Etiket: HDP

  • Kulis: Emek ve Özgürlük İttifakı’nın adayı kadın ve HDP’li

    Kulis: Emek ve Özgürlük İttifakı’nın adayı kadın ve HDP’li


    T24 yazarı Murat Sabuncu, HDP tarafından düzenlenen Demokratik Cumhuriyet Konferansı’nda edindiği izlenimleri ve kulis bilgilerini okurlarıyla paylaştı. 

    Millet İttifakı‘nın başta cumhurbaşkanlığı seçimleri olmak üzere HDP ile arasına mesafe koyması, ortak aday konusunda Emek ve Özgürlük İttifakı‘yla kamuoyu önünde açık bir müzakereye girmemesi eleştiri konusuydu.

    Bu nedenle HDP, seçime kendi adaylarıyla girme kararı aldıklarını duyurmuştu. Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve EMEP’in, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın aday çıkarması konusunda kimi soru işaretleri / itirazları olduğu biliniyordu. Sabuncu’nun aktardığına göre bunlar aşılmış. 

    Gazeteci, kulis bilgilerini şöyle aktardı: 

    13 Şubat Millet İttifakı öncesi yani pek muhtemel önümüzdeki hafta İttifak’ın adayı açıklanacak. Aday HDP’li ve kadın.

    ‘HDP’NİN TEK LİSTE ISRARI SÜRÜYOR’

    – Yine özellikle TİP’in milletvekili seçimlerine tek liste ile girilmesine (en azından kimi bölgelerde) karşı olduğu biliniyordu. HDP’nin ise tek liste ısrarı sürüyor. Tabii burada şöyle bir sorun ortaya çıkıyor. HDP kapatma davası. Bu dava seçimden önce sonuçlanırsa ki iktidarın böyle bir planı olduğu anlaşılıyor zor bir durum ortaya çıkacak. Durumun zorluklarından birisi seçim süreci başladıktan sonra, milletvekili listeleri kesinleştikten sonra kapatma gelirse. Daha da vahimi aralarında şimdi eş başkanlar Sancar ve Buldan’ın da bulunduğu partinin önemli 451 ismi için siyasi yasak isteniyor. Parti kapatılırsa bu isimler aday olamayacak-adaylıkları düşecek. Yani iki farklı partiden 600’er aday mı gösterilecek bu riske karşı sorusu gündemde. 

    ‘İYİ PARTİ OYUNA BİRAZ DA İSTEKLİ BİR ŞEKİLDE DÜŞÜYOR’

    – İktidar bir yandan HDP kapatma davasıyla Emek ve Özgürlük İttifakı’nın başında ‘Demokles’in kılıcını’ sallıyor. Öte yandan Millet İttifakı’nın olası adaylarından Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını yine ne zaman onaylanacağı belli olmayan bir sürece bırakıp onu engelliyor. HDP’yi sözel ve hukuki olarak ‘kriminalize’ edip Millet İttifakı’nın HDP’ye yakınlaşmasını önlemeye çalışıyor. İktidarın bu oyununa biraz da istekli bir şekilde İYİ Parti düştüğü için bir araya gelinemiyor.

    ‘MİLLET İTTİFAKI’NIN YAKLAŞIMI HDP TABANINDA KIRGINLIĞA NEDEN OLDU’

    – HDP yöneticileri kapatma ya da kapatma senaryolarının, Millet İttifakı’nın HDP yaklaşımının kendi seçmen tabanlarından kızgınlığa ve kırgınlığa sebep olduğunu da belirtiyorlar. Zaten iktidarın artık oy almaktan umudu kestiği Kürt seçmeninin hiç olmazsa sandığa gidişini önlemek için çalıştığını herkes görüyor.

    Alanda çalışan kimi HDP’lilere göre taban Kemal Kılıçdaroğlu’na sıcak bakıyor.

    – Toplantıya TİP Genel Başkanı Erkan Baş ile EMEP Başkanı Ercüment Akdeniz de katıldı. Her ikisine de büyük ilgi ve sevgi vardı.

    – Toplantının en ketum iki kişisi HDP’nin eş başkanları Sancar ve Buldan idi. Sorulara yanıt vermeyince şakayla karışık Mithat Sancar’a ‘Çok kilo vermişsiniz, bari bunun formülünü söyleyin’ dediğimde her iki eş başkan gülerek aynı yanıtı verdi: HDP Eş Başkanı olursanız görürsünüz nasıl hızla kilo veriyor insan.”

    Yazının tamamı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meral Danış Beştaş: HDP’siz bir parlamento olmayacak; Kürtler Türkiye’nin geleceğini belirleyecek

    Meral Danış Beştaş: HDP’siz bir parlamento olmayacak; Kürtler Türkiye’nin geleceğini belirleyecek


    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, partisinin kapatılmasıyla ilgili devam eden sürece ilişkin euronews’e yaptığı açıklamada “Seçimde Kürtler, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek” dedi.

    Yargıtay Başsavcısı Bekir Şahin 7 Haziran 2021’de HDP’nin katılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne  (AYM) başvurmuştu. AYM Genel Kurulu 21 Haziran 2021’de iddianameyi kabul etmişti.

    Son olarak Anayasa Mahkemesi, HDP’nin kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması yönündeki başvurusunu reddetti.

    “HDP’siz bir Türkiye geleceği olamaz” diyen Meral Danış Beştaş partinin kapatılmasıyla ilgili devam eden süreç, aday belirleme konusu ve seçimlere ilişkin euronews’e değerlendirmelerde bulundu.

    HDP’yi neden kapatmak istiyorlar?

    “Çünkü HDP güçleniyor, HDP büyüyor. Çünkü HDP Türkiye’deki demokratikleşme konusunda radikal bir demokrasi talebiyle büyük bir mücadele yürütüyor. Bu büyüme, genişleme ve de Türkiye’nin her tarafının HDP’lileşmesi karşısında tasfiye etmek istiyorlar”

    Her iki ittifakın da Kürt oylarına ihtiyacı var, neden kapatılmak bir çözüm olarak görülüyor?

    ”Çok garip, Kürtlerin oylarını bizi kapatarak alabileceklerini düşünüyorlar. Biz kapatılsak da kapatılmasak da yürüteceğimiz siyaset başta Kürt toplumu olmak üzere Türkiye toplumunu ilgilendirecek. Bu seçimde Kürtler Türkiye’nin geleceğini belirleyecek. Bu seçimin hangi yöne evrileceğine Türkiye’deki demokrasi güçleri, demokratik dinamikler, sivil toplum, kadın hareketi, gençlik hareketi ile birlikte birinci sırada Kürtler yer alacak.”

    HDP’nin kapatılması seçim sonrasına bırakılmadı, yol haritanız ne olacak?

    ”Hangi partiden nereden ve nasıl seçime gireceğimizin bilgisini vermek siyaset açısından doğru değil. Yoksa biz gizlemiyoruz, yönetimimiz ve siyasetimizde açık ve şeffaf olmayı her zaman tercih ediyoruz. HDP kapatılsa bile bizim bir seçeneğimiz değil, çok sayıda seçeneğimiz var. Bir partiden girip tekrar HDP’li seçmen ve Türkiye’den oy isteyeceğiz, kazanacağız da. Bu bir parti değil, birden fazla seçeneğimiz olacak. Ama tabi bir parti olacak, neticede geçmişte bağımsız adaylarla da girdik. Bu dönem öyle bir seçeneğimiz yok, gerçi yine kazanırız. Sadece vekil sayısı düşer. HDP’nin oyları kapatılsa da kapatılmasa da hiçbir yere gitmeyecek. Yine HDP siyaseti ve fikri alacak. Seçmen kitlemiz bu konuda en az yönetim kadar politik. Bizim seçmenlerimiz çok fazla baskıya uğramış seçmen, ötekileştirilmiş, sesi kesilmeye çalışılmış ve bu konuda da büyük mücadeleler yürütmüştür. Çok büyük ve ciddi bedeller ödemiş milyonlardan söz ediyoruz. Biz sadece Kürt partisi değiliz, Türkiye’nin her yerinden de oy alan bir partiyiz. Ama Kürt Türkiye’de halkı bütün ayrımcılık biçimlerine maruz kalmış en büyük nüfustur.”

    Partinize Hazine yardımının bloke edilmesi ile ilgili nasıl bir hukuki beklenti içindesiniz?

    “4 Şubat’ta karar verilecek, itirazlarımızı yaptık. Hazine yardımı kesildi. Açıkçası bu HDP’ye yönelik ayrımcılık, ötekileştirme ve baskılardan bir tanesi. Korkunç bir durum, seçmenimiz bu ülkede yaşıyor ve vergi ödüyor. Doğal olarak oy verdiği partinin hazine yardımı alması gerekiyor. Devlet kendi cebinden bu parayı vermiyor, Devlet Bahçeli ya da Recep Tayyip Erdoğan ödemiyor. Bu büyük haksızlık. Hazine yardımını hukuka aykırı bir şekilde kestiniz, bir kere bize sormadan kestiniz. Kestiler sonra bize sordular, cevap verdik derhal kaldırın dedik. Hukukun zerresi kaldıysa tabi kaldırılmalı. Ama yargı hukuka göre değil, siyasi erklere, güce göre karar veriyor. Talebimiz reddedilse de şok olmayız.”

    Adayınızı belirlediniz mi? Aday belirleme sürecindeki kriterleriniz neler?

    ”Adayımızı daha belirlemedik, fakat yoğun bir çalışma sürüyor. Farklı kesimlerden, bileşenlerimizden isimler geliyor. Hakikaten belirlenmedi. Kriterlerimiz ilkelerimizdir. HDP’nin Türkiye ve dünyaya söylediği siyaset dilidir kriterlerimiz. Demokrasi, adalet, hak ve özgürlüklere yaklaşım. Bunu kendi yaşamında resmetmiş olması, Eylül 2021’de açıkladığımız ilkelerimize uygun olması… HDP’li olsun diye de yola çıkmadık, gelen isimlerde çok farklı adlar var. Önemli olan Türkiye’deki bu değişim ve dönüşümü göğüsleyebilmesi ve Türkiye toplumunun önemli bir bölümüne hitap etmesini hedefliyoruz. Herkesten oy alacak bir isim olacak”

    “Biz o masada (Altılı Masa) değiliz, hiç olmadık”

    “Türkiye bu meseleyi fazlasıyla tartışıyor, medya tartışıyor ve Altılı Masa neredeyse HDP’siz tartışılmamaya başlandı. Bu konuda iktidar blokunun da algı yönetimi var. Eyvah HDP, Altılı Masa ile görüştü, masanın ayağıdır gibi söylemlerle bizi kriminalize ederek HDP ile Altılı Masa’nın yan yana gelme ihtimalini ortadan kaldırmaya çalıştı. Diğer yandan da HDP’nin bu seçimlerin sonucunu tayin edeceği duygusuyla değişik katmanlardan HDP’nin olması gerektiğine dair düşünceler var. Ama burada asıl mesele HDP’nin ne istediğinin sorulmaması. Bu tartışmalarda HDP çağrılsa gider mi diye sorulmuyor bize…Birincisi biz o masada değiliz, hiç olmadık. Görüşmelerimiz oldu, DEVA, GELECEK, Saadet ve CHP ile genel başkanlar düzeyinde iletişimimiz oldu ama Altılı Masa temelinde olmadı. Bu tartışmaları geçtik HDP olarak, biz buradayız, ilkelerimiz ortada. Bizimle görüşmek isteyenlerle her zaman görüşmeye açığız dedik, hiç kapatmadık. Çünkü bu seçim tarihi bir seçim ve herkes gibi bizim de demokratik, siyasi sorumluluğumuz var. Biz onlar istemese de illa girelim demiyoruz, istenmediğimiz yerde hiç olmayız zaten. Bizim ihtiyacımız yok. Biz yüzde 15 bandında, Türkiye’nin üçüncü büyük partisiyiz ve bu seçimlerin sonucunu biz belirleyeceğiz. Anahtarız, kilit değil. Açmak için kullanacağız bu gücümüzü. Emek ve Özgürlük Bloku’nu oluşturduk, pozitif algı ile karşılandık ve bu ittifak ile aday çıkaracağız.”

    Seçimin ikinci tura kalması durumunda, adayınızı geri çekme ihtimaliniz var mı?

    “Bunlara yanıt vermek için erken, bir karar aldık ve kamuoyuna açıklandı. Orada da cümle olarak ‘ortak aday çıkarmaya kapalı olmamakla birlikte kendi adayımızı çıkaracağız’ denildi. Bu yeterince açık, şuanda bizim yoğunlaşmamız adayımızın kapsayıcılığı üzerine.”

    Seçim ikinci tura kaldığında nasıl hareket edeceksiniz?

    “Şu anda o koşulların oluşması lazım, şeffaflık ve diyaloğu her zaman söyledik. O zaman geldiğinde şüphesiz tüm gündemler tartışılacak ama şimdiden bunu söylemek mümkün değil. Biz bir partiyiz, olasılıklar geldiğinde bu değerlendirilir. Ayrıca biz kararlarımızı halk ile birlikte alıyoruz. Bu süreçte de iletişim kanalları devreye girer ama bununla ilgili ittifak açıklamamızı yaptık.”

    “Cumhur İttifakı ile seçim veya sonrası için konuşacağımız bir şey yok”

    “Şöyle bir yanlış algı var, biz Meclis’te tüm partilerle haftanın üç günü birlikte çalışıyoruz. İlk defa bir bakan veya grup başkanvekili ile görüşmedik. Zaten doğalında görüşüyoruz. Adalet Bakanının bizi ziyareti sonrasında çok büyük bir kıyamet koptu ama bizim açımızdan böyle değil. Bir anayasa yapım süreci var, üçüncü büyük partiyiz ve komisyondayız. Yani gelecekler ve soracaklar. İkinciyi reddettik. Bizi kapatmaya çalışıyorlar Anayasa Mahkemesi eliyle diğer yandan da bizimle Anayasa yapmak istiyorlar. Bu ne yaman çelişki? Bu samimiyetsizliği artık yaşıyoruz. Biz de dedik ki; hazine yardımımızı kesenler ve bizi kapatmak isteyenlerle konuşacak bir şeyimiz yok. Anayasa tanımıyorlar. Erdoğan ve Bahçeli için anayasa sadece bir kağıt parçası. Çünkü her gün anayasa 138 ve baştan sona hepsini ihlal ediyorlar. Bu yönüyle bizim Cumhur İttifakı ile seçim veya sonrası için konuşacağımız bir şey yok.”

    “Yeni bir çözüm süreci ihtimali”

    “Şuanda böyle bir olasılık yok, düşünün biz randevu taleplerini bile kabul etmedik. Çünkü hala eş genel başkanlarımız içeride, Keskin Bayır iki hafta önce siyaset yaptığı için tutuklandı. Bu koşullarda bizi engellemeye çalışan, kapatmak isteyen, kriminalize eden bir yaklaşımla konuşacak bir şey yok”

    Türkiye İşçi Parti’sinin 20 vekil istediğine dair tartışmalar var, doğru mu? Bu talep size makul geliyor mu?

    “Kesinlikle böyle bir tartışma yok, öncesi ve sonrası da yok. Nereden çıkarıyorlar anlamıyorum. Böyle bir diyalog da yok, vekil konusunda ittifakın bir gündemi de yok. Yıpratmak için gündeme getiriyorlar. Birlikte çalışıyoruz. TİP ile siyaseten çok iyi anlaşıyoruz. Biz aynı düşüncede olsak aynı partide olurduk ama parlamentoda büyük çelişkilerde yok.”

    Seçim ikinci tura kaldığında her iki ittifakın da HDP’ye gelmesi durumunda ne yapacaksınız?

    “O zaman ittifaklarımızla birlikte çok güçlü bir değerlendirme olur. Türkiye halkları için, gelecek için, eleştirdiğimiz şeylerin aşılması için hangisinin doğru olduğunu masaya yatırır ve karar veririz.”

    “Bence muhalefette olmak, yönetimde olmamak değil. Biz aynı zamanda yasa yapıcıyız. Parlamentoda çözüm üreten ve öneriler sunan bir partiyiz. HDP’siz bir iktidar demiyorum, HDP’siz bir Türkiye parlamentosu olmayacak. HDP’siz bir Türkiye geleceği olamaz. HDP’siz çok genel anlamda bir Türkiye yönetimi de mümkün değil. Bizim siyasetimiz herkes için adalet ve özgürlük isteyen ve Kürtlerin, Alevilerin farklı kimliklerin özgürce yaşaması için mücadele edeceğiz. Yönetimde olmak bu ilkelerin yaşama geçmesi ama diyelim ki 120 vekil çıkardık tabi orada bir rolümüz olacak. Kimse bizi dışlayamaz. En büyük hedefimiz parlamentoda çoğunluğu sağlamak”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Anayasa Mahkemesi, HDP’nin, ‘kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması’ başvurusunu reddetti

    Anayasa Mahkemesi, HDP’nin, ‘kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması’ başvurusunu reddetti


    Anayasa Mahkemesi, (AYM) Halkın Demokratik Partisi’nin (HDP) ‘kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması’ başvurusunu oy birliğiyle reddetti. 

    HDP, geçen hafta Anayasa Mahkemesine başvurarak partinin kapatılması istemli davada sözlü savunma dahil tüm yargılama faaliyetlerinin cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri sonrası bir tarihe ertelenmesini talep etti.

    HDP ayrıca, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hazine hesaplarına tedbir talebini içeren dilekçesinde yer alan ve davanın esasını da ilgilendiren yeni delil mahiyetindeki bilgi ve belgelerin kapsamı dikkate alındığında, bu konuda davalı partiye verilen 30 günlük süre içerisinde savunma hazırlanabilmesinin mümkün olmaması sebebiyle 2 aydan az olmamak üzere ek süre verilmesini” istedi.

    Anayasa Mahkemesinde başvuruyla ilgili görevlendirilen raportörün raporunu tamamlamasının ardından AYM Genel Kurulu, partinin taleplerini görüştü.

    Yüksek Mahkeme, kapatma davasının yargılama faaliyetlerinin seçim sonrasına bırakılması başvurusunu oy birliğiyle reddetti.

    Partinin, hazine hesaplarına bloke konulmasına ilişkin karara karşı savunmasını hazırlaması için iki aylık ek süre isteği reddedilerek partiye 15 gün ek süre verilmesi kararlaştırıldı. AYM Genel Kurulunun kararı gereği HDP’nin 14 Mart’ta sözlü savunmasını yapacağı öğrenildi.

    Süreç nasıl işleyecek?

    Ceza davası prosedürü izlenen kapatma davası sürecinde, partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına 5 Ocak’ta bloke konulmasına karar verilmişti.

    Partinin buna ilişkin cevabının ardından Hazine yardımlarına bloke konulmasına ilişkin karar, AYM Genel Kurulu tarafından tekrar ele alınacak. Heyet, gelecek cevabın ardından kararın kaldırılmasına veya tedbir hükmünün devamına karar verebilecek.

    Bunun ardından HDP yetkililerinin belirlenecek bir günde yapacağı sözlü savunmanın ardından davaya ilişkin bilgi ve belgeleri toplayacak Anayasa Mahkemesi raportörü, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak.

    Raporun Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılması sonrası mahkeme başkanı toplantı için gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Somut delil istenmesinden iki gün sonra… HDP’ye kapatma davasında ‘gizli tanık siparişi’

    Somut delil istenmesinden iki gün sonra… HDP’ye kapatma davasında ‘gizli tanık siparişi’


    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), kapatma davasında HDP’nin Hazine yardımlarına bloke konması için Yargıtay Başsavcısı Bekir Şahin’den somut delil istemesinden iki gün sonra başka bir davada ifade veren ‘gizli tanık’ partinin PKK’ya finansal yardım sağladığını ileri sürdü.

    Diken’den Bilal Çelik’in haberine göre, AYM’nin bu ifadeden sonra partinin hazine yardımlarına ‘geçici’ bloke koyduğunu hatırlatan HDP’nin Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Serhat Eren, “Aslında sipariş edilen bir tanık. Söz konusu dosyada daha önce böyle bir tanık yok” dedi.

    BLOKE KOYULMUŞTU

    AYM’de görülen davada Yargıtay Başsavcısı Bekir Şahin, 13 Aralık’ta HDP’nin kapatma davasına ilişkin sözlü savunma vereceği 10 Ocak öncesinde partiye Hazine yardımlarının kesilmesini istemişti. Şahin ayrıca yardımın yattığı hesaplara bloke konmasını talep etmişti.

    Talepte partiye verilen Hazine yardımının ‘parti faaliyetleri dışında terör örgütünün amaçları doğrultusunda kullanıldığı’ iddia edilmişti.

    AYM, 29 Aralık 2022’de Şahin’e verdiği yanıtta ‘bloke kararı’ için somut delil istedi.

    Bu talepten iki gün sonra yani 31 Aralık 2022’de Diyarbakır’da Mezopotamya Ajansı’nda çalışan tutuklu gazeteciler hakkındaki soruşturmada ifade verdiği belirtilen bir ’gizli tanık’, HDP’nin şu an bloke konmuş olan hazine yardımlarını alarak PKK’ya gönderdiğini iddia etti. 5 Ocak’ta da AYM, HDP‘nin Hazine’den aldığı paralara bloke koymuştu.

    ‘SİPARİŞ BEYAN’

    Söz konusu ‘gizli tanık’ ifadesinin iki günde ‘üretildiğini’ kaydeden HDP’li Serhat Eren, “AYM, somut delil istedikten iki gün sonra her ne hikmetse bir gizli tanık, Diyarbakır’da yedi aydır iddianamelerinin açıklanmadığı gazetecilerin dosyasında, bir tanık ben ifade vermek istiyorum diyor. Ve gazetecilerle ilgili bir dosyada ‘HDP’nin Hazine’den aldığı yardım örgüte aktarılıyor’ diye beyanda bulunuyor” dedi.

    Söz konusu ‘gizli tanık’ ifadesini ‘sahte’ ve ‘üretilen’ şeklinde niteleyen Eren, AYM’nin buna rağmen aldığı ‘bloke’ kararına tepki gösterdi: “Üretilen bir delil, sahte bir tanık, sahte tanıdığın sahte beyanları. Sırf AYM’ye yanıltmak için üretilen bir beyan. Mahkeme üyelerini yanıltmak ve kararı etkilemek için sunulan bir delil ve AYM de maalesef buna dayanarak bir karar tesis ediyor.”

    BAHÇELİ’NİN AYM BASKISI

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla AYM’ye baskı kurduğunu değerlendiren Eren şunları da ekledi: “Açılan dava iktidarın ortağının açtığı bir dava. Dava süreci boyunca baskı devam etti. Dün itibarıyla Devlet Bahçeli ‘HDP bir an önce kapatılmalıdır, kapısına kilit vurulmalıdır’ dedi. Bu tamamen AYM’nin yarın vereceği kararı etkilemektir. AYM üzerinde baskı kurmak için yapılan bir açıklamadır. Dolayısıyla AYM hem iktidar ve ortakları tarafından yapılan bu açıklamaları hem de sunulan bu sahte delilin etkisinde kalmadan iktidarın seçime dönük politikalarının bir aracı olmayacağını umuyoruz. Olmamalıdır da.”

    HDP’Lİ VEKİLLER DE DOSYADA

    Son olarak ‘gizli tanık’tan, ‘PKK adına faaliyetlerde bulunan şahısları’ tespit etmesi istendi. ‘Tanık’, burada Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı ve Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz ve HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan’ı gösterdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pervin Buldan’ın ‘6’lı Masa adayını çeksin, bizimkine oy versin’ açıklamasına CHP’den ilk yanıt

    Pervin Buldan’ın ‘6’lı Masa adayını çeksin, bizimkine oy versin’ açıklamasına CHP’den ilk yanıt


    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, geçtiğimiz günlerde partisinin cumhurbaşkanlığı seçimine kendi adayıyla girmesi konusunda kararlı olduklarını belirterek adayın şubat ayı başında kamuoyuna duyurulacağını söylemiş; “6’lı Masa adayını çeksin, bizim adayımıza oy versinler. Bu kadar net konuşuyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

    Buldan ayrıca “Çıkaracağımız aday 6’lı Masa’nın adayından çok daha kapsayıcı, çok daha güven verici ve Türkiye toplumunun vicdanına seslenecek birisi olacak” diye konuşmuştu. 

    CHP’DEN İLK YANIT 

    Buldan sözlerine ilişkin CHP’den ilk yanıt CHP Milletvekili Veli Ağbaba’dan geldi. 

    Gittiği Tunceli’de açıklamalarda bulunan Ağbaba, “HDP bir siyasi parti. Aday çıkarıp çıkarmamak onların takdiridir. Ancak bizim önümüzde bir 2019 yerel seçimleri tecrübesi var. İstanbul’un alınması hayal bile edilemiyordu, Ankara’da 25 yıllık Melih Gökçek iktidarının yıkılamayacağı iddia ediliyordu ama bir ‘Demokrasi İttifakı’ kurarak İstanbul’da, Ankara’da, Adana’da, Mersin’de seçimler alındı. Türkiye’nin gerçekleri ortada. Özellikle 2018’de başlayan ekonomiyi çökerten, ahlakı yok eden, hukuku askıya alan bu sistemin bitmesi isteniyorsa en güçlü adayın desteklenmesi lazım. ‘Demokrasi İttifakı’nın sandıkta kurulacağına hiç kuşku duymuyorum” diye konuştu.

    “BİR ADAYDA UZLAŞILMASI GEREKİYOR”

    Ağbaba, cumhurbaşkanlığı konusunda bir adayda uzlaşılması gerektiğini dile getirerek, “HDP’nin kurmuş olduğu bir ittifak var, onlar çalışıyor. 6’lı masanın bir ittifakı var, o da çalışıyor. 6’lı masa önümüzdeki zamanda adayını açıklayacak. Ocağın sonunda önemli bir bildirgeyi de kamuoyuna paylaşacak. Herkesin ittifakı farklı ama cumhurbaşkanlığı konusunda hep birlikte, ülkede farklı çevrelerden muhafazakardan, Kürt seçmenine, milliyetçi seçmene, sosyal demokrat seçmenin birleşeceği bir adayda uzlaşılması gerekiyor. Umarım sandıkta Türkiye’de demokrasiyi, hukuku, insan haklarını, barışı ve özgürlüğü savunan herkes ve yoksullaşma sürecini bitirecek bir adayın desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş: Mayıs ayı, Erdoğan’ın gidişi için son derece uygun

    Demirtaş: Mayıs ayı, Erdoğan’ın gidişi için son derece uygun


    Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın “Rahmetli Menderes ‘yeter söz milletin’ demiş ve sandıktan büyük bir zaferle çıkmıştı. Milletimiz 73 yıl sonra bir kez daha aynı gün ‘altılı masa’ diyerek karşımıza çıkan darbe şakşakçılarına ‘yeter’ diyecektir” sözleriyle seçim günü olarak 14 Mayıs 2023’ü işaret etmesini yorumladı. 

    Siyasetçi, Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın “Erdoğan’ın seçim tarihi olarak 14 Mayıs’ı işaret etmesine ne diyorsunuz? Demokrat Parti ve tek parti dönemine referans vermesi iktidar için iyi bir fikir mi?” şeklindeki sorusu üzerine şunları söyledi:

    “Erdoğan’ın 73 yıl önceki bir tarihe gönderme yaparak subliminal mesaj vermeye çalışması, halktan da siyasetten de iyice koptuğunun net bir göstergesi oldu.

    ‘ANCAK BUGÜNÜN ERDOĞAN’INA YAKIŞIRDI’

    İnsanlar, yaşadıkları yoksulluktan, ekonominin yol açtığı trajediden dolayı 73 saat önce ne yediklerini hatırlayamaz durumdayken kalkıp 73 yıl önceyi referans vererek heyecan yaratacağını sanmak ancak bugünün Erdoğan’ına yakışırdı.

    ‘HATALI BİR SEÇİM STRATEJİSİ’

    Adnan Menderes’e gönderme yapmak aynı zamanda Erdoğan’ın anlatacak yeni bir hikayesinin olmadığının da itirafıdır. Tek parti ve Menderes dönemi, hele de günümüz gençlerinde hiç heyecan yaratmaz. Tam tersine, geçmişi işaret etmek son derece hatalı bir seçim stratejisi.

    ‘MAYIS AYI ERDOĞAN’IN GİDİŞİ İÇİN SON DERECE UYGUN’

    Muhalefete düşense 73 yıl öncesini değil, 73 yıl sonrasını işaret etmek ve ortaya, buna uygun bir vizyon koymaktır. Aslında mayıs ayı, Erdoğan’ın gidişi için son derece uygun bir ay. Anlaşılan bu mayıs, tarihe geçecek güzel bir mayıs olacak. Şimdiden ‘Yaşasın 1 Mayıs’ diyelim, devamını getiririz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Buldan: HDP’siz bir seçim hayaline asla ve asla kapılmayın

    Buldan: HDP’siz bir seçim hayaline asla ve asla kapılmayın


    Buldan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

    İlk mitingimizi büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Bu ülkeyi karanlığa teslim etmemek üzere o meydanda halkımızla sözleştik. Orada da söyledik burada da söylüyoruz, bu daha başlangıç. Yarınların güçlü sözü olarak geliyoruz. Bu ülkeyi AKP-MHP iktidarından kurtarma ortaklığı ve kararlılığıdır. 

    Büyük finali ve büyük zaferi mutlaka halkımızla buluşturacağız. AKP-MHP bloku kapatma davasıyla, hazine yardımı gaspıyla, özellikle seçim sürecinde belirsizlik ortamı yaratabilmek için çırpınıp durmaktadır. HDP’siz bir seçim süreci algısı yaratabilmek için sis dalgası oluşturmaya çalıştıklarını görebiliyoruz. Bu çabalar boşuna, nafile çabalardır. HDP için de halkımız için de asla bir belirsizlik ortamı yoktur. Karamsarlığa, umutsuzluğa yer yoktur. HDP’nin de halkımızın da odaklandığı nokta bu iktidar düzenini bir an önce değiştirmektir. 

    HDP’siz bir seçim hayaline asla ve asla kapılmayın. Mühendislikleriniz halktan, meydanlardan geri döner, elbette ki dönecektir. Elbette bedeller ödedik ama asla boyun eğmedik. Bundan sonra da size, rejiminize, baskılarınıza boyun eğmeyeceğiz, biat etmeyeceğiz, önünüzde diz çökmeyeceğiz. Meydanı size mi bırakacağız? Karşınızda milyonlar var. Mücadelemiz var, direnişimiz var. 

    Ayrıntılar geliyor…

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul’daki ilk mitingi Demirtaş’ın seçim şarkısıyla açıldı

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul’daki ilk mitingi Demirtaş’ın seçim şarkısıyla açıldı


    Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Emekçi Hareket Partisi (EHP) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun (SMF) kurduğu Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul’un Kartal Meydanı’nda düzenlenen ilk mitingi sözü ve bestesi Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ait olan seçim şarkısı ile başladı. 

    Demirtaş’ın ‘Emekçiyiz Biz’ adlı şarkısının bir kısmını tutuklu bulunduğu cezaevinde ailesi ile telefon görüşmesinde seslendirdiği belirtildi. “Kına yolladım yaksana” dizesiyle başlayan şarkının sözleri şöyle: 

    “Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Birleştik benzedik nara

    Artık kaçacak yer ara

    Geliyoruz iktidara

    Umuduz, emekçiyiz biz

    Biziz yokluktan var eden

    Çalışıp çarkı döndüren

    Düzenindir süründüren

    Direnen emekçiyiz biz

    Şafakta çapa vururuz

    Gün altında kavruluruz

    Efendi değil yoksuluz

    Köylüyüz emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Madende bahtımız kara

    Açlıktan midemiz yara

    Siz sarmasak kimler sara

    Madenci emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Ter döker mendil sallarız

    Birbirimizi kollarız

    Seni ancak biz yollarız

    İşçiyiz, emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Dünyayı emekle ördük

    Ne yaşadık ne gün gördük

    Bir gün değil her gün öldük

    Kadınız, emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Zulümler gökleri aştı

    İşsizim feleğim şaştı

    Kızdırma bak sabrım taştı

    Gençliğiz, , emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz

    Birleştik benzedik nara

    Artık kaçacak yer ara

    Geliyoruz iktidara

    Umuduz, emekçiyiz biz

    Kına yolladım yaksana

    Şu meydana bir baksana

    Buradan bir tek oy yok sana

    Biz halkız, emekçiyiz biz”

    Akdeniz: Muhalefet birleşmeli

     “Yoksulluğa, Savaşa, Baskılara Dur Diyelim” sloganıyla gerçekleştirilen ilk ortak mitingde konuşan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyasi yasak kararı sonrası, İmamoğlu ile dayanışma için Saraçhane’ye gittiklerini hatırlatarak muhalefete birlik çağrısı yaptı.

    “Biz 5 Ocak’ta, Emek ve Özgürlük İttifakı partileri olarak bir bildiri yayınladık” diyen Akdeniz, “en geniş toplumsal mutabakatın sağlanacağı ortak bir aday” ile işe başladıklarını ifade etti. Bu sese “kulak verilmemesi” durumunda ise Emek ve Özgürlük İttifakı’nın kendi adayını çıkaracağını ifade etti.

    Buldan: Seçimlere damgamızı vuracağız

    Mitingde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, savaşa, yoksulluğa, baskılara karşı “Dur” demek için bir arada olduklarını söyledi. “Demokrasinin şehri güzel İstanbul’u karanlığın merkezi yapmaya çalışan AKP ve MHP rejimine karşı ‘Dur’ demek için buradayız” diyen Buldan, “Asıl hikaye, bizim hikâyemizdir. 7 Haziran’da başlayan başarımız var. Bu hikayeyi şimdi, ülkeyi yönetme hikayesine çevireceğiz. Halklarımızla, bileşenlerimizle birlikte seçimlere damgamızı vuracağız” dedi.

    Seçimlerin “tarihi öneme sahip” olduğunun altını çizen Buldan, “Seçimler, aydınlık ile karanlık, demokrasi ile faşizm arasında yapılacak olan tercih olacaktır. Aynı zamanda bu seçimler, AKP ve MHP iktidarının fişini çekeceğimiz bir seçim olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Buldan ayrıca İstanbul Sözleşmesi’ni geri getireceklerini de vaat ederek “Buradan kadınlara bunun sözünü veriyorum” dedi.

    Sancar: Emek ve Özgürlük İttifakı düzeni değiştirmeye geliyor

    İktidarı “zulüm ve sömürü” düzeni olarak özetleyen HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bu düzeni değiştirmeye geldiğini belirtti. “Değiştireceğiz bu düzeni ve göndereceğiz bu iktidarı. Bozacağız savaş oyunlarını. Savaşa karşı, barışın en güçlü ittifakını kuracağız’ diyen Sancar, “Bu güç bu ülkeyi demokrasiye, barışa, emek ve özgürlüğün olduğu bir geleceğe taşıyacak” vaadinde bulundu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HDP’li vekil görüşmeleri doğruladı: ‘DEVA Partisi, HDP listelerinden Meclis’e girecek’

    HDP’li vekil görüşmeleri doğruladı: ‘DEVA Partisi, HDP listelerinden Meclis’e girecek’


    Tele1 ekranlarında “Fikir Kulübü” adlı tartışma programının konukları olan MAK Araştırma Grubu Başkanı Mehmet Ali Kulat, Ankara kulislerinde HDP’nin kapatılmasının ciddi şekilde tartışıldığını söyledi.

    ”DEVA PARTİSİ İKİNCİ BİR İTTİFAK YAPABİLİR”

    HDP’nin farklı partilerle seçime girmek için hazırlıkları olduğunu belirten Kulat, “Ancak HDP’nin farklı bir hamle yapma ihtimalini de söyleyebilirim. HDP kapatma ihtimali karşısında DEVA Partisi çatısı altında seçime girebilir” dedi.

    Kulat, yeni seçim yasasının partileri ittifakla seçime girmeye yönlendirdiğini ifade ederek, “DEVA Partisi de yüzde yedi meselesini çok rahat bir şekilde HDP ile birlikte aşma gibi bir zorunluluğun getirdiği bir beraberlik de gündeme gelebilir” diye konuştu.

    GÖRÜŞMELERİ DOĞRULADI

    Programın bir diğer konuğu HDP Milletvekili Erol Katırcıoğlu’na da bu konu soruldu. Erol Katırcıoğlu da iki parti arasındaki görüşmeleri doğruladı.

    Katırcıoğlu şunları söyledi:

    “Son Ali Babacan’ın yaptığı açıklamalar tabii çok sempatiyle karşılandı. Zaten daha önceden beri de öyleydi. Yani özellikle Kürtlerin nezdinde. Ben de duyuyordum zaten temaslarımız oluyor. Yani kimsenin Kürt Meselesi’ni konuşmadığı bir zeminde Ali Babacan gibi bir insan çıkıp konuşabiliyor. Bu çok değerli bir şey bence.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş: ‘Trol çalışmaları, ileride iddianamelere siyasi darbenin medya ayağı olarak geçecektir’

    Demirtaş: ‘Trol çalışmaları, ileride iddianamelere siyasi darbenin medya ayağı olarak geçecektir’


    Edirne Cezaevi’nde tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından açıklamada bulundu.

    ”İDDİANAMELERDE SİYASİ MEDYA AYAĞI OLARAK GEÇECEKTİR”

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in ‘troll ordusu’ açıklamalarına atıf yapan Demirtaş, ”Medyadaki trol çalışmaları, ileride iddianamelere siyasi darbenin medya ayağı olarak geçecektir” ifadelerini kullandı. 

    Demirtaş ayrıca ”Yani Süleyman Soylu, Alpay Özalan gibi trol başlarının ve trollerin karalama niteliğindeki paylaşımlarını beğenip yaymadan önce herkes iyi düşünsün derim” diye yazdı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***