Etiket: ibb

  • Yarın, adam kayırma ve torpil değil, liyakat ve icraat kazanacak

    Yarın, adam kayırma ve torpil değil, liyakat ve icraat kazanacak



    Ekrem İmamoğlu: Yarın, adam kayırma ve torpil değil, liyakat ve icraat kazanacak

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adalar’da konuşuyor.

    “Sizlere net olarak söylüyorum, yarın Allah’ın izniyle adalet ve kardeşlik kazanacak. Yarın, adam kayırma ve torpil değil, liyakat ve icraat kazanacak. Biz icraatçiyiz, biz halkçıyız.

    Başkanlığı döneminde de beraber çalıştığımız Erdem Gül başkanımıza hizmetlerinden dolayı da teşekkürü borç biliyorum. Yarından itibaren Adalar’ın ağabeyi, dostu Ali Ercan Akpolat ile yola çıkıyoruz.

    Her zaman olduğu gibi Adalar halkından rekor seviyede oyu bekliyoruz. Oylarınızı, hem büyükşehir de hem de büyükşehir meclisi için bekliyoruz.

    5 yıl boyunca israfa adalete nasıl dur dediysek, İstanbul’un muhafızı olmaya devam edeceğiz.”

    Ayrıntılar geliyor…

    Yeni Arayış Haber


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Buğra Gökçe: “Güneş balçıkla sıvanmaz.”

    Buğra Gökçe: “Güneş balçıkla sıvanmaz.”


    Eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı ve İETT Genel Müdürü, Şehir Planlamacı Buğra Gökçe sosyal medya hesabından İBB’nin geçirdiği denetimleri paylaştı.

    Gökçe sosyal medyada yaptığı paylaşımda; 2014-2019 yılları arasında İBB’nin tüm kurumlarıyla 147 kere denetlendiğini yani 12 günde bir denetim olduğunu kaydetti.

    Yapılan denetimlerde herhangi bir hukuka ve kanuna aykırı durumun tespit edilmediğini belirten Buğra Gökçe, “Sn. Ekrem İmamoğlu döneminde İBB’de kişilere, gruplara, zümrelere hizmet dönemi bitti, 16 milyon İstanbulluya hizmet dönemi başladı.” dedi.

    Gökçe sosyal medyada yaptığı paylaşımda: “Güneş balçıkla sıvanmaz. 2014-2019 arası İBB tüm kurumlarıyla 147 kere denetlendi. Yani bu dönemde İBB 12 günde bir denetim geçirdi. 2019 – 2024 döneminde inceleme soruşturma ve teftiş sayısı tam 1019 oldu.Yani bu dönemde İBB 1,7 gün veya 40 saatte 1 denetim geçirdi. Yapılan bunca soruşturma sonucunda hiçbir şey çıkmadı. İBB hukuka ve kanuna uygun bir şekilde tertemiz bir dönem geçirdi. Sn. Ekrem İmamoğlu döneminde İBB’de kişilere, gruplara, zümrelere hizmet dönemi bitti, 16 milyon İstanbulluya hizmet dönemi başladı. Yapılan hizmetlerle İstanbul kazandı, 16 milyon İstanbullu yeni metrolara, kent lokantalarına, yurtlara, yuvalara ve sağlıklı bir altyapıya kavuştu.31 Mart’ta halka hizmet eden anlayış galip gelecek, İstanbul güçlü bir şekilde “Tam yol ileri” diyerek bir kez daha demokrasi tarihimize önemli bir damga vuracak.” ifadelerine yer verdi.

    Buğra Gökçe kimdir?

    Buğra Gökce, 1974 yılında Ankara’da doğdu. Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde 1995 yılında Lisans, 2000 yılında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.

    2002 yılından itibaren TMMOB Şehir Plancıları Odasında çeşitli kademelerde yöneticilik görevleri üstlendi.
    2006-2007 yıllarında Oda’nın Genel Başkanlığı görevini yaptı. 2005 yılından itibaren ODTÜ ve Gazi Üniversitelerinde 2014 yılına kadar yarı zamanlı öğretim görevliliği yaptı. 2008 yılında İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Üyeliğine atandı.

    2007 yılında Japon Hükümetinin verdiği burs ile Japon kentlerinde planlama ve kentsel ulaşım yatırımları konusunda lisansüstü eğitim aldı.

    2008 yılında ODTÜ Şehir Planlama Anabilim Dalı’ndan doktora derecesi aldı. İngilizce Doktora tezi bir uluslararası yayınevi tarafından basıldı.

    1996 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesinde başlayan kamu görevi çok sayıda planlama çalışması ve Ankara 2023 Nazım Planlama çalışmaları koordinatörlüğü ile 2009 yılına kadar sürdü. 2009- 2010 yıllarında İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu başkanlığı görevini üstlendi.

    2009 yerel seçimleri sonrası Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden Çankaya Belediyesine geçişine muvafakat verilmediği için memuriyetten istifa ederek Çankaya Belediyesi’nde görev yapmaya başladı.

    2010-14 yıllarında bu Belediye’de yatırımlardan sorumlu başkan yardımcılığı görevini yürüttü.

    2014 yerel seçimleri sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde Fen İşleri Daire Başkanı olarak göreve başladı.

    Aynı yılın Ekim ayında Genel Sekreter Yardımcılığı’na atandı. Çok sayıda akademik yayın ve bildirisi de bulunan Gökce, Merkezi İş Alanları, Ofis Kullanımlarının yer seçimi, Üst Ölçek Planlama konularındaki çalışmalarına Kentsel Ulaşım, Kentsel Tasarım, Peyzaj Planlama, İnşaat teknolojileri, yapılaşma süreçleri bağlamında çeşitli proje, yatırım ve uygulamaları sevk-idare eden görevleri de eklemiştir.2016 yılı Eylül’ünde vekaleten atandığı İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevine 2017 Mart başında asaleten getirilen ve Mayıs 2022 tarihine kadar bu görevi sürdüren Gökce; İzmir’de altyapı, üstyapı proje ve uygulamalarının yürütülmesi sonrası, Büyükşehir bütününün sevk ve idaresi sorumluluğunu da üstenmiş oldu.

    1 Haziran 2022 itibari ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirildi.

    Genel Sekreter Yardımcılığı görevinin yanında 1 Şubat 2023 tarihinden itibaren İETT Genel Müdürü görevini üstlendi.

    2024 Yerel Seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aday Adaylığı başvurusuna istinaden İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevinden istifa etti.

    Yeni Arayış Haber


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ekrem İmamoğlu 17 bakanı hedef aldı: “Utanmaları da yok”

    Ekrem İmamoğlu 17 bakanı hedef aldı: “Utanmaları da yok”


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Üsküdar halk buluşmasında konuştu.

    Rakibi Murat Kurum için ‘mitili’ İstanbul’a atan 17 bakanı gündeminden düşürmeyen İmamoğlu, “İçişleri Bakanı’na buradan sesleniyorum: Dönsene Ankara’ya… Pazar günü seçim güvenliğini sağlayacak olan kişi, İçişleri Bakanı. Adalet Bakanı, adaleti sağlayacak, hukuku sağlayacak… Ekrem İmamoğlu üzerinden yaptıkları işlere bak. Kumpas videoları üzerinden savcılık yapıyorlar… Utanmaları da yok. Bu kardeşiniz, bir milim geri adım atmayacak, Niye biliyor musunuz? Doğru yıkılmaz. Doğru yıkılmaz. Doğru yıkılmaz. İşinize bakın” diye konuştu.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Beykoz Belediye Başkan adayı Alaattin Köseler ile ilçe turu yaptı. Beykozlular, yaklaşık 24 kilometrelik tur boyunca, İmamoğlu ve Köseler’e sevgi gösterilerinde bulundu. Beykoz’dan Çekmeköy’e geçen İmamoğlu, Madenler Mahallesi’nde, “Kanaat Önderleri Buluşması” gerçekleştirdi.

    Buluşmada, İmamoğlu ve CHP Çekmeköy Belediye Başkan adayı Orhan Çerkez konuşma yaptı. İmamoğlu ve Çerkez, buluşma sonrasında Çekmeköy caddeleri ve sokaklarında ilçe turu yaptı. Beykoz’da olduğu gibi, Çekmeköy’de de vatandaşların İmamoğlu’na ilgisi yoğun oldu.

    Çekmeköy’ün ardından Üsküdar Yavuztürk Mahallesi’ne geçen İmamoğlu, CHP Üsküdar Belediye Başkan adayı Sinem Dedetaş ile halk buluşmasına katıldı. CHP Genel Başkan Yardımcıları Sevgi Kılıç, Volkan Demir, Aylin Nazlıaka, Parti Meclisi üyesi Baki Aydöner, milletvekilleri Sibel Suiçmez ve Ali Gökçek tüm etkinliklere katılarak, destek verdi. Dr. Dilek Kaya İmamoğlu da Üsküdar’daki halk buluşmasında eşini yalnız bırakmadı.

    Meydanı dolduran coşkulu vatandaşların sevgi gösterileri altında konuşan İmamoğlu, kendisi ve Dedetaş için oy desteği istedi. Görev süreleri boyunca, Üsküdar özeli ve İstanbul genelinde yaptıkları yatırımlar, icraatlar, projeler ve sosyal yardımlardan örnekler veren İmamoğlu, toplumun farklı kesimlerinin, hükümetin yanlış ekonomi politikalarından kaynaklı yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti. İmamoğlu konuşmasında şunları söyledi:

    “ŞU ANDA EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 25 BİN LİRA OLMALI”

    Bunlar, emekliyi, yani başımızın tacı olması gereken büyüklerimize, ne yazık ki tarihin en derin mahrumiyetini yaşattılar. 10 bin lira maaş ne demek? 10 bin lira? 2002 yılında, bunlar iktidar olduğunda, o dönemin asgari ücretine göre hesaplarsak, şu anda en düşük emekli maaşı 25 bin lira olmalı. 25 bin lira nere, 10 bin lira nere? Bunlar ekonomiyi perişan ettiler.

    “BİRAZ HAYAT DERSİ ALSIN; SONRA ANKARA’YA YOLLAYACAĞIZ ONU”

    Üsküdar’da, 1 sene önce açtığımız Kent Lokantası’ndan 226 bin 950 kişi faydalandı. Bu, Kent Lokantasını küçümseyen, dersine çalışmamış o ithal aday var ya, ithal aday, ah bunu bir anlayabilse. Birkaç gün sonra, mühür size gelecek. Elinizde mühür olacak. Mührü doğru yerde kullanacaksınız. Bu kullanacağınız mühür, sizlerin geleceği. En önemli kararın onayı olacak. İstanbul’da zaten işiniz kolay. Biliyorsunuz; iki tane aday var. O zaten 31 Mart’a kadar çalışsın, biraz hayat dersi alsın; sonra Ankara’ya yollayacağız onu. Öyle değil mi? Tabii şimdi gelirken dersine çalışmadı. Ben bazen çok detaylı anlatıyorum ki, benim anlatımlarımdan İstanbul’u biraz daha tanısın da öyle gitsin Ankara’ya diye. Anlıyorum ki, dinlemeyi de sevmiyor. Halbuki iyi bir belediye başkanı, bir iyi öğrenci olacak. Ben, iyi bir öğrenciyim. Halkımı dinlerim ve öğrenirim. İyi belediye başkanı, iyi öğrenci olacak. İyi öğrenci olması için de dinlemeyi bilecek ama dinlemiyor. Kendisine böyle takılıyorum zannetmeyin. Ben öyle düşünmüyorum sadece. İstanbul’da dersine çalışmadığını kim düşünüyor? 17 tane bakan arkadaşı. Öyle düşünmeseler, Ankara’dan buraya niye gelsinler? 17 bakan arkadaşı, adayın yeterli olmadığını görünce çantayı, bavulu toplayıp, İstanbul’a geldiler. Yetmedi; artı bir Cumhurbaşkanı da geldi. Öyle değil mi? Hepsi burada. Hepsi toplandı geldi. Hoş geldi, sefa geldi. Bunlara misafirperverlik yapacak mıyız? Yapalım, yapalım; 23 Haziran 2019’daki gibi, 806 bin kez misafirperverliğe hazır mıyız?

    “5 YILDIR İSTANBUL RAHAT BİR NEFES ALDI, KENDİNE GELDİ”

    Sözüm ona İstanbul’u geri almak istiyorlar. Kimden? Milletten. Bir metro açılışında diyor ki Sayın Cumhurbaşkanı, bakana, ‘Sayın Kurum, malımıza sahip çık!’ Yahu kimin malı? Yahu milletin malı. Senin yaptığın metro da milletin malı, bizim yaptığımız metro da milletin malı. Bunu anlayamadılar. Başka bir yere taşıyorlar bizi. Onlar hala bir şeyi çözemediler. Millete ait olan şeylerin, millete ait olduğunu kavrayamadılar. Hala seçildikleri yerleri kendi makamları, kendi malları, mülkleri zannediyorlar. Yahu değil, değil; milletin malı. 5 senedir biz ne yapıyoruz? Ana felsefemiz ne biliyor musunuz? Milletin malını millete veriyoruz. Milletin parasını millete dağıtıyoruz. Bizim yaptığımız bu. Bunlar bir avuç imtiyazlı kişilere binaları, mülkleri, yapıları, kurumlara dağıtmaktan nefes nefese kalmışlardı. İstanbul’u da perişan etmişlerdi. 5 yıldır İstanbul, rahat bir nefes aldı, bir kendine geldi.

    “BİZ, MİLLETİN MALININ MUHAFIZLIĞINI YAPMAK İÇİN GÖREVE GELDİK”

    Var mıydı 100 bin çocuğa burs dağıtmak? Biz dağıttık. Sadece Üsküdar’da 10 bin gencimiz, üniversite burslarından faydalanıyor. Onlar, halka ait alanları, bir avuç insana dağıttılar mı? Salacak’ta yıkımlar yaptık; gördünüz değil mi? Yıkımı engellemek için, yıkımın önüne benim canım polisimi bile yollamaya kalktılar. Baktılar ki millet tepki gösteriyor, çatır-çutur yıktık. Çünkü biz, milletin malının muhafızlığını yapmak için göreve geldik. Bir milim geri adım atmayız, bir milim. Onların israfçılıkları yüzünden, İstanbul’da 10 metro durdu. Onlar her ne kadar karalasa da biz, bu kardeşiniz, çok değerli yol arkadaşım Sinem Dedetaş gibi çok değerli yol arkadaşlarımla, nitelikli yönetimle, milletin evlatlarıyla, İBB tarihinde ilk kez, 5 yılda 65 kilometre metroyu açtık. Onların 25 yılda yaptığının yarısını, biz 5 yılda yaptık.

    “1,5 GÜNDE BİR, BİZE MÜFETTİŞ YOLLADILAR”

    Biz hizmet yapıyorduk, karınca gibi koşuyorduk. 160 yerde sel ve su baskınlarını gidermek için, altyapı yatırımları yapıyorduk. Kaçak yapıları yıkıyorduk. İşgalcileri kaldırıyorduk. İstanbul’un birçok sorunlarına koşuyorduk. Ama onlar da boş durmadı. Onlar da çok çalıştı. Ne yaptılar biliyor musunuz? 1,5 günde bir, bize müfettiş yolladılar. Tam 4,5 senede, bin 19 kez, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarına teftiş, soruşturma… Bakın; o saçma sapan ‘ahmak’ vesaire mahkemeleri var ya, onları saymıyorum. Bin 19 kez soruşturma yaptılar. Yapsınlar. Bize ne verdiler biliyor musunuz? Bin 19 kez şeref madalyası verdiler, şeref madalyası. Teftiş edilmekten, denetlenmekten imtina etmeyiz ki. Milletin malını, milletin parasını biz yönetiyoruz. Tabii ki teftiş edilmeliyiz. Tabii ki hesap vermeliyiz. Ama sorun şurada: Peki bizden önceki 5 senede ne yaptılar? 146 kez! Bin 19 nereye, 146 nereye? 146 kez; o da çoğu soruşturma, teftiş değil, sıradan, rutin denetimler. Sözüm ona Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarına leke atacaklar ya da suçlayacaklar. Ne yapabildiler? 5 senede aça aça, bir tane saçma sapan ‘ahmak davası’ açabildiler. Başka bir şey yapabildiler mi? Yapamazlar. Çünkü biz, 5 yıl boyunca arkadaşlarımla ahlaklı, erdemli, şeffaf hesap verebilir, halkçı belediyeciliğin en iyisi olmak için ant içmiştik. Onu da yerine de getirdik. Ne mutlu bize.

    “SON ÇARE NE? KUMPAS, İFTİRA, YALAN, MONTAJ…”

    Biz bütün bunları yaparken, bütün bu kadar soruşturma geçirirken, seçime 4-5 gün kaldı ya, son çare ne? Kumpas. Son çare ne? İftira. Son çare ne? Yalan. Son çare ne? Montaj. Son çare ne? Video. Şimdi bu şekilde milleti aldatacaklar. Ekrem İmamoğlu’na, sözüm ona leke atacaklar. Onların atmaya çalıştığı lekeye ben ne yapıyorum biliyor musunuz? (Eliyle ceketinin yakasını silkiyor.) Bunlara, Allah akıl versin. Bunları, Allah ıslah etsin. Niye biliyor musunuz? Ramazan’ın birinci gününde, 2019’da, bunlar değil miydi 6 Mayıs’ta ana sütü kadar helal seçimi iptal ettiler. Öyle değil miydi? Bakın; Ramazan’ın birinci günü seçimi iptal edenler, yine kul hakkı yemeye, iftira atmaya devam ediyorlar. Ben, vatandaş Ekrem olarak, bunların yanlışlarını kabullenemiyorum. Hele hele şu Ankara’dan 17 bakan geldi ya… Artı bir Cumhurbaşkanı da geldi ya… Bunu kendime yediremiyorum. Niye?

    “BİRAZ UTANMALARI VARSA BAŞLARI ÖNE EĞİK GEZECEKLER”

    Ciddi tarafı şu: Devletin makamı, bakanı olmak, şerefli bir görevdir. Devletin bakanı, atanmış kişilersiniz siz. Devletin bakanı olarak görev yapacaksınız. İçinde kim var? Dışişleri Bakanı var. Maliye Bakanı var. Ekonomi Bakanı var. İçişleri Bakanı var, Adalet Bakanı var. Öyle değil mi? Şimdi bunlar; bakkal bakkal, market market gezip, oy istiyorlar. Toplantı yapıyorlar. İçişleri Bakanı’na buradan sesleniyorum: Dönsene Ankara’ya. İşin gücün yok mu senin? Ekrem İmamoğlu, burada aday. Nedir? ‘Ekrem İmamoğlu’ oy vermeyin, Sayın aday Kurum’a verin.’ Başka işiniz yok mu? Devletin bakanısınız. Ben size bir şey diyeyim mi? Başları öne eğik gezecekler, biraz utanmaları varsa. Vatandaş Ekrem olarak utanıyorum. Niye biliyor musunuz? Tekrar söylüyorum. Devletin bakanı bunu yapmaz. Ama bir partinin bakanı ise, bir partinin görevlisi gibiyse; o ayrı. O zaman sen, devletin bakanı olamazsın. Pazar günü seçim güvenliğini sağlayacak olan kişi, İçişleri Bakanı. Adalet Bakanı, adaleti sağlayacak, hukuku sağlayacak Ekrem İmamoğlu üzerinden yaptıkları işlere bak. Kumpas videoları üzerinden savcılık yapıyorlar. Utanmaları da yok. Kararlı bir şey söyleyeyim. Bu kardeşiniz, bu hemşehriniz bu yola çıktı ya, -Allah şahit, siz de şahit olun- bir milim geri adım atmayacak, bir milim. Ben, 4,5 senedir bunlarla mücadele ediyorum Büyükşehir nezdinde. Bir milim geri adım atmayacağım. Niye biliyor musunuz? Doğru yıkılmaz. Doğru yıkılmaz. Doğru yıkılmaz. İşinize bakın.

    “ALLAH BİLİR RÜYASINDA DA EKREM’İ GÖRÜYOR”

    Bunları ne yapacağız? Allah’ın izniyle, 31 Mart’tan bir gün sonra, onları misafirperverlikle ağırlayıp, sandık tutanaklarını tutup, aradaki farkı yukarıya tırmandırdıktan sonra, ‘Hadi bakayım Ankara’ya. Hadi bakayım Ankara’ya…’ Bu millet, size 10 ay önce oy verdi. Hangi vaadinizi tuttunuz? Hani mülakat kalkacaktı. Kalktı mı? Gidin kaldırın kardeşim. Hani polislerin 3600 ek göstergesi çıkacaktı. Çıktı mı? Emeklinin hakkını verdiniz mi? Enflasyon düştü mü? E gidin işinizi yapın. Millet, işinizi yapın diye size oy verdi. Ama onların işi gücü Ekrem. Sabah kalkıyor Ekrem, akşam yatıyor Ekrem. Allah bilir rüyasında da Ekrem’i görüyor. Kim görüyor anladınız mı? Niye gülüyorsunuz? Anladınız. Peki. Ben onu demek istememiştim ama olsun. 31 Mart’a 4 gün kaldı. Bugünü saymıyoruz. Çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi. Yani şu var ya; 1, 2, 3, 4, 5… 8. Onun gibi bir şey. Ama benimki gerçek. 4 gün. Pazarı da sayarsak 5. Ben onu bir gün bulup, 65 adım attıracağım ona.”

    Yeni Arayış Haber


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul hiç olmadığı kadar ihmal edildi

    İstanbul hiç olmadığı kadar ihmal edildi





    Murat Kurum: İstanbul hiç olmadığı kadar ihmal edildi

    Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum, “İstanbul beceriksizliğe mahkum edildi, hiç olmadığı kadar ihmal edildi” dedi. 

    Kurum, AK Parti’nin “Yeniden İstanbul Büyük mitinginde konuştu.

    İBB adayı Murat Kurum, vatandaşlara, “Bu ne güzel coşku bu ne güzel heyecan. Sizleri çok seviyoruz, Allah için seviyoruz, iyi ki bizim yol arkadaşımızsınız. Aziz İstanbullular, Sayın Cumhurbaşkanım bu meydana koşarak gelen gittiğimiz her yerde bizi bağrına basan kalbi İstanbul için çarpan her bir hemşerimi sevgiyle saygıyla muhabbetle selamlıyorum. Saatleri kurun, geliyor Murat Kurum” diye seslendi.

    Kurum’un açıklamalarından satır başları şöyle:

    “İşte İstanbul burada. Liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dava arkadaşları burada. İstanbul’un ruhunu görmek isteyen varda gelsin buraya baksın. Burada yeniden İstanbul var, sadece İstanbul var. İnşallah 31 Mart’ta hep birlikte bayram yaşayacağız. 31 Mart evlatlarımızın hepimizin huzur içinde yaşayacağı bir bayram günü olacak. İstanbul AK Parti belediyeciliğinin meşalesinin yakıldığı yerdir. Bize Cumhurbaşkanımızı armağan eden şehirdir. Biz böylesine bir İstanbul’da hayallerimizin olduğu bu aziz şehre hizmetkar olmak için yollardayız. Biliyoruz ki ancak samimi hayaller muradına kavuşur. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki deprem endişesi kalmayacak. Trafik çile olmaktan çıkacak.

    Son 5 yılda İstanbul liyakatsizliğin kurbanı oldu. Bu şehri depreme hazırlayacağız dediler tek bir çivi çakmadılar. Ulaşım sorununu çözeceğiz dediler ulaşım sorunu kaosa dönüştü. İsrafı bitirdik dediler en büyük israfı yaptılar. Binlerce çalışanın işine son verdiler. Megabüsler hızray dediler ama tek birini dahi hatırlamadılar. Aziz İstanbul’a bu millete yalan söylediler. Ama hiç endişe etmeyin biz onların savurduğu paraları İstanbul’un projelerinde kullanacağız. Biz onların reklama verdikleri parayı İstanbul’a harcayacağız. Bu millet kendini unutanlara kaybolan yılların hesabını inşallah sandıkta soracak. Sandık milletin mahkemesidir. Sandık gelecek hesap kesilecek. Bu iş bilmez yönetim İstanbul’da tek bir eser üretemediği gibi kalkmış bizim projelerimizi eleştiriyor. İstanbul bizim sevdamız bizim ortak geleceğimiz. Bu geleceği hep birlikte inşa edeceğiz. Birbirimizin hukukuna ve yaşam tarzına her zamankinden daha fazla sahip çıkacağız.

    Bu şehrin her bir ferdi İBB’den adil ve eşit hizmet alacak. Gelin 31 Mart’ta İstanbul’un geleceğinden yana olun. Her bir oy tohumdur. Haydi İstanbul şehrine oy ver ki İstanbul hizmet bulsun, huzur bulsun, mutluluk bulsun. ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’daki mevcut metroların tamamı bize ait

    Yeni Arayış Haber


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bilirkişi raporu ortaya çıktı: Bankanın batmasında Çiller sorumlu…

    Bilirkişi raporu ortaya çıktı: Bankanın batmasında Çiller sorumlu…



    Çiller ailesi imar rantıyla gündeme geldi. Arazi, aileye ait MARSAN Holding’in üzerine görünüyor. Holdingin, batırılan İstanbul Bankası’ndan usulsüz kredi aldığı ortaya çıktı. Batan bankanın Genel Müdürü Özer Uçuran Çiller’di.

    İBB’nin mahkemeye taşıyarak statüsünü iptal ettirdiği arazinin sahibi olan MARSAN Holding, Çiller ailesine ait. 1985’ten bu yana süren İstanbul Bankası davasında, bankanın içini boşaltan kredilerin bir kısmının verildiği şirket olan MARSAN Holding’in yönetiminde Tansu Çiller ve eşi Özer Uçuran Çiller bulunuyor.

    Sözcü’den Can Bursalı’nın haberine göre; Özer Uçuran Çiller, 1953’te Has Ailesi tarafından kurulan, sahte kredilerle içi boşaltılınca 1983’te Ziraat Bankası’na devredilen İstanbul Bankası’nın Genel Müdürü ve murahhas üyesiydi. 1985’te bankanın batışıyla ilgili açılan ve halen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davada İstanbul Bankası’nın içinin Çiller Ailesi’nin sahibi olduğu MARSAN Holding ile Çiller ve Has ailelerinin ortak olduğu MARHAS Holding’e usulsüz krediler verilerek boşaltıldığı iddia ediliyor.

    YARGILANANLAR YÜZDE 8 SORUMLU

    10 sanıklı davada, bankanın eski şube müdürleri ve Has ailesinin vefat etmiş bir üyesi yargılanıyor. Bilirkişilerin 13 Şubat 2020’de mahkemeye sundukları raporda, asıl sorumlunun yargılananlar değil, Özer Uçuran Çiller olduğuna dikkat çekiliyor ve yargılananların sorumluluğunun yüzde 8 olduğuna vurgu yapılıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu ‘vaatlerini hatırlamadın’ diyenleri tiye aldı: Zıp zıp zıplamalarıyla gülmekten kırılıyorum

    İmamoğlu ‘vaatlerini hatırlamadın’ diyenleri tiye aldı: Zıp zıp zıplamalarıyla gülmekten kırılıyorum



    Kabataş Transfer Merkezi açılışına katılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, halka seslendi.

    Vaatlerini hatırlamadığı ile ilgili çıkan haberleri değerlendiren İmamoğlu, “Beni 5 yıllık icraatlarımızla eleştiremeyenlerin ‘hatırlamadın’ dedin diye zıp zıp zıplamalarıyla gülmekten kırılıyorum” dedi.

    İmamoğlu’nun sözlerinden satır başları şöyle:

    16 milyona hak ettiği hizmeti vermek, bu aziz güzel şehrin varlığını korumak, birliğini sağlamak benim boynumun borcu. Bu nedenle bizi bu göreve layık gördüğünüz günden bu yanan elimizden geleni, bu şehrin muhafızı olma duygusuyla ve sorumluluğuyla işimizi yapıyoruz. Bizim belediyecilik anlayışımızla başa çıkamayacaklarını görenler, yine her zaman, her seçimden önce alışkın olduğumuz tavırlarıyla türlü türlü hileler, kumpaslar kurmaya çalışıyorlar. Varsın çalışsınlar, bizim ilgi alanımıza girmiyor. Onların ilgi alanı böyle.

    ‘VAATLERİMİN YÜZDE 87’İNİ YAPTIM’

    2019’daki seçim vaatlerine dair konuşan İmamoğlu, “2019 seçiminde kocaman bir vaat setim vardı. 3 ayda olağanüstü bir set çalışmıştık. Bu kadar detaylı bir oran vermeyecektim ama artık veriyorum. Yüzde 87’sini bu 5 yıla sığdırmanın gururunu yaşıyorum. Yüzde 87 önemli bir başarı. Nadiren doğru konuşan rakibim bile bu hakkı teslim etti. Yıllar geçecek, yüzde 87 ile anılacak, bu seçimden bir tek o kalacak. Allah var o ‘Yüzde 87 yaptı’ dedi biliyorsunuz” dedi.

    ‘BENİ 5 YILLIK İCRAATLARIMIZLA ELEŞTİREMEYENLERİN ‘HATILAMADIN’ DEDİN DİYE ZIP ZIP ZIPLAMALARIYLA GÜLMEKTEN KIRILIYORUM’

    “Televizyonlara katılıyorum, 200 sayfalık vaat setinden bir tanesini, sosyal tesislerde haftada bir gün şu yapılacak demiştik, canlı yayınlarda bana soruyorlar, birileri gibi yaptık deyip geçiştiren bir ruh halim yok. Çünkü sonradan zaten yapıp yapmadığımı bilmiyorum, hatırlamayabilir. Rakiplerime benzemem, hatırlamıyorum, kontrol edip size bilgi vereyim. Gayet insani ve doğru bir hamle olduğunu düşünüyorum. Onlara öyle bir etki bıraktım ki, her şeyi hatırladığımda şok oluyorlar ya İmamoğlu bunları niye hatırlamıyor diye vahlanıyorlar. Gençlerin deyişi var ya ‘Ben şok!’ 3 gündür tepiniyorlar bunun üzerinde, eğlenceli açıkçası. İmamoğlu kızıyor zannediyorlar, kızmıyorum. Onlara bakıp eğleniyor ve mutlu oluyorum. Beni 5 yıllık icraatlarımızla eleştiremeyenlerin ‘hatılamadın’ dedin diye zıp zıp zıplamalarıyla gülmekten kırılıyorum. Ne mutlu bana!”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İbrahim Özkan, Murat Kurum’un hesabını düzeltti: İstanbul’da 964 değil 961 mahalle var…

    İbrahim Özkan, Murat Kurum’un hesabını düzeltti: İstanbul’da 964 değil 961 mahalle var…



    Eski İYİ Parti İBB Meclis Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, Murat Kurum’un mahalle hesabını düzeltti.

    Murat Kurum, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Kent Lokantası projesi hakkında “11 tane lokantayı açmayı hizmet gören bir anlayış var. İddia ediyorum, ben 2 ayda İstanbul’un 964 mahallesinde lokanta açarım. Lokanta nedir, bunu iş diye anlatıyorsun. Buna inanan bir kesimde var. Biz olayın bütünlüğüne ve sürdürülebilirliğine, kalıcı desteklere bakıyoruz” ifadelerini kullandı.

    İstanbul’da Ümraniye Yenişehir ve Finanskent mahallelerinin birleştirilmesi ve Saray Mahallesi’nin Yamanevler Mahallesi’ne katılmasıyla mahalle sayısının 964 değil 961 düştüğünü hatırlatan İbrahim Özkan, Kurum’a yanıt verdi.

    Özkan, muhtarlığın resmi evrakını paylaşarak şunları söyledi:

    “Sayın Kurum. İstanbul’da 964 değil 961 mahalle var. Ümraniye Yenişehir ve Finanskent birleştirilerek adı Finanskent Mahallesi oldu. Ümraniye Saray Mahallesi ise Yamanevler Mahallesine katıldı. (Saray ve Yenişehir Mahalleleri iptal edildi) Geçen yıl sonuna doğru kapatılan iki muhtarlığın resmi evrakı ektedir.”

    BEYKOZ’UN HANGİ YAKADA OLDUĞUNU UNUTMUŞTU

    Kurum, katıldığı bir canlı yayında gaf yaparak, Beykoz’un hangi yakada olduğunu unutarak şunları söyledi:

    “Kadıköy’de 15 bin konutluk şantiyenin bugün bitme aşamasına geldiğini görürsünüz. Üsküdar’da, Kirazlıtepe’de bizim eserimizi görürsünüz. Ümraniye’ye gittiğinizde bizim dönüşüm projemizin yürüdüğünü görürsünüz. Ataşehir’e baktığımızda, konutların yükseldiğini görürsünüz. Geçelim karşıya; Beykoz’un bütün mülkiyet sorununun Bakanlık nezdinde çözülmüş, Beykoz Tokatköy’deki dönüşümü görürsünüz.”

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu: Sanki millet tünelden koşarak gidecek ya da birinin saydığı gibi bir, iki, üç diye kilometreleri sayacak!

    İmamoğlu: Sanki millet tünelden koşarak gidecek ya da birinin saydığı gibi bir, iki, üç diye kilometreleri sayacak!



    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2017’den bu yana durmuş bir proje olan “Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metro Hattı”nın yapım çalışmalarını, 20 Eylül 2019’da yeniden başlatmıştı.

    CHP’nin Ataşehir Belediye Başkan adayı Onursal Adıgüzel, Ümraniye Belediye Başkan adayı Aykut Erdoğdu ve Kadıköy Belediye Başkan adayı Mesut Kösedağ’ın da eşlik ettiği İmamoğlu, hattaki ilk test sürüşünü, basın mensuplarının tanıklığında gerçekleştirdi.

    “Göztepe-Ataşehir-Ümraniye hattımızın İstanbul için önemi, sadece Kadıköy’den, Ataşehir’den, Ümraniye’den geçmesiyle sınırlı değil” diyen İmamoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

    “Göztepe, Ataşehir, Ümraniye hattımız İstanbul için önemi sadece Göztepe’den yani Kadıköy’den, Ataşehir’den, Ümraniye’den geçmesiyle sınırlı değil. Aynı zamanda bugünün hükümetinin çok önem verdiği ve bunun eğrisiyle, doğrusuyla tartışma zemini ayrıdır ama Finans Merkezinin de içinde bulunduğu bir hat olması. Ben finans merkezini gezip bilgi almak istediğimde şantiyeyi dolaştığımda bana eşlik eden yetkililer yaklaşık 90 bine yakın çalışan insanın mobilizasyonundan bahsetmişlerdi. Dolayısıyla oranın otobüsle ya da lastik tekerli araçlarla taşınması ya da mobilize edilmesinin imkanı yok. Olması mümkün değil. 2019 yılı seçimlerinden önce bir yıl sonra finans merkezini açıyoruz diye de bunu seçim döneminde büyük bir iş şeklinde anlatmışlardı.

    ‘EN ÖNEM VERDİĞİMİZ HATLARDAN BİRİSİ BU OLDU’

    Biz tabii göreve geldikten hemen sonra en önem verdiğimiz hatlardan birisi bu oldu. Hızlıca baktık, birçok hatta baktık. Çünkü şöyle bir durum devraldık. Bu gerçeği bütün arkadaşlarımız duysun, görsün. Bir hat hariç, hiçbir hatta bir çalışan mobilizasyonu, çalışan hareketliliği neredeyse yoktu, sıfırdı. Şantiyeler boştu insanlar hareket dahi etmiyordu ve bunlar bazılarında altı aydır durmuştu, bazılarında başlamamıştı bile. Bazılarında iki yıldır, bir buçuk yıldır hareket etmeyen şantiyeler vardı ve bu şekilde devraldık. 2019 biliyorsunuz temmuz başında göreve geldik ve doğal olarak bu şantiyeyi de gözlemlemeye başladık. Baktık ki o gözlemlerimizin içerisinde hemen hemen her şantiyede riskli alanları tespit etti arkadaşlarımız. İşe başlamadan önce düşünün bazı yerlerde tünel açılmış, betona atılmamış, üstünde yapılar var. Aylardır, hatta bir yıldır öyle duran şantiyeler vardı. Bu riskli sahaları tedavi etme ve hızlıca olası Allah korusun üstünde binalar var apartmanlar var. Bir kısım çökmelerde yaratılacak trajedinin o korkunç manzaranın olmaması noktasında hızlıca tedbir alması ile ilgili başta Pelin Hanım ve diğer arkadaşlarımız olmak üzere müteahhitlerle yoğun bir çalışmaya giriştiler.

    ‘YÜZDE 4 SEVİYESİNDE DEVRALDIĞIMIZ ŞANTİYELERDEN BİRİSİ’

    Bu şantiye de yüzde dört seviyesinde devraldığımız şantiyenlerden birisi. Şöyle düşünün tam iki buçuk senede yüzde dört ilerleme. Biz Ekim ayında buraya start veriyoruz 2019’da. Kendi öz kaynağımızla start veriyoruz. Diyoruz ki bu hat önemli. Dün gibi hatırlıyorum toplantıyı. Finans merkezinin altından geçiyor. Burada büyük bir çalışan mobilizasyon oluşacak. Buraya öyle ya da böyle başlamamız lazım diyoruz ve başlıyoruz. Hemen bunun akabinde buraya bir finansman bulma noktasında çalışmamızı başlatıyoruz. Diyorlar ya, her geleni onayladık, şu oldu, bu oldu. Öz kaynakla başladığımız bu hattın çalışmalarına istinaden üç dört ay içerisinde Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası’ndan buraya bir kredi çıkartıyoruz 175 milyon euro. Ve bu kredinin kullanılabilmesi için onayını 2021’de alıyoruz. Yani bir yıl sonra neredeyse 75 milyonluk kısmını kullanabilmenin izni bir yıl sonra önümüze geliyor. Bunun için de bekletiliyoruz ve biz o esnada cansiperane yine bu şantiyeyi öz kaynakla yürütüyoruz. Ve biz hem yüklenicilerimizi motive ediyoruz, hem işimizi yürütüyoruz. Günün sonunda bugün bu hat yüzde 80 seviyeye gelmenin gururunu yaşıyoruz.

    ‘ZAMANINDA İMZA ATIN BE KARDEŞİM’

    Basit bir hesap, Dört yılda yüzde 80, iki buçuk yılda, yüzde dört. Ve biz bu dört yıl içerisinde yüzde 80 seviyeye gelirken bir de buraya 400 milyon euro bu hat için toplam kaynak temini sağlıyoruz. Ve bu kaynak teminiyle beraber de şu anda tam gaz inşallah bir yıl kadar sonra bu hattı istanbulluların hizmetine sunmanın hazırlığını yapıyoruz. Bütün şu anda elektromekanik çalışmalar gördüğünüz gibi hatta özellikle istasyonlarda sürüyor çalışmaları. Aynı zamanda yine buranın işte yürüyen merdivenlerinden tutun da araçlarıyla ilgili süreçler de yürütülüyor ve işliyor. Ve biz inşallah 2025 yılında Göztepe-Ataşehir-Ümraniye hattımızı insanlarımızın hizmetine dört buçuk, beş yıllık yoğun çalışmayla birçok engellemeyle… bakın her kredi teminimizin minimum bir yılı ortalaması bir buçuk yılı. Biz işi pişirmişiz, olgunlaştırmışız kurumlarla uzlaşmışız. Meclisten çıkması bir süre. Hazine onayı bir süre. Bütün bunlar üst üste koyduğunuzda bir, 1,5 yıl niye geciktiriliriz? Bu bulduğumuz fonlar, kaynaklar uzun vadeli ödenecek olan bu paralar ülkeye dışarıdan giren bir kaynak bir. O kaynakla burada az önce gördüğünüz selamlaştığımız binlerce çalışanımızın ekmeği oluyor iki. Taşeronlarımız ya da yüklenicilerimizin tamamı yerli üç. Buralarda kullanılan birçok ürün, yerli ürün dört. Yani o kadar ekonomiye katkısı var ki. Bakın neredeyse 1,6 altı milyar euro temin etmişiz bütün metro hatlarımıza bu dört buçuk yıl içerisinde. Yani böyle bir kaynağı bulduğumuz için bize teşekkür edin. Ve bu hatlara harekete geçirdiğimiz ve bitirdiğimiz için bize teşekkür edin. Bırakın teşekkürü ondan da geçtik. Zamanında imza atın be kardeşim.

    ‘YÜKLENİCİ ÖNÜNÜ GÖREMİYORSA NASIL GAZA BASACAK’

    Ortalamanız niye bir yıl, bir buçuk yıl? Tam bir trajikomik durumdur. Günün sonunda başarıyla yol yürüyoruz. Bir yıl sonra burayı inşallah halkımızın hizmetine açacağız Göztepe-Ataşehir-Ümraniye. Metro hattı işi bir düzene tabidir, nizama tabidir. Bir metro hattı tasarlanmalıdır. İyi tasarlandıktan sonra bunun iyi bir projesi, iyi bir fizibilitesi yapılmalıdır. Daha sonra önce bunun sağlıklı bir finansman modeli organize edilmelidir. Ardından bu hatların ihalesi yapılır ki firma geldiğinde tıkır tıkır işine başlasın. Yüzde dört dediğiniz ne biliyor musunuz? Aslında o oranda müteahhide bir avans verilir. Genelde bu tür yüklü işlerde bir avans ödemesi vardır. Müteahhit alır o avansı o da zaten yüzde üç dört seviyesindedir. Şantiyesini kurar vesaire ondan sonra bekler. Bir kaynak yoksa bu işler büyük işler. Yani bir milyar euroyu bulan hat maliyetlerimiz var. 500- 600 milyon euroyu bulan hat maliyetlerimiz var. Yüklenici eğer önünü göremiyorsa nasıl gaza basacak?

    ‘ENGELLERİ AŞARAK YOLUNA DEVAM EDEN GÜÇLÜ BİR YÖNETİMİZ’

    Ve bu öyle bina temeli gibi, temeli atalım, durduralım değil. Yani tüneli delmeye başladınız mı öbür uçtan çıkacaksınız. Tüneli delmeye başladığınız zaman, onun bütün betonarme tedbirlerini alarak gideceksiniz, bir risk yaratmasın diye. Orada çalışanın aynı zamanda güvenliği söz konusu. Yani öyle bu basit bir iş değil. Yüksek teknoloji kullanılan işler. Bu bağlamda, kötü bir süreci yönetmişlerdir bizden önce. Ama biz, bütün işlerimize bu anlamda nizami bakar ama hala engellemelerle karşı olur ama hala o engelleri aşarak yoluna devam eden, güçlü bir yönetimiz. Teknik tarafı güçlü, finansman tarafı güçlü, iş yapma ahlakı tarafıyla güçlü bir yönetimiz. Bakın; bir maliyetini daha söyleyeyim size. Bakırköy-Kirazlı hattını geçenlerde bakanlık açtı. Tam 9 yıl sürdü inşaat. Bakanlığın 9 yıl Bakırköy-Kirazlı hattını sürdürmesi ne demek biliyor musunuz? Bakırköy Meydanı’nın 9 yıl şantiye kalması, Bakırköy sahilinin 9 yıl şantiye kalması, Kirazlı şantiyesinin 9 yıl şantiye kalması. Biz, bu anlamda İstanbul’un her yerini, bir de güzelleştirdik. Yani 4-5 yıl, 6 yıl sefil kalan Haliç kıyılarını geldik, bitirdik, hızlıca toparladık. 700-800 bin pırlanta gibi bir yeşil alan sunduk. Şimdi, Bostancı-Dudullu hattının Bostancı’daki bölümünü, Maltepe ve Kadıköy’ün hayatını değiştirecek şekilde muazzam bir yeşil alana dönüştürüyoruz. Aynı bu şekilde Göztepe-Ataşehir-Ümraniye’de, Göztepe Parkı’nda.

    ‘EN BOŞ LAF NE BİLİYOR MUSUNUZ?’

    Düşünsenize; tam 2017’de ihaleyi yapıyorsun. Sonra geliyor belediye başkanı, ‘İhaleyi iptal ettim’ diyor. Sonra diyorlar ki, ‘Bir dakika, ne yapıyorsun? Bu usulsüz.’ 1 sene sonra, ‘Hadi bakalım bir daha başla’ diyorsun. Böyle saçma sapan bir dönem. Onun için en boş laf ne biliyor musunuz? ‘İktidar da biz olalım, belediye de biz olalım, iş yapalım.’ O işi geçin. Rahmetli Erbakan’ın geçen gün güzel bir videosunu izledim. Rahmetli Erbakan, bu işin boş iş olduğunu, ders verir gibi anlatmış. Ben Sayın Cumhurbaşkanına ve diğer bu anlamdaki savunucularına, rahmetli Erbakan’ın videosunu dinlemeyi tavsiye ediyorum. O kadar güzel anlatmış ki, böyle bir şeyin olmadığını, tam aksi bir motivasyonun daha iyi olduğunu… Her kelimesinin altına ben imza atıyorum rahmetli Erbakan’ın. Bu anlamda, bu sürecin ne kadar kötü yönetildiğinin, işlerinin, güçlerinin bu işleri yapmak olmadığının, başka işlerle uğraştığının karşılığıdır.

    ‘DAHA KÖTÜSÜNÜ SÖYLEYEYİM’

    Daha kötüsünü söyleyeyim: 9-10 yılda Bakırköy-Kirazlı hattının bakalım parasını bizden kaç ayda kesecek? Bir de böyle bir trajik durum var. Yani bize teslim ediyor. Sabiha Gökçen’i teslim etti, Başakşehir-Kayaşehir hattını teslim etti; 10 ayda aldı bizden parasını. 6 milyar lira. Daha önce 16-17 yılda, 20 yılda alıyordu parasını. Bizden 10 ayda aldı. Şimdi 10 yılda bitirdin, Bakırköy-Kirazlı’yı. Kaça mal ettin? Bilmiyoruz. Nasıl teslim aldın? Bilmiyoruz. Daha kötüsü; Resmi Gazete’de yayınlanmış, diyor ki, ‘Araçlarını da bakanlık alacak.’ Bize metroyu araçsız teslim ediyor. Sanki millet, tünelden böyle koşarak gidecek ya da birinin saydığı gibi bir, iki, üç diye kilometreleri sayarak gidecek. Allah akıl versin bunlara. Başka bir şey demiyorum. Allah Akıl versin, Allah mantık versin, Allah vicdan versin. Ramazan ayında bol dua ediyorum. Sevgili başkan adaylarımız, kalbi temiz olan, duası tutar. Bak bu Ramazan ayında bile, onların iyiliğini düşünüyorum. Yani akıl versin diyorum. Allah sizi ıslah etsin diyorum. Daha ne diyeyim?

    ‘BİZ, İŞİMİZDE KARARLIYIZ’

    Şunu net söyleyeyim: Biz, işimizde kararlıyız. Bütün bu sıkıntıları, kötü düşünceleri aşarak, sizi bugün bu şantiyede ağırlamaktan çok mutluyum. İnşallah Göztepe-Ataşehir-Ümraniye hattı hem Kadıköy’ümüze hem Ataşehir’imize hem Ümraniye’mize çok uğurlu gelecek. Aynı zamanda bu hat, Çekmeköy-Ümraniye-Üsküdar hattıyla birleşiyor. Aynı zamanda bu hat, Kadıköy Sabiha Gökçen hattıyla birleşiyor. Aynı zamanda bu hat, Marmaray hattıyla birleşiyor. Dolayısıyla, İstanbul’un muhtelif yerlerinden kolaylıkla Finans Merkezi’ne, kolaylıkla Ümraniye’ye, oradan Üsküdar’a aktarma yapılabilecek de bir hat. Kaldı ki yeni başlattığımız Yenidoğan-Emek üzerinden Söğütlüçeşme’ye inen hat da yine bu hatlarla kesişen muazzam bir link haline geliyor. Bugün birlikte olacağımız Ataşehir ve Ümraniye’yi, bu anlamda çok güçlü bir metro ‘hub’ına dönüştürüyor. Arkamda gördüğümüz adaylarımız, inşallah belediye başkanlarımız hem Kadıköy hem Ataşehir hem Ümraniye, İstanbul’un Anadolu yakasının en güçlü metro hatlarına dönüşecek üç ilçenin belediye başkanı olacaklar.”

    ‘BİR TAŞLA, ÖYLE 2 KUŞ, 3 KUŞ DEĞİL, BAYAĞI 10-15-20 KUŞ VURUYORUZ’

    Açacağımız metroların her istasyonlarına da güçlü fonksiyonlar açıyoruz. Örneğin; Kayışdağı’nda bugün, ‘Gençlik Girişimcilik İnovasyon Merkezi’ açıyoruz. Mesela metro duraklarında güçlü sahaları bulduk mu orayı da alanlara dönüştüyoruz. Üstünü faydalı alanlara dönüştürüyoruz. Mesela Kent Lokantalarımız var değil mi? Kreş açıyor açıyoruz istasyonun hemen üstünde, meydanda. Yani yine insanlarımıza, müthiş hizmet verecek noktalar açıyoruz. Yani bir taşla, öyle 2 kuş, 3 kuş değil, bayağı 10-15-20 kuş vuruyoruz. O kuşları sayacağız yakında Bostancı sahilinde. Alemdağ Caddesi, oradaki meydan… Bugün dolaşacağız. Coşkuyla birçok şey anlatabilirim. Bu söylediğim her şey, dersine çalışmayan adayın kafasını karıştırabilir. Muhtemelen bir İstanbul rehberi indeksi alacak, ‘bu semtler nerededir, bu metro nereden geçiyordur, ilçe nerededir’ diye birkaç saat brifing alması lazım. Neyse, 31 Mart’a kadar çok da yorulmasın. Biz işimize bakalım, işimize devam edelim. 31 Mart’tan sonra işimiz çok değil mi Pelin Hanım?”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP lideri yurt açılışında konuştu: Her şeyi yapan TOKİ’nin yurt yapmaması tarikatlara alan açıyor

    CHP lideri yurt açılışında konuştu: Her şeyi yapan TOKİ’nin yurt yapmaması tarikatlara alan açıyor



    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Kartal’da Mustafa Necati Kız Öğrenci Yurdu’nun açılışını yaptı. Açılışa Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel de katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başka bir yerdeki halk buluşması nedeniyle programı nedeniyle açılaşa katılamadığını belirten Özel, İBB ve Kartal Belediyesi’nin son dönemde yaptığı hizmetleri anlattı.

    CHP lideri yurt açılışında konuştu: Her şeyi yapan TOKİ'nin yurt yapmaması tarikatlara alan açıyor - Resim : 1

    “ALTI BİN ÖĞRENCİNİN SAHİP ÇIKANI YOKTU”

    CHP lideri konuşmasında şunları söyledi:

    “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, Kartal’a neler yaptığına şöyle bir bakınca okumakla bitmeyecek ama 6 bin 44 öğrenciye Kartal’da burs veriyor. Kartal aslında geçen seçimde Ekrem başkana ve Gökhan başkana verdiği oydan çok memnun. Bütün anketler bunu gösteriyor. Bu kadar yüksek memnuniyete bakınca 6 bin 44 öğrenciye burs vermek demek şu demek, geçen sefer eğer bu tercihte bulunmasaydı İstanbullular, bu 6 bin öğrencinin sahip çıkanı yoktu. 1529 öğrenci düzenli kırtasiye desteği alıyor. 185 bin ton sadece Kartal’da asfalt dökmüşler. 72 bin 366 metrekare yayalaştırma çalışması yapmışız. 6 bin 370 haneye 10 bin 98 öğrenciye düzenli nakdi destek sağlıyoruz Kartal’da. 55 bin kişiye sağlık hizmeti vermişiz. 3 bin 935 ağaç, 3 buçuk milyon çiçek ve fide dikmişiz. 32 bin 873 adet gıda ve hijyen kolisi dağıtmışız. 34 bin 980 bin sahipsiz hayvana veterinerlik hizmeti sağlamış, barınaklara almışız. 8 bin 224 haneye İstanbulkart vermişiz annelere.”

    “TÜRKİYE’NİN FARKLI COĞRAFYALARINA YOLLANMIŞ BİR MESAJ”

    31 Mart seçimlerinden sonra CHP’li belediyelerin yapacaklarına dair bilgiler veren Özel, “Kartal’da, gençleri merkezine alan bir belediyecilik anlayışının ‘sen oku’ diye ve genç üniversiteli kampanyalarıyla öğrencilere destek sağlamanın ve bunu 31 Mart’tan sonra Türkiye’deki tüm CHP’li belediyelere yaygınlaştıracak olmanın umudunu, heyecanını, kıvancını yaşıyoruz” dedi.

    Özel, “2022 yılında Türkiye’de üniversite öğrencilerinin sadece yüzde 22’sine yurt imkanı sağlanabiliyor. Bu oran İstanbul’da yüzde 10’un biraz üzerinde. Böylesine bir yatırımın yapılması böylesine bir kız öğrenci yurdunun açılması Türkiye’nin diğer 80 vilayetinden buraya gelen öğrencilerin annelerinin, babalarının Türkiye’nin farklı coğrafyalarında yüreklerine yollanmış çok sıcak bir mesaj. Kartal’dan onlara uzatılan bu dostluk eli Türkiye’nin toplumsal barışına da çok önemli bir katkı da bulunacak. Bu tip işleri sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    “HER ŞEYİ YAPAN TOKİ YURT YAPMIYOR…”

    Tarikat ve cemaatlerin yurtlar açtığını hatırlatan CHP lideri, iktidarın yurt yapmamasının bu yapılara alan açtığını kaydetti. CHP’li belediyelerin açtığı yurtları hatırlatan Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bugüne kadar Türkiye’de belediyelerimiz tam 64 tane yurt açtılar. Bu çok önemli bir adım çünkü yurt yapmak aslında baktığınızda belediyelerin işi değil. Üniversite açıyorsanız, barınma sorununu merkezi yönetim olarak çözmeniz lazım ama her şeyi yapan TOKİ, lüks konutlar yapan TOKİ, toplu konutlar yapan TOKİ, okul yapan, cami yapan TOKİ bir tek yurt yapmıyorsa bunda bir başka mesele var görülmesi gereken. Eğer Kartal Belediyesi biz de olmasa, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bizde olmasa, Türkiye’deki diğer belediyelerimiz olmasa o 64 tane yurt yapılmayacak.

    Ama birileri yurt yapıyor. Cemaatler, tarikatlar yurt yapıyor. Yoksul öğrencileri orada barındırıp, onların dünya görüşüne şekil vermeye, onları hayata tutunmaya çalıştıkları bu süreçte bir başka yerden yakalamaya çalışıyorlar. Aslında her şeyi yapan TOKİ’nin bir tek yurt yapmamasında bu iktidarın kimlere ne maksatla alan açtığını hep birlikte görüyoruz.

    CHP lideri yurt açılışında konuştu: Her şeyi yapan TOKİ'nin yurt yapmaması tarikatlara alan açıyor - Resim : 3

    “VEFA BORCUMUZU, PARTİMİZİ İKTİDAR YAPARAK ÖDEYECEĞİZ”

    Bu alanları olması gerektiği gibi sahiplenen yerel yöneticilerimizin tamamında, Gökhan başkanın şahsında, bu yurttaki bu iş birliği anlaşmasını yapan Şah Kulu Derneği’nin, Şah Kulu Vakfı’nın başkanına ve yöneticilerine burada emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta sonra çok daha fazla sosyal demokrat belediye başkanına sahip olacağımızı, İstanbul’da 14 olan belediye sayımızı başkanımız ’14 artı 14′ diyerek 28 diye bir hedef koyuyor çok yüksek rakamlara ulaştıracağımızı, genç belediye başkanları çoğaldıkça daha çok gencin önünün açılacağını, CHP’nin genç Cumhuriyet’in yüzüncü yılında bundan sonra daha çok kadınla, gençle çok daha kararlı adımlarla yürüyeceğimizi, önce yerel seçimlerde başaracağımızı sonra da Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında CHP’nin son genel başkanına da ilk genel başkanına da vefa borcumuzu onların partisini iktidar yaparak ödeyeceğimizi buradan müjdeliyorum.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa’nın hem en genciyiz hem de en obezi!

    Avrupa’nın hem en genciyiz hem de en obezi!


    İBB Spor İstanbul Genel Müdürü İ. Renay Onur, İstanbul’un 2036 Yaz Olimpiyat Oyunları’nı alacağına inandığını belirtirken, bir olimpiyat provası niteliği taşıyacak olan 2027 Avrupa Oyunları’na ev sahipliği yapacaklarını söyledi.

    Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen “İstanbul, Spor ve Olimpizm” başlıklı etkinlikte öğrencilerle buluşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Spor İstanbul Genel Müdürü İ. Renay Onur, olimpiyatlar ve Avrupa Oyunları’na dair önemli açıklamalar yaptı.

    Yaklaşık 300 öğrencinin katıldığı buluşmanın açılışını Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Mehmet M. Yorulmazlar yaptı. Yorulmazlar, “Bugüne dek Spor İstanbul’da yaptıkları ve İstanbul’a kattığı değer için Renay Bey’e teşekkür ediyorum. Spor İstanbul’da yapılan çalışmalar, düzenlenen hizmet içi eğitimler, antrenörler için getirilen sertifika kriterleri gibi konular, bizler için gerçekten çok önemli” dedi.

    Yorulmazlar’ın ardından öğrencilerin karşısına çıkan Spor İstanbul Genel Müdürü İ. Renay Onur, İstanbul’da yaşayan vatandaşların spor alışkanlıkları, eğitim sisteminde spora verilmesi gereken önem, Spor İstanbul’un hedefleri, 2036 Yaz Olimpiyatları ve 2027 Avrupa Oyunları konularında önemli bilgiler verdi.

    OBEZLER ÜLKESİ OLDUK

    Türkiye’nin ortalama yaşının 34, Avrupa’nın ise 44 olduğuna dikkat çeken Onur, “Avrupa’dan 10 yaş genç olmamıza rağmen, 18 yaş üstünde obezitede bir numarayız! En genci olan en obez!” dedi. Fransa’nın her olimpiyata 500 kişi gönderdiğini kaydeden Onur, “Fransa’nın ortalama yaşı 44-45, nüfusu da 60 milyon. Türkiye’nin nüfusu 86 milyon, ortalama yaşı 33. Bu rakamlara bakıldığında Fransa’dan 500 kişi gidiyorsa, Türkiye’den 700-800 kişi gitmeli. Ama bizim çıkabildiğimiz en yüksek nokta 100 kişi! Yine de 100 kişi gidiyor 13 madalya alıyor. Yüzde 13 başarı demek. Esasında fazla sayıda sporcu çıkarsak gerçekten çok başarılı olabilecek yetkinlik ve fiziksel özelliklere sahip bir ülkeyiz” dedi.

    “İLKOKULLARDA BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENİ YOK”

    Bugüne kadar olimpiyatlara 5 kez başvurduğumuzu hatırlatan Onur, “Ancak İstanbul’da jimnastik ve atletizm müsabakaları yapabileceğimiz yer yok. Atletizm pistleri futbol sahaları haline getirildi. Jimnastik Şampiyonası bu yüzden Mersin’de yapıldı” dedi.

    20 yıldır Türkiye’de ilkokullarda beden eğitimi öğretmeni olmadığını vurgulayan Onur, “Okulun yanında bir ortaokul veya lise varsa oradan bir öğretmen geliyor ama kendi başına ilkokulda beden öğretmeni yok. Spor bilimleri fakültelerinden her sene 20 bin kişi mezun oluyor ama okullarda beden eğitimi öğretmeni yok. Bugün sporculara, spora nasıl başladıkları sorulsa, ilkokuldaki beden eğitimi öğretmeninin sayesinde olduğunu söylerler. Biz, 20 yıldır bu bağı kesmişiz. Yaptığımız patinajın bir sebebi de bu” dedi.

    “SPOR İSTANBUL YILLIK 900 BİN KİŞİYE ULAŞTI”

    Spor İstanbul’un 2023 itibarıyla yıllık 900 bin kişiye ulaştığını kaydeden Onur, “Toplamda 11 milyon kez kullanım yapıldı. İlkokullardaki beden eğitimi öğretmeni eksikliğini kısmen biz gidermeye çalışıyoruz. Yılda 120 bin çocuk bizim spor okullarından yararlanmaya başladı. Bunların içinden 200-300 kişiyi de profesyonel kulüplere yolcu ediyoruz” dedi.

    Göreve geldiğinde İstanbul’da insanların fiziksel aktivite oranının yüzde 13 olduğunu belirten Onur, “Bunu yüzde 30’a çıkardık. 18 yaş üstü her 100 kişiden 30’u haftada en az bir kez fiziksel aktivite yaptığını söylüyor. Londra’da bu oran yüzde 60. Ana amacımız fiziksel aktivite oranı artırmak” dedi.

    2027 AVRUPA OYUNLARI İSTANBUL’A GELİYOR

    İstanbul’un 2027 Avrupa Oyunları ev sahipliğine yapmaya hazırlandığını belirten İBB Spor İstanbul Genel Müdürü İ. Renay Onur, “Saha pratiği açısından olimpiyatların tam yarısı kadar branş ve sporcuya ev sahipliği yapacak. Kulağa tuhaf gelse de İstanbul gibi bir şehrin çok sporlu etkinlikler tecrübesi yok. Avrupa Oyunları, Yaz Olimpiyat Oyunları’nın bir provası gibi. Avrupa Oyunları’nın burada düzenlenmesi, İstanbul’un CV’sine yazılacak keyifli bir iş olacak” dedi.

    Onur, temel amaçlarının 2036 Yaz Olimpiyat Oyunları’na ev sahibi olan İstanbul’u öncelikle olimpiyatların gelebileceği bir şehir haline getirmek olduğunu vurguladı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***