Etiket: İtalya

  • Fransa’ya bağlı Korsika Adası’nda dünkü 20 kadar bombalı saldırıyı bağımsızlık yanlıları üstlendi

    Fransa’ya bağlı Korsika Adası’nda dünkü 20 kadar bombalı saldırıyı bağımsızlık yanlıları üstlendi



    FLNC gönderdiği tek sayfalık açıklamada büyük puntolarla “Fransa ile ortak kaderimiz yok” ve “Fransa dışarı” ifadeleri yer aldı.

    Dün yerel saatle 22.30 sularında Korsika Adası’nın Vico, Tavaco, Alata ve Bastelicaccia kentlerindeki yerleşim yerlerinde 20 kadar bombalı saldırı düzenlenmişti. Olay yerlerine intikal eden bomba imha ekipleri bazı bölgelerde gaz kutuları tespit etmişti.

    Güvenlik güçleri birçok saldırı girişimini de engellediklerini açıklamıştı.

    Bazı evlerin zarar gördüğü saldırılarda şu ana kadar yaralanan ya da ölen bilgisi paylaşılmazken yetkililer olaya ilişkin soruşturma başlatmıştı.

    Macron yakın zamanda ziyaret gerçekleştirmişti

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 28 Eylül’de Ada’ya yaptığı 2 günlük resmi ziyarette, yerel meclisteki açıklamasında, “Korsika’ya özgü bir özerklik” çağrısı yaparak, buradaki bağımsızlık yanlıları ve sağcılara özerklik konusunda bir metinde uzlaşmaları için 6 ay süre tanımıştı.

    Europe 1 Radyosu’na konuşan bir Ada sakini, Macron’un özerklik konusunu muğlak bıraktığına işaret ederek “Her zamanki gibi, falan filan, ne demek istediği anlaşılmıyor.” ifadesini kullanmıştı.

    Sosyal medyadan bazı kullanıcılar, Macron’un özerklik önerisinin Ada halkının taleplerini karşılamadığı yorumunu yapmıştı.

    Korsika’nın bağımsızlığı için 1976’da kurulan ve silahlı mücadele yürüten FLNC, bağımsızlık yanlılarının Korsika Adası Meclisinde çoğunluğu kazanmaya başlamasıyla 2014’ten itibaren silah bıraktığını açıklamıştı.

    Korsika Meclisinde bağımsızlık yanlıları çoğunlukta

    Korsika Meclisinde 63 koltuğun 46’sına sahip olan milliyetçiler, “Korsika halkının yasal olarak tanınması”, “Korsikacaya resmi statü kazandırılması” ve “Korsika halkı ile toprakları arasındaki bağın ikamet statüsü aracılığıyla tanınması” taleplerinde bulunuyor.

    Sağcı azınlık muhalefet ise eğitim ve sağlığın özerk yönetim ve vergiaktarımı kapsamına alınmadan Korsika’ya özgü şekilde Fransız yasalarına uyarlanmasını istiyor.

    Bağımsızlık yanlısı aktivistin hapishanede öldürülmesi hükümetin “özerklik adımlarını” hızlandırdı

    Korsika’nın bağımsızlığı için mücadele eden isimlerden Yvan Colonna, Fransa’nın Arles kentinde tutuklu bulunduğu cezaevinde 2 Mart’ta bir başka hükümlü tarafından saldırıya uğramış, 21 Mart’ta hayatını kaybetmişti.

    Bunun üzerine, Korsika’da sendikaların çağrısıyla Colonna’ya destek için gösteriler düzenlenmiş, çıkan şiddet olaylarında çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.

    Günlerce süren gösterilerde birçok iş yeri ve araç ateşe verilmişti.

    Colonna’nın ailesi de ihmali olduğu gerekçesiyle Fransız devletine dava açmıştı.

    Fransa basınındaki haberlerde, Colonna’nın ölümü sonrası yaşanan şiddet olaylarının, Macron’un ziyaretini ve hükümetin Korsika Adası’nın özerkliği konusundaki adımlarını öne çekmesine sebep olduğu belirtildi.

    Korsika Adası

    Napolyon Bonapart’ın doğduğu, dili, kültürüyle ana karadan farklılaşan ve coğrafi olarak İtalya’ya daha yakın olan Korsika Adası, 18. yüzyıldan bu yana Fransa’ya bağlı bulunuyor.

    Fransa’nın 18 bölgesinden biri sayılan 350 bin nüfuslu Ada, 2018’den bu yana kısıtlı özerklik sağlayan “özel bölgesel bütünlük” statüsüyle yönetiliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meloni ve Sunak’tan insan kaçakçılığı çetelerini çökertmek için ortak mücadele sözü

    Meloni ve Sunak’tan insan kaçakçılığı çetelerini çökertmek için ortak mücadele sözü


    Londra ve Roma, tepkilere rağmen düzensiz göçmenlerin “güvenli” gördükleri üçüncü ülkelere sınır dışı edilmesi sürecini hızlandırmaya çalışıyor. Uluslararası toplum ise “güvenli” diye lanse edilen bu ülkelerin aslında savunmasız insanlar için hiç de güvenli olmadığı konusundaki ısrarını sürdürüyor.

    REKLAM

    İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve İngiliz mevkidaşı Rishi Sunak, ülkelerindeki yasa dışı göçle mücadele için güçlerini birleştirme konusunda mutabık kaldı. 

    İki sağcı lider, gelişleri kolaylaştıran insan kaçakçılığı çetelerini de çökertme sözü verdi.

    İspanya’nın Granada kentinde düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi sırasında bir araya gelen liderler, Avrupa’da yasa dışı göçün temsil ettiği bir “ahlaki kriz”e değindi. 

    İngiliz The Times ve İtalyan Corriere della Sera gazetelerinde yayınlanan ortak makalede, yasa dışı göç konusunu hükümetlerinin öncelikleri arasına aldıklarını belirten liderler, “Göçmen teknelerini durdurmak için birlikte çalışıyor ve diğerlerini de aynı aciliyet duygusuyla hareket etmeye çağırıyoruz” ifadesini kullandı. 

    İkili, göç konusunun Avrupa’da “ahlaki bir kriz” yarattığı ve kıtaya insan kaçakçılığı yapan kişilerin de “insani bir suç” işlemekten sorumlu olduklarını dile getirdi.  

    Meloni ve Sunak’a göre, Avrupa’ya kimlerin geleceğine karar vermek “kaçakçıların ve insan tacirlerinin değil” Avrupa ülkelerinin sorumluluğunda. 

    İki başbakan, sorunu çözmenin hem İtalyan hem de İngiliz halkının “güvenini” yeniden tesis etmekle ilgili olduğunu belirterek “sadece iç sınırlarımıza değil, aynı zamanda uluslararası ve Avrupa işbirliğine de güvenmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu. 

    Meloni, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı bir paylaşımda, iki liderin Avrupa’ya göçmen gelişini kolaylaştıran “suç çetelerini durdurmak için gereken her şeyi yapmaya kararlı olduklarını” yazdı.

    Eski adı Twitter olan X platformunda bir ileti paylaşan Sunak da, “Birleşik Krallık’a kimin geleceğine suç çetelerinin değil, Britanya halkının karar vermesi gerektiğini” vurguladı. 

    Ayıca Sunak, “Şu ana kadar yaptığımız çalışmalar sayesinde geçişler yüzde 20 oranında azaldı” bilgisini verdi. 

    İngiliz Başbakan, ancak bunun için uluslararası iş birliğinin şart olduğunun altını çizdi. 

    Meloni ve Sunak hükümetlerinin bu konuda sert bir yaklaşım benimsediği göz önüne alındığında, iki ülkenin düzensiz göç konusundaki iş birliği ve uyumu şaşırtıcı değil.

    Hem Londra hem de Roma, uluslararası tepkilere rağmen düzensiz göçmenlerin “güvenli” gördükleri üçüncü ülkelere sınır dışı edilmesi sürecini hızlandırmaya çalışıyor. 

    Uluslararası toplum ise “güvenli” diye lanse edilen üçüncü ülkelerin aslında savunmasız insanların gönderilmesi için hiç de güvenli olmadığı konusundaki ısrarını sürdürüyor.

    Bu sene İtalya kıyılarına ulaşanların sayısındaki artış, bir önceki yılın iki katı. 

    Bu durumla mücadele etmek için destek arayan Meloni’nin, Almanya ve Fransa ile ters düştüksen sonra, AB dışından, Sunak’tan destek bulması “ilginç” olarak değerlendiriliyor. 

    İtalya geçen ay Lampedusa’ya rekor sayıda göçmen girişiyle karşı karşıya kalırken, normal şartlarda birkaç yüz kişiyi ağırlayabilen bir tesiste yaklaşık yedi bin kişi kalmaya başladı. 

    Fransa ve Almanya ise Lampedusa’dan daha fazla göçmen almayı reddetti.

    REKLAM

    Bu da Roma’da artan oranda rahatsızlığa yol açtı. 

    İtalya, göçle başa çıkma konusunda diğer AB ülkeleri tarafından “yalnız bırakıldığını” dile getiriyor. 

    İngiltere ise Fransa başta olmak üzere AB ülkeleriyle ciddi gerginlikler yaşıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Venedik’te turist taşıyan otobüs köprüden uçtu: 21 ölü, 18 yaralı

    Venedik’te turist taşıyan otobüs köprüden uçtu: 21 ölü, 18 yaralı


    Kazanın nedeni henüz netlik kazanmadı. Yetkililerin verdiği bilgiye göre araç yaklaşık 15 metreden elektrik hatlarının üzerine düşerken alev aldı.

    REKLAM

    İtalya’nın Venedik kentinde meydana gelen otobüs kazasında ikisi çocuk en az 21 kişi öldü, 18 kişi de yaralandı. İtfaiyeciler ve diğer acil müdahale ekipleri gece boyunca cesetleri çıkarmak ve alevleri söndürmek için çalıştı.

    Venedik Belediye Başkanı Luigi Brugnaro, sosyal medya hesabından kaza mahallini “kıyamet gibi” olarak tanımladı ve kentte yas ilan etti.

    Kazanın, yabancı turistleri taşıyan otobüsün kentin tarihi merkezinden Marghera’daki bir kamp alanına taşıdığı sırada yaşandığı bildirildi. 

    Otobüste bulunan turistler arasında Ukraynalı, Alman, Fransız ve Hırvatların bulunduğu belirtiliyor.

    Yangın durumu ağırlaştırdı

    Kent merkezine yalnızca 9 kilometre uzaklıktaki Mestre’de köprüden geçtiği sırada bariyerleri yıkarak tren raylarının yakınına düşen otobüsün elektrik hatlarına çarpması sonucu çıkan yangın, kazanın durumunu daha da ağırlaştırdı.

    Venedik itfaiye ekibinin komutanı Mauro Luongo, “Otobüsteki insanlar kendilerini alevler içinde buldular. Karşılaştığımız manzara korkunçtu. Bazı cesetleri çıkarmak yaklaşık bir saat sürdü.” diye açıklamada bulundu.

    Kazanın nedeni henüz netlik kazanmadı. Yetkililerin verdiği bilgiye göre araç yaklaşık 15 metreden elektrik hatlarının üzerine düşerken alev aldı. 

    Kazanın sebebi bilinmiyor

    Venedik belediye meclisi üyesi Renato Boraso, ölenler arasında bulunan 40 yaşındaki İtalyan sürücünün kazadan önce rahatsızlanmış olabileceği ihtimali üzerinde durulduğunu söyledi. Yetkili ayrıca yaralılardan dördünün durumunun ağır olduğu bilgisini verdi. 

    Veneto bölgesi valisi Luca Zaia da basına verdiği demeçte kazanın nedeninin hala belirsiz olduğunu söyleyerek “Otobüs yeni ve elektrikliydi ve o cadde özellikle sorunlu değildi. Bu önemli bir trajedi, ancak nasıl olduğunu anlamak zor” diye konuştu.

    Venedik valisi Michele Di Bari, İtalyan sürücünün haricinde ölenlerin beşinin Ukraynalı, birinin de Alman olduğunu bildirdi. 

    Ölenlerden ikisinin çocuk olduğunu da sözlerine ekledi. Yaralılar bölgedeki beş farklı hastaneye nakledildi.

    İtalya son yıllarda çok sayıda ölümcül otobüs kazasına sahne oldu. 2017 yılında Macar öğrencileri taşıyan bir otobüste seyahat eden 16 kişi kuzeydeki Verona kenti yakınlarında meydana gelen bir kazada hayatını kaybetmiş, 2013 yılında ise İtalya’nın güneyindeki Avelino’da da bir otobüsün viyadükten düşmesi sonucu 40 kişi can vermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sophia Loren hastaneye kaldırıldı

    Sophia Loren hastaneye kaldırıldı



    İsviçre’deki evinde düşmesi sonrasında, biri uyluk kemiğinde olmak üzere vücudunda çok sayıda kırık oluşan Sophia Loren, acilen hastaneye kaldırıldı.

    20 Eylül’de 89 yaşına giren efsanevi İtalyan oyuncunun evinin banyosunda düştüğü, kalçasında bazı kırıkların oluştuğu ve uyluk kemiğinde ameliyat gerektiren ciddi bir kırık olduğu öğrenildi.

    Oyuncuya yakın kaynaklar, Loren’in ameliyatının başarılı geçtiğini ve ünlü ismin sağlık durumunun yakından takip edildiğini bildirdi. Oğulları Carlo ve Edoardo’nun hastanede yanında olduğu da gelen bilgiler arasında.

    Loren, en son yönetmen oğlu Edoardo’nun “The Life Ahead” filminde rol almıştı.

    Loren, 26 Eylül’de İtalya’nın Bari kentinde yeni bir restoran açmayı planlıyordu. Bu, onun adını taşıyan dördüncü restoran olacaktı. Oyuncunun aynı zamanda şehirden fahri vatandaşlık alması da planlanmıştı ancak düşüp yaralanması, yakın gelecekteki tüm planların iptal edilmesine neden oldu.

    Loren, en son 80. Venedik Film Festivali kapsamında 2 Eylül’de düzenlenen Armani defilesinde kameraların karşısına çıkmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İtalyan mafyasının ‘son baba’sı öldü

    İtalyan mafyasının ‘son baba’sı öldü



    DW Türkçe’nin haberine göre, İtalya’nın en ünlü mafya liderlerinden Messina Denaro 61 yaşında öldü.

    Otuz yıl boyunca polisten kaçan ve geçen Ocak ayında yakalanan Messina Denaro, kolon kanseri tedavisi görüyordu.

    İtalyan basını, durumu kötüye gittiği için geçen ay L’Aquila kentindeki yüksek güvenlikli cezaevinden hastaneye sevk edilen Messina Denaro’nun Cuma gecesinden beri bitkisel hayatta olduğunu belirtmişti.

    L’Aquila Belediye Başkanı Pierluigi Biondi, Messina Denaro’nun ölümünün “şiddet ve kan dolu bir hikâyeyi sonlandırdığını” belirtti. “Herhangi bir merhamet ya da pişmanlık olmaksızın yaşanan bir ömrün ve ulusumuzun yakın tarihinin acı dolu bir döneminin kapanışı” ifadesini kullanan Biondi, cezaevi ve hastane görevlilerine, gösterdikleri “profesyonellik ve insanlıktan” ötürü teşekkürlerini sundu.

    İtalyan mafyasının 'son baba'sı öldü - Resim : 1

    “SON BABA” OLARAK ADLANDIRILIYORDU

    Mafyayla mücadele eden İtalyan savcılar Giovanni Falcone ve Paolo Borsellino’nun 1992 yılında öldürüldüğü cinayetlerin planlanmasındaki rolü dâhil, çeşitli suçlardan hüküm giyen Messina Denaro, 1993’te 10 kişinin ölümüne yol açan Roma, Floransa ve Milano bombalı saldırılarından da sorumlu tutuldu.

    Messina Denaro, 12 yaşındaki Giuseppe Di Matteo’nun kaçırılmasının organize edilmesine yardım etmekten de suçlu bulunmuştu. Falcone davasında babası mafya aleyhinde delil vermesin diye kaçırılan çocuk, iki yıl saklı tutulduktan sonra öldürülmüştü.

    16 Ocak’ta Sicilya’nın başkenti Palermo’daki özel bir sağlık kliniğinin önünde yakalanan Messina Denaro, İtalyan basını tarafından “son baba” olarak adlandırılıyordu.

    İtalyan medyasında çıkan haberlere göre, 2020 ve 2022 yıllarında sahte isimle kolon kanseri nedeniyle ameliyat edildi. Paleromo’da tedavi gördüğü kliniğin doktoru, La Repubblica gazetesine yaptığı açıklamada, Messina Denaro’nun sağlığının yakalanmadan önceki aylarda ciddi şekilde kötüye gittiğini belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İtalyan Başbakan Meloni: Göç ile mücadele konusunda umduğumuz noktada değiliz

    İtalyan Başbakan Meloni: Göç ile mücadele konusunda umduğumuz noktada değiliz


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    İtalyan Başbakan Meloni’nin lideri olduğu İtalya’nın Kardeşleri Partisi büyük ölçüde İtalya’ya kitlesel göçü azaltma vaadi sayesinde sandıktan ilk sırada çıkmıştı.

    İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, aşırı sağcı partisinin bir yıl önce kazandığı seçim zaferinin ardından düzensiz göçü kontrolde umdukları noktaya ulaşamadıklarını kabul etti.  

    REKLAM

    İtalyan kanalı TG1’e verdiği demeçte Başbakan Meloni, “Bu kadar çok çalışmışken göç konusunda şu andakinden daha iyi noktada olmayı umduğumuz çok açık. Sonuçlar beklentilerimizin altında. Bu kesinlikle çok karmaşık sorunun eminim ki temeline ineceğiz” dedi.

    Meloni’nin lideri olduğu İtalya’nın Kardeşleri Partisi büyük ölçüde İtalya’ya kitlesel göçü azaltma vaadi sayesinde sandıktan ilk sırada çıkmıştı.

    Ancak İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre Kuzey Afrika’dan teknelerle gelen göçmen sayısının 2022’de 70 binden bu yıl 130 bine yükselmesi hükümetin vaadini yerine getiremediğini işaret ediyor. 

    Bu ayın başlarında ise Lampedusa adasına sadece üç günde yaklaşık 8 bin 500 göçmenin ayak basması sonrası Başbakan Meloni Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüşmüş Avrupa Birliği’nin İtalya üzerindeki göçmen baskısını hafifletmesi için adımlar atmaya çağırmıştı.

    Brüksel de bu çağrıya olumlu yanıt vererek Tunus’a, düzensiz göçü durdurması için mali yardım yapacağını duyurmuştu. 

    Koalisyon ortağı Salvini’den AB’ye sert tepki

    Meloni’nin koalisyon ortağı, göçmen karşıtı Lig partisinden Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini ise AB’nin adımını “savaş sebebi” olarak nitelendirerek reddetti.

    Lig Partisi ayrıca bu hafta sonu Alman hükümetini Akdeniz’de kurtarma çalışmaları yürüten bir sivil toplum kuruluşuna fon sağladığı için kınadı ve bunun İtalya’nın içişlerine “çok ciddi bir müdahale” olduğunu söyledi.

    2019’da hükümetteyken İtalyan limanlarını göçmen kurtarma gemilerine kapatan Salvini, daha sert bir yaklaşım için bastırıyor.

    Salvini ayrıca, özellikle yeni gözaltı merkezleri inşa edip bu merkezlerdeki gözaltı süresini uzatarak, sığınma hakkı olmayan göçmenlerin ülkelerine geri gönderilmesini teşvik etmeye çalıştı.

    Ayrıca bu hafta, iltica kararı bekleyen göçmenlerin 5 bin euro depozito ödemeleri gerektiğini ya da gözaltı merkezine gönderilme riskiyle karşı karşıya olduklarını belirten bir kararname yayınladılar.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İtalya Başbakanı Meloni, Erdoğan’la göçün durdurulmasını görüştü: ‘İtalya’nın Avrupa’nın mülteci kampı olmasına…’

    İtalya Başbakanı Meloni, Erdoğan’la göçün durdurulmasını görüştü: ‘İtalya’nın Avrupa’nın mülteci kampı olmasına…’



    İtalya Başbaşkanı Giorgia Meloni ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün New York’ta bir araya geldi.

    İtalya Başbakanı, Erdoğan’la göçün durdurulmasını görüştü. Meloni, ”İtalya’nın Avrupa’nın mülteci kampına dönüşmesine izin vermeyeceğim” dedi.

    Meloni ve Erdoğan dün New York’taki Türk Evi’nde bir araya geldi. Meloni bu görüşme sonrası İtalya basınına yaptığı açıklamada “Erdoğan’la göçmenler ve Türkiye de dahil Akdeniz ülkelerinin oynadığı rol hakkında da konuştum. Türkiye’nin rolü iki kat önemli çünkü hem Akdeniz rotasını hem de Balkan rotasını ilgilendiriyor’’ dedi.

    BBC Türkçe’den Övgü Pınar’ın haberine göre, Meloni İtalyan gazetecilere yaptığı açıklamada, göç meselesinin bugün BM Genel Kurulu’nda yapacağı konuşmanın önemli bir bölümünü teşkil edeceğini de belirtti. İtalya da dahil ülkelerin tek başlarına göçle mücadele edemeyeceğini vurgulayan Meloni şöyle devam etti:

    ‘’Birincisi, ben İtalya’nın Avrupa’nın mülteci kampına dönüşmesine izin vermeyeceğim. İkincisi, yapılacak tek şey insan kaçakçılarına savaş açmak ve bu çok taraflı sistemin tam desteğiyle mümkün olabilir.’’

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İtalya da göçü durdurmak için Erdoğan ile görüşecek: ‘Balkan rotasını bloke etmek için…’

    İtalya da göçü durdurmak için Erdoğan ile görüşecek: ‘Balkan rotasını bloke etmek için…’



    İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, Balkanlar rotası üzerinden göçü durdurmak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşeceklerini söyledi.

    BBC Türkçe’den Övgü Pınar’ın haberine göre, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için New York’a giden Dışişleri Bakanı Tajani, burada İtalyan gazetecilere gündemle ilgili açıklamalar yaptı. İtalya basınındaki alıntılara göre Tajani, “Balkan rotasını bloke etmek için Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk Dışişleri Bakanı ile görüşeceğiz. Etraflı bir vizyona ihtiyacımız var” dedi.

    İtalya Başbakanı Giorgi Meloni’nin de New York’ta Erdoğan ile görüşmesi bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İtalyan adaya bir günde 6 bin 800 göçmen çıktı, karşılama merkezi doldu taştı

    İtalyan adaya bir günde 6 bin 800 göçmen çıktı, karşılama merkezi doldu taştı


    Kızıl Haç, Tunus’tan yola çıkan yaklaşık 120 tekneyle küçük adaya ulaşan 6 bin 800 kişiden 4 bin 200’ünün hala göçmen merkezinde olduğunu açıkladı

    İtalya’nın en güneyindeki Lampedusa adasındaki göçmen kabul merkezi, 24 saatlik bir süre içinde denize açılmaya elverişli olmayan küçük teknelerle gelen binlerce göçmen nedeniyle dolup taştı. 

    REKLAM

    Kızıl Haç, Tunus’tan yola çıkan yaklaşık 120 tekneyle küçük adaya ulaşan 6 bin 800 kişiden 4 bin 200’ünün hala göçmen merkezinde olduğunu açıkladı. Adaya ulaşan göçmenler yolcu feribotları ve askeri gemilerle Lampedusa’dan ana karaya taşınıyor.

    İtalyan Kızıl Haçı’ndan Francesca Basile, “Zorlu bir günün ardından bugün insanlar sürekli olarak transfer ediliyor. Durum kesinlikle karmaşık ve yavaş yavaş normale dönmeye çalışıyoruz,” ifadelerini kullandı.

    Yeni gelen göçmenler genellikle sıkı bir şekilde kontrol ediliyor. Ancak gönüllülerin ifadelerine göre, kabul merkezideki yoğunluk nedeniyle bazıları kaçtı ve adanın diğer yerlerine dağıldı.

    İtalyan televizyon kanalı Sky TG24  yayınladığı görüntülerde merkezin dışında çekim yaparken, arka planda insanların bir duvara tırmandığı görülebiliyor.

    Sky TG24, Perşembe günü adaya 44 kişiyi taşıyan yalnızca bir göçmen teknesinin geldiğini bildirdi.

    Lampedusa belediye başkanı Filippo Mannino, İtalya’ya gelen çok sayıda göçmenle ilgilenme konusunda İtalya’yı yalnız bıraktığı için Avrupa Birliği’ne sert tepki gösterdi ve bloğun “aylardır sessiz kaldığını” söyledi.

    İçişleri Bakanlığı’na göre, bu yıl yaklaşık 126 bin göçmen deniz yoluyla İtalya’ya ulaştı. Bu rakam geçen yılın aynı zamanlarındaki rakamın neredeyse iki katı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dünyaca ünlü L’Italiano şarkısının yorumcusu müzisyen Cutugno hayatını kaybetti

    Dünyaca ünlü L’Italiano şarkısının yorumcusu müzisyen Cutugno hayatını kaybetti



    Dünyaca bilinen “L’Italiano (İtalyan)” şarkısının yorumcusu İtalyan müzisyen Salvatore (Toto) Cutugno yaşamını yitirdi.

    AA’nın İtalyan ANSA ajansından aktardığı habere göre, bir süredir Milano’daki San Raffaele Hastanesi’nde tedavi gören ünlü müzisyen 80 yaşında hayata gözlerini yumdu.

    Menajeri Danilo Mancuso, Cutugno’nun uzun süredir mücadele ettiği hastalığı karşısında son aylarda durumunun ağırlaştığını belirtti.

    7 Temmuz 1943’te doğan sanatçı, 1960’lı yıllarda başlayan müzik kariyerinde zamanla İtalyan pop ve pop rock müziğinin sevilen isimlerinden biri haline geldi.

    Cutugno, 1983’te “Lasciatemi Cantare (Bırakın şarkı söyleyeyim)” nakaratıyla da bilinen “L’Italiano (İtalyan)” isimli parçasıyla dünya genelinde üne kavuştu.

    Sanatçı ayrıca 1990’da İtalya’yı temsilen katıldığı Eurovision Şarkı Yarışması’nda “Insieme (Birlikte): 1992” isimli şarkısıyla birinci olmuştu.

    Müzik kariyerinde çok sayıda şarkının bestecisi ve söz yazarı olan sanatçının ölüm haberi ülke genelinde geniş yankı yarattı.

    İtalyan basını, Cutugno’nun “İtalyan müziğinin sadeliğini ve geleneğini yurt dışında taşımayı başaran bir isim” olduğunu yazdı.

    ANSA ajansı, ölüm haberini, “L’Italiano” şarkısıyla yurt dışında sembol olan Toto Cutugno öldü” başlığıyla okuyucularına duyurdu.

    İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, sanatçının “L’Italiano” şarkısındaki sözlere atfen “Gerçek bir İtalyan olan Toto Cutugno’ya hoşça kal” ifadesini kullandı.

    Kültür Bakanı Gennaro Sangiuliano da “Toto Cutugno’nun ölümüyle müzik dünyası popüler ve önemli bir yorumcuyu kaybetti. İtalyan olmanın gururuyla yurt dışında da takdir edilen bir sanatçıydı. Kendisi söz yazarı olarak da yeteneğini gösterdi. Bu acı dolu anda, ailesinin ve yakınlarının yanındayım” mesajını paylaştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***