Etiket: Recep Tayyip Erdoğan

  • Erdoğan’ın açıkladığı esnaf destek paketine tepki: ‘Aylık kiram 30 bin, destek 3 bin TL’

    Erdoğan’ın açıkladığı esnaf destek paketine tepki: ‘Aylık kiram 30 bin, destek 3 bin TL’


    Koronavirüs salgını nedeniyle ticari faaliyetlerine ara veren 1,5 milyona yakın esnaf ve sanatkar için hibe desteği başvuruları başladı.

    Destek kapsamında 4 milyar 662 milyon lira hibe ödenecek.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şimdiye kadar 1 milyon 200 bin kişinin esnafa sunulan destekten yararlandığını belirtirken, esnaf yapılan yardımı yeterli bulmuyor.

    Euronews’e konuşan çok sayıda esnaf pandemi kısıtlamaları ile birlikte iflasa sürüklendiklerini ifade ediyor.

    Nitekim Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) verilerine göre, kapısına kilit vuran esnaf sayısı bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artışla 29 bin 37’ye yükseldi. Durum 2020’de de benzerdi, 99 bin 588 esnaf kapandı.

    ”Banka hacizlerimden dolayı kredi kullanamadım, aylık 30 bin lira kira ödüyorum”

    Esnafın kapısına kilit vurmasıyla işsizlik rakamları da büyüyor. Mart 2021 döneminde mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı 9 milyon 204 bine yükseldi.

    İstanbul Beyoğlu’nda yirmi yıldır işletmecilik yapan Bahtiyar Dalmaz da iki işletmesinden birini kapatmak zorunda kalmış. Diğerini kapatmamak için ise direniyor. Elektrik, su ve vergi borçlarından kaynaklanan banka hacizlerinden dolayı kredi kullanamayan Dalmaz, devlet teşviklerinden de faydalanamamış.

    Aylık 30 bin lira kira ödemesi yaptığını belirten Dalmaz, son açıklanan paketteki 3 bin liralık desteğin kendisine bir faydası olmadığını söylüyor.

    ”Pandemi öncesi 150 bin lira olan borcum şimdi 500 bin”

    Dalmaz, pandemi öncesi olan 150 bin liralık borcunun şu anda 500 bin civarında olduğunu ve artık borcu borç ile kapatacak gücünün olmadığını ifade ediyor.

    Yine verilere bakıldığında borcunu döndüremediği için batan esnaf sayısı da bir hayli fazla. 2020’nin ilk çeyreğinde toplam KOBİ kredileri 662 milyar 540 milyon TL iken, bu rakam bu yılın ilk çeyreğinde 879 milyar 284 milyon TL.

    Beyoğlu esnafı Dalmaz, kısıtlama ve kapanma politikalarının yanlış uygulandığı görüşünde. Aşılama erken olsaydı ve tam kapanma sağlansaydı bu sürecin sancısı daha az olurdu diyor.

    ”Aylık masrafım 10 bin TL civarında, şimdiye kadar sadece üç aylığına 500 TL kira yardımı aldım”

    İşletmeci Eda Aycan Tanrıverdi ise biriken fatura ve vergileri nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Aylık giderinin 10 bini bulduğunu ancak kira adı altında verilen desteğin 500 TL olduğunu söyleyen Tanrıverdi, bu desteği de sadece üç ay alabildiğini dile getiriyor.

    Çok sayıda esnafın dükkanını kapattığını söyleyen Tanrıverdi, dükkanımızı kapatmamak için hala direniyoruz diyor. Devlet teşviğini yeterli bulmayan işletmeci Tanrıverdi, en azından vergi muafiyeti istiyor. Çünkü biriken vergilerin taksitlerini de ödeyecek gücünün olmadığını söylüyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul’da Vahdettin Köşkünde görüşerek esnaf ve sanatkarların sorunlarını aktaran TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken de altı maddelik acil talepler konusunda bir dosya sunarak çözüm talebinde bulundu.

    Bu talepler arasında esnaf ve sanatkarlara nakit ve kira desteği kapsamı genişletilerek devam ettirilmesi, sosyal güvenlik prim ödemeleri ile vergi, elektrik, su, doğalgaz fatura bedelleri bir yıl süre ile faizsiz ertelenmesi gibi maddeler var.

    Bu taleplerin karşılanması ile az da olsa nefes alacağını dile getiren esnaf, aksi takdirde ayakta kalmanın zor olduğunun altını çiziyor.

    Hibe desteği müjdesini Cumhurbaşkanı Erdoğan vermişti

    Esnaf ve sanatkara hibe desteği müjdesini ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kabine Toplantısı’nın ardından duyurmuştu.

    Birinci grupta kahvehane, kafe, çay bahçesi gibi yerler ile okul ve personel servisleri, düğün salonları, öğrenci yurtları, kantinler, kırtasiyeler, internet kafeler, hamamlar, lunaparklar gibi işletmeler yer alıyor. Sayıları toplamda 235 bine ulaşan bu işletmelere bir defaya mahsus 5 bin liralık hibe ödemesi yapılacak.

    İkinci grupta bakım, onarım, tamirat, kaporta işleri ile uğraşanlar, seyyar satıcılar, sıhhi tesisatçılar, hırdavatçılar, müzisyenler, oto yıkamacılar, kuru temizlemeciler, oyuncak, kozmetik ve hediyelik eşya satıcıları, camcılar, çilingirler, bakırcılar, kalaycılar, ayakkabıcılar, konfeksiyoncular, tuhafiyeciler, zücaciyeler, kurs işletmecileri yer alıyor.

    İkinci gruba daha önceki destek ödemelerinden yararlanan lokantalar, pastaneler, dondurmacılar, terziler, berberler, taksici, minibüsçü, otobüsçü ve pazarcılar da dahil olmak üzere toplamda 1 milyon 150 bini aşkın işletmeyi kapsayan bu gruptaki vatandaşlara bir defaya mahsus 3 bin lira hibe ödemesi yapılacak.

  • Taksim’e yapılan cami, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla kılınan cuma namazıyla ibadete açıldı

    Taksim’e yapılan cami, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla kılınan cuma namazıyla ibadete açıldı


    İstanbul’un yeni sembollerinden Taksim’e yapılan cami, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla kılınan cuma namazıyla ibadete açıldı.

    Erdoğan, caminin ibadete açılışı dolayısıyla yaptığı konuşmada, “Taksim Camimiz, İstanbul’un sembolleri arasındaki seçkin yerini şimdiden almıştır. İlk cuma namazını eda ettiğimiz Taksim Camimizin İstanbul’umuz, ülkemiz ve Alem-i İslam için hayırlara vesile olmasını diliyorum.” dedi.

    İstanbul’a kazandırılan Çamlıca Camii ve Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasına değinen Erdoğan, “Son dönemde Büyük Çamlıca Camii’nin tamamlanması ve Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının ardından İstanbul’a kazandırdığımız bu üçüncü önemli manevi mirasın, asırlar boyunca şehrimizi bir kandil gibi ışıtacağına inanıyorum.” dedi.

    “İstanbul’un fethinin 568. yıl dönümüne bir hediye olarak görüyorum”

    “Taksim Camii, yaklaşık 1,5 asırlık bir mücadelenin ardından İstanbul’umuza kazandırılmıştır.” diyen Erdoğan: “Taksim Camisi’ni bir süre önce yeniden ibadete açtığımız Ayasofya Cami-i Kebir’e verilen bir selam, İstanbul’un fethinin 568. yıl dönümüne bir hediye olarak görüyorum.” İfadesini kullandı.

    Erdoğan’ın konuşmasının satır başları kısaca şu şekilde:

    “Envaiçeşit hile ve desiseyle fitneyle yalanla tuzakla milletimizin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini bozamayanlar camilerimizi de hedef almıştır.”

    “FETÖ’nün ibadet ve hayır kisvesi altında sergilediği ihanetin benzerlerini farklı görünümler, sıfatlar, bahaneler altında tekrarlamaya çalışanlara asla geçit vermeyeceğiz”

    “Taksim Camii önünden yankılanan sesin, ülkemiz üzerinde hesapları olan emperyalistleri, terör destekçilerini, insanlık düşmanlarını rahatsız ettiğinden şüpheniz olmasın.”

    “Milletimizin bin yıldır canı pahasına koruduğu, alın teriyle yükselttiği, gözünden bile sakındığı vatanını parçalamak, devletini zayıflatmak, uhuvvetini bozmak için uğraşanların sonu yine hüsran olacaktır.”

    Caminin temeli 17 Şubat 2017’de atıldı

    Mimarlar Şefik Birkiye ve Selim Dalaman’ın imzasını taşıyan, temeli 17 Şubat 2017’de atılan Taksim Meydanı’ndaki caminin minarelerinden öğle vakti ezan ve sela sesi yükseldi. Cuma namazı öncesi camide Kur’an-ı Kerim okundu, tekbir ve salavat getirildi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, camiye gelişinde TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve protokol üyelerince karşılandı. Erdoğan, cuma namazı öncesinde caminin avlusundan vatandaşları selamladı.

    Taksim Meydanı’nın sembollerinden biri olan camide “İslam’ın Yeryüzündeki Mührü Camiler ve Fethi İstanbul” başlıklı hutbeyi Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş verdi. Erbaş, edilen duaların ardından ilk cuma namazını kıldırdı. Ali Erbaş, Fatiha’dan Fetih Suresi’nden ayetler okudu.

    Cuma namazı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında sosyal mesafeye uygun şekilde maske kullanılarak kılındı. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, namazın ardından dua okudu.

    Çevresi bariyerlerle kapatılan ve LED ekranların kurulduğu Taksim Meydanı’nda da vatandaşlar, belediye tarafından dağıtılan kağıttan seccade üzerinde namazlarını eda etti.

    Taksim Meydanı ve çevresine gül suyu

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından Taksim’e yapılan camiye aslı Topkapı Sarayı’nda bulunan Karahisari’nin hattıyla Kur’an-ı Kerim’i Cumhurbaşkanlığı olarak hediye ettiklerini söyledi.

    Taksim’e yapılan camiye Türk bayrakları asılırken, Tarlabaşı Bulvarı girişindeki “Sayın Cumhurbaşkanımız Taksim Camisi açılışına hoş geldiniz” yazılı pankart dikkati çekti. Isparta Belediyesinin kamyonundan ekipler, Taksim Meydanı ve çevresine gül suyu serpti.

    Polis ekipleri, caminin çevresinde yoğun güvenlik önlemi alırken, caminin açılışı dolayısıyla bazı yollar trafik akışına kapatıldı. ​​​​​​

  • KHK’lı eski Türk diplomatlardan Strasbourg’da işkence protestosu

    KHK’lı eski Türk diplomatlardan Strasbourg’da işkence protestosu


    Eski diplomatlar uzun yıllar Türkiye’yi temsil etmek ve dış politika tezlerini anlatmak için bulundukları Avrupa kurumlarına bu kez meslektaşlarına yapılan işkencelere dair iddiaları duyurmak, Türkiye cezaevlerindeki hukuk dışı uygulamaları durdurma çağrısı yapmak ve protesto etmek üzere geldi.

    ‘Kabul etmedikleri ifadelere imza atmaya zorlanan’ tutuklu diplomatlara Ankara emniyetinde işkence yapıldığı haberleri, 2 yıl önce milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından kamuoyuna duyurulmuş, tutuklularla yapılan görüşmelerle, işkence ve kötü muamele başta olmak üzere birçok hak ihlali Ankara Barosu’nun raporunda da tesbit edilerek açıklanmıştı.

    Strasbourg’daki protesto eylemini, Dışişleri Bakanlığı’nın KHK ile ihraç olmuş birçok eski mensubunu çatısı altında bir araya getiren instituDE (Institute for Diplomacy and Economy) adlı sivil toplum kuruluşu organize etti.

    Avrupa Konseyi’nin önünde buluşan eski diplomatlar, yaptıkları açıklamada “meslektaşlarımıza işkence yapıldığı haberiyle sarsıldık. Baro en az 5 kişiye yapılan işkenceyi belgeledi. Raporda hakaret ve darbın yanı sıra aralarında tecavüzün de olduğu birçok tehdide yer verilirken en az bir meslektaşımızın da copla tecavüze uğradığını öğrendik. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tüm somut bulgulara karşın koğuşturmaya yer olmadığı kararını verdi. Ancak işkence suçtur ve insanlığa karşı işlenen bu suç ve failleri için evrensel hukuk değerlerine göre zaman aşımı da uygulanmaz” ifadelerini kullandı.

    Diplomatlar, meslektaşlarının kabul etmedikleri ifadelere imza atmaya zorlandıklarını ve tutuklulara dönük işkencenin halen devam ettiğini de dile getirdi.

    İddialar ilk ortaya atıldığında HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından TBMM’de bir soru önergesi verilmişti. Buna karşılık Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bir açıklama yapılmış ve işkence suçlamaları reddedilerek tutuklulara prosedüre uygun davranıldığı ifade edilmişti. Ancak Ankara Barosu, avukatları aracılığıyla emniyette yetkililerin yanı sıra tutuklularla yaptığı görüşmeler neticesinde Ankara Emniyeti’ni yalanlarken hazırladıkları raporda işkencenin yanı sıra birçok farklı hak ihlallerine de yer vermişti.

  • Almanya’da DİTİB’e müfredat için söz hakkı veren ‘Türk Armin’e seçim öncesi eleştiri

    Almanya’da DİTİB’e müfredat için söz hakkı veren ‘Türk Armin’e seçim öncesi eleştiri


    Almanya Şansolyesi Angela Merkel’in halefi olan Armin Laschet şu sıralar yoğun eleştiri oklarının hedefinde. Laschet bölgesindeki Türklerin oyunu alabilmek için okullarda okutulacak kitaplara ve müfredata ilişkin kararlarda ‘Erdoğan’a yakın bir dini grubun isteklerini kabul etmekle’ suçlanıyor.

    Eylül ayında merkez sağ CDU partisinin adayı olarak seçimlerde yarışacak olan Laschet, anketlerdeki en büyük rakibi Yeşiller Partisi adayı Annalena Baerbock ile başa baş gidiyor. Bu son ortaya çıkan durum Laschet’in pozisyonunu zora soktu.

    Lanschet hali hazırda Türk azınlık ile olan yakın ilişkisi nedeniyle ‘Türken-Armin’ (Türk Armin) lakabı takılmış bir isim. Lanschet şu anda Almanya’nın en kalabalık nüfusuna sahip Kuzey Rhine-Westphalia bölgesinde eyalet başbakanı olarak görev yapıyor. Mayıs ayı içerisinde okullarda İslami çalışmaların denetimi ve gözetimi için bir komisyon kurdu.

    Tartışma ise ülkedeki en büyük çaplı İslami organizasyon olan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nin (DİTİB) bu komisyondaki panele davet edilmesi ile başladı. DİTİB, Almanya genelinde 900 camiye imam veren bir organizasyon. Her ne kadar DİTİB Ankara’nın ve Erdoğan yönetiminin etkisi altında olduğu iddialarını reddetse de kamuoyunda bu yöndeki algı güçlü.

    Bunun nedeni imamların Türkiye’den gönderilen memurlar olması ve aralarında bazılarının Türk hükümeti için casusluk faaliyeti yaptığı gerekçesiyle soruşturma geçirmiş olması.

    Her ne kadar DİTİB bu panelde Alman okullarındaki zorunlu müfredata ilişkin bir söz hakkına sahip olmayacaksa da seçmeli İslam dersleri alanında görüşleri dinlenecek ve karar mekanizmasında yer alacak.

    Bu fikre karşı çıkanlar DİTİB’in Ankara’nın ajandasına göre yanlı bir eğitim verilmesini sağlayabileceklerini ileri sürüyor.

    Soruşturmalarda somut bir delile ulaşılamadı

    DİTİB grubuna daha önce de böyle bir danışmanlık imkanı verilmişti ancak casusluk soruşturmaları sonucu gruba yönelik resmi inceleme başlatılınca benzeri panellerdeki yerini kaybetmişti.

    Savcılar, Erdoğan yönetimini eleştiren Alman Türk azınlığa karşı casusluk şüphesiyle 2017 yılında dernek hakkında soruşturma açmıştı. Türk hükümetinin 2016’daki darbe girişimi sonrası muhaliflere yurtiçinde ve dışında çeşitli baskılar uyguladığı biliniyordu.

    DİTİB’e yönelik incelemelerde herhangi bir somut delile ulaşılamadı ve neticede soruşturmalar kapandı.

    CDU’da tepkiler

    Yeni komisyonda da bu derneklerin yeniden yer alması kararı Laschet’in kendi partisi içinde de tepki yarattı. Hamburg CDU bölge lideri Christoph Ploss Bild gazetesine verdiği demeçte, “DİTİB Erdoğan’ın Almanya’daki uzantı kolu. Açıkça söylüyorum: DİTİB ile işbirliği yapamayacağız.”

    Kuzey Ren-Vestfalya hükümeti, eyaletteki bölgesel DİTİB Derneği’nin bağımsızlığını sağlamak için de adımlar attığını söyledi.

    Bölge Eğitim Bakanlığı Sözcüsü de Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine verdiği demeçte, “Üyeleri büyük ölçüde Türk devleti tarafından atanan DİTİB komitelerinin etkisi önemli ölçüde kısıtlandı ve İslam dini çalışmalarından tamamen dışlandı ” dedi.

    DİTİB kime bağlı?

    DİTİB 1984 yılında Ankara’da Diyanet İşleri çatısı altında kuruldu. Günümüzde bağımsız olduğunu belirten organizasyon imamlarını ve dini öğretmenlerini Türkiye’deki Diyanet İşleri memurları arasından almaya devam ediyor. Bu kişiler de dış görevleri bittiğinde kariyerlerine devam etmek için Türk hükümetine bağlı olarak çalışıyorlar.

    Kuzey Rhine Westphalia Almanya’daki 16 eyalet içinde seçmeli derslere müsaade veren 9 eyaletten biri. Bu seçmeli dersler sadece din dersleri ile sınırlı değil. Dini derslerde de açık fikirlilik, hoşgörü ve tolerans yoğun şekilde işleniyor.

  • Organize suç örgütü lideri olarak aranan Sedat Peker hakkında yakalama kararı çıkarıldı

    Organize suç örgütü lideri olarak aranan Sedat Peker hakkında yakalama kararı çıkarıldı


    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine organize suç örgütü lideri olarak aranan Sedat Peker hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

    Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şüpheli Peker hakkında, 2021/100993 numaralı dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğü belirtilerek, “Şüpheli Reis Sedat Peker’in yurt dışında firari olması sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığımızın talebi doğrultusunda, Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Mayıs 2021 tarih ve 2021/6114 Değişik İş sayılı kararıyla yakalanmasına karar verilerek, hakkında yakalama emri düzenlenmiştir.” bilgisine yer verildi.

    AA: “Peker’e koruma polisi tahsisinde FETÖ izi tespit edildi”

    Öte yandan Anadolu Ajansı, ‘Peker’e tahsis edilen korumalara yönelik kararlarla ilgili süreçte FETÖ’nün İstanbul Emniyeti yapılanmasının etkili olduğu’ yönünde bir haber yayımladı. AA, Peker’e koruma polisi verilmesi kararlarının yer aldığı evrakın fotoğrafını yayınladı.

    Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı da organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker hakkında, “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağıladığı” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

  • Erdoğan: CHP artı ordu eşittir darbe diye kurulan denklemin sahipleri, faşist zihniyet sergiledi

    Erdoğan: CHP artı ordu eşittir darbe diye kurulan denklemin sahipleri, faşist zihniyet sergiledi


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs 1960’ta gerçekleşen askeri darbeyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ne ağır eleştirilerde bulundu.

    Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Erdoğan, “CHP artı ordu eşittir darbe diye kurulan denklemin sahipleri, bu faşist zihniyetlerini pervasızca sergilemekten de çekinmemişlerdir. Namlı 27 Mayısçılar yıllar sonra yaptıkları açıklamalarda kendilerini CHP yöneticileriyle bu partinin desteğindeki dergi ve gazetelerin kışkırttığını açıkça ifade etmişlerdir.” dedi.

    Erdoğan, Türkiye’ye siyasi, sosyal ve ekonomik bakımından ağır bedeller ödeten darbeler silsilesinin ilki olan 1960 darbesinin, aradan geçen 60 yılı aşkın süreye rağmen milletin kalbinde hala kanayan bir yara olduğunu belirterek, “Sadece darbeciler ve muhtıracılar değil, onları teşvik eden, tahrik eden, onlarla kol kola yürüyen siyasetçi profili de aynı şekilde varlığını sürdürmektedir. Bu zihniyet her dönemde gücü milli irade yerine darbecilerden almayı tercih etmiş, iktidarı sandıkta değil, silahların, dar ağaçlarının gölgesinde elde etmenin peşinde koşmuştur.” dedi.

    ‘Son emekli amiraller açıklamasında sergilenen yaklaşım hep aynıdır’

    Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile başlayan, Serbest Fırka ile süren, Demokrat Parti ile sonuca ulaşan milli iradenin üstünlüğünü tesis etme mücadelesinin önünün, sürekli darbelerle kesilmeye çalışıldığını anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Türkiye’ye siyasi, sosyal ve ekonomik bakımından ağır bedeller ödeten darbeler silsilesinin ilki olan 1960 darbesi, aradan geçen 60 yılı aşkın süreye rağmen milletimizin kalbinde hala kanayan bir yaradır. Ülkemizi darbenin eşiğine getiren zihniyetin varlığını halen devam ettirdiğini görmemiz ise ayrıca bir üzüntü kaynağıdır. Darbeden birkaç hafta önce Menderes’e gönderilen muhtıra mahiyetindeki mektupta ifade edilen görüşler ve kullanılan üslup ile 1971 muhtırasında, 1980 darbesi öncesinde, 28 Şubat 1997 muhtırasında, 27 Nisan 2007 bildirisinde, hatta son emekli amiraller açıklamasında sergilenen yaklaşım hep aynıdır. Merkez aynı değişen bir şey yok.

    Sadece darbeciler ve muhtıracılar değil, onları teşvik eden, tahrik eden, onlarla kol kola yürüyen siyasetçi profili de aynı şekilde varlığını sürdürmektedir. Bunlarla beraber monşerler de var. Hep birlikte çalıştılar, aynı merkezden yönetildiler. Bu zihniyet, her dönemde gücü milli irade yerine darbecilerden almayı tercih etmiş, iktidarı sandıkta değil, silahların, dar ağaçlarının gölgesinde elde etmenin peşinde koşmuştur. Bu zihniyet, ülkeyi demokratik yollarla kazandığı meşru iktidarla değil, vesayet araçlarıyla yönetmeyi özellikle çalışmayı alışkanlık haline getirmiştir. Bunlar sıkıştıkları her durumda ülkede kargaşa ve huzursuzluk çıkartarak, darbecilere selam durmaya, darbeyi ima etmeye yönelmişlerdir.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’li şirketlere Türkiye’de daha fazla yatırım yapmaları çağrısında bulundu

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’li şirketlere Türkiye’de daha fazla yatırım yapmaları çağrısında bulundu


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’li şirketlere Türkiye’de daha fazla yatırım yapmaları çağrısında bulundu.

    Erdoğan, ABD merkezli şirketlerin üst düzey yöneticileriyle düzenlenen çevrim içi toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ortak yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi arzusunda olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD yönetiminden de daha yapıcı hareket etmesini beklediklerini ifade etti.

    Boeing, Amazon, Microsoft, Kellogg, PepsiCo, Cisco, Procter & Gamble, Johnson & Johnson gibi şirketlerin üst düzey yöneticileri video konferansa katılanlar arasında yer aldı.

    Erdoğan’ın konuşmasından satır başları kısaca şu şekilde:

    “Başkan Biden’ın 1915 olayları hakkında yaptığı açıklama, ilişkilerimize ilave yük getirse de Sayın Biden ile NATO zirvesinde gerçekleştireceğimiz görüşmenin yeni dönemin habercisi olacağına inanıyorum”

    “Çelik ve alüminyum sektöründeki ilave tarifeler, Türkiye’nin genelleştirilmiş tercihler sistemi dışında bırakılması, Türkiye menşeli ihraç ürünlerine yönelik anti-damping önlemleri gibi adımlar bize yakışmıyor. Bu konularda Amerika’dan daha yapıcı hareket etmesini bekliyoruz”

    “Şimdiye kadar karşılaştığımız çeşitli haksızlıklara rağmen siyasetin, yatırım ve ticari ilişkilerimize zarar vermemesi için azami hassasiyet gösterdik. Ülkemize yatırım yapan, istihdam oluşturan, ekonomik katkı sağlayan uluslararası şirketlere daima destek olduk”

    “(Covid-19’la mücadele) Haziran ayında yoğun bir aşılama kampanyası yürüterek ülkemiz genelinde normalleşmeyi temin etmeyi hedefliyoruz”

    “(ABD’ye) 2021 yılının ilk 4 ayında ihracatımız, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 4 milyar 272 milyon doları buldu”

    “(Covid-19) Salgının yol açtığı belirsizliklere rağmen Türkiye’ye olan yatırım talebinde de ciddi bir artış gözlemliyoruz”

    “100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için samimi, saygılı, ortak çıkarlara ve değerlere dayanan bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyoruz”

    “Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi Belgesi) Yakında belgemizi milletimiz ve uluslararası yatırımcılarla paylaşacağız”

  • Erdoğan, Akşener ile ilgili ne dedi? Tartışma nasıl başladı?

    Erdoğan, Akşener ile ilgili ne dedi? Tartışma nasıl başladı?


    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Mayıs salı günü AK Parti Grup Toplantısında yaptığı konuşmada İYİ Parti lideri Meral Akşener için sert ifadeler kullandı. Erdoğan’ın grup toplantısındaki sözleri birçok gazeteci ve siyasinin tepkisini çekti.

    Konuşmasında terörle ve suç örgütleriyle mücadelede elde edilen başarının birilerini rahatsız ettiğini söyleyen Erdoğan, “Gelin hanım beni Netanyahu’ya benzetiyor oradan da memleketime gidiyor. Orada gayet güzel bir ders veriliyor. Sen kalkıp da Rize’nin uşağına bu şekilde hakaret edersen yapılacak olan budur. Dua et ki gelin hanıma çok ileri gitmeden bir ders verdiler. Bu da Rizelinin edebini adabını gösterir. Trabzon’a da gittin ama meydana çıkamadan havaalanına gitti. Bunlar daha iyi günler.” dedi.

    Erdoğan, parti grup toplantısında kendisini İsrail Başbakanı Netanyahu’ya benzeten Akşener’e 250 bin liralık manevi tazminat davası açmıştı.

    Meral Akşener, Erdoğan için ne demişti?

    İYİ Parti lideri Akşener, 18 Mayıs tarihinde partisinin grup toplantısındaki konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Netanyahu’ya benzetmişti. Akşener şu ifadeleri kullandı:

    “Mart ayında İsrail’de seçimler yapıldı ve oluşan tablo, İsrail’in en uzun süreli başbakanı Netenyahu’nun, yeni bir hükümet kurmasına imkan vermedi. İsrail Cumhurbaşkanı da hükümeti kurma görevini, Yeş Atid partisine verdi. Birden bire, İsrailli Arap partileri kritik bir öneme sahip oluverdiler. Çünkü hükümet ortağı olma, yeni iktidarı belirleme ihtimalleri doğdu. Bu gelişmeler üzerine bir anlamda Sayın Erdoğan’ın İsrail versiyonu olan, Benyamin Netenyahu, siyasi rakiplerini baltalamak ve bu şekilde koltuğunu koruyabilmek için gözünü kırpmadan, sivillerin ve çocukların hayatlarına kast etmekten geri durmadı. Önce Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra kışkırtmaları yaşandı. Ardından Gazze’ye operasyon başladı. İsrailli Arap partileri de yaşananlara tepki olarak koalisyon görüşmelerinden çekildi. Kim kazandı? Savaş tüccarları, koltuk meraklıları, değişim istemeyen statükocular kazandı. Kim kaybetti? İsrail’de yaşayan Araplar kaybetti. Gazze’deki siviller, kadınlar ve çocuklar kaybetti. İsrail demokrasisi kaybetti.”

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya benzetmesine AK Partililer tepki göstermişti.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Akşener’in Kudüs’te, Mescid-i Aksa’da, Filistinli çocuklar, kadınlar ve suçsuz insanlara devlet terörü uygulayan İsrail’i kınama cesareti dahi sergileyemediğini, Netanyahu ve destekçilerine ancak göstermelik bir tepki verebildiğini belirtmişti.

    Erdoğan’ın sözlerine tepki

    Meral Akşener, Erdoğan’ın kendisiyle ilgili sözlerine, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “İşte biz, tam olarak da bu nedenle, İYİleştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem diyoruz.” dedi.

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın Akşener ile ilgili sözlerine tepki gösterdi.

    Kılıçdaroğlu, “Erdoğan binlerce trolünden umudunu kaybetmiş olacak ki, kendi de trol gibi konuşmaya başlamış. Mafya ağzı ile “bunlar daha iyi günler” demiş. Geç bunları kardeşim geç. Er meydanına gel, milletten korkulmaz. Sandığı getir sandığı!” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine gazetecilerden İsmail Saymaz, Levent Gültekin, İrfan Değirmenci, Ünsal Ünlü, Timur Soykan ve Mehmet Ali Güler gibi gazeteciler de tepki gösterdi.

  • Akşener güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasını açıkladı: Tarafsız cumhurbaşkanı, güçlü meclis

    Akşener güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasını açıkladı: Tarafsız cumhurbaşkanı, güçlü meclis


    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemde birinci ilkelerinin tarafsız cumhurbaşkanı olduğunu belirterek, yasama yetkisi ve gücünün sadece TBMM’de olmasını istediklerini söyledi.

    Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında, iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem önerileri hakkında bilgi verdi.

    “Birinci ilkemiz tarafsız cumhurbaşkanı” diyen Akşener, “İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemde yasama yetkisi ve gücü sadece TBMM’de olacak.” dedi.

    “Milletimizin her bir ferdi kanun önünde şerhsiz şartsız kanun önünde eşit olacak” ifadesini kullanan Akşener, üniversitelerde, kurum dışından rektör atanmasına son verileceğini belirtirken, “İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemde hiç kimse Kazdağları’nı talan edemeyecek.” dedi.

    Konuşmasında partisinin “iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem” önerisini ilk kez kamuoyu ile paylaşan Akşener, “Önerimiz milletimize hayırlı olsun. Büyük Türk milleti, iyi ve cesur evlatların bugün burada. yolsuzluğun, yoksulluğun, yasakların sebebi olan bu ucube sisteme son verecekler burada. Hukuksuzluğa, keyfiliğe dur deyip, milletimizin huzur ve refahı için iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemi milletimizle inşa edeceğiz.” dedi.

    İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemin sosyal hayattan ekonomiye, adaletten diplomasiye her alanda ülkenin karşılaştığı sorunların anahtarı olduğunu savunan Akşener, önerdikleri sistemin, partili Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ülkenin içine düştüğü sıkıntılardan çıkış yolu olduğu söyledi.

    Akşener, önerileri için “Adaleti, liyakati, ortak aklı, devletle milletle yeniden buluşturan bir ilkesel çerçevedir.” dedi.

    Sedat Peter’in iddiaları: Sayın Erdoğan, bu kepazeliğe daha ne kadar sessiz kalacaksın?

    Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarıyla ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sert eleştiriler yöneltti ve “Sayın Erdoğan, bu kepazeliğe daha ne kadar sessiz kalacaksın?” sorusunu yöneltti.

    Sedat Peken’in yayımladığı video kasetlere iliştin ayrıntılı açıklama yapan Akşener şunları söyledi:

    “Öyle zamanlardayız ki devleti idare edenlerin hangi işine baksak elimizde kalıyor. Bir video fırtınası aldı başını gidiyor. Normalde bizim siyaset anlayışımıza göre parti içi meselelere karışmak olmaz, ama bu iş aile içi meseleler haline gelmiş, hele hiç karışmayız. Ama AK Parti içindeki skandallarla milletin gerçek gündeminin gölgelenmesini istemeyiz. Bu kepazeliği Türkiye değil, dünya takip ediyor. Beyler, Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı söz konusu, cümle aleme rezil ettiniz. Bu işler karşılıklı videolar yayınlamakla, gizemli hikayeler bulandırıp, çarptırmakla olmaz. Ekranlara çıkıp saçmalamakla hiç olmaz. Konuyu yaymakla hiç olmaz. Böyle devlet yönetilmez. Bu iş bütün iddiaları araştıracak şeffaf bir yargı süreciyle olur. Devlet itibarının kişiler üzerinden daha fazla ayaklar altına alınmasına izin verilemez. Yapılacaklar basit, İçişleri Bakanı ve suçlamalara maruz kalanlar kenara çekilir, Cumhuriyet’in savcı ve hâkimleri devreye girer. Sayın Erdoğan, bu kepazeliğe daha ne kadar sessiz kalacaksın? Alengirli abuk sabuk işlerinizle devletimizi daha fazla yaralamayın. Makamlarınızın sorumluluğuyla gerekeni yapan, memleketimizi küçük düşürmeyin.”

    “Ekonomi yoğun bakımda, adalet ağır yaralı, demokrasi sizlere ömür”

    Konuşmasında iktidarın ekonomi politikalarına eleştiriler yönelten Akşener, “Ekonomi yoğun bakımda, adalet ağır yaralı, demokrasi sizlere ömür ama ağalara göre işler tıkırında. Milletimiz bu zor zamanlar ne yiyor umurlarında bile değil.

    4 ayda 434 vatandaş intihar etmiş. Her gün bir cinnet çığlığı yükseliyor. Umurlarında bile değil.” dedi.

  • Erdoğan’dan Soylu’ya destek: İçişleri Bakanımızın yanındayız, yanında olacağız

    Erdoğan’dan Soylu’ya destek: İçişleri Bakanımızın yanındayız, yanında olacağız


    AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimin terör örgütleriyle, suç örgütleriyle, suç çeteleriyle yürüdüğünü milletimiz biliyor görüyor.” dedi.

    Partisinin grup toplantısına katılan Erdoğan’ın konuşmalarından satır başları:

    • “Finans piyasalarında zaman zaman görünen kırılganlıkların önlenmesine yönelik önlemleri alıyoruz.”
    • “Sinsi operasyonu akamete uğratacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.”
    • “Kimin terör örgütleriyle, suç örgütleriyle yürüdüğünü milletimiz biliyor görüyor.
    • “Türkiye’ye siyasetten teröre her alanda ağır maliyetleri olan 1990lı yılların istikrarsızlık dönemi, 3 kasım 2002 seçimleriyle sona ermiştir. Milletimiz AK Parti’yi iktidara getirerek yeni bir dönemin perdelerini açmıştır. Hükümeti devraldığımızda ülkemizi dört temel sütün üzerinde kalkındıracağımızı söyledik. Bunların da eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olduğunu söyledik.”
    • “Vicdanını dışarıya kiraya veren yargı, dışa bağımlıdır. Bugün aynı kurulda (HSK) milletin seçtiği Cumhurbaşkanı’nın seçtiği üyeler var.”
    • HSK, parlamentomuzu oluşturan milletvekillerinin iradesiyle tecelli etmiş oldu. Partilere ve vekillere teşekkür ediyorum.”
    • Emniyet konusunda tarihi başarılara imza attık. Suç çetelerinin, uluslararası ajanların cirit attığı Türkiye’yi milletimizin başını huzurla yastığa koyabildiği güvenli bir ülke haline getirdik. Suç örgütlerine karşı tavizsiz bir mücadele yürüttük. Geçmişte etki sahibi olan suç örgütlerini 19 yıl boyunca ellerindeki tüm imkanları alarak çökerttik. Uyuşturucu ile mücadele ederken kimsenin gözünün yaşına bakmadık.
    • Organize suç örgütlerine karşı 1700’e yakın operasyon yapıldı. 8 bine yakın kişi tutuklandı. Suç örgütlerinin önemli iştigal alanındaki kaçakçılık alanında da tarihi rekorlar kırıldı.
    • Terörle suç örgütleriyle mücadelede elde edilen bu sonuçlar birilerini rahatsız etmiştir. Gelin hanım beni Netanyahu’ya benzetiyor oradan da memleketime gidiyor. Orada gayet güzel bir ders veriliyor. Sen kalkıp da Rize’nin uşağına bu şekilde hakaret edersen yapılacak olan budur. Dua et ki gelin hanıma çok ileri gitmeden bir ders verdiler. Bu da Rizelinin edebini adabını gösterir. Trabzon’a da gittin ama meydana çıkamadan havaalanına gitti.
    • Bu daha bir, daha neler olacak neler. bu daha iyi günler. Bu ülkede ahde vefa denilen bir şey vardır eğer ahde vefa olmazsa bu millet affetmez. Bizler hep bu ülkede gerçekten saygıya dayalı bir siyasetin yanında olduk.
    • İçişleri bakanımızı hedef alanların gerisinde ülkemizde sağlanan bu güven ikliminden duyulan bir rahatsızlık var. Suç örgütleriyle mücadelesinde de içişleri bakanımızın yanında olduk ve yanında olacağız.
    • Hedefin içişleri bakanımız değil, büyük ve güçlü Türkiye olduğunu anlamak için, ve onları kullananların silüetlerine bakmak yeterlidir. ülkemizde yıllarca partimizin genel başkanlığımızı yürütmüş Binali Yıldırım beyefendinin oğlu üzerinden yürütülen bir başka işarettir. Bu suçluları ülkemize getirip yargıya teslim edene kadar peşlerini bırakmayacağız.
    • Bu defa ülkemizi suç örgütleriyle kıskaca alma peşindeler. Türkiye’de sosyal kaos denemeleriyle, darbe girişimleriyle başarılamayan değişimin siyasete müdahale ile yapılacağını düşünenler olduğunu hepiniz biliyorsunuz.
    • Boşuna uğraşmayın, seçim Haziran 2023’tür.
    • CHP genel merkezi tacizcilerin, onları koruyanların işgali altındadır. Şu anda CHP genel merkezi tecavüzcülerin işgali altındadır, hırsızların işgali altındadır. Milletimizin değerlerine savaş açmış marjinallerin işgali altındadır.