandaşlarımız çok rahatsız.

    “NOBEL ÖDÜLLÜ İKTİSATÇIYI GETİRİN ELİ AYAĞINA DOLAŞIR”

    Bu paylaşma ifadesini doğru bulmuyorum. Beraberce nasıl yöneteceğiz, öyle bakmak lazım. Bir kurtarıcı gelecek bütün sorunları çözeek, buna inanmıyorum. Burada birbirini tamamlayan kadrolara ihtiyaç olacak. 20 bakanlık olacak. Bunlardan bir tanesi Maliye, bir tanesi Hazine, Ticaret, Sanayi Bakanlığı var. Bütün bunlar uyum içinde olacak. Bakanlıklar dışında kurumlar olacak. Merkez Bankası Başkanı kim olsun? Bir o kadar da Para Politikası Kurulu’nun üyeleri önemlidir. Bütün bu insan kaynağını birbirini tamamlayan şekilde oluşturmanız gerekiyor. Nobel ödülünü almış iktisatçıyı getirin, eli ayağına dolaşır, beceremez. Bu bir kadro ve ekip meselesidir. Biz ekonomiyi kim yönetsin diye bakmıyoruz. Kadroya dürüst insanlar koymamız ve koordinasyonla yönetmemiz gerekiyor. Aynı şey Dışişleri ve güvenlik için de geçerli.

    “MİLLETVEKİLLİĞİNİ BIRAKIP DA BAKAN OLUNMAYACAK”

    Ben ve diğer genel başkanlar bütün süreçten sürumlu olacak. Geriye kalan 20 bakanın dürüst, ehil insanlardan oluşmasını tercih ederiz. Her partinin adayları olabilir. İddialı isimler olabilir, bu gayet doğal. Milletvekilliğini bırakıp da bakan olmayacak, buna kendi aramızda karar verdik. Milletvekili seçildiyse sandalye sayısını azaltıp da ‘ben bakan olacağım’ hevesine girmesin diye konuştuk.

    “İNŞALLAH SEÇİM GÜNÜ AKL-I SELİM GALİP GELECEKTİR”

    Yaptırdığımız araştırmalarda sayın Kılıçdaroğlu’nun şansı çok yüksek görünüyor. Onun için hedefimiz ilk turda bu işi bitirmemiz gerekiyor. Ortada duran hala kararsız kitle var. O kitle de seçim günü inşallah kararını verecek. Aklı selimin galip geleceğine inanıyorum. Biz ülkeyi yönetme iddiasını ortaya koyduk. Nihayetinde vatandaşımızın bunu göreceğine, bu ülkeyi yönetir kanaatine ulaşacağına ben inanıyorum.

    “300 MİLYAR DOLAR TÜRKİYE’YE RAHATLIKLA GELECEK RAKAM”

    Bir zamanlar ne söylese doğru olduğunu kabul ettikleri sayın Erdoğan maalesef artık bazı konularda doğruları söylemiyor. ‘Uyuşturucu parası getirecek’ diyor. Kanıtın, ispatın ne? 300 milyar dolar 10 yılda, yılda 30 milyar dolar bir yatırımdan bahsediyoruz. Rahatlıkla gelebilecek bir rakam. Sermaye güvene geliyor. Siz yeter ki güveni oluşturun.

    Konteynerlerle döviz alanın BOTAŞ olduğunu düşünüyoruz. Değilse açıklasın. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu’na Yalova’da yoğun ilgi: ‘Bizim olduğumuz yerde; iş olur, çözüm olur, proje olur’

    İmamoğlu’na Yalova’da yoğun ilgi: ‘Bizim olduğumuz yerde; iş olur, çözüm olur, proje olur’


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu, eşi Dr. Dilek İmamoğlu ile birlikte Yalovalılarla buluştu. 

    Kendisini dinlemeye gelen coşkulu kalabalığa, “Denizin ortasında ben bu kalabalığı görseydim denize atlar, yüze yüze gelirdim size be, yüze yüze gelirdim vallahi” sözleriyle seslenen İmamoğlu, “Cennet Yalova, bize Atatürk’ün emaneti. Burası Atatürk’ün sevgisiyle, ilgisiyle gelişip büyümüş, olağanüstü güzel bir şehirdir. Atatürk’ün tek bir ağacına, tek bir dalına bile kıyamadığı şehirdir Yalova. Bir ağacın dalını kesmemek için, koca bir köşkü yürüttüğü şehirdir Yalova. Büyük Atatürk’ün her emanetine sahip çıktığımız gibi, Yalova’da bizim göz bebeğimiz. Yalova’ya da sahip çıkacağız” dedi.

    “YALOVA’YI BEKLENEN MARMARA DEPREMİNE KARŞI ÇOK GÜÇLÜ VE HAZIR HALE GETİRECEĞİZ”

    17 Ağustos 1999 İzmit depremine kadar Yalova denince akla turizmin geldiğini hatırlatan İmamoğlu, “Şimdi burada iki önemli acil görevimiz var. Bir; Yalova’nın çok değerli bir biçimde tanıtıldığı, dünyanın vitrinine koyulacak o güzelliğinin yansıtıldığı, İstanbul’la da paslaşan bir karakterle, tekrar Yalova’yı turizm şehri yapacağız. Güçlü bir turizm şehri yapacağız. İkinci önemli konu; İstanbul’la paralel, bu şehri beklenen Marmara depremine karşı çok güçlü bir hale ve hazır bir hale getireceğiz. Depreme dayanıklı bir Yalova olacak. İşte bu işleri biz yaparız. Çünkü nasıl yapılacağını, biz çok iyi biliyoruz. Göreceksiniz; hiçbir konuyu ihmal etmeyeceğiz. İş başına gelecek olan Millet İttifakı’nın bu anlamda bütün hazırlıklarının tamam olduğunu bütün Yalova’ya duyurmak istiyorum. Bütün Yalova’ya. Biz bu projeleri, 13. Cumhurbaşkanımız -sizlere coşkulu selamlarını getirdim- Sayın Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde yapacağız. Biz çok tecrübeli, iş bilen, yetenekli bir yönetimiz. Ülke yönetmeyi de şehir yönetmeyi de iyi bilen, çok güçlü bir kadromuz var” diye konuştu.

    “BU MEMLEKETİN HER İNSANININ KALBİNE GİRECEĞİM”

    Kendisini dinleyen vatandaşlara, makam odasında asılı duran ve Mustafa Kemal Atatürk’ün kendisine sorunlarını anlatan çiftçi bir vatandaşın gözlerinin içine bakarak dinlediği tabloyu hatırlatan İmamoğlu, şunları söyledi:

    “Size gönülden söylüyorum ki, bizim terbiyemiz bize şunu söylüyor: Vatandaşın gözünün içine bakarak konuş. Gönlüyle konuş. Onu dinle, onu anla. Derdine derman ol. Sakın vatandaşına fırça atma. Vatandaşına suratı asık bakma. Devleti yöneten insan, milletine iyi hizmet eden insandır. Vatandaşını hor gören değil, ‘Bana oy veren, vermeyen’ diye ayıran asla değil. Şuradaki kalabalıkta bulunan, beni alkışlayan, dinleyen, anlamaya çalışan bütün vatandaşlarımız bizim. Buraya gelmeyen, belki şimdilik soğuk bakan… Ki onun kalbine de gireceğim. Bu memleketin her insanının kalbine gireceğim. İşte bütün bu söylediğim anlayışla, o göz göze bakmanın terbiyesinin adı, bende, Mustafa Kemal Atatürk terbiyesi. Çok çalışacağız. Mustafa Kemal Atatürk, o köşkü yürüttüğü zaman, bahçesindeki o ağacın dalına zarar gelmesin diye yürüttüğü zaman Yalova’yla çok özenle ilgilenmiş, Yalova’nın o yıkık dökük halinden kurtulması için çok ilgilenmiş. Önemli bir vaktini de burada geçirmiş. Depreme hazırlık sürecini bir seferberlik anlayışıyla ele alıp, Yalova’nın bize Atatürk’ün emaneti olduğunun hakkını vereceğiz.”

    “BU ÜLKEDE DEPREM VERGİSİ TOPLANDI; NEREYE HARCANDIĞI BELLİ DEĞİL”

    Depreme hazırlık mücadelesinde yeni bir dönem başlayacağının altını çizen İmamoğlu, “Sadece İstanbul’da değil, Yalova’da, Bursa’da, Kocaeli’de, bütün Marmara Bölgesi’ni kapsayan bir plan dahilinde hareket edeceğiz. Bu ülkede deprem vergisi toplandı; nereye harcandığı belli değil. Her şeyin uçtuğu gibi, bu da uçtu gitti. Ama biz, bu şehirlerde hem kentsel dönüşümü amacına uygun olarak yapacağız hem de en doğru, en hızlı, vatandaş için en kolay şekliyle sağlamlaştıracağız. Yalnız Marmara Bölgesi’ni değil, bütün Türkiye’nin depreme dayanıklı hale gelmesi için sonsuz mücadele vereceğiz. Bu ülkede herkes, sağlam ve kaliteli yuvalarında yaşasın istiyoruz. Devlete güvenmenin huzuruyla uyansınlar istiyoruz. Bunu ancak Millet İttifakı yapabilir. Birlikte yapabiliriz bunu. Çünkü, gerçekten biz neyi, nasıl yapacağımızı iyi biliyoruz. Ben canımız yansın istemiyorum. Bir depremde daha insanlarımı kaybetmek istemiyorum. 99 depreminde ders aldık diye düşündük. ‘Biz bu sorunu çözeceğiz’ diye ayağa kalktığımızı düşündük. 21 yıl bu ülkeyi yönetenler, ne yazık ki bu büyük sorunu unuttular. Onun için biz bunu unutmayacağız, unutturmayacağız” ifadelerini kullandı.

    “SİZ ZANNEDİYOR MUSUNUZ BİZ HATAY’I, MARAŞ’I, ANTEP’İ, ADIYAMAN’I DÜŞTÜĞÜ YERDE BIRAKIRIZ”

    6 Şubat depremlerinden 11 ilde yaşayan 14 milyon vatandaşımızın etkilendiğini aktaran İmamoğlu, “14 milyon insanımızı, şehrimizin ve ülkemizin her noktasında yaşayan diğer yurttaşlarımızla eşitleyeceğiz. Ben oraya gittiğimde, deprem bölgesinde dedim ki, ‘Benim sevgili dostlarım, kıymetli vatandaşlarım, sizler bizim canımızsınız, ciğerimizsiniz. Siz zannediyor musunuz biz Hatay’ı, Maraş’ı, Antep’i, Adıyaman’ı düştüğü yerde bırakırız. Sizi alacağız, baş tacı yapacağız. Benim yarası olan vatandaşım, sizi ayağa kaldıracağız.’ Çünkü biz, devlet yönetmenin gerektirdiği ahlaka ve vicdana sahibiz. Kemal Kılıçdaroğlu’nun olduğu yerde hak, hukuk ve adalet olur; yolsuzluk olmaz, usulsüzlük olmaz, haksızlık olmaz, adaletsizlik olmaz” şeklinde konuştu.

    “BİR TANE HIRSIZ BULDUNUZ MU?”

    İstanbul’da 4 yıldır görev yaptıklarını hatırlatan İmamoğlu, şöyle konuştu:

    “Bizi didik didik ediyorlar. Mercekle bakıyorlar bize. Durduk yerde fırtına koparıyorlar. İki tane önemli husus hatırlatacağım size. Bir tanesi; seçimde ‘çaldılar’ dediler. Hani; bir tane hırsız buldunuz mu? Yok. Yok değil mi? Milletten özür dilediniz mi? (Kalabalıktan ‘Bir hırsız var’ sesleri üzerine) Evet, bir tanesi var, onu biliyoruz. O hırsızı biliyoruz. Onu bulup, evine yollayacağız. Tek bir usulsüzlüğümüzü bulamadıkları yerde, o dönemde seçimi çalmaya kalktılar. Millet, demokrasi tokadı attı. Sonra, ‘terörist’ dediler İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin çalışanlarına. Bu kardeşiniz, 90 bin insanla birlikte çalışıyor. 90 bin çalışanımıza dediler ‘terörist.’ Bizim olduğumuz yerde yolsuzluk, usulsüzlük olmaz. Bakın bizimle uğraşıyorlar. Mansur Başkanımla Ankara’da uğraşıyorlar. Adana’yla, Mersin’le, İzmir’le, Antalya’yla uğraşıyorlar. Uğraşsınlar. Bizim olduğumuz yerde; iş olur, icraat olur, çözüm olur, proje olur. İstanbul bunu gördü. Ankara ve diğer şehirlerimiz de bunu gördü.”

    İSTANBUL’DA BİR “RANT HİKAYESİ” ANLATTI: “107 MİLYON DOLAR GİDİYOR BİLDİĞİMİZ YERLERE!”

    “Bakın, ben size bir hatırlatma yapacağım. İstanbul’un göbeğinde, tarihi yarımadada yeşil alan imarlı bir yerde, -yani siz orada bir tek yeşil alan yapabilirsiniz, bina yapamazsınız- kalkıyor bir akıllı, -Hep 16 milyonun üstünde bir tane akıllı çıkıyor- orayı tam 25 milyon liraya satın alıyor. O zamanın parasıyla 25 milyon liraya satın aldığı yeri, yakın bir zaman diliminde kaça satıyor belediye biliyor musunuz? Ama önce buraya imar çıkartıyorlar belediyede. 450 milyon liraya. Bakın, 117 milyon dolar. 10 milyon dolar adamın verdiği para. 107 milyon dolar gidiyor bildiğimiz yerlere ya da bilmediğimizi düşündükleri yerlere. 107 milyon dolar. Ne kadar biliyor musunuz bunun anlamı? En az 2 katrilyon liradan daha fazla. Döviz kurunu takip edemiyoruz artık farkındaysanız. Hesabını da yapamıyorum. 4-5 günde imarı çıkarılıp satılan bu yerden, milletin parasıyla birileri zengin ediliyor. Daha ileri gidiyorum. Burayla ilgili soruşturma yapıyoruz. Burayla ilgili dosyayı hazırlıyoruz. Soruşturmayı başlatıyoruz. Ülkenin İçişleri Bakanı bu dosyayı alıyor. Diyor ki, ‘Sen bu dosyayı soruşturamazsın.’ ‘Ben’ diyor ‘Bunu bakanlıkta soruşturacağım.’ Üç senedir soruşturacak, üç senedir. Şimdi bunu söyleyen akıl, bana milliyetçilikten bahsedecek öyle mi? Benim evladımın kuruşlarıyla, liralarıyla kendi cenahında gelir elde eden insanların sorgulanmasını engelleyecek ve sözüm ona milli olacak; millete de gayri milli diyecek. Hadi oradan, hadi oradan. Sevgili hemşehrilerim, bu aklı göndereceğiz.”

    “14 MAYIS’TA MİLLETİN VİCDANI GALİP GELECEK”

    “Yalova’nın işsizlik sorununu da biz çözeceğiz. Her üç gençten birinin işsiz olduğu Yalova’yı biz istemiyoruz. Esnafın, çiftçinin, orman içinde köyde yaşayanların, buradaki sanayicilerin sorunlarını biz çözeriz. Yalovalı kadınların, gençlerin, çocukların, emeklilerin sorunlarını da biz çözeceğiz. Ancak biz çözeriz. Çünkü biz, kimseyi zenginleştirmek için değil, biz 86 milyona hizmet etmek için geliyoruz. Sizden yetki istiyoruz. Biz kavga değil, icraat için geliyoruz. Biz bahane için değil, çözüm için geliyoruz. Seçimi iptal edilmiş, siyasi bir dava bahane edilerek bizimle uğraşan, insanları görevden uzaklaştırmak için elinden geleni yapan bu insanların bu ülkeyi, nerelere sürükleyeceğini çok iyi biliyorum Onlarla tam 4,5 yıldır mücadele ediyorum. Demokrasiye inanan bütün Yalovalılara sesleniyorum. Ben burada Vefa Salman’ı da selamlıyorum. Ona sevgilerimi, selamlarımı iletiyorum. Ona yapılan haksızlıkları da bertaraf edecek düzenine; hak, hukuk ve adalet düzenine dönüşeceği bir süreci Yalova’da hakim kılacağız. 14 Mayıs’ta milletin vicdanı galip gelecek. Adalet yerini bulacak. Yalova gerçek anlamda huzura erişecek.”

    “SİZİN SEVGİNİZLE COŞA COŞA, MİLLETİMİZE HİZMET EDECEĞİZ”

    “Birbirini sevmeyi, üretmeyi, Cumhuriyet ruhunu hatırlamayı ve özellikle egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu o ruhu tekrar yaşatmak için iktidara geliyoruz. Sizi çok seviyorum. Bu akşam ailece bir araya geldik toplandık. Biz, kocaman bir aileyiz. 86 milyon insanlık, bir aileyiz. Bakın meydan dolmuş. Meydanın arkası dolmuş. Hemen öbür tarafta beni görmeye, duymaya çalışan hemşehrilerim var. O koca binanın üstünden beni izleyen hemşehrilerim var. Binaların içinden, restoranlardan beni takip eden canlarım, dostlarım var. Allah beni size mahcup etmesin. Çok çalışacağım. Sizin sevginizle coşa coşa, milletimize hizmet edeceğiz. Milletimizin, bir araya geldiğinde nasıl başarılı olduğunu, Millet İttifakı’nın nasıl başarılı olduğunu 2019’da hep birlikte ispat ettik. O dönem Millet İttifakı’nın tohumlarını atan Kemal Kılıçdaroğlu, 13. Cumhurbaşkanımız, o önemli adımı attığında, kol kola girerek ve ittifak ruhuyla bizi demokrasiyle bütünleştiren o yolculukta nasıl kazandığımızı biliyorum. O yolculuğun yine önemli bir lideri İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’dir. Ona da teşekkür ediyorum. Bütün liderlere teşekkür ediyorum. Hep birlikte başaracağız, hep birlikte.”

    “SON YILLARDA BİR TEK SÖZÜ DOĞRU SÖYLEDİLER”

    “Şimdi amacımız; İstanbul’da kazandığımız seçimin ve başarının aynısını bütün yurdumuzda gerçekleştirmek. Zaten son yıllarda bir tek sözü doğru söylediler. Hatırlayın, ne dediler?  ‘İstanbul’u kazanan, Türkiye’yi kazanır’ dediler. ‘İstanbul’u kaybeden, Türkiye’yi kaybeder’ dediler. Evet, zamanı geldi. Neyin biliyor musunuz? Bir avuç insanın kaybetme zamanı geldi. 86 milyonun kazanma zamanı geldi. Ve hep birlikte kazanacağız. Sözleşeceğiz Yalova, sözleşeceğiz. Burada genç bir kardeşim diyor ki, ‘Sandığa gömeceğiz’ diyor. Ben diyorum ki, ‘Sandıkta coşacağız, coşacağız.’ Millet coşacak sandıkta. Konuşmaya, oy kullanmaya, oy kullanmaya vatandaşları sandığa taşımaya, sandıkta görev almaya, her oyumuza sahip çıkmaya, sevgili gençler, güzel çocuklar, güzel aileler, bu çocuklara, gençlere sahip çıkmaya, bu başımıza kakılan tek adamlık rejime son vermeye hazır mıyız? Gece-gündüz 7/24 çalışmaya hazır mıyız? Güzel. Ben, şimdi yapacağımız şeye ‘İstanbul sözleşmesi’ diyorum. Kadınların, özellikle eşitliğin teminatı olan ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ sözünün ispatı, o bizim zaten sorumluluğumuzda. Ama şimdi de biz, İstanbul sözleşmesi yapacağız birlikte. Ama tek şartla; İstanbul bizi duyacak. Hem de üç kez tekrarlayacağız. Allah’ın hakkı üçtür. Yalova hazır mıyız? Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Oldu, oldu, oldu.”

    İmamoğlu, konuşmasının sonunda, kendisini sahnede dinleyen çocuklarla sarmaş dolaş oldu. İmamoğlu’nun Yalova buluşması, başladığı gibi, yoğun ilgi altında bitti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Seçim öncesi Diyarbakır’da operasyon: Avukatlar ve STK temsilcilerinin aralarında olduğu 150’ye yakın kişi gözaltına alındı

    Seçim öncesi Diyarbakır’da operasyon: Avukatlar ve STK temsilcilerinin aralarında olduğu 150’ye yakın kişi gözaltına alındı


    Seçimlere 19 gün kala, Diyarbakır’da büyük bir operasyon düzenlendi.

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile sabah saatlerinde Emniyet Müdürlüğüne bağlı Terörle Mücadele Şube ekipleri eş zamanlı yüzlerce adrese operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında aralarında Baro ve STK’ların bulunduğu farklı meslek gruplarına üye 100’ü aşkın kişi gözaltına alındı.

    “BİRÇOK AVUKAT ARKADAŞIMIZIN BÜROLARINDA ARAMALAR SÜRÜYOR”

    Amida Haber’e konuşan Diyarbakır Baro Başkan Yardımcısı Mehdi Özdemir, “Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile 150’e yakın gözaltı var. Operasyon halen devam ediyor. Gözaltılar devam ediyor. Birçok avukat arkadaşımızın bürolarında aramalar sürüyor. Şu ana kadar bir gerekçe belirtilmiyor. Bize sunulan bir gerekçe yok. Farklı meslek gruplarına yönelik bir operasyon. Aralarında STK temsilcileri var. Genel yürütülen bir soruşturma” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hüda Par lideri anayasayı hedef aldı: ‘Bu maddeler olmamalıdır diyoruz’

    Hüda Par lideri anayasayı hedef aldı: ‘Bu maddeler olmamalıdır diyoruz’


    HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Habertürk’te Kürşad Oğuz’un sorularını yanıtladı. 

    Programda “2015 yılında milletvekili yeminini eleştiriyorsunuz. Seçilince yemin edecek misiniz?” sorusuna Yapıcıoğlu, “Bakacağız” diye yanıt vermesi dikkat çekti. 

    Yeni bir anayasa isteyen Yapıcıoğlu, “Yeni anayasada değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeler olmamalıdır diyoruz” dedi.

    Yapıcıoğlu, “Türk Bayrağı” ifadesinin yerine de “Türkiye Bayrağı” denmesi gerektiğini söyledi. 

    Yapıcıoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    “DOĞRUYU DESTEKLER, YANLIŞI ELEŞTİRİRİZ”

    Davet sayın Cumhurbaşkanından geldi. Biz de oturduk, konuştuk. Çalışıyoruz ve sonucu hep birlikte göreceğiz. Biz seçimden önce de ittifak içerisine dahil olmayan muhalefet partisi iken de iktidarın doğruları destekledik, yanlışı eleştirdik. Biz ittifak içinde de yanlışı eleştirmeye devam edeceğiz. Biz hiçbir zaman yanlışın avukatlığını yapmayız. AK Parti’nin atacağı adım milletin menfaatine bir şey ise ittifak içinde olmasak da destek verecektik. Atacağı adımlar bize göre zararlı bir şey ise o adımı durdurmak için çaba sarf edeceğiz.

    “HER PARTİ KENDİ SÖYLEMİYLE İTTİFAK İÇİNDE”

    Cumhur İttifakı’nın diğer ittifaktan bariz farkı şu; diğer ittifakta 6’lı Masa kuruldu. ‘Oy birliği ile kararımızı alacağız’ dediler. Cumhur İttfakı’nda AK Parti bütün bileşenlerle bire bir görüştü. Her birisi AK Parti ile ayrı ayrı ittifak kurdu. Biz bu ittifakın içerisindeyiz; ama ittifak görüşmelerini AK Parti ile yaptık ve AK Parti listelerinden girdik. Biz daha önce de açıkladık. Her parti kendi siyasi duruşuyla, siyasi söylemiyle bu ittifakın içindeler.

    “SEÇİMDEN SONRA YENİ ANAYASA İHTİYAÇ VAR”

    Siyasi Partiler Kanunu’nda 12 Eylül askeri cuntasının bütün partilere dayattığı siyasi çerçeve var. Siyasi partilerin tamamı bu çerçeveye göre CHP’nin siyasi şubeleri olmak zorunda. Gerçekte böyle mi; değil. Metinler zaman içinde eskir. Şu anda bir yemin metni var, bunun değişmesi için Anayasa’nın değişmesi lazım. Seçimden sonra yeni ve sivil anayasa gündeme gelecektir. Mutlaka bu anayasa yapılmalıdır. Bütün partiler yeni bir anayasa istiyor. Mevcut anayasa 1982 Anayasası. Biz 4 vekille parlamentoya girmişken ‘Arkadaşlar bizim metnimiz budur’ diye bir duruşta değiliz. Bence biz bu milletin özüyüz. Milletin sesi olacağız orada. Bu ses duyulursa Allah’ın izniyle gümbür gümbür gelecek inşallah.

    “HÜDA PAR’IN İTTİFAKA YÜZDE 2-3 KATKISI OLUR”

    Biz 2023 seçimlerinde hedefimiz yüzde 3 hedef koymuştuk. Şu anda AK Parti listelerinden girdiğimiz için tam olarak HÜDA PAR listelerine kaç oy gelecek ölçemiyoruz. İnanıyorum ki ittifaka yüzde 2-3 katkımız olur. Seçimler ilk turda inşallah biter. Şu anda kanaatimce yüzde 50 bandında bir yerde. Biraz üstü, biraz altı. Muharrem İnce bir miktar oyunu küskünler ve AK Parti’den oy alıyor. Sayın İnce seçime katılmasaydı ilk turda biter derdim. Bu da seçimin birinci turun bitmesinin önüne geçecek mi, onu zaman gösterecek. Şu anda Cumhur İttifakı bir ivme yakaladı, inşallah seçime kadar devam edecek ve seçime kadar açılacak. Sahada gördüğümüz Cumhur İttifakı’nın oylarında artış var, önemli teveccüh var.

    “7 PARTİNİN OY TOPLAMI CUMHUR İTTİFAKI’NIN ALTINDA”

    Millet İttifakı’nın oyları Cumhur İttifakı’nın oylarının çok altında. 7 partinin oy toplamı Cumhur İttifakı kadar olmayacak. Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde de öyle olacak. HÜDA PAR’lıların görev aldığı sandıklarda bütün vatandaşların oyu emniyettedir. Biz kimsenin hile yapmasına göz yummayız. Bizim milletin iradesinin olduğu gibi sandıktan çıkmasını temin için çabımız var.

    “YALANCI ÇOBAN GİBİ HALK NEZDİNDE KIYMETİ YOK”

    Niçin ısrarla bu benzetmeyi yapıyorlar? Büyükşehir belediye başkanlarından bir tanesi geçenlerde ‘Bu seçimlerde AK Parti Hizbullah’la ittifak yaptı, PKK ne ise HÜDA PAR da odur’ diyor. Denkleme bakar mısınız? Aklınca kurnazlık yapıyor. Bunlar çok bilinçli şeyle yapılan şeyler ama tutmuyor. Sahada dolaşıyoruz. Onların yaptıkları bu tezviratlar tam tersine millet onların kimliğine, geçmişlerine, uydurdukları suçlamalara bakıyorlar. Yalancı çoban gibi halkın nezdinde kıymeti olmadığını görüyoruz. Onların bu suçlamaları HÜDA PAR’ın parti programını daha çok merak ettiriyor ve bakıyorlar. HÜDA PAR’ın kitlesi yavaş yavaş büyüyor.

    “HÜDA PAR’IN HİZBULLAH’LA ALAKASI YOKTUR”

    Ne Hizbullah ne de başka bir örgütle HÜDA PAR’ın ne organik ne inorganik bir bağı yoktur. Daha önce defalarca soruldu. 11 yıl önce partimizi kurduk. Onlarca defa net cevaplar verdik. Birileri ısrarla aynı şeyi tekrarlıyor. HÜDA PAR’ın parti programının hiçbir yerinde ‘Biz federasyon istiyoruz’ diye bir şey yok. Arkadaşlarımız defalarca programa bağlandı. Biz ‘federasyon dahil her şey özgürcü savunulabilsin’ diyoruz. Biz yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu söylüyoruz. Bu yeni anayasayı yaparken de milletin temsilcileri ortak noktada buluşulmalıdır. Yeni anayasada değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeler olmamalıdır diyoruz. Biz saltanat değil cumhuriyetçi bakıyoruz. Evet biz ümmetçiyiz. Ümmetçi bakmak cumhuriyetçi olmaya engel değil.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan: ‘Her bir vatandaşımızın, hak ve özgürlüklerini dilediği gibi yaşayabilmesini sağladık mı?’

    Erdoğan: ‘Her bir vatandaşımızın, hak ve özgürlüklerini dilediği gibi yaşayabilmesini sağladık mı?’


    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Manisa mitinginde konuştu.

    “Bizim milletimize en büyük hizmetimiz; Milli Mücadele’nin ardından kurduğumuz yeni devletimizin ayaklarına vurulan tek parti faşizmi ve geri kalmışlık zincirlerini kırdık mı?” diyen Erdoğan, “Bu ülkedeki her bir vatandaşımızın, anasının ak sütü gibi helal olan hak ve özgürlüklerini dilediği gibi yaşayabilmesini sağladık mı? Her bir vatandaşımızın, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sanayiden spora her alanda hakkı olan eserlere, hizmetlere kavuşabilmesini sağladık mı? Her bir vatandaşımızın hem sınırlarımız içinde hem de dünyada güvenle, başı dik şekilde dolaşabilmesini sağladık mı?” sözlerini sarf etti.

    Erdoğan, şunları söyledi:

    “‘NAMAZIN KAZASI VAR, BU SEÇİMİN KAZASI YOK.’ DOĞRU”

    “Manisa; 14 Mayıs’ta çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyor muyuz? Manisa; 14 Mayıs’ta, 21 yıllık kazanımlarımızı daha da ileriye taşıyor muyuz? Bir delikanlı, ne yazmış; ‘Namazın kazası var, bu seçimin kazası yok.’ Doğru. Ben inanıyorum ki bu seçimi kazaya bırakmaz. Seçim gününe kadar durup dinlenmeden çalışmaya devam. Durmak yok, yola devam. Her bir insanımıza yaptıklarımızı anlatacağız.

    “MİLLİ İRADEYE SAYGISIZLIKTIR”

    Bir masa kurmuşlar, yedili masa. Maşallah. Önce altı kişiydi, sonra HDP’yi dahil ederek yedi oldular. Yedi kişi kurbanda bir danaya girse tamam da ülkenin yönetiminde aynı şeyi yapmaya kalkmak, milli iradeye saygısızlıktır. Türkiye, geçmişte ikili, üçlü, dörtlü koalisyonları bile kaldıramayıp krizler yaşadı.

    “TOGG İÇİN 0,99 ORAN İLE KREDİ”

    Kamu bankalarımız, TOGG için araç bedelinin yüzde 50’si tutarında, 36 ay, 0,99 oran ile kredi kullandıracaklar. TOGG satışlarını bu şekilde yapacaklar. Bugün ben de Gemlik’te TOGG’u kullandım tekrar. Gemlikliler, Bursalılar bizi bırakmadılar.

    Buradan, CHP’ye ve onunla birlikte hareket eden diğer partilere gönül vermiş kardeşlerime sesleniyorum. Kendinizin ve evladınızın geleceğini bu yedili kavga masasına emanet eder misiniz? Ülkenizin güvenliğini, huzurun, akıbetini, kendi deyimleri ile bu kumar masasına emanet eder misiniz? Bakkala süt almaya bile göndermeyeceğiniz birine ülkeyi emanet edebilir misiniz? 14 Mayıs’ta tercihimizi doğrudan yana yapmalıyız. Manisa’nın tercihinin bizden yana yapacağından şüphe duymuyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***