Etiket: Sağlık Bakanlığı

  • Sağlık Bakanlığı’ndan Yapay Zeka Hamlesi! Yoğun Bakımlar İçin Yeni Dönem

    Sağlık Bakanlığı’ndan Yapay Zeka Hamlesi! Yoğun Bakımlar İçin Yeni Dönem


    Sağlık Bakanlığı, hastanelerin yoğun bakım, acil gibi kritik servislerinin işleyişlerinin daha etkin hale getirilmesine yönelik çalışma başlattı. Bunun için ilk olarak yapay zeka destekli “Yoğun Bakım Merkezi Yönetim Sistemi” kurulacak.

    Yeni sistemle sağlık hizmet sunumunun daha etkin, izlenebilir, hızlı ve kesintisiz yürütülebilmesi, yoğun bakım ünitelerinde izlenebilirliğin sağlanması amaçlanıyor. Türkiye genelindeki kamu, özel ve tüm üniversite hastanelerini kapsayacak sistemle, yoğun bakım ünitelerinde kullanılan dijital cihazlardan elde edilen sağlık verileri, yapay zeka aracılığıyla analiz edilecek. Analizlerle, hastaların yoğun bakım ihtiyaçlarının belirlenmesinde hekimlere karar desteği sunulacak. Ayrıca hastaların sağlık süreci, dolu ve boş yatakların durumuna ilişkin anlık izleme yapılacak.

    E-NABIZ DA DAHİL OLACAK

    Halihazırda hastanelerin yoğun bakım ünitelerini de içine alan tüm sağlık verileri, Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) üzerinden e-Nabız’a anlık olarak gönderiliyor. Ancak doğrudan yoğun bakım cihazlarından e-Nabız’a anlık veri aktarımı ve var olan uygulamalarla entegrasyonun daha etkin sağlandığı bir sistemin kurulması ihtiyacı bulunuyor.

    Bu amaçla hayata geçirilmesi planlanan sistemde, direkt cihazlardan alınan Yoğun Bakım Bilgi Yönetim Sistemleri aracılığıyla oluşturulan veriler, hastanelerde bulunan Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) ile entegre edilecek ve e-Nabız sistemine anlık olarak gönderilecek. Böylece erişkin, çocuk ve yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde yatışı olan tüm hastaların verileri e-Nabız aracılığıyla yetkili birimler tarafından izlenebilecek.

    Sağlık Bakanlığı'ndan Yapay Zeka Hamlesi! Yoğun Bakımlar İçin Yeni Dönem - Resim : 2

    Yapay zeka desteğiyle hasta izlem sonuçlarına göre, yoğun bakım seviyesinin kontrolünün yapılacağı sistemde, Bakanlık bünyesinde oluşturulacak bir ekip, yoğun bakım verilerini sürekli takip edecek. Böylece sağlık yöneticilerinin anlık olarak bilgilendirilmesi, gerekli müdahalelerin hızlı şekilde uygulanması sağlanacak.

    ENTEGRASYON NE ZAMAN HAZIR OLACAK?

    Yoğun Bakım Merkezi Yönetim Sistemi’ne ilişkin dokümantasyonları oluşturarak ilgili kuruluşlara duyurularını yapan ve mevzuat hazırlıklarını sürdüren Bakanlığın, bu kapsamda geri ödeme kurallarında yapılacak değişikliklere ilişkin çalışmaları da Sosyal Güvenlik Kurumu ile devam ettirdiği öğrenildi.
    Tüm hastanelerin yoğun bakım üniteleri için geçerli olacak işleyişin 2025’in ilk çeyreğinde tamamlanması hedefleniyor.

    Şehir hastanelerini kapsayan üçüncü basamak hastanelerdeki yoğun bakım ünitelerinde 1 Şubat 2025, ilçe hastanelerini de içine alan ikinci basamak hastaneleri için ise 1 Nisan 2025’e kadar hastane bünyesindeki sistemlerle cihazlar arasında sağlanacak entegrasyonların hazır olması planlanıyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hastane Önünde Silahlı Saldırı: Sağlık Bakanlığı’ndan Açıklama

    Hastane Önünde Silahlı Saldırı: Sağlık Bakanlığı’ndan Açıklama


    Sağlık Bakanlığı, sosyal medya hesabından Van’ın Erciş ilçesindeki Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi önündeki silahlı saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Sağlık kurumlarında bu tür hadiselerin yaşanmasının kabul edilemez olduğu belirtilen bakanlık açıklaması şu şekilde:

    “Van Erciş Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde iki husumetli grup arasında meydana gelen hadise neticesinde 1 hasta yönlendirme personelimiz hayatını kaybetmiş; 1’i polis memuru olmak üzere 3 vatandaşımız yaralanmıştır. Hastaneler, vatandaşlarımıza şifa dağıtan, hastalarımızın derdine derman olmaya çalışan güzide kurumlarımızdır. Sağlık kurumlarımızda bu tür hadiselerin yaşanmasını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Hayatını kaybeden hasta yönlendirme personelimiz Emrah Budak’a Yüce Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Tedavisi hastanelerimizde devam etmekte olan yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sağlık Bakanlığı’ndan İsrail’e Çağrı: Sağlık Çalışanlarını Rehin Alma Durdurulsun

    Sağlık Bakanlığı’ndan İsrail’e Çağrı: Sağlık Çalışanlarını Rehin Alma Durdurulsun


    Sağlık Bakanlığı resmi X hesabından yaptığı açıklama ile İsrail’in Gazze Şeridi’nde Kemal Advan Hastanesi’nde görevli sağlık çalışanlarını ve yaralıları rehin alınmasını kınadı. Sağlık kurumlarının, sağlık personelinin ve hastaların her hâl ve şartta dokunulmaz olduğunu belirten bakanlığın paylaşımı şu şekilde:

    “Gazze Şeridi’nde Kemal Advan Hastanesi’nde görevli sağlık çalışanlarının ve yaralıların İsrail askerleri tarafından rehin alınmasını şiddetle kınıyoruz. Soykırımcı Netanyahu yönetimine, sağlık kurumlarının, sağlık personelinin ve hastaların her hâl ve şartta dokunulmaz olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası topluma, Gazzeli meslektaşlarımızın derhal serbest bırakılması için harekete geçmeleri çağrımızı yineliyoruz. Netanyahu yönetimi, insanlığa karşı işlediği savaş suçları ve Filistinlilere yönelik soykırım faaliyetleri nedeniyle nefretle anılacak ve bir gün hesap verecektir.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Yenidoğan çetesi’ hakkında 2015’teki ilk ihbar ortaya çıktı

    ‘Yenidoğan çetesi’ hakkında 2015’teki ilk ihbar ortaya çıktı


    Artı Gerçek – Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun “yenidoğan çetesi”nden 27 Mart 2023’te yapılan CİMER başvurusu ile haberdar olduklarını söylemesine rağmen ilk ihbarın 2015’ye yapıldığı ortaya çıktı. Bu tarihte bir kişinin İstanbul Valiliği’ne gönderdiği e-postada çetenin faaliyetlerini ayrıntısıyla anlatıp hastane ismi de verdiği, başlatılan soruşturmada bugün ortaya saçılan iddiaların tespit edildiği ama suç duyurusundan sonuç alınamadığı gün yüzüne çıktı.

    2015’TEKİ İHBAR: ‘YENİDOĞAN KISMINDA BÜYÜK PARALAR DÖNÜYOR’

    Sözcü gazetesi Uğur Dündar, bugünkü köşesinde, çete hakkında 27 Temmuz 2015’te İstanbul Valiliği’ne e-posta ile yapılan ilk ihbarı yazdı. O ihbarda, hastanelerin isimleri de sıralanarak şu ifadeler yer aldı:

    “Hastalar devlet kurumunda çalışanlarınca pazarlanıyor. Hastanelerden haraç gibi paralar toplanıyor. Devletin kurumuna leke düşüyor. Bebekler canına düşmüş, bunlar en çok parayı veren yere satıyor. Birçok yer ile çalıştığı için de pislikler ortaya çıkmıyor. İstanbul Avrupa Yakası 112’de nakilde çalışan kişiler hastaları hastanelere pazarlıyorlar. Özel hastaneler, belirli ücret karşılığında yoğun bakımlarını dolduruyor ve anjiyo laboratuvarını çalıştırıyorlar.

    Özellikle YENİDOĞAN KISMINDA BÜYÜK PARALAR DÖNMEKTE, nakilde çalışan ve alenen özel hastaneler ile pazarlık yapan ücret mesajlarıyla hasta isimlerini atan bu kişiler iğrenç bir şekilde ay sonlarında paralarını toplamakta, bir kısmını diğer nakil arkadaşlarına, doktorlara vererek bölüştürmektedirler. Liste başı D. Hanım, Ö. Hanım, S.A., Y.K.’dır. Hatta Y.Bey’in kardeşi Baypark Hastanesinde çalışmaktadır. Bu kişilerle çalıştığını bildiğim hastaneler; Hospitalist, Baypark, Kolan, Aile, Ufuk, İklim, Şafak, Asya, Akademia, Tekden, Haliç vs.

    En çok yenidoğan anjiyo ve anne karnında doğum sevk ediyorlar.

    Bu durumu üzüntülerimle yazıyorum ve beni öğrenmeleri durumunda güçlü hastane sahiplerinin bana sıkıntı yaratacağından gizlice ihbar ediyorum. Lütfen araştırın…”

    SORUŞTURMA DA AÇILMIŞ, RAPOR DA DÜZENLENMİŞ

    Valiliğin havalesi üzerine bu iddiaların, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürü Ali Muhçi tarafından soruşturulduğu da ortaya çıktı. Ancak soruşturma sonucunda e-mailde adı geçen personel hakkında adli yönden bir işlem yapılmasına gerek duyulmadığı belirtilerek, idari yönden ATT D.U. ATT Ö.G.B. ve ATT S.A haklarında 1/30 Aylıktan Kesme Cezası ile görev yerlerinin değiştirilmesi öneriliyor. ATT Y.K. hakkında da herhangi bir işlem yapılmasına gerek görülmediği şeklinde rapor düzenlendi.

    SAĞLIK BAŞ DENETÇİSİ NİHAT SABUNCU’NUN AYRINTILI RAPORU

    Konu, Bakanlığın görevlendirmesi üzerine daha sonra Sağlık Baş Denetçisi Nihat Sabuncu tarafından incelendi. 15 Şubat 2016’da hazırlanan raporda, bugün kamuoyunun tepkisini çeken suçlamaların birçoğu tespit edildi.

    Raporda özetle şunlar söyleniyordu:

    “Özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım servislerine sevkle gönderilen ve gereğinden fazla yatırılarak hem bebeklere zarar verildiği ve hem de SGK’na yüksek fatura çıkarıldığı iddiasının yerinde tespiti amacıyla Özel Yıldız Akademia Hastanesi, Özel Avrupa Şafak Hastanesi, Özel İstanbul Şafak Hastanesi ve Özel Ethica İncirli Hastanesinde denetim yapılmıştır.

    Yapılan denetimde halen serviste yatmakta olan bebekler kontrol ve muayene edilmiş, örnekleme usulüyle seçilen bebek hastaların dosyaları ile geçmişte tedavi edilmiş taburcu hastaların dosyaları incelenmiş ve mahallinde yapılan tespitlere yer verilmiştir. Bakanlığımız Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce oluşturulan yenidoğan hekimlerince bu tespitler değerlendirilmiş ve bu değerlendirme sonucunda:

    ‘BEBEĞE ZARAR VERİLMİŞ OLABİLECEĞİ KANAATİNE VARILDI’

    Hastaya çoklu antibiyotik tedavileri uygulandığı ve bu tedavinin hastanın klinik bulguları dikkate alındığında yoğun ve gereksiz olduğu, uygulanan girişim ve tedavilerin yenidoğanın güncel tıp bilgilerine uygun olmadığı, bebeğin hastanede yatış sürecini uzattığı, bu nedenlerle bebeğe zarar vermiş olabileceği kanaatine varılmıştır.

    ‘ALINAN KAYITLAR UYUMLU DEĞİL’

    Hemşire ve doktor izlenimlerinin uyumlu olmadığı, hastanın aldığı solunum destek tedavileri açısından izlem notları arasında farklılık olduğu saptanmıştır.

    ‘TEDAVİ, KLİNİK TANI İLE UYUMSUZ’

    Hemşire ve doktor izlenimlerinin uyumlu olmadığı, hastanın klinik bulguları, beslenmesi ve aktivitesi dikkate alındığında uygulanan tedavinin klinik tanı ile uyumsuz olduğu kanaatine varılmıştır.

    Hastanın klinik bulgularının tanı ve tedaviyle uyumlu olmadığı, ayrıca yatış paket kodu ve eczaneden çekilen ilaçların uygulanan tedaviyle uyuşmadığı tespit edilmiştir.

    Hastanın epikriz bilgilerine göre klinik bulgularının tanı ve tedaviyle uyumlu olduğu düşünülmesine rağmen, 7 gün genel durumu kötü olarak belirtilen, 1 gün sonra iyi olduğu için taburcu edilmesi dikkat çekicidir.

    Hastanın mevcut bilgileri tamamlanmamış ve yetersiz olmasına rağmen, aldığı tedavilerin yenidoğanın güncel tıbbi yaklaşımlarına (vetolin-pulmicort inhaler, aminocardol) uygun olmadığı kanaatine varılmıştır, şeklinde görüşleri doğrultusunda:

    ‘YATIŞ SÜRELERİ UZATILARAK SGK’YA YÜKSEK FATURA ÇIKARILABİLECEĞİ…’

    Sonuç olarak mevcut bilgi, belge ve raporlar doğrultusunda adı geçen özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım servislerine sevkle gönderilen veya kendi bünyesinde doğan bebeklerin, tanı ve tedavi süreçlerinin yenidoğan alanındaki güncel tıbbi bilgilerle uyumlu olmadığı, bu durumun bebeklere zarar verebileceği ve hastanede yatış sürelerini uzatabileceği, bu nedenle SGK’ya yüksek fatura çıkarılabileceği kanaatine varılmıştır.”

    ‘SUÇ DUYURUSUNDAN SONUÇ ÇIKMADI’

    Dündar’ın yazısına göre, Sağlık Baş Denetçisi Nihat Sabuncu rapordaki bulguları gerekçe göstererek sorumlu görülenler hakkında suç duyurusunda bulundu. Dündar, yazısında şu ifadeleri kullandı:

    “Ancak suç duyurusundan bir sonuç alınamadığı için çete daha organize oluyor ve bebek canı üzerinden yürüttüğü bu kanlı ve korkunç ticareti günümüze kadar sürdürebiliyor.

    Özetle; bu ihbar ve sonrasında hazırlanan rapor, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun “Bize 2023 Mart sonu itibariyle bir ihbar geliyor bu (iddianamede yer alan) hastanelerle ilgili. Önce CİMER’e, CİMER’den Bakanlığa, Bakanlıktan bize (İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü) gidiyor” şeklindeki açıklamalarını doğrulamıyor.” (Kaynak)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İktidara yakın bazı kurumlar incelenmedi, hastaneler hâlâ açık

    İktidara yakın bazı kurumlar incelenmedi, hastaneler hâlâ açık


    Artı Gerçek – İstanbul’da bebekleri anlaşmalı hastanelere sevk ederek SGK üzerinden haksız kazanç sağlayan ve ölümlere neden olan ‘yenidoğan çetesi’ hakkındaki iddianameden yeni ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede “şüphelilerin hastane denetimlerini önceden haber aldığı” belirtilirken, AKP’ye yakınlığıyla bilinen bazı özel hastanelerin denetlenmediği bilgisi de yer aldı.

    Cumhuriyet’in haberine göre, söz konusu bilgi, iddianamedeki bir telefon konuşması ile ortaya çıktı. Soruşturmada adı geçen ve ruhsatı iptal edilen Özel Reyap Hastanesi’nin tutuklu hemşiresi Hasan Basri Gök, Avcılar Hospital’de çalışan hemşire Serenay Şenkalaycı ile denetimlere ilişkin yaptığı konuşmada, “birçok özel hastanenin denetlendiğini ama AKP’ye yakınlığıyla bilinen hastanelere denetim yapılmadığını” söyledi.

    ‘MEDICALPARK GRUPLARI AKP’DE ZATEN, ONLARA GİTMEDİLER’

    İddianameye göre Gök şöyle dedi: “Mehmet abi öyle dedi. Şafak’ta var (denetim) dedi. Silivri Anadolu’ya da gitmişler. Beylikdüzü Kolon’a gitmişler. Medicalpark grupları AKP’de zaten. Onlara gitmediler, sordurdum. Memorial’a gruplarına da gitmemişler, sordurdum.”

    DR. RECEP KOÇ: 19 HASTANEDEN RUHSATI İPTAL EDİLMEYENLERİN ÖZELLİĞİ NE?

    Söz konusu hastanelerin faaliyetlerine devam ettiği belirtilirken, İstanbul Tabip Odası’ndan Dr. Recep Koç da Koç, “İddianamede adı geçen 19 hastaneden 10 tanesinin ruhsatı iptal edilmiş. Ama geri kalanların özelliği ne? Geri kalan hastaneleri kim koruyor? Bu hastane sahiplerinde AKP’li olduğu görülürse, acaba birilerinin daha mı çok siyasi nüfuzu fazla?” dedi.

    ‘AÇIĞA ALINAN SAĞLIK BAKANLIĞI MEMURU VAR MI?’

    Koç, Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede, “Acaba bu küçük hastaneler kapatılıp, büyük zincir hastanelere hasta sevkiyatı mı sağlanacak? Aynısı şehir hastanelerinde yapıldı. Bildiğiniz gibi hekim ruhsatlar araba plakaları gibi. ‘Hastane açayım’ deyip ruhsat isteyemiyorsunuz. Bir hekim kadroları var milyonlardan bahsediliyor. Acaba böyle bir olay da mı dönüyor içinde” ifadelerini kullandı.

    Olayın CİMER şikâyetiyle ortaya çıktığını anımsatan Koç, “Özel hastaneler şubesi var bakanlıkta, bunlar denetliyor. Ayrıca SGK’nin denetim ekipleri var. Bu yıllardır devam eden bir şey. Neden ortaya çıkarılmamış CİMER şikâyetiyle üzerine gidilmiş” sorusunu gündeme getirdi. Koç, “Sağlık bakanı çete ayağından konuşuyor ama kendi memurları hakkında herhangi bir disiplin soruşturması yapılmış mı? Açığa alınmış mı? Hiçbir bilgi yok” dedi. (Kaynak)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakanlıkta alıkonma, tehdit, işten kovulma…

    Bakanlıkta alıkonma, tehdit, işten kovulma…


    Artı Gerçek – Sağlık verilerinin tutulduğu e-Nabız uygulamasının Katar’a satıldığının ifşa edilmesi ile ilgili dava sürecinde, Sağlık Bakanlığı danışmanlarının gördüğü baskı da ifşa oldu.

    e-Nabız sistemini ilk tasarlayan şirket olan Bilbest isimli firma, daha sonra sistemi sürdüren Tiga isimli şirketten, “e-Nabız uygulamasını Katar’a kendi mülkiyetindeymiş gibi satması” nedeniyle şikâyetçi olmuştu. Bilbest, bu nedenle bakanlığı da suçluyordu. Tiga’nın Sağlık Bakanı Yardımcısı Şuayip Birinci’ye yakın olduğu iddia edilirken, süreç sırasında yaşananlar Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu’nun bugünkü yazısıyla ortaya çıktı.

    ‘MESAJI SİLMEYİNCE İŞİNE SON VERİLDİ’

    Terkoğlu, “İki şirketin hesaplaşması sırasında bir şey oldu” diyerek şu bilgileri verdi:

    “Bakanlığın uluslararası projelerinde danışmanlık yapan Umut Elmas, Tiga aleyhinde bir sosyal medya mesajı paylaştı. Önce mesajı silmesi istendi, yapmayınca bakanlıktaki işine son verildi.

    Bakan yardımcısı Birinci, yakınlık iddialarını doğrularcasına, Elmas’ın da aralarında olduğu bakanlık danışmanları ve Bilbest hakkında, “ihaleye fesat ve rüşvet” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Savcılık da bu suç duyurusunu davaya dönüştürdü.”

    ‘İFŞAAT NEDENİYLE İNTİKAM ALINDI’

    Yazıya göre, “Sağlık Bakanlığı’ndaki davalar savaşı” sonucunda, danışmanlar hakkında beraat kararı verildi. “Gerekçeli karar önümde duruyor” diyen Terkoğlu şöyle yazdı:

    “Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, geçen mayıs ayında, sağlık bakan yardımcısının şikâyetiyle başlayan davada, danışmanlar hakkında beraat kararı vermiş. İşin ilginci, sanıklar, e-Nabız uygulamasının Katar’a satılmasının deşifre edilmesi nedeniyle kendilerinden intikam alındığını, bu nedenle de haklarında böyle bir kumpas davası açıldığını söylemiş. Mahkeme de beraat kararında bu ifadelere yer vermişti.”

    Öte yandan, Sağlık Bakanlığı’nın birçok uluslararası projesinde de görev almış olan Elmas, beraat etmesine rağmen yaşananların ardından Türkiye’yi terk etti. İtalya’da bir üniversitede kıdemli uzman olarak çalışmaya başlayan Elmas, Terkoğlu ile söyleşisinde şunları anlattı:

    ‘ŞİRKET, AKP GENÇLİK KOLLARI MKYK ÜYESİNE AİT’

    “2022 yılı içerisinde e-Nabız projesinin eski AKP gençlik kolları MKYK üyesi ve Ar-Ge başkanı olan Adem Ali Yılmaz’a ait TİGA isimli şirket tarafından Katar’a 100 Milyon dolar civarında bir bedelle satıldığını öğrendim. Ben de 6 Ağustos 2022 tarihinde şirketi sorgulayan bir tweet paylaştım.

    Bakan yardımcısı Şuayip Birinci tarafından Türkiye’de iş yapamamakla, hatta ‘ekmek dahi yedirmemekle’ tehdit edilerek tweeti kaldırmam söylendi. Ben de kaldırmayıp istifa ettim. En yakın çalışma arkadaşım Filiz Gül de aynı tehdide maruz kalarak istifasını verdi. Benim ihtarnamemi dikkate almayan bakanlık, tweetimi gerekçe göstererek kontratımı feshetti. Aynı şekilde Filiz için de ihtarnameyi dikkate almayıp bakanlığa ait bilgisayarı gerekçe göstererek zimmet suçlaması yönelttiler.”

    ÇALIŞAN BAKANLIKTA ALIKONULDU

    “16 Eylül 2022 gecesi koordinatörü olduğum birimin çalışanı İlkay Kaynak, bakanlık binasında bir gece boyunca alıkonuldu. Psikolojik işkenceye maruz kaldı ve kişisel verileri zorla ele geçirildi. İlkay da bu olay üzerine bakanlığa bu alıkonulma hadisesini içeren bir ihtarname göndererek istifasını verdi. Benimle aynı ekipte olan Ozan Beyhan da gıyabında aynı tehditlere maruz kaldığı için istifa etti.”

    Terkoğlu, mahkemenin gerekçeli kararında da Kaynak’ın bu anlatımlarının şu şekilde yer aldığını yazdı: “16 Eylül 2022 akşamı 17.30’dan 17 Eylül 2022 sabahı 06.30-06.45 civarına kadar 12 saati aşkın süre bakanlıkta alıkonuldum. Elektronik eşyalarım incelendi.”

    Bu olayın ardından danışmanların “siz görürsünüz” denilerek aleyhlerinde savcılığa dilekçe verildiği, savcılığın dört bakanlık çalışanını sabaha karşı gözaltına aldığı, dört gün gözaltı ve 50 gün ev hapsinin ardından yargılanıp beraat ettikleri belirtildi.

    BİRİ HATAY’DA DEPREMDE ÖLDÜ

    “Gözaltı, ev hapsi, sosyal medyadan bakanlık bağlantılı olduğu belli olan hesaplardan tehdit, sağlık şirketlerine “Bu adamlarla çalışırsanız bozuşuruz” uyarıları yetmemiş…” diyen Terkoğlu, “İşsiz bırakılan Ozan Beyhan isimli çalışan, Ankara’dan ayrılıp Hatay’daki baba evine yerleşmek zorunda kalmış. Burada da deprem nedeniyle hayatını kaybetmiş” bilgisini de verdi. (Kaynak)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’de maymun çiçeği için ek tedbire gerek yok

    Türkiye’de maymun çiçeği için ek tedbire gerek yok


    Artı Gerçek – Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Afrika kıtasında görülen ve maymun çiçeği olarak da bilinen ‘mpox’ virüsü nedeniyle küresel halk sağlığı acil durumu ilan etmesinin ardından Sağlık Bakanlığı’ndan “2024’te Türkiye’de mpox görülmedi” açıklaması geldi. Bakanlık, “henüz herhangi bir kısıtlama veya ek tedbir ihtiyacının bulunmadığını” belirtti.

    Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

    “Özellikle Afrika kıtasında görülen M çiçeği (mpox) hastalığı vakasına Türkiye’de 2024 yılında rastlanmamıştır. Ülkemizde henüz herhangi bir kısıtlama veya ek tedbir ihtiyacı bulunmamaktadır. Bakanlığımızca gerekli çalışmalar yürütülmekte, bilim kurulumuz ve sağlık altyapımızla süreç hassasiyetle takip edilmektedir.”

    NE OLMUŞTU?

    DSÖ, Afrika kıtasında görülen ve maymun çiçeği olarak da bilinen mpox virüsü nedeniyle küresel halk sağlığı acil durumu ilan etmişti. Karar, salgının Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde başlaması ve hızla komşu ülkelere yayılması ile en az 524 kişinin ölmesi üzerine geldi.

    Şu anda görülen salgının, virüsün yeni bir varyantıyla ilişkilendirildiği için öncekilerden daha endişe verici olduğu belirtiliyor. Uzmanlar bunun şimdiye kadar gördükleri en tehlikeli varyant olduğu uyarısını yapıyor, yayılma hızı ile yüksek ölüm oranından endişe ediyor.

    Küresel halk sağlığı acil durumu, 196 ülke için yasal olarak bağlayıcı olan Uluslararası Sağlık Mevzuatı kapsamındaki en yüksek alarm seviyesi. (AA, BBC Türkçe)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’li Pala’dan kızamık salgınına üçüncü soru önergesi: ‘İstatistikler ne zaman yayınlanacak?’

    CHP’li Pala’dan kızamık salgınına üçüncü soru önergesi: ‘İstatistikler ne zaman yayınlanacak?’


    Artı Gerçek – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, kızamık hastalığıyla ilgili Sağlık Bakanlığı’na üçüncü kez verdiği soru önergesiyle ilgili yazılı açıklama yaptı.

    Sağlık Bakanlığı’na ilki 15 Haziran 2023 ve ikincisi 9 Mayıs 2024 tarihinde olmak üzere iki kez kızamık ile ilgili soru önergesi verdiğini, ilk önergeye yetersiz yanıt verildiğini, ikincisine ise yanıt verilemediğini, bu nedenle üçüncü önergeyi verdiğini belirten Pala, “Kızamık en sık çocuklarda görülen, ciddi hastalıklara, komplikasyonlara ve hatta ölüme neden olabilen; enfekte bir kişi nefes aldığında, öksürdüğünde veya hapşırdığında kolayca yayılan oldukça bulaşıcı bir hastalık. Güvenli ve vücudun virüsle savaşmasına yardımcı olan aşı ise kızamık hastalığına yakalanmayı veya diğer insanlara yayılmasını önlemenin en iyi yolu” dedi.

    ‘2024 YILINDA DA ÜLKEMİZDE BİR KIZAMIK SALGINI OLDUĞU ANLAŞILIYOR’

    Pala, “Dünya Sağlık Örgütü veri tabanına göre, ülkemizdeki kızamık olgu sayısı 2021 yılında 51 iken 2022’de 127’ye yükseldi. 2023 yılında ise salgın yaparak 5004 kişiye kızamık tanısı kondu. 2024 yılının ilk beş ayında tanı konulan kişi sayısı ise 1.104. Bu durumda, 2024 yılında da ülkemizde bir kızamık salgını olduğu anlaşılıyor” ifadelerini kullandı.

    ‘BAKANLIK 2023 SAĞLIK İSTATİSTİKLERİ YILLIĞI’NI HALA YAYIMLAMADI’

    Kızamık olgu sayılarıyla ilgili verileri Dünya Sağlık Örgütü veri tabanından aldığını kaydeden Pala, 2024 yılının ilk yedi ayı bitmiş olmasına karşın Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2023’ün halen yayımlanamadığını, bu nedenle 2023 yılına ilişkin kızamık olgu sayıları ile bağışıklama oranları hakkında Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanmış bir verinin söz konusu olmadığını ifade etti.

    Hastalıklardan korumak ve salgının yayılmasını önlemek için hastalıklara ilişkin istatistiklerin zaman geçirilmeden bilinmesi gerektiğini belirten Pala, Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan sağlık istatistikleri yıllıklarındaki gecikmenin kabul edilemeyeceğini belirtti.

    ‘KAYITLARA GEÇEN KIZAMIK OLGU SAYISI NEDİR?’

    Pala, ülkedeki kızamık hastalığı ile bağışıklama durumuna ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na şu soruları yöneltti:

    “- Sağlık istatistikleri Yıllığı 2023 ne zaman yayınlanabilecektir? 2024 yılında yayınlanabilmesi mümkün olabilecek midir?

    – Dünya Sağlık Örgütü veritabanına göre, 2022’de 127 olarak bildirilen kızamık olgu sayısı aynı yıl için Sağlık istatistikleri Yıllığı 2022’de 103 olarak yayınlanmıştır; bu farklılığın nedeni nedir?

    – Ülkemizde 2023 yılında ve 2024 yılının ilk altı ayında kayıtlara geçen kızamık olgu sayısı nedir?- 2023 yılında tanı konulan kızamık olgularının; yaş, cinsiyet, aşılı olma durumu, il, sosyal sınıf dağılımı nedir?

    – Dünya Sağlık Örgütü veri tabanına göre, 2024 yılında tanı konulan 1.104 olgunun büyük çoğunluğu aşısızdır; kızamık salgınında 2023 yılında ve 2024 yılının ilk yarısında tanı konulan kızamık olgularının ne kadarı aşısızdır? Bu kişilere neden aşı yapılamamıştır?

    – Sağlık istatistikleri Yıllığı 2022’ye göre, 2019 yılında yüzde 97 olan kızamık aşılama hızı 2022’de yurt çapında yüzde 95,2’ye gerilemiştir. Orta Anadolu ve Kuzeydoğu Anadolu’da ise yüzde 93’ün altındadır. Kızamık bağışıklamasında azalmanın nedenleri nelerdir?

    – 2023 yılında kızamık aşılama hızının yaşa, cinsiyete, illere, sosyal sınıflara ve sığınmacı gruplara göre dağılımı nedir?” (ANKA)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan İsrail’e Çağrı: ‘Kendine Gelmesini İstiyoruz’

    Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan İsrail’e Çağrı: ‘Kendine Gelmesini İstiyoruz’


    Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir dizi program kapsamında geldiği Trabzon’da yapımı devam eden Trabzon Şehir Hastanesi’nde incelemelerde bulundu.

    ‘İNŞAATIMIZ ŞU ANDA YÜZDE 43 BANDINDA’

    Bakan Memişoğlu, şehir hastanesinin 2025 yılının sonlarında hazır olacağını belirterek şöyle konuştu:

    “Güzel bir şehir hastanesi yapıyoruz Trabzon’a. İnşallah 2025 senesi sonu itibariyle milletimizin hizmetine sunacağız. Şu anda yüzde 43 bandında inşaatımız. İnşallah bu inşaatın bitiminde de çok güzel bir hastanemiz sayın cumhurbaşkanımızın hayalim dediği hastanelerden bir tanesini de Trabzon’a kavuşturacağız. Trabzon esasına sağlıkla ilgili gelişmiş ve iyi bir şehir, kültürü olan bir şehir. Onun için de sağlıkla ilgili bazı sorunlarımızı da inşallah burada da özellikle temel sağlık hizmetleri, aile sağlıklarını kuvvetlendirerek çözmeye çalışacağız.”

    Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan İsrail’e Çağrı: 'Kendine Gelmesini İstiyoruz' - Resim : 2

    “Bizi burada çok iyi ağırlayan sayın valimize, belediye başkanımıza ve diğer arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Biz hem sağlık çalışanları hem sağlığın altyapısıyla dünyanın sayılı sağlık hizmetini iyi sunan ülkelerinden bir tanesidir. Daha da iyi olacağız. Bunun yanında hem teknolojisini, hem bilimini de üreteceğiz. Onun için de bu güzel şehrimizde sabahleyin Trabzonspor’un kuruluşunun 57. Yılı, aynı zamanda da 1. lige şimdi ki Süper Lig’e çıkışının 50. yılını çok güzel nostaljik bir toplantıyla kutladık. Trabzonspor’a da ligde ve bu akşam yapacağı Avrupa kupası maçında da başarılar diliyoruz.”

    Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan İsrail’e Çağrı: 'Kendine Gelmesini İstiyoruz' - Resim : 3

    ‘BİZLER SAĞLIKÇILAR İNSANLARI YAŞATMAYA ÇALIŞIYORUZ’

    Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Gazze’deki olaylara da dikkati çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Tabii ki maalesef üzgünüz. Özellikle Gazze’deki olaylar, İran’daki olaylar vahşeti ve maalesef insanlığı yaralayan vahşeti yapan bu bazı ülkelerin, İsrail’in ve bunu seyreden buna izin veren bazı ülkelerin kendine gelmesini istiyoruz. Biz sağlıkçılar olarak üzülüyoruz. Hastaneler bombalanıyor, insanlar öldürülüyor. Onun için de bizlerin daha çok çalışmamız gerekiyor. Daha çok üretmemiz gerekiyor. Ve bu konuda da bütün dünyanın daha hassasiyet göstermesini bekliyoruz. Çünkü biz insanları yaşatmaya çalışıyoruz. İnsanlara fayda olmasına çalışıyoruz. Maalesef 40 bin insan öldüğü, öldürüldüğü ve bir canın kıyıldığı, canların kıyıldığı görüntüleri, olayları yaşamak istemiyoruz. Bizler sağlıkçılar insanları yaşatmaya çalışıyoruz. Bu olaylardan daha çok etkileniyoruz. Onun için dünyanın barışçıl iyi niyetli ve düzgün yönetilmesini istiyoruz.”

    Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan İsrail’e Çağrı: 'Kendine Gelmesini İstiyoruz' - Resim : 4

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kemal Memişoğlu’nun Başı Fahrettin Koca’nın Enkazıyla Dertte! İşte Yeni Bakanın Elindeki Sorun Listesi…

    Kemal Memişoğlu’nun Başı Fahrettin Koca’nın Enkazıyla Dertte! İşte Yeni Bakanın Elindeki Sorun Listesi…


    Sağlık Bakanlığı koltuğunu ‘hastane-hasta-ilaç’ sorunları üçgeninde Fahrettin Koca’dan devralan Kemal Memişoğlu, ilk iş olarak önce TBMM Sağlık Komisyonu üyelerini sonra ise eski sağlık bakanlarını davet ederek sorunları masaya yatırdı. Memişoğlu’na aktarılan ortak sorun şehir hastaneleri olurken çözüm olarak ise ‘eski sisteme dönüş’e işaret edildi.


    31 Mart yerel seçimleri sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hem Kabinede hem de Saray’da değişikliğe gitti. Kabinede en dikkat çeken değişikliklerden biri de Fahrettin Koca’nın Sağlık Bakanlığı’ndan alınarak yerine Kemal Memişoğlu’nun getirilmesi oldu. Koca’yı koltuğundan edenin ise hastanelerdeki randevu kriziyle birlikte şehir hastaneleri ve ilaç sorunları olduğu gündeme geldi.

    MEMİŞOĞLU’NUN İLK İCRAATI

    Koca’nın halefi Memişoğlu ise yeni görevine bu tedirginliklerle başladı. Memişoğlu’nun ilk icraat olarak ‘sağlıktan anlayan kim varsa’ topladığı ve “Sizce ne yapmalıyız, sorun nereden kaynaklanıyor?” diye sorduğu öğrenildi. Gazete Pencere yazarı Nuray Babacan’ın “Yeni bakanın elindeki sorun listesi: Şehir Hastaneleri tam kabus” başlıklı yazısında Memişoğlu’nun Koca’dan devraldığı ve ‘uğraşması gereken’ sorunlardan bahsetti.

    Yeni bakan Memişoğlu’nun strateji bir adım attığı ve bu doğrultuda önce TBMM Sağlık Komisyonu üyelerini, ardından da eski sağlık bakanlarını davet ederek, öncelikli sorunlar listesi yaptığı iddia edildi. Öte yandan bakanın tüm taraflarla görüşeceği de öne sürülenler arasında.

    ORTAK SORUN: ŞEHİR HASTANELERİ

    Bakan Memişoğlu’na aktarılan ortak sorun ise şehir hastaneleri. Babacan, bu konuya ilişkin şu bilgileri verdi:

    “Hastanelerin kötü yönetildiği konusunda neredeyse herkes hemfikir. Başhekimlik mekanizması dışında, kamunun hukukunu koruyacak güçlü, işi bilen, profesyonel yöneticilere ihtiyaç olduğunun dile getirildiğini öğrendik. AKP’lilere yeni kadro yaratma alanı olarak kullanılan bu görevlerde daha çok ‘cemaat’ ilişkilerine göre atama yapıldığı da şikayetler arasında.”

    ÇÖZÜMDE ‘ESKİYE DÖNÜŞ’ SİNYALİ

    Memişoğlu’nun danıştığı kişilerin çözüm önerisi ise ortak: Eski sisteme dönüş… Babacan, toplantılarda şunların dile getirildiğini aktardı:

    “Öncelikle aile hekimlikleri, tüm teknik donanıma sahip güçlü polikliniklere dönüştürülmeli, eski sağlık ocağı sistemine benzer yapılar kurulmalı, sağlık personeli takviyesi sağlanmalı, şehir hastanelerine ihtiyaç dışındaki akış önlenmeli, bu semt poliklinikleri gece gündüz hatta hafta sonu hizmet verir hale getirilmeli…”


    Etiketler

    Fahrettin Koca


    Kemal Memişoğlu


    Sağlık Bakanlığı

    'Yok Artık' Dedirten İcra! Su Şişesinden İç Çamaşırlarına Kadar Aldılar
    Su Şişesinden İç Çamaşırlarına Kadar Aldılar

    Erdoğan'dan Gece Yarısı Atamaları! Bakan Yardımcısı, Üst Düzey Bürokratlar... Hepsi Görevden Alındı
    Bakan Yardımcısı, Üst Düzey Bürokratlar… Hepsi Görevden Alındı!

    Yunan Aşçılar Yaprak Sarmayı Böyle Hazırlıyorlar : Sarmada Kararma Olmuyormuş
    Yunan Aşçılar Yaprak Sarmayı Böyle Hazırlıyorlar : Sarmada Kararma Olmuyormuş

    Bankamatik Sıralarına Hazır Olun! 81 İlde Bankalardan Yeni Karar
    Bankamatik Sıralarına Hazır Olun! 81 İlde Bankalardan Yeni Karar

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***