Etiket: Hapis cezası

  • Siyahi George Floyd’u öldürmekten hüküm giyen eski polis Chauvin’e 22,5 yıl hapis

    Siyahi George Floyd’u öldürmekten hüküm giyen eski polis Chauvin’e 22,5 yıl hapis


    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) siyahi George Floyd’a şiddet uygulayarak ölümüne sebep olan eski polis memuru Derek Chauvin 22,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Savcıların 30 yıl mahkumiyet istediğin Chauvini bu cezanın 15 yılını hapiste geçirecek.

    Daha önce yapılan duruşmalarda jüri tarafından suçlu bulunan eski polis memuru Derek Chauvin’in cezası açıklandı. Jürinin 2 ve 3. derece cinayet ile 2. derece adam öldürme ithamlarının tümünden suçlu bulduğu Chauvin 22,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    George Floyd’un ölümü

    Siyahi Amerikalı 46 yaşındaki George Floyd, 25 Mayıs 2020’de dolandırıcılık şüphesiyle Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde gözaltına alındığı sırada, 44 yaşındaki polis memuru Chauvin’in 9 dakika 29 saniye boyunca diziyle boynuna bastırması nedeniyle dakikalarca “nefes alamıyorum” diye yalvarmıştı.

    Floyd olay yerine gelen acil sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, olayla ilgili görüntüler sosyal medyada büyük tepki toplamıştı.

    Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını alevlendirmiş ve protestolar, olayların başladığı Minneapolis’ten ülke geneline sıçramıştı.

  • Filipinler Devlet Başkanı Duterte aşı karşıtlarına seslendi: Tercihini yap; ya aşı ya hapis

    Filipinler Devlet Başkanı Duterte aşı karşıtlarına seslendi: Tercihini yap; ya aşı ya hapis


    Filipinler’in Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, Covid-19 aşısı olmayı reddeden vatandaşları hapse atmakla tehdit etti.

    Başkent Manila’da aşılama kampanyasına katılımın düşük olması üzerine sert bir dille halka seslenen Duterte, aşı olmak istemeyenlerin gözaltına alınması için emir verebileceğini söyledi. Duterte, televizyon kanallarında yayınlanan konuşmasında aşı olmak istemeyenlere hitaben “Tercihini yap, ya aşı ya da seni hapse attırırım.” ifadesini kullandı.

    Aşı karşıtlarına “ülkeyi terk edin” diyen devlet başkanı, kurallara uymayanların tespit edilmesi için köy muhtarlarına talimat verdiğini de söyledi.

    “İsterseniz Hindistan’a ya da başka bir yere, ABD’ye gidin. Ama burada kaldığınız sürece aşı olmalısınız. Olmazsanız size domuzlara uygulanan ivermectin aşısını yaptırırım.”

    Sert çıkışları ile tartışmalı sözleriyle tanınan Duterte, aşı tedariğinde yaşanan sıkıntıdan zengin ülkelerin adil davranmamasını sorumlu tuttu.

    Ülkede bugüne kadar 1 milyon 364 bin 239 Covid-19 vakası kaydedilirken virüs nedeniyle 23 bin 749 kişi hayatını kaybetti. Yaklaşık 110 milyon nüfusa sahip ülkede, 20 Haziran itibariyle yaklaşık 2,1 milyon kişiye aşının iki dozu da uygulandı.

  • Kanser hastası Ayşe Özdoğan, cezaevine girmemek için sesini duyurmaya çalışıyor

    Kanser hastası Ayşe Özdoğan, cezaevine girmemek için sesini duyurmaya çalışıyor


    Gülen hareketine bağlı bir yurtta yöneticilik yaptığı için yargılanan ve aldığı cezası onanan kanser hastası Ayşe Özdoğan, cezaevine gönderilme riskiyle karşı karşıya. Eşi tutuklu olan Özdoğan’ın, hastalığı nedeniyle cezasının ertelenmesi çağrıları yapılıyor.

    8 yaşında bir çocuğu olan Özdoğan, yargılandığı davada 9 yıl 1 ay hapis cezası aldı ve bu ceza Yargıtay tarafından onandı.

    Özdoğan’a yargılanmasında kendisine isnat edilen suçlar özel bir yurtta yöneticilik yapmak, Bank Asya’da hesabının olması, dernek üyeliği, tanık ifadesi ve bylock mesajlaşma programını kullanması.

    Sosyal medyada sesini duyurmaya çalışan Ayşe Özdoğan, “Bir yıl önce maxciller sinüs teşhisi kondu. Kemik ve doku nakli oldum. Şu anda hastalık beynime sıçradı. Yüzde 72 engelliyim. Bu şekilde cezaevinde yaşamak istemiyorum. Bu şekilde cezaevine girersem ölürüm. Lütfen sesime ses olun.” diyerek yardım çağrısında bulunuyor.

    Kronos sitesine konuşan Özdoğan’ın ablası Emine Erdem, “Kardeşim 14 Aralık 2019’ta tutuklanmıştı. Birinci ameliyatını olduğunda, kanser teşhisi konulup ilk biopsi mahiyetindeki ameliyattan sonra tutuklandı, cezaevine götürüldü. 15 gün sonra tahliye olup büyük ameliyatını oldu. Adli tıp raporuyla cezaevinde kalamaz raporuyla tahliye edildi. Bir hafta sonra da ameliyat oldu. 26 Aralık 2019’da tahliye oldu, 2 Ocak 2020’de de ameliyat oldu.” diyor.

    Gazeteci ve siyasetçilerden tepki

    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve Gazeteci-Yazar Ayşe Hür cezaevine gönderilme riskiyle karşı karşıya olan kanser hastası Özdoğan’ın sağlık durumuna dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu.

    21. dönem İstanbul Milletvekili Nesrin Nas, Twitter paylaşımında “İşte bunun için Hak Adalet Demokrasi istiyoruz ve daha adil bir Türkiye için #hadi diyoruz.” diyerek Özdoğan’ın yeniden cezaevine gönderilecek olmasına tepki gösterdi.

    Gazeteci Adem Özköse de sosyal medya paylaşımında “Kanser hastası Ayşe Özdoğan’ın hapis cezası cuma günü onanmış. Eğer ses çıkarmazsak ve gerekli müdahale yapılmazsa Ayşe Hanım bu haliyle cezaevine girecek. Lütfen ses verin! Bu durumdaki bir insan cezaevine değil tedaviye gitmeli.” mesajıyla tepkisini dile getirdi.

    “Oğlum psikolojik tedavi görüyor, cezaevi şartlarında hayatta kalamam”

    Özdoğan dayanılmaz ağrılar çektiğini ancak 8 yaşındaki oğlunun kendisini daha çok düşündürdüğünü ifade ediyor. Özdoğan, “Eşim cezaevinde, bizden güzel haberler bekliyor. Oğlum 2 gündür kimseyle konuşmuyor. Avukatımla konuşurken, oğlum konuşulanları duydu. ‘Anne polisler mi gelecek? Seni mi götürecekler? Babamın yanına mı gideceksin? Sana orada kim bakacak? Ya orda ölürsen?’ diye ağlamaya başladı. Çok çaresizim yetkilere sesleniyorum. Cezaevi şartlarında tüm bunlarla başa çıkamam. ” ifadelerini kullandı.

    Özdoğan, devlet bürokratlarından, sivil toplum örgütlerinden ve aktivistlerden sesine kulak verilmesi çağrısında bulunuyor.

    Türkiye’de 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra “FETÖ” ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle on binlerce kişi görevden uzaklaştırıldı. Yüz binlerce kişi hakkında işlem yapıldı.

    Hükümet, söz konusu darbe girişimden Fethullah Gülen’i sorumlu tutuyor.

    HDP’den TBMM Başkanlığına hasta mahpuslar ile ilgili görüşme talebi

    Hakların Demokrati Partisi (HDP) “bir kısmı ölüm riski içerisinde olan hasta mahpusların insani koşullarda tedavi olmalarının sağlanmadığını” belirterek bunun genel toplumsal bir sorun olduğu açıklamasında bulundu.

    Hasta mahkumların sağlık hakkı ile yaşam hakkının ihlal edildiğini belirten HDP, derhal çözüm üretilmesi çağrısı yaptı.

    HDP’nin Meclis’e sunduğu görüşme talebinde şu ifadeler yer aldı:

    “Hasta tutuklular açısından; tutukluluğun bir “önlem” olduğu hususu göz ardı edilmekte, tutuksuz yargılanmalarına yönelik hiçbir inisiyatif geliştirilmemektedir. Tutuklama bir ceza değil, bir tedbirdir. Bu nedenle hasta tutuklular açısından seçenek yaptırımların öncelenmesi, yaşam hakkının korunması açısından elzemdir. Ancak ne yazık ki, hayatlarının belki de son günlerini yakınları ile geçirmeleri gereken hasta tutuklular, cezaevinin hijyenden ve sağlık için elverişli tüm koşullardan yoksun, gerekli ve yeterli sağlık imkânlarının olmadığı, psikolojik desteğin ise hiç verilmediği ortamında, ezaya maruz bırakılmaktadırlar. Bu bahisle ceza mevzuatında derhal bir düzenleme yapılması şarttır. Hasta hükümlüler açısından cezanın ertelenmesini mümkün kılacak çeşitli mekanizmaların yaşama geçirilmemesi ise, hasta hükümlülerin cezalarını ağırlaştırılmış şekilde infaz etmelerinin dayatılması manasına gelmektedir. Geçtiğimiz yıl infaz mevzuatında yapılan düzenlemelerle korona hastalığı gerekçe edilerek kısmi tahliyeler sağlanmıştı. Fakat ne var ki bu uygulama eşitsiz bir şekilde yaşama geçirilmiş, çok sayıda hasta hükümlü cezaevinde iken yaşamını yitirmiştir. Cezaevinde sayıları günden güne artan ve hastalıkları giderek geri dönülemez boyutlara ulaşan hasta mahpuslara dair iktidarın bir çare üretmediği açıktır. Bu bahisle konunun muhatabı olan Adalet Bakanlığının yürüttüğü politikaların irdelenmesi ve hasta mahpusların yaşam hakkının güvence altına alınması gerekçesiyle genel görüşme talep etme zarureti hasıl olmuştur. Parlamentonun da bu talebi kabul etmesi, yaşam hakkının korunması için bir görev niteliğindedir.”

    Avrupa Konseyi: Avrupa’da en yüksek tutuklu, hükümlü ve şartlı tahliye oranı Türkiye’de

    Haziran ayı başında Avrupa Konseyi tarafından yayımlanan bir rapora göre Türkiye Avrupa genelinde en yüksek şartlı tahliye edilmiş, tutuklu ya da hükümlü oranına sahip ülke.

    Her yıl Lozan Üniversitesi tarafından Avrupa Konseyi için hazırlanan çalışmaya göre 31 Ocak 2020 itibariyle Türkiye’de her yüz bin kişiden 984’ü (Yüzde 0,98) ya hapishanede ya da şartlı tahliye edilmiş durumda bulunuyor.

    Bu oran Avrupa ortalaması olan her yüz bin kişide 265’in üç katından daha yüksek bir oran.

    Rapora göre 2019 ve 2020 yıllarında Türkiye’de şartlı olarak tahliye edilenle yüzde 6,1 oranında arttı. 31 Ocak 2020 itibariyle en yüksek şartlı tahliye oranına sahip ülkeler sırasıya Polonya (643), Türkiye (627), Letonya (568), ve Gürcistan (562) oldu.

    Şartlı tahliyelerde Avrupa ortalaması her yüz binde 149 kişi düzeyinde.

    Çalışmaya göre Gürcistan, Letonya ve Türkiye’de görülen hem hapis hem de şartlı tahliye oranlarındaki yükseklik topluma kazandırma yöntemi olarak görülen şartlı tahliyelerin bu ülkelerde hapishanelere alternatif değil ilave bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıldığının göstergesi olabilir.

  • Fransa’da yoksulluk yardımı alan ‘zengin’ Türk aileye para ve hapis cezası

    Fransa’da yoksulluk yardımı alan ‘zengin’ Türk aileye para ve hapis cezası


    Fransa’da geçim sıkıntısı yaşayan ve geliri olmayan kişilere verilen devlet yardımından faydalanan Türk asıllı bir çift, banka hesaplarında 500 bin euronun bulunduğunun ortaya çıkması sonucu hapis cezasına çarptırıldı.

    Ülkenin batısındaki Lorient şehrinde pazartesi günü görülen davada çiftin 2016 ve 2017 yıllarında ülkede geliri olmayanlara verilen Etkin Dayanışma Geliri (RSA) adlı devlet yardımından toplam 45 bin euro aldığı ortaya çıktı. Bu süreçte hesaplarında 500 bin euro bulunduğunu fark eden vergi dairesi ise vergi beyannamesinde yaklaşık 300 bin euroluk bir eksiklik olduğunu tespit etti.

    Ouest France’ın haberine göre vergi dairesinin ortaya çıkardığı hesaplardaki anormallikler sebebiyle başlatılan soruşturma kapsamında Türk asıllı çifte ait 11 banka hesabı bulundu. Hesapları yalanlamayan aile babası, mahkemedeki davasında Almanya’da inşaat şirketi sahibi kardeşinin satış gerçekleştirmek için kendisinden bu hesapları açmasını istediğini ifade etti. Bu işlemlere dair hiçbir faturanın bulunmadığını belirten kişi, fatura istenmesinin gerektiğinden “haberi olmadığını” fakat faturasız çalışmanın yasak olduğunu “öğrendiğini ve dersini aldığını” mahkeme önünde ifade etti.

    Hapis ve 400 bin euroluk vergi cezası

    Savcılık ise hesaplardaki tüm faturasız işlemlere rağmen çiftin devlet yardımı alabilmek için gereken tüm belgeleri sunduğunun altını çizerek ülkedeki en düşük gelirlilere verilen yardımı almayı “başardıklarını” belirtti. Mahkeme duruşmanın ardından aile babasını 18 ay, eşini ise 6 ay ertelenmiş hapis cezalarına çarptırdı.

    Devletten yardım olarak alınan 45 bin euroyu geri ödeyecek çiftten vergi dairesi de yaklaşık 400 bin euroluk bir vergi cezası talebinde bulunabilir.

  • Macron’a tokat atan aşırı sağcı Damien Tarel’e 14’ü ertelenebilir, 18 ay hapis cezası

    Macron’a tokat atan aşırı sağcı Damien Tarel’e 14’ü ertelenebilir, 18 ay hapis cezası


    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u tokatlayan Damien Tarel 14 ayı ertelenebilir, 18 aylık hapis cezasına çarptırıldı. Karar açıklandıktan sonra Tarel, cezasının 4 ayını geçirmek üzere cezaevine gönderildi.

    Valencia Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Savcı Alex Perrin, saldırgan Damien Tarel’in 18 ay hapisle cezalandırılmasını istedi.

    Savcı Perrin, ayrıca 28 yaşındaki Tarel’in kamu görevi almasına ve oy kullanmasına kati yasak getirilmesini, silah sahibi olmasının da 5 yıllığına yasaklanmasını talep etti.

    Tarel, savunmasında Macron’un ülkenin düşüşünü temsil ettiğini, tokadı önceden planlamadığını söyledi.

    Fransa kanunları, benzer suçlarda en fazla 3 yıl hapis ve 45 bin euro para cezası öngörüyor.

    Sarı Yelekliler ve aşıra sağ partilerine yakın

    Tarel savunmasında, “Sarı Yelekliler hareketine yakın olduğunu ve herhangi bir partinin üyesi olmadığını” ifade etti. Fakat siyasi olarak kendini geleneksel sağ veya aşırı sağ partilerine yakın hissettiğini söyledi.

    Saldırgan, Macron’a tokat atarken 11’inci veya 12’nci yüzyıllarda Fransız kralları ve şövalyelerin savaşlarda kullandığı nara olarak bilinen “Montjoie Saint-Denis!” şeklinde bağırmış, cümlesini “Kahrolsun Macronculuk” diyerek bitirmişti.

    Macron, Tain-l’Hermitage kentinde turizm otelcilik lisesini ziyareti sonrasında kendisini bekleyen kalabalığa tokalaşmak için yaklaşmıştı. Cumhurbaşkanı’nın yaklaştığı kişi, bir eliyle kolunu tuttuğu Macron’a diğer eliyle tokat atmıştı.

  • Avrupa Konseyi raporu: Avrupa’da en yüksek tutuklu, hükümlü ve şartlı tahliye oranı Türkiye’de

    Avrupa Konseyi raporu: Avrupa’da en yüksek tutuklu, hükümlü ve şartlı tahliye oranı Türkiye’de


    Türkiye Avrupa genelinde en yüksek şartlı tahliye edilmiş, tutuklu ya da hükümlü oranına sahip ülke oldu.

    Her yıl Lozan Üniversitesi tarafından Avrupa Konseyi için hazırlanan çalışmaya göre 31 Ocak 2020 itibariyle Türkiye’de her yüz bin kişiden 984’ü (Yüzde 0,98) ya hapishanede ya da şartlı tahliye edilmiş durumda bulunuyor.

    Bu oran Avrupa ortalaması olan her yüz bin kişde 265’in üç katından daha yüksek bir oran.

    Rapora göre 2019 ve 2020 yıllarında Türkiye’de şartlı olarak tahliye edilenle yüzde 6,1 oranında arttı. 31 Ocak 2020 itibariyle en yüksek şartlı tahliye oranına sahip ülkeler sırasıya Polonya (643), Türkiye (627), Letonya (568), ve Gürcistan (562) oldu.

    Şartlı tahliyelerde Avrupa ortalaması her yüz binde 149 kişi düzeyinde.

    Çalışmaya göre Gürcistan, Letonya ve Türkiye’de görülen hem hapis hem de şartlı tahliye oranlarındaki yükseklik topluma kazandırma yöntemi olarak görülen şartlı tahliyelerin bu ülkelerde hapishanelere alternatif değil ilave bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıldığının göstergesi olabilir.

    Toplumdan soyutlamadan cezalandırma artıyor

    Avrupa genelinde tutukluluk yerine elektronik kelepçe gibi çözümlerle toplumdan soyutlamadan cezalandırma eğiliminde artış gözlendi.

    Rapora göre 38 yönetimin 22’sinde yani yarıdan fazlasında elektronik takip, kamu hizmeti, ev hapsi, tedavi, yarı açık cezaevleri ve şartlı tahliyelerde artış gözlendi. Özellikle Sırbistan (yüzde 34), Azerbaycan (yüzde 27) ve İspanya’da (yüzde 15) artışlar en yüksek oranda oldu.

    31 Ocak 2020 itibariyle Avrupa’da ortalama her yüz binde 149 kişide hapishane dışı cezalandırma yöntemi uygulanırken tutuklu sayısı her yüz bin kişide 103 oldu.

  • George Floyd’u öldüren eski polis için ‘ağırlaştırıcı faktörler’ nedeniyle daha sert ceza istemi

    George Floyd’u öldüren eski polis için ‘ağırlaştırıcı faktörler’ nedeniyle daha sert ceza istemi


    Amerikalı savcılar, George Floyd cinayeti davasında sanık eski polis memuru Derek Chauvin’ı yargılayan hakimden ağırlaştırıcı faktörleri değerlendirmesini isteyerek daha büyük bir ceza talep etti.

    Minnesota Eyaleti Başsavcısı Keith Ellison ve başsavcı Matthew Frank, Bölge Mahkemesi Yargıcı Peter Cahill’e gönderdiği bir mektupta, “Chauvin’in devlet otoritesini temsil ettiği ve savunmasız bir kurban olan Floyd’u zalimce öldürdüğü için yürürlükte olan eyalet kurallarından daha sert bir cezayı hak ettiğini” söyledi.

    Savcılar, “sanığın eylemleri büyük bir acıya neden olduğunu ve Chauvin’in Floyd’a tıbbi yardım vermek için “hiçbir girişimde bulunmadığını” ekledi.

    Jüri, Chauvin’ı cinayet ve kasıtsız adam öldürmekten suçlu buldu

    Minneapolis’teki Hennepin Bölge Mahkemesinde 4 haftadır devam eden yargılamada 20 Nisan’da 12 kişilik jüri, kendisine yöneltilen 2. ve 3. dereceden cinayet ile 2. dereceden adam öldürmek suçlamalarının tümünden Chauvin’i suçlu bulmuştu.

    Hakkındaki üç iddiadan da suçlu bulunan Chauvin, Minnesota kanunlarına göre en fazla 75 yıla kadar hapis cezası alabilecek.

    Kararın okunmasının hemen ardından hakkındaki 1 milyon dolarlık kefalet kaldırılan Chauvin, tutuklanarak cezaevine götürülmüştü.

    Chauvin’in karar duruşması 16 Haziran’da yapılacak.

    George Floyd’un ölümü

    Siyahi Amerikalı 46 yaşındaki George Floyd, 25 Mayıs 2020’de dolandırıcılık şüphesiyle Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde gözaltına alındığı sırada, 44 yaşındaki polis memuru Derek Chauvin’in 9 dakika 29 saniye boyunca diziyle boynuna bastırması nedeniyle dakikalarca “nefes alamıyorum” diye yalvarmıştı.

    Floyd olay yerine gelen acil sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, olayla ilgili görüntüler sosyal medyada büyük tepki toplamıştı.

    Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını alevlendirmiş ve protestolar, olayların başladığı Minneapolis’ten ülke geneline sıçramıştı.

    Floyd’un ölümüne neden olmakla suçlanan Chauvin, olaydan 4 gün sonra gözaltına alınmış, hakkında cinayet ve adam öldürme suçuyla dava açılarak tutuklanmıştı.

    Chauvin, 29 Mayıs 2020’den beri tutuklu bulunduğu Oak Park Heights’teki hapishaneden 10 Temmuz 2020’de, kefalet bedeli olan 1 milyon doların “Allegheny Casualty Company” adlı kuruluş tarafından garanti edilmesinin ardından serbest bırakılmıştı.