Etiket: NATO

  • Reuters: Biden ‘Avrupa, Türkiye ve Kanada’yı savunmak kutsal sorumluluk’ dedi

    Reuters: Biden ‘Avrupa, Türkiye ve Kanada’yı savunmak kutsal sorumluluk’ dedi


    Reuters’ın aktardığına göre NATO Devlet Liderleri Zirvesi’nde ABD Başkanı Joe Biden diğer liderler ile konuşurken Avrupa, Türkiye ve Kanada’nın savunulmasının “kutsal bir sorumluluk” olduğunu ifade etti.

    Trump sonrası NATO üyelerinin ABD’ye yönelik güvenini tazeleme girişimi olarak görülen bu ifadeler ile Biden yeni bir sayfa açıldığını vurgulamak istiyor.

    “5.Madde kutsal bir sorumluluktur ve ben ABD’nin yanlarında olduğunu tüm Avrupa’nın bilmesini istiyorum” diyen Biden, NATO’nun kendileri için kritik derecede önemli olduğunu vurguladı.

    Biden ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bugün saat 18.00’de 1,5 saat sürecek olan ikili bir görüşme gerçekleştirecek.

    Zirvenin gündeminde Afganistan, Rusya, Çin, Ukrayna ve Belarus varken Erdoğan ve Biden’ın gündeminde de Doğu Akdeniz, Libya, S-400 füze sistemleri, F-35 savaş jeti programı, Halk Bank davası, Ermeni meselesi ve daha pek çok konu olacak.

    NATO’nun 5’inci maddesi nedir?

    NATO antlaşmasının 5’inci maddesine göre bir üyeye yapılan saldırı tüm üyelere yapılmış kabul edilir. Bu madde organizasyonun tarihinde ilk ve son kez New York’taki ikiz kulelere ve Pentagon’a yapılan 11 Eylül saldırıları sonrasında işletildi ve Afganistan’a NATO operasyonu başlatıldı.

  • Macron ve Erdoğan NATO Zirvesi öncesi bir araya geldi

    Macron ve Erdoğan NATO Zirvesi öncesi bir araya geldi


    NATO Zirvesi için Brüksel’de bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirve öncesi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldi.

    Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamada, iki liderin ‘son yıllarda iki ülke arasında yaşanan birçok konunun açıklığa kavuşturulması için bir araya geldikleri ve görüşmenin beklenenden daha uzun sürdüğü bildirildi.

    NATO Zirvesi kapsamında bir araya gelen iki liderin, NATO Karargahı’nda basına kapalı gerçekleşen görüşmesi 52 dakika sürdü.

    Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamada her iki liderin Suriye ve Libya’da ilerleme kaydetme yönünde isteklerini ortaya koydukları belirtildi.

    Görüşmede Macron’un NATO içindeki değerler, ilkeler ve kurallar konusunda müttefikler arasında stratejik meselelerin açıklığa kavuşturulması gerektiği yönündeki isteğini de dile getirdiği belirtildi.

    Fransa lideri geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “NATO’da müttefikler arası ilişkiyi açık bir çerçeveye oturtmamız gerekiyor. Bu yüzden NATO Zirvesi öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşeceğim. Çünkü bu açıklığa kavuşturma meselesinin özellikle Türkiye ile yapılması gerektiğine inanıyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

    Türkiye ile Fransa ilişkileri, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gaz aramaları konusunda Paris yönetiminin, Atina’nın yanında yer alması ve yine 2020’de Fransız ve Türk gemilerinin Doğu Akdeniz’de karşı karşıya gelmesinin ardından sert bir sürece girmişti.

    Ayrıca Macron, perşembe günü yaptığı açıklamada, NATO’ya atıfla, “Aynı örgüte üye olduğumuzda, kurduğumuz koalisyonların çıkarlarına aykırı, tek taraflı operasyonlar yapmaya karar veremeyiz.” demişti.

    Ankara-Paris hattında gerilime neden olan bir başka konu ise Suriye, Libya’nın dışında Dağlık Karabağ konusunda Türkiye’nin Azerbaycan’ın, Fransa’nın ise Ermenistan’ın yanında yer alması oldu.

    Geçen ekim ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı’nın İslam dini ile ilgili açıklamalarına tepki göstermiş Macron’u “İslam’a karşı bir “nefret kampanyası” yürütmekle suçlamıştı.

    Erdoğan, “Macron denilen zatın İslam’la, Müslümanlarla derdi nedir? Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var” ifadelerini kullanmıştı.

    Macron ise perşembe günkü basın toplantısında, Erdoğan’a “radikal İslamcılıkla” mücadelenin hiçbir şekilde İslam dinini hedef almadığını anlatacağını ifade etmiş, Erdoğan ile yapılabilecek iş birliği alanlarını da konuşacağını söylemişti.

    Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamada, Erdoğan-Macron görüşmesi sırasında İslam ile ilgili konunun ‘açıklığa kavuşturulduğu’ da dile getirildi.

  • NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Transatlantik ilişkilerde yeni bir döneme başlıyoruz

    NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Transatlantik ilişkilerde yeni bir döneme başlıyoruz


    NATO Devlet Liderleri Zirvesi bugün Brüksel’de başladı. Afganistan, Ukrayna, Belarus, Rusya ve Çin gibi önemli konu başlıklarının konuşulacağı Zirve öncesi basına açıklama yapan Genel Sekreter Jens Stoltenberg “Müttefikliğimizin çok önemli bir anındayız. 2030 Yeni stratejik konsept ile transatlantik ilişkilerde yeni bir bölüm açıyoruz.” dedi.

    ABD’de NATO’ya bağlılığını net şekilde belirten yeni bir liderin olduğu gerçeğini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Stoltenberg, “Geçtiğimiz 4 yıl neden NATO gibi çok uluslu çok taraflı organizasyonlara ihtiyacımız olduğunu bir kez daha gösterdi. Ortaklığımız bireysel liderlerin çok ötesindedir” dedi.

    Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Stoltenberg, Rusya ile ilgili şunları söyledi:

    İlişkilerimiz Rusya’nın agresif tavırları nedeniyle Soğuk Savaş’ın bitiminden bu yana en dip seviyede. Tüm bu zehirlemeler, siber saldırılar, Gürcistan’da ve Ukrayna’da yaşanmış olanlar düzenli olarak devam eden bir motife işaret ediyor. Ancak ikili bir yol izliyoruz zira Rusya ile gerek iklim krizi gerek silah kontrolü konusunda atabileceğimiz adımlar ve alabileceğimiz önemli mesafeler var. Bir yandan kolektif savunma kapasitemizi ve bütçelerimizi arttırıyoruz. Diyaloğa devam edeceğiz. Bu bir zayıflık değil aksine güç göstergesidir.”

    Çin düşmanımız değil ama artık yarattığı riskleri konuşacağız

    Stoltenberg, Çin ile ilişkilerde fırsatlara ve risklere dikkat çekti:

    Çin konusunda da yine iklim krizi ve silah kontrolü gibi konularda fırsatlar mevcut. Ancak görüyoruz ki Çin askeri büyümesine ve teknolojisine çok ciddi yatırım yapıyor, üstelik altyapı yatırımları ile de Afrika’da Avrupa’da her yerde varlık oluşturuyor. Değerlerimizi paylaşmayan, özgürlüklere, Hong Kong’a ve azınlıklarına baskı uygulayan Çin’in hem içerde hem dışarıda aldığı bu baskılayıcı tutum bizim de güvenliğimize bir risk oluşturuyor.”

    18 ay öncesine kadar Çin’e fazla değinilmediğini ancak artık 2030 ajandasında Çin’in yerini alacağını kaydeden Stoltenberg, Çin’in bir ‘düşman’ veya ‘hasım’ olarak görülmediğini de sözlerine ekledi.

    NATO’nun bu ajandaya ilk kez teknolojik üstünlüğünü keskinleştirilmesi ve iklim krizi gibi konuları da sokacağını aktardı.

    Afganistan’a destek olmaya devam

    Afganistan’daki NATO varlığının sona erdirileceğini de hatırlatan Stoltenberg “Afgan kuvvetlere dışardan eğitim desteği vermeye devam edeceğiz. ABD ve Türkiye, Afgan hükümetine ‘destek’ ve ‘uluslararası havaalanı’ gibi konularda direk temaslar sürdürmeye devam ediyorlar” dedi.

    Stoltenberg, NATO’nun Avrupalı üyelerinin son 7 yılda savunma bütçelerini arttırarak ekstra 260 milyar dolarlık harcama yaptıklarını belirtti.

  • Erdoğan NATO Zirvesi’ne gidiyor: Biden ile iki ülke ilişkilerini masaya yatırmak gerek

    Erdoğan NATO Zirvesi’ne gidiyor: Biden ile iki ülke ilişkilerini masaya yatırmak gerek


    Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yarın düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Belçika’nın başkenti Brüksel’e gitti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde basın toplantısı düzenledi.

    Konuşmasına, katılacağı NATO Zirvesi ile başlayan Erdoğan, “İttifakın önümüzdeki 10 yıllık yol haritasını belirleyecek NATO 2030 sürecine ilişkin kararların alınacağı önemli bir zirveye iştirak edeceğiz” diyerek başladı.

    “NATO’nun yüzleştiği sınamalar karşısında güvenilir bir müttefik olarak kritik sorumluluklar üstlendik, üstleniyoruz” diyen Erdoğan, Türkiye’nin kendi sınırlarını korurken aynı zamanda NATO sınırlarını koruduğunun da altını çizdi. Cumhurbaşkanı, toplantıda müttefiklere ve ittifaka verilen önemi de bir kez daha vurgulayacaklarını ifade etti.

    NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’i “her zaman olumlu yaklaşımlar içerisinde olmuş bir dost” olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı, “Şu anda NATO ülkeleri içerisinde, üzerine düşen görevleri tam manasıyla yerine getiren ülkelerden bir tanesi, ilk 5’in içinde olmak suretiyle Türkiye’dir” dedi.

    Biden ile ilk ikili görüşme

    ABD Başkanı Biden ile göreve gelmesinden beri ilk defa görüşüleceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, müzakerelerde iki ülke ilişkilerinin masaya yatırılması gerektiğinin altını çizdi. NATO’nun birlik ve beraberliği için beklentilerinin ABD’den “amasız” ve “fakatsız” bir yaklaşım görmek olduğunu vurguladı.

    24 Nisan’daki Ermeni “soykırımı” açıklamasını da değerlendiren Erdoğan, “Maalesef çok olumsuz bir süreç oldu. Bu yaklaşım bizleri ciddi manada üzmüştür. Bunu gündeme getirmeden geçmeyi doğru bulmamız mümkün değil” dedi. Cumhurbaşkanı ayrıca bu açıklamayı unutturacak adımlar atılmasını da temenni ettiklerini dile getirdi.

    Tüm “dedikoduları” geride bırakıp neler yapılabileceğini görüşmenin gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Savunma sanayisine yönelik birçok masa üstünde kalan konular var. Bunların da en önemlisi F-35 konusudur” dedi. Bu konuda Türkiye’nin sözlerine yerine getirdiğini ama ABD’nin bunu yapmadığını söyledi.

    Şifa Hastanesi saldırısı

    Afrin’deki Şifa Hastanesine yapılan saldırıyı da değerlendiren Cumhurbaşkanı, “PKK/YPG’nin nasıl kalleş ve vahşi bir örgüt olduğunu göstermiştir. Ülkemizde masumları, Suriye’de sivilleri, Irak’ta Kürt kardeşlerimizi katleden bu alçaklardan döktükleri her damla kanın hesabını soracağız” sözlerini kaydetti.

    Cumhurbaşkanının basın toplantısında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Dışişleri Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de yer aldı.

  • ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan, Biden ve Erdoğan’ın yapacağı görüşmeyi yorumladı

    ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan, Biden ve Erdoğan’ın yapacağı görüşmeyi yorumladı


    ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, ABD Başkanı Joe Biden’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı görüşmede insan hakları da dahil bir çok konunun ele alınacağını söyledi.

    Sullivan, Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki’nin düzenlediği günlük basın toplantısına konuk olarak Biden’ın 10 Haziran’da başlayacak Avrupa gezisinin detaylarını anlattı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Biden’ın Erdoğan’ın iyi tanıdığını belirten Sullivan, “Biden ve Erdoğan, ilişkilerin tüm boyutlarını gözden geçirmek için bu fırsatı değerlendirmeyi dört gözle bekliyor.” açıklamasında bulundu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Biden’ın 14 Haziran’da Brüksel’deki NATO Zirvesi kapsamında yapmayı planladığı ikili görüşme konusunda değerlendirmede bulunan Sullivan, “İki liderin, Doğu Akdeniz, Suriye, İran, Dağlık Karabağ gibi bölgesel konularda geniş ve kapsamlı bir ajandaları olacak.” diye konuştu.

    Türkiye’nin, Afganistan’daki müzakereler ve diplomasi konusunda oynayacağı rolün de görüşmede gündeme geleceğini kaydeden Sullivan, iki ülkenin farklılaştığı konu başlıklarının da toplantıda gündeme geleceğini belirtti.

    Sullivan, “Başkan Biden, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı çok iyi biliyor ve bu iki isim birbiriyle epey zaman geçirdi. Biden ve Erdoğan, ilişkilerin tüm boyutlarını gözden geçirmek için bu fırsatı değerlendirmeyi dört gözle bekliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

  • Biden ile Erdoğan arasındaki ilk ikili görüşme: Sorunlu başlıklar ve tarafların pozisyonu ne?

    Biden ile Erdoğan arasındaki ilk ikili görüşme: Sorunlu başlıklar ve tarafların pozisyonu ne?


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden ile 14 Haziran’da kritik bir görüşme yapacak.

    Biden’ın Ocak ayında göreve gelmesi ile başlayan yeni dönemde eski Başkan Donald Trump döneminin aksine Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de jeopolitik ve siyasi olarak farklı görüş ve çıkarlara sahip iki lider sık sık karşı karşıya geliyor.

    Biden’ın seçim kampanyası sırasında verdiği bir röportajda Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında “Erdoğan darbe ile değil seçimle değişmeli’ yönünde açıklama yapması da iki liderin ilişkilerine başlamadan büyük bir darbe indirmişti.

    Rusya’dan satın alınan S-400 hava savunma sistemleri, F-35 jetlerinin tesliminin iptali, Fethullah Gülen’in iadesi ve YPG meselesi ABD-Türkiye liderlerinin ilk yüz yüze görüşmesinde masaya yatıracakları ve uzlaşı arayacakları konulardan sadece birkaçı olacak.

    S-400’ler meselesi çözülebilecek mi?

    İkili görüşmenin ilk konusunu Türkiye’nin Rus hava savunma sistemini satın alması ve F-35 savaş jeti programından çıkarılmasının oluşturması bekleniyor.

    Washington’da Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Soner Çağaptay, Ankara ile Washington arasında krize neden olan S-400’lerin “Türkiye-ABD ortak gözetimine alınacağını” iddia etmişti.

    Biden-Erdoğan görüşmesine atıfta bulunan Çağaptay, “Erdoğan, S-400’leri ABD-Türkiye ortak gözetimine alacak. Bu bir NATO tesisinde olacak. ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi sonrası Kabil havaalanının kontrolü Türkiye’ye verilecek. Böylece koalisyon ülkelerinin elçiliklerinin güvenliği sağlanmış olacak. Buna karşılık Biden, S-400’lere yönelik yaptırımlardan vazgeçecek” dedi.

    Nisan ayının son günlerinde ise Bakan Blinken S-400 meselesine yeniden değinmiş Türkiye ve tüm ABD müttefiklerinin Rus silahı satın almaktan “kaçınmaları” gerektiğini, aksi takdirde yeni “yaptırımların gelebileceği” uyarısında bulunmuştu.

    Suriye’de YPG anlaşmazlığı

    İkili görüşmenin diğer kritik bir başlığı da YPG olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Biden ile yapacağı görüşme hakkındaki bir soruyu yanıtlarken ön hazırlıkları yaptıklarını ve Biden’a soracakları ilk sorunun Türkiye-ABD ilişkileri niçin böyle bir gerilim safhasında?” olacağını belirtmişti.

    ABD’nin Türkiye’nin müttefiki olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı, YPG meselesini Amerikalı mevkidaşı ile masaya yatıracağını ifade etmişti. Müttefiklerin “teröristlerin değil birbirlerinin yanında” konuşlanması gerektiğini altını çizen Erdoğan, ABD’nin “maalesef” teröristlerin yanında yer aldığını belirtmiş ve Pentagon’dan YPG’ye bütçe ayrıldığını ileri sürmüştü. Cumhurbaşkanı bu konuya tepkisini “Biden döneminde terör örgütüne destekler devam ediyor” sözleriyle göstermişti.

    ABD’nin YPG’ye verdiği desteği ise çekmesi kısa vadede beklenmiyor.

    Ermeni “soykırımı” krizi

    1915 Olayları’nın Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk defa Biden yönetiminde “soykırım” olarak tanıması da ikili görüşmede ele alınması beklenen diğer hassas bir konu.

    Başkan Biden’ın göreve geldiği Ocak ayından beri Erdoğan ile ilk telefon görüşmesini 1915 Olayları’nın anma günü 24 Nisan’ın arifesinde yapması ve görüşmede Cumhurbaşkanı’na olayları “soykırım” olarak nitelendireceğini bildirmesi Ankara’da büyük tepki çekmişti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konu hakkında yaptığı bir açıklamada “Her 24 Nisan gelir ABD Ermenilerle ilgili ne diyecek. Bırakalım bu işi tarihçiler yapsın, bunu tarihçiler çalışsın. Bütün bunların çalışmalarından sonra önümüze gelen tablo üzerinden gerekli adımları atalım. (…) Burada da kalkıp hiç mi hiç alakası olmayan bir Türkiye’yi böyle bir konunun içerisine nasıl atarsın? Yapmak istediğin bir şey varsa NATO müttefikin olarak gel bu işi çalışmaları yaptırtalım ondan sonra konuşalım. Biz kasaba devleti değiliz, Türkiye Cumhuriyetiyiz” diyerek konu hakkındaki görüşlerini dile getirmişti.

    Amerikan Dışişleri Bakanı Blinken ise Joe Biden’ın resmi olarak “Ermeni Soykırımını” tanıyacağını ilk önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bildirdiğini ifade etmiş, “Anlaşmazlıklarımızı açık, doğrudan, dürüst bir şekilde ifade ederek Türkiye’ye saygı göstermeliyiz ve aynısını Türkiye’den de bekliyoruz” diye konuşmuştu. Bakan ayrıca Ermeni meselesinin Biden’ın Erdoğan ile görüşeceği konular arasında olacağını da söylemişti.

    Fethullah Gülen dosyası

    1999 yılından bu yana ABD’nin Pennsylvania eyaletinde yaşayan Fettullah Gülen, taraftarlarını devlet kurumlarında örgütlenmeye teşvik ederek devlet içinde paralel bir yapı ve terör örgütü kurmakla suçlanıyor.

    2016’da Türkiye’ye ABD Başkan Yardımcısı olarak ziyarette bulunan Joe Biden, Gülen’in iadesi için çalıştıklarını dile getirmişti.

    Biden, Fethullah Gülen’in iadesine ilişkin, “Hukuk uzmanlarımız şu anda Türk meslektaşlarıyla çalışıyor, delilleri ve belgeleri inceliyorlar. Bu belgelerin Amerikan yetkililerine takdim edilmesi ve yasalarımız ve suçluların iadesi anlaşmasına göre hazırlanması lazım” ifadesini kullanmıştı.

    Fakat geçen 5 yıllık süreçte bu konuda bir ilerleme sağlanamadı.

  • Taliban, Türkiye’nin Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlama teklifini reddetti

    Taliban, Türkiye’nin Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlama teklifini reddetti


    Taliban, Türkiye’nin NATO güçlerinin Afganistan’dan asker çekmesinin ardından Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlama ve işletme teklifini kesin bir şekilde reddettiğini bildirdi.

    Örgütün Doha’da bulunan sözcüsü Süheyl Şahin, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Türkiye son 20 yılda NATO’nun bir parçasıydı, dolayısıyla 29 Şubat 2020’de ABD ile imzaladığımız anlaşma kapsamında Afganistan’dan çekilmeliler.” ifadelerini kullandı.

    “Diğer yandan Türkiye büyük bir Müslüman ülke ve Afganistan’la tarihi bağları var.” diyen Taliban Sözcüsü, “Gelecekte Afganistan’da yeni bir İslami hükümet kurulduğunda Türkiye ile yakın ve iyi ilişkiler içerisinde olmayı umuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Ankara, NATO’nun çekilmesinin ardından Kabil Hamit Karzai Uluslararası Havaalanı’nın işletmesini almak için Kabil ve Washington’la iletişim halindeydi.

    Bu bağlamda öneri, mayıs ayındaki toplantıda NATO üyelerine bildirilmişti.

    Bu ülkedeki askerlerini çekmeye devam eden ABD, 11 Eylül 2021’de son askerini Afganistan’dan çekmiş olacak.

    Halihazırda ülkede 500 askeri bulunan Türkiye ise henüz güçlerini çekmedi ve mevcut asker sayısı ile Afganistan’da asker bulunduran en büyük ülke konumunda bulunuyor.

    Afgan halkı, yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesinin ardından Taliban’ın tıpkı Sovyet askerlerinin çekmesi sonrası Kabil’i ele geçirerek merkezi hükümeti yıkıp kendi radikal hükümetini kurması gibi bir senaryonun yaşanmasından endişe ediyor. Ülkede savaş son dönemlerde artmış durumda.

  • G7 Zirvesi: Biden ve Johnson NATO’nun temelini oluşturan Atlantik Bildirisini güncelledi

    G7 Zirvesi: Biden ve Johnson NATO’nun temelini oluşturan Atlantik Bildirisini güncelledi


    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, G7 Zirvesi öncesi İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile yaptığı görüşmede Çin ve Rusya dahil olmak üzere bir dizi dış politika konusunu ele aldı.

    Liderler, 1941’de İngiltere Başbakanı Winston Churchill ve ABD Başkan Franklin D. Roosevelt’in savaş sonrası dünya için hedeflerini belirledikleri Atlantik Bildirisi’nin güncellenmesi üzerinde de mutabık kaldı.

    İngiltere Başbakanlığı’ndan yapılan açıklamada da demokrasi ve serbest ticareti teşvik eden, Birleşmiş Milletler ile NATO’nun kurulmasına yol açan orijinal Atlantik Bildirisi’ne siber saldırılarla mücadele etmek, iklim değişikliği konusunda acilen harekete geçmek ve biyolojik çeşitliliği korumanın da eklendiği ifade edildi.

    Açıktan ifade edilmese de, söz konusu bildirinin güncellenmesi, iki ülke arasındaki müttefik ilişkilerin özellikle Rusya ve Çin karşısında güçlendirileceği anlamına geliyor.

    Görüşme sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan İngiltere Başbakanı Johnson, çok çeşitli konuları ele aldıklarını belirterek, “Biden yönetimini ve Joe Biden’ı dinlemek harikaydı. Çünkü güvenlikten NATO ve iklim değişikliğine kadar bizimle birlikte yapmak istedikleri çok şey var” dedi.

    Johnson ve Biden, iki ülke arasındaki iş birliğini, İngiltere-ABD Serbest Ticaret Anlaşması’na doğru ilerletme konusunda anlaştı.

    Kuzey İrlanda meselesi de görüşüldü

    İki lider, Belfast (Hayırlı Cuma) Anlaşması’na ve barış sürecinin kazanımlarını korumaya olan bağlılıklarını yineledi.

    Johnson ve Biden, hem İngiltere hem de AB’nin birlikte çalışma ve Kuzey İrlanda, Büyük Britanya ve İrlanda Cumhuriyeti arasında serbest ticarete izin vermek için pragmatik çözümler bulma sorumlulukları olduğu konusunda anlaştı.

  • Macron: Fikir ayrılıkları olsa da Erdoğan ile konuşmaya devam etmeliyiz

    Macron: Fikir ayrılıkları olsa da Erdoğan ile konuşmaya devam etmeliyiz


    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile fikir ayrılıkları olsa da konuşmaları ve buna devam etmeleri gerektiğini söyledi.

    Macron, Elysee Sarayı’nda düzenlediği basın toplantısında, NATO Zirvesi kapsamında kendisinin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşme yapmayı istediğini aktararak, “Bu iyi bir şey. Birbirimizi görmeye ihtiyacımız var.” dedi.

    Erdoğan ile derin fikir ayrılıklarının olduğunu dile getiren Macron, “Fikir ayrılıkları olsa da birbirimizle konuşmalıyız ve konuşmaya devam etmeliyiz.” ifadesini kullandı.

    Macron, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile NATO, Suriye, Libya, Dağlık Karabağ ve Fransa’nın “radikal İslamcılık” mücadelesini görüşmek istediğini kaydetti.

    Erdoğan’a “radikal İslamcılıkla” mücadelenin hiçbir şekilde İslam dinini hedef almadığını anlatacağını ifade eden Macron, Erdoğan ile yapılabilecek iş birliği alanlarını da konuşacağını söyledi.

    Macron, insan ve gazetecilerin haklarına ilişkin konularda ve ikili ilişkilerde her zaman açık olduğunu, baş başa görüşmelerde açık şekilde konuştuğu için kamuoyuna karşı da bunu yaptığını aktardı.

    Macron, Sahel’deki “Barkhane Operasyonu”nu sona erdireceklerini açıkladı

    Macron, Afrika’nın Sahel bölgesinde 2014’ten bu yana devam eden “Barkhane Operasyonu”nu sona erdireceklerini bildirdi.

    Macron, G7 zirvesi öncesi düzenlediği basın toplantısında, ülkesinin bölgedeki askeri varlığının derin bir dönüşümden geçmesinin bir parçası olarak “Barkhane Operasyonu”nu sonlandıracaklarını belirtti.

    Bölge ülkelerinin ordularına destek ve iş birliği şeklinde bir operasyonu mümkün kılmak için bu kararın alındığını dile getiren Fransa Cumhurbaşkanı, bu değişimle ilgili takvimin haziran sonunda açıklanacağını ifade etti.

    Macron, Fransa’nın askeri olarak 8 yıldan fazladır Sahel bölgesinde varlık gösterdiğini, çok sayıda Fransız askerinin bu bölgedeki operasyonlarda yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

    Amerikalı ve Avrupalı müttefikleriyle yapılan istişareler sonrası Sahel’de Barkhane’nin yerini bölge ve Avrupa ülkeleri askerlerinden oluşan uluslararası bir gücün alacağı bilgisini paylaşan Macron, “Fransız ordusu bu gücün bel kemiği olacak.” dedi.

    Macron, bununla birlikte bölgedeki Fransız askerlerinin sayısının azalacağını, bazı üslerin kapatılacağını belirterek bu kararın Çad ve Mali’de yaşanan son gelişmelerle ilişkili olmadığının altını çizdi.

    Fransa, 2013 başında Mali’deki “Serval” isimli askeri harekatın ardından 1 Ağustos 2014’te “Barkhane Operasyonu”nu başlatmıştı. Günlük maliyeti 1 milyon euro olan Barkhane Operasyonu”nda 5 binden fazla Fransız askeri görev yapıyor.

    Mali, Moritanya, Çad, Burkina Faso ve Nijer tarafından Afrika’nın Sahel bölgesinde terörle mücadeleye destek için oluşturulan “G5 Sahel Gücü” adı verilen 5 bin kişilik ordunun kurulmasına Fransa öncülük etmişti.

    Fransız Barkhane güçleri, Mali’de 3 Ocak’ta düzenledikleri hava saldırısında 19 sivilin ölümüne yol açmıştı.

  • NATO, Moskova ve Minsk’i müttefiklerini tehdit etmemeleri konusunda uyardı

    NATO, Moskova ve Minsk’i müttefiklerini tehdit etmemeleri konusunda uyardı


    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Belarus ve Rusya’yı, İttifak’ın üyelerini tehdit etmemeleri konusunda uyardı.

    Kuzey Atlantik İttifakı ile Belarus’un arası, Minsk yönetiminin bir sivil yolcu uçağını inişe zorlayıp, içindeki muhalif gazeteciyi tutuklamasının ardından daha da kötüleşti.

    Stoltenberg, Welt am Sonntag gazetesine verdiği mülakatta, “Acil bir durumda, Minsk ve Moskova’dan gelen her türlü tehdide karşı elbette her bir müttefiki korumaya ve savunmaya hazırız” dedi.

    “İhtiyatlıyız ve Belarus’ta olup bitenleri çok yakından takip ediyoruz.” ifadesini kullanan Stoltenberg, Belarus’un gün geçtikte Rusya’ya daha fazla bağımlı hale geldiğini söyledi.

    NATO’nun son aylarda Moskova ile Minsk arasındaki yakın işbirliğinden ciddi şekilde endişe duyduğunu belirten Stoltenberg, “Rusya’nın geçmişte Ukrayna, Gürcistan ve Moldova gibi devletlerin toprak bütünlüğünü büyük ölçüde ihlal ettiğini müdahade etmek durumunda kaldık.” sözleriyle Belarus’un da benzer bir sürece ya da duruma maruz kalabileceği imasında bulundu.

    Daha fazla spekülasyon yapmak istemediğini dile getiren Stoltenberg, “NATO bir savunma ittifakıdır” dedi.

    NATO üyesi Litvanya, Letonya ve Polonya, Belarus ile sınır komşusu.

    İki hafta önce Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, iki AB başkenti olan Atina ile Vilnius arasında sefer yapan Ryanair’e ait ticari uçağı zorla Minsk’e indirme emri verdi. Uçakta bulunan muhalif gazeteci Roman Protasevich ve kız arkadaşı Sofia Sapega gözaltına alınarak tutuklandı.

    Avrupa Birliği, Belarus’a yaptırımlarla karşılık verirken, Rusya Devlet Başkaın Vladimir Putin, Belarus lideri Aleksander Lukaşenko’yu ağırladı ve Moskova’nın Minsk’e 500 milyon dolar kredi desteği vereceğini söyledi.

    Putin ayrıca Batı ile olan çatışmasında Lukaşenko’ya sağladığı desteğin devam edeceğinin de altını çizdi.