Etiket: Gazze şeridi

  • Alman Dışişleri Bakanı Maas: Orta Doğu’da yaşanan şiddetten Hamas sorumlu

    Alman Dışişleri Bakanı Maas: Orta Doğu’da yaşanan şiddetten Hamas sorumlu


    Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Orta Doğu’da yaşanan son yılların en kötü şiddetinden Hamas’ı sorumlu tuttu.

    Dışişleri Bakanı Maas, Federal Mecliste yaptığı konuşmada, “Orta Doğu’da bugünlerde son yılların en kötü şiddeti yaşanıyor.” ifadesini kullandı.

    Yaşanan şiddetin sorumlusunun Hamas olduğunu savunan Maas, “Kudüs ve Tel Aviv’deki insanlar sığınaklara gitmek zorunda kalıyor. Bu saldırıları şiddetle kınıyoruz. Mescid-i Aksa’da yaşananlar, saldırıları haklı göstermez. İsrail, halkını koruma hakkına ve görevine sahiptir.” diye konuştu.

    Maas, gerilimin düşürülmesi için 3 aşamalı plan önerdiklerini aktararak, bunların Hamas’ın ‘füze terörünü’ derhal durdurması, ateşkes anlaşması ile çatışmanın karmaşık nedenleri ele alınmadan İsrailliler ve Filistinliler arasında doğrudan görüşmeler yapılamayacağı olduğunu ifade etti.

    Ayrıca Maas, Almanya’daki Yahudi karşıtlığına, kışkırtmalara ciddiyetle karşı çıkılması gerektiğini sözlerine ekledi.

  • İsrail ordusu, kime ait olduğu bilinmeyen bir İHA düşürdüğünü açıkladı

    İsrail ordusu, kime ait olduğu bilinmeyen bir İHA düşürdüğünü açıkladı


    İsrail ordusu Gazze Şeridi’nde hava saldırılarına devam ederken Ürdün yakınlarındaki Ağvar bölgesine bağlı Vadi el-Uyun’da insansız bir hava aracının (İHA) düşürüldüğünü duyurdu.

    Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, İsrail güçlerinin söz konusu İHA’yı takip ettiği ve İsrail hava sahasına yaklaştığı anda vurduğunu belirtti.

    The Jerusalem Post’un haberine göre insansız hava aracını kimin kontrol ettiği hala belirsiz.

    Diğer taraftan İsrail savaş uçakları Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bazı bölgelere hava saldırıları düzenledi.

    İsrail ordusu yaptığı açıklamada bu gece abluka altındaki Gazze Şeridi’ne 65 saldırı düzenlediğini duyurdu.

    İsrail’in 10 Mayıs’ta başlattığı hava, kara ve denizden gerçekleştirdiği saldırılarda Gazze’de şu ana kadar 61’i çocuk, 36’sı kadın 212 Filistinli öldürüldü. 1400’ün üzerinde yaralı bulunuyor.

    İsrail’de ise Hamas’ın roket atışları sonucu en az 10 kişi hayatını kaybetti.

  • İsrail-Filistin çatışması: Gazze’de savaş suçu işleniyor mu?

    İsrail-Filistin çatışması: Gazze’de savaş suçu işleniyor mu?


    İsrail ile Filistinli direniş grupları arasındaki çatışmalarda bilanço ağırlaşırken Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Doğu Kudüs ve Gazze’de yaşanan şiddetin artması nedeniyle savaş suçlarının işlenme olasılığından duyulan endişeyi dile getirdi.

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne 10 Mayıs’tan bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı yaklaşık 100’ü çocuk ve kadın olmak üzere 212’ye yükselirken İsrail tarafında ise biri çocuk toplam 10 kişi hayatını kaybetti.

    İsrail, orantısız güç kullanımı ve sivillerin yaşadığı yerleşim alanlara saldırmakla, Filistinli gruplar ise sivilleri kalkan olarak kullanmak ve İsrail yerleşim alanlarına roket atmakla suçlanıyor.

    Çatışmalarda olası uluslararası hukuk ihlalleri hangileri?

    Uluslararası hukuk, sivillerin hedef alınmasını veya sivil alanlarda ayrım gözetmeksizin güç kullanılmasını yasaklıyor.

    2 milyon insanın dar bir kıyı şeridine sıkıştırıldığı Gazze’de durum oldukça karışık. Dar alan ve yoğun bombardımanlar nedeniyle Gazzelilerin sığınabileceği güvenli alan çok kısıtlı.

    Hamas’ın 2007’de iktidarı ele geçirmesinin ardından İsrail ve Mısır tarafından uygulanan abluka, ülkeden ayrılmayı neredeyse imkansız hale getirmiş durumda.

    Filistinli savaşçılar, yerleşim alanlarında faaliyet gösteriyorlar ve tüneller, roketatarlar ve komuta ve kontrol altyapısını okullara, camilere ve evlere yakın konumlandırıyorlar.

    İsrail ve Batılı ülkeler tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Hamas aynı zamanda Gazze’nin de facto hükümeti, on binlerce kişiyi memur ve polis olarak istihdam ediyor. Dolayısıyla, Hamas’la bağlantılı olmak Gazze’de yaşayan bir kişinin savaşçı olduğu anlamına gelmiyor.

    İsrail, pazar günü Hamas’ın yeraltı askeri altyapısının hedef alındığını söyleyerek Gazze Şehrindeki bir ana cadde boyunca ağır hava saldırıları düzenledi. Bombardımanda üç bina devrildi ve 16’sı kadın ve 10’u çocuk olmak üzere en az 42 kişi öldü. Bir gün önce ise, kalabalık bir mülteci kampına yapılan saldırıda aynı aileden 10 kadın ve çocuk hayatını kaybetti.

    İsrail medyası, ordunun saldırıda üst düzey Hamas yetkililerinin buluşmasını hedeflediğini iddia etti.

    Sivillerin kalkan olarak kullanılıp kullanılmadığının hukuki olarak tanımlanması için askeri varlıkların kasıtlı olarak korumalarından yararlanmak amacıyla sivillerin yakınına yerleştirdiklerini kanıtlaması gerekiyor.

    Öte yandan Hamas ve diğer Filistinli grupların İsrail’e fırlattığı yüzlerce roketten Tel Aviv’deki apartmanlara isabet etmesi uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor.

    Orantısız güç kullanımı

    İsrail sık sık orantısız güç kullanmakla suçlanıyor. Bölgenin en güçlü ordusuna sahip beyan edilmemiş bir nükleer güç olan İsrail, roketlerden kaynaklanan tehdidi ortadan kaldırma hakkına sahip olduğunu savunuyor. Sivillere zarar vermekten kaçınmak için her türlü çabayı gösterdiğini iddia ediyor.

    Buna, cumartesi günü Associated Press (AP) ile El Cezire ofislerinin yanı sıra bir hukuk firması, kan testi için bir laboratuvar ve düzinelerce özel daire ve küçük işletmeyi barındıran 12 katlı bir binanın bombalanması öncesi bina sakinlerinin uyarılarak boşaltılması örnek veriliyor.

    İsrail Ordusu, binada bir komuta ve kontrol merkezi, bir istihbarat birimi ve muharebe operasyonlarını koordine etmek için kullanılan diğer altyapı da dahil olmak üzere hatırı sayılır bir Hamas varlığı olduğunu iddia etti ancak herhangi bir kanıt paylaşmadı.

    Cenevre Uluslararası İnsani Hukuk ve İnsan Hakları Akademisi profesörü Marco Sassoli, geçmiş çatışmalarda İsrail’in “meşru bir askeri hedefin ne olduğuna dair oldukça geniş bir konsepte” sahip olduğunu söyledi.

    AP CEO’su Gary Pruitt, saldırı nedeniyle “şoke olduğunu ve dehşete düştüğünü” belirtti ve bağımsız bir soruşturma çağrısında bulundu. AP yönetimi 15 yıldır ofislerinin bulunduğu binada Hamas’ın olabileceğine ilişkin hiçbir bilgi verilmediğine ve bu iddiaya dair herhangi bir gösterge de olmadığına değinerek, gerçeklerin ortaya konmasını talep etti.

    Sassoli, bir medya merkezine saldırıyı “tamamen hukuka aykırı” olarak tanımladı ancak ordunun neyi hedeflediğini bilmeden bombalamanın haklı olup olmadığını bilmenin imkansız olduğunu söyledi.

    Hamas’ın yeraltı ordusu

    Hamas’ın silahlı kanadı üyeleri nadiren üniforma giyiyor ve çatışmalar başlaması üzerine yeraltına iniyor.

    Hamas taraftarlarının büyük çoğunluğu çatışmaya dahil olmuyor, bu da onların hedef alınmaması gerektiği anlamına geliyor.

    Uluslararası Kızıl Haç Komitesi, bir savaşçıyı “sürekli savaş işlevi” olan biri veya hedef alındığı anda çatışmaya giren biri olarak tanımlamaktadır.

    Bu tanıma göre, bir bina Hamas destekçileriyle dolu olsa bile, uzmanlar, savaş operasyonlarına aktif olarak katılmadıkları sürece meşru bir hedef olarak kabul edilmeyeceğini söylüyor.

  • Gazze’de bilanço ağırlaşıyor: En az 212 kişi hayatını kaybetti

    Gazze’de bilanço ağırlaşıyor: En az 212 kişi hayatını kaybetti


    İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı yaklaşık 100’ü çocuk ve kadın olmak üzere 212’ye yükseldi. İsrail tarafında ise biri çocuk toplam 10 kişi hayatını kaybetti.

    İsrail’in 10 Mayıs’tan bu yana hava ve karadan vurmaya devam ettiği Gazze Şeridi’nde tablo giderek ağırlaşıyor.

    ABD Başkanı Joe Biden de taraflara ateşkes çağrısında bulundu.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise ülkesinin Hamas’ın roket saldırılarına kuvvetli bir şekilde yanıt vermeyi sürdüreceğini ve saldırıların durmayacağını açıkladı.

    İsrail Ordusu’nun Gazze’ye hava saldırıları ikinci haftaya giren çatışmalarda salı günü erken saatlerde de devam etti.

    BM Genel Sekreteri Guterres, İsrail’in basın kuruluşlarını hedef almasından “derin rahatsızlık” duydu

    Artan sivil kayıpların endişe verici olduğunu ifade eden Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’in Gazze’deki medya binasına düzenlediği saldırıdan “derinden rahatsız olduğunu” söyledi.

    BM Genel Sekreteri Guterres’in Sözcüsü Stephane Dujarric tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Genel Sekreter, Gazze şehrinde, içinde uluslararası medya kuruluşlarının ofislerinin de bulunduğu yüksek katlı bir konutun İsrail hava saldırısı ile yıkılmasından derin rahatsızlık duymuştur” ifadesine yer verildi.

    Guterres’in Gazze’de artan sivil ölümler karşısında dehşete düştüğü vurgulanan açıklamada, “Dün gece Gazze’deki El-Shati kampında, İsrail’in hava saldırıları sonucu çocukların ve aynı aileden 10 kişinin ölümü de buna dahildir.” denildi.

    Açıklamada, Genel Sekreter Guterres’in, ayrım gözetmeksizin bütün taraflara sivillerin ve medya binalarının vurulmasının uluslararası hukukun ihlali olduğu ve ne pahasına olursa olsun bundan kaçınılması gerektiği uyarısı hatırlatıldı.

    İsrail ordusu: Gazze’den 3 bin roket atıldı

    İsrail ordusu, bugün yaptığı açıklamada, Gazze’deki silahlı grupların 10 Mayıs’tan bu yana İsrail’e yaklaşık 3 bin roket fırlattığını söyledi. İsrailli yetkililer, Gazze’den İsrail’e bugüne kadar bu kadar kısa sürede en fazla roket atışı yapıldığını ileri sürdü.

    İsrailli Orgeneral Ori Gordin basına yaptığı açıklamada, Gazze’den atılan 3 bin roketin 2006’da Hızbullah’ın attığı roket sayısından fazla olduğunu ifade etti.

    Netanyahu: Saldırılar durmayacak

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’ye yönelik hava saldırılarının devam edeceğini bildirdi.

    Netanyahu cumartesi günü akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, ülkesinin Hamas’ın roket saldırılarına kuvvetli bir şekilde yanıt vermeyi sürdüreceğini söyledi.

    İsrail Başbakanı, Hamas’ın Gazze’nin yoğun nüfuslu bölgelerinden atılan roketlerle İsrailli sivilleri hedef alarak çifte savaş suçu işlediğini ifade etti.

    Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen Filistin’e destek etkinliğine katılan Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ise çatışmaların altında yatan sebebin Kudüs olduğunu belirtti.

    Heniyye “Mescid’i Aksa’yı yıkabileceklerini sandılar. Şeyh Cerrah’da halkımızı yerinden edebileceklerini sandılar” şeklinde konuştu.

    “Direniş bizim stratejik tercihimiz” diyen Heniyye, “Mescid-i Aksa’ya el sürülmesi karşısında boş durmayacağız. Kudüs ve Mescid-i Aksa özgürleşene kadar durmayacağız” dedi.

    Gazze’de neler oluyor?

    Hamas, İsrail polisinin işgal altındaki Doğu Kudüs’te yer alan Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah Mahallesi’nden çekilmesi için 10 Mayıs Pazartesi günü yerel saatle 18.00’e kadar süre tanımıştı.

    İsrail polisinin Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah’tan çekilmemesi üzerine İsrail’e çok sayıda roket fırlatılmıştı. Bunun üzerine İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik “Surların Muhafızı” adıyla askeri operasyon başlatıldığını bildirmişti.

    İsrail Ordusu’na göre Hamas ve diğer gruplar pazartesi gününden bu yana İsrail’e 2 bin 300’den fazla roket saldırısı yaptı. İsrail ise yoğun nüfuslu kıyı şeridine binden fazla hava ve topçu saldırısı yaptı.

    Sağlık yetkililerine göre, en az 174 Filistinli Gazze’ye yönelik saldırılarda hayatını kaybederken 1100’den fazla kişi yaralandı.

    İsrail Kızılkalkan örgütüyse İsrail’de atılan roketler sonucu 10 kişinin hayatını kaybettiğini ve en az 636 kişinin yaralandığını bildirdi.

  • Biden’ın İsrail’e silah satışına onay vermesi kendi partisi içinde tartışmalara yol açtı

    Biden’ın İsrail’e silah satışına onay vermesi kendi partisi içinde tartışmalara yol açtı


    Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Joe Biden yönetiminin İsrail’e 735 milyon dolar değerinde silah satışı kendi partisi içinde de görüş ayrılıklarına neden oldu. Biden, silah satışıyla ilgili 5 Mayıs’ta Kongre’ye bildirimde bulunmuştu. Söz konusu gelişme İsrail ile Gazze merkezli silahlı grupların çatışmalarının başlamasından 5 gün önce yapıldı. Biden yönetimi onaylamış olsa da Kongre’nin kararı değerlendirip kararını vermesi için 15 gün süresi bulunuyor.

    İsrail’in 10 Mayıs’ta başlattığı hava, kara ve denizden gerçekleştirdiği saldırılarda Gazze’de şu ana kadar 61’i çocuk, 36’sı kadın 212 Filistinli öldürüldü. 1400’ün üzerinde yaralı bulunuyor. İsrail’de ise Hamas’ın roket atışları sonucu en az 10 kişi hayatını kaybetti.

    Kongre’de konuyla ilgili sert tartışmalar yaşanıyor. Özellikle Biden yönetiminin İsrail’e karşı ‘hoşgörülü’ bir tutum sergilemesi ve ‘İsrail’in kendini savunma hakkı var’ yönündeki açıklamaları sol görüşlü Demokratlar arasında rahatsızlıklara neden oluyor.

    İsrail, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD dış yardımının en büyük alıcısı oldu ve bu satış, genel ABD askeri desteğinin küçük bir parçası.

    ABD, 2016’da iki ülke arasında imzalanan anlaşma kapsamında, 2019’dan 2028’e kadar İsrail’e 38 milyar dolarlık askeri yardım sağlama sözü verdi.

    Biden yönetiminin kabul ettiği anlaşmanın nihai şeklini alması ve güdümlü füzeler dahil hassas silahların satışı için Kongre’nin onay vermesi gerekiyor.

    CNN’in Kongre kaynaklarına dayandırdığı ve Washington Post’un ilk defa duyurduğu satışla ilgili haberde, silah satışının Kongre tarafından engellenmesinin pek de mümkün görünmediği yer aldı.

    Zira bu satış da İsrail’e yapılan diğer tüm silah satışlarında olduğu gibi hızlandırılmış bir Kongre inceleme sürecinden geçiyor. Yani Kongre’ye olağan 30 günlük gözden geçirme süresi yerine söz konusu kararı durdurmak adına harekete geçmesi için sadece 15 günlük bir zaman aralığı tanınıyor.

    Adı açıklanmayan bir kaynağa göre, gözden geçirme sürecinin bitimine sadece üç gün kaldı ve yargı komitelerinin tasarıyı bloke etmek için harekete geçme zorunluluğu bulunuyor. Ancak aynı kaynağa göre şimdiye kadar gerçekleşmedi ve kalan süre içerisinde gerçekleşme şansı da neredeyse imkansız.

    Pentagon’a göre, İsrail’in dışında NATO üyesi ülkelerle Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda’ya yönelik silah satışları için de hızlandırılmış inceleme süreci uygulanıyor.

    Satışa aşina iki kaynak, İsrail’in geçmişte de ABD’den hassas güdümlü silahlar satın aldığını ve bunların Gazze’deki mevcut askeri harekatta kullanıldığına inanıldığını belirtti. Kaynaklar, söz konusu satışın İsrail’e verilen rutin desteğin bir parçası olduğunu ve bölgede son zamanlarda tırmanan gerilim nedeni ile gerçekleşmediğini dile getirdi.

    Amerikan medyası, Senatör Bernie Sanders, Vekil Alexandria Ocasio-Cortez ve Demokrat Partili Vekil İlhan Omar’ın dışında Biden yönetimine, İsrail’e sağlanan destek nedeniyle itiraz edenlerin sayısının gün geçtikçe arttığını aktarıyor.

    İlhan Omar, Biden yönetiminin İsrail’e silah satışı sağlamasını Gazze’de sivillerin hayatını kaybettiği savaşın devamına ‘yeşil ışık’ olarak tanımlarken askeri yardımın şartlandırılmasının ciddi şekilde konuşulması gerektiğini dile getirdi. Sanders ise Biden yönetimini, “ABD yardımlarını insan hakları ihlallerini desteklemek için kullanmak yasa dışıdır.” sözleriyle eleştirdi.

    İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırıları devam ederken özellikle progresif kanatta yer alan Demokrat Kongre üyeleri, Biden yönetiminin İsrail politikalarına tepkilerini dile getiriyor.

    Washington Post: Biden’ın duruşuna rağmen ABD’nin İsrail tartışmasının yönü değişiyor

    Bu arada Washington Post’ta yayımlanan bir analizde, Biden yönetiminin İsrail’e “koşulsuz desteğini” sürdürmesine rağmen, Washington siyasetinde Filistin’e destek veren seslerin çoğaldığına dikkat çekildi.

    Başkan Joe Biden’ın son dönemde Filistin ve İsrail’de yaşanan gerilimi ele alma şeklinin tüm taraflardan tepki çektiği vurgulanan analizde, Biden yönetiminin dış politikasının böyle bir gerginliğe hazır olmadığı belirtildi.

    Demokrat Parti içindeki “çatlağın” büyüdüğünün altı çizilen analizde, ABD’nin önde gelen Müslüman-Amerikan kuruluşlarının da Biden’ın dün düzenlediği “Ramazan Bayramı” programını boykot ettiği anımsatıldı.

    Biden’ın açıklamalarında, bir taraftan gerginliği azaltma çağrısı yaparken bir taraftan da “meşru müdafaa” hakkı diyerek İsrail’i savunduğu belirtilen analizde, ABD’nin BM Güvenlik Konseyindeki ateşkes çağrısını da veto ettiği hatırlatıldı.

    Filistin’de yaşananların “dünya sahnesinde insan hakları savunucusu” olmaya soyunan ABD yönetimi için de önemli bir sınav olduğu vurgulanan analizde, Biden yönetiminin bu konuda köşeye sıkışabileceği belirtildi.

    Bu arada ABD Başkanı Biden, İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefon görüşmesinde, bölgede ateşkes sağlanmasını desteklediğini bildirdi. Ancak Biden saldırıların hemen sonlandırılması yönünde bir çağrıda bulunmadı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da, Biden’la yaptığı telefon görüşmesinde, Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyonun devam etmesi konusunda kararlı olduğunu belirtti.

  • AP, İsrail’in hava saldırısının soruşturulmasını istiyor

    AP, İsrail’in hava saldırısının soruşturulmasını istiyor


    Associated Press’in (AP) üst düzey editörü Sally Buzbee, Gazze’de AP ofisinin de bulunduğu binayı hedef alan İsrail hava saldırısıyla ilgili soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.

    Buzbee, AP ve El-Cezire’nin ofislerinin bulunduğu Gazze’deki Cela adlı binanın İsrail savaş uçakları tarafından vurularak yerle bir edilmesiyle ilgili bağımsız soruşturma başlatılması gerektiğini belirterek, “Dün ne olduğuna dair bağımsız bir soruşturma yapılmasının bu noktada uygun olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

    AP yönetici editörü, içinde yerel ve uluslararası birçok medya kuruluşunun ofislerinin de bulunduğu 60 daireli binayı füzelerle dümdüz eden İsrail hükümetinin saldırıyı destekleyen net kanıtlar sunmadığını söyledi.

    Buzbee, 15 yıldır ofislerinin bulunduğu Cela binasında Hamas’ın olabileceğine ilişkin hiçbir bilgi verilmediğine ve bu iddiaya dair herhangi bir gösterge de olmadığına değinerek, gerçeklerin ortaya konması gerektiğini kaydetti.

    Buzbee, “AP çalışanlarına ve diğer kiracılara tahliye için yaklaşık bir saat süre veren İsrail ordusu, Hamas’ın söz konusu binayı askeri istihbarat ofisi olarak ve silah geliştirmek için kullandığını iddia etti. İsrail Askeri Sözcüsü Yarbay Jonathan Conricus, İsrail’in, ABD için kanıt derlediğini ancak önümüzdeki iki gün içinde vermeyi reddettiğini söyledi.” diye konuştu.

    İsrail savaş uçakları, dün Gazze’de içinde AP ve Katar merkezli televizyon kanalı El-Cezire’nin ofislerinin de bulunduğu 13 katlı binayı vurarak yerle bir etmişti.

  • İsral’in savunma sistemi Demir Kubbe nedir, kim geliştirdi, hangi ülkeler kullanıyor?

    İsral’in savunma sistemi Demir Kubbe nedir, kim geliştirdi, hangi ülkeler kullanıyor?


    İsrail ile Filistinli gruplar arasında bir haftadır süren çatışmalarda can kaybı artıyor. İsrail’in 10 Mayıs’tan bu yana hava ve karadan vurmaya devam ettiği Gazze Şeridi’nde en az 190 kişi yaşamını yitirdi. İsrail’de ise Gazze’den fırlatılan binlerce roket sonucu toplam 10 sivil hayatını kaybetti.

    Taraflar arasındaki can kaybında yaşanan asimetrinin birçok sebebi var. Gazze’nin nüfus yoğunluğunun fazla oluşu ve Hamas yetkililerinin halkın arasına saklandığını iddia eden İsrail’in saldırılarında sivillerin yoğun olarak yaşadığı yerleri vurması bu sebeplerden bazıları.

    Öte yandan Hamas ve Filistinli gruplar İsrail’e yönelik binlerce roket saldırısı düzenliyor. İsrail Savunma Bakanlığı son bir hafta içinde Gazze’den 3 bin 100 adet roket fırlatıldığını açıkladı. İsrail semalarına “yağmur gibi yağdığı” belirtilen roketlerin görece az can kaybına yol açmasının başlıca sebebi İsrail’in gelişkin Demir Kubbe savunma sistemi olduğu görülüyor.

    Demir Kubbe nedir?

    Demir Kubbe her türlü hava koşulunda çalışabilen hareketli bir savunma sistemi. Sistem, yaklaşık 70 kilometre mesafeden atılan kısa menzilli roket, topçu mermisi ve hava atışını durdurarak imha ediyor.

    Demir Kubbe nasıl çalışıyor?

    Sistem esas olarak karşı taraftan fırlatılan roketin imhası prensibine dayanıyor. Radar, kontrol-komuta ünitesi ve füze fırlatıcı üç parçadan oluşan sistem öncelikle karşı cepheden atılan roketi tespit ediyor, gelişmiş bir yazılım ile roketin güzergahını ve düşeceği noktayı hesaplıyor ve bu bilgi doğrultusunda roketi zararsız hale getirmek üzere üzere en yakın üniteden füze fırlatıyor.

    Hamas’ın İsrail hava sahasına çok sayıda roket fırlatarak Demir Kubbe sistemini etkisiz hale getirmek amacıyla taktik geliştirdiği kaydediliyor.

    Demir Kubbe ne kadar etkili?

    İsrailli yetkililer sistemin yüzde 70 ila 90 etkin olduğunu belirtiyor.

    Sistemi geliştiren Rafael İleri Savunma Sistemleri firması ise Nisan 2021’de sistemin onuncu yılını değerledirdiği açıklamasında son 10 yılda 2 bin 500’den fazla roketin zararsız hale getirildiğini ve başarı oranının yüzde 90 olduğunu kaydetti.

    Sistem ne zaman geliştirildi?

    Demir Kubbe, 2006 yılında Lübnan’dan İsrail’in kuzeyindeki topraklara yönelik 4 binden fazla roket saldırısında 44 sivilin yaşamını yitirmesi üzerine hayata geçirildi. İsrail’in en büyük savunma teknolojileri firması Rafael ile İsrail Havacılık Sanayi tarafından 2007’de geliştirilen sistem ilk kez 10 yıl önce İsrail’in Berşeva kentinde operasyonel hale geldi, 7 Nisan 2011’de Gazze’den atılan roketleri ilk defa başarılı bir şekilde durdurduğu açıklandı.

    Demir Kubbe sistemini harekete geçirmenin maliyeti ne kadar?

    Her bir imha füzesi 95 bin dolara (yaklaşık 800 bin tl) mal oluyor. Bu nedenle Demir Kubbe yalnızca sivil yerleşim yerlerine ya da stratejik noktalara isabet etme olasılığı bulunan roketleri imha etmek için harekete geçiriliyor.

    Buna karşılık Jerusalem Post gazetesine göre Gazze’den atılan kısa menzilli roketlerin ortalama 300 ile 800 dolar gibi ucuz bir maliyeti bulunuyor. Bu rakam uzun menzilli roketlerde 2 veya 3 katına çıksa da, Demir Kubbe sisteminin hareket geçmesinin getirdiği maliyetle kıyaslanamayacak kadar düşük kalıyor.

    İsrail’in tamamını korumak için 13 adet sisteme ihtiyaç olduğu ifade ediliyor.

    İsrail hangi ülkelere demir Kubbe sattı?

    Azerbaycan: Ermenistan’ın Rusya’dan aldığı savunma sistemine karşı 2016 yılında satın aldı.

    Hindistan: 2012 yılından bu yana sistemi yakınan takip eden Hindistan sistem satın almak için en son 2017’de 2 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladı.

    Romanya: 2018’de sistemi satın almak üzere anlaşma imzaladı.

    ABD’nin Demir Kubbe’ye yatırımı var mı?

    İsrail’in güvenliğinin vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelen Demir Kubbe sistemi yüksek maliyeti nedeniyle İsrail-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki askeri işbirliğinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Sistemin yarısını finanse eden ABD programa 429 milyon (yaklaşık 4 buçuk milyar tl) katkı vermeyi vaadediyor.

    Rafael İleri Savunma Sistemleri firması ABD’ye 2 adet Demir Kubbe bataryası teslim etiklerini belirtiyor.

    2014’te yapılan bir anlaşma ile Demir Kubbe füzesinin bazı önemli parçalarının ABD’de üretileceği açıklanmıştı.

    Bir anlamda balistik füze imha eden Patriot füze sistemine benzetilen Demir Kubbe’nin daha kısa menzilli roketlerin imhasında kullanılan en etkin savunma sistemlerinden biri olduğu ifade ediliyor.

    İsrailli yetkililer Demir Kubbe’nin menzilinin 70 kilometreden 250 kilometreye çıkarılmasını ve aynı anda iki farklı yönden gelen roketleri imha edebilecek kapasiteye ulaştırmayı hedeflediklerini belirtiyor.

  • BM’den İsrail ve Gazze’ye çağrı: Anlamsız kan dökme, terör ve yıkım döngüsünü sonlandırın

    BM’den İsrail ve Gazze’ye çağrı: Anlamsız kan dökme, terör ve yıkım döngüsünü sonlandırın


    Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Güvenlik Konseyi’nin acil toplantısında Gazze ile İsrail arasındaki “anlamsız kan dökme, terör ve yıkım döngüsü”nün sonlandırılması çağrısında bulundu.

    Pazar günü sanal ortamda düzenlenen toplantıda konuşan Guterres, ateşkes ilan edilmesi için tüm taraflarla aktif olarak görüştüklerini açıkladı.

    Genel Sekreter, son günlerde artan çatışmaların, birlikte yaşam ve barış umutlarını daha da zayıflattığını söyledi. Guterres ayrıca, her gün artan Filistinli sivillerin ölümleri konusunda “dehşete düştüğünü” ve İsrail’deki ölümler konusunda çok üzüntü duyduğunu ifade etti.

    BM Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesinin yanı sıra Filistin, İsrail, Ürdün, Mısır, Çin, Tunus, Norveç, İrlanda ve Cezayir’den temsilcilerin katıldığı toplantıda Guterres, gazetecilerin bulunduğu binanın yıkılmasını da “aşırı derecede endişe verici” olarak nitelendirdi.

    Fransız Bakan: Gazetecilerin binasının yıkılması konusunda aceleci yorum yapmamalıyız

    Fransa’nın Avrupa İşleri Bakanı Clement Beaune ise pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze’de AP ve El Cezire gazetelerinin bürolarının da bulunduğunu binanın İsrail saldırısı ile yıkılması konusunda “aceleci yorum” yapılmaması gerektiğini savundu.

    Beaune, saldırının endişe verici olduğunu söylese de, “Ama aynı zamanda biliyoruz ki Hamas bazen stratejik olarak liderlerini basının ve sivillerin olduğu binalara yerleştiriyor” şeklinde konuştu.

    İsrail, cumartesi yaptığı saldırıyla ilgili, binada Hamas yöneticilerinin olduğu savunmasını yapmıştı. AP ise bu iddiaya karşılık kanıt görmeyi talep etmişti.

  • Erdoğan Ruhani ile görüştü: İsrail’e güçlü ve caydırıcı bir ders verilmeli

    Erdoğan Ruhani ile görüştü: İsrail’e güçlü ve caydırıcı bir ders verilmeli


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile telefon görüşmesi yaptı.

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, İsrail’in Filistin’deki saldırıları ile Türkiye-İran ilişkileri ele alındı.

    Erdoğan, görüşmede, İsrail’in Filistin’de yaptığı saldırılara ve zulme karşı, Türkiye olarak tepkilerini en sert şekilde ortaya koyduklarını ve buna devam ettiklerini belirtti.

    Uluslararası camianın da İsrail’e bu pervasız saldırıları karşısında güçlü ve caydırıcı bir ders vermesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, İslam dünyasının bu kapsamda söylem ve eylem birliği içerisinde bulunmasının zaruri olduğunu ifade etti.

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı pazar günü itibarıyla 47’si çocuk, 31’i kadın olmak üzere 188’e yükseldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’a yönelik saldırıların devam edeceğini açıkladı.

  • Biden’ın telefon diplomasisi: Netanyahu’ya destek, Abbas’a ‘Hamas’ı durdur’ çağrısı

    Biden’ın telefon diplomasisi: Netanyahu’ya destek, Abbas’a ‘Hamas’ı durdur’ çağrısı


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, cumartesi günü İsrail ve Filistin liderleriyle telefon diplomasisi gerçekleştirdi. Biden, İsrail Başbakanı Netanyahu’ya “terörist gruplara karşı kendilerini savunma hakkını desteklediğini” söylerken, Filistin Devlet Başkanı Abbas’a “Hamas roketlerinin son bulması gerektiğini” vurguladı.

    Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamalarda, iki liderle de gerçekleştirilen konuşmalar hakkında bilgi paylaşıldı.

    Göreve geldiğinden bu yana ilk defa Filistin Devlet Başkanı’yla konuşan Joe Biden, “Filistin halkının hak ettiği itibar, güvenlik, özgürlük ve ekonomik fırsat” için çalışmaları sürdüreceğini belirtti. Açıklamada, Biden’ın iki devletli çözümü desteklediğini ve bunun kalıcı bir çözüm için en iyi yol olduğunu vurguladığı kaydedildi.

    Biden ayrıca, Gazze ve Batı Şeria’ya yapılan insani yardımları yeniden başlatacaklarını açıkladı. Söz konusu yardımlar, eski Başkan Trump döneminde sonlandırılmıştı.

    Biden İsrail’e desteğini yineledi

    Çatışmalarda İsrail’e desteğini çok defa açıkça ifade eden Biden, Netanyahu ile görüşmesinde de desteklerini yineledi.

    Konuşmayla ilgili paylaşılan basın bildirisinde, “Başkan Biden, Hamas ve Gazze’deki diğer terör gruplarının roket saldırılarına karşı İsrail’in kendini koruma hakkına güçlü desteğini bir kez daha dile getirdi. Biden, İsrail’deki şehir ve bölgelere yönelik bu rastgele saldırıları kınadı” ifadelerine yer verildi.

    Biden, AP ve El Cezire gazetecilerinin çalıştığı binanın İsrail saldırısıyla yıkılmasına doğrudan atıfta bulunmasa da, gazetecilerin güvenliği ve emniyeti konusundaki endişelerini dile getirdi.

    Amerikan başkanı, çatışmalarda aralarında çocukların da bulunduğu İsrailli ve Filistinli sivillerin yaşamını yitirmesi nedeniyle duyduğu endişeyi her iki devlet liderine de iletti.

    Demokrat Parti vekillerinden Biden’a tepki

    Diğer yandan ABD Başkanı Joe Biden’ın tutumu, kendi partisi üyeleri arasında da tepkilere neden oldu.

    New York Vekili Ocasio-Cortez, gazetecilerin bulunduğu binanın yıkılmasına ilişkin yaptığı bir paylaşımda “Bu, ABD’nin desteğiyle oluyor. Hiçbir sözcünün lafı ne kadar çevirdiğini umursamıyorum. ABD, BM’nin ateşkes çağrısını veto etti. Biden yönetimi bir müttefikine karşı sesini çıkarmıyorsa, kime karşı çıkar? Nasıl insan hakları savunuculuğunda güvenilir olurlar?” ifadelerini kullandı.

    Ocasio-Cortez başka bir paylaşımında da İsrail’i “Apartheid rejimi” olarak nitelendirerek, “Apartheid ülkeler, demokrasi değildir” mesajını verdi.

    Müslüman Kongre üyesi Ilhan Omar ise, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin ateşkes çağrısına destek vermeyen tek ülkenin ABD olduğunu hatırlatarak, “ABD’nin bu şiddetli katliamı desteklemesi mide bulandırıcı ve ahlak dışı. ABD’nin aktif bir şekilde ateşkesi engellediği ve sivillerin katledilmesine izin verdiği başka bir zaman bilmiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

    ABD ve Kanada’da Filistin’e destek eylemleri

    İsrail ile Filistin arasındaki çatışmalar sürerken ABD’nin birçok kentinde cumartesi günü Filistin’e destek eylemleri düzenlendi. New York, Boston, Los Angeles, Washington’ın yanı sıra Kanada’nın Toronto kentinde binlerce kişi sokaklara çıktı.

    Ellerinde Filistin bayrakları taşıyan göstericiler, “Filistin için özgürlük, Gazze için özgürlük” sloganları attı. “Benim adıma yapma” yazılı pankart taşıyan Yahudilerin de eylemlere katılarak saldırıları kınaması dikkat çekti.

    Şiddetlenen İsrail-Filistin çatışmalarında 10 Mayıs’tan bu yana 41’i çocuk, 23’ü kadın en az 147 Filistinli ve 10 İsrailli hayatını kaybetti, 1115 kişi de yaralandı.