Etiket: Genel seçimler

  • Almanya seçimleri: Sandık çıkış anketlerine göre CDU/CSU ile SDP yüzde 25’er oy aldı

    Almanya seçimleri: Sandık çıkış anketlerine göre CDU/CSU ile SDP yüzde 25’er oy aldı


    Almanya’da 20. dönem Federal Meclisi’ni (Bundestag) belirlemek için yapılan genel seçimlerde oy kullanma işlemi sona erdi.

    Yoğun katılımın görüldüğü Almanya genel seçimlerinde sandık çıkış anketlerine göre, Hristiyan Birlik Partileri’nin (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Parti’ye (SPD) destek oranının başa baş gittiği görüldü. İki parti de oyların yüzde 25’ini aldı.

    Oy verme işleminin ilk saatlerinde yaşlı seçmenler ağırlıklı olarak oy kullanırken, gün ortasından itibaren genç ve orta yaşlı seçmenler sandığa ilgi gösterdi.

    Almanya’nın 16 yıllık şansölyesi Angela Merkel’in uğurlanacağı federal seçimlerin en güçlü iki adayı Hristiyan Birlik Partileri’nin (CDU/CSU) Başbakan adayı Armin Laschet ve Sosyal Demokrat Parti’nin Başbakan adayı Olaf Scholz.

    Laschet, Merkel’den boşalan koltuğu Sosyal Demokratlara kaptırmamak için mücadele ediyor.

    Seçimler sona erdi ancak Merkel’in halefinin kim olacağı hemen belli olmayacak. Bir koalisyon hükümetine ihtiyaç duyan Almanya, önümüzdeki aylarda hükümeti kurmak için uzun müzakerelere sahne olacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Beş grafikle Almanya seçimi: Liderlerin oy oranları, halkın sorunları ve korkuları, göçmenler

    Beş grafikle Almanya seçimi: Liderlerin oy oranları, halkın sorunları ve korkuları, göçmenler


    Almanya son dönemlerin ülke siyaseti açısından en kritik genel seçimlere gidiyor.

    Zira 3 dönemdir görevde olan ve 16 yıl boyunca Başbakanlık koltuğunda oturan Angela Merkel, 26 Eylül Pazar günü yapılacak seçimlerde aday olmadı.

    Merkel’in eski lideri olduğu Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) son dönemlerde düşüşte ve halk hükümetten şu günlerde hoşnut olmasa da Merkel, özellikle Avrupa’nın ve dünyanın çalkantılı süreçlerden geçmesine rağmen Almanya’yı istikrarlı bir şekilde yönetmesi sebebiyle hala en çok sevilen siyasi isim.

    Almanya seçimlerinde 3 önemli aday ön plana çıkıyor. Bunlar, Merkel’in partisi olan muhafazakar Hristiyan Demokrat Birliği’nin (CDU) adayı Armin Laschet, Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) lideri Olaf Scholz ve Yeşiller adayı Annalena Baerbock.

    Yapılan araştırmalarda Almanların ülke adına öncelikli sorun olarak gördükleri konular iklim krizi ve küresel ısınma, mülteci sorunu, Covid-19 ve sosyal adaletsizlik olarak dikkati çekiyor.

    Alman vatandaşların seçimlerdeki tercihi ne yönde?

    Almanya’da 16 yıl sonra Angela Merkel’in CDU liderliğini bıraktığı ilk seçimlerde hangi partilerin en çok oy alacağı anketlere yansıdı. Anketlere göre seçmenlerin yaklaşık 4’te 3’ü hangi partiye oy vereceğini kesinleştirdiğini ifade ediyor. Yüzde 15’lik bir kesim seçim günü kararını vereceğini belirtirken, çekimserlerin oranı ise yüzde 9-10 civarında.

    YouGov’un anketine göre SPD (Sosyal Demokrat Parti) yüzde 25 oy oranı ile birinci parti görünüyor. Başbakan Angela Merkel’in partisi CDU yüzde 21 ile ikinci ve Yeşiller yüzde 14 ile üçüncü sırada yer alıyor.

    Diğer partilerin ortalama oy oranı ise şöyle: AfD (Almanya İçin Alternatif) yüzde 12, FDP (Hür Demokrat Parti) yüzde 11 ve Sol Parti yüzde 7.

    Adayların popülaritesi nasıl?

    Alman vatandaşlar arasında yapılan anketler, seçim yarışında Sosyal Demokrat Parti (SPD) adayı Olaf Scholz’un avantajlı olduğunu gösteriyor. Veriler, Olaf Scholz’un popülaritesinin ağustos ayından beri yükseldiğini ve Almanlar arasında Merkel’den sonra en çok güvenilen isim olduğunu ortaya koyuyor.

    Avrupa Konseyi Dış İlişkiler Berlin Şubesi Başkanı Jana Puglierin, SPD partisiyle Olaf Scholz’un son dönemde önemli bir geri dönüşe imza attığını ve Başbakan seçilme şansının artığını ifade ediyor.

    Puglierin, “Koalisyon fikirleri konuşulurken kimse onları (SPD ve Scholz) hesaba katmıyordu. Uzun bir süre Muhafazakarların seçimleri kazanacağı ve koalisyon ortağının da Yeşillerin olacağı düşünülüyordu.”

    Merkel’in halefi, CDU’nun yeni lideri Armin Laschet’in henüz birkaç ay önce Başbakan olmasına kesin gözüyle bakılırken, son dönemde popülaritesinin oldukça düştüğü dikkati çekiyor.

    Alman seçmenler için ülkedeki en büyük sorunlar neler?

    Almanya’da seçmenlere göre ülkedeki en büyük sorun, iklim krizi ve küresel ısınma.

    Ülkenin batısında temmuz ayında meydana gelen, Almanya’nın modern tarihindeki en büyük sel ve heyelan felaketi seçmenlerin bu yöndeki düşüncelerini de derin bir şekilde etkilemiş durumda. Bu doğal afet sonucu 200’e yakın kişi hayatını kaybetmişti.

    Eylül ayında yapılan Infratest Dimap/ARD DeutschlandTrend anketine göre iklim krizi, yaz mevsimine oranla yüzde 20 oranında artış gösterdi ve Alman seçmenlerin gözünde uzak ara ülkedeki en büyük sorun durumunda.

    Covid-19 salgını, göçmen ve mülteci krizi ve sosyal adaletsizlik seçmenler için ülkedeki diğer büyük sorunlar arasında yer alıyor.

    Almanya’nın doğu ve batısı göçmenler konusunda 2’ye bölünmüş durumda

    Almanya’da iklim krizi, Covid-19 salgını gibi konuların yanı sıra doğu eyaletlerinde göçmen sorununun ülkedeki en büyük sorun olarak görülmesi yine dikkati çeken anket sonuçları arasında yer alıyor.

    Almanya’da daha ziyade sosyalist kesimin yaşadığı doğu eyaletlerinde sanayinin, ülkenin batısına kıyasla daha az gelişmiş olduğu söylenebilir.

    Ülkenin doğusunda yaşayan Almanların büyük bir çoğunluğu göçmen ve mültecilerin, Almanya’daki tansiyonu artırdığını ve ileride daha farklı büyük sorunlara yol açabileceğini ifade ediyor.

    Almanlar için 2021 sonrası ülkeyi bekleyen en büyük sorunlar neler?

    Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip olan Almanya’da iklim krizi, Covid-19 ya da göçmen sorunu haricinde halkın büyük bir çoğunluğunun hayat pahalılığı ve ülke ekonomisinin kötüye gitmesi endişesi taşıdığı görülüyor.

    Son anketlere göre, halkta 2021 sonrasında Covid-19 salgını ve bunun getirdiği kriz sebebiyle, vergilerin artması ve yaşlı kesimin bu durumdan etkileneceği korkusu var.

    Yine buna bağlı olarak dar gelirli kesimde, ülkede baş gösteren sorunlar nedeniyle vergi muafiyeti haklarını kaybedeceği ve sosyal yardımların azalacağı korkusu hakim.

    İklim krizinin yanı sıra buna bağlı olarak, tüketilen gıdaların kalitesinin düşeceği ya da tüketim maddelerinin zehirlenme endişesi de diğer sorunlar arasında yer alıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan BM Zirvesi için New York’a seyahati öncesi konuştu: Ne yaparlarsa yapsınlar kervan yürüyor

    Erdoğan BM Zirvesi için New York’a seyahati öncesi konuştu: Ne yaparlarsa yapsınlar kervan yürüyor


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim barajının düşürüleceği mesajını vererek, “Temennimiz odur ki inşallah 2023 seçimlerine girerken çok daha faklı bir şekilde girelim.” dedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu da eleştiren Erdoğan, “Ne yaparlarsa yapsın, kervan yürüyor ve yürüyeceğiz.” ifadesini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 76’ıncısı düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York’a gitmeden önce İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında iç ve dış politikaya yönelik önemli mesajlar verdi.

    Seçim barajıyla ilgili çalışmalara değinen Erdoğan bu konuda şunları söyledi: “Türkiye’nin de arzuladığı, beklediği bir sistemi inşallah yakalamış olalım. Meclis açıldığı anda da inşallah bu yaptığımız çalışmayı belli bir noktaya getirip, hiç uzatmadan meclise göndereceğiz ve müzakerelere de bu şekilde başlamış olacağız.”

    Erdoğan’ın New York seyahati öncesi dış politikada verdiği mesajlar neler ?

    ”Tüm insanlığı tehdit eden meydan okumalara yönelik yaklaşımımızı genel kurul kürsüsünden dile getireceğim. Konuşmamda Türkiye’nin çok taraflılığa ve daha adil bir dünya düzeninin tesisi hedefine olan güçlü desteğini vurgulayacağım”

    “(Afganistan) insani yardım konusunda bizim hiçbir zaman tereddüdümüz olmaz”

    “(Liderler Zirvesi) Göçmenler konusunda tabii ki mesajımız olacak çünkü bunun en büyük yükünü, kahrını çeken biziz.”

    (Nahçivan koridoru) “İnşallah Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki bu sıkıntı, bu koridorların açılması vesilesiyle aşılmış olur.”

    “(Miçotakis’in açıklamaları) Atılması gereken adımları karşımızdakilerden görmemiz lazım. Eğer görmezsek gereken kararı alır ve ona göre de adımları atarız”

    (Miçotakis’in açıklamaları) “Türkiye kimsenin bu noktada kapı kulu değildir.”

    Erdoğan, iç politikayla ilgili hangi mesajları verdi ?

    “Zincir marketlerdeki fiyat farklılıklarının üzerine gitmek suretiyle buralardaki ciddi fiyat farklılıklarını da süratle kaldıracağız”

    “(Kira artışları) “Özellikle yurt konusunda bir defa Türkiye’de biz bugüne kadar hiçbir iktidarın yapmadığı yatırımları yaptık”

    “(Kira artışları) Suistimal varsa bunun sorumlusu olan bakan arkadaşlarım bunları yakın takibe almak suretiyle bu zulmün önüne geçeceğiz”

    Basın toplantısında CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Erdoğan şunları söyledi:

    “Tabii Bay Kemal’e kalırsa, Bay Kemal’e ne yaparsanız yapın, yediremezsiniz. Çünkü onun dünyası farklı, dikili bir taşı yok, dikili bir ağacı yok. Ama yalan mı? Aman yarabbi, bunda bol. Onunla beraber hareket eden bazı medya grupları da var. Onlar devamlı karalama kampanyasını da sürdürüyorlar. Ne yaparlarsa yapsın, kervan yürüyor ve yürüyeceğiz. Hiçbir dönemde olmadığı kadar yoğun bir şekilde öyle bir yalan atıyor ki bir sene içinde Türkiye’de bu sorunu bitirecekmiş. Zaten böyle abartılacak bir sorun yok ki. Ne abartıyorsun? Şu anda bizim üniversite öğrencilerimize yönelik atılan bu adımlar hiç bir dönemde atılmış değil. Gayet başarılı şekilde yürüyor.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Norveç’te seçimi kazan sol ittifak, koalisyon görüşmelerine başlıyor

    Norveç’te seçimi kazan sol ittifak, koalisyon görüşmelerine başlıyor


    Norveç’te genel seçimleri önde bitiren sol partiler ittifakı, yeni hükümet çalışmalarına bugün başlayacağını duyururdu. Küresel ısınma ve petrol üretiminin yeni koalisyonun belirlenmesindeki en önemli tartışma konularının başında geleceğine kesin gözüyle bakılıyor.

    Genel seçimleri İşçi Partisi lideri Jonas Gahr Stoere önderliğindeki sol blok kazanırken, 8 yıldır iktidarda olan Başbakan Erna Solberg başkanlığındaki merkez sağ koalisyonunu yenilgiye uğrattı.

    Kesin olmayan sonuçlara göre, sol muhalefet partilerinin 169 sandalyeli parlamentoda 100 koltuk kazanacağı öngörülüyor.

    Koalisyon müzakerelerinde hangi konular öne çıkacak ?

    Sol ittifakın lideri Jonas Gahr Stoere, küresel ısınmada verilen sözlerin tutulması, gelir dağılımı adaletin sağlanması ve petrol üretimi kademeli azaltılırken, istihdamın da artırılması konusunda ittifaka katılacak partilere güvence vermesi gerekiyor.

    Stoere’un en önemli hedefi taşrada önemli ölçüde oy alan Merkez Parti ile özellikle kentlerde öne çıkan Sosyalist Parti’yi koalisyona katılmak için ikna etmek olacak.

    Sol ittifak lideri, “Ben çoğunluk hükümeti kurmak için çalışmak gerektiğine inanıyorum.” diyerek mümkün olduğu kadar fazla partinin desteğini almak için çalışacağı mesajını verdi.

    Yeni başbakan adayını bekleyen en önemli sorun, Paris anlaşması uyarınca karbon emisyonlarının düşürülmesini sağlarken, petrol şirketlerinin hidrokarbon araştırmalarının nasıl sınırlandırılacağı.

    Başbakan adayı nasıl taviz verecek?

    Norveç siyasetini izleyen uzmanlar, Stoere’un, petrol arama çalışmalarını durdurma yerine azaltma seçeneğini ortaya koyarak uzlaşı yoluna gideceğini tahmin ediyor.

    Günde 4 milyon varil petrol üreten Norveç’in ihraç ürünlerinin yüzde 40’ını petrol ürünleri oluşturuyor. Yaklaşık 5. 5 milyon nüfusa sahip ülkede 160 bin kişiye istihdam sağlayan ve ülke ekonomisinin gayri safi yurt içi milli hasılasının yüzde 14’ünü oluşturan petrol sektöründeki üretimde kesintiyi gidilmesi kampanya sırasında en önemli tartışma konularının başında geldi.

    Koalisyona katılması beklenen Yeşiller, 2025 yılına kadar petrol sanayisinin sona erdirilmesini istiyor. Bu görüş. Norveç halkının yüzde 35’i tarafından da destek görüyor. Bunun dışında Uluslararası Enerji Ajansı, küresel ısınmanın kontrol altına alınabilmesi için petrol aramalarının durdurulmasını istiyor.

    Stolberg ve Store petrol aramalarının durdurulması konusunda vaat vermekten kaçınırken, bu liderlerin olası koalisyon ortakları kampanya sırasında bu konuda topluma önemli sözler verdi.

    Sol kesimde Yeşiller dışında Sosyalist Parti de petrol üretiminin durmasını isterken, sağ kanatta Liberal Parti de yine buna destek veriyor.

    Ülkede petrol üreticileri ve bu alanda lobi faaliyetleri yapanlar ise ülkenin petrol sanayisinin zaten çevreci bir yaklaşımla yönetildiğini iddia ederek, tartışmanın gereksiz olduğu görüşünü dile getiriyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ermenistan’da halk, erken parlamento seçimi için sandık başına gitti

    Ermenistan’da halk, erken parlamento seçimi için sandık başına gitti


    Ermenistan’da seçmenler, erken parlamento seçimi için bugün sandık başına gitti.

    Azerbaycan ile Dağlık Karabağ’da 44 gün süren savaşın kaybedilmesinin ardından Başbakan Nikol Paşinyan’ın görevinden istifa etmesi sonucu ülkede erken seçime gitme kararı alınmıştı.

    Seçimde 26 siyasi hareket yarışacak. İlk defa rekor denecek seviyede 22 parti ve 4 ittifakın katılacağı seçimde, 2 milyon 581 bin 93 seçmen oy kullanabilecek.

    Bu siyasi hareketler arasında başbakan olarak Paşinyan’a ve 3 eski cumhurbaşkanına ait partiler de yer alıyor.

    Görevini seçime kadar geçici olarak sürdüren Başbakan Paşinyan bu seçime “Sivil Sözleşme Partisi” ile katılıyor.

    Ermenistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan (1991-1998) “Ermeni Ulusal Kongre Partisi”, Rusya yanlısı tutumu ile bilinen eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan (1998-2008) ise “Ermenistan İttifakı” ile yarışacak.

    Paşinyan’ın halk hareketi başlatarak koltuğundan ettiği eski Cumhurbaşkanı ve Başbakan Serj Sarkisyan (2008-2018) bu seçime doğrudan girmese de desteklediği “Onurum Var İttifakı” oy pusulasında yer alacak.

    Seçim yarışı Paşinyan ve Rusya yanlısı Koçaryan arasında geçecek

    Seçimde, kısa bir süre önce yapılan değişiklikle “nispi temsil sistemi” uygulanacak.

    Daha önceki dönemlerde en az 105 sandalyeli parlamentoya, 2018’de yapılan seçim sonucunda eski sistem gereği 132 milletvekili girmişti. Yeni sistem nedeniyle, bu seçim sonucunda parlamentoda tam olarak kaç milletvekilinin olacağı şimdilik net değil.

    Seçim yarışının Paşinyan ve eski Cumhurbaşkanı Koçaryan’ın arasında geçmesi bekleniyor. MPG isimli bir araştırma şirketinin Ermenistan’daki seçimle ilgili yaptığı anketin sonuçlarına göre, Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisi yüzde 22,4 oy ile birinci sırada yer alırken, Koçaryan’ın Ermenistan İttifakı ise yüzde 20,6 oy ile Paşinyan’ın partisini takip ediyor.

    Siyaset analistlerine göre, parlamentoda muhalefette bulunan Müreffeh Ermenistan Partisinin barajı aşması beklenirken, diğer muhalefet partisi Aydınlanmış Ermenistan’ın baraj altında kalacağı öngörülüyor.

    Seçim sonrası senaryolara göre, parlamentoya Paşinyan ve Koçaryan’ın partisinin yakın oy oranlarıyla girmesi halinde bir koalisyon hükümetinin kurulması gündemde olacak. Bu durumda parlamentoya girecek üçüncü kilit parti, Paşinyan’ın mı yoksa Rusya yanlısı oyarak bilinen Koçaryan’ın mı başbakan olacağına karar verecek.

  • Kıbrıs’ta yapılan seçimde milliyetçi partiler oylarını artırdı

    Kıbrıs’ta yapılan seçimde milliyetçi partiler oylarını artırdı


    Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY) yapılan parlamento seçimlerinde, sandık çıkışı anket sonuçlarına göre iktidardaki muhafazakârlar Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) ilk sırada yer aldı.

    Devlet televizyonunun yayınladığı ilk sonuçlara göre, DİSİ’nin yüzde 24 ile 28 arasında oy almasının beklendiği kaydedildi. Onu takip eden Emekçi Halkın İlerici Partisinin (AKEL) oy oranı ise yüzde 23-27 arasında. Sonuçların 3 bin 200 sandık çıkışı anket yanıtlayıcısının yüzde 75’ine dayandığı belirtildi.

    DİSİ ile AKEL her ne kadar seçimlerden iki büyük parti olarak çıksa da küçük milliyetçi partiler geçen seçimlere kıyasla oylarını önemli oranda artırdı.

    Oy oranını artıran aşırı sağcı ve göçmen karşıtı ELAM, burka ve başörtüsünü yasaklamak istiyor. ELAM partisinin, Yunanistan’da yasaklanan aşırı sağcı Altın Şafak ile bağlantısı geçmişte kanıtlanmıştı.

    Rum Yüksek Seçim Kurulu verilerine göre, seçimde 56 sandalye için 658 aday, bağımsız olarak veya 15 siyasi parti adına yarıştı.

    Mecliste 9 sandalyesi bulunan Demokrat Partinin (DİKO) oy oranı yüzde 9.5 ila 12 arasında.

    Seçime katılım oranı yüzde 63.9

    Hükümet verilerine göre, seçime katılım oranı yüzde 63.9, çekimserlerin oranı yüzde 36 oldu. 2016’daki son seçimlerde çekimser kalma oranı yüzde 33,6’ydı.

    Son seçimlerde ilk kez meclise 2 vekille giren aşırı sağcı Ulusal Halk Cephesinin (ELAM) oylarını yaklaşık iki kat artırarak yüzde 5-7 arasında halk desteği alması bekleniyor.

    Çoğunlukla genç adaylardan oluşan Yeşiller partisinin, oy oranı yüzde 4-6 arasında bulunuyor.

    2006’de yapılan parlamento seçimlerinde DİSİ ve AKEL 18’er milletvekili çıkarmıştı.

  • İsrail’de ‘Netanyahu dönemini bitirebilecek’ karar: Bennett, koalisyona katılacağını açıkladı

    İsrail’de ‘Netanyahu dönemini bitirebilecek’ karar: Bennett, koalisyona katılacağını açıkladı


    İsrail’de aşırı sağ görüşleriyle öne çıkan Yamina Partisi lideri Naftali Bennett, koalisyon hükümeti kurmak için Başbakan Benyamin Netanyahu karşıtı bloğa katılacağını duyurdu.

    Bennett, düzenlediği basın toplantısında, mevcut tabloda Başbakan Netanyahu’nun liderliğinde sağcı bir hükümetin kurulmasının mümkün olmadığını belirtti.

    Yamina lideri, İsrail’in önünde iki seçenek bulunduğunu ve bunların ya beşinci seçime gitmek ya da “değişim bloğu” olarak adlandırılan partilerle “birlik hükümeti” kurulması olduğunu ifade etti.

    Yehsh Atid (Gelecek Var) Partisi lideri Yair Lapid ile koalisyon hükümeti kurmak için çalışma yapacağını dile getiren Bennett, “Önemli bir an, sorumluluk almalıyız. Arkadaşım Yair Lapid ile bir hükümet kurmak için elimden gelenin en iyisini yapmaya niyetliyim.” dedi.

    Koalisyon kurulursa Netanyahu 12 yıl sonra başbakanlık koltuğunu kaybedecek

    Yerel basında çıkan haberlerde, Bennett ile Lapid’in dönüşümlü başbakanlık yapacağı söylenen koalisyon hükümetinin kurulması halinde Binyamin Netanyahu’nun 12 yıldır aralıksız yürüttüğü başbakanlık koltuğuna ilk olarak Bennett’in oturacağı kaydedildi.

    İsrail’de 23 Mart’ta yapılan seçimin ardından Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, koalisyon hükümetini kurmak için Başbakan Netanyahu’yu görevlendirmişti.

    Netanyahu, 4 Mayıs’ta koalisyon hükümetini kuracak yeterli desteği bulamadığı için Rivlin’e görevi iade etmişti.

    Bunun üzerine Rivlin, 5 Mayıs’ta koalisyon hükümetini kurma görevini Netanyahu’nun rakibi Lapid’e vermişti.

  • Suriye’de seçimler öncesinde sosyal medya paylaşımlarından dolayı gözaltına alınanlar serbest

    Suriye’de seçimler öncesinde sosyal medya paylaşımlarından dolayı gözaltına alınanlar serbest


    Suriye’de bu yıl sosyal medyadaki muhalefete yönelik operasyonlarda gözaltına alınan 400’den fazla memur, yargıç, avukat ve gazeteci serbest bırakıldı. Şam yönetiminin bu hareketinin cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ‘oy kazanmak’ anlamına geldiği yorumları yapılıyor.

    Siber suçlar yasasına göre tutulduktan sonra serbest bırakılanlar, 26 Mayıs seçimleri öncesinde “para spekülatörleri, uyuşturucu satıcıları, kaçakçılar ve adam kaçıranları” için genel af kapsamında bu ay özgürlüğüne kavuşan binlerce kişi arasında yer aldı.

    İnsan hakları grupları, ülkede 2011’deki halk ayaklanması sonrası tutuklanan on binlerce Esad muhalifinin yıllarca yargılanmadan demir parmaklıklar ardında tutulduğunu söylüyor.

    ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Suriye araştırmacısı Sara Kayyalı, yönetimin bu adımı seçimlere yönelik attığını işaret etti.

    Ekonomisi savaşın, yaptırımların ve Covid-19’un ağırlığı altında kriz yaşayan ülkede kötüleşen yaşam koşullarının halk tarafından eleştirilmesine müsamaha gösterilmiyor.

    Reuters, “serbest bırakılanların en az 60’ının aralarında kıdemli polis memurları, hakimler ve kıdemli bir gümrük müfettişi, devlette çalışan gazeteciler, avukatlar, üniversite öğrencileri, işadamları ve kadın hakları savunucuları da dahil olmak üzere yerel topluluklarında iyi tanınan kişiler olduğunu” duyurdu.

    “Sahte haber üretene 6 ay hapis cezası”

    İçişleri Bakanlığı ocak ayında, devletin otoritesini zayıflattığı düşünülen sosyal medya yorumlarını suç sayan siber suçlar yasasını ihlal edenlerin en az altı ay hapis cezasına çarptırılacağı konusunda uyardı.

    Bakanlık, “kamuoyunda kafa karışıklığı yaratan, sahte haberler sızdıranların peşine düşeceğini” duyurmuştu.

    Aile üyeleri, devlet televizyonunun tanınan sunucusu Hala Jerf, bir devlet teftiş kurumunun başkanı olarak görev yapan kıdemli memur Firyal Jahjah ve Lazkiye ilinin önde gelen yerel gazetecisi Kenan Wakkaf’ın serbest bırakılanlar arasında olduğunu söyledi.