Etiket: HDP

  • 14 Mayıs sonrası HDP içinde neler konuşuluyor, ikinci tur stratejileri nasıl olacak?

    14 Mayıs sonrası HDP içinde neler konuşuluyor, ikinci tur stratejileri nasıl olacak?


    14 Mayıs’ta düzenlenen seçime kendilerine dönük kapatma davasının oluşturduğu risk nedeniyle ‘Yeşil Sol’ adıyla giren HDP‘de, 2018’e kıyasla yaşanan oy düşüşüne dair çeşitli tartışmalar yürütüldü ve mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilk turdan beri destekledikleri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun karşı karşıya geleceği son oylamayla ilgili yeni stratejiler geliştirildi. 

    Parti Meclisi, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve il eş başkanlarıyla yürütülen tartışmalar ve yapılan önerilerde kitle çalışmalarında Kılıçdaroğlu’nun isminin telaffuz edilebileceği, ancak basına verilen demeçlerde CHP liderinin direkt adının belirtilmediği bir propaganda dili kullanılması gerektiği önerisi yer aldı.

    Parti içinde dile getirilenlerden biri de, kişi bazlı bir kampanya yürütmek yerine ‘siyasal hedefe’ odaklanılması gerektiği. Bu konuda temel argümanlar olarak ‘rejimi demokratikleştirme mücadelesi’, ‘toplumu savunmak, barışı kurmak’ konularında hemfikir olundu; “Mevcut rejim ile özdeş hale gelen Erdoğan’ı göndereceğiz”, “Saray rejimini durduracağız” gibi söylemlerin önemine dikkati çekildi. Bunların hem ‘üçüncü yol hattını güçlendirmek’ hem de ‘Erdoğan’ın milliyetçi / ırkçı minder üzerinde kampanya yürütmesine izin vermemek’ açısından oldukça önemli olduğunun altı çizildi. 

    Toplantılarda ayrıca üzerinde durulan konulardan diğeri, ‘iktidara malzeme vermemek’ oldu. Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar başta olmak üzere tüm parti yetkililerinin en normal söyleminin bile AKP’ye yakın çevrelerce köpürtüldüğüne dikkat çekilerek bu detaya özen gösterilmesi gerektiği ifade edildi. 

    Uzlaşı sağlanan adımlarda ‘büyük mitingler yerine kamuoyuna doğrudan seslenilecek bir medya çalışması yapılması’; ‘il, ilçe, belde ve köy ziyaretlerinin gerçekleştirilmesi’ öne çıkan maddeler arasında yer aldı.

    İKİNCİ TURA KATILIMIN ÖNEMİ ANLATILACAK

    Son seçimde Türkiye genelinde seçime katılım oranı artarken HDP’nin güçlü olduğu illerin hemen hepsinde 2018’e kıyasla düşüş yaşanmıştı. Parti organlarında yapılan değerlendirmelerde bu durum da ele alındı. İkinci tura giden süreçte halkla bir araya gelindiğinde ikinci tura katılımın önemine özel olarak vurgu yapılması gerektiğinde uzlaşıldı. 

    OYLAR NEDEN DÜŞTÜ?

    Geçtiğimiz seneye kadar yüzde 10 olarak uygulanan seçim barajı, Nisan 2022’de yüzde 7’ye çekilene kadar HDP açısından tehlike arz ediyordu. Nitekim 2018’de bu risk üzerinden seçmeni konsolide eden HDP, oyların yüzde 11.70’ini alarak Meclis’e 67 milletvekiliyle girmişti.

    Ancak 14 Mayıs’ta partinin oylarında düşüş yaşandığı görüldü. ‘Yeşil Sol’ adıyla girdiği seçimde parlamentoya 61 milletvekili gönderen partinin oy oranı ise yüzde 8.83 oldu. 

    Parti içinde yapılan değerlendirmelerde motivasyon kaybı ve birtakım kafa karışıklıklarının da büyük oranda bu sonuçta etkili olduğu konuşuluyor. ‘Yerellerde ev ev gezip yürütülmesi gereken pusula çalışmalarında yetersiz kalındığı’ tespitinin de yapıldığı toplantılarda ‘Yeşil Sol’ adının gerektiği kadar tanıtılamadığı belirtiliyor.

    Ayrıca buna ek olarak milletvekili ile cumhurbaşkanlığı seçimi arasındaki farkın belirgin bir şekilde halka anlatılamadığı, ‘Bir Oy Yeşil Sol’a, Bir Oy Kılıçdaroğlu‘na kampanyasının da seçmen nezdinde ana muhalefet partisine oy verme eğiliminin artırdığı düşünülüyor: “Oyların bir bölümü bu nedenle CHP’ye yöneldi.”

    HDP’lilere göre Emek ve Özgürlük İttifakı’nın tek listeyle seçime girmemesi de oy kaybındaki faktörlerden biri. Liste tartışmalarının uzaması ve sürecin istenilen düzeyde iyi yürütülememesinin de sonucu belli düzeyde etkilediği ifade ediliyor. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Selahattin Demirtaş’tan ikinci tur paylaşımı: Farkındayız değil mi?

    Selahattin Demirtaş’tan ikinci tur paylaşımı: Farkındayız değil mi?


    Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu öncesi sosyal medya paylaşımlarına devam etti.

    Demirtaş, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda kazanan olmadığını vurgulayarak, yurttaşlara sandığa gitme çağrısında bulundu.

    Demirtaş, “Farkındayız, değil mi? Adam kazanamadı. 2. turda sandığa gidin ve siz kazanın” dedi.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Diyarbakır halkı seçim sonuçlarıyla ilgili ne düşünüyor?

    Diyarbakır halkı seçim sonuçlarıyla ilgili ne düşünüyor?


    14 Mayıs’ta yapılan seçime Yeşil Sol Parti listesinden giren HDP, geçmiş oy oranına ulaşamadı. Diyarbakırlı seçmene oy kaybının nedenlerini sorduk.

    28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nin kesin olmayan sonuçlarına göre Diyarbakır’dan 12 milletvekili seçildi.

    AK Parti Diyarbakır’dan üç milletvekili, CHP bir, Yeşil Sol Parti ise sekiz milletvekili çıkardı. Ancak hakkındaki kapatma davası nedeniyle seçimlere Yeşil Sol Parti listesinden giren ve Türkiye İşçi Partisi ile ittifak yapan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) son seçimlerde oy oranı azaldı.

    Yeşil Sol’un en fazla milletvekili çıkardığı Diyarbakır’da yaptığımız sokak röportajlarında seçmene ikinci turda kimi tercih edeceklerini ve HDP’nin ortağı olduğu ittifakın düşük oy almasının sebebini sorduk.

    Diyarbakırlı seçmen, oy kaybının ana nedeni olarak TİP ile yapılan ittifakı görüyor. 

    “HDP tek başına seçim girseydi farklı olurdu” diyen seçmenden bazıları oy sayımında usulsüzlük yapıldığı kanaatinde. 

    euronews, seçim sonuçlarını Diyarbakır halkına sordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kürtlerin Türkiye siyasetindeki geleceği nereye evriliyor?

    Kürtlerin Türkiye siyasetindeki geleceği nereye evriliyor?


    Metropoll Araştırma Şirketi’nin kurucusu Sencar’a göre Kürt meselesinin çözümü diye bir başlık söz konusu değil ve bu saatten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu meselenin çözümüne dair bir söylemi de olmayacak.

    14 Mayıs sandık sonuçlarından çıkan en önemli sonuçlardan biri Yeşil Sol Parti adıyla seçimle giren HDP’nin Türkiye genelindeki oy oranının yüzde 11,7’den 8,8’e gerilemesi oldu.

    2018’de 67 vekil çıkaran HDP’nin hedefi yüze yakın vekil çıkarmaktı. Ancak 62 vekilde kaldı.

    Şimdiye kadar yapılan siyasi analizlerde Kürt oylarının ülke yönetiminde önemli olduğu vurgulandı. Hatta ülke yönetimine aday olan siyasetçinin Kürt oylarını alabilmesi halinde iktidarın kapılarını aralayabileceği tespiti yapıldı.

    Peki 14 Mayıs seçim sonuçlarına bakıldığında Kürt oyları hala önemli mi ya da iktidarı almak isteyen yakın gelecekte Kürt meselesinin çözümü için siyasi hamleler yapmak durumunda mı?

    Türkiye’de 65 milyon seçmenin yüzde 18’ini oluşturan Kürt seçmenin önemli olduğunu fakat siyasi açıdan her gidişatı yönlendiremeyeceğini düşünen MetroPOLL Araştırma’nın Kurucusu ve Yöneticisi Özer Sencar, her dönem Kürt seçmenle iyi ilişki kuranların bu çoğunluktan istifade ettiğini dile getiriyor.

    Sencar, bu dönemde CHP liderinin HDP’yi yanına alarak oyunu yüzde 45’e kadar yükseltmesini olumlu değerlendiriyor ancak Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını doğru bulmuyor:

    ‘’Ben tüm ölçümlerimiz sonrasında söyledim; şansı en yüksek aday Ekrem İmamoğlu’ydu. Muhalefet çevreleri ‘Erdoğan o kadar yıprandı ki karşısına kim çıksa kazanır’ dedi, Kılıçdaroğlu da ‘o zaman ben aday olayım, ben kazanayım’ dedi. Bu Erdoğan’ı ve de Türkiye’de sağ, muhafazakar, dindar seçmeni yeterince tanımadığını gösteriyor.’’

    “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kürt meselesine dair bir adımı ve söylemi bu saatten sonra asla olmayacaktır”

    Metropoll Araştırma Şirketi’nin kurucusu Sencar’a göre Kürt meselesinin çözümü diye bir başlık söz konusu değil ve bu saatten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu meselenin çözümüne dair bir söylemi de olmayacak.

    HDP’lilerin net bir biçimde Kılıçdaroğlu’nu desteklediğini belirten Sencar, şu ifadeleri kullandı:

    “Bundan sonra Erdoğan ne derse desin HDP’li seçmen arkasından gitmez. Ama Kılıçdaroğlu’nu da desteklemesi yeterli sonuç vermedi. Çünkü Kılıçdaroğlu’nun Türkler arasındaki oyu yeterli değil. Dört puan oy kaybı var HDP’nin. Dindar Kürtler de Erdoğan’a gitmiş olabilir. HDP’nin yüzde 20’si dindar Kürt seçmen, onlar Kılıçdaroğlu’na oy vermedi. Kürt meselesinin çözümü diye bir süreç olmayacak.’’

    Türkiye’de demokrasi ve hukuk sorunu olduğunu ifade eden Sencar, olayın sadece Kürt meselesi olmadığı görüşünde.

    ‘’Demokrasi olmadan Kürt meselesi çözülemez, aksi olursa bu ülkenin sorunu olmaktan çıkmaz’’ diyen Özer Sencar, daha önceki açılım sürecini ise siyasi bir oyun olarak nitelendiriyor:

    ‘’Kürt meselesinin çözümü ülkenin diğer sorunlarının çözümü gibi bir demokrasi ve hukuk devleti sorunudur. Kürt meselesinin çözümü dedikleri şey, özerk bir Kürt devleti düşüncesi ise bu yanlış bir şeydir. Sorunun çözüm yeri Meclis, bu bir anayasa ve de yasa meselesidir. Ve bunun toplumsal desteğe dönüştürülmesi gerekiyor. Her Kürt vatandaşına her Türk vatandaşına verdiğiniz hakları verecek ve bunu sistem içerisinde denetleyeceksiniz.’’

    Sencar, bu seçimde HDP’nin oy kaybını emanet oylara bağlıyor. HDP’nin sadece Kürtlerin oy verdiği bir parti olmadığını, protest gençler veya stratejik oy kullanan sol kesimden hatta sağ kesimden bile oy aldığının altını çizen Sencar, Metropoll Araştırma Şirketi’nin mayıs ayının başındaki ölçümlerinde HDP seçmeninin yüzde 14’ünün CHP’ye kaydığını söylüyor:

    ‘’HDP, parlamentoda olsun, baraj aşılmazsa oylar AK Parti’ye gider denilerek oy veriliyordu. Bu stratejik bir değerlendirmedir. Ama son dönemde önemli ölçüde oyları CHP’ye döndü. Bizim mayıs ayındaki ölçümümüzde gördük ki; 24 Haziran’da HDP’ye oy veren seçmenin yüzde 14’ü CHP’ye gitti. Bu emanet oylar uygun şartlar da geri gider ve bu seçimde de vekil sayısı artsın diye seçmen CHP’ye oy verdi. 8-10 Mayıs arasındaki çalışmamızda ise HDP’lilerin yüzde 15’i CHP’ye oy vereceğini söyledi. Yine de yüzde 10 oyu olan bir kitlenin ülke siyasetinde yeri yok denilemez. Ama vekil sayısı azaldı, sandıktan çıkan oyu düştü ve bu da güç kaybettiğini gösterir.”

    Kürt meselesi üzerine çalışmalar yapan gazeteci-yazar Dr. Ecevit Kılıç’a göre 14 mayıs seçimi iki önemli avantajı veya önceliği ortadan kaldırdı:

    • Birincisi, bir lider veya parti iktidara gelmek istiyorsa Kürt sorununu çözme vaadinde bulunması geleneğini. 
    • İkincisi ise HDP’nin veya Kürt sorununun Türkiye siyasetinde tuttuğu yer.

    Cumhuriyet tarihi boyunca ilk Meclis’ten itibaren iktidara gelmek isteyen liderlerin ve partilerin Kürt sorununu çözme vaadinde bulunduklarını belirten Ecevit Kılıç, şu noktalara dikkat çekiyor:

    “Geriye dönüp aynı tarihe baktığımızda toplumun da buna oy verdiğini, bu sorununun çözümünü istediğini görüyoruz. Ancak bu seçimde adayların hiçbiri bu kez sorunu çözme vaadinde bulunmadı. Sadece Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis’i işaret ederek çözümün olası usulüne yönelik cümle kurdu. Kürt sorununu seçime gidişte belirleyici ana faktör olmasa da seçimin sonucu, aynı sorununun çözümünü dayatabilirdi. Bu da HDP’nin yani Yeşil Sol’un güçlü çıkmasıyla mümkün olurdu. Hatta, HDP’nin güçlü çıktığı bir Meclis aritmetiği olsaydı çözüm adımını iktidar veya muhalefetten beklemek yerine ana çözüm aktörü de yine HDP olabilirdi. Dolayısıyla bu seçim iki önemli avantajı veya önceliği kaybettirdi. Birincisi, bir lider veya parti iktidara gelmek istiyorsa Kürt sorununu çözme vaadinde bulunması geleneğini. İkincisi ise HDP’nin veya Kürt sorununun Türkiye siyasetinde tuttuğu yer.’’

    “Kürt sorununun Türkiye politikasındaki belirleyiciliğinde ciddi bir alan kaybı yaratacak”

    Özer Sencar’ın aksine Dr. Kılıç’a göre HDP’nin destekleyeceği ittifakın daha rahat siyaset yürüteceği denklemi bozuldu. 

    Dr.Kılıç, bu sonucun Kürt sorununun, Türkiye politikasındaki belirleyiciliğinde ciddi bir alan kaybı yaratacağı görüşünde.

    Dr. Ecevit Kılıç’a göre bütün bu değişimlerin ve HDP’nin oy kaybetmesinde belirgin ve güçlü siyasetçilerinin cezaevinde olması, kapatma davası ve başka bir partiyle seçime gitmesinin etkisi. 

    Kılıç, bu meselenin nedenlerini ise şöyle sıralıyor:

    “HDP hem Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararında hem de CHP’yle ilişkisinde denge tutturamadı. İlişkinin tonu ve izahı kamuoyuna iyi yapılamadı. Ve bu da, Kürt seçmenin CHP’ye geçişkenliğini getirdi. Bununla ilintili olan ikinci neden ise HDP’nin ilk turda aday çıkartmaması. HDP ilk turda Kürt seçmenin bütünsel olarak etrafında toparlandığı, sol ve liberal çevrelerin de destek verdiği bir aday çıkartmış olsaydı gerçekten de oy kaybı olmazdı. HDP’nin kendi yaptırdığı anketlerde Gültan Kışanak çok güçlü bir aday olarak öne çıkıyordu. Hatta bildiğim kadarıyla HDP kendi seçmenine “Gültan Kışanak mı, Selahattin Demirtaş mı” diye sordu. Kafa kafaya bir sonuç çıktı.”

    HDP, TİP ile ortaklığını başarılı yürüttü mü?

    Euronews’in sorularını yanıtlayan Gazeteci Dr. Kılıç, TİP’in ittifak içinde ayrı liste ile seçime girmesini de başka bir sorun olarak görüyor. Kılıç, bu noktada HDP’nin tam olarak TİP’le ilişkisini de yönetemediği kanaatinde:

    “Üçüncü neden ise TİP’in ittifak içinde ayrı liste ile seçime girmesi. Biraz sert bir eleştiri olacak ama HDP, tam olarak TİP’le ilişkisini de yönetemedi. Yanılmıyorsam Euronews’in HDP’li kaynaklara dayandırdığı bir haberi vardı. Kendi logosu ile seçime giren ittifak içi partilere vekil kontenjanı verilmeyeceği yönünde. İşte HDP seçmeni o çizgiyi istiyordu. Ne istiyorlarsa taviz verelim yeter ki ittifak bozulmasın çizgisi kayba neden oldu.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı’nın, Kılıçdaroğlu’na yönelik söylediği “terör örgütüyle işbirliği yapıyor” söyleminin de Antalya, Adana veya başka kıyı kentlerinde HDP’den de oy götürdüğü görüşünü paylaşıyor gazeteci Kılıç.

    Bununla birlikte vekil listelerinin de HDP tabanını memnun etmediğinin altını çizen Dr. Kılıç, bu konuda en çok gelen eleştirinin tanınmamış, halkın bilmediği isimlerin listelerde yer alması ile alakalı olduğunu ifade ediyor:

    “Öyle ya da böyle benzeri çizgilerde olan isimlerden oluşan kontenjan listenin de tepki çektiği görülüyor. HDP’nin İstanbul 2. Bölgedeki oy kaybı bu açıdan ayrı bir analizi gerçekten hak ediyor. Bu isimlerin aday olduktan sonra iktidarla Kürt sorunu üzerinden değil de İslam, Ergenekon ve 15 Temmuz üzerinden hesaplaşmaya yönelik sözleri bu sonucun işaretiydi aslında.”

    Peki Kürt siyasal hareketi yeniden belirgin aktör olabilir mi ve eski gücünün de üstüne çıkabilir mi?

    ‘Kemal Kılıçdaroğlu’nun ikinci turda seçilmesi durumunda bir iyileşme olacağı görüşünü dile getiren Kılıç, yerel seçimlere dikkat çekiyor:

    “Bir yıl içerisinde de yerel seçimler geliyor. Kürt siyaseti, zaten olanları net olarak görüyordur. HDP’nin bu süreçte yeni bir politik yapılanmaya gitmesi olası. En basiti TİP’le ittifak durumunun veya ilişkisinin devam edip etmeyeceği sorusu önem kazanıyor. Daha da önemlisi Kürt seçmenle politik bağınız güçlü de olsa sokak sokak, ev ev, kişi kişi onlara dokunmak önemli. Belki bu da eksikti.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yeşil Sol Parti itiraz etti: Urfa’da vekil sayısı yükseldi

    Yeşil Sol Parti itiraz etti: Urfa’da vekil sayısı yükseldi


    14 Mayıs seçimleri bitti ancak usulsüzlük tartışmaları sürüyor. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) verilerinin açıklamasının ardından, sandıklarda yaşanan usulsüzlükler de ortaya çıkmaya başladı.

    Seçimlerde en dikkat çeken gelişmelerden biri, Yeşil Sol Parti’nin güçlü olduğu sandıklarda oy kaybı yaşarken, Cumhur İttifakı partileri MHP ve Yeniden Refah Partisi’nin oylarının artması oldu. Diyarbakır başta olmak üzere birçok kentte Yeşil Sol Parti’nin aldığı oyların bir bölümünün MHP ve Yeniden Refah Partisi’ne yazıldığı YSK’nın açıkladığı sandık sonuç listesiyle ortaya çıktı.

    DİYARBAKIR’DA YEŞİL SOL PARTİ OYLARI MHP’YE YAZILDI

    Artı Gerçekten Remzi Budancir’in haberine göre; an somut örnek, Diyarbakır’ın Bismil ilçesi Esma Ocak İlkokulu’ndaki 1234 Nolu sandıkta geçerli oylarda yaşandı. Sandıkta Yeşil Sol Parti’nin aldığı 233 oy MHP’ye yazıldı. Tutanakların sisteme yanlış kaydedildiği, YSK sonuçlarının açıklanmasıyla ortaya çıktı. Yeşil Sol Parti buna ilişkin itirazını yaptı.

    URFA’DA YEŞİL SOL PARTİ VEKİL SAYISI 5’E YÜKSELDİ

    Sadece Diyarbakır değil, diğer kentlerde de benzer durum yaşandı. Urfa seçimlerinde Yeşil Sol Parti’nin 4 vekil çıkardığı açıklanmıştı. Ancak yapılan itirazların ardından bazı sandıklar tekrar sayıldı ve Yeşil Sol Parti’nin milletvekili sayısı 5’e yükseldi. Bir milletvekilinin Yeşil Sol Parti’ye geçmesinin ardından bu defa sonuçlara AKP itiraz etti.

    YURTDIŞI OYLARLA BATMAN’DA YEŞİL SOL’UN 1 VEKİLİ AZALDI

    Bir diğer kent Batman. Batman’da ilk sandık sonuçlarına göre Yeşil Sol Parti’nin 4, AKP’nin ise 1 vekil çıkardığı açıklanmıştı. Yurt dışı oylarının sisteme dahil edilmesiyle Yeşil Sol Parti’nin bir milletvekili AKP’ye geçti. Hüda Parlı Serkan Raman’ın böylece Meclis’e girdiği belirtildi. Ancak Batman’da da usulsüzlükler ile ilgili iddialar var. Yeşil Sol Parti Batman’da da sonuçları inceliyor. Buna ilişkin de itirazda bulunuldu.

    DEPREM BÖLGESİNDEKİ İHLALLER

    İhlallerin yaşandığı yerlerden biri de deprem bölgesi. Antep, Adıyaman kentlerinde de ihlal haberleri geliyor. Yeşil Sol Parti Adıyaman’da ihlal tespit ettiği sandıklara itiraz etti. Sandıklarla ilgili işlem yapılması durumunda sonucun değişebileceği belirtiliyor.

    ANKARA’DA TÜM SANDIK SONUÇLARI İNCELENİYOR

    Sadece Kürt illeri değil, batı illeri, İstanbul ve Ankara gibi metropollerde de sandıklarda yapılan usulsüzlüklerin üzerinde duruluyor. Yeşil Sol Parti İstanbul’un üç seçim bölgesi ve Ankara’nın tüm sandık tutanaklarını inceliyor. Oy çalma, başka partilere işlemenin üst seviyede olduğu belirtiliyor. İncelenen tutanaklarda ihlal yada tutarsızlık tespit edilmesi durumunda itirazlarda bulunulacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HDP’den seçim değerlendirmesi: Hedeflerimizin gerisinde olduğumuz ortada

    HDP’den seçim değerlendirmesi: Hedeflerimizin gerisinde olduğumuz ortada


    Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın ile HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, seçim sonuçlarına dair HDP Genel Merkezi’nde açıklama yaptı.

    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, hedeflerin gerisinde kaldıklarını söyleyerek, “Bu oy kaybının çeşitli nedenleri olabilir” dedi.

    “SEÇİMLERE ZOR ŞARTLAR ALTINDA GİRDİK”

    Sancar’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “İtirazlarımız var, bu itirazlar nasıl sonuçlanacak onları göreceğiz. YSK’nın bütün verileri açıklandıktan sonra milletvekili sayımızın artması ihtimali de var buna rağmen bizim önümüze koyduğumuz hedeflerimizin gerisinde olduğumuz ortada. Bunun da bütün yönleriyle kurumlarımızda tartışılacağını bir kez daha söyleyelim. Bu oy kaybının çeşitli nedenleri olabilir. Mazeret değil ama seçimlere zor şartlarda girdiğimiz biliniyor.

    Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili stratejik bir karar aldık. Bu kararın seçmenimiz tarafından benimsendiğini ve hayata geçirildiğini görüyoruz. Bizim bu kararımız cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk türde cumhur ittifakı lehine sonuçlanmamasını sağlayan en önemli unsur olmuştur. İkinci tur önümüzde ise seçmenimizin partinin politik strateji kararlarına bağlılığı bunda belirleyici faktör olmuştur”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yeşil Sol Parti Ağrı Milletvekili Adayı Sırrı Sakık: Biz genel af istiyoruz

    Yeşil Sol Parti Ağrı Milletvekili Adayı Sırrı Sakık: Biz genel af istiyoruz


    Ağrı Dörtyol kavşağında düzenlenen Yeşil Sol Parti mitinginde konuşan Yeşil Sol Parti Ağrı Milletvekili adayı Sırrı Sakık, genel af ile terörden tutuklu olan kişilere özgürlük getireceğini söyledi.

    Sakık, AKP ve MHP’ye sert eleştirilerde bulunurken, HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise yayınladığı video ile Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verilmesi çağrısında bulundu.

    Ağrı Belediye Başkanı seçildiği dönemle ilgili açıklamalarda bulunan Sırrı Sakık, polis ve askerlere yönelik sert ithamlarda bulunarak, “Şu şehre Türkiye’nin dört bir tarafından binlerce polis getirdiler, bu şehri kanatmaya çalıştılar. Şehrin valisi benim kaldığım otele gelip yalvardı, ’Bu şehri belalardan sen koruyabilirsin’ dedi. Diyadin’de özel timler fırında çalışan 2 çocuğu basıp onları paramparça ediyor. Cesetleri tanınmıyordu. Dediler ki bunlar çatışmada öldüler. Yanına silahlar koydular. Biz önünüzdeki dönem 4 milletvekili ile geliyoruz. Biz burada 7 ilçeyi ve il belediyesini alacağız. Biz genel af istiyoruz. Selahattin özgürleşecek, Gülten özgürleşecek, Ayla özgürleşecek, Figen özgürleşecek“ dedi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kürt Çalışmaları Merkezi: CHP ve HDP’li kadınların davranışları birbirine benzer

    Kürt Çalışmaları Merkezi: CHP ve HDP’li kadınların davranışları birbirine benzer


    Kurdish Studies Center / Kürt Çalışmaları Derneği’nin “Kürt kadınlar kimdir?” sorusuna yanıt aradığın araştırması bugün  kamuoyuna duyuruldu. Raporun detaylarını önümüzdeki günlerde açıklanacak. Gerçek Gündem, rapordan öne çıkan bazı bulguları sizler için derledi:

    -Kürt kadınların en sevdiği kadın politikacıların başında HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan geliyor, listede CHP’li Canan Kaftancıoğlu ve AKP’li Fatma Şahin de var.


    -Kürt kadınların birinci kimliği kadın olmak, ikincisi ise Kürt olmak. Kürtlük ve kadınlık baş başa kimlikler. Özgürlükçü kimlik batıda, dindarlık ise doğu bölgesinde daha yoğun.

    Kürt Çalışmaları Merkezi: CHP ve HDP’li kadınların davranışları birbirine benzer - Resim : 2

    -Atatürkçülük ve laiklik kimlikleri neredeyse CHP’li Kürt kadınlarda belirginleşiyor.

    -AKP’li kadınlarda dindarlık ve Kürtlük baş başa gidiyor.

    -HDP’li kadınlarda ilk kimlik Kürtlük sonrasında Kadın ve özgürlükçü olarak tanımlıyor.

    -Kürt kadınlar arasında Kürt kimliği giderek güçleniyor.

    -Kürt kadınlar için kadın olmak zor, Kürt kadın olmak çok çok daha zor.

    -Kürt kadın olmak Türk kadın olmaktan zor fakat Türk kadın olmak da o kadar kolay değil.

    -Kadınlık, zorluğuna rağmen sevilen bir kimlik.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’ın Edirne paylaşımına, Demirtaş’tan ‘bi tanesi’ göndermeli yanıt: Fikrim hala değişmedi

    Erdoğan’ın Edirne paylaşımına, Demirtaş’tan ‘bi tanesi’ göndermeli yanıt: Fikrim hala değişmedi


    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Edirne’de dün yaptığı mitingin sürecine ilişkin bir video yayınladı. Erdoğan, sosyal medyada yaptığı paylaşımına, “Bir ömür seni sevmeye az gelir Edirne…” notunu düştü.

    Edirne Cezaevi’nde 2016 yılından beri tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Erdoğan’ın bu paylaşımını ti’ye aldı.

    Demirtaş, paylaşımında, Habertürk spikeri Mehmet Akif Ersoy’a “birtanem” diye hitap eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ifadelerine göndermede bulunarak, “Çok naziksin “bi tanesi” ama fikrim değişmedi.” dedi.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’ın “senaryo” dediği saldırılarda neler yaşandı? Kılıçdaroğlu’na linç girişimi, şehir meydanlarında patlayan bombalar…

    Erdoğan’ın “senaryo” dediği saldırılarda neler yaşandı? Kılıçdaroğlu’na linç girişimi, şehir meydanlarında patlayan bombalar…


    SERBEST GÖRÜŞ- Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Erzurum’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yapılan taşlı saldırının “senaryo” olduğunu savundu.

    Twitter, hesabından açıklama yapan Erdoğan, “Milleti tahrik ederek, buna güçleri yetmeyince tahkir ederek yaşayacakları hezimete şimdiden kılıf arıyorlar. Aynı senaryoyu daha önceki seçimlerde de sahnelediler. Bu sefer de başaramayacaklar. Bu milleti kirli oyunlarına alet edemeyecekler” dedi.

    KLIÇDAROĞLU’NA LİNÇ GİRİŞİMİ

    Erdoğan’ın tweetinde bahsettiği ve “senaryo” olarak nitelendirdiği saldırılardan biri 21 Nisan 2019’da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, Ankara’nın Çubuk ilçesinde şehit cenazesinde yapılan linç girişimiydi.

    Bu olayların yaşandığı sırada Türkiye yerel seçimlerini tamamlamış ancak İstanbul’da seçim sonucunda memnun olmayanlar vardı. AKP’nin adayı Binali Yıldırım’a karşı seçimi CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu kazanmıştı. AKP ve MHP’nin seçim itirazları sonucunda Ekrem İmamoğlu tam 17 gün sonra mazbatasını alabilmişti. İstanbul’un çiçeği burnunda belediye başkanı mazbatasını aldıktan 4 gün sonra 21 Nisan’da Maltepe’de İstanbullularla buluşabilmişti.

    CHP’nin İstanbul’da bu büyük zaferi için buluştuğu gün Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’da şehit asker Yener Kırıkçı’nın cenazesine katılmıştı. AKP’li bir grubun saldırısına uğrayan CHP lideri AKP’li Osman Sarıgün tarafından yumruk yemişti. Olaydan sonra tutuklanan Sarıgün tahliye edilse de daha sonra 66 kişi hakkında soruşturma başlatılmış Sarıgün dahil sanıklar hapis cezası almıştı.

    Saldırıdan 15 gün sonra YSK AKP ve MHP’nin itirazlarını değerlendirerek “kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin seçimde görevlendirilmesi” gerekçesiyle, 6 Mayıs 2019 tarihinde 4’e karşı 7 oyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçimini iptal etti. 23 Haziran’da yeniden seçime giden İstanbul’da 800 bin oy farkla Ekrem İmamoğlu yeniden kazandı.

    7 HAZİRAN – 1 KASIM SEÇİMLERİ

    Erdoğan “önceki seçimler” diyerek işaret ettiği tarihlerden biri de 7 Haziran 2015 seçimiydi. Zira Türkiye tarihinin en kanlı seçimi olmuştu. İlk olarak seçim öncesi 5 Haziran’da Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda HDP’nin mitingine bombalı saldırı düzenlenmiş ve beş kişi yaşamını yitirmiş, 400’e yakın kişi de yaralanmıştı.

    Bu ortamda 7 Haziran sabahı sandığa giden seçmenin oylarıyla sandıktan hiç kimsenin beklemediği sonuçlar çıkmıştı: AKP yüzde 40,8, CHP yüzde 24,9, MHP yüzde 16,2 ve HDP yüzde 13,1.
    Bu seçim; HDP’nin yüzde 10 barajını aştığı ve AKP’nin 2002’den bu yana ilk kez Meclis’te çoğunluğu kaybettiği seçim olarak tarihe geçmişti.

    Sonuçların hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’na hükümeti kurma yetkisi verdi. Davutoğlu, istikşafi görüşme adı altında CHP’yle müzakerelere başladı.

    Bu sırada 17 Temmuz’da Erdoğan, AKP ve HDP’lilerin katılımıyla açıklanan 10 maddelik ‘Dolmabahçe Mutabakatı’nı tanımadığını açıklamış ve Çözüm süreci ‘rafa’ kaldırılmıştı.

    Erdoğan’ın ‘Dolmabahçe’ açıklamasından üç gün sonra Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde bulunan Amara Kültür Merkezi’nde bir araya gelen ve Suriye’de IŞİD ablukasındaki Kobani’ye insani yardım götürmek isteyen gençler IŞİD bombacısının hedefi olmuştu. Katliamda 33 kişi hayatını kaybederken, en az 100 kişi de yaralanmıştı.

    22 Temmuz’da Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde iki polis memuru yaşadıkları evde başlarından vurularak öldürülmüş halde bulunmuştu. Cinayetleri PKK önce kendilerine bağlı ‘Apocu Fedailer’ adlı bir grubun işlediğini açıklasa da daha sonra olayla ilgisi olmadığını açıklanmıştı. İlerleyen yıllarda bu cinayetlere ilişkin yargılananlar beraat etti, dosya faili meçhul kaldı. Bu cinayetler çözüm sürecini bitiren cinayetler olarak da tarihe geçti.

    29 Temmuz’da Erdoğan Çözüm Süreci’nin resmen bittiğini açıkladı. Bu sırada hala hükümet kurulamamıştı, görüşmeler sonuçsuz kalmıştı. 26 Ağustos’a erken seçim için tarih verildi: 1 Kasım. Seçim hükümeti kuruldu, HDP’den iki bakanın yer aldığı kabineye MHP bakan vermedi. Seçim kararının ardındansa saldırılar durmadı.

    7 Eylül’de Dağlıca’daki PKK saldırısında 16 asker hayatını kaybetti. 8 Eylül’de Iğdır’daki PKK saldırısında 13 polis hayatını kaybetti. Türkiye’nin dört bir yanında HDP binalarına yönelik saldırılar düzenlendi. HDP Genel Merkezi’ne saldırıldı, binanın ilk iki katı ateşe verildi.

    10 Ekim’de çatışmaların şiddetlenmesinin ardından Ankara’da bir araya gelen çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi parti barış mitingi düzenlemek istedi. Miting başlamadan iki ayrı noktaya IŞİD bombayla saldırdı; Ankara Garı önündeki bu saldırıda 102 kişi yaşamını yitirdi.

    Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada 90’lı yıllarda faili meçhul cinayetler ve JİTEM’le özdeşleşen ‘Beyaz Toros’ları hatırlattı, ”AK Parti giderse beyaz Toroslar gelir” dedi.
    Ve 1 Kasım. Yenilenen seçimlerde AKP, yüzde 49,5 oy ve 317 milletvekiliyle sandıktan tek başına iktidar çıktı. HDP’yse seçim barajını kıl payı aştı ve yüzde 10,7 oy aldı. CHP oylarını yüzde 25,3’e çıkarırken, MHP’nin oyları yüzde 11,9’a geriledi.

    YÜZLERCE İNSAN HAYATINI KAYBETTİ, PARTİ LİDERİNE LİNÇ GİRİŞİMİ DÜZENLEDİ, HANİ EBEDİ VE EZELİ KARDEŞLİK?

    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın İmamoğlu’na Erzurum’da yapılan saldırının ardından bugün söylediği sözleri bir kez daha hatırlatalım:

    “Aynı senaryoyu daha önceki seçimlerde de sahnelediler. Bu sefer de başaramayacaklar. Bu milleti kirli oyunlarına alet edemeyecekler. Ezelî ve ebedî kardeşliğimize leke süremeyecekler.”

    Erdoğan’ın işaret ettiği “önceki seçimler” de yüzlerce insan hayatını kaybetti ve yüzlercesi de yaralandı. Yüzlerce ailenin evinde hala yas var. Ölen o yüzlerce genç ne yazık ki hala genç.

    Erdoğan’ın işaret ettiği “önceki seçimler” de Türkiye’nin ikinci büyük partisinin lideri iktidar partisinin üyeleri tarafından linç girişimine uğradı. Erdoğan’ın “senaryo” dediği linç girişimi AKP üyeleri tarafından yapılmıştı.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***