Etiket: Seçim 2023

  • Dikkat çeken yorum: Erdoğan seçimi kaybederse ilk yapacağı iş ne olur?

    Dikkat çeken yorum: Erdoğan seçimi kaybederse ilk yapacağı iş ne olur?


    Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt, 14 Mayıs’ta düzenlenecek cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri sonrası yaşanabileceğini düşündüğü durumu okurlarıyla paylaştı.

    Anket sonuçlarına bakıldığı zaman parlamentoya girme ihtimali yüksek her üç ittifakın da 300 milletvekiline ulaşamayacağının açıkça görüldüğünü dile getiren gazeteci, “Görülen bir başka tabloya göre de ister Cumhur ister Millet İttifakı, herhangi biri Emek ve Özgürlük İttifakı’nı yanına alsa bile anayasa değişikliğini referanduma götürebilecek olan 360 milletvekili sayısına ulaşamıyor. Tablo böyle ortaya çıkarsa seçimler sonrasında oluşacak parlamentonun anayasa değişikliğini, Millet ve Cumhur İttifaklarının bir araya gelmesi dışında gerçekleştirmesi mümkün değil” diye yazdı. 

    Bozkurt, “O zaman şimdi zor bir soru: Bu 2 ittifak bir araya gelir mi? Siyasetin muhtelif pratikleri zor olanın yapılabildiğini gösteriyor. Seçimler sonrasında ülkenin gireceği türbülansın en şiddetli anında buna bakacağız” ifadesini kullandığı yazısına şöyle devam etti:

    “Seçimler sonrasında parlamentoda temsil edilen parti sayısı ittifaklar içinde seçildikten sonra partilerine dönmeleri halinde en az 13 olacak gibi görünüyor. Politik türbülans halinde bu partilerin sayısı da sahip olduğu milletvekili sayısı da değişecektir.

    ‘İKİ DE KAFALARINDAKİ PLANLARDAN KİMSEYE SÖZ ETMİYOR’

    Erdoğan’ın da Kılıçdaroğlu’nun da bu türbülansı gördüğünden eminim. Buna göre bir plan düşündüklerini de tahmin ediyorum. Emin olduğum bir başka şey de kafalarındaki bu planlardan hiç kimseye söz etmedikleri…

    Erdoğan’ı hep 7 Haziran -1 Kasım 2015 seçimlerinde, ülkenin terörize olmuş hali ve güvenlik meselesini ön plana çıkararak AKP’nin oyunu yüzde 20 artırması üzerinden konuştuk. Oysa o dönem partisinin genel başkanı ve ülkenin başbakanının bile haberinin olmadığı planını uyguluyordu. Bunun bir ayağı koalisyon hükümetinin kurulmamasıydı. Bunu başardı, koalisyon hükümeti kurdurmadı ve ülkeyi seçime götürdü.

    ‘ERDOĞAN SEÇİMİ KESİN KAZANACAĞINA İNANIYOR, YANINDAKİLER HENÜZ İKNA OLMUŞ DEĞİLLER’

    Erdoğan seçimi kesin kazanacağına inanıyor, yanındakiler buna henüz ikna olmuş değiller. Çünkü Erdoğan seçimi nasıl kazanacağını da kimseyle paylaşmıyor. Ama aklının bir kenarında ‘ya kaybedersem’ seçeneği mutlaka bulunuyordur.

    Erdoğan seçimi kaybederse ilk yapacağı iş Kılıçdaroğlu’nun bu yetkilerle ülkeyi yönetmesinin önüne geçmek olacaktır. Bunun ilk adımı olarak da parlamenter sisteme geçiş için anayasa değişiklik teklifini AKP olarak TBMM’ye sunacağını düşünüyorum. Hatta bunun ilk işaretini seçim beyannamesini açıklarken ‘restorasyon’ olarak da verdi. Bu sistem konusunda pazarlığa açığım demektir.

    ‘TÜRBÜLANSI OLABİLDİĞİNCE KULLANMAYA ÇALIŞACAKTIR’

    Erdoğan seçimler sonrasında ortaya çıkacak türbülansı olabildiğince kullanacak ve sürmesine de katkı sağlayacaktır. Millet İttifakı bileşenlerinin hiçbiri TBMM çatısının altında parlamenter sisteme geçişi öneren anayasa değişiklik teklifine hayır diyemez. Haklı olarak ‘enkaz devraldık’ diye sabır ve zaman isteyecek yürütme organı bir anda bu şiddeti sürekli artan türbülans ile uğraşmaya çalışacak. Bu koşullarda ‘her şey iyi olabilecek mi?’ göreceğiz.”

    Yazının tamamı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu’ndan Gezi ve Demirtaş çıkışı: Hiçbirisi terörden ötürü mahkum olmadı, yalan söylüyorlar millete

    Kılıçdaroğlu’ndan Gezi ve Demirtaş çıkışı: Hiçbirisi terörden ötürü mahkum olmadı, yalan söylüyorlar millete


    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Habertürk’te Serap Belet ve Kürşad Oğuz’un programına konuk oldu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Demirtaş’ı serbest bırakacakmış” sözlerine yanıt veren Kılıçdaroğlu, “HDP’nin başkanvekili parlamentoyu yönetiyor. Siz hukuk içinde hareket etmek zorundasınız. Bir kişinin hapisten çıkması için kanun çıkması lâzım değil mi? Kanun çıkmadan hangi yetkiyle ‘Ben seni serbest bırakacağım’ derim. Bir haksızlık varsa, siyasi görüşüne bakmaksızın ‘Burada hata var giderilmesi lazım’ derim. Gezi olaylarında içeride olanlar, ne günahı var bunların? Osman Kavala neden? Selahattin Demirtaş neden? Hiçbirisi terörden ötürü mahkum olmadı, yalan söylüyorlar millete. Halka doğruları söyleyeceksiniz. Bir insanı eleştirebilirsiniz, buna kimse bir şey diyemez. Haklı ise kendime çeki düzen veririm. AİHM kararı var. Anayasa’ya koymuşsunuz, ‘herkes uymak zorunda’ diye. Siz hukuk devleti misiniz? Evet ise o zaman bırakacaksınız” dedi. 

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    Saha değişim istiyor. 20 yıllık bir süreyi ülkeyi yönetmekte çaba gösteren insanların biraz dinlenmesinde fayda var. Diğer arkadaşlar Türkiye’nin değişik coğrafyalarında çalışıyor. Hep birlikte çalışıyoruz. Mitinglerin gövde gösterisine dönüşmesini doğru bulmam. Bunlar artık gerilerde kaldı. Artık Türkiye’de halkın eğitim düzeyi oldukça iyi, hayatı sorgulayabiliyor. Mutfağına bakıyor. Samimi olarak halkın karşısına çıkılacaksa adaylar gelirler, beraber otururuz, sizler sorarsanız, biz cevaplarız, halk takdir eder. Bu tür toplantıları eksikliklerim ortaya çıkar, sinirimi tutamam anlayışıyla gelinmiyorsa o kişiler devleti yönetemez. Bir siyasetçi en çok eleştiriye ihtiyaç duyar. Biz siyasetçiyiz, birileri görür, eleştirir. Bu bir öğrenci olabilir, gazeteci olabilir, vatandaş olabilir. Bu tür eleştiriler gelecek ki nerede eksiğimiz var görelim, ona göre karar alalım. Her cumhurbaşkanı adayı 85 milyon insanın oyuna taliptir. Bu bazen ittifaklar şeklinde olur. Kim bize oy verirse mutlu oluruz. Görüşümüz, düşüncelerimiz; hatta bizim hükümet programımız belli. Bizim 2400 maddeyi aşkın iktidara geldiğimizde hangi politikada neyi yapacağız, bütün bunların hepsi bizim ortak mutabakat metninde var. Biz bu metni 1 yıllık bir süre içinde ilmek ilmek dokuyarak hazırladık.

    “HDP İLE PAZARLIK YAPMADIM, ÇIKSIN AÇIKLASINLAR”

    Ben 85 milyonun oyuna talibim. Geçmişte AK Parti’ye MHP’ye oy vermiş vatandaşların oylarına talibim. Türkiye kavgadan yoruldu artık. Buradan çıkmamız lazım. Bugün Isparta, Kayseri mitinginde pekçok ülkücü arkadaşım gelip destek verdi, bunu görüyorum. Ülkede kişi başına gelir düştü, fakirleşme arttı. TÜRK İŞ’in açlık sınırı rakamları açıklandı, asgari ücretin üstünde. Bugün milyonlarca kişi asgari ücretin altında aylık alıyor. Sandığa giden her yurttaştan oy istiyorum. Türkiye’de huzur, bereket istiyorsan, siyasal partiler akılcı politikalarda yarışmak istiyorsa bize oy vereceksiniz diyorum. MİT onun emrinde zaten. Bizim gizli kapaklı görüşmemiz varsa çıksın açıklasın. Devleti yöneten kişi sorumluluk üstlenir. Diyorum ki ‘evet bunlarla oturduk ittifak konusunda anlaştık’ derim. Böyle bir şey yok. Biz 6 lider bir aradayız. Benim tek başına pazarlık yapma şansım var mı? Yok masanın altında imiş, yanında imiş, üstünde imiş. Açıkça söyleyin. Milletin kafasını karıştırmak istiyorlar, işin gerçeği bu.

    “BİZE 3. SINIF DEMOKRASİ OLSUN DİYE DAYATIYORLAR”

    Söz verdim, bu ülkeye barışı, huzuru getireceğim. Ortak mutabakat metninde ne gerekiyorsa hepsini yapacağız. 6 lider imza atmış vaziyette. Varolan sorunlar parlamentoda çözülcek. Demokrasi, düşünceye ifade istiyoruz. Düşüncesini açıkladı diye kimsenin hapse atılmasını istemiyoruz. Bunu Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan bütün vatandaşlar için yapacağız. Tivit attı diye gidip bir çocuğu hapse atmak hangi aklın ürünüdür. Herkes düşüncesini özgürce söylesin. Bize 3. sınıf demokrasi olsun diye dayatıyorlar. Neden 1. sınıf demokrasi olmuyor. Yargıç hukukun üstünlüğüne göre karar veriyorsa başımın üstünde yeri var. Anayasa Mahkemesi’ne bir üye atandı. Bu kişi temiz kişi değil. Yargıtay’da bir tek kararın altına imza atmayan kişi Yargıtay üyesi olarak oraya seçildi. Bütün bunları düzelteceğiz. Nerede hukuksuzluk, adaletsizlik varsa düzeltilmesi lazım. Elalemin kuklası konumundalar şimdi. Türkiye itibarlı bir ülkedir. Biz sorun yaratmak değil çözmek istiyoruz.

    “BİZ AK PARTİ, MHP VE HDP İLE DE GÖRÜŞÜRÜZ”

    Biz bütün partilerle ilişki sürdürürüz. Bugün parlamentoda bugünkü koşullar dahil bütün partilerle görüşen tek parti biziz. AK Parti ile de MHP ile de HDP ile de görüşürüz. HDP’yi düşmanlaştırıyorlar. Sen düşmanlaştırırsan ikili oynuyorsun. HDP’nin başkanvekili parlamentoyu yönetiyor. Siz hukuk içinde hareket etmek zorundasınız. Bir kişinin hapisten çıkması için kanun çıkması lâzım değil mi? Kanun çıkmadan hangi yetkiyle ‘Ben seni serbest bırakacağım’ derim. Bir haksızlık varsa, siyasi görüşüne bakmaksızın ‘Burada hata var giderilmesi lazım’ derim. Gezi olaylarında içeride olanlar, ne günahı var bunların? Osman Kavala neden? Selahattin Demirtaş neden? Hiçbirisi terörden ötürü mahkum olmadı, yalan söylüyorlar millete. Halka doğruları söyleyeceksiniz. Bir insanı eleştirebilirsiniz, buna kimse bir şey diyemez. Haklı ise kendime çeki düzen veririm. AİHM kararı var. Anayasa’ya koymuşsunuz, ‘herkes uymak zorunda’ diye. Siz hukuk devleti misiniz? Evet ise o zaman bırakacaksınız.

    “BU KADININ KİMSESİ YOK ALLAH’IN GARİBANI”

    Emine Şenyaşar’la görüştüm. ‘Adalet istiyorum’ diyor o kadar. Bu vicdan mıdır, erdem midir? ‘Kocam, iki çocuğum öldürüldü’ diyor, adalet istiyor. En son yürekli bir savcı çıktı da dava açtı. Bu olaylar bu ülkede namuslu, ahlaklı olan, adaletli olan herkesi rahatsız eder. Cinayet işleniyor, herkes görüyor, delilleri karartmaya kalktılar. Bu kadının kimsesi yok, Allah’ın garibanı.

    “SÖZÜM VAR, 3 AY İÇİNDE AVRUPA’YA VİZE KALKACAK”

    Ben bir kesim bana oy versin diye çalışmam. 85 milyon için çalışırım. Ne pahasına olursa olsun sözüm var. 3 ay içinde Avrupa’ya vize kalkacak. Almanya, Fransa, İngiltere, Danimarka, Hollanda’da işçilerimiz var. O ülkede hangi demokrat standartlar varsa ülkemize getireceğiz. Getirdikten sonra AB’ye ‘verdiğin sözü’ tut diyeceğiz. Siz Anayasa’da özgürlükler, haklar varsa vereceksiniz vatandaşa. Gençlere söyledim bugün, anneleriniz babalarınız aman sakın ha tivit atma, başınız belaya girer diyor. Odada bile sessiz konuşuyor. Türkiye buna layık mı? Cumhurbaşkanı olduğumda gençlere sözüm var, en rahat beni eleştireceksiniz, eksiğim varsa düzeltirim.

    “KİMLERDEN OY ALACAĞIMI GAYET İYİ BİLİYORUM”

    Muharrem Bey nasıl herkesten oy istiyorsa ben de herkesten oy istiyorum. Kendisine göre ilkeleri, kuralları vardır ki, onlara saygı duymak zorundayım. Ben de Cumhurbaşkanı adayı olarak oy kullanmak için sandığa giden her vatandaşın oyuna talibim. Bu ülkede demokrasi, huzur, ahlaklı bir yönetim olsun diyenlerden oy alacağım. Kul hakkı yiyenler, uyuşturucu baronları, 5’li çeteler bana oy vermez. Bunlar beni yolumdan döndürmez. Siyaset halka adanmışlıktır. Bu ülkeye baharları getireceğim, hiç kimse şüphe etmesin.

    “ERDOĞAN DA DAVET ETMİŞTİ, O ZAMAN CIA FALAN YOKTU”

    2022 Ekim’de Atatürk Uzay ve Havacılık Merkezi. Yeni değil. Hazırlayan Doç. Dr. Devrim Akgündüz. Daha sonra İngiltere’ye gittim, yüksek teknolojiyi ülkemize getirmek için. Benim oraya gidişim yüksek teknolojiyi ülkemize nasıl getiririz? Orada bu işte çok iyi olan çok iyi insanlarımız var. Eren ve Fatih Özmen var. ABD’nin iki numaralı şirketini kurdular. Bu insanları Türkiye’ye getirip yatırım yaptırmak. Bunlar ticari şirket. Müşteri varsa mal yapıp satarlar. Bugün MİT dünyanın pekçok ülkesinden alet edevat almıyor mu? Biz şimdi o şirketleri mi suçlayacağız? Eren ve Fatih Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil mi? Yurt dışına gidenlerin tamamını yerli ve milli olmaktan çıkarıyor musunuz? Bunu açıkladıktan sonra NASA’da çalışan bir Türk’le konuştum. ‘Bunu yapın, gelip ülkeme çalışacağım’ diyor. Erdoğan da zaten bunu davet etmişti. O zaman CIA falan yoktu.

    “CANDAN DAĞDEVİREN’LE DEVLETİN GURUR DUYMASI LAZIM”

    Türkiye’de uzay sanayi konusunda araştırma yapacaklar. Bunu da Atatürk Havalimanı’nda yapacaklar. Uçaklar kalkıp, inecek oraya. Uçuşlara açık olacak. Orada bilimsel araştırmalar, uzay araştırmalar olacak. Son derece nitelikli insanlar gelecek. Ben Türkiye’de şampiyonlar ligi kuracağım diye söz verdim. Dünyanın en saygın, bilimde ve teknolojide öne çıkmış insanları. Bunların yüzde 99.9’u Türk. Candan Dağdeviren kanser araştırmaları konusunda devletin iftihar etmesi gereken isim. Bu isimle gidip konuştum. Bunların dünyadan haberi yok. Biz Almanya’da çalışanlara ‘Bunlar Almancı’ mı diyeceğiz? Panik içinde ne yapacaklarını bilmiyorlar. Neyi hedeflediklerini de bilmiyorlar. Uzay araştırmaları konuunda Türkiye’de yetkin isimler de var.

    “BAYKARLAR DA ŞAMPİYONLAR LİGİNDE YERLERİNİ ALACAK”

    Bayraktarların Türkiye için ne kadar önemli şeyler yaptıklarını anlattım. Beni dinlememişler. Babası hayatta iken yanlarına gittim. Çok güzel ve nitelikli ekibi vardı. Orada fotoğraflar çektirdik. Aileden izin almadığım için fotoğrafları paylaşmadım. Ben asla ve asla onlar da benim söylediğim şampiyonlar liginin parçası olacak. Onları niye dışlayalım? Onlara her türlü desteği vereceğiz. Bütün bu gelişmeleri parti devleti süreci içinde yaptılar. Acaba Kılıçdaroğlu gelirse aynı mantıkla gider mi, parti ayrı devlet ayrıdır. Samsun’da TEKNOFEST’e ben de gittim. Pırıl pırıl gençler vardı. Kim bilmiyorum, bana söylesin. Diyecek ki ‘Sizin şu milletvekiliniz bizim aleyhimizde konuşuyor’ diye. Kim bu ülkede taş üstüne taş koyuyorsa ben onun siyasi görüşüne bakmam. Keşke Bayraktar beni TEKNOFEST’te karşılasaydı. Ben haber verdim ‘gelmek istiyorum’ dedim. Büyük bir ihtimalle çekindi ve kendisi TEKNOFEST’ten ayrıldı. Bakan veya bakan yardımcısı bizi aldı, gezdirdi.

    “RAHMETLİ ÖZAL SANAYİ FONU’NU KURMUŞTU”

    Kızılelma mı yaparsın, başka bir şey mi yaparsın bilmiyorum. Bu ülkenin güçlü savunma sanayine ihtiyacı olduğunu bilen birisiyim. Savunma sanayinin devlet için yapılması lazım. Bu güvenliğin coğrafyamızda önemini bilen insanım. Bunu yapıyorsanız tank palet fabrikasını Katar’a vermemeleri lazım. Alacağız o fabrikayı Katar’dan. ODTÜ’de bazı bölümler açılmasına izin vermediler. Rekabet olsun. İHA’yı başka firmalar da yapıyor. ‘Hayır sen öğretme ben öğreteceğim’ demek olmaz. Bugün ASELSAN, HAVELSAN 1980 yıllarında kuruldu. Rahmetli Özal savunma sanayi fonunu kurdu. Devlet dediğiniz budur. ‘Efendim ben İHA yaptım sen karşı çıktın’ Yok kardeşi 1 tane değil 10 tane yap. Türkiye’de çip üreten firma var mı? Bilmezler. Ben gittim Bursa’da o firmayı da gezdim. Ama onlar bilmezler.

    “KIBRIS’TA BÜYÜK ELÇİ KAHVE KAHVE DOLAŞIP OY İSTİYOR”

    Gelecek bizden bir insanı öldürecek ben de diyeceğim ki ‘iyi ki öldürdün’, akıl var mantık var. Devlette bütün kurumların onurlu durması lazım. Terör örgütünün adını niye söylemiyorsun diyorlar. Genelkurmay sitesinde terör örgütünün adı yazmaz. Biz devlet kuran partiyiz. Devleti göz ardı ederek değil, bir terör örgütünün reklamını niye yapıyorsunuz? Bölücü terör örgütü, açın Genelkurmay sitesinde böyle der. Biz de öyle kullanıyoruz. Ben onun ismini vererek niye reklamını yapayım? MSB’nin internet sitesinde böyle. Biz de onu kullanıyoruz. Bunlar devletin ne olduğunu bilmiyorlar. Kahve edebiyatıyla devlet yönetmeye kalkıyorlar. Bunlar parti ile devleti karıştırdılar. Kıbrıs’taki büyükelçi kahve kahve dolaşıp AK Parti’ye oy istiyor. Sen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsil ediyorsun. İnsanda biraz utanma olur.

    “YABANCI ASKER POSTALININ ÜLKEME DOKUNMASINI İSTEMEM”

    Suriye tezkeresine niye hayır oyu verdik? Tezkerede diyor ki, yabancı askerler Türkiye’ye davet edilebilir deniyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti askeri, polisi, jandarmasıyla 30 yıldır terörle mücadele ediyor. Yabancı asker mi davet edildi? Bahçeli’ye, Erdoğan’a sordum ‘hangi yabancı askeri terörle mücadele etsin diye Türkiye’ye davet edeceksiniz”. İşgal kuvvetlerinin Türkiye’de terörle mücadele edeceğine biz inanıyor muyuz? Ben kendi ülkemde yabancı asker postalının dokunmasını istemiyorum. Ama onlar istiyor. Bu ülkenin güvenlik kuvvetleri terörle mücadelede yetersiz mi? O cümle oraya niye girdi? Tezkerede terörle mücadele konusunda yabancı askerin Türkiye’ye davet edileceği yazıldı. Bunu bir tek kişi yazmadı. Nasıl olur da yazılmaz?

    “RAHMETLİ ECEVİT ‘ÖCALAN’I ÇIKARIN’ DEDİ VE ÖYLE DE OLDU”

    Dış politika ve terörle mücadele birbirini tamamlayan iki temel unsurdur. Rahmetli Ecevit, önce Mısır devlet başkanını Ankara’ya davet etti. ‘Git söyle Öcalan’ı oradan çıkarsınlar’ dedi. Ne oldu? Çıkardılar. Devlet öyle yönetilir.

    “UTANIYORSANIZ NEDEN HÜDA PAR’I LİSTEYE KOYUYORSUNUZ?”

    Hani Bahçeli milliyetçiydi, ‘Ben bayrağımı ezdirmem’ demişti, niye sesini çıkartmıyor. Siyasetçi esen rüzgara göre gidip gelmez. Liderler toplanıyor. HÜDA PAR’ın genel başkanı orada yok. Utanıyorsanız niye listeye koyuyorsunuz? Niye orada değildi? Devleti yönetemiyorlar, artık bitmişler. Erdoğan’ı nasıl eleştiriyorsam HÜDA PAR’ı da, MHP’yi de eleştiririm. Düne kadar Gaffar Okan’ın katillerini kendi bünyesinde tutan yapıyla nasıl bir araya gelirsiniz? Hani bize diyorlar ya ‘HDP masanın neresinde?’. Peki HÜDA PAR nerede? Aynı şekilde SADAT çıktı. Biz Türkiye Cumhuriyeti devletini kaldıracağız, resmi dil Arapça olacak diyor. Bu MİT Müsteşarının yanında oturuyor, Erdoğan’ın danışmanı. Türkiye böyle mi yönetilir?

    “AK PARTİLİ MİLLETVEKİLLERİ DE PARLAMENTER SİSTEME OY VERECEK”

    Başlangıçta hangi yöntemle seçime girileceği konusunda düşünceler farklıydı. Doğal olarak yerel olarak ilçe bazında onlar da karar veremiyorlardı. Sonra karar verildi. Partilerin pozisyonu netleşti. Belki tümümüz beraber tek liste ile girseydik, daha az mı, daha fazla mı çıkarırdık bilmiyorum. 300 milletvekilini geçmemiz lazım. Alana baktığımızda vatandaşlardan hissediyoruz. 360 konusunda, demokratik sisteme, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçtiğimiz aşamada AK Parti’nin de oy vereceğini düşünüyorum. Biz demokrasi ve özgürlüğü savunuyoruz. Bizi istediği gibi eleştirmeleri için onların da parlamentoda önlerinin açılması lazım.

    “KİMİN İNANÇLI OLUP OLMADIĞINI YÜCE YARADAN BİLİR”

    CHP’nin belli kesimlerde çok katılaşmış algısı vardı. Kabul edelim bunu. Farklı gerekçeler hafızalarda yer etmiş ve kolay kolay silinmiyordu. Belki bizim izlediğimiz politikaların yanlışlığından kaynaklanabilir. O kesime ulaşıp anlatma gibi görevi üstlenmeme pozisyonundan da kaynaklanabilir. Öncelikle sayın Davutoğlu’nun halasının ellerinden öperim. Kimin inançlı olup olmadığını sadece yüce yaradan bilir. İnsanları sen inançlısın, inançsızsın diye asla konuşmamalı. Kimlik de siyasetin dışında kalmalıdır. Siyasetin konusu ben ülkeyi nasıl büyüteceğimdir. Milyonlarca insanın karnını nasıl doyuracağım, ihracatı nasıl yapacağım. Kimlik ve inanç üzerinden siyaset toplumu ayrıştırıyor, kutuplaştırıyor. Az değil ben pek çok kesimle, muhafazakar kesimle bir araya geldim. Uzun uzun toplantılar yaptım. Bu toplantıya katılanların sayısı 35-30’u geçmez. Hiçbirisi CHP’li değil. CHP’yi bizim onlara anlatmamız lazım, eski algılardan kurtulmamız lazım. İstanbul’da evlere Kuran okumaya giden vaizelerle bir araya geldim. Onlara istediğiniz her şeyi sorun dedim. Bir vaize söz aldı, bir şey söyleyecek ama tereddüt ediyor. Şunu mu demek istiyorsunuz, CHP’ye oy vereceğiz ama CHHP dinsiz parti mi? Vallahi öyle dedi. Ben de onlara Merkez Bankası’nın Hazine Bakanlığı’nın dini olur mu dedim. Bu partilerin içindeki insanları tek kalıbın içine koyamazsınız. Onlarla muhatap olup konuşmadığımız için dededen, babadan bizi tanımaya başladılar. Efendim siz camileri yakmışsınız. Hangi camiyi yakmışız?

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sedat Peker’in avukatı “konuşacak” iddialarına son noktayı koydu

    Sedat Peker’in avukatı “konuşacak” iddialarına son noktayı koydu


    Suç örgütü lideri Sedat Peker’in avukatı Ersan Barkın, Peker’in yayınlayacağı iddia edilen videoları hakkında açıklama yaptı. 

    Yayınladığı videolarla gündem yaratan Peker, seçime 2 ay kala konuşacağını söylemişti. Uzun bir süredir video yayınlaması beklenen Peker ile ilgili avukatı Ersan Barkın, Twitter hesabından konuya ilişkin olarak paylaşımda bulundu. 

    Barkın, Peker’in konuşamayacağını söyleyerek “Bazı gazeteci dostların,sayın @sedat_peker
    ‘in seçime birkaç gün kala açıklamalarına devam edeceğine dair değerlendirmelerini okuyorum. Sayın Peker’in ifade hürriyetinden mahrumiyeti iradi bir durum değil, hukuki durumun gereğidir. Dolayısıyla kendi kararıyla bu durumu ortadan kaldırabilmesi olanaklı değildir. Ancak bulunduğu ülkedeki hukuki ve fiili durumun değişmesi gerekir ki bunun için herhangi bir siyasi destek sağlanamadığı, yapılan imza kampanyaları da sonuç vermediği için kendi hukuki girişimleri dışında bir olanak kalmamıştır” dedi. 


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya’daki gazeteci anlattı: Seçmen listesi yok, boş kağıda adını yazıyorlar

    Almanya’daki gazeteci anlattı: Seçmen listesi yok, boş kağıda adını yazıyorlar


    Almanya’da ikamet eden gazeteci Hakan Erol, yurt dışındaki oy kullanma izlenimlerini anlattı. 

    Twitter’dan paylaşımda bulunan Erol, oyunu kullandığını söylerken, seçmen listesinin bulunmadığını isimlerin boş kağıda yazıldığını ifade etti. 

    Sandık başkanından başka yetkilinin bulunmadığını da belirten Erol, “Bu çok tehlikeli durum. Ayrıca sandıkların başında tespih çekip dua eden tiplerden tutun da konsolosluk önünde Rabia işareti yapana kadar ne ararsan var. Biraz ortamı gördükten sonra daha da emin olum ki, yurt dışı oylarının korunacağına zerre inancım yok” dedi.

    Erol şöyle devam etti: 

    “Bu da genel gözlemim: Yeni göç etmiş insanlar CHP’ye, daha önce göç etmiş olanların büyük çoğunluğu ise AKP’ye oy veriyor. Son olarak, ben dahil, yurt dışında yaşayan hiç kimse oy kullanmamalı. Burada sefa süren tiplerin, Türkiye’de insanları umursadıkları yok. Euro’nun 21’den de yüksek olmasını ve Türkiye’de rahat tatil yapmayı düşleyen tipolojinin, ülkenin kaderine etki etmesi yasaklanmalı.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ömer Öcalan’dan “İmralı” iddialarına ilişkin açıklama: Spekülatif yaklaşımları doğru bulmuyoruz

    Ömer Öcalan’dan “İmralı” iddialarına ilişkin açıklama: Spekülatif yaklaşımları doğru bulmuyoruz


    İktidarın, İmralı Cezaevi’nde tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüşüldüğü yönündeki iddiaların ardından Öcalan cephesinden açıklama geldi.

    HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan son günlerde çıkan haberlere göndermede bulunarak Twitter hesabından bir açıklama yaptı.

    Öcalan yaptığı açıklamada, “Biz aile olarak sayın Abdullah Öcalan’dan iki yıldır haber alamıyoruz. Güvenliğinden ve sağlığından dahi haberimiz yoktur. Diğer tarafların son tartışmalarla ilgili varsa bilgileri kamuoyuna açıklama yapmaya çağırıyoruz. Spekülatif yaklaşımları doğru bulmuyoruz” dedi. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Adalet Bakanı Bozdağ, Abdullah Öcalan ile görüşme iddiasını yalanladı: Böyle bir görüşme yoktur; ‘Vardır’ diyenler yalan söylüyorlar

    Adalet Bakanı Bozdağ, Abdullah Öcalan ile görüşme iddiasını yalanladı: Böyle bir görüşme yoktur; ‘Vardır’ diyenler yalan söylüyorlar


    Şanlıurfa’dan AKP milletvekili adayı olan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Mozaik Müzesi’nden yapılan, Haber Global canlı yayınında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

    Bozdağ, “14 Mayıs akşamı Türkiye’de iki fotoğraftan biriyle karşılaşılır. Ya şampanya patlatıp bunu sabaha kadar kutlayanlar olacak ya da temiz alnını şükür için secdeye koyup Rabb’ine hamdedenler olacak” ifadeleri hakkında, “Bizim söylediğimizde ne var? Seçim olduğu gün, akşam seçim sonuçlarını insanların nasıl kutlayacağına dair bir değerlendirme. Bu da benden kaynaklanmıyor, sosyal medyada bir sürü, kim nasıl kutlayacağına dair biliyorsunuz videolar var, haberler var.” dedi.

    “Biz ayrıştırma, kutuplaştırma dili hiçbir yerde kullanmıyoruz” iddiasında bulunan Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “BİZ DOĞRU BİR TESPİTİ YAPMAYACAK MIYIZ?”

    “Başkaları da açıklamalar yapıyor. Ben de bu açıklamalar, bu değerlendirmeler üzerine vatandaşlarımıza değerlendirmemi yapıyorum. O gün çıkan seçim sonuçlarını ülkemizde bazıları böyle kutlayacak, bazıları da böyle kutlayacaktır. Bunda anormal olan, yanlış olan ne var? Biz doğru bir tespiti yapmayacak mıyız?

    “BİRLEŞTİREN BİR DİL KULLANIYORUZ”

    Yapmışız ama siyaseten onlar bunu istismar ediyorlar. ‘Bak ayrıştırıyor, bak kutuplaştırıyor’. Çok net söylüyorum. Biz ayrıştırma, kutuplaştırma dili hiçbir yerde kullanmıyoruz, kullanmadık da. Birleştiren bir dil kullanıyoruz.

    “KİMİN YAŞAM TARZINA MÜDAHALE EDİLMİŞ?”

    Türkiye’de cebir, şiddet ya da tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranışla yaşam tarzlarına herhangi bir müdahale yoktur. AK Parti 20 yıldır iktidarda. Bize aralıksız hep söylediler, ‘Yaşam tarzına müdahale edecek, şöyle olacak, böyle olacak’. Biz, 20 yıldır hem Türkiye’nin kudretli bir iktidarıyız hem de yerel yönetimlerde iktidarız. Kimin yaşam tarzına müdahale edilmiş? Kime, hukuka aykırı bir müdahale söz konusu? Kimin giyimine, kuşamına, yemesine, içmesine, eğlenmesine karışılmış? Kimse bu noktada bir örnek gösteremez.

    “BU AYRIŞTIRMA DEĞİL BİR TESPİTTİR”

    Şimdi kalkıp yediği domuz etiyle övünen insanlar var bu ülkede. Ben bunu söylemeyecek miyim? Elbette söyleyeceğim. O gün nasıl kutlayacağını anlatan insanlar var. Ben bunu seçmenlerimizin dikkatine sunmayacak mıyım? Ben bunu sunacağım. Bu ayrıştırma değil, bu bir tespittir. Bu, ülkede olan durumu, milletin takdirine sunmaktır.

    “BENİM YAPTIĞIMDA BİR YANLIŞ YOK”

    Bunun değerlendirmesini vatandaşımız yapacaktır. Benim yaptığımda bir yanlış yok. Yanlış, benim bu yaptığımı çarpıtarak, ‘şunlar kazanacak, bunlar kazanacak’ demiyorum. Bu seçim sonucunu birileri böyle kutlayacak, birileri böyle kutlayacak. Bunda yanlış olan ne var? Yalan olan ne var? Doğru bir tespit yaptık diye suçlanmak gerçekten kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.”

    “YALAN YALAN YALAN”

    “Abdullah Öcalan’la görüşme yapıldığı” iddiaları hatırlatılarak, bu konuda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da açıklama yaptığının belirtilmesi üzerine Bozdağ, şöyle konuştu:

    “Çok net söylüyorum, Mansur Bey de yalan söylüyor, bunu dile getiren başkaları da yalan söylüyor. Buradan çağrıda bulunuyorum, ellerinde ne delil varsa koysunlar ortaya. Cezaevleri yönetimi Adalet Bakanlığında. Böyle bir görüşme yoktur. ‘Görüşme vardır’ diyenler milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar. Ayıptır, günahtır. Siyaseten kendileri istismar edecek konu bulamayınca ‘orada görüşme yapıldı’ diye konuşuyor. Yani böyle bir şey yok. Çok net, yalan, yalan, yalan.” 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kaftancıoğlu, Amedspor’u ziyaret etti: Aslında benim yaşadığımı Amedspor da yaşıyor

    Kaftancıoğlu, Amedspor’u ziyaret etti: Aslında benim yaşadığımı Amedspor da yaşıyor


    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Sezgin Tanrıkulu ve diğer CHP adaylarına destek için Diyarbakır’a gelerek çeşitli ziyaretlerde bulundu. Canan Kaftancıoğlu, CHP Diyarbakır Milletvekili Adayı Sezgin Tanrıkulu ve beraberindeki parti heyeti kentte yaptığı birtakım ziyaretlerin ardından Amedspor Taraftar Derneği ve Amedspor Kulübü’nü ziyaret etti.

    Kaftancıoğlu, futbol liglerinde, katıldıkları bazı karşılaşmalarda zaman saldırılara maruz kalan Amedspor’un yanında olduklarını ve bundan sonra da olmaya devam edeceklerini belirterek şunları söyledi:

    “SEÇİMLE GELİP OTORİTERLEŞEN YÖNETİMLER, O KOLTUKLARI KORUMAK İÇİN 2 ŞEY YAPMAK ZORUNDALAR: Bu dünyada, sadece Türkiye’de değil, seçimle gelip sonradan otoriterleşen yönetimler, o oturdukları koltukta kalmak için iki şeyi mutlaka yapmak zorundalar. Bunlardan birincisi ya hayali düşmanlar yaratacaklar ya da kişileri, kurumları yapıları olduğundan farkı olarak düşmanlaştırarak toplumu ayrıştıracaklar. İşte buna da herkesin algı yönetimi dediği bir durum.

    AMEDSPOR İLE ARAMDA DUYGUSAL BAĞ GÖRÜYORUM: Amedspor ile kendi aramda şöyle bir duygu bağı da görüyorum. Ben siyasetin içine girdiğim günden itibaren, bilinen, görünen, kendisi neyse o olan Canan Kaftancıoğlu’nun yerine, nasıl Türkiye’ye algı yönetimi yapılarak, şeytanlaştırılan bir kadın siyasi figürü çıkarmışsa, aslında benim yaşadığımı Amedspor da yaşıyor. İşte yapmış olduğu futbolu, taraftarı, duygusu ilkesi değil, sadece Türkiye’de kutuplaştırma aracı olarak kullanılan bir takım oldunuz. Bu ne sizden ne de benden, bizler gibi mağdur olan, mağdur edilen kişilerle ilgili değil. Sezgin vekilimizin de söylediği gibi siyasetin bakışı, anlayışı ve çürütmek istedikleri, o koltuklarda kalmak için yapmak zorunda oldukları şey. Çünkü topluma, insanlara verecekleri başka hiçbir şeyleri yok. Hayali düşmanlar yaratacaklar ki orada kalsınlar.

    HEP BERABER MÜCADELEYİ BÜYÜTEREK SON 15 GÜNDE GEÇMİŞİ MAZİ OLARAK HATIRLAMAYI TEMENNİ EDİYORUM: Eskiden ya da birkaç yıl öncesine kadar 86 milyon vatandaşın bir kısmı bu hayali düşmanları satın alıyordu. Ama bugün ne mutlu ki vatandaş ne bu hayali düşmanları görüyor ne de bu kutuplaştırma politikalarına artık eskisi kadar teveccüh ediyor. O yüzden biz de bu inançla ve neyi ne şekilde yaptığımızın ilkesi ve kararlılığıyla çok kısa sürede hayali düşmanlara ihtiyaç duymayalım, kutuplaştırmaya ihtiyaç duymayalım. Bu ülkede demokrasiye, eşitliğe, özgürlüğe inanan bir anlayışla birlikte, gelecekte bu yaşadıklarımızı acı acı ama ‘Bir zamanlar bunlar da yaşanıyordu, artık hafızalarda kaldı’ diyeceğimiz günlerin çok yakın olduğunu düşünüyorum. Bunun için hep beraber mücadeleyi büyüterek son 15 günde geçmişi mazi olarak hatırlamayı temenni ediyorum.” 

    Yapılan konuşmaların ardından Amedspor Yönetimi, Kaftancıoğlu ve Tanrukulu’na Amedspor’un formalarını hediye etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rahatsızlanan Erdoğan bir açılışa daha canlı bağlantı ile katıldı

    Rahatsızlanan Erdoğan bir açılışa daha canlı bağlantı ile katıldı


    Geçtiğimiz gün rahatsızlanan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adana 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Açılış Töreni’ne canlı bağlantı ile katıldı. 

    Beştepe’den açılışa katılan Erdoğan, “Birileri varsın ‘yolları mı, köprüleri mi yiyeceğiz?’ desin. Birileri varsın ‘inşaatla kalkınma mı olur?’ desin. Milletimiz hayata geçirdiğimiz her projenin onun geleceği için konmuş bir tuğla olduğunu biliyor” dedi. 

    Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

    “Depremden etkilenen diğer şehirlerimizle birlikte Adana’mızın yaralarını sarmak için gece gündüz çalışıyoruz. 650 bin yeni konutla deprem bölgesindeki şehirlerimizi bir yıl içinde ayağa kaldıracağız. Bugün Türkiye’nin bereketli toprakları Adana’da yeni bir eser daha kazandırmanın sevinciyle bir aradayız. Türkiye gibi Adana büyüdükçe ulaşım başta olmak üzere yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Adana Çevreyolu adeta şehir içi yolu haline geldi. Hükümet olarak bugüne kadar şehrin Trafik yükünü azaltacak pek çok yatırımı hayata geçirdik.

    Köprümüz sıradan ulaşım eseri olmanın ötesinde özelliklere sahip. Uzunluğu 1700 metre olan, 27 tabliyeden oluşan 6 şeritli köprüde 2 hatlı demiryolu da yer alıyor. Köprüden 35 bin aracın kullandığı Seyhan Barajı kıret yolu üzerindeki yoğunluğu kaldırıyoruz. Yaklaşık 2,3 milyar liralık yatırım olan proje Adana ve ülkemize yakıt ve vakitten yılda 286 milyon lira tasarruf ettirecek karbon salınımını da 4 bin tondan fazla azaltacaktır. Hızlı tren hattı ve Çukurova Havalimanı olmak üzere inşası süren ulaştırma yatırımlarıyla Adana’mızı geliştirmeyi sürdüreceğiz. Adana’da daha başka açılışları yapmayı planlıyorduk. 116 yıllık milli mensucat fabrikasının müzeye dönüştürme çalışmalarının son etabıydı. Bu eserin açılışını eski bakanımız Ömer Çelik ve Mehmet Nuri Ersoy yaptılar, müzenin hayırlı olmasını diliyorum.

    21 yıldır bu ülkede eser ve hizmet siyaseti yapmadık. Milletimiz geri kalmışlık, terör kargaşa günlerinden bıkmıştı. Asırlık demokrasi ve kalkınma eksikliklerini tamamlarken birlik, beraberlik, kardeşliğimizi güçlendirmenin mücadelesini verdik. Adana, kardeşliğin kıymetini çok iyi bilir. Türkiye Yüzyılı’nın eşiğindeki ülkemizin Adana’da etnik ve mezhebi ayrımcılıktan uzak şekilde tüm vaktini müreffeh geleceği için harcamak istiyor. Sanayi, ticaret, tarımın şehri Adana’nın üretim, alın teri ile Türkiye Yüzyılı’nda hak ettiği yeri almak hakkıdır.

    Biz sadece yol yapmıyoruz, köprü kurmuyoruz, baraj, sulama tesisi inşa etmiyoruz. Okul açmıyoruz, hastane inşa etmiyoruz. Birileri varsın ‘yolları-köprüleri mi yiyeceğiz, İHA-SİHA bizi mi doyuracak’ desin. Milletimiz her hizmetin geleceği için konmuş bir tuğla olduğunu biliyor.

    Milletimiz yaptığımız her yatırımın, hayata geçirdiğimiz her eserin onun güvenliği, refahı için konmuş bir tuğla olduğunu biliyor. Altyapı olmadan yatırım ve üretim olmayacağını, istihdam çıkmayacağını bilen milletimiz 21 yıldır bunun için bize hesap hep destek verdi. Cumhuriyetimizin ikinci asrını Türkiye Yüzyılı haline getirmeyi konuşabiliyorsak bu altyapı sayesindedir. Siz doğru olursanız Allah da önünüzde nice yollar açıyor, nice imkanlar ve fırsatlar çıkarıyoruz. İşte kendi doğal gazımıza kavuştuk. Kendi ihtiyacımızı göreceğimiz kadar petrole kavuşacağımız günleri de hep birlikte göreceğiz. 14 Mayıs inanıyorum ki Cumhur İttifakı’nın milletimizle bütünleştiği zafer tarihi olduğuna inanıyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Erdoğan’ın Adana mitingi de iptal edildi’ iddiası

    ‘Erdoğan’ın Adana mitingi de iptal edildi’ iddiası


    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz akşam katıldığı bir canlı yayında rahatsızlanmış; program yarıda kesilirken, Erdoğan’ın mide rahatsızlığı geçirdiği belirtilmişti. 

    Erdoğan’ın dün Sivas, Yozgat, Kırıkkale mitingleri iptal edilirken; bugün Mersin yarın da Osmaniye programlarını iptal etmişti.

    ‘ADANA DA İPTAL EDİLDİ’ İDDİASI

    Erdoğan bugünkü Akkuyu Nükleer Santrali İlk Yakıt törenine çevrimiçi katılırken; Adana’da yapılacak mitingin iptal edildiği öne sürüldü. 

    Konuya ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Ortadoğu bataklığının kodları ile konuşan siyasetçileri emekli edeceksin’

    ‘Ortadoğu bataklığının kodları ile konuşan siyasetçileri emekli edeceksin’


    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 14 Mayıs seçimlerine ilişkin “14 Mayıs akşamı ya şampanya patlatıp sabaha kadar kutlayanlar olacak ya da temiz alnını şükür için secdeye koyup Rabb’ine hamdedenler olacak” açıklamasında bulunmuş, Bozdağ’ın sözleri tepki çekmişti. 

    KILIÇDAROĞLU’NDAN YANIT 

    Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Bozdağ’ın açıklamalarına yanıt verdi. 

    “Sevgili gençler, ülke olarak önümüzde bir eşik var ve bu eşiği hep birlikte aşabilmek için sana ihtiyacımız var demiştim” diyen Kılıçdaroğlu, “Tek bir oyla bu ülkeyi bu tartışmalardan çekip çıkaracaksın. Ortadoğu bataklığının kodları ile konuşan siyasetçileri emekli edeceksin. Oyunu sakın boşa harcama” ifadelerini kullandı.

    “BUNLAR İÇİN HER ŞEY REKLAM”

    Kılıçdaroğlu paylaşımının devamında “Bakalım Ayasofya Camii propagandası ne zaman başlayacak. Bunlar için her şey reklam. Hiçbir kutsalları yok, müşterekler yok, sadece propaganda. Ortak değerlerimizi ne hale getirdiler? Temiz alın çalmayanın, çırpmayanın, harama el sürmeyenin, halkını aç bırakmayanındır. Nokta” diye yazdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***