Etiket: İçişleri Bakanlığı

  • İngiltere: Filistin gösterilerine ‘nefret yürüyüşü’ diyen İçişleri Bakanı Braverman görevden alındı

    İngiltere: Filistin gösterilerine ‘nefret yürüyüşü’ diyen İçişleri Bakanı Braverman görevden alındı


    Kimlik ve kültür çatışmasını siyasi zemine taşıyan Suella Braverman, Londra polisini Filistin’e destek verenler lehine “çifte standart” uygulamakla eleştiriyordu

    REKLAM

    İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, İçişleri Bakanı Suella Braverman’ı görevinden aldı.

    İngiliz basınının hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberlerde, Başbakan Sunak’ın İçişleri Bakanı’nın hükümetten ayrılmasını istediği ve Braverman’ın da bunu kabul ettiği bildirildi. Haberlerde Sunak’ın büyük bir kabine değişikliğine gittiği de aktarıldı.

    Sunak’ın lideri olduğu Muhafazakar Parti, sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda “Bugün Rishi Sunak daha parlak bir gelecek için uzun vadeli kararlar almak üzere Hükümet’teki ekibini güçlendiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    İngiliz basını, Braverman’ın yerine geçebilecek isimler üzerine çeşitli olasılıkları da değerlendirmeye başladı. Buna göre Dışişleri Bakanı James Cleverley’nin Sunak’la görüşmek üzere başbakanlık konutuna girdiği ve Braverman’ın yerine geçen isim olabileceği haberlerinin ardından, Cleverly’nin yeni içişleri bakanı olduğu doğrulandı.

    Filistin gösterileri “nefret yürüyüşü”

    İngiltere’de düzenlenen Filistin’e destek gösterilerini “nefret yürüyüşleri” olarak nitelendiren Braverman İçişleri Bakanı, bir gazetede yayınlanan makalesinde Londra polis teşkilatını protestoları ele alış biçiminde “çifte standart” uyguladığını belirterek eleştirmişti.

    Braverman’ın eleştirilerinin, hafta sonu Londra’da düzenlenen üç yüzbinden fazla kişinin katıldığı Filistin’e destek gösterisinde aşırı sağ grupları kışkırttığı yorumları yapılmış ve bazı Muhafazakar Partililer Braverman’ın görevden alınması çağrısında bulunmuştu. 

    Barışçıl seyreden gösterilerde saldırgan bir tutum alan aşırı sağcı İngiliz Savunma Ligi (EDL) mensubu 100’e yakın kişi tutuklanmıştı.

    Braverman kimdir?

    Mauritius ve Kenya’da 1960’larda göç eden Hint kökenli bir ailenin çocuğu olarak Londra’da doğan Suella Braverman, hukuk eğitimi aldıktan sonra avukat olarak çalışma hayatına atıldı. 2015 yılından bu yana milletvekili olan Braverman, içişleri bakanlığı görevini eylül 2022’den bu yana sürdürüyordu.

    Kimlik ve kültür çatışmasını siyasi zemine taşıyan Suella Braverman, göçmenlik politikalarının yanı sıra, evsizler, eşcinseller ve toplumdaki farklı gruplara yönelik tepki çeken ifadeleriyle dikkat çekti.

    Boris Johnson’ın başbakanlıktan istifasının ardından Sunak ve Liz Truss’a karşı adayı olarak yarışan Braverman, Muhafazakar Parti’nin sağ kanadının desteğini alarak bu koltuğa erişme hedefi güdüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’li vekil Konuralp’ten Ali Yerlikaya’ya  ‘Cumartesi Anneleri’ sorusu: AYM kararına rağmen gözaltların gerekçesi nedir?

    CHP’li vekil Konuralp’ten Ali Yerlikaya’ya ‘Cumartesi Anneleri’ sorusu: AYM kararına rağmen gözaltların gerekçesi nedir?



    CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya “Önceki dönem milletvekillerinin vermiş olduğu soru önergelerine, ‘Cumartesi Anneleri eyleminin engellenmesine gerekçe olarak ‘2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunun 23/a bendinde yapılacak etkinlikler/eylemler öncesinde bildirimde bulunulması, 23/d bendinde toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhının Valiliklerce belirlenerek ilan edilmesi hususları’ gösterilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin kararı İçişleri Bakanlığı’nın bu gerekçelerini ortadan kaldırıyor olmasına rağmen her cumartesi gerçekleşen engelleme ve gözaltı işlemlerinin gerekçesi nedir” diye sordu.

    Konuralp, AYM kararına rağmen gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların cezalandırılması talebiyle 1995 yılından beri Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapan Cumartesi Anneleri’nin emniyet yetkilileri tarafından engellenmesini Meclis gündemine taşıdı.

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Konuralp, AYM’nin 16 Kasım 2022 tarihli kararını anımsatarak şu ifadeleri kullandı:

    “-Başvurucunun da içinde yer aldığı grubun kaybolan yakınlarının bulunması ve kamuoyunda farkındalık yaratılması amacına yönelik oturma eylemi ve basın açıklaması yapmak istemesi demokratik bir toplumda saygı ile karşılanmalıdır.

    -Kolluk görevlilerinin somut olayda etkinliğe müdahale etmesini gerektirecek makul sebep ortaya koymadan ve anılan hakkın kullanılabilmesine yönelik tolerans göstermeden gruba müdahale ettiği sonucuna varılmıştır.

    -Somut olayda Kaymakamlık, kanunen yapılması gereken bildirimin yapılmaması nedeniyle başvuruya konu etkinliği yasaklamış; kolluk görevlileri de bu karara dayanarak toplantıya müdahale etmiştir. Yapılan müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının ve orantılı olduğunun ispatı kural olarak müdahale eden idare ve müdahaleyi denetleyen yargı merciine düşmektedir.

    -Bu doğrultuda idarenin bildirim yükümlülüğüne uyulmaması nedeniyle verilen yasaklama kararı ve bu karara dayanılarak yapılan müdahalenin demokratik toplum düzenindeki gerekliliği hususunda değerlendirme yapılmalıdır.

    -Müdahaleye dayanak olan yasaklama kararında toplantı için bildirim yapılmamasının kamu düzenini ne şekilde bozacağına veya başkalarının hak ve özgürlüklerini nasıl zedeleyeceğine dair hiçbir açıklamada bulunulmaması nedeniyle idarenin bu kanaate nasıl ulaştığı anlaşılamamıştır.

    ‘ANAYASA MAHKEMESİ’NİN KARARINDA DA VURGULANDIĞI ŞEKLİYLE SAYGIYLA KARŞILAMAYI NEDEN DÜŞÜNMÜYORSUNUZ?’

    -İçişleri Bakanlığı ve Beyoğlu Kaymakamlığı’nın, Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda alıntı yaptığım ve özetle ‘Cumartesi Anneleri buluşmasının barışçıl özellikten çıktığı ortaya konulmadan yapılan her engelleme ve müdahale, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının özüne yapılmış esaslı bir müdahaledir’ denilen kararını tanımama gerekçesi nedir?

    -Önceki dönem milletvekillerinin vermiş olduğu soru önergelerine, ‘Cumartesi Anneleri/ İnsanları’ eyleminin engellenmesine gerekçe olarak ‘2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunun 23/a bendinde yapılacak etkinlikler/eylemler öncesinde bildirimde bulunulması, 23/d bendinde toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhının Valiliklerce belirlenerek ilan edilmesi hususları’ gösterilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin kararı İçişleri Bakanlığı’nın bu gerekçelerini ortadan kaldırıyor olmasına rağmen her cumartesi gerçekleşen engelleme ve gözaltı işlemlerinin gerekçesi nedir?

    -Yaklaşık 28 yıldır evlatlarının, kardeşlerinin, eşlerinin, sevdiklerinin akıbetini öğrenmek için Galatasaray Meydanı’nda toplanan/ toplanmaya çalışan Cumartesi Anneleri/ Cumartesi İnsanlarının mücadelesini, Anayasa Mahkemesi’nin kararında da vurgulandığı şekliyle saygıyla karşılamayı neden düşünmüyorsunuz?

    -Cumartesi Anneleri/ Cumartesi İnsanlarının yakınlarını araması, Anayasa Mahkemesi’nin kararında da vurguladığı şekliyle ‘kamuoyunda farkındalık yaratma çabası’ suç mudur?

    -Yasadışı yollarla kaybedilen kim varsa, kayıplardan sorumlu olanlardan yargı yoluyla hesap sorulması, sorulması için gerekli olan tüm hukuku süreçlerin eksiksiz sürdürülmesi devletin görevleri arasında değil midir?”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ankara’daki patlamada ihmali bulunduğu söylenen tuğgeneral hakkında emeklilik kararı

    Ankara’daki patlamada ihmali bulunduğu söylenen tuğgeneral hakkında emeklilik kararı



    Ankara’da 1 Ekim’de İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü önünde PKK’nın gerçekleştirdiği intihar saldırısında yeni bir gelişme yaşandı.

    Halktvcom.tr’den Seyhan Avşar’ın aktardığına göre, İçişleri Bakanlığı, saldırıda ihmali olduğu gerekçesiyle Kayseri İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yüksel Yiğit’i emekliye sevk edilmesine karar verdi.

    Bombalı saldırıda kullanılan aracın Kayseri’de gasbedildiğinin ortaya çıkmıştı.

    Saldırıyla ilgili soruşturmasını sürdüren bakanlık, aracın gasbedilmesi ve veteriner Mikail Bozağan’ın öldürülmesiyle ilgili süreçte ihmali bulunduğu iddia edilen Kayseri İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yüksel Yiğit’i emekliye sevk etti.

    GÖREVDEYKEN 2 KİŞİ HELİKOPTERDEN ATILDI

    1972 yılında Eskişehir’de doğan Tuğgeneral Dr. Yüksel Yiğit, 1994 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu.

    Ankara'daki patlamada ihmali bulunduğu söylenen tuğgeneral hakkında emeklilik kararı - Resim : 1

    2019-2021 yılları arasında Van’da görev yapan Yiğit, şehrin Çatak ilçesinde 11 Eylül 2020’de Osman Şiban ve Servet Turgut’un askerler tarafından gözaltına alınıp helikopterden atıldıkları süreçte, İl Jandarma Komutanı olarak görevdeydi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Saldırıya kim yol verdi? Ankara saldırısında istihbarat mı gizlendi?

    Saldırıya kim yol verdi? Ankara saldırısında istihbarat mı gizlendi?

    Ankara’nın en korunaklı alanında İçişleri Bakanlığı’na yönelik bombalı ve roketatarlı saldırının zamanlamasına ve olayın gerçekleşme şekline bakıldığında saldırıyla birden çok mesaj verildiği anlaşılıyor.

    Bir kere en başta, Ankara’nın en korunaklı alanında bombalı saldırı yapılması başlı başına bir meydan okuma. Meydan okunan isim ise şu an itibariyle İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya. Meydan okuyan ismi öğrenebilecek miyiz bunu zaman gösterecek.

    İçişleri Bakanlığı’nın bulunduğu konum itibariyle Ankara’nın en merkezi yerinde ve bir yanında Milli Savunma Bakanlığı, öbür tarafında Meclis ve diğer yanında eski Başbakanlık binası bulunuyor. Bu alanda bugüne kadar bir hiçbir bombalı saldırı olmadı ama yakın çevresinde çok sayıda oldu.

    2016 yılında bu alanın yaklaşık 500 metre ilerisindeki Merasim Sokak’ta askeri servis araçlarının kalkışı esnasında yapılan bombalı saldırıda 29 kişi hayatını kaybetmişti. Yaklaşık yirmi gün sonra ise Kızılay Güvenpark’ta otobüs duraklarının bulunduğu alandaki bombalı saldırıda 38 kişi hayatını kaybetti.

    Bu iki saldırıdan yaklaşık 6 ay önce de Ankara Tren Garı’ndaki bombalı saldırıda ise 103 insan hayatını kaybetmişti. Bu üç saldırı da Ankara’nın merkezinde sivillere yönelikti.

    Bu saldırıların ardından istihbarat zaafı tartışması gündeme gelmişti.

    Daha gerilere doğru gidersek. 2005 yılında Adalet Bakanlığı’na DHKP-C millitanı Eyüp Beyaz’ın bombalı saldırı girişimi polis tarafından önlenmişti. Eyüp Beyaz bombayı patlatamadan Adalet Bakanlığı çevresinde bulunan özel harekat polisleri tarafından etkisiz hale getirilmişti.

    Ankara’da her bombalı saldırı yeni bir gelişmenin habercisidir.

    2015–2016 yılındaki terör saldırılarıyla 15 Temmuz’a giden yolun taşları döşenmişti.

    SALDIRIDA İSTİHBARAT ZAAFI MI VAR İSTİHBARAT KARARTMASI MI?

    Saldırı sonrası bir sosyal medya kullanıcısı “Kayseri de veteriner hekimi öldür, aracını gasp et, o araçla Ankaraya kadar gel, bakanlığın önünde dur, içeriye gir, saldırıyı gerçekleştir. O kadar yol hiç mi ihbar, GBT olmamış, kameraya girmemişler? Tüm bu kurulu EDS, PTS ler sadece ceza kesip para kazanmak için mi?” Paylaşımında bulundu. Acaba ifadeler, iddialar ne kadar doğru?

    Bu paylaşımın ardından İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın “Terörle, onların iş birlikçileriyle, zehir tacirleriyle, çetelerle, organize suç örgütleriyle mücadelemiz kararlılıkla devam edecek” açıklamasını okuyun.

    Bakan Yerlikaya, burada kime işaret ediyor?

    Doğrusu Kayseri’de veterineri öldürüp aracını çalıp, organize sorunsuz bir şekilde Ankara’nın kalbine gelip bomba patlatmak, roketatar ateşlemek, evet gerçek bir istihbarat zafiyeti olarak okunabilir. Ama bu zafiyetin oluşmasında birilerinin katkısı olabileceğini gözardı etmemek gerekiyor. İstihbarat gizlemek, geç ulaştırmak ya da farklı noktaya yönlendirmek, devlet içi çatışmalarda sık başvurulan bir yöntem.

    SOYLU EKİBİ NEDEN ÖNCE SALDIRIP SONRA GERİ ADIM ATTILAR 

    İçişleri Bakanlığı’ndan Süleyman Soylu’nun alınıp yerine Ali Yerlikaya’nın getirilmesi sadece bir bakan değişimi değil, bir kadronun, bir grubun tasfiyesi olarak okumamız lazım. Acaba tasfiye edilen grup, istihbarat zaafı oluşturacak şekilde bazı şeyleri görmezden ve duymazdan mı geliyor?

    Saldırıdan hemen sonra Süleyman Soylu’ya yakın isimler ile Ebabil Harekatı gibi binlerce üyesi olan troll gruplarının “istihbarat zafiyeti olduğu” yönündeki paylaşımlarına ne demeli peki? “Soylu gidince işler kötüleşti, istihbarat zafiyeti oluştu” diyenler acaba istihbarat karartıldığını mı itiraf ettiler farkında olmadan? Apar topar mesajları silip hesapları kapatanlar, jandarma, polis veya MİT’ten gelmeyen saldırı istihbaratı için neyi perdeliyorlardı?

    Dışarıya yansıyandan daha büyük bir iç hesaplaşma mı var devletin derin katlarında? Devlet içindeki bu hesaplaşma niye bu kadar kıran kırana hal aldı? Bu hesaplaşmayı yapanlar Erdoğan’ın siyasi geleceğiyle ilgili bizim bildiğimizden farklı ne biliyorlar? Erdoğan’ın sağlık sorunları görünenden daha mı kötü?

    Son bir not daha: Bilal’in Selçuk’un son dönemde siyasette konum aldıklarını görünce gerçekten derinlerde bir hazırlık olduğunu anlıyoruz. Yeni döneme daha güçlü girmek isteyenler birbirlerine karşı güç gösterisi yapmaktan ve devlette istihbarat zaafı oluşturmaktan da çekinecek insanlar değil.

    Devlet içindeki klikler ve onların görünen temsilcileri için insan hayatının bir anlamı olmadığını en son 15 Temmuz’da yaşayıp görmüştük…

    Son dakika notu: Saldırıyı PKK’lı iki kadının gerçekleştirdiği açıklandı ama tarihimizde gizemini koruyacak bir saldırı olarak aydınlanmayı bekleyecek.

    Daha Fazla Göster:
    ebabilgündemiçişleri bakanlığıPKKsaldırıTürk siyaseti

    SÜLEYMAN ÖZKAYA
    01 Ekim 2023 GÖRÜŞ

    Kaynak: Kronos
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dışişleri Bakanı Fidan’dan saldırı açıklaması: 2 teröristin Suriye’den geldikleri açıklığa kavuşmuştur, Irak ve Suriye’deki örgütün tesisler meşru hedefimizdir

    Dışişleri Bakanı Fidan’dan saldırı açıklaması: 2 teröristin Suriye’den geldikleri açıklığa kavuşmuştur, Irak ve Suriye’deki örgütün tesisler meşru hedefimizdir



    Ankara’da pazar günü Meclis açılışından önce, İçişleri Bakanlığı’na yönelik terör saldırısıyla ilgili soruşturma devam ediyor.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu son olaydan sonra 2 teröristin Suriye’den geldikleri, orda eğitim gördükleri açıklığa kavuşmuştur” dedi.

    Fidan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Irak ve Suriye’de PKK/ YPG’ye ait olan bütün alt yapı, üst yapı, enerji tesisleri güvenlik güçlerimizin topyekün meşru hedefidir.”

    “ÜÇÜNCÜ TARAFLARIN PKK/YPG’Lİ ŞAHISLARDAN UZAK DURMASINI TAVSİYE EDİYORUM”

    Bakan Fidan, “Özellikle Irak ve Suriye’de PKK/YPG’ye ait bütün altyapı, üstyapı tesisleri, enerji tesisleri bundan sonra güvenlik güçlerimizin, silahlı kuvvetlerimizin, istihbarat unsurlarımızın topyekün meşru hedefidir. Üçüncü tarafların PKK/YPG’li tesislerden ve şahıslardan uzak durmasını tavsiye ediyorum.” diye konuştu.

    “BİR KEZ DAHA PİŞMAN OLACAKLAR”

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin Ankara’daki terör saldırısına cevabının “son derece net olacağını” vurgulayan Fidan, “(Teröristler) Böyle bir eylemi gerçekleştirdiklerine bir kez daha pişman olacaklar. Bunu şimdiden söyleyebilirim.” dedi.

    UYARI ABD’YE Mİ?

    Türkiye uzun süredir, ABD’nin PKK/YPG’ye silah yardımı yapmasına ve Suriye’de birlikte tatbikat yapmalarına tepki gösteriyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakanlık Ankara’daki bombalı saldırıda ilk kimliği açıkladı

    Bakanlık Ankara’daki bombalı saldırıda ilk kimliği açıkladı



    İçişleri Bakanlığı, dün yapılan bombalı saldırıyı gerçekleştiren teröristin kimliğini açıkladı.

    Yapılan DNA incelemesi sonucunda saldırıyı yapanlardan birinin “Kanılar Erdal” kod adlı Hasan Oğuz olduğu tespit edildi.

    Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “01.10.2023 tarihinde Bakanlığımıza yönelik (2) terörist tarafından düzenlenen hain saldırı girişimi, kahraman polislerimizin anında karşılık vermeleri neticesinde engellenmiş ve teröristler etkisiz hale getirilmişti.

    Yapılan araştırmalar ve DNA incelemesi sonucunda, teröristlerden birinin BTÖ (PKK/KCK) üyesi Kanivar Erdal kod adlı Hasan Oğuz olduğu tespit edilmiştir.

    Diğer teröristin kimlik belirleme çalışmaları devam etmektedir. Güvenlik birimlerimizce başlatılan soruşturma devam etmektedir.

    Son terörist etkisiz hale getirilinceye dek terörle mücadelemiz azim ve kararlılıkla devam edecektir.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Yerlikaya: Terör örgütleri, suç örgütleriyle mücadelemiz devam edecek

    Bakan Yerlikaya: Terör örgütleri, suç örgütleriyle mücadelemiz devam edecek



    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanlığı önünde, terör saldırısının ardından açıklama yapıyor.

    Yaralanan polislerin tedavilerinin devam ettiğini ve hayati tehlikelerinin bulunmadığını belirten Yerlikaya, göreve geldiğinden bu yana terör örgütleri, suç örgütleri ve zehir tacirleriyle mücadele ettiklerini kaydetti.

    “Türkiye Yüzyılı’nda terörün en ufak bir etkisinin olmadığı bir ülke görmek istiyoruz. Bunu da başaracağımıza kimsenin şüphesi olmasın” diyen Yerlikaya, saldırıyla ilgili tüm detaylarıyla araştırma yapıldığını söyledi.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ankara’daki terör saldırısını da oraya bağladılar | Pelikan ekibinden Soylu övgüsü: “İnşallah onun ekipleri dağıtılmamıştır!”

    Ankara’daki terör saldırısını da oraya bağladılar | Pelikan ekibinden Soylu övgüsü: “İnşallah onun ekipleri dağıtılmamıştır!”



    SERBEST GÖRÜŞ – Ankara’da bu sabah 09.30 sıralarında Emniyet Genel Müdürlüğü giriş kapısı önünde terör saldırısı gerçekleşti.

    Saldırıda 2 polis yaralandı, terör eylemini gerçekleştirenlerden birisi kendini patlattı diğeri de etkisiz hale getirildi.

    PELİKANCILAR DEVREDE

    Ankara’da Meclis’in açılacağı gün gerçekleşen terör saldırısının ardından Pelikan yapılanmasına yakın isimler, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’yı hedef alan, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu öne çıkaran paylaşımlar yapmaya başladı.

    Pelikan yapılanmasına yakın isimlerden Fazıl Duygun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:

    “İnşaallah, Soylu gidince, onun oluşturduğu ve teröre göz açtırmayan istihbarat birimleri ve terörle mücadele ekipleri dağıtılmamıştır. Hele, yerlerine KHK ile uzaklaştırılanlar geri atanmamıştır.”

    Ankara'daki terör saldırısını da oraya bağladılar | Pelikan ekibinden Soylu övgüsü: "İnşallah onun ekipleri dağıtılmamıştır!" - Resim : 2

    NE OLMUŞTU?

    Ali Yerlikaya’nın İçişleri Bakanı olmasının ardından daha önce Soylu’ya yakın emniyet müdürlerinin yerlerini değiştirmişti.

    Yerlikaya döneminde, hakkında mahkemelerin göreve iade kararı verdiği isimler görevlerine başlatılmıştı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Süleyman Soylu’nun bir ekibi daha tasfiye ediliyor: Hesapların incelenmesinin önü açılacak

    Süleyman Soylu’nun bir ekibi daha tasfiye ediliyor: Hesapların incelenmesinin önü açılacak



    İçişleri eski Bakanı Süleyman Soylu’nun görevinin sona ermesinin ardından, kendisine yakın birçok bürokrat adeta tasviye edilmişti. Tasviyelerin son durağı Polis Bakım ve Yardım Sandığı (POLSAN) oldu.

    Gazeteci Tolga Şardan, T24’te kaleme aldığı yazısında, POLSAN’da yaşanacak ekip değişimini gündeme getirdi.

    Emniyet teşkilatında birçok birimde yeni yönetimler için düğmeye basılırken, daha önce Soylu ile Yerlikaya arasında 3 Haziran’daki bakanlık devir teslim günü gerçekleştirilen POLSAN Genel Kurulu’nda Soylu’ya yakın isimler bir kez daha görev başı yaptı. Fakat İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın koltuğa oturmasının ardından aynı zamanda POLSAN Yönetim Kurulu Başkanı olan Asayiş Dairesi Başkanı Vedat Mercan başta yönetim kurulunun büyük bölümü, Emniyet teşkilatının merkez kadrolarında yapılan atamalar çerçevesinde görevden alındı.

    Şardan, yazısının devamında POLSAN’daki gelişmeleri şöyle anlattı:

    Böylece yönetim kurulu üyelerinin kızağa çekilmesi sonrasında yeni yönetim kadrosunun görev almasını sağlayacak olağanüstü genel kurul yapılması gündeme geldi. Alınan karar doğrultusunda POLSAN’ın yeni yönetimini belirlemek amacıyla 4 Kasım’da olağanüstü genel kurul toplanacak. Bu amaçla POLSAN’da genel üyesi olarak temsilci göndermeleri konusunda il emniyet müdürlüklerine yazı gönderildi.

    Bu arada eski Bakan Soylu, devir teslim yaptığı günün akşamında Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün Beştepe’deki Atlı Birlik Merkezi’nde adına hazırlanan veda yemeğine katıldı. Yemekte POLSAN’ın yeni yönetiminin yanı sıra Soylu’ya yakın polis müdürleri yer aldı.

    POLSAN’da yönetim değişikliği beraberinde kuruluşun hesaplarının incelenmesinin önünü açacak.

    Yedi yılı aşkın süredir, Soylu’ya yakın isimler yönetiyor
    Yedi yıldan fazla süredir Soylu’ya yakın isimler sandığı yönetiyor. Eski Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz ve eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Resul Holoğlu gibi Soylu’ya çok yakın isimlerin dışında İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, Asayiş Dairesi Başkanı Vedat Mercan, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Vekilleri Cüneyt Ünal ve Hasan Yiğit, halen Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olan Mahmut Çorumlu, POLSAN yönetiminde yer aldı.

    Yeni yönetimin seçilmesiyle birlikte POLSAN’da Genel Müdür Mustafa Selçuk ve bazı yöneticilerin de değiştirileceği ifade edildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kendisine yakın isimler bir bir kızağa çekilirken… Süleyman Soylu’dan ‘imalı’ Menderes anması

    Kendisine yakın isimler bir bir kızağa çekilirken… Süleyman Soylu’dan ‘imalı’ Menderes anması



    Görevi sona erdikten sonra kendisine yakın birçok ismin görevden alındığı ya da tayin ettirildiği İçişleri eski Bakanı Süleyman Soylu, Adnan Menderes’in idam edildiği günün yıl dönümü öncesinde manidar bir paylaşım yaptı.

    Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Gelişmiş bir Türkiye istemeyenler, Bağımsız ve güçlü bir Türkiye istemeyenler, Huzurlu ve refah içinde bir Türkiye istemeyenler… Topu yalan olan iftiralarla saldırdılar, Talimatla darbeyi yaptılar, Milletin adamlarını kıydılar, Ve bir devri bitirdiklerini zannettiler” ifadelerini kullandı.

    Soylu paylaşımının devamında, “Millet, yitiklerinden sonra da inat ve inançla yoluna devam etti. Onları hep sevdi ve sahip çıktı. Gelecek nesillere sevgilerini emanet etti” diye yazdı.

    Soylu’nun Menderes’i andığı paylaşımında, kullandığı ifadeler, okuyanlar tarafından manidar karşılandı.

    SOYLU’YA YAKIN İSİMLER KIZAĞA ÇEKİLDİ

    Yeni İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın göreve gelmesinin ardından eski bakan Soylu’ya yakın birçok isim tasfiye edildi.

    Başta Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz olmak üzere, çok sayıda üst düzey emniyet müdürü görevden alınmıştı.

    Görevden alınanların çoğunluğunun eski bakan Süleyman Soylu’ya yakın olarak tanınan isimler olması dikkat çekmişti.

    Emniyet teşkilatındaki görevden almaların ardından, valilerde de durum aynı oldu.

    57 ilin valisi değişirken, 16 ilin valisi de “vali-mülkiye başmüfettişliği”ne getirildi. Merkeze çekilen 16 ismin, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yakınlığı biliniyordu.

    Süleyman Soylu’yla yakınlığı bilinene ve merkeze çekilen eski valilerin isimleri şöyle:

    İlker Gündüzöz, İnci Sezer Becel, Abdullah Ayaz, Salih Ayhan, Çetin Oktay Kaldırım, Ali Arslantaş, Tuncay Sonel, Ali Fuat Atik, Mustafa Tutulmaz, Fuat Gürel, Osman Bilgin, Oktay Çağatay, Kadir Ekinci, Hüseyin Öner, Kamuran Taşbilek ve Cüneyt Epcim.

    SOYLU’YA YAKIN OLDUĞU İDDİA EDİLEN SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ TUTUKLANDI

    Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yakın olduğu öne sürülen ve suç örgütü lideri olan Ayhan Bora Kaplan’ın tutuklanması da dikkat çeken bir detaydı.

    Kaplan, 15 Temmuz gecesi, Soylu’nun kuzeni ile birlikte TRT binası önünde uzun namlulu silahlarla verdiği pozla gündeme gelmişti.

    Kaplan ayrıca, üst düzey bir yargı mensubuna lüks araç ve villa almasıyla da günlerce kamuoyunun gündeminden düşmemişti.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***