Etiket: Sağlık

  • TTB’den ‘Bolu’daki salgın’ ile ilgili açıklama: Sağlıkta dönüşümün bir sonucu

    TTB’den ‘Bolu’daki salgın’ ile ilgili açıklama: Sağlıkta dönüşümün bir sonucu


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İnsanların akciğerlerinde rastlanan mikroplastikler, sağlık için büyük tehdit oluşturuyor

    İnsanların akciğerlerinde rastlanan mikroplastikler, sağlık için büyük tehdit oluşturuyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DSÖ: İki haftadır küresel Covid-19 vakaları ve ölümleri düşüşte

    DSÖ: İki haftadır küresel Covid-19 vakaları ve ölümleri düşüşte


    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) küresel olarak iki haftadır arka arkaya Covid-19’dan kaynaklanan vaka ve can kaybı sayısının azaldığını açıkladı.

    DSÖ’nün pandemiyle ilgili son raporuna göre bu hafta yüzde 16’lık düşüşle 26 binin üzerinde can kaybı yaşandı. Birleşmiş Milletler’in bünyesinde görev yapan örgüt dünyanın bütün bölgelerinde vaka sayısında azalma görüldüğünü bildirdi.

    Ancak birçok ülkenin yaygın koronavirüs testini durdurduğuna ve bunun birçok vakanın farkedilmeden bulaştırmaya devam etmesi anlamına geleceğine dikkat çeken DSÖ sayıların belirsizlik taşıdığına dair uyarıda bulundu.

    DSÖ ayrıca omicronun alt varyantları olan BA.1 ile ilk defa ocak ayında İngiltere’de tespit edilen BA.2’yi yakından takip ettiklerinin de altını çizdi. DSÖ yeniden birleşen omicronun önceki mutasyonlara göre yüzde 10 daha bulaşıcı olabileceğini, ancak bunun için daha fazla veriye ihiyaç olduğunu belirtmişti.

    DSÖ önlemlerin hızlı kaldırılmaması konusunda uyarıyor

    Ülkelere Covid- 19 önlemlerini çok hızlı bırakmama uyarısını yineleyen DSÖ takip ve test sisteminin rafa kaldırılmasının yeni varyantların daha kolay yayılmasının önünü açabileceği öngörüsünde bulunuyor.

    İngiltere’de geçen hafta her 13 kişiden birinin hastalığa yakalandığını duyuran Ulusal İstatistik Kurumu ülkedeki Covid-19 vakalarının rekor düzeye ulaştığını açıklamıştı. Bu rakamların açıklandığı 1 Nisan günü ülkede ücretsiz hızlı test uygulaması bazı istisnai guplar dışında sona errmişti.

    Öte yandan yeni salgınla kitlesel test uygulamasını hızlandıran Çin’in Şangay kentinde yetkililer omicronun yeni bir alt varyantını tespit etti. 90 binden fazla vaka görülen ancak hastalık dolayısıyla can kaybı yaşanmayan kentte vaka sayısındaki yüksek artış nedeniyle iki aşamalı karantina uygulaması sürüyor.

    Kamuoyundaki yılgınlığa rağmen “Sıfır Covid” politikasına devam eden Çin’de bütün şüpheli vakalar ve temaslıları zorunlu karantinaya alınıyor. Şangay’da son dönemde Covid-19 testi pozitif çıkan çocukların anne ve babalarından ayrı karantinaya alınması tepkilere neden olmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dünya Sağlık Örgütü: Dünya nüfusunun yüzde 99’u insan sağlığını tehdit eder nitelikte hava soluyor

    Dünya Sağlık Örgütü: Dünya nüfusunun yüzde 99’u insan sağlığını tehdit eder nitelikte hava soluyor


    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya nüfusunun neredeyse tamamının insan sağlığını tehdit eder nitelikte hava soluduğunu açıkladı.

    Örgütün 7 Nisan Dünya Sağlık Günü öncesi yayımladığı raporda, 117 ülke ve 6 binin üzerinde şehirde hava kalitesine dair veriler ve bulgular paylaşıldı.

    Raporda dünya nüfusunun yüzde 99’unun, DSÖ’nün kaliteli hava standartlarının gerisinde ve insan sağlığını tehdit edici hava şartlarında yaşadığı vurgulandı.

    İncelenen ülke ve şehirlerin hepsinde havanın, vücuda zarar verici oranda ince parçacıklı madde ve azot dioksit içerdiği, bu elementlerin en fazla orta ve düşük gelirli ülkelerdeki havada bulunduğu bilgisi paylaşıldı.

    Zararlı madde oranları 11 yılda 6 kattan fazla arttı

    Havadaki zararlı parçacıklı madde miktarını ölçen PM2,5 ve PM10 oranlarının yaklaşık 2 bin şehirde son 11 yılda 6 kattan fazla yükseldiği kaydedildi.

    Bu parçacıklı maddelerin soluma yoluyla akciğer ve kan dolaşımına girerek felce ve solunum yolu hastalıklarına yol açabileceği bildirildi.

    DSÖ Hava Kalite Yönergesi uyarınca ülkelere, “hava kalitesini düzenli takip ederek hava kirliliğinin kaynaklarını tanımlama”, “yemek pişirme, ısınma ve aydınlatma gibi günlük ihtiyaçlar için çevre dostu enerji kullanımını teşvik etme”, “şehirlerde şahsi araç kullanımını azaltmak için toplu taşıma imkanlarını geliştirme”, “yenilenebilir enerji üreten konut edindirme politikalarını benimseme”, “yerel atık yönetimi endüstrisini güçlendirme” ve “zirai atık yakma faaliyetlerini azaltma” tavsiyelerinde bulunuldu.

    Önlenebilir çevre sorunlarının dünyada yılda 13 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açtığı verisi paylaşılarak, 7 Nisan Dünya Sağlık Günü öncesinde uluslararası camiaya “insanların ve evrenin sağlığını koruma” çağrısı yapıldı.

    Hava kirliliğinde Türkiye’den iki şehir ilk 5’te

    Geçtiğimiz günlerde açıklanan dünya çapında 117 ülke ve 6 bin 475 kentin hava kalitesinin ölçüldüğü 2021 Dünya Hava Kirliliği Raporu’nda Türkiye 46’ıncı sıradaki yerini korurken, Avrupa bölgesinin havası en kirli kenti Iğdır oldu, Düzce beşinci sırada yer aldı.

    Türkiye’nin ayrıca Avrupa’da havası en kirli 7’inci ülke olduğu belirlendi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kadın Doğum Uzmanı Demir: Yumurtalık kistleri, önemli bir hastalığın işareti olabilir

    Kadın Doğum Uzmanı Demir: Yumurtalık kistleri, önemli bir hastalığın işareti olabilir


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Araştırmalara göre yapay tatlandırıcılar kanser riskini yükseltiyor mu?

    Araştırmalara göre yapay tatlandırıcılar kanser riskini yükseltiyor mu?


    Yeni bir araştırmaya göre yapay tatlandırıcı tüketmek kanser riskini yükseltebilir ancak araştırmaya dahil olmayan uzmanlar konu üzerinde mevcut tavsiyeleri değiştirmek için henüz yeterli kanıt olmadığını söylüyor.

    Tatlandırıcılar şekerden kilo alımayı önlemenin bir yolu olarak diyet ürünlerde her gün milyonlarca kişi tarafından tüketiliyor. Ancak bu maddelerin ne kadar sağlıklı olduğu uzun zamandır tartışma konusu.

    Tatlandırıcıların kanser riskini değerlendirmek için araştırmacılar, Fransa’da diyetlerini, yaşam tarzlarını ve tıbbi geçmişlerini 2009-2021 arasında aralıklarla bildiren 100 binden fazla kişinin verilerini analiz ettiler.

    NutriNet-Sante çalışmasının bir parçası olarak yürütülen bu araştırma için sigara, kötü beslenme, yaş ve fiziksel aktivite gibi diğer değişkenler de dikkate alınarak tatlandırıcı tüketimi ve kanser oranları karşılaştırıldı.

    INSERM enstitüsünde araştırma direktörü olan Mathilde Touvier, en fazla miktarda tatlandırıcı tüketen katılımcıların tüketmeyenlere kıyasla kanser riskinin yüzde 13 oranında arttığını söyledi.

    En çok meşrubatlar yoluyla tüketiliyor

    PLOS Medicine dergisinde yayınlanan çalışma, özellikle Coke Zero dahil birçok meşrubatta kullanılan tatlandırıcılarda bulunan aspartam ve asesülfam potasyum adlı kimyasallar nedeniyle daha yüksek bir kanser riskinin görüldüğü belirtiliyor.

    103 bin katılımcının yüzde 37’si yapay tatlandırıcılar tüketti. Meşrubat, tüketilen yapay tatlandırıcıların yarısından fazlasını oluştururken, yüzde 29 oranında diğer masa üstü tatlandırıcılar kullanıldı.

    Çalışmada özellikle meme kanseri ve obezite ile ilişkili kanserler için daha yüksek riskler gözlendi.

    Touvier, “Tüketicilerin yaşam tarzlarıyla bağlantılı ön yargıları tamamen dışlayamayız” diyerek, çalışmanın sonuçlarını doğrulamak için daha fazla araştırma yapılması çağrısında bulundu.

    ABD Ulusal Kanser Enstitüsü ve İngiltere Kanser Araştırmaları derneği ise tatlandırıcıların kansere neden olmadığını ve Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi tarafından kullanım için yetkilendirildiğini kaydediyorlar.

    “Kanıt değil”

    İngiltere’nin Aston Üniversitesi’nde biyomedikal dalında çalışan Prof.Dr. James Brown, araştırma sonuçlarına dair şüphelerini şu ifadelerle dile getirdi:

    “Her ne kadar makul derecede iyi tasarlanmış ve etkileyici bir örneklem büyüklüğüne sahip bir çalışma olsa da, yapay tatlandırıcı tüketimi ve kanser riski arasındaki ilişki tartışmalıdır. Tatlandırıcı maddelerin farelerde mesane kanserine bağlı olduğu gerekçesiyle yasaklanması 1970’lere kadar uzanır ancak bunun insanlarda asla böyle olmadığı gösterilmemiştir. Zaten bu nedenle de İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS) henüz tavsiye değiştirme kararı almadı ve mevcut çalışmanın yeterince güçlü kanıt sağlamadığı belirtildi.”

    Brown, tüm tatlandırıcıların eşit olmadığını, bazılarının sağlık yararları gösterdiğini söyledi. “Doğru tatlandırıcı kullanılırsa kilo alımını azaltmaya yardımcı olabilecek yararlı araçlardır” dedi.

    Londra Kanser Araştırmaları Enstitüsü’nden Michael Jones da çalışmada bildirilen bağlantının “nedensellik anlamına gelmediğini” ve “yapay tatlandırıcıların kansere neden olduğunun kanıtı olmadığını” söyledi ve bulguların “tatlandırıcının kendisinden ziyade yapay tatlandırıcı kullanan kişilerde başka sebeplerle oluşacak kanser riskini artırabileceğini” öne sürebileceğini söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet sürüyor: Bingöl’de bir doktor iki kişi tarafından darp edildi

    Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet sürüyor: Bingöl’de bir doktor iki kişi tarafından darp edildi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Omicron’un alt varyantı tespit edildi

    Omicron’un alt varyantı tespit edildi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Araştırma: Dünyada demans hastalarının sayısı 2050 yılına kadar üç kat artacak

    Araştırma: Dünyada demans hastalarının sayısı 2050 yılına kadar üç kat artacak


    Küresel çapta yapılan bir araştırmaya göre, dünyada demans hastalarının sayısı 2050 yılına kadar üç misli artarak, 153 milyona çıkacak.

    Uzmanlara göre, nüfus artışı ve ortalama yaşam süresinin uzaması demans hastalarının sayısındaki artışta önemli nedenler olarak görülüyor.

    Bunun dışında sigara, obezite kanda yüksek şeker, eğitim seviyesinin düşüklüğü yine demans hastalığı artışındaki en önemli nedenler arasında tanımlanıyor. Demans, dünyada ölüm nedenleri arasında 7. sırada gösteriliyor.

    Washington Üniversitesi bilim insanları tarafından düzenlenen, yaşlı insanlar arasında fiziksel ve piskolojik engelliliğin ve bağımlılığın başlıca nedenlerinden biri olarak tanımlanan demansın 2019 rakamlarına göre küresel faturası 880 milyar dolar civarında.

    En fazla demans hastası Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da

    Araştırmaya göre, dünyada demans hastalarının sayısı en fazla Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da artacak. Bu bölgelerde 2050’ye kadar yüzde 367 artış bekleniyor. Sahra Altı Afrika’da ise oran yüzde 357’ye ulaşacak.

    Bu oran Batı Avrupa ülkelerinde 2019 ila 2050 arasında yüzde 74 artışla 14 milyona çıkarken, Orta Avrupa ülkelerinde yüzde 82 artışla 3,2 milyona, Doğu Avrupa ülkelerinde ise yüzde 92 oranında artışla 5,5 milyona yükselecek.

    Washington Üniversitesi’ne bağlı Sağlık Değerlendirme Enstitüsü’nde görevli Emma Nichols söz konusu araştırmayla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Her ülkede önde gelen risk faktörlerini öncelikle düşürmemiz gerekiyor. Daha sağlıklı beslenmeyi, daha fazla fiziksel egzersizi, sigarayı bırakmayı teşvik etmeliyiz. Eğitime daha iyi erişimi destekleyen yerel olarak uygun, düşük maliyetli programların ölçeğini artırmak gerekiyor. Ayrıca demansı durdurmak, yavaşlatmak veya önlemek için etkili tedavileri belirleme konusunda araştırmalara yatırım yapmaya devam etmemiz gerekir.”

    Lancet Komisyonu, 2020 yılında yayınladığı raporda, demans vakalarının yüzde 40’ının belirlenen 12 faktörün ortadan kalkmasıyla engellenebileceği veya geciktirilebileceğini duyurmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ebeler ‘doğum koçu’ndan şikâyetçi

    Ebeler ‘doğum koçu’ndan şikâyetçi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***