Etiket: Recep Tayyip Erdoğan

  • Erdoğan: Avrupa Birliği’nin Kavala ile ilgili aldığı kararları tanımıyoruz | Canlı Blog

    Erdoğan: Avrupa Birliği’nin Kavala ile ilgili aldığı kararları tanımıyoruz | Canlı Blog


    Erdoğan: AİHM’in Kavala ve Demirtaş ile ilgili kararlarını tanımıyoruz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz, Avrupa Birliği’nin Kavala’yla, Demirtaş’la, şununla, bununla ilgili aldığı kararları tanımıyoruz. Olay bu kadar basit. ‘Yok’ farz ediyoruz” dedi.

    Erdoğan, Katar ziyaretinin ardından gazetecilere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı. AİHM’in Osman Kavala ile ilgili ‘ihlal süreci’ başlatması kararıyla ilgili Erdoğan, bu kararı tanımadıklarını söyledi:

    “Buna yorum yapmaya gerek yok ki. Biz, Avrupa Birliği’nin Kavala’yla, Demirtaş’la, şununla, bununla ilgili aldığı kararları tanımıyoruz. Olay bu kadar basit. ‘Yok’ farz ediyoruz. Bizim indimizde bunlar yok hükmündedir. Bunları kaç kez açıkladık. İster anlasınlar ister anlamasınlar. Bizim yargımızın vermiş olduğu kararın üzerinde biz, Avrupa Birliği kararı tanımıyoruz. Ne biliyorlarsa onu yapsınlar.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da | Euronews

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da | Euronews


    Erdoğan’dan Katar ziyareti öncesi stokçuluk açıklaması: Cezalar az

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar ziyareti öncesi değerlendirmelerde bulundu. 

    Afganistan’da yönetime gelen Taliban üyelerinin Türkiye’ye yaptığı ziyareti hatırlatan Erdoğan, “ Şu anda bizim de Katar’la olan dayanışmamızda özellikle Taliban yönetiminin Afganistan’da havalimanın Katar-Türkiye iş birliğiyle yönetilmesini teklif ediyorlar. Bizler de bunu gündemimize aldık. Bunlarla ilgili görüşmelerimizi Katar’la da yürütüyoruz.” diye konuştu.

    “Katar’ın yanı sıra Körfez’deki diğer ülkelerle de iş birliğimizi geliştirmeye çalışıyoruz.” diyen Erdoğan’ın açıklamalarından bazı satır başları şöyle:

    “Körfez bölgesinde diyalog kapılarının tekrar açılması ve yanlış anlamaların giderilmesi yönünde yürütülen diplomatik çabaları memnuniyetle karşılıyoruz.”

     “Türkiye olarak tüm Körfez ülkeleriyle olan birlikteliğimizi, dayanışmamızı, bundan sonraki ilişkileri çok daha güçlenerek devam ettirmekten yanayız.”

    “(Asgari ücret) Biz kesinlikle bu noktada işçimizi zora sokmayacağız.”

    “Asgari ücret noktasında da inşallah en uygununu, en ideal olanını gerek brüt gerek net masaya yatırarak nihai kararımızı vereceğiz.”

    “Özellikle benim en çok rahatsız olduğum konu stokçuluk”

    “Şu anki cezai müeyyide çok düşük. Mehmet (Muş) Bey’e söyledim, hazırlıklarınızı yapın bu müeyyideyi onları rahatsız edici bir noktaya çıkaralım”

    “(Stokçuluk yapanlar) Bedelini ağır ödeyecekler. Çünkü vatandaşımıza hele hele gıdada bu tür zulmü yapanlara biz ‘Buyur yoluna devam et diyemeyiz.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İspanya ile Türkiye’nin yaptığı anlaşmalara Yunanistan’dan tepki

    İspanya ile Türkiye’nin yaptığı anlaşmalara Yunanistan’dan tepki


    Yunanistan, İspanya ile Türkiye arasında yapılan ve silah satışını da içeren son anlaşmalardan rahatsızlık duyduğunu bildirdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İspanya Başbakanı Pedro Sanchez başkanlığında, Ankara’da Türkiye-İspanya Hükümetlerarası 7. Zirvesi gerçekleştirildi. Önceki gün gerçekleşen zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan “20 milyar dolarlık bir hedefimiz var. İnanıyorum ki değerli dostumla (Sanchez) birlikte yakalayacağız. Türkiye-İspanya Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesinin 2. toplantısını, gelecek yılın ilk çeyreğinde, müteakip iş forumu toplantısını ise geniş bir katılımla inşallah haziran ayında düzenleyeceğiz.” ifadesini kullandı. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de, “Ülkelerimizi birleştiren yakın ilişkinin bir örneği olan Hispano-Türk Zirvesi’ni Ankara’da başlattık.” ifadesini kullandı.

    “Özellikle savunma sanayi alanında İspanya ile birçok ortak proje yürütüyoruz.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkelerimizin potansiyelini göz önünde bulundurarak bu alandaki iş birliğimizi daha da derinleştirmeyi özellikle arzu ediyoruz. İspanya ile birlikte uçak gemisini yaptık ve şu anda denize indirmiş vaziyetteyiz ama biz inşallah şimdi bunun çok daha büyüğünü yine İspanya ile birlikte yapalım istiyoruz.” diye konuştu.

    İki ülke arasında savunma alanındaki iş birliği, Yunanistan hükümeti ve basını tarafından yakından takip ediliyor.

    Yunanistan Hükümet Sözcüsü İkonomu: Gelişmeleri izliyor olacağız

    Yunan Hükümet Sözcüsü Yannis İkonomu, Atina’nın anlaşmaya ve özellikle Yunanistan’ın AB içerisindeki ‘müttefiki’ olarak gördüğü İspanya’ya yönelik rahatsızlığını dile getirdi.

    İkonomu,”(Sanchez ve Erdoğan’ın) açıklamalarından haberdarız, gelişmeleri izliyor olacağız. Türkiye’nin kusurlu faaliyetleri ve uluslararası hukuku ihlalleriyle ilgili olarak AB üyelerinin çok açık şekilde Avrupa Konseyi’nin kararlarına bağlı olması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

    Dendias: Tehditkar ülkelere silah satılmamalı

    Bu arada Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’ın ev sahipliğinde, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri​​​​​​​, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın katılımıyla dörtlü görüşme düzenlendi.

    Görüşme sonrası yapılan açıklamada, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Madrid’le Ankara arasındaki anlaşmaya atıfla, “AB üyesi ülkeler, Fransa örneğini takip etmeli ve savaşı tehdit eden ülkelere silah sağlamamalı. Özellikle de bu tehditler diğer AB ülkelerine yöneltiliyorsa…” ifadesini kullandı.

    Dendias’ın isim vermeden açıklama yapması, İspanya’ya örtülü bir eleştiri olarak yorumlandı.

    Dörtlü görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada ayrıca, tarafların bölgedeki son gelişmeler, istikrar ve güvenliği ele aldığı belirtildi.

    Açıklamada, tarafların, enerji, iklim değişikliği, Covid-19 salgını ile mücadele ve göçmen sorunu gibi konularda iş birliğini artırmaya yönelik değerlendirmelerde bulunduğu aktarılarak, “barış ve istikrarın hem bölgesel hem de küresel seviyede teşvik edilmesinde ve arzu edilen ekonomik kalkınmaya öncelik verilmesinin gerekliliğinde” hemfikir olunduğu kaydedildi.

    Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’la ayrı bir görüşme gerçekleştiren Dendias, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, ‘Yunanistan’la Fransa arasında sonsuza uzanan bağların’ olduğunu belirtti. Dendias, iki ülke arasındaki Stratejik Ortaklık Anlaşması’na özel bir atıfta bulunarak, Yunan-Fransız ikili ilişkilerinin ‘mükemmel’ olduğunu dile getirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan istifa etti

    Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan istifa etti


    Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan istifa etti. Resmi gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde “Elvan’ın görevden af talebi kabul edildi” denildi. Bakan Elvan’ın Merkez Bankası faiz indirimiyle ilgili olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile fikir ayrılığı yaşadığı öne sürülüyordu. Elvan’ın yerine Nureddin Nebati atandı.

    Merkez Bankası faiz kararı öncesi konuşan Eski Hazine ve Maliye Bakanı Elvan, “Enflasyonda maalesef arzuladığımız seviyede değiliz. Hedeflediğimiz büyümenin ön koşulu fiyat istikrarından geçiyor.” ifadelerini kullanmıştı.

    Bakan Elvan konuşmasının devamında “Enflasyonla mücadele kararlılığımızı çok net bir şekilde gösteriyor, iç talep gelişmelerini çok yakından takip ediyor, gerektiğinde makro ihtiyati tedbirleri gecikmeden alıyoruz. Enflasyonla mücadelede kararlı olduğumuz sürece döviz kuru istikrara kavuşacak, ülke risk primi düşecektir” dedi.

    Bakan Elvan’ın bu açıklamaları Merkez Bankası’nın faiz düşürme kararına karşı olduğu şeklinde yorumlandı.

    Bakan Elvan, Erdoğan’ı alkışlamadı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da son faiz artırım kararı öncesi grup konuşmasında isim vermeden Elvan’ı hedef almıştı. Erdoğan, “Bu mücadelede beraber yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan faizi savunanlar, kusura bakmasınlar. Bu yolda ben, faizi savunanla beraber olamam, olmam. Bu görevde olduğum sürece faizle mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim ve enflasyonla mücadelemi de sürdüreceğim” demişti.

    Bu sözler Ak Parti meclis grubunca alkışla karşılanırken, Bakan Elvan hareketsiz şekilde konuşmayı takip etmeyi sürdürdü.

    Ekonomist Lütfi Elvan, Berat Albayrak’ın istifasının ardından 10 Kasım 2020 yılında Hazine ve Maliye Bakanılığı’na getirilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan: Hiçbir zaman yüksek faizci olmadım, yarın da olmayacağım

    Erdoğan: Hiçbir zaman yüksek faizci olmadım, yarın da olmayacağım


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, faiz konusundaki politikasından geri adım atmayacağını söyledi.

    Erdoğan, “Tayyip Erdoğan dün ne dediyse bugün de aynısını söyler. Yüksek faizden ne kadar rahatsız olduğumu cümle alem bilir” dedi.

    Faiz politikasını eleştirenlere seslenen Erdoğan, “Ama siz mandacı tayfasınız. Siz son dönemde döviz kuru üzerinden yürüyen tartışmalarda aynısını yapıyorlar. İstiyorlar ki ülke batsın, kendileri de hiçbir şey yapmadan gelip iktidara otursun… Dün vesayete, darbecilere, para baronlarına karşı hangi mücadeleyi verdiysek bugün de faiz lobisine, üretim ve istihdam düşmanlarına karşı aynı mücadeleyi veriyoruz. İnşallah bu yoldan da geri dönmeyeceğiz.” diye konuştu.

    “Stokçulara bu ülkeyi biz mezar edeceğiz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Stokçulara evelallah bu ülkeyi biz mezar edeceğiz. Stokçuluk bizim dinimizde haramdır, bunu yapamazsınız. Yapanlar varsa, bunun bedelini ödeyecekler.” dedi.

    Erdoğan, “Türkiye, siyasi ve ekonomik istikbalini bir daha asla CHP gibi, IMF ve benzeri küresel ekonomik vesayet kurumlarının reçetelerine teslim etmeyecektir.” diye konuştu.

    Sadece enflasyona bakarak Türk ekonomisini okumanın haksızlık olacağını dile getiren Erdoğan, “Biz çok daha köklü, çok daha kalıcı bir ekonomik değişimi hayata geçirmenin mücadelesini veriyoruz. Biz çok daha tutarlı ve dengeli bir iktisat politikası ile ülkemizi hedeflerine ulaştırmaya çalıştığımızda sanki kıyamet kopmuş gibi ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Türkiye’nin ekonomik çıkarları yerine küresel faiz lobilerinin çıkarlarını savunarak milli olunmaz, ulusalcı olunmaz, yerli olunmaz, demokrat olunmaz, liberal olunmaz, vicdanlı ve ahlaklı hiç olunmaz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Türkiye’yi her alanda olduğu gibi ekonomide de milli duruşla önde gelen küresel bir güç haline getirmekte kararlı olduklarını vurgulayan Erdoğan, “Biz bu mücadeleyi verirken yüksek kurdan döviz alıp daha da yükselmesini bekleyenlerin, etiketlerine fahiş fiyatlar koyup, haksız kazanç peşinde koşanların, malını 2 kat, 3 kat fazlasına satmaya çalışanların sonu açık konuşuyorum hüsran olacaktır.” diye konuştu.

    Vatandaşlara ve milletvekillerine seslenen Erdoğan, “Stokçulara evelallah bu ülkeyi biz mezar edeceğiz. Stokçuluk bizim dinimizde haramdır, bunu yapamazsınız. Yapanlar varsa, bunun bedelini ödeyecekler. Osmanlı bunun bedelini çok ağır ödetti, biz de ödeteceğiz.” dedi.

    Erdoğan, ilgili bakanlıkların da stokçuların üzerine gideceğini söyledi.

    Döviz alırken sükunetten, sağduyudan ayrılmayın”

    Vatandaşlara, “Döviz alırken de fiyat belirlerken de alışveriş yaparken de lütfen sükunetten, sağduyudan ayrılmayın. Kısa vadeli ve paniğe dayalı adımlar atmak yerine uzun vadeli düşünmeyi hareket etmeyi tercih edin.” çağrısında bulunan Erdoğan, daha çok üretecek, daha çok kazanacak, kazandığı milletin tamamına fayda sağlayacak, refahı arttıracak bir ekonomik yapı inşa etmeyi amaçladıklarını bildirdi.

    “Faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan melanettir”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Faizleri artırarak paradan para kazanan tufeylileri sevindirmek yerine, faizi düşürerek yatırımı ve üretimi kolaylaştırıyoruz. Zira faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir melanettir. Çıksın birisi, ‘Siz faizleri düşürerek, üretimi ve istihdamı artırarak yanlış yapıyorsunuz’ desin. Yine çıksın birisi ‘Yüksek faiz ve düşük kur istihdamı artırır siz yanlış yapıyorsunuz’ desin. Diyemez, çünkü doğrusu bizim yaptığımızdır. Eğer biz yanlış yolda ilerliyor olsaydık, başkaları üretim ve istihdam güçlerini daha fazla artırarak önümüzü keserdi.” değerlendirmesinde bulundu.

    Tüm sektörlerde, yeni yatırımlarla ve yeni makinelerle, yeni istihdamlarla kesintisiz bir kapasite büyütme yarışında olduklarını belirten Erdoğan, “Biz ülkemizi, fırsatını bulduğunda hemen kaçıp gidecek sıcak paranın cenneti haline dönüştürmek yerine kalıcı kazanımlarla sonuçlanacak yatırımlara kavuşturmanın mücadelesini veriyoruz. Kötünün daha kötüye yol açacağını, dünyadaki pek çok örnekleri ile gördüğümüz ve bir dönem kendimiz de yaşadığımız için daha zor da olsa, iyiden doğacak daha iyilerin yolunu açıyoruz.” görüşünü paylaştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Faizi düşürerek istihdam, üretim ve ihracat ile büyümeyi sağlayacağız

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Faizi düşürerek istihdam, üretim ve ihracat ile büyümeyi sağlayacağız


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TRT ortak yayınında ekonomide son durumu değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan yıl sonu büyüme beklentisinin yüzde 10 olduğunu duyurdu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı eleştirdi. Babacan’ın parti kurmayacağını söylediğini kaydeden Erdoğan TL’den 6 sıfır atılmasının kendi talimatı olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Başbakan olarak talimatı verdim ve 6 sıfırı attık. Sonra onunla övünmeye başladılar. Benzer birçok ekonomik kararın altında benim imzam var. Sen benim bir bakanımsın sen karar mercii değilsin ki” dedi.

    “Faiz sebep, enflasyon neticedir. Faizi şu anda düşürüyoruz ve enflasyonun da inşallah düştüğünü hep birlikte göreceğiz.” diyen Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan bazı satır başları şöyle:

    “Amacımız kısa sürede 11 bin firmamızın toplam tutarı 10 milyar lirayı bulan krediden faydalanmasını sağlayarak, 50 bin yeni istihdamın önünü açmak.”

    “İki önemli destek paketi hazırladık. 50 kişinin altında çalışanı olan firmalarımıza yeni istihdam için 100 bin liraya kadar krediye erişim sağlıyoruz.”

    “Zengini zengin yapan model faizciliktir”

    “Büyümeyi istikrarsız hale getirmelerine müsaade etmeyeceğiz ve biz bu sarmaldan çıkacağız.”

    “Kur-faiz spekülasyonu ile karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu spekülasyonu ancak biz engelleriz.”

    “İhracatta çok iyi konumdayız. Şu anda 215-220 milyar dolarlara çıktık, yıl sonuna kadar bu 220’nin üzerine çıkacak. Bunlar Türkiye’nin ihracattaki rekoru.”

    “Yeni ekonomi modeliyle, yüksek faiz verecek sıcak para çekme politikasını elimizin tersiyle itiyoruz. Düşük faizle, üretimi ve ihracatı destekleyeceğiz.”

    “Artık cari açık verip bu açığı dış borçla finanse eden değil, döviz kazanıp cari fazla veren ekonomi olma hedefiyle hareket ediyoruz.”

    “Seçim öncesine kadar faizin düştüğünü, kuru tetikleyen yüksek faizin düşüşü sebebiyle kurda da iyileşmenin olduğunu göreceğiz. Buna enflasyon da dahil.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ak parti Sözcüsü Çelik: Cumhur İttifakı’nın adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Ak parti Sözcüsü Çelik: Cumhur İttifakı’nın adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan


    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gelecek seçimde Cumhur İttifakı’nın adayının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi.

    Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç BBC Türkçe’ye verdiği röportajda adaylıkla ilgili olarak, “Bizim adayımızın kim olacağı konusunda sadece Bahçeli’nin söylediği var, “Bizim adayımız Erdoğan’dır” diyor. Ama AK Parti cenahından ve bizzat Erdoğan’ın kendisinden “Ben aday olacağım” diye bir söz gelmedi.” demişti.

    Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Çelik, “Cumhur İttifakı’nın 2023 seçimlerindeki adayı tabii ki Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dır. Cumhur İttifakı’nın tabanının düşüncesi budur. Hiçbir tereddüt, hiçbir gri alan yoktur. Sayın Cumhurbaşkanımız kuşkusuz Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayıdır.” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kısa vadede ekonomi nasıl düzelir, erken seçim çözüm mü? Ekonomist Oğuz Demir cevaplıyor

    Kısa vadede ekonomi nasıl düzelir, erken seçim çözüm mü? Ekonomist Oğuz Demir cevaplıyor


    Döviz kurundaki artış nedeniyle Türk Lirası’nın hızlı değer kaybı sürüyor. İstanbul ve Ankara’da dövizdeki artış ve hayat pahalılığı nedeniyle sokağa çıkan çok sayıda kişi hükümeti protesto etti.

    Euronews, ekonomide yaşanan gelişmelerle ilgili okuyucularının sorularını Ekonomist Doç. Dr. Oğuz Demir’e yöneltti.

    “Merkez Bankası’nın faiz indirimi ne anlama geliyor, ekonomiyi nasıl etkiliyor?”

    ”Cumhurbaşkanı ‘faiz sebep enflasyon sonuç’ savı ile diyor ki faiz indirirsek yatırım artar, yatırım arttığı için üretim artar, üretim arttığında da fiyatlar gevşer. Kendi içinde tutarlı ama uygulamaya geldiğinde böyle bir karşılığı yok. Çünkü bu uzun vadeli bir bakış açısı ve faizleri indirebilmeniz için de sizin enflasyonunuzun düşük olması gerek. Tam tersi bir ilişki var. Enflasyon yüksek olduğunda faizleri indirirseniz talep patladığı için enflasyon daha da artar, ikinci olarak TL’nin getirisi negatife düştüğü için insanlar dövize yöneliyor ve maaliyetler artıyor. Yani çift kanaldan enflasyon daha da yükseliyor. Siz faizi düşürdükçe enflasyon artıyor, öyle olunca da istediğiniz düşüş gerçekleşmiyor. Yani Sayın Cumhurbaşkanının ‘faiz sebep enflasyon neticedir’ tezinin bir karşılığı yok. Tam tersi, enflasyon yükseldikçe faiz yükseliyor. Bizim yapmamız gereken bir noktadan sonra faizleri arttırarak enflasyonu kontrol altına almak. O fiyat istikrarı sağlandıkça da faizleri düşürerek üretimi arttırmak. Bunu geçmişte yapmadık, şimdi hiç olmayacak bir zamanda denediğimiz için de Merkez Bankası bu kararları aldığında daha fazla dolarizasyon, daha fazla maliyet atışı ve dolayısıyla daha fazla fiyat artışı ile karşı karşıya kalıyoruz.”

    “Aralık ayında Merkez Bankası yine faiz indirimine giderse sonuçları ne olur?”

    ”Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan o konuda net. Asıl mesele ABD ve dünyada ne olacağı ve bunun bize nasıl yansıyacağı… Bizde zaten görünüm olumsuz. Türkiye’nin şu anda kurun gerilemesini sağlayacak bir hikayesi yok. Dünyada ise kurun daha da artmasını sağlayacak gelişmekte olan ülkelerde, bir Amerikan enflasyonu ve Amerika’da parasal genişlemedeki azalmanın hızlanması süreci var. Yani hem Amerika’daki parasal genişlemedeki yavaşlamanın hızlanması hem de bizde faiz indirimi gündeme gelirse biz tıpkı kasım ayında yaşadığımız durumu tekrarlarız. Çünkü Türkiye ile ilgili çok fazla belirsizlik var.”

    “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının ardından kurda hareketlenme yaşanıyor. Cumhurbaşkanı bu reaksiyonun geleceğini bilerek mi konuşuyor?”

    ”Bunu çok önemsemediğini söyledi Sayın Cumhurbaşkanı. Merkez Bankası da ‘Bizim kurda bir seviye arayışımız yok, sadece fiyat dalgalanmaları yüksek. Vatandaşımız dikkatli olsun’ dedi. Yani bunu biliyorlar, ama önemsemiyorlar. Önemsemediklerini de ifade ediyorlar zaten. Geçmişte de Berat Albayrak benzer şeyi yapmıştı. Ben kura bakmıyorum demişti. Dolayısıyla öyle görünüyor ki bu Berat Albayrak döneminde uygulanmaya başlamış. Sonra kurdaki sıçrayışla birlikte Naci Ağbal ve Lütfi Elvan ile birlikte kesintiye uğramış o politikayı hükümet devam ettiriyor. O yüzden kurdaki o seviyeyi önemsemediklerini ve umursamadıklarını söylüyorlar. Ama bu mümkün mü? Şuan piyasa kitlenmiş durumda, döviz alım-satımında ciddi sıkıntılar var, dalga boyu artmış, vatandaş bugün daha yeni benzine zamla karşı karşıya kalacak. Her ne kadar hükümet burada bir hedef koymuyorum dese de, aslında burdaki gidişatın ne kadar vahim olduğunu görmek durumunda. Ama bakmıyorlar, görmüyorlar. Ve bunun artacağını da biliyorlar.”

    “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın savunduğu sistem içinde ne olursa ekonomi düzelir? Ülkeye para girdisiyle ekonomide bir rahatlama mümkün olur mu?”

    ”Kurdaki artış bir döviz talebiyle ortaya çıkıyor. Eğer bu talebi karşılayacak miktarda piyasaya döviz arzedilebilinirse ki hükümet bunu ihracat ile yapmayı bekliyor. Ama bunun hiç bir zaman bu kadar çabuk olmayacağını biliyoruz. Kısa vadede yüklü bir sermaye girişi durumu kurtarabilir fakat pratik olarak kurtarmaz. Neden? Bugün Merkez Bankası da, yabancı bir kaynaktan gelecek milyarlarca dolar da bir kaç gün içerisinde tüketilir. Ondan sonra ne yapılacak? Asıl mesele o döviz talebinin ortaya çıkmasına neden olan unsurları ortadan kaldırmak. Bunu geçmişte Merkez Bankası rezervleri satıldığında denediler. 128 milyardan fazla dövizi piyasaya satmış olmamıza rağmen, biz o dönemde bile kuru tutamadık… 7’yi geçmesin diye uğraştılar ama olmadı.”

    “Ekonomik iyileşme için erken seçim olmalı mı?”

    ”Ya politikayı ya da politikacıları değiştirmemiz gerekiyor. Hükümet bu politikanın değişmesini istemiyor, bilakis kendisi değiştirdi. Dolayısıyla bu şartlarda tek çözüm bir erken seçim ve bu politikanın oylanması… Çünkü hükümet hepimizin hayatını derinden etkileyen bir makas değişikliği yaptı. Elbette siyasi koşullar bunun belirleyicisi ama ekonomide şu süreci çevirebilmemiz ve belirsizlikleri ortadan kaldırabilmemiz için erken seçim olabilir. Kısa vadede bir erken seçim kararı başlarda piyasanın bir miktar sert tepki vermesine neden olsa da öngörülebilirliği arttırması, Merkez Bankası başta olmak üzere bir çok kurumun üzerindeki siyasi baskının 3-4 ay ötelenmesi gibi sonuçları nedeniyle bizi nefes aldıracak duruma getirebilir. Sonrasını seçim sonuçlarına göre değerlendirmek gerekir.”

    “İktidar değişirse ekonominin iyileşmesi ne kadar sürede mümkün olur?”

    ”Kısa vadede bir iyileşme olacağı kesin, bir altı-dokuz aylık sermaye girişi ya da içerde bir öngörülebilirlik ve heyecan ortamıyla beraber bir hikaye yazılabilir. Ama buradaki asıl sorun Türkiye ekonomisinin kalıcı hasar görmüş alanları. Eğitimden tutun da sanayi yapısı, bugün hükümetin üzerinde çok durduğu cari denge meselesine kadar ciddi sorunlarımız var. Bir tarafıyla hükümet aslında iyi bir şey denemek istiyor ama yanlış zamanda deniyor. Türkiye’de cari açık sorununu çözebileceğimiz zamanlar vardı. O zaman yapmadık ama bunu çok uygunsuz zamanda yaptıkları için bize zarar veriyor. Bir değişimde hükümetin altı-dokuz aylık iyileşmeden sonra bu sorunlara kalıcı çözüm üretmek için neşteri eline alıp almayacağına bağlı olarak biz bu soruya yanıt verebiliriz. Eğer yeni hükümet kim olursa olsun, sermaye girişleriyle bir süre rahatlık sağlayıp sorunları çözmezse aynı sorunlar devam eder. Ama Türkiye ekonomisi son beş yıldır ciddi hasar aldı, bunu düzeltmek de bir iki günle olamayacak.”

    “Özellikle sosyal medyada döviz yükseldikçe ülke ekonomisinin battığına dair paylaşımlar yapılıyor. Ülke olarak battık mı?”

    ”Ülkeler batmaz. Arjantin yıllardır sorun yaşıyor. Battı mı? Venezuela dünyaya kapandı, battı mı? Bir şekilde devam ediyor. Buradaki mesele batma noktasına getirmemek… O tartışmayı ve de güvensizliği yaratmamak… Türkiye battı mı sorusunu soracak duruma getirmemektir mesele. Ama geldiğimiz noktada vatandaşın aklına bu soru geliyorsa zaten kötü yönetildiğimizin en temel göstergesi bu olur. Batmak olmaz, daha yüksek faizle borçlanırsın, yine hazine, yine vatandaş borçlanır. Ama bir şekilde sistem devam eder. Bu sistemde de inanılmaz hasar görmüş, işini, işletmesini kaybetmiş insanlar ortaya çıkar. O insanlar ciddi sosyal sorun demektir. Yani geriye dönüp işi buraya getirmeden, o faiz seviyelerine gitmeden, birileri batmadan, birileri de işsiz kalmadan bu sorunları çözmeye odaklanmak gerekir. Ama şu anda hükümetin ortaya koyduğu politikaya Türkiye vatandaşlarının dayanabilecek takati yok. Çünkü son beş yıldır ciddi gelir erimesi yaşamış, ciddi hayat pahalılığıyla karşılaşmış ve zaten iş bulmakta güçlük çeken, gelirinden mutsuz olan milyonlarla karşı karşıyayız. Şu şartlarda uygulanacak bir politika seti değil bu. Kısa vadede şu şartlar altında yapabileceğimiz çok bir şey yok.”

    “Ekonominin düzelmesi için kısa vadede neler yapılmalı?”

    ”Ya politika, ya politikacı ya da bunun işaretleri verilecek. Bu da ancak bir erken seçim kararıyla mümkün… ”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan faiz, enflasyon ve asgari ücret açıklaması

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan faiz, enflasyon ve asgari ücret açıklaması


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Kur üzerinde iktisadi temeli olmayan hareketlerle yaşanan fiyat artışlarının oluşturduğu sorunları milletimizin lehine yatırım, istihdam, üretimle çözeceğiz” dedi.

    Erdoğan, Türkmenistan ziyareti dönüşünde, uçakta gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Faizin yükseltilmesini hiçbir zaman savunmayacağını belirten Erdoğan şu şekilde konuştu:

    “Göreceksiniz enflasyon inşallah seçim öncesi nerelere düşecek; çok açık net bütün delilleriyle her şeyiyle ortada. (Asgari ücret) Alt gelir grupları başta olmak üzere tüm kesimlerin şartlarını iyileştirmek için mücadele ediyoruz. Kimsenin mağdur olmasına müsaade etmeyiz. Başta kamu bankaları olmak üzere yatırım yapacaklara gerekli destekleri vermeye hazırız. Yeter ki yatırım yapın, yatırımlarınızı büyütün ve istihdam oluşsun.”

    Ekonomik olarak bağımsızlaşma mücadelesi verdiklerini, bu adımları attıkça, içeriden dışarıdan vesayetçilerin dirençleriyle, ekonomiye yönelik türlü saldırılarla karşılaştıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Bizi kendi istedikleri çizgiye çekmek isteyenlerin kur, faiz oyunlarına prim vermedik, vermiyoruz. Büyüme yolculuğumuzda yatırım, üretim, istihdam, ihracat hep önceliğimiz oldu. Felaket tellallarına, mandacı iktisatçılara, ekonomik tetikçilere aldırış etmeden hedeflerimize yürümeyi sürdüreceğiz. Bu ülke bizden önceki yıllarda dünya ortalamalarının çok üstünde oranlarla, yüksek maliyetlerle borçlanmak zorunda bırakıldı. Bu, bağımlılık demekti. Ekonomik olarak bağımlı bir ülke kendi politikalarını elbette hayata geçiremez. Belirlenmiş çizginin dışına çıkmaya çalıştığınız zaman karşılaşacağınız şey şantajdır. Buna karşı koyacak dirayetiniz yoksa istikrarsızlığa mahkum edilirsiniz. İşte biz ülkemizi bu durumdan kalıcı olarak kurtarmak için son 19 yılda sergilediğimiz güçlü siyasi irade ve özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde bu mücadeleyi gösterebilecek dirayete, imkana kavuştuk. Son günlerde kur üzerinde iktisadi temelleri bulunmayan hareketler nedeniyle yaşanan fiyat artışlarının oluşturduğu sorunları da milletimizin lehine yatırım, istihdam ve üretimle çözeceğiz. Büyüyeceğiz, büyüdükçe milletimiz kazanacak.”

    Erdoğan: Eğer ben ekonomi tahsili görmüşsem

    Erdoğan, iktidara geldikleri ilk günden bu yana ekonomideki tezlerinin özellikle düşük faiz olduğunu, faiz-enflasyon ilişkisini devamlı “faiz sebep, enflasyon neticedir” diye işlediğini, bu tezinin değişmediğini aktardı.

    Bugün de aynı tezi savunduğunun ve buna inandığının altını çizen Erdoğan, “Eğer ben de ekonomi tahsili görmüşsem ve bu ekonomi tahsilinden de öte bazı değerler silsilesi içerisinde de inandıklarım, bilgim varsa, faiz sebeptir, netice değildir. Enflasyon neticedir. Tabii burada bazıları bunun tam aksini savunuyorlar. Bunlar enflasyonun sebep, faizin netice olduğunu savunuyorlar. Peki öyleyse dünyaya şöyle bir bakalım. Şu anda küresel ekonominin egemen olduğu dünyada acaba enflasyon sebep, faiz netice midir? Yoksa faiz mi sebep, enflasyon mu neticedir? Şu anda işte Amerika’da, Avrupa’da enflasyonun geldiği nokta ortada. İsrail’e bakalım… İsrail’de faiz nedir, enflasyon nedir, oranlar ne durumdadır? Buna bakalım. Buna baktığımız zaman bizim tezimizin doğru olduğunu oralarda zaten görüyoruz. Şu anda da ben yine iddiamdayım.” diye konuştu.

    “Hiçbir zaman faizin yükseltilmesini savunmadım”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte Türkiye’de gecelik faizlerin 7500’lere vardığını gördüklerini, o dönemde iktidarda CHP’nin olduğunu dile getirdi. CHP’nin olduğu bir dönemin faturasını milletin ödediğini söyleyen Erdoğan, “Hiçbir zaman faizin yükseltilmesini savunmadım, savunmuyorum ve savunmayacağım. Farklı düşünenler de çıksa Tayyip Erdoğan aynı noktadadır. Asla bu konudan taviz vermem. Çünkü bu benim aynı zamanda değerler silsilesi içindeki yapımdır. Bundan taviz veremem ve vermeyeceğim. Biz bu işi başaracağız. Göreceksiniz enflasyon inşallah seçim öncesi nerelere düşecek.” değerlendirmesinde bulundu.

    Erdoğan, şu anda ihracatta hiçbir dönemde olmayan bir sıçramayı yaptıklarını, Ticaret Bakanı’nın bunlarla ilgili nereden nereye gelindiğini anlatacağını, aynı şekilde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın enerjide nereye gelindiğini göstereceğini dile getirdi.

    Erdoğan: Bırakın bir gemiyi bir sandal bile yoktu

    “Düşünün, enerjide bırakın bir gemiyi bir sandal yoktu.” diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

    “Şimdi sismik araştırma gemilerimiz var. Üç tane sondaj gemimiz vardı. Şimdi ona bir de dördüncüyü ilave ettik. Dördüncü de sıfır kilometre. Bunları gayet uygun fiyatlarla aldık ve bunlar kendimize ait. Böyle bir şey yoktu. Kiralama ile gidiyorduk. Diyelim ki BP ile anlaşıyorduk. BP geliyordu bizde araştırma yapıyordu. Ama tabii uyanıklık bizdeydi. Biz para vermezdik, ‘Araştırmayı yap, kazanırsan yarısı senin yarısı benim.’ Shell’e de aynısını söylerdik. Ama şimdi biz kendi gemilerimize sahip çıktık. Onlarla birlikte kendi sularımızda hamdolsun keşifler yapıyoruz. Dünyaya da gemilerimizi kiralama yaparız ve bu kiralamayla yine paramızı kazanmaya devam ederiz.”

    “Birleşik Arap Emirlikleri’ne gideceğim”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “(BAE ile ilişkiler) Şubat ayı içerisinde benim bir iadeiziyaretim olacak. Geniş bir heyetle gideceğim ve bazı adımları güçlü şekilde atacağız. 10 milyar dolarlık yatırım planı sundular. Bunu uygulamaya koyarak farklı bir geleceği inşa etmiş olacağız. Güzel gelişmeler olacak.” dedi.

    Mısır ve İsrail ile ilişkilere ilişkin de “Birleşik Arap Emirlikleri ile aramızda nasıl bir adım atıldıysa, diğerleriyle de buna benzer adımları atacağız.” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye’ye yatırım için 10 milyar dolarlık fon ayırdı

    Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye’ye yatırım için 10 milyar dolarlık fon ayırdı


    Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye’ye yatırım için 10 milyar dolarlık fon ayırdı. Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle bugün gerçekleştirdiği ziyarette, Türkiye’ye doğrudan yatırımları kapsayan bir dizi anlaşma imzalandı.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Erdoğan ile Al Nahyan’ın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki anlaşma imza töreninde, gazetecilere açıklama yaptı.

    İki ülke arasında çok verimli bir görüşme gerçekleştirildiğini belirten Çavuşoğlu, aralıkta Abu Dabi’yi ziyaret edeceğini söyledi.

    Abu Dabi Kalkınma Holdingi Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Hassan Al Suwaidi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın huzurunda imzalanan anlaşmaların ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

    Veliaht Prensi Bin Zayid’in Türkiye ziyaretini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine gerçekleştirdiğini vurgulayan Al Suwaidi, “Birleşik Arap Emirlikleri Türkiye’de yatırım yapmak üzere 10 milyar dolarlık bir fon ayırmıştır.” diye konuştu.

    10 anlaşma imzalandı

    Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında enerji, çevre, finans ve ticaret alanlarında 10 anlaşma imzalandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde baş başa ve heyetler arası görüşmesinin ardından iki ülke arasında anlaşma imza töreni yapıldı.

    Türkiye Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Arasında Kara Paranın Aklanması ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Bağlamında Mali Bilgilerin Değişimine İlişkin Mutabakat Muhtırası, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçlar Araştırma Kurulu Başkanı Hayrettin Kurt ile BAE Merkez Bankası Mali İstihbarat Birimi Başkanı Ali Faisal Baaloui tarafından imzalandı.

    Abu Dabi Liman Şirketi ile Türkiye Varlık Fonu arasında Mutabakat Muhtırası’nı, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Arda Ermut ile Abu Dabi Liman Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Al Shamsi imzaladı.

    Abu Dabi Kalkınma Holdingi (ADQ) ile Türkiye Varlık Fonu arasındaki Mutabakat Muhtırası’na Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Arda Ermut ile Abu Dabi Kalkınma Holdingi Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Hasan Al Suwaidi imza attı.

    ​​​​​​​Abu Dabi Kalkınma Holdingi ile Türkiye Varlık Fonu arasında işbirliğine yönelik Mutabakat Muhtırası Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Arda Ermut ile Abu Dabi Kalkınma Holdingi Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Hasan Al Suwaidi tarafından imzalandı.

    Abu Dabi Kalkınma Holdingi ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi arasında Mutabakat Muhtırası’na Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ile Abu Dabi Kalkınma Holdingi Yönetim Kurulu Başkanı Al Suwaidi imza attı.

    Abu Dabi Menkul Kıymetler Borsası ile Borsa İstanbul arasında Mutabakat Muhtırası’nı Borsa İstanbul AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Erişah Arıcan ile Abu Dabi Menkul Kıymetler Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Saeed Al Dhaheri imzaladı.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile BAE Merkez Bankası arasında İşbirliğine Yönelik Mutabakat Zaptı’nı, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile BAE Enerji ve Altyapı Bakanı Suhail bin Mohamed Al Mazroui imzaladı.

    Türkiye Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri Arasında Gümrük Konularında İdari İşbirliği ve Ortaklık Anlaşması’na Ticaret Bakanı Mehmet Muş ile BAE Kimlik, Vatandaşlık, Gümrük ve Liman Güvenliği Kurumu Başkanı Ali Muhammed Bin Hammad Al Shamsi imza attı.

    Türkiye Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri Arasında Enerji Alanında İşbirliğine Yönelik Mutabakat Muhtırası Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile BAE Enerji ve Altyapı Bakanı Al Mazroui tarafından imzalandı.

    Türkiye Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri Arasında Çevre Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile BAE İklim Değişikliğiyle Mücadele ve Çevre Bakanı Mariam Bint Mohamed Al Muhairi imzaladı.

    Birleşik Arap Emirlikleri Endüstri ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan el Cabir, bu ziyaretin temel amacının ticareti ve iş ortaklığını artırarak, sürdürülebilir ve başarılı yatırımlar yoluyla ekonomik değerler oluşturmak olduğunu belirtmişti.

    Sultan el Cabir, Türkiye ile enerji, sağlık, tarım, lojistik, nakliye, endüstri, altyapı, finans, turizm konularının yanı sıra iklim değişikliği, enerji, su ve gıda güvenliği konularında iş birliğini ilerletmek istediklerini vurgulayarak, daha fazla yatırım ve iş birliği için yeni hedefler belirlemeye hazır olduklarını ifade etmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***