Etiket: Recep Tayyip Erdoğan

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Papa Francis telefonda Filistin’i görüştü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Papa Francis telefonda Filistin’i görüştü


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Papa Francis ile Filistin’i görüştü. Görüşmede Filistin’de bir vahşet yaşandığını belirten Erdoğan, İsrail’in saldırılarının muhatabının sadece Filistinliler değil tüm Müslümanlar, Hristiyanlar ve insanlık olduğunu ifade etti.

    İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, ‘Erdoğan’ın Mescid-i Aksa’ya ve Kutsal Kabir Kilisesi’ne erişimi engelleyen, ibadet özgürlüğünü kısıtlayan, Filistin topraklarında masum sivilleri katleden işgalci İsrail’in insanlık onurunu da çiğnediğini vurguladığı, İsrail’in müsebbibi olduğu bu vahşetin bölgesel güvenliği de tehdit ettiğini dile getirdiği’ belirtildi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘İsrail’in Kudüs’ün statüsünü de ihlal eden hukuksuz ve insanlık dışı uygulamalarına bir an evvel son verilmesi, kutsallara saldırmakta beis görmeyen işgalci İsrail karşısında tüm insanlığın birlik olması gerektiğini’ belirtti.

    “Güvenlik Konseyi gereken sorumluluk bilincini sergileyemedi”

    Uluslararası camianın İsrail’e hak ettiği caydırıcı tepkiyi ve dersi vermesi ve bu yönde somut adımlar atması gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye olarak tüm gayretlerini bu noktaya teksif ettiklerini, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ilgili tüm uluslararası platformlarda yoğun bir diplomasi faaliyeti yürüttüklerini, ancak Güvenlik Konseyi’nin gereken sorumluluk bilincini sergileyemediğini dile getirdi.

    “Uluslararası camianın insanlık suçu işleyen İsrail’i gereken yaptırımlarla cezalandırmadığı müddetçe Filistinlilerin katliama uğramaya devam edeceğini” söyleyen Erdoğan, bu konuda Papa Francis’in vermeyi sürdüreceği mesaj ve tepkilerin Hristiyan dünyasını ve uluslararası toplumu harekete geçirmek bakımından önem taşıdığını belirtti.

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne 10 Mayıs’tan bu yana düzenlediği saldırılarda 58’i çocuk, 197 kişi hayatını kaybetti, bin 235 kişi yaralandı.

    İsrail tarafında ise, biri çocuk toplam 10 kişi hayatını kaybetti. Hamas’ın şu ana kadar İsrail tarafına 3 binden fazla roket fırlattığı bildirildi.

  • Erdoğan Ruhani ile görüştü: İsrail’e güçlü ve caydırıcı bir ders verilmeli

    Erdoğan Ruhani ile görüştü: İsrail’e güçlü ve caydırıcı bir ders verilmeli


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile telefon görüşmesi yaptı.

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, İsrail’in Filistin’deki saldırıları ile Türkiye-İran ilişkileri ele alındı.

    Erdoğan, görüşmede, İsrail’in Filistin’de yaptığı saldırılara ve zulme karşı, Türkiye olarak tepkilerini en sert şekilde ortaya koyduklarını ve buna devam ettiklerini belirtti.

    Uluslararası camianın da İsrail’e bu pervasız saldırıları karşısında güçlü ve caydırıcı bir ders vermesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, İslam dünyasının bu kapsamda söylem ve eylem birliği içerisinde bulunmasının zaruri olduğunu ifade etti.

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı pazar günü itibarıyla 47’si çocuk, 31’i kadın olmak üzere 188’e yükseldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’a yönelik saldırıların devam edeceğini açıkladı.

  • Erdoğan’ın esnaf ve işçiden helallik isteğine Kılçdaroğlu ‘erken seçim’ çağrısıyla yanıt verdi

    Erdoğan’ın esnaf ve işçiden helallik isteğine Kılçdaroğlu ‘erken seçim’ çağrısıyla yanıt verdi


    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Sıkıntıya düşen insanlarımız, esnafımız, çalışanımız olduysa hepsinden helallik istiyoruz” sözlerine, “Helalleşelim kesinlikle” diyerek erken seçim istedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de “siyasetçi milletiyle kürsülerde değil, sandıkta helalleşir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, normalleşme takviminin pazartesinden itibaren uygulanmaya başlanacağını açıklayarak, “Sıkıntıya düşen insanlarımız, esnafımız, çalışanımız olduysa hepsinden helallik istiyoruz” dedi.

    Erdoğan’ın bu konuşmasının ardından ‘#HelalEtmiyorum’ etiketi sosyal medyada gündem olurken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da paylaştığı ileti ile erken seçim istedi.

    ‘#HemenSeçim’ etiketini kullanan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Helalleşelim kesinlikle. Türkiye için erken seçim çağrısı yapıyorum. Seçim! Hemen!” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan’ın konuşmasının ardından sosyal medya platformu Twitter’da ‘#HelalEtmiyorum’ etiketiyle on binlerce ileti paylaşıldı.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Erdoğan’ın açıklamalarını alıntılayarak ‘sandıkta helalleşelim’ dedi. Akşener, “Sayın @RTErdogan sen unutmuş olabilirsin ama, siyasetçi milletiyle kürsülerde değil, sandıkta helalleşir. Madem helalleşmek istiyorsun, korkma, getir sandığı helalleşelim. Zor durumdaki çiftçiyle, esnafla, işsiz gençle helalleşelim. Milletimizin kutlu iradesiyle helalleşelim.” ifadelerini kullandı.

  • Erdoğan: İsrail’in hukuka ve insanlığa aykırı eylemleri derhal durdurulmalı

    Erdoğan: İsrail’in hukuka ve insanlığa aykırı eylemleri derhal durdurulmalı


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından İsrail’in Gazze saldırılarını bir an önce durdurmasını istedi.

    Resmi Twitter hesabından paylaştığı mesajında Cumhurbaşkanı, “İsrail’in insanlığın ortak kurumlarının kararlarına temel insan haklarına uluslararası hukuka ve insana dair her türlü değere aykırı bu eylemleri, derhal durdurulmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Bunun aksinin olması durumunda dünyadaki kurumlara ve kurallara güven kalmayacağının altını çizen Erdoğan, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, derhal ve etkin tedbirlerle bu zulme ‘dur’ demezse, ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diye ifade ettiğimiz çarpıklığı kayıtsız şartsız kabul ediyor demektir. Unutulmamalıdır ki, Kudüs tüm dünyadır, oradaki Müslümanlar da tüm insanlıktır” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının devamında, “Mukaddes şehir Kudüs’ün onurunu, şerefini, izzetini, haysiyetini korumak her bir Müslümanın boynunun borcudur.” ifadelerini kullandı.

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi İsrail ile Filistin arasındaki çatışmaların durdurulması için yapılması planlanan ortak çağrı ABD’nin reddi üzerine yapılamamıştı.

    “Koronavirüs kadar tehlikeli olanı İslam düşmanlığı virüsüdür”

    Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan TRT1 kanalında yayınlanan ve Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması” finalinde yaptığı konuşmada da Avrupa’da büyüyen ırkçılık, ayrımcılık, göçmen karşıtlığı ve tahammülsüzlüğe dikkati çekti.

    Erdoğan, “bu sosyal hastalıklar arasında İslam düşmanlığının koronavirüs kadar tehlikeli bir virüs olduğunu” dile getirdi. Bu “virüs”ün, özellikle Avrupa ülkelerinde “hızla” yayıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı, “6 milyonu Türk olmak üzere 35 milyon Müslümanın yaşadığı Avrupa, bugün kardeşlerimiz için giderek bir açık hava hapishanesine dönüşüyor” dedi.

    İkinci Dünya Savaşı öncesi Musevilere yönelik oluşturulan nefret ortamıyla, günümüzde Müslümanlara karşı körüklenen atmosfer arasında, hiçbir fark olmadığını belirten Erdoğan, “Başta Fransa olmak üzere birçok batı ülkesinde Müslüman olmak, Müslümanca yaşamak, ‘öteki’ yaftası yemek için yeterli hale gelmiştir. Bilhassa başörtülü kadınlar, Avrupa’da yükselen bu nefret dalgasından en fazla mağdur olan kesimdir. Hemen her gün sokakta, iş yerinde, okulda, otobüste, pazarda, çarşıda, markette ırkçı faşistlerin saldırısına uğrayan bir vatandaşımızın, Müslüman bir hanım kardeşimizin haberini alıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Avrupalı siyasetçilerin, toplumu saran İslam düşmanlığı virüsüyle mücadele yerine, bunu istismar etmenin hesabını güttüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Bundan iki ay önce bir Fransız televizyon kanalında Fransa İçişleri Bakanı ile ırkçı bir partinin genel başkanı arasında yaşanan utanç verici tartışma, sorunun vahametini ortaya koymuştu. Fransa Devlet Başkanı da haddi aşan bir açıklamasında haşa ‘İslam’ın bir krizde olduğunu’ iddia ederek, yine büyük bir skandala imza atmıştı. Diğer marjinal partilerin doğrudan İslam’ı ve Müslümanları hedef alan eylemlerini burada dillendirme gereği dahi duymuyorum. Onlar zaten aleni bir şekilde ‘Avrupa’da ve Fransa’da Müslümanlara yer olmadığını’ söyleyerek, bu konuda nerede durduklarını gösteriyorlar. Geldiğimiz noktada durum ürkütücü bir hal almış, Avrupa’da yaşayan Müslümanlar için ciddi bir güvenlik tehdidine dönüşmüştür. Fransa hükümetinin, Müslüman toplumun tepkisine rağmen ‘aşırıcılıkla mücadele yasasını’ geçirme ısrarı, endişelerimizi daha da artırmıştır.”

    “Macron’u aklıselimle hareket etmeye davet ediyoruz”

    Müslümanları ötekileştiren, sivil toplum kuruluşlarını baskı altına alan söz konusu tasarının, mevcut haliyle yürürlüğe girmesi halinde, aşırıcılıkla mücadeleden ziyade aşırıcılığı teşvik edeceğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Yasa tasarısıyla Müslüman kadınların tercih ettikleri kılık-kıyafetle sosyal hayatta var olma hakkı sınırlandırılacaktır. Müslüman genç kızlara getirilen başörtüsü yasağı ise ayrı bir garabettir. Yasa tasarısıyla gençlerimiz, bir dönem ülkemizde olduğu gibi, eğitimleri ile itikatları arasında tercih yapmaya zorlanacaklardır. Yine bu yasayla Müslüman toplumun örgütlenme hakkı, eğitim hakkı, ibadetlerini özgürce yerine getirme hakkı gasbedilecektir. İnsan haklarıyla, inanç hürriyetiyle, Avrupa değerleriyle alenen çelişen böyle bir tasarının kanunlaşması, Fransız demokrasisine indirilmiş bir giyotin olacaktır.”

    Böyle bir yasanın, Türk toplumu ve Fransa’da yaşayan milyonlarca Müslüman arasında ciddi huzursuzluklara sebebiyet vereceğinin aşikar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Müslümanların rızası gözetilmeden, ‘ben yaptım oldu’ inadıyla atılacak adımların faydadan çok zarar getireceğine inanıyoruz. Bu bakımdan başta Fransa Devlet Başkanı Sayın Macron olmak üzere, Fransız makamlarını buradan aklıselimle hareket etmeye davet ediyoruz. Fransa hükümetinin, 12 Nisan tarihinde Senato’da kabul edilen bu yasa tasarısından bir an önce dönmesini bekliyoruz. Türkiye olarak, terörle mücadele ve entegrasyon konusunda Fransa dahil herkesle çalışmaya hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum”.

  • BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü: İsrail ve Filistin tam ölçekli savaşa sürükleniyor

    BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü: İsrail ve Filistin tam ölçekli savaşa sürükleniyor


    Birleşmiş Milletler (BM) Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, İsrail ve Filistin’in “tam ölçekli bir savaşa doğru sürüklendiği” uyarısı yaptı.

    Wennesland, Twitter hesabından “Yangını derhal söndürün, tam ölçekli bir savaşa doğru sürükleniyoruz.” dedi.

    Tüm tarafların gerginliği azaltma sorumluluğu taşıdığını ifade eden Wennesland, “Gazze’de yıkıma sürükleyen savaşın bedelini halk ödüyor.” ifadesini kullandı.

    Kudüs’teki gerginlik

    İşgal altındaki Doğu Kudüs, Şeyh Cerrah Mahallesi’nde yaşayan Filistinlilere zorunlu tahliye nedeniyle gergin günlere sahne oluyor.

    Gazze Şeridi’ndeki Filistinli direniş grupları, İsrail polisinin işgal altındaki Doğu Kudüs’te yer alan Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah Mahallesi’nden çekilmesi için dün yerel saatle 18.00’e kadar süre tanımıştı.

    İsrail polisinin Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah’tan çekilmemesi üzerine Filistinli direniş grupları İsrail’e çok sayıda roket fırlattı. Bunun üzerine de İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik “Surların Muhafızı” adı verilen askeri operasyon başlatıldığını duyurdu.

    İsrail ordusunun hava saldırılarında Filistin Sağlık Bakanlığına göre 10’u çocuk, 1’i kadın 35 Filistinli hayatını kaybetti, 152 kişi ise yaralandı.

    Öte yandan Filistin direniş örgütleri de Gazze Şeridi çevresindeki İsrail kent ve bölgelerini roketlerle vurdu. İsrail polisi Gazze Şeridi’nden atılan roketler nedeniyle 5 İsraillinin öldüğünü, 7 kişinin yaralandığını bildirdi.

    Erdoğan, Malezya Kralı ve Katar Emiri ile İsrail’i görüştü

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Malezya Kralı Sultan Abdullah Şah ve Katar Emiri Al Sani ile gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde “İsrail’in Mescid-i Aksa’ya ve Filistinlilere yönelik saldırıları” ele alındı.

    Erdoğan, görüşmede, “İsrail’in Mescid-i Aksa’ya saldırarak Filistinlilere yaşattığı zulüm karşısında, tek yürek ve tek ses olmak gerektiğini belirterek, Türkiye ve Malezya’nın bu konuda Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı başta olmak üzere ilgili tüm platformlarda yakın iş birliği yapacağına inandığını” ifade etti.

    Katar Emiri Al Sani ile görüşme

    Erdoğan, Katar Emiri Al Sani ile de telefonda görüştü. Görüşmede “İsrail’in Mescid-i Aksa’ya ve Filistinlilere yönelik saldırıları” ele alındı.

    Erdoğan, “İsrail’in saldırılarına karşı bölge ülkeleri ve uluslararası kamuoyunun harekete geçirilmesi için Türkiye ve Katar’ın yapacağı çalışmaların önemini” vurguladı.

  • Danıştay, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kararı için Cumhurbaşkanlığı’ndan savunma istedi

    Danıştay, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kararı için Cumhurbaşkanlığı’ndan savunma istedi


    Danıştay 10. Daire’sinin, 10 Nisan 2011 yılında Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin imzasına açılan İstanbul Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından feshedilmesi kararının iptali istemiyle açılan davada, Cumhurbaşkanlığı’ndan savunma istediği bildirildi.

    Türkiye’nin hazırlanmasına öncülük ettiği sözleşmeden sonra çıkma kararı Türkiye’de sivil toplum örgütleri başta olmak üzere Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi tarafından da tepkiyle karşılanmıştı.

    Ankara gazetecisi adlı internet haber sitesinde Alican Uludağ tarafından yazılan haberde, Danıştay 10. Dairesi, sözleşmenin neden iptal edildiğini hem usulü hem de esas yönünden gerekçelerini sordu. Cumhurbaşkanlığı’nın göndereceği savunmanın ardından Danıştay 10. Daire, önce yürütmeyi durdurma, ardından ise iptal talebini karara bağlayacak.

    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımladığı kararla, 2011’de Türkiye’nin taraf olduğu Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin Türkiye Cumhuriyeti Bakımından Feshedilmesine hükmetmişti.

    Erdoğan, bunu Cumhurbaşkanına uluslararası sözleşmeleri onaylama yetkisi veren 9 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesine dayandırmıştı.

    Erdoğan’ın fesih kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle çok sayıda kişi ve kurum, Danıştay‘a başvurdu. Bunlar arasında ana muhalefetteki CHP, barolar ve kadın örgütleri bulunuyor.

    Avrupa Konseyi, sözleşmenin 10. yıl dönümü kutluyor

    Bu arada sözleşmenin yürürlüğe girmesinin 10. yıl dönümü Avrupa Konseyi’nde düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

    Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, sözleşmenin yürürlüğe girmesi dolayısıyla yaptığı açıklamada, “altın standartlar” içerdiği belirtilen sözleşmenin “Avrupa’da bir çok kadının hayatta kalmasını sağladığını” bildirdi.

  • Erdoğan: 17 Mayıs’ta başlayacak normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız

    Erdoğan: 17 Mayıs’ta başlayacak normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “17 Mayıs itibarıyla başlayacak yeni normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. İlk kabine toplantımızın en önemli gündem maddelerinden biri bu olacak.” dedi.

    Erdoğan, “81 ilden 560 gençle En Uzun İftar Sofrası” programına, videokonferans aracılığıyla bağlanarak gençlerin sorularını yanıtladı.

    Erdoğan, okulların açılma takvimiyle ilgili olarak sorulan soruyu şöyle yanıtladı:

    “İnşallah 17 Mayıs itibarıyla başlayacak yeni normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. İlk kabine toplantımızın en önemli gündem maddelerinden bir tanesi de zaten bu olacak. Bu takvimde okulların açılışıyla ilgili süreç de yer alacak. Salgının şüphesiz ki inişli çıkışlı seyri bu tür konularda çok önceden kesin tarihler vermemize mani oluyor. Bakınız şu anda ciddi manada vefat sayısında düşüş var. Tabii bu aldığımız tedbirlerin netice vermeye başladığını gösteriyor. Vaka sayılarında çok ciddi düşüş var. Bu da netice almaya başladığımızı gösteriyor. Fakat gerektiğinde şartları zorlama pahasına sizleri okulunuzla buluşturmak için her türlü gayreti gösterdiğimizden emin olabilirsiniz. Zira herhalde bir gencin en büyük aşkı öğretmenidir, okulundaki arkadaşlarıdır, okuludur. Ve okullarımızla bizler gelişiyoruz. Okullarımızla geleceğe yönelik güç, kuvvet buluyoruz. Onun için derdimiz bir an önce sağlıklı bir şekilde okullarınıza kavuşmak ve tekrar derslerinize dönmek, hocalarınızla bir arada olmaktır.”

    Erdoğan: İş dünyasının tüm kesimlerini 315 milyar liralık kaynakla destekledik

    “Salgın döneminde şimdiye kadar, sosyal koruma kalkanı adı altında, 61 milyar liralık bir meblağı karşılıksız olarak her kesimden ihtiyaç sahibi insanımıza dağıttık.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Hane bazlı sosyal destekler kapsamında yaklaşık 2 milyon 300 bin ihtiyaç sahibi vatandaşımıza 8,5 milyar lira aktardık. İstihdamı korumaya yönelik kısa çalışma ödeneğinden 3 milyon 765 bin, nakdi ücret desteğinden 2,5 milyon, işsizlik ödeneğinden 1 milyon insanımız istifade etti.

    Normalleşme desteği için de 3,2 milyon esnafımıza 4 milyarın üzerinde karşılıksız destek sağladık. Gelir kaybı ve kira desteği olarak da 5 milyar liranın üzerinde bir kaynağı esnaflarımıza hibe olarak dağıttık.

    Faizsiz veya düşük faizli kredilerle esnafımızdan sanayicimize kadar iş dünyasının tüm kesimlerini 315 milyar lirayı bulan bir kaynakla destekledik.”

    Adalar’daki atların durumu

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Medipol Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü 1. sınıf öğrencisi Mihal Sarıyıldız’ın, Adalar’daki 978 atın akıbetini sorması üzerine, Adalar’daki atların bir canlıya yakışmayacak şartlarda çalıştırılması ve muhafazasının uzunca bir süredir gündemlerinde olduğunu söyledi.

    Erdoğan, şunları dile getirdi:

    “Ancak bu hazırlıklar uygulanamadan İstanbul Büyükşehir Belediyesinde yönetim değişti. Ardından da hala ne olduğuna dair tatmin edici bir açıklamanın yapılamadığı müessif hadise yaşandı. Hayvan hakları konusunda ortalığı toza dumana katanların bu hususta hiç ses çıkarmamaları da ayrı bir ikiyüzlülük örneğidir. Hadi konuşsanıza, niye konuşmuyorsunuz? Sesinizi çıkarsanıza, niye çıkarmıyorsunuz? Bu işin ideolojik boyutu olamaz. Hayvanlara acımanın ideolojik boyutu tam aksine olması lazım. Nedir o? Hayvanı seveceksin ve onların bu ızdıraptan kurtulması için ne gerekiyorsa bunu yapacaksın. Bize haber geldi, İçişleri Bakanım beni aradı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da yanındaydı. Ben dedim ki, ‘Ne gerekiyorsa yapalım.’ Söyledikleri, ‘Burada elektrikli araçlar kullanabilir miyiz?’ Hayırlı olsun kullanın, yeter ki hayvanlar bu ızdırabı çekmesin. İstanbul’un atlarına dahi sahip çıkıp, hesabını veremeyenlerin diğer konularda neler yaptıklarını düşünmek bile istemiyoruz. Hiç şüphesiz tüm bu olup bitenleri, İstanbul halkıyla birlikte milletimiz görüyor, değerlendiriyor. Günü geldiğinde bunların hesabı sandıkta feraset sahibi tüm İstanbullular tarafından sorulacaktır, ben buna inanıyorum.”

  • Türkiye-Mısır arasında ilk istişari görüşmeler ‘net ilerleme kaydedilmeden’ bitti

    Türkiye-Mısır arasında ilk istişari görüşmeler ‘net ilerleme kaydedilmeden’ bitti


    Mısır ve Türkiye arasında ilişkilerin yeniden kurulmasını amaçlayan ilk istişari görüşmeler ‘net bir ilerleme kaydedilmeden’ sona erdi.

    Dışişleri Bakanlığı, Türkiye-Mısır istişarelerinin “samimi ve kapsamlı içerikte gerçekleştirildiğini” bildirdi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: “(Mısır’la) Önümüzdeki süreçte ilişkileri normalleştirmek için atılabilecek adımlar konusunda görüşmeler devam edecek” dedi.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye ve Mısır heyetlerinin Kahire’de yaptığı istikşafi nitelikli görüşmelerin samimi havada ve kapsamlı içerikte gerçekleştirildiği ve iki ülkenin, istişarelerin bu turunun sonuçlarını değerlendirip müteakip adımları kararlaştıracağı kaydedildi.

    Görüşmelere, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal ve Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hamdi Sanad Loza başkanlık etti.

    Doğu Akdeniz konuşuldu

    Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Görüşmeler samimi havada ve kapsamlı içerikte gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde ikili konuların yanı sıra Libya, Suriye ve Irak’taki durum başta olmak üzere bölgesel konular ele alınmış, Doğu Akdeniz’de barış ve güvenliğin sağlanması ihtiyacı üzerinde durulmuştur.

    Taraflar istişarelerin bu turunun sonuçlarını değerlendirecek ve müteakip adımları kararlaştıracaktır.”

    Mısır Dışişleri Bakanlığı daha önce görüşmeleri, Kahire ile Ankara arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için gerekli adımların ana hatlarını çizecek “keşif tartışmaları” olarak nitelendirmişti.

    Ankara-Kahire arasındaki ilişkiler eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 2013’te devrilmesinden bu yana kopma noktasına gelmişti.

  • Merkel, Erdoğan’a Libya’dan yabancı askerlerin çekilmesinin, ‘önemli mesaj’ olacağını söyledi

    Merkel, Erdoğan’a Libya’dan yabancı askerlerin çekilmesinin, ‘önemli mesaj’ olacağını söyledi


    Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Libya’dan yabancı askerlerin çekilmesinin, “önemli mesaj” olacağını söyledi.

    Alman Hükümeti tarafından yapılan açıklamada, Erdoğan ve Merkel arasında gerçekleşen video konferans görüşmesi hakkında bilgi verildi.

    Açıklamada, iki liderin de Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe’nin, bu ülkedeki erken seçim hazırlıklarına ve halkın ihtiyaçlarını karşılama yolundaki çabalarına destek verdiği vurgulandı.

    Almanya hükümeti açıklamasında, “Başbakan Merkel, Libya’da yabancı birliklerin ve paralı askerlerin çekilmesinin önemli bir mesaj olduğunu vurguladı.” denildi.

    Merkel ve Erdoğan’ın Covid-19 salgınına yönelik önlemleri el aldığı kaydedilen açıklamada, Suriye’deki iç savaş, Kıbrıs görüşmelerinin de yine ele alınan konular arasında olduğu ifade edildi.

    Açıklamada, iki liderin de Suriye’ye yapılacak insani yardımın sürdürülmesinin önemine vurgu yaptığı belirtildi.

    Libya Başbakanı: Yunanistan ile fikir ayrılığı var

    Bu arada Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, ülkesinin Türkiye ile imzaladığı “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” konusunda Yunanistan ile fikir ayrılıkları olduğunu söyledi.

    Dibeybe, Katar merkezli Al Jazeera kanalına verdiği mülakatta, Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan ve Yunanistan’ın karşı çıktığı Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Libya ve Türkiye arasındaki deniz anlaşması konusunda Yunanistan ile aynı fikirde değiliz. Libyalıların çıkarına hizmet eden bu anlaşmadan ayrılmayacağız.” dedi.

    BM öncülüğünde 5 Şubat’ta İsviçre’de toplanan Libya Siyasi Diyalog Forumu üyelerinin oylaması sonucunda, ülkede 24 Aralık 2021’de yapılması planlanan seçimlere kadar Başkanlık Konseyi Başkanlığına Muhammed el-Menfi, Başbakanlığa da Abdulhamid Dibeybe seçilmişti.