Etiket: mahkeme

  • Erdoğan, ‘Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız’ dediği AİHM’e 3 kez başvurdu

    Erdoğan, ‘Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız’ dediği AİHM’e 3 kez başvurdu


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve iş insanı Osman Kavala ile ilgili olarak, “Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız” dedi. “Biz kendi mahkemelerimize saygı duyulmasını bekliyoruz” diyen Erdoğan, geçmişte 3 kez AİHM’e başvurmuştu.

    Erdoğan, AİHM’in Türkiye aleyhine açılan davalarda verdiği kararlara yönelik eleştirilerini sürdürüyor. Cumhurbaşkanı, daha önce de AİHM’in Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Başkanı ve eski Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması ile ilgili kararına tepki göstermişti.

    AİHM’in Selahattin Demirtaş kararının siyasi olduğu yorumunu yapan Erdoğan, “AİHM bu kararı iç hukuk yolları tükenmeden alarak istisnai bir uygulama yapmıştır” demişti. “Esasen AİHM bizim mahkemelerimizin yerine geçecek şekilde karar veremez” diyen Erdoğan, son olarak Osman Kavala kararı nedeniyle “Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız” dedi.

    Erdoğan’ın AİHM başvuruları

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk kez AİHM’e 1999 yılında “adil yargılanma” talebi ile başvurdu. Erdoğan, okuduğu bir şiir sebebi ile “halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçundan 1998 yılında Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından 10 ay hapis ve 177 milyon TL para cezasına çarptırıldı. Erdoğan’ın Yargıtay’da yaptığı itirazı reddedilince dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, AİHM’e başvurdu.

    Erdoğan milletvekili olabilmek için AİHM’e başvurdu

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında tekrar AİHM’e başvurmak zorunda kaldı. Erdoğan milletvekili olabilmek için adli sicil kaydının silinmesini talep etti. Bu istek Diyarbakır 4 No’lu DGM’si tarafından kabul edilse de dönemin Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu karara itiraz etti. Kanadoğlu’nun girişimi sonrası Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Diyarbakır 4 No’lu DGM’nin kararını bozdu.

    2001 yılında yaşanan bu olayların ardından Erdoğan siyasi bir kararla halkın iradesinin önüne geçildiği gerekçesiyle AİHM’e başvurdu.

    Erdoğan 2002 yılında Yüksek Seçim Kurulu’nun milletvekili olamayacağı yönündeki kararını da AİHM’e taşıdı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2003 yılında Başbakan seçildikten sonra AİHM’e yaptığı başvuruları geri çekti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Osman Kavala’nın tutukluluk haline yapılan itiraza ret kararı verildi

    Osman Kavala’nın tutukluluk haline yapılan itiraza ret kararı verildi


    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Türkiye için ‘ihlal prosedürü’ başlatmasından sonra iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluk haline yapılan itiraz İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşüldü. Mahkeme Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 52 sanığın yargılandığı “15 Temmuz darbe girişimi” ve “Gezi Parkı olayları”na ilişkin davada, tek tutuklu sanık Osman Kavala’nın aylık tutukluluk incelemesini dosya üzerinden karara bağladı.

    Kavala’nın avukatları tarafından sunulan tahliye talepli dilekçeleri değerlendiren mahkeme, oy çokluğuyla aldığı kararda Kavala’nın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Bu karara bir üye hakimin muhalefet ettiği öğrenildi.

    Çarşı ile Gezi Parkı davalarının birleştirilmesinin ardından yapılan ikinci duruşmada, Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verilerek 17 Ocak’a ertelenmişti. Bu karara yönelik İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz ise 10 Aralık’ta mahkeme tarafından reddedildi.

    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHM) iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması kararını uygulamayan Türkiye için “ihlal prosedürü” başlatmıştı.

    Davalar birleştirilmişti

    “15 Temmuz darbe girişimi” ve “Gezi Parkı olaylarına” ilişkin Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala ve firariler eski CIA danışmanı Henri Barkey ile gazeteci Can Dündar’ın da aralarında bulunduğu 17 sanığın yargılamasını yapan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Çarşı mensuplarının da aralarında bulunduğu 35 sanıklı davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazarak, dava dosyalarının birleştirilmesine ilişkin görüşlerini istemişti.

    İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen yazıda, Kavala’nın da arasında bulunduğu 17 sanıklı dava dosyası ve 35 sanıklı Çarşı davası dosyası arasında yargılama konusu eylemler açısından hukuki ve fiili irtibat bulunduğu belirtilmişti.

    Çarşı grubu davasının iddianamesinin, 17 sanıklı davanın iddianamesinden eski ve Çarşı davası ilk kararının daha üst bir kanun yolu olan Yargıtay incelemesinden geçmiş olduğuna işaret edilen yazıda, Kavala’nın yargılandığı “15 Temmuz darbe girişimi” davası ve “Gezi Parkı olaylarına” ilişkin 17 sanıklı dosyanın, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davayla birleştirilmesine muvafakat verilip verilmediği sorulmuştu.

    Söz konusu talebi değerlendiren İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi de iki dosyanın kendilerinde birleşmesine muvafakat verdiklerini bildirir yazıyı 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermişti.

    Dava dosyaları İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde birleştirilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de siyahi Floyd’un ölümünde kusurlu olduğu düşünülen 3 polisin yargılaması başlıyor

    ABD’de siyahi Floyd’un ölümünde kusurlu olduğu düşünülen 3 polisin yargılaması başlıyor


    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) siyahi George Floyd’un ölümünde kusurlu olduğu düşünülen üç eski polisin duruşmasının bugün başlaması bekleniyor.

    ABD mahkemesi, geçen yıl 25 Haziran tarihinde George Floyd’a şiddet uygulayarak ölümüne sebep olan eski polis memuru Derek Chauvin’i 22,5 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

    Bu duruşmada ise Floyd’un ölümünde kusurlu olduğu düşünülen ve daha önce 750 bin dolar tutarında kefaletle serbest bırakılan J. Kueng, Thomas Lane ve Tou Thao isimli eski polislerin cinayet ve adam öldürme eylemine yardım ve yataklık suçlamalarından yargılanmasına başlanacak.

    Bu eski polisler, George Floyd’un anayasadan doğan sivil haklarını ihlal etmekle, gerekli tıbbi desteği vermemekle ve siyahi adamın ölümüne yol açan Chauvin isimli meslektaşlarını durdurmamakla suçlanıyor.

    Duruşmada, savcılığın üç eski polisi anayasayı ihlal etmekle suçlaması, savunma makamının ise bu cinayetten sadece daha önce mahkum olan Chauvin’in sorumlu tutulabileceği yolunda savunma yapması bekleniyor.

    Floyd’un ailesinin avukatlarının ise video görüntülerinin diğer üç polisin de cinayete açık ve doğrudan karıştığını gösterdiği yolunda savunma yapacağı tahmin ediliyor.

    Duruşmaların dört hafta sürmesi bekleniyor. Duruşmalar sonunda 12 kişiden oluşan halk jürisi üç eski polisle ilgili kararını verecek.

    George Floyd’un ölümü

    Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde, siyahi Amerikalı 46 yaşındaki George Floyd, 25 Mayıs 2020’de dolandırıcılık şüphesiyle gözaltına alındığı sırada, 44 yaşındaki polis memuru Derek Chauvin’in 9 dakika 29 saniye boyunca diziyle boynuna bastırması nedeniyle dakikalarca “nefes alamıyorum” diye yalvarmıştı.

    Floyd’un, olay yerine gelen acil sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede öldüğü belirtilmiş, olayla ilgili görüntüler ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını alevlendirmiş ve şiddetli protestolara neden olmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Vatana ihanetle yargılanan Eski Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko serbest kaldı

    Vatana ihanetle yargılanan Eski Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko serbest kaldı


    Ukrayna mahkemesi, vatana ihanetle suçlanan eski Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko’nun tutuksuz yargılanmasına ve pasaportuna tedbiren el konulmasına karar verdi.

    Kiev’deki Peçersk Bölge Mahkemesi, savcılığın 1 milyar grivna (yaklaşık 480 milyon Türk lirası) kefalet veya tutuklu yargılanma talebini reddederek, önleyici tedbir kapsamında kişisel kısıtlama getirerek 56 yaşındaki Poroşenko’nun pasaportunu teslim etmesine karar verdi.

    Duruşma sırasında Poroşenko taraflarları, mahkeme binası önünde gösteri düzenledi.

    Poroşenko, 15 yıla kadar hapis talebiyle yargılanıyor. Ukrayna’da muhalefet Petro Poroşenko’nun yargılanmasını iktidarın muhalefeti “susturma hamlesi” olarak görüyor.

    İktidar ise yargının bağımsız olduğunu belirterek, Poroşenko’nun kendisini yargının üzerinde göremeyeceği görüşünü dile getiriyor.

    Yurt dışında olan Poroşenko, 17 Ocak’ta ülkeye dönüp mahkemeye çıkmıştı.

    Poroşenko, Donbas bölgesindeki Rusya yanlısı ayrılıkçılardan kömür temin ettiği gerekçesiyle “vatana ihanet” ve “terörizme finansman sağlamakla” suçlanıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 77 kişiyi öldüren Breivik’in psikiyatristi: Şiddet eylemi gerçekleştirme olasılığı devam ediyor

    77 kişiyi öldüren Breivik’in psikiyatristi: Şiddet eylemi gerçekleştirme olasılığı devam ediyor


    Norveç’te 2011’de çoğu çocuk 77 kişiyi öldüren ve 21 yıl hapis cezasına çarptırılan Anders Behring Breivik’in şartlı tahliye talebinin görüşüldüğü duruşmada psikiyatrist olumsuz görüş bildirdi.

    Aşırı sağcı Breivik’i 2012’de hapse girdiğinden bu yana takip eden psikiyatrist Randi Rosenqvist,10 yıl önce olduğu gibi hükümlünün şiddet eylemleri gerçekleştirme olasılığının devam ettiğini kaydetti.

    42 yaşındaki Neo-Nazi Breivik’in avukatı Oeystein Storrvik ise müvekkilinin, “sonunda serbest bırakılma niyeti” olduğunu söyledi.

    “Terapiyi sürekli reddediyor”

    Hapishane psikiyatristi mahkemede, “2012-2013 yıllarında ilk risk değerlendirmemi yazdığımdan bu yana onun gelecekte şiddet eylemleri gerçekleştirme riski azalmadı. Onun şartlı tahliyesini tavsiye etmiyorum.” diye konuştu.

    Breivik hakkında çok sayıda değerlendirme yazan Rosenqvist, hükümlünün terapiyi sürekli olarak reddettiğini söyledi.

    “Beynim yıkandı”

    Mahkemeye çıkarken sağ koluyla Nazi selamı veren Breivik, “barışçıl yollarla da olsa beyazların üstünlüğü ve nasyonal sosyalist egemenlik için savaşmaya devam edeceğini” kaydetti.

    Mahkemedeki ifadesinde “aşırı sağcı radikalleri” işlediği suçtan sorumlu tutan Breivik, saldırıları gerçekleştirirken “beyni yıkandığını” iddia etti.

    “2012’den beri değişmedi, çok tehlikeli”

    Duruşmanın ardından gazetecilere bilgi veren savcı Hulda Karlsdottir, Breivik’in “iki saatlik ifadesinin onun neden parmaklıklar ardında tutulması gerektiğini gösterdiğini” söyledi.

    Karlsdottir, “İzlenimim, o çok tehlikeli ve 2012’den beri değişmedi” dedi.

    En fazla dört gün sürmesi beklenen mahkemenin sonunda yaklaşık bir hafta içinde kararı verilmesi bekleniyor.

    Ne olmuştu?

    Anders Behring Breivik’in Haziran 2011’de hükümet binalarının bulunduğu bölgede düzenlediği bombalı saldırıda 8 kişi hayatını kaybetti. Breivik, bundan 2 saat sonra da Sosyal Demokrat Parti gençlik örgütünün Ütoya Adası’ndaki yaz kampında 69 kişiyi ateş açarak öldürmüştü.

    Çoğu çocuk 77 kişinin katili 37 yaşındaki Breivik, Norveç’teki en yüksek ceza olan 21 yıla mahkum edilmişti.

    Breivik’in toplum için sürekli bir tehdit olarak görülmesi halinde cezası uzatılabilecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TIR dorsesinde 39 göçmenin boğulmasına yol açan insan tacirine 15 yıl hapis

    TIR dorsesinde 39 göçmenin boğulmasına yol açan insan tacirine 15 yıl hapis


    Belçika mahkemesi, iki yıl önce bir kamyonda 39 göçmenin ölü bulunmasından sorumlu insan taciri çetenin Vietnamlı liderine 15 yıl hapis cezası verdi.

    Bruges kentinde görülen davada yargılanan çete üyeleri 1 yıldan 10 yıla değişen sürelerde hapis cezalarına çarptırıldı. Mahkeme, çetenin Vietnamlı lideri Vo Van Hong için ise 15 yıl hapis cezasına hükmetti.

    Vietnamlı insan kaçakçısına ayrıca 920 bin euro para cezası verildi, 2,3 milyon euroluk mal varlığına da el koyuldu. Çetenin diğer üyeleri de yüz binlerce euroluk para cezalarına çarptırıldı.

    İngiltere’de 2019’da TIR konteynerinde aralarında 15 yaşında bir çocuğun da olduğu 39 kişinin cesedi bulunmuştu. Ölenlerin Vietnam uyruklu olduğu ve Belçika üzerinden İngiltere’ye kaçak yollarla getirildikleri belirlenmişti.

    İngiltere’de 4 kişiye hapis cezası

    İngiltere’de, TIR dorsesinde ölü bulunan 39 Vietnamlı göçmenle ilgili görülen davada 4 sanığa 13 ile 27 yıl arasında değişen hapis cezaları verilmişti.

    Olayın baş sanıkları, 41 yaşındaki Kuzey İrlandalı Ronan Hughes ve 43 yaşındaki Romanya vatandaşı Gheorghe Nica, adam öldürme ve insan kaçakçılığından suçlu bulundu. Suçunu itiraf eden Hughes 20, diğer sanık Nika ise 27 yıl hapse çarptırıldı.

    Olayla ilgili soruşturma kapsamında Belçika ve Fransa’da 26 kişi tutuklanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD, Kuzey Kore’nin dondurulan 240 bin dolarını Otto Warmbier’in ailesine verecek

    ABD, Kuzey Kore’nin dondurulan 240 bin dolarını Otto Warmbier’in ailesine verecek


    ABD mahkemesi, Kuzey Kore’de mahkum olan ve daha sonra ülkesine geri gönderildikten kısa bir süre sonra hayatını kaybeden öğrenci Otto Warmbier’in ailesine Pyongyang rejimine ait bir bankanın dondurulan varlıklarından 240 bin dolar tazminat ödenmesine karar verdi.

    Kuzey Kore’de kaldığı otel odasında duvardan poster çalmakla suçlanan Warmbier, Şubat 2016’da 15 yıl zorla çalışma cezasına çarptırılmıştı. Kuzey Kore yönetiminin, 2017 yılında serbest bıraktığı 22 yaşındaki öğrenci, ülkesine koma halinde geri gönderildikten 6 gün sonra hayatını kaybetmişti.

    Gencin ailesi Cynthia ve Frederick Warmbier, çocuklarının ölümünden sorumlu tuttukları Kuzey Kore yönetimi aleyhine işkence ve cinayet suçlamasıyla ABD’de dava açmıştı.

    ABD mahkemesi 2018 yılında aldığı kararda Pyongyang yönetimini 501 milyon dolar tazminat ödemesini kararlaştırmıştı.

    Nükleer silah denemeleri yüzünden uluslararası yaptırımlara hedef olan ve ABD’deki çok az mal varlığı kalan Kuzey Kore yönetimi, 2018 yılındaki mahkeme kararına ilişkin şu ana kadar bir adım atmadı.

    New york Bölge Mahkemesi Hakimi Lawrence Kahn, Kuzey Kore’nin Korea Kwangson bankacılık işletmesinin dondurulan mal varlığına el konulmasına ve buradaki 240 bin doların ölen çocuğun ailesine verilmesine karar verdi.

    Kuzey Kore’de ne oldu?

    Virginia Üniversitesi’nde okuyan Otto Warmbier, 2016 yılında grup gezisiyle Kuzey Kore’ye gitmişti. Kuzey Kore cezaevinde 17 ay tutulduktan sonra sağlık durumu aşırı derece kötüleşen ve koma halinde ülkesine geri gönderilen öğrenci hayatını kaybetmişti.

    Dönemin ABD Başkanı Donald Trump da Warmbier’in Kuzey Kore’de kötü muameleye maruz kaldığını belirterek şunları söylemişti. “Otto Warmbier hayatını kaybetti. Kuzey Kore’de bir buçuk yıl geçirdi. Başına birçok kötü şey geldi. En azından onu ailesine, evine geri getirdik. Durumu çok ağır olmasına rağmen, onu gördüklerinde çok mutlu oldular. Fakat bir süre önce öldü. Kuzey Kore acımasız bir rejim ve biz bunlarla gerektiği gibi mücadele edeceğiz.”

    Kuzey Kore suçlamaları reddediyor

    Pyongyang yönetimi ise Warmbier’e işkence yapıldığına dair iddiaları yalanlamıştı.

    Kuzey Kore yönetimi, ABD’li öğrencinin gıda zehirlenmesi geçirdiğini, ülkedeki duruşmasından sonra kendisine bir uyku hapı verildiğini ve o günden sonra komaya girdiğini iddia etmişti.

    Ülkeye geri dönüşünün ardından Cincinnati kentinde tedaviyi gerçekleştiren doktorlar ise Warmbier’de gıda zehirlenmesi belirtileri bulunmadığı, “ağır bir beyin travması” geçirdiğini açıklamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ülkesine dönen Eski Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko ‘vatana ihanetten’ mahkemede

    Ülkesine dönen Eski Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko ‘vatana ihanetten’ mahkemede


    Eski Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ‘vatana ihanetten’ gıyabında 15 yıl hapis cezasıyla yargılandığı ülkesine döndükten sonra mahkemeye çıkarıldı.

    Polonya’dan ülkesine dönen Eski Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Kiev’de kalabalık bir grup tarafından karşılandı. Havalimanı önünde toplanan kalabalık, ‘baskıyı bitirin’ ve ‘demokrasiye ihtiyacımız’ var sloganları attı.

    Çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Poroşenko, pasaportuna el konulduğunu söyleyerek tepki gösterdi. Bir kaç haftadır ülke dışında olan eski devlet başkanı, polis tarafından alınarak mahkemeye götürüldü.

    Mahkeme Poroşenko’nun ‘vatana ihanet’ ve ‘terörizme finansman sağlamakla’ suçlandığı davada sanık hakkında karar verecek.

    Ukrayna’da görülen davada mahkeme, eski Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko’nun mal varlığına el konulmasına karar vermişti.

    Poroşenko’nun avukatı Igor Golovan, mal varlığına el konulması kararını temyize götüreceklerini ve müvekkili Poroşenko’nun 17 Ocak’ta ülkeye dönüp başsavcı ile görüşeceğini ifade etmişti.

    Poroşenko. Donbas bölgesindeki Rusya yanlısı ayrılıkçılardan kömür temin ettiği gerekçesiyle “vatana ihanet” ve “terörizme finansman sağlamakla” suçlanıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Netanyahu anlaşma arıyor: Yolsuzluk davasında cezanın düşmesi için suçu kabul edecek

    Netanyahu anlaşma arıyor: Yolsuzluk davasında cezanın düşmesi için suçu kabul edecek


    İsrail’in eski Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, yolsuzlukla yargılandığı davada suçu kabul edip, cezanın düşürülmesi için müzakere yaptığı bildirildi.

    The Associated Press’in davayı takip eden kaynaklardan edindiği bilgiye göre, mahkeme ile bu tür bir uzlaşmaya varılması halinde Netenyahu’nun yıllarca İsrail siyaset sahnesinden uzaklaşması gündeme gelebilecek.

    Bu durum Likud Partisi içinde yeniden liderlik yarışının başlamasına ve ülke siyaset sahnesinde kartların yeniden dağıtılmasına yol açacak.

    Bu arada İsrail’de hukukçular, mahkeme ve Netanyahu arasında olası bir uzlaşmanın “hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı” gerekçesiyle şiddetle karşı çıkıyor.

    Sağlık Bakanı Nitzan Horowitz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “kişisel çıkarı için halkın demokrasi kurumlarına yönelik güvenini tahrip eden birisinin anlaşma yapma hakkı olamaz.” diyerek tepkisini dile getirdi.

    İsrail basını, olası bir anlaşmaya yönelik mahkemeye yeniden itiraz yapılacağına kesin gözüyle bakılıyor.

    Netenyahu neden yargılanıyor?

    İsrail’de görevdeyken yargılanmasına başlanan ilk başbakan olarak tarihe geçen Netanyahu, “görevini kişisel çıkarları için kullanarak, yolsuzluk yapmak ve rüşvet almakla” suçlanıyor.

    Başsavcı Liat Ben Ari, daha önceki duruşmalarda Netanyahu’nun “kişisel çıkarlarını güçlendirmek için merkezi medya organlarıyla koordineli şekilde yasa dışı menfaatler sağlamak adına görevini kötüye kullandığı” görüşünü dile getirmişti.

    İsrail Başsavcısı, 21 Kasım 2019’da Netanyahu hakkında üç ayrı yolsuzluk dosyası nedeniyle dava açılmasını talep etmişti. Netanyahu’nun ilk duruşması 24 Mayıs 2020’de, ikinci duruşması 8 Şubat 2021 ve üçüncü duruşması 5 Nisan 2021’de düzenlendi.

    Netanyahu, Naftali Bennett’in liderliğindeki koalisyon hükümetinin 13 Haziran’da güvenoyu almasıyla başbakanlık koltuğunu kaybetmişti.

    Bezeq medya grubunun patronuyla lehine yayın karşılığında, şirkete milyonlarca İsrail şekeline varan idari avantaj sağlamak için anlaşmakla suçlanan Netanyahu hakkındaki Bezeq dosyası davaların en kritiği şeklinde niteleniyor.

    1996-1999 ve 2009-2021 yıllarında toplam 15 yıl başbakanlık yapan Netanyahu, İsrail’de bu görevi en uzun süreli yürüten siyasetçi sıfatını taşıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cinsel saldırıyla suçlanan İngiltere Kraliçesi’nin oğlu Prens Anrew’ün unvanları geri alındı

    Cinsel saldırıyla suçlanan İngiltere Kraliçesi’nin oğlu Prens Anrew’ün unvanları geri alındı


    İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in oğlu York Dükü Prens Andrew’ün, ABD’de yöneltilen cinsel saldırı suçlamasında yargılama muafiyeti olmadığı yönündeki kararın ardından, askeri unvanları geri alındı.

    Buckingham Sarayı’ndan yapılan açıklamada, Kraliçe’nin onayı ve mutabakatıyla York Dükü’nün askeri unvanları ve Kraliyet himaye görevlerinin Kraliçe’ye iade edildiği belirtildi.

    Prens Andrew’ün herhangi bir kamu görevi üstlenmemeye devam edeceği ve yargılandığı davada savunmasını sivil bir vatandaş olarak yapacağı aktarıldı.

    Cinsel saldırı davası

    ABD’de pedofili ve fuhuş ağı oluşturmakla suçlanan ve hapishanede ölü bulunan ABD’li milyarder Jeffrey Epstein’in mağdurlarından Virginia Giuffre, Prens Andrew’ün New York ve Londra’da kendisini taciz ettiğini öne sürerek geçen sene New York’ta dava açmıştı.

    Amerikan vatandaşı Giuffre, 17 yaşında cinsel saldırıya uğradığını, prensin, reşit olmadığını bildiği halde rızası olmadan kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etmişti.

    Dava dosyasında, şu anda 39 yaşında olan Giuffre’nin maruz kaldığı bu aşırı ve çirkin davranış nedeniyle halen “ciddi duygusal ve psikolojik zarar” görmeye devam ettiği belirtilmişti.

    Prens Andrew’ün avukatları ise, Giuffre’nin, Epstein ile 2009 yılında 500 bin dolarlık bir anlaşma yaptığı, buna göre ne Epstein ne de onunla bağlantılı kişilere dava açılamayacağını ileri sürmüştü.

    Ancak 12 Ocak’ta New York’taki bir mahkeme, söz konusu anlaşmanın Prens Andrew’e yargı muafiyeti sağlamadığına hükmederek, cinsel saldırı davasının görülmesinin önünü açmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***