Etiket: Kıbrıs

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs’ta: ‘Bugün Bir Mühür Daha Vuruyoruz’

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs’ta: ‘Bugün Bir Mühür Daha Vuruyoruz’


    Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi açılış töreninde konuştu. Kıbrıs’a olan desteğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Bugün bu topraklara bir mühür daha vuruyoruz. Bugün Kıbrıs Türk halkına muhteşem bir eser daha kazandırıyoruz” dedi.


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ziyaretine devam ediyor. Cumhurbaşkanı, bu kapsamda Cumhuriyet Yerleşkesi açılış töreninde konuştu. Erdoğan, Kıbrıs’taki Türk halkı için yeni eserler inşa etmeye devam edeceklerini belirterek, ikili ilişkilerin ne kadar güçlü olduğundan bahsetti ve haksızlık ve hukuksuzluklara karşı mücadele mesajı verdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkıyla birlik vurgusu yaparak “Bugün bu topraklara bir mühür daha vuruyoruz. Kıbrıs Türk halkına muhteşem bir eser daha kazandırıyoruz. Kardeşliğimizi bozmaya, aramızı açmaya, bu bereketli topraklara barış ve huzur yerine nefret tohumları ekmeye çalışanlar başarılı olamayacak. Türk dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesinden Kıbrıs Türk halkına haksız izolasyonun kaldırılmasına kadar her alanda desteğimizi sürdüreceğiz” ifadesini kullandı.

    ‘YENİ ESERLER İNŞA ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

    Bugün yalnızca sıradan bir açılış töreni gerçekleştirilmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün aynı zamanda hürriyet sevdamızı da ilan ediyoruz. Cumhuriyet Yerleşkesi projemizi Kuzey Kıbrıs’ın gurur kaynaklarından biridir. Yeni eserler inşa etmeye devam edeceğiz” dedi.

    Cumhuriyet Yerleşkesi’nin Kıbrıs Türk halkının kararlılığının bir sembolü olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, “Burası aynı zamanda haksızlık ve hukuksuzluklar karşısında bir devletin sarsılmaz bir tezahürüdür” diye konuştu.

    Kaynak: İHA


    Etiketler

    Recep Tayyip Erdoğan


    Kıbrıs


    KKTC

    Melen Çayı'nda Rafting Keyfi: Sezon Yoğun Başladı
    Melen Çayı’nda Rafting Keyfi: Sezon Yoğun Başladı

    Özel Konya'da Konuşuyor: İmamoğlu'ndan Tek İstediği...
    İmamoğlu’ndan Tek İstediği…

    MHP Lideri Devlet Bahçeli'den 'Milliyetçiler' Günü Paylaşımı
    Bahçeli’den ‘Milliyetçiler Günü’ Paylaşımı

    Ne İstanbul Ne Ankara Ne de İzmir Türkiye'nin En Yaşanabilir 10 İli Belli Oldu! Listeye Giren Şehirlere Çok Şaşıracaksınız
    İşte Türkiye’nin En Yaşanabilir 10 İli

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • KKTC’de Liselerde Başörtüsü Serbest Bırakıldı

    KKTC’de Liselerde Başörtüsü Serbest Bırakıldı


    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), geçtiğimiz ay bir öğrencinin başörtüsü nedeniyle İrsen Küçük Ortaokulu’na alınmaması üzerine başlayan tartışmalar sonrasında, hükümet önceki tüzüğü değiştirme kararı almış; ancak gelen tepkiler üzerine düzenleme geri çekilmişti. Şimdi ise daha kapsamlı bir düzenlemeyle başörtüsüne yeniden yasal çerçevede onay verildi.

    Lise öğrencilerinin inançları gereği başörtüsü takabilmesinin önünü açan disiplin tüzüğü değişikliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan değişiklikle birlikte ortaöğretim kurumlarındaki kılık kıyafet kuralları yeniden düzenlendi.

    Yeni düzenlemeye göre, lise düzeyindeki öğrenciler okul üniformasını kapatmamak koşuluyla inançlarına uygun kıyafetleri giyebilecek. Tüzük ile lise öğrencilerinin inançları gereği başlarını örtmesi serbest bırakıldı.

    Öte yandan, ilahiyat eğitimi veren Hala Sultan Koleji’ne özel bir madde de yer aldı. Bu okuldaki kıyafet düzenlemesi okul yönetimi tarafından belirlenecek ve Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulacak. Son karar ise Bakanlık tarafından verilecek.

    ORTAOKULDA SÖZ YÖNETİMDE

    Ortaokullarda ise üniforma belirleme ve başörtüsü gibi inanca dayalı kıyafetler konusunda karar yetkisi tamamen okul yönetimlerine bırakıldı.

    Milli Eğitim Bakanlığı, söz konusu değişiklikle ilgili olarak tüm okullara ve sendikalara genelge gönderdi. Genelgede, kıyafetlerin öğrencinin yüzünü, kimliğini veya iletişimini engellemeyecek şekilde sade olması gerektiği vurgulandı. Peçe, burka ve nikab gibi yüzü tamamen kapatan kıyafetlerin ise eğitim ortamında yasak olduğu bildirildi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kıbrıs’ta bebeklerin mamasına alkol konması nedeniyle beş tutuklama

    Kıbrıs’ta bebeklerin mamasına alkol konması nedeniyle beş tutuklama


    Artı Gerçek – Türkiye’nin SGK’yi dolandırıp para kazanmak için bebek ölümlerine yol açan ‘yenidoğan çetesi’ni konuştuğu bir dönemde Kıbrıs’ta da bir hastanede bebeklerin mamalarına su yerine yanlışlıkla saf alkol koyulduğunun, bir bebeğin öldüğünün ve altısının entübe edildiğinin ortaya çıkması adayı ayağa kaldırdı.

    Lefkoşa’daki Acil Durum Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde, erken doğum sebebiyle kuvözde tedavi gören 20 günlük bebeğin ani ölümü ile ilgili polis soruşturması kapsamında gözaltına alınan beş sağlık çalışanı, bugün mahkemeye çıkarıldı.

    Yeni Düzen gazetesinin aktardığına göre polis duruşmada, zanlıların “tedbirsizlik ve ihmal sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlarına karıştığını belirtti. Hastanede görevli hemşireler tarafından tedbir alınmadığının ve bebeklerin mamalarına ihmal sonucunda etil alkol karıştırıldığının tespit edildiği aktarıldı.

    Altı çocuğun yoğun bakımda tedavisinin devam ettiğini belirten polis, soruşturmanın devam ettiğini ifade etti. Alınması gereken birçok ifade ve incelenecek kamera görüntüleri olduğunu vurgulayan polis, zanlıların üç gün daha tutuklu kalmalarını talep etti.

    ‘ALKOL 5 LİTRELİK SU ŞİŞESİNDE MUHAFAZA EDİLİYORDU’

    Savcı Senem Palabıyık’ın sorularını yanıtlayan tahkikat memuru, dört zanlının aynı vardiyada, bir zanlının ise bir önceki vardiyada çalıştığını belirtti. Polis, etil alkolün yeni doğan servisi içerisinde muhafaza edildiğini tespit ettiklerini söyledi, “Alkol 5 litrelik su şişesinde muhafaza ediliyordu ve mamaların hazırlandığı odadan çıkarıldı” ifadelerini kullandı.

    Mahkemeden, emniyetin talebi doğrultusunda, sağlık çalışanları K.Y., Ç.Ş, G.K., A.D. ve M.A.’nın üç gün daha tutuklu kalması kararı çıktı.

    CTP’DEN HÜKÜMETE SORULAR

    Bir bebeğin ölümüne, altı bebeğin entübe edilmesine yol açan olay, Kıbrıs’ın kuzeyinde infial yaratmış durumda, Ana muhalefetteki Cumhuriyetçi Türk Partisi’nden (CTP) yapılan yazılı açıklamada, “Yetkililere çağrımız ve uyarımız, bebeklerin durumu ve süreçle ile ilgili şeffaf olunması, ailelere ve topluma düzenli bilgi verilmesidir. Ayrıca bu vahim olayın nedenlerinin ve sorumlularının açıklıkla ortaya çıkması için sürecin yakından takipçisi olacağız” ifadeleri kullanıldı.

    ‘SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKÜYOR… AİLELERE NEDEN BİLDİRİLMEDİ?’

    CTP, “Bu konuda ve ülkemizin çöken sağlık sistemi ile ilgili söylenecek çok söz var” derken, “Konu çok sıcak ve acı verici olsa da, bazı sorular sormak görevimizdir” ifadelerini kullanıp ekledi: “Hastanede kalite kontrol sistemi uygulanıyor mu? Alkol nasıl olur da şu şişelerinin arasında veya yanında etiketsiz olarak bulundurulur? Hemşire ve personel eğitimleri yenidoğan ünitesinde çalışmak için yeterli mi? Cihaz ve ekipman eksikliği var mı? Cumartesi sabah Mihriban bebeğin ölmesine rağmen konu ailelere neden bildirilmedi? Konunun medyada gündeme gelmesi beklendi?”

    ‘SAĞLIK BAKANININ AÇIKLAMASI SAMİMİ DEĞİL’

    Açıklamada Sağlık Bakanlığı’na da sert eleştiriler yöneltildi

    “Sağlık Bakanı’nın açıklamasını oldukça yetersiz ve samimiyetten uzak bulduğumuzu kamuoyu ile paylaşırız. CTP olarak bu soruları ve dahalarını sormaya devam edeceğiz. Konunun ör bas edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Ancak şu anda önceliğimiz altı bebeğimizin her birinin sağlıklarına ve ailelerine kavuşmalarının sağlanmasıdır. Konu polise intikal etmiş ve 5 sağlık çalışanı tutuklanmıştır.

    Yetkililere çağrımız ve uyarımız bebeklerin durumu ve süreçle ile ilgili şeffaf olunması, ailelere ve topluma düzenli bilgi verilmesidir. Ayrıca bu vahim olayın nedenlerinin ve sorumlularının açıklıkla ortaya çıkması için sürecin yakından takipçisi olacağız.”

    HEKİMLERDEN KAPSAMLI SORUŞTURMA ÇAĞRISI

    Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) ve Kıbrıs Türk Tabipleri Odası (KTTO) da ortak açıklama yaparak, “Kamuoyunun şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesi son derece önemlidir” dedi. Olayın polis tarafından yeterli olamayacağını belirten örgütler, idari soruşturmanın da gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizdi; tıbbi ve iş gücü olarak her türlü yardıma hazır olduklarını belirtti.

    Açıklamada, “Yaşandığı iddia edilen olayla ilgili süreç en baştan incelenmeli, alkolün eczaneden talep şekli, yöntemin güvenirliği, temin süreci, yoğun bakım ünitesinin ilaç ve tıbbi malzeme depolama sistemi, hasta güvenliği esasları, çalışan sayısı yeterliliği, hizmet içi eğitim ve denetim süreçleri, Sağlık Bakanlığı ve idari amirlerin düzenleyici ve denetleyici yönden sorumlulukları ayrıntılı biçimde ele alınmalıdır” denildi; “Görevi yaşatmak olan biz hekimler yaşananlar karşısında son derece üzgünüz. Olayın aydınlatılması, ihmal veya kusuru olanların belirlenmesi ve gerekli yasal süreçlerin başlatılması hayati öneme sahiptir” vurgusu yapıldı. (HABER MERKEZİ, Yeni Düzen)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD ve Güney Kıbrıs Arasında Savunma İşbirliği! Dışişleri Bakanlığı’ndan Kınama Geldi

    ABD ve Güney Kıbrıs Arasında Savunma İşbirliği! Dışişleri Bakanlığı’ndan Kınama Geldi


    Dışişleri Bakanlığı’ndan, ABD ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında savunma alanında iş birliğinin geliştirilmesi yönünde imzalanan anlaşmayla ilgili açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “ABD ile GKRY arasında savunma alanında iş birliğinin geliştirilmesi yönünde bir yol haritası imzalanmasını kınıyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığınca konuya ilişkin olarak yayımlanan açıklamada belirtilen görüşleri paylaşıyor, KKTC makamlarının ortaya koyduğu haklı tepkiyi tümüyle destekliyoruz.

    ABD makamlarınca, geçtiğimiz Haziran ayında GKRY ile stratejik diyalog başlatılacağının açıklanması da dahil, Kıbrıs Türk tarafının güvenliği hilafına atılan bu adımlar, ABD’nin Kıbrıs Adası’na yönelik tarafsız tutumuna zarar vermekte ve Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasını güçleştirmektedir.

    Bu çerçevede, bölgesel istikrara zarar verebilecek politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Anavatan ve Garantör devlet Türkiye, Kıbrıs Türkünün güvenliğini ve refahını her koşulda sağlamaya devam edecektir.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hizbullah’tan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne tehdit: “Hedef haline gelir…”

    Hizbullah’tan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne tehdit: “Hedef haline gelir…”


    Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail’in kendilerine topyekûn bir saldırı başlatması durumunda “kuralları ve sınırı olmayan” bir savaş yaşanacağını belirtti ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) İsrail’in topraklarını kullanmasına izin vermemesi için tehdit etti.

    İsrail saldırısında öldürülen Hizbullah komutanı Taleb Sami Abdallah’ın çarşamba günü düzenlenen anma töreninde konuşan Nasrallah, İsrail’in herhangi bir savaşta kendine fayda sağlamak için Kıbrıs’ı kullanması durumunda GKRY’nin bir hedef haline gelebileceğini söyledi. GKRY ve İsrail’in ortak savunma işbirliği antlaşması bulunuyor. İkili, bu doğrultuda ortak tatbikatlar düzenledi.

    Hizbullah lideri, “Kıbrıs havalimanlarını ve üslerini Hizbullah’ı vurması için İsrail’e açmak Kıbrıs hükümetinin savaşın bir parçası olduğu anlamına gelir. Direniş de onunla savaşın bir parçasıymış gibi muhatap olur” dedi.

    GKRY lideri Nikos Hristodulidis, bu açıklamanın ardından, “Kıbrıs herhangi bir askeri çatışmanın tarafı değildir ve kendini problem yerine çözümün bir parçası olarak konumlandırır” açıklamasında bulundu.

    Hristodulidis, Kıbrıs Üniversitesi mezuniyet töreninde yaptığı açıklamada GKRY’nin Avrupa Birliği’nin en doğudaki üyesi olarak Gazze’ye insani yardım götürülmesi için bir deniz koridoru oluşturduğunu vurguladı ve “Bu koridor barış ve istikrara bağlılığımızın bir kanıtıdır” dedi.

    GKRY lideri, Nasrallah’ın açıklamalarıyla ilgili olarak, “Böyle açıklamalar hoş değil. Gerçeği de yansıtmıyor. Kıbrıs, bir askeri angajmanda rol almıyor” diye konuştu.

    Hristodulidis, tehdidin diplomatik kanallar aracılığıyla ele alınacağını söyledi.

    Nasrallah’ın açıklamaları, İsrailli generallerin salı günü Hizbullah’a daha kapsamlı bir saldırı planına imza attıklarını duyurmasının ardından geldi. İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz da, savaşı genişletip genişletmeme kararının vermenin eşiğinde olduklarını belirtti.

    Nasrallah çarşamba günkü anma töreninde, “100 binden fazla savaşçımız var. En kötü senaryoya hazırız ve İsrail bunu biliyor” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gazze’ye deniz yolundan ilk yardım ulaştı, ikinci gemi de hazır

    Gazze’ye deniz yolundan ilk yardım ulaştı, ikinci gemi de hazır


    Kıbrıs üzerinden Gazze’ye deniz yoluyla ilk insani yardım malzemelerinin gönderilmesinin ardından ikinci sevkiyatın hazır olduğu belirtildi.

    REKLAM

    Kıbrıs üzerinden Gazze’ye deniz yoluyla ilk insani yardım malzemelerinin gönderilmesinin ardından ikinci sevkiyatın hazır olduğu belirtildi. 

    Birleşik Arap Emirlikleri ve İspanyol yardım kuruluşu Open Arms ile birlikte misyonu düzenleyen ABD merkezli yardım kuruluşu World Central Kitchen (WCK), yeni sevkiyatın konserve ve dökme ürün paletlerini içerdiğini kaydetti. 

    Larnaka’dan yola çıkan ilk sevkiyatta ise 200 ton gıda bulunuyordu. İlk görevde WCK’nin yıkılan binaların molozlarından inşa ettiği derme çatma bir iskeleye yardım indirildi. 

    Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulidesde, Gazze için ikinci yardım sevkiyatının Kıbrıs’tan yola çıkmaya hazır olduğunu söyledi. Christodoulides, “İlk gemi Kıbrıs’a dönmeye başladı ve biz de ikinci gemiyi göndermeye hazırız” dedi.

    İçinde 240 ton yardım bulunan ikinci gemi Larnaka limanında demirlemiş durumda ve yola çıkmak için işaret bekliyor.

    WCK, ikinci teknede Gazze’ye yapılacak deniz yolu teslimatlarına yardımcı olmak üzere iki forklift ve bir vinç bulunduğunu kaydetti. 

    Bir mürettebat gemisinin, makineleri çalıştırmak ve yardımı boşaltmak üzere sekiz işçiyle birlikte kargo gemisine eşlik edeceği bildirildi. 

    Gemiyi temin eden Open Arms, X’te, “Umarım bugün açtığımız bu koridor, açlığı hafifletmek, acıları dindirmek ve sivil nüfusa insanlığını geri kazandırmak için karasal olanlarla birlikte bir yol olur” açıklaması yaptı. 

    “2 yaşın altındaki her üç çocuktan biri yetersiz besleniyor”

    Filistin bölgesinde faaliyet gösteren ana BM ajansı, Gazze’nin kuzeyinde 2 yaşın altındaki her üç çocuktan birinin akut olarak yetersiz beslendiğini ve kıtlığın yaklaşmakta olduğunu bildirdi. 

    BM Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu (UNRWA), “Gazze’de çocukların yetersiz beslenmesi hızla yayılıyor ve daha önce görülmemiş seviyelere ulaşıyor” dedi.

    Gazze’deki hastaneler bazı çocukların yetersiz beslenme ve susuzluktan öldüğünü aktardı.

    Uluslararası gıda güvensizliği izleme kuruluşu IPC, aralık ayında mayıs ayına kadar olan projeksiyon döneminde kıtlık riski olduğunu açıklamıştı.

    IPC’nin kıtlık ilan edebilmesi için nüfusun en az yüzde 20’sinin aşırı gıda sıkıntısı çekmesi, her üç çocuktan birinin akut olarak yetersiz beslenmesi ve her 10.000 kişiden ikisinin her gün açlık ya da yetersiz beslenme ve hastalık nedeniyle ölmesi gerekiyor.

    Batılı ülkeler İsrail’e yardımların ulaşması için daha fazla çaba göstermesi çağrısında bulunuyor. 

    BM de geçişlerin kapatılması, zorlu incelemeler, hareket kısıtlamalarının yardımların bölgeye ulaşmasını engellediğini bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere’nin Kıbrıs’taki ‘ölüm üsleri’ Orta Doğu’daki çatışmaların neresinde?

    İngiltere’nin Kıbrıs’taki ‘ölüm üsleri’ Orta Doğu’daki çatışmaların neresinde?


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    İsrail’in Gazze’ye saldırılarının başlamasının ardından İngiltere ve ABD’nin Kıbrıs adasındaki askeri üsleri yeniden tartışılmaya başlandı. Aktivistler, bu iki ülkenin Kıbrıs’ı “batmayan bir savaş gemisi” olarak kullandığını iddia ediyor.

    REKLAM

    Orta Doğu’daki son çatışmalar Akdeniz adasındaki İngiliz askeri üsleriyle ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. 

    Aktivistler, İngiltere ve ABD’nin Kıbrıs’ı “batmayan bir savaş gemisi” olarak kullandığını iddia ediyor. 

    Euronews’e konuşan United for Palestine in Cyprus üyesi Athina Kariati, “Adamızın bu savaşların bir parçası olmasını istemiyoruz. Bu savaşlar demokrasi, barış ya da adalet için değil.” dedi. 

    Kıbrıslı aktivist, Orta Doğu’daki son çatışmalarda önemli bir rol oynadığı bildirilen Akdeniz adasındaki İngiliz üslerini protesto eden bir hareketin parçası.

    Kariati, “Batılı güçler Kıbrıs’ı batmayan bir savaş gemisi olarak kullanıyor. Bu böyle devam edemez.” diye konuştu. 

    Aralarında DeclassifiedUK ve Haaretz’in yayınladıklarının da bulunduğu çok sayıda haberde, İngiltere ve ABD güçlerinin İsrail’in Gazze’deki felaket saldırısını Güney Kıbrıs’taki Akrotiri ve Dikelya’dan silah ve istihbaratla desteklediği iddia ediliyor. 

    Londra hükümeti bu iddiayı defalarca yalanladı ve Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin (RAF) İsrail’e yaptığı hiçbir uçuşta ölümcül kargo taşınmadığını söyledi.

    Tel Aviv’den 40 dakikalık bir uçuş mesafesindeki RAF Akrotiri’nin ocak ayında Yemen’deki Husi isyancılara yönelik hava saldırılarının düzenlendiği yer olarak gösterilmesi üzerine öfkeli kalabalıklar tesisin önünde toplanarak “ölüm üsleri dışarı” sloganları atmıştı.

    Kıbrıs’ın onlarca yıl önce sömürge yönetiminden bağımsızlığını kazanmasının ardından İngiltere tarafından muhafaza edilen ve ülkenin yüzde 3’ünü kaplayan bu iki üs on yıllar boyunca arka planda kaldı.

    Ancak Orta Doğu’da yaşanan son olaylar yerel grupları bunlara karşı harekete geçirdi.

    ‘Sömürgecilikten arta kalanlar’

    Aktivistlere göre İsrail-Hamas savaşının 7 Ekim 2023’te patlak vermesinden bu yana Akrotiri’den yapılan uçuşlar “her gün arttı.”

    Aktivist Kariati, ülkesinin dış müdahale ve işgal deneyiminden dolayı Kıbrıs’ın İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarını desteklemek için kullanılmasına karşı olduğunu söylüyor.

    Euronews’e konuşan Kariati, “İşgalin ne demek olduğunu biliyoruz… Hafızamız çok taze… Gazze’de yaşanan apartheid ve yerleşimci soykırımı, Kıbrıs’ta yaşadıklarımıza çok yakın. Bunun kimsenin başına gelmesini istemiyoruz” dedi. 

    Uzun süren etnik gerilimlerin ardından Türkiye 1974 yılında Kuzey Kıbrıs’ı asker gönderdi. Kıbrıs, güneyde Kıbrıs Rum Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak ikiye bölündü. Çatışma her iki tarafta da yaygın ölüm, şiddet ve yerinden edilmeyle sonuçlandı.

    Kıbrıslı aktivistler ayrıca İngiltere ve ABD’nin eylemlerinin Kıbrıs’ı hedef haline getirme riski taşıdığını ve Yemen’deki saldırılarının bölgesel tırmanma korkularını arttırdığını iddia ediyor.

    Kariati, “İnsanlar misillemeden korkuyor. Bazılarının üslere karşı mücadeleye katılmasının bir nedeni de bu. Kıbrıs’ın güvenli olduğunu söyleyebilir miyiz? Emin değilim.” şeklinde konuştu. 

    AB’nin en doğudaki yönetimi, 2019’da kuzeye isabet eden bir Suriye uçaksavar füzesi dışında Orta Doğu’dan şiddet içeren bir taşma yaşamadı. Yine de İsrail Hamas savaşının bölgeyi sarabileceğine dair endişeler artıyor.

    “Üsleri insani yardım için kullanıyoruz”

    İngiltere Savunma Bakanlığı sözcüsü Euronews’e yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Kıbrıs İngiliz Kuvvetleri, Gazze’ye yardım götürmek için deniz yollarını takip etmek gibi insani yardım ve afet yardım operasyonlarını desteklemede hayati bir rol oynuyor.

    REKLAM

    Sözcü, “İsrail’e sağlanan tek istihbarat desteği, 7 Ekim’de İsrail’in güneyine düzenlenen ölümcül saldırının ardından Filistinli militanlar tarafından rehin alınan 240 kişi için silahsız RAF uçaklarının rehinelerin yerini tespit etmek için kullanılması yoluyla olmuştur. Üs bölgeleri Avrupa’nın ve daha geniş bölgenin güvenlik ve istikrarına büyük katkı sağlamaktadır. Kıbrıs Cumhuriyeti güvenilir ve değerli bir ortaktır ve SBA’lar Kıbrıs’ın sivil tahliye operasyonlarına katılım da dâhil olmak üzere birçok ortak zorlukta Birleşik Krallık-Kıbrıs ortak çabalarını desteklemektedir” dedi. 

    Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı üslerdeki insani yardım faaliyetlerine dikkat çekerek, Kıbrıs İngiliz Kuvvetleri’nin Gazze’deki çatışmalar nedeniyle acı çeken herkese yardım ulaştırılmasını sağlama çabalarını desteklediğini belirtti.

    “Sömürge olarak görülüyor”

    Kıbrıs 1960 yılında İngiltere’den bağımsızlığını kazandığında, Londra Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıslı toplum liderleriyle bir anlaşma yaptı. Anlaşma, Akrotiri ve Dikelya’nın egemen bölgeler olarak İngiliz yargı yetkisi altında kalacağını belirtiyordu. Bu üsler, Kıbrıslı yetkililerin erişimi dışında faaliyet gösteriyorlar. 

    Birleşik Krallık ülkeyi ‘kontrol’ etmiyor olsa da Kariati, üslerin adadaki pek çok kişi tarafından “sömürge” olarak görüldüğünü iddia etti.

    Kariati, “Topraklarımızın bir kısmı emperyalist bir güç tarafından işgal ve kontrol edilirken istediğimiz gibi hareket edebilir miyiz? Kıbrıs halkının üzerinde hiçbir kontrolünün olmadığı yerler var.” diye konuştu. 

    REKLAM

    Kıbrıslı yetkililer defalarca herhangi bir askeri operasyona dahil olmadıklarını ve İngiltere’nin kuruluş anlaşmaları uyarınca tesislerdeki faaliyetler hakkında kendilerini bilgilendirmek zorunda olmadığını söyledi.

    Ancak The Guardian’ın haberine göre ABD Büyükelçisi ve İngiliz Yüksek Komiseri, ocak ayındaki ilk hava saldırısından önce Kıbrıs Cumhurbaşkanı’nı Yemen’deki askeri harekat konusunda bilgilendirdi.

    Kariati gibi kampanyacılar Güney Kıbrıs yönetiminin, İngiltere ve ABD’nin İsrail’e yardım etmesine izin vererek Gazze’de akan kana ortak olduğunu iddia ediyor.

    Kariati, “Onlar [liderler] yasal nedenlerle bir şey yapmaya hakları olmadığı bahanesini öne sürüyorlar. Ama isteselerdi savaşa karşı olduklarına dair siyasi bir açıklama yapabilirlerdi.” dedi. 

    Güney Kıbrıs hükümeti Euronews’in yorum talebine yanıt vermedi.

    REKLAM

    “Kıbrıs’ta askeri varlığın sayısı ve gücü artıyor”

    Ancak Kıbrıs topraklarında faaliyet gösteren tek ülke Birleşik Krallık değil.

    Fransız uçakları adanın güneydoğu köşesindeki bir askeri hava üssünü kullanırken, DeclassifiedUK, doğrulanmamış olsa da ABD ordusunun Akdeniz adasındaki varlığını arttırdığını bildiriyor.

    Kariati, adanın “harita üzerinde çok stratejik bir nokta” olmasının yanı sıra, Batılı güçlerin yakın zamanda keşfedilen gaz rezervleri nedeniyle Kıbrıs’la ilgilendiğini iddia ediyor.

    Bir ABD firması, Türkiye’nin adadaki barışı bozabileceği yönündeki uyarılarına rağmen 2011 yılında doğal gaz arama sondajına başladı. Kıbrıs, 2017 yılında Exxon Mobil, İtalyan ENI ve Fransız Total şirketlerine sondaj ruhsatı verildiğini duyurdu. 

    Buna paralel olarak İsrail ve Kıbrıs 2011 yılında münhasır ekonomik bölge (MEB) oluşturarak iki ülkenin petrol ve su altı gaz rezervleri üzerindeki haklarını netleştirdi. İsrail, Kıbrıs, ABD ve Yunanistan daha sonra 2019’da enerji, siber ve altyapı güvenliği alanlarında işbirliğini geliştirme konusunda anlaştı.

    REKLAM

    Kariati, bu gelişmelerin Kıbrıs’taki desteğin İsrail’e kaymasına yardımcı olduğunu, ülkenin 1980’ler ve 90’lar boyunca Filistinlileri desteklediğini ve adanın “yeni bir askerileşme” yaşadığını iddia ediyor: “Kıbrıs ve çevresindeki askeri varlığın sayısı ve gücü artıyor. Bu bizi hiçbir şekilde güvende hissettirmiyor”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstihbarat savaşı kızıştı | İsrail: İranlı ajanlar, Kuzey Kıbrıs’ı Yahudi hedefler için bir saldırı alanı olarak kullanıyor. Mossad eylemleri önledi

    İstihbarat savaşı kızıştı | İsrail: İranlı ajanlar, Kuzey Kıbrıs’ı Yahudi hedefler için bir saldırı alanı olarak kullanıyor. Mossad eylemleri önledi



    İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonları devam ediyor. Binlerce sivilin de hayatını kaybettiği operasyonlar, istihbarat savaşlarını da beraberinde getirdi. İsrailli yetkililer, Hamas liderlerini öldürmek için aralarında Türkiye’nin de olduğu ülkelerde operasyon yapabileceklerini duyurması Ankara’dan büyük tepkiyle karşılandı.

    İSRAİL: “İRANLI AJANLAR KKTC’Yİ İSRAİLLİLER VE YAHUDİ HEDEFLER İÇİN BİR SALDIRI ALANI OLARAK KULLANIYOR”

    İstihbarat örgütlerinin savaşıyla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. İngiliz haber ajansı Reuters’ın “son dakika” ibaresiyle aktardığı haberde, İsrailli yetkililer Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Yahudilere ve İsraillilere yönelik suikast girişiminin olduğunu iddia etti.

    Açıklamada, “İranlı ajanlar, Kuzey Kıbrıs’ı İsrailliler ve Yahudi hedefler için bir saldırı alanı olarak kullanıyor” denildi.

    “RAHATSIZLIK DUYDU”

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yapılan açıklamada, İsrail istihbarat servisi Mossad’ın KKTC’de İran’ın bölgedeki Yahudilere yönelik bir suikast girişiminde bulunduğunu fark ettiğini ve engellediği iddia edildi. Açıklamada, bu tür olayların 7 Ekim’den beri giderek arttığı kaydedildi.

    Açıklamada İsrail’in, İran’ın Türkiye’nin kontrolündeki KKTC’yi “hem terörizm hedefleri için hem de operasyon ve geçiş alanı olarak” kullanmasından “rahatsızlık duyduğu” belirtildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kıbrıs’ta öldürülmüştü: Halil Falyalı davasında müebbet hapis talebi

    Kıbrıs’ta öldürülmüştü: Halil Falyalı davasında müebbet hapis talebi



    Yasa dışı bahis baronu Halil Falyalı ve şoförü Murat Demirtaş’ın Kıbrıs’ta öldürülmesine ilişkin İstanbul 36’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez’in iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 12’şar yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi. Mütalaaya karşı savunma yapan avukatlar, mütalaaya katılmadıklarını, ortada bir suç örgütü olmadığını savundu.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre Halil Falyalı, kendisine suikast düzenleneceğini öğrendi. Bunun üzerine çalışanları Falyalı hakkında şikayetçi oldu. Falyalı da kendisi hakkında şikayetçi oldu. Bu şikayetler üzerinde 14 Ağustos 2021’de karakola giden Falyalı, Kıbrıs’ta ‘adam kaçırma, darp ve zorla alı koyma’ suçlamalarıyla tutuklandı. Falyalı’ya suikast düzenleyen ekibin tekrar Türkiye’ye dönmesinin ardından Falyalı iki ay sonra, 17 Aralık 2021’de tahliye edildi. Ancak tahliyesinden iki ay sonra bu kez pusuya düşürüldü. Saldırıda Falyalı ve şoförü öldürüldü.

    ‘SUÇ ÖRGÜTÜ YÖNÜNDE SOMUT DELİLLER ELDE EDİLDİ’

    Gazete Duvar’dan Ferhat Yaşar’ın haberine göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkındaki mütalaasında, şunlara yer verildi: “8 Şubat 2022 günü saat 18.45 sıralarında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne şehrinin Çatalköy mevkiinde bulunan 20 Temmuz Caddesi üzerinde, Halil Falyalı ve Murat Demirtaş isimli şahısların uzun namlulu ateşli silahlarla saldırıya uğradığı, Murat Demirtaş isimli şahsın olay yerinde, Halil Falyalı isimli şahsın ise kaldırıldığı Yakın Doğu Üniversite Hastanesinde hayatını kaybetti. Olayla ilgili olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Polis Genel Müdürlüğü güvenlik güçlerince yapılan ilk çalışmalarda Mustafa Söylemez, Yusuf Güneş, Ahmet Naim Memiş, Gürsel Erkaya, Abdürrahim Çelik adlı şahısların saldırı ile bağlantılarının olduğu ve haklarında ilgili mahkemeden karar temin edildiği bilgilerinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile paylaşıldı. Mehmet Faysal Söylemez, Mustafa Söylemez, Abdurrahim Çelik, Cengiz Şener, Ender Yıldız ve Metin hakkında suç örgütü yapılanması içerisinde bu eylemi gerçekleştirdikleri yönünde somut deliller elde edildiği, bu eylemin sebebi, örgütün diğer üyeleri ve olası azmettiricilerle ilgili soruşturma işlemleri ve araştırmaların devam ediyor.”

    DURUŞMA ERTELENDİ

    Bugün İstanbul 36’ıncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, sanık avukatları iddia makamının mütalaasına karşı savunma yaptı. Savcının hazırladığı mütalaaya katılmadıklarını belirten avukatlar, “Ortada bir örgüt yok. Örgütsel hiyerarşi ve iletişim de yok” dedi.

    Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Abdurrahim Çelik, Cengiz Şener, Ender Yıldız, Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez’in tutuklu hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 8 Aralık Cuma günü saat 09.30’a erteledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Blinken, GKRY’ye, sürpriz ziyaret gerçekleştirdi; Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı ile uçağında görüştü

    Blinken, GKRY’ye, sürpriz ziyaret gerçekleştirdi; Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı ile uçağında görüştü



    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ne (GKRY) daha önce duyurulmayan bir ziyaret gerçekleştirdi. Blinken, bu sabah saatlerinde Batı Şeria’nın Ramallah kentine de habersiz bir ziyaret gerçekleştirerek Filistin Yönetimi Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüştü. ABD Dışişleri Bakanı’nın Türkiye’ye de iki günlük bir ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor.

    CBS News, Blinken’in ziyareti sırasında Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve Dışişleri Bakanı Constantinos Kombos ile bir araya geldiğini bildirdi. Blinken, Hristodulidis ve Kombos; Blinken’in uçağında bir toplantı gerçekleştirdi.

    ABD Dışişleri Bakanı Blinken, bu sabah saatlerinde daha önce duyurulmadığı halde Filistin Yönetimi’nin fiili başkenti Ramallah’ta Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile bir araya gelmişti. Görüşme, Blinken’ın savaşın başlamasından bu yana Abbas’la yaptığı ikinci görüşmeydi ancak Dışişleri Bakanı ilk kez Batı Şeria’ya gitti.

    Blinken, İsrail-Hamas savaşının başladığı 7 Ekim’den bu yana üç kez İsrail’e gitti. Blinken’ın uçağı, 3 Kasım sabahı Tel Aviv’e indi. Blinken, ziyareti kapsamında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile görüştü. Dışişleri Bakanı ayrıca İsrail’de savaş kabinesinin toplantısına da katıldı.

    ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Amman ve Mısır’da da temaslar gerçekleştirdi.

    MILLER’DAN GÖRÜİMEYE İLİŞKİN AÇIKLAMA

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller ise gazetecilere yaptığı açıklamada, Abbas’a görüşen Blinken’ın “güvenlik gerekçeleriyle”ziyareti tamamlanıncaya kadar herhangi bir detay paylaşılmadığını söyledi.

    Blinken’ın görüşmede ABD’nin Gazze’ye insani yardım akışına taahhüdünü yinelediğini kaydeden Miller, “Filistinlilerin zorla yerinden edilemeyeceğini net bir dille belirttiğini”, aynı zamanda bölgede Filistinlilere yönelik “aşırıcı şiddetin durdurulması ve sorumlularından hesap sorulmasının” önemine dikkati çektiğini söyledi.

    ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Miller, Blinken’ın “ABD’nin, Filistinlilerin bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik meşru isteklerinin gerçekleştirilmesi için çalışmaya olan kararlılığını” dile getirdiğini söyledi.

    TÜRKİYE’YE GELECEĞİ DUYRULMUŞTU

    Washington, mevcut olarak bir Orta Doğu turunda bulunan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın 6 Kasım’da Türkiye’yi ziyaret edeceğini açıkladı. Blinken, ziyareti kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Ankara’da görüşecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***