Etiket: İsviçre

  • İsviçre’de heyelan ve sel: 4 ölü, 2 kayıp

    İsviçre’de heyelan ve sel: 4 ölü, 2 kayıp


    İsviçre’nin Valais ve Ticino kantonlarında şiddetli yağış ve eriyen karlar, heyelan ve sele neden oldu. Polis tarafından yapılan açıklamada, Ticino’daki Maggia Vadisi’nde meydana gelen heyelanda 3 kişinin hayatını kaybettiği belirtilerek, 1 kişinin ise kayıp olduğu aktarıldı.

    Vadideki bir köprünün su altında kaldığını aktaran polis, vadide bulunan bir kamp alanındaki kişilerin helikopterle tahliye edildiğini belirterek, yerel bir futbol turnuvasında bulunan 300 kişinin de yakında helikopterle tahliye edileceğini söyledi.

    İsviçre'de heyelan ve sel: 4 ölü, 2 kayıp - Resim : 2

    Polis, Valais’teki Saas-Grund’da 1 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını ifade ederek, kantonun farklı bir bölgesinde ise 1 kişinin kayıp olduğunu bildirdi.

    Öte yandan, Graubünden kantonundaki Misox Vadisi’nde 21 Haziran’da meydana gelen toprak kaymasında 1 kişi hayatını kaybetmiş, 2 kişi ise kaybolmuştu.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fener Rum Patriği’nin ‘ekümenik’ sıfatıyla attığı imza Ukrayna zirvesinin bildirisinden çıkarıldı

    Fener Rum Patriği’nin ‘ekümenik’ sıfatıyla attığı imza Ukrayna zirvesinin bildirisinden çıkarıldı


    ‘Tarafsız ülke’ statüsündeki İsviçre’nin ev sahipliğinde düzenlenen ancak Rusya’nın davet edilmediği ‘Ukrayna Barış Zirvesi’nin sonuç bildirisinde Fener Rum Patriği Bartholomeos’un ‘ekümenik’ (evrensel) sıfatıyla attığı imza çıkartıldı. Bartholomeos’un zirveye ‘ekümenik’ sıfatını kullanarak katılması Türkiye’de bazı kesimlerin tepkisine yol açmıştı.

    Öte yandan, Fener Rum Patrikhanesi’nin 2018’de Ukrayna’daki kiliselerin bağımsızlığını (otosefali) tanımasıyla Rus Ortodoks Kilisesi ile ayrışmaya destek vermesi, Moskova’nın tepkisini çekmişti. Rus Ortodoks Kilisesi, o dönemde, Patrikhane’nin başpiskoposlarıyla ortak ayin düzenlememe kararı almış ve ibadetler sırasında Patrik Bartholomeos’un adının anılmayacağını açıklamıştı.

    Patrik Bartholomeos’un Ankara tarafından da tanınmayan ‘ekümenik’ sıfatını kullanması ile ilgili son tartışma, 15-16 Haziran’da İsviçre’de düzenlenen Ukrayna konferansı sonrasında patlak verdi. Rusya’nın davet edilmemesi nedeniyle Çin’in de katılmayı reddettiği, Küresel Güney ülkelerinin de çoğunun katılmadığı ya da düşük düzeyde temsilci gönderdiği zirvede Türkiye, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından temsil edildi.

    Zirve sonunda açıklanan ‘Bürgenstock Bildirisi’ne de Türkiye dahil 89 ülke ve uluslararası kuruluş imza atmıştı.

    patrik3.jpg

    Fener Rum Patriği Bartholomeos‘un önünde ‘ekümenik’ yazısı ile Fidan’la aynı masada oturması, Bürgenstock Bildirisi’ne bu sıfatı kullanarak imza atması, Türkiye’de bazı kesimlerin tepkisini çekmiş, Lozan Anlaşması’nın ihlal edildiği yorumları yapılmıştı.

    patrik5.jpg
    Patriği Bartholomeos’un ‘ekümenik’ sıfatı ve gözlemci statüsü ile imzası, bildiride uluslararası kuruluşlar listesinde yer aldı.

    YENİ LİSTE YAYIMLANDI

    Bu tepkilerin ardından, Bartholomeos‘un bildiriye ‘ekümenik’ sıfatıyla attığı imzanın kaldırılması dikkat çekti. Ankara’da gazetecilere bilgi veren bir diplomat, imzanın Türkiye’nin baskısı ile kaldırıldığını ileri sürdü. Diplomatik kaynak, Ankara’nın bildiriyi ilk imzaladığı sırada Bartholomeos‘un imzasının bulunmadığını savunarak “Patrikhane listeye, zirveden günler sonra eklendi” iddiasında bulundu. Kaynak, Ankara’dan yapılan baskıların ardından İsviçre ile Ukrayna’nın Patrikhane’yi imzacılar arasından çıkararak salı günü yeni bir liste yayımladığını söyledi.

    İsviçre Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde ise bu adımın “ilk yayımdan sonra imzacı listesinde yapılan değişiklikler” kısmına eklenmemesi dikkat çekti. Sitede sadece “Ekümenik Patrikhane zirveye gözlemci olarak katılmıştır ve ortak bildiride ortaya konulan ilkeleri destekler” denildi.

    ‘FİDAN, İSRAİL VE KIBRIS’A TEPKİ GÖSTEREREK ERKEN AYRILDI’

    Öte yandan, Türkiye’nin zirve sırasında İsrail ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin varlığı nedeniyle duyduğu rahatsızlığı da organizatörlere ilettiği öne sürüldü. Kaynağa göre, zirvenin ikinci gününde Fidan’ın gıda güvenliği konusundaki bir panelin eş moderatörlüğünü yapması planlanıyordu. Ancak Fidan, “İsrail ve Kıbrıs Cumhuriyeti temsilcilerinin de panele katılacağını öğrenince sadece ana oturumda yer alıp konuşmasını yaptı; sonra da binayı terk ederek aynı gece Türkiye’ye döndü.”

    UKRAYNALI YETKİLİ: HASSASİYETİ ANLIYORUZ

    Middle East Eye sitesine konuşan bir Ukraynalı yetkili ise “Hassasiyeti anlıyoruz ve bütün endişeleri gidermek için Türk tarafıyla işbirliği içindeyiz. Ekümenik Patrikhane bizim için insani bir bakış açısından ve dini boyutuyla önemli” dedi.

    ORTODOKS DÜNYASINDAKİ KRİZ 2018’DE PATLAK VERMİŞTİ

    Ukrayna Kiliseleri’nin Moskova patrikliğinden ayrılma süreci, Kiev yönetiminin Rusya’nın tepkisine rağmen ABD ve NATO ile ilişkilerini derinleştirmeyi sürdürdüğü döneme denk geliyor. O dönemde “Ortodoks dünyası 21. yüzyılın en büyük krizlerinden biri” olarak yorumlanan ayrışma, Fener ve Moskova kiliseleri karşı karşıya getirmişti.

    Ukrayna’da bazı din adamları, Moskova kiliselerine karşılık, Kiev Patrikhanesi, Ukrayna Ortodoks Kilisesi ve Ukrayna Bağımsız Ortodoks Kilisesi’ni (Otosefal) kurduklarını ilan etmişlerdi. Ancak Ortodoksluk mezhebinde bu yapılanmanın geçerli olabilmesi için yeni kiliselerin, Fener Rum Patrikhanesi ya da diğer patrikhanelerin yarısı tarafından tanınması gerekiyordu. Bu ayrışmaya karşı çıkan Moskova kilisesi ile Fener arasında 31 Ağustos 2018’de İstanbul’da gerçekleştirilen zirve başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

    Kendisini ‘ekümenik’ (evrensel) sayan Fener Rum Kilisesi’nin, Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığından yana tavır alması Rusya Ortodoks Kilisesi’ni öfkelendirmişti. (DIŞ HABERLER)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna Barış Zirvesi sona erdi: Ortak bildiriyi 80 ülke onayladı

    Ukrayna Barış Zirvesi sona erdi: Ortak bildiriyi 80 ülke onayladı


    İsviçre Konfederasyonu Başkanı Viola Amherd, ülkesinin ev sahipliğinde dün Bürgenstock kasabasında başlayan Ukrayna Barış Zirvesi’nin kapanışında düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

    Zirvede geniş kapsamlı tartışmalar yaşandığını ve kendisinin de çok sayıda görüşme yaptığını kaydeden Amherd, nükleer güvenlik, gıda güvenliği ve insani boyutlarla ilgili güven inşa edecek adımların mümkün olduğu konusunda anlaştıklarını söyledi.

    Amherd, zirvede kapsamında ‘Bürgenstock Bildirisi’ üzerinde uzlaşmaya vardıklarını belirtti. Bildiri kapsamında üç konu üzerinde net bir çerçeve oluşturmaları ve bunlar üzerinde daha fazla tartışma yapmaları gerektiğinin altını çizen Ahmerd, şöyle devam etti:

    ‘TÜM SAVAŞ ESİRLERİ TAKAS YOLUYLA SERBEST BIRAKILMALI’

    “Nükleer enerji ve nükleer tesislerin her türlü kullanımı güvenli, emniyetli, korunaklı ve çevreye duyarlı olmalı. Gıda güvenliği hiçbir şekilde silah haline getirilmemeli. Limanlarda ve güzergah boyunca ticari gemilere, sivil limanlara ve bunun altyapısına karşı saldırılar kabul edilemez.

    Ayrıca tüm savaş esirleri takas yoluyla serbest bırakılmalı. Sınır dışı edilen ve hukuka aykırı olarak yerlerinden edilen tüm Ukraynalı çocuklar ve hukuka aykırı olarak gözaltına alınan diğer tüm Ukraynalı siviller, Ukrayna’ya iade edilmeli.”

    ‘BU KONUDA KARARLIYIZ’

    Ahmerd, ülkelerin farklı pozisyonları göz önüne alındığında konferansın bu kadar yüksek düzeyde, geniş bir destek için düzenlenmesi ve ortak bir noktada bulmaya çalışmalarının bir başarı olduğunu kaydetti.

    Ukrayna’da adil ve kalıcı bir barışın, savaş bölgelerindeki halklar ve bunun sonuçlarından doğrudan etkilenen herkes için kilit öneme sahip olduğunu ve tüm dünya için de geçerli olması gerektiğini vurgulayan Ahmerd, “İsviçre, Ukrayna’da barış sağlanması için yürütülen bu süreçte aktif rol almaya devam edecek. Bu konuda kararlıyız” diye konuştu.

    ‘BU ZİRVE BİR UMUT IŞIĞIDIR’

    Şili Devlet Başkanı Gabriel Boric ise zirve kapsamında tüm kıtalardan ve farklı siyasi düşüncelerden çok sayıda ülkenin, savaş yerine barışı tartışmak üzere bir araya geldiğini belirtti.

    “Bu zirve bir umut ışığıdır ve kalıcı barış diyaloglarını teşvik etmek için bir katalizör görevi görüyor” ifadelerini kullanan Boric, zirve kapsamında onayladıkları ortak bildiriyi tamamen desteklediklerini kaydetti.

    Boric, bu tür zirvelerden sonra atılacak adımlara işaret ederken, Rusya ve Ukrayna’nın yakın zamanda Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, uluslararası hukuk ve insan haklarına bağlı kalınması temelinde bir diyalog kurmasını desteklediklerini söyledi.

    ORTAK BİLDİRİ İMZALANDI

    İsviçre’deki Ukrayna Barış Zirvesi, Bürgenstock Bildirisi ile son buldu. Zirve, 90’dan fazla ülke ve kuruluşun katılımıyla gerçekleşirken, ortak bildiri 80 ülke ve 4 kuruluş tarafından onaylandı.

    Endonezya, Libya, Suudi Arabistan, Tayland, Hindistan, Meksika, Güney Afrika, Brezilya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de bulunduğu 16 ülke ve kuruluş çekimser kaldı.

    İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan yazılı olarak yayımlanan bildiride, zirvenin, Şubat 2022’den bu yana devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı için kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa giden sürece ilişkin üst düzey diyaloğu geliştirmek amacıyla düzenlendiği bildirildi.

    Bildiride, zirvenin, Ukrayna’nın Barış Formülü ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı da dahil uluslararası hukuka uygun diğer barış önerileri temelinde gerçekleştirilen önceki tartışmalar üzerine inşa edildiği kaydedildi.

    “Özellikle, herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına, Ukrayna dahil tüm devletlerin uluslararası kabul görmüş sınırları içindeki egemenlik, bağımsızlık ve toprak bütünlüğü ilkelerine karşı tehdit veya güç kullanımından kaçınma konusundaki kararlılığımızı yeniden teyit ediyoruz” ifadeleri kullanılan bildiride, kara suları dahil uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesinin uluslararası hukukun ilkeleri olduğu hatırlatıldı.

    Nükleer enerjinin ve nükleer tesislerin her türlü kullanımı güvenli, emniyetli, korunaklı ve çevreye duyarlı olması gerektiğinin altı çizilen bildiride, Zaporijya Nükleer Santrali de dahil Ukrayna nükleer enerji santralleri ve tesislerinin, Ukrayna’nın tam egemenlik kontrolü altında, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ilkelerine uygun ve onun denetimi altında emniyetli bir şekilde çalışması gerektiği vurgulandı.

    Bildiride, Ukrayna’ya karşı devam eden savaş bağlamında herhangi bir nükleer silah tehdidi veya kullanımın kabul edilemeyeceğinin altı çizildi.

    GIDA GÜVENLİĞİ UYARISI

    Küresel gıda güvenliğinin, gıda ürünlerinin kesintisiz üretimine ve tedarikine bağlı olduğu hatırlatılan bildiride, “Bu hususta, serbest, tam ve güvenli ticari seyrüseferin yanı sıra Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki deniz limanlarına erişim kritik öneme sahip. Limanlarda ve güzergah boyunca ticari gemilere, sivil limanlara ve sivil liman altyapısına yönelik saldırılar kabul edilemez. Gıda güvenliği hiçbir şekilde silah haline getirilmemeli. Ukrayna tarım ürünleri ilgili üçüncü ülkelere güvenli ve serbestçe sağlanmalı” ifadeleri kullanıldı.

    Tüm savaş esirlerinin takas yoluyla serbest bırakılması gerektiği kaydedilen bildiride, sınır dışı edilen ve hukuka aykırı olarak yerlerinden edilen tüm Ukraynalı çocuklar ve gözaltına alınan diğer tüm Ukraynalı sivillerinin Ukrayna’ya iade edilmesi gerektiği belirtildi.

    Bildiride, barışa ulaşmanın tüm tarafların katılımını ve diyaloğunu gerektirdiğine işaret edilirken, “Bu nedenle, belirtilen alanlarda gelecekte tüm tarafların temsilcilerinin daha fazla katılımıyla somut adımlar atmaya karar verdik. Tüm ülkelerin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı ilkelerini içeren BM Şartı, Ukrayna’da kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasında temel oluşturabilir ve hizmet edecektir.” ifadelerine yer verildi. (AA)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsviçre’nin ev sahibi olduğu Ukrayna Barış Zirvesi başladı: Viola Amherd’den ‘Rusya’ mesajı

    İsviçre’nin ev sahibi olduğu Ukrayna Barış Zirvesi başladı: Viola Amherd’den ‘Rusya’ mesajı


    İsviçre’nin ev sahipliğinde Nidwalden kantonundaki Bürgenstock kasabasında düzenlenen Ukrayna Barış Zirvesi başladı. Zirvenin resmi açılışında konuşan İsviçre Konfederasyonu Başkanı Viola Amherd, “Rusya olmadan bir barış sürecinin düşünülemeyeceğinin hepimiz farkındayız. Kalıcı bir çözüm her iki tarafı da kapsamalıdır. Uluslararası toplum olarak bu yolun açılmasına yardımcı olabiliriz” dedi.

    “Amacımız Ukrayna’da adil ve kalıcı bir barışa ilham vermek, buna doğru ilerlemek.” diyen Amherd, bunun uzun bir süreç olduğunu belirtti. Amherd, zirve kapsamında Şubat 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılması için nihai bir anlaşmaya varılacağına dair ‘bir yanılsama’ içerisinde olmadıklarını, böyle bir anlaşmaya adım adım yaklaşabileceklerini söyledi.

    ‘GENİŞ KAPSAMLI VE DESTEKLEYİCİ BİR SÜREÇ’

    Ukrayna’daki savaşın uluslararası düzen, çatışmalardan doğrudan etkilenen insanlar ve dünya genelinde milyonlarca kişinin hayatında geniş yansıması olduğunun altını çizen Amherd, uluslararası ilişkilerin kurallara, uluslararası hukuka ve insan haklarına saygıya dayalı olmasını sağlamanın herkesin çıkarına olacağını vurguladı.

    Dünyanın dört bir yanından zirveye katılanların kendi fikirlerini tartışabileceği bir ortam oluşturmanın önemine değinen Amherd, bunun için geniş kapsamlı ve destekleyici bir süreç başlatmayı hedeflediklerini aktardı.

    ‘KALICI BİR ÇÖZÜM HER İKİ TARAFI DA KAPSAMALIDIR’

    Amherd, “Rusya olmadan bir barış sürecinin düşünülemeyeceğinin hepimiz farkındayız. Kalıcı bir çözüm her iki tarafı da kapsamalıdır. Uluslararası toplum olarak bu yolun açılmasına yardımcı olabiliriz. Bu yüzden buradayız. Aynı zamanda belirli konularda gerçek ilerleme sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu. Zirve kapsamında en önemli hedeflerinin Ukrayna için uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı temelinde kapsamlı, adil ve kalıcı bir barış sürecine ilham vermek olduğunu vurgulayan Amherd, Rusya’nın bu sürece nasıl ve hangi şartlarda dahil edilebileceğini tartışmak istediklerini anlattı.

    Amherd, “Birçoğumuzun bu zirveyi barışçıl, her türlü silahlı çatışmanın ötesinde bir sürece olan desteğimizi ifade etmek için kullanması çok önemli” ifadelerini kullandı. Barışa giden yolu bulmanın azim ve irade gerektirdiğinin altını çizen Amherd, bu zirve kapsamındaki hedeflere ancak birlikte hareket ederek ulaşabileceklerini söyledi.

    RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINA DİPLOMATİK ÇÖZÜM YOLU ARANIYOR

    Zirve, 2 yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna savaşına diplomasiyle çözüm bulmanın yollarını arıyor.

    Ukrayna-Rusya bavaşı için uluslararası hukuk ve BM Şartı temelinde kapsamlı, adil ve kalıcı barış için platform sağlamak amacıyla düzenlenen zirve, bu hedefe ulaşmak için olası bir çerçeveye ilişkin ortak anlayışı teşvik etmeyi hedefliyor.

    Her iki tarafın da gelecekteki bir barış sürecine dahil edilebilmesine dair “ortaklaşa bir yol haritası belirlemek” ve “gelecekteki barış sürecine ilham vermek” de zirvenin amaçları arasında yer alıyor.

    Rusya’nın davet edilmediği zirveye Çin de katılmıyor.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, zirvede Türkiye’yi temsil ediyor.

    Zirve yarın sona erecek. (AA)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya davet edilmediği için çok kutupluluk yanlısı ülkelerin katılmadığı Ukrayna Barış Zirvesi, İsviçre’de başlıyor

    Rusya davet edilmediği için çok kutupluluk yanlısı ülkelerin katılmadığı Ukrayna Barış Zirvesi, İsviçre’de başlıyor


    – Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in barış planına destek toplamak amacıyla düzenlenen konferans, “tarafsız ülke” statüsündeki İsviçre’de bugün başlıyor. Rusya’nın davet edilmediği Ukrayna Barış Zirvesi’ne 160’dan fazla ülke ve kuruluş çağrıldı, 92 ülke ve 8 kuruluş katılmayı taahhüt etti.

    Savaşın diğer tarafı Rusya davet edilmediği için Çin daveti kabul etmezken, Küresel Güney ülkelerinin çoğu katılmama ya da düşük düzeyde katılma tavrı aldı. Dolayısıyla Batı’nın Rusya’yı tecrit edip baskı altına alma hedefi boşa düştü.

    LULA: RUSYA OLMADAN MÜZAKERE OLMAZ

    Katılmayacak liderlerden biri olan Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, İsviçre Konfederasyonu Başkanı Viola Amherd’e “Rusya olmadan müzakere olmaz” hatırlatmasını yaptı.

    Konferansta Türkiye’yi temsil edecek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da tüm tarafların katıldığı bir zirvenin daha fazla sonuç doğuracağını vurgulaması bekleniyor.

    ÇİN UKDESİ: NEDEN KATILMADI?

    Ukraynalı yetkililer gibi ABD’li yetkililer de Çin’in katılmamasına tepki gösterdi. ABD’nin Ukrayna’ya milyarlarca dolarlık silah vererek, AB’yi de aynısını yapmaya zorlayarak savaşın uzamasına, Ukrayna’nın daha fazla toprak ve insan kaybetmesine neden olduğuna değinmeyen bir yetkili, Pekin’e “Egemenliğin, toprak bütünlüğünün ve bu ilkelerin güçlü savunucusu olduklarını iddia ediyorlar, ama destekledikleri Rusya’nın bu ilkeleri ihlal etmesine izin veriyorlar” diye çıkıştı.

    Daha önce Çin Dışişleri Bakanlığı, konferansa itirazlarını “Çin, uluslararası bir barış konferansının hem Rusya hem de Ukrayna tarafından tanınması, tüm tarafların eşit katılımıyla desteklenmesi ve tüm barış önerilerinin adil ve eşit şekilde tartışılması gerektiğinde her zaman ısrar etti” diye açıklamıştı.

    BİDEN YARDIMCISINI GÖNDERDİ

    Ukrayna Barış Zirvesi’ne Britanya, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada ve Japonya lider düzeyinde katılacak. Ancak geçen hafta Normandiya çıkarması yıldönümü törenleri için Fransa, önceki gün ve dün G7 zirvesi için İtalya’da bulunan ABD Başkanı Joe Biden, konferansa bizzat katılmak yerine Başkan Yardımcısı Kamala Harris ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ı gönderdi.

    ABD’li yetkililere göre konferansta sadece birkaç saat kalıp Zelenskiy ile poz verecek Harris, konuşmasında “Ukrayna’daki savaşın sonucunun tüm dünyayı etkileyen bir mesele olduğu” vurgusunu yapacak. ABD Başkan Yardımcısı, “Rus işgalinin BM Şartı’nın temel ilkelerini ihlal ettiği ve Ukrayna’nın egemenliği ile toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiği” fikrine azami sayıda ülkenin desteğini toplamaya çalışacak.

    G7’DEN BATI FİNANSAL SİSTEMİ İÇİN EMSAL KARAR

    Öncesinde G7 zirvesinde, Rusya’nın dondurulan varlıklarının faizinden elde edilen gelirle Ukrayna’ya yıl sonuna kadar 50 milyar dolarlık kredi verilmesi kararlaştırılırken, ABD ve Britanya’nın açıkladığı yeni yaptırımlarda Moskova Borsası ve bağlı kuruluşların da hedef alınması dikkat çekti.

    PUTİN’DEN DERHAL ATEŞKES TEKLİFİ

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Ukrayna’yla ateşkes ve müzakere için şartlarını açıkladı: Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’ya girmesinin ardından Rusya’ya bağlanan Donetsk ile Lugansk (Donbass) ve Zaporojye, Herson bölgelerinden Ukrayna güçlerinin tamamen çekilmesi ve Kiev’in NATO’ya katılım planlarından resmen vazgeçmesi.

    ZELENSKİY’İN PLANI NE?

    Putin’in teklifini “absürt ve kabul edilemez” diye reddeden Zelenskiy yönetiminin 10 maddeli planı, Kiev’in Ukrayna’ya ait ilan ettiği bölgelerden Rusya’nın tamamen çekilmesi, Ukrayna’nın yeniden inşası için Rusya’nın tazminat ödemesi (G7 zirvesinde bunun için 500 milyar dolara yakın bir fatura çıkarıldı), Rusya liderliğinin uluslararası mahkemede yargılanmasını içeriyor.

    SCHOLZ: G7’DE PUTİN’İN TEKLİFİNİ ELE ALMADIK

    İtalya’dan İsviçre’ye geçerken basına konuşan Almanya Başbakanı Olaf Scholz, G7 liderlerinin ciddi olmadığını bildiklerinden Putin’in teklifini aralarında tartışmadıklarını söyledi. Teklifin amacının dikkati İsviçre’deki konferanstan başka yöne çekmek olduğunu dile getiren Scholz, “Herkes bunun ciddi bir öneri olmadığını, İsviçre’deki barış konferansıyla ilgili olduğunu biliyor” dedi.

    ‘TAKİP KONFERANSINDA RUSYA’NIN DA HAZIR BULUNMASI LAZIM’

    Ancak İsviçre’deki konferansa ilişkin beklentileri düşük tutmak gerektiği mesajını veren Şansölye, bunun bir takip konferansının temellerinin atılmasıyla ilgili olduğunu, takip konferansında Rusya’nın da hazır bulunması gerektiğini söyledi. “İşte bu yüzden bu diplomatik bir bitki ve şimdi suluyoruz ki, daha sonra büyüsün” dedi.

    SONUÇ BİLDİRİSİNDE RUSYA İÇİN ‘SALDIRGAN TARAF’ DENİLECEK

    Reuters’e konuşan İsviçre’deki konferansla ilgili kaynaklar, iki gün sürecek görüşmelerde gıda güvenliği, nükleer güvenlik ve seyrüsefer özgürlüğü gibi savaşın tetiklediği daha geniş endişelerin de ele alınacağını belirtirken, sonuç bildirisi taslağının Rusya’yı “çatışmanın saldırganı” olarak tanımladığını aktardı. (Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsviçre’de kapalı otoparkta patlama: 2 ölü, 11 yaralı

    İsviçre’de kapalı otoparkta patlama: 2 ölü, 11 yaralı


    İsviçre’nin Aargau kantonuna bağlı Nussbaumen’deki bir binanın kapalı otoparkında akşam saatlerinde patlama meydana geldi, daha sonra yangın çıktı. Bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bina sakinleri tahliye edilirken, büyük panik yaşandı. Yangın kısa süre içerisinde diğer katlara yayıldı. Polisten yapılan açıklamaya göre patlamada 2 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı. Binada ve park halindeki araçlarda büyük hasar meydana geldi. Söndürme çalışmalarına 3 helikopter de destek verirken, yangın gece saatlerinde söndürülebildi.

    Patlamanın nedeni henüz bilinmiyor.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 15 kişiyi rehin alan baltalı saldırgan vurularak etkisiz hale getirildi

    15 kişiyi rehin alan baltalı saldırgan vurularak etkisiz hale getirildi



    İsviçre’nin Jura-Nord Vaudois bölgesindeki Essert-sous-Champvent kasabasında bıçaklı ve baltalı saldırgan, akşam saatlerinde bir trende 15 kişiyi rehin aldı. Trendeki yolcuların ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, treni durdurup bölgeyi giriş çıkışlara kapattı.

    Yaklaşık 60 polis, saldırganla tercüman aracılığıyla yapılan müzakerenin sonuç vermemesi üzerine trene baskın düzenledi. Polis tarafından yapılan açıklamada, 32 yaşındaki İranlı sığınmacının baskın sırasında vurularak öldürüldüğü, yaklaşık 4 saat rehin tutulan yolcuların ise yara almadan kurtarıldığı belirtildi.

    Olayın terörle bağlantılı olup olmadığı henüz bilinmezken, bölge savcılığı tarafından yapılan açıklamada olayla ilgili soruşturma başlatıldığı belirtildi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP’den Fazıl Say’ın Avrupa’daki konserlerinin iptal edilmesine kınama

    AKP’den Fazıl Say’ın Avrupa’daki konserlerinin iptal edilmesine kınama



    AKP Sözcüsü Ömer Çelik, X hesabından yaptığı paylaşımda Filistin’e destek açıklaması yapan dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say’ın İsviçre konserlerinin iptal edilmesinin ardından açıklama yaptı.

    Çelik, karanlık bir zihniyetin, medeniyetin tüm değerlerini yok etmek istercesine, İsrail’in insanlık dışı saldırganlığına karşı çıkan ve barışı savunan üniversite öğrencilerini, aydınları, yazarları, sporcuları ve sanatçıları hedef aldığımı vurguladı.

    Çelik, Fazıl Say’ın İsrail’in Filistin’deki insanlık dışı saldırılarına karşı çıkan fikirlerinden dolayı Avrupa’daki konserlerinin iptal edilmesini kınadığını aktardı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Suisse Sırları: Devlet başkanları, iş insanları ve generallerin İsviçre bankasındaki hesapları sızdı

    Suisse Sırları: Devlet başkanları, iş insanları ve generallerin İsviçre bankasındaki hesapları sızdı


    İsviçre’nin köklü bankası Credit Suisse’den sızdırılan veriler, bankanın devlet başkanları, istihbarat yetkilileri ve yaptırıma tabi iş insanlarına ait milyarlarca doları hesaplarında tuttuğunu ortaya çıkardı.

    İsviçre bankaları, müşterilerine ait bilgileri büyük bir sır olarak saklamakla biliniyor. Ancak kimliğini açıklamayan bir kişi, toplamda 100 milyar dolardan fazla bir paraya denk gelen 18 binden fazla banka hesabına ilişkin verileri Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine sızdırdı.

    Veriler, Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi (OCCRP) ile dünyanın farklı noktalarındaki 48 haber kuruluşuyla paylaşıldı.

    “Suisse Secrets” nedir?

    Dünyanın en zengin ve en köklü bankalarından biri olan Credit Suisse bankasına yönelik bu araştırmaya “Suisse Secrets” (İsviçre Sırları) adı verildi.

    39 ülkede 48 medya kuruluşundan 163 gazetecinin katıldığı araştırmada, İsviçre’nin en büyük yatırım bankalarıdan Credit Suisse’den sızdırılan banka hesap bilgileri aylarca analiz edildi. Bugüne kadar bir İsviçre bankasından ilk kez gazetecilere bu denli büyük bir sızıntı oluyor.

    İncelemede, hesap sahipleri arasında yolsuzlukla suçlanan hükümet yetkilileri, insan hakları ihlali ile suçlananlar ve kriminal sabıkası olanların da bulunduğu saptandı.

    Sızdırılan verilerde ne var?

    Sızan veriler, 18 binden fazla Credit Suisse hesabı hakkında bilgi içeriyor. Bazı müşteriler birden fazla hesaba sahip.

    Her hesapla ilgili bilgilerde hesap numarası, sahibinin kimlik bilgileri ve hesapta bulunan tutar yer alıyor.

    Bazıları gerçek, bazıları ise tüzel kişilerden oluşan hesap sahiplerinin uyruğu ise 160’tan fazla milleti temsil ediyor.

    Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi raporuna göre bazı hesaplar yıllar önce kapanmış.

    Sızıntıda kimlere ait hesaplar var?

    Araştırma sonuçlarının ilkinde, tüm hesap sahiplerinin kimlik bilgileri yer almıyor.

    Credit Suisse hesaplarında milyonlarca dolar değerinde para bulunduran kişiler arasında Ürdün Kralı II. Abdullah, Mısır’ın devrik lideri Hüsnü Mübarek’in iki oğlu, Pakistan istihbarat şefi General Akhtar Abdurrahman’ın oğulları, Venezuelalı hükümet yetkilileri, İtalya’nın en büyük mafya organizasyonlarından Ndrangheta’ya yakın isimlerden Antonio Velardo gibi isimler var.

    Tunus, Libya, Suriye ve Yemen gibi ülkelerden üst düzey hükümet yetkililerinin de özellikle ‘Arap Baharı’ döneminde ellerindeki paraları İsviçre bankasındaki hesaplarına aktardıkları dikkat çekiyor.

    Ayrıca Kazakistan’da Nazarbayev’in yerine geçen Devlet Başkanı Cömert Tokayev, Nahcivan lideri Vasif Talibov’un oğulları Rıza ve Seymur Talibov, ocak ayında istifa eden Ermenistan eski Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan, Sırp uyuşturucu baronu Rodoljub Raduloviç ve Cezayir eski Devlet Başkanı Abdulaziz Buteflika’nın da Credit Suisse bankasında hesap açtığı ortaya çıktı.

    Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi, Kazakistan Devlet Başkanı Tokayev’in oğlu Timur Tokayev için Credit Suisse bankasında geçmiş yıllarda hesap açtığı ve oğlunun adına İsviçre’nin Cenevre, Versoix ve Saint Prex şehirlerinde üç ayrı villa satın aldığını yazdı.

    Bankada hesabı olan kişilerin, daha çok bankacılık bilgilerini İsviçre vergi makamlarıyla paylaşma anlaşması olmayan ülkelerden olduğu dikkat çekiyor.

    Credit Suisse veri sızıntısı ile ilgili ne dedi?

    Banka sözcüsü Candice Sun iddiaları şiddetle reddettiklerini belirterek, elde edilen hesapların birçoğunun finansal yasaların farklı işlediği onlarca yıl öncesine dayandığını söyledi.

    Sözcü Sun, sızdırılan veri tabanındaki hesapların çoğunun zaten kapatıldığını, kalan aktif hesaplarla ilgili gerekli adımların atıldığı konusunda bir sorun bulunmadığını dile getirdi.

    Candice Sun ayrıca, sızıntıyı bankaya yönelik “itibarsızlaştırma çabası” olarak yorumladı.

    Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ), geçen yılın ekim ayında 12 milyona yakın dosyadaki verilere dayanarak dünya liderlerine, siyasetçilere ve ünlülere ait gizli finansal bilgileri kamuoyuyla paylaşmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cocid-19’dan sonra HIV’de korkutan yeni varyant: Ölümcül ve hızlı yayılıyor

    Cocid-19’dan sonra HIV’de korkutan yeni varyant: Ölümcül ve hızlı yayılıyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***