Etiket: ham petrol

  • Küresel piyasalarda 2024 yılında ham petrolü neler bekliyor? Varil fiyat tahminleri ne?

    Küresel piyasalarda 2024 yılında ham petrolü neler bekliyor? Varil fiyat tahminleri ne?


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    Küresel petrol piyasaları 2024 yılında ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmaya hazırlanıyor. Euronews dünyanın en çok işlem gören emtiası olan petrolün görünümünü inceledi

    REKLAM

    Yaklaşan resesyon, dünyanın büyük ekonomilerinde derinleşen yavaşlama, Çin’den beklenenden daha az ham petrol talebi ve daha az üretim 2024 yılında petrol piyasaları için belirleyici özellikler olacak.

    Öncelikle ham petrolün 2023 yılındaki performansını özetleyelim.

    2023’te petrol piyasaları

    2023’te petrol piyasaları belirli özelliklerle tanımlanabilir. Bunlardan en önemlisi OPEC+’nın (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve müttefikleri) uzun süreli üretim kesintileri oldu. OPEC+ toplamda küresel petrol arzının yüzde 40’ını sağlıyor.

    Nisan 2023’te grup, Ekim 2022’den itibaren daha önce kararlaştırdıkları 2 milyon varillik kesintiye ek olarak günde 1,65 milyon varillik (mbpd) ek kesintiler açıkladı. Bu da küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 3’üne denk gelen yaklaşık 3,66 milyon varillik bir kesintiye tekabül ediyor. Piyasalar bu gelişmeye olumlu tepki verdi ve petrol fiyatları yükseldi.

    Haziran 2023’te OPEC’in fiili lideri ve dünyanın en büyük 3 petrol üreticisinden biri olan Suudi Arabistan’ın “petrol piyasalarının istikrarını ve dengesini desteklemek amacıyla” 1 mbpd’lik ek kesintiler için gönüllü olmaya karar vermesiyle bu eğilim daha da ivme kazandı. Petrol fiyatları Haziran 2023’ten bu yana yüzde 25’lik bir artışla 97 dolara ulaştı. Son olarak kasım ayında OPEC+ da kesintileri 2024 yılının ilk çeyreğine kadar uzatma konusunda anlaştı.

    Bunun dışında, Çin’in ekonomik toparlanmasındaki yavaşlık sürdürülebilir ve önemli bir petrol fiyatı yükselişini engellemeye devam etti. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) beklentilerine göre, Avrupa ülkeleri de ekonomik bir yavaşlama kaydetti. Örneğin Almanya’da günlük petrol talebinin 2023 yılı sonunda 90 bin varil azalmış olması bekleniyor. Ayrıca ABD’de imalat faaliyetleri 13 ay üst üste geriledi.

    Orta Doğu’daki savaş ise petrol fiyatları üzerinde sınırlı bir etki yarattı.

    2024 için petrol fiyatı görünümü

    Ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlama ve yakın zamanda 13,24 mbpd ile en yüksek seviyesine ulaşan ABD üretimindeki artış nedeniyle önümüzdeki yıl arz fazlası görülmesi bekleniyor. Ayrıca Brezilya, Guyana, Norveç ve Kanada da piyasalara bol miktarda petrol tedariği sağlayacak. Bu aynı zamanda petrol fiyatlarının 2024 yılında 100 dolara ulaşıp ulaşmayacağı sorusunu da yanıtlıyor. Jeopolitik bir şok olmadan bunun gerçekleşme ihtimali neredeyse sıfır.

    IEA son raporunda da vurguladığı gibi küresel petrol talebinin önümüzdeki yıl artacağını öngörüyor. Raporda, 2024 yılında dünya petrol tüketiminin 1,1 mbpd artacağı ve OPEC dışı üreticilerin üretiminin de küresel arza 1,2 mbpd katkıda bulunacağı belirtildi. OPEC’in 2024 görünümü IEA’nınkinden biraz farklı olarak 2,25 mbpd’lik bir artış öngörüyor.

    Fiyat açısından bakıldığında, teknik analizler küresel durgunluğun yaşanması halinde WTI için 65 dolar ve Brent ham petrolü için 60 dolar seviyelerinde önemli bir destek olduğunu gösteriyor. Küresel ekonomideki yavaşlamanın farkına varan Goldman Sachs, Brent’i ortalama 80/81 dolar seviyesinde görerek tahminini düşürdü. Bu tahmin, Brent’i 2024 yılında varil başına 82,57 dolar seviyesinde gören IEA’nın tahminine yakınsıyor. Barclays ise hala daha yüksek tarafta ve petrolü 2024’te ortalama 93 dolar olarak görürken, S&P Global 85 doların daha uygun olduğunu düşünüyor.

    Petrol fiyatlarının 2024 yılındaki görünümünü daha iyi anlamak için takip edilmesi gereken en önemli eğilim küresel ekonominin durumu oluyor çünkü petrol talebi ekonomik faaliyetle aynı anlama geliyor. 

    OPEC+ üretimini azalttığında bunun nedeni piyasalarda arz fazlası olması değil, grubun küresel ekonomide yaklaşan yavaşlamayı öngörecek kadar akıllı olmasıydı.

    2024 yılına girerken, küresel ekonomik göstergeler çok güçlü görünmüyor ve yumuşak iniş tahminlerine rağmen resesyon olasılığı hala yüksek. Sonuç olarak, 2024 yılında petrol fiyatlarının aşağı yönlü potansiyeli yukarı yönlü potansiyelinden daha fazla olacak.

    Uluslararası petrol fiyatları tüketicileri nasıl etkiliyor?

    Ham petrol dünyadaki en stratejik öneme sahip emtia. Petrolün 4 binden fazla yan ürünü var ve fiyatı ekonominin neredeyse tüm sektörlerini ve hayatımızın her alanını etkiliyor.

    Yükselen petrol fiyatları, nakliye maliyetlerini artırarak malların fiyatlarının yükselmesine yol açıyor. Ayrıca, genel olarak enerji fiyatlarını yukarı çekerek, tüketicilerin satın alma gücüne zarar veren yüksek enflasyona katkıda bulunur.

    Eurosystem projeksiyonlarına göre “petrol fiyatlarındaki yüzde 1’lik bir artış, orta vadede Euro Bölgesi potansiyel üretim seviyesinde yaklaşık %-0,02’lik bir düşüş anlamına geliyor.”

    2024’teki olumsuzluklara rağmen küresel ekonominin durgun seyretmeye devam etme ihtimali nedeniyle, petrol fiyatlarının 2023’e kıyasla sınırlı kalması veya düşüş eğiliminde olması beklendiğiniyor bu da tüketicilere rahat bir nefes aldırabilir.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • OPEC+ Zirvesi: Suudi Arabistan fiyatları artırmak için petrol kesintisini uzatma kararı aldı

    OPEC+ Zirvesi: Suudi Arabistan fiyatları artırmak için petrol kesintisini uzatma kararı aldı


    Uzmanlara göre Suudi Arabistan, üretimi sınırlandırarak fiyatları yüksek tutmaya çalışıyor.

    REKLAM

    Suudi Arabistan, günlük 1 milyon varillik üretim kesintisi uygulamasını bir yıl daha uzatma kararı aldı. 

    Suudi Arabistan ve diğer OPEC+ üyeleriyle birlikte dünya petrol arzının yüzde 40’ını karşılayan Rusya da 2024’ün ilk üç ayı için günlük üretimi 500 bin varil azaltacağını duyurdu. 

    Suudi Arabistan liderliğindeki 13 üyeli OPEC ile Rusya öncülüğündeki OPEC dışı petrol üreticisi 10 ülke, piyasa koşullarını değerlendirmek ve üretim politikalarını gözden geçirmek üzere bugün bir araya gelmişti. 

    Reuters’ın haberine göre, OPEC+ ülkelerinin enerji ve petrol bakanları, günlük yaklaşık 2 milyon varil ek arz kesintisi konusunda prensipte anlaşıldı. 

    Suudi Arabistan Enerji Bakanlığının açıklamasına göre Riyad, petrol üretimini “2024 yılının ilk çeyreğinin sonuna kadar” günlük bir milyon varil azaltmaya devam ederek ham petrol fiyatlarını desteklemeyi amaçlayan stratejisini sürdürecek” denildi. 

    Riyad, bu yılın nisan ayında açıkladığı günlük 500 bin varillik azaltıma ek olarak temmuz ayında aynı oranda ilave kesinti politikasını uygulamaya koymuştu.

    Güney Amerika ülkesi Brezilya’nın alınan karara 2024’ün başında katılacağı belirtilirken Cezayir’in söz konusu karara 50 bin varille iştirak edeceği kaydedildi. 

    Uzmanlara göre Suudi Arabistan, üretimi sınırlandırarak fiyatları yüksek tutmaya çalışıyor.

    Brent petrolün varil fiyatı 83,1 dolardan işlem görürken kararın ardından Londra’da işlem gören petrolün varil fiyatı yüzde 1,2 yükselişle 84,22 dolardan işlem gördü.

    Uluslararası Enerji Ajansının son yayımlanan petrol piyasası raporuna göre, küresel petrol talebinin gelecek yılın ilk çeyreğinde günlük ortalama 101,5 milyon varile ulaşması bekleniyor. 

    Aynı dönemde, OPEC+ grubunun mevcut anlaşması dikkate alındığında, küresel petrol arzının günlük ortalama 102,8 milyon varil olacağı öngörülüyor. 

    Bu, üretim kesintilerine rağmen günlük yaklaşık 1,3 milyon varillik arz fazlasına işaret ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Irak, Türkiye aleyhine açtığı ‘petrol’ davasında 1,4 milyar dolar tazminat kazandı

    Irak, Türkiye aleyhine açtığı ‘petrol’ davasında 1,4 milyar dolar tazminat kazandı


    Türkiye’nin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile yaptığı petrol sevkiyatının izinsiz olduğu gerekçesiyle 30 milyar dolarlık tazminat davası açan Bağdat yönetimi mahkemece haklı bulundu. Tahkim mahkemesi, Türkiye’nin Irak yönetimine 1,4 milyar dolar ödemesine karar verdi.    

    Ankara ve Erbil yönetimlerinin 9 yıl önce Kerkük-Ceyhan petrol boru hattından petrol sevkiyatı için yaptığı anlaşma Bağdat yönetiminin tepkisini çekti. Irak, Kürt Bölgesel Yönetimi’nin yetkisiz olduğunu ve petrol sevkiyatı yapamayacağını öne sürerek uluslararası yargıya gitti.

    Irak Petrol Bakanlığı’nın Türkiye aleyhine açtığı ve 30 milyar dolardan fazla tazminat istediği dava karara bağlandı. Mahkeme, Türkiye’nin 2014-2018 arasını kapsayan 4 yıllık dönem için Irak’a 1.4 milyar dolar tazminat ödemesine karar verdi.

    Kararın ardından Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden yapılan petrol sevkiyatı da durduruldu. Ancak 2018 sonrasını kapsayan dönem için davanın görülmeye devam edeceği kaydedildi.

    Irak Petrol Bakanlığı, Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin kararını memnuniyetle karşıladı. Bakanlık, kararla birlikte petrol ihracatından tek yetkilinin Bağdat yönetiminin olduğunun tescil edildiğini kaydetti.

    Irak’ta yargı süreci

    Irak Federal Yüksek Mahkemesi, Kürdistan Bölgesi Petrol ve Gaz Yasasını 15 Şubat 2022’de anayasaya aykırı bularak petrol ürünlerinin Bağdat yönetimine teslim edilmesine karar verdi. 

    Erbil yönetimi kararı kınayarak, “verilen siyasi hükmün’ çözüme hizmet etmediğini açıkladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa Komisyonu: Boğaz’daki yığılma G7’nin tavan fiyatından kaynaklanmıyor

    Avrupa Komisyonu: Boğaz’daki yığılma G7’nin tavan fiyatından kaynaklanmıyor


    Avrupa Komisyonu, Rus petrolü taşıyan gemilerin İstanbul Boğazı girişinde yığılmasının nedeninin G7 ülkelerinin aldığı tavan fiyat kararı olmadığını açıkladı.

    Tribeca denizcilik ajansı verilerine göre Boğazlar’dan geçmek üzere Kilyos açıklarında demirleyen gemi sayısı cuma günü itibariyle 20’ye yükseldi. 

    Denizcilik Genel Müdürlüğü ay başından beri Boğazlar’dan geçecek gemilerden kulüp sigortalarının (P&I sigortası) geçerli olduğunu gösterir teyit mektubu istemeye başlamıştı. 

    Bu da bu belgeyi alamayan gemilerin Boğaz girişinde kuyruk oluşturmasına yol açtı.

    Bu karar Moskova’nın petrol gelirlerini azaltmak amacıyla G7 ülkeleri ve Avrupa Birliği ülkelerinin tavan fiyatın üzerinde satılan Rus petrolünün sigortalanmasını engellemek için yürürlüğe soktuğu planla aynı döneme geldi. 

    Reuters’e açıklamalarda bulunan bir Avrupa Komisyonu sözcüsü, söz konusu kararın 5 Aralık’tan önce satın alınan petrolün kapsamadığını ve 45 günlük bir geçiş süreci olduğunu hatırlatarak şu anki yığılmanın G7’nin adımıyla ilgisi olmadığıı söyledi.

    G7 planına göre geçiş süreci 19 Ocak’a kadar devam edecek ve bu süreçte 5 Aralık’tan önce satın alınan ve gemilere yüklenmiş petrole tavan fiyatın üzerinde olsa da sigortalama gibi hizmetler verilebilecek. 

    Sözcü bu nedenle sorunu çözmek için Türk yetkililerle irtibatta olduklarını ve geçiş sürecinden sonra Türk yetkililerin “aynen daha önce olduğu gibi” sigorta poliçelerini teyit etmeye devam edebileceklerini vurguladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Petrol gemilerinin Boğazlardan geçişine neden izin verilmiyor?

    Petrol gemilerinin Boğazlardan geçişine neden izin verilmiyor?


    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, Türk boğazlarında bekletilen ham petrol yüklü gemilere ilişkin, kulüp sigortası olarak da adlandırılan geçerli bir koruma ve tazmin (P&I) sigortası sunamayan ham petrol tankerlerinin Türk boğazlarından geçmesinin söz konusu olmadığını açıkladı.

    Açıklamada, 1 Aralık itibarıyla Türkiye kara sularını ve milyonlarca insanın yaşadığı şehirleri korumak amacıyla, “sıkıntılı süreç” geçinceye kadar olmak üzere, ham petrol taşıyan ve Türk boğazlarından geçmek isteyen tankerlerin sundukları sigorta poliçelerinin, bu poliçeleri düzenleyen sigorta firmalarınca teyit edilmesi uygulaması başlatıldığı bildirildi.

    Her gün milyonlarca varil Rus petrolü, İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçerek dünya pazarlarına ulaştırılıyor. Kararın yürürlüğe girmesinden bu yana onlarca gemi boğazın Karadeniz girişi açıklarında demirlemiş vaziyette duruyor.

    Bu da halihazırda çalkantılı günlerden geçen enerji piyasasındaki gerginliği daha da artırıyor. 

    Peki bu gemilerin boğazlardan geçişine neden izin verilmiyor?

    AB yaptırımları yeni riskler doğurdu

    Normal şartlar altında gemilerde gövde ve makine dairesi için H&M sigortaları yaptırılırken üçüncü şahıslara, çevreye veya yüke verilebilecek zararlarla birlikte bunlara ilişkin cezalar ve bunlar gibi durumlara karşı P&I sigortası yapılıyor. 

    Türkiye ise Avrupa Birliği (AB) yaptırımları nedeniyle Türk boğazlarından ham petrol yüklü olarak geçen gemilerin P&I sigortalarının geçersiz olması ve bir kaza durumunda sigortanın tazmin edilememesi söz konusu olduğunu vurgulayarak yeni bir uygulama başlattı.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 16 Kasım’da yayınladığı genelgede 01/12/2022 tarihinden sonra Türk Boğazları’ndan yüklü olarak geçecek ham petrol taşıyan gemilerin P&I sigorta kuruluşlarından, gemi detayı, yükü ve seferinin yer aldığı ve P&I sigortasının bu gemi, sefer ve yük için geçerli ve kapsayıcı olacağını belirtir bir teyit mektubunun alınması gerektiğini duyurdu.

    Denizcilik Genel Müdürlüğü de P&I sigorta şirketlerinin mevzuatlarını öne sürerek ciddi ücretler karşılığı düzenledikleri sigorta poliçeleri kapsamında ticari müşterilerine teyit mektubu vermemelerinin kabul edilemeyecek bir durum olduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Talep edilen teyit mektubu, sadece söz konusu geminin boğaz geçişinde sigortasının geçerli olduğuna dair olup yaptırımlara tabi sigorta poliçesi geçersiz olacak herhangi bir gemi için teyit mektubu sunulması gibi bir talebimiz bulunmamaktadır. Sigorta firmaları, rutin olarak olay bazında talep edilen ve verilen bu teyit mektubunu, ülkemiz söz konusu olduğunda vermekten imtina etmektedirler. Sigorta şirketinin bir geminin ambargoya tabi olup olmadığını belirlemesi sıradan bir uygulamadır ve şu anda bekleyen gemiler için de bu araştırmayı yaptığı gemiler mevcuttur. Boğazda bekleyen ham petrol taşıyan gemilerin çok büyük çoğunluğu AB’ye ait gemiler olup, yine petrolün çok büyük bir bölümü AB limanlarına gitmektedir. AB’nin koymuş olduğu ambargo kurallarına ilişkin yine AB’ye ait gemilerle taşınan ham petrole yönelik, sigorta hizmeti veren AB sigorta firmaları tarafından Bakanlığımızın talep ettiği teyit mektubu vermemesinin sebebi anlaşılamamaktadır.”

    Sigortacılar Birliği teyit mektubu verilmemesini tavsiye etti

    Dünyadaki gemi taşımacılığında P&I sigortalarının yüzde 90’ını yapan 13 kulübü temsil eden International Group birliği, Türk yetkililerle yaptıkları görüşmeler sonrası üye kulüplere böyle bir teyit mektubu vermemelerini tavsiye etti.

    Kulüplerden yapılan tavsiye notlarında da “Bu şartlar altında teyit mektubu verilmesi kulübü AB, İngilitere ve ABD kanunlarına göre yaptırımları delme suçuyla karşı karşıya bırabileceği için kulüpler, Türk otoritelerin talebini yerine getiremez,” ifadeleri yer aldı.

    Dünyadaki tanker operatörlerinin yüzde 80’inden fazlasını temsil eden Uluslararası Denizcilik Odası da soruna bir an evvel çözüm bulunmasını ümit ettiklerini duyurdu.

    Bir oda sözcüsü “Türk hükümetinin, Türk karasularından geçen gemilerinin yaptırımları delmeleri halinde bile sigortalarının geçerli olacağını gösteren bir belge talep etmeleriyle ilgili netlik kazandırılması için üst düzey görüşmelerin sürdüğünü biliyoruz,” ifadelerini kullandı.

    Sözcü, bu talebin alışıldık sigorta teyitlerinin ötesine geçtiğini ve gemilerin gecikmesine yol açtığını vurguladı.

    Denizcilik Genel Müdürlüğü ise şu açıklamalarda bulundu:

    “Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından alınan yaptırım kararları dışında, diğer ülke ve uluslararası kuruluşların yaptırım kararlarını uygulamakla mükellef değildir. Bununla birlikte, yaptırıma tabi bir geminin veya bir yükün Türk boğazlarından geçmesi halinde meydana gelebilecek ve felaket boyutuna varabilecek bir kazada sigorta şirketinin tazmin sorumluluğunu karşılamaması riskini almamız söz konusu değildir. Unutulmamalıdır ki herhangi bir olayda zarar gören tarafların ve geminin bulunduğu yerden kaldırılması ile ilgili tazmin sorumluluğu ilk aşamada P&I sigortası kapsamındadır. P&I sigortasının tazmin tutarlarını aşan durumlarda devreye uluslararası IOPC fon girmekte olup, bu kuruluşun yetkilileriyle İdaremiz arasında gerçekleşen görüşmede herhangi bir kazada geminin veya yükün yaptırıma tabi olması ve P&I kuruluşu tarafından tazminden imtina edilmesi halinde, zararın fon tarafından da karşılanmaması olasılığının olduğu ifade edilmiştir. Birçok ülkedeki mevzuata benzer olarak ulusal mevzuatımız gereği, geçerli bir P&I sigortası sunamayan ham petrol tankerlerinin Türk boğazlarından geçmesi söz konusu değildir ve bu kural 2002’de beri uygulanmaktadır.”

    Teyit mektubu sunamayan gemilerin kara sulardan çıkarılması planlanıyor

    Tribeca denizcilik ajansına göre Karadeniz’de bekleyen gemi sayısının perlembe günü 19’a yükseldi,

    Bu süreçte sadece Rus sigorta şirketi Ingosstrakh tarafından sigortalanan bir gemini boğazlardan geçişine izin verildiği bildirildi.

    Denizcilk Genel Müdürlüğü Karadeniz’e çıkarak ham petrol yükleyecek gemilerin teyit mektubu vermemesi durumunda Karadeniz’e çıkarılmayarak Ege’de bekletilmesinin de önümüzdeki süreçte alınacak önlemlerden biri olacağını duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus petrolüne tavan fiyat uygulanması ne anlama geliyor?

    Rus petrolüne tavan fiyat uygulanması ne anlama geliyor?


    Batılı hükümetler, Moskova’nın bütçesi, ordusu ve Ukrayna işgaline mali katkı sağlayan fosil yakıt gelirlerini sınırlamak amacıyla Rus petrol ihracatına tavan fiyat sınırlaması getirdi. 

    Sınırlamanın pazartesi günü, Avrupa Birliği’nin deniz yoluyla sevk edilen ham petrole yaptırım uygulayacağı gün (eşzamanlı olarak) yürürlüğe girecek. . 

    AB, Rus petrolüne varil başına 60 dolarlık bir eşik üzerinde anlaştı. 

    Önlemden ötürü arz kaybına ilişkin endişeler, yavaşlayan küresel ekonomi nedeniyle azalan talebe ilişkin endişelerle rekabet ettiğinden, söz konusu yaptırımların petrol fiyatı üzerinde belirsiz etkisi olabilir.

    İşte tavan fiyat, AB ambargosu ve bunların tüketiciler ve küresel ekonomi için ne anlama gelebileceği hakkında bilinmesi gerekenler:

    Tavan fiyat nedir ve nasıl işleyecek?

    ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, G7 üyesi diğer müttefik ülkelere, Rus petrolünün küresel ekonomiye akışının sürdüğü bir ortamda, Moskova’nın kazancını sınırlamanın yolu olarak tavan fiyat uygulamasını önerdi. 

    Amaç: Bir yandan Rus petrolünün küresel piyasadan hızlı çekilmesi halinde petrol fiyatlarının keskin şekilde yükselmesini önlerken diğer yandan Moskova’nın mali durumuna, yani cebine zarar vermek.

    Batılı sigorta ve deniz sevkiyatı şirketleri, Rus ham petrolünü ancak petrolün tavan fiyat ya da bu fiyatın altında olması halinde taşıyabilecek. Uluslararası sigortacıların büyük çoğunluğu AB ya da İngiltere merkezli olduğu için de üst sınıra uymaları gerekecek.

    Petrolün küresel ekonomiye akışı nasıl devam eder?

    AB ve İngiltere’nin daha önceki yaptırım paketlerinde uyguladığı sigorta yasağının genel olarak uygulanması, Rus ham petrolünün çok büyük oranda piyasadan çekilmesine ve petrol fiyatlarının yükselmesine yol açabilir. Bu durumda Batı ekonomileri zarar görür, Rusya ambargoya rağmen sevk edebildiği petrolden daha fazla kazanç elde eder.

    Dünyanın 2 numaralı petrol üreticisi konumundaki Rusya, Batılı müşterilerin AB’nin getirdiği yasaklardan önce bile kendisinden uzaklaşmasıyla birlikte arzının büyük kısmını indirimli fiyatlarla Hindistan, Çin ve diğer Asya ülkelerine yönlendirdi.

    Farklı tavan fiyat seviyelerinin nasıl bir etkisi olur?

    Brüksel merkezli Bruegel düşünce kuruluşundan enerji politikaları uzmanı Simone Tagliapietra, 60 dolarlık bir üst sınırın Rusya’nın mali durumu üzerinde ağır bir (darbe) etkisinin olmayacağı görüşünde. 

    Tagliapietra, bunun “neredeyse hissedilmeyeceğini”, zira Rus petrolünün zaten (daha önceki) satıldığı marja yakın olacağını dile getirdi. 

    Rus Ural petrolü, uluslararası gösterge Brent’e göre ciddi bir indirimle satılıyor ve Covid-19 salgıı nedeniyle Çin’den gelen talebin azalacağı endişesiyle bu hafta 60 doların altına kadar geriledi.

    “İlk bakışta, üst sınır tatmin edici bir rakam değil” diyen Tagliapietra, bununla birlikte petrol fiyatlarının aniden yükselmesi ve üst sınırın zorlaması halinde Kremlin’in karını önleyeceği değerlendirmesinde bulunuyor. 

    “Rusya lideri Vladimir Putin üzerindeki baskıyı arttırmak istiyorsak, üst sınır zaman içinde (daha da) aşağı çekilebilir.” diyen Tagliapietra, “Sorun şu ki, Putin’in petrolden elde ettiği kara darbe vuracak bir önlem için aylardır bekliyoruz.” sözleriyle hükümetlerin ağır davranmasına eleştirisini dile getiriyor. 

    Varil başına 50 dolar gibi düşük bir tavan, Rusya’nın kazancını azaltacak ve devlet bütçesini dengelemesini imkansız hale getirecektir ki Moskova’nın bunu yapmak için varil başına 60 ila 70 dolara ihtiyaç duyduğuna inanılıyor. Bu durum “mali başa baş noktası” (Mali başa baş petrol fiyatı (FBOP), petrol ihraç eden bir ülkenin bütçesini dengelemek için gerekli olan petrol fiyatıdır) olarak adlandırılıyor. 

    Ancak 50 dolarlık bir üst sınır yine de Rusya’nın varil başına 30 ila 40 dolar arasındaki üretim maliyetinin üzerinde olacak ve Moskova’ya, yeniden başlatılması zor olabilecek kuyuları kapatmak zorunda kalmamak için petrol satmaya devam etme teşviki sağlayacaktır. 

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Polonya’nın 30 dolarlık bir üst sınıra övgüde bulundu. Washington merkezli Uluslararası Finans Enstitüsü baş ekonomisti Robin Brooks, geçen hafta attığı bir tweet’te 30 dolarlık bir üst sınırın “Rusya’ya hak ettiği mali krizi yaşatacağını” dile getirmişti.

    Berlin merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nden yaptırım uzmanı Maria Shagina da, üst sınırın nerede belirleneceği konusundaki tartışmanın, hangi hedefin izleneceği konusundaki anlaşmazlığı vurguladığını söylüyor: 

    “Rusya’nın bütçesine darbe vurmak ya da enflasyonu kontrol altına almak; ABD, fiyat artışlarını kontrol altına almaktan yana.” 

    Son tarih olarak gösterilen pazartesi gününe az bir süre kala, “Bu anlaşmazlığı daha uzun süre çözümlemek (üzerinde tartışmak) için fazla zaman yok.” diyen Shagina, “60 dolar hiç anlaşmamaktan daha iyi. Elbette daha sonra piyasadaki koşulları yansıtacak şekilde revize edebilirler ve sıkılaştırabilirler.” görüşünü dile getiriyor. 

    Peki ya Rusya ve diğer ülkeler tavan fiyatına uymazsa?

    Rusya daha önce yaptığı açıklamalarda tavan fiyat uygulamasına uymayacağı ve uyan ülkelere sevkiyatı durduracağı uyarısında bulunmuştu. 

    Rusya, petrol satış fiyatının üzerinde olması halinde sınırı görmezden gelebilir. Daha düşük bir üst sınır Moskova’nın, yaptırımları aşarak keskin bir şekilde yükselen küresel petrol fiyatından kar elde etme umuduyla sevkiyatları durdurup misilleme yapmasına neden olabilir.

    Çin ve Hindistan’daki alıcılar sınıra uymayabilir. Keza Rusya veya Çin, ABD, İngiltere ve Avrupa tarafından yasaklanan şirketlerin yerine kendi sigorta sağlayıcılarını kurmaya çalışabilir.

    Rusya ayrıca Venezuela ve İran gibi ‘sahibi belli olmayan karanlık filo’ tankerleri kullanarak kayıt dışı petrol satma yoluna gidebilir. 

    Petrol bir gemiden diğerine aktarılabilir ya da kaynağını gizlemek için benzer kalitede petrolle karıştırılabilir.

    Shagina, bu koşulların Rusya’nın kısıtlamalar çerçevesinde petrol satmasını “daha maliyetli, zaman alıcı ve külfetli” hale getireceğini belirtiyor. 

    Asya’ya petrol sevkiyatında daha uzun mesafeler söz konusu olduğundan dört kata kadar daha fazla tanker kapasitesine ihtiyaç duyulacaktır ve herkes Rus sigortası almayacaktır.

    “Bu karanlık filodan yararlanmanız gerekiyor ve bu sınırsız değil” diyen Shagina, “İran ve Venezuela bunu oldukça etkili bir şekilde kullanıyor, ancak aynı hedeflere yönelik rekabetle karşılaşabilirsiniz. Bu kedi-fare oyunu her zaman yaptırım mekanizmalarının doğasında vardır.” sözleriyle açık denizlerdeki diğer rakiplere dikkati çekiyor. 

    AB ambargosu?

    Rus üreticiler muhtemelen tüm petrollerini daha önce en büyük müşterileri konumundaki Avrupa’dan yeniden yönlendiremeyecek (satış rotasını değiştiremeyecek) ve bir kısmı muhtemelen en azından ilk etapta küresel pazarda kaybolacaktır.

    Commerzbank analistleri, AB ambargosu ve sınırlamanın birlikte “2023 başlarında petrol piyasasında gözle görülür bir sıkılaşmaya” yol açabileceğini belirtiyor ve Brent fiyatının gelecek haftalarda varil başına 95 dolara kadar tırmanmasını bekliyor. Cuma günü (2 Aralık) Brent 86,89 dolar seviyesindeydi.

    AP’nin analizine göre, AB ambargosunun en ciddi etkisi pazartesi günü değil, Avrupa’nın dizel yakıt gibi petrolden yapılan rafineri ürünlerine getirdiği ilave yasağın yürürlüğe gireceği 5 Şubat’ta görülebilir.

    Avrupa’da dizel yakıtla çalışan hala çok sayıda araç var. Yakıt aynı zamanda çok çeşitli malların tüketicilere ulaştırılması ve tarım makinelerinin çalıştırılması için kamyon taşımacılığında da kullanımda. 

    Dolayısıyla yüksek maliyetler ekonominin geneline yayılacaktır.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***