Etiket: İliç

  • İliç Faciasındaki 9 İşçinin Canı Unutuldu, Maden İçin Start Verildi! Talep Edenlerden Biri de Mustafa Sarıgül

    İliç Faciasındaki 9 İşçinin Canı Unutuldu, Maden İçin Start Verildi! Talep Edenlerden Biri de Mustafa Sarıgül


    Erzincan’ın İliç ilçesinde 13 Şubat 2024’te yaşanan toprak kaymasının ardından faaliyetlerine ara verilen Çöpler Altın Madeni’nin kapalı kalmıştı. Maden ocağının hem bölge halkını hem de ekonomik yapıyı derinden etkilediği savunularak yeniden faaliyete geçirilmesi gündeme geldi.

    Türkiye Altın Üreticileri Derneği ve sektörden edinilen bilgilere göre, söz konusu maden yaklaşık 4 bin kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlıyordu. Ancak üretimin yaklaşık 17 aydır durmasıyla bu istihdam zincirinin sekteye uğradığı görüşü savunuluyor.

    ‘ALTIN İTHALATI BÜYÜK YER TUTUYOR’ SAVUNMASI

    Erzincan Ticaret Borsası Başkanı Nadir Akar ise, yaşanan durumu, “Sadece bölge esnafı değil, Türkiye ekonomisi de zarar gördü. Maden açıkken burada ciddi bir ticaret döngüsü vardı. Üretim durduğunda o çark tamamen bozuldu” sözleriyle değerlendirdi. Erzincan Ticaret Odası Başkanı Ahmet Tanoğlu da benzer bir bakış açısıyla, “Altın ithalatı zaten cari açıkta büyük yer tutuyor. Maden güvenli şekilde yeniden faaliyete geçmeli” diyerek, madencilik faaliyetlerinin yeniden başlamasını istedi.

    İliç Faciasındaki 9 İşçinin Canı Unutuldu, Maden İçin Start Verildi! Talep Edenlerden Biri de Mustafa Sarıgül - Resim : 2

    BİR TALEP DE CHP’Lİ SARIGÜL’DEN GELMİŞTİ

    Bu görüşü savunanlardan en dikkat çekenlerden biri ise CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül oldu. Sarıgül de konuya dair yaptığı değerlendirmede, “İliç’te üretimin yeniden başlaması için çevre ve insan sağlığına dair tüm önlemler alınmalı. Kapalı liç yönteminin yüzde 99 oranında güvenli olduğu belirtiliyor. Tüm tedbirler sağlandıktan sonra üretim artsın ve emekçinin hakkı verilsin” ifadelerini kullandı.

    ‘RİSKLİ BİR DURUM YOK’

    Dokuz Eylül Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Cemalettin Okay Aksoy ise çevresel risklerin ortadan kalktığını savunarak, “Bakanlık denetimleri ve şirket testlerine göre çevre açısından riskli bir durum tespit edilmedi. Sabırlı Vadisi’nde yaklaşık 6 bin su ve 700 toprak örneği analiz edildi. Rehabilitasyon çalışmaları tamamlandı ve yaklaşık 210 milyon dolar harcama yapıldı. Üretimin kapalı sülfit tesisi ile yeniden başlaması, çevresel ve iş güvenliği açısından daha sağlam bir sistem sunuyor. Madencilik özellikle kırsal bölgelerde kalkınmanın lokomotifi. Üretimin uzun süre kesintiye uğraması hem yerel halkı hem de ülke ekonomisini zorluyor” dedi.

    İliç Faciasındaki 9 İşçinin Canı Unutuldu, Maden İçin Start Verildi! Talep Edenlerden Biri de Mustafa Sarıgül - Resim : 3

    NE OLMUŞTU?

    Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen liç yığını çökmesi, büyük bir felakete yol açmıştı. Olayda dokuz işçi yaşamını yitirdi, iki işçi ise yaralandı.

    Hayatını kaybeden işçilerin isimleri şöyle: Adnan Keklik, Kenan Öz, Ramazan Çimen, Uğur Yıldız, Abdurrahman Şahin, Fahrettin Keklik, Mehmet Kazar, Şaban Yılmaz ve Hüseyin Kara. Yaralı olarak kurtarılan işçiler ise İsa Taşdelen ve İshak Demir olarak açıklandı. Facianın ardından kayıp işçilere ulaşma çalışmaları aylarca sürdü. İlk işçinin cenazesine 5 Nisan 2024’te ulaşıldı. Son işçinin cansız bedeninin bulunması ise olaydan tam 116 gün sonra, 8 Haziran 2024’te mümkün olabildi.

    Madeni işleten Kanadalı şirkete yönelik adli süreç de devam ediyor.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Can Atalay: İliç’teki madencilik faaliyetlerinin durdurulması zorunlu

    Can Atalay: İliç’teki madencilik faaliyetlerinin durdurulması zorunlu



    Gezi davasında 18 yıl hapse mahkum edilen avukat Can Atalay, Silivri Cezaevi’nden yaptığı açıklamada İliç’teki madencilik faaliyetlerinin derhal durdurulması çağrısında bulundu.

    14 Mayıs Genel seçimlerinde Hatay’dan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili seçilen ancak Gezi davası nedeniyle milletvekilliği düşürülen Atalay, avukatları aracılığı ile X (Twitter) hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “İliç, yıllara yayılmış bir cinayettir.

    Hayvancılıkla bilinen, Türkiye’nin en güzel peynirlerinden birine adını veren Şavak aşiretinin dağıtılması, mera yasakları, Anadolu’ya has küçükbaş hayvancılığın tasfiyesi ile birlikte yürüyen bu cinayette bugün yeraltında kalan işçilerin cesedine ulaşmak için çaba dahi sarf etmeyenlerin vereceği hesap vardır.

    Bu hesap sorulacaktır.

    Ancak derhal, tarım alanlarında, endemik canlıların bulunduğu bölgelerde, dağ köylüsüne ait alanlar başta olmak üzere madencilik faaliyetlerinin durdurulması zorunludur.

    Türkiye’nin kalkınması için kırsal üretimin güçlendirilmesi gerektiği açıkken iktidarın ‘yararsız’ faaliyetlerin yanında, arkasında durması salt bir siyasi tercih değil, bu tercihin akçeli zorunluluğunu da göstermektedir.

    Köylerin mahalle statüsüne alınması nedeniyle yaşananlar açıktır.

    Mevcut iktidara rağmen belediyeler eliyle de bu alanda yapılabilecekler vardır.

    Buna talip olanların imeceyle bu talana karşı çıkıp doğrusunu inşa etmesinin de zamanı gelmiştir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avukatlara adliye önünü yasakladılar | İliç faciasına tepki: İşçiler öldürüldü. Binlerce kez uyardık açgözlü sermaye için devam ettiler

    Avukatlara adliye önünü yasakladılar | İliç faciasına tepki: İşçiler öldürüldü. Binlerce kez uyardık açgözlü sermaye için devam ettiler



    Erzincan İliç’te Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen facianın üzerinden 16 gün geçti ancak 9 madenci hala göçük altında. Arama-kurtarma çalışmaları heyelan riskinden dolayı durdurulmuştu.

    İliç’te meydana gelen maden faciasıyla ilgili bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde açıklama yapmak isteyen avukatlara polis müdahale etti. Avukatlar, “İliç Madeni’nin kapatılması ve iş cinayetleri son bulsun” demek için basın açıklaması çağrısı yapmıştı.

    BASIN DA ALANDAN UZAKLAŞTIRILDI: “BURAYI BİZE KİMSE YASAKLAYAMAZ”

    Saat 12.00’de Çağlayan Adliyesi’nde açıklama yapmak isteyen avukatlara izin verilmedi. Polis, basını alandan uzaklaştırdı, çekim yapılmasına izin vermedi.

    Müdahaleye rağmen adliye önünde açıklamayı gerçekleştiren avukatlar, “Biz hep burada olacağız, burayı bize kimse yasaklayamaz. Burayı bize yasaklayanlara biz yasaklarız. Bundan sonra da burada açıklamalarımızı yapacağız” dedi.

    AVUKAT KEMAL AYTAÇ: “İLİÇ’TE İŞÇİLER ÖLMEDİ, ÖLDÜRÜLDÜ”

    İliç’te altın madeninde katliam yaşandığını ifade eden Avukat Kemal Aytaç, “İliç’te işçiler ölmedi, öldürüldü. Daha önce binlerce kez uyardık. Bu yapılanlar tehlikeli, bunlar insanları, çevreyi, insanları, doğayı öldürür dedik. Bunun önüne geçemezsiniz dedik. Oradan bir avuç altın alacağız derken tüm memleketin topraklarını mahvedersiniz diye binlerce kez uyardık. Ama bu niye devam etti? Açgözlü sermaye için. Halk, insanlar, köylüler mahvolmuş, bu umurlarında bile değil. Dokuz tane can orada hayatını kaybetti. Buna rağmen hala bu ülkede siyanürlü altın aramacılığı devam ediyor. Bu vahşi bir yöntem, zehirli bir yöntem. Dünyanın birçok ülkesinde bu yöntem yasaklandı. Dünyada böyle bir ülke yok, böyle bir üçüncü dünya ülkesi bile yok. Bir taraftan topraklarımız zehirleniyor, bir taraftan insanlar ölüyor” diye konuştu.

    YÜKSEK MÜHENDİS CEMALETTİN KÜÇÜK: “HİÇ SUSMAYACAĞIZ, SÖZÜMÜZÜ HER YERDE SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Yüksek Mühendis Cemalettin Küçük adliye önünde yaptığı açıklamada, “Bu felaketin sonuçları ne olursa olsun bu malzemenin oradan kaldırılması ve zararının aza indirilmesi için maliyeti ne olursa olsun bu çalışmanın yapılması gerekir. Ekolojik bir yıkım olan bu felakete karşı susmayacağız, sözümüzü her yerde söylemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    AVUKAT ÖZGÜR CEYLAN TUNÇ: “YAPILMASI GEREKEN MADENİN ÇEVRE LİSANSININ İPTALİ DEĞİL, BU SADECE GÖSTERMELİK BİR İŞ”

    Avukat Özgür Ceylan Aytaç da yaptığı açıklamada, “Yapılması gereken İliç madeninin çevre lisansının iptali değildir. Bu sadece göstermelik yapılan geçici bir iştir. Zaten iki yıl önce de o lisans iptal edilmişti. Bu madende iki kere kapasite arttırımı için ÇED süreci işletildi. ÇED davalarında meslektaşlarımız derdini anlatmaya çalıştı ama mahkemeler bunlara gözünü kapattı ve buradaki mücadeleye her zaman ket vurmak istedi. ÇED raporunun altında imzaları olan Bakanı, idarecisi, hakimleri, maden işletme müdürlüğündeki denetim görevini yapmayan tüm memurlara kadar şirket sahipleriyle beraber onların da yargılanmasından başka bir çare yok” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’li Yavuzyılmaz: İliç’te daha önce de toprak kayması oldu AKP gizledi

    CHP’li Yavuzyılmaz: İliç’te daha önce de toprak kayması oldu AKP gizledi



    CHP’nin gölge kabinesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, partisinin Devrek ilçesindeki seçim koordinasyon merkezi açılışına katıldı.

    Açılış sonrası gazetecilerle bir araya gelen Yavuzyılmaz, Erzincan’ın İliç ilçesinde altın madeni sahasında meydana gelen toprak kayması sonucu 9 işçinin toprak altında kaldığını hatırlatarak “Defalarca kez uyarmamıza rağmen CHP’li milletvekilleri, STK’lar, çevre dernekleri ‘bu altın maden ocağıyla ilgili 2’nci bir Çernobil faciası yaşanabilir’ demesine rağmen AK Parti buradaki altın madeni işleten şirkete yol verdi. Hemen hızla izinlerini imzaladı ve neticede kontrolsüz bir çalışmanın sonucunda vahşi madencilikle büyük bir felaket Türkiye’nin başına geldi” dedi.

    ‘KİMSAYAL ATIKLAR 9 İLİMİZİ ETKİLİYOR’

    Kimyasal atıkların Fırat Nehri’ne karışarak 9 il ve 3 ülkeyi etkilediğini söyleyen Yavuzyılmaz, “Toprak altından Fırat Nehri’ne şu anda karışmaya devam eden bu kimyasal atıklar, siyanürler, sülfürik asitler ve ağır metaller, Fırat Nehri’nin içinden geçen 9 ilimizi etkiliyor. Diğer taraftan 3 ülkeden geçip Basra Körfezi’nde denize dökülüyor. Bu şirketin yaptığı ihlaller neticesinde AK Parti bir dönem burada bu şirkete 16 milyon lira ceza kesildiğini ifade etmişti. Ancak 2022 yılında kestiğini söylediği bu 16 milyon cezadan sadece aylar sonra bu şirkete 7 milyon 218 bin dolar vergi, ceza, faiz indirimi yaptı. Bunu belgeleriyle açıkladık. Yani 16 milyon lira ceza kesiyor. Diğer cebine de 222 milyon lira para koyuyor” diye konuştu.

    ‘AYNI YERDE DAHA ÖNCE DE TOPRAK KAYMIŞ’

    İliç’teki sahada daha önce de toprak kayması olduğuyla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yazısını sosyal medya hesabından paylaştığını ifade eden Yavuzyılmaz, “27 Mart 2022 tarihinde de AK Parti’nin gizlediği, kamuoyuna açıklamadığı bu felaketin şu anda gerçekleştiği, aynı yığın liçi sahasında daha önce de bir kaymanın olduğunu tespit ettik. Bu kaymanın nerede olduğu, hangi katlar arasında olduğu belli çünkü malzemeleri kat kat istifliyorlar. Buradan alınması gereken derslerin alınmasına bu konuyu gizleyerek engel olan AK Parti, 13 Şubat tarihinde gerçekleşen bu büyük felaketin de taşlarını bizzat döşemiş oldu” diye kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu’nden İliç ve seçim mesajı: Seçmeni tehdit edenler sandıkta hak ettiği cevabı alacak

    İmamoğlu’nden İliç ve seçim mesajı: Seçmeni tehdit edenler sandıkta hak ettiği cevabı alacak



    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şile Kömürcüoda Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi’nin açılışında açıklamalarda bulundu.

    Ekrem İmamoğlu Erdoğan’ı hedef alarak, “Gözü yaşlı insanların Erzincan İliç’teki meseleyi benimle paylaşmasının duygusallığı içindeyim. Seçmeni tehdit edenler, sandıkta milletimizden hak ettiği cevabı alacaktır” dedi.

    İmamoğlu şunları söyledi:

    “İnsana doğaya değer vermeyen uzmanların uyarılarını dikkate almayan yönetim anlayışı ölüm getiriyor. Doğayı sadece kendisine ait bir kazanç kapısı görenler rant getiren projelerle ilgileniyorlar. Son günlerde sahada gözü yaşlı insanların Erzincan İliç’teki meseleyi benimle paylaşmanın duygusallığı içindeyim.

    ‘HAK ETTİĞİ CEVABI ALACAKTIR’

    Örneğin; dün Esenler’de semt pazarında İliç’i sormasından bunu anlıyorum. Hiçbir şey olmamış gibi davranıp sorumluluğu üstlenmeyen, sadece seçim sürecine dair seçmeni tehdit edenler gözü yaşlı annelerimizin hakkı hukuku adına bu sandıkta milletimizden hak ettiği cevabı alacaktır diye düşünüyorum.

    ‘MİLLETİNE SORUMLU OLDUĞUNU BİLEN İNSANLARI SEÇMENİZİ TAVSİYE EDERİM’

    Milletimiz 31 Mart’ı iple çekiyor. Biz asla onlardan olmadık. İstanbul 2019’dan bu yana çok yüksek bir çevreci hassasiyetle yönetiliyor. Bizim 5 yılda yaptığımızı geçmişte 20 yılla karşılaştırmalıları da önemli bir veri. Bizi seven her insanımızdan seçim sürecine en doğruyu, en dürüstü, ekibiyle birlikte seçmelerini tavsiye ediyorum. Milletine talimat veren değil, ekip arkadaşlarına ‘buyruğumu yerine getirin’ diyeni değil, ekip arkadaşıyla bir arada çalışmayı bilen kişileri seçin. Bir kişiye değil, milletine sorumlu olduğunu bilen insanları seçmenizi tavsiye ederim.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yerlikaya’dan İliç açıklaması: 3,5 milyon metre küplük yeni toprak kayması riski var

    Yerlikaya’dan İliç açıklaması: 3,5 milyon metre küplük yeni toprak kayması riski var



    Erzincan İliç’teki maden faciasında milyonlarca metreküplük siyanürlü toprağın altında kalan 9 işçiyi arama çalışmaları 6. gününde de devam etti.

    Bugün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile birlikte bölgede inceleme yapan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

    CNNTürk yayınına katılan Yerlikaya “Gece gündüz, 24 saat devam eden çalışma. Zaman ile yarışıyoruz. Bir an önce 9 canımıza ulaşmak istiyoruz” dedi.

    Toprağın yığıldığı yerden üç ana yere dağıldığını ifade eden bakan Yerlikaya özetle şunları söyledi:

    – Sabırlı Deresi’nin olduğu yerde 5 milyon metreküp, maden ocağının olduğu yere 1.2 milyon metreküp ve yukarıda asılı kalan ama yerinden oynamış 3.5 milyon metreküplük bir toprak kütlesi var.

    – Bizim zamanla yarışıp, çok dikkatli olmamız lazım. Tekrar kayma riski var. Her iki tepeye radarlar koyduk. Bir yandan iş sağlığı ve güvenliği, bir yandan da zamanı olabildiğince en verimli kullanmanın yarışını yapıyoruz.

    – Günlük bin araçlık, güvenli tahliye alanı olarak biz bu toprağı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın belirlediği alana taşıyoruz, taşıyacağız. Fırsat buldukça bu gücümüzü daha da yukarı taşıyacağız ama toplam büyüklük 400 bin kamyon.

    – Çalıştığımız ortamda daha önce bir toprak kayması olduğu için, en düşük ihtimalle bile tekrar bu risk olmayacak şekilde, güvenli ortamda çalışabilmek adına tedbir alıyoruz. Teknolojiden faydalanıyoruz. Arkadaşlarımız her göreve çıkarken sık sık uyarılıyor ve bir alarm sistemimiz var. Bu doğrulukta çalışıyoruz. Önce bunu bir ne açıklığa kavuşuyorlar.

    – İkincisi siyanür ile ilgili aynı şekilde çalışılıyor. Bu noktada toprak numuneleri bilimsel olarak alınması gereken yerden alınarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın buradaki geçici laboratuvarlarında bakılıyor ve bunu bizlerle paylaşıyor.

    – Bunların her an bulunduğunuz yerde ölçüm yapıp, oradaki arkadaşları uyardığımız sistemler var. Sağlık Bakanlığı’nın da bununla ilgili tavsiyeleri ve direktifleri var. Bunları harfiyen uyguluyoruz. Dolayısıyla vardiyalı olarak işe çıkarken anbean burada çalışan arkadaşlarımıza bahsetmiş olduğunuz sağlık riski oluşmamasıyla ilgili tedbir ve tavsiyelerle çalışma saatleri sürelerine varıncaya kadar bunların hepsi talimatlandırılıyor. Sıkı kontrol ve denetim yapılıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Emniyet talep etti: Mahkeme, Ümit Özdağ’ın İliç paylaşımlarını engelledi

    Emniyet talep etti: Mahkeme, Ümit Özdağ’ın İliç paylaşımlarını engelledi



    Erzincan İliç’teki maden faciasında milyonlarca metreküplük siyanürlü toprağın altında kalan 9 işçiyi arama çalışmaları 6. gününde sürerken, önceki gün maden sahasına girmesine izin verilmeyen Zafer Partisi lideri Özdağ’ın sosyal medya paylaşımları engellendi.

    Emniyet Genel Müdürlüğü’nün talebiyle Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliği, Özdağ’ın İliç’le ilgili yaptığı sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili erişim engelleme kararı aldı.

    Aralarında Özdağ’ın mesajlarının da bulunduğu 45 ayrı sosyal medya paylaşımına ilişkin kararı İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) duyurdu: “Erzincan’daki altın madeni faciasıyla ilgili 45 sosyal medya paylaşımı, Emniyet Genel Müdürlüğünün talebiyle, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle, Ankara 8. SCH’nin 14 Şubat 2024 tarihli ve 2024/1533 sayılı kararıyla erişime engellendi.”

    Bilişim hukuku uzmanı ve İfade Özgürlüğü Derneği kurucularından Prof. Dr. Yaman Akdeniz ise kararla ilgili şu paylaşımı yaptı:

    “Zafer Partisi Başkanı @umitozdag’ın sosyal medyâ paylaşımları, Emniyet Genel Müdürlüğünün talebiyle, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle erişime engellendi.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Facianın yaşandığı madenin Türkiye müdürü yakalandı

    Facianın yaşandığı madenin Türkiye müdürü yakalandı



    Erzincan İliç’teki maden ocağında yaşanan faciaya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sürüyor.

    Bu kapsamda altın madeni ocağını işleten şirketin “Türkiye Ülke Müdürü” C.D. yakalandı.

    Toprak kaymasına ilişkin soruşturmada, aralarında maden ocağını işleten firmanın Kanadalı yöneticisinin de bulunduğu 6 zanlı tutuklanmış, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Şahan Gökbakar’dan İliç açıklaması: Yürekten onların yanındayım

    Şahan Gökbakar’dan İliç açıklaması: Yürekten onların yanındayım



    Oyuncu ve komedyen Şahan Gökbakar, yazdığı ve başrolü oynadığı “Erdal ile Ece” isimli yeni filmini anlattı.

    Gökbakar, “Kendi aralarında birbirlerini çok seven ama ara ara didişen, tatlı bir çiftin komik herkesin izlediği zaman ‘A biz de böyleyiz, a sen de aynı böylesin. Aynı bizim gibi’ diyeceği bir hikaye” dedi.

    Şahan Gökbakar, “Erdal ile Ece evli bir çiftin başından geçen komik üç tane ayrı hikayeyi izleyeceğimiz bir film. Diyet, kıskançlık ve östrojen adlı üç ayrı bölümü var. Kendi aralarında birbirlerini çok seven ama ara ara didişen, tatlı bir çiftin komik herkesin izlediği zaman a biz de böyleyiz, a sen de aynı böylesin. aynı bizim gibi diyeceği bir hikaye. Bir karakterlerden oluşan bir film. Benim açımdan böyle” ifadelerini kullandı.

    ‘TELEVİZYONDA DİZİ YAPMAK İSTEMİYORUM’

    Filmin senaryosunu yazarken kendi evliliğinden de esinlendiğini belirten Gökbakar, “Bu kaçırılmayacak bir şey. İnsan yaşadığı şeyleri mutlaka bir yerde kaydediyor ve hani bir şey yazarken ortaya çıkıyor. Zaman zaman çok da böyle spesifik olarak kendi eşimle yaşadığım şeylerde bazen diyorum ‘Bak bunu koyacağım filme’ diye, eşim ‘Aa sakın’ diyor. ‘Bak koyacağım, koyacağım’ diyorum. Öyle yazdığım şeyler oluyor. Esinleniyor insan. Bu filmde de birkaç sahnede var. Tam olarak şimdi hangisi desen belki çıkartamam ama üzerine böyle geçerken buydu buydu derim” diye konuştu.

    Televizyona dizi yapmak istemediğini belirten Gökbahar, “Televizyonda dizi yapmak istemiyorum. Talk Show, yok ,yok. Ben arada böyle bir film yapıp böyle bakıp çıkıyorum ortama. Öyle benim durumum” dedi.

    ‘KEŞKE ÜLKEMİZİN DOĞAL GÜZELLİKLERİNİ HUKUKLA YASALARLA KORUYUCU OLABİLSEK’

    Muğla’da cennet koyunda yaşanan gelişmeler hakkında konuşan Gökbakar, “Sadece Muğla’da Cennet Koyu’nda değil. Yani takip ediyorum. Çok da fazla bu konuyla ilgili birçok yerde olduğuyla ilgili çok da fazla şey görüyorum sosyal medyada. Üzücü tabii. Yani keşke bizim ülkemizde aslında ülkemizin en büyük özelliklerinden biri olan bu doğal güzellikler, tabiat bu coğrafyanın en alametifarikası o. Keşke ona birazcık daha özen gösterebilsek, keşke birazcık daha hani hukukla yasaları koruyucu olabilsek ama maalesef işte her zamanki gibi para hırsı, rant, çeşitli değişik amaçlar sonucu buraya getiriyor. Ama bütün bu konuda mücadele eden, haklarını koruyan , memleketlerini korumak isteyen, yaşadıkları yeri, vatanlarını korumak isteyen insanların da yanındayım canı gönülden ve yürekten her zaman desteklerim” ifadelerini kullandı.

    ‘HER SEFERİNDE AYNI ŞEYLERİ KONUŞUYORUZ’

    Recep İvedik filminde doğa katliamlarıyla ilgili çalışma yaptığı hatırlatılan Gökbakar, İliç’te gerçekleşen maden faciasına ilişkin ise şöyle konuştu:

    “Erzincan’da yaşanan olay çok üzücü bir olay. Bir kere orada kaybedilen yaşamların hepsine bir kere Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına da baş sağlığı diliyoruz. Çok üzücü bir olay. Bu tür işler hani bizim yaptığımız işler daha mizah ağırlık. İşler belirli bir yerinden, ucundan, köşesinden tabii ki böyle konulara da değinmek de fayda var çünkü bizim seyircimiz çok büyük kitlelere ulaşabiliyor, bizim filmlerimiz. O anlamda hani Recep İvedik 7‘de biraz aslında yapmaya çalıştık onu. Bu doğa katliamlarıyla ilgili bir mücadeleyi film ettik. Dediğim gibi bu bu işlerde her zaman destekçi konumundayım ve yürekten onların yanındayım. Yaşanan bu kötü olayda da kazada da herkese iyi geçmiş olsun İnşallah daha yaşanmaz böyle bir şey. Gereken önlemler alınır. İnşallah. Ama her seferinde de aynı şeyleri konuşuyoruz o da biraz üzücü tabii.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Maden faciasında Anagold’un Kanadalı yetkilisi de gözaltında

    Maden faciasında Anagold’un Kanadalı yetkilisi de gözaltında



    Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı, İliç ilçesindeki altın madeni ocağında yaşanan toprak kayması ile ilgili gözaltına alınan 8 şüpheli arasında firmanın Kanada uyruklu yetkilisinin de olduğunu bildirdi.

    Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İliç’te 9 işçinin göçük altında kaldığı altın madeni faciasıyla ilgili 4 Cumhuriyet savcısının görevlendirildiği belirtildi.

    Bölgede keşif ve inceleme işlemlerinin yapılarak delillerin eksiksiz toplandığı kaydedilen açıklamada Kanadalı yöneticinin de gözaltına alındığı belirtildi.

    Açıklamada şu bilgilere yer verildi:

    “Olay yeri ve çevresinden toprak ve su numuneleri alınmış, bu numuneler inceleme için yetkili kimya laboratuvarlarına gönderilmiştir. Olaydaki sorumlular ile kusur durumlarının tespiti açısından çevre, maden, jeoloji, kimya, inşaat, ziraat ve harita mühendisi ile iş sağlığı ve güvenliği uzmanından oluşan 8 kişilik bilirkişi heyeti görevlendirilerek olay yerinde gerekli incelemeler yapılmış, bilirkişilerin uzmanlık raporunu tamamlamaları beklenmektedir.

    Yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen deliller neticesinde, ilk tespitlere göre olayın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu değerlendirilen ilgili firmanın işveren vekili pozisyonunda bulunan Kanada uyruklu bir kişi de dahil olmak üzere toplam 8 kişi, 14 Şubat’ta gözaltına alınmıştır.”

    Açıklamada, soruşturmaya tüm yönleriyle ve titizlikle devam edildiği vurgulandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***