Etiket: Referandum

  • AKP’li Şamil Tayyar’dan Bomba İddia: Bu Tarihlere İşaret Etti… Referandum Yolda, Erken Seçim Geliyor

    AKP’li Şamil Tayyar’dan Bomba İddia: Bu Tarihlere İşaret Etti… Referandum Yolda, Erken Seçim Geliyor


    Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, partisinin yeni anayasa için referandum hazırlıklarında olduğunu açıkladı. 2026 sonbaharı hedeflenirken, bu sürecin erken seçimi tetikleyebileceğini öne sürdü.



    A+
    Yazı Boyutunu Büyüt


    A
    Yazı Boyutunu Küçült

    KP’nin eski milletvekili Şamil Tayyar, canlı yayında yaptığı çarpıcı açıklamayla gündemi sarstı. Partisinin yeni anayasa çalışmaları kapsamında 2026 sonbaharında referandum planladığını iddia eden Tayyar, bu hamlenin erken seçim kapısını aralayabileceğini belirtti. Açıklamalar, çözüm süreci ve anayasa mutabakatı gibi kritik unsurlara dayanıyor.

    ‘REFERANDUM OLASILIĞI GÜÇLÜ’

    TGRT Haber’de yayınlanan programda konuşan Tayyar, hazırlıkları bizzat gördüğünü vurgulayarak, “Bunu bilgi olarak söylüyorum” dedi. Çözüm sürecinin olumlu sonuçlanması ve ortak mutabakat metninin çıkması halinde, 400 milletvekili sınırını aşmasa bile referandum olasılığının güçlü olduğunu ifade etti. Zamanlama konusunda ise, “İlk aşamada 2026 sonbaharı, alternatif olarak 2027 ilkbaharı olarak gözüküyor” şeklinde detay verdi.

    BU TARİHLERE İŞARET ETTİ

    Tayyar, referandumun seçim takvimini doğrudan etkileyebileceğini öngörerek, “2027 ilkbaharında referandum olursa sonbaharda erken seçim, 2026 sonbaharında referandum olursa 2027 ilkbaharında erken seçim” tahmininde bulundu. Yeni anayasada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin ise, “Mutabakat metni nasıl oluşur kestirilemez, ama tahminlerim var” diyerek belirsizliği korudu.

    Kaynak: Haber Merkezi


    Etiketler

    AKP


    Referandum


    Erken Seçim


    Şamil Tayyar

    Ve Victor Osimhen İçin Karar Açıklandı! Galatasaray Taraftarı İsyan Bayraklarını Çekti
    Victor Osimhen İçin Karar Açıklandı

    Galibiyet Sonrası Kerem Aktürkoğlu’ndan Bomba Açıklama: Fenerbahçe’ye Transfer Olmasını Sağlayan İsmi Açıkladı
    Fenerbahçe’ye Transfer Olmasını Sağlayan İsmi Açıkladı

    Özgür Özel Cezaevinde Duyduklarını Anlattı: 'Teker Teker Alınlarından Öpüyorum'
    ‘Teker Teker Alınlarından Öpüyorum’

    Meclis Polislerinde 'Yaka Kamerası' Dönemi... İşin Arkasından Milletvekilinin Oğlu Çıktı
    Meclis Polislerinde ‘Yaka Kamerası’ Dönemi… İşin Arkasından Milletvekilinin Oğlu Çıktı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Yakında AB’ye katılım referandumu düzenleme’ açıklaması yapan Erivan’a Rusya’dan ‘Tüm ayrıcalıklarınızı kaybedersiniz’ uyarısı

    ‘Yakında AB’ye katılım referandumu düzenleme’ açıklaması yapan Erivan’a Rusya’dan ‘Tüm ayrıcalıklarınızı kaybedersiniz’ uyarısı


    – Geleneksel müttefiki Rusya’dan uzaklaşırken Batı’yla yakınlaşan Ermenistan’ın Avrupa Birliği (AB) üyeliği emellerine dair Erivan’dan gelen mesajlar yoğunlaştı. Önceki gün Letonya’yı ziyareti sırasında Rus.LSM haber servisine konuşan Ermenistan Meclis Başkanı Alen Simonyan, Nikol Paşinyan hükümetinin AB’ye katılmak istediğini ve bu amaçla “yakın gelecekte” referandum düzenleyeceğini duyurdu.

    “Toplumumuz Avrupa Birliği’nin bir parçası olma kararı verdi” diyen Simonyan, konunun parlamentoda görüşüldüğünden söz ederek ekledi: “Yakın gelecekte bu referandumu yapacağımızı düşünüyorum ve eminim ki, halkımız evet diyecektir.”

    PARLAMENTODA BATI YANLISI GRUPLARLA TOPLANTI

    Haberlere göre geçen hafta cuma günü Paşinyan’ın siyasi ekibi, başbakana sadık Batı yanlısı grupların liderlerinin yer aldığı bir parlamento oturumu düzenleyerek AB üyeliği sürecini başlatmayı ele aldı. Bu gruplar, hükümeti gelecek üç ay içinde AB üyeliği konusunda referandum yapmaya çağırdı. Parlamento oturumunu yöneten hükümet yanlısı milletvekili Arman Yeghoyan, Paşinyan ile siyasi ekibinin AB üyeliğinin Ermeni ekonomisine fayda sağlayacağına inandıkları için böyle bir teklifte bulunmayı “ciddi olarak düşündüklerini” söyledi.

    MUHALİFLERE GÖRE ERMENİSTAN’IN AB’YE GİRME ŞANSI SIFIR

    Paşinyan’a muhalif siyasiler ise Ermenistan’ın AB’ye kabul edilme şansının sıfıra yakın olduğunu belirterek bu fikre omuz silkti. Başbakanın bunu Ermenileri kandırıp Azerbaycan’a yönelik yatıştırma politikasını desteklemeleri için kullandığını öne süren muhalifler, Paşinyan’ın AB’ye katılım referandumunu Bakü’nün talep ettiği yeni Ermenistan anayasasına ilişkin halk oylamasıyla birleştirmek istediğini dile getirdi.

    RİGA’YA GÖRE ERMENİSTAN AB YOLUNDA

    Letonya Meclis Başkanı Daiga Mierina, Simonyan’la görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Ermenistan’ın AB yolunda olduğunu” ve bu nedenle Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nden (KGAÖ) ayrılmak istediğini söyledi.

    ÜST ÜSTE MESAJLAR

    Şubat ayında yine Simonyan’dan “AB’ye aday üyelik statüsü elde etmenin Ermenistan açısından en doğru ve arzu edilen seçenek olduğu” açıklaması gelmişti. Mart ayında Antalya Diplomasi Forumu’na (ADF) katılması vesilesiyle TRT World’e röportaj veren Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Erivan’ın AB üyeliğine başvurmayı düşündüğünü belirtmişti.

    RUSYA: ERİVAN AÇISINDAN CİDDİ SONUÇLARI OLUR

    Ancak Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksey Overçuk, salı günü St. Petersburg Uluslararası Hukuk Forumu’nda yaptığı açıklamada, bölge dışı güçlerin Ermenistan’a gelmesinin Erivan açısından ciddi sonuçları olacağı uyarısını yaptı.

    ‘HEM AB HEM AVRASYA EKONOMİ BİRLİĞİ OLMAZ’

    AB ile Ermenistan’ın üyesi olduğu Avrasya Ekonomi Birliği’nin (AEB) birbiriyle bağdaşmayan iki iktisadi proje olduğunu belirten Overçuk, Ermenistan’ın AB’ye katılmak istemesi halinde, Rusya pazarına gümrük vergisiz erişimi ve Moskova tarafından verilen diğer ekonomik ayrıcalıkları kaybedeceğini vurguladı.

    ‘TANIDIĞIMIZ AYRICALIKLAR, ÖDEDİĞİMİZ JEOSTRATEJİK BEDEL’

    Rusya Başbakan Yardımcısı şöyle konuştu:

    “Bir ülkenin Rusya’ya yakınlıktan elde ettiği faydalar, aynı zamanda güvenliğimiz ve stratejik derinliğimiz için ödediğimiz bedel olarak da algılanmalı. Dolayısıyla bazı bölge dışı oyuncuların oraya gelişinin elbette sonuçları olacak. Biz burada hediye dağıtmıyoruz.” (Azatutyun, Massis Post, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Venezuela’da petrol zengini bölgenin ilhakı için yapılan referandumda ‘evet’ çıktı

    Venezuela’da petrol zengini bölgenin ilhakı için yapılan referandumda ‘evet’ çıktı



    Ulusal Seçim Konseyi (CNE) Başkanı Elvis Amoroso, yaptığı basın toplantısında, kesin olmayan sonuçlara göre Dayanışma Referandumu’nda halkın yüzde 96 “evet” oyu verdiğini belirtti.

    Guyana ile ihtilaflı olunan Esequibo bölgesine ilişkin referandumda, halkın 5 soruya “evet” ya da “hayır” şeklinde tercihte bulunduğunu kaydeden Amoroso, evet oranının yüzde 96 civarında olduğunu söyledi.

    Amoroso, yaklaşık 10 milyon 554 bin 320 kişinin sandığa gittiğini bildirdi.

    Devlet Başkanı Nicolas Maduro, halka açık mitingde yaptığı konuşmada, referanduma destek veren Venezuela halkını tebrik etti.

    Venezuela’da bugün herkesin kazandığını dile getiren Maduro, kaybeden tek kişinin Amerikan petrol şirketi ExxonMobil olduğunu belirtti.

    Maudro, ulusal birlik yolunda büyük bir adım attıklarını ve ülkesinin çıkarlarının korunması için “kararlı” şekilde mücadele etmeyi sürdüreceklerini söyledi.

    Referandumda yaklaşık 55 bin güvenlik gücünün görev aldığı bilgisi paylaşıldı.

    Sandığa giden vatandaşlar şu soruları oylamıştı:

    “1- Bizi Esequibo bölgesinden mahrum etmeye çalışan 1899 Paris tahkim kararının hileli bir şekilde dayattığı sınırı kesinlikle reddediyor musunuz?

    2- Guyana ile ihtilaflı olunan Esequibo bölgesi nedeniyle 1966 Cenevre Anlaşması’nda, Venezuela ile Guyana için pratik ve tatmin edici çözüme ulaşacak tek geçerli yasal çözümü destekliyor musunuz?

    3- Venezuela’nın, Esequibo üzerindeki toprak anlaşmazlığının çözümü için Uluslararası Adalet Divanının yargı yetkisini tanımadığı yönündeki tarihsel tutumuna katılıyor musunuz?

    4- Guyana’nın uluslararası hukuku ihlal ederek tek taraflı deniz yetki alanını belirlemesine ülke olarak hukuk çerçevesinde karşı çıkıyor musunuz?

    5- Esequibo eyaletinin kurulmasına ve bu bölgede yaşayanlar için gelecekte vatandaşlık ve kimlik kartı verilmesini içeren bir planın hayata geçirilmesini onaylıyor musunuz?”

    Referandumun 5. sorusuyla Venezuela hükümetinin, Cenevre Anlaşması ve uluslararası hukuk uyarınca Esequibo bölgesini Venezuela topraklarına dahil etmeyi amaçladığı ifade ediliyor.

    Merkezi Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Adalet Divanı, Guyana’nın 30 Ekim’deki talebi üzerine verilen tedbir kararlarını açıklamıştı.

    Mahkeme, Guyana’nın idare ve kontrol ettiği ihtilaflı bölgede Venezuela’nın “Halihazırdaki durumu değiştirecek herhangi bir eylemde bulunmaktan” kaçınmasına hükmetmişti.

    ESEQUİBO ANLAŞMAZLIĞI NEDİR?

    Venezuela ile Guyana arasındaki Esequibo bölgesi anlaşmazlığı, Guyana’nın bağımsızlığından önceki döneme dayanıyor.

    Guyana’nın İngiliz sömürgesi olduğu dönemde, 1899 tarihli sınır tahkimi kararına göre Esequibo Nehri, Guyana’nın batı sınırı olarak belirlenmişti.

    Ancak 1966’da Guyana’nın bağımsızlığını kazanmasının ardından bu sınırı tanımaması iki ülke arasında anlaşmazlığa neden olmuştu.

    ​​​​​​​Halihazırda, Esequibo bölgesi veya Guyana Esequiba olarak bilinen bölge Guyana’nın ortalarında bulunan Esequibo Nehri’nin batısında, ülkenin ise kuzeyinde yer alıyor.

    Bölgenin doğal kaynaklar açısından son derece zengin olduğu biliniyor.​​​​​​​

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Anayasa teklifi referanduma gidecek mi? Bekir Bozdağ’dan açıklama

    Anayasa teklifi referanduma gidecek mi? Bekir Bozdağ’dan açıklama


    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AKP tarafından TBMM’ye getirilen başörtüsü için Anayasa teklifi hakkında açıklama yaptı.

    Referandumsuz bir şekilde teklifim TBMM’de yasalaşması için 400 milletvekili gerektiğini vurgulayan Bozdağ, böyle bir durum olması halinde halk oylamasına gidilmeyeceğini belirterek, “Çok net söylüyoruz; değişiklik 400 ve üzeri bir oyla kabul edildiği zaman halk oylamasına gitmeyeceğiz.” diye konuştu. 

    66 MİLLETVEKİLİNE İHTİYAÇ VAR

    AKP ve MHP’nin milletvekili sayısı 334’te kalırken anayasa değişikliğinin referandumsuz geçmesi için en az 400, referandum için ise 360 milletvekilinin oyu gerekiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macaristan’da kritik seçim: 6 partili ittifak Başbakan Orban’a karşı

    Macaristan’da kritik seçim: 6 partili ittifak Başbakan Orban’a karşı


    Muhalefetin 12 yıllık Victor Orban iktidarına karşı birleştiği Macaristan, Ulusal Meclisin yeni üyelerini belirlemek ve referandum için sandık başında.

    Anketler, 6 partili muhalefet ittifakı ile 2 partili hükümet ittifakı arasında 2 puanlık bir fark olduğunu gösteriyordu.

    Yaklaşık 9,7 milyonluk nüfusa sahip ülkede 8 milyon 200 bin seçmen, hükümeti belirlemek ve referandum için oy kullanıyor.

    Toplam 199 sandalyeli Macaristan parlamentosunda 106 milletvekilli, en çok oy alan adayın kazandığı “dar bölge sistemi”ne göre belirleniyor. Dar bölge sisteminde, ilk turda en yüksek oyu alan aday milletvekili oluyor. Geri kalan 93 milletvekili ise partilerin listesinden oy oranına göre belirleniyor.

    Yapılan son kamuoyu araştırmalarına göre, seçmenlerin yüzde 41’i Macar Yurttaş Birliği (Fidesz) ve Hristiyan Demokrat Halk Partisi (KDNP) ittifakını, yüzde 39’u Demokratik Koalisyonu (DK), Jobbik, Momentum, Macaristan Sosyalist Partisi (MSZP), Macaristan Yeşiller Partisi (LMP) ve Macaristan için Diyalog partisinin (PM) oluşturduğu çatı oluşumu “Macaristan için Birlik”i desteklerken yüzde 16’sı ise kararsız kaldı.

    Parlamentoya giriş barajı olan yüzde 5’i, sadece Fidesz-KDNP ittifakı ve Macaristan İçin Birlik’in aşması öngörülüyor.

    Muhalefetin ortak başbakan adayı, kendisine pek şans tanınmamasına rağmen sonbaharda muhalefetin düzenlediği ön seçimlerini kazanan Peter Marki-Zay, Fidesz-KDNP ittifakının başbakan adayı ise 2010’dan bu yana başbakanlık görevini yürüten Viktor Orban olarak belirlendi.

    Ülkede, muhalefet tarafından “homofobik yasa”, hükümet tarafından ise “çocukları koruma yasası” olarak nitelendirilen ve birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinin sert tepki gösterdiği, 18 yaşından küçükleri eş cinselliğe ve cinsiyet değişikliğine “teşvik etmeyi” yasaklayan yasal düzenlemeye ilişkin referandum da düzenleniyor..

    Halk oylamasında cevap verilmesi istenen sorular şöyle:

    “Ebeveynlerin rızası olmadan reşit olmayan çocuklara okullarda cinsel yönelim dersleri verilmesini destekliyor musunuz? Reşit olmayan çocuklara cinsiyet değiştirme operasyonu tanıtımı yapılmasını destekliyor musunuz? Çocukların gelişimini etkileyen cinsel içeriklerin herhangi bir kısıtlama olmadan medyada gösterilmesini destekliyor musunuz? Cinsiyet değiştirme tanıtımı yapan görüntülerin medyada yayınlanmasını destekliyor musunuz?”

    Muhalefet seçime ortak aday ve listeyle giriyor

    2018 seçimlerine muhalefet ayrı ayrı partiler olarak girerken bu seçime, aşırı sağcı Mi Hazank partisi haricinde, tüm muhalefet partileri ortak liste ve tüm seçim bölgelerinde ortak adayla giriyor. Ortak başbakan adayı ve tüm milletvekilleri sonbahardaki ön seçimlerde belirlendi.

    Ukrayna-Rusya savaşının seçimi ciddi anlamda etkileyeceği öngörülüyor. Savaş öncesinde yapılan kamuoyu araştırmalarında bazı küçük partilerin de yüzde 5’lik barajı geçtiği görülürken savaştan sonra sadece hükümet ve muhalefet ittifakının parlamentonun yüzde 5’lik seçim barajını aştığı ölçüldü.

    Halk oylamasının geçersiz olması bekleniyor

    Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre, muhalefetin çağrısı üzerine halk oylamasında birçok kişinin geçersiz oy kullanacağı ve bu yüzden oylamanın yüzde 50’nin altında kalarak referandumun geçersiz olacağı öngörülüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 6 muhalif partinin Orban’a karşı birleştiği Macaristan seçimleri hakkında bilinmesi gerekenler

    6 muhalif partinin Orban’a karşı birleştiği Macaristan seçimleri hakkında bilinmesi gerekenler


    Muhalefetin 12 yıllık Victor Orban iktidarına karşı birleştiği Macaristan, Ulusal Meclisin yeni üyelerini belirlemek ve referandum için yarın sandığa gidecek.

    Anketler, 6 partili muhalefet ittifakı ile 2 partili hükümet ittifakı arasında 2 puanlık bir fark olduğunu ortaya

    Yaklaşık 9,7 milyonluk nüfusa sahip ülkede 8 milyon 200 bin seçmen, hükümeti belirlemek ve referandum için oy kullanacak.

    Toplam 199 sandalyeli Macaristan parlamentosunda 106 milletvekilli, en çok oy alan adayın kazandığı “dar bölge sistemi”ne göre belirleniyor. Dar bölge sisteminde, ilk turda en yüksek oyu alan aday milletvekili oluyor. Geri kalan 93 milletvekili ise partilerin listesinden oy oranına göre belirleniyor.

    Yapılan son kamuoyu araştırmalarına göre, seçmenlerin yüzde 41’i Macar Yurttaş Birliği (Fidesz) ve Hristiyan Demokrat Halk Partisi (KDNP) ittifakını, yüzde 39’u Demokratik Koalisyonu (DK), Jobbik, Momentum, Macaristan Sosyalist Partisi (MSZP), Macaristan Yeşiller Partisi (LMP) ve Macaristan için Diyalog partisinin (PM) oluşturduğu çatı oluşumu “Macaristan için Birlik”i desteklerken yüzde 16’sı ise kararsız kaldı.

    Parlamentoya giriş barajı olan yüzde 5’i, sadece Fidesz-KDNP ittifakı ve Macaristan İçin Birlik’in aşması öngörülüyor.

    Muhalefetin ortak başbakan adayı, kendisine pek şans tanınmamasına rağmen sonbaharda muhalefetin düzenlediği ön seçimlerini kazanan Peter Marki-Zay, Fidesz-KDNP ittifakının başbakan adayı ise 2010’dan bu yana başbakanlık görevini yürüten Viktor Orban olarak belirlendi.

    Ülkede yarın, muhalefet tarafından “homofobik yasa”, hükümet tarafından ise “çocukları koruma yasası” olarak nitelendirilen ve birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinin sert tepki gösterdiği, 18 yaşından küçükleri eş cinselliğe ve cinsiyet değişikliğine “teşvik etmeyi” yasaklayan yasal düzenlemeye ilişkin referandum da düzenlenecek.

    Halk oylamasında cevap verilmesi istenen sorular şöyle:

    “Ebeveynlerin rızası olmadan reşit olmayan çocuklara okullarda cinsel yönelim dersleri verilmesini destekliyor musunuz? Reşit olmayan çocuklara cinsiyet değiştirme operasyonu tanıtımı yapılmasını destekliyor musunuz? Çocukların gelişimini etkileyen cinsel içeriklerin herhangi bir kısıtlama olmadan medyada gösterilmesini destekliyor musunuz? Cinsiyet değiştirme tanıtımı yapan görüntülerin medyada yayınlanmasını destekliyor musunuz?”

    Muhalefet seçime ortak aday ve listeyle giriyor

    2018 seçimlerine muhalefet ayrı ayrı partiler olarak girerken bu seçime, aşırı sağcı Mi Hazank partisi haricinde, tüm muhalefet partileri ortak liste ve tüm seçim bölgelerinde ortak adayla giriyor. Ortak başbakan adayı ve tüm milletvekilleri sonbahardaki ön seçimlerde belirlendi.

    Ukrayna-Rusya savaşının seçimi ciddi anlamda etkileyeceği öngörülüyor. Savaş öncesinde yapılan kamuoyu araştırmalarında bazı küçük partilerin de yüzde 5’lik barajı geçtiği görülürken savaştan sonra sadece hükümet ve muhalefet ittifakının parlamentonun yüzde 5’lik seçim barajını aştığı ölçüldü.

    Halk oylamasının geçersiz olması bekleniyor

    Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre, muhalefetin çağrısı üzerine halk oylamasında birçok kişinin geçersiz oy kullanacağı ve bu yüzden oylamanın yüzde 50’nin altında kalarak referandumun geçersiz olacağı öngörülüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Berlin’de konut krizi: Halk referandumda 200 binden fazla konutun kamulaştırılmasına evet dedi

    Berlin’de konut krizi: Halk referandumda 200 binden fazla konutun kamulaştırılmasına evet dedi


    Almanya’da federal seçimlerle birlikte Berlinlilerin şehirde gayrimenkul şirketleri tarafından yönetilen ve kiraya verilen yüz binlerce konutun kamulaştırılması için düzenlediği referandumdan evet oyu çıktı.

    Referandumu düzenleyen organizasyondan yapılan açıklamaya göre yerel saatle 23:17 itibariyle oy verenlerin yüzde 54,6’sı şehirdeki büyük konut bloklarının kamulaştırılmasını istedi.

    Bir dönem Avrupa kıtasının en uygun konut fiyatlarına sahip olan Berlin son dönemde artan fiyatlar konusunda kentsel sorunların simgesi haline dönüşmüştü.

    Kent son yıllarda düzenli olarak dünyanın ev fiyatı en hızlı artan kenti durumunda.

    Her ne kadar fiyatlar Londra ya da Paris gibi diğer Avrupa başkentlerinden daha düşük olsa da 2009 ile 2019 yılları arasında fiyatların ikiye katlanması kent sakinlerinde endişe yaratıyor.

    Pazar günü yapılan referandum sonrası yeni kurulacak senatodan bir yasa hazırlayarak şehirde 3 binden fazla daireye sahip konut bloklarının kamulaştırması istenecek.

    Hayata geçirilmesi halinde 240 binden fazla daire bir devlet kurumu tarafından yönetilecek. Bu adımla fahiş kira artışlarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

    Referandumda ne oylandı?

    Daha önceden çoğunluğu kamuya ait olan konut piyasası son dönemdeki neo-liberal politikalarla özel mülk haline geldi.

    1990’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra kentte 200 binden fazla konut yatırım fonlarına ya da özel sermaye şirketlerine satıldı.

    Almanya’nın dev emlak şirketi “Deutsche Wohnen” kenteki 110 binden fazla konutun sahibi durumunda. Bu nedenle kampanya da “Deutsche Wohnen’ı Kamulaştır” adını taşıyor.

    Berlin sakinlerinin yüzde 80-85’inin kiracı olması bu durumun en çok kiracıları etkilemesine neden oluyor.

    Artan kiralara karşı bir araya gelen Berlinli kiracılar, referandum içinde gerekli olan 172 bin imzayı neredeyse ikiye katlayarak konunun sandığa götürülmesinin önünü açmıştı.

    Referandum kapsamında 240 binden fazla konutun zorla kamulaştırılması talep ediliyor. Bu kapsamda başta Deutsche Wohnen olmak üzere portföyünde 3 binden fazla konut bulunan emlak şirketleri kamulaştırmanın hedefinde bulunuyor.

    Kentin sosyal dokusu bozulabilir

    Referandum kampanyasında kamulaştırmayı savunanlar tek sorunun artan konut fiyatlarının düşük gelirlileri zorlaması olmadığına dikkat çekiyor. euronews’a konuşan Kalle Kunkel bu durumun şehrin sosyal dokusunu da tehdit ettiğine dikkat çekiyor.

    “Berlin diğer kentlerden farklı olarak ekonomik olarak bölünmüş bir kent değil. Bu nedenle farklı sosyal kesimlerden insanlar bir arada kent kimliğinin bir parçası olarak yaşıyor ve kent bu nedenle çok özel” sözleriyle görüşünü dile getiriyor.

    Kunkel ayrıca yeni bina inşasının kentin gelişim hızına yetişemediğine ve bunun konut sayısında sıkıntıya yol açtığını belirtiyor. Bu durumun ev sahiplerinin ya da emlak şirketlerinin elini güçlendirdiğinin altını çizen Kunkel ev sahiplerinin seçiciliğinden yakınıyor.

    Bu açıdan özellikle Türk adı taşıyan kişilerin tercih edilmediğine dair haberle hem Tük hem de Alman basınında yankı bulmuştu.

    Konut sorunuyla ilgili olarak radikal çözümleri hayata geçiren Berlin yönetimi beş yıl süreyle kiraların dondurulması kararı almış, ancak Almanya Yüksek Mahkemesi, geçtiğimiz yıl eyalet yetkilileri tarafından getirilen kira üst sınırının anayasaya aykırı olduğuna hükmetmişti.

    Referandumun yasal olarak bir bağlayıcılığı bulunmuyor ancak bu yeni yönetimin üzerinde bir baskı oluşturacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Nicola Sturgeon: Covid-19 izin verirse 2023 sonu İskoçya’da bağımsızlık referandumu yapacağız

    Nicola Sturgeon: Covid-19 izin verirse 2023 sonu İskoçya’da bağımsızlık referandumu yapacağız


    İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon, Covid-19 krizinin izin vermesi halinde 2023 sonunda bağımsızlık referandumuna gitmeyi planladıklarını söyledi.

    Sturgeon, lideri olduğu İskoç Ulusal Partisinin (SNP) sonbahar konferansının kapanış konuşmasını yaptı.

    Konuşmasında Birleşik Krallık’ı kuzeybatı Avrupa ülkeleriyle kıyaslayan Sturgeon Danimarka, İrlanda, Avusturya, Norveç, Finlandiya ve daha birçok ülkenin Birleşik Krallık’tan daha çok eşitlik, daha az yoksulluk daha yüksek üretkenlik, daha iyi yaşam standartları, daha güçlü kamu finansmanı ve daha iyi emeklilik koşullarına sahip olduklarını belirtti.

    Bağımsızlığın İskoçya’da da işe yarayacağını savunan Sturgeon önlerinde bazı zorluklar olabileceğini kabul ederek, “Soru şu, hangi seçenek? Bağımsız olmak mı, İngiltere hükümeti tarafından yönetilmek mi?” diye sordu.

    İskoçya’nın bir Avrupa Birliği üyesi olarak Birleşik Krallık’tan yedi kat büyük ekonomiye sahip bir pazarda eşit muamele görmek istediğinin alını çizen Sturgeon pandemi hız kestikçe İskoçya’nın geleceğine dair karar zamanının geleceğini belirtti.

    “Çatışma değil iş birliği içinde İskoç halkının demokratik arzularına saygı gösterilmeli”

    Sturgoen mayıs ayında yapılan seçimde İskoçya parlamentosunda bağımsızlık yanlılarının çoğunluğu elde ettiğini hatırlatarak, “İskoç halkına parlamentonun görev süresi sırasında, Covid-19 izin verirse, 2023 sonunda, yasal bir referandum seçeneği sunmak niyetindeyiz” diye konuştu.

    Çatışma değil iş birliği anlayışıyla İskoç halkının demokratik isteklerine saygı istediğini aktaran Sturgeon, 2014’te olduğu gibi İngiltere ve İskoçya’nın bir referandum konusunda anlaşmaya varmasını umduğunu kaydetti ve “Demokrasi galip gelmeli ve gelecektir de” ifadesini kullandı.

    Bağımsızlık yolunda Sturgeon’ın önündeki seçenekler neler?

    Yeni bir bağımsızlık referandumu düzenlemek için İngiliz Parlamentosundan izin almak gerekiyor.

    Ancak 2014’te düzenlenen bağımsızlık referandumunda hayır oyunun galip gelmesi sonrasında her türlü yeni oylama teklifine karşı olduklarını kesin bir dille belirten İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın yeni bir referanduma izin vermesi pek mümkün görünmüyor.

    Sturgeon ise Brexit’in şartları değiştirdiği görüşünde ısrarcı. Bu nedenle bağımsızlık yanlılarının alternatif yollar deneyebileceği değerlendiriliyor.

    Bu seçeneklerden biri, İngiliz Parlamentosundan izin alınmasını zorunlu kılan yasaya karşı mahkemeye gitmek.

    Diğer bir yol ise merkezi hükümete rağmen referanduma gitmek ve olumlu sonuç çıkması halinde tek taraflı bağımsızlık ilan etmek.

    Ancak bunun, Katalonya’da olduğu gibi gerginliğe ve merkezi hükümetin sert tepkisine yol açabileceği belirtiliyor. Aynı zamanda bu durumun, Katalanlar gibi İskoçların da AB’nin desteğini kaybetmesine neden olabileceği ifade ediliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Norveç ile Macaristan arasında hibe anlaşmazlığı: Oslo, Budapeşte’ye yardımı kesti

    Norveç ile Macaristan arasında hibe anlaşmazlığı: Oslo, Budapeşte’ye yardımı kesti


    Norveç, mali yardımların nasıl dağıtılacağına ilişkin anlaşmaya varamadığı Macaristan’a fon ayrılmayacağını duyurdu.

    Avrupa Birliği ülkelerindeki sosyo-ekonomik eşitsizliğin iyileştirilmesi kapsamında, Avrupa Ekonomik Alanı ve Norveç Hibe Programının Macaristan’a 220 milyon euro yardımda bulunması öngörülüyordu.

    Norveç Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin açıklamasında hibelerle ilgili bağış yapan ülkelerin şartını hatırlattı. 15 alıcı ülkeye koşulan şarta göre sivil toplum için ayrılan hibelerin devletten bağımsız kurumlarca dağıtılması isteniyor.

    Açıklamada, “Macaristan, bu kuralı tanımasına rağmen bu göreve getirilen adayı kabul etmedi. Dolayısıyla bir anlaşmaya varılamadı. Aralık 2020’de imzalanan mutabakat zaptındaki koşullar gereği Macaristan’da hibe programları uygulanmayacaktır” denildi.

    Söz konusu programlar için 9,6 milyon euro ayrılmıştı.

    Macaristan’ın Norveç’e tepkisi gecikmedi

    Budapeşte yönetimi, Oslo’nun kararını eleştirerek, “Norveç bize bu parayı borçlu. Zira Norveç hem AB üyesi olmadan ortak pazardan faydalanıyor, öte yandan bütçeye katkıda bulunmak gibi AB üyesi olmanın getirdiği sorumlulukları üstlenmek zorunda kalmıyor.” yanıtını verdi.

    Açıklamayı yapan Macaristan Devlet Bakanı Gergely Gulyas, “Norveç bize borçlu. Geri ödemenin nasıl olacağı henüz netleşmedi ancak üzerinde çalışıyoruz” dedi.

    AB ile Orban iktidarı arasında gerilim

    Muhafazakar politikaları ve göçmen karşıtlığı ile tanınan Macar Başbakan Viktor Orban ile Brüksel arasında gerilim gündemden düşmüyor.

    Hayata geçirdiği reformlarla yargı bağımsızlığını zayıflatmakla suçlanan Orban’ın son olarak LGBT+ karşıtı olarak bilinen yasayı yürürlüğe sokması AB’de gerginliği had safhaya çıkardı. Ağır tepkiler üzerine geri adım atmak zorunda kalan Orban, eşcinselliğin ‘teşvik edilmesini yasaklamak için’ olduğunu savunduğu yasayı referanduma götürme kararı aldı.

    Budapeşte ve Brüksel arasında sivil toplum kuruluşları ile ilgili de tansiyon yükselmişti. Macar meclisin dış yardımlarla ilgili 2017’de kabul ettiği bir düzenleme Avrupa Adalet Divanına taşınmıştı. Söz konusu yasa, Macaristan’a yapılan dış yardımların yıllık 22 bin euroyla sınırlandırılmasını, her yıl bin 400 eurodan fazla bağış alan STK’ların yabancı bağışçıları devlete bildirmesini kapsıyordu.

    Adalet Divanı ise düzenlemenin, serbest sermaye dolaşımı ile temel hakları ihlal ettiğinden AB yasalarına aykırı olduğuna hükmetmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yeni Kaledonya üçüncü ve son defa Fransa’dan ayrılmayı oylayacak

    Yeni Kaledonya üçüncü ve son defa Fransa’dan ayrılmayı oylayacak


    Fransa’nın denizaşırı özerk topraklarından Yeni Kaledonya, 12 Aralık’ta üçüncü ve son defa bağımsızlık referandumuna gidecek.

    2018 ve 2020 yıllarında düzenlenen referandumlarda bağımsızlığa ‘hayır’ diyen Fransa’nın eski sömürgesi, son defa sandık başında kaderini oylayacak.

    Sandıktan bağımsızlık çıkması durumunda iki ülke arasında ilişkilerin düzenlenebilmesi için iki yıllık bir geçiş süreci uygulanmaya başlayacak.

    Bağımsızlık için üç referandum hakkı

    Önemli özerk haklara sahip olan takım adalar ile Fransa arasında 1998’de imzalanan Noumea Anlaşması, eski koloninin 2018’den itibaren üç defa bağımsızlık referandumuna gitmesine hak tanıdı.

    Anlaşmanın şartları gereğince yapılan ilk referandumda bağımsızlığa ‘hayır’ kararı 2018’de yüzde 57 ile 2020’de ise yüzde 53 ile kabul edildi. Bağımsızlık taraftarlarının ikinci oylamada oylarını ciddi şekilde artırması, nihai referandumun sonucunun bağımsızlıkla noktalanması ihtimalini kuvvetlendiriyor.

    1853’te Fransa’nın kolonisi haline gelen Yeni Kaledonya’da bağımsızlık yanlısı yerli Kanaklar ile sömürge yerleşimcilerinin torunları arasında uzun süredir gerginlik yaşanıyor. Sömürge yönetimi sırasında Kanakların gelir kaynaklarından faydalanmasına izin verilmemesi anlaşmazlıkların fitilini ateşleyen en büyük sorun.

    80’li yıllarda tırmanışa geçen iki taraf arasındaki çatışmalar, Ouvea Mağarası’nda Kanakların 15 Fransız jandarmasını iki hafta boyunca alıkoyması ile zirve yapmıştı.

    Fransa’nın düzenlediği operasyonda 19 Kanak militanı ve iki askerin ölümü ile sonuçlanan olayların ardından imzalanan Noumea Anlaşması’nda iki taraf 20 yıl içerisinde adanın kaderinin oylanması konusunda el sıkıştı.

    Yeni Kaledonya, Avustralya’ya yaklaşık bin 200, Fransa’ya ise 20 bin kilometre mesafede bulunuyor.