Etiket: kokain

  • Almanya’daki 35 tonluk kokain kaçakçılığında izler Türkiye’ye uzandı

    Almanya’daki 35 tonluk kokain kaçakçılığında izler Türkiye’ye uzandı


    Almanya’da haziran ayında piyasa ederi yaklaşık 2 milyar 600 milyon euro olan 35,5 ton kokainin ele geçirildiğinin açıklanmasının ardından operasyonla ilgili ayrıntılar da gün yüzüne çıktı. Alman kamu yayın organı Südwestfunk’un (SWR) ele geçirdiği soruşturma belgeleri uluslararası boyuttaki kokain operasyonunun izinin Türkiye’ye kadar uzandığını ortaya koyuyor. Olayın üç ana şüphelisinden biri Alman, ikisi Türkiye kökenli.

    Ülke tarihinde şimdiye kadar ele geçirilen en büyük miktar olan 35,5 ton ağırlığındaki kokain polis koruması altında imha edilirken olayla ilgili yedi eyalette arama yapılmış, aralarında bir tır şoförü, bir liman lojistiği uzmanı, Hamburglu bir nakliye firması sahibi ve Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinden bir Alman iş insanının olduğu yedi şüpheli yakalanmıştı. Dikkatler ise Alman iş insanı 43 yaşındaki Simon F. ile diğer şüpheliler 39 yaşındaki Ümit D. ve Mustafa E.’ye çevrildi. Türkiye kökenli Ümit D. ile Mustafa E. Almanya’da yaşıyor.

    DW Türkçe’nin aktardığına göre, soruşturmayı yürüten Düsseldorf Savcılığı’ndan Julius Sterzel, Simon F.’nin “kokain ithal etmek amacıyla çok sayıda sahte şirket kurduğundan şüphelenildiğini” söyledi. Şüphelinin, uzun yıllardır sık aralıklarla tamamen yasal yollarla şirketler kurduğu, bunları şirket kurmak isteyen ancak kuruluş sırasındaki bürokrasi ile uğraşmaktan kaçınan yatırımcılara yine yasal olarak sattığı belirtildi.

    ÜMİT D.’NİN LÜKS ARABALARINA EL KONDU

    Soruşturma dosyasındaki kayıtlara göre Alman iş insanı Simon F. Köln’de yaşayan ve ailesinin 2017’de kurduğu nakliye şirketinde çalışan Ümit D. ile sürekli irtibat halinde bulunuyordu. Kentte iyi tanınan Türkiyeli bir aileye mensup olan Ümit D. burada yerel bir futbol kulübünde de aktif spor yapıyor, bir arkadaşının belirttiğine göre düzenli olarak camiye gidiyordu. Olaydan sonra ise Ümit D.’nin ailesine mensup şirket için iflas başvurusunda bulunulduğu belirtildi. Polisin ise halen tutuklu bulunan Ümit D.’nin Lamborghini, Ferrari ve diğer pahalı arabalarına da el koyduğu soruşturma dosyasında yer aldı.

    ‘MUSTAFA E., KONTEYNERLERİ TESLİM ALIYORDU’

    Üçüncü ana şüpheli olan Hamburg’tan Mustafa E. hakkında dosyada yer verilen bilgilere göre ise E. Güney Amerika’dan gelen malların bulunduğu konteynerleri Hamburg limanından teslim alıp boşaltıyordu.

    SİSTEM NASIL İŞLİYOR?

    Soruşturma dosyasına göre sistem şöyle işliyordu: Simon F. gıda ve inşaat malzemeleri ithalatı için birden fazla şirket kurdu. Ümit D. bu şirketler için web siteleri oluşturdu ve Güney Amerika’dan mal siparişi verdi. Mustafa E. ise konteynerleri limandan teslim aldı. Kokain kaçakçılığını gizlemek için bu şirketler başta sadece yasal mallar sevk etti.

    Soruşturma dosyasında adı B. S. olarak kısaltılan, Simon F. tarafından kurulmuş bir şirketin çalışma sistemi örnek gösterildi. Buna göre Ekvador’dan bu şirket namına 11 teslimat gerçekleştirildi. Bunlardan biri kokain içeriyordu. Ekvador kıyısındaki Guayaquil limanında bir uyuşturucu koklama köpeği kokaini fark etti ve Ekvador Ulusal Polisi, X’te olaya ilişkin bir video yayınladı. Videoda muz unu çuvallarının içine gizlenmiş yaklaşık üç ton kokain görülüyordu.

    TÜRKİYE’DEKİ BİR ŞİRKETTEN 140 BİN EURO AKTARILDI

    SWR’nin ulaştığı soruşturma belgeleri, önceki aylarda Türkiye’deki bir şirketten Almanya’daki üç şüphelinin hesaplarına yaklaşık 140 bin euro aktarıldığını gösteriyor.

    Mustafa E. Türkiye’den havale edilen meblağın yaklaşık 8 bin eurosunu büyük bir deniz nakliye şirketine gönderdi. Havalenin Ekvador’da ele geçirildiği için gerçekleştirilemeyen sözde muz unu sevkiyatının nakliyesini ödemek için yapıldığı tahmin ediliyor.

    Ekvador polisinin Alman meslektaşları ile iletişime geçmesiyle Alman makamları şirketin Almanya’daki sahibi olan Simon F.’nin izini sürmeye başladı. Bu sırada Guayaquil’de kaçak kokainlerin yakalanmasına rağmen şüpheliler kaçakçılık faaliyetlerini sürdürdüler. Güvenlik makamları 2023 yazında birkaç haftada bir büyük miktarlarda kokain içeren konteynerler gönderildiği istihbaratına ulaştı.

    8 Haziran 2023 tarihinde öğle saatlerinde bir kişi Hamburg gümrüğünü arayarak içinde büyük miktarda kokain bulunduğunu belirttiği bir konteynerin kayıt numarasını verdi. Konteyner Ümit D.’nin nakliye şirketine gönderilmişti. Ancak ihbar çok geç geldiği için konteyner limandan ayrılmıştı ve ne içerdiği belirlenmedi.

    ‘LOR SABUNU İHRACATI’ ŞÜPHE YARATTI

    Düğümü çözen gelişme ise Kolombiya uyuşturucuyla mücadele otoritesi Diran’ın Kolombiya’dan Almanya’ya lor sabunu ihraç edilmesini kuşkulu bulmasıyla yaşandı. Kolombiya’dan Almanya’ya lor sabunu ihraç edilmesini mantıklı bulmayan yetkililer konteynerlerde arama yaptı ancak uyuşturucu madde bulamadı. Yetkililer buna rağmen Alman makamlarını bilgilendirdi. Lor sabununun alıcısı olarak Mannheim’da bir şirket adı verilmişti. Ancak Simon F.’ye ait bu şirket sadece kağıt üzerinde mevcuttu.

    TÜRKİYE’DE İPUCU ARANIYOR

    Ekvador’da ele geçirilmesine rağmen, 2023 yazında Avrupa’ya yeni kokain sevkiyatları yapıldı. Rotterdam’da 8 ton, Hamburg’da ise 12 ton kokain ele geçirildi. Soruşturma belgelerine göre, güvenlik birimleri şebekeyi radarlarına aldığı için uyuşturucu teslimatlarını bekliyorlardı. Toplam 9 konteyner kokain ele geçirildi.

    Düsseldorf Savcılığı Sözcüsü Julius Sterzel, SWR’ye verdiği demeçte Almanya’daki tutuklamalarla birlikte operasyonun ilk aşamasının tamamlandığını bildirdi. Yurt dışında, özellikle de Latin Amerika’daki çeşitli kolluk kuvvetleriyle irtibat halinde olduklarını kaydeden Sterzel, “Soruşturmanın bir parçası olarak, bazı şüphelilerin Türkiye’den faaliyet gösteriyor olabileceğini saptadık” dedi. (DW Türkçe)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hamburg Limanı’nda bir yılda 35 ton kokaine el kondu

    Hamburg Limanı’nda bir yılda 35 ton kokaine el kondu


    Almanya tarihinde polisin kokain ticaretine şimdiye kadarki en büyük darbeyi vurduğu açıklandı. Düsseldorf Savcılığına bağlı Organize Suçlar Merkez Ofisi’nin yaptığı açıklamaya göre narkotik polisi milyarlarca euro değerinde kokaine el koydu. DW Türkçe’nin Kuzey Ren Vestfalya Adalet Bakanlığı’ndan aktardığı bilgilere göre, Hamburg Limanı’nda geçen yıl el konulan kokainin miktarı yaklaşık 35 ton.

    Polis aylar süren soruşturmanın ardından da, uyuşturucu kaçakçılığı şebekesine birkaç gün önce operasyon düzenledi.

    Almanya’nın yedi farklı eyaletinde (Kuzey Ren Vestfalya, Bavyera, Berlin, Brandenburg, Hamburg, Hessen ve Aşağı Saksonya) evlere baskın düzenledi ve yedi kişi tutuklandı. Operasyonların Kuzey Ren Vestfalya’da Bonn, Köln, Leverkusen ve Wachtberg’de, Bavyera’nın başkenti Münih’te, Brandenburg Märkisch-Oderland’da ve Aşağı Saksonya’da Heide Bölgesinde düzenlendiği öğrenildi.

    “OP Plexus” adı verilen soruşturmayla ilgili detaylar pazartesi günü Düsseldorf’ta basın açıklamasıyla paylaşılacak. Operasyonun Avrupa polis teşkilatı Europol’ün perşembe günü Avrupa’da dev bir kokain şebekesine düzenlediği operasyonla bağının olmadığı belirtildi. (Kaynak)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İtalya: Ndrangheta Mafyası davasında 207 kişiye toplam 2 bin 100 yıl hapis cezası

    İtalya: Ndrangheta Mafyası davasında 207 kişiye toplam 2 bin 100 yıl hapis cezası


    Avrupa’nın en tehlikeli suç örgütlerinden biri olarak kabul edilen İtalya merkezli Ndrangheta isimli mafya grubu üyesi 207 kişiye toplamda iki bin yüz yıl hapis cezası verildi

    REKLAM

    İtalyan mahkemesi, Avrupa’nın ve dünyanın en güçlü, en yaygın ve en tehlikeli suç örgütlerinden kabul edilen “Ndrangheta” davası kapsamında 207 kişiyi mahkum etti. 

    İki mafya liderinin de aralarında bulunduğu mafya üyeleri çeşitli suçlamalardan toplam 2 bin 100 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, 131 sanığa beraat verdi.

    Aralarında beyaz yakalı profesyonellerin de bulunduğu 330’un üzerindeki şüpheli mafya üyesi ile suç ortağı olduğu iddia edilen kişilerin yargılaması üç yıl sürdü.

    Şahıslar dava kapsamında gasp, uyuşturucu kaçakçılığı ve hırsızlık gibi başlıklardan suçlanıyordu. 

    İtalyan devlet ajansı Ansa, Calabria’nın Lamezia Terme kentinde görülen davada yargıçların kararlarını okumalarının 1 saat 40 dakika sürdüğünü aktardı. 

    Duruşmada en ağır cezalar (30 yıl hapis), her ikisi de Calabria merkezli mafya liderleri olan Saverio Razionale ve Domenico Bonavota’ya verildi. 

    Ülkenin güneyindeki soruşturmayı yürüten mafya karşıtı savcılara göre Sicilya mafyasının etkisini kaybetmesi ile ‘Ndrangheta, İtalya ve yurt dışında sessizce güç topladı. Su anda Avrupa’da kokain ithalatını tekelinde bulunduruyor. 

    Keza İtalyan savcılara göre örgütün Kuzey ve Güney Amerika’da da üsleri var. 

    Ayrıca Afrika’da da aktifler ve ‘Ndrangheta üyeleri son yıllarda Avrupa’nın yanı sıra Brezilya ve Lübnan’da da tutuklandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa’da ‘plastik atık’ adı altında insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti ve seks köleliği

    Avrupa’da ‘plastik atık’ adı altında insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti ve seks köleliği


    İklim değişikliği sonrası dünyayı kirleten plastik ve benzeri polimer maddelerin geri dönüşümü konusunda insanlar arasında farkındalığın arttığı söylenebilir ancak konu özel ve kamu şirketlerinin eylemlerine gelince durumun çok da iç açıcı olmadığını söylemek mümkün.

    Okyanuslarda bazı ülkelerin yüzölçümünden bile daha büyük, plastikle kaplı binlerce çöp yığını bulunuyor. Bazı çevre aktivistleri bu duruma “dünyanın plastikten oluşan 6’ıncı kıtası” yakıştırması yapıyor.

    Dünyada her yıl 300 milyon ton plastik üretiliyor ve Oceansplasticleanup verilerine göre bunun 8 ila 12 milyon tonu okyanuslara karışıyor ve gezegenimizi zehirliyor.

    İşin en kötü tarafıysa bu plastik atıkların sadece yüzde 20’sinin geri dönüştürülüyor olması ve ülkeler arası plastik atık sevkiyatında uyuşturucu ve insan kaçakçılığında kullanılması.

    Plastik atıkların büyük çoğunluğunun geri dönüştürüldüğü zannediliyor ancak işin suistimal boyutu ürkütücü boyutlarda.

    Ülkeler arası kaçakçılık ve suç örgütlerini araştıran sivil toplum örgütü Ulluslararası Organize Suçlara Karşı Küresel Girişim (GITOC), dünya genelinde yapılan plastik atık sevkiyatında işlenen suçlarla ilgili kapsamlı bir araştırma yaptı.

    Rapora göre geri dönüştürülmek amacıyla yapılan plastik atık sevkıyatında kara para aklama, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı, fuhuş ve modern kölelik gibi organize suçlar işleniyor.

    Avrupa Birliği (AB) sınırları içerisinde her sene 53 milyon ton plastik atık açığa çıkıyor. Peki bu atıklar yurt dışına gönderilirken yasal ya da yasal olmayan ne gibi işlere karışıyor?

    Plastik atıkların konteynere yüklenerek gemilerle başka ülkelere satışı büyük bir ticari potansiyele sahip. Küresel çapta plastik atık satışı ve geri dönüşümünün 2022’de 44 milyar euroluk bir hacme sahip olacağı öngörülüyor.

    Atıkları geri dönüştürmek olumlu bir gelişme gibi gözükse de suç şebekeleri bu işi kötü amaçlar için kullanıyor.

    Bu suçlardan ilki, ithalatı yasak atık maddelerin farklı ülkelere gönderiliyormuş gibi göstererek rotasını değiştirmek.

    Bu yolla kimyasal atıklar geri dönüştürülebilir maddelerin içine karıştırılıyor. Bu suçta özel şirketlerin yanı sıra gümrük memurlarının da payı büyük. Bu suçlardan en çok zarar gören iki ülke Malezya ve Filipinler.

    2021’in başlarında İngiltere’nin en büyük katı atık geri dönüşüm şirketlerinden biri olan Biffa Waste Management Service’e, giriştiği ticari faaliyetlerde “insan ticareti ve modern kölelik” gibi suçlara karıştığı gerekçesiyle 3 kişi tarafından dava açıldı. İddialara göre söz konusu şirket, Polonya’dan İngiltere’de kaçak yollarla niteliksiz işçi kaçırdı.

    Uyuşturucu kaçakçılığının İngiltere’deki merkezi Londra’daki küçük bir şirket

    Bu kapsamda bir suç şebekesiyse, geri dönüşüm merkezlerinde çalışmak üzere yüzlerce kaçak işçiyi İngiltere’ye getirdi ve onların hesabına gizlice banka hesapları açarak, almaları gereken maaşlara bu vasıtayla el koydu.

    Komisyonculuk yapan bir kişinin GITOC’a yaptığı itirafa göre, Londra’daki küçük bir atık ve geri dönüşüm şirketi, uyuşturucu kaçakçılığı ve seks kölesi olarak kullanılan kadınların ticaretinde merkez rolü üstleniyor.

    İddiaya göre İngiliz şirket, Türkiye’de iş yaptığı firmaya katı atık gönderiyor ancak bu katı atıklar içerisinde büyük miktarlarda uyuşturucu saklı.

    Şirket bu sayede gemilere mallar yüklenirken narkotik köpekleri ve polisler tarafından aranmaktan kurtuluyor.

    Romanya, giderek AB içerisinde katı atık ithalatı merkezi haline geliyor

    GITOC’a ait söz konusu raporu hazırlayan uzmanlardan biri olan Virginia Comolli, Euronews Green’e verdiği röportajında tüm bu kaçakçılık olaylarının dünya ülkelerinde domino etkisi gösterdiğini ifade ediyor.

    “Örneğin Çin gibi ülkeler atık dalgasını geri püskürtünce, yasa dışı faaliyetler farkındalığın olmadığı, kanunların yeterli olmadığı, siyasilerin daha az devreye girdiği ülkelere doğru kayıyor.”

    Comolli’ye göre AB’deki “geri dönüşüm” adı altındaki kaçakçılık olayları yakın bir zamanda Romanya ve Bulgaristan’a kayacak. AB’nin en fakir ülkelerinden olan Romanya, katı atıkların en az geri dönüşüm yapıldığı birlikteki ikinci ülke konumunda.

    Batılı ülkeler katı atıklarını Asya ve Afrika ülkelerine gönderiyor

    Ancak Asya, uluslararası yasa dışı plastik atıkların bir numaralı güzergahı olmaya devam ediyor. Kıtadaki bazı ülkelerde katı atık ithalatına yönelik yasaklar var. Ancak Laos ve Myanmar’da bu konuyla ilgili yasalar ve halk arasında farkındalık olmadığı için katı atıklar bu iki ülkeye kayıyor.

    Comolli, katı atık sevkiyatındaki yasa dışı işlenen suçlardan ziyade en önemli sorunun, katı atık üreten merkezler olan gelişmiş Batılı ülkelerin bu çöplerini Asya ve Afrika’daki gelişmekte olan ülkelere satmaları.

    Bu ülkelerin çoğunluğu ekonomik nedenlerle bu atıkları ithal etmeye mecbur olduklarını ifade eden Comolli, “Bu ülkelerin çoğunda çevre kirliliği ve insan hakları konusunda farkındalık var. Ancak bu atıkları kabul etmeye mecbur kalıyorlar. Bu ülkeler katı atıkların sebep olduğu 22 farklı sorunla yüzleşmek zorunda kalıyor.” ifadelerini kullandı.

    Comolli, katı atıkları ithal eden Afrika ve Asya ülkelerinin çoğunda yeterli geri dönüşüm merkezlerinin olmadığını ve bu sebeple bu atıkların çoğunun yakılarak karbon salımına neden olduğunu ifade ediyor:

    “İnsanlar bu geri dönüşüm merkezleri etrafında yaşıyor ve açığa çıkan zehirli gazları soluyorlar. Bu maddeler toprağa da karılıyor ve bu topraktan elde edilen ürünleri de yiyorlar. Bu korkunç bir şey ve insanın yüreğini dağlıyor.”

    “Plastik atıklardan kurtulmanın tek yolu plastiğe alternatif bir madde geliştirmek”

    AB yasalarına göre, İktisadi ve Kalkınma İşbirliği Örgütü (OECD) ülkeleri dışından birlik içerisine sadece “temiz plastik atıkları” ithal etmek serbest. Katı atık sevkiyatına, gönderen ve alan taraf onay verirse izin veriliyor.

    Ancak tek kullanımlık plastiklerin üretimini durdurmadan ve Avrupa’nın geri dönüşüm kapasitesini artırmadan, “atık sömürgeciliği” olarak adlandırılan bu işi durdurmak oldukça zor.

    GITOC raportörü Virginia Comolli, plastikleri sıfırdan üretmenin geri dönüşerek elde etmeden çok daha ucuz olduğunu ve bu firmaların finansal açıdan güçlü olmalarının da çevre kirliliği açısından işi zora soktuğunu ifade ediyor. Geri dönüşüm merkezlerinin kurulması ve genişletilmesiyle ilgili mali teşvikler açısından da Avrupa oldukça zayıf.

    Bu işin kökten çözümü için Comolli, plastiğe alternatif, doğada çözünebilen, toprağı ve suyu kirletmeyen yeni bir maddenin tek kullanımlık ürünlerde ve gıda paketlemesinde kullanılması gerektiğini ifade ediyor. Bunu için toplum bilinci oldukça önemli ve sivil toplum örgütlerinin çeşitli farkındalık kampanyalarıyla halkı bilinçlendirmesi oldukça önemli.

    Almanya ve İngiltere’nin plastik poşetleri Türkiye’de

    Greenpeace son kampanyasında katı atıklarla alakalı Türkiye’deki çevre kirliliğine dikkati çekmişti.

    Örgüt, İngiltere ve Almanya’da üretilen plastik poşetlerin Türkiye’deki yol kenarlarında sessiz bir şekilde yakıldığını ve bunun da karbon salımına neden olduğunu duyurdu.

    Türkiye, kamuoyu baskısı sonucunda çoğunluğu Avrupa’dan gelen plastik atıkların büyük bir kısmının ithalatını yasaklama kararı almış ancak bu karar sonrası işletmelerin baskısı üzerine belirli yönetmeliklerle bazı katı atıkların ülkeye girişine izin vermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEVA Partisi’nden TBMM’ye İçişleri Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle kokainle mücadele soru önergesi

    DEVA Partisi’nden TBMM’ye İçişleri Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle kokainle mücadele soru önergesi


    DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “Kokain ticaret ağıyla etkin mücadele edilip edilmediği hususunda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması istemiyle” Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verdi.

    Önergede şu ifadeler yer aldı:

    “Kokain ticaret ağı ile ilgili son dönemde gündeme gelen olaylar bağlamında;

    1- Kolombiya’da 9 Haziran 2020’de, Türkiye’ye, İzmir Limanı’na giden 4.9 tonluk kokainin yakalandığı haberi üzerine, söz konusu olayla ilgili Türkiye’de herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa; soruşturma şu an hangi aşamadadır ve kokainin Türkiye’deki alıcısı tespit edilebilmiş midir? Tespit edildiyse kamuoyu bu konuda ne zaman bilgilendirilecektir? Herhangi bir soruşturma başlatılmadıysa, neden başlatılmamıştır?

    2- Panama‘da son durağı Mersin olan gemide 616 paket kokain yakalandığı haberleri üzerine, bu olayla ilgili Türkiye’de herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa, soruşturma şu an hangi aşamadadır? Kokainin Türkiye’deki alıcısı tespit edilebilmiş midir? Başlatılmadıysa, neden başlatılmamıştır?

    3- Ülkemizden Meksika’daki Sinaloa Karteli’ne selam gönderilen bir kısım videoların ve Sinaloa Karteli’nden de Türkiye’deki bazı gruplara selam gönderildiği ve Türkçe şarkılarında dinlendiği videoların haber kaynaklarında yer alması üzerine, söz konusu videolarla ilgili herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa, soruşturma şu an hangi aşamadadır? Başlatılmadıysa, söz konusu videolarla ilgili soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz? Uyuşturucu ticareti yapan Sinaloa Karteli ile Türkiye’deki bazı grupların işbirliği yapıp yapmadığı soruşturulmuş mudur?

    4- Virginia Doğu Bölgesi Mahkemesi’nde 1:15MJ371 numaralı dava dosyasında uyuşturucu ticareti ve kara para aklama suçlarından hakkında yakalama kararı bulunduğu iddia edilen ve KKTC’de yaşayan Halil Falyalı hakkında soruşturma yapılmakta mıdır? Ülkemizde, cezai soruşturma ve kovuşturmaya konu dosyası var mıdır? Varsa söz konusu dosyalarda isnat edilen suçlar nelerdir? Mevcut dosyaları şu an hangi aşamadadır? Hakkında yakalama kararı veya kesinleşmiş mahkeme kararı var mıdır?”

  • Eurovision’da kokain kullandığı iddia edilen solistin uyuşturucu testi negatif çıktı

    Eurovision’da kokain kullandığı iddia edilen solistin uyuşturucu testi negatif çıktı


  • Eurovision şampiyonu Måneskin’e uyuşturucu soruşturması

    Eurovision şampiyonu Måneskin’e uyuşturucu soruşturması


  • Kokain kullanmakla suçlanan Eurovision birincisi Damiano David’in testi negatif çıktı

    Kokain kullanmakla suçlanan Eurovision birincisi Damiano David’in testi negatif çıktı


    Hollanda’da düzenlenen 65’inci Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanan İtalyan Maneskin rock grubunun solisti Damiano David’in kokain testi negatif çıktı. Testin pozitif çıkması durumunda İtalya’nın yarışmadan diskalifiye edilme riski ile karşı karşıya kalacaktı.

    Eurovision organizatörleri, gelen yoğun iddiaların ardından David’in kokain kullanıp kullanmadığını gösteren bir testten geçtiğini, sonucun da negatif çıktığını açıkladı.

    Ünlü vokalist hakkında çıkan canlı yayında kokain çektiği yönündeki spekülasyonları yalanlayarak, Roma’ya döndükten sonra gönüllü olarak uyuşturucu testi yaptıracağını açıklamıştı.

    Yarışmada ikinci gelen Fransa’dan, “İtalya’nın Eurovision zaferini şarkıcının kokain testi negatif çıkarsa kabul edeceğiz” açıklaması gelmişti.

    ‘Bu iddialar galibiyete gölge düşürdü, çok kırıcı’

    Grubuyla Eurovision yarışmasını kazanan Damiano David bu tür iddiaların galibiyete gölge düşürdüğünü ve bunun “çok kırıcı” olduğunu ifade etmişti.

    İtalyan sanatçı, canlı yayında oturduğu masanın köşesine yaslanıp öne eğildiği anların kokain kullanma şeklinde yorumlanmasına tepki göstermişti.

    Ünlü vokalist, pazar sabahı düzenlediği basın toplantısında, “Ben uyuşturucu kullanmıyorum. Lütfen çocuklar. Bunun gerçek olduğunu söylemeyin, kokaine hayır” sözleriyle hakkındaki iddiaları yalanlamıştı.

    Görüntüde, grup canlı yayında zaferini kutlarken, şarkıcının yüzünü masaya doğru eğdiği görülüyor. Bu durum şarkıcının uyuşturucu kullandığı yorumlarını beraberinde getirdi.

    Damiano David ise gitarist arkadaşı Thomas Raggi’nin bir cam bardak kırdığı için o anda aşağı doğru baktığını söyledi.

    İtalya birinci, Fransa ikinci oldu

    Hollanda’da bu yıl 65’incisi düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nı, “Zitti E Buoni” adlı şarkısıyla İtalya’yı temsil eden Maneskin rock grubu kazandı.

    Yarışmada Fransa’nın temsilcisi Barbara Pravi’nin seslendirdiği “Voila” adlı şarkı 499 puanla ikinciliği, İsviçre temsilcisi Gjon’s Tears’in “Tout l’Univers” adlı şarkısı da 432 puanla üçüncülüğü elde etti.

    Yarışmada Azerbaycan’ı “Mata Hari” adlı eserle temsil eden Efendi de 65 puanla 20’nci oldu.

    Yarışma, 45 ülkede 200 milyon kişi tarafından canlı izlendi.

  • Canlı yayında kokain kullanmakla suçlanan Eurovision birincisi gönüllü test yaptıracak

    Canlı yayında kokain kullanmakla suçlanan Eurovision birincisi gönüllü test yaptıracak


    Hollanda’da düzenlenen 65’inci Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanan İtalyan Maneskin rock grubunun solisti Damiano David, hakkında çıkan canlı yayında kokain çektiği yönündeki spekülasyonları yalanlayarak, Roma’ya döndükten sonra gönüllü olarak uyuşturucu testi yaptıracağını söyledi.

    İtalyan sanatçı, canlı yayında oturduğu masanın köşesine yaslanıp öne eğildiği anların kokain kullanma şeklinde yorumlanmasına tepki gösterdi.

    Ünlü vokalist, pazar sabahı düzenlediği basın toplantısında, “Ben uyuşturucu kullanmıyorum. Lütfen çocuklar. Bunun gerçek olduğunu söylemeyin, kokaine hayır.” sözleriyle hakkındaki iddiaları yalanladı.

    Eurovision organizatörleri, şarkıcının ülkesine döndükten sonra gönüllü uyuşturucu testi yaptıracağını dile getirdi.

    Görüntüde, grup canlı yayında zaferini kutlarken, şarkıcının yüzünü masaya doğru eğildiği görülüyor.

    Bu durum şarkıcının uyuşturucu kullandığı yorumlarını beraberinde getirdi.

    Damiano David ise gitarist arkadaşı Thomas Raggi’nin bir cam bardak kırdığı için o anda aşağı doğru baktığını söyledi.

    Eurovision Şarkı Yarışması’nı düzenleyen Avrupa Yayıncılar Birliği’nden (EBU) yapılan açıklamada da, masanın etrafında bulunan cam kırıklarının, David’in sözlerini kanıtlar mahiyette olduğu ancak görüntülerin daha dikkatli şekilde inceleneceği bilgisi paylaşıldı.

  • Güney Amerika’dan Avrupa ve Asya’ya kokain sevkinde yeni rota Türkiye oldu

    Güney Amerika’dan Avrupa ve Asya’ya kokain sevkinde yeni rota Türkiye oldu


    Hakkında kırmızı bülten talep edilen ve ‘organize suç örgütü lideri’ olmakla suçlanan Sedat Peker’in iddiaları ile varış yeri Türkiye olan 616 paket kokainin Panama’da yakalanması uyuşturucu kaçakçılığını tekrar ülke gündemine taşıdı.

    Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, kokainin Güney Amerika’dan Avrupa ve Asya’ya sevkinde Türkiye üzerinden yeni bir rota oluştuğunu bildirdi.

    Başkanlığın Twitter hesabından, Güney Amerika’dan sevk edilen kokainin Türkiye üzerinden Avrupa ve Asya’ya dağıtımını içeren rota ile 2016-2020 yıllarında kokainle mücadele verilerini içeren grafiğin yer aldığı paylaşım yapıldı.

    Paylaşımda, Güney Amerika’dan sevk edilen kokain maddesi bakımından, Türkiye üzerinden Avrupa ve Asya’ya doğru yeni bir rota oluştuğu belirtildi.

    Daire Başkanlığının, Avrupa Birliği ulusal temas noktası olduğu anımsatılan paylaşımda, her yıl “Türkiye Uyuşturucu Raporu” yayımlandığı ifade edildi. Son iki yıldır yayımlanan raporlarda, Güney Amerika’dan Avrupa’ya sevk edilen kokain maddesi bakımından Türkiye’nin basamak haline geldiğinin delilleriyle vurgulandığı aktarılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:

    “Yıllara göre ülkemizde ele geçirilen kokain miktarı ve müdahale edilen uyuşturucu olay sayıları artmasına rağmen kokain bazlı olay sayısı düşmektedir. Bu da ülkemizin kokain konusunda transit/basamak konumuna geldiğinin göstergelerinden biridir. Türk kolluk birimleri, ülkemizin içinde bulunduğu uyuşturucu tehdidinin farkındadır ve polisinden jandarmasına, sahil güvenlik unsurlarından gümrük muhafaza ekiplerine kadar, samimiyetle mücadele etmektedir. Yapılan uyuşturucu yakalamalarından endişe yerine, memnuniyet duymak gerekir. Çünkü narkotik suçlar, kolluk müdahalesiyle ortaya çıkarılabilir.”