Etiket: Japonya

  • Japonya’da Khanun Tayfunu: Yaralı sayısı 64’e yükseldi

    Japonya’da Khanun Tayfunu: Yaralı sayısı 64’e yükseldi



    Japonya’nın Okinawa ve Kagoshima eyaletlerinde etkisini sürdüren Khanun Tayfunu, 4. gününde de hayatı olumsuz etkiledi. Tayfunun neden olduğu şiddetli yağış ve rüzgarlar sonucu Kagoshima eyaletinde 13 bin 946,

    Okinawa eyaletinde ise 65 bin 828 kişiye tahliye çağrısı yapıldı. Dün itibariyle 62 olan yaralı sayısı 64’e yükselirken yaklaşık 40 bin hanede elektrik kesintisinin sürdüğü bildirildi. Okinawa eyaletinde meydana gelen ulaşım sorunlarıyla tedarik zincirinde aksamalar yaşanması sonucu birçok markette temel gıda maddelerinin satıldığı raflar boş kaldı. Şiddetli rüzgarlar birçok bölgede ağaçları yerinden söküp araçları devirirken, tarım arazileri ve yapılarda maddi hasar meydana geldi.

    Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), Khanun Tayfunu’nun yerel saat ile 19. 00 itibariyle Okinawa eyaletine bağlı Kume Adası’nın 160 kilometre kuzeybatısında deniz üzerinden doğuya doğru hareket ettiğini açıklarken, tayfunun yarın da şiddetli yağış ve rüzgarlar ile yüksek dalgalara neden olabileceği uyarısı yapıldı. Yerel otoriteler, riskli bölgelerde yaşayan sakinleri muhtemel tahliye uyarılarına karşı hazırlıklı olmaya çağırdı.

    4 GÜNDÜR ETKİSİNİ SÜRDÜRÜYOR

    Geçtiğimiz Salı günü itibariyle Japonya’nın Okinawa eyaletine yaklaşan Khanun Tayfunu geniş kesimlerde şiddetli rüzgarlar ve yağışlara neden olmuş, tayfun nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmişti. Bin 260’ı aşkın uçuşun iptal edilmesine neden olan tayfun nedeniyle yüz binlerce kişiye tahliye çağrısı yapılmıştı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G7 Zirvesi Japonya’da başladı, zirveye Ukrayna lideri Zelensky’nin de bizzat katılması bekleniyor

    G7 Zirvesi Japonya’da başladı, zirveye Ukrayna lideri Zelensky’nin de bizzat katılması bekleniyor


    Japonya’da gözler, ülkenin güneybatısındaki Hiroşima’da 3 gün sürecek G7 Zirvesi’ne çevrildi. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin de zirveye bizzat katılacağı öğrenildi.

    Japonya’nın dönem başkanlığında, ülkenin güneybatısındaki Hiroşima kentinde düzenlenen G7 Zirvesi 2023 başladı. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin de zirveye bizzat katılacağı öğrenildi.

    Japonya’da gözler, ülkenin güneybatısındaki Hiroşima’da 3 gün sürecek G7 Zirvesi’ne çevrildi.

    Japonya Başbakanı Kişida Fumio’nun ev sahipliğindeki zirveye ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Kanada ve İtalya liderleri katılıyor.

    21 Mayıs’a dek sürecek zirveye G7 ülkelerinin yanı sıra Avrupa Birliği (AB), Endonezya, Hindistan, Güney Kore, Avustralya ve Vietnam davetli.

    Ev sahibi Japon Başbakan ile eşi Kişida Yuko, misafir devlet ve hükümet başkanlarını, Hiroşima Barış Anıtı Müzesi önünde karşıladı.

    ABD basınına göre daha önce video konferans yoluyla zirveye katılımı beklenen Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky Hiroşima’daki zirveye bizzat gidecek ancak hangi gün katılacağı açıklanmadı.

    1945’te atılan atom bombası dönemine ait 100 bini aşkın eser ve kalıntıların sergilendiği müze, G7 liderlerinin toplu şekilde ilk ziyaretine sahne oldu.

    Kişida çiftinin eşliğinde, ABD Başkanı Joe Biden ve eşi Jill Biden dahil konuk liderler ve eşleri tarihi müze ile yerleşkeyi gezdi.

    Ziyaret sonrası liderler, yerleşkede, atom bombası kurbanları için inşa edilen anıt mezara yürüdü ve çiçek çelenkleri koydu.

    Biden, 1945’teki atom bombası saldırısı sonrası Hiroşima’ya gelen görevdeki ikinci ABD Başkanı oldu. Barack Obama, 2016’da Hiroşima’yı ziyaret etmişti.

    Küresel siyasi ve ekonomik sorunların çözümünde önemli uluslararası platformlardan biri sayılan G7 Liderler Zirvesi, Grand Prince Hiroshima Hotel’de gerçekleştirilecek.

    ABD, 1945 yılının 6 Ağustos’unda Hiroşima’ya, 9 Ağustos’unda Nagazaki’ye attığı atom bombalarıyla 210 bine yakın kişinin ölümüne sebep olmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Nükleer güçlerle çevrilen Japonya Batılı ülkelerle güvenlik ağı örüyor

    Nükleer güçlerle çevrilen Japonya Batılı ülkelerle güvenlik ağı örüyor


    Japonya Başbakanı Fumio Kişida, Washington’da ABD Başkanı Joe Biden’la görüştü. Öncesinde ise Çin, Kuzey Kore ve Rusya ile mücadelesine katkı sağlayabilecek güvenlik ilişkileri geliştirmek amacıyla Batı ittifakının önemli ülkelerinden İtalya, Fransa, İngiltere ve Kanada’yı ziyaret etti. 

    Peki on yıllar boyunca pasif savunmayı tercih eden Japonya, neden yoğun ve aktif bir savunma ilişkileri ağı örmeye başladı? 

    Zorlu komşuluk

    Haziran ayında dönemin Japonya Savunma Bakanı Nobuo Kishi, ülkesinin uluslararası davranış normlarına uymayı reddeden nükleer silah sahibi ülkeler tarafından kuşatıldığını söylemişti. 

    Moskova’nın Ukrayna işgali sonrası Kişida da, Doğu Asya’daki güvenliği “kırılgan” olarak tanımlamıştı. 

    Japonya’nın tehdit listesinin başında Tayvan ya da hemen yakınlardaki Japon adalarına saldırabileceğinden endişe ettiği Çin yer alıyor. 

    Çin’in askeri faaliyetleri, Rusya ile ortak hava ve deniz tatbikatları dahil Doğu Çin Denizi çevresinde yoğunlaşıyor.

    Aynı zamanda Kuzey Kore, Japon Denizi’ne füzeler fırlatmış ve ekim ayında 2017’den bu yana ilk kez Japonya üzerinden orta menzilli bir füze ateşlemişti. 

    Tek müttefi̇k ABD

    İkinci Dünya Savaşı’ndaki yenilginin ardından savaş durumundan vazgeçen Japonya, son yetmiş yıldır koruma için ABD’ye bel bağlamış durumda.

    ABD ise “ülkeyi savunma” vaadi karşılığında, Doğu Asya’daki askeri varlığını sürdürmesini sağlayan üsler elde etti.

    Japonya 54 bin Amerikan askerine, yüzlerce askeri uçağa ve bir uçak gemisi başta olmak üzere onlarca ABD savaş gemisine ev sahipliği yapıyor.

    Çin’in askeri gücü ekonomisiyle birlikte büyürken, bölgesel güç dengesi de Pekin’in lehine değişiyor. 

    Pekin’in savunma harcamaları yirmi yıl önce Tokyo’yu geride bıraktı şimdilerde ise dört katından daha fazla.

    Japonya, ABD’nin teşvikiyle, aralık ayında İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük askeri planını açıkladı ve beş yıl içinde savunma harcamalarını iki katına çıkararak GSYİH’nin yüzde 2’sine yükseltme taahhüdünde bulundu.

    Buna Çin’deki hedefleri vurabilecek bin kilometreden daha uzun menzilli füzeler için harcanacak para da dahil.

    Ancak Pekin’in askeri kabiliyetini genişletmeye devam etmesi ve daha sofistike silahlar kullanması bekleniyor.

    Yeni müttefikler; İngiltere, Fransa, İtalya, Kanada, Hindistan, Avustralya

    Bu nedenle ve yine Washington’un desteğiyle Japonya, kendini hem askeri hem de diplomatik olarak destekleyecek yeni güvenlik ortakları arıyor.

    Bu çaba şimdilik Avustralya, İngiltere ve Fransa gibi aynı zamanda ABD’nin de güçlü müttefikleri olan ülkelere odaklanmış durumda. 

    Hindistan

    Tokyo ayrıca 2004 yılından bu yana Quad grubunun üyesi olarak Hindistan’la da daha yakın güvenlik ilişkileri inşa etmeye çalışıyor.

    Başbakan Kişida, G7 Hiroşima 2023 Zirvesi öncesi grup ülkelerinin liderleriyle ikili görüşmeler yapmak üzere yurt dışı gezisine çıktı. 

    Japonya Başbakanı Fumio Kişida, 2023 G7 Dönem Başkanlığı rolüyle, ikili ve bölgesel ilişkilerini güçlendirmeyi hedefliyor. Tokyo, mayıs ayında Hiroşima’daki zirvede G7 liderlerine ev sahipliği yapacak.

    Hafta boyu süren gezide Fransa, İtalya, İngiltere ile Kanada’yı ziyaret eden Kişida’nın son durağı ABD oldu. 

    İngiltere

    Fumio Kişida, 11 Ocak’ta Londra’daydı. Ziyarette İngiltere ile Japonya, birbirlerinin topraklarında kuvvet konuşlandırılmasına izin veren savunma anlaşmasına imza attı.

    İtalya

    Gezi kapsamında Kişida’nın gittiği bir başka ülke İtalya oldu. 

    İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Fumio Kişida, savunma iş birliğinin güçlendirilmesi için ikili güvenlik müzakerelerinin başlatılmasında mutabakat sağladı.

    Kişida, görüşme sonrası düzenlediği basın toplantısında, savunma iş birliğindeki ilerlemeler sonrası, Tokyo ve Roma’nın, güvenlik müzakereleri başlatmaya karar verdiğini söyledi.

    “Mutabakat sanayi ve güvenlik iş birliğini kolaylaştıracak.” diyen Japon Başbakan, Avrupa ülkesi İtalya’nın, Hint-Pasifik bölgesine ilgisinden memnun olduğunu aktardı.

    Kanada

    Kişida, Ottawa’da, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile görüştü.

    İki başbakan, görüşmede, Çin’in, Hint-Pasifik’te artan nüfuzuna karşı, Japonya ve Kanada’nın güvenlik iş birliğinin artırılması konusunda mutabakat sağladı.

    Görüşme sonrası yapılan ortak basın toplantısında, Kişida, “Çin, hem Japonya hem Kanada için merkezi bir mesele.” diyerek, Güney Çin Denizi ve Doğu Çin Denizi’nde statükonun tek taraflı değiştirilmesi teşebbüslerine karşı çıkacaklarını söyledi.

    İngiltere’nin Asya’ya daha ilgisi arttıkça daha yakın savunma ağları arayışına girdi. Londra bu kapsamda, 2021 yılında HMS Queen Elizabeth uçak gemisini Japonya’ya ziyarete gönderdi ve Asya sularında kalıcı olarak iki savaş gemisi konuşlandıracağını açıkladı.

    Aralık ayında Japonya, İngiltere ve İtalya ile birlikte yeni bir jet savaş uçağı inşa edeceğini duyurdu ki bu, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana ABD dışında bir ülkeyle gerçekleştirdiği ilk büyük uluslararası savunma projesi.

    Ukrayna’daki savaşın başlamasından bu yana komşusu Güney Kore ile zaman zaman sorunlu olan ilişkilerini daha iyi bir seviyeye çıkardı ve iki ABD müttefiki arasında daha yakın bir askeri işbirliği olasılığı ortaya çıktı.

    ABD ve Japonya Hint-Pasifik’in güvenliği için işbirliğini artıracak

    ABD Başkanı Joe Biden ve G7 ülkeleri turu kapsamında başkent Washington’a resmi ziyaret gerçekleştiren Japonya Başbakanı Fumio Kişida, ikili görüşmelerinin ardından ortak bildiri yayımladı.

    Liderlerin, “tarihi bir anda” bir araya geldikleri belirtilen bildiride, Çin’in ve Kuzey Kore’nin Hint-Pasifik’te artan provokasyonları nedeniyle çeşitli zorluklarla karşı karşıya olunduğu dile getirildi. 

    Diğer taraftan Rusya’nın da Ukrayna’ya acımasızca saldırmaya devam ettiği belirtilen bildiride, “Dünyanın herhangi bir yerinde, güç veya zorlama yoluyla mevcut statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü tek taraflı girişime şiddetle karşı çıkıyoruz.” ifadesine yer verildi.

    Bildiride, mevcut uluslararası manzara karşısında ABD ve Japonya’nın bireysel ve kolektif kapasitelerini güçlendirmesi gerektiğine vurgu yapılarak ABD’nin Japonya’nın yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi’ne tam destek vereceğinin altı çizildi.

    Japonya’nın savunma yeteneklerini güçlendirmesinin Hint-Pasifik güvenliği için önemli olduğu kaydedilen bildiride, “Güvenlik ittifakımız hiç bu kadar güçlü olmamıştı.” ifadesi kullanıldı.

    Bildiride, bu kapsamda iki ülke arasında güvenlik anlaşmalarının imzalandığı, mevcut işbirliğinin siber ve uzay alanlarında da sürdürüleceği aktarıldı.

    Liderler ayrıca söz konusu bildiride, BM Güvenlik Konseyi kararları bağlamında Kore Yarımadasın’ın nükleer silahlardan tamamen arındırılmasına yönelik taahhütlerini yineledi.

    ABD ve Japonya’nın Tayvan konusundaki temel tutumlarının değişmediği ifade edilen bildiride, boğazlarla ilgili sorunların barışçıl çözümüne vurgu yapıldı.

    Ortak bildiride, Rusya’nın saldırılarına karşı Ukrayna’nın yanında olduklarını beyan eden iki lider, Rusya’ya bu kapsamda yaptırım uygulamayı sürdüreceklerini kaydetti.

    Ekonomik alanda da iki ülkenin işbirliği yapmaya devam edeceği belirtilen bildiride, ayrıca enerji ve gıda güvenliğini baltalayan Rusya kınanırken Çin’e de Covid-19’la mücadele için halk sağlığını dikkate alarak verileri şeffaf şekilde açıklaması çağrısında bulunuldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Covid-19: Japonya AB, ABD ve Türkiye dahil 106 ülkeye seyahat kısıtlamalarını gevşetiyor

    Covid-19: Japonya AB, ABD ve Türkiye dahil 106 ülkeye seyahat kısıtlamalarını gevşetiyor


    Japonya Covid-19 nedeniyle uyguladığı kısıtlamaları gevşetmeye hazırlanyor. Bu kapsamda 106 ülkeden yabancı uyruklu kişilerin ülkeye girişine getirilen yasak 8 Nisan 2022 geceyarısından itibaren kaldırılacak.

    Japonya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan duyuruda seyahat yasağının gevşetileceği ülkeler arasında Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ülkeleri, İngiltere ve Türkiye de bulunuyor.

    Ancak pandemiyle bağlantılı seyahat kısıtlamalarını gevşetmesi ülkenin turistik amaçlı seyahatlere açıldığı anlamına gelmiyor.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada bahse konu ülkelerin vatandaşlarının ülkeye girişinin engellenmeyeceği, ancak yabancıların turistik amaçla hala ülkeye alınmayacağı ifade ediliyor.

    Öte yandan bu değişiklik sonrasında ülkenin sınırlarının hala 56 ülkeye kapalı kalacağı duyuruldu. Hükümet yurtdışından Japonya’yı ziyaret edecek olanlar için ayırdığı aylık kotayı 7 binden 10 bine çıkaracağını açıkladı.

    Salgın boyunca sıkı bir sınır politikası uygulayan Japonya son olarak Güney Afrika’da ortaya çıkan omicron varyantı sebebiyle kasım ayında sınırlarını tüm yabancılara kapatmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB: Üye ülkelerde şu ana kadar Rus vatandaşlarına ait 29,5 milyar Euro’luk varlık donduruldu

    AB: Üye ülkelerde şu ana kadar Rus vatandaşlarına ait 29,5 milyar Euro’luk varlık donduruldu


    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, üye ülkelerin Ukrayna’yı işgali yüzünden aldığı yaptırım kararları uyarınca şu ana kadar Rusya ve Belarus vatandaşlarına ait en az 29,5 milyar Euro’luk varlığın dondurulduğunu açıkladı.

    Açıklamaya göre, şu ana kadar dondurulan mal varlıkları arasında lüks yatlar, helikopterler, taşınmazlar ile 6,7 milyar Euro değerindeki sanat eserleri de bulunuyor.

    Bu rakamların geçici olduğu kaydedilen yazılı açıklamada, üye ülkelerde dondurulan Rus varlıklarının envanteriyle ilgili incelemenin sürdüğü bildirildi.

    AB Komisyonu daha önce, üye ülkelerin dondurdukları Rus varlıklarının envanterini kendisiyle paylaşmasını talep etmişti. Açıklamada, üye ülkelerini şu ana kadar yarısından fazlasını bu bilgiyi paylaştığı aktarıldı.

    AB 5. Yaptırım paketini kabul etti

    Bu arada AB, Rusya’ya karşı kömür ve diğer katı fosil yakıtların satın alınması, ithal edilmesi veya AB’ye ulaştırılmasını içeren 5. yaptırım paketini kabul etti.

    AB Konseyi’nden yapılan yazılı açıklamada, son yaptırımların Rus silahlı kuvvetlerinin Buça’da ve Rus işgali altındaki diğer yerlerde işlediği vahşetlerin ardından kabul edildiği bildirildi.

    Buna göre, Ağustos 2022’den itibaren yılda 8 milyar Euro değerindeki Rusya menşeli veya Rusya’dan ihraç edilen kömür ve diğer katı fosil yakıtların satın alınması, ithal edilmesi veya AB’ye aktarılmasının yasaklanması kararlaştırıldı.

    Tarım ve gıda ürünleri, insani yardım ve enerji için istisnalar sağlanarak, Rusya bayrağı altında kayıtlı gemilere AB limanlarına erişim sağlama yasağı getirildi.

    Transit de dahil olmak üzere herhangi bir Rus ve Belaruslu kara yolu taşımacılığı teşebbüsünün AB içinde kara yoluyla mal taşıması engellendi, tıbbi malzemeler, tarım ve gıda ürünleri gibi bir dizi ürün ve insani amaçlarla kara yolu taşımacılığı için istisnalar sağlanacak.

    Jet yakıtı, “kuantum bilgisayarlar” ve gelişmiş yarı iletkenler, ileri teknoloji elektronikler, yazılımlar, hassas makineler ve ulaşım ekipmanları gibi diğer malları hedef alan ihracat yasakları ve ahşap, çimento, gübre, deniz ürünleri ve likör gibi ürünlerde yeni ithalat yasakları kararlaştırıldı.

    Mutabık kalınan ihracat yasakları 10 milyar Euro’ya, ithalat yasakları 5,5 milyar Euro’ya tekabül edecek.

    Mevcut yaptırımları güçlendirmeyi ve yasal boşlukları kapatmayı amaçlayan bir dizi ekonomik önlem de alındı. Bunlar; Rus şirketlerinin üye ülkelerdeki kamu ihalelerine katılımına ilişkin genel bir AB yasağı, Rus kamu kurumlarına yönelik tüm mali desteğin kesilmesi gibi unsurları içeriyor.

    Halihazırda yaptırım uygulanmış kişilerin aile üyelerinin yanı sıra ürünleri veya teknolojileri savaşta rol oynayan şirketlere, kilit konumdaki oligarklara ve iş insanlarına, üst düzey Kremlin yetkililerine, dezenformasyon ve bilgi manipülasyonunun savunucularına, Kremlin’in Rusya’nın Ukrayna’daki saldırganlığına ilişkin anlatısını sistematik olarak yayan şirketlere de yaptırım kararı alındı.

    Rus bankacılık sektöründeki pazar payının yüzde 23’ünü temsil eden 4 önemli Rus bankasına tam işlem yasağı getirildi. Böylece bankaların SWIFT’den çıkarıldıktan sonra varlıklarının dondurulması ve böylece AB piyasalarından tamamen dışlanmaları hedeflendi.

    Japonya 8 Rus yetkiliyi sınır dışı etme kararı aldı, kömür ithalatını yasakladı

    Öte yandan Japon hükümeti, Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş sonrası, Rusya’dan kömür ithalini askıya aldı. Tokyo ayrıca, diplomatlar dahil, 8 Rus yetkiliyi sınır dışı etme kararı verdi.

    Japonya Dışişleri Bakanlığı Basın Sekreteri Mori Ono Hikariko, hükümetin aldığı Rus vatandaşlarını sınır dışı etme kararını açıkladı.

    Karara göre, Rusya’nın Tokyo Büyükelçiliği ve Ticaret Temsilciliğinde Rus diplomatlar dahil, 8 kişi sınır dışı edilecek.

    Japonya ithal ettiği kömürün yüzde 11’ini Rusya’dan satın alıyordu

    Japonya Başbakanı Fumio Kishida ise basına yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna’da sivilleri öldürdüğünü ve uluslararası insani hukuka aykırı buldukları sivil nükleer tesisleri bombaladığını belirterek, “bunlar bizim için kabul edilemez savaş suçu teşkil ediyor” dedi.

    Rusya’dan kömür ithaline yasak getireceklerini kaydeden Kishida, bunun yerine diğer seçeneklerin değerlendirileceğini ve Rusya’ya enerji alanında bağımlılığın azaltılması için gerekli tüm tedbirlerin alınacağını söyledi.

    Japonya, daha önce yurt dışından aldığı kömürün yüzde 11’ini Rusya’dan ithal ediyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Japonya ile barış görüşmelerini askıya alan Rusya Kuril Adaları’nda askeri tatbikat düzenledi

    Japonya ile barış görüşmelerini askıya alan Rusya Kuril Adaları’nda askeri tatbikat düzenledi


    Rusya, Japonya ile egemenlik çatışması yaşadığı Kulin Adaları’nda askeri tatbikat yaptı.

    Japon medyası ve Rus Interfax haber ajansının aktardığına göre iki ülke arasındaki barış görüşmelerinin askıya alınmasından günler sonra Rus Doğu Ordusu, 3 binden fazla asker ve yüzlerce ekipmanla adalarda bir tatbikat gerçekleştirdi.

    Tatbikatın Rusya’nın Kamçatka yarım adası ile Japonya’nın en kuzeyindeki Hokkaido arasında uzanan takım adaların neresinde yapıldığı ise bildirilmedi. Japon medyası ise İkinci Dünya Savaşı sonunda Sovyetler Birliği tarafından el konulan fakat Tokyo’nun hak iddia ettiği bölgede yapıldığını aktardı.

    İkinci Dünya Savaşı sonrası Rusya’nın, Japonya’nın kuzeyinde ilhak ettiği Kuril Adaları sorunu nedeniyle iki ülkenin imzalamadığı barış anlaşması yeniden gündeme geldi.

    Rusya’nın hafta içerisinde, Japon hükümetinin “Ukrayna’daki savaşla bağlantılı yaptırımları”nı gerekçe göstererek “ikili barış müzakerelerini askıya alma” kararına, Japonya tepki gösterdi.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı, Japonya’nın, Ukrayna’daki savaş ile bağlantılı olarak “Rusya’ya karşı düşmanca tek taraflı yaptırımlara” başvurduğunu açıklamıştı.

    Açıklamada, “Rus tarafı, mevcut koşullarda Rusya’nın çıkarlarına zarar vermeye çalışan ve düşmanca pozisyon alan bir devletle ikili ilişkilere yönelik temel bir belgenin imzalanmasının müzakere edilmesinin imkansızlığı nedeniyle Japonya ile barış anlaşması müzakerelerine devam etme niyetinde değildir.” ifadesi kullanılmıştı.

    Rusya’nın Japon vatandaşlar için Güney Kuril adalarına vizesiz seyahat uygulamasına ve orada ortak ekonomik faaliyetler kurma konusundaki diyaloğa da son verildiği bildirilen açıklamada, Japonya’nın Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü sektörel diyalogda iş birliği ortağı statüsünün de sona erdirildiği kaydedilmişti.

    Rusya ile Japonya arasındaki Kuril sorunu

    İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Sovyetler Birliği, Japonya’nın Pasifik Okyanusu ile Ohotsk Denizi’ni birbirinden ayıran yaklaşık 1300 kilometre boyunca uzanan Kuril adalarını 1945’te ilhak etmişti.

    İlhakın ardından Japonya tarafından da “Kuzey Bölgeleri” olarak adlandırılan toprak parçası konusundaki uyuşmazlık nedeniyle Rusya ile Japonya arasında barış antlaşması imzalanması için yapılan görüşmelerde taraflar sonuca ulaşamıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Japonya’da 7,4 büyüklüğünde deprem: 3 can kaybı, tsunami alarmı kaldırıldı

    Japonya’da 7,4 büyüklüğünde deprem: 3 can kaybı, tsunami alarmı kaldırıldı


    Japonya’nın kuzeydoğusundaki Tohoku bölgesinde 7,4 büyüklüğündeki depremde 3 kişi yaşamını yitirdi.

    Kuzeydoğudaki Miyagi ve Fukuşima eyaleti açıklarında dün gece yerel saatle 23.36’da ve 60 kilometre derinlikte 7,4 büyüklüğünde deprem kaydedildi.

    Japonya Meteoroloji Ajansının (JMA) “tsunami” uyarıları sonrası 1,5 saatlik sürede bir metrenin altındaki dalgalar kıyı bölgelere ulaştı.

    JMA, önce 7,3 şeklinde duyurduğu depremin büyüklüğünü 7,4 olarak güncelledi. Başbakanlıkta acil durum merkezi kuruldu.

    Yangın ve Afet İdare Ajansı, doğal afet sonucu, doğu ve kuzeydoğu bölgeleri eyaletleri genelinde, 3 kişinin hayatını kaybettiğini, 198 kişinin yaralandığını duyurdu.

    Başbakan Kişida Fumio, deprem sonrası hasar tespit çalışmaları için ilgili kuruluşlara talimat verdiğini açıkladı.

    Tokyo Electric Power (TEPCO) ile Tohoku Electric Power firmalarının enerji sağladığı 9 eyalette 2,2 milyondan fazla meskende geçici elektrik kesintisi yaşandı.

    Japan Railways (JR) East firmasının işlettiği Tohoku, Yamagata, Akita, Hokuriku ve Joetsu demir yolu seferleri bir süreliğine askıya alındı.

    JR firmasına bağlı Tohoku hattında, içinde 100 yolcunun bulunduğu yüksek hızlı trenin raydan çıktığı, olayda yaralanma yaşanmadığı kaydedildi.

    “Nükleer tesiste anormallik yok”

    JMA yetkilisi, depremde, bölge geneli yumuşayan toprak sebebiyle heyelanlara karşı dikkatli olunması gerektiğini ve benzer büyüklükte bir sarsıntının meydana gelebileceğini belirtti.

    Nükleer Düzenleme Kurumu (NRA), devreden çıkarılma süreci yaşayan Fukuşima Dai-içi nükleer güç santralinde (NGS) büyük bir sorunun ve anormalliğin yaşanmadığını duyurdu.

    TEPCO, işletiminde tuttuğu NGS’nin 5 nolu reaktöründe, tüketilmiş yakıt havuzunun su pompasının otomatik olarak durduğunu, sabah saatlerinde yeniden devreye girdiğini bildirdi.

    Japon firma, 2 nolu reaktörün tüketilmiş yakıt havuzuna bağlı tanktaki su seviyesinin düştüğünü, yerleşke genelinde ise radyoaktivite ölçümlerinde değişiklik saptanmadığını açıkladı.

    Aynı bölgede bundan 11 yıl önce meydana gelen depremde tesisin soğutma sistemleri tahrip olmuştu.

    Ülkenin doğusunda kuvvetle hissedilen depremde binaların şiddetli biçimde sarsıldığı belirtildi ancak şu ana kadar can kaybı ya da hasar bilgisi ulaşmadı.

    Fukuşima’da 11 Mart 2011’de meydana gelen 9.0 büyüklüğündeki deprem ve ardından oluşan tsunami sonucu yaklaşık 20 bin kişi yaşamını yitirmiş, Fukuşima nükleer reaktöründe de büyük hasar yaratmıştı. 2011 depremi, depremlerin kaydedilmeye başlandığı 1900’lu yıllardan bu yana yaşanan en büyük dördüncü deprem olarak tarihe geçmişti.

    Aktif deprem hattında yer alan Japonya’daki güçlü sarsıntılar yarı iletkenler gibi yüksek kesinlik gerektiren makinelerin kullanıldığı hassas elektronik parçaları üretimini aksatabiliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Japonya: Rusya’nın Ukrayna’yı işgali BM Güvenlik Konseyi’nde reform ihtiyacını gösterdi

    Japonya: Rusya’nın Ukrayna’yı işgali BM Güvenlik Konseyi’nde reform ihtiyacını gösterdi


    Japonya Dışişleri Bakanı Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde reform yapılması ihtiyacını gösterdiğini belirtti.

    Bir basın konferansında konuşan bakan Yoshimasa Hayashi, konseyin reformu için ülkesinin elinden geleni yapacağını vurguladı.

    Daha önce sekiz dönem konseyde daimi olmayan üye olarak görev alan Japonya, bir süredir Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olmak için talepte bulunuyor.

    1956’dan bu yana BM üyesi olan Japonya, örgütle iş birliğini dış politikasının temel taşı olarak gördüğünü belirtiyor. Dışişleri Bakanlığı, daimi üyelik talebi için ileri sürdüğü gerekçede Japonya’nın dünyanın ikinci en büyük ekonomisi olduğunun altını çiziliyor.

    Ulusal gücünü ekonomisinden aldığını ifade eden Japonya, BM ve Güvenlik Konseyi’nin çabalarına çeşitli katkılar sağlayarak büyük küresel sorumlulukları yerine getirme kapasitesine sahip olduğunu belirtiyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en bilinen siyasi doktrinlerinden biri BM’nin reformu üzerine odaklanıyor. “Dünya beşten büyüktür” olarak ifade edilen bu doktrinde BM’nin meşruiyet, işlevsellik, etkinlik, kapsayıcılık, temsil ve yönetişim sorunlarına dikkat çekilerek özellikle BM Güvenlik Konseyi’nde kapsamlı bir reform ihtiyacının altı çiziliyor.

    BM’nin bağlayıcı karar alabilme yetkisine sahip iki organdan biri olan Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesi, 10 daimi olmayan, seçilmiş üyesi bulunuyor. Daimi üyeler Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Fransa, İngiltere ve Çin’in güvenlik ve barış konularındaki kararları veto hakkı bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Japon bilim insanları: 2. doz aşıdan sonra ateşi yükselen kişilerde antikor daha yüksek

    Japon bilim insanları: 2. doz aşıdan sonra ateşi yükselen kişilerde antikor daha yüksek


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya-Ukrayna krizi: Japonya, ithal ettiği sıvılaştırılmış gazı gemilerle Avrupa’ya gönderiyor

    Rusya-Ukrayna krizi: Japonya, ithal ettiği sıvılaştırılmış gazı gemilerle Avrupa’ya gönderiyor


    Rusya-Ukrayna krizinde Kuzey Akım-2 doğalgaz boru hattının kesintiye uğrama ihtimali üzerine Japonya devreye girdi.

    Japonya Ticaret Bakanı Koichi Hagiuda, ülkeye ithal edilen sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) bir bölümünün, Rusya’nın Ukrayna’yı olası işgalinin ardından yaşanabilecek sıkıntıya karşı Avrupa’ya gönderildiğini duyurdu.

    Hagiuda konu ile ilgili basına yaptığı açıklamada, özel Japon firmaları tarafından Avrupa’ya yönlendirilen çok sayıdaki sevkiyatın bu ay içinde yaşlı kıtaya ulaşacağını aktardı.

    Japon Bakan, Avrupa’ya gönderilen gazın miktarı ve gemilerin sayısı hakkında bilgi vermedi.

    ABD ve AB büyükelçilerinden Avrupa’nın ihtiyacının karşılanması için kendilerine telep geldiğini kaydeden Hagiuda, “İç pazarın ihtiyacı güvence altına alındıktan sonra sıvılaştırılmış gaz taşıyan daha fazla gemi Avrupa’ya yönlendirilecek.” dedi.

    Hagiuda, Japonya’nın yaşadığı nüükleer santral kazası ve tsunami felaketinin ardından ilk olarak ABD’nin ve AB ülkelerinin kendilerine enerji ihtiyacını karşılamak için gaz göndererek “yardım eli uzattığını unutmadıklarını” söyledi.

    Hagiuda “Biz ABD ve AB’ye, bu işbirliğinin Japonya’nın iç pazardaki elektrik ve gaz tedariğini etkilemediği müddetçe gerçekleşeceğini aktardık.” dedi.

    Japonya, dünyada geçen yıl en fazla LNG ithalatı gerçekleştiren ülkelerin başında geliyordu.

    Bu arada Tokyo’daki ABD Büyükelçiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, “Japonya’nın ABD ve Avrupalı ortaklarıyla dayanışma içinde olduğu” bildirildi.

    Rusya’nın Ukrayna’yı işgali Avrupa’nın enerji sorununu artırır mı?

    Avrupa’nın yaşayacağı olası enerji krizine çare olmak için ABD’nin ürettiği ve başkta ülkelere satma konusunda anlaşma sağladığı LNG’yi son aylarda Avrupa’ya yönlendirmek için yoğun çaba gösterdiği biliniyor.

    Japonya’dan gelecek ilave gazın Rusya’ya büyük ölçüde bağımlı Avrupa’nın ihtiyacını karşılaması beklenmiyor.

    Rusya’nın Ukrayna’yı olası işgalinin ardından Batı’dan gelecek yaptırımlara Moskova’nın Avupa’ya giden doğal gaz boru hattının vanalarını kapatarak yanıt vermesi bekleniyor.

    Uzmanlar, Rusya’nın kriz anında Avrupa’ya yönelik gaz ihracatının tamamını kesemeyeceği görüşünde. Yine aynı uzmanlar, Moskova’nın sadece Ukrayna üzerinden Almanya’ya giden doğal gaz boru hattını kapatacağını düşünüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***