Etiket: mahkeme

  • Ezgi Apartmanı davası yarın: “Büyük çeteler yakalanıp çökertilirken bu iki firariyi yakalamak çok zor olmasa gerek”

    Ezgi Apartmanı davası yarın: “Büyük çeteler yakalanıp çökertilirken bu iki firariyi yakalamak çok zor olmasa gerek”



    Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı Davası yarın (29 Şubat) saat 09.30’da Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan Kahramanmaraş’taki Ezgi Apartmanı’nda 35 kişi hayatını kaybetmiş, apartmandan sadece iki kişi sağ olarak çıkarılmıştı.

    Ezgi Apartmanı davası yarın:
    Ezgi Apartmanı’nda Nurgül Göksu’nun oğlu Ahmet Can Zabun, gelini Nesibe Zabun ve 6 aylık torunu Asude hayatını kaybetti

    Ezgi Apartmanı’nda Nurgül Göksu’nun oğlu Ahmet Can Zabun, gelini Nesibe Zabun ve 6 aylık torunu Asude de hayatını kaybetti.

    Nurgül Göksu ailesinin cenazesine depremin 8’inci gününde akşam 18.30’da ulaştı.

    NURGÜL GÖKSU: “BEN DAHA ÇOCUKLARIMI ENKAZ BAŞINDA BEKLERKEN ORADAKILER KOLONLARIN KESILDIĞINI KONUŞUYORDU”

    Gerçek Gündem’e konuşan Nurgül Göksu, depremin ilk günlerinde ailesini enkaz başında beklerken oradaki insanların apartmandaki kolonların kesildiğiyle ilgili konuştuklarını söyledi.

    Olayı o anda idrak edemediğini belirten Göksu, “Gerçekten böyle bir şey olacağını düşünemedim. Ancak 2021 yılında Kahramanmaraş 12 Şubat Belediyesi’ne binada oturan insanlar bir şikayet dilekçesi vermişler. Altında imzaları var. Bu şikayet dilekçesinde tahribatların fotoğrafları da var. Bir de şikayet dilekçesine 12 Şubat Belediyesi’nin vermiş olduğu bir cevap da var” dedi.

    DELİLLERİ TOPLAMAK İÇİN 12 GÜN ENKAZLARIN ÖNÜNDE NÖBET TUTTU

    Göksu’nun ailesi ve hayatını kaybeden diğer depremzedeler için verdiği adalet mücadelesi ise bir yıldır devam ediyor. Göksu ilk önce delilleri toplamak için 12 gün boyunca enkazların önünde nöbet tuttu. Apartmanda kesilen kolonları kepçeyle kazdırarak buldu. Apartmanda sadece kolonların değil, kirişlerin kesildiğini de ortaya çıkardı.

    Apartmandaki tabliyelerin de kesilip yük asansörü yapıldığı ortaya çıktı. Göksu, yaptığı araştırmalar sonucu asansörün parçalarını da buldu.

    Ezgi Apartmanı’nda perde duvarların da kesildiği, binanın hem kuzeybatı hem de doğu cephesindeki birçok yerin kesildiği tespit edildi.

    Göksu, “Dosyamız Karadeniz Teknik Üniversitesine gitti ve ben enkazdan sağ çıkarılan apartman görevlimiz ve fotoğrafları çekenleri bir araya getirdim. Onların bir araya gelmesiyle de binanın merkezinde de tahribatların yapıldığını öğrendim. Yani binanın altını köstebek gibi oymuşlar” dedi.

    “BİR YIL GEÇTİ AMA BEN DE EVLATLARIMLA BİRLİKTE O ENKAZIN ALTINDA KALDIM”

    Nurgül Göksu, depremlerin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen hala kendisi için hiçbir şeyin değişmediğini ifade etti. Göksu, depremin 8’inci gününde ailesini enkazdan çıkardığında onların vücut bütünlüğünün bozulmadığını söyledi:

    “Bir yıl geçti ama evlatlarımla birlikte ben de o enkazın altında kaldım. Annesiniz ve evladınızı kaybediyorsunuz. Düşüncesi bile çok kötü. Evlatlarınızı bu şekilde kaybetmek daha da acı. Her gece düşünüyorum. Onları kurtaracağım ümidiyle çok beklediler beni ama kurtaramadım.”

    DAVANIN İLK DURUŞMASI YARIN

    Yarın Ezgi Apartmanı davasının ilk duruşması Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Ancak Ezgi Apartmanı’nın alt katında yer alan pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel haklarında yakalama kararı olmasına rağmen hala bulunamadı.

    Kervancıoğlu ve Pekel iş yerini genişletmek için binanın kolonlarını, tabliye ve perde duvarlarını kesmişlerdi. Kervancıoğlu ve Pekel hakkında “Olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebep” olma suçundan 876’şar yıl hapis isteniyor.

    Dosyada firari konumda olanların hala yakalanamamasının nedenini anlayamadığını belirten Göksu, “Büyük çeteler yakalanıp çökertilirken bu iki firariyi yakalamak çok zor olmasa gerek. Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel firari olmasına rağmen elbet bulunacak ve yargılanacaklar. Ancak ülkemiz depremlerin sıkça yaşandığı bir ülke ve deprem davaları için emsal bir karar olsun istiyorum. Benim yüreğim yandı başka annelerin yüreği yanmasın. İnsanlar bir daha kolon, kiriş, perde duvar, tabliyeyi kesip insanların ölümüne sebep olmasın diye uğraşıyorum” dedi.

    “ADALET SAĞLANINCAYA KADAR MÜCADELE EDECEĞİM, UNUTMAK VE AFFETMEK YOK”

    Suçluların yargılanıp ceza almaları için bir yıldır uğraştığını ifade eden Göksu, adalet sağlananıncaya kadar mücadele edeceğini söyledi:

    “Unutmak yok, affetmek yok. Çocuklarımın vefatına sebep olanların ceza alacağını düşünüyorum çünkü deprem dosyalarında ilk defa olası kast ile hazırlanan iddianame Ezgi Apartmanı iddianamesiydi. Oğlum ile gelinimin meslek arkadaşları olan avukatlarımız da ölen öldüğü ile kalmasın ve suçlular gereken cezayı alsınlar diye ellerinden geleni yapıyor.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Annesini katledip kafasını sokağa atmıştı: Hakim karşısına çıktı

    Annesini katledip kafasını sokağa atmıştı: Hakim karşısına çıktı



    İstanbul Bağcılar’da, 25 Eylül 2022’de annesi Havva Sayan’ı (58) öldürdükten sonra kafasını keserek sokağa atan tutuklu sanık Ali Sayan’ın (27) yargılanmasına devam edildi.

    Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Ali Sayan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşmada ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da hazır bulundu. Duruşmada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı, eksik hususların giderilmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

    Duruşmada savunma yapan sanık Ali Sayan, “Bir diyeceğim yoktur. Tutukluluk hususunda takdir mahkemenindir” dedi.

    Ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın cezai ehliyetine ilişkin dosyanın Adli Tıp Kurumu’ndan dönüşünün beklenilmesine karar verdi. Heyet, sanık Ali Sayan’ın tutukluluk halinin de devamına hükmederek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

    İDDİANAMEDEN

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, annesi Havva Sayan’ı öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan sanık Ali Sayan’dan olay sonrası alınan kan ve idrar örneğinde Adli Tıp Kurumu raporuna göre madde bulunduğunun tespit edildiği aktarılmıştı.

    İddianamede maktul Havva Sayan’ın vücudunda Adli Tıp Kurumu raporuna göre 13 kesici ve delici alet yaralaması tespit edildiği, bunlardan 8’inin öldürücü nitelikte olduğu belirtilmişti. Ali Sayan’ın ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek üstsoydan akrabayı kasten öldürme’ ve ‘genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Adnan Oktar kararı: Avukat görüşleri kaydedilecek

    Adnan Oktar kararı: Avukat görüşleri kaydedilecek



    Tutuklu bulunduğu Erzurum Dumlu Cezaevi’nde 32 günde toplam 339 kez avukat görüşü yapan silahlı suç örgütü lideri Adnan Oktar’ın avukat görüşlerinin kaydedilmesine karar verildi.

    Görüşlerin kaydedilmesine karar veren İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, ayrıca avukat görüşü sırasında bir ceza infaz kurumu personelinin hazır bulundurulmasına, görüş sırasında verilen belgelere el konulabilmesine, görüş günü ve saatlerinin sınırlandırılabilmesine de hükmetti.

    TALEP CEZAEVİNDEN

    Sözcü’den Can Bursalı’nın haberine göre; Dumlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nin talebi üzerine verilen kararda, Oktar’ın 14 Ocak ile 16 Şubat arasında 339 kez avukat görüşü yaptığına dikkat çekildi. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Kanunu’na dayanılarak verilen kararın, Adnan Oktar’ın avukat görüşleri aracılığıyla örgüt faaliyetlerinin devam ettirmesinin önüne geçilmesi için verildiği belirtildi.

    Dumlu Cezaevi, mahkemeden Adnan Oktar’ın avukat görüşlerinde avukatlık görevi dışında kalan hususlarda örgüt faaliyetlerinin devam etmesinin önüne geçilmesi için kayıt altına alınması, karşılıklı verilen belgelere el konulması ve görüş günü ile saatlerinin sınırlandırılması talep etti. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi de, cezaevinin talebini kabul etti.

    TERÖR MAHKEMESİ GÖREVSİZLİK VERDİ

    Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü’yle yaşanan bir diğer gelişmede ise, hazırlanan yeni dosyanın İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildi. İddianameyi kabul eden İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, yalnızca terör suçlarına baktığı için dosyayı görevsizlik kararıyla İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Taksi şoförünü öldüren Aysal hakim karşısına çıktı: Duruşmaya damga vuran sözler

    Taksi şoförünü öldüren Aysal hakim karşısına çıktı: Duruşmaya damga vuran sözler



    İzmir’in Gaziemir ilçesinde aracına bindiği taksi şoförü Oğuz Erge’yi silahla öldüren Delil Aysal’ın yargılanmasına başlandı.

    İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Delil Aysal, öldürülen Erge’nin ailesi, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Celil Anık ile taraf avukatları katıldı.

    Erge’nin oğlu Mustafa Erge de tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Salonda çok sayıda çevik kuvvet polisi görev yaptı. Duruşmada, savcılık makamını İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Bekir Şahiner temsil etti.

    Tutuklu sanık Aysal, fırında kasiyer olarak çalıştığını ve geçmişte psikiyatri hastanesinde yattığını söyledi. Ailesinin kendisini sevmediğini savunan Aysal, olay gecesi bunalımda olduğu için dışarı çıktığını ve alkollü olduğunu öne sürdü.

    Taksideki kameraya yansıyan kayıttaki ifadeleri kullanmadığını, görüntülerle oynandığını iddia eden Aysal, silahında 5 kurşun olduğunu 2’sini havaya, 3’ünü ise maktule sıktığını belirtti.

    “KENDİMİ ÖLDÜRMEKTİ AMACIM”

    Duruşmada, olay anı ve öncesine ilişkin kamera görüntüleri izletildi.

    Mahkeme Başkanının “Araca sağdan binmişsin, neden gittin arkasına oturdun?” sorusu üzerine sanık Aysal, “Ben de bilmiyorum, hep öyle otururum” yanıtını verdi.

    “Neden öldürdün?” sorusuna Aysal’ın “Amacım kimseye zarar vermek değildi, ailemle sıkıntılarım vardı.” şeklinde yanıt vermesi üzerine Mahkeme Başkanı, “Senin sıkıntılarının cezasını başkası mı ödeyecek” ifadesini kullandı.

    Üye hakim, sanığın olay anında kesik eldiven giydiğini anımsatarak, “O eldiven soğuktan korumaz bir şeyi daha iyi kavramak için kullanılır. Maktulü yağma için mi keyif almak için mi öldürdün” sorusunu yöneltti. Sanık, “İkisi de değil. Kendimi öldürmekti amacım, o eldiveni normalde de giyiyorum” dedi.

    Mahkeme Başkanı, olay sonrası Oğuz Erge’nin üzerinden 2 lira çıktığını, paralarını alıp almadığını sorması üzerine sanık, taksiden para almadığını, sadece telefon ve kulaklığı aldığını savundu.

    Erge’nin boşandığı eşi Nevra Karahan da çocuklarına eşinin baktığını ifade ederek, sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi.

    Oğuz Erge’nin kızı Naz, Adli Görüşme Odası’ndan (AGO) katıldığı duruşmada psikolog eşliğinde dinlenildi.

    Erge, sanıktan şikayetçi olduğunu dile getirerek, “Babamın telefonundan arandım, sanık yeri tarif etti, ‘ağır yaralı, ambulans çağır, ben çağıramıyorum’ dedi. Amcam ve anneme haber verdim.” şeklinde konuştu.

    Erge’nin oğlu Mustafa Erge de sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, “Babamın yaptığı bir iyilik. Diyecek çok şey var” ifadesini kullandı.

    Delil Aysal’ın avukatı, sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığı yönünde rapor alınmasını talep etti.

    Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına, cezai sorumluluğunu etkileyecek bir akıl hastalığının olup olmadığının belirlenmesi için Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

    “SANIK, GAYET SOĞUKKANLI”

    Duruşma sonrası İzmir Adliyesi önünde gazetecilere açıklama yapan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Celil Anık, sanığın en ağır cezayı alması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.

    Tüm taksiciler adına bu davayı yakından takip edeceklerini belirten Anık, “Sanık, gayet soğukkanlı. Bazı şeyleri kabul etmiyor. Yani çok pişkin bir arkadaş. İnşallah, önümüzdeki mahkemede en ağır cezayı alır” şeklinde konuştu.

    OLAY

    Taksi şoförü Oğuz Erge, 31 Ocak’ta saat 03.30 sıralarında Buca Gediz Mahallesi’nden kapüşon ve cerrahi maske takan, Gaziemir’e gideceğini belirten Delil Aysal’ı (19) aracına almıştı.

    Taksi, Gaziemir Belediyesi yakınlarına vardığında Aysal’ın arka koltuktan tabancayla üç el ateş ettiği Erge ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

    Erge’nin üzeri ve aracındaki para ile eşyayı alarak kaçan şüpheli, polisin olay yeri ve çevresindeki 70 güvenlik kamerasının kaydettiği yaklaşık 110 saatlik görüntüyü incelemesiyle Buca’da saklandığı adreste yakalanarak tutuklanmıştı.

    Olay öncesi, sırası ve sonrasında yaşananları ise araç içi kamerasının kaydettiği ortaya çıkmıştı. Sanık hakkında hazırlanan iddianamede, “nitelikli adam öldürme”, “nitelikli yağma” ve “ruhsatsız silah taşıma” suçlarından ceza istenmişti.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Muz kolilerinde 1 ton kokain ele geçirilmişti: İthalatı yapan şirket sahipleri hakkında karar

    Muz kolilerinde 1 ton kokain ele geçirilmişti: İthalatı yapan şirket sahipleri hakkında karar



    Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesince, tutuklu sanıklar muz ithalatını yapan şirketin sahibi N.Ş. ve oğlu B.Ş. hakkında 23 Aralık 2022’de verilen hapis cezası, sanık avukatlarının itirazı üzerine Yargıtay’a taşındı.

    Yargıtay 10. Ceza Dairesi, sanık avukatlarının “yeterli delil bulunmadığı, hükmün yetersiz gerekçeye dayandığı, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığı” iddialarına ilişkin itirazını değerlendirdi.

    Temyiz incelemesini tamamlayan Daire, “uyuşturucu ithal etme” suçundan N.Ş’ye 30 yıl hapis ve 375 bin lira adli para cezası, oğlu B.Ş’ye de 27 yıl 6 ay hapis ve 200 bin lira adli para cezası verilen, tutuksuz 4 sanığın da beraat ettirildiği hükmü onadı.

    Kararda, Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi ve Adana Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ve sübutu ile delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde isabetsizlik bulunmadığı, verilen hükümlerde hukuka aykırılık görülmediği belirtildi.

    Muz kolilerinde 1 ton kokain ele geçirilmişti: İthalatı yapan şirket sahipleri hakkında karar - Resim : 1

    REKOR MİKTARDA YAKALAMA OLARAK KAYITLARA GEÇMİŞTİ

    Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü NARKOKİM ekiplerinin 16 Haziran 2021’de düzenlediği operasyonda, Ekvador’dan gönderilen Liberya bandıralı gemideki muz yüklü 2 konteynerde 1 ton 300 kilogram kokain ele geçirilmesiyle ilgili 6 sanık hakkında “uyuşturucu ithal etme” suçundan 45’er yıldan 67 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

    Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davada, tutuklu sanıklar şirket sahibi N.Ş. 30 yıl hapis ve 375 bin lira adli para cezası, oğlu B.Ş. ise 27 yıl 6 ay hapis ve 200 bin lira adli para cezasına çarptırılmış, tutuksuz 4 kişinin ise beraatine karar verilmişti.

    Eski Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Mersin Limanı’nda 1 ton 300 kilogram kokain bulunmasıyla, ülke tarihinde en yüksek miktarda kokain ele geçirilmesi operasyonuna imza atıldığını duyurmuştu. Ticaret Bakanlığı da olayın “ülke tarihinin tek seferde en yüksek miktarlı kokain ele geçirilmesi” olarak kayıtlara geçtiğini paylaşmıştı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mehmet Ali Ağca hakkındaki ‘yağma’ davasına devam edildi

    Mehmet Ali Ağca hakkındaki ‘yağma’ davasına devam edildi



    Aralarında Mehmet Ali Ağca’nın da bulunduğu, Bahçelievler’de Gökhan Soylu’nun evini tehditle aldıkları iddiasıyla görülen davanın yeni duruşması görüldü. Duruşmada tanık Ahmet Gülmedi, Mehmet Ali Ağca’nın Gökhan Soylu’yu çocukları ile tehdit ettiğini söyledi.

    Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanıklar katılmazken, avukatları hazır bulundu.

    Duruşmada tanık olarak dinlenen Ahmet Gülmedi, müşteki Gökhan Soylu ile aynı iş yerinde çalıştığını belirterek, pazarcılık yapan sanıklardan Muhittin Erdal’ın müşteki ile ticaret yaptığını, işleri bozulunca da borçlarından dolayı Gökhan Soylu’ya çek verdiğini anlattı.

    Çekler ödenmeyince Erdal’ın üzerine olan daireleri Gökhan Soylu’ya devrettiğini aktaran tanık Gülmedi, Soylu’nun da dairelerin parasını ödediğini belirtti.

    “ÜZERİMİZE YÜRÜDÜ”

    Daireleri geri almak isteyen sanıklarla Mehmet Ali Aslan’ın Bakırköy’deki ofisinde buluştuklarını dile getiren tanık Gülmedi, “Sanıkların tehditkar tavırları vardı. Mehmet Ali Ağca da bu görüşmede vardı. Mehmet Ali Ağca elini masaya vurarak Gökhan Soylu’ya, ‘Sen zenginsin bu adamların dairesini vereceksin, senin çocuğun var, yerlerini biliyorum’ dedi. Üzerimize yürüdü. İlerleyen günlerde Soylu’dan tapuyu aldılar. Mehmet Ali Ağca tapu alındığı gün Gökhan Soylu ve beni arabasına aldı. Bize ‘İnin hiç kimseye bir şey söylemeyin’ dedi. Bizim elimizden çekleri de aldılar. Aradan bir hafta geçtikten sonra Gökhan şikayetçi oldu” ifadelerini kullandı.

    Tanık beyanının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, firari sanık Ahmet Çetin hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesine ve eksikliklerin giderilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi.

    İDDİANAMEDEN

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların birden fazla kişi ile yağma suçunu işledikleri belirtiliyor.

    İddianamede, sanıklar Mehmet Ali Aslan (Ağca), Reyhan Erdal, Muhittin Erdal, Gökhan Erdal ve Ahmet Çetin’in “birden fazla kişi tarafından birlikte yağma” suçundan ayrı ayrı 10 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstinaf, kurye Samet Özgül’ün katiline verilen cezada indirim istedi: Aile tepkili

    İstinaf, kurye Samet Özgül’ün katiline verilen cezada indirim istedi: Aile tepkili



    CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde BabalaTV’ye konuk olduğu programa katılarak sesini duyurmaya çalışan Berna Özgül’ün, adalet arayışı sürüyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi; Berna Özgül’ün kardeşi motokurye Samet Özgül’ü, boğazını keserek öldüren sanık hakkında verilen müebbet hapis cezasını, indirim yapılması gerektiği değerlendirmesi ile bozdu. “Sanığın pişman olduğunu beyan ettiği” için cezasında indirim yapılması gerektiğini değerlendiren İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararına tepki gösteren acılı aile, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Berna Özgül, “Bizim gibi gözü yaşlı ailelere ne zaman adalet gelecek?” diyerek karara tepki gösterdi.

    CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde BabalaTV’ye konuk olduğu programa katılarak sesini duyurmaya çalışan Berna Özgül’ün adalet arayışı sürüyor.

    Motokuryelik yaparken trafikte saldırıya uğrayan ve boğazı kesilerek öldürülen Samet Özgül’ün kardeşi Berna Özgül, ağabeyinin katillerine verilen cezanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından bozulmasına karşı tepkisini ANKA Haber Ajansı’na dile getirdi.

    Samet Özgül, 28 yaşında Gazi Üniversitesi Tarih bölümü ve İstanbul Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği bölümü öğrencisi olarak eğitimine devam ederken, geçimini motokuryelik yaparak sağlamaya çalışıyordu. Samet Özgül, trafikte saldırıya uğradı ve Halil İbrahim Demirci tarafından boğazı kesilerek katledildi.

    Cinayet davasında, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi; Halil İbrahim Demirci hakkında “kasten öldürme” suçlamasıyla müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca; olay sırasında, arabasını Özgül’ün kullandığı motosikletin önüne kıran, Halil İbrahim Demirci’nin babası Mustafa Demirci ve Mustafa Demirci’nin arkadaşı Bülent Açıkgöz hakkında “kasten öldürme suçuna yardım etmek” suçlamasıyla 12 yıl hapis cezası kararı verdi.

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanıklara verdiği cezaları bozdu.

    DERECE MAHKEMESİ “SUÇ SABİT” DEDİ, İSTİNAF, “KESİN DELİL YOK” DEDİ

    Daire, sanıklar Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz hakkında verilen kararın bozulması gerektiği değerlendirmesini; “Mustafa ve Bülent’in atılı kasten öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı” gerekçesine dayandırdı.

    İSTİNAF BOZMA GEREKÇESİNİ, SANIĞIN “İLK DEFA RAKI İÇTİM, BABAMLAR ŞAKA YAPMIŞ. SUYUMUN İÇİNE RAKI KOYMUŞLAR. PİŞMANIM” BEYANINA DAYANDIRDI

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, katil Demirci hakkında verilen hükmün bozulması gerektiği yönündeki kararının gerekçesinde; sanığın pişman olduğunu beyan ettiğini belirtti. Gerekçede, şu değerlendirmeler yapıldı:

    “Esas hakkındaki mütalaaya karsı savunmasında, ‘hayatım boyuncu hiç pişman olmadığım kadar pişmanım. İsteyerek olmamıştır. Gerçekten çok pişmanım. Hayatım boyunca ilk defa rakı içtim, içtikten sonra babam şaka yapmış, suyun içine rakı koymuşlar, vicdanım çok rahatsız’ şeklinde bildirimde bulunup, aşamalarda aynı yönde sözler sarf eden sanık Halil hakkında; ‘sabıkasının bulunmamasına ve hakkında yakalama emri çıkarılmamış bulunmasına rağmen; sanığın geçmişi ve suça eğilimli kişiliği, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, sanığın savunmasının alınması amacıyla hakkında yakalama emri çıkarılmış olması ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri de dikkate alınarak’ seklindeki; dosya kapsamına uymayan gerekçe ile TCK’nın 62. maddesi hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi…”

    “BİZİM GİBİ GÖZÜ YAŞLI AİLELERE NE ZAMAN ADALET GELECEK”

    İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararının ardından cinayet yargılaması, 5 Mart’ta yeniden başlayacak. Yeniden yargılamanın ilk duruşması öncesinde Samet Özgül’ün kardeşi Berna Özgül, istinafın verdiği bozma kararına tepkisini; ANKA Haber Ajansı’na konuşarak dile getirdi. Berna Özgül şunları söyledi:

    “Ağabeyim Samet Özgül, 5 Kasım 2022 günü akşam işe giderken trafikte kırmızı ışıkta uyardığı üç kişi tarafından önce durdurulmaya zorlandı. Sonrasında da boğazından bıçaklanarak öldürüldü. Kendi imkanlarıyla hastaneye yetişse de maalesef onu 7 Kasım 2022 günü kaybettik.

    2023 yılının eylül ayında en son görülen davamızda bu üç şahsa, Halil İbrahim Demirci’ye ‘kasten adam öldürmeden’ müebbet hapis cezası, Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz’e ‘kasten adam öldürmeye yardım ve iştirakten’ 12 yıl hapis cezası verilmişti.

    Ancak istinaf, bu kararı bozdu. ‘Halil İbrahim Demirci ‘pişmanım’ dediği için neden indirim uygulamadın?’ dedi. Davanın yeterli şekilde gerekçelendirilmediğini belirterek bu üç kişiden iki kişiyi tahliye kararı verdi. Halil İbrahim Demirci’nin de müebbet hapis cezasını bozdu.

    “BUNLAR SUÇ KAYDI OLAN, SUÇA MEYİLLİ İNSANLAR”

    Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz’ün yirmiyi aşkın suç kaydı bulunmaktadır. Halil İbrahim Demirci’nin de sanırım çocuk cezaevinde suç kaydı var. Bu insanlar suça meyilli insanlar. Maalesef ki ben ağabeyimi o gün kaybettim. Hem de hiç uğruna kaybettim. Hepimiz, aile olarak, arkadaş çevresi olarak; yasa boğulduk ve asla bu işin içinden de çıkamıyoruz. Ben kendi hayatıma devam edebiliyorum keza ailem de aynı şekilde. Bizler ancak içimize bir nebze de olsa su serpilirse, bu üç kişinin en ağır şekilde yargılanmasıyla ancak içimize su serpilir. Ben yardım ve iştirak eden Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz’e verilen cezayı hafif buluyorum. Daha da ağır cezalar verilsin istiyorum. Yine keza Halil İbrahim Demirci için de müebbet hapis cezası verildi. Ancak ‘canavarca hisle adam öldürme’ var burada. Daha da ağır yargılansın istiyorum. Yargılansın ki içimize bir nebze olsun su serpilsin.

    “5 MART’TA DAVAMIZ GÖRÜLECEK. HERKESİN DESTEKLERİNİ VE KATILIMLARINI BEKLİYORUZ”

    Neden biz adalet arayışındayız ki? Artık adalet yerini bulsun ki biz ailelerin içine bir nebze de olsun su serpilsin. Ben daha önce de söyledim: Bizim gibi gözü yaşlı ailelere ne zaman adalet gelecek? 5 Mart 2024 tarihinde davamız görülecek. Herkesin desteklerini ve katılımlarını bekliyoruz.”

    ÖZGÜL’ÜN ANNESİ HACER BARAN: “AZMETTİRİCİ BABA”

    Samet Özgül’ün annesi Hacer Baran ise karara karşı duyduğu tepkiyi şöyle dile getirdi:

    “Orada katledilecek şekilde suçu neydi benim çocuğumun? Eğer adalet sağlanamazsa Adalet Bakanlığı’ndan ben şunu istiyorum: Samet’i geri versin bana. Ben Samet’i istiyorum. Bizim istediğimiz sadece basit bir adalet. Ben altı tane çocuğuma bakabildiysem, doğru düzgün yetiştirebildiysem bu ülkeye devlete o çocuğu da ailesi çok güzel bakabilir ve yetiştirebilirdi. Senin gibi babaların Allah belasını versin. İlk başta baba, azmettirici baba. Babanın hak edeceği en ağır ceza ne ise onu istiyorum ben. O gün arabayı benim çocuğumun önüne niye kırdın sen? Hiçbir suçu günahı yokken. Adalet Bakanlığı’ndan ben sadece basit adalet istiyorum bir vatandaş olarak. Başka bir şey istemiyorum.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Eski Pakistan Başbakanı Han’a 14 yıl hapis cezası daha verildi

    Eski Pakistan Başbakanı Han’a 14 yıl hapis cezası daha verildi


    Mahkeme, başbakanlığı döneminde aldığı hediyelerin ayrıntılarını açıklamadığı ve sattığı gerekçesiyle eski Başbakan İmran Han ve eşi Büşra Bibi’ye 14 yıl hapis cezası verdi.

    REKLAM

    Eski Pakistan Başbakanı İmran Han, 3 yıllık hapis cezasını çekerken dün aldığı 10 yıl hapis cezasına ek olarak 14 yıl daha hapisle cezalandırıldı. 

    Pakistan’da 8 Şubat’ta yapılacak seçime girmesi yasaklanan tutuklu eski Başbakan İmran Han ve eşi yolsuzlukla yargılandığı davada suçlu bulundu.

    Mahkeme, başbakanlığı döneminde aldığı hediyelerin ayrıntılarını açıklamadığı ve sattığı gerekçesiyle eski Başbakan İmran Han ve eşi Büşra Bibi’ye 14 yıl hapis cezası verdi. 

    Eski Başbakan Şahbaz Şerif hükümeti tarafından İmran Han’a karşı Seçim Komisyonu’na yapılan başvuruda, Han’ın 52 hediye aldığı, bu hediyelerin birçoğunu sattığı öne sürülmüştü. Söz konusu hediyelerin Ağustos 2018 ile Aralık 2021 tarihleri arasında alındığı, piyasa değerinin yaklaşık 641 bin dolar olduğu kaydediliyor.

    Bu hediyelerin resmi kurumlara bildirilmediği gerekçesiyle açılan davada bugün çıkan kararla Han ve eşine hapis cezaları verildi. 

    Pakistan yönetiminde etkili olan ordu ile gerilim yaşayan Han, hakkında açılan davaların siyasi amaçlı olduğunu savunuyor.

    Devlet sırlarını ifşa etmekten 10 yıl hapis

    İktidardan düşürüldükten sonra hakkında birçok dava açılan Han, dün de “devlet sırlarını ifşa etmekten” suçlu bulunarak 10 yıl hapse mahkum edildi. 

    Davada Han ile birlikte yargılanan eski Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi de 10 yıl hapis cezasına çarptırıld.

    Associated Press, İmran Han’ın avukatlarının İslamabad mahkemesinin kararına çarşamba günü itiraz edip bir üst mahkemeye başvuracaklarını duyurdu.

    Han, 5 Ağustos 2023’te tutuklanmıştı

    Eski Başbakan İmran Han, yargılandığı yolsuzluk davasında, mahkemenin hakkında verdiği tutuklama kararının ardından 5 Ağustos 2023’te polis tarafından yakalanmış ve cezaevine gönderilmişti.

    Han hakkında yargılandığı yolsuzluk davası kapsamında verilen 3 yıl hapis cezası, 29 Ağustos 2023’te ertelenerek eski Başbakan’ın kefaletle serbest bırakılmasına hükmedilmişti.

    Ancak 30 Ağustos 2023’te hakim Abul Hasnat Zülkarneyn, savcılığın talebi üzerine “devlet sırlarını ifşa etmekle” suçlanan Han’ın tutukluluk süresini uzatmıştı.

    Eski Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi de benzer sebeple 19 Ağustos 2023’te İslamabad’daki evinde yakalanarak cezaevine gönderilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AİHM 2023 yılı istatistiklerini açıkladı: Bekleyen davaların yüzde 34’ü Türkiye’den

    AİHM 2023 yılı istatistiklerini açıkladı: Bekleyen davaların yüzde 34’ü Türkiye’den


    AİHM’de bekleyen davaların önemli bir kısmını Türkiye’den yapılan başvurular oluşturuyor.

    REKLAM

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 2023 yılı istatistikleri raporunu yayımladı. Rapora göre, geçtiğimiz yıl bekleyen en yüksek başvuru sayısına sahip ülke Türkiye oldu. 

    AİHM verilerine göre mahkemenin 68 bin 450 davalık toplam dava yükünün 23 bin 397’sini Türkiye menşeli davalar oluşturdu. 

    Buna göre bekleyen davaların yüzde 34,2’si Türkiye’den.

    Basın toplantısında 2023 istatistiklerini açıklayan Siofra O’leary, en fazla başvurunun Türkiye’den yapıldığını belirterek, 2022 ile kıyaslandığında Rusya ile ilgili başvuruların 5 bin, İtalya ile ilgili başvuruların da bin civarında azaldığını söyledi.

    Türkiye’yi 12 bin 450 dava ile Rusya izledi. En çok başvuru sayısına sahip üçüncü ülkeyse 8 bin 750 dava ile Ukrayna.

    Öte yandan mahkeme, bekleyen tahsisli başvuru stoğunun bir önceki yıla göre azaldığını ve 74 bin 650’den 68 bin 450’ye düştüğünü açıkladı. 

    2022 yılında 45 bin 500 olan yeni başvuru sayısının da 2023 yılında 34 bin 650’ye düştüğü belirtildi. 

    Raporda, “Mahkeme’nin 2023 istatistikleri, bir adli oluşuma tahsis edilen gelen başvuru sayısında bir düşüş olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum temel olarak Rusya, Türkiye, Sırbistan ve Yunanistan’dan gelen başvuru sayısındaki düşüşle açıklanabilir.” denildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yargıtay’dan icra dosyalarındaki alacaklılarla ilgili emsal karar

    Yargıtay’dan icra dosyalarındaki alacaklılarla ilgili emsal karar



    Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, icra takibinde alacaklı vatandaşları sevindirecek emsal bir karara imza attı.

    İçtihat Bülteninden edinilen bilgiye göre, 2 yıl önce bir alacaklı vekili, icra dosyasına gelen paranın paylaştırılması sırasında hazineye bırakılan nemanın müvekkilinin hakkı olduğunu ileri sürerek, icra müdürlüğü işleminin iptalini talep etti.

    ‘İLK DERECE MAHKEMESİ ŞİKAYETİ REDDETTİ’

    İlk Derece Mahkemesi, müdürlükçe elde edilen faiz gelirinin alacaklıya ödenmesinin yasal bir dayanağı bulunmadığından bahisle şikayetin reddine karar verdi.

    Bunun üzerine şikayetçi alacaklı vekili kararı istinafa götürdü. Bölge Adliye Mahkemesi, Harçlar Kanunu’nun 36/1. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirterek, başvurunun esastan reddine hükmetti.

    Karar alacaklı vekili tarafından temyiz edildi. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra görüş değişikliği giderek içtihatında şu ifadelere yerdi:

    “492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 36. maddesinin birinci fıkrası, “mahkemeler hakimler, Cumhuriyet savcıları ve icra iflas daireleri tarafından adli ve idari işlemlerle takip işlemlerinden dolayı herhangi bir sebeple alınmış olan paraların bankaya yatırılması halinde bu paralara ait faiz, ikramiye ve sair menfaatleri devlete aittir.”, ikinci fıkrası ise, “Şüyuun giderilmesi neticesinde hasıl olan para ve tereke paraları ile kısıtlı veya gaip adına bankaya yatırılan paralar yukarıdaki fıkra hükmünden müstesnadır” hükmünü amir iken, söz konusu iki düzenleme de, Anayasa Mahkemesinin 04.5.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 05.4.2023 tarih ve 2023/48 E. – 2023/72 K. sayılı kararı ile, anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Daire içtihatları, İİK’nın 140 vd. maddelerinde sıra cetveline itiraz edilmesi halinde icra müdürlüğünce alacaklılara ödenmeyen paranın nemalandırılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ancak yine de sıra cetveline itiraz edilmesi sebebiyle alacaklıya ödenmeyen paranın icra müdürünce banka hesabına yatırılması sonucu elde edilen faiz geliri varsa, alacaklıya ödenmesinin yasal dayanağı olmayıp, nemalandırma sonucu elde edilen paranın Hazineye ait olduğu yönünde iken, kararın dayanağı olan Harçlar Kanunu’nun 36. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının Anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptali nedeniyle, oluşan bir nema geliri varsa bunun hak sahiplerine ödeneceği yönünde görüş değişikliğine gidilmiştir.

    ‘KARARI BOZULMUŞTUR’

    Buna göre, her ne kadar İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin karar tarihlerinde söz konusu kanun hükmü iptal edilmemiş olup yürürlükte olduğundan, kararlar Dairenin eski içtihatları gereğince yerinde ise de; şikayete konu müdürlük kararının dayanağı olan kanuni düzenlemenin, temyiz incelemesi aşamasında, 04.5.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 05.4.2023 tarih ve 2023/48 E. – 2023/72 K. sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmesi nedeniyle, verilen iptal kararının henüz kesinleşmemiş eldeki şikayette uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
    Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile şikayete konu müdürlük kararındaki nema tutarının Hazineye irat kaydına dair kısmının iptaline karar verilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.”

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***