Etiket: kaçak göçmen

  • AB’den ‘Göçmenlere karşı Avrupa’nın sınır bekçisi olmayacağız’ diyen Tunus’a mali yardım

    AB’den ‘Göçmenlere karşı Avrupa’nın sınır bekçisi olmayacağız’ diyen Tunus’a mali yardım


    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Göçmenlere karşı Avrupa’nın sınır bekçisi olmayacağız” diyen Tunus’un göç kriziyle başa çıkmasına yardımcı olmak amacıyla 1 milyar euronun üzerinde yardım yapmayı düşündüklerini söyledi

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Tunus’un göç kriziyle başa çıkmasına yardımcı olmak amacıyla 1 milyar euronun üzerinde yardım yapmayı düşündüklerini söyledi. 

    Açıklama, ekonomisi krizdeki Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in sadece bir gün önce ülkesinin göç meselesinde Avrupa için bir sınır muhafızı olmayı kabul etmeyeceğini dile getirmesinin ardından geldi. 

    Tunus’ta konuşan Von der Leyen, detay vermeden 900 milyon euroluk makro-finansal yardımın yanı sıra 150 milyon euroluk acil bütçe desteğinin “gerekli anlaşma sağlanır sağlanmaz” hazır olabileceğini söyledi.

    Tunus’a sınır yönetiminde 100 milyon euro yardım

    Leyen ayırca AB’nin bu yıl Tunus’a sınır yönetimi, arama ve kurtarma, kaçakçılıkla mücadele operasyonları ve “insan haklarına saygı temelinde” geri dönüşler için 100 milyon euro sağlayacağını sözlerine ekledi. 

    Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in, Tunus’un kredilerde temerrüde düşme olasılığının altını çizmesi sonrası Avrupalı liderler, özellikle Tunus’tan olmak üzere Akdeniz ötesi göçte büyük bir artışın olmasından endişe ediyordu. 

    Tunus ziyaretinde Von der Leyen’e Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve ülkesi Tunus’tan Akdeniz’i geçen göçmenlerin ana varış noktası olan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni eşlik etti.

    Meloni de IMF’ye Tunus’a kredi koşullarını gevşetmesi için baskı yapmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tunus Cumhurbaşkanı Said: Göçmenlere karşı Avrupa’nın sınır bekçisi olmayacağız

    Tunus Cumhurbaşkanı Said: Göçmenlere karşı Avrupa’nın sınır bekçisi olmayacağız


    Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, ülkesinin göç meselesinde Avrupa için bir sınır muhafızı olmayı kabul etmeyeceğini söyledi

    Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, ülkesinin Avrupa için bir sınır muhafızı olmayı kabul etmeyeceğini söyledi.

    Özellikle İtalya’ya geçmeye çalışan göçmenlerin ana çıkış noktası olan liman kenti Sfax’ta konuşan Cumhurbaşkanı, “Çözüm Tunus’un zararına olmayacak. Onların ülkelerine bekçilik yapamayız” ifadelerini kullandı.

    Söz konusu açıklama, Akdeniz’i geçen göçmen sayısından endişe duyan Avrupalı liderlerin ziyaretinden sadece bir gün önce geldi.

    İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Tunus’un kamu maliyesinde bir krizle karşı karşıya olduğunu belirterek, bugün Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yapacakları ziyarette yardım teklifinde bulunacaklarını belirtmişti.

    Tunus’taki ekonomik krizin Avrupa’ya göçü artırması endişesi

    Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, geçtiğimiz cuma günü Tunus’un borçlarını “önemsiz” seviyeye indirerek, kredilerde temerrüde düşme olasılığının altını çizdi.

    Avrupa ülkeleri bu durumun, bu yıl özellikle Tunus’tan olmak üzere Akdeniz ötesi göçte büyük bir artışa neden olmasından endişe ediyor. 

    Ancak IMF kurtarma paketi, Said’in kredilerin kilidini açmak için gereken ekonomik reformları reddetmesi nedeniyle aylardır durmuş durumda. 

    Said’in Şubat ayında Afrika Birliği’nin “ırkçı” olarak nitelendirdiği bir dil kullanarak Sahra altı göçmenlere yönelik bir baskı ilan etmesinin ardından Akdeniz’den geçişler artmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İtalyan özel kuvvetleri, kaçak göçmenlerin alıkoyduğu Türk gemisini kurtardı

    İtalyan özel kuvvetleri, kaçak göçmenlerin alıkoyduğu Türk gemisini kurtardı


    İtalyan özel kuvvetleri, kaçak göçmenlerin alıkoyduğu Türk gemisini kurtardı

    Türkiye’den Fransa’ya giden Türk kargo gemisini alıkoyan kaçak göçmenler, İtalyan özel kuvvetlerinin operasyonuyla yakalandı.

    İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto yaptığı açıklamada, “Gemi korsanları yakalandı. Her şey iyi şekilde bitti. San Marco birliğinin mensuplarını, polisleri, mali polisleri harika bir işbirliği içinde yürüttükleri operasyondan ötürü tebrik ediyorum. Tebrikler.” ifadesini kullandı.

    Ayrıca göçmenlerin operasyon sonrası Napoli Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldükleri aktarıldı.

    Kesici aletlerle tehdit ettiler

    Yalova’dan Fransa’nın Sete limanına seyretmekte olan Türk bandıralı GALATA SEAWAYS adlı gemi, Türk makamlarına yaptıkları ihbarda yaklaşık 15 kaçak şahsın bıçak gibi kesici aletlerle gemi mürettebatını tehdit ettiğini bildirmişti. 

    Gemide bulunan 2’si kadın 15 kaçak arasında Suriye, Afganistan ve Irak uyrukluların olduğu söylendi. 

    Bu arada, olayla ilgili Napoli Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma açtı. Olayın baştan sona nasıl gerçekleştiğini aydınlatmaya çalışan savcıların, gemi kaçırma olayına karışan kaçak göçmenleri tespit etmeye, gerçek niyetlerini ve terörle bağlantıları olup olmadığını ortaya çıkarmaya uğraştığı ifade edildi.

    Ne olmuştu?

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, DFDS Denizcilik ve Taşımacılık AŞ yetkililerinden Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezine (AAKKM) gelen ihbarda, “Yalova’dan Fransa’nın Sete limanına seyretmekte olan Türk bayraklı GALATA SEAWAYS isimli gemide yaklaşık 15 kaçak şahıs tespit edildiği, kaçakların gemi içinde ellerinde muhtemel kesici aletlerle dolaştıklarının kameralarla belirlendiği, gemi personelinin kendilerini yaşam mahalli ve makine dairesine kilitleyerek güvene aldıklarının bildirildiği” aktarılmıştı.

    Gemi kaptanı ve şirket yetkilileriyle yapılan değerlendirme sonucunda AAKKM tarafından MRSC Ajaccio (Fransa) ve MRCC Roma (İtalya) ile irtibata geçildiği, gemi şirketi yetkililerinin talebi ve MRCC Roma’nın onayı doğrultusunda İtalya’nın Napoli limanına doğru geminin seyrine karar verildiğine yer verilen açıklamada, “MRCC Roma tarafından gemi ile ilgili olarak talep edilen Gemi Güvenlik Planı dahil diğer dokümanlar kendilerine gönderilmiştir. Geminin, saat 17.00’de Napoli’ye varması planlanmakta olup, İtalyan emniyet birimlerince gemiye gerekli müdahale için planlama yapılmaktadır. Konu, Bakanlığımız ve ilgili kurumlarımızca takip edilmektedir.” ifadeleri kullanılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB iltica reformu konusunda ‘tarihi’ anlaşmaya vardı

    AB iltica reformu konusunda ‘tarihi’ anlaşmaya vardı


    Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser konunun önemine vurgu yaparak “Bunlar masanın etrafındaki herkes için kolay kararlar değil, ancak tarihi kararlar” dedi.

    Avrupa Birliği (AB), özellikle İtalya ve Yunanistan’ın itiraz ettiği ortak göç ve iltica kuralları üzerinde yıllar süren tıkanmanın ardından anlaşmaya vardı.

    AB Dönem Başkanı İsveç’in Göç Bakanı Maria Malmer Stenergard, “Bugün, uzun yıllar süren müzakerelerin ardından tarihi bir adım attık.” dedi. Bakanların AB’nin iltica sistemi reformunun iki ana ayağında anlaşmaya vardıklarını ifade eden Stenergard, üye ülkeler arasında sığınmacıların dağıtımı için “sorumluluk” ile “dayanışma” arasında iyi bir denge kurulduğunu söyledi.

    Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser de konunun önemine vurgu yaparak “Bunlar masanın etrafındaki herkes için kolay kararlar değil, ancak tarihi kararlar” dedi.

    Bu yeşil ışık, reformun Haziran 2024’te yapılacak Avrupa seçimlerinden önce kabul edilmesi amacıyla Avrupa Parlamentosu ile yapılacak görüşmelerin önünü açıyor.

    Ülkeler hangi dayanışma mekanizmaları arasında seçim yapabilecek?

    Stenergard, “Kurduğumuz zorunlu dayanışma mekanizması, göç baskısına en çok maruz kalan üye ülkelere destek sağlayacak. Üye ülkeler, farklı dayanışma katkıları arasında seçim yapma olanağına sahip olacak.” diye konuştu.

    İsveçli Bakan bu katkıları şöyle sıraladı: 

    • Sığınmacıları kabul etmeyen üye ülkeler her kişi başına, ev sahipliği yapan ülkelere 20 bin euro ödeyecek

    • Yılda ilk etapta en fazla 30 bin sığınmacı kabul edilecek

    • Bir sığınmacının başvurusunun değerlendirilmesi için üst sınır 6 ay olacak

    • 20 bin euroluk katkılar Komisyon tarafından yönetilen ve göç yönetimiyle bağlantılı projeleri finanse etmeyi amaçlayan bir fona ödenecek. Ardından ev sahibi ülkeye aktarılacak.

    • Güvenli ülke kavramına üye ülkelerin kendi değerlendirmeleri neticesinde karar verilecek.

    • Sığınma başvurusu yapanların aile fertlerinin bulunup bulunmadığı veya kendisinin o ülkede yerleşmiş olup olmadığı gibi faktörler dikkate alınacak.

    • Sınır prosedürleri, kabul alma oranları düşük kişiler tarafından dış sınırda yapılan sığınma taleplerinin hızlı bir şekilde değerlendirilmesini sağlayacak. Böylece, nitelikli olmayanların hızla geri gönderilmesine yardımcı olunacak ve sığınma sisteminin suistimali önlenecek. 

    • İstatistiksel olarak mülteci statüsü kazanma şansı en az olan göçmenlerin sığınma başvurularının incelenmesi için sınırlarda bulunan merkezlerde en fazla 12 hafta süreyle hızlandırılmış bir prosedür uygulama yükümlülüğü getirilecek.

    • Uluslararası koruma için uygun olmayan sığınmacıların sayısı azaltılacak

    İsveçli Bakan, yalnızca Polonya ve Macaristan’ın anlaşmaya karşı çıktığını, Bulgaristan, Malta, Litvanya ve Slovakya’nın ise çekimser kaldığını ifade etti. 

    Tüm üye ülkeler için geçerli olacak

    Daha önce aralarında İtalya ve Yunanistan’ın da bulunduğu yaklaşık on üye devlet masadaki önerilere karşı olduklarını ya da çekincelerini dile getirmişlerdi. Bunun üzerine, başta göçmenlerin AB’ye ulaştığı Akdeniz ülkeleri olmak üzere, mümkün olduğunca çok sayıda üye desteğini kazanmak amacıyla yeni bir uzlaşma mevzuatı hazırlandı.

    AB Komisyonunun içişlerinden sorumlu üyesi Ylva Johansson da yeni mevzuatın yürürlüğe girdikten sonra tüm üye devletler için geçerli olacağına işaret ederek, “Günün sonunda, mevzuatın uygulanmasını sağlayacak, anlaşmanın koruyucusu olan kurum, Komisyon’dur. Ancak bugün Konsey’de, uygulamanın sorunsuz ve etkili bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak için bazı özel eylemler de oluşturuldu.” diye konuştu.

    İtalyan İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ise “tüm önerilerinin” kabul edilmiş olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek “İtalya ve ilk giriş yapan tüm üye devletlerin düzensiz göçmenleri kendi topraklarında tutmak için para ödeyeceği varsayımını ortadan kaldırdık. İtalya, Avrupa adına göçmenlerin kabul merkezi olmayacak” açıklamasında bulundu.

    2022, “AB’nin göç krizinden bu yana görülmemiş düzeyde düzensiz göç aldığı yıl” olarak kayıtlara geçmişti. AB’ye 2022’de bir önceki yıla göre yüzde 64’lük artışa karşılık gelen 330 bin düzensiz giriş yapılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meksika’dan ABD’ye kaçak geçen Türk vatandaşların sayısı 1 yılda 3 katına çıktı

    Meksika’dan ABD’ye kaçak geçen Türk vatandaşların sayısı 1 yılda 3 katına çıktı


    Meksika’nın Türk vatandaşlarının ülkeye girişlerine getirdiği kısıtlamalara rağmen bu ülke üzerinden ABD’ye kaçak yollardan geçenlerin sayısında rekor artış yaşanıyor. 2021’de Meksika’dan ABD’ye 7 bin Türk vatandaşı geçerken bu sayı 2022’de 22 bine ulaştı. 2022 yılında ABD’ye kaçak yollarla gelen bin kişiden 7’si Türk vatandaşı. 

    Yurtdışında yaşamak isteyen Türk vatandaşlarının sayısı son yıllarda giderek artıyor. Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD ve Kanada en çok hayali kurulan ülkelerin başında geliyor. Ancak Schengen ve ABD vizesi almak hiç de kolay değil. Vize ret oranları oldukça yükseldi. Binlerce vatandaş çareyi kaçak yollardan bu ülkeye gitmekte buluyor. Son dönemde Meksika üzerinden ABD’ye giriş en önemli rotalardan birisi.

    Meksika’ya uçakla gidenler e-vize alabiliyor

    Turizm, iş, eğitim, gazetecilik veya transit geçiş gibi nedenlerle Meksika’ya seyahat edecek Türk vatandaşları havayoluyla seyahat etmek şartıyla kolayca e-vize alabiliyor. Ancak son dönemde e-vize almalarına rağmen ülkeye sokulmayan Türk vatandaşları da var. Meksikalı yetkililer gelen Türk vatandaşlarının pasaportlarını sıkı sıkı inceliyor. İlk kez yurtdışına çıkanların ülkeye giriş şansı daha düşük. Ancak daha önce Schengen başta olmak üzere Batılı ülkelerden bir vize alanların ülkeye giriş şansı çok daha yüksek. Havalimanında pasaport kontrolündeki sınır polisinin ülkenize geri döneceğinize inanması gerekiyor.

    ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza Teşkilatı’nın (CBP) yayımladığı verilere göre ülkeye giren düzensiz göçmenler arasında Türk vatandaşlarının sayısı da artıyor. Meksika üzerinden ABD’ye geçen Türklerin sayısı 2021 yılının tamamında 6 bin 945 iken bu sayı 2022’de 21 bin 968’e kadar yükseldi. Bu da yüzde 2016 artış demek.

    CBP verilerine göre 2019’da Ekim-Aralık aylarını kapsayan 3 aylık dönemde 636 Türk vatandaşı ABD’ye kaçak yollardan girdi. Bu sayı 2020’nin tamamında 4 bin 447 kişi oldu. Düzensiz Türk göçmenlerin sayısı 2021’de 6 bin 945’e çıktı. Resmi rakamlara göre 2022’nin tamamında ise bu sayı 21 bin 698 oldu.

    Bin kaçaktan 7’si Türk vatandaşı

    ABD’ye 2022 yılında 3 milyon 58 bin kişi kaçak yollarla girdi. Buna göre 2022’de ABD’ye kaçak yolla geçen her bin kişiden 7’si Türk vatandaşı. 2021’in tamamında ise bu sayı 2 milyon 275 bin 932 olmuştu.

    Meksika kaçak göçmenlerin en önemli rotası. Türk Dışişleri Bakanlığına göre hususi, hizmet ve umuma mahsus pasaport sahibi Türk vatandaşları vizeye tabi. Diplomatik pasaportlar ise vizeden muaf.

    Ancak 30 güne kadarki seyahatler için harç ödemeden internet üzerinden e-vize almak kolay. Dışişleri Bakanlığı sitesinde, “Turizm, iş, eğitim, gazetecilik veya transit geçiş gibi nedenlerle Meksika’ya seyahat edecek vatandaşlarımız, havayoluyla seyahat etmek kaydıyla, 30 gün süreyle geçerli tek girişli e-vizelerini internet sitesinden harçsız olarak alabilmektedirler” ifadesi yer alıyor.

    Öte yandan, CBP sitesinde veriler aylık olarak yer alırken yıllık toplamda ise mali yıl gösteriliyor. Mali yıl ekim ayında başlayıp eylül ayında sona eriyor. Bu haberdeki yıllık toplamlar Ocak-Aralık ayını içeren takvim yılını gösteriyor.

    ABD’nin kullandığı mali yıl olarak bakıldığında 2020’de 2 bin 580, 2021’de 4 bin 989 ve 2022’de 19 bin 470 Türk vatandaşı kaçak yollardan ABD’ye geçti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TIR dorsesinde 39 göçmenin boğulmasına yol açan insan tacirine 15 yıl hapis

    TIR dorsesinde 39 göçmenin boğulmasına yol açan insan tacirine 15 yıl hapis


    Belçika mahkemesi, iki yıl önce bir kamyonda 39 göçmenin ölü bulunmasından sorumlu insan taciri çetenin Vietnamlı liderine 15 yıl hapis cezası verdi.

    Bruges kentinde görülen davada yargılanan çete üyeleri 1 yıldan 10 yıla değişen sürelerde hapis cezalarına çarptırıldı. Mahkeme, çetenin Vietnamlı lideri Vo Van Hong için ise 15 yıl hapis cezasına hükmetti.

    Vietnamlı insan kaçakçısına ayrıca 920 bin euro para cezası verildi, 2,3 milyon euroluk mal varlığına da el koyuldu. Çetenin diğer üyeleri de yüz binlerce euroluk para cezalarına çarptırıldı.

    İngiltere’de 2019’da TIR konteynerinde aralarında 15 yaşında bir çocuğun da olduğu 39 kişinin cesedi bulunmuştu. Ölenlerin Vietnam uyruklu olduğu ve Belçika üzerinden İngiltere’ye kaçak yollarla getirildikleri belirlenmişti.

    İngiltere’de 4 kişiye hapis cezası

    İngiltere’de, TIR dorsesinde ölü bulunan 39 Vietnamlı göçmenle ilgili görülen davada 4 sanığa 13 ile 27 yıl arasında değişen hapis cezaları verilmişti.

    Olayın baş sanıkları, 41 yaşındaki Kuzey İrlandalı Ronan Hughes ve 43 yaşındaki Romanya vatandaşı Gheorghe Nica, adam öldürme ve insan kaçakçılığından suçlu bulundu. Suçunu itiraf eden Hughes 20, diğer sanık Nika ise 27 yıl hapse çarptırıldı.

    Olayla ilgili soruşturma kapsamında Belçika ve Fransa’da 26 kişi tutuklanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunanistan açıklarında göçmen yüklü tekne battı: 1 kişi öldü, 12 kişi kurtarıldı

    Yunanistan açıklarında göçmen yüklü tekne battı: 1 kişi öldü, 12 kişi kurtarıldı


    Yunanistan’ın Folegandros Adası yakınlarında yaşanan tekne kazasında bir kişinin öldüğü, onlarca kişinin kayıp olduğu bildirildi. Göçmen dolu teknenin batması sonucu meydana gelen kazada 12 kişinin kurtarıldığı açıklandı.

    Kiklad Adalar takımının güney batısındaki Folegandros’un göçmen kaçakçılarının kullandığı olağan güzergahlardan biri olmaması dikkat çekti.

    Bölgede yürütülen arama-kurtarma operasyonuna Yunan Sahil Güvenlik ekiplerine ait dört bot, donanmaya ait iki helikopter, hava kuvvetlerine ait bir kargo uçağının yanı sıra bölgede seyir halindeki beş gemi ve üç özel teknenin katıldığı belirtildi.

    Kurtarılan 12 kişinin büyük tekneye bağlı bir şişme bota binmiş halde bulunduğu ve yalnızca iki kişinin can kurtarma yeleği giymiş olduğu kaydedildi.

    Kurtarılan yolcular yetkililere teknenin motorunda meydana geldiği ve daha sonra battığı bilgisini verdi. Ancak teknede toplam kaç yolcu bulunduğuna dair bilgiler net değil. Kurtarılanların bir kısmı toplam yolcu sayısını 32, bir kısmı ise 50 olarak bildirdi.

    Ölen ya da kurtarılan göçmenlerin kimliği ve uyruğuna dair bilgiler de henüz netleşmedi.

    Asya, Ortadoğu ve Afrika’dan Avrupa Birliği’ne varmak isteyen göçmenlerin ilk ulaşmaya çalıştığı ülkelerden olan Yunanistan’ın son dönemde denizde tespit ettiği göçmenleri Türkiye’ye geri itmesi sebebiyle, göçmenler son dönemde daha az bilinen, daha uzun ve zorlu güzergahlardan ülkeye ulaşmaya çalışıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’den Avrupa’ya geçişte yeni yöntem: Lüks teknelerle insan kaçakçılığı

    Türkiye’den Avrupa’ya geçişte yeni yöntem: Lüks teknelerle insan kaçakçılığı


    İtalyan yetkililer, Türkiye’den hareketle İtalya’nın güneyindeki Kalabriya bölgesine daha az bilinen bir kaçakçılık rotasını kullanarak geçen göçmen sayısında keskin bir artış görüldüğünü belirtiyor.

    Yetkililere yakalanmamak için yelkenli tekneler kullanan varlıklı Afganlar, Iraklılar, Kürtler ve İranlılar, aileleriyle birlikte Türkiye’den İtalya’ya geçiş için hayli yüksek meblağ ödüyor.

    Müfettişler, kaçakçıların genellikle İtalyan Ndrangheta mafyası klanları ve Türk kaçakçılarla iş birliği içindeki Ukraynalılar olduğunu belirtiyor.

    Yardım görevlilerinin lüks görünümü nedeniyle ‘birinci sınıf’ geçiş olarak tanımladığı rotayı kullanan lüks tekneler, hava veya sahil güvenlik devriyelerinden kaçarken güvertenin altına sıkışan 100 kadar göçmen taşıyor.

    Afganistanlı hesap denetçisi Hamid (28) ve üniversite öğrencisi eşi Zekiye (24), Taliban’ın 15 Ağustos’ta yönetimi ele geçirmesinin ardından Kabil’den kaçmaya karar vermiş.

    Hamid’in avukat olan kız kardeşi Tuba, doktor eşi ve Tuba’nın 3 çocuğuyla birlikte ülkeden ayrılmışlar.

    İran, Türkiye ve Akdeniz’i geçerek İtalya’ya uzanan iki aylık yolculuğun ardından, 10 Kasım’da Kalabriya’da yelkenlilerinden indiler.

    Aç, susuz kalmışlar ama hala hayattaydılar ve Avrupa’da oldukları için rahatlamışlardı.

    Son yıllarda yüz binlerce göçmen Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya ulaşmak için Akdeniz’i aşarken, Kalabriya rotası pek ilgi gösterilen bir ‘yol’ değildi.

    Bu rotadaki göçmenler daha eğitimli, daha fazla para ödeme ve aile olarak seyahat etme eğilimindeki kişiler olarak değerlendiriliyor.

    Göçmenlerin ulaşmasından sonra yelkenliler, kıyıya terk ediliyor.

    Bölge halkı bu teknelere ‘hayalet gemi’ diyor zira yelkenliler fark edilmeden içeri doğru giriyor ve bir süre sahilde ‘mahsur’ kalıyor, ardından da insanlardan oluşan ‘kargo’ teslim alınıyor.

    Kıyıdan çok da uzak olmayan geçici bir bekleme merkezinde yolculukları hakkında bilgi veren Hamid, Taliban’ın ele geçirmesinden kısa bir süre sonra Kabil’den kaçtıklarını, İran üzerinden Türkiye’ye seyahat ettiklerini anlattı.

    Türkiye’den Kalabriya’ya yolculuk için kişi başına 8 bin 500 euro (9 bin 600 dolar) ve her çocuk başına da 4 bin euro (4 bin 500 dolar) ödemişler.

    Kaçakçılara toplam 46 bin euro (52 bin dolar) ödeme yapan aile, İsveç’te yaşayan akrabalarından maddi yardım aldıklarını belirtiyor.

    Aile, güvertenin altındaki 100’den fazla kişinin bulunduğu kalabalığa katıldıktan sonra uzun ve zorlu yolu tamamlayabildi.

    Azalan yiyecek ve su stokuyla bir hafta boyunca dalgaların ortasında kalmışlar.

    Yolculuğun son iki gününde içecek su kalmadığından susuzluklarını gidermek için deniz suyuna şeker katıp içmişler.

    Güvertenin üstünde ise Ukraynaca veya Rusça konuşan maskeli iki kişi bulunuyormuş.

    Kalabriya kıyılarında yelkenli durmuş.

    Göçmenler, güverteye çıkınca maskeli adamların başka bir gemiyle ayrıldığını görmüş.

    Dalgalar yelkenliyi uzun, boş bir kumsala doğru itmiş.

    Şimdilerde göçmenlerin sıklıkla kullandığı merkez haline gelen Kalabriya kıyısındaki, Roccella Jonica kasabasının Belediye Başkanı Vittorio Zito, kaçakçıların nasıl çalıştıklarıyla ilgili sağlam bir fikir sahibi olacak kadar yelkenli gördüğünü söylüyor.

    Zito’ya göre yelkenlilerin yolunu kesmek zor çünkü hava devriyelerine bile normal eğlence teknesi gibi görünüyor.

    Hamid ve Zekiye’yi İtalya’ya taşıyan “Passion Dalaware” isimli teknede de plastik bir Amerikan bayrağı dalgalanıyormuş.

    Zito, kaçakçıların her yolculukta yaklaşık 500 bin euro kazanabileceğini söylüyor.

    Son zamanlarda terk edilen tekne sayısı o kadar çok artmış ki, sahil adeta tekne mezarlığı haline gelmiş.

    BM mülteci ajansına göre, bu yıl kasım ayı ortasına kadar Kalabriya’ya 9 bin 687 göçmen ve mülteci ulaştı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre neredeyse dört kat daha fazla.

    Mülteci sayısındaki artış, savcıları da harekete geçirdi.

    Şimdi, Kalabriya’daki mafya klanları ile diğer suç grupları arasındaki ilişki araştırılıyor.

    İtalyan polisi, yasa dışı göçe yardım ve yataklık etmekle suçlanan Ukraynalı bazı kaçakçıları gözaltına aldı.

    Soruşturmanın başında bulunan Reggio Kalabriya Başsavcısı Giovanni Bombardieri, ekibinin Kalabriya merkezli ‘Ndrangheta mafyasının olası müdahalesini araştırdığını söyledi.

    Bu arada Hamid ve ailesinin serüveni henüz bitmiş değil.

    Önce iki hafta karantinada kalacaklar. Ardından ya İtalya’dan sığınma talep edecek ya da İsveç’teki akrabalarına ulaşma umuduyla için yeni bir yolculuğa başlamaları gerekecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çoğunluğu Irak kökenli göçmenler nedeniyle Polonya ile Belarus arasında gerginlik

    Çoğunluğu Irak kökenli göçmenler nedeniyle Polonya ile Belarus arasında gerginlik


    Avrupa’da değişik ülkelerde yaşamak için çok sayıda düzensiz göçmenin Belarus üzerinden Avrupa Birliği (AB) sınırına geçmek istemesi Belarus ile Polonya sınırında tansiyonu yükseltti.

    Belarus’ta yaz aylarından bu yana AB’ye süren düzensiz göç hareketlerinden en büyüğü Polonya’ya sınırı olan Grodno şehrinde gerçekleşti.

    Sosyal medyada görüntüleri yayılan, çoğunluğunun Irak kökenli olduğu belirtilen, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 2 bin düzensiz göçmen, ellerinde valiz ve çantalarıyla sabah saatlerinde Bruzgi sınır noktasına doğru ilerlemeye başladı.

    Sosyal medya üzerinden organize olduğu ifade edilen göçmenlerin bir kısmı hiçbir müdahaleye maruz kalmadan Belarus sınır noktasını geçti. Göçmenlerin bir kısmı da sınır boylarındaki ormanlık alana doğru ilerledi.

    Polonya Savunma Bakanlığı, göçmenlerin Kuznetskiy sınır noktasından biraz uzakta bulunan Belarus sınırları içerisinde olduğunu duyurdu.

    Geniş güvenlik önlemi alan Polonya tarafından, sınırdaki telleri aşmak isteyen göçmenlere yönelik göz yaşartıcı gaz kullanıldığı ve bölgede helikopter uçurulduğu görüntülere yansıdı.

    Sosyal medyada göçmenlerin Polonya değil, Almanya’ya gitmek istediklerine dair açıklamalar yer aldı.

    Polonyalı yetkililer, göçmenlerin ülkeye geçişine izin vermediklerini, giriş yapabilenleri de Belarus’a geri göndereceklerini duyurdu.

    Belarus ve Polonya birbirlerini suçluyor

    Belarus Devlet Sınır Komitesi Sözcüsü Anton Bıçkovskiy, düzensiz göçmenlerin, Polonya’nın kendilerini zorla geri göndermesine karşılık kalabalık bir şekilde organize olduğunu vurgulayarak, “Polonya tarafının mültecilere karşı fiziksel güç ve özel ekipman kullanımını haklı çıkarmaya yönelik provokatif eylemlerini göz ardı etmiyoruz.” dedi.

    Polonya Dışişleri Bakan Yardımcısı Piotr Warwrzyk da Polonya-Belarus sınırındaki durumun ağırlaşabileceğine dikkat çekerek, Belarus makamlarının sınırdaki durumu tırmandırmaya çalıştığını savundu.

    Belarus: Sınırdaki gerginlik devam ediyor

    Öte yandan Belarus-Polonya sınırında yaşananlara ilişkin Belarus Devlet Sınır Komitesi’nden yapılan açıklamada, gerginliğin devam ettiği belirtildi.

    Aralarında önemli sayıda kadın ve çocukların da bulunduğu 2 binden fazla göçmenin Polonya sınırı boyunca bariyerlerin önünde bulunduğu belirtilen açıklamada, bu kişilerin kendi ifadeleriyle Belarus’ta yaşamak istemedikleri, rotalarının nihai hedefinin koruması altına girmek istedikleri AB ülkeleri olduğu kaydedildi.

    Açıklamada, göçmenlerin, hayatları tehlikede olduğu gerekçesiyle ülkelerini terk ettiklerini Polonya tarafına bildirmeye çalıştığı ifade edilerek, “Mültecilerin saldırgan eylemleri olmamasına rağmen Polonya güvenlik güçleri, durumu anlamaya çalışmak yerine psikolojik baskı kullanmak için hava araçları kullandı, ayrıca koruma arayan kişilere de göz yaşartıcı gaz kullanıldı.” denildi.

    Açıklamada ayrıca, mültecilerin daha kararlı eylemlere geçtiği ve Polonya sınır bariyerlerini yıkmaya başladıkları kaydedildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransız rahip göçmenlere kötü muameleye karşı açlık grevine girdi

    Fransız rahip göçmenlere kötü muameleye karşı açlık grevine girdi


    Fransa’nın Manş Denizi’ne kıyı şehri Calais’de bir rahip ve iki aktivist kış yaklaşırken bölgedeki göçmen kampların dağıtılmaması için açlık grevine başladı.

    Protestocular ayrıca göçmenlere karşı muameleler konusunda devletle diyalog kapısı açılmasını istiyor.

    Göçmenlere karşı davranışlarda açık bir sertleşme olduğunu belirten Pas-de-Calais Katolik Yardım Vakfı rahibi Philippe Demeestere, bu nedenle Saint-Pierre kilisesinde açlık grevine başladıklarını vurguladı.

    72 yaşındaki Cizvit rahip her gün bölgedeki göçmenlere bir şekilde şiddet uygulandığına, kişisel eşyalarına el konduğuna ve küçük düşürüldüklerine şahit olduklarını belirtti.

    İnsan Hakları Gözetleme Örgütü (HRW) geçtiğimiz günlerde yayınladığı raporunda İngiltereye geçme umuduyla bin 500 civarında göçmenin kamp kurduğu Calais’de yetkililerin sistematik olarak sığınmacıları taciz ettiği bilgisi yer almıştı.

    Açlık grevine katılan Anais isimli aktivist “devletin radikalleşmesine” karşı “radikal ama şiddet içermeyen” bir eylemde bulunmak istediklerini belirtti. Ludovic isimli diğer aktivist ise amaçlarının baskının arttığı bir ortamda tekrar diyalog kapısını açmak olduğun vurguladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***