Etiket: Melih Bulu

  • Avrupa üniversitelerinden kabul alan Boğaziçili öğrenciler: ‘Yasaklarla hakkımız gasp ediliyor’

    Avrupa üniversitelerinden kabul alan Boğaziçili öğrenciler: ‘Yasaklarla hakkımız gasp ediliyor’


    Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Prof. Dr. Melih Bulu’ya karşı protestolarda gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartı ile serbest bırakılan Ece Erten ve Beril Destan Zaman, haklarındaki adli kontrol şartı nedeniyle yurt dışında kazandıkları üniversitelere gidemiyor.

    Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Ece Erten, Paris Üniversitesi Dil Bölümü’ne burslu olarak kabul edildi. Ama yurt dışına çıkış yasağı ve her pazartesi karakola imza atma yükümlülüğü olduğundan 1 Eylül’de başlayacak eğitiminden mahrum kalacak.

    Pasaport dahi çıkaramadığını söyleyen Erten, bu duruma ilişkin avukatının ikinci kez yapmış olduğu itiraza da henüz bir cevap verilmediğini ifade ediyor.

    1 Şubat’ta Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemlere katılıp, 52 saat gözaltında kaldıktan sonra adli kontrol şartı ile serbest kalan Ece Erten, mayıs ayından beri endişe içinde süreci beklediğini belirtiyor.

    Altı aydır delillerin toplanılmasına devam edilmesi ve iddianamenin hala hazır olmaması nedeniyle ikinci duruşmanın görülmediğine dikkat çeken Erten, mahkemelerin adli tatile girmesiyle sürecin daha da uzayacağını dile getiriyor.

    Paris Üniversitesi, Erten’in bir süre eğitimine çevrimiçi devam edebileceğini belirtmiş ancak kazanmış olduğu bursun okula gidememe halinde kesilmesi söz konusu. Erten, burssuz olarak eğitimine devam edemeyecek durumda olduğunu söylüyor. Maddi imkanları buna elvermiyor.

    Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Beril Destan Zaman da Avrupa’nın en eski üniversitelerinden biri olarak bilinen Siena Üniversitesi Avrupa Çalışmaları Bölümü’nden kabul aldı.

    Fakat o da hakkındaki adli kontrol şartı nedeniyle İtalya’ya gidemiyor. Siena Üniversitesi kaydına onay verdi ama vize başvuru dosyası İstanbul Başkonsolosluğunda bekliyor.

    Ortada bir iddianamenin olmaması nedeniyle özgürlüklerinin kısıtlandığını ifade eden Zaman, yurt dışına çıkış yasağı ve karakola imza yükümlülüğü şartıyla kendisi ile benzer durumda olan bir çok öğrencinin eğitim hakkının gasp edildiğini dile getiriyor.

    Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Beril Destan Zaman demokratik ve barışçıl gösteri haklarını kullandıkları için gelinen noktayı garipsiyor. Gösteri hakkının bir suç olmadığını ve sırf bu yüzden haklarında tutuklanma istenmesini şaşırtıcı buluyor.

    Ece Erten ve Beril Destan Zaman’ın Türkiye’de herhangi bir üniversiteye başvuruları yok.

    Aynı zamanda bir LGBTİ+ birey olan Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Ece Erten, artan nefret söylemlerinden dolayı da can güvenliği endişesi taşıyor. Bu nedenle eğitiminin geri kalanını yurt dışında sürdürmek istiyor.

    Beril Destan Zaman’ın yurt dışında okumak istemesinin ise iki nedeni var; farklı ülkelere ve kültürlere olan merakı ve “Türkiye’de akademide bilim üretmenin giderek zorlaşması”.

  • Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu kararname ile görevinden alındı

    Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu kararname ile görevinden alındı


    Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevinden alındı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun süredir öğrenciler ve akademisyenler tarafından protesto edilen Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu’yu kararname ile görevinden aldı. Bulu’nun yerine herhangi bir atama gerçekleşmedi.

    Melih Bulu 2 Ocak 2021’de Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü görevine getirilmişti.

    Rektörün seçimle belirlenmesini isteyen öğrenci ve akademisyenlerin gösterilerinde çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.

    En son, gözaltına alınan öğrenciler, euronews’e yaptıkları açıklamada, Avrupa üniversitelerinden aldıkları burslara rağmen, haklarındaki yurt dışına çıkma yasağı nedeniyle gidemedikleri ve eğitim haklarının gasp edildiğini dile getirmişti.

    Ortada bir iddianamenin olmaması nedeniyle özgürlüklerinin kısıtlandığını ifade eden öğrenciler, yurt dışına çıkış yasağı ve karakola imza yükümlülüğü şartıyla kendileriyle ile benzer durumda olan bir çok öğrencinin eğitim hakkının gasp edildiğine dikkat çekmişti.

    Akademisyen Feyzi Erçin: Protestolara destek verdiğim için cezalandırıldım

    Boğaziçi Üniversitesi’nde aylardır süren eylemlere destek veren bazı akademisyenlerin Melih Bulu tarafından görevden uzaklaştırıldıkları iddia edilmişti.

    O akademisyenlerden biri Boğaziçi Üniversitesi’ndeki rektör protestolarına ilk günlerden beri destek veren Feyzi Erçin.

    8 yıldır yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak Batı Dilleri ve Edebiyatları bölümünde sinema ve müzik dersleri veren Erçin’e yeni dönemde ders verilmemişti.

    Erçin, euronews’e verdiği demeçte, “Boğaziçi Üniversitesi’ndeki rektör protestolarına verdiğim destek nedeniyle sinema ve müzik üzerine olan derslerim cezalandırıldı.” demişti.

    Melih Bulu kimdir?

    15 Ağustos 1970, Kırıkkale doğumlu Prof. Dr Melih Bulu, İstinye Üniversitesi kurucu rektörlüğünü yaptı. Daha sonra Haliç Üniversitesi’nde bir yıla yakın rektörlük yaptı ve ardından 2 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Boğaiçi Üniversitesi’ne atandı.

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi mühendislik fakültesinden mezun olan Bulu, yüksek lisans ve doktorasını Boğaziçi Üniversitesi işletme bölümünde tamamladı.

    2009 yılında AK Parti’den İstanbul 1. bölge milletvekilliği için aday adayı olan Melih Bulu, bu yüzden tepki almıştı.

    Bulu, atamasının “siyasi” olduğuna yönelik eleştirilere “Siyasete CHP’de başladım” sözleriyle cevap vermişti:

    “Ben siyasete hep bir akademisyen gözlüğü ile bakan birisiyim. Aslında şimdi söyleyeceklerim birçok insanı şaşırtacak, ben siyasete ODTÜ’de okurken CHP’de başladım. Bunlar da biliniyor ama görünmüyor. Beni hep AK Partili olarak yansıtıyorlar”

  • Boğaziçi Üniversite’sinde eylemlere destek veren akademisyenler görevden mi uzaklaştırılıyor?

    Boğaziçi Üniversite’sinde eylemlere destek veren akademisyenler görevden mi uzaklaştırılıyor?


    Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Prof. Dr. Melih Bulu’ya karşı eylemler 150 günü aşkın bir süredir devam ediyor.

    Sadece öğrenciler değil, akademisyenler de ‘Kabul Etmiyoruz’, ‘Vazgeçmiyoruz’ sloganı ile rektörlük binasına sırtını dönüyor.

    Eylemler devam ederken, üniversitede uzun yıllar ders veren bazı akademisyenlerin sözleşmelerinin yenilenmeyerek görevlerine son verilmesi tepki çekiyor.

    O akademisyenlerden biri Boğaziçi Üniversitesi’ndeki rektör protestolarına ilk günlerden beri destek veren Feyzi Erçin.

    8 yıldır yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak Batı Dilleri ve Edebiyatları bölümünde sinema ve müzik dersleri veren Erçin yeni dönemde olmayacak.

    Halihazırda derslerine devam eden Erçin, bu uzaklaştırmayı Boğaziçi Üniversitesi’ndeki rektör protestolarına verdiği desteğe bağlıyor.

    ‘’En başından beri temelde yapılmış olan bu atama hukuka aykırı. Ama sadece hukuka değil, liyakata ve teamüle de aykırı. Ve yapılan atama Boğaziçi Üniversitesi’nin taşıdığı akademik özgürlük ve değerlere aykırı. İki tane yeni fakülte açılmasından tutun da seçilmiş dekanların yerine başka dekanların atanmasına kadar… Dolayısıyla demokratik bir geleneğe ve hakka sahip çıkmak için sırtımızı dönüyoruz. Benim vermiş olduğum destek çok barışçıl yapılan bir eyleme. Ayrıca hukukçu kimliğim nedeniyle göz altına alınan öğrencilere hukuki destek de verdim. Bu manevi açıdan herkese vermek zorunda olduğum bir destek. Hepsini birleştirdiğim zaman da sinema ve müzik üzerine olan bir seçmeli dersin dahi cezalandırılmasını çok aydınlatıcı olduğunu düşünüyor ve soru işaretlerini giderici buluyorum. Benim okulumla aramda geri dönüşü olmayan bir bağ var. Ders veremeyecek olsam da kendimi bir Boğaziçili görüyorum. Geri döneceğime de inanıyorum bunun için hukuki adımlar atmayı düşünüyorum.’’

    Feyzi Erçin üniversitede verdiği derslerin öğrenciler tarafından oldukça ilgi gördüğünü şöyle anlatıyor:

    ‘’Hala derslerime devam ediyorum. Biz seçmeli ders veren hocaların statüsü biraz farklı, dönemlik veya senelik olarak derslerimiz teyit ediliyor. Ama hocalar dersleri açtıkları müddetçe dersler genelde devamlı olarak açılıyor. Ben dört farklı ders veriyorum. Öğrencilerin severek aldığı dersler. Nitekim bu seneki sınıflarımdan birinde yüzden diğerinde de iki yüzden fazla öğrenci vardı. Ders için yapılan başvurular da bu rakamın çok çok üstündeydi. Şu anda da derslerimi vermeye devam ediyorum. Ama bana yapılan yaz dönemi için vermek istediğim dersin açılmaması oldu. Buna dair verilen gerekçeye bakınca da sonbahar döneminde de derslerimin açılmayacağı hissini verdi.’’

    ‘’Ortalama notu yüksek bir hocaya ders verdirilmemesi biraz komik oluyor’’

    Erçin’e sunulan gerekçede notlandırmayı adaletli yapmadığı için derslerinin Boğaziçi Üniversitesi standartlarında olmadığı belirtildi.

    ‘’Atanmış olan rektörün atadığı yardımcı kişi bir fizik hocası. Ona göre ben notlandırmayı adaletli bir şekilde yapmadığım için dersim Boğaziçi Üniversitesi standartlarında değil. Bir hocanın yeterliliğini ve adil notlandırma yapıp yapmadığını bölümü takdir eder. O sebeple bölüm dışarısından birisinin bu değerlendirmeyi yapması yanlış. Bugüne kadar yapılan yanlışlar o kadar kasıtlı ki, bu durum çok şaşırtmıyor. Çünkü diğer yanlışlarının bir parçası. Ama üniversitede, tıpkı bu bütün idari makam ve pozisyonlara atanan diğerleri gibi yetersiz ve bilgisiz kişiler tarafından idare edilmeye başlandığı için bilgi eksiklikleri var. Çünkü salgın döneminde getirilen geçme kalma sistemindeki bazı değişiklikler ile öğrenciler düşük not alma olasılığı olan derslerden kurtuldular. Bunlardan sadece geçmek suretiyle ilerlediler ya da bıraktılar. Bu nedenle notlarda daha fazla bir artış oldu. Benim daha öncesinde de vermiş olduğum not ortalamam akademi ile gayet uyumlu. Salgın döneminde not ortalamamın yükselmiş olmasının bu matematiksel açıklamanın yanı sıra insani bir yanı da olduğunu düşünüyorum. Bu zorlukların içinde öğrenci arkadaşlarımızın gösterdiği çaba takdire şayan. Bir de dersi seviyorlar ve iyi yapıyorlar ödevlerini. İyi not almalarında eleştirilecek bir şey yok. Bütün bunları bir yana bırakınca da ortalama notu yüksek bir hocaya ders verdirilmemesi biraz komik oluyor. Eleştirirsiniz, uyarırsınız, niye diye sorabilirsiniz ama bir daha ders vermesin dediğinizde kendinizi ele vermiş oluyorsunuz.’’

    ”Aynı fikirde olmadıkları hocaları derslerden uzaklaştırma bir şekilde başladı”

    Dersi açılmayan bazı akademisyenlerin durumlarının farklı olmakla birlikte genel olarak hocaları denetleme ve aynı fikirde olmadıkları hocaları derslerden uzaklaştırmanın bir şekilde başladığının altını çiziyor Erçin. Son olarak ders vermesi engellenen 21 yıldır Boğaziçi Üniversitesi’nde görevli olan Ecmel Ayral oldu.

    CHP’li Karabıyık: “Akademik özgürlükte 175 ülke arasında 170. sıradayız”

    Konuyla CHP Eğitim Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık yaptığı açıklamada Gelinen noktada, tek suçu üniversitelerine sahip çıkmak ve bir kayyum rektör istemediğini söylemek olan akademisyenlerin görevine son veriliyor. Yapılan atamalar liyakate göre değil partiye sadakate göre yapılıyor. Yapılan atamalarda bilimsel bir hedef değil siyasi bir hedef gözetiliyor” dedi.

    ‘’Her ne kadar yönetmeliklere uygun görülse de bu süreçte yaşananlar etik değil. Türkiye’nin Dünya’ya örnek nitelikteki başlıca üniversitelerinden olan Boğaziçi Üniversitesi’nin akademisyen ve öğrencileri, üniversitenin iç barışını bozacak dayatmalara karşı mücadelelerini sürdürüyor. Son yıllarda akademik özgürlükleri en fazla azalan 6 ülke arasında ne yazık ki Türkiye de bulunuyor. AKP iktidarında hiçbir dönemde çok yüksek olmayan Türkiye’deki akademik özgürlükler, 2020 yılı itibariyle 1980 darbesi sonrasındaki seviyesi (100 üzerinden 5) ile benzer bir seviyeye düştü. Türkiye maalesef, 2020 yılında en düşük not olan “E” alan ülkeler arasında. Dünyadaki en yüksek akademik özgürlük endeksinin 100 üzerinden 97,2 olduğu sıralamada Türkiye 100 üzerinden 6,4 ile net bir şekilde sınıfta kaldı. Akademik özgürlükte 175 ülke arasında 170. sıradayız.’’