Etiket: NATO

  • Ukrayna-Rusya krizi: NATO’dan ilave uçak ve savaş gemisi takviyesi

    Ukrayna-Rusya krizi: NATO’dan ilave uçak ve savaş gemisi takviyesi


    Rusya’nın Ukrayna sınırına askeri birlik yığmasının ardından NATO, Doğu Avrupa’daki müttefik ülkelere ilave savaş uçağı ve savaş gemileri göndereceğini duyurdu.

    İttifak’tan yapılan açıklamada, ilave kuvvetlerin hazır bekletildiği, Doğu Avrupa’ya daha fazla savaş uçakları ve daha fazla savaş gemilerinin gönderileceği bildirildi.

    Açıklamanın devamında, “Baltık Denizi bölgesindeki ‘caydırıcı’ varlığın güçlendirildiği, Rusya’nın Ukrayna içinde ve çevresinde askeri yığınağını artırdığı sırada ittifakın caydırıcılık ve savunmasını tahkim ettiği” kaydedildi.

    Gerilim artmaya devam ederken 30 ülkeden oluşan askeri ittifakın bazı üyeleri, asker ve teçhizat teklifinde bulundu.

    NATO’nun açıklamasına göre, NATO ülkelerinden Danimarka Baltık Denizine bir fırkateyn gönderiyor ve NATO’nun bölgedeki hava devriyesini desteklemek üzere Litvanya’ya 4 F-16 uçağı göndermeye hazırlanıyor.

    İspanya, Bulgaristan’a savaş uçakları göndermeyi planlıyor, ayrıca NATO’nun deniz güçlerine katılmak üzere savaş gemileri gönderiyor.

    Fransa, NATO komutası altında görev yapmak üzere Romanya’ya asker göndermeye hazır olduğunu bildirirken Hollanda, nisandan itibaren hava devriyesi için Bulgaristan’da 2 F-35 savaş uçağını bulunduracak.

    Hollanda ayrıca bir gemisini ve NATO Mukabele Kuvveti için kara birliklerini hazır tutacak.

    NATO açıklamasında ABD’nin de ittifakın doğu kısmında askeri varlığını artırmayı planladığını açıkça ifade ettiği vurgulandı.

    NATO 2014’te Ukrayna’ya ait Kırım’ın Rusya tarafından yasa dışı ilhakı sonrasında Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya’daki 4 çok uluslu muharebe grubu ile doğu kanadında varlığını artırmıştı.

    Bu birliklere İngiltere, Kanada, Almanya ve ABD liderlik ediyor. Birlikler muharebeye hazır tutuluyor.

    NATO, bu birliklerin varlığının, herhangi bir müttefike saldırının tüm ittifaka yapılmış sayılacağını gösterdiğini vurguluyor. NATO, 2014’ten önce ittifakın doğu kısmında NATO gücü bulunmadığının altını çiziyor.

    ABD ve İngiltere olası Rus saldırısı ihtimali nedeniyle Ukrayna’da bulunan diplomat ailelerinin tahliyesine karar verdi.

    AB: Personelimiz ve aileleri Ukrayna’dan ayrılmayacak, Rusya ile müzakereler sürüyor

    Bu arada ABD ve İngiltere, Ukrayna’daki diplomatik personelini çekmek için harekete geçerken Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB’nin Ukrayna’dan ayrılmak için sebebi olmadığını, ABD ile Rusya arasında müzakerelerin sürdüğünü söyledi.

    Brüksel’de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde gazetecilere konuşan Borrell, ABD’nin Ukrayna’daki diplomatik personelinin ailesinin ülkeden ayrılmasını istemesinin “savaşın yakın olduğu” anlamına gelip gelmediği sorusu üzerine, şu yanıtı verdi:

    “(ABD Dışişleri Bakanı Antony) Blinken bu duyurunun sebeplerini bize açıklayacak. Biz aynı şeyi yapmayacağız çünkü bunun için belirli bir nedenimiz yok. Müzakereler sürdüğü sürece durumu dramatize etmemize gerek yok. Müzakereler devam ediyor. Ukrayna’yı bırakıp ülkeden ayrılmamız için bir neden olduğunu düşünmüyorum. Ama belki Bakan Blinken’in daha fazla bilgisi vardır. Bize açıklayacak.”

    Borrell, “AB’nin personeli ve aileleri Ukrayna’da kalacak mı?” sorusuna, “Bununla ilgili alınmış karar yok.” dedi.

    ABD, muhtemel bir Rusya müdahalesi dolayısıyla Kiev Büyükelçiliğindeki personelinin ailelerine Ukrayna’dan ayrılması talimatı vermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna ile Rusya arasındaki krizde İspanya iki savaş gemisini Karadeniz’e gönderiyor

    Ukrayna ile Rusya arasındaki krizde İspanya iki savaş gemisini Karadeniz’e gönderiyor


    İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, Ukrayna ile Rusya arasında yaşanan kriz çerçevesinde NATO organizasyonuyla Karadeniz’e 2 savaş gemisi göndereceklerini açıkladı.

    Askeri bir merkezde katıldığı etkinlik kapsamında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Robles, 3-4 gün içinde NATO misyonu kapsamında iki İspanyol savaş gemisinin (Blas de Lezo ve Meteoro) Karadeniz’e gideceğini söyledi.

    Bakan Robles ayrıca İspanya’nın da katıldığı NATO’nun Litvanya’daki misyonunun bir parçası olarak Bulgaristan’da bir hava üssü konuşlandırılması olasılığını da değerlendirdiklerini kaydetti.

    Savunma Bakanı, İspanyol yetkililerin ayrıca NATO’nun Ukrayna’yı olası bir Rus işgalinden korumasına yardımcı olmak için bölgeye savaş uçakları göndermeyi teklif ettiğini de sözlerine ekledi.

    Rusya ve Ukrayna arasında gerilimi düşürecek diplomatik çözümlerin halen bulunabilir olduğunu ve NATO’nun pozisyonunun çok açık olduğunu vurgulayan Robles, “Rusya hiçbir ülkeye ne yapabileceğini söyleyemez ve NATO bünyesine katılmak isteyen herhangi bir ülkeyi savunacaktır.” diye konuştu.

    Koalisyonda fikir ayrılığı

    İspanya’nın Ukrayna ile Rusya arasında yaşanan krizde pozisyon takınmasını koalisyonu oluşturan aşırı sol parti Unidas Podemos ağır şekilde eleştirdi.

    Bu kararı “ciddi bir hata” olarak değerlendiren hükümet ortağı parti, bu durumun benzin fiyatlarında yükselişe ve enflasyonda artışa neden olacağı konusunda uyardı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’nın ‘Bulgaristan ve Romanya’dan çekilin’ talebine NATO’dan ret

    Rusya’nın ‘Bulgaristan ve Romanya’dan çekilin’ talebine NATO’dan ret


    NATO, Bulgaristan ve Romanya’daki ittifak askerlerinin çekilmesi, üslerin kapatılmasını isteyen Rusya’nın bu talebini geri çevirdi.

    NATO Sözcüsü Oana Lungescu, Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından bugün gündeme getirilen talep hakkında açıklama yaptı.

    Lungescu, “NATO, ittifakın doğu bölümündeki askerlerin mevcudiyeti dahil olmak üzere, müttefiklerin birbirini koruma ve savunma kabiliyetinden vazgeçmeyecektir.” ifadesini kullandı.

    Rusya’nın taleplerinin birinci ve ikinci sınıf NATO üyeleri yaratacağını belirten Lungescu, bunu kabul etmeyeceklerini bildirdi.

    Lungescu, “Avrupa’da herhangi bir etki alanları oluşturma fikrini reddediyoruz. Güvenlik ortamımızın bozulmasına, toplu savunmamızın güçlendirilmesi yolu dahil olmak üzere, her zaman karşılık vereceğiz. NATO müteyakkızdır ve ittifakımızın doğu kısmının tahkim edilmesi ihtiyacını değerlendirmeye devam etmektedir.” açıklamasını yaptı.

    Rusya Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde NATO’nun 1997 öncesine dönmesine yönelik Rusya’nın talebinin Bulgaristan ve Romanya için ne anlama geldiği sorusuna yanıt verilmişti.

    Bu yanıtta, 1997’de NATO üyesi olmayan ülkelerdeki düzene dönülmesi için Rusya’nın “yabancı güçlerin, ekipmanın ve silahların” çekilmesini ve diğer adımların atılmasını istediği belirtilmiş, “Buna Bulgaristan ve Romanya dahildir.” ifadesine yer verilmişti.

    Bulgaristan ve Romanya’nın NATO üyelik süreçleri 1997’de başlamış, iki ülke 2004’te NATO üyesi olmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus tehdidine karşı İngiltere’den Ukrayna’ya askeri korunma sistemi gönderilecek

    Rus tehdidine karşı İngiltere’den Ukrayna’ya askeri korunma sistemi gönderilecek


    İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, ülkesinin Ukrayna’ya Rusya’ya karşı savunmasını güçlendirmesi için yeni bir güvenlik sistemi düzeneği sağlayacağını açıkladı.

    Parlamento’da konuşan Savunma Bakanı Wallace, krizi görüşmek için Rus mevkidaşı Sergey Şoygu’yu Londra’ya davet edeceğini de belirtti.

    Wallace Parlamentoda verdiği demeçte, “Ukrayna’ya hafif tanksavar savunma silah sistemleri sağlamaya karar verdik” dedi ve bunların “stratejik silahlar olmadığını”, ülkenin “kendisini savunması için” kullanılacağını ve Rusya bir için “tehdit oluşturmadığını” da sözlerine ekledi.

    Wallace, Şoygu’ya gönderdiği davette “Ortak çıkarları ilgilendiren güvenlik konularını görüşmeye ve iyi niyet ruhuyla yapıcı diyaloga girmeye hazırız” dedi.

    ABD Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 30 Aralık’ta yapılan telefon görüşmesi sonrasında Biden, Moskova’nın Ukrayna’ya girmesi durumunda ağır bedel ödeyeceğini söylediğini ifade etmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Analiz | AB ve NATO’nun kendi güvenliği için Türkiye’ye neden ihtiyacı var?

    Analiz | AB ve NATO’nun kendi güvenliği için Türkiye’ye neden ihtiyacı var?


    “Euobserver” haber sitesinde Koert Debeuf tarafından kaleme alınan bir analizde, AB ve NATO’nun kendi güvenliği için Türkiye’ye ihtiyacı olduğu yorumu yapıldı.

    AB ve Türkiye arasında stratejik ilişkilerin son yıllarda kötüleştiği hatırlatılan yazıda, Balkanlar, Suriye, Afganistan, Karadeniz bölgelerinin istikrarı ve göç konusunda AB ve NATO’nun Türkiye’ye mutlaka ihtiyacı olduğu ifade edildi.

    Analizde, “Avrupalıların, Türkiye’nin cumhurbaşkanından daha fazlası olduğunu kabul etmesi gerekiyor.” denildi.

    Türkiye olmadan Suriye sorunu nasıl çözülecek?

    Ankara’nın Suriyeli göçmenlere kapısını açıp en fazla göçmeni ağırlayan ülke olduğu kaydedilen analizde Türkiye’nin Suriye’nin içindeki göçmen kamplarına yine en fazla insani yardım yapan ülke olduğu hatırlatıldı.

    AB ve ABD’nin hala Suriye ile ilgili barış sürecine taraf olamadığı, buna karşılık AB’nin ‘ortağı’ Türkiye’nin müzakere masasında olduğu kaydedilen yazıda, Suriye’den gelecek göçün ve bu ülkedeki katliamın durdurulması için AB’nin mutlaka Türkiye’ye ihtiyacı olduğu uyarısı yapıldı.

    Batı Balkanlar ve Türkiye

    AB’nin Batı Balkanlarda itibarının son yıllarda giderek azaldığı değerlendirmesi yapılan yazıda, Makedonya, Kosova, Arnavutluk ve Bosna-Hersek’te yaşanan son krizlere atıfta bulunuldu.

    AB’nin Balkanlar‘daki genişleme sürecinin durmasıyla bu bölgedeki etkisinin azaldığı hatırlatılan yazıda, bununla birlikte tarihi ve kültürel bağları olan Türkiye’ye buradaki halkların daha fazla güvendiği ifade edildi.

    Analizde, Bosna-Hersek, Sırbistan ve Kosova’daki krizlerin aşılmasında AB’nin Türkiye’nin uzmanlığına daha fazla ihtiyacı olabileceği yorumu yapıldı.

    Karadeniz bölgesindeki istikrara Türkiye’nin katkısı ne olur?

    İngiltere’nin AB’den ayrılmasıyla Brüksel’in askeri kapasitesi ve stratejisinin azaldığı hatırlatılan yazıda, son dönemde Türkiye ve Fransa arasında Doğu Akdeniz, Libya ve Ermenistan konusunda yaşanan krizlere atıfta bulunuldu.

    Yazıda bu görüş ayrılıklarının bir tarafa bırakılarak, Türkiye’nin Karadeniz’de bir ortak olarak görülmesi gerektiği yorumu yapılırken, Brüksel ve Ankara arasındaki stratejik iş birliğinin Rusya’nın genişlemesinin önündeki tek yol olduğu vurgulandı.

    Yazıda, göç dalgasının güvenlik sorunu olmadığı, güvenlikten doğan bir sorun olduğunun anlaşılması gerektiğinin altı çizilerek, “Suriye’de savaş olmasıydı, IŞİD gücünü artırmasaydı, Esad rejimi halkını bombalamasıydı, 2015 yılındaki göç krizi yaşanmazdı” dendi.

    Libya’dan örnek verilen yazıda, “Libya siyasi olarak 2013 yılında çökmeseydi, binlerce göçmenin Akdeniz’i aşarak Avrupa’ya geldiğini görmezdik” ifadelerine yer verildi.

    “Suriye ve Libya’daki krizler önlenebilir, uçuşa yasak bölgeler binlerce insanı kurtarabilir, IŞİD’in Suriye’nin önemli bir bölümünü ele geçirmesiydi bu kaos ortamı olmazdı” denilen yazıda, bu hatalarla ilgili Batı ülkelerinin de kendilerini sorgulamasın zamanın geldiği yorumu yapıldı.

    Son olarak Türkiye’nin Afganistan’da da önemli rol oynadığı, çatışma riski olan Irak’ın Türkiye’nin komşusu olduğu hatırlatılan yazının sonuç bölümünde, AB ve Türkiye için stratejik işbirliğinin geliştirilmesinden başka çözümün olmadığı uyarısı yapıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna krizi: NATO’nun genişlemeyeceğine dair yazılı yanıt isteyen Lavrov bir hafta süre verdi

    Ukrayna krizi: NATO’nun genişlemeyeceğine dair yazılı yanıt isteyen Lavrov bir hafta süre verdi


    Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Batılı ülkelerden NATO’nun doğuya doğru genişlemeyeceğine dair yazılı bir yanıt talep etti ve bunun için bir hafta süre verdi.

    Moskova’da düzenlediği basın toplantısında “Artık sabrımız kalmadı” diyen Lavrov kibirle hareket eden Batı’yı yükümlülüklerini ve sağ duyuyu ihlal ederek gerilimi arttırmakla suçladı. Lavrov Washington ve NATO’dan önümüzdeki haftaya kadar yazılı bir yanıt beklediklerini kaydetti.

    Rusya, NATO’dan Ukrayna ve diğer eski Sovyet ülkelerine kapsayacak şekilde genişlememesini ve bu bölgelere asker göndermemesini talep ediyor.

    Washington ve müttefikleri Moskova’nın bu talebini kesin bir dille reddediyor. Taraflar arasında bu hafta gerçekleştirilen yoğun diplomatik trafiğin ardından NATO kapısının yeni üyelere açık kalacağını vurguladı.

    Görüşmelerin tıkandığını bildiren Rusya ise Ukrayna sınırına yığdığı 100 bin asker ve silahı geri çekmesi konusundaki Batı’nın taleplerine karşı çıkıyor. Rusya toprakları içinde istediği yere asker konuşlandırabileceğini belirtirken, Batılı ülkeler bu askeri yığınağın Ukrayna’yı işgal amacı taşıdığını savunuyor.

    2014’te Kırım’ı ilhak eden Rusya, komşusunun topraklarını işgal etmek gibi bir niyeti bulunmadığını ifade ediyor, ancak Ukrayna ve eski Sovyet cumhuriyetlerinin NATO’ya üye kabul edilmesini kırmızı çizgi olarak tanımlayarak bu çizginin aşılmaması konusuna uyarıyor.

    Rusya’dan “ani tatbikat” açıklaması

    Rusya Savunma Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada “doğu Sibirya ve uzak doğudaki askerlerin uzak mesafelere konuşlandırıldıktan sonra görevlerini yerine getirmek için ne derece hazır olduklarını ölçmek üzere ani bir tatbikatın bir parçası olarak hareketlendirildiklerini açıkladı.

    Bakanlık ülkenin ulaşım alt yapısının değerlendirilmesine özel bir önem verileceği vurgulandı ve ayrıca tatbikat kapsamında birliklerin gerçek mermi ile atış gerçekleştireceği kaydedildi.

    Öte yandan Ukrayna’da aralarında Dışişleri Bakanlığı’nın da bulunduğu birçok devlet kurumunun internet sitesini hedef alan geniş çaplı bir siber saldırı meydana geldiği bildirildi. Avrupa Birliği, saldırıyı kınadı ve Ukrayna’ya teknik yardım destek sözü verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO-Rusya Konseyi: Rusya’ya Ukrayna için güvence yok, ittifakın kapısı yeni üyelere açık

    NATO-Rusya Konseyi: Rusya’ya Ukrayna için güvence yok, ittifakın kapısı yeni üyelere açık


    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifak ve Rusya’nın birlikte daha fazla toplantı yapma görüşünü benimsediğini söyledi.

    NATO-Rusya Konseyi, Rusya’nın Ukrayna sınırında yığınak yapmasından sonra ortaya çıkan gergin durum ve Avrupa’nın güvenliği gibi konuları görüşmek üzere 2019’dan beri ilk kez toplandı.

    NATO’dan Rusya’ya Ukrayna için güvence yok

    Bu toplantının ilk oturumuna başkanlık ettikten sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Stoltenberg, iki tarafın da daha fazla diyalog kurulması ihtiyacını dile getirdiğini ve bunun için tarafların daha sonraki görüşmelerin takviminin araştırılması konusunda hemfikir olduğunu söyledi.

    Ukrayna kriziyle ilgili görüşmelerin kolay olmayacağını vurgulayan Stoltenberg, NATO müttefikleri ile Rusya arasında bu konuda önemli görüş ayrılıkları olduğu uyarısında bulundu.

    “NATO’nun kapısı yeni üyelere açık”

    Ukrayna’nın gelecekteki güvenlik düzenlemeleriyle ilgili kendi başına karar verme hakkına sahip olduğunu ve NATO’nun kapısını yeni üyelere açık bırakmaya devam edeceğini vurgulayan Stoltenberg, “Başka kimsenin söyleyecek bir şeyi yok ve elbette Rusya’nın bu konuda veto hakkı da yok.” diyerek, Moskova’nın Kiev’in ittifak üyeliğine karşı çıkamayacağı mesajını verdi.

    ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman ise Avrupa’da her ülkenin istediği takdirde NATO’ya katılma hakkı bulunduğunu söyledi.

    Toplantıya katılmadan önce sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Sherman, “Uluslararası sistemin ve Avrupa güvenliğinin temel ilkelerini yeniden teyit ediyorum: Her ülkenin kendi yolunu seçme konusunda egemen hakkı vardır.” diyerek, Ukrayna’nın NATO üyeliğine karşı çıkan Rusya’ya üstü kapalı mesaj gönderdi.

    Putin, NATO’dan ne istiyor?

    Ukrayna sınırına son aylarda yaklaşık 100 bin Rus askeri konuşlandıran Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, NATO’nun yakın komşuları Ukrayna ve Gürcistan’ı üyeliğe kabul etmemesini istiyor.

    NATO-Rusya Konseyi

    NATO-Rusya Konseyi, Rusya’nın Ukrayna sınırında yığınak yapmasından sonra ortaya çıkan gergin durum ve Avrupa’nın güvenliği gibi konuları görüşmek üzere 2019’dan beri ilk kez toplandı.

    Brüksel’deki NATO karargahında yapılan toplantıya, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg başkanlık etti. Toplantıya, Rusya adına Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko ile Savunma Bakan Yardımcısı Aleksandr Fomin katıldı.

    NATO müttefiklerinin Brüksel’deki daimi temsilcilerinin yanı sıra ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman da toplantıda yer aldı.

    NATO-Rusya Konseyinde, Ukrayna sınırında 100 bin civarında Rus askerinin konuşlandırılmasının ardından ortaya çıkan gerginlik ve Rusya’nın ABD ve NATO’ya sunduğu Avrupa’daki güvenlik garantileri gibi konular görüşüldü.

    Taraflar ne istiyor?

    ABD ve NATO, Rusya’yı Ukrayna’ya saldırmaması için son aylarda defalarca uyarmış, böyle bir durumun ciddi sonuçları ve ağır bedeli olacağı tehdidinde bulunmuştu. Batılı ülkelerin birçoğunun Ukrayna’ya saldırı durumunda Rusya’ya ekonomik, mali ve siyasi yaptırımlar uygulayacağı bildirilmişti.

    Rusya ise Ukrayna’ya saldırma gibi bir niyeti olmadığını belirtiyor. Rusya, ABD ve NATO’ya ilettiği güvenlik garantileri konulu anlaşma tekliflerinde, NATO’nun doğuya doğru genişlemesinden ve eski Sovyetler Birliği ülkelerinin NATO’ya alınmasından vazgeçilmesine dair ABD’den taahhüt istiyor.

    ABD’nin eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ve NATO üyesi olmayan ülkelerde askeri üs kurmaması, herhangi bir askeri faaliyette bulunmak için bu ülkelerin altyapısını kullanmaması ve bu ülkelerle askeri iş birliği yapmaması talepleri de taslak anlaşma metinlerinde yer alıyor.

    Rusya’nın teklifinde, nükleer silahların her ülkenin kendi ulusal toprakları dışında konuşlandırılmaması ve ulusal topraklar dışında konuşlandırılan bu tür silahların geri çekilmesine yönelik maddeler de bulunuyor.

    Rus ordusunun, Ukrayna sınırında son aylarda yaptığı askeri tahkimat sonrası NATO ile Rusya arasında gerginlik artmış, ilişkiler Soğuk Savaş sonrası en düşük seviyeye gerilemişti. Bunun üzerine başlatılan diplomatik girişimler kapsamında 10 Ocak’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde ABD ve Rusya dışişleri bakan yardımcıları arasında görüşmeler yapıldı.

    Toplantıdan sonuç çıkması beklenmiyor

    NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in yıllardır toplanmayan NATO-Rusya Konseyini toplantıya çağırmasına, Rusya 2019’dan beri ilk kez olumlu yanıt verince bugünkü toplantı da gerçekleştirilmiş oldu. Rusya’nın 2014’te Kırım’ı yasa dışı ilhakı nedeniyle bir ara durdurulan Konsey toplantıları, 2016’da yeniden başlamıştı ancak 2019’daki iki toplantıdan bu yana Konsey bir araya gelmemişti.

    Bugünkü toplantıdan somut bir sonuç çıkması beklenmiyor. Stoltenberg, geçen hafta yapılan NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı bitiminde yaptığı açıklamada, Rusya ile Avrupa’nın güvenliği hakkında bu hafta yapılacak görüşmelerden hemen sonuç beklemenin gerçekçi olmayacağını söylemişti. NATO, Rusya ile bu konuların görüşüleceği bir dizi toplantı süreci başlatmayı hedefliyor.

    Diplomatik görüşmeler kapsamında bugün Brüksel’deki toplantıdan sonra yarın da Viyana’da AGİT Daimi Konseyi Toplantısı’nda bu konular ele alınacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Ryabkov: ABD ve NATO ile Ukrayna görüşmeleri tıkandı

    Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Ryabkov: ABD ve NATO ile Ukrayna görüşmeleri tıkandı


    Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ABD ve NATO’nun Rusya’nın önem verdiği güvenlik konularına itiraz ettiklerini belirterek, “Yeni bir tur güvenlik görüşmesi yapmaya gerek olduğunu düşünmüyorum çünkü bu bir bakıma, görüş ayrılıkları nedeniyle görüşmelerin tıkandığı anlamına gelir.” dedi.

    Ryabkov, Rus medyasına yaptığı açıklamada, Rusya, ABD ve NATO arasında güvenlik garantilerine ilişkin görüşmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

    Batılı diplomatların, yalnızca kendi çıkarlarını ilgilendiren güvenlik konularında görüşmek istediklerini belirten Ryabkov, “Görüşmelerde ‘hayır’ kelimesi telaffuz edilmedi ancak Batı’ya daha uygun konularda konuşmak bizim için bir seçenek değil çünkü biz tam tersi konularla ilgileniyoruz.” ifadesini kullandı.

    Ryabkov, ABD ve müttefiklerinin, Rusya’nın tekliflerindeki en anahtar konulara itiraz ettiklerini anlatarak, “NATO’nun genişlemesi konusuna kıyasla daha az önemli konularda ise ilave görüşmeler yapmayı kabul ediyorlar. Yeni bir tur güvenlik görüşmesi yapmaya gerek olduğunu düşünmüyorum çünkü bu bir bakıma görüş ayrılıkları nedeniyle görüşmelerin tıkandığı anlamına gelir.” diye konuştu.

    Ryabkov: Rusya’nın talepleri görmezden gelinirse farklı önlemler ve yöntemler denenebilir

    ABD ve NATO’nun, Rusya’nın taleplerini görmezden gelmesi halinde farklı “önlemler ve yöntemler” deneyeceğine işaret eden Ryabkov, taraflar arasındaki görüşmelerin farklı kanallar üzerinden devam edeceğinin altını çizdi.

    Rus diplomat, Batı’nın, Ukrayna’nın NATO’ya katılımı konusunda Moskova’nın tepkisini görmezden geldiğini belirtti ve Cenevre’deki görüşmelerin ‘çıkmaza girdiğini’ söyledi.

    Moskova, uzun süredir Ukrayna’nın NATO’ya katılımının kendileri açısından ‘kırmızı çizgi’ olduğunu belirtiyor ve İttifak’tan, Rusya sınırlarına doğru genişlememesini istiyor. Ayrıca Rusya bu anlamda Washington öncülüğündeki NATO’dan bu anlamda yazılı güvenlik garantileri istiyor.

    Washington ve Brüksel ise Moskova’nın talebinin, NATO’nun ‘Açık Kapı ‘ politikasına aykırı olduğu gerekçesiyle bu talebi reddediyor.

    “Diplomasiye bir şans verilmelidir”

    Ryabkov, ABD ve NATO’nun, Rusya’nın güvenlik garantileri konusunda orta noktada buluşmaya hazır olmadıklarını vurgulayarak, “Askeri uzmanlar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e (Ukrayna konusunda) sürekli çeşitli seçenekler sunuyor. Bu, zor bir konu ve kamuoyunda ön plana çıkartılmamalıdır çünkü bu bile durumun tırmanmasına yol açar. Diplomasiye bir şans verilmelidir.” görüşünü dile getirdi.

    Rusya, Venezuela ve Küba’ya asker gönderebilir

    ABD ile görüşmelere başkanlık eden Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, gerilimin artması halinde Rusya’nın, Küba ve Venezuela’ya asker konuşlandırmayı gözardı etmeyeceği tehdidinde bulundu.

    Rusya’nın bu ülkelerdeki askeri varlığını artırma konusunu değerlendirip değerlendirmediğine yönelik bir soruyu yanıtlayan Ryabkov, “Bunu teyit etmek veya ihtimal dışı bırakmak istemiyorum.” ifadesini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna krizi: Rusya-ABD güvenlik görüşmelerinde taraflar ne talep ediyor?

    Ukrayna krizi: Rusya-ABD güvenlik görüşmelerinde taraflar ne talep ediyor?


    Rusya ve Ukrayna arasında tırmanan sınır gerginliğinin bölgede güvenlik ve istikrarı tehlikeye attığına dair kaygılar karşısında Batılı ülkeler ve Rusya diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Taraflar anlaşmazlıkların askeri hamlelerden kaçınarak diplomasi yoluyla giderilmesi hedefiyle bu hafta içinde Avrupa kıtasında üç önemli toplantı ile çözüm yolları arayacak.

    “Diplomasi haftası” olarak nitelenen görüşme takvimi dün Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman ile Rus mevkidaşı Sergei Ryabkov’un biraraya geldiği gayrı-resmi çalışma yemeği ile başladı. İkilinin başkanlığındaki heyetler bugün de ABD Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in başlattığı “Stratejik Güvenlik Diyaloğu” çerçevesinde toplantı halinde.

    Hafta içinde iki önemli toplantı daha gündemde. Ç:arşamba günü Belçika’nın başkenti Brüksel’de NATO ve Rus heyetleri biraraya gelecek. Perşembe günü ise taraflar Avustrurya’nın başkenti Viyana’da düzenlenecek olan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) toplantısında görüşecek.

    Taraflar arasındaki ana anlaşmazlk konuları neler? Hangi talepler masaya yatırılacak? Ana hatlarıyla diplomasi haftasında ele alınacak konular:

    Rusya işgal eder mi? Rusya’nın işgali korkusu

    Rusya bir süredir Ukrayna sınırına yüzbinlerce asker ve silah yığma girişiminde. Bu girişimden büyük kaygı duyan Kiev, Moskova’nın Ukrayna’yı işgal etme planı olduğunu savunuyor ve kendini savunmak amacıyla sınıra asker ve silah yığıyor.

    Ancak bu girişim de Moskova tarafından saldırı hazırlığı olarak algılanıyor. Moskova, Kiev yönetimini Ukrayna’nın doğusunda Rus yanlısı ayrılıkçı grupların kontrolündeki Donbass bölgesinde kontrolü yeniden silah yoluyla ele geçirmek için plan yapmakla suçluyor.

    Ukrayna, Rusya’nın bu iddiasını reddediyor ve Rusya’nın ülkesini işgal edeceğine dair korkularını Batılı müttefikleriyle paylaşarak destek arıyor.

    ABD ve NATO bu konuda Ukrayna’ya destek vererek Rusya’nın komşusuna saldırması halinde aralarında ekonomik ve mali yaptırımların da bulunduğu daha önce benzeri görülmemiş sonuçlarla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.

    Korkuların kaynağı 2014 yılına dayanıyor. Rusya 2014’te Ukrayna’ya bağlı Kırım’ı ilhak etmişti. Rusya aynı yıl Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı grupları destekleyerek savaş başlatmış, yedi yıl süren çatışmalarda 14 binden fazla kişi yaşamını yitirmişti. Rusya’nın bu girişimleri karşısında Batılı ülkeler Moskova yönetimine ağır ekonomik ve siyasi yaptırımlar uygulamış, yaptırımlar Rus ekonomisine ağır zarar verse de, ülkeyi amacından döndürmeye yetmemişti.

    Rusya ne istiyor? Rusya’nın güvenlik talepleri

    Putin, Ukrayna’nın NATO üyesi olmasını ve NATO’nun silahlarının Ukrayna’ya konuşlanmasını Rusya’nın “kırmızı çizgisi” olarak tanımlıyor. Kremlin, Washington ve müttefiklerinden NATO’nun Ukrayna, Gürcistan ve diğer eski Sovyet uluslarına yayılmamasını istiyor ve bunun için bağlayıcı bir taahhüt talep ediyor.

    Moskova’nın talebi ayrıca bu ülkelere silah konuşlandırılmamasını ve herhangi bir askeri faaliyet yürütülmemesini de kapsıyor.

    Kremlin bu kapsamda Rusya ve ABD arasında güvenlik anlaşması taslağı ve NATO ile bu hafta yapılacak görüşmeler için bir başlangıç noktası oluşturması amacıyla bir plan sundu. Bu taslak planlar, NATO’nun 1997’den önce bölgede bulunmayan hiçbir birliği burada konuşlandırmamasını öngörüyor. NATO 1997’den itibaren eski Sovyetlere bağlı ülkeleri bünyesine katmaya başlamıştı.

    Moskova ayrıca Rus ve Amerikan donanma gemilerinin birbirinin sınırında devriye gezmesinin dondurulmasını talep ediyor ve ayrıca Rus ve NATO savai gemileri ve savaş uçaklarının öncelikle Baltık Denizi ve Karadeniz’de bir olaya müdahil olma riskinin azaltması, askeri tatbikatların faaliyet alanlarının küçültülmesi, daha fazla şeffaflık ve diğer güven inşa edici önlemlerin alınması için çağrıda bulunuyor.

    ABD ve NATO Rusya’nın taleplerini kabul eder mi?

    ABD ve müttefikleri, Ukrayna ve diğer yeni üyelerin NATO’ya katılımının kabul edilmemesine dair Rusya’nın talebini açıkça reddetti. Buna gerekçe olarak NATO üyeliğinin şartları yerine getiren her ülkeye açık olduğu ve üye olmayan bir ülkenin bunu veto yetisinin bulunmadığı belirtildi.

    Ukrayna ve Gürcistan NATO üyeliği için hazır görülmüyor, ayrıca yakın zamanda üyelik için davet edilme ihtimali de düşük olarak değerlendiriliyor. Ancak Batılı müttefikler NATO’nun kapılarının açık kalmasında ısrarcı. 2008’de NATO her ne kadar üyelik için belirli bir yol haritası sunmasa da, bu iki ülkenin bir gün üye kabul edilebileceğine dair taahhütte bulunmuştu.

    NATO’nun genişlemesinin durdurulması talebini baştan reddetse de, Washington ve NATO silahların kontrolü, güven arttırıcı önlemler, şeffaflık ve riskin azaltılması konularındaki taleplerin Rusya’nın yapıcı bir duruş sergilemesi halinde görüşmeye hazır olduklarını bildiriyor.

    Amerikalı yetkililer Ukrayna’ya gelecekte yerleştirilecek saldırı füzelerinin azaltılması ve Doğu Avrupa’da yapılacak olan Amerikan ve NATO tatbikatlarına sınır getirilmesi konusunda görüşmeye açık olduklarını belirtiyor ve bunu Rusya’nın Ukrayna’dan geri çekilmeye gönüllü olması şartına bağlıyor.

    Aynı zamanda Beyaz Saray Rusya’nın görüşmeler öncesinde iyi niyet göstergesi olarak askerlerini Ukrayna sınırındaki alandan uzaklaştırması çağrısında bulunuyor. Moskova ise askeri yığınağın NATO’nun “düşmanca” hareketi karşılığında yapıldığını belirterek bu talebi reddediyor ve kendi topraklarında gerekli gördüğü her yere askeri güçlerini mevzilendirebileceğini vurguluyor.

    Rusya bastırıyor, ABD şüpheyle yaklaşıyor

    Bu konuda daha önce iki kez ABD Başkanı Biden ile görüşen Putin, ABD ile müzakeleri olumlu adım olarak tanımlasa da, çabuk sonuçlar peşinde.

    Batı’ya “Rusya’yı boş konuşmalara çekmeyin” uyarısında bulunan Putin, bir basın toplantısında Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeyeceğine dair güvenceyi Batı’nın istedikleri garantileri “derhal, şimdi” vermesi şartına bağladı.

    Görüşmelerde Rus heyetinin başındaki Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergeri Ryabkov da NATO’nun Ukrayna ve eski Sovyet ülkelerini üye almamasına ilişkin taleplerinin “kesinlikle vazgeçilmez” olduğunu belirtti ve ABD’nin bunu reddetmesinin ileri görüşmeleri anlamsızlaştıracağı uyarısında bulundu.

    Diplomasi haftası kapsamındaki görümeler öncesinde bir değerlendirmede bulunan Ryabkov “Biz görüşmelere elimizi uzatarak değil, sorunların çözümü için koşulları sıralayan tam şekliyle formüle edilmiş bir taslakla gidiyoruz” dedi ve Rusya’nın tehdit ve baskılar altında taviz vermeyeceğini, eğer ilk turda ABD ve müttefikleri işbirliği sergilemezse görüşmelerin sona ereceğini kaydetti.

    Kremlin’in bu tavrı ise ABD cephesinde şğpheyle karşılandı. Rus diplomatlar ise Moskova’nın gerçek dışı isteklerde bulunarak görüşmelerin çökmesini sağlamak ve bunu da saldırıya zemin olarak kullanma niyetinde olduğu iddialarını reddetti.

    Görüşmeler olumlu sonuçlanmazsa Rusya’nın elindeki askeri ve teknik seçenekler neler?

    Kremlin dış politika danışmanı Yuri Ushakov, Putin’in Biden’la görüşmesinde ABD’nin sınırına sadırı silahları konuşlandırılması halinde nasıl hareket ederse Rusya’nın da o şekilde davranacağını söylediğini belirtti.

    Putin, her ne kadar Rusya Ukrayna’ya bir saldırı düzenleme planında olduklarını reddetse de, Batı’nın Rusya’nın güvenlik taleplerinin önünü tıkaması halinde bazı “askeri-teknik önlemleri” hayata geçirmek zorunda kalabileceği uyarısında bulundu. Putin böyle bir senaryo halinde Rusya’nın önünde farklı seçenekler bulunduğunu ve askeri uzmanların değerlendirmelerine göre belirleneceğini de sözlerine ekledi.

    Putin’in belirttiği seçenekler arasında yeni Zircon hipersonik güdümlü füzelerin de bulunduğunu belirtti. Açık denizdeki savaş gemilerine yerleştirilebilecek olan bu füzelerin görülmemiş bir keskinlikle hedef vurma kabiliyeti bulunuyor.

    “Diplomasi haftasının” anlaşmazlıklara son noktayı koyacak çözümleri getirmesi beklenmiyor ancak taraflar bu görüşmelerden bölgede barış ve istikrar için ciddi bir ilerleme kaydedilmesini umuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Diplomasi haftası: Ukrayna ana gündemi ile Rusya ile ABD arasında görüşmeler başlıyor

    Diplomasi haftası: Ukrayna ana gündemi ile Rusya ile ABD arasında görüşmeler başlıyor


    Ukrayna sınırlarına yığdığı on binlerce askeri geri çekmesi için ABD ve AB’nin baskısı altında bulunan ancak Batı’dan güvenlik garantileri isteyen Rusya, pazartesi günü ABD ile başlayacak müzakerelerde ‘hiçbir taviz vermeyeceğini’ bildirdi.

    ‘Diplomasi haftası’ olarak tanımlanan görüşmeler, 10 Ocak Pazartesi günü İsviçre’nin Cenevre kentinde başlayacak.

    Ukrayna’nın ana gündem maddesi olacağı görüşmelerde Washington ve Brüksel, Moskova ile yaşanan krize çözüm yolları arayacak.

    Toplantılarda nükleer silahların kontrolünden siber suçlara, füze ve asker konuşlandırılmasından NATO’nun doğuya doğru genişlemesine Soğuk Savaş’ın iki kutbu arasında gerilime neden olan diğer bir dizi konu yer alıyor.

    Öte yandan Batılı analistler, Rusya’nın geçen hafta protestoların patlak verdiği Kazakistan’da asker konuşlandırmasının tüm görüşmeleri gölgede bırakabileceği uyarısında bulunuyor.

    Görüşmelerde ABD’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman, Rusya’yı ise muadili Sergey Ryabkov temsil edecek.

    ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü, pazartesi günü başlaması planlanan toplantılar öncesi Sherman ile Ryabkov’un pazar akşamı, çalışma yemeği kapsamında bir araya geleceğini söyledi.

    “Hiçbir tavizi kabul etmeyeceğiz.” diyen Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Ryabkov, görüşmeler öncesi yaptığı açıklamada, “Son birkaç günde Washington ve Brüksel’den gelen sinyaller bizi hayal kırıklığına uğrattı.” ifadesini kullandı.

    Moskova, aralık ayında ABD ve NATO’ya yaptığı ‘güvenlik garantileri’ teklifinde NATO’nun doğuya doğru genişlememesi için kendisine garanti verilmesini de içeren bazı önerilerde bulunmuştu.

    Rusya ile ABD 10 Ocak’ta Cenevre’de bu konularda görüşme yapacak.

    12 Ocak’ta ise konunun NATO-Rusya Konseyi’nde ele alınması bekleniyor.

    Görüşme öncesi Washington, Brüksel ve NATO’dan gelen açıklamalarda, Ukrayna işgalinin Moskova açısından ‘yıkıcı sonuçları’ ve ‘ağır bedeli’ olacağı uyarısında bulunuldu.

    Hafta içerisinde Cenevre’de başlayacak görüşmeleri Brüksel ve Viyana’daki diğer toplantılar takip edecek.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, NATO’nun Rusya sınırlarına doğru genişlemesini kendileri açısında tehdit olarak gördüklerini belirtiyor.

    Taraflar ayrıca, birbirlerinin sınırlarına yakın noktalarda askeri tatbikatlardan kaçınılması için ortak zemin arayacak.

    Borrell ve Blinken, ABD-Rusya görüşmesi öncesi istişarelerde bulundu

    Bu arada AB ile ABD, Avrupa’nın güvenliğini ilgilendiren herhangi bir görüşmenin AB ile koordinasyon içinde ve AB’nin katılımıyla olması hususunda anlaştı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, Cenevre’de yapılacak güvenlik konulu ABD-Rusya görüşmesi öncesinde telefonda konuştu.

    AB’den yapılan açıklamaya göre, Borrell ve Blinken Rusya’nın Avrupa’daki güvenlik düzenlemeleriyle ilgili ABD ve NATO’ya ilettiği tekliflerden sonra yapılacak ikili ve çok taraflı diplomatik görüşmeleri ele aldı. ABD ile AB’nin ortaklığının vurgulandığı açıklamada, “Borrell ve Blinken, Avrupa’nın güvenliğiyle ilgili yapılacak herhangi bir görüşmenin AB ile koordinasyon içinde ve AB’nin katılımıyla gerçekleşmesi hususunda mutabık kaldı.” ifadesine yer verildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***