Etiket: HDP

  • Süleyman Soylu hakkında suç duyurusu!

    Süleyman Soylu hakkında suç duyurusu!


    HDP tarafından yapılan açıklamada, Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ni “darbe girişimi” olarak nitelendiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirtildi.

    Açıklamada, “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 14 Mayıs 2023 seçim gününü, iktidarda olan AKP ve MHP’nin ortak adayı şimdiki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve AKP ve MHP’nin Meclis çoğunluğunu kaybetmesi ve rakip cumhurbaşkanı adaylarından birisinin veya muhalefet partilerinin Meclis’te çoğunluğu sağlamaları halinde siyasi darbe girişimi olarak gördüğü” görüşüne yer verildi.

    NE OLMUŞTU?

    Soylu, 14 Mayıs seçimleri ile 15 Temmuz darbe girişiminin karşılaştırmasını yapmış “15 Temmuz, fiili darbe girişimiydi. 14 Mayıs 2023, Türkiye’yi tasfiye etmeye yönelik hazırlıkların her birini bir araya getirerek oluşturabilecek siyasi darbe girişimidir” demişti.

    SERBEST GÖRÜŞ SORMUŞTU

    Öte yandan Gerçek Gündem muhabiri Filiz Gazi, Süleyman Soylu’ya “14 Mayıs darbe girişimidir” sözlerini sormuştu.

    Soylu, “Öyle bir şey olur mu? Amerika’yı söylüyorum. Biliyor musun Amerika’yı? Afganistan’a yaptıklarını biliyor musun?” diye yanıt vermişti.

    Ardından muhabirimiz korumalar tarafından engellendi. Etrafı kuşatılan gazetecinin kimliklerinin fotoğrafı çekildi, telefonundaki videolar silindi.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Son dakika: Demirtaş, dün saat vermişti: Beklenen açıklamayı yaptı

    Son dakika: Demirtaş, dün saat vermişti: Beklenen açıklamayı yaptı


    Edirne Cezaevinde tutuklu bulunan HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, dün Twitter hesabından yaptığı açıklamada, bugün saat 19.00’da Erdoğan’la ilgili bir açıklama yapacağını söylemişti.

    “Erdoğan bize karşı neden bu kadar düşmanca davranıyor?” diyen Demirtaş, “Yarın saat 19.00’da burada detaylarıyla açıklayacağım, lütfen bekleyin” ifadelerini kullandı.

    BEKLENEN AÇIKLAMA GELDİ

    Kamuoyu tarafından merakla beklenen açıklama geldi.

    “ASLINDA ERDOĞAN’IN GERÇEK KATİLLERLE HİÇBİR SORUNU YOK”

    Demirtaş, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

    “Erdoğan’ın ‘Selo’ya daha doğrusu Hdp’ye ve Kürtlere bu kadar kindar, öfkeli, düşmanca davranmasının, beni nefret objesine dönüştürme çabasıyla oy toplamak istemesinde bir tuhaflık yok mu sizce de?

    Benim gerçekten “terörist”, “katil” olduğumu mu düşünüyor? Hayır, elbette bunun doğru olmadığını kendisi de biliyor.

    Aslında Erdoğan’ın gerçek katillerle hiçbir sorunu yok. Mesela İdlib’de 34 Türk askerini katleden Putin’in ayağına gidip kapısında dakikalarca ayakta beklemekten gocunmamıştır. “Terör devleti” dediği İsrail hükümetiyle, Cemal Kaşıkçı’nın katili Suudi prensiyle ve daha nice katillerle el sıkışıp sarmaş dolaş olmaktan, onlara “dostum” diye hitap etmekten zerrece utanmamıştır.

    Peki sıra “Kürt Selo”ya gelince niye hem iftira atıp hem de düşmanca davranarak kitlesini kışkırtıyor?

    Anlatmaya çalışayım.

    ÖCALAN’IN DEĞİŞTİRİLEN ODASINI GÖSTERDİLER

    2014 yılının ortaları olmalı, Çözüm Süreci devam ederken heyet olarak bir İmralı ziyaretimizde, Abdullah Öcalan ile görüşeceğimiz odaya götürülmeyi beklerken Cezaevi Müdürü bizi alıp cezaevinin içinde başka bir yere götürdü. “Görüşme yeri değişti herhalde” diye düşündük. Bizi önce, Öcalan’ın uzun yıllar tutulduğu daracık hücreye götürdü. Öcalan hücrede değildi. Beş dakika kadar hücreyi inceledik. Müdür “Öcalan artık burada kalmayacak” dedi ve hemen yan taraftaki başka bir yere götürdü.

    Normal apartman dairelerinin ahşap görünümlü çelik kapısı gibi bir kapıyı açtı ve “Yeni yeri burası” dedi. Yan yana üç hücre birleştirilmiş ve kendilerince üç odalı lüks bir daire (!) yapılmıştı.

    İlk odada normal ahşap bir karyola ve yatak, 1.003 tane kitabın olduğu bir kitaplık (tüm kitaplar numaralıydı ve sırayla dizilmişti), büyük ekran bir led televizyon ile plastik masa ve sandalye vardı.

    İkinci odada altı kişilik bir toplantı masası, bir bilgisayar masası ve küçük ekran bir led televizyon vardı.

    Üçüncü oda ise yerden tavana fayanslı, ayaklı lavabosu ve duşakabiniyle geniş bir banyoydu. Müdür, banyoya bir küvet de koyacaklarını söyledi. Koydular mı bilemiyorum.

    “BENİM İÇİN FARK ETMEZ”

    Biz İmralı Cezaevinin içinde yapılan bu evi (!) dolaşırken Öcalan’ı da getirdiler. Kendisi de orayı ilk defa görüyordu. İlk tepkisi “Aylardır çıkan gürültünün nedeni bu muydu?” oldu. Müdür gülerek “Evet, artık burada kalacaksın” dedi. Öcalan şöyle üstünkörü etrafa bakıp “Beni stadyum kadar geniş bir yere de koysanız, hücrede de tutsanız benim için fark etmez, böyle şeylere gerek yok. Eğer göz boyamak için yapıyorsanız yanlış işler yapmayın. Önemli olan çözüme, barışa ve demokratikleşmeye odaklanmaktır” dedi. Müdür, Öcalan’ın bu tavrına şaşırdı ve onca emeğin boşa gitmesine de biraz üzüldü. Öcalan orada kaldı mı yoksa Çözüm Süreci Erdoğan tarafından bitirilince tekrar hücreye mi alındı, bunu da bilmiyoruz.

    “ORADA ÖCALAN AKİL İNSANLAR HEYETİYLE GÖRÜŞME YAPACAKTI”

    Cezaevinin üst katında da büyük bir toplantı odası yapıldı, çay kahve makinası gibi gereçler konuldu.

    Orada da Öcalan, akil insanlar heyetiyle görüşme yapacaktı. O odayı ben görmedim ama heyetimizin diğer üyeleri sonraki ziyaretlerde gezdiler. O aşamada artık akil insanlar İmralı’ya gidecek, Çözüm Süreci tüm detaylarıyla kamuoyuna mal edilecek ve sonrasında süreç TBMM çatısı altında devam edecekti.

    Şimdi, bunları neden anlattım?

    Öcalan son görüşmelerimizden birinde bana dönüp “Sizler seçilmiş insanlarsınız, halkın iradesini temsil ediyorsunuz ve dışarıdasınız. Bense burada bir adada kıt imkanlarla barış için çabalıyorum, elimden geleni yapıyorum. Bu konuda samimiyim, ciddiyim. Ama eğer hükümetin beni, sizi, halkı kandırmaya çalıştığını, sürece samimiyetsiz yaklaşıp kendi çıkarları için kullandığını anlarsanız sorumluluk sizdedir. Bana ulaşılamıyorsa bunların halkı kandırmasına izin verilmemeli” dedi.

    Çünkü Öcalan’ın, Erdoğan ve AKP hükümetinin niyeti konusunda ciddi endişesi, şüpheleri vardı ve şüphelerinde haksız değildi. Kendisine cezaevi içinde ‘ev’ gibi ortam sağlanması şüphelerini daha da artırıyordu. Ve evet, bu konuda hiçbirimiz yanılmadık maalesef.

    “ERDOĞAN TAM ÜÇ DEFA ÇÖZÜM SÜRECİNİ BİTİRDİĞİNİ SÖYLEDİ”

    28 Şubat 2015’te Dolmabahçe’de açıklanan mutabakattan sonra Erdoğan tam üç defa Çözüm Sürecini bitirdiğini söyledi. Nasıl mı?

    14 Mart’ta “Kürt sorunu diye bir şey yok”, [1] 15 Mart’ta “Kardeşim ne Kürt sorunu ya. Artık böyle bir şey yok”, [2] 17 Mart’ta “Türkiye’nin Kürt sorunu yoktur” [3] diyerek.

    Şimdi soruyorum; olmayan bir sorun için Çözüm Süreci yürütülür mü? Erdoğan “Sorun yoksa Çözüm Süreci de yoktur” diye düşünüyor ve işte bu sözleriyle de Çözüm Sürecini bitirdiğini açıkça belirtiyordu.

    Sonra neler olduğuna da kısaca bakalım.

    20 Mart’ta Erdoğan, kelime kelime bildiği ve oturma düzenine kadar müdahale ettiği o mutabakatı inkar etti “Böyle bir şeyden doğrusu benim haberim yok” dedi. [4]

    Aynı konuşmasında, isim isim bildiği akil insanlar heyetini inkar etti ve haberinin olmadığını söyledi. Akil insanlar heyeti için “Bir grubun oraya gönderilmesi neyi değiştirecek ki?” dedi. [5]

    “ERDOĞAN’IN DERDİ SİLAHLARIN BIRAKILMASI DEĞİL SEÇİM ÖNCESİNDE BUNUN AÇIKLANMASIYDI”

    Dönemin Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç çıkıp “Cumhurbaşkanımız her şeyi çok iyi bilmektedir. Bu olaylardan haberdar olmaması mümkün değildir” diyecek kadar ortam gerildi. [6]

    Erdoğan’ın derdi silahların bırakılması değil, seçim öncesinde bunun açıklanmasıydı sadece.

    Haziran’da seçim vardı ve Erdoğan’ın tek derdi “başkan” olmaktı. Öcalan’dan “Silahları bıraktık” açıklamasını seçim öncesi alıp bunu oya dönüştürmeyi ve 400 milletvekilliği kazanarak Anayasa’yı tek başına değiştirip “başkan” olmak istiyordu. Bu olmayınca da Kürt sorunu yoktur demeye başladı, her detayını bildiği Dolmabahçe Mutabakatını inkar etti, kendisinin bizzat yer almasını istediği kişilerden de oluşan akil insanlar heyetini yok saydı.

    Öcalan ise daha önce üstünde uzlaşılan takvime göre hareket edilmesinde ısrarcıydı. “Seçimden önce bu açıklama yapılmayacaksa ve seçimde benim işime yaramayacaksa ben ne yapayım böyle Çözüm Sürecini” diye düşünen Erdoğan, Çözüm Sürecini bitirip seçim kampanyasını başlattı.

    “BAKANLARLA, HAKAN FİDAN’LA DEFALARCA GÖRÜŞÜP ONLARA ‘ERDOĞAN’I İKNA EDİN’ DEDİK”

    5 Nisan’daki son görüşmenin ardından Öcalan ile tüm görüşmeleri askıya aldı. Biz ondan önceki üç hafta içinde tam 12 defa Erdoğan’la görüşmeye, onu ikna etmeye çalıştık. Bakanlarla, Hakan Fidan’la defalarca görüşüp onlara “Erdoğan’ı ya siz ikna edin ya da bizi görüştürün” dedik ancak Erdoğan kararını vermişti. Yılların emeğini, barış umutlarını, her şeyi “başkan” olmak için heba etmeyi göze almıştı ve oy yoksa barış da yok demişti.

    İşte o günlerde “Madem öyle, biz de seni başkan yaptırmayacağız” dedim. Bu sloganın değerli Osman Kavala ile uzaktan yakından ilgisi yok. Partimizin o dönemdeki resmi politikasının, ruhunun rafine edilmiş hali olarak bize aittir. Ve o ruhla seçimde barajı aşıp AKP’den Meclis çoğunluğunu aldık. Yani Erdoğan 400 isterken 300 vekilinin de altına düştü. Sonrası 7 Haziran 2015 ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında yaşanan dehşeti ve bugüne nasıl gelindiğini hep birlikte acı şekilde yaşadık, yaşıyoruz.

    Yani Erdoğan’ın saray ve saltanat oyunlarına kanmayıp planlarını bozduğumuz için bize bu kadar düşmanca davranıyor. Vatansever veya milliyetçi olduğu için ya da barış istediği için değil.

    Tüm halka bir çağrıyla bitirmek istiyorum. Değerli kardeşlerim, merak etmeyin. Barışı, huzuru mutlaka sağlayacağız, birlikte bir arada, kardeşçe yaşayacağız. Buna bugüne kadar engel olan kişi Erdoğan’dır.

    14 Mayıs’ta sandığa gidin ve bunca zulmü yaşatan, kendi sarayı ve koltuğu için ülkeyi yangın yerine çeviren bu şahsa hak ettiği demokrasi dersini verin. Oyunuzu değişim için kullanın.

    Mesele benim hapisten çıkıp çıkmamam değil, ben halkım için 100 yıl da kalırım hapiste ama Erdoğan’ın derdi Selo değil, koltuk. Yeterince açık değil mi?

    Selahattin Demirtaş
    Edirne Cezaevi

    [1]https://www.ntv.com.tr/turkiye/kurt-sorunu-diye-bir-sey-yok,tNRYF30m8USGFPEVFS5VKw – https://archive.fo/wip/1MUsY
    [2]https://www.hurriyet.com.tr/gundem/cumhurbaskani-erdogan-kardesim-ne-kurt-sorunu-ya-28457474 – https://archive.fo/kMl6m
    [3]https://www.ntv.com.tr/turkiye/kurt-kardeslerimizin-de-sorunlari-var,oUvu6smRVkGkK8Oqxiavxg – https://archive.fo/wip/nHoPZ
    [4]https://www.cnnturk.com/video/turkiye/erdogandan-flas-izleme-heyeti-aciklamasi – https://archive.fo/26Bo5
    [5]https://www.cnnturk.com/video/turkiye/erdogandan-flas-izleme-heyeti-aciklamasi – https://archive.fo/26Bo5
    [6]https://www.milliyet.com.tr/siyaset/arinctan-flas-aciklamalar-2031935 – https://archive.fo/dgfUL”

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ömer Öcalan’dan “İmralı” iddialarına ilişkin açıklama: Spekülatif yaklaşımları doğru bulmuyoruz

    Ömer Öcalan’dan “İmralı” iddialarına ilişkin açıklama: Spekülatif yaklaşımları doğru bulmuyoruz


    İktidarın, İmralı Cezaevi’nde tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüşüldüğü yönündeki iddiaların ardından Öcalan cephesinden açıklama geldi.

    HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan son günlerde çıkan haberlere göndermede bulunarak Twitter hesabından bir açıklama yaptı.

    Öcalan yaptığı açıklamada, “Biz aile olarak sayın Abdullah Öcalan’dan iki yıldır haber alamıyoruz. Güvenliğinden ve sağlığından dahi haberimiz yoktur. Diğer tarafların son tartışmalarla ilgili varsa bilgileri kamuoyuna açıklama yapmaya çağırıyoruz. Spekülatif yaklaşımları doğru bulmuyoruz” dedi. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sancar, HDP’nin kararını açıkladı: Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğiz

    Sancar, HDP’nin kararını açıkladı: Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğiz


    Aday çıkarmayacaklarını açıklayan HDP’nin, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vereceği biliniyordu. Ancak bu karar kamuoyuna doğrudan açıklanmamıştı. Sözcü yazarı İsmail Saymaz’a konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sancar, bu kararlarını ilk kez doğrudan açıkladı.

    “Tek adam rejimine son vermek” hedefi doğrultusunda Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini söyleyen Sancar, “Bir tarafta rejimi kalıcı hale getirmek isteyen Cumhur İttifakı’nın adayı var; Erdoğan. Diğer yanda, rejimi değiştirme sözü veren Kılıçdaroğlu var. Tek adam rejimini sonlandırma noktasında Kılıçdaroğlu ile hedeflerimiz örtüşüyor. Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı verdik” ifadelerini kullandı.

    Sancar, şunları kaydetti:

    “Gerçi aday çıkarmama tercihimizi kamuoyuyla paylaştığımızda bu yönde işaretler vermiştik. Ama şu aşamada tercihimizi somutlaştırmak gerekiyor. Seçmen ve kamuoyunun beklentisi bu yönde.

    Amacımız seçimin ilk turda bitmesidir. İkinci tura kalmamasıdır. Bunun Türkiye’de demokratik dönüşüme giden yolda önemli bir adım olacağını düşünüyoruz. O nedenle herkesi demokratik sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz.

    Mevcut rejim ülkeyi felaketler girdabına sokmuş ve her alanda çöküşün eşeğine getirmiştir. Ülkeyi bu karanlıktan çıkarmak için tek adam rejiminden kurtulmak gerekir.

    Kılıçdaroğlu’nun kazanmasının demokrasi ve hukuk devletine giden yolun açılmasını sağlamada bir adım olacağına inanıyoruz.

    Ancak bu durumun birden ve kökten dönüşüm yaratacağı gibi bir beklentimiz yok. Bunu gerçekleştirecek, demokratik dönüşümü sağlayacak asıl aktör olarak kendimizi görüyoruz.

    Bu yüzden parlamento seçimlerine çok önem veriyoruz. En yüksek temsiliyete ulaşmayı stratejik hedefimiz olarak belirledik. Amacımız parlamentoda anahtar konuma ulaşmak. 100. yılında Cumhuriyet’i demokrasiyle buluşturma ve demokratik Cumhuriyet’i inşa etme sorumluluğu bizlere düşüyor. Tabi barışı gerçekleştirmek konusunda belirleyici misyonun ve iradenin taşıyıcısı olacağız.”

    Sancar, “Kılıçdaroğlu’ndan talebiniz oldu mu?” sorusuna da şöyle yanıt verdi:

    “Bizim talebimiz, demokrasi ve hukuk devletinin yolunu açacak yönetim ve iradeyi göstermesidir. Tek adam rejimine son vermek, barışa giden yolun açılmasında sorumluluk üstlenmesi temel beklentimizdir.”

    Sancar’ın, “Bürokraside ya da kabinede bir pozisyon…” sorusuna cevabı ise şöyle oldu:

    “Hayır, kararımız politiktir ve bir pazarlık söz konusu değildir.” 

    Yazının tamamını okumak için tıklayın. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yeşil Sol Parti Milletvekili Adayı Ayten Dönmez gözaltına alındı

    Yeşil Sol Parti Milletvekili Adayı Ayten Dönmez gözaltına alındı


    Geçtiğimiz gün Diyarbakır merkezli 21 ilde gerçekleştirilen operasyonda 216 kişi gözaltına alındı. Diyarbakır, Batman ve Urfa’da eş zamanlı yapılan polis baskınları sonucunda aralarında avukat, gazeteci, sanatçı, sivil toplum temsilcileri, demokratik kitle örgütlerine üye birçok kişi gözaltına alındı.

    Operasyonların seçim öncesi iktidar tarafından yargı muhalefete gözdağı verilmek için yapılmak istendiği ileri sürülürken bu sabah bir gözaltı haberi daha geldi.

    HDP’nin Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) açılan kapatma davası nedeniyle seçimlere çatısı altına gireceği Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Ayten Dönmez gözaltına alındı.

    İHA’nın aktardığına göre; Dönmez’in İstanbul’da PKK/KCK’ye yönelik yürütülen operasyonda, bir dönem örgütün kırsal alan yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenildi.

    AYRINTILAR GELİYOR…

     
     
     
     

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Selahattin Demirtaş cezaevinden son halini paylaştı: ‘Size güveniyorum’

    Selahattin Demirtaş cezaevinden son halini paylaştı: ‘Size güveniyorum’


    Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medyayı en aktif kullanan liderlerden biri… Seçmene vereceği mesajları Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarla ileten Demirtaş, son paylaşımıyla seçmene yine çağrıda bulundu. “Mühür sende” diyen Demirtaş, “Devran dönsün” ifadelerini de kullandı.

    Son halini de sosyal medya hesabından paylaşan Demirtaş’ın ifadeleri şöyle:

    Haydi emekçi kardeşim.

    Alın terinin hakkını çalanlara derslerini verme zamanıdır çünkü mühür sende, patron sensin.

    Lütfen oyunu değişim için kullan ki, bu #DevranDönsün artık.

     Selahattin Demirtaş cezaevinden son halini paylaştı: 'Size güveniyorum' - Resim : 2

    Selahattin Demirtaş cezaevinden son halini paylaştı: 'Size güveniyorum' - Resim : 3

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pervin Buldan’dan ittifak açıklaması: Yeşil Sol Parti dışında atacağınız her oy AKP’nin işine yarar

    Pervin Buldan’dan ittifak açıklaması: Yeşil Sol Parti dışında atacağınız her oy AKP’nin işine yarar


    Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), İstanbul Kadıköy’de bulunan Yoğurtçu Parkı’nda Bahar Şenliği düzenledi.

    Etkinliğe, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın yanı sıra, Musa Piroğlu, Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili adayları Sırrı Süreyya Önder, Özgül Saki, Dersim Dağ, Kezban Konukçu, Kerem Fırtına, Hakan Öztürk de katıldı.

    Gazete Duvar’dan Ferhat Yaşar’ın aktardığına göre Pervin Buldan, “Bugün 23 Nisan. Bugün çocuklarımız yeni bir bayram havasında kutlamıyor. Bu ülkede çocukları mutlu değil. Huzurlu değil. Güvenle bakacağı bir gelecek yok. Çocuklar istismar ediliyor. Fabrikalarda çalışmak zorunda kalıyor. Bu iktidar çocuklara 21 yıldır yaşattığı şey budur. Çocuklara güzel yarınlar armağan edeceğiz. 23 Nisan aynı zamanda parlamentonun açılışı. Bu iktidar egemenliği milletten halktan çalan bir iktidardır. Bu iktidar halkın geleceğini karartan bir iktidardır” dedi.

    Buldan, “Şimdi 14 Mayıs tarihine çok az bir zaman kaldı. Bu iktidarın gidiş tarihi olacak. Şimdi diyorlar ki gitmeyecekler. Oylarımızı çalacaklar diye insanlar huzursuz ve karamsar. İstanbul seçimlerinde herkese hatırlatmak isterim. İstanbul’u öyle bir terk ettiler ki arkalarına bile bakmadılar. Şimdi 14 Mayıs’ta öyle bir fark atalım ki arkalarına bile bakmadan gitsinler. Bu konuda İstanbul’a güveniyoruz” ifadesini kullandı.

    “HEDEFİMİZ 100 VEKİLİN ÜZERİNE ÇIKMAK”

    “21 yıldır zulümden faşizmden hukuksuzluktan başka hiçbir şey getirmediler” diyen Buldan, “Yeşil Sol’un rengini Türkiye’nin her yerine yaymaya dalgalandırmaya gidiyoruz. Yarın Hakkari’ye gidiyorum. 3-0 yapmak için gidiyoruz. Hedefimiz 100 milletvekilinin üzerine çıkmak. Eğer bunu yapabilirsek bundan sonra parlamentoda hiç bir yasa ve kanunun bizim onayımız olmadan geçmeyeceğini herkesin iyi bilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

    PARTİLİLERİ UYARDI: “TEK ADRESİNİZ YEŞİL SOL”

     “Ancak bazı kafa karışıklarını yaratanlar var” diyen Buldan sözlerine şöyle devam etti: “İttifaklar adına seçimlere giriyoruz. Bizim de bir ittifakımız var. Emek ve Özgürlük İttifakı. Başımız gözümüz üstünde yeri var. Ancak Yeşil ve Sol Parti dışında atacağınız her oy AKP’nin işine yarar bu böyle bilinsin, böyle algılansın. İttifak içerisinde başka partilere verilen oylar İttifak’a yazılmaz. Her partinin kendi hanesine yazılır. Başka partiler size bir farkımız yok. Bize de verirsiniz kazanırız diyenlere sakın aldanmayın. Güvenmeyin. Tek adresiniz var. Yeşil Sol’dur. Başka adresimiz yok.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş’tan TOGG paylaşımı: Olmuş mu Mahir?

    Demirtaş’tan TOGG paylaşımı: Olmuş mu Mahir?


     Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hükümet kanadından fahiş soğan fiyatlarına yönelik yapılan “Biz TOGG diyoruz adamlar soğan diyor” açıklamalarına hazırladığı bir etiketle cevap verdi.  

    İzmir’de 7 Nisan’da gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan görsel iletişim tasarımcısı Mahir Akkoyun’un “Bu ürün size pahalı mı geldi?” etiketlerine gönderme yapan Demirtaş, “Biz de burada, imkanlarımız ölçüsünde etiket yapabiliyoruz nihayetinde 🙂 Olmuş mu Mahir? @mahirgra” diye sordu. 

    Demirtaş’ın paylaştığı etikette “Kuru soğan 30 TL. Alacak paranız yoksa 1 milyon 200 bin TL’ye TOGG var. Sahibinden hiç üretilmemiş. Oy kullanırken aklında olsun” ifadeleri yer aldı. Selahattin Demirtaş tasarımının altına Yeşil Sol Parti’nin etiketini koydu. 


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pervin Buldan’dan Kürt sorunu çıkışı: ‘Kürt sorununu çözemeyen kendisi çözülür’

    Pervin Buldan’dan Kürt sorunu çıkışı: ‘Kürt sorununu çözemeyen kendisi çözülür’


    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) seçim çalışmaları kapsamında Adana milletvekili adaylarının yanı sıra partinin bileşenleriyle bir araya geldi.

    Konuşmasında Kürt sorununa büyük yer ayıran Buldan, “AKP-MHP ittifakı gidecek. 21 yıldır bu ülkeye zulümden, kötülükten başka, haksızlık ve hukuksuzluklardan başka hiçbir şey getirmediler. Kürtleri inkar ettiler, Kürtlerin iradesini gasp ettiler. Kürtlerin dilini yasakladılar. ‘Bilinmeyen dil’ olarak kayıtlara geçirdiler. Oysa Kürtler, kendi diliyle, kendi kimliğiyle, kültürüyle var olmayı isteyen ve bu ülkede büyük bir çoğunluğu oluşturan bir halk” açıklamasında bulundu.

    “AKP ÇÖZÜLECEK VE GİDECEK”

    “Kürtleri inkar etseniz de etmeseniz de Kürtler var, var olmaya devam edecek” diyen Buldan, “Kendi dilleriyle, kimlikleriyle, kültürleriyle bu coğrafyada yaşamaya devam edecekler. Kürt sorununu yok sayıyorlar. Oysa biliyoruz ki bu ülkede en büyük sorun Kürt sorunudur. Kürt sorunu; Kürt halkının dilinin yasaklanmasıdır, cezaevlerinde binlerce siyasetçinin suçsuz yere yatmasıdır, Kürt halkının iradesinin gasp edilmesidir, Roboski’de 34 insanımızın katledilmesidir, bu ülkede her türlü zulmün, zorun, şiddetin Kürtlere reva görülmesidir. Kürt sorununu çözemeyen, kendisi çözülür. AKP de çözemedi, çözülecek ve gidecek” ifadelerini kullandı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Selahattin Demirtaş: Milletvekili çıkartabilecek partilere oy verin. Ya diktatörlük ya da demokrasi

    Selahattin Demirtaş: Milletvekili çıkartabilecek partilere oy verin. Ya diktatörlük ya da demokrasi


    HDP eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, ‘Milletvekili çıkarabilecek partilere oy verme’ çağrısında bulundu.

    “Aklındaki, gönlündeki partiye oy vermek için çok haklı nedenlerin olduğundan eminim” diyen Demirtaş, milletvekilinin çıkarılamadığı durumların ağır sonuçları olacağını söyledi.

    “YA DİKTATÖRLÜK YA DA DEMOKRASİ”

    Akılcı olanda birleşme çağrısı yapan Demirtaş, şunları yazdı:

    Oyunu, milletvekili çıkarabilecek partilere ver lütfen.

    Milletvekili kazandırmayan her oy, Erdoğan’a yarayacak. Oy verdiğin parti milletvekili çıkaramazsa kendi elinle kendi geleceğini karartmış olacaksın. Yani şakası yok: Ya tam diktatörlük ya da demokrasi. Bildiğini biliyorum, yine de vurgulamak istedim. Selam, sevgilerimle.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***