Etiket: Recep Tayyip Erdoğan

  • Eski THY CEO’su İlker Aycı, Air India Üst Yöneticiliği görevini reddetti

    Eski THY CEO’su İlker Aycı, Air India Üst Yöneticiliği görevini reddetti


    Türk Hava Yolları’nın eski CEO’su İlker Aycı, Tata Group bünyesindeki Air India’nın tepe yöneticiliği görevini reddetme kararı aldı.

    Ocak ayının sonunda Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanlığı görevinden istifa eden Aycı, yaptığı yazılı açıklamada, 1 Nisan itibarıyla başlayacağı ilan edilen görevin Hindistan kamuoyunda bazı çevrelerce farklı bir zemine çekilme çabasını yakından izlediğini aktardı.

    ‘Kariyeri boyunca kurum menfaatini ve ailesinin huzur ve güvenliğini ön planda tutmayı tercih eden bir yönetici olarak, bu tartışmalar sürecinde göreve başlamanın doğru ve onurlu bir seçim olmayacağına karar verdiğini’ kaydeden Aycı, şu ifadeleri kullandı:

    “Air India’yı yönetme ve geleceğini şekillendirme görevi için Tata Group’un şahsıma sunduğu bu teklife bir kez daha teşekkürlerimi sunarım. Ancak Tata Sons Yönetim Kurulu Başkanı Mr. N. Chandrasekaran ile de yaptığım görüşme sonucunda, ailemin huzuru ve mutluluğu için ve aynı zamanda global bir şirket olarak saygı duyduğum Tata Group’un olumsuz etkilenmemesi adına bu görevi uzun ve detaylı değerlendirmeler sonucunda reddetme kararı aldığımı kamuoyunun bilgilerine sunarım”.

    Hindistan’daki iktidar partisi içinden Aycı’ya itiraz

    Geçen ay Tata, dev bir borç krizi geçiren Air India’yı 2.4 milyar dolarlık bir öz sermaye ve borç anlaşmasıyla devralmış, daha önce devlet kontrolünde bulunan havayolu şirketine tepe yöneticisi olarak Aycı’nın atandığını duyurmuştu.

    Ancak geçen hafta, Hindistan’ın iktidar partisine yakın bir Hindu milliyetçisi grup, Aycı’nın Türkiye’deki siyasi bağlantılarını öne sürerek hükümeti Aycı’nın atanmasını engellemeye çağırmıştı. Eski THY CEO’su, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Başkanlığı görevini yürüttüğü sırada danışmanlığını yapmıştı.

    Hindistan Havayolu’na tepe yöneticisi atanması için hükümetin onayının alınması gerekiyor.

    Reuters’a konuşan bir hükümet yetkilisi, Hindistan’ın Aycı ve Air India konusunda normalden daha sıkı kontroller yürüttüğünü, bunun nedeninin de Aycı’nın Türkiye’deki bağlantıları konusunda güvenlik kurumlarından gelen “endişeler” olduğunu dile getirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Roger Waters’tan Erdoğan’a çağrı: Nudem Durak’ı serbest bırakın

    Roger Waters’tan Erdoğan’a çağrı: Nudem Durak’ı serbest bırakın


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan Stoltenberg ile telefonda görüştü: ‘Ukrayna krizi diplomasi ile çözülmeli’

    Erdoğan Stoltenberg ile telefonda görüştü: ‘Ukrayna krizi diplomasi ile çözülmeli’


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye’nin NATO’ya katılmasının 70. yılında Türkiye-NATO iş birliği ve bölgesel meseleler ele alındı.

    Görüşmede, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Türkiye’nin NATO’ya katılımının 70. yılı dolayısıyla tebriklerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Stoltenberg’e çeşitli platformlarda daima Türkiye’nin İttifak içindeki vazgeçilmez konumunu açık ve net biçimde vurgulaması dolayısıyla teşekkür etti.

    Türkiye’nin ilk günden bu yana İttifak içinde ilkeli, sorumlu ve yön verici tutum izlediğini ve buna devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, Rusya ve Ukrayna bağlamında devam eden krizin Türkiye’nin NATO içindeki katma değerini bir kez daha gösterdiğini, tırmanmanın başladığı ilk günden itibaren gerilimin diyalog ve diplomasiyle çözülmesi gerektiğini savunduklarını, liderler seviyesinde bir zirveye ya da teknik düzeyde görüşmelere memnuniyetle ev sahipliği yapabileceklerini her iki tarafla da paylaştığını ifade etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak NATO’nun güvenliği için gereken katkıyı vermekten, sorumluluk üstlenmekten imtina etmediklerini belirterek yeni Stratejik Konsept’te terörizm tehdidinin tüm boyutlarıyla uygun biçimde yansıtılmasının öncelik arz ettiğini, bilhassa terörizmle mücadele gibi alanlarda müttefiklerinden gereken destek ve dayanışmayı beklemenin Türkiye’nin en doğal hakkı olduğunu bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2023 Türkiye için dönüm noktası, kader seçimi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2023 Türkiye için dönüm noktası, kader seçimi


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti il başkanları toplantısındaki konuşmasına ‘2023 AK Parti ya da şahsımdan ziyade ülke için bir dönüm noktası olacak; 2023 kader seçimi’ diyerek başladı.

    Covid-19 geçiren Erdoğan hastalığı sırasında kendisine geçmiş olsun dilekleri iletenlere “Milletimiz bugüne kadar girdiğimiz hiçbir mücadelede hamdolsun bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı” diyerek teşekkür etti.

    Dün akşam elektrik tarifeleriyle ilgili yeni düzenleme kapsamında destek alan hane halkı sayısını arttıracaklarını açıklayan Erdoğan AK Partili belediyelere suya en az yüzde 7 indirim yapılması talimatı verdiği açıkladı.

    Konuşmasında belediyelere çağrıda bulunan Erdoğan, ‘belediye başkanlarımız su tarifelerinde en az KDV indirimi kadar indirim yaparak enflasyonla mücadalemize katkıda bulunmalıdır’ dedi. İstanbul’da ise İBB’nin yüzde 25 zam talebini belediye meclisine getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘İstanbul’da arkadaşlarımız bu zam talebine evet demedi’ şeklinde konuştu.

    “Türkiye’de kimse iş sıkıntısı çekmiyor, günü kurtarmaya çalışmıyor”

    “Hayat pahalılığının belini de biz kıracağız. Marketler, çarşı pazar eğer vatandaşımıza hububatta, meyvede hala zulmetmeye devam ediyorsanız tüm dolaşan denetim ekiplerimizle sizlerin sırtına bineceğiz. Fırsatçılık yaparak halkımızı mağdur edenleri affetmeyecek, hepsinden yaptıklarının hesabını soracağız. Her şey sırasıyla olacak, vakti zamanında yapılacak” diyen Erdoğan Türkiye’nin sınırları içindeki kimseyi aç açıkta sahipsiz bırakmayacak sosyal adaleti sağlık ve eğitim sistemine sahip olduğunu vurguladı.

    Sıkıntılarımız var ama elimizdeki imkanlarımız çok daha kıymetli diye konuşan Erdoğan Türkiye’nin ’30 milyona dayanan istihdamla insanının çalışacak iş sıkıntısı çekmediği, günü kurtarmaya çalışmadığı bir ülke’ olduğunu belirtti.

    “O masadan birşey çıkmaz”

    Altı muhalefet partisinin Ankara’da biraraya gelerek güçlendirilmiş parlamenter sistemi görüştüğü toplantıya atıfta bulunan cumhurbaşkanı “O yuvarlak masada neler konuşuyorsunuz ortada. Paylaşın bakalım nereye kadar paylaşacaksınız. O masadan bir şey çıkmaz” ifadelerini kullandı ve ana muhalefetteki Cumhuriyet halk Partisi ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklendi ve “Kılıçdaroğlu hangi proje için CHP’nin başına getirildiyse, misyonunu tamamlamadığı için partinin başından indirilmiyor” dedi.

    Eski başbakanlardan Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın adlarını anarak Türkiye’nin kalkınma sürecinde AK Parti’nin rolüne işaret eden Erdoğan Türkiye’ye çağ atlattıklarını belirtti ve bu mücadeleyi Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisi haline getirmeden bırakmayacaklarını ve millete verdikleri sözü geçmişte olduğu gibi gelecekte de tutacaklarını kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BAE ziyareti öncesi Erdoğan’dan bölgesel barış ve iş birliği mesajı

    BAE ziyareti öncesi Erdoğan’dan bölgesel barış ve iş birliği mesajı


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapacağı ziyaret öncesi bu ülkede yayınlanan Khaleej Times gazetesinin Türkiye özel eki için bir yazı kaleme aldı.

    Erdoğan, “Bölgesel Barış ve İşbirliği için İnisiyatif Zamanı” başlıklı yazısında, Türkiye ile BAE arasında başlayan yakınlaşmanın karşılıklı ziyaretlerle yeni bir ivme kazandığına dikkati çekti. İki bölge ülkesi olarak ilişkilerin iş birliğine doğru evrilmesinden memnuniyet duyduğunu vurgulayan Erdoğan, “İnanıyorum ki iki ülke arasındaki iş birliği alanlarının artması bölgemize de olumlu yansıyacaktır.” ifadelerini kullandı.

    “Ticaret hacmimizi önümüzdeki yıllarda iki katına çıkarma amacındayız”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 10 yılda Türkiye ile BAE arasındaki petrol dışı ticaretin yaklaşık 89,6 milyar dolar civarında gerçekleştiğini, ticaret hacminin de her geçen yıl arttığını belirterek, “2019 yılında 7,3 milyar dolarlık ticaret hacmi, 2020 yılında yüzde 21 artarak 8,9 milyar dolara ulaşmıştır. 2021 yılında da aynı seviyede devam eden ticaret hacmimizi önümüzdeki yıllarda iki katına çıkarma amacındayız.” dedi.

    Ayrıca iki ülkenin yakın çevre ve Afrika başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde iş birliği potansiyelinin bulunduğuna işaret eden Erdoğan, Türkiye’nin jeopolitik konumu, beşeri sermayesi, etkinlik alanı, üretim gücü ve istikrar sağlayıcı rolü ile bir cazibe merkezi haline geldiğini ve yapıcı iş birliğine her zaman açık olduğunu vurguladı.

    “Küresel düzeyde istikrarın sağlanmasına da katkıda bulunacak”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ve BAE’nin bölgesel barış, iş birliği ve refaha ortak katkılar sunabileceğine inanıyorum. Sahip olduğumuz iş birliği alanları, tarihi, kültürel ve kadim değerlerimiz bu süreçte bize ciddi imkanlar sunmaktadır. İkili ilişkileri geliştirme gayretimiz küresel düzeyde istikrarın sağlanmasına da katkıda bulunacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Erdoğan, yazısında, şu ifadelere yer verdi:

    “Türkiye, dış politikada çıkarları ile barış ve istikrar arasında denge kurmaya çaba sarf eden nadir ülkelerden birisidir. Bu ilkeyi muhatap olduğumuz tüm taraflara karşı uygulama gayreti içindeyiz. Çıkarlarımızı ortak kılmak, ‘kazan-kazan’ formülü ile iş birliği alanlarını genişletmek ve tehditlerle ortak mücadele bizim temel ilkelerimizdendir. Türkiye olarak her ülke ile iş birliğimizi geliştirmeye ve bölgesel sorunların çözümü için birlikte gayret sarf etmeye hazırız. Son dönemde Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında yoğunluk kazanan diyaloğun bugün artık somut iş birliğine dönüşmüş olması, inisiyatif üstlendiğimiz takdirde ortak geleceğimizi el birliğiyle şekillendirebileceğimizi de göstermiştir. Türkiye olarak, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ve Körfez bölgesindeki diğer tüm kardeşlerimizin güvenlik ve istikrarını kendi ülkemizin güvenlik ve istikrarımızdan ayrı görmüyoruz. Önümüzdeki dönemde bu bağlamda da iş birliğimizi derinleştirmenin önemine gönülden inanıyoruz.”

    “İmzaladığımız anlaşmalarla iki ülkenin iş birliğinin temellerini atmış olduk”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Kasım 2021 tarihinde Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın Ankara ziyareti ile Türkiye-Birleşik Arap Emirlikleri ilişkilerinde yeni bir sayfa açmanın bahtiyarlığını yaşadıklarını belirtti. Bu ziyarette imzalanan ekonomik anlaşmaların iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğine dair önemli ipuçlarını da barındırdığını aktaran Erdoğan, “Ekonomi, finans, enerji, petrokimya, teknoloji, ulaşım, altyapı, sağlık, gıda ve tarım alanlarında imzaladığımız anlaşmalarla yakın gelecekte iki ülkenin iş birliğinin temellerini atmış olduk. Son olarak Türk ve BAE merkez bankalarının, yerel para birimlerinde yaklaşık 5 milyar ABD doları tutarında bir takas anlaşması imzalamaları da kayda değer bir gelişme olmuştur.” değerlendirmesinde bulundu.

    “BAE’ye gerçekleştireceğim ziyaret, iş birliğimizi daha da ileriye taşımamıza vesile olacak”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yazısında şunları kaydetti:

    “Önümüzdeki günlerde BAE’ye gerçekleştireceğim ziyaret, iki ülke dostluğuna atfettiğimiz önemi göstermenin yanı sıra iş birliğimizi daha da ileriye taşımamıza vesile olacaktır. Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında enerji, sağlık, tarım, lojistik, altyapı, finans, turizm konularının yanı sıra iklim değişikliği, enerji, su ve gıda güvenliği konularında da iş birliğini ilerletmeyi hedefliyoruz. Daha fazla yatırım ve iş birliği için her iki tarafın da yeni hedefler belirlemeye hazır olduğu kanaatindeyim. Bu iş birliğinin yalnızca ikili ilişkilerde değil, aynı zamanda bölgesel düzeyde de olumlu yansımalarının olacağına inanıyorum. Bu bağlamda ilişkilerimizdeki bu pozitif gelişmeler bizatihi değerlidir. Kuruluşunun 50. yılını idrak eden Birleşik Arap Emirlikleri’yle dostluğumuzun ve kardeşliğimizin yeni bir 50 yılına daha ortak çıkarlar, karşılıklı saygı ve güven temelinde adım atıyor olmaktan memnuniyet duyuyorum. Milletimiz adına kardeş Birleşik Arap Emirlikleri halkına en kalbi selamlarımı ve muhabbetlerimi sunuyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye ve BAE arasında yeni dönem sinyali: Erdoğan’ın ziyaretinde 13 anlaşma imzalandı

    Türkiye ve BAE arasında yeni dönem sinyali: Erdoğan’ın ziyaretinde 13 anlaşma imzalandı


    Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), son 10 yıldır gergin olan ilişkilerde yeni dönemin sinyalini verdi. Geçtiğimiz yıl sonu Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed Bin Zayid Al Nahyan’ın Türkiye ziyaretinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu ülkeye giderek bir dizi anlaşmaya imza attı.

    Erdoğan ve Al Nahyan, Kasr El Vatan Sarayı’nda heyetler arası ve baş başa görüşmeler gerçekleştirdi.

    Heyetler arası görüşmesinin ardından ülkeler arasında savunma sanayii, sağlık, iklim değişikliği, sanayi, teknoloji, kültür, tarım, ticaret, ekonomi, kara, deniz taşımacılığı, gençlik, afet yönetimi, meteoroloji, iletişim ve arşiv alanında 13 anlaşma imzalandı.

    BAE, Nahyan’ın kasım ayındaki ziyaretinde Türkiye’de yatırım yapmak üzere 10 milyar dolarlık bir fon ayırdığını duyurdu. Ayrıca bu yılın ocak ayında” Türkiye’nin tükenen döviz rezervlerini artırmak için 4,74 milyar dolara eşdeğer bir para takası anlaşmasını” kabul etti.

    Erdoğan, bugünkü ziyareti öncesinde bu ülkede yayınlanan Khaleej Times gazetesine yazdığı “Bölgesel Barış ve İşbirliği için İnisiyatif Zamanı” başlıklı yazısında, Türkiye ile BAE arasında başlayan yakınlaşmanın karşılıklı ziyaretlerle yeni bir ivme kazandığına dikkati çekti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Kasım 2021 tarihinde Al Nahyan’ın Ankara ziyareti ile Türkiye-Birleşik Arap Emirlikleri ilişkilerinde “yeni bir sayfa açmanın bahtiyarlığını yaşadıklarını” belirtti. Bu ziyarette imzalanan ekonomik anlaşmaların iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğine dair önemli ipuçlarını da barındırdığını aktaran Erdoğan, “Ekonomi, finans, enerji, petrokimya, teknoloji, ulaşım, altyapı, sağlık, gıda ve tarım alanlarında imzaladığımız anlaşmalarla yakın gelecekte iki ülkenin iş birliğinin temellerini atmış olduk. Son olarak Türk ve BAE merkez bankalarının, yerel para birimlerinde yaklaşık 5 milyar ABD doları tutarında bir takas anlaşması imzalamaları da kayda değer bir gelişme olmuştur.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

    Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında 13 anlaşma imzalandı

    Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşik Arap Emirlikleri Hükümeti arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırası’nı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Sağlık ve Önlem Bakanı Abdul Rahman bin Mohammed Al Owais imzaladı.

    Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile BAE İklim Değişikliği Özel Temsilcisi Ofisi arasındaki İklim Eylemi Alanında Mutabakat Zaptı’na Bakan Çavuşoğlu ile BAE İklim Değişikliği Özel Temsilcisi Sultan bin Ahmed Al Jaber imza attı.

    Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanlığı arasındaki Sanayi ve İleri Teknolojiler Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırası, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan bin Ahmed Al Jaber tarafından imzalandı.

    Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşik Arap Emirlikleri Hükümeti arasında Kültürel Alanda İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı’nı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile BAE Kültür ve Gençlik Bakanı Noura Al Kaabi imzaladı.

    Türkiye Cumhuriyeti ile BAE Arap Emirliklileri Arasında Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması Müzakerelerinin Başlatılmasına İlişkin Ortak Bakanlar Bildirisi’ne, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ile BAE Ekonomi Bakanı Abdullah bin Touq Al Mari imza attı.

    Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile BAE Hükümeti Arasında Tarımsal İşbirliği Üzerine Mutabakat Zaptı’nı Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile BAE İklim Değişikliği ve Çevre Bakanı Mariam Almheiri imzaladı.

    Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile BAE Enerji ve Altyapı Bakanlığı Arasında Kara ve Deniz Taşımacılığı Alanlarında İşbirliği Mutabakat Muhtırası, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Thani bin Ahmed Al Zeyoudi tarafından imza altına alındı.

    Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile BAE Kültür ve Gençlik Bakanlığı Arasında Gençlik Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı, Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ile BAE Gençlik Bakanı Shamma Al Mazrouei tarafından imzalandı.

    Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile BAE Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Ulusal Acil Durum, Kriz ve Afet Yönetimi Başkanlığı arasında Afet ve Acil Durum Yönetimi Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile BAE Ulusal Acil Durum, Kriz ve Afet Yönetimi Başkanı Ali Saeed Al Neyadi imzaladı.

    Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle BAE Arasında Meteoroloji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’na Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile Ulusal Meteoroloji Merkezi Mütevelli Heyeti Başkanı Faris Mohamed Al Mazrouei imza attı.

    Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile BAE Arasında Medya ve İletişim Alanlarında İş Birliği Protokolü, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve BAE Hükümet Ofisi Başkanı Saeed Al Eter tarafından imza altına alındı.

    Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile BAE Hükümeti Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Toplantılarının Başlatılmasına İlişkin Niyet Mektubu’na, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ile Tawazun Ekonomik Konseyi Genel Müdürü Tareq Abdul Raheem Al Hosani imza attı.

    Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı ile Birleşik Arap Emirlikleri Arşiv ve Milli Kütüphane Başkanlığı Arasında Arşiv Alanında İşbirliği Protokolü’nü, Devlet Arşivleri Başkanı Uğur Ünal ile BAE Ulusal Arşivler ve Kütüphane Genel Müdür Vekili Abdullah Majid Al Ali imzaladı.

    İki ülke arasında gerginliğe neden olan sorunlu başlıklar

    BAE, Mısır’da darbe ile yönetimi alan Sisi’ye arka çıkarken, Türkiye ateşli şekilde devrilen Mursi yönetimini destekledi. Bu dönemde Türkiye-Mısır ilişkileri de dibe vurdu.Abu Dabi, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs ve Yunanistan’ın yaptığı askeri tatbikatlara da katıldı.

    İki ülke, Libya’da çıkan iç savaşta farklı noktalarda durdu. İki ülke de Libya’da karşı cephelerde bulunan gruplara silah yardımında bulundu. Bu farklılık Suriye, Yemen ve Somali’de de aynı şekilde devam etti.

    BAE ile birlikte 3 Arap ülkesi Katar’a ambargo kararı alırken Türkiye yine farklı cephede yer aldı. 2017’de üç ülkenin ambargo kararı aldığı Katar’ın yardımında Türkiye koştu. Türkiye’den yapılan ihracatla Katar’a uygulanan ambargo kırılmaya çalışıldı.

    BAE’nin İsrail ile başlattığı normalleşme süreci de Ankara tarafından tepkiyle karşılandı. BAE ile İsrail arasında diplomatik ilişkiler hızlanrıken, iki taraf arasında askeri anlaşmalar da imzalandı. Türkiye, BAE’yi ‘Filistin davasını’ satmakla suçladı.

    Türkiye’de özellikle 15 Temmuz başarısız darbe girişimi sonrası BAE’ye yönelik suçlamalar oldu. Özellikle yönetime yakın Türk gazete ve televizyonlarında BAE’nin darbe girişimde rolü olduğu suçlamaları yapıldı. Ayrıca muhalif basının da AK Parti’ye karşı desteklendiği iddiaları ortaya atıldı. Darbe girişimi nedeniyle BAE suçlamalar yöneltilirken, Türkiye 2020’de Prens Nahyan’ın önde gelen danışmanlarından Muhammed Dahlan için kırmızı bülten talebinde bulundu. Dahlan’a ’15 Temmuz darbe girişimini finanse etmek, anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs etmek’ suçlamaları yöneltildi.

    İki ülke arasındaki son olay ise Türkiye’de organize suç örgütü lideri olmak suçundan aranan Sedat Peker’in bu ülkede bulunması. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında çok sayıda suç isnadında bulunan Peker’in BAE’den yayınladığı videoalar bir süre sonra kısıtlanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HDP’den davet edilmedikleri 6’lı muhalefet zirvesine tepki: Yolumuz üçüncü yol

    HDP’den davet edilmedikleri 6’lı muhalefet zirvesine tepki: Yolumuz üçüncü yol


    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, dün akşam kendilerinin davet edilmediği muhalefet zirvesiyle ilgili konuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısı üzerine 6 muhalefet partisi genel başkanının HDP’siz bir araya gelmesine “Bizi yok sayanları yeri, zamanı geldiğinde biz de yok saymasını iyi biliriz” diyerek tepki gösterdi.

    Buldan, İzmir’de düzenlenen, partisinin 4. Olağan İl Kongresi’nde kürsüden seslendi: “Bu toplantıdan sonra sosyal medyada kıyamet koptu. Niye bu 6’lının içinde HDP yok diye soranlar oldu. Sevgili halkımız, sizi tanımayanları biz hiç tanımıyoruz, bu da böyle bilinsin. Bizi yok sayanları zamanı geldiğinde yok saymasını iyi biliriz”.

    Altı muhalif partinin genel başkanları, 5 saatten fazla süren dünkü toplantı sonrası gece yarısı ortak bir yazılı açıklama yapmış ve 28 Şubat’ta ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ metnini yine birlikte duyuracaklarını ilan etmişti.

    Buldan: Çıkış yolu en güçlü demokrasi ittifakında buluşmaktır

    İzmir’deki kongrede konuşmasına devam eden Pervin Buldan, “O altı siyasi partinin içerisinde bir tanesini ayırın, diğerlerinin oy toplamı HDP’nin yarısı bile etmez. İşte bunun için hiç oralı olmanıza gerek yok. Biz kendi yolumuzda yürümeye devam edeceğiz.” dedi.

    “Yolumuz üçüncü yoldur ve bu üçüncü yola bir gün herkes muhtaç olacak, bir gün herkes mecbur olacak, bir gün herkes bizimle görüşmek için yanımıza gelecekler, bizimle görüşmek için randevu isteyecekler, bundan hiç kimsenin kuşkusu ve şüphesi olmasın.” şeklinde konuşan Buldan, “Biz öyle kolay lokma değiliz. Biz, Selahattin Demirtaş’ın dediği gibi demirden leblebiyiz, ağzınıza alırsanız dişleriniz kırılır.”

    Kongreye, HDP milletvekilleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve partililer katıldı.

    CHP lideri Kılıçdaroğlu’dan ‘HDP dışlandı’ tepkilerine yanıt

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, muhalefet zirvesinin ardından gelen “HDP yok sayılıyor” eleştirilerine yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, “HDP’yi yok saymıyoruz. Hiçbir partiyi de yok sayamayız” dedi.

    Konuyla ilgili “Hiçbir partiyi yok sayamayız. Öyle yaparsak bu demokrasiye inanmadığımızı gösterir” diyen Kılıçdaroğlu, altı partinin ortak Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi geçiş çalışmasına atıfta bulundu: “Bu çalışma, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi geçiş çalışmasını yürüten altı parti arasında yapıldı. Biliyorsunuz altı partinin genel başkan yardımcıları birlikte çalıştılar ve bir metin hazırladılar. Çok iyi çalışılmış, çok zengin bir metin. Metin üzerinde altı genel başkanın bir görüş ayrılığı yok. Bu süreçte biz her parti ile görüştük. Bu görüşmelerimiz sürecek. HDP’yle de görüşüyoruz. İhtiyaç olduğunda yine görüşeceğiz. Onlar görüşlerini paylaşmak isterlerse bize gelebilirler, ihtiyaç olduğunda biz gideriz. Görüşlerimizi paylaşırız. Kamuoyuyla da zaten paylaşıyoruz. Bir sorun yok”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna Başbakanı Zelenksky ile Pakistan Başbakanı Khan’dan Erdoğan’a geçmiş olsun mesajı

    Ukrayna Başbakanı Zelenksky ile Pakistan Başbakanı Khan’dan Erdoğan’a geçmiş olsun mesajı


    Ukrayna Başbakanı Zelensky ile Pakistan Başbakanı İmran Khan, Covid-19 testi pozitif çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan için sosyal medya hesaplarından geçmiş olsun mesajları paylaştı.

    Ukrayna Başbakanı Zelensky, paylaştığı mesajında “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın ve eşi Sn Emine Erdoğan’ın Covid-19 testinin pozitif çıkmasını eşim Olena ile üzüntüyle öğrendik. Arkadaşımız Tayyip bey ve Emine Hanıma geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, acil şifalar diliyoruz.” dedi.

    Pakistan Başbakanı İmran Khan da mesajında “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın Covid-19 testlerinin pozitif çıktığını öğrendim. Hükümetimiz ve Pakistan halkı adına geçmiş olsun diyorum, en kısa sürede iyileşmelerini diliyorum.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan, ‘Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız’ dediği AİHM’e 3 kez başvurdu

    Erdoğan, ‘Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız’ dediği AİHM’e 3 kez başvurdu


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve iş insanı Osman Kavala ile ilgili olarak, “Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız” dedi. “Biz kendi mahkemelerimize saygı duyulmasını bekliyoruz” diyen Erdoğan, geçmişte 3 kez AİHM’e başvurmuştu.

    Erdoğan, AİHM’in Türkiye aleyhine açılan davalarda verdiği kararlara yönelik eleştirilerini sürdürüyor. Cumhurbaşkanı, daha önce de AİHM’in Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Başkanı ve eski Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması ile ilgili kararına tepki göstermişti.

    AİHM’in Selahattin Demirtaş kararının siyasi olduğu yorumunu yapan Erdoğan, “AİHM bu kararı iç hukuk yolları tükenmeden alarak istisnai bir uygulama yapmıştır” demişti. “Esasen AİHM bizim mahkemelerimizin yerine geçecek şekilde karar veremez” diyen Erdoğan, son olarak Osman Kavala kararı nedeniyle “Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız” dedi.

    Erdoğan’ın AİHM başvuruları

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk kez AİHM’e 1999 yılında “adil yargılanma” talebi ile başvurdu. Erdoğan, okuduğu bir şiir sebebi ile “halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçundan 1998 yılında Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından 10 ay hapis ve 177 milyon TL para cezasına çarptırıldı. Erdoğan’ın Yargıtay’da yaptığı itirazı reddedilince dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, AİHM’e başvurdu.

    Erdoğan milletvekili olabilmek için AİHM’e başvurdu

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında tekrar AİHM’e başvurmak zorunda kaldı. Erdoğan milletvekili olabilmek için adli sicil kaydının silinmesini talep etti. Bu istek Diyarbakır 4 No’lu DGM’si tarafından kabul edilse de dönemin Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu karara itiraz etti. Kanadoğlu’nun girişimi sonrası Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Diyarbakır 4 No’lu DGM’nin kararını bozdu.

    2001 yılında yaşanan bu olayların ardından Erdoğan siyasi bir kararla halkın iradesinin önüne geçildiği gerekçesiyle AİHM’e başvurdu.

    Erdoğan 2002 yılında Yüksek Seçim Kurulu’nun milletvekili olamayacağı yönündeki kararını da AİHM’e taşıdı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2003 yılında Başbakan seçildikten sonra AİHM’e yaptığı başvuruları geri çekti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’dan Osman Kavala açıklaması: Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız

    Erdoğan’dan Osman Kavala açıklaması: Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğuna ilişkin Türkiye’ye yönelik Avrupa Konseyi’nin başlattığı ihlal süreciyle ilgili olarak, “Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız” dedi. Erdoğan, Türk mahkemelerine de saygı duyulmasını istedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ziyareti öncesi Esenboğa Havalimanı’nda iç ve dış politikaya yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

    Erdoğan bir gazetecinin sorusu üzerine, “Bizim mahkemeleri tanımayanları biz tanımayız. Bunu çok net söylüyorum. Bizim mahkemelerimizin vermiş olduğu kararlar var. AİHM ne demiş, Avrupa Konseyi ne demiş, bizi çok ilgilendirmiyor. Biz kendi mahkemelerimize saygı duyulmasını bekliyoruz. Bizim mahkemelerimizi tanımayanları biz de tanımayız.” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları:

    “(Rusya-Ukrayna gerilimi) Yakından takip ediyoruz. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklediğimizi her platformda dile getiriyoruz.”

    “(Rusya-Ukrayna gerilimi) Bir Karadeniz ülkesi olarak bölgede barışı hakim kılmak adına tüm tarafları itidalli olmaya ve diyaloğa davet ediyoruz.”

    “(İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’un Türkiye ziyareti) Mart ayının ortalarında bu ziyaret gerçekleşecek.”

    “(Yunanistan tarafından geri itilen 12 sığınmacının ölümü) Her şeyden önce 12 insanın orada donarak ölümüne seyirci kalmak yenilir, yutulur bir şey değil.”

    Ayrıntılar geliyor..

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***