Etiket: Gain

  • GAİN’e Soruşturma, Gözaltılar Var: Şirkete Kayyım Atandı

    GAİN’e Soruşturma, Gözaltılar Var: Şirkete Kayyım Atandı


    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu’nca yürütülen kapsamlı soruşturmada, yasa dışı bahis ve kara para aklama iddiaları çerçevesinde dikkat çeken mali hareketler tespit edildi. Soruşturma, 7258 sayılı Kanun’a muhalefet ile suç örgütü kurma ve suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama suçlarını kapsıyor.

    MASAK RAPORUNDAN ÇARPICI DETAYLAR

    Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporuna göre, şüpheli Berkin Kaya’nın banka hesaplarında çok sayıda ve yüksek meblağlı nakit yatırma ve çekme işlemleri belirlendi. İncelemelerde, Kaya’nın SWIFT işlemlerinin olağan dışı yoğunlukta olduğu, yurt dışındaki bazı şirketlere yüksek tutarlarda para transferleri yaptığı saptandı.

    Şüphelinin ortak olduğu şirketlerin ticari faaliyetleri mercek altına alındığında, bu para hareketlerini açıklayacak yeterli ekonomik faaliyetin bulunmadığı, hesapların yasa dışı bahis ve dolandırıcılık ağlarında kullanıldığına dair çok sayıda istihbaratın bulunduğu değerlendirildi.

    GAİN'e Soruşturma, Gözaltılar Var: Şirkete Kayyım Atandı - Resim : 2

    GAİN MEDYA’YA YAKLAŞIK 450 MİLYON LİRALIK AKTARIM

    Soruşturma dosyasına giren tespitlere göre, 9 Temmuz 2020’de kurulan GAİN Medya Anonim Şirketi’nin yüzde 50 hissesinin, 11 Haziran 2024’te Berkin Kaya tarafından devralındığı belirlendi. Hisse devrinden önce ve sonra, 19 Nisan 2024 ile 22 Ekim 2024 tarihleri arasında şirkete 310 milyon TL nakit, 88 milyon TL havale/EFT ve 9 Ocak 2025’te 1 milyon ABD doları olmak üzere toplamda yaklaşık 450 milyon TL ödeme yapıldığı kaydedildi.

    Ayrıca, 29 Kasım 2024’te yapılan genel kurulda şirket sermayesinin 1 milyar TL’ye yükseltildiği, bu artışın 380 milyon TL’den fazlasının ortakların alacaklarının sermayeye eklenmesi yoluyla karşılandığı belirlendi. Şirket finansmanının büyük ölçüde yüklü nakit girişleri ve yurt dışı kaynaklı transferlere dayandığı tespit edildi.

    GAİN'e Soruşturma, Gözaltılar Var: Şirkete Kayyım Atandı - Resim : 3

    ANAHAT MEDYA’DAN 1 MİLYAR 76 MİLYON LİRALIK HAVALE

    Dosyada yer alan bir diğer tespitte, şüpheli Selahattin Aydın’ın tek ortak olduğu ve 10 milyon TL sermaye ile kurulan Anahat Medya Anonim Şirketi’nin, GAİN Medya Anonim Şirketi’ni 450 milyon TL bedelle devraldığı belirtildi. Aynı tarihte yapılan nakit sermaye artırımıyla Anahat Medya’nın sermayesinin 470 milyon TL’ye çıkarıldığı ifade edildi.

    Anahat Medya tarafından 28 Ocak 2025 ile 22 Ağustos 2025 tarihleri arasında GAİN Medya’ya yaklaşık 1 milyar 76 milyon TL tutarında EFT ve havale gerçekleştirildiği, bu transferlerin Aydın’ın hesabına yatırılan yüksek tutarlı nakitlerle finanse edildiği ve paraların kısa sürede GAİN Medya hesaplarına aktarıldığı belirlendi.

    GAİN'e Soruşturma, Gözaltılar Var: Şirkete Kayyım Atandı - Resim : 4

    3 GÖZALTI, ŞİRKETLERE KAYYIM

    Soruşturma kapsamında şüpheliler Berkin Kaya, Barbaros Reşat Gülcan ve Selahattin Aydın’ın yakalanmasına yönelik İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmazlara el konuldu.

    Aynı süreçte İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği, GAİN Medya Anonim Şirketi başta olmak üzere GAİN Studio Prodüksiyon, GAİN Shorts Medya, Anahat Holding, Anahat Medya, 3B Yazılım Teknolojileri ile Berton Yapı İnşaat şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyım olarak atanmasına karar verdi. Şüpheliler gözaltına alındı.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bazı tuhaf Ayak İşleri…

    Bazı tuhaf Ayak İşleri…


    Suzan DEMİR


    Caner Özyurtlu ile Volkan Öge ve Deniz Alnıtemiz’in birlikte kaleme aldığı ve de yönetmenliğini yine Özyurtlu’nun yaptığı Ayak İşleri dördüncü sezonla geri döndü. Kısa sürede hatırı satılır bir izleyici ve hayran kitlesine sahip olan dizi, sezonun ilk iki bölümüyle GAİN’de yayınlanıyor.

    Ortalama yarım saatlik bölümlerden oluşan Ayak İşleri için ben “tuhaf komedi” tanımını kullanıyorum. Bence bu mizahın bir adı olmalı ve haddimi aşarak da olsa kendi açımdan böyle değerlendirmek istiyorum. Çünkü Ayak İşleri genel izleyici formatında bir komedi olmadığı gibi bazı kara komedi unsurlarıyla da melez bir tür oluşturuyor. Ama tamamen de kara komedi sularına girmiyor gibi. Bu melezlik bölümlerin hepsine de sirayet etmediği için diziye tamamıyla kara komedi de diyemiyorum. “Kendine özgü” demek de çok ayakları havada bir tanım gibi kalıyor. Yunan Sineması’ndaki “Garip Akımı” gibi bir ismi hak ettiğini düşünüyorum -Bu akıma benzediği için değil, farklı bir tür ortaya koyduğundan.- Tabii illaki tanımlamak gerekli mi? Değil ama bir bütünü anlamak açısından hareket noktası yaratıyor.

    Şu da var, Pınar Fidan’ı bir stand up’ında izlemiştim. Özellikle sosyal medyada başına gelen “linç” meselesini anlatırken bir espri yapıyordu: “Meğer benim komedimin adı ofansifmiş, ben de bilmiyordum Google’dan baktım”. Bizim tanımlarımız bu işi yaratanların yapmak istedikleriyle uymayacaktır; ama bizler de tanımlama belasından pek vazgeçecekmiş gibi durmuyoruz…

    Ayak İşleri’ni henüz izlemeyenler için ufak bir özet geçelim. Zengin bir iş insanının bir takım ayak işlerini halleden Vedat (Çağlar Çorumlu) ve ondan epey farklı, meselelere “politik doğrucu” yaklaşan Evren’in (Güven Murat Akpınar) ekip olarak yaptığı işleri izliyoruz.

    ayak-isleri-2.jpg

    Her bölüm birbirinden bağımsız yeni maceraları ele alıyor. Diziyi kara komediye meylettiren ya da benim tanımımla tuhaflaştıran şeyse bu zengin mafyanın ikiliden istediği işler. İlk bölümlerinde daha çok tahsilat, mafyavari birtakım işleri halleden bu ikili sonrasında tuhaf görevlere gönderiliyor. Bu görevlerin kanlı olarak bitme oranıysa çok yüksek. Hatta bazen kan donduran durumları da bence bu tuhaflık evreninde bir parça haline getiriyorlar.

    Dizinin bir alameti farikası da bu ikilinin hayata ve hatta görevlerine olan bakış açıları. Çünkü Vedat ve Evren birbirinden çok farklı karakterler. Vedat (Abi) patronunun kendilerine verdiği işi bazen şikâyet etse de görev bilinciyle yapan biri. Evren’se zaten bu işlere Vedat’ın yanında bir nevi çömez olarak başlayan ama karşılaştıkları durumları sürekli sorgulayan biri.

    ayak-isleri-vrn0-cover.jpg

    Dizideki komedinin ana dinamiği yaptıkları işler kadar bu iki karakter arasındaki çatışma. İki karakter arasındaki çatışma bir nevi jenerasyon çatışmasını andırıyor. Vedat geleneksel, Evren ise daha modern bir yerde bu çatışma dinamiğini tamamlıyor; ama karşılaştıkları tuhaf durumların sonuçları ikisinin de ezberleriyle oynayan bir yerde duruyor. Bu açıdan da çatışma dinamiğinde denge gözetmeyen aksine öngörülemezlikle izleme keyfini artıran bir dizi.

    Yayınlanan son iki bölümüne değinecek olursak burada da son derece farklı iki olayla karşımıza çıkıyor dizi. İlkinde ünlü şeflerin yemek yaptığı ve zenginlerin de buna açık artırma ile para ödediği özel bir toplantıya gidiyor ikili. Ama amaçları buradaki şeflerden birinin patronlarına olan borcunu “kendi yöntemleri” ile almak. Vedat ortamın atmosferine kapılıyor, Evren ise yine meseleye eleştirel yaklaşıyor.

    İkinci bölümde ise Bartu Küçükçağlayan’ın da konuk olduğu bir hikâye var. Akli dengesi yerinde olmayan bir karakteri “gezdirmeleri” istenince ikili bu defa da o kişinin istekleri çerçevesinde bir çözüm aramaya ve elbette çatışmaya giriyor. Bu bölümde özellikle dizinin ilk sezon birinci bölümündeki “yabancı el sendromuna” göndermeler de bulunuyor, sevenlerinin dikkatinden kaçmayacaktır…

    bartu-ayak-isleri-sahnesi-son-sezon.jpeg

    Yazının başında dizinin komedi türünün tanımını irdeleyerek girmiştim konuya. Bir tanımın elzem olmaması kadar, yeni formların ortaya çıkmasıyla anlama açısından kolaylık yarattığını da düşünüyorum bu metodun. Ayak İşleri’nin bana göre yeni yarattığı bir form var. Eskiyi reddetmeyen ama bunun üzerine eleştirerek ve bazen melez bir şekilde inşa edilen bir form bu. Mizahın dönemsel değişimlerine hepimiz şahidiz. Bir zamanlar Mehmet Ali Erbil’in prime time’da izlenen programlarda yaptığı korkunç hareketler, yıllarca “mizahın” bir türü sayıldıysa da artık o günler geride kaldı.

    Şimdiyse sosyal medyada mizah genellikle zorbalık ve nefret suçları arasında salınsa da buna alternatifler de yükseliyor. Örneğin bu anlamda iki farklı dizi Gibi ve Ayak İşleri var. Her ne kadar bu iki diziyi aynı çıtaya koyanlar kadar koymayanlar da olsa, bu iki yapım farklı bir türü yaygınlaştırıyor. Ayak İşleri özelinde örnek verecek olursam Vedat’ın hayata yaklaşımı nasıl bu eski mizahın temsili gibi duruyorsa Evren de yeni tarafı temsil ediyor. Bu iki karakter gülme alışkanlıklarını yukarıda da söylediğim gibi bazen iki tarafta da ezber bozacak şekilde yerine getiriyor.


    Suzan Demir kimdir?

    Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okudu. Hayat TV, ardından Evrensel Gazetesi’nde çalışmaya başladı. Taraf Gazetesi kültür sanat servisinde muhabir ve editör olarak çalıştı. Arka Pencere (www.arkapencere.com) online dergide haftalık sinema eleştirileri kaleme aldı. Ayrıca BİR+BİR Express dergisinde (hem online hem matbu dergide) www.sabirfikir.com ve Kritik 24 (K24) sitelerinde de haber ve yazıları yayınlandı. Yeni E Dergisi’nde kültür, sanat ve sinema röportajları yapıyor. Hala Avrupa’da çeşitli ajanslara politika, ekonomi ve kültür sanat dalında haberler üretiyor. Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) ve SİYAD üyesi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hamlet Cenevre Film Festivalinde yarışacak

    Hamlet Cenevre Film Festivalinde yarışacak


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hamlet dizisinin afişine uygulanan sansür tepki çekti

    Hamlet dizisinin afişine uygulanan sansür tepki çekti


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İlyas Salman, 12 yıl aradan sonra setlere geri dönüyor

    İlyas Salman, 12 yıl aradan sonra setlere geri dönüyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***