Etiket: Litvanya

  • Erdoğan: (F-16’larla ilgili) Her zamankinden daha umutluyum

    Erdoğan: (F-16’larla ilgili) Her zamankinden daha umutluyum


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO zirvesi ikinci günü tamamlanırken düzenlediği basın toplantısında ABD Başkanı Joe Biden ile ikili görüşmesinin detaylarına ilişkin soruyu yanıtladı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vilnius’taki NATO Liderler Zirvesi’ne damga vuran Ukrayna’daki savaşla ilgili “Türkiye olarak savaşın sona ermesi için yoğun çaba harcıyoruz. Savaşın kazananı, barışın da kaybedeni olmaz. Bölgemizde barış umutlarını yeniden yeşertmek istiyoruz.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından basın toplantısı düzenledi. 

    Bir gazetecinin “Rusya ile Ukrayna arasında ara buluculuk yapar mısınız?” yönündeki sorusuna Erdoğan, her iki ülkeyle de görüşen bir ülke olarak teklif gelmesi halinde Türkiye’nin buna hazır olduğunu dile getirdi.

    Erdoğan, “(Rusya-Ukrayna) Taraflar bizim arabulucu olmamızı teklif veya kabul ederlerse memnuniyetle böyle bir arabuluculuğu kabul ederiz.” cevabını verdi. 

    Terörle mücadele

    “Terörle ‘amasız ve amansız mücadele’ bizim kırmızı çizgimizdir. Artık tüm müttefiklerimizden bu konuda kararlı ve net bir tavır bekliyoruz.” diyen Erdoğan, “Bazı müttefiklerimizin, PYD/YPG’yle kurdukları çarpık ilişki, ittifakın birlik ve bütünlüğüne zarar veriyor. Bunun makul ve mantıklı hiçbir açıklaması yok.” ifadesini kullandı. 

    Erdoğan şöyle devam etti:

    “40 yıldır bölücü terör örgütüyle mücadele eden bir ülkeyiz. Binlerce vatandaşımızı terör örgütlerinin saldırılarında kurban verdik. Daha üç gün önce iki kahraman mehmetçiğimiz teröristlerce şehit edildi.” 

    ABD Başkanı Biden’la görüşme ve F-16’lar

    ABD Başkanı Joe Biden’le görüşmesi ve F-16’larla ilgili sürece yönelik bir soruya Erdoğan, “Sayın Başkanın bize ifade ettiği konu; onlarda da Kongre’nin bağlayıcı olması. Kendisi elinden gelen her şeyi yapacağını söyledi. ‘Umutluyum’ dedi. Bizde nasıl ki Prlamento’dan geçmesi gerekiyorsa orada da Kongre’den geçmesi gerektiğini dile getirdi. Gerek sayın başkanın gerek dışişleri bakanının konunun takipçisi olacağını bize söylediler. Temennimiz odur ki olumlu neticeyi alırız. Her zamankinden daha umutluyum.” diye yanıtladı. 

    “Türkiye, NATO’nun açık kapı politikasını daima destekledi”

    Türkiye’nin NATO’nun açık kapı politikasına değinen Erdoğan, “Türkiye, NATO’nun açık kapı politikasını daima desteklemiş bir ülkedir. Şimdiye kadar hiçbir ülkenin ittifaka girmesine keyfi sebeplerle engel çıkarmadık.” ifadesini kullandı.

    Tahıl koridoru

    Tahıl koridoru ile ilgili de Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Vladimir Zelenskiy girişimin devamından yana, Sayın Vladimir Putin’in de bazı önerileri oldu. Bu önerileri de dikkate alarak çözüm odaklı çalışıyoruz.” dedi.

    İsveç’te Kur’an-ı Kerim yakılması

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “(İsveç’te Kur’an-ı Kerim yakılması) İnsanların kutsallarına saldırmak fikir hürriyeti değil barbarlıktır, ilkelliktir, bir nevi terör eylemidir.” dedi. 

    “(BM İnsan Hakları Konseyinde Kur’an’ı yakma eylemini kınama tasarısı) Tasarıya ret oyu veren ülkeler, özgürlük ve insan hakları anlayışını gözden geçirmeli.” şeklinde konuştu.

    “İsveç’in NATO’ya katılım protokollerini onaylayacak merci, milli iradenin temsilcisi TBMM’dir. Bizim gibi milletvekillerimiz de süreci yakından takip edecek.” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclis açıldığında inanıyorum ki süratle Meclis Başkanımızın uluslararası sözleşmelerde öne çıkaracağı sözleşme bu olacaktır” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO, Ukrayna’nın üyeliğini koşullara bağladı takvim vermedi

    NATO, Ukrayna’nın üyeliğini koşullara bağladı takvim vermedi


    İttifak üyelerinin Ukrayna paketi ve nihai bildirge üzerinde mutabık kaldığını anlatan NATO Genel Sekreteri, bu akşam açılacak NATO Ukrayna Konseyi ile Kiev’in NATO’ya daha fazla yaklaşacağını söyledi.

    NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, ittifakın üyelik için Ukrayna’ya belli bir takvim sunmadığını ancak sürecin koşullara bağlı olarak ilerleyeceğini söyledi. 

    Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan NATO Zirvesi’nin ilk gününde değerlendirmelerde bulunan Stoltenberg, Ukrayna-NATO Konseyi kuracaklarını kaydetti. 

    Müttefiklerin savaş devam ederken Ukrayna’nın tam bir üye olmaması gerektiğine karar ifade eden Stoltenberg, sözlerine şöyle devam etti: 

    “İki adımlı üyelik aşamasını tek adımlı hale getiriyoruz. Koşullar yerine geldiğinde Ukrayna’ya üyelik daveti göndereceğiz. Müttefiklerimiz askeri yardım da yapıyor. Şu anda acil meselemiz Ukrayna’nın varlığını devam ettirebilmesi. Şu anda aylardan bu yana askeri yardım var, bu Ukrayna için devam etmektedir.”

    “Ukrayna NATO’ya daha çok yaklaşacak”

    İttifak üyelerinin Ukrayna paketi ve nihai bildirge üzerinde mutabık kaldığını anlatan NATO Genel Sekreteri, bu akşam açılacak NATO Ukrayna Konseyi ile Kiev’in NATO’ya daha fazla yaklaşacağını söyledi. 

    Siyasi anlamda da güçlü bir mesaj verdiklerini vurgulayan Stoltenberg şu ifadeleri kullandı: 

    “Kullandığımız dil de güçlü. Bir üyelik daveti ifadesini kullanıyoruz orada. NATO siyasi mesaj söz konusu olduğunda üyelikle alakalı, somut askeri destek söz konusu olduğunda zaten bu mesajı ve desteği veriyor. Üyelik süreçlerine baktığınız zaman hiçbir üyelik sürecinde takvim belirlenmiyor, hepsi koşullara bağlı. Koşulları yerine gelince bu oluyor.

    Hem Finlandiya hem İsveç’in üye olması yeteri kadar tarihi mesaj. Finlandiya tam üye oldu, İsviçre varılan mutabakat sonucunda yakında üye olacak. Bu zaten tarihi bir şey. Aynı zamanda Baltık bölgesi için de çok önemli. Haritaya baktığınızda artık Baltık bölgesini tahkim edebilme becerimiz, yeteneğimiz çok daha arttı İsveç ve Finlandiya’nın üye olmasıyla birlikte. Bu tabii ki askeri manevralarımıza, tatbikatlarımıza da yansıyacak.

    NATO yeni üyelere açık. NATO genişlemeye açık. Rusya’nın hiçbir şekilde özgür, egemen ve bağımsız uluslara katılmasının önünde engel olamayacağı mesajı var. Ukrayna’ya da daha önce hiç vermediğimiz mesajı verdi; üyelik perspektifi.

    Bizim nihai bildirgede söylediğimiz şu; Ukrayna eylem planının ötesine geçmiştir diyoruz. Bu Ukrayna’nın üyeliğe ne kadar yakın olduğunu gösteriyor. Bükreş’te Ukrayna NATO zirvesine katılmıştı. Rusya tamamıyla komple bir saldırı düzenlemiş durumda Ukrayna’ya. Bizim vermiş olduğumuz destek var. Biz NATO olarak Ukrayna silahlı kuvvetlerine silahlı eğitim veriyoruz.

    NATO müttefiklerinin vermiş olduğu teçhizat ve cephanenin, muhabere tanklarının, hava sistemlerinin bir sonucudur. Bunun sonucu olarak daha fazla çalışabilirlik ortaya çıktı. F-16 pilotlarının eğitimi bile başladı Ukraynalılar için. Bunlar birlikte çalışmak adına çok önemli göstergeler. Dolayısıyla Ukrayna daha da yaklaşıyor NATO üyeliğine.

    Bu koşullar Washington Anlaşması’nın 10. maddesinde belirtilmiş. Üye ülkeler koşulların yerine gelip, gelmediğini değerlendirecek. Zaten oy birliği ile karar alıyoruz biliyorsunuz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Vilnius Zirvesi başladı: Ana gündem maddesi Ukrayna’nın NATO’ya üyelik konusu

    Vilnius Zirvesi başladı: Ana gündem maddesi Ukrayna’nın NATO’ya üyelik konusu


    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirvenin ilk gününde, liderlerin İttifak’a katılması amacıyla Ukrayna’ya ‘net ve olumlu’ bir mesaj göndereceklerini söyledi.

    Litvanya’nın başkenti Vilnius, başta genişleme ve Ukrayna olmak üzere acil konuları görüşmek üzere bir araya gelen NATO liderlerini ağırlıyor. 

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirvenin ilk gününde, liderlerin İttifak’a katılması amacıyla Ukrayna’ya ‘net ve olumlu’ bir mesaj göndereceklerini söyledi.

    Bildiri metninin önümüzdeki saatlerde kamuoyuna açıklanacağını belirten Stoltenberg, “İleriye dönük yol hakkında net ve olumlu bir mesaj göndereceğiz.” dedi. 

    NATO’nun caydırıcılığını ve savunmasını güçlendirmek zirve gündeminin ilk sıralarında yer alıyor. 

    İttifak ülkelerinin 31 lideri Moskova’nın müttefiki Belarus sınırına yaklaşık 35 km mesafede ve Rusya’nın Kaliningrad bölgesinden çok uzak olmayan Vilnius’ta toplandı.

    Toplantı, Fransa’nın konuşlandırdığı Rafale uçakları ve Almanya’nın Patriot füze bataryalarının koruması altında yapılıyor.

    Vilnius zirvesi, nisan ayında askeri ittifaka katılan 31. ülke olan Finlandiya için bir ilk olma özelliği taşıyor.

    Vilnius zirvesine katılması beklenen Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy, ABD’li mevkidaşı Joe Biden ile bir araya gelecek. 

    Ülkesinin üyelik perspektifleri konusunda Batı’dan taahhütler talep eden Zelenskiy, zirve öncesinde “Ukrayna İttifak’ın bir parçası olmayı hak ediyor. Şimdi değil, çünkü şimdi savaş var, ama net bir sinyale ihtiyacımız var ve bu sinyale şimdi ihtiyacımız var” demişti.

    Ukrayna’nın üyeliği

    Müttefiklerin NATO’ya yönelik tehditlere karşı üç yeni bölgesel savunma planının kabul edilmesi bekleniyor. 

    Stoltenberg’e göre, yüksek hazırlık seviyesindeki 300 bin asker ile önemli hava ve deniz muharebe kabiliyeti bu planları destekleyecek. 

    NATO’nun ‘Üyelik Eylem Planı’nı bir tarafa bırakarak, Kiev’e ittifaka katılmaya hazır olduğunda bunun gerçekleşmesine olanak sağlayacak daha yumuşak bir yol sunması bekleniyor. 

    Vilnius’ta NATO-Ukrayna Konseyi’nin başlatılarak, Kiev ile siyasi bağları güçlendirilmesi ve Ukrayna’nın Batı askeri standartlarına ulaşmasına yardımcı olacak bir programın önerilmesi de planlar arasında. 

    Çarşamba günü NATO-Ukrayna Konseyi’nin devlet ve hükümet başkanları düzeyinde bir toplantısı yapılacak. 

    Stoltenberg, daha önce Rusya ile savaş devam ederken Ukrayna’nın ittifaka katılmayacağını vurgulamıştı. 

    Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, NATO’nun Ukrayna için bir “reform yolu” çizeceğini, böylece ülkenin Atlantik İttifakı’na katılabileceğini, ancak bunun bir “zaman çizelgesi” olmadığını kaydetti. 

    Rusya ise NATO’yu Ukrayna’nın üyeliğinin Avrupa güvenliği açısından “çok olumsuz” sonuçları olacağı konusunda uyarıyor.  

    İsveç’in katılımı

    Finlandiya’nın ardından İsveç’in de NATO’ya katılımı ana gündem maddelerinden biri. 

    Stoltenberg, zirveden bir gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İsveç Başbakanı Ulf Kristersson arasında yapılan üçlü görüşmenin ardından Ankara’nın, İsveç’in NATO Katılım Protokolünü parlamentoya göndermeyi kabul ettiğini duyurdu. 

    Geçtiğimiz hafta İsveç’in üyeliğini onaylamayan Macaristan, Türkiye’nin İsveç’in NATO’ya katılımı konusundaki kararını destekleyeceğini açıkladı.

    Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, “Eğer Türkiye’nin kararında bir değişiklik olursa, Macaristan’ın üyelik konusunda hiçbir ülkeyi engellemeyeceğine dair verdiğimiz sözü elbette tutacağız” demişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘AB’nin Rusya yaptırımlarından kaçınmak için Türkiye, Kazakistan ve Ermenistan kullanılıyor’ iddiası

    ‘AB’nin Rusya yaptırımlarından kaçınmak için Türkiye, Kazakistan ve Ermenistan kullanılıyor’ iddiası


    Letonya Başbakanı Krisjanis Karins, tüccarların “Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarından kaçınmak için Türkiye, Kazakistan ve Ermenistan’ı kullandığını” söyledi. 

    Estonya, Litvanya ve Letonya’nın başbakanları, Estonya’nın başkenti Tallin’de bir araya geldi.

    Avrupa’nın bu üç ülkeyle ticaretinin daha önceye nazaran ‘orantısız bir şekilde’ arttığını öne süren Karins, söz konusu iddiasına kanıt sunmadı ve ticaretinin yapıldığını iddia ettiği kalemleri de belirtmedi.

    Üçlü görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Karins, “Boşluklara bakmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Verilere bakarsak Kazakistan, Ermenistan ve Türkiye gibi ülkelerin belirli ticaret türlerinin geçmişe nazaran çok daha fazla arttığını görüyoruz. Tüccarların, (Türkiye, Kazakistan ya da Ermenistan ile) yasal yollardan mal ticareti yapmanın yollarını buldukları ve bu ülkelerin yaptırım rejimine uymamaları nedeniyle de bu malları Rusya’ya yeniden gönderdikleri gayet açık görülüyor.” dedi. 

    “Giderek sıkılaşan yaptırımlardan kaçınmaya çalışan şirketlerin ve bireylerin daha da genişleyen boşluklara sahip olması riskini göze alamayız.” diyen Letonya lideri, “Dolayısıyla yaptırımlardan kaçınmanın ikincil etkisine odaklanmaya başlamalıyız. Bu yapılabilir, özellikle de Avrupa düzeyinde birlikte hareket edersek.” ifadelerini kullandı. 

    Üç Baltık Avrupa Birliği ülkesi, Ukrayna işgali nedeniyle Moskova’ya yönelik yaptırımlara öncülük ediyor. 

    Estonya Başbakanı Kaja Kallas ise, “İstihbaratımız, Ukraynalıların da dile getirdiği gibi, Rusların bu bir yılı anmak ya da savaşta bir şeyler kazandıklarını göstermek için gerilimi daha da tırmandırmayı planladığını söylüyor.” uyarısında bulundu. 

    Ayrıca Estonya Başbakanı, yaptırımlardan kaçınmanın önlenmesi amacıyla Rusya ile “ticaretin tamamen yasaklanmasının” düşünülmesi gerektiğini kaydetti. 

    Rusya’nın Ukrayna işgalinin başladığı 24 Şubat tarihinin birinci yıl dönümüne atıfta bulunan Litvanya Başbakanı Ingrida Simonyte de “Kremlin’in bu alışkanlığını, rakamsal meselelere önem verme konusundaki tuhaflığını biliyoruz. Ancak bunun tutumumuzu hiçbir şekilde değiştirmemesi gerektiğini düşünmüyorum. Çünkü 23’ü ya da 25’i, 11’i veya 10’u… Hala aynı şeyi yapmamız gerekiyor. Ukrayna’ya destek verilmesini ve Ukrayna’nın savaşı kazanmasını sağlamalıyız.” diye konuştu. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Litvanya, Iraklı göçmenlere bin euro verip ülkelerine geri gönderiyor

    Litvanya, Iraklı göçmenlere bin euro verip ülkelerine geri gönderiyor


    Belarus’tan Litvanya’ya giriş yapan 98 Iraklı düzensiz göçmene, Bağdat’a giden uçağa binip ülkelerine geri dönmeleri için bin euro ödendi.

    Litvanya İçişleri Bakanı Agne Bilotaite, bu göçmenlerin para karşılığında gönüllü olarak ülkelerine geri dönmeyi kabul ettiğini bildirdi.

    Göçmenlerin Litvanya’da kalması halinde kendilerine ne kadar mali bir yük getireceğini hesapladıklarını kaydeden Bilotaite, “Bir göçmenin bize yıllık maliyeti 11 bin euro, onlara para verip, uçaklarını ayarlayıp ülkelerine geri göndermek elbette bizim için daha karlı.” dedi.

    Göç krizi başladığından bu yana Litvanya şu ana kadar Belarus’tan gelen 500’den fazla düzensiz göçmeni sınır dışı etti.

    Litvanya’daki göçmen ağırlama merkezlerinde 3 binin üzerinde düzensiz göçmen bulunuyor.

    Litvanya, Letonya, Polonya ile birlikte AB, Belarus yönetimini düzensiz göçmenlerin Avrupa’ya geçişini planlı bir şekilde teşvik ettiği gerekçesiyle suçluyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Belarus, Polonya sınırında sıkışan bin göçmeni geçici barınaklara yerleştirdi

    Belarus, Polonya sınırında sıkışan bin göçmeni geçici barınaklara yerleştirdi


    Belarus, Polonya sınırında sıkışan yaklaşık bin göçmeni geçici barınaklara yerleştirdiğini duyurdu. Belarus devlet haber ajansı Belta, göçmenlerin sınırdaki yerleşim birimi Bruzgi’nin 500 metre ilerisinde hangar büyüklüğündeki depo benzeri binalara yerleştirildiğini ve burada ısınma imkanı bulduğunu aktardı.

    Göçmenler 8 Kasım’dan bu yana soğuk hava koşullarında sınırda kurdukları çadır kamplarında geceyi geçiriyorlardı.

    Belta’nın yayınladığı Iraklı Kürt göçmen Miran Ali’nin çektiği bir videoda Belaruslu yetkililerin depoya gelenlere geri dönmeye zorlanmayacakları açıklaması üzerine göçmenlerin “Belarus! Belarus!” şeklinde tezahüratta bulunduğu görüldü.

    Ali çektiği videoda “Bu zorla Kürdistan’a gönderilmeyeceği, Almanya onları alana kadar burada bekleyebileceklerini söylenen Kürt halkının sevinç ve mutluluğunun işareti. Bu insanlar bu soğuk ve çirkin kampta mutluluk ve iyimserliklerini ifade ediyor” sözleriyle yaşananları aktardı.

    Belta yaklaşık bin göçmenin “durumun çözüme kavuşmasını beklemek üzere” binalara yerleştirildiğini ve bazı göçmenlerin evlerine geri dönmek istediğini aktardı.

    Ajansın haberinde binanın büyük kısmının göçmenlere ayrıldığı, burada gıda, su, tıbbi yardım, yatak ve yastık verildiği bildirildi.

    Polonya göçmenlerin sınırdan uzaklaştığını doğruladı

    Göçmenlerin Belaruslu yetkililerce sınırdan uzaklaştırıldığı Polonya tarafından da teyit edildi.

    Polonya sınır koruma güçleri sosyal medyadan yaptıkları paylaşımda göçmenlerin ellerinde ve sırtlarında çantalarıyla Belarus güçlerince sınırdan uzaklaştırıldıklarını gösteren bir video yayımladı.

    Polonya İçişleri Bakan Yardımcısı Maciej Wasik de göçmenlerin otobüslerle sınırı terk ettikleri haberinin kendilerine ulaştığını duyurdu.

    Ancak Polonya Savunma Bakanlığı bütün göçmenlerin sınırı terk etmediğini, burada kurdukları kamplarda yakılan ateşlerden çıkan dumanın görüldüğünü bildirdi.

    Polonyalı sınır koruma görevlileri önceki gün sınıra yaklaşarak bariyerleri geçmeye çalışan göçmen gruplarını tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla geri itmişti.

    Belarus – Litvanya sınırında gerilim sürüyor

    Öte yandan Belarus Devlet Sınır Komitesi bir video yayınlayarak Litvanya sınırındaki göçmenlerin köpeklerle geri itilmeye çalışıldığını iddia etti.

    İddiaları yalanlayan Litvanya ise kolayla ilgili kendi ellerindeki videoyu paylaşarak Belaruslu yetkililerin 13 göçmeni sınıra doğru ittiği, Litvanyalı görevliler tarafından durulunca da geri dönmelerini engellediğini ileri sürdü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çavuşoğlu: Yasa dışı göçmenlerin Belarus’a Türkiye üzerinden ulaştığı iddiası araştırılacak

    Çavuşoğlu: Yasa dışı göçmenlerin Belarus’a Türkiye üzerinden ulaştığı iddiası araştırılacak


    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Litvanya’nın, ülkesine Belarus üzerinden ulaşan mültecilerin Türkiye üzerinden geldiği iddiasını araştıracaklarını söyledi.

    Finlandiya Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto’yla Helsinki’de yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında kendisine bu yönde yöneltilen soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, bu konuyu Litvanyalı mevkidaşıyla Roma ve Vilnius’ta yapılan toplantılarda ele aldıklarını söyledi.

    “Geçerli pasaportunuz yoksa hiçbir hava yolu şirketinden bilet alamazsınız”

    Türkiye’nin dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak tecrübelerini Litvanya ve bölge ülkeleriyle paylaşabileceğine vurgu yapan Çavuşoğlu, “Litvanya’dan bir heyet ve Dışişleri Bakanı yakın gelecekte Türkiye’ye gelecek. Bu durumu hep beraber değerlendireceğiz. Bu mültecilerin Türkiye üzerinden mi Litvanya’ya gittiğini tespit etmemiz gerek. Ben şunu biliyorum ki geçerli bir pasaportunuz yoksa hiçbir hava yolu şirketinden bilet alamazsınız ve uçağa binemezsiniz.” ifadelerini kullandı.

    Çavuşoğlu, Türkiye’nin iddialar konusunda Litvanya ile birlikte çalışmaya hazır olduğunu da kaydetti.

    Litvanya’nın Türkiye’ye yönelik suçlamaları

    Litvanya Başbakanı Ingrida Simonyte, dün yaptığı açıklamada, Belarus’un göçmenlere uçak bileti vererek, başkent Minsk’e getirdiğini ve bu şekilde göçmenlerin Avrupa Birliği (AB) topraklarına ulaşmasını kolaylaştırdığını savunmuştu.

    Ülkesine ulaşanlardan topladıkları kanıtlarda en az bir göçmenin bu şekilde Litvanya’ya ulaştığını tespit ettiklerini belirten Simonyte, “Belarus’ta ve diğer başka ülkelerde çalışan ve Minsk’e turist çekmeyi amaçlayan bir çok seyahat şirketi var ve bunlar Bağdat ile Minsk arasında doğrudan uçuş düzenliyor.” diye konuşmuştu. Belarus’a gelenlerin ana uçuş noktasının Irak’ın başkenti Bağdat havaalanı olduğunu belirten Litavyanlı lider, bu kişilerin İstanbul üzerinden de Minsk’e seyahat edebileceği ihtimalini de göz ardı etmediklerini belirtmişti

    Litvanya geçtiğimiz hafta Belarus’tan ülkeye gelen göç dalgası yüzünden olağanüstü hal ilan etmişti.

  • Litvanya, Çin’in Uygurlara yönelik uygulamalarını ‘soykırım’ olarak tanıdı

    Litvanya, Çin’in Uygurlara yönelik uygulamalarını ‘soykırım’ olarak tanıdı


    Litvanya Parlamentosu, Çin’in Doğu Türkistan’da Uygurlara yönelik faaliyetlerini soykırım olarak tanıdı.

    Litvanyalı milletvekilleri Birleşmiş Milletler’den (BM) toplama kamplarının soruşturulması çağrısında bulunmasını, Avrupa Komisyonu’ndan ise Pekin ile ilişkileri gözden geçirmesini istedi.

    Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerin parlamentolarında Çin’in Uygurlara yönelik eylemlerini tanımlamak için “soykırım” terimi kullanılmıştı. Bu ülkeleri propaganda yapmakla itham ederek kınayan Pekin yönetimi ise iddiaları kesin bir dille reddetmişti.

    Litvanya Parlamentosu üyelerinin beşte üçü tarafından desteklenen kararın bağlayıcı bir özelliği bulunmuyor. Karar çerçevesinde Çin’den Hong Kong’daki ulusal güvenlik yasasını kaldırması, gözlemcilerin Tibet’e girmesi ve ruhani lideri Dalai Lama ile görüşmeleri de isteniyor.

    1940-1991 yılları arasında Sovyet yönetimi altında bulunan Litvanya, Rusya ve Çin gibi Komünist ülkelere yönelik politikaların daha sert hatlar içermesi konusunda girişimlerde bulunuyor.

    Geçen Mart’ta Litvanya, Çin’in kendi toprakları olarak gördüğü Tayvan’da bir ticaret ofisi açacağını açıklayarak Pekin’in tepkisini çekmişti.

    Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki uygulamaları

    Çin’de son yıllarda Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller uluslararası kamuoyunca eleştiriliyor.

    Pekin’in “mesleki eğitim merkezleri” olarak adlandırdığı, uluslararası kamuoyunun ise “yeniden eğitim kampları” diye tanımladığı yerlerde, Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre en az 1 milyon Uygur Türkü kendi rızası dışında tutuluyor.

    Pekin yönetimi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kaç kamp bulunduğuna, buralarda kaç kişinin olduğuna ve söz konusu kişilerden ne kadarının sosyal hayata döndüğüne ilişkin bilgi vermiyor.

    BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken Çin, kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi.

    Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini ise geri çeviriyor.