Etiket: Sağlık

  • Bıçaklandıktan sonra dört kez ameliyat olan Bolsonaro bağırsak düğümlenmesi ile hastaneye kaldırıldı

    Bıçaklandıktan sonra dört kez ameliyat olan Bolsonaro bağırsak düğümlenmesi ile hastaneye kaldırıldı


    Brezilya’da seçim çalışmaları sırasında bıçaklandıktan sonra bir kaç kez ameliyat olan Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, tatil için bulunduğu Sao Paulo’da bağırsak düğümlenmesi sebebiyle hastaneye kaldırıldı.

    Devlet Başkanı Bolsonaro, Twitter hesabından fotoğraf paylaşarak, dün öğlen yemeğinden sonra kendisini kötü hissetmeye başladığını belirtti.

    Gece saatlerinde hastaneye geldiğini belirten Bolsonaro, “Karın bölgesinde iç tıkanıklık sebebiyle muhtemel bir ameliyat için daha fazla test yapılacak.” ifadesini kullandı.

    Devlet Başkanı Bolsonaro, 2018’de yapılan seçim çalışmaları sırasında bıçaklı saldırıya uğradı ve bundan sonra en az dört kez ameliyat oldu. Saldırgan ise aklı dengesi yerinde olmadığı gerekçesiyle ceza almadı.

    Hükümetten daha önce yapılan açıklamada, Devlet Başkanı’nın karın ağrısı hissetmesi sebebiyle ülkenin Sao Paulo kentindeki Vila Nova Star Hastanesine kaldırıldığı ve durumunun iyi olduğu duyurulmuştu.

    Vila Nova Star Hastanesinden yapılan açıklamada, Bolsonaro’da bağırsak düğümlenmesi görüldüğü kaydedilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yılbaşında yemeği fazla kaçıranlara ertesi gün tavsiyesi

    Yılbaşında yemeği fazla kaçıranlara ertesi gün tavsiyesi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Doçent Dr. Koray Başar: Koronavirüs ruh sağlımızı bozdu, antidepresan kullanımı artıyor

    Doçent Dr. Koray Başar: Koronavirüs ruh sağlımızı bozdu, antidepresan kullanımı artıyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ötanazi makinesi ‘Sarco’ ‘destekli intihar’ tartışmalarını alevlendirdi

    Ötanazi makinesi ‘Sarco’ ‘destekli intihar’ tartışmalarını alevlendirdi


    ‘Sarco’ adlı şık ve fütüristik görünümlü intihar makinesi, yıllardır müzelerde ve cenaze sektörü için yapılan fuarlarda dikkat çekiyor.

    Kapsülün yaratıcısı olan Dr. Philip Nitschke onu showroom’un ötesine taşımaya hazır olduğunu duyurdu. Bunun için, gönüllü ve destekli intihara izin veren yasaları bulunan İsviçre’de gelecek yıl 3 boyutlu baskı kodunu paylaşmaya başlayacak.

    Nitschke’nin duyurusu, en ateşli ötanazi hakkı savunucularından bazılarını bile tedirgin etti ve ötanazi tartışmaları yeniden alevlendi.

    On yıllardır yardımlı ve gönüllü intihar hakkının savunucusu olan Avustralyalı Dr. Nitschke, nitrojenle (azot) dolduğunda ölüme neden olacak şekilde tasarlanan makine için 3 boyutlu baskı programını paylaşmaya bu ay başlamayı umduğunu söyledi.

    Nitschke’nin kar amacı gütmeyen kuruluşu ‘Exit International’ avukatları İsviçre yasalarını inceledi ve herhangi bir çelişki bulamadılar. Bu nedenle makine 2022’nin başlarında İsviçre’de tanıtılacak.

    Ancak intihar yönteminin ve materyallerinin sanal olarak dağıtılmasının, başka türlü olduğu takdirde intiharı istemeyecek olanları kendi yaşamlarına son vermeye teşvik edip etmeyeceğine dair büyüyen bir tartışma mevcut.

    Dehşet verici bulanlar var

    Yardımlı ölüm yasasının Parlamento’da gözden geçirildiği ülkelerden biri de Britanya. ‘Disability Matters Global’ın kurucusu Dr. Stephen Duckworth, The Independent için yazdığı makalede Sarco konusunda ciddi endişeleri olduğunu ve “dehşete duyduğunu” belirtti.

    Kişisel seçimi ve ölüm sürecinin kontrolünü öncelleyen daha güvenli yasalar yapılması çağrısında bulunan Dr.Duckworth, Sarco gibi bir ürünü destekleyemeyeceğini belirtti. Sarco’nun kullanıcıları insani temastan mahrum bırakacağını ve onun yerine yalnız ve sanal bir deneyim oluşturacağını söyledi.

    Ayrıca güvenlik konusundaki endişelerini de dile getiren Duckworth, “Ya aklı başında olmayan biri tarafından erişilirse? Ya bir çocuk denemeye kalkarsa? Ya başkalarını istismar etmek için kullanılırsa? Ya ani ya da barışçıl bir ölümle sonuçlanmıyorsa? Ya bir işkence haline gelirse? Tüm bunları nasıl engelleyeceğiz?” diye sordu.

    “Azotun acısız bir ölüm getirdiği kesin değil”

    Öte yandan onkolog olan ve doktor yardımlı ölümleri inceleyen Prof.Dr.Charles D. Blanke, nitrojen solumanın hızlı bir ölüme neden olduğunu söylüyor.

    New York Times’a konuşan Prof.Dr.Charles D. Blanke, şimdiye kadar idam cezasında ölümcül enjeksiyona bir alternatif olarak bile test edilmediği konusunda uyarı yapıyor ve şunu söylüyor:

    “Dr. Nitschke’nin ölümün kısa ve hızla geldiği iddiasının aksine, azot solumanın barışçıl bir ölüm getireceği hiç de kesin değil.”

    2020’de ölüme mahkum bin 300 kişinin kuruluşlardan yardım istediği İsviçre’de, kişilerin akıllarının sağlam olduğunun ve kendi arzuları ile kimsenin baskısı olmadan bu kararı aldıklarının onaylanmasını gerekiyor. Ancak onda sonra doktorlar ölümcül ilaç olan sodyum pentobarbital için bir reçete yazabiliyorlar.

    Sarco bu çok önemli adımı atlayacak çünkü herhangi bir ilaç için reçete gerektirmiyor.

    Zürih yakınlarındaki bir klinik olan Dignitas, sodyum pentobarbitalin “halkın ve siyasetin büyük çoğunluğu tarafından onaylandığını ve desteklendiğini” söylüyor. Pegasos İsviçre Derneği, Sarco ekibiyle görüştüklerini ancak cihaz hakkında daha fazla açıklama alamadıklarını duyurdu.

    Dr.Nitschke kim?

    74 yaşındaki Dr. Nitschke, yardımlı intihar konusunda yılların deneyimine sahip biri. 1990’larda Avustralya’da, ölümcül hastalarının bir bilgisayar tuşuna dokunarak ölümcül bir ilaç vererek kendi ölümlerini başlatmalarını sağlayan bir makine geliştirmişti. .

    Dr. Nitschke, sözde kilitli kalma sendromundan mustarip İngiliz bir adam olan ve hayatına son vermek için yardım talebi bir jüri heyeti tarafından reddedilen Tony Nicklinson’ın 2012’deki ölümüyle Sarco’yu yaratmaya karar verdiğini belirtiyor.

    Sarco’yu kullanan herkesin bunu gönüllü olarak yapmasını sağlamak için adımlar attığını ileri sürüyor. Kullanıcılar örneğin, azot akışını ancak isimlerini, nerede olduklarını ve ne olacağını bildiklerini belirttikten sonra başlatabiliyorlar. Bu süreç filme de alındı ​​ve bir kopyası adli tabip makamlarına verildi.

    Dr. Nitschke, Sarco’yu “Herkesle vedalaşın ve içeri girin. Fikir şu ki sen gidiyorsun ve onlar kalıyor” sözleriyle özetliyor.

    Dr. Nitschke, 2017 yılında Amsterdam ve Venedik’teki müzelerde ve cenaze fuarlarında sergilenen bir Sarco prototipi üretmek için yaşadığı Hollanda’daki tasarımcılarla çalıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sağlık Bakanlığı, bugünkü koronavirüs tablosunu açıkladı

    Sağlık Bakanlığı, bugünkü koronavirüs tablosunu açıkladı


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Evlilik öncesi zorunlu SMA testinin ayrıntıları belli oldu

    Evlilik öncesi zorunlu SMA testinin ayrıntıları belli oldu


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Moderna: Omicron için yeni aşı 2022’nin başında hazır olabilir

    Moderna: Omicron için yeni aşı 2022’nin başında hazır olabilir


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İnsanlığın önündeki ‘en ciddi tehditlerden biri’: Antibiyotik direnci

    İnsanlığın önündeki ‘en ciddi tehditlerden biri’: Antibiyotik direnci


    18 Kasım, ‘Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü’ olarak, ilaçlara ve antibiyotik direncinin etkilerinin hepimiz için ne anlama geldiğinin tartışıldığı bir zaman.

    Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’ne (ECDC) göre, her yıl 33 bin kişi antibiyotiklere dirençli bakterilerin neden olduğu bir enfeksiyondan ölüyor.

    Birleşik Krallık’taki sağlık yetkilileri (NHS) bu hafta, Covid-19 ve insanların davranışlarındaki değişikliklerin bir sonucu olarak antibiyotiğe dirençli enfeksiyonların “gizli salgını” konusunda uyarıda bulundular.

    Yeni bir krizle karşı karşıya olabilir miyiz?

    Antibiyotikler, bazı bakteriyel enfeksiyon türlerini tedavi etmek veya önlemek için kullanılıyor. Bakterileri öldürerek veya yayılmalarını önlüyorlar ancak ECDC’ye göre artık eskisi gibi etkili değil.

    Antibiyotikler, başka türlü ortadan kalkması muhtemel olmayan, bulaşıcı veya daha ciddi enfeksiyon riski taşıyan bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılmalı.

    Ne var ki, bu kategorilerin dışında yapılan antibiyotik kullanımı nedeniyle antibiyotiklerin etkinliği her yıl azalıyor.

    Farklı antibiyotik türleri var ve çoğu 6 gruba ayrılıyor. Bunlar, deri, göğüs ve idrar yolu enfeksiyonları gibi çeşitli enfeksiyonları tedavi etmek için yaygın olarak kullanılan penisilinlerden, septisemi gibi çok ciddi hastalıkları tedavi etmek için sadece hastanelerde kullanılan aminoglikozitlere kadar uzanıyor.

    Tabletler, kapsüller veya sıvı olarak üretilebiliyorlar. Ayrıca cilt, göz veya kulak enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanıldığında kremler veya damlalar halinde de olabiliyor.

    Doğrudan kana veya kaslara ulaşmak için enjeksiyon olarak alındığında, çoğunlukla daha ciddi enfeksiyonları tedavi etmek amaçlı oluyor.

    Avrupa ülkelerinde ne kadar antibiyotik tüketiliyor?

    ECDC’den elde edilen en son verilere göre toplam antibiyotik tüketiminde 2019 ve 2020 arasında yüzde 15’ten fazla bir düşüş oldu. Avrupa sağlık gözlemcisi, bunun Covid-19 pandemisinin bir sonucu olarak görüldüğünü vurguluyor.

    Maske, eldiven eve kapanma gibi alınan önlemler nedeniyle son bir buçuk yılda pek çok enfeksiyonda azalma yaşandı.

    ECDC, yıllık epidemiyolojik raporunda Yunanistan, Romanya ve Bulgaristan’ın çoğu insanın belirli bir günlük doz şeklinde sistemik kullanım için en çok antibiyotik tükettiği ülkeler olduğunu kaydetti.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü Dr.Hans Henri P. Kluge, AB ülkelerinde antibiyotik tüketiminde bir düşüş görülmesine rağmen, doğu Avrupa ve Orta Asya’da antibiyotik kullanımının zamanla arttığını belirtiyor. Henri şunları söylüyor:

    “Antibiyotiklere erişimin büyük bir endişe olduğunu, Avrupa’nın bazı bölgelerinde reçetesiz satışların hala devam ettiğini, mevcut antibiyotiklerin genellikle direnç geliştirme riski en yüksek olanlarla ilişkili olduğunu biliyoruz. Sağlık tehditleriyle aynı anda birden fazla cephede savaşıyoruz ve antimikrobiyal direnç en ciddi zorluklar arasında yer alıyor.”

    ‘Antibiyotikler otomatik değil’

    Hastalar ne kadar çok antibiyotik kullanırsa, o kadar çok bakteri onlara direnebilir. Buna antibiyotik (veya antimikrobiyal) direnç deniyor.

    AB Sağlık ve Gıda Güvenliği Komiseri Stella Kyriakides, “Antimikrobiyal direnç küresel olarak ciddi bir sorun olmaya devam ediyor” diyor.

    1930-1940’ların başında keşfedilen antibiyotikler, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaygın olarak kullanılmaya başlandı.

    Ancak zamanla genetik mutasyonlar nedeniyle dirençli bakteriler ortaya çıktı. Antibiyotikler, hassas bakterileri ortadan kaldırarak ters bir etkiye de neden oluyor.

    Antibiyotik direnci doğal bir olgu. Ancak bu tedavilerin aşırı veya uygunsuz kullanımı, örneğin viral olan ve bakteriyel kaynaklı olmayan mevsimsel gribe karşı durumun daha da kötüleşmesine yol açıyor.

    Gelişmiş ülkeler bunun farkına yirmi yıl önce ünlü Fransız sloganı “Les antibiotiques, c’est pas automatique” (“Antibiyotikler otomatik değildir”) gibi bir kamu kampanyaları dalgasıyla kavuştu.

    Sessiz salgın

    Kyriakides, “Antimikrobiyal direnç, burada ve şimdi meydana gelen sessiz bir salgındır.” diyor.

    ECDC’ye göre, antibiyotikler artık etkili olmadığında, her durumda çalışmayabilecek ve bazen ölümcül sonuçlara yol açabilecek çok sınırlı tedavi seçenekleri kalıyor.

    Daha az etkili ilaçlarla, tüberküloz veya birçok zatürre vakası gibi genellikle ölümcül olan çok çeşitli bakteriyel hastalıklar daha az tedavi edilebilir olacak. Bu anlamda antibiyotik direnci son derece ölümcül bir tehdit.

    Avrupa sağlık yetkilileri, AB’de her yıl 25 bin kişinin bu nedenle öldüğünü tahmin ediyor.

    Son olarak antibiyotiklere direnç, kanser tedavisi ve organ nakli gibi hayat kurtaran tıbbi müdahalelerin etkinliğini de tehlikeye atabilir.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Babaanne usulü’ battaniyeler stresi azaltıyor

    ‘Babaanne usulü’ battaniyeler stresi azaltıyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Prof. Dr. Tutkun: Sis olarak görülen ‘smog’ erken ölümlere de yol açabilir

    Prof. Dr. Tutkun: Sis olarak görülen ‘smog’ erken ölümlere de yol açabilir


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***