Etiket: Savunma

  • Rutte, NATO’nun Çin’in silahlanması konusunda ‘saf’ olamayacağını belirtti

    Rutte, NATO’nun Çin’in silahlanması konusunda ‘saf’ olamayacağını belirtti


    REKLAM

    NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Salı günü yaptığı açıklamada, Çin’in Tayvan yakınlarındaki silah yığınağı ve askeri tatbikatlarından duyduğu endişeyi dile getirdi ve 32 ittifak üyesine bölgedeki deniz yollarının serbest ve açık tutulması için birlikte çalışma çağrısında bulundu.

    NATO Genel Sekreteri Rutte görevinin başlangıcından bu yana Japonya’ya yaptığı ilk ziyaret sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Çin, Rusya’nın çabalarını destekliyor. Çin, donanması da dâhil olmak üzere silahlı kuvvetlerini büyük bir hızla geliştiriyor,” dedi.

    NATO şefi Japon donanmasının Yokosuka limanından yaptığı açıklamada, “Saf olamayız ve gerçekten birlikte çalışarak neler olup bittiğini değerlendirmeliyiz,” dedi.

    Rutte’nin yorumları, geçen hafta NATO dışişleri bakanlarının bir araya geldiği ve ittifak başkanının küresel güvenlik tehditlerinin her zamankinden daha fazla birbirine bağlı olduğunu ve savunma harcamalarının arttırılmasının NATO’nun güvenliğini sağlamanın anahtarı olduğunu vurguladığı toplantının ardından geldi.

    “Çin’in ne yaptığını görüyoruz. Rusların Kuzey Korelilerle, Çinlilerle ve İran’la birlikte çalıştıkları gerçeğiyle bu iki alanın, Pasifik’in içi ve Avrupa-Atlantik’in nasıl gittikçe daha fazla birbirine bağlandığını görüyoruz. Dolayısıyla tüm bu alanlara birlikte bakmalıyız ve odak noktamız bu olacak,” dedi.

    Eski Hollanda başbakanı ayrıca NATO’nun Çin’in Tayvan yakınlarındaki askeri tatbikatlarından endişe duyduğunu söyleyerek, “Bunları çok yakından takip ediyoruz” dedi.

    Japonya, Çin’i bölgede bir tehdit olarak görüyor ve son yıllarda uzun menzilli seyir füzeleri ile geri vurma kabiliyeti kazanmaya hazırlanmak da dahil olmak üzere askeri yığınağını arttırdı.

    Japonya, ABD’nin yanı sıra Hint-Pasifik ve Avrupa’daki diğer dost ülkelerle ve NATO ile savunma bağlarını genişletti ve Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının Avrupa ve Asya’daki güvenlik risklerinin ayrılmaz olduğunun altını çizdi.

    Rutte, ABD’nin NATO üyelerinin Hint-Pasifik bölgesinde daha fazla yer almasını istediğini söyledi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Washington’un Japonya ile ittifakını ve bölgedeki varlığını güçlendirme taahhüdünü sağlamak üzere Japonya’ya yaptığı son ziyareti memnuniyetle karşıladı. Japonya’nın NATO üyesi olmayan tek G7 üyesi olduğuna dikkat çekerek bunun önemini vurguladı.

    NATO da son yıllarda IP4 olarak bilinen Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda ile bağlarını güçlendirdi. Bu, Washington’un bölgede NATO benzeri bir ittifak kurmaya çalıştığından korkan Pekin tarafından eleştirilen bir hareketti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan 31 mevkidaşına: ABD NATO’da kalmaya devam edecek

    Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan 31 mevkidaşına: ABD NATO’da kalmaya devam edecek


    REKLAM

    Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Perşembe günü NATO dışişleri bakanlarıyla yaptığı ilk toplantıda NATO müttefiklerine ABD’nin askeri transatlantik ittifaka bağlılığı konusunda güvence verirken, Başkan Donald Trump’ın Avrupa ülkeleri ve Kanada’nın savunma harcamalarını daha da arttırması gerektiği mesajını hatırlattı.

    Dışişleri Bakanı Rubio Brüksel’deki NATO Karargahı’nda gazetecilere yaptığı açıklamada, “ABD Başkanı Trump NATO’yu desteklediğini açıkça belirtti, NATO’da kalmaya devam edeceğiz,” dedi ve ABD’nin ittifakın her türlü potansiyel tehdide karşı daha güçlü olmasını istediğini vurguladı.

    “NATO’nun daha güçlü ve daha uygulanabilir olmasının tek yolu, ortaklarımızın, bu önemli ittifakı oluşturan ulus devletlerin daha fazla kabiliyete sahip olmasıdır,” diye ekledi.

    Rubio Brüksel’den, müttefiklerin gayrisafi yurtiçi hasılalarının (GSYH) yüzde 5’ini savunmaya harcayacaklarına dair net bir taahhütle ayrılmayı beklediğini söyledi. Bu, Belçika, İtalya ve İspanya gibi bazı Avrupa ülkelerinin hâlâ yerine getiremediği mevcut yüzde 2’lik orandan bir artış.

    “On yıllar boyunca geniş bir sosyal güvenlik ağı oluşturduktan sonra bundan vazgeçip ulusal güvenliğe daha fazla yatırım yapmak istemeyen politikacıları anlıyorum, ancak Avrupa’nın kalbinde tam ölçekli bir kara savaşı, sert gücün caydırıcı bir unsur olarak hâlâ gerekli olduğunu hatırlatıyor,” dedi.

    Transatlantik ittifak yeni bir savunma harcaması hedefi belirlemeden önce kabiliyet eksikliklerini değerlendiriyor, ancak Haziran ayında Lahey’de yapılacak yıllık NATO zirvesine kadar nihai bir rakamın açıklanması beklenmiyor.

    NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupalı NATO üyelerinin Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana savunma harcamalarında en büyük artışı taahhüt ettiklerini, ancak daha fazlasının yapılması gerektiği konusunda ABD ile hemfikir olduğunu vurguladı.

    Hollanda’nın eski başbakanı, ittifakın dışişleri bakanlarının Brüksel’deki iki günlük toplantısına gelirken yaptığı açıklamada, “Kanadalılar ve Avrupalılar olarak birlikte harcamamız gereken miktarın yüzde 3’ün üzerinde olacağını tahmin ediyorum,” dedi.

    Rubio, savunma harcamalarını yüzde 5’e çıkarmanın “bir ya da iki yılda” yapılamayacağını, ancak ABD’nin şimdi müttefiklerinden kendi topraklarını savunabilecek daha güçlü bir NATO inşa etmek için gerçek bir yol talep ettiğini vurguladı.

    NATO Genel Sekreteri Rutte ayrıca ittifakın karşı karşıya olduğu küresel güvenlik tehditlerinin giderek daha fazla birbirine bağlı hale geldiği ve Rusya tehdidinin uzun yıllar devam edeceği uyarısında bulundu.

    Rutte, “Çin’in ne yaptığını görüyoruz. Rusların Kuzey Korelilerle, Çinlilerle ve İran’la birlikte çalıştıkları gerçeğiyle bu iki alanın, Pasifik’in içi ve Avrupa-Atlantik’in nasıl giderek birbirine bağlandığını görüyoruz. Dolayısıyla tüm bu alanlara birlikte bakmalıyız ve odak noktamız bu olacak,” dedi.

    Avrupalı NATO üyeleri de Rubio’dan ABD’nin yaklaşık 100.000 Amerikan askerinin bulunduğu Avrupa’dan askerlerini çekmesine ilişkin net mesajlar ya da bir yol haritası bekliyorlar. Ancak ABD Dışişleri Bakanı henüz bu konuya değinmedi ve Rutte de acil bir geri çekilmenin planlanmadığını belirtti.

    Rutte, “(ABD’nin) Avrupa’daki varlıklarını birdenbire azaltma planları yok, ancak Amerika’nın süper güç olması nedeniyle birden fazla alanda faaliyet göstermesi gerektiğini biliyoruz,” dedi.

    Bazı NATO üyeleri ABD’nin varlığını 20.000 ila 50.000 asker azaltabileceğini düşünüyor.

    NATO Genel Sekreteri, ABD’nin uzun zamandır dikkatini Hint-Pasifik bölgesine çevirmeye çalıştığını kabul etti ancak bunun ‘çok koordineli bir şekilde’ yapılacağına dair güvence verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Von der Leyen’den AB liderler zirvesi öncesinde ‘800 milyar euroluk’ silahlanma planı önerisi

    Von der Leyen’den AB liderler zirvesi öncesinde ‘800 milyar euroluk’ silahlanma planı önerisi


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    AB liderlerinin önerilen savunma paketini, 6 Mart Perşembe günü Brüksel’de yapılacak ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin de katılması beklenen olağanüstü zirvede görüşmeleri bekleniyor.

    REKLAM

    Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Salı günü, Washington’un Ukrayna’ya yönelik tüm askeri yardımları askıya alarak AB’ye kendi yardımlarını arttırması yönünde baskı yapmasından saatler sonra, üye devletlerin savunma harcamalarında büyük bir artışı finanse etmek üzere ‘Avrupa’nın yeniden silahlanması’ planı kapsamında 800 milyar euroluk savunma harcamasını harekete geçirilebileceğini belirtti.

    Avrupa Komisyonu Başkanı, “Yeniden silahlanma çağındayız ve Avrupa, hem kısa vadede harekete geçme ve Ukrayna’yı destekleme aciliyetine yanıt vermek hem de uzun vadede kendi Avrupa güvenliğimiz için daha fazla sorumluluk alma ihtiyacını karşılamak üzere savunma harcamalarını büyük ölçüde arttırmaya hazırdır,” dedi.

    Perşembe günü yapılacak olağanüstü zirve öncesinde AB liderlerine gönderdiği bir mektupta detaylarını açıkladığı beş tedbir arasında, hava ve füze savunması, topçu sistemleri, füzeler ve mühimmat, insansız hava araçları ve anti-drone sistemleri de dahil olmak üzere pan-Avrupa kabiliyetlerine yönelik ortak savunma yatırımlarını finanse etmek üzere üye ülkelere 150 milyar euro kredi sağlayacak “yeni bir araç” da yer alıyor.

    Gazetecilerden soru almayan Von der Leyen, bu paranın nasıl toplanacağı ve COVID-19 pandemisi sonrası kurtarma fonundan gelen yaklaşık 90 milyar euroluk kullanılmamış paranın bunun bir parçasını oluşturup oluşturmayacağı konusunda ayrıntı vermedi.

    Bloğun savunma ihtiyaçlarını finanse etmek üzere Eurobond adı verilen tahvillerin çıkarılmasına şimdiye kadar bazı üye devletler şiddetle karşı çıktı.

    İstikrar ve Büyüme Paktı’nın “cayma maddesinin” etkinleştirilmesi, von der Leyen’in savunma paketindeki diğer kilit önlemler arasında yer alıyor. Münih Güvenlik Konferansı’ndaki açılış konuşmasında, von der Leyen bloğun mali kurallarındaki “cayma maddesini” etkinleştirerek bütçe sınırını kaldırmayı teklif edeceğini duyurmuştu.

    Bu sayede üye devletler, savunma harcamalarını ulusal harcamalarının dışında tutabilecek ve böylece hükümet açığı ve borcunun gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 60’ının altında kalmasını zorunlu kılan bloğun mali politikasına ters düşme riskiyle karşı karşıya kalmayacak.

    Komisyon Başkanı, AB ülkelerinin savunma harcamalarını GSYH’nin ortalama yüzde 1,5’i oranında arttırmaları halinde, önümüzdeki dört yıl içinde 650 milyar euro’nun serbest bırakılabileceğini iddia etti.

    Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı geniş çaplı işgal etmesinden bu yana AB üyesi ülkeler savunma harcamalarını büyük ölçüde arttırdı, ancak eşit oranda değil: Polonya geçen yıl GSYH’sinin yüzde 4,12’sini savunmaya harcarken, İspanya sadece yüzde 1,12’sini ayırdı.

    AB’nin 23 üye ülkesini kapsayan NATO müttefikleri arasında savunma harcamaları hedefinin mevcut GSYH’nin yüzde 2’si seviyesinden yükseltilmesi için müzakereler devam ediyor. Haziran sonunda Lahey’de yapılacak zirvede bir karar açıklanması bekleniyor.

    Von der Leyen tarafından önerilen diğer üç tedbir arasında üye devletlerin savunma harcamalarını arttırmak için uyum politikası programlarından daha fazla yararlanmalarına izin verilmesi, Avrupa Yatırım Bankası’nın (EIB) görev alanının savunma projelerinin finansmanını arttıracak şekilde genişletilmesi ve özel bankaların da sektöre daha fazla para aktarmalarını sağlamak için Tasarruf ve Yatırım Birliği’nin hızlandırılması yer alıyor.

    Von der Leyen, “Önümüzdeki asıl soru, Avrupa’nın durumun gerektirdiği kadar kararlı bir şekilde hareket etmeye hazır olup olmadığı ve Avrupa’nın ihtiyaç duyulan hız ve hırsla hareket etmeye hazır ve muktedir olup olmadığıdır,” dedi.

    AB liderlerinin önerilen savunma paketini perşembe günü Brüksel’de yapılacak ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin de katılması beklenen olağanüstü zirvede görüşmeleri bekleniyor.

    AB liderleri 23 Şubat’ta Donald Trump’ın Rusya’ya yönelik hızlı diplomatik açılımına yanıt olarak toplanmıştı ancak Zelenskiy ile Amerikan Başkanı arasında Beyaz Saray’da gerçekleşen ve Ukraynalı liderin planlanan ziyareti sona ermeden ve Washington’un gelecekteki saldırılara karşı caydırıcı olabileceğini söylediği bir mineral anlaşması imzalamadan ayrıldığı tartışmalı toplantının ardından aciliyet duygusu daha da arttı.

    Pazartesi günü Trump’ın ABD’nin Ukrayna’ya yaptığı tüm askeri yardımları askıyaaldığını açıklaması, bir barış anlaşmasının “çok hızlı bir şekilde yapılabileceğini” savunması ve “belki de birilerinin anlaşma yapmak istemediğini” iddia etmesiyle yaşanan kriz devam etti.

    REKLAM

    Perşembe günkü zirve, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun savaştan zarar gören ülkeye askeri yardımın arttırılması çağrısını veto etme tehdidinde bulunmaları nedeniyle üye devletler arasında Ukrayna konusundaki görüş ayrılıklarının altını çizme riski taşıyor.

    Euronews’in ulaştığı zirve sonuç taslaklarına göre liderler bu toplantıda savunma harcamalarının nasıl artırılacağı konusunda bir karar almayacak ve bunun yerine Mart ayında Komisyon’un Savunma Beyaz Kitabı’nın yayınlanmasının ardından yapılacak zirvede konuya “geri dönecekler.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Suudi Arabistan, Türkiye ile savunma iş birliği yapacak

    Suudi Arabistan, Türkiye ile savunma iş birliği yapacak


    Suudi Arabistan devletine ait silah ve savunma ekipmanları şirketi SAMI, Türk şirketleri ile yerinde üretim imkanlarının araştırılmasını öngören 3 ayrı mutabakat zaptı imzaladı.

    Şirketin sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamaya göre SAMI, insansız hava aracı üreticisi Baykar için Krallık’ta üretim kapasitesi oluşturacak ve Baykar’a ürün geliştirecek. Ayrıca Aselsan ile yapılan benzer anlaşmaya göre iki şirket, Krallık topraklarında ortak savunma teknolojileri geliştirmek üzere işbirliği hedefliyor. SAMI, küresel uzay sektörünün hizmetine sunulmak üzere yeni teknolojiler geliştirme amacıyla Türk uzay şirketi Fergani ile de bir ön anlaşma imzaladı.

    Somut bir üretim veya satış hedefi içermeyen, niyet beyanı niteliğindeki anlaşmalar, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman el-Suud ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün katıldığı törenle imzalandı.

    Görgün sosyal medyadan paylaştığı mesajda, “İki tarafın uzun vadeli stratejik ortaklık konusunda uzlaşı içinde olduğunu görmekten çok memnun olduk. İki ülkenin şirketleri bu imzalarla güçlerini birleştirmek için önemli bir adım attı” dedi.

    Konuk Bakan da sosyal medya sitesi X üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye’nin büyük savunma şirketlerinin CEO’ları ile, “Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu çerçevesinde işbirliği olanaklarını görüştüğünü” söyledi.

    Bakan Suud, 2 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Beştepe’de bir görüşme gerçekleştirmişti. Konuk Bakan ayrıca mevkidaşı Yaşar Güler ile de ayrı bir toplantıda bir araya gelmişti. (DW Türkçe)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Leyen: AB, Rusya’nın dondurulmuş varlıklarından gelen karı Ukrayna için harcamalı

    Leyen: AB, Rusya’nın dondurulmuş varlıklarından gelen karı Ukrayna için harcamalı


    Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin savunma konusunda adım atma zamanının geldiğine işaret etti

    REKLAM

    Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin dondurulmuş Rus varlıklarından elde edilen karın Ukrayna’ya askeri malzeme satın almak için kullanmayı düşünmesi gerektiğini söyledi.

    Avrupa Parlamentosu’nda bir konuşma yapan Leyen, “Dondurulan Rus varlıklarından elde edilen karın Ukrayna’ya ortaklaşa askeri teçhizat alımı için kullanılması konusunda bir görüşme başlatmanın zamanı geldi.” dedi.

    Leyen “Bu para için Ukrayna’yı ve tüm Avrupa’yı yaşamak için daha güvenli bir yer haline getirmekten daha güçlü bir sembol ve daha iyi bir kullanım olamaz.” diyerek görüşünü savundu.

    Yeni Avrupa Savunma Sanayi Stratejisi

    AB’ye yönelik savaş tehdidinin yakın olmasa da, imkansız olmadığının altını çizen Leyen, AB’yi savunma politikası konusunda daha fazlasını yapmaya çağırdı.

    Avrupalı milletvekillerine seslenen Leyen “Savaş riskleri abartılmamalı, ancak bunlara karşı hazırlıklı olunmalı ve bu da üye devletlerin silahlı kuvvetlerini acilen yeniden inşa etme, yenileme ve modernize etme ihtiyacıyla başlamalı.” diye konuştu.

    Komisyon olarak önümüzdeki haftalarda yeni Avrupa Savunma Sanayi Stratejisi’ni sunacaklarını belirten Leyen bunun ana amaçlarından birinin ortak alımlara öncelik vermek olduğunu kaydetti.

    Leyen “Avrupa, savaş kazandıran yeni nesil operasyonel kabiliyetleri geliştirmek ve üretmek için çaba sarf etmelidir. Bu da önümüzdeki beş yıl içinde savunma sanayi kapasitemizi turbo şarj etmek anlamına geliyor.” dedi.

    Parlamento konuşmasını sosyal medya hesabından paylaşan Leyen AB’nin enerji, kilit teknolojiler ve savunma alanlarındaki bağımlılıklarını azaltmak, çıkarlarını ve değerlerini korumak için adım atma zamanının geldiğini ifade etti. 

    NATO ve AB savunması

    Leyen, konuşmasında Avrupa’nın savunma alanında daha fazla çaba sarf etmesinin NATO ittifakına olan ihtiyacı azaltacağı eleştirilerine de değindi.

    Leyen “Aslında, özellikle savunma konusunda daha egemen bir Avrupa, NATO’nun güçlendirilmesi için hayati önem taşımaktadır.” şeklinde görüş bildirdi.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Avrupa Birliği’nin kendini savunmasının mümkün olmadığını kaydederek, birliğin bu konuda tek başına ilerlememesi gerektiği konusunda uyarmıştı.

    Komisyon Başkanı Leyen’in konuşması, salı gecesi Fransa’da toplanan Ukrayna’nın müttefiki 25 Batılı ülke liderinin Ukrayna’ya verilen desteği artırma taahhüdünün ardından geldi.

    Toplantıya ev sahipliği yapan Emmanuel Macron, Ukrayna’ya daha fazla silah ve mühimmat sevk edilmesi için çağrıda bulunmuş, öte yandan Ukrayna’ya askeri birlik gönderme ihtimalinin dışlanmadığını belirtmesi AB içindeki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkarmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Borrell: Ukrayna’ya verebileceğimiz en önemli güvenlik taahhüdü AB üyeliği

    Borrell: Ukrayna’ya verebileceğimiz en önemli güvenlik taahhüdü AB üyeliği


    Münih Güvenlik Konferansı’na katılan Avrupa Birliği’nin üst düzey yetkilileri Rusya’nın işgaline karşı Ukrayna’ya verdikleri desteği yineledi.

    REKLAM

    Avrupa Birliği’nin (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Münih Güvenlik Konferansı’nın son gününde yaptığı konuşmada AB’nin bugün karşı karşıya olduğu en önemli jeopolitik sorunun Ukrayna Gazze, ve küresel güneyle ilgili olduğuna dikkat çekti.

    Kiev yönetimine güvenlik taahhütlerinin arttırılması gerektiğini vurgulayan Borrell “Ukrayna’ya verebileceğimiz en önemli taahhüt AB üyeliğidir.” dedi.

    Borrell, AB ülkelerinin Ukrayna’nın silah kabiliyetinin artırılmasında defalarca tereddüt ettiğini ve gecikmenin zararlarının yaşandığını belirterek “Ukrayna’nın galip gelmesi için ne gerekiyorsa yapmanın zamanı gelmiştir. Daha fazlasını ve daha hızlısını yapmalıyız.” dedi ve bu adımın AB üyeliği olduğunun altını çizdi. 

    Konuşmasının ardından bir tartışma paneline katılan Borrell, Amerika Birleşik Devletleri’nin Avrupa güvenliği konusunda ne kadar rol üstleneceğine dair farklı senaryoların değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

    AB’nin dış politika şefi İsrail-Filistin sorunu için de iki devletli çözümü AB’nin siyasi alanının olduğu tek yol olarak işaret etti.

    Leyen: Ukrayna, Avrupa’nın Savunma Sanayi Stratejisi’ne eklenecek

    Öte yandan, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Münih Güvenlik Konferansı’nın son gününde katıldığı bir tartışma panelinde Ukrayna’nın Avrupa’nın yeni savunma sanayi stratejisine ekleneceğini belirtti.

    “Rusya’ya karşı üstünlük sağlamak zorundayız,” diyen Leyen “Her canın önemli olduğu Ukrayna’nın artık çok akıllı hale geldiğini görüyorsunuz, örneğin eski silah sistemlerimizi alıp onları yapay zeka ile modernize ederek daha hassas ve daha akıllı hale getiriyor. Dolayısıyla insansız hava aracı üretiminin gelişimini görmek çok etkileyici. İşte bu nedenle artık Ukrayna’yı da savunma programlarımıza dahil edeceğiz.” dedi.

    Leyen bu çerçevede, Avrupa Komisyonu’nun üç hafta içinde bir savunma sanayi stratejisi önerisi sunacağını ve Ukrayna’da bir savunma inovasyon ofisi açılacağını duyurdu.

    Konferansta konuşma yapan Ukrayna Devlet başkanı Vladimir Zelenskiy ülkesinin yaşadığı mühimmat sıkıntısının “yapay” olduğunu belirtmiş ve bu durumun Rusya’nın elini güçlendirdiği uyarısında bulunmuştu

    Ukrayna, cumartesi günü dört aydır şiddetli çatışmaların yaşandığı Avdiivka kentini daha fazla savunamayarak çekilmek durumunda kalmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Genel Kurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy’ı görevden aldı

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Genel Kurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy’ı görevden aldı


    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, görevden alınan Genel Kurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy’ın yerine Kara Kuvvetleri Komutanı Aleksandr Syrskyi’yi atadı.

    REKLAM

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Genel Kurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy’ı görevden aldı. 

    Zalujniy’in yerine Ukrayna Kara Kuvvetleri Komutanı Aleksandr Sırskiy’i atandı. 58 yaşındaki General Sırskiy 2013’ten beri Ukrayna ordusunun NATO standartlarını benimsemesi için çalışıyor.

    Görev değişimini sosyal medya hesabından duyuran Zelenskiy “General Valeriy Zalujnıy ile görüştüm. Ukrayna’yı savunduğu iki yıl için kendisine teşekkür ettim.” diye yazdı.

    Rusya’nın Ukrayna’yı 24 Şubat 2021’de tam teşekküllü işgalinin ikinci yıldönümüne yaklaşılırken gelen görev değişikliği için “Böyle bir yenilenmenin tam zamanı” diyen Zelenskiy, General Zalujnıy’a ekibin bir parçası olarak kalmasını önerdiğini de belirtti.

    “Yeni yaklaşım ve stratejilere ihtiyacımız var”

    Savunma Bakanı Rüstem Umerov da, Zalujnıy’a hizmetlerinden dolayı teşekkür etti ancak orduya yeni bir yön verme zamanının geldiğini belirtti.

    Umerov ” Yeni yaklaşımlara ve yeni stratejilere ihtiyacımız var.Yeni yaklaşımlara ve yeni stratejilere ihtiyaç var. Bugün, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin liderliğinin değiştirilmesi gerektiğine dair bir karar alındı.” dedi.

    Zalujnıy da soyal medyadan yaptığı paylaşımda istifa ettiğini açıklamadı ancak “herkesin değişmesi ve yeni gerçeklere uyum sağlaması gerektiğini” kabul ettiğini ve savaşta “yaklaşımların ve stratejinin değiştirilmesi gerektiği” konusunda hemfikir olduğunu ifade etti.

    Ukrayna ordusunu NATO çizgisinde modernize etmesiyle tanınan Zalujnıy, Rusya’nın geniş çaplı işgalinden yedi ay önce göreve başlamıştı.

    Zelenskiy – Zalujnıy gerginliği

    Zelenskiy ve Zalujnıy arasındaki gerginlik, büyük beklenti uyandıran karşı saldırının Rusya’nın derin savunmasını delme hedefine ulaşamamasının ardından ortaya çıktı. Zalujnıy’ın gidebileceğine dair söylentiler ocak ayı sonundan bu yana gündemde konuşuluyordu.

    Bazı analistler, komutasındaki askerler ve yabancı askeri yetkililer tarafından büyük saygı gören Zalujnıy’ın görevden ayrılmasının istenmeyen bir kargaşaya yol açabileceği, Ukrayna ordusu ile siyasetçilerin arasını açabileceği ve Kiev’in Batılı müttefikleri arasında belirsizliği körükleyebileceği uyarısında bulunuyor.

    Ukrayna, geçen yıl yaz aylarında başarısızlıkla sonuçlanan karşı saldırısından bu yana mühimmat ve personel konusunda sıkıntılar yaşıyor.

    Kış boyunca bin 500 kilometrelik cephe hattı boyunca pozisyonlarda çok az değişiklik yaşanırken, Rus güçler belirli noktalarda saldırılarını sürdürdü. Batı’dan beklenen silah tedariğinde eksiklikle karşı karşıya kalan Ukrayna savunmasını güçlendirmeye, Moskova ise ordusuna daha fazla güç kazandırmak için ekonomisini savaşa hazır hale getirmeye odaklandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail soykırım davasında kendini nasıl savunacak?

    İsrail soykırım davasında kendini nasıl savunacak?


    İsrail’de mahkemede savunma yapmak üzere Adalet ve dışişleri bakanlıkları, Ulusal Güvenlik Konseyi ve Savunma Kuvvetleri’nden üst düzey hukukçulardan oluşan bir ekip kurulmakta olduğu belirtildi. Peki bu ekip ülkenin pozisyonunu savunmak için hangi stratejiler ve hukuki argümanlar benimseyebilir?

    REKLAM

    Güney Afrika’nın Filistinlilere soykırım yapmakla suçladığı İsrail, Birleşmiş Milletler’in en üst mahkemesi Uluslararası Adalet Divanı (UAD) önünde kendisini savunacağını duyurdu. 

    İsrail başbakanlık ofisinden Eylon Levy, “İsrail devleti, Güney Afrika’nın saçma sapan kan iftirasını çürütmek için UAD önüne çıkacak” dedi.

    Bu açıklamanın ardından da davaya hazırlanmak üzere ülkede yoğun bir çalışma trafiği başladı. 

    Adalet ve dışişleri bakanlıkları, Ulusal Güvenlik Konseyi ve İsrail Savunma Kuvvetleri’nden üst düzey hukukçulardan oluşan bir ekip kurulmakta olduğu belirtildi. 

    Peki bu ekip ülkenin pozisyonunu savunmak için hangi stratejiler ve hukuki argümanlar benimseyebilir?

    1. Egemenlik ve Ulusal Güvenlik

    İsrail egemenlik ve ulusal güvenlik hakkını savunabilir. Bu, ulusal güvenliğe yönelik tehditleri göstermeyi ve eleştirilse de bazı eylemlerin nüfusu ve bölgeyi korumak için gerekli olduğunu savunmayı içerebilir.

    2. Meşru müdafaa

    İsrail BM Şartı’nın 51. Maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını kullanabilir. Bu, alınan önlemlerin yakın saldırılara cevap vermek için gerekli olduğunu ve tehditle orantılı olduğunu göstermeyi içerecektir.

    Savunmanın bir parçası olarak, İsrail’in avukatları 7 Ekim’de Hamas tarafından saldırıyı kesin bir şekilde detaylandırmaları söz konusu olacak.

    İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu ve bunu sivil kayıplara yol açmadan yapmasının Hamas’ın savaşma biçimi nedeniyle – Gazzelilerin arkasına saklanarak, sivillerin arasına karışarak – imkansız olduğunu savunacaklar.

    3. Müzakereler ve barış anlaşması

    İsrail, diplomatik çabaları ve barış görüşmeleri girişimlerini öne sürebilir. Siyasi çözümlerin devam ettiği ve farklılıkları gidermek için iyi niyetli müzakerelerin yürütüldüğü iddia edilebilir.

    4. Toprak İddialarının Geçerliliği

    İsrail, sınırlarının meşruiyeti lehine tarihi, hukuki ve siyasi argümanlar sunarak toprak iddialarının geçerliliğini savunabilir.

    Ancak İsrail’in savunması, Güney Afrika’nın UAD’ye yaptığı başvuruda atıfta bulunduğu İsrail Tarım Bakanı Avi Dichter ve arkadaşlarının sözleriyle gölgelenecek gibi görünüyor. 

    Tarım Bakanı, yoğun bombardıman altındaki Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinlilerin kuzeyden güneye doğru sürülmesini İsrail’in kurulabilmesi için 1948’de Filistinlilerin vatanlarından sürüldüğü Nekbe’ye benzeterek ‘2023 Gazze Nekbe’si’ ifadesini kullanmıştı.

    Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ricasına rağmen Dichter ve etrafındaki kişiler bu yorumlarına son vermedi. 

    Salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı, Filistinlilerin Gazze dışına yerleştirilmesi için çaba sarf eden iki aşırı sağcı İsrailli bakanı “kışkırtıcı ve sorumsuz” söylemlerinden dolayı eleştirdi.

    5. Uluslararası Normlara Uygunluk

    İsrail eylemlerinin uluslararası hukuka uygun olduğunu ve geçerli normlara saygı gösterdiğini savunabilir. Bu, insan haklarına ve uluslararası insancıl hukuka saygı ile ilgili argümanları içerebilir.

    İsrail’in UAD önündeki savunmasının söz konusu ihtilafın kendine özgü gerçeklerine, ilgili taraflara ve ihtilafı çevreleyen koşullara bağlı olacağını belirtmek önemli. Uluslararası mahkemeler belirli prosedürler ve hukuki standartlara göre çalışıyor ve sunulan hukuki argümanların gücü nihai sonuçta çok önemli bir rol oynuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO’nun tarihi Vilnius Zirvesi’nin gündeminde hangi konular var?

    NATO’nun tarihi Vilnius Zirvesi’nin gündeminde hangi konular var?


    NATO’nun gizli bölgesel planlarının da onaylanmasının beklendiği zirvede ele alınacak konuların başında Rusya’nın Ukrayna işgali yer alıyor.

    NATO’nun Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta gelecek hafta salı günü başlayacak 2 günlük tarihi zirvesinde birçok önemli stratejik konu ele alınacak. Bunlar arasında NATO’nun gizli askeri planlarının onaylanması, İsveç’in üyeliği ve Ukrayna’ya verilecek güvenlik garantileri ile üyelik için yol haritası bulunuyor. 

    Rusya sınırına yaklaşık 300 kilometre mesafedeki Vilnius’ta düzenlenecek NATO Zirvesi, üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla 11-12 Temmuz’da gerçekleşecek. Üyeliğe davet edilen ülke sıfatıyla İsveç’in yanı sıra Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda da zirvede liderler düzeyinde temsil edilecek. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de zirve için Vilnius’ta olacak.

    Batılı ülkelerin yetkilileri, NATO’nun yılda bir kez yapılan olağan zirve toplantısının eski Sovyet Cumhuriyeti olan Litvanya’da düzenlenmesinin Rusya’ya mesaj niteliği taşıdığını dile getiriyor.

    Sovyetler Birliği’nden 1990’da ayrılan ilk cumhuriyet olan Litvanya, 2004’te İttifak’a üye oldu. NATO yetkilileri, Ukrayna’nın da Litvanya gibi NATO yolunda ilerlemesine Rusya’nın müdahil olamayacağını sık sık tekrarlıyor. Zirvenin, Rusya sınırına 300 kilometre mesafedeki Vilnius’ta yapılmasının bu bakımdan bir mesaj taşıdığı ifade ediliyor. Anadolu ajansının haberine göre zirvede Rusya’nın Ukrayna işgalinin yanı sıra birçok bölgesel plan da ele alınacak.  

    Ukrayna 3 ana başlıkta konuşulacak

    Finlandiya’nın katılımıyla üye sayısı 31’e çıkan NATO’nun bu zirve toplantısında ele alınacak konular çoğunlukla Ukrayna ve Rusya bağlantılı olacak. Zirvedeki Ukrayna başlığının 3 ana unsuru bulunuyor.

    Bunlardan birincisi Rusya ile savaşan Ukrayna’ya askeri desteğin artırılması. NATO ülkelerinin uzun vadeli, birkaç yılı kapsayan bir destek programı üzerinde anlaşması bekleniyor.

    Programla Ukrayna’nın elindeki Sovyet döneminden kalma askeri malzemelerin NATO standartlarına dönüştürülmesi hedeflerden ilkini oluşturuyor. Bunun için Ukrayna ordusunun elindeki envanterin modernize edilmesi gerekiyor.

    NATO-Ukrayna Konseyi ilk toplantısını yapacak

    Ukrayna bağlantılı ikinci unsur bu ülkeyle siyasi ilişkilerin bir üst seviyeye çıkarılması. Bu amaçla NATO-Ukrayna Konseyi oluşturulacak ve Konsey ilk toplantısını Vilnius’ta yapacak. İsveç’in de yer alacağı toplantıya Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy katılacak.

    Tarafların daha önce NATO-Ukrayna Komisyonu temelinde yürütülen ilişkileri, bundan böyle NATO-Ukrayna Konseyi kapsamında devam edecek.

    İlişkinin Konsey seviyesine çıkarılmasıyla NATO ve Ukrayna istişareden ziyade eşit taraflar olarak birlikte siyasi kararlar alabilecek ve işbirliği yapmak daha kolay hale gelecek.

    Ukrayna’nın üyeliği

    Üçüncü unsuru ise Ukrayna’nın NATO üyeliği konusu oluşturuyor. Zirvede NATO ülkelerinin 15 yıl önce Bükreş’te olduğu gibi Ukrayna’nın İttifak’a üye olacağını teyit etmesi bekleniyor. Ancak bunun ne zaman ve nasıl olacağı konusunda kesin bir mesaj verilmesi mümkün görünmüyor.

    Bunun nedeni ise Ukrayna’da şu anda savaşın devam etmesi. Ukrayna’nın Rusya ile savaşı devam ederken NATO üyeliğine kabul edilmeyeceği daha önce çok açık biçimde ifade edildi.

    Gerekçe ise NATO’nun şu anda Rusya-Ukrayna Savaşı’nda doğrudan taraf olmak istememesi. Ukrayna’nın savaş devam ederken İttifak’a kabul edilmesi, NATO topraklarında savaş olması, bir müttefikin saldırıya uğraması anlamına gelecek.

    Bu durumda NATO’nun kuruluş anlaşmasının “bir müttefike yapılan saldırıyı tüm müttefiklere yapılmış” sayan 5. maddesinin harekete geçirilmesi gerekecek. Bu da NATO’nun doğrudan Rusya ile çatışmaya sürüklenebilmesi anlamına geliyor ve NATO bunu istemiyor.

    Bildirinin müzakereleri sürüyor

    Ancak savaş bittikten sonra NATO’nun bu ülkeye nasıl ve ne tür güvenlik garantileri verebileceği liderler tarafından Vilnius’ta konuşulacak. Güvenlik garantileri konuda NATO yetkilileri herhangi bir ayrıntıya girmiyor.

    Zirveye günler kala üye ülkelerin diplomatları ve NATO yetkilileri hala Vilnius Bildirisi’nde Ukrayna’nın üyeliği meselesine nasıl yer verileceğini, ne tür bir dil kullanılacağını belirlemek üzere müzakereler yürütüyor.

    NATO’nun 2008’deki Bükreş Zirvesi’nde yayımlanan bildiride, Ukrayna’nın İttifak’a üye olacağı belirtilmiş ancak bunun ne zaman ve nasıl olacağı konusunda bir çerçeve belirlenmemişti.

    Amerikalı diplomatlar Bükreş Bildirisi’nden daha ileriye gidilebileceğinin sinyalini veriyor. ABD’nin NATO Büyükelçisi Julianne Smith, gazetecilere bu konu hakkında verdiği brifingde, “Vilnius’a Bükreş’teki bildiriyi yinelemek için gitmiyoruz. Mevcut durumu ve Rusya’nın Ukrayna topraklarında bir savaş açtığını göz önünde bulunduruyoruz. Bence Vilnius’taki bildiri İttifak’ın Ukrayna’nın uzun vadeli istikrarı ve güvenliğine olan taahhüdünü yansıtacaktır.” dedi.

    İsveç’in üyelik başvurusu

    İsveç’in, NATO üyeliği başvurusunun da zirvenin en çok konuşulacak konularından biri olması bekleniyor.

    Finlandiya’nın Nisan 2023’te üyeliğe kabul edilmesinden sonra İsveç’in üyelik sürecinin de bir an önce tamamlanması için hem NATO’dan hem de birçok NATO ülkesinden en üst seviyede daha önce açıklamalar yapıldı.

    Ancak Türkiye’nin meşru güvenlik endişelerinin giderilmesi konusundaki beklentinin karşılanmaması, İsveç’te terörle mücadele için yapılan yasal düzenlemelerin uygulamada henüz beklenen sonuçları vermemesi bu ülkenin üyelik sürecinin önünde engel teşkil ediyor.

    Türkiye, Haziran 2022’de Madrid’de yapılan bir önceki NATO Zirvesi’nde imzalanan Üçlü Muhtıra kapsamındaki taahhütlerin yerine getirilmesini bekliyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son olarak, “Bize tavsiyede bulunanlar öncelikle şu sorulara açık yüreklilikle cevap vermelidir. Türkiye, sokaklarında teröristlerin cirit attığı bir ülkeye nasıl güvenebilir? Terör örgütleriyle arasına mesafe koymayan bir devlet NATO’ya nasıl katkı yapabilir? Terörizmle mücadele etmeyenler İttifak’ın hasımlarıyla nasıl mücadele edebilir?” diyerek Türkiye’nin duruşunu özetlemişti.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İsveç’in üyelik sürecini ilerletebilmek için zirveden 1 gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’u toplantıya davet etti.

    Üçlü toplantı, Vilnius’ta 10 Temmuz Pazartesi günü yapılacak.

    NATO’nun yeni askeri planları

    Vilnius’taki önemli meselelerden biri de Rusya’ya karşı İttifak’ın savunma ve caydırıcılığını artırmak üzere hazırlanan yeni askeri planlar.

    NATO’nun gizli askeri planlarının zirvede liderler tarafından onaylanması hedefleniyor. Planlara onaylanacak son şekillerinin verilmesi konusunda son günlere kadar müzakereler yürütülüyordu.

    NATO yetkilileri, planların onay alacak şekle gelip gelmediği konusunda bilgi vermiyor.

    NATO, bu askeri planlar üzerinde yıllardır çalışıyor. Kırım’ın Rusya tarafından 2014’te yasa dışı ilhakından sonra NATO, 2018’de Rusya ve terör gruplarını tehdit olarak algıladı ve savunma planlarında değişikliğe gitti.

    2019’da yeni bir NATO askeri stratejisi oluşturuldu, 2020’de Avrupa-Atlantik bölgesinin caydırıcılık ve savunması için neler yapılabileceği ortaya koyuldu. 2021’de ise demografik ve teknolojik değişimler gibi faktörler göz önüne alınarak kapsamlı muharebe konsepti geliştirildi.

    Ardından NATO’nun bölgesel planları oluşturuldu. Detaylı ve kapsamlı çalışmalardan oluşan bölgesel planlar sadece NATO sınırları içindeki bölgeleri kapsıyor. Bu gizli planlar, üç bölge için oluşturuldu.

    Bunlardan ilki Atlantik ve Avrupa’nın kuzeyini, ikincisi Baltıklar’dan Alp Dağları’na kadar uzanan Orta Avrupa bölgesini, üçüncüsü ise Akdeniz’den Karadeniz’e kadar olan bölgeyi içeriyor.

    Planlar, NATO’nun bu bölgelerde kara, deniz, hava, uzay ve siber alanlarda hangi kuvvetin ne zaman, nasıl konuşlanacağını, tehdit durumunda nasıl harekete geçileceğini belirliyor.

    NATO, planlar dahilinde yaklaşık 300 bin askerden oluşan bir kuvvetin en fazla 30 gün içinde doğu kanadına intikal etmesini amaçlıyor.

    Savunma harcamalarının artırılması

    Liderler Vilnius’ta savunma harcamalarının artırılmasını da konuşacak. Bu çerçevede Savunma Üretim Eylem Planı’nın onaylanması bekleniyor.

    Savunma sanayisi üretiminin artırılması için yatırım yapılması gerektiğine dikkati çeken NATO yetkilileri, bu konuda iddialı bir savunma yatırımı taahhüdü belirleneceğini, müttefiklerin gayrisafi yurt içi hasılalarının en az yüzde 2’sini savunma harcamalarına ayırma taahhüdünde bulunacağını ifade ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***