Etiket: Recep Tayyip Erdoğan

  • Sedat Peker’den yeni video: Reşat Hacıfazlıoğlu ile telefon görüşmesini yayınladı

    Sedat Peker’den yeni video: Reşat Hacıfazlıoğlu ile telefon görüşmesini yayınladı


    Organize suç örgütü lideri olma ve çete kurma suçlamasıyla hakkında yakalama kararı bulunan Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun pazartesi akşamı Habertürk canlı yayınında “tanırım, arkadaşım” dediği Reşat Hacıfazlıoğlu’yla 10 dakika süren bir telefon görüşmesi kaydı yayınladı.

    Peker Twitter mesajında, “Süleyman Soylu’nun Habertürk canlı yayınında tanırım, arkadaşım dediği Reşat Hacıfazlıoğlu’yla telefon görüşmem. Bir gram namusun varsa o koltukta oturma” ifadelerini kullandı.

    Peker, Bakan Soylu’ya “Akşam 6’da sana bir hediyem var” demişti

    Öte yandan Sedat Peker, kardeşiyle ilgili gelişmeleri bildirdiği Twitter hesabından aynı zamanda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili bir paylaşım daha yaptı.

    Peker mesajında, “Süslü süleyman, saat akşam altıda sana bir hediyem var. Dediğim gibi, etlerini parça parça koparacağım (mecazi anlamda)” ifadelerini kullandı.

  • Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Oğuzhan Özbaş görevden alındı: Yerine atanan Semih Tümen kimdir?

    Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Oğuzhan Özbaş görevden alındı: Yerine atanan Semih Tümen kimdir?


    Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Oğuzhan Özbaş, Cumhurbaşkanı kararıyla görevinden alındı.

    Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan Cumhurbaşkanı kararıyla Özbaş’ın yerine Prof. Dr. Semih Tümen atandı.

    Mart ayında Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınmasının ardından Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu bu göreve getirilmişti. Yine bankanın dört başkan yardımcısından biri olan Murat Çetinkaya’nın yerine Mustafa Duman atanmıştı.

    Semih Tümen kimdir?

    ODTÜ İktisat Bölümü’nden 2000 yılında mezun olan Tümen, 2006 yılında London School of Economics’te Ekonometri ve Matematiksel İktisat alanında yüksek lisans yaptı. Prof. Dr Semih Tümen 2012 yılında da University of Chicago’da İktisat alanında doktora derecelerini aldı.

    2018 yılından itibaren TED Üniversitesi İktisat Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Tümen, aynı zamanda Ekonomi Bölüm Başkanı’ydı.

    Mikroeokonometri, İşgücü İktisadı, Eğitim İktisadı ve Kalkınma İktisadı alanlarında lisans ve yüksek lisans düzeyinde dersler veren Tümen, 2016-2018 yılları arasında Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi (Gıda Komitesi) Genel Koordinatörlüğü ve Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) Başbakan Yardımcılığı Makamı’nı temsilen Kıdemli Danışman görevlerinde bulundu.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda Yapısal Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürü, Araştırma ve Para Politikası Genel Müdür Yardımcısı, Ekonomist ve diğer unvanlarda 2002 yılından itibaren görev yapan Tümen, TCMB’de çalıştığı dönemde ODTÜ, Bilkent Üniversitesi ve TOBB-ETÜ’de yarı zamanlı öğretim üyeliği de yaptı.

  • Akşener’den kendisine ‘zavallı’ diyen Erdoğan’a yanıt: Zavallılık gerekeni yapamayıp boş konuşmaktır

    Akşener’den kendisine ‘zavallı’ diyen Erdoğan’a yanıt: Zavallılık gerekeni yapamayıp boş konuşmaktır


    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Filistin’in haritadaki yerini bilmeyecek kadar zavallıdır” yorumuna verdiği yanıtta “Gerçek zavallılık, gerekeni yapamayıp sürekli boş konuşmaktır” ifadesini kullandı.

    Sosyal medya hesabı üzerinden Erdoğan’ın kendisine yönelik sözlerine yanıt veren Meral Akşener, “Zavallılık, gideceğim diye atıp tutup, 8 yıldır Gazze’ye gidememektir” dedi.

    Tartışma nasıl başladı?

    İYİ Parti Genel Başkanı’nın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için “Erdoğan’ın İsrail versiyonu” ifadesini kullanmasının ardından başlayan tartışma büyüyor.

    Geçtiğimiz günlerde partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Akşener, “Sayın Erdoğan’ın İsrail versiyonu olan, Benyamin Netenyahu, siyasi rakiplerini baltalamak ve bu şekilde koltuğunu koruyabilmek için gözünü kırpmadan, sivillerin ve çocukların hayatlarına kast etmekten geri durmadı” şeklinde konuşmuştu.

    Erdoğan ise söz konusu benzetme üzerine Akşener’e “Filistin dendiği zaman benim ciğerlerim adeta sese gelir ve o, Filistin’in haritadaki yerini bilmeyecek kadar zavallıdır.” ifadeleriyle yanıt verdi.

    İYİ Parti liderinin Netanyahu benzetmesi sonrası çok sayıda AK Partili milletvekili Akşener’e tepki göstermişti.

  • Man Adası Davası: Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yakınlarına manevi tazminat ödeyecek

    Man Adası Davası: Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yakınlarına manevi tazminat ödeyecek


    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin usulden bozması üzerine yeniden görülen “Man Adası” davasında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yakınlarına 142 bin lira tazminat ödemesine hükmedildi.

    Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesindeki duruşmaya, davacılar Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yakınlarının avukatı Ferah Yıldız ile davalı Kılıçdaroğlu’nun avukatları katıldı.

    Duruşmada söz verilen avukat Ferah Yıldız, davanın kabulüne karar verilmesini talep etti. Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik ise dosyada hiçbir delilin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, müvekkilinin ispat hakkının elinden alındığı savunarak, davanın reddini talep etti.

    Yerel mahkeme ilk kararının aynısını verdi

    Dosya incelemesini tamamlayan mahkeme, duruşmanın bittiğini taraflara bildirerek açılan tazminat davasını kısmen kabul etti.

    Kararda, 100 bin lira manevi tazminatın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, 17 bin lira manevi tazminatın Ziya İlgen’e, 15 bin lira manevi tazminatın Osman Ketenci’ye, 10 bin lira manevi tazminatın da Ahmet Burak Erdoğan’a, haksız fiil tarihi olan 5 Aralık 2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kılıçdaroğlu’ndan alınarak ödenmesine hükmetti.

    Mahkeme hakimi, dava unsuru olan 5 Aralık 2017 tarihli konuşmada Mustafa Erdoğan’a yönelik herhangi bir söz sarf edilmediğinden Mustafa Erdoğan yönünden açılan davanın ise reddine karar verdi.

    Kılıçdaroğlu ne söylemişti ?

    28 Kasım 2017’de partisinin grup toplantısına pek çok belge ile çıkan Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu, dünürü, eski özel kalem müdürünün Man Adası’ndaki bir şirkete milyonlarca dolar gönderdiğini banka dekontlarıyla açıklamıştı.

    Kılıçdaroğlu; Erdoğan ve yakınlarının vergi cenneti olarak nitelenen Man Adası’ndaki off – shore şirkete 2011 yılında 18 milyon dolar gönderdiğine dair swift mesajlarını ve dekontları paylaşmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı istifaya çağırmıştı. Kılıçdaroğlu bu iddiaları yine aynı yıl 5 Aralık’ta partisi tarafından düzenlenen bir toplantıda da yinelemişti.

    Man Adası Davası geçmişi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, oğlu Ahmet Burak Erdoğan, eniştesi Ziya İlgen, kardeşi Mustafa Erdoğan ve dünürü Osman Ketenci’nin avukatları tarafından hazırlanan dava dilekçesinde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 5 Aralık’ta Ankara Arena Spor Salonunda düzenlenen “5 Aralık Eşitlik ve Adalet Kadın Buluşması”nda yaptığı konuşmaya yer verilmişti.

    Dilekçede, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, çocuklarını, kardeşini ve dünürlerini hedef alan küçük düşürücü, aşağılayıcı, gerçek dışı ithamlar isnat ederek ağır hakaretlerde bulunduğu belirtilmişti.

    Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında, daha önce defaatle tekrar ettiği gerçek dışı beyanlarını yinelediği ve sistematik şekilde Erdoğan ve ailesine alenen saldırıda bulunduğu aktarılan dilekçede, “Tamamıyla müvekkillerimi yıpratma amaçlı siyasi çıkar güden bu iftira içerikli iddialar davalının hayal mahsulü olmakla birlikte davalı, gerek grup toplantısında gerekse 5 Aralık Eşitlik ve Adalet Kadın Buluşması konuşmasını milyonların huzurunda söylediğinden, bu durumun getirdiği hukuki ve cezai yükümlülüklere katlanmak mecburiyetindedir.” ifadelerine yer verilmişti.

    Dilekçede, Kılıçdaroğlu’nun milletvekili olmasının kendisine hakaret ve iftirada bulunma hakkı vermeyeceğinin, anayasa, yasalar ve Yargıtay içtihatlarıyla anlatıldığı dilekçede, Cumhurbaşkanı Erdoğan için 500 bin lira, oğlu Ahmet Burak Erdoğan, eniştesi Ziya İlgen, kardeşi Mustafa Erdoğan ve dünürü Osman Ketenci için de 250’şer bin lira manevi tazminat talep edilmişti.

    Davayı karara bağlayan mahkeme hakimi, açılan tazminat davasını kısmen kabul ederek, 100 bin lira manevi tazminatın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, 17 bin lira manevi tazminatın Ziya İlgen’e, 15 bin lira manevi tazminatın Osman Ketenci’ye, 10 bin lira manevi tazminatın da Ahmet Burak Erdoğan’a haksız fiil tarihi olan 5 Aralık 2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kılıçdaroğlu’ndan alınarak ödenmesine karar vermişti.

    Davalı Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatınca yapılan itiraz üzerine dosyaya bakan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, dava dosyasının usulden bozularak, yeniden görülmesi amacıyla yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermişti.

  • Erdoğan, kendisini Netanyahu’ya benzeten Meral Akşener’e 250 bin liralık tazminat davası açtı

    Erdoğan, kendisini Netanyahu’ya benzeten Meral Akşener’e 250 bin liralık tazminat davası açtı


    Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti grup toplantısında kendisini İsrail Başbakanı Netanyahu’ya benzeten İYİ Parti lideri Meral Akşener’e 250 bin liralık manevi tazminat davası açtı.

    Meral Akşener salı günkü grup toplantısında yaptığı konuşmada “Bir anlamda Sayın Erdoğan’ın İsrail versiyonu olan, Benyamin Netenyahu, siyasi rakiplerini baltalamak ve bu şekilde koltuğunu koruyabilmek için gözünü kırpmadan, sivillerin ve çocukların hayatlarına kast etmekten geri durmadı.” ifadelerini kullanmıştı.

    AK Partili isimlerden Akşener’e tepki

    Meral Akşener’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya benzetmesine AK Partililer tepki göstermişti.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Akşener’in Kudüs’te, Mescid-i Aksa’da, Filistinli çocuklar, kadınlar ve suçsuz insanlara devlet terörü uygulayan İsrail’i kınama cesareti dahi sergileyemediğini, Netanyahu ve destekçilerine ancak göstermelik bir tepki verebildiğini belirtti.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ise Akşener’in sözlerini en şiddetli şekilde kınadıklarını aktardı. Çelik, “Cumhurbaşkanımızı, yaşlı, kadın çocuk çocuk demeden Filistinli Müslümanları katleden Netenyahu’ya benzetmek siyasi hayatımızdaki en büyük çirkinliklerden biridir.” yorumunda bulundu.

  • AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Cumhurbaşkanımızı antisemitizmle suçlamak mantıksız ve yalandır

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Cumhurbaşkanımızı antisemitizmle suçlamak mantıksız ve yalandır


    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Netanyahu hükümetinin zulmüne destek verenlerin kendi vicdan açıklarını Cumhurbaşkanı’mız hakkında yalan söyleyerek kapatması mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

    Çelik, sosyal medya hesabından, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price’ın sözlerine ilişkin açıklamada bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedef alınmasını şiddetle kınayan Çelik, şöyle devam etti:

    “Cumhurbaşkanı’mızı antisemitizmle suçlamak mantıksız ve doğru olmayan bir yaklaşımdır. Bu, Cumhurbaşkanı’mız hakkında söylenmiş bir yalandır. Cumhurbaşkanı’mız antisemitizme karşı çok güçlü mesajlar vermiştir ve vermeye devam etmektedir. Antisemitizmi ve İslam düşmanlığını mücadele edilmesi gereken nefret suçlarının başına koymaktadır. Netanyahu hükümetinin zulmüne destek verenlerin kendi vicdan açıklarını Cumhurbaşkanı’mız hakkında yalan söyleyerek kapatması mümkün değildir. ABD Dışişleri, bu açıklamasıyla Sayın Cumhurbaşkanı’mızın Yahudilere karşı sözler sarf ettiği şeklinde yalan bir beyanda bulunmuştur. Bu tavır ABD’nin İsrail’e verdiği orantısız ve haksız desteğin sonuçlarıyla yüzleşmekten kaçtığını ortaya koymuştur.”

    ABD Dışişleri Bakanlığı: Erdoğan’ın Yahudi karşıtı ifadelerini kınıyoruz

    Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yahudi karşıtı ifadeler kullandığını belirterek Erdoğan’ın söz konusu açıklamalarını kınadıklarını belirtti.

    Bakanlıktan yapılan Ned Price imzalı yazılı açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yahudi halkı hakkındaki son antisemitik yorumlarını şiddetle kınıyor ve bunu kınanması gereken durum olarak görüyor.” ifadeleri kullanıldı.

  • Meral Akşener: Netanyahu, bir anlamda Erdoğan’ın İsrail versiyonu

    Meral Akşener: Netanyahu, bir anlamda Erdoğan’ın İsrail versiyonu


    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Orta gelir tuzağının üstünden atlayıp zengin olacaktık, fakirlik kapanına düştük.” dedi.

    TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Akşener, hükümeti ekonomi, pandemi ile mücadele, İsrail, Çin ve Doğu Türkistan politikaları nedeniyle sert sözlerle eleştirdi.

    “Ak Parti’nin milletinden kopuk, ‘ben yaptım oldu’ zihniyeti yüzünden milletimiz zor günler geçiriyor.” diyen Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halktan helallik istemesine de tepki gösterdi.

    Akşener şöyle konuştu:

    “Bu öyle bir zihniyet ki; yaprak döken memleketi bahar bahçe zannedecek kadar şuursuz. Evine ekmek götüremediği için canına kıyan insanlarımızı görmeyip onun hakkını yağmacılara tıkır tıkır ödeyecek kadar vicdansız. Bunca haramın ortasında, bir de utanmadan milletinden helallik isteyecek kadar yüzsüz. Sayın Erdoğan, yeter artık. Milletimizin yakasından bir düşün artık. Çileyi, yokluğu ve yoksulluğu reva gördüğün bu milletten hangi yüzle çıkıp da helallik istiyorsun? Ayıptır, günahtır.”

    “Bak ben sana doğru adresleri söyleyeyim mesela git milletimizin alın teriyle kasalarını doldurduğunuz, o beş müteahhitten helallik iste. Mesela git arpalığa çevirdiğin yönetim kurullarına atadığın, gelin, damat ve kayınçolardan helallik iste. Mesela git sarayda beslediğin 5 maaşlı danışmanlardan yandaşlardan, trollerden ve malum vakıflardan helallik iste.” diyen Akşener, Sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Daha dün, ‘işyerleri kapanıyor diyenler yalan söylüyor’ diyordun. Bugün utanmadan, onlardan helallik istiyorsun. Dün, eve ekmek götüremiyoruz diyen esnafa, ‘abartıyor’ diyordun. Bugün utanmadan onlardan helallik istiyorsun. Dün feryat eden çiftçiye ‘terörist’ diyordun. Bugün utanmadan onlardan helallik istiyorsun. Alamazsın Sayın Erdoğan. Ekmeği haram ettiğin işçiden helallik alamazsın. Hayalleri haram ettiğin gençten helallik alamazsın. Tok yatmayı haram ettiğin garibandan helallik alamazsın. Siftahı haram ettiğin esnaftan helallik alamazsın. Hasadı haram ettiğin çiftçiden helallik alamazsın. Yazmayı haram ettiğin gazeteciden helallik alamazsın. Düşünmeyi haram ettiğin akademisyenden helallik alamazsın. Kadroyu haram ettiğin öğretmenden helallik alamazsın. Emekliliği haram ettiğin EYT’lilerden helallik alamazsın. Takdiri haram ettiğin sağlıkçılardan helallik alamazsın. Huzuru haram ettiğin kadınlardan helallik alamazsın. Aşıyı haram ettiğin milyonlardan helallik alamazsın. Günahına girdiğin nice masumdan helallik alamazsın. Bir damla huzuru iki dirhem tebessümü haram ettiğin milletimizden helallik alamazsın. Kaz Dağları’ndan, İkizdere’den, Harran’dan, Hasankeyf’ten, Kuzey Ormanları’ndan, Salda Gölü’nden, Soma’dan helallik alamazsın. Türkiye’nin Cennet köşelerinde yapılan haram işlerden helallik alamazsın. Böyle yüzsüzlük, böyle utanmazlık, böyle terbiyesizlik olmaz. Sen haram içinde sefa sürerken, dar günde tek başına bıraktığın milletimizden şimdi çıkıp helallik alamazsın Sayın Erdoğan.”

    “Sokaktaki her 100 kişiden 13’ü mutlak yoksulluk içinde”

    Dünya Bankası verilerine göre, son 2 yılda Türkiye’deki mutlak yoksul sayısının 3,2 milyon kişi artarak 10,1 milyon kişiye yükseldiğini dile getiren İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yalnızca son 2 yılda Ankara, Bursa ve İzmir’in toplam nüfusu kadar insanımız yoksulluğun pençesine düşmüş. Sokaktan geçen her 100 kişiden 13’ü, mutlak yoksulluk içinde. Bir yanda dükkanlar kapalı, bir yanda gençler işsiz. Memurun, işçinin, emeklinin aldığı para yetmiyor. Türk milleti olarak yoksullaştık. Orta gelir tuzağının üzerinden atlayıp zengin olacaktık, fakirlik kapanına düştük. Partili Cumhubaşkanlığı Sistemi’ne geçince, zincirlerimizi kırıp zengin olacaktık. Evi, arabayı, telefonu geçtim markette sepeti, pazarda fileyi doldurmak bile hiç bu kadar zor olmamıştı. İşte size Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının yoksullukla verdiği büyük mücadele. Ak Parti eliyle, fakirlik kapanına mahkum edilen Türkiye.”

    “Netanyahu, bir anlamda Erdoğan’ın İsrail versiyonu”

    İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonlarını kınayan ve tepki gösteren İYİ Parti lideri Akşener, “Gözümüzün önünde bir insanlık dramı yaşanıyor. Siviller, kadınlar ve çocuklar insafsızca katlediliyor.” dedi.

    Netanyahu’nun hükümet kuramadığı için ülkeyi ateşe attığını dile getiren Akşener, “Mart ayında İsrail’de seçimler yapıldı ve oluşan tablo, İsrail’in en uzun süreli başbakanı Netenyahu’nun, yeni bir hükümet kurmasına imkan vermedi. İsrail Cumhurbaşkanı da hükümeti kurma görevini, Yeş Atid partisine verdi. Birden bire, İsrailli Arap partileri kritik bir öneme sahip oluverdiler. Çünkü hükümet ortağı olma, yeni iktidarı belirleme ihtimalleri doğdu. Bu gelişmeler üzerine bir anlamda Sayın Erdoğan’ın İsrail versiyonu olan, Benyamin Netenyahu, siyasi rakiplerini baltalamak ve bu şekilde koltuğunu koruyabilmek için gözünü kırpmadan, sivillerin ve çocukların hayatlarına kast etmekten geri durmadı. Önce Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra kışkırtmaları yaşandı. Ardından Gazze’ye operasyon başladı. İsrailli Arap partileri de yaşananlara tepki olarak koalisyon görüşmelerinden çekildi. Kim kazandı? Savaş tüccarları, koltuk meraklıları, değişim istemeyen statükocular kazandı. Kim kaybetti? İsrail’de yaşayan Araplar kaybetti. Gazze’deki siviller, kadınlar ve çocuklar kaybetti. İsrail demokrasisi kaybetti.” dedi.

    “Kürecik Üssü kapatıldı mı? Hayır”

    Gazze’de yaşananlara karşı Ankara’nın herhangi bir şey yapmadığını ifade eden Akşener, hükümeti hamaset yapmakla suçladı:

    “Bu insanlık ayıbı karşısında maalesef ülkemizi yönetenlerden İsrail’i caydıracak, Filistinlilerin hayatını iyileştirecek somut tek bir adım göremedik. Mesela, İsrail ile aramızda, 6 milyar doları aşan ticari ilişkiler var. Peki bu ilişkiler askıya alındı mı? Alınmadı. Mesela, Kürecik Radar Üssü var değil mi? İran’dan İsrail’e yapılacak bir saldırıyı haber vermesi planlanıyor. Peki bu üs kapatıldı mı? Hayır. Bunların hiçbiri yok. Peki ne var? Bol miktarda hamaset var. Kürsüden tarih tiratları var.”

    “Filistin için çok şey yapıyormuş gibi görünme çabanızı artık kimse yemiyor”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, İsrail gibi Doğu Türkistan meselesinden ötürü Çin’e karşı da sesini yükseltmeye çağıran Akşener, eleştirilerini şu şekilde sürdürdü:

    “Dün kürsüden insanlık nutukları atan Sayın Erdoğan; Çin mezalimine karşı Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz için ağzını bile açamamıştı. Sayın Erdoğan kürsüden sallamayı liderlik sananların devri artık bitiyor. Milletimiz televizyonlarda estirilen hamaset rüzgarlarına artık inanmıyor. Samimiyetsiz ağlak tavırlarınızla, Filistin için çok şey yapıyormuş gibi görünme çabanızı artık kimse yemiyor. Devlet insanlığı, kürsü şovlarıyla değil, akıllı bir diplomasiyle olur. Liderlik, hamasetle değil, icraatla, samimiyetle, tutarlılıkla, ciddiyetle olur. Boş konuşmayı bırakıp gerekeni yapacaksın. Tabi bunu yaparken de, korkmayacak dik duracaksın. İsrail’e yaptığın gideri Çin’e de yapabileceksin. Türk Devleti’nin Cumhurbaşkanı’na yakışan budur.”

    “Tam kapanma ama 20 milyon insan muaf”

    “Bu zihniyetin sonuçlarını iktidarın, ekonomiden pandemiye kadar, memleketin önemli meselelerinde sergilediği, destansı beceriksizlikte, tüm gerçekliğiyle hep beraber yaşıyoruz.” değerlendirmesinde bulunan Meral Akşener, “Pandeminin başından bu yana bilim insanları uyardı, vatandaş uyardı, biz uyardık, dinlemediler. Üç haftalık tam kapanmanın, zorunlu olduğunu, bir türlü kabul etmek istemediler. Nihayetinde, lebalep kongreler bitip, vaka sayıları ve ölümler zirve yapınca, Ramazan ayında adını tam kapanma koydukları, tuhaf bir uygulamaya gittiler. Adı tam kapanma ama 20 milyona yakın insanımız muaf. Peki sonuç? Sonuç ortada. 5 binin altına inecek denen vaka sayısı, 10 binin üzerinde.” dedi.

    Ak Parti’nin milletin yanında duramadığını ifade eden Akşener, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Ak Parti balonu artık patlamıştır. Milletin, 19 yıldır sırtında taşıdığı bu iktidar, 14 ay milletinin yanında duramamıştır. Oysa Türkiye’nin, zor günde vatandaşının yanında olacak gücü de, zenginliği de kaynağı da var. Mesele bu zenginliği, bu imkanları, bu kaynakları, kimin için kullandığınız meselesi. Yani mesele, bir kaynak meselesi değil, bir tercih meselesi. Mesele, yandaşlarınızı mı tercih ediyorsunuz, yoksa milletinizi mi tercih ediyorsunuz meselesi. İktidarın tercihi çok açık. Milletimiz zorluklarla boğuşurken, insanlarımız hayatta kalma mücadelesi verirken, bu ülkede çaresiz kalan babalar intihar ederken, iktidardakiler, yüzsüzce gökyüzüne bakıp ıslık çalıyorlar. Her zaman olduğu gibi milletimizi değil eşi, dostu, yandaşı tercih ediyorlar. İşte size, en çarpıcı haliyle Ak Parti zihniyeti.”

  • ABD Dışişleri Bakanlığı: Erdoğan’ın Yahudi karşıtı ifadelerini kınıyoruz

    ABD Dışişleri Bakanlığı: Erdoğan’ın Yahudi karşıtı ifadelerini kınıyoruz


    Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yahudi karşıtı ifadeler kullandığını belirterek Erdoğan’ın söz konusu açıklamalarını kınadıklarını belirtti.

    Bakanlıktan yapılan Ned Price imzalı yazılı açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yahudi halkı hakkındaki son antisemitik yorumlarını şiddetle kınıyor ve bunu kınanması gereken durum olarak görüyor.” ifadeleri kullanıldı.

    Açıklamanın devamında, İsrail ile Filistin arasındaki çatışmaya atıfta bulunularak, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve diğer Türk liderleri, şiddeti daha fazla teşvik edebilecek sözlerden kaçınmaya ve Türkiye’yi, çatışmanın sonlandırılması için ABD ile birlikte hareket etmeye çağırıyoruz” denildi.

    ABD Dışişleri Bakanlığı anti-Semitik dilin hiçbir yerde hiçbir şekilde kabul edilmediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “Anti-Semitik dile hiçbir durumda yer yok. Amerika Birleşik Devletleri, tüm biçimleriyle anti-Semitizmle mücadele etme konusunda derinden kararlıdır. ABD antisemitizmin her türlü biçimiyle mücadelede son derece kararlıdır. Yahudi karşıtlığının beraberinde getirdiği şiddeti ve onu güçlendiren tehlikeli yalanları ciddiye alıyoruz. Yalanlara her zaman gerçeklerle karşı koymalıyız ve nefret suçlarına adaletle cevap vermeliyiz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki günkü açıklamasında ABD Başkanı Joe Biden’a yönelik “Kanlı ellerinizle bir tarih yazıyorsunuz” demişti.

    Erdoğan ayrıca “ABD’nin ve onu takip eden ülkelerin 2017 sonunda Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmeleri, bu katil devletin kan dökme iştahını artırmıştır” ifadelerini kullanmıştı.

  • Avusturya, Erdoğan’ın açıklamaları üzerine Türk Büyükelçisi Ceyhun’u Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı

    Avusturya, Erdoğan’ın açıklamaları üzerine Türk Büyükelçisi Ceyhun’u Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı


    Viyana ve Ankara arasında, İsrail-Filistin krizi yüzünden çıkan gerginlik büyürken Avusturya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları sonrası Türk Büyükelçisi Ozan Ceyhun’u Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.

    Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg, basına yaptığı açıklamada, “Türk Büyükelçisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın absürt açıklamaları yüzünden Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Orta Doğu’daki çatışmanın ağızda köpürtülerek çözülmesi mümkün değil, ateşe benzin dökmek yerine, Türkiye’yi gerginliğin azaltılmasına katkıda bulunmaya acilen çağrıda bulunuyoruz.” ifadesini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya’da başta başbakanlık ve dışişleri bakanlığı olmak üzere bazı devlet binalarında İsrail bayrağına yer verilmesine dün sert tepki göstermişti.

    Erdoğan, “Başbakanlık binasına İsrail bayrağı çeken Avusturya devletini telin ediyorum. Avusturya devleti herhalde soykırıma tabi tuttukları Yahudilerin faturasını Müslümanlara ödetmeye çalışıyor.” ifadesini kullanmıştı.

    Viyana ve Ankara arasındaki gerginlik nasıl başladı ?

    Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tanju Bilgiç, dün yaptığı açıklamada “Avusturya İçişleri Bakanı Karl Nehammer’in, İsrail’in Filistinlileri hedef alan vahşi saldırılarına karşı Viyana’da gerçekleştirilen protesto gösterileri bağlamında bugün ülkemiz ve Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında yaptığı gerçeklikten kopuk beyanları külliyen reddediyor ve kınıyoruz.” demişti.

    Karl Nehammer, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını “İsrail krizi” olarak tanımlayarak, bu gerilimin artmasında Türkiye’nin rol oynadığını ileri sürmüştü.

    Türkiye’nin, söz konusu gerginliğe ne tür bir etkisinin olduğuna ilişkin soru üzerine ise Nehammer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına işaret ederek, Viyana’da düzenlenen gösterilerde Türk bayraklarının açılmasının ve İsrail politikaları karşıtı eylemlere Türk kökenli vatandaşların destek vermesinin, gerilimi artırdığı iddiasında bulunmuştu.

  • Akşener’in ‘Netanyahu, Erdoğan’ın İsrail versiyonu’ sözlerine AK Partililerden tepki

    Akşener’in ‘Netanyahu, Erdoğan’ın İsrail versiyonu’ sözlerine AK Partililerden tepki


    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya benzetmesine AK Partililerden tepki geldi.

    Akşener, bugünkü TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşmasında “Bir anlamda Sayın Erdoğan’ın İsrail versiyonu olan, Benyamin Netenyahu, siyasi rakiplerini baltalamak ve bu şekilde koltuğunu koruyabilmek için gözünü kırpmadan, sivillerin ve çocukların hayatlarına kast etmekten geri durmadı.” ifadelerini kullanmıştı.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Akşener’in Kudüs’te, Mescid-i Aksa’da, Filistinli çocuklar, kadınlar ve suçsuz insanlara devlet terörü uygulayan İsrail’i kınama cesareti dahi sergileyemediğini, Netanyahu ve destekçilerine ancak göstermelik bir tepki verebildiğini belirtti.

    Oktay, “İsrail’in zulmü karşısında Filistin davasının en güçlü sesi olan Sayın Cumhurbaşkanımız ile masum sivillerin katili Netanyahu’nun adını aynı cümlede geçirmek bile en hafif tabiriyle aymazlıktır. Sayın Akşener, bu siyasi çapsızlıktan bir an önce vazgeçmelidir.” ifadelerini kullandı.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ise Akşener’in sözlerini en şiddetli şekilde kınadıklarını aktardı. Çelik, “Cumhurbaşkanımızı, yaşlı, kadın çocuk çocuk demeden Filistinli Müslümanları katleden Netenyahu’ya benzetmek siyasi hayatımızdaki en büyük çirkinliklerden biridir.” yorumunda bulundu.

    AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı ve grup başkanvekilleri de Akşener’e tepki gösterenler arasındaydı.

    Bostancı, Twitter’daki hesabında, “Sayın Akşener, siyasi eleştirinin de bir sınırı vardır. Bu Netanyahu benzetmesi ayıptır, kamu vicdanıyla ters düşmektir. Konuşma metninize bunu yerleştirenler size ve Türkiye siyasetine tuzak kurmuşlardır.” diye yazdı.

    AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ise “Netanyahu benzetmesi”nin bir nefret ya da akıl tutulması olmadığına işaret ederek, “Bu, uzunca bir süredir ‘dostlar grubunun’ uluslararası ittifakları ile birlikte içeride ortak yürüttüğü siyasi projenin çirkin, provokatif dili. Türkiye, bunların farklı versiyonlarını geçmişte alt etti. Yine kaybedecekler.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bazı AK Partili vekiller, konuya tepkilerini #NetanYahuSensinMeral etiketi altında paylaştı.

    Ak Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek, “Devletimiz terör örgütlerine darbe vurdukça niyeyse feryat figan hep sizden geliyor. Eline, eteğine sarılarak hasbelkader sizi parti başkanı yapan örgütlere ve terör devletlerine vefa borcunuzu mu ödüyorsunuz? Utanmazsın, terbiyesizsin @meral_aksener #NetanYahuSensinMeral” cümlelerini paylaştı.