Etiket: Recep Tayyip Erdoğan

  • Biden ile Erdoğan arasındaki ilk ikili görüşme: Sorunlu başlıklar ve tarafların pozisyonu ne?

    Biden ile Erdoğan arasındaki ilk ikili görüşme: Sorunlu başlıklar ve tarafların pozisyonu ne?


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden ile 14 Haziran’da kritik bir görüşme yapacak.

    Biden’ın Ocak ayında göreve gelmesi ile başlayan yeni dönemde eski Başkan Donald Trump döneminin aksine Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de jeopolitik ve siyasi olarak farklı görüş ve çıkarlara sahip iki lider sık sık karşı karşıya geliyor.

    Biden’ın seçim kampanyası sırasında verdiği bir röportajda Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında “Erdoğan darbe ile değil seçimle değişmeli’ yönünde açıklama yapması da iki liderin ilişkilerine başlamadan büyük bir darbe indirmişti.

    Rusya’dan satın alınan S-400 hava savunma sistemleri, F-35 jetlerinin tesliminin iptali, Fethullah Gülen’in iadesi ve YPG meselesi ABD-Türkiye liderlerinin ilk yüz yüze görüşmesinde masaya yatıracakları ve uzlaşı arayacakları konulardan sadece birkaçı olacak.

    S-400’ler meselesi çözülebilecek mi?

    İkili görüşmenin ilk konusunu Türkiye’nin Rus hava savunma sistemini satın alması ve F-35 savaş jeti programından çıkarılmasının oluşturması bekleniyor.

    Washington’da Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Soner Çağaptay, Ankara ile Washington arasında krize neden olan S-400’lerin “Türkiye-ABD ortak gözetimine alınacağını” iddia etmişti.

    Biden-Erdoğan görüşmesine atıfta bulunan Çağaptay, “Erdoğan, S-400’leri ABD-Türkiye ortak gözetimine alacak. Bu bir NATO tesisinde olacak. ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi sonrası Kabil havaalanının kontrolü Türkiye’ye verilecek. Böylece koalisyon ülkelerinin elçiliklerinin güvenliği sağlanmış olacak. Buna karşılık Biden, S-400’lere yönelik yaptırımlardan vazgeçecek” dedi.

    Nisan ayının son günlerinde ise Bakan Blinken S-400 meselesine yeniden değinmiş Türkiye ve tüm ABD müttefiklerinin Rus silahı satın almaktan “kaçınmaları” gerektiğini, aksi takdirde yeni “yaptırımların gelebileceği” uyarısında bulunmuştu.

    Suriye’de YPG anlaşmazlığı

    İkili görüşmenin diğer kritik bir başlığı da YPG olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Biden ile yapacağı görüşme hakkındaki bir soruyu yanıtlarken ön hazırlıkları yaptıklarını ve Biden’a soracakları ilk sorunun Türkiye-ABD ilişkileri niçin böyle bir gerilim safhasında?” olacağını belirtmişti.

    ABD’nin Türkiye’nin müttefiki olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı, YPG meselesini Amerikalı mevkidaşı ile masaya yatıracağını ifade etmişti. Müttefiklerin “teröristlerin değil birbirlerinin yanında” konuşlanması gerektiğini altını çizen Erdoğan, ABD’nin “maalesef” teröristlerin yanında yer aldığını belirtmiş ve Pentagon’dan YPG’ye bütçe ayrıldığını ileri sürmüştü. Cumhurbaşkanı bu konuya tepkisini “Biden döneminde terör örgütüne destekler devam ediyor” sözleriyle göstermişti.

    ABD’nin YPG’ye verdiği desteği ise çekmesi kısa vadede beklenmiyor.

    Ermeni “soykırımı” krizi

    1915 Olayları’nın Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk defa Biden yönetiminde “soykırım” olarak tanıması da ikili görüşmede ele alınması beklenen diğer hassas bir konu.

    Başkan Biden’ın göreve geldiği Ocak ayından beri Erdoğan ile ilk telefon görüşmesini 1915 Olayları’nın anma günü 24 Nisan’ın arifesinde yapması ve görüşmede Cumhurbaşkanı’na olayları “soykırım” olarak nitelendireceğini bildirmesi Ankara’da büyük tepki çekmişti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konu hakkında yaptığı bir açıklamada “Her 24 Nisan gelir ABD Ermenilerle ilgili ne diyecek. Bırakalım bu işi tarihçiler yapsın, bunu tarihçiler çalışsın. Bütün bunların çalışmalarından sonra önümüze gelen tablo üzerinden gerekli adımları atalım. (…) Burada da kalkıp hiç mi hiç alakası olmayan bir Türkiye’yi böyle bir konunun içerisine nasıl atarsın? Yapmak istediğin bir şey varsa NATO müttefikin olarak gel bu işi çalışmaları yaptırtalım ondan sonra konuşalım. Biz kasaba devleti değiliz, Türkiye Cumhuriyetiyiz” diyerek konu hakkındaki görüşlerini dile getirmişti.

    Amerikan Dışişleri Bakanı Blinken ise Joe Biden’ın resmi olarak “Ermeni Soykırımını” tanıyacağını ilk önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bildirdiğini ifade etmiş, “Anlaşmazlıklarımızı açık, doğrudan, dürüst bir şekilde ifade ederek Türkiye’ye saygı göstermeliyiz ve aynısını Türkiye’den de bekliyoruz” diye konuşmuştu. Bakan ayrıca Ermeni meselesinin Biden’ın Erdoğan ile görüşeceği konular arasında olacağını da söylemişti.

    Fethullah Gülen dosyası

    1999 yılından bu yana ABD’nin Pennsylvania eyaletinde yaşayan Fettullah Gülen, taraftarlarını devlet kurumlarında örgütlenmeye teşvik ederek devlet içinde paralel bir yapı ve terör örgütü kurmakla suçlanıyor.

    2016’da Türkiye’ye ABD Başkan Yardımcısı olarak ziyarette bulunan Joe Biden, Gülen’in iadesi için çalıştıklarını dile getirmişti.

    Biden, Fethullah Gülen’in iadesine ilişkin, “Hukuk uzmanlarımız şu anda Türk meslektaşlarıyla çalışıyor, delilleri ve belgeleri inceliyorlar. Bu belgelerin Amerikan yetkililerine takdim edilmesi ve yasalarımız ve suçluların iadesi anlaşmasına göre hazırlanması lazım” ifadesini kullanmıştı.

    Fakat geçen 5 yıllık süreçte bu konuda bir ilerleme sağlanamadı.

  • Yunanistan Başbakanı Miçotakis NATO Zirvesi öncesi konuştu: Türkiye ile olumlu bir gündeme hazırız

    Yunanistan Başbakanı Miçotakis NATO Zirvesi öncesi konuştu: Türkiye ile olumlu bir gündeme hazırız


    Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Brüksel’de düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada Türkiye ile her zaman “pozitif bir gündeme” açık olduklarını bildirdi.

    14 Haziran’da Belçika’da düzenlenecek NATO Zirvesinde Miçotakis ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel bir görüşme yapması bekleniyor.

    Başkent Atina’da düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Üyesi Güney Avrupa Ülkeleri (MED7) Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın açılışında konuşan Yunanistan Başbakanı, ülkesinde ve Avrupa Birliği (AB) genelinde devam eden Covid-19 aşılama kampanyasının yanı sıra Ankara hükümetiyle Doğu Akdeniz’de yükselen tansiyonun düşülmesi konusuna vurgu yaptı.

    Miçotakis “kademeli, orantılı ve geri dönülebilir” olduğu taktirde Türkiye ile pozitif bir gündeme her zaman açık olduklarını belirtti.

    Miçotakis, Atina ile Ankara arasındaki diyalog sürecinin, yükselen tansiyonun düşmesine devam etmesine, Türkiye’nin AB tarafından belirlenen şartlara uyması ve Birleşmiş Milletler’in belirttiği uluslararası denizcilik hukukuna uygun adımlar atmasına bağlı olduğunu kaydetti.

    Miçotakis, “Türkiye yapıcı bir diyaloğa bağlı kalmalı.” diye de sözlerine ekledi.

    “Kıbrıs’ta iki devletli çözüm ihtimali AB hukukuna aykırı”

    Kıbrıs meselesi hakkında da konuşan Miçotakis, “Sadece garantör ülkeler olan Yunanistan ve Güney Kıbrıs değil, AB hukuna aykırı olduğu için hiçbir AB ülkesi iki devletli çözümün tartışılma olasılığını kabul etmiyor.” diye konuştu.

    Son olarak mülteci ve göçmen sorununa da değinen Yunanistan Başbakanı, “Hiçbir göçmen ve sığınmacının jeopolitik gücün korunması amacıyla araç olarak kullanılmasını tasvip etmiyoruz.” dedi

  • Macron: Fikir ayrılıkları olsa da Erdoğan ile konuşmaya devam etmeliyiz

    Macron: Fikir ayrılıkları olsa da Erdoğan ile konuşmaya devam etmeliyiz


    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile fikir ayrılıkları olsa da konuşmaları ve buna devam etmeleri gerektiğini söyledi.

    Macron, Elysee Sarayı’nda düzenlediği basın toplantısında, NATO Zirvesi kapsamında kendisinin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşme yapmayı istediğini aktararak, “Bu iyi bir şey. Birbirimizi görmeye ihtiyacımız var.” dedi.

    Erdoğan ile derin fikir ayrılıklarının olduğunu dile getiren Macron, “Fikir ayrılıkları olsa da birbirimizle konuşmalıyız ve konuşmaya devam etmeliyiz.” ifadesini kullandı.

    Macron, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile NATO, Suriye, Libya, Dağlık Karabağ ve Fransa’nın “radikal İslamcılık” mücadelesini görüşmek istediğini kaydetti.

    Erdoğan’a “radikal İslamcılıkla” mücadelenin hiçbir şekilde İslam dinini hedef almadığını anlatacağını ifade eden Macron, Erdoğan ile yapılabilecek iş birliği alanlarını da konuşacağını söyledi.

    Macron, insan ve gazetecilerin haklarına ilişkin konularda ve ikili ilişkilerde her zaman açık olduğunu, baş başa görüşmelerde açık şekilde konuştuğu için kamuoyuna karşı da bunu yaptığını aktardı.

    Macron, Sahel’deki “Barkhane Operasyonu”nu sona erdireceklerini açıkladı

    Macron, Afrika’nın Sahel bölgesinde 2014’ten bu yana devam eden “Barkhane Operasyonu”nu sona erdireceklerini bildirdi.

    Macron, G7 zirvesi öncesi düzenlediği basın toplantısında, ülkesinin bölgedeki askeri varlığının derin bir dönüşümden geçmesinin bir parçası olarak “Barkhane Operasyonu”nu sonlandıracaklarını belirtti.

    Bölge ülkelerinin ordularına destek ve iş birliği şeklinde bir operasyonu mümkün kılmak için bu kararın alındığını dile getiren Fransa Cumhurbaşkanı, bu değişimle ilgili takvimin haziran sonunda açıklanacağını ifade etti.

    Macron, Fransa’nın askeri olarak 8 yıldan fazladır Sahel bölgesinde varlık gösterdiğini, çok sayıda Fransız askerinin bu bölgedeki operasyonlarda yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

    Amerikalı ve Avrupalı müttefikleriyle yapılan istişareler sonrası Sahel’de Barkhane’nin yerini bölge ve Avrupa ülkeleri askerlerinden oluşan uluslararası bir gücün alacağı bilgisini paylaşan Macron, “Fransız ordusu bu gücün bel kemiği olacak.” dedi.

    Macron, bununla birlikte bölgedeki Fransız askerlerinin sayısının azalacağını, bazı üslerin kapatılacağını belirterek bu kararın Çad ve Mali’de yaşanan son gelişmelerle ilişkili olmadığının altını çizdi.

    Fransa, 2013 başında Mali’deki “Serval” isimli askeri harekatın ardından 1 Ağustos 2014’te “Barkhane Operasyonu”nu başlatmıştı. Günlük maliyeti 1 milyon euro olan Barkhane Operasyonu”nda 5 binden fazla Fransız askeri görev yapıyor.

    Mali, Moritanya, Çad, Burkina Faso ve Nijer tarafından Afrika’nın Sahel bölgesinde terörle mücadeleye destek için oluşturulan “G5 Sahel Gücü” adı verilen 5 bin kişilik ordunun kurulmasına Fransa öncülük etmişti.

    Fransız Barkhane güçleri, Mali’de 3 Ocak’ta düzenledikleri hava saldırısında 19 sivilin ölümüne yol açmıştı.

  • İlk yurt dışı gezisi için İngiltere’ye gelen ABD Başkanı Biden’den Putin’e uyarı

    İlk yurt dışı gezisi için İngiltere’ye gelen ABD Başkanı Biden’den Putin’e uyarı


    ABD Başkanı Joe Biden 11-13 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek G7 Zirvesi’ne katılmak üzere İngiltere’nin Cornwall beldesine geldi.

    Uçağı Suffolk kentindeki Mildenhall Askeri Üssü’ne inen Biden, burada ABD Hava Kuvvetleri personeli ve ailelerinden oluşan bir kalabalığa seslendi.

    ABD Başkanı Joe Biden, Avrupa gezisi kapsamında görüşeceği Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e, Rus hükümetinin ‘zararlı faaliyetler’ yapması durumunda Washington’un ‘sağlam ve anlamlı’ yanıt vereceği uyarısında bulundu.

    Başkan olarak ilk yurt dışı gezisini yapan Biden, Avrupa’daki temaslarının her noktasında “ABD’nin geri döndüğünü ve dünya demokrasilerinin en çetin zorluklar ve gelecekleri için en önemli meselelerin üstesinden gelmede birlikte hareket edeceğini açıkça belirteceğini” söyledi.

    Biden – Erdoğan görüşmesi

    Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, ABD Başkanı Joe Biden’ın ilk yurt dışı ziyaret programında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapacağı görüşmeyle ilgili “yüz yüze diplomasi için bir fırsat” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Biden’ın 14 Haziran’da Brüksel’de yapacakları ikili görüşmeden beklentilerinin ne olduğunun sorulması üzerine Psaki, “Bu ilişki, yapıcı bir şekilde birlikte çalışmaya devam edilmesi gerektiğini hissettiğimiz alanların ve fırsatların olduğu, aynı zamanda ciddi anlaşmazlıklar yaşadığımız alanların da olduğu bir NATO ortağıyla olan ilişki. Bu, Başkan Biden’ın, ilk yurt dışı ziyaretinde ikili görüşmeyi öncelik edinmenin önemli olduğunu hissettiği yüz yüze diplomasiye sahip olmak için bir fırsat.” ifadesini kullandı.

    Biden ile Erdoğan hangi konuları görüşecek?

    Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, söz konusu görüşmede masada hangi konuların olacağı sorusuna ise “Küresel toplumu etkileyen bölgesel güvenlik konularını görüşeceklerine eminim, aynı şekilde Covid-19 ve ekonomi de konular dahilinde olacaktır. Görüşme zamanı yaklaştıkça elimizde daha çok detay olacaktır.” yanıtını verdi.

    ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ise geçen haftaki açıklamasında ABD Başkanı Joe Biden’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı görüşmede insan hakları da dahil bir çok konunun ele alınacağını söyledi.

    Biden’ın Erdoğan’ın iyi tanıdığını belirten Sullivan, “Biden ve Erdoğan, ilişkilerin tüm boyutlarını gözden geçirmek için bu fırsatı değerlendirmeyi dört gözle bekliyor.” açıklamasında bulundu.

    Biden’ın ilk yurt dışı gezisi

    Biden, Avrupa gezisinin ilk ayağında 10 Haziran’da İngiltere Başbakanı Boris Johnson, 13 Haziran’da İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth ile görüşecek.

    İngiltere’nin ardından Belçika’nın başkenti Brüksel’e geçecek olan Biden, 14 Haziran günü gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne katılacak. ABD Başkanı, burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile başkan olarak ilk yüz yüze görüşmesini gerçekleştirecek.

    Biden, 15 Haziran’da Brüksel’de ABD-AB Zirvesi’ne katılacak ve 16 Haziran’da İsviçre’nin Cenevre kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelecek.

  • ABD, Türkiye’ye yönelik S-400 yaptırımlarından vaz mı geçiyor?

    ABD, Türkiye’ye yönelik S-400 yaptırımlarından vaz mı geçiyor?


    Washington’da Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Soner Çağaptay, Ankara ile Washington arasında krize neden olan Rus savunma sistemi S-400’lerin “Türkiye-ABD ortak gözetimine alınacağını” iddia etti.

    Biden ile Erdoğan arasında 14 Haziran’da yapılacak görüşmeye atıfta bulunan Çağaptay, “Erdoğan, S-400’leri ABD-Türkiye orta gözetimine alacak. Bu bir NATO tesisinde olacak. ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi sonrası Kabil havaalanının kontrolü Türkiye’ye verilecek. Böylece koalisyon ülkelerinin elçiliklerinin güvenliği sağlanmış olacak. Buna karşılık Biden, S-400’lere yönelik yaptırımlardan vazgeçecek.” dedi.

    Söz konusu iddia ABD’li yetkililer tarafından resmi olarak dile getirilmiş değil. Türkiye, S-400’ler nedeniyle Trump yönetimi tarafından F-35 yeni nesil savaş uçağı projesinden çıkarılmıştı.

    Ayrıca ABD Hazine Bakanlığı, CAATSA yaptırımları kapsamında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ve Başkanlık yetkililerinden Mustafa Alper Deniz, Serhat Gençoğlu ve Faruk Yiğit’i yaptırım listesine almıştı.

    Ankara daha sonra F-35 programında kalmak için Washington DC’nin en prestijli hukuk firmalarından biri olan Arnold & Porter’la anlaşmıştı.

    Blinken: Türkiye, NATO müttefiki gibi davranmıyor

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde yapılan ve bakanlığın 2022 bütçesinin ele alındığı oturumda ABD’nin dış politika önceliklerine ilişkin soruları yanıtladı. Blinken, daha önce sarfettiği “Türkiye bir NATO müttefiki gibi davranmıyor” sözlerini yineledi.

    Türkiye hakkında da senatörlerin sorularına yanıt veren Dışişleri Bakanı, Doğu Akdeniz’deki son durum, insan hakları, hapisteki gazeteciler ve Rusya’dan S-400 alımı gibi birçok başlığı Başkan Joe Biden’ın 14 Haziran’da görüşeceği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ileteceğini söyledi.

    Senato’da Komisyon Başkanı Robert Menendez’in Türkiye hakkındaki sorusunu yanıtlayan Bakan Blinken, Senatör’ün uluslararası hukuk ihlalleri hakkındaki endişelerini paylaştığını belirtti ve Türkiye’nin bazı dış politikalarını “sorunlu” olarak nitelendirdi.

    Senatör Menendez Blinken’a yönelttiği soruda bir NATO üyesinin bir çok avukatı ve gazeteciyi hapiste tutmasının “şaşırtıcı” olduğunun altını çizerken, “Türkiye sürekli olarak uluslararası hukuku ihlal ediyor, Kıbrıs’ı ve münhasır ekonomik bölgesini tehdit ediyor, Libya ile Yunanistan’ın da münhasır ekonomik bölgesine müdahale eden ve kimse tarafından tanınmayan ekonomik bölge ilan ediyor, Ermenistan’a karşı tehditkar bir tavır sergiliyor” ifadelerini kullandı.

    Blinken ise verdiği yanıtta bu sorudaki endişeleri paylaştığını, Türkiye ile doğrudan görüşmeler gerçekleştirildiğini ve Biden-Erdoğan görüşmesinde bu konuların gündemin ilk maddelerini oluşturacağını ifade etti. S-400 konusunda ise Türkiye’nin bir NATO müttefiki gibi hareket etmediğini belirten Blinken, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den araştırma gemilerini çekmesinin kendilerini memnun ettiğini belirtti. Dışişleri Bakanı bunun yanında gazeteciler ve insan hakları konusunda ciddi endişeler taşıdıklarını da dile getirdi.

  • Erdoğan: PKK’nın üst düzey yöneticisi Selman Bozkır öldürüldü

    Erdoğan: PKK’nın üst düzey yöneticisi Selman Bozkır öldürüldü


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “PKK’nın üst düzey yöneticisi Selman Bozkır’ın etkisiz hale getirildiğini” bildirdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: “Buradan milletimize güzel bir haber vermek istiyorum. Terör örgütü PKK’nın üst düzey yöneticisi ve Mahmur genel sorumlusu ‘Doktor Hüseyin’ kod adlı Selman Bozkır, dün Milli İstihbarat Teşkilatı’mızın kahramanları tarafından etkisiz hale getirildi. Bu başarılı operasyonda emeği geçen tüm arkadaşlarıma milletim adına teşekkür ediyorum. Hain ve bölücü örgütün Mahmur’u terörün ‘kuluçka merkezi’ olarak kullanmasına müsaade etmeyecek, terörü kaynağında kurutmaya devam edeceğiz.”

    Selman Bozkır kimdir ?

    Selman Bozkır, PKK/KCK’ya 1990’larda katıldı ve uzun yıllar örgütün Avrupa’daki faaliyetlerini organize etti. Örgütün İngiltere sorumluluğunu da yürüten Bozkır, Mahmur’da görevlendirilmeden önce Irak’ın kuzeyinde örgütün illegal para trafiğini yönetti ve ardından PKK/KCK’nın, Mahmur sorumlusu oldu.

    Türk istihbarat birimleri, PKK/KCK’nın Mahmur Kampı’na Kandil kadar önem verdiği, mülteci kampı adı altında eylemci kadrolarını bu alandan temin ettiği ve yetiştirdiğini rapor etmişti.

    Erdoğan: Mahmur Kandil kadar önemli

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta içinde TRT Haber’de katıldığı özel yayında, terörle mücadelede Mahmur meselesini en az Kandil kadar önemsediklerini söylemiş, Birleşmiş Milletler gözetimindeki Mahmur’u kastederek BM’ye “Siz temizlemezseniz biz temizleriz.” ifadesini kullanmıştı.

  • Meral Akşener: Halk, Peker’in ifşalarına inanıyor, Erdoğan 2023’teki seçimlerde gidecek

    Meral Akşener: Halk, Peker’in ifşalarına inanıyor, Erdoğan 2023’teki seçimlerde gidecek


    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yapılan anketlerde halkın çoğunluğunun Sedat Peker’in söylediklerinin “doğru” olduğuna inandığını belirterek, 2023’te yapılması öngörülen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın koltuğunu kaybedeceğini söyledi.

    Türkiye’de yaşanan Covid-19 salgını, ekonomik tablo ve diğer olumsuz gelişmelerin üzerinin örtülemeyeceğini ifade eden Akşener, “Ben Sayın Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam gece uyuyamam.” diye konuştu.

    Cumartesi akşamı Halk TV’nin konuğu olan Meral Akşener gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2023’te düzenlenecek seçimleri kaybedeceğini öne süren Akşener, “Erdoğan, ne zaman olacağı önemli değil, önümüzdeki seçimde gidecek. Sandıkla demokratik bir şekilde… Millet İttifakı iktidar olacak, aynı Ankara ve İstanbul’da olduğu gibi. Parlamenter sistem gelecek Türkiye yoluna devam edecek. Yeni bir beyaz sayfanın açıldığı Türkiye ile karşı karşıya kalacağız.” diye konuştu.

    “Millet İttifakı eski yanlışlara düşmemeli, ortak cumhurbaşkanı adayı çıkarmalı”

    Daha önceki seçimlerde farklı adaylar çıkarmanın Millet İttifakı’na zarar verdiğini belirten Akşener, “3 ayrı adayla gittik, Erdoğan ile birlikte birbirimizle de rekabet ettik. Ortak bir adayla gidilmeli. Millet İttifakı paydaşlarının birbiriyle rekabet etmesini doğru bulmuyorum. Bu aday ben olmalıyım da demiyorum. Kılıçdaroğlu bu konuda son derece akılcı ve iyi niyetle yaklaştı.” dedi.

    “Kılıçdaroğlu’nun bize 15 milletvekili vermesini asla unutmayacağız”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İYİ Parti’ye yaptığı jesti hiç unutmayacaklarını ifade eden Akşener, “Kılıçdaroğlu bize 15 milletvekili verdi. Ve biz bunu hiç unutmayacağız. Bugünün temellerini o gün attık. Bu fikir benden çıktı. Bu istekte bulundum çünkü Kılıçdaroğlu ile yaptığımız görüşmelerdeki onun tutumu çok önemliydi. Kılıçdaroğlu bu konuda son derece akılcı ve iyi niyetli davrandı.” dedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Akşener ayrıca, HDP’nin de kendi adayını çıkarması gerektiğini savundu.

    Akşener, organize suç örgütü lideri olmaktan hakkında yakalama kararı bulunan ve son dönemde sosyal medya hesabındaki videolarla bir anda Türkiye’nin gündemine oturan Sedat Peker konusuna da değindi.

    AK Parti’den kimse Peker’i yalanlamadı

    Akşener, Peker’in iddialarına ilişkin olarak, “AK Parti ilk kurulduğunda çok iddialıydı. Susurluk, 28 Şubat gibi olayların üzerine gideceklerini açıklamışlardı. Bir de baktık ki bu unsurlarla aile olmuşlar. Bu bir göndermeydi. AK Parti’deki isimler Sedat Peker’in için yalan söylüyor demiyorlar. O alıyor öbürüne sektiriyor ve sanki top çeviriyorlar gibi… Bunu bir bilgisayar yazılımına benzetirsek, AK Parti’nin son anlarını yaşadığını söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

    1996 yılındaki Susurluk kazasına ilişkin görüşlerini de belirten Akşener, “29 dava açılmıştır Susurluk meselesiyle ilgili. Bunun 8 aylık sürede 27’sini mahkemeye gönderen bakan benim. Hangi iddia varsa araştırtmıştım” dedi.

  • Sedat Peker, Serdar Ekşioğlu ile yaptığı video görüşmesinin kaydını yayınladı

    Sedat Peker, Serdar Ekşioğlu ile yaptığı video görüşmesinin kaydını yayınladı


    Organize suç örgütü lideri olma iddiasıyla hakkında yakalama kararı bulunan Sedat Peker bugün Twitter hesabından yeni bir video görüşmesinin kaydını yayınladı.

    Peker, yeni video ile ilgili, “Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip abinin yeğeninin kocası Lazoil petrol dağıtım şirketinin sahibi Serdar Ekşi’nin karakolda milletvekilinin dövülme hadisesinin ve Suriye’ye giden askeri malzemelerle ilgili yaptığım telefon görüşmesi.” ifadelerini kullandı.

    Sedat Peker bir sonraki iletisinde ise, “Serdar Ekşi serdar ekşi ne demiştim… Dik duracağız. Sen benle görüşüp sonrasında aleyhimde yapılan çalışmalara ortaklık ettin. Yaptığın her şeyi biliyorum, görüşeceğiz. Biz hepimiz aileyiz her suçta beraberiz.” ifadelerini kullanıyor.

    Yaklaşık 13 dakika süren ve uzun süre gülüşmelerin yer aldığı videoda Peker, Ekşioğlu Akaryakıt Ürünleri’nin sahibi Serdar Ekşioğlu ile Facetime üzerinden konuşuyor ve haksızlığa uğradığını dile getiriyor.

    Ekşioğlu, Peker’in haksızlığa uğradığı yönündeki iddiasını teyit ediyor. Konuşmanın ilerleyen bölümünde Peker’in Suriye’ye silah götüren TIR’ların gidişine tanık olduğu sözlerini de kendi ifadeleri ile doğruluyor.

    Videoda Peker, “O malzemeleri yollarken sen yok muydun? Dört TIR biz, dört 4 TIR onlar yolluyordu. Onlar Suriye’de başka yerlere veriyordu. Biz satmıyorduk sen de vardın ben de vardım.” diyor. Ekşioğlu da ‘Reisim’ diye hitap ettiği Peker’in bu sözlerini onaylıyor.

    Ekşioğlu, sohbetin başında ‘Pelikancılar’ olarak tanımlanan grupla ilgili, Peker’den bu konuya fazla ilişmemesini istiyor.

    Atmosferin nasıl olduğu sorusuna Ekşioğlu, “Reisim ortalık yangın yeri.” sözleriyle cevap veriyor. Peker’in “Hakettiler” ifadesini Ekşioğlu, “Fazlasıyla” diye yanıtlıyor.

    Peker’in “Onlar (Pelikan) da var işin içinde nasıl girmeyeyim?” sorusuna Ekşioğlu, “Ben Süheyb’i (gazeteci Hilal Kaplan’ın eşi) aradım Pelikan’ın başı o zaten. Ben burada değilim geleyim görüşelim dedi.” cevabı yer alıyor.

    Sedat Peker, cuma günü Twitter hesabından yazdığı bir iletide, “Pazar günkü videoya kadar canınız sıkılmasın diye yarın akşam üzeri saatlerinde, zaman geçirmek için, aperatif niyetine birisiyle yaptığım telefon konuşmamı yayınlayacağım. Konu Suriye silahları.” açıklamasında bulunmuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Denizlerimizi müsilaj belasından kurtaracağız

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Denizlerimizi müsilaj belasından kurtaracağız


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Son dönemde Marmara’da karşımıza çıkan müsilaj sorunlarının kaynağı arıtılmadan denize bırakılan atık sulardır” dedi.

    Erdoğan, Pendik Millet Bahçesi’nde düzenlenen 5 Haziran Dünya Çevre Günü Toplu Açılış Töreni’ne katılarak konuşma yaptı.

    “Başta Marmara olmak üzere, bu müsilaj belasından denizlerimizi kurtaracağız.” diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

    “Son dönemde Marmara’da karşımıza çıkan müsilaj sorunlarının kaynağı arıtılmadan denize bırakılan atık sulardır.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak bu işi koordinasyonunuza alacaksınız üniversitelerle el ele verip başta Marmara olmak üzere bu müsilaj belasından denizlerimizi kurtaracağız.

    Bakanlığımız 300 kişilik bir ekiple Marmara’nın 91 ayrı noktasında, karada da tüm atık su arıtma, katı atık tesisleriyle kirlilik kaynağı olabilecek her yerde denetimlerini sürdürüyor.

    Müsilaj istilası ancak belediyelerden üniversitelere ve özel sektörümüze tüm kurumlarımızın ortak gayretiyle çözülebilecek bir sorundur.”

    Erdoğan, “Yaptığımız yatırımlarla sayısını 15’ten 90’a yükselttiğimiz katı atık toplama tesislerimiz, nüfusumuzun 70 milyonuna hizmet veriyor.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hastanelerimiz nasıl bu salgın döneminde milletimizin sağlığının korunmasında hayati öneme sahip olmuşsa millet bahçelerimiz başta olmak üzere yeşil alanlarımız da adeta insanlarımıza nefes borusu işlevi görmüştür.” dedi.

    “81 ilimizin tamamında şehirlerimizi daha fazla yeşil alanla buluşturduk”

    Erdoğan, şunları söyledi:

    “Geçmişte şehir merkezlerindeki alanları vatandaşlarına kapatan zihniyetin bıraktığı kötü izlerin tamamını silmekle kalmadık, 81 ilimizin tamamında şehirlerimizi çok daha fazla yeşil alanla buluşturduk.

    Şehir merkezlerinde yer alan millet bahçelerimiz insanlarımıza yürüme mesafesinde erişim imkanı sağladığı için, afetlerde toplanma alanı olarak da hizmet verecektir.”

    Çevre bizim işimiz, yeşil bizim işimiz, bundan sonra bunu yapmakla kalmayacak, bu noktada ağaçlandırmadaki faaliyetlerimizi daha da hızlandıracağız.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hazırlıklarını sürdürdüğümüz Türkiye Bisiklet Yolu Master Planı’nı tamamladığımızda Avrupa Bisiklet Ağı ile ülkemizi bütünleştirmiş olacağız.” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Karadeniz’deki toplam gaz keşfimiz 540 milyar metreküpe ulaştı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Karadeniz’deki toplam gaz keşfimiz 540 milyar metreküpe ulaştı


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 135 milyar metreküplük yeni bir doğal gaz keşfi ile Karadeniz’deki toplam gaz keşfinin 540 milyar metreküpe ulaştığını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Filyos Limanı Açılışı ve Doğal gaz İşleme Tesisleri Temel Atma Töreni’nde 135 milyar metreküplük yeni bir doğal gaz keşfi yapıldığını açıkladı.

    Fatih Sondaj Gemisinin geçen yıl toplamda 405 milyar metreküplük doğalgaz rezervi bulduğunu hatırlatan Erdoğan şunları söyledi:

    “Bu sonuç. dünyada 2020’de denizlerde yapılan en büyük keşif olarak kayıtlara geçmiştir. Kendi gemilerimizle hem sismik araştırmalar hem de sondaj araştırmaları yapıyoruz. İşte şimdi milletimize yeni bir müjdeyi daha paylaşıyoruz. Fatih Sondaj Gemimiz yine Sakarya Gaz Sahası’ndaki Amasra 1 kuyusunda 135 milyar metreküplük yeni bir doğal gaz keşfi daha yaptı. Böylece Karadeniz’deki toplam gaz keşfimiz 540 milyar metreküpe ulaştı. Bu güzel haberin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Amasra-1 Kuyusu’nun çevresindeki yeni arama ve sondajlama çalışmalarımız sürüyor. İnşallah bu bölgeden yeni müjdeli haberler de bekliyoruz.”

    Kanuni Sondaj Gemisinin açılan kuyuları üretime hazır hale getirmek için çalışmaya başlayacağını kaydeden Erdoğan şu açıklamayı yaptı:

    “Türkiye’yi en büyük cari açık kalemi olan enerji ithalatından kurtaracak kalkınma hamlemizi hızlandırmak en büyük hedefimizdir. 3 etapta çıkarmayı planlıyoruz. 1. aşama deniz tabanında kurulacak doğalgaz üretim sistemleri. 2. aşama karada doğalgazı işleyecek ve kullanıma hazır hale getirecek tesistir. 3. aşama ise denizdeki sistemle karadaki tesis arasındaki bağlantıyı sağlayacak boru hattıdır. Doğalgaz kullanıma hazır hale geldiğinde zaten ekonomimize büyük katkı sağlayacaktır. İlk etapta 10 kuyunun sondajını ve tamamlama işlemini bitirecek, ardından yeni sahalara açılacağız. “

    “Son 3 yılda günlük petrol üretimimiz yüzde 35 arttı”

    “Geçtiğimiz haftalarda Diyarbakır ve Kırklareli’ndeki 3 kuyuda günlük 6 bin 800 varillik yeni petrol keşfi yapmıştık. Sadece son 3 yılda günlük petrol üretimimizi yüzde 35 artırarak 61 bin varile çıkardık. Böylece yıllık petrol üretimimiz 54 milyon varil sınırına dayandı. Yenilenebilir enerji kaynaklarını güneş ve rüzgar enerjisi üretiminin her geçen gün artırıyoruz. Toplam kurulu gücü olan 96 bin megawattını 61 bin megawattını yerli kaynakla hallettik. İthal kaynaklar dayalı kurulu gücümüz ise 35 bin megawatt civarındadır. Halihazırda 1000 megawattlık güneş enerjisi yatırımıyla ilgili süreci tamamladık. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ilk reaktörünü inşallah 2023 yılında hizmete alacağız.”