Etiket: Polis operasyonu

  • Almanya, Danimarka ve Hollanda’da Hamas bağlantılı kişilere operasyon

    Almanya, Danimarka ve Hollanda’da Hamas bağlantılı kişilere operasyon


    Almanya’da savcılar Avrupa’daki Yahudi kuruluşlara saldırı planladıkları şüphesiyle Berlin ve Rotterdam’da 4 Hamas üyesinin gözaltına alındığını duyurdu. Danimarka motivasyonlarını açıklamada terör saldırısı şüphesiyle 4 kişinin gözaltına alındığın açıkladı.

    REKLAM

    Almanya’da savcılar Avrupa’daki Yahudi kuruluşlara saldırı planladıkları şüphesiyle 4 Hamas üyesinin gözaltına alındığını duyurdu. 

    Danimarka İstihbarat Teşkilatı da uluslararası bağlantıları olan yerel çetelere yönelik operasyonlarda üçü Danimarka’da biri Hollanda’da 4 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. İsrail, Danimarka’da tutuklanan şüphelilerin Hamas’la bağlantılı olduğunu ileri sürerken Danimarka polisi bu tutuklamalar arasında olası bir bağlantı olduğunu doğrulamayı reddetti.

    Alman savcılar Hollanda vatandaşı Nazih R’nin Rotterdam şehrinde, Lübnan doğumlu Abdulhamid el A ve İbrahim el R ile Mısır vatandaşı Muhammed B’nin de Berlin’de yakalandığın açıkladı.

    Savcılar her dört ismin de uzun süredir Hamas’ın silahlı kanadının liderleri ile yakından ilişkili olduğunu belirtti. Abdulhamid el A’nın Hamas liderleri tarafından Lübnan’da silah tedarik etmekle görevlendirildiği, silahların Berlin’de teslim alınıp olası saldırılar için hazır bekletileceği iddia edildi.

    Alman Adalet Bakanı Marco Buschmenn “Hamas’ın İsraillilere saldırısı sonrası ülkemizde de Yahudilere ve Yahudi kuruluşlara saldırılar son haftalarda arttı. Bu nedenle ülkemizdeki Yahudilerin bir daha hayatlarından endişe etmemeleri için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız” açıklamasında bulundu.

    Danimarka: Terör eylemi hazırlığı

    Danimarkalı yetkililer tutuklamaların “terör eylemi hazırlayan bir grupla” ilgili olduğunu belirtti.

    PET kısaltmasıyla bilinen Danimarka Güvenlik ve İstihbarat Servisi’nin operasyonel başkanı Flemming Drejer “Yabancı ülkelerle ve organize suçlarla bağlantılar var” dedi.

    Soruşturmanın yurtdışı uzantısı olduğunu ve “suç çeteleriyle ilgili olduğunu” sözlerine ekleyen Drejer yasaklı çete Loyal to Familia’yı öne çıkardı.

    Terör saldırısının olası hedefi hakkında herhangi bir bilgi yayınlanmadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya’da ‘antisemitizm operasyonu’: Aralarında Türklerin de olduğu 17 kişi gözaltına alındı

    Almanya’da ‘antisemitizm operasyonu’: Aralarında Türklerin de olduğu 17 kişi gözaltına alındı


    Bavyera eyaletinin Münih şehri başta olmak çok sayıda kentte eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonda yaşları 18 ile 62 arasında değişen 15 erkek ve iki kadın gözaltına alındı. Bu zanlılardan bazılarının Türk ve Alman çifte vatandaşlığı bulunuyor.

    REKLAM

    Almanya’da güvenlik güçleri, sosyal medyada “antisemitik nefret söylemi” paylaşmakla suçlanan ve aralarında Türk vatandaşlığına sahip Almanların da bulunduğu 17 kişinin evine baskın düzenledi.

    Bavyera’nın Münih şehri başta olmak üzere eyaletin çok sayıda kentinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen baskınlarda yaşları 18 ile 62 arasında değişen 15 erkek ve iki kadın gözaltına alındı.

    Alman haber ajansı DPA, polisin şüphelileri sorguladığını ve evlerinden cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlar da dahil olmak üzere çok sayıda kanıta el koyduğunu söyledi.

    Şüphelilerin Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği saldırıları “kutladıkları” ve “yasaklı terör örgütlerinin sembollerini kullanarak sosyal medyada Yahudilere karşı nefret söylemi yaymakla” suçlandıkları belirtildi.

    Şüpheliler arasında Alman-Türk çifte vatandaşları da var

    Şüphelilerden birinin WhatsApp’taki bir okul sohbetinde bir palyaçoyu gösteren ve üzerinde “Yahudilere gaz sıkın” yazan bir çıkartma gönderdiği iddia edildi.

    Alman-Türk çifte vatandaşlığı olan bir başka kişi de hesabından “Yahudi oğullarının yok edilmekten başka bir şeyi hak etmediğini” yazmakla itham ediliyor.

    Türk vatandaşı olan bir başka şüpheli ise 7 Ekim saldırılarından kısa bir süre sonra Adolf Hitler’in bir fotoğrafını “Tüm Yahudileri öldürebilirdim ama neden öldürdüğümü göstermek için bazılarını canlı bıraktım” başlığıyla paylaşmakla suçlanıyor. Bu mesajın yanında ise Filistin bayrağı, “Özgür Filistin” yazısı ve zafer işareti içeren bir emoji paylaştığı öne sürülüyor.

    “Antisemitizm Yahudi vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkiliyor”

    “Ne yazık ki antisemitizm Almanya’daki pek çok Yahudi’nin günlük yaşamını olumsuz etkiliyor” diyen Bavyera polisinin nefret suçlarıyla mücadele sorumlusu Michael Weinzierl, “Hamas’ın İsrail’e yönelik terör saldırısı da Almanya’daki Yahudilerin yaşamını kötü yönde etkiliyor.” açıklamasında bulundu.

    Nefret söylemine karşı katı kurallara sahip Almanya’da gamalı haç gibi yasaklı Nazi sembollerinin yayınlanmasıyla bağlantılı çok sayıda baskın düzenleniyor. Nazi döenminin 6 milyon Avrupalı Yahudi’yi katlettiği Holokost’un inkarı da ülkede yasaklanmış durumda.

    İsrail-Hamas savaşı, Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarında yaklaşık bin 200 kişinin ölmesinin ardından patlak verdi. Filistinli sağlık yetkililerine göre İsrail’in Gazze’ye yönelik misilleme saldırıları şimdiye kadar 12 bin 700’den fazla kişinin ölümüne neden oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kosova polisinin kaçakçılıkla mücadele operasyonuna Sırbistan’dan tepki

    Kosova polisinin kaçakçılıkla mücadele operasyonuna Sırbistan’dan tepki


    Kosova’nın bazı bölgelerinde polis, gümrük kaçakçılığıyla mücadele kapsamında operasyon düzenledi.

    Ancak Kosova’daki Sırp azınlığın yoğun yaşadığı bölgede gerçekleşen operasyon, ilişkilerin gergin olduğu Kosova ile Sırbistan’ı bir kez daha karşı karşıya getirdi.

    Kosova polisi, kaçakçılıkla mücadele kapsamında başkent Priştine, İpek ile Mitrovitsa şehrinin güney ve kuzey kesimlerinde operasyon gerçekleştirildiğini bildirdi.

    Priştine, İpek ve Güney Mitrovitsa’da operasyonun sakin geçtiği kaydedilen açıklamada, polisin Kuzey Mitrovitsa’da Kosovalı Sırpların direnciyle karşılaştığı dile getirildi.

    Kuzey Mitrovitsa’da çeşitli suç gruplarının barikatlar kurarak gümrük ve polis memurlarının görevlerini engellemek amacıyla şok ve el bombası kullandığı belirtilen açıklamada, fırlatılan maddeler sonucu 6’sı polis memuru 7 kişinin yaralandığı ifade edildi.

    Operasyon kapsamında aralarında Arnavut, Boşnak ve Sırpların da bulunduğu 8 Kosova vatandaşının gözaltına alındığı bilgisi paylaşılan açıklamada, polis tarafından farklı bölgelerde yapılan operasyon kapsamında maddi delil teşkil eden yüz binlerce euro değerindeki çeşitli kaçak mal ve dökümana el konulduğu bilgisi paylaşıldı.

    Operasyonun Kosova gümrüğü ile yargısı iş birliğinde ve koordinasyonunda gerçekleştirildiği aktarıldı.

    Kosova Başbakanı Albin Kurti de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, operasyonun önceden gerçekleştirilen yoğun soruşturmalar kapsamında yapıldığına dikkati çekerek, “Suç ve suç gruplarına müsamaha gösterilmeyecek, bunlarla mücadele edilecek. Kaçakçılıkla mücadele edeceğiz ve önleyeceğiz.” dedi.

    Ayrıca Başbakan Kurti, meselenin kaçakçılıkla mücadele olduğunun altını çizerek, operasyonu siyasi ya da etnik çizgiye çekmek isteyenlere fırsat verilmemesi uyarısında bulundu.

    Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, Kosova sınırına gitti

    Olayların ardından Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Kosovalı Sırp liderlerle bir araya gelmek üzere Kosova sınırındaki Raska Belediyesine gitti.

    Başbakan Ana Brnabic de KFOR ve NATO’ya acil müdahale etmeleri çağrısında bulunarak, “Durum dramatik olmaktan çok öte. Priştine’nin yürüttüğü bu politikaya bir an önce son verilmeli.” ifadesini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avusturya Başbakanı Kurz’a ‘rüşvet’ ve ‘güveni kötüye kullanma’ soruşturması

    Avusturya Başbakanı Kurz’a ‘rüşvet’ ve ‘güveni kötüye kullanma’ soruşturması


    Avusturya’da Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı, Başbakan Sebastian Kurz’a yönelik “rüşvet” ve “güveni kötüye kullanma” suçlamalarıyla soruşturma başlattı.

    Bu kapsamda polis, Kurz’un başında bulunduğu Avusturya Halk Partisi (ÖVP), Maliye Bakanlığı ve Başbakanlık binasında arama yaptı.

    Arama yapılan adresler arasında ayrıca Kurz’a yakın isimler de vardı.

    Yapılan aramalarda, polis bazı önemli isimlerin cep telefonlarına el koydu.

    Soruşturma, savcılarının ‘yalan yere yemin etme’ şüphesiyle mayıs ayında başka bir soruşturma açtığı Kurz için yeni bir siyasi tehdit oluşturuyor.

    Mali Suçlar ve Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı, polis aramalarını doğruladı.

    Soruşturmanın Kurz’un henüz dışişleri bakanı olduğu 2016 döneminden başlayarak bugüne kadarki süreci kapsadığı belirtilen Savcılığın açıklamasında, “Savcılık, Sebastian Kurz ve diğer dokuz kişinin yanı sıra üç kuruluşu güveni kötüye kullanma, yolsuzluk ve rüşvet’ten kısmen farklı katılım seviyeleriyle birlikte soruşturma altına aldı.” denildi.

    Ülke basınındaki haberlerde de savcılığın, bazı basın organları ve düşünce kuruluşlarına verilen reklamlarda yolsuzluk yapıldığına, anket sonuçlarının daha iyi gösterilmesi için rüşvet verildiğine ilişkin iddialara yönelik Başbakan Kurz ve yakın çevresine yönelik soruşturma başlattığı bilgisi paylaşıldı.

    ÖVP’den polis baskınlarına ilişkin yapılan açıklamada ise iddialar reddedilirken “Kurz’a ve partiye zarar vermeye çalışıldığı” ileri sürüldü. Baskınların siyasi saiklerle yapıldığı iddia edildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya’dan ‘Türkiye’ye uyuşturucu parası aktaran’ 10 kişi şafak baskınları ile yakalandı

    Almanya’dan ‘Türkiye’ye uyuşturucu parası aktaran’ 10 kişi şafak baskınları ile yakalandı


    Almanya’da çarşamba sabahı polis farklı noktalara büyük baskınlar yaptı. Bu baskınlarda ‘Türkiye’ye uyuşturucu parası havale eden’ ve kara para aklayan 10 kişi tutuklandı.

    Savcılık kararıyla yapılan operasyonlar Türkiye kökenlilerin en yoğun olarak ikamet ettiği Nordrhein-Westfalen (NRW) Eyaleti’nde yapıldı. Gelsenkirchen, Dortmund, Bochum, Düsseldorf, Heinsberg ve Erkelenz şehirlerinde gerçekleşen operasyonlarda çok sayıda doküman ve cihaza da el konuldu.

    Alman WDR’ın haberine göre operasyonlar sırasında 80’den fazla ev ve iş yeri arandığı belirtiliyor. Havale edildiği ileri sürülen miktar ise 100 milyon eurodan fazla.

    Terör faaliyetleri finanse ediliyordu

    Türkiye’ye havale edilen paraların Suriye üzerinden terör faaliyetlerinde de kullanıldığı tespit edildi.

    Polis yetkililerinden yapılan açıklamada ise şu ifadeler kullanıldı:

    “Suç örgütü aylardır takip altındaydı. Yaklaşık 1000 polis, savcı ve vergi müfettişi 80’den fazla ev ve iş yerinde arama yaptı. Grup, diğer şeylerin yanı sıra kara para aklama, terörün finansmanı, dolandırıcılık ve yasa dışı finansal işlemlerle suçlanıyor.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Haiti’de Devlet Başkanı Jovenel Moise suikastiyle ilgili ne biliyoruz?

    Haiti’de Devlet Başkanı Jovenel Moise suikastiyle ilgili ne biliyoruz?


    Haiti’de Devlet Başkanı Jovenel Moise suikastiyle ilgili ayrıntılar netleşmeye başladı.

    Moise’ye saldıran ağır silahlı bir komando birliğinin 26 Kolombiyalı ve 2 Haitili Amerikalıdan oluştuğu açıklandı.

    Suikast düzenlediği iddia edilen şüphelilere yönelik operasyonda 15 Kolombiyalı ile 2 Amerikalı gözaltına alındı. Bu isimlerin eski asker olabileceği kaydedildi.

    Kolombiya Savunma Bakanı Diego Molano, “Gelen ilk ayrıntılar, olayın sorumluları arasında Ulusal Ordunun eski üyeleri olduğunu gösteriyor.” dedi.

    Şimdiye kadar operasyonlar kapsamında öldürülen şüpheli sayısı 10’a yükseldi. Haiti Televizyonu Caraibes, polis tarafından gözaltına alınan şüphelilerin, silahların ve çok sayıda pasaportun görüntülerini paylaştı.

    Haiti hükümetinden gözaltına alınan Kolombiyalılarla ilgili bilgi talep edildiğini vurgulayan Molano, “Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise’nin suikastı karşısında bugün İnterpol, Kolombiya hükümeti ve Ulusal Polisimizden bu eylemin iddia edilen failleri hakkında resmi olarak bilgi talebinde bulundu.” ifadesini kullandı.

    “Onları adalete teslim edeceğiz”

    Ulusal Polis Müdürü Leon Charles, Moise suikastının, toplamda 26 Kolombiyalı ve iki Haiti asıllı ABD vatandaşının içinde olduğu bir komando birliği tarafından yapıldığını söyledi.

    Saldırganların bulunması için çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Charles, 3 şüphelinin polis tarafından öldürüldüğünü, kaçak olduğunu düşündükleri 8 kişinin arandığını belirtti.

    Charles, operasyonunun çarşamba gecesi başladığına işaret ederek “Bu adamlar bir evde saklanıyordu ve onları çıkmaya zorladık. Onları adalete teslim edeceğiz.” ifadesini kullandı.

    Tayvan’dan açıklama

    Haiti ile resmi diplomatik bağlarını sürdüren Tayvan’daki dışişleri bakanlığı, şüphelilerden 11’inin büyükelçiliğe girdikten sonra yakalandığını söyledi.

    Haiti’nin seçimler ve partiler arası ilişkiler bakanı Mathias Pierre, Haitili-Amerikalı şüphelileri 35 yaşındaki James Solages ve 55 yaşındaki Joseph Vincent olarak tanımladı.

    Bir Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, gözaltına alınanlar arasında herhangi bir ABD vatandaşının olup olmadığını teyit edemedi, ancak yetkililer, ABD’nin nasıl yardımcı olabileceğini tartışmak için müfettişler de dahil olmak üzere Haitili yetkililerle temas halinde olduğunu kaydetti.

    Ülkenin meşru lideri kim tartışması

    Haiti’nin 53 yaşındaki Devlet Başkanı Moise, silahlı kişilerce evine düzenlenen saldırıda hayatını kaybetti, eşi Martine Moise yaralandı.

    Moise’nin ölümü, Hispaniola adasını Dominik Cumhuriyeti ile paylaşan 11 milyonluk ülkenin meşru liderinin kim olduğu konusunda tartışmalara yol açtı.

    Moise’nin bu hafta başında başbakanlık için Claude Joseph’un yerine atadığı Ariel Henry, henüz yemin etmedi.

    Moise’nin hayatını kaybetmesinin ardından geçici Başbakan Joseph, ülkede 15 günlük acil durum ilan etti.

    Haiti, Duvalier ailesi diktatörlüğünün 1986’da düşmesinden bu yana, bir dizi darbe ve dış müdahaleler sonrası istikrarı sağlamak için mücadele etti.

    2004’te dönemin Devlet Başkanı Jean-Bertrand Aristide’yi deviren bir isyanın ardından düzeni yeniden sağlamayı amaçlayan Birleşmiş Milletler barışı koruma görevi, 2019’da ülke hala kargaşa içindeyken sona erdi.

    2019 sonlarında yapılması planlanan seçimler, siyasi huzursuzluk nedeniyle ertelenmişti.

  • İçişleri Bakanı Soylu: Peker’e polis koruması benden önce verilmiş, benim zamanımda alındı

    İçişleri Bakanı Soylu: Peker’e polis koruması benden önce verilmiş, benim zamanımda alındı


    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘Organize suç örgütü yöneticiliği ve üyeliği’ suçlarından hakkında soruşturma açılan Sedat Peker’e verilen polis koruması için “Benden 1,5 yıl önce verilmiş, ben göreve gelmeden önce. Sonra da benim zamanımda da alındı, bu kadar net” ifadelerini kullandı.

    “Karısının iç çamaşırına sığınan acizler, edepsiz”

    TRT Haber kanalında katıldığı bir programda Peker’in evine yönelik gerçekleştirilen arama görüntülerini de paylaşan Soylu, “Yok kızıma şöyle yaptılar, kızıma böyle yaptılar. Gösterin bakalım videoyu kızına ne yapılmış. Türk polisi ne yapacağını falan iyi bilir. Karısının iç çamaşırına sığınan acizler, edepsiz.” diye konuştu.

    Bakan, sosyal medya hesaplarından yayınladığı videolarla kendisini hedef alan Peker’in Birleşik Arap Emirlikleri’nden iadesine ilişkin soru üzerine ise “Merak etmeyin.” dedi. Peker’e Türkiye’ye gelmesi çağrısında bulunduğunun hatırlatılması üzerine de Soylu, “İş adamıysa, iş insanıysa evet.” ifadesini kullandı.

    “Cumhurbaşkanımızla bu konuda görüşmedim”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bu konuyu konuşup konuşmadığı sorulan Soylu, “Sayın Cumhurbaşkanımızla bu konuda görüşmedim. Bu konuyla Cumhurbaşkanımızı meşgul etmeyi de hicap ederim.” dedi.

    “Peker’e yönelik operasyonu harekete geçiren benim”

    Peker’e yönelik operasyona ilişkin de Soylu, “Bu operasyonu yapan benim. Bir buçuk yıl duran bir operasyonu harekete geçiren benim. Bursa’daki operasyonun bizatihi yöneticisi benim. Orada köfteci Yusuf’a çökmeye çalışıyorlar, video kayıtları var. Bana, milletvekillerimize geliyorlar, ben de operasyonu başlatıyorum. 2-3 ay teknik dinlemeye alınıyor, sonra savcılık operasyonuna dönüyor, sonra operasyona dönüyor. Her şey var, videolar ve tehditler hepsi var. Şimdi bütün bunların içerisinde İzmir’de de var, İstanbul’da da var. İstanbul’un başlangıcını bilmiyorum ama bir şey söyleyeyim, İstanbul’u da aylar sonra operasyona döndüren benim.” şeklinde konuştu.

    “Keklemişler, ben ne yapayım”

    Bakan Soylu, gazeteciler Hadi ve Süleyman Özışık hakkında suç duyurusunda bulunulmasının sorulması üzerine, “Bu iki arkadaş, yani kardeşini daha sonra tanıdım da Hadi Bey’i Günaydın gazetesindeki fotoğrafçılığından tanırım. Yani babama hürmet ederdi. Babam İstanbul’da siyasetçiydi. Şeyi de kabul etmem, ‘Babasını 30 yıldır tanır’ falan, babamın eteklerine kimse giremez, hiç kabul etmem yani. Hiç öyle bir şeyi kabul etmem reddederim. Keklemişler, ben ne yapayım. Kim keklemiş ise hesabını ondan sorsun, ayda 10 bin dolar hangi siyasetçiye gönderiyorsa ondan sorsun. Yanlışlıkla yazdıkları bir yere düşmüş” açıklamasında bulundu.

    Öte yandan Sedat Peker, Bakan Soylu’nun açıklamalarından sonra Twitter’da yaptığı paylaşımda YouTube’da yayımlayacağı yeni bir video ile Soylu’ya yanıt vereceğini söyledi.