Etiket: Hapis cezası

  • Yolsuzluk iddiaları araştırmaya giden gazeteciye hapis cezası: Kamera silah olarak değerlendirildi

    Yolsuzluk iddiaları araştırmaya giden gazeteciye hapis cezası: Kamera silah olarak değerlendirildi


    Van Erciş 2. Asliye Ceza Mahkemesi, yolsuzluk iddialarını sorgulamak için gittikleri haber sırasında saldırıya uğrayan gazetecilerin ve saldırganların yargılandığı davada gazeteci İdris Yılmaz’a ‘kasten yaralama’ suçundan 4 ay 15 gün hapis cezası verildi.

    MÜTEAAHHİT VE YAKINLARI SALDIRDI

    MLSA’da yer alan habere göre, 14 Ekim 2017’de Erciş Belediyesi tarafından ihaleye çıkarılan sahil yolu projesini haber yapmak isteyen gazeteciler İdris Yılmaz ve Erhan Akbaş müteahhit Şahin Yağar ve yakınları tarafından saldırıya uğradı. Saldırıda, gazetecilerin ekipmanı kırıldı.

    Olay sonrası açılan davada saldırgan Şahir Yağar ‘hakaret’ ile, gazetecilerden Yılmaz ise ‘basit yaralama ve mala zarar verme’ ile suçlandı. Kararını açıklayan mahkeme, olay sırasında darbedilen gazeteci Yılmaz’a ‘kasten yaralama’ iddiasıyla 4 ay 15 gün hapis cezası verdi.

    KAMERA, ‘SİLAH’ OLARAK NİTELENDİRİLDİ

    Kararda şöyle denildi:

    “Sanığın eylemini olay yerinde ele geçirilen ve 5237 sayılı TCK’nın 6/1-f-4 maddesi gereğince silahtan sayılan kamera gerçekleştirildiğinden sanığa verilen cezada gereğince yarı oranında artırım yapılması.”

    Gazeteci Erhan Akbaş, davacı olarak katıldığı için hakkında herhangi bir karar verilmedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Trump’ın şirketine ‘vergi dolandırıcılığından’ 1,61 milyon dolar para cezası

    Trump’ın şirketine ‘vergi dolandırıcılığından’ 1,61 milyon dolar para cezası


    Amerika Birleşik Devletleri’nde eski Başkan Donald Trump’ın adını taşıyan emlak şirketi, 15 yıl boyunca ‘vergi makamlarını dolandırmak için plan yapmaktan’ suçlu bulundu ve 1,61 milyon dolar para cezasına çarptırıldı. 

    New York’ta yapılan duruşmada, Manhattan Ceza Mahkemesi Yargıcı Juan Merchan, jüri üyelerinin geçen ay Trump Organizasyon şirketine bağlı iki kişiyi 17 iddiadan suçlu bulmasının ardından, eyalet yasalarına göre en yüksek sınırdan ceza verdi.

    Yargıç Merchan, salı günü eski Başkan Donald Trump’ın yöneticisi olduğu Trump Organization şirketinin mali işler direktörü Allen Weisselberg’u, vergi kaçakçılığı davasında 5 ay hapis cezasına çarptırmıştı. 

    Merchan, Weisselberg’i Trump şirketinde 10 yıldan fazla süren vergi usulsüzlüklerindeki rolü nedeniyle hapse mahkum etmişti. 

    1970’li yıllardan beri Trump şirketinde çalışan 75 yaşındaki Weisselberg, duruşma sonrası kelepçelenerek, cezasını çekmek üzere New York’taki Riker Island Hapishanesine götürüldü. 

    Savunma avukatlarından Susan Necheles, para cezası sonrası şirketin temyize gitmeyi planladığını söyledi.

    Davayı açan Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg ise Trump’ın iş uygulamalarına ilişkin cezai soruşturmalara devam ediyor.

    Bragg yaptığı açıklamada, “Bugünkü ceza, salı günkü hapis cezasıyla birlikte, eski başkan ve işleriyle ilgili devam eden soruşturmamızın önemli sayfasını kapatıyor. Şimdi bir sonraki bölüme geçeceğiz.” şeklinde konuştu.

    Missouri-Kansas City Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden ‘beyaz yakalı suçları’ uzmanı Profesör Bill Black, söz konusu cezayı sıfır caydırıcılığı olan “yuvarlama bir hata” olarak nitelendirdi.

    Profesör Black, “Bu bir saçmalık. Bu ceza yüzünden kimse bu tür suçları işlemekten vazgeçmeyecek.” eleştirisinde bulundu. 

    Eski Başkan Trump, şirketine yönelik davayı ve cezaları, kendisine yönelik Demokratların bir ‘cadı avı’ olarak tanımlıyor. 

    Trump, 6 Ocak 2021’de Amerikan Kongre Binası’na saldırı, Beyaz Saray’dan ayrıldıktan sonra gizli belgeleri elinde tutması ve 2020’de Georgia’da kaybettiği seçimleri iptal ettirme çabaları gibi çeşitli soruşturmalarla da karşı karşıya.

    Trump şirketinin vergi kaçakçılığı davası

    Manhattan Bölge Savcısı Cyrus R. Vance, 2018’den bu yana Trump’ın şirketlerindeki iş uygulamaları, kayıt dışı ikramiyeler, emlak değerlerinde muhtemel sahtekarlık, vergi ödemelerinde usulsüzlük gibi konular üzerinde inceleme başlatmıştı.

    Başsavcılık, 2 yıldan fazla süren soruşturma kapsamında toplanan deliller üzerinden cezai dava açılıp açılmayacağına karar verilmek üzere jüri oluşturmuştu.

    Suçlananlar arasında bulunan Trump Organization şirketinin mali işler üst yöneticisi Allen Weisselberg, önce savcılarla Donald Trump’a karşı iş birliği yapmayı reddetmiş ancak daha sonra kabul ettiği savunma anlaşmasının bir parçası olarak Trump Organization şirketindeki vergi kaçırma işlemlerindeki rolünü itiraf etmişti.

    New York Federal Mahkemesinde 31 Ekim’de başlanan yargılama sonunda, jüri 7 Aralık 2022’de, Trump Organization’u, vergi kaçakçılığı ile ilgili yöneltilen 17 ayrı suçlamanın tamamından suçlu bulmuştu.

    Davayı yürüten Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “15 yıllık bir dolandırıcılık planına dahil olmanın yanı sıra komplo, cezai vergi dolandırıcılığı ve ticari kayıtlarda tahrifat suçlamalarını içeren bu karar, eski Başkan Trump’ın şirketlerinin ilk kez cezai mahkumiyetine işaret ediyor.” ifadelerini kullanmıştı.

    Trump ise yaptığı açıklamada, “karardan hayal kırıklığına uğradığını ve temyize gideceğini” belirtmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu’na verilen siyasi yasak cezasının gerekçeli kararı açıklandı

    İmamoğlu’na verilen siyasi yasak cezasının gerekçeli kararı açıklandı


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak cezasının gerekçeli kararı açıklandı. 

    Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı verildi. 

    Muhalefetin büyük tepkisine neden olan mahkeme hükmünün ardından gerekçeli karar da açıklandı. 17 sayfalık gerekçeli kararda, İmamoğlu’nun ‘YSK üyelerine karşı hakaret suçunun basın önünde işlediği, yüksek yargı üyelerine rencide edici şekilde hakaret ettiği’ belirtildi.

    Kararda şu ifadeler yer aldı:

    “Yapılan yargılamada, sanığın lehine ve aleyhine olan tüm deliller toplanmış ve birlikte değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, sanığın suç tarihinde “tamda işte 31 Martta seçimi iptal edenler ahmaktır” sözleri ile kurul halinde çalışan ve kamu görevi yapan; Yüksek Seçim Kurulu Üyelerine karşı yapmış oldukları görevden dolayı, ahmak demek sureti ile hakaret ettiği, sabit görülerek, sanığın kişiliği, suçun işleniş şekli, meydana gelen zararının ağırlığı, sanığın yargılama sürecindeki davranışları, tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek sanığın yukarıda belirtilen gerekçeler ile aşağıdaki şekilde cezalandırılması cihetine gidilmiştir.”

    Önümüzdeki günlerde savcının kararı İstinaf mahkemesine taşıması bekleniyor.

    Yargı süreci nasıl ilerleyecek?

    Öncelikle İmamoğlu’nun avukatları bu karara itiraz ederek, kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinafa taşıyacak.

    Eğer Bölge Adliye Mahkemesi, İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararını yerinde bulursa sonrasında İmamoğlu kararı Yargıtay’a taşıyacak.

    İmamoğlu’nun belediye başkanlığı da Yargıtay’dan çıkacak karara bağlı ancak bu tarihe kadar görevine devam edebilecek.

    Eğer olağanüstü koşullarla süreç hızlandırılmazsa kararın onanmasının seçimlerden sonraya kalacağı tahmin ediliyor ve bu da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olabileceği anlamına geliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD ve Rusya arasında tutuklu takası: Basketbolcu Griner’a karşılık, Rus silah kaçakçısı serbest

    ABD ve Rusya arasında tutuklu takası: Basketbolcu Griner’a karşılık, Rus silah kaçakçısı serbest


    Washington ve Moskova arasında yapılan tutuklu takasında, Rusya, ABD’li kadın Basketbolcu Brittney Griner’ı, ABD de Rus silah kaçakçısı Viktor Bout’u serbest bıraktı. 

    Bout, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçlerine (FARC) silah sağladığı suçlamasıyla ABD’de 25 yıl hapis cezasına çarptırılmış, Griner ise şubat ayında Rusya’da üzerinde uyuşturucu maddeyle gözaltına alınmıştı.

    ABD Başkanı Joe Biden da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Birkaç dakika önce Brittney Griner ile telefonda görüştüm. O, güvende. O, şu anda uçakta. O, şu an evine geliyor.” ifadelerini kullandı.

    Biden, Griner ile telefonda görüştüğü anların fotoğrafını da paylaştı. Biden’ın yanında Oval Ofis’te Başkan Yardımcısı Kamala Harris ve Griner’ın eşi Cherelle Griner’ın da olduğu görüldü.

    Rusya’dan açıklama

    Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da esir takası teyit edilerek “Bout ve Griner takası, 8 Aralık’ta Abu Dabi Havalimanı’nda başarıyla tamamlanmıştır. Bout, vatanına döndü.” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamada, Rusya ile ABD arasında Viktor Bout’un serbest bırakılması için uzun süre istişareler yürütüldüğü belirtildi.

    ABD’li basketbolcunun tutuklanması

    ABD’li basketbolcu Brittney Griner, şubat ayında Rusya’da üzerinde uyuşturucu maddeyle gözaltına alınmıştı.

    Başkent Moskova’daki Himki Şehir Mahkemesi de Griner’i, 9 yıl hapis ve 1 milyon ruble (yaklaşık 16 bin dolar) para cezasına çarptırmıştı.

    Rusya ile ABD’nin, aralarında Griner’in de olduğu çeşitli tutukluların değişimine yönelik görüşmeler yürüttüğü iddia edilmişti.

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 27 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Griner’in yanı sıra Rusya’da tutuklu bulunan ABD’li Paul Whelan’ın iadesi için Moskova’ya önemli bir teklif hazırladıklarını duyurmuştu.

    ABD Başkanı Joe Biden da Rusya’ya, Griner’in serbest bırakılmasına yönelik çağrıda bulunmuştu.

    Bout kimdir?

    Silah kaçakçısı olarak tanınan Viktor Bout, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçlerine (FARC) silah sağladığı gerekçesiyle ABD’de 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

    ABD’li aktör Nicholas Cage’in başrolünde yer aldığı ünlü “Savaş Tanrısı” filminin, Bout’un hayat hikayesine dayandırıldığı öne sürülmüştü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sosyal medyada Kürtçe müzik paylaşımına 1 yıl 6 ay hapis cezası

    Sosyal medyada Kürtçe müzik paylaşımına 1 yıl 6 ay hapis cezası


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İlyas Salman’a 2 yıla kadar hapis istemi

    İlyas Salman’a 2 yıla kadar hapis istemi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Ezhel’ göndermeli parodi videoya verilen 4 yıl 2 ay ceza, hukuka uygun bulundu

    ‘Ezhel’ göndermeli parodi videoya verilen 4 yıl 2 ay ceza, hukuka uygun bulundu


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gezi Davası’nda karar günü: İş insanı Kavala’nın hapis cezası onanacak mı?

    Gezi Davası’nda karar günü: İş insanı Kavala’nın hapis cezası onanacak mı?


    İstanbul’da 2013’te gerçekleşen Gezi Parkı eylemleri ile ilgili 24 Haziran 2019’da görülmeye başlayan ve içlerinde iş insanı Osman Kavala ve gazeteci Can Dündar’ın da olduğu 17 sanıklı davada bugün karar açıklanacak.

    657 sayfalık iddianamede ikisi tutuklu 16 sanık için ayrı ayrı 606 yıldan 2 bin 970 yıla kadar hapis istenirken İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen şubat ayındaki son duruşmada Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verilmişti.

    Sanık ve avukatların son savunmalarını yapacakları davada savcılık makamı sunduğu mütalaasında tutuklu Kavala ve Ayşe Mücella Yapıcı için ağırlaştırılmış müebbet hapis, geri kalan 15 sanıktan 6’sı için ise 20’şer yıla kadar hapis isteminde bulundu.

    Avrupa Kavala davasını yakından takip ediyor

    21 Şubat’taki duruşma öncesi yapılan açıklamada temaslarda bulunmak üzere İstanbul’a gelen Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor’un duruşmayı izlemişti.

    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 2 Şubat’ta Kavala ile ilgili davanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne havale edilmesine karar verdi.

    Büyükelçiler seviyesinde toplanan komitede yapılan oylamada, ihlal sürecinin ikinci aşaması olarak bilinen ve davanın AİHM’e sevkedilmesine olanak sağlayan karar oylandı. Komite, Kavala davasının AİHM’ye havale edilmesine dair bir ara kararı oy çokluğuyla kabul etti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’ye yönelik Avrupa Konseyi’nin başlattığı ihlal süreciyle ilgili olarak, “Bizim mahkeme kararlarımızı tanımayanı biz de tanımayız” dedi. Erdoğan, Türk mahkemelerine de saygı duyulmasını istedi.

    Avrupa Konseyi’nin aldığı karar Türkiye için ne anlama geliyor?

    Avrupa Konseyi, Komitesinin 2 Aralık 2021’de AİHM kararına rağmen Kavala’yı serbest bırakmayan Türkiye için bir oylama yaparak ihlal sürecinin ilk aşamasını başlattı.

    Avrupa Konseyi aldığı bu kararla, Türkiye’den AİHM’nin Kavala kararını uygulayıp uygulamadığının tespiti hususunu AİHM’ye havale etme niyetini içeren bir bildirimde bulundu ve konuya ilişkin Ankara’nın görüşünün iletilmesini talep etti.

    Ankara’nın yanıtını yeterli bulmayan Bakanlar Komitesi, son kararıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesinin kendisine verdiği yetki uyarınca Türkiye’yi toplu bir şekilde AİHM’ye şikayet etmek için ayrı bir karar aldı.

    AİHM’nin ihlal yapıldığı yönünde görüş bildirmesi durumunda da Komite, Türkiye’ye karşı alınacak önlemleri değerlendirecek. Bu önlemler arasında Türkiye’nin Konsey üyeliğinden çıkarılması veya oy hakkının askıya alınması da bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Namus cinayeti sayılmadı: Pakistan’da kız kardeşini öldüren hükümlü annesinin affıyla serbest kaldı

    Namus cinayeti sayılmadı: Pakistan’da kız kardeşini öldüren hükümlü annesinin affıyla serbest kaldı


    Pakistan’da sosyal medyada müstehcen videolar yayınladığı gerekçesiyle kız kardeşini boğarak öldüren Muhammad Waseem, mahkemenin olayın namus cinayeti olmadığına hükmetmesinin ardından annesinin affıyla serbest bırakıldı.

    Pakistanlı Muhammad Waseem kız kardeşi Qandeel Baloch’u sosyal medyada yayınladığı videolar nedeniyle 2016 yılında boğarak öldürdü. Cinayetin ardından tutuklanan Waseem kardeşini namus için öldürdüğünü itiraf etti.

    Halkın tepkisinin ardından hükümet harekete geçerek, namus cinayetlerinde ailenin affetmesi durumunda bile sanığa ömür boyu hapis cezası verilmesini gerektiren yasal değişiklik yaptı.

    Ancak 6 yıl sonra görülen temyiz davasında mahkeme hakimi, hükümlünün itirafına karşın olayın ‘namus cinayeti’ olarak tanımlanamayacağına karar verdi.

    Ülkede yürürlükte olan diğer cinayet kanunlarına göre ele alınan davada, Waseem’in annesi oğlunu affetti.

    Hafta başında alınan kararın ardından 38 yaşındaki Waseem Multan’da hapishaneden serbest bırakıldı.

    Milletvekili Maleeka Bokhari mahkeme kararına karşı hükümetin hukuki seçenekleri incelediğini söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TIR dorsesinde 39 göçmenin boğulmasına yol açan insan tacirine 15 yıl hapis

    TIR dorsesinde 39 göçmenin boğulmasına yol açan insan tacirine 15 yıl hapis


    Belçika mahkemesi, iki yıl önce bir kamyonda 39 göçmenin ölü bulunmasından sorumlu insan taciri çetenin Vietnamlı liderine 15 yıl hapis cezası verdi.

    Bruges kentinde görülen davada yargılanan çete üyeleri 1 yıldan 10 yıla değişen sürelerde hapis cezalarına çarptırıldı. Mahkeme, çetenin Vietnamlı lideri Vo Van Hong için ise 15 yıl hapis cezasına hükmetti.

    Vietnamlı insan kaçakçısına ayrıca 920 bin euro para cezası verildi, 2,3 milyon euroluk mal varlığına da el koyuldu. Çetenin diğer üyeleri de yüz binlerce euroluk para cezalarına çarptırıldı.

    İngiltere’de 2019’da TIR konteynerinde aralarında 15 yaşında bir çocuğun da olduğu 39 kişinin cesedi bulunmuştu. Ölenlerin Vietnam uyruklu olduğu ve Belçika üzerinden İngiltere’ye kaçak yollarla getirildikleri belirlenmişti.

    İngiltere’de 4 kişiye hapis cezası

    İngiltere’de, TIR dorsesinde ölü bulunan 39 Vietnamlı göçmenle ilgili görülen davada 4 sanığa 13 ile 27 yıl arasında değişen hapis cezaları verilmişti.

    Olayın baş sanıkları, 41 yaşındaki Kuzey İrlandalı Ronan Hughes ve 43 yaşındaki Romanya vatandaşı Gheorghe Nica, adam öldürme ve insan kaçakçılığından suçlu bulundu. Suçunu itiraf eden Hughes 20, diğer sanık Nika ise 27 yıl hapse çarptırıldı.

    Olayla ilgili soruşturma kapsamında Belçika ve Fransa’da 26 kişi tutuklanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***