Etiket: internet güvenliği

  • Freedom House’un internet raporuna göre Türkiye ‘özgür değil’

    Freedom House’un internet raporuna göre Türkiye ‘özgür değil’


    Avrupa’dan İzlanda, Estonya, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Sırbistan ve Macaristan’ın değerlendirildiği raporda, Türkiye en düşük puanı alarak sonuncu sıraya yerleşti.

    REKLAM

    Yetmiş ülkede internet özgürlüğünün değerlendirildiği bir raporda Türkiye 100 üzerinden 30 puanla “özgür olmayan ülkeler” kategorisinde yer aldı.

    ABD merkezli Freedom House tarafından “Yapay Zekanın Baskıcı Gücü” başlığıyla yayınlanan “2023 İnternette Özgürlük” raporuna göre, internet özgürlüğü tüm dünyada üst üste 13’üncü yılında da gerilerken Türkiye’de son on yıldaki gerileme trendi devam etti.

    Avrupa’dan İzlanda, Estonya, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Sırbistan ve Macaristan’ın  değerlendirildiği raporda, Türkiye en düşük puanı alarak sonuncu sıraya yerleşti.

    “Erişim Önündeki Engeller”, “İçerik Sınırlamaları” ve “Kullanıcı Hakları İhlalleri” başlıklarının incelendiği raporda Türkiye, “Erişim Önündeki Engeller” başlığında 25 üzerinden 12 puan, “İçerik Sınırlamaları” başlığında 35 üzerinden 10 puan ve “Kullanıcı Hakları İhlalleri”nde 40 üzerinden 8 puan alarak, 100 üzerinden 30 puanla “özgür değil” olarak tanımlandı.

    Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Dezenformasyon Yasası’nın muhalif siyasetçiler ile gazetecilerin susturulması için kullanıldığı vurgulanan raporda sansürün yaygın olduğu ve çok sayıda makale ile sosyal medya paylaşımının engellendiği belirtildi.

    Raporda Türkiye’de internete erişimin nadiren de olsa kısıtlanabildiği, bunun örneklerinden birinin geçen yıl kasım ayında İstiklal Caddesi’nde düzenlenen bombalı saldırının ardından, diğerinin de 6 Şubat’taki depremlerin ardından görüldüğü vurgulandı. Raporda afetin ardından Twitter’in yaklaşık sekiz saat süreyle kapatılmasının acil kurtarma çalışmalarını zorlaştırdığı belirtildi.

    Türkiye’de telekomünikasyon alanını düzenlemek ve denetlemekle sorumlu kurum olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) hakkında da raporda, kurumun özel bir bütçeye sahip olduğu, üyelerinin hükümet tarafından atandığı ve karar alma sürecinin şeffaf olmadığı ifade edildi.

    Başta haberler olmak üzere pek çok içeriğe engel getirildiği aktarılan raporda, Aralık 2022 itibarıyla 712 binden fazla alan adı ile 150 bin URL’nin engellendiği bilgisi yer aldı. Türkiye’nin askeri operasyonlarını konu alan içerikler, Kürtçe haberler ve hükümete yönelik eleştiriler yayınlayan sitelerin bloke edildiği belirtilen raporda, Aralık 2022 itibari ile 918 internet sitesinin cumhurbaşkanına hakaret, ulusal güvenliği tehlikeye atmak ve uyuşturucuya teşvik etmek gerekçeleriyle bloklandığı vurgulandı.

    Raporda ayrıca Uber, PayPal ve Booking.com gibi servis sağlayıcıların da engelli olduğu belirtildi.

    Yapay zeka sansürü artırdı

     Raporda incelenen 75 ülkenin 55’inde internet yorumları yüzünden insanlara dava açıldığı belirtilirken 41 ülkede ise fiziksel olarak saldırıya uğradığı ya da öldürüldüğü vurgulandı. 

    Öte yandan rapora en az 47 ülkede internetteki tartışma ortamlarını manipüle etmek için sahte hesaplar kullanılırken yapay zeka tabanlı araçların dezenformasyon taktiklerinin daha yaygın kullanılmasını sağladı. Ayrıca birçok otoriter yönetim yapay zeka teknolojisini sansür kapasitesini artırmak için kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna tartışmalı yüz tanıma teknolojisi ile Rusların ve ölülerin kimlik tespitini yapabilecek

    Ukrayna tartışmalı yüz tanıma teknolojisi ile Rusların ve ölülerin kimlik tespitini yapabilecek


    ABD’li yapay zeka şirketi Clearview AI tarafından sunulan yüz tanıma teknolojisinin Ukrayna Savunma Bakanlığı tarafından cumartesi gününden bu yana kullanılmaya başlandığı bildirildi.

    Amerika Birleşik Devletleri merkezli istihbarat platformu Clearviwew AI’ın sunduğu teknoloji sayesinde bakanlığın Rus saldırganları ortaya çıkarabileceği, yanlış bilgi ile mücadele edebileceği ve ölülerin kimliğini saptayabileceği belirtildi.

    Clearview AI’ın danışmanlarından Lee Wolosky, Ukrayna’nın ücretsiz kullanımına sunulan etkin yüz tanıma arama motorunun yetkililere kontrol noktalarında şüpheli kişileri tespit etme imkanı tanıyacağını belirtti.

    Guantanamo Körfezi’ndeki tutuklama merkezinin kapatılmasında rol oynayan eski diplomat Wolosky, Clearview AI’ın Rus sosyal medya hizmeti VKontakte’ye erişimi sayesinde halka açık PimEyes’dakine göre çok daha kapsamlı bir veri tabanı yarattığını vurguladı. PimEyes savaş fotoğraflarında kişilerin kimliğini saptamak için kullanılan halka açık yüz tanıma ve geriye dönük görüntü arama motoru.

    Wolosky bu bilgilere ek olarak, Ukrayna hükümetindeki başka birimlerin de önümüzdeki günlerde Clearview AI’ı kullanmaya başlamasının beklendiğini kaydetti. Clearview AI’ın hizmetlerinin Rusya’ya teklif edilmediğinin de altı çizildi.

    Ukrayna Dijital Dönüşüm Bakanlığı sözcüsü daha önce Clearview AI gibi ABD merkezli yapay zeka şirketlerinin teklif ettiği teknolojileri kullanmayı düşündüğünü belirtmişti. Birçok Batılı şirket Ukrayna’ya yardım için internet donanımı, siber güvenlik araçları ve diğer destekleri sunma sözü vermişti.

    Milyarlarca fotoğrafa erişim sağlıyor

    Ukrayna ile şirket arasındaki işbirliğinin Clearview AI’ın tepe yöneticisi Hoan Ton-That’ın Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Ukraynalı yetkililere gönderdiği bir mektupla şekillenmeye başladı.

    Ton-That, Reuters haber ajansının bir kopyasına eriştiği mektupta şirketinin Rus sosyal medya hizmeti VKontakte’deki toplam 10 milyar fotoğraflık veri tabanı içinde 2 milyar fotoğrafın hizmetinde olduğunu bildirdi.

    Şirketin veri taban sayesinde Ukrayna’nın parmak izinini eşleştirmekten çok daha kolay bir şekilde ölüleri tespit edebileceğini belirten Clearview tepe yöneticisi teknolojilerinin hasarlı yüzlerde bile çalıştığının altını çizdi. ABD Enerji Bakanlığı tarafından yapılan bir çalışmada bozulmanın teknolojinin etkinliğini azalttığını tespit etmesine karşı 2021’deki bir konferansta hazırlanan çalışma daha olumlu sonuçlar öngörüyor.

    Ton-That mektubunda şirketin teknolojisinin ayrıca ailelerinden ayrı düşen mültecilerin yeniden birleştirilmesi, Rus gizli ajanların tespti ve hükümetin savaşla ilgili sahte sosyal medya paylaşımlarını açığa çıkarmada da kullanılabileceğini ifade etti, ancak Ukrayna Savunma Bakanlığı’nın teknolojiyi kullanma maksadının açık olmadığını dile getirdi.

    Yüz tanıma metoduna ilişkin uyarılar

    Yüz tanıma metodunun kullanımına ilişkin çeşitli eleştiriler dile getiriyor. New York’taki Gözetim Teknolojisi Denetim Projesi icra direktörlerinden Albert Fox Cahn savaş zamanında kontrol noktlarında yüz tanımanın kullanılmasının yanlış kimlik tespitine yol açabileceği konusunda uyarıyor.

    Yanış eşleşmenin sivil ölümere neden olabileceğini belirten Cahn polislerin yüz tanıma metodunu kullanırken haksız tutuklama yapmasıyla kıyaslıyor ve “İyi niyetli teknolojinin geri tepmesi ve yardım etmesi gereken insanlara zarar verir hale gelmesi” riskine dikkat çekiyor.

    Cahn, bu teknolojinin savaş bölgelerinde en az tehlikeli kullanımın ölülerin kimlik tespiti olduğunu belirtiyor. Çünkü Cahn’a göre “bu sistemleri ve bağlantılı veri tabanlarını bir kez savaş alanına sokarsanız kullanımı ve suistimali üzerine kontrolü kaybedebilirsiniz.”

    Bu eleştiriler karşısında kimlik saptamada tek kaynak olarak kullanılmaması gerektiğini ifade eden şirketin tepe yöneticisi Ton-That Clearview AI’ın teknolojisinin Cenevre Konvansiyonu’nu ihlal eder halde kullanılmamasını istemediğini söylüyor. Cenevre Konvansiyonu olarak bilinen uluslararası anlaşma savaş zamanında insani muamele için yasal standartları belirliyor.

    Clearview AI’a gizlilik hakkının ihlali suçlamaları

    Şirket diğer kullanıcılar gibi Ukraynalılara da teknolojiyi kullanım eğitimi veriyor. Ayrıca kullanıcıların vaka sayısını girmeleri ve arama öncesinde gerekçe göstermeleri isteniyor. Hizmetini özellikle ABD’deki emniyet birimlerinin kullanımına sunan Clearview AI’a karşı ABD’de internetten aldığı görüntülerin gizlilik haklarını ihlal ettiği suçlamasıyla birçok dava açılmış durumda.

    Clearview AI’ın veri toplama sistemini Google aramaya benzetiyor, ancak aralarında İngitere ve Avustralya’nın bulunduğu birçok ülke bu uygulamayı yasa dışı olarak kabul ediyor.

    9 Mart’ta İtalya veri koruma kurumu Avrupa Birliği’nin gizlilik hakkı yasalarını ihlal suçundan dolayı Clearview AI’a 20 milyon euro para cezası vermiş, şirketin bünyesindeki İtalyan vatandaşlarına ait verilerin derhal silinmesini ve biyometrik verileri işleme koymasının yasaklanması talimatını vermişti.

    İtalyan kurum yaptığı açıklamada Clearview AI’ın İtalyanların biyometrik verilerini “yasa dışı şekilde, yeterince hukuki temeli olmaksızın işleme koyduğunu” belirtmiş ve şirketin veri sahiplerinin gizlilik ve ayrımcılığa tabi olmama hakkı gibi özgürlüklerini ihlal ettiğini” ifade etmişti.

    Sosyal medya platformu Facebook ve bağlı olduğu Meta Platformları Clearview AI’ın veri talebini sonlandırmasını istemişti. VKontakte ise konuya ilişkin açıklamada bulunmadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Covid-19 pandemisi döneminde geçen yıl internette çocuk tacizinde rekor artış yaşandı

    Covid-19 pandemisi döneminde geçen yıl internette çocuk tacizinde rekor artış yaşandı


    İnternet Gözleme Vakfı, geçen yıl pandemi nedeniyle uygulanan kısıtlama ve kapanmalar sırasında internette çocuk tacizi sayısında rekor artış yaşandığını açıkladı.

    İngiltere merkezli vakıf 2021’de çocukların tecavüze ya da cinsel tacize uğradığını teyit eden 252 bin görüntü ve video için dava açtıklarını bildirdi. Vakıftan yapılan açıklamada geçen yıl toplamda 361 bin suç unsuru içerdiğinden şüphelenilen materyele ilişkin ihbarların vakıf uzmanlarında soruşturulduğu kaydedildi.

    Pandeminin etkisi

    Çocuk güvenliği uzmanlarına göre, internet özellikle küçük çocukların hayatına pandemi döneminde daha fazla girdi. İnternette uzun zaman geçirmek çocukları kandırarak ya da yönlendirerek kendi cinsel tacizlerini kameraya kaydetme arayışındaki suçlular topluluğuna karşı onları daha korumasız hale getirdi. Tacizciler daha sonra kaydetikleri bu görüntüleri açıkça internette paylaştı.

    İnternet Gözleme Vakfı Başkanı Susie Hargreaves, bu tür tacizlerin genellikle evlerde çocukların odasında gerçekleştiğine ve ailelerin çocuklarının internette hiç tanımadıkları kişilerle konuştuklarının farkında bile olmadığına dikkat çekti.

    Çocukların cinsel yönden taciz edilirken çekilen görüntülerde de artış yaşandığının altını çizen vakıf, bu tür tacizlerin 2021’de yüzde 168 arttarak 182 bini bulduğunu belirtti. Bu tür içerikler video kamerası ile genellikle çocukların odasında çekiliyor ve daha sonra intenette yaygın şekilde paylaşılıyor.

    Bazı durumlarda ise tacizciler tarafından kandırılan çocuklardan kendi cinsel görüntülerini çekmeleri isteniyor.

    Çocukları internette cinsel tacizden korumak için ne yapmalı?

    Vakıf başkanı Hargreaves mobil cihazların tacizcilerin evlere ve çocuklara ulaşmasına kapı açtığını belirterek ebeveynle çocuk arasında iletişimin önemine vurgu yaptı. Hargreaves “Biliyoruz ki eğer ebeveynler çocuklarıyla iyi bir diyalog kurarsa bu çok büyük bir fark yaratır ve tacizler dolayısıyla hayat boyu zarar görmelerinin önüne geçebilir” dedi.

    İnternet Gözleme Vakfı ebeveynlerden çocuklarıyla internette cinsel taciz konusunda açıkça konuşmalarını, teknoloji kullanımında ortak kurallar üzerine anlaşmalarını ve küçük çocukların kullandığı çevrimiçi platformların araç ve ayarlarını iyi öğrenmelerini öneriyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB: Terör içeriklerini bir saat içinde internetten kaldıracak düzenleme yürürlüğe girdi

    AB: Terör içeriklerini bir saat içinde internetten kaldıracak düzenleme yürürlüğe girdi


    Avrupa Birliği’nin terör içerikli paylaşımların çevirimiçi ağlardan 1 saat içinde kaldırılmasını öngören yasal düzenlemesi yürürlüğe girdi.

    Kuralların, ifade ve bilgi özgürlüğü gibi temel haklara tam saygı gösterilmesini sağlamak için güçlü güvenceler içerdiği kaydedildi.

    Sosyal medya platformları veya internet siteleri gibi internet üzerindeki oluşumlarda yapılan terör içerikli paylaşımların, AB ülkelerinin ilgili makamlarının talebi olması halinde 1 saat içinde kaldırılması gerekecek.

    İçişleri Komiseri Ylva Johansson, düzenlemeyle ilgili: “Terörist içeriğin derhal kaldırılması, teröristlerin saldırıları teşvik etmek ve suçlarını yüceltmek için interneti kullanmalarını durdurmak için çok önemli. Kurbanları ve ailelerini terörle karşı karşıya kalmaktan korumak da aynı derecede önemli.” ifadelerini kullandı.

    Yasal düzenleme, terör içeriğinin kaldırılmasının yanı sıra terör örgütlerinin propagandasının yayılmasını, terör faaliyetlerinin yönlendirilmesini, radikalleşmeyi ve örgütlerin eleman devşirmesini engellemeyi amaçlıyor.

    AB Komisyonu, yasal düzenlemeyi bazı AB ülkelerinde son yıllarda düzenlenen terör saldırılarının ardından hazırlamaya başlamıştı. AB içinde internet üzerinden hizmet sunan platformlar ve üye ülkelerin yasal sürece uyumlu hale gelmeleri için bir yıl süreleri bulunuyor.

    Yeni Zelanda’daki cami saldırını hatırlattı

    Düzenlemeyi “çığır açan kurallar” olarak tanımlayan AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, Christchurch’teki cami saldırısındaki ihmalleri hatırlattı:

    “Bu çığır açan yeni kurallarla, çevrimiçi terör içeriklerinin yayılmasını önlüyor ve AB’nin Güvenlik Birliği’ni gerçeğe dönüştürüyoruz. Şu andan itibaren, çevrimiçi platformların terörist içeriği web’den çıkarmak için bir saati olacak ve bu, Christchurch’teki gibi saldırıların ekranları ve zihinleri kirletmek için kullanılmamasını sağlayacak. Bu, Avrupa’nın terörle mücadele ve radikalleşme karşıtı tepkisinde büyük bir dönüm noktası.”

    İnternetteki platformların terör içeriği paylaşımı yapılması halinde çok hızlı tedbir alması talep edilecek. Bu tedbirlerin temel hakları, özellikle de ifade özgürlüğünü koruması istenecek.

    Hem AB ülkeleri hem de internet platformları kaldırılan içeriklerle ilgili yıllık şeffaf raporlar hazırlayacak. Yanlışlıkla kaldırılan içerikler de hemen tekrar yüklenecek.

    Canlı yayınlara müdahale edilecek

    Yeni düzenlemeyle internet üzerindeki resim, video, yazı, ses gibi tüm paylaşımlar, bir AB ülkesinin yetkili makamı tarafından terör içeriği olarak değerlendirilirse ve kaldırılması talep edilirse 1 saat içinde silinmesi veya bu tür içeriğe tüm erişimin engellenmesi gerekecek.

    Terör suçlarının veya suça sebep olabilecek faaliyetlerin internette yapılan canlı yayınları da bu tür içerik arasında sayılabilecek.

    Terör içeriğinin tanımı ise “terör suçlarını işlemek veya bunlara katkıda bulunmak, bir terör grubunun faaliyetlerine katılmak, terör faaliyetlerini yüceltmek, terör suçlarını savunmak veya kışkırtmak” olarak belirlendi.

    AB ülkelerinin “yetkili makamları” tarafından içerik kaldırma taleplerinde gerekçenin açıkça belirtilmesi ve kaldırılması istenen paylaşımın neden terör içeriği olarak değerlendirildiğinin detaylı şekilde açıklanması gerekecek.

    Ağır cezalar verilebilecek

    Bu tür içeriğin tespiti ve kaldırılması için otomatik tanımlama teknolojilerinin kullanılması için bir yükümlülük bulunmayacak. Bu tür teknoloji ve yazılımların kullanılması halinde “insanlar tarafından denetlenmesi” gerekecek.

    İçerik sağlayıcıları ve internet platformları, içerik kaldırma talebinin yeniden değerlendirilmesini talep edebilecek.

    İçerik kaldırma taleplerine uymayan platformlar veya internet sağlayıcılarına ceza verilebilecek. Cezalarda platformun büyüklüğü göz önünde bulundurulacak ve cezanın büyüklüğüne göre orantılı olması sağlanacak. Mali cezalar platformun cirosunun yüzde 4’üne kadar çıkabilecek.