Van’da Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atanmasına karşı protesto düzenlendi. Polisin müdahale ettiği protestoda dört kişi gözaltına alındı.
DEM Parti Van İl Örgütü ile Van Emek ve Demokrasi Platformu, Mardin, Batman ve Halfeti belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanmasını protesto etti. Van Sanat Sokağı’nda yapılan basın açıklamasına DEM Parti Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal, DEM Parti İl Eş Başkanları, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda kişi katıldı.
Basın açıklamasının ardından kalabalığa biber gazı ile müdahale eden polisle göstericiler arasında arbede çıktı. Arbede sonucu ilk belirlemelere göre dört kişi gözaltına alındı.
Avukatlarından Kritik Açıklama: ‘Ahmet Türk Hakkında Açık Soruşturma Yok’Güncel
DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları’ndan İktidara ‘Kayyım’ Yanıtı! ‘Siyasi Mesajınızı Aldık’Siyaset
Kaynak: ANKA
Etiketler
Van
Mardin
Batman
Kayyım
Son Güncelleme:
Yazıyı Paylaş:
Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Birbirine Girdi
Doğal Antibiyotik İlacının Hasadı Başladı: Hem Yaşı Hem Kurusu Yeniyor, Kilosu 50 Liradan Satılıyor
Fatih Erbakan’dan Kayyım Çıkışı: Yok Sayılan Halk İradesidir
Kırmızı Altın Olarak Biliniyor: 1 Bardağı Bile Kolesterolü Sıfırlıyor
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı kırsal Kemerli köyünde 20 Eylül Cuma günü, 54 yaşındaki Burhan Gündüz isimli vatandaş, arkadaşıyla gezdiği ağaçlık alanda feci şekilde hayatını kaybetti.
Arıların ağaç kovuğunda yuva yaptığını fark eden Gündüz, balın tadına bakmak istedi. Ağaç kovuğundan aldığı balın tadına baktığı sırada balın içine gizlenmiş arı, Gündüz’ün dilini soktu. Gündüz’ün fenalaşması üzerine arkadaşları tarafından sağlık ekiplerine haber verildi.
Ambulansla Mazıdağı Devlet Hastanesine kaldırılan Gündüz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Kaynak: İHA
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
DEM Parti’den istifasını açıklayan Kızıltepe Belediye Başkanı İpek, istifasını geri çekti. İpek, “İstifa açıklamasının partinin başlattığı disiplin sürecine saygısızlık olduğunun farkındayım ve bu kararımı resmileştirmedim. Disiplin soruşturmasının sağlıklı yürütülmesi için bu süre boyunca Kızıltepe Belediye Başkanlığı vekaletimi meclis içerisinde belirlenecek olan bir arkadaşımıza devrediyorum” dedi.
Mardin’in Kızıltepe ilçesinin belediye başkanı Zeyni İpek, DEM Parti’den istifa kararını resmileştirmediğini belirterek, partinin başlattığı disiplin soruşturması sürecinde Kızıltepe Belediye Başkanlığı vekaletini meclis içerisinde belirlenecek olan bir kişiye devredeceğini açıkladı.
İpek, yaptığı yazılı açıklamada, partisinin aday göstermesi üzerine 31 Mart 2024’teki Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Kızıltepe Belediye Başkanı seçildiğini anımsatarak, gerek partinin ön seçim sürecinde gerekse de belediye başkanlığı döneminde şahsına yönelik kimi saldırılar ve yıpratma girişimleri ile karşılaştığını ileri sürdü.
Zeyni İpek açıklamasında, “Şahsım üzerinden yapılan ama partimizi ve partimizin yerel temsiliyetini hedef alan bu saldırıları büyük bir şok ve üzüntüyle karşıladığımı ve tüm sorumluluğu üstlenerek partimi, ailemi ve kendimi koruyacak bir yerde duracağımı belirtmek isterim. Payıma düşen hatanın yanı sıra ilk günden itibaren şahsımı hedef alan bu saldırı girişimine karşı kişilik haklarımı görmezden gelen, ailemi yıpratan tüm bu süreçlere karşı hukuksal mücadelemi yürütmekle birlikte, bana karşı bu komployu kuranlarla parti hukuku içerisinde hesaplaşacağımın bilinmesini isterim” ifadelerini kullandı.
‘VEKALETİMİ DEVREDİYORUM’
İpek, 8 Ağustos’ta yaptığı açıklamayla partisinden istifa ettiğini duyurduğunu ancak bu kararından vazgeçtiğini bildirerek, şunları kaydetti:
“İçine düştüğüm bu durumu partime, bana ve aileme karşı bir saldırı dalgasına dönüştürmeye çalışan kimi çevrelerin de etkisiyle oluşan ağır duygusal ortamda yaptığım ‘istifa açıklaması’nın partinin başlattığı disiplin sürecine saygısızlık olduğunun farkındayım ve bu yüzden yaptığım iç muhasebe sonucu bu kararımı resmileştirmedim. Tüm bu yaşananlardan dolayı hem şahsımın hem partimin hem de sorumluluğunu aldığım temsiliyetin daha fazla tartışma konusu olmaması adına ve hakkımda başlatılan disiplin soruşturmasının sağlıklı yürütülmesi için bu süre boyunca Kızıltepe Belediye Başkanlığı vekaletimi meclis içerisinde belirlenecek olan bir arkadaşımıza devrediyorum. Disiplin sürecinde partimizle her türlü bilgiyi paylaşacağımı ve alınacak her türlü kararı da peşinen kabul edeceğimi partime ve bana güvenmiş olan halka bağlılığımın gereği olarak belirtmek isterim. Bir kez daha böylesi bir konuyla gündeme geldiğim için tüm halkımızdan ve partimizden özür diliyorum.”
NE OLMUŞTU?
DEM Parti Genel Merkezinden 2 Ağustos’ta yapılan açıklamada, Zeyni İpek hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı bildirilerek, “Zeyni İpek’e dair Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu’muza ulaşan şikayet ve belgelerden partimizin program, ilke ve ahlaki değerlerine aykırı davranışlarda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle kendisiyle ilgili disiplin soruşturması başlatılmıştır. Kısa sürede sonuçlandırılacak olan disiplin soruşturmasının sonuçları kamuoyu ile ayrıca paylaşılacaktır” ifadelerine yer verilmişti.
İpek ise 8 Ağustos’ta yaptığı yazılı açıklamada, DEM Parti’den istifa ettiğini, bugünden itibaren belediye başkanlığı görevine bağımsız belediye başkanı olarak devam etme kararı aldığını bildirmişti.
DEM Parti’den Instagram Yasağı Tepkisi: Karar Hukuki Değil!Güncel
Kaynak: AA
Etiketler
DEM Parti
Mardin
Yazıyı Paylaş:
Tava Ciğerinin Ayrılmaz Parçasının Kurutulma Süreci Başladı
Elektrik Faturası O Kişilere Artık Ücretsiz! Tek Kuruş Bile Ödemeyecekler
Dronla Trafik Denetiminde Ceza Yağdı
Belediye Başkanının Şoförü Bıçaklanarak Öldürüldü
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklığı nedeniyle son 2 haftada Diyarbakır, Batman, Mardin ile Siirt’te serinlemek için göl, baraj ve nehirlere giren 10 kişi boğuldu. Yüzme Federasyonu İl Temsilcisi ve Eğitmen Adnan Yıldırım, sıcaklarının başlamasıyla insanların sulak olan yerlere gittiğini ve bunun da risk oluşturduğunu belirterek uyarılarda bulundu.
‘TEK BAŞINIZA YÜZMEYİN’
Yıldırım, şu açıklamayı yaptı:
‘Daha önce de birçok kez uyarı yaptık. Güvenilir yerlerde yüzülmemesini ve yüzme bilmeden suya girilmemesi gerektiğini, birçok kez söyledik ama son zamanlarda yine acı haberler duymaya başladık. Bunlar için ciddi önlem almak lazım. Kurumların bu konuda uyarıları olması gerekiyor. ‘Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ projesiyle ölüm haberlerinin önüne geçmiş olacağız. Boğulmalar derin, bulanık ve güvenli olmayan yerlerde oluyor. Özellikle baraj ve göletler boğulmaların en çok yaşandığı yerler. Bunlara çok dikkat etmeleri gerekiyor. Muhakkak yanınızda birilerinin olması ya da yüzme bilmeniz gerekiyor. Tek başınıza buralarda yüzmemelisiniz. Bu yüzden buradaki eğitimi çok önemsiyoruz. Burada ciddi anlamda eğitimler verilmektedir.’
Kaynak: DHA
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
20 Haziran gecesi Diyarbakır ve Mardin arasında çıkan 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 78 kişinin etkilendiği yangına ilişkin incelemeler ve soruşturmalar sürüyor.
Mardin Tabip Odasınca (MTO) yangına ilişkin ön rapor açıklandı. Raporda, “Mardin’deki hastanelerde yanık tedavi ünitenin olmaması ve yangına havadan müdahale yapılmamasının can kayıplarında artmasına sebebiyet verdiği” belirtildi. Raporda, “Yangının gece meydana gelmiş olmasının ve bazı yerleşim yerlerine ulaşımın zorluğu gibi sebeplerle karadan müdahalenin yetersiz kaldığı, yangına havadan müdahale edilmemesinin yaşanan kayıpların artmasına sebep olduğu düşünülmüştür.” denildi.
Yapılan gönüllük çağrısına cevap veren sağlık personeli ile beraber yeterli sayıda sağlık personelinin olaya müdahale ettiği kaydedilen raporda, “İlimizde yanık tedavi ünitesi bulunmaması sebebiyle çok sayıda hastanın civar illere sevk edildiği ve bu durumun yanık gibi acil müdahale gerektiren bir durum için yaşanan kayıpların artmasına sebebiyet verebileceği düşünülmüştür” ifadeleri kullanıldı.
“AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ’
Yaşanan mağduriyetlerin hızlıca giderilebilmesi amacıyla kriz masası kurularak bölgenin afet bölgesi ilan edilmesi gerektiği bildirilen ön raporda, “Yangın sonrası soğutma çalışmalarının yetersiz olduğu, bu durumun yeni yangınların çıkması açısından risk teşkil ettiği ve endişe yarattığı kaydedildi.
Raporda, şu ifadeler yer aldı:
“Yangın dumanındaki ince partiküller (parçacıklar) ağır/kalıcı kalp ve akciğer hastalıkları, kanser ve erken ölümlere sebebiyet verebilmektedir. Özellikle astım, KOAH, bronşit gibi kronik akciğer hastalıkları ve kalp-damar hastalıkları olanlar, yaşlılar, çocuklar, hamileler, şeker hastalığı (diyabet) tanısı bulunan kişiler daha büyük risk altındadır. Özellikle yangından etkilenmiş yapılar veya yakınlarında duman ve kül kalıntısı olan yerlerde temizlik yapılırken, külü ve kalıntıları dağıtıp tekrar havaya karıştıracak eylemlerden uzak durmak, yeterli havalandırma ve diğer koruyucu önlemlerin alınması hususlarına dikkat edilmesi önemlidir. Bu nedenlerle yangının halk sağlığını ilgilendiren boyutlarıyla ilgili çalışmalar yapılması önemli görülmüştür. Edinilen ilk bilgiler, yangının elektrik tellerinden çıktığı ve rüzgarın etkisiyle hızla yayıldığı yönündedir. Böylesine ruhsal açıdan zorlayıcı travmatik olaylarda varsa sorumluların tespiti, gerekli hukuksal sürecin başlatılması, sürecin adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi, adalet duygunun tesisi ve ruhsal iyileşme süreçlerine olumlu etkileri olan önemli bir durumdur. Ayrıca temel yaşamsal ihtiyaçların karşılanması ve günlük rutinlere hızlıca dönülebilmesi travmanın iyileşmesi ile ilgili önem arz etmektedir. Yaşanan mağduriyetlerin hızlıca giderilebilmesi amacıyla kriz masası kurularak bölgenin afet bölgesi ilan edilmesinin önemli olduğu kanaati oluşmuştur.”
Kaynak: ANKA
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Diyarbakır’ın Çınar ilçesi ile Mardin’in Mazıdağı ilçesi arasındaki alanlarda çıkan anız yangınında bilanço ağırlaşıyor. Rüzgarın etkisiyle büyüyen yangına müdahale için Diyarbakır ve Mardin’den AFAD, Orman İşletme Müdürlüğü, itfaiye ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesi sonucunda yangın kontrol altına alındı.
CAN KAYBI 12’YE YÜKSELDİ
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Diyarbakır ve Mardin’de meydana gelen yangınla ilgili yaptığı açıklamada, hayatını kaybedenlerin sayısının 12’ye yükseldiğini ve hastalardan 5’inin tedavisinin devam ettiğini bildirdi.
Bakan Koca’nın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:
‘Diyarbakır ve Mardin’de, iki ilimizin yakın köy ve mahallelerinde meydana gelen yangın sebebiyle hayatını kaybedenlerin sayısı maalesef 12’ye yükseldi. Olaydan 78 kişi etkilendi. Hastalarımızdan 5’inin tedavi ve takiplerine devam ediyoruz. 5’i de Diyarbakır’da tedavi gören hastalarımızdan 3’ü entübe durumda. Bu vesile ile bir kez daha, olayda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, hastalarımıza acil şifalar diliyorum.’
DİYARBAKIR’DA 4 ŞANLIURFA’DA BİR HASTA ENTÜBE
Diyarbakır ve Mardin sınırındaki köylerde yaşanan bu yangınlar nedeniyle şu anda Diyarbakır’da 5 hasta yoğun bakımda, 3’ü entübe durumda. Şanlıurfa’da 1 hasta entübe olarak tedavi görüyor. Hastanelerimizde tedavisi süren toplam hasta sayısı 6.
SOĞUTMA ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR
Yangınlar sebebi ile olay yerlerine Diyarbakır’dan 24 Ambulans ve 3 UMKE Timi ile Mardin’den 15 Ambulans ve 4 UMKE Timi görevlendirilmiştir. Bilindiği gibi, yangınlar ilgili birimlerce söndürülmüş olup, soğutma çalışmaları devam ediyor.”
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yangınla ilgili Çınar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldığını bildirdi.
DİCLE ELEKTRİK’TEN YANGINLARA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Diyarbakır’ın Çınar ilçesi Köksalan ve kırsal Yazçiçeği mahalleleri ile Mardin’in Mazıdağı ilçesi Yücebağ ve Yetkinler kırsal mahallelerinde çıkan ve rüzgarla büyüyen yangına ilişkin Dicle Elektrik yetkilileri açıklamalarda bulundu.
Yapılan açıklamada, “Diyarbakır’ın Çınar ile Mardin’in Mazıdağı ilçeleri arasındaki ekili alanlarda çıkan yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar dileriz. Olayın meydana geldiği ilk andan itibaren Dicle Elektrik olarak ekiplerimizle sahada incelemelere başladık. Bazı medya kanallarında yangının elektrik kaynaklı olduğu belirtilmiş olsa da yaptığımız incelemelerde yangının elektrik iletim hatlarından kaynaklanmadığını belirledik. Hatta belirtilen bazı bölgelerde elektrik iletim hatlarının dahi yangının meydana geldiği bölgelerden geçmediğini gördük. Tespit çalışmalarımıza ilgili kamu birimleriyle devam ediyoruz. Herhangi bir farklı bulgu edindiğimizde yetkili birimlerle paylaşmayı sürdüreceğiz” denildi.
Kaynak: AA
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
DEM Parti Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, kayyım atamalarıyla ilgili, “Halkın iradesine ipotek konulduğu zaman biz tepkimizi gösteririz” açıklamasını yaptı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partili (DEM Parti) Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Ahmet Türk ve Devrim Deniz, düzenledikleri basın toplantısında, kayyım yönetimi döneminde borçlanma, taşınmazların devri ve gündemi ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ahmet Türk, Mardin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MARSU) ve belediyenin toplam borcunun ise 4 milyar 875 milyon 802 bin lira olduğunu söyledi. Kayyımın kasada 150 milyon para bıraktığını ancak bu paranın ilgili ayın maaşlarına yatırıldığını söyledi.
Mardin Valisi ve dönemin Büyükşehir Belediyesi kayyım Turan Akkoyun’un, Elazığ’ın Arıcak ilçesine bağlı AKP’li 3 Ocak Belde Belediyesi’ne 15 milyon lira para aktardığını da anlatan Türk, borçların belgelerinin olduğunu belirterek, “Biz bu halka hizmet etmek için geldik. Ne kimseye iftira atarız, ne de belgesiz konuşuruz. Bütün ihalelerimiz şeffaf olacak. Yaptığımız tüm çalışmaları halkla paylaşacağız. Basına kapımız her zaman açıktır. Bizi yıpratmak isteyen anlayışlara karşı, hem yerel hem de ulusal basın biraz vicdanlı hareket etmelidir” dedi.
Türk, gazetecilerin ”Kobani Davası’nda verilen kararların ardından belediyeye kayyım atanacak mı” sorusuna şu yanıtı verdi:
”Bizim için önemli olan halkın iradesinin ortaya çıkması. 31 Mart seçimlerinde halkın iradesi güçlü bir şekilde ortaya çıktı. 3 dönemdir belediye seçimlerine katılıyoruz. Herkesin kafasında ‘Kobani Davası’nda verilen karardan sonra acaba kayyım atanır mı?’ sorusu var. Burası Türkiye, hukukun olmadığı, adaletin olmadığı, yargının tarafsız ve bağımsız olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Bunun için neyin, nasıl olacağını bilemeyiz. Ama bizim için halkın iradesi önemlidir. Halkın iradesine ipotek konulduğu zaman biz tepkimizi gösteririz. Çünkü o iradeyi tanımamak bu halkı tanımamaktır. Bir bütün olarak halkın özgürlüklerini askıya almaktır. Yoksa bireysel olarak kayyım atanmış, atanmamış bizim için çok önemli değil. İradenin ipotek altına alınmasına tepkimizi gösteriyoruz. Şimdi yargı süreci başladı. Yargıtay’ın kararı ortaya çıkmayana kadar, yargının vermiş oluğu kararları, bir kişi hükümlü olarak göstermez. Yargıtay kararından sonra belediye başkanlığı düşer. Böyle bir durum olsa bile Meclis’in kendi içinde bir belediye başkanvekili seçme gibi bir durumu var.”
Kaynak: ANKA
Etiketler
DEM Parti
Ahmet Türk
Mardin
Kayyım
Son Güncelleme:
Yazıyı Paylaş:
CHP MYK ”Büyük Emekli Mitingi”nden sonra toplanacak
Acısız ve ağrısız! Sadece 5 gün içinde nasırı kökünden sökecek yöntem
Kanal D’nin son dönemde en çok izlenen dizisi : İnci Taneleri’ne yeni başrol
Mersin Ülkü Ocakları eski başkanına hapis cezası!
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Hitay Vakfı ana sponsorluğunda, Mardin Sinema Derneği tarafından düzenlenen, direktörlüğünü Döne Otyam ve Hakan Irmak’ın yaptığı Mardin Bienali’nin 6. edisyonunun sinyallerle dolup taştığını söyleyebiliriz.
Sekiz farklı mekâna yayılan *, 40’ın üzerinde sanatçının katıldığı ve “Daha Uzaklara” adını taşıyan etkinliğin küratörü Ali Akay, şehrin serpildiği ovanın öznelliğinden (1) söz ediyor. Bienal ile ilgili başka bir yerde ise şöyle diyor: “Geceleyin bakıldığı zaman neredeyse karanın bir denize dönüştüğünü hissedecek olan bir coğrafyanın içindeyiz.”(2)
Önce cümledeki parlayan “deniz” metaforunu açmak gerek. Bu bakış açısının bienalin konumunu hangi açılardan anlattığı önemli.
Kara, denizin zıttı olarak katı, toprak parçası. Coğrafyayı bu anlamda sabit, tek düze olarak görmeme konumu ortaya çıkıyor. Çünkü değişimin ya da alt üst olmanın, dalgalanmanın, kaynamanın var olduğu bir Mardin tasviri var. Şehrin bir yüzü Suriye’ye uzanırken, sosyo-politik tarihinde savaşların, soykırımların, göçlerin olduğu yer olarak da görebiliriz. Fakat böyle çatışmalı bir çerçevede etkinliğin kurulduğu pozisyon yüzeyde kalırken pek çok anlamda eleştirileri beraberinde getiriyor. Katılımcı sanatçıların ortaya koydukları estetik pratikler çok yönlü ama etkinlikte Mardinli tek bir sanatçının olmaması dikkat çekici. (3)
6. Mardin Bienali’nin küratörü Ali Akay
Oysa ki; eserlerin yer aldığı mekânlara ek olarak etkinlikle paralel birbirinden farklı sergilerin olması önemli bir mevzuyu daha ortaya çıkarıyor. Ara sokaklarda karşılaşılan sergilerde Mardin’de yetişmiş ya da başka coğrafyalardan gelen sanatçılarla tanışmanın, onların eserlerine bakabilmenin ve yeni ufuklar keşfetmenin bir değeri söz konusu. Nitekim bienalin amacı yaşadığımız insan merkezci çağda ırkçılığın, toplumsal cinsiyetin, sınıf hiyerarşisinin eleştirisiyle beraber başka bir dünyanın oluşma ihtimalini düşünmeyle ilişkili. Bunun yanı sıra bu konu zaman zaman bienalin önüne geçerken Ali Akay’ın deniz metaforunun paralel sergilerle güçlendiğini söyleyebiliriz. (4)
6.Mardin Bienali afiş
Şehirdeki Sakıp Sabancı Kent Müzesinde düzenlenen konferanslarda Eric Alliez, David Lapoujade, Victor Burgin, Bernard Blistere, Nilüfer Göle, Pierre Montebello’nun konuşmaları yer aldı. Yapılan konferanslar yapay zekadan kamusal müze deneyimlerine kadar zengin içerikleri barındırırken öte yandan Ali Akay, Çelenk Bafra’nın Açık Radyo’da yaptığı “Hariçten Sanat” programında, etkinliğe dair Epikürcülükten söz etti. (5)
Küratörün söylediklerine bir boyut ekleyerek sadece Epikürosçu değil, aynı zamanda şehri gezerken Stoacı perspektif doğuyor. Farklı iktidar dinamiklerini göz önünde bulundurduğumuzda Mardin Bienali ve paralel gerçekleşen sergilerin politik atmosferi, eserlerle/performanslarla karşı karşıya geliş anındaki yoğunluk ve kentin tarihselliği çeşitli siyasi sorumluluklarımızı düşünmemizi mümkün kılıyor.
6. Mardin Bienali sanatçıları
“Nasıl bir dünya arzuluyoruz?” sorusunda gizlenen bir adalet kavrayışı, öteki sayılan, karanlıkta kalan kitlelerle bağlantılar var. Yani Epikurosçu perspektifteki haz alma ile Stoacı akıl kente yayılan sanat mekânları boyunca birbirine karışıyor. Bu durum beraberinde Mardin Bienaline dair eleştirileri gündeme getiriyor. Sinyallerle dolu olma yalnızca etkinlikle ile ilgili değil, eleştirilerle de alakalı. Fatih Tan yazısında (5) bienalin şehre bakışındaki problemleri kaleme alıyor.
Sanatçı Adem Bulut kentte seçilen mekanlardan biri olan Alman Karargahı’nın karşısında yer alan “9.Mardin Bienali” adlı performansında (6) yerelin sesinin duyulmadığını işaret ederek bir sessizlik alanı yaratır pozisyonda. Oluşan gerilimde işaret edilen mesele Mardin’in çok dilli, sosyo-politik yapısının silinmemesi gerektiğiyle ilintili.
6. Mardin Bienali/Genel Bakış (Fotoğraf: İlker Cihan Biner)
Yine sanatçı Enver Basravi’nin eleştirel bir konumdan “Göz Ardı Edenlerin Hatırası” başlıklı eseriyle (7) etkinliğin dil ve kent hakkını önemsemediğini, şehrin siyasi problemlerini görünür hale getirmediğini ifade ediyor. Sanatçı, çalışmasında sanatın konumuyla ilgili alternatiflerin geliştirilmesini, duyulmayan, görülmeyen estetik ya da politik mevzuların da oluşturulmasını gerektiğini düşünüyor.
Bir diğer dikkat çekici ağ olan “Akan Beden Performans ve Konuşma Dizisi” üçüncü edisyonuyla Mardin’deydi. Bienalin temasıyla kesişen etkinlikte performanslar, performans ve kamusal alan arasındaki bağlantılarla ilgili konuşmalar, atölye çalışmalarıyla yer aldı. (8)
Mardin Bienali mekanlarından Dabakoğlu Evi / Fotoğraf: İlker Cihan Biner
Özetle; şehre dağılan sanat pratiklerini eleştirilerle beraber temaşa etme, eserlerdeki duyu dünyaları kişisel kanıların, bireysel deneyimlerin ötesine geçerek iktidar pratiklerinin yarattığı sınırları yeniden düşünmeye çağırıyor. Böylelikle Mardin Bienal’inin 6.edisyonu sorular sordurtmaya, polemikler yaratmaya devam ederken noktayı koymayıp sadece Rilke’den dize ile tartışmayı bu yazıyı okuyanlara da paslayayım:
4) Mardin Bienal’i ile paralel sergilerin çokluğu önemli. Örneğin; Arura Mardin’deki “Sobee” adlı karma serginin detayları için: https://www.instagram.com/aruramardin/
Yine paralel sergilerinden olan “Pêşangehên Arkeoyê-Arkeo Sergileri”. Yer alan sanatçılar ve eserleri: Abdo Yalçınkaya-Color Of Time, Cebrail Özmen-Süryanilerin Paskalya Yolculuğu, Şerif Kino-Şark Pazarı, Tehsîn Baravî-Vekişîn
Ayrıca sanatçının performansını profilinden izleyebilirsiniz.
7)Enver Basravi’nin eleştirel eseriyle ilgili detaylarını sanatçının sosyal medya hesaplarından görebilirsiniz: Instagram hesabı https://www.instagram.com/enverbasravi/
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa ve Mardin’deki elektrik kesintilerine tepki göstermek amacıyla, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde sabaha kadar oturma eylemi başlattı.
Mahmut Tanal eylemini X hesabından, “Şanlıurfa ve Mardin’de zulme dönüşen elektrik kesintilerine tepki göstermek, ‘uyuyan’ iktidar yetkililerini çözüm üretmeye çağırmak maksadıyla Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde sabaha kadar oturma eylemine başladım. Şanlıurfa, Mardin halkı karanlıkta. Ne iş yaparsınız ey iktidardakiler” ifadeleriyle duyurdu.
“SURİYE’YE ÜCRETSİZ OLARAK ELEKTRİK GÖNDERİLİYOR AMA BENİM VATANDAŞIM MAĞDUR”
Tanal, Bakanlık önünde ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, oturma eyleminin gerekçesini şöyle anlattı:
“Bugün Şanlıurfa ve Mardin’den 100’e yakın arayan var. Sürekli elektrikler kesik. Elektriklerin Şanlıurfa ve Mardin’de sürekli kesik olması nedeniyle buna kayıtsız kalmak imkansız çünkü enerji bir insan hakkıdır. İnsan hakkından vazgeçilemez. Elektriklerin sürekli kesilmesi nedeniyle insanların sağlığı açısından onurlu bir yaşam sürdürmeleri de imkansız. Çocukların eğitimi, insanların sağlığı açısından mağduriyet yaşanıyor. Bu insanların mağduriyetini dile getirme adına Bakanlığı arıyoruz, ilgilenmiyorlar. Oradaki elektrik yetkililerini arıyoruz, ilgilenmiyor. Vatandaşlar perişan durumda, bu açıdan sabaha kadar burada oturma eylemi yapacağım ve eğer vatandaşın bir nebze sesini duyurabilirsek, bu mağduriyeti önleyebilirsek ne mutlu bizlere. Kaldı ki Şanlıurfa’nın Suriye’ye olan sınırından Suriye’ye ücretsiz olarak elektrik gönderiliyor ama benim vatandaşım mağdur.”
“BU TOPLU BİR CEZALANDIRMA”
Vatandaşın parasını verdiği halde yatırımlar yapılmadığı için sürekli elektriklerin kesildiğini vurgulayan Tanal, şöyle konuştu: “Şanlıurfa’daki elektrik kesintilerine ilişkin kamuoyu, ‘borçları var’ diyebilir. Eğer bir hanenin borcu varsa o borçtan dolayı tüm köyün elektriği kesiliyor. Bir köyde 10 evin borcu varsa o köyden önceki köylerin elektriği de kesiliyor ve bu toplu bir cezalandırmadır. Kimin borcu varsa sen onu kesebilirsin. Onu da keserken bu enerjinin bir insan hakkı olması nedeniyle bundan mahrum bırakamazsın çünkü evde asgari yaşam şartları var. Bu yaşam şartları nedeniyle çocukları, aileleri elektriksiz bırakamazsınız. Elektriksiz bırakmak buradaki yaşam kalitesini düşürmek anlamına gelir, insan hakkı ihlali anlamına gelir. Hiçbir insanı insan hakkı ihlaline mahkum bırakmaya hiçbir ekonomik veya siyasi gerekçe olamaz.”
Mahmut Tanal’dan Mardin’in tarihi bölgesinde çöken yolun onarılmamasına tepkiGüncel
Kaynak: ANKA
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Mardin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin aldığı kararla ekmeğe yüzde 33 zam geldi.
MA’nın haberine göre zamla birlikte Mardin merkez ve ilçelerinde 6 TL’den satılan 200 gram ekmek 8 TL, 12 TL’den satılan 400 gram pide ekmek 16 TL’ye yükseldi. Ekmeğin kilosu 40 TL olurken, bir kilo peksimet 47,50 TL oldu. Lahmacun ve sembusek hamuru ise adet başı 3 TL’den 4 TL’ye yükselirken, 100 gram simit ve poğaça 7 buçuk TL’den 10 TL’ye yükseldi.
Unlu mamullerinin yanı sıra pişirim fiyatlarına da zam yapıldı. 100 gram hamur pişirimi 8 TL, güveç pişirimi 40 TL, tepsi tava pişirimi de 35 lira oldu.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***