Etiket: G7

  • İlk kez G7’ye katılan Papa yapay zekanın tehlikelerine karşı uyardı

    İlk kez G7’ye katılan Papa yapay zekanın tehlikelerine karşı uyardı


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    Katoliklerin ruhani lideri Papa, tarihi bir ilke imza atarak katıldığı İtalya’nın ev sahipliğindeki G7 Zirvesi’nde yapay zekanın tehlikeleri üzerinde özel bir oturumda konuştu.

    REKLAM

    İtalya’nın güneyinde düzenlenen G7 Zirvesi’ne yapay zekanın tehlikeleri ve vaatleri üzerine özel bir oturumda konuşma yapmak üzere davet edilen Papa Francis, liderlere hitap etti.

    G7 Zirvesi’ne katılan ilk papa ünvanına kavuşan Papa Francis oturumda yaptığı konuşmada, uluslararası zirvelerin, hükümet politikalarının ve şirket yönetim kurullarının gündeminde giderek daha fazla yer alan bir konuya etik bir bakış açısı sundu.

    yapay zekanın geliştirilmesi ve kullanılmasında insan onurunun ön planda tutulması çağrısında bulunarak, böylesine güçlü bir teknolojinin insan ilişkilerini algoritmalara dönüştürme riski taşıdığı uyarısında bulundu.

    “Bağımsız olarak nasıl seçim yapacağını biliyor gibi görünen makinelerin mucizeleriyle karşı karşıya kaldığımızda, bazen dramatik ve acil yönleriyle karşı karşıya kaldığımızda bile karar vermenin her zaman insana bırakılması gerektiği konusunda çok net olmalıyız” dedi.

    “İnsanların kendileri ve yaşamları hakkında karar verme yetilerini ellerinden alırsak, onları makinelerin seçimlerine bağımlı hale getirerek insanlığı umutsuz bir geleceğe mahkûm etmiş oluruz,” diye ekledi.

    Francis, politikacıların YZ’nin insan merkezli kalmasını sağlamada öncülük etmeleri gerektiğini, böylece silahların ve hatta daha az öldürücü araçların ne zaman kullanılacağına ilişkin kararların her zaman makineler değil insanlar tarafından alınmaya devam edeceğini söyledi.

    Francis ayrıca otonom silahları da eleştirerek, bir insanı öldürüp öldürmeme kararının asla makinelere bırakılmaması gerektiğini söyledi.

    “Silahlı çatışma trajedisi ışığında, ‘ölümcül otonom silahlar’ gibi cihazların geliştirilmesi ve kullanımının yeniden gözden geçirilmesi ve nihayetinde kullanımlarının yasaklanmasının aciliyet arz ettiği konusunda ısrar etmeme izin verin. Bu da, daha fazla ve uygun insan kontrolünün sağlanmasına yönelik etkili ve somut bir taahhütle başlar. Hiçbir makine asla bir insanın canını almayı tercih etmemeli,” dedi.

    Büyük ölçüde Papa’nın endişelerini yansıtan G7 sonuç bildirisinde liderler, yapay zekayı “insan merkezli” tutmak için onu çevreleyen yönetişim ve düzenleyici çerçeveleri daha iyi koordine etme sözü verdi. Aynı zamanda, makinelerin insan işçilerin yerini almasının işgücü piyasaları ve suçluluğu tahmin eden algoritmaların adalet sistemi üzerindeki potansiyel etkilerini de kabul ettiler.

    “Ortak demokratik değerlerimiz ve insan haklarına saygı doğrultusunda, ekonomik büyümeyi ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen, faydaları azami düzeye çıkaran ve riskleri yöneten, kapsayıcı, insan merkezli bir dijital dönüşümün peşinde olacağız” denildi.

    Papa Francis zirveye katılarak, OpenAI’nin ChatGPT sohbet robotu tarafından başlatılan gelişmiş yapay zeka uygulamalarının ardından yapay zeka konusunda daha güçlü önlemler için baskı yapan ülkeler ve küresel aktörler arasına katıldı.

    Silahlar konusunda G7 liderleri, yapay zekanın askeri alandaki etkisini ve “sorumlu gelişim ve kullanım için bir çerçeveye duyulan ihtiyacı” kabul ettiklerini söylediler. Devletleri, “Yapay zekanın askeri kullanımının sorumlu olduğundan, başta uluslararası insancıl hukuk olmak üzere yürürlükteki uluslararası hukuka uygun olduğundan ve uluslararası güvenliği artırdığından” emin olmaya teşvik ettiler.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G-7’den İran’a uyarı: Rusya’ya füze verirsen yeni yaptırımlar yolda

    G-7’den İran’a uyarı: Rusya’ya füze verirsen yeni yaptırımlar yolda


    Amerika Birleşik Devletleri ve G-7 grubundaki müttefikleri, ortak açıklama yaparak İran’ı, Rusya’ya balistik füze sağlama planını ilerletmesi halinde yeni yaptırımlar uygulayacağı konusunda uyardı.

    REKLAM

    Joe Biden yönetimi, Ukrayna ile savaş halindeki Rusya’nın azalan silah stoklarını yenilemek için çaba harcadığını ve bu çerçevede İran’dan yakın menzilli balistik füzeler talep ettiğini iddia ediyor.

    Washington, henüz füzelerin İran’dan Rusya’ya geçtiğini teyit etmedi. Ancak ABD’li yetkililer İran makamlarının bir anlaşmanın yakın olduğu yönündeki açıklamalarından endişe duyduklarını dile getiriyor.

    Biden yönetiminden üst düzey bir yetkiliye göre, G-7 ülkelerinin üzerinde düşündüğü yaptırım eylemlerinden biri, İran’ın ulusal havayolu şirketi Iran Air’in Avrupa’ya uçuşlarını yasaklamak.

    Aralarında ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Japonya’nın bulunduğu G-7 grubu ülkelerinin liderleri, yaptıkları ortak açıklamada, “İran’ın Rusya’ya balistik füze veya ilgili teknolojileri teslim etmeye başlaması durumunda, önemli yeni yaptırımlar da dahil olmak üzere hızlı ve koordineli bir şekilde karşılık vereceğiz.” dedi.

    İran’ın BM Misyonu ise geçen ay yaptığı açıklamada balistik füze satışını engelleyecek herhangi bir yasal kısıtlama bulunmadığını ancak “Rusya-Ukrayna çatışması sırasında savaşı körüklememek için silah ticaretinden kaçınmanın ahlaki bir yükümlülük olduğunu” belirtmişti.

    ABD ve Avrupa halihazırda İran’a karşı bireyleri hedef alan ve Tahran’ın ticaret, finansal hizmetler, enerji, teknoloji ve diğer sektörlere erişimini sınırlayan kapsamlı yaptırımlar uyguluyor. 

    İran’a yönelik yaptırımlar, ABD’nin şu ana kadar herhangi bir ülkeye uyguladığı en geniş ve kapsamlı yaptırımlar olup binlerce kişi ve kuruluşu hedef alıyor. 

    Biden yönetimi, ocak ayında yaptığı açıklamada, ABD istihbarat yetkililerinin Rusya-İran anlaşmasının tamamlanmadığını tespit ettiklerini ancak Rusya’nın İran’dan füze almak için yürüttüğü müzakerelerin aktif bir şekilde ilerlediğinden endişe duyduklarını kaydetmişti.

    Beyaz Saray’ın iddiasına göre İran, eylül ayında Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya bir dizi balistik füze sistemlerini göstermek üzere Tahran’da ağırladı.

    ABD ve diğer müttefikleri, İran’a balistik füzelerle ilgili malzemelerin tedarikini, satışını veya transferini engellemeyi amaçlayan adımları daha önce atmışlardı. 

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, bugün Viyana’da düzenlenen bir basın toplantısında “İran’a bunu yapmaması için çok net mesajlar gönderdik, bu konu birçok ülke arasında önemli bir tartışma konusu” diye konuştu. 

    Biden yönetimi Kremlin’in Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta ihtiyaç duyduğu silahlar için İran ve Kuzey Kore’ye bağımlı hale geldiğini öne sürüyor. Bu iddialarını istihbarat raporları ile kanıtlamaya çalışıyor. 

    Rusya, Kuzey Kore’den balistik füzeler satın aldı ve Ukrayna’ya karşı kullandı. Ukraynalı yetkililer ise, Rus güçleri tarafından konuşlandırılan Kuzey Kore füzelerinin sık sık hedefi ıskaladığını öne sürüyor. 

    Beyaz Saray’a göre Rusya İran’dan yüzlerce tek yönlü (kamikaze) saldırı insansız hava aracı ve insansız hava aracı üretimiyle ilgili ekipman aldı. 

    Ayrıca Biden yönetimi, Tahran’ı, Moskova’nın doğusunda bir insansız hava aracı üretim tesisi kurmak için Rusya’ya malzeme sağlamakla da suçladı.

    İran önce Rusya’ya insansız hava aracı tedarik ettiğini reddetti. Daha sonra Rusya’nın Ukrayna işgali başlamadan kısa bir süre önce az sayıda sattığını kabul etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G7 Hamas’ı kınadı, İsrail’den insani yardım için saldırılara ara vermesini istedi

    G7 Hamas’ı kınadı, İsrail’den insani yardım için saldırılara ara vermesini istedi


    G7 dışişleri bakanları Hamas’ın saldırılarına yönelik eleştiri ile Gazze’de yiyecek, su, tıbbi bakım ve barınma ihtiyacı olan sivillere yardım etmek için “acil eylem” yönündeki baskıyı dengelemeye çalıştı.

    REKLAM

    G7 ülkelerinin dışişleri bakanları, Tokyo’daki yoğun toplantıların ardından yaptıkları ortak açıklamada Hamas’ı kınadı, İsrail’in meşru müdafaa hakkını destekledi ve Gazze Şeridi’ndeki Filistinli sivillere yardımın hızlandırılması için “insani duraklamalar” çağrısında bulundu.

    Yapılan açıklamada ülkeler, Hamas’ın saldırılarına yönelik eleştiri ile Gazze’de yiyecek, su, tıbbi bakım ve barınma ihtiyacı olan sivillere yardım etmek için “acil eylem” yönündeki baskıyı dengelemeye çalıştı.

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya, Japonya ve İtalya’nın dışişleri bakanları, “acil olarak ihtiyaç duyulan yardımı, sivillerin hareket edebilmesi ve rehinelerin serbest bırakılmasını kolaylaştırmak için insani duraklamaları desteklediklerini” vurguladı.

    Bakanlar ayrıca, “Filistinlilere karşı Yahudi yerleşimcilerin uyguladığı şiddetin artmasının kabul edilemez olduğunu, Batı Şeria’da güvenliği baltaladığını ve kalıcı barış umutlarını tehdit ettiğini,” söyledi.

    Bakanların toplantısı sırasında Birleşmiş Milletler, binlerce Filistinlinin, Gazze’nin kuzeyinde yiyecek ve suyun tükenmesinin ardından yalnızca yanlarında taşıyabilecekleri şeylerle yürüyerek güneye kaçtığını söyledi. 

    İsrail ordusu ise savaştan önce yaklaşık 650 bin kişiye ev sahipliği yapan ve İsrail’in Hamas’ın merkezi komutasına ve geniş bir tünel labirentine sahip olduğunu söylediği Gazze Şehri’nin derinliklerinde Hamas militanlarıyla savaştığını söyledi.

    Orta Doğu turunun ardından Tokyo’ya gelen Blinken, bakanların Ukrayna ve diğer önemli konularda yaptıklarına benzer şekilde İsrail’deki savaş konusunda da ortak bir duruş sergilemesinin hayati önem taşıdığını söyledi. 

    “G7 ülkeleri olarak İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde kendi halkını koruma hakkına ve görevine sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyoruz,” diyen Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, pek çok paydaşla “zaman ve coğrafi açıdan insani ateşkesleri nihayet nasıl hayata geçirebileceğimizi,” tartıştığını söyledi.

    İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly hükümetinin yalnızca coğrafi olarak belirli bir “insani duraklamayı” desteklediğini, daha geniş bir ateşkesi desteklemediğini söyledi.

    “Öncelikle, Hamas liderliğinin ateşkes konusunda ciddi olduğuna bizi inandıracak hiçbir şey görmedik ve duymadık” diyen Cleverly, ateşkesin İsrail’in kendini savunma yeteneğini engelleyeceğini ekledi.

    Blinken: Çözüm Gazze ve Batı Şeria’yı birleştirmeyi içermeli

    G7 toplantısı sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Blinken, ABD’nin gelecekte Gazze’nin yönetiminde Filistinlilerin söz hakkı ve hedeflerini içeren bir çözüm istediğini vurguladı. 

    Bu çözümün Filistin Otoritesi altında Batı Şeria ile birleşmiş Gazze’de Filistinlilerin liderliğinde bir yönetimi kapsamak zorunda olduğunu belirten Blinken, Gazze’nin yeniden inşası için de kalıcı bir mekanizma oluşturulması gerektiğini vurguladı.

    Gazze’nin artık Hamas tarafından kontrol edilemeyeceğini belirten Blinken, “Bu yeni 7 Ekim’lere davetiye çıkarır. Fakat İsrail’in Gazze’yi işgal edemeyeceği de açık,” ifadelerini kullandı.

    Bir geçiş dönemine ihtiyaç duyulabileceğini belirten Blinken, Gazze’nin yeniden işgali gibi bir durum görmediklerini ve İsrailli liderlerden de bu yönde bir niyet beyanı olmadığını söyledi.

    Blinken’in çabaları arasında Gazze’ye gönderilen insani yardım miktarını önemli ölçüde artırmaya çalışmak, İsrail’in yardımın içeri girmesine ve daha fazla sivilin dışarı çıkmasına izin vermek için askeri operasyonunda “duraklamalar” yapmayı kabul etmesi ve çatışma sonrası için planlamaya başlaması yer alıyor. Blinken’in ikinci aşamadaki hedefleri ise bölgede yönetim ve güvenlik yapısının sağlanması ve savaşın yayılmasının önlenmesi.

    Blinken tüm bunları “devam eden bir çalışma” olarak nitelendirdi ve duraklatma kavramıyla ilgili derin görüş ayrılıklarını kabul etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin, Bahmut’u aldıkları için Wagner’i tebrik etti; Biden Kiev’e daha fazla top ve tank sözü verdi

    Putin, Bahmut’u aldıkları için Wagner’i tebrik etti; Biden Kiev’e daha fazla top ve tank sözü verdi


    ABD Başkanı Joe Biden, G7 Zirvesi sırasında Zelenskiy ile yaptığı görüşmede ülkesinin Ukrayna’ya ağır silahların yanı sıra top ve yeni muharebe zırhlı araçları göndereceğini duyurdu.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus güvenlik şirketi Wagner’in paralı savaşçılarını ve Rusya Silahlı Kuvvetlerine bağlı askerleri Bahmut şehrini ele geçirdikleri için tebrik ederken, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, bu cephede yenildiklerini üstü kapalı olsa olsa teyit etti.

    Bu arada G7 liderleri, Ukrayna’ya gerektiği sürece diplomatik ve askeri destek sağlayacaklarını taahhüt ederekn Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden ise Ukrayna’ya yeni silahlar ve mühimmat verileceğini bildirdi.

    Kremlin’den bu sabah yapılan yazılı açıklamada, Donetsk bölgesindeki Bahmut’un Rusya’nın kontrolü altına alınmasına ilişkin, “Vladimir Putin, Artyömovsk’u (Bahmut) kurtarma operasyonunun tamamlanmasından dolayı ‘Wagner’ saldırı müfrezelerinin yanı sıra onlara gerekli desteği sağlayan ve kanatların korumasını yapan Rusya Silahlı Kuvvetleri birliklerinin tüm askerlerini tebrik ediyor.” ifadeleri kullanıldı.

    Açıklamada, başarılı olan herkesin devlet madalyası ile ödüllendirileceği de aktarıldı.

    Rus güvenlik şirketi Wagner’in kurucusu Yevgeniy Prigojin, Bahmut’u tümüyle ele geçirdiklerini bildirmiş, ardından da Rusya Savunma Bakanlığı da Bahmut şehrini kontrol altına aldıklarını duyurmuştu.

    Zelenskiy, Bahmut cephesinde yenilgiyi kabul etti mi?

    Japonya’nın Hiroşima kentinde düzenlenen G7 Zirvesi katılan konuk lider olarak katılan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise burada basına yaptığı açıklamada, “artık orada Bahmut diye bir kent kalmadı, Bahmut artık bizim kalbimizde yaşayacak.” diyerek bir anlamda bu cephedeki yenilgiyi kabul etti.

    Ukrayna’nın kentin tamamını kontrol edip etmediği yolundaki bir soru üzerine Ukraynalı lider “Böyle olduğunu düşünmüyorum.” dedi.

    Öte yandan açıklamanın ardından kısa bir süre sonra Ukrayna ordusu, kentte çatışmaların hala sürdüğünü duyurdu.

    Zelenskiy’nin açıklamasına düzeltme

    Zelenskiy’nin basın danışmanı da daha sonra sosyal medyadan yaptığı açıklamada Ukrayna liderinin yanıtının yanlış anlaşıldığını belirterek, “Soru, ‘Ruslar Bahmut’u aldıklarını söylüyorlar ne düşünüyorsunuz?’ şeklindeydi, Ukrayna lideri ‘bunun doğru olduğunu düşünmüyorum’ dedi.” diyerek görüşünü dile getirdi.

    Bununla birlikte, Zelenskiy’nin “Bahmut şimdi kalbimizde” şekildeki açıklaması uluslararası medyada bu kentteki yenilginin artık kabul edildiği şeklinde yorumlandı.

    G-7’den Ukrayna’ya destek sözü

    Bu arada G7 liderleri zirvede, Ukrayna’ya gerektiği sürece diplomatik ve askeri destek sağlayacaklarını taahhüt ederken Ukrayna’da barışı yeniden tesis etme kararlılıklarını yineledi.

    Ev sahibi Japonya Başbakanı Kişida Fumio, Zelenskiy’e Ukrayna’da, adil ve kalıcı barış için samimi çabalarından dolayı tebriklerini sundu.

    ABD top ve tank verecek

    ABD Başkanı Joe Biden, zirve sırasında Zelenskiy ile yaptığı görüşmede ülkesinin Ukrayna’ya yeni silah ve mühimmatlar vereceği vaadinde bulundu.

    Biden, ülkesinin Ukrayna’ya ağır silahların yanı sıra top ve yeni muharebe zırhlı araçları göndereceğini duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G7, Rusya’ya yeni yaptırımları açıkladı; savaşa yardımla suçlanan kuruluşlara müeyyide geliyor

    G7, Rusya’ya yeni yaptırımları açıkladı; savaşa yardımla suçlanan kuruluşlara müeyyide geliyor


    Ukrayna savaşında Rusya için gerekli malların ihracatına getirilen kısıtlamaların yanı sıra Rusya adına ön saflara malzeme taşımakla suçlanan kuruluşlara da yaptırım uygulanması kararlaştırıldı.

    Japonya’nın Hiroşima kentinde bugün başlayan G7 Liderler Zirvesinde üye ülkeler Rusya’ya yönelik yeni yaptırımları açıkladı.

    G7’nin Ukrayna ile ilgili oturumunun ardından yapılan açıklamada, üye ülkelerinin ürettiği teknolojileri, endüstriyel ekipman ve hizmetlerinden Rusya’nın mahrum bırakılması için bir dizi kararlar alındığı bildirildi.

    Buna göre, Ukrayna savaşında Rusya için gerekli malların ihracatına getirilen kısıtlamaların yanı sıra Rusya adına ön saflara malzeme taşımakla suçlanan kuruluşlara da yaptırım uygulanması kararlaştırıldı.

    Zirve öncesi İngiltere ile birlikte Avrupa Birliği (AB), yaptırımlardaki yasal boşlukları kapatacaklarını ve Rusya ile elmas ticaretini kısıtlayacaklarını açıklamıştı.

    AFP: Zelensky bizzat katılacak

    Japonya’nın dönem başkanlığında, ülkenin güneybatısındaki Hiroşima kentinde düzenlenen üç günlük zirveye Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky bizzat katılacak.

    Ukrayna yönetiminin önce Zelenskiy’nin zirveye çevrim içi katılacağını açıklamasına rağmen AFP, son dakika verdiği haberinde Ukrayna liderinin Hiroşima’ya geleceğini duyurdu.

    Zelensky’nin zirvede yapacağı konuşmada Rusya ile daha iyi mücadele edebilmek için Ukrayna’ya savaş uçağı verilmesini yolundaki talebini yinelemesi bekleniyor.

    Ukrayna, Hindistan’a baskı yapılmasını istiyor

    Ukrayna liderinin zirveye davetli olarak katılacak olan ve son dönemde Rusya ile yakın askeri işbirliği içine girip Ukrayna’nın işgalini kınamayan ’ Hindistan Başbakanı Narendra Modi’ye G7 ülkelerini baskı yapasını isteyeceği tahmin ediliyor.

    SNBO Sekreteri Oleksii Danilov ise yaptığı son açıklamada, zirvede önemli kararların alınacağına işaret ederek, “Bu nedenle çıkarlarımızı tam olarak savunmak, ülkemizin topraklarında yaşanan olaylar hakkında net öneri ve argümanlar sunmak için kesinlikle Başkan’ımızın bizzat bulunması önemlidir.” diye konuştu.

    Japonya Başbakanı Kişida Fumio’nun ev sahipliğindeki zirveye ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Kanada ve İtalya liderleri katılıyor.

    21 Mayıs’a dek sürecek zirveye G7 ülkelerinin yanı sıra Avrupa Birliği (AB), Endonezya, Hindistan, Güney Kore, Avustralya ve Vietnam davetli.

    AB’den Ukrayna’ya destek mesajları

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, zirvenin Ukrayna oturumunda yaptığı konuşmada, AB’nin yaptırımlardaki yasal boşlukları doldurmak ve mevcut kısıtlamaların çevresinden dolaşılmasını önlemek istediğini bildirdi.

    “Ukrayna’ya ekonomik ve finansal destek sağlamaya devam etmeliyiz.” diyen von der Leyen, G7 ülkelerinin kurduğu koordinasyon platformunun Ukrayna’nın 2023 bütçe açığını kapatmasına yardımcı olduğunu, Ukrayna’ya 2023 sonrasında da istikrarlı biçimde mali destek vermek için anlaşma sağlamaları gerektiğini anlattı.

    Von der Leyen, Rusya’ya saldırganlığı nedeniyle “yüksek bedel” ödettiklerine işaret ederek, AB’nin Rusya’yı ileri mal ve teknolojiden yoksun bırakmak ve ülkenin hayati gelir akışlarını kesmek için ülkeye yıllık 50 milyar euroluk ihracatı ve 90 milyar euroluk ithalatı yasakladığını belirtti.

    “Büyük yaptırımlarımızın etrafından daha fazla dolanılıyor.” diyen von der Leyen, bu konuda sıra dışı ticari veriler ve kanıtlar bulunduğuna dikkati çekti.

    Von der Leyen, Rus kruz füzeleri için mikro işlemciler ve sensörlerden, askeri iletişim cihazlarındaki çiplere kadar üçüncü ülkelere yapılan yüksek teknoloji ihracatının Rusya’ya gittiğini ve savaşta Ukrayna’ya karşı kullanıldığını belirterek, “Buna bir son vermeliyiz. Bu nedenle, yeni AB önlemleri diğer ülkelerdeki operatörlerin yaptırımların etrafından dolaşmasını veya kaçınmasını hedef alacak.” diye konuştu.

    AB Konseyi: Ukrayna’ya şimdiye kadar 70 milyar euronun üzerinde yardım yapıldı

    Bu arada AB Konseyi Başkanı Charles Michel, zirve sırasında basına yaptığı yaptırımlardaki yasal boşlukları kapatacaklarını ve Rusya ile elmas ticaretini kısıtlayacaklarını söyledi.

    “Ukrayna’ya güçlü biçimde askeri, siyasi, insani ve mali destek sağlamaya devam edeceğiz.” diyen Michel, AB ve üye ülkelerin, Ukrayna’ya şimdiye kadar 70 milyar euronun üzerinde yardımda bulunduğunu belirtti.

    Michel, AB’nin Rusya’yı engellemek için yaptırım paketleriyle kapsamlı adımlar attığına işaret ederek, “Artık yaptırımlardaki yasal boşlukları kapatmaya odaklandık.” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G7 Zirvesi Japonya’da başladı, zirveye Ukrayna lideri Zelensky’nin de bizzat katılması bekleniyor

    G7 Zirvesi Japonya’da başladı, zirveye Ukrayna lideri Zelensky’nin de bizzat katılması bekleniyor


    Japonya’da gözler, ülkenin güneybatısındaki Hiroşima’da 3 gün sürecek G7 Zirvesi’ne çevrildi. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin de zirveye bizzat katılacağı öğrenildi.

    Japonya’nın dönem başkanlığında, ülkenin güneybatısındaki Hiroşima kentinde düzenlenen G7 Zirvesi 2023 başladı. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin de zirveye bizzat katılacağı öğrenildi.

    Japonya’da gözler, ülkenin güneybatısındaki Hiroşima’da 3 gün sürecek G7 Zirvesi’ne çevrildi.

    Japonya Başbakanı Kişida Fumio’nun ev sahipliğindeki zirveye ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Kanada ve İtalya liderleri katılıyor.

    21 Mayıs’a dek sürecek zirveye G7 ülkelerinin yanı sıra Avrupa Birliği (AB), Endonezya, Hindistan, Güney Kore, Avustralya ve Vietnam davetli.

    Ev sahibi Japon Başbakan ile eşi Kişida Yuko, misafir devlet ve hükümet başkanlarını, Hiroşima Barış Anıtı Müzesi önünde karşıladı.

    ABD basınına göre daha önce video konferans yoluyla zirveye katılımı beklenen Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky Hiroşima’daki zirveye bizzat gidecek ancak hangi gün katılacağı açıklanmadı.

    1945’te atılan atom bombası dönemine ait 100 bini aşkın eser ve kalıntıların sergilendiği müze, G7 liderlerinin toplu şekilde ilk ziyaretine sahne oldu.

    Kişida çiftinin eşliğinde, ABD Başkanı Joe Biden ve eşi Jill Biden dahil konuk liderler ve eşleri tarihi müze ile yerleşkeyi gezdi.

    Ziyaret sonrası liderler, yerleşkede, atom bombası kurbanları için inşa edilen anıt mezara yürüdü ve çiçek çelenkleri koydu.

    Biden, 1945’teki atom bombası saldırısı sonrası Hiroşima’ya gelen görevdeki ikinci ABD Başkanı oldu. Barack Obama, 2016’da Hiroşima’yı ziyaret etmişti.

    Küresel siyasi ve ekonomik sorunların çözümünde önemli uluslararası platformlardan biri sayılan G7 Liderler Zirvesi, Grand Prince Hiroshima Hotel’de gerçekleştirilecek.

    ABD, 1945 yılının 6 Ağustos’unda Hiroşima’ya, 9 Ağustos’unda Nagazaki’ye attığı atom bombalarıyla 210 bine yakın kişinin ölümüne sebep olmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G7: Rusya’nın sattığı gazın Ruble üzerinden ödenmesi koşulu kabul edilemez

    G7: Rusya’nın sattığı gazın Ruble üzerinden ödenmesi koşulu kabul edilemez


    G7 ülkeleri, Rusya’nın sattığı gazın ücretinin ulusal para birimi ruble üzerinden ödenmesi için getirdiği uygulamanın “kabul edilemez” olduğunu duyurdu.

    G7 dönem başkanı Almanya’nın Ekonomi Bakanı Robert Habeck, üye ülkelerin bakanlarıyla çevrim içi yaptığı görüşmeden sonra Rusya’nın gaz sattığı AB ülkeleriyle ilgili son kararına yönelik açıklamalarda bulundu.

    Habeck, “G7 ülkelerinin bütün bakanları, mevcut kontratlara aykırı olarak Rus gazı karşılığında ruble ödenmesi koşulunu tek taraflı ihlal olarak görüyor… Ödemelerin ruble karşılığı ödenmesi koşulu kabul edilemez.” dedi.

    Habeck, Moskova’nın bu kararının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “sırtının duvara sıkıştığı” şeklinde yorumlamak gerektiği görüşünü dile getirdi.

    Rusya’yı “güvenilir olmayan bir tedarikçi” olarak niteleyen Habeck, ilgili şirketlerden Putin’in bu talebine yanıt vermemelerini istediklerini söyledi.

    Habeck, Putin’in bu girişiminin üye ülkeler arasında görüş ayrılığı yaratmayı hedeflediğini savundu.

    Putin, geçen hafta yaptığı açıklamada AB ülkelerine yaptığı gaz ihracatı karşısında dolar veya euro almayı kabul etmeyeceğini duyurmuş ve Rus yetkililere bir hafta içinde ödemelerin ruble üzerinden yapılması için gerekli çalışmalara başlamaları talimatı vermişti.

    Putin, Ukrayna’nın işgalinin ardından Rusya’nın yurt dışındaki varlıklarının Batı ülkeleri tarafından dondurulmasına karşılık bu kararın aldığını savunmuştu.

    Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline rağmen Rus doğal gazı, AB ülkelerine gönderilmeye hala devam ediyor.

    Almanya geçen hafta, Rusya’ya enerji alanındaki bağlılığını kademeli olarak düşürme kararı almıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’den Çin’e Rusya uyarısı: Yaptırımlardan doğan fırsatlardan faydalanmayın

    ABD’den Çin’e Rusya uyarısı: Yaptırımlardan doğan fırsatlardan faydalanmayın


    Çin’in mali yaptırımların kıskacındaki Rusya’ya yardım etmesinin önüne geçmek isteyen Washington yönetimi, Pekin’i yaptırımlar nedeniyle ortaya çıkan fırsatlardan yararlanmaması, Moskova’nın ihracat kontrollerinden kaçmasına destek olmaması ve yasaklı finansal işlemleri yürütmesine yardımcı olmaması konusunda uyardı.

    ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, G7 ülkelerinin Rusya’nın, Çin veya başka herhangi bir ülkenin yardımıyla Ukrayna işgali nedeniyle uygulanan yaptırımlardan kaçmasını engellemek için ortak bir adım atacağını dile getirdi.

    ABD Başkanı Joe Biden’ın katılacağı NATO toplantısına eşlik etmek üzere Brüksel’e gidişinde gazetecilere Ukrayna gündemini değerlendiren Sullivan, “Bu sadece Çin’e mahsus değil. Her önemli ekonomi ve bu ekonomilerden herhangi birinin uygulamaya koyduğumuz yaptırımları kasıtlı ve aktif bir şekilde baltalamak ya da zayıflatmak için alacağı kararlar için de geçerli olacak.” dedi.

    Amerikan hükümetinin bu mesajı Çin’e ilettiğini belirten Sullivan, “Avrupa Birliği ve diğer Avrupa ülkelerinden de benzer adımlar bekliyoruz.” ifadesini kullandı.

    Geçen hafta Biden’la Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in görüşmesinin ardından Pekin, ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarını kınayarak, “Kapsamlı ve ayrım gözetmeyen yaptırımların sadece insanlara acı çektireceği ve durumun daha fazla tırmandırılmaması” gerektiğini açıklamıştı.

    ABD’nin ihracat kısıtlamaları, Rusya’nın ticari elektronik, bilgisayar ve uçak parçaları gibi kritik ürünlere erişimini engellemeyi amaçlıyor.

    Washington, Çin’in ticaret kısıtlamalarını ihlal ederek Rusya’nın bu ürünlere erişmesine yardımcı olabileceğinden endişe duyuyor.

    Sullivan, ABD hükümetinin bunun olmamasını sağlayacak araçlara sahip olduğunu da sözlerine ekledi.

    ABD Ticaret Bakanı Gina Raimondo Reuters’e verdiği demeçte, ABD’nin yarı iletkenler gibi ürünlere getirilen ihracat kontrollerini ihlal eden tüm şirketleri cezalandıracağını söylemişti.

    “Çin’in Rusya’ya Ukrayna’da askeri destek sağladığını görmedik”

    Bu arada Jake Sullivan, Çin’in Ukrayna’daki savaş için Rusya’ya askeri destek sağladığını görmediklerini ya da ellerinde böyle bir delil olmadığını söyledi.

    Sullivan, bir soru üzerine, “Çin’den, Rusya’ya Ukrayna’da kullanılmak üzere askeri ekipman sağlandığını görmedik ya da buna dair elimizde bir delil yok ancak bu durumu yakından takip ediyoruz.” diye konuştu.

    Pekin’in Moskova’ya olası bir askeri destek vermesi durumunda bunun ne tür sonuçlar doğuracağı konusunda Çinli yetkililere net mesajlarını ilettiklerini de kaydetti.

    Rusya’ya yeni yaptırımlar açıklanacak

    Öte yandan Sullivan, 24 Mart’ta Brüksel’de yapılacak görüşmelerde Rusya’ya yönelik yeni yaptırımların açıklanacağını, bu kapsamda çok sayıda Rus yetkilinin yaptırım listesine ekleneceğini belirtti.

    Ukrayna’ya ne gibi savunma desteklerinin verileceği konusunun da görüşmelerde ele alınacağını vurgulayan Sullivan, G7 zirvesinde ise küresel enerji ve gıda politikalarının kapsamlı şekilde değerlendirileceğini söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G-7’den Ukrayna uyarısı: Rus ekonomisi üzerinde ağır sonuçları olacak yaptırımları uygularız

    G-7’den Ukrayna uyarısı: Rus ekonomisi üzerinde ağır sonuçları olacak yaptırımları uygularız


    G-7 ülkelerinin maliye bakanları, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi halinde derhal ağır ekonomik sonuçlar doğuracak yaptırımlar uygulayacaklarını açıkladı.

    Dünyanın en gelişmiş ekonomilerinin oluşturduğu G7 ülkelerinin maliye bakanları, Ukrayna’daki gelişmeler hakkında ortak bildiri yayımladı.

    Bildiride, Ukrayna sınırlarında devam eden Rus askeri yığınağının “ciddi bir endişe” kaynağı olduğu vurgulandı.

    G7’nin Ukrayna ekonomisini hızlı ve kararlı bir şekilde desteklemek için hareket etmeye hazır olduğuna işaret edilen bildiride, gerilimi düşürmek için devam eden diplomatik çabaların da desteklendiği ifade edildi.

    Bildiride, Ukrayna’nın egemenliğinin, toprak bütünlüğünün, ekonomik ve finansal istikrarının korunmasında kararlı olunduğu, özellikle Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi finans kuruluşlar aracılığıyla bu ülkeye önemli finansal destek sağlandığı kaydedildi.

    48 milyar dolar destek

    Ukrayna’ya 2014’ten beri toplam 48 milyar doları aşan ekonomik destek sağlandığı anımsatılan bildiride, Ukrayna’nın reform çabalarını kolaylaştırmak için gerekli desteği alacağı ve ülkeyle sürdürülebilir bir mali temele sahip olması için yakın iş birliği yapılacağı belirtildi.

    Bildiride, “Acil önceliğimiz gerilimi düşürme çabalarını desteklemektir. Bununla birlikte, özellikle Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik herhangi bir askeri saldırısına hızlı, eşgüdümlü ve güçlü bir yanıt verileceğini yineliyoruz. Rus ekonomisi üzerinde hemen ağır sonuçları olacak ekonomik ve mali yaptırımları toplu olarak uygulamaya hazırız.” ifadesi kullanıldı.

    Durumun yakından takip edileceğine dikkatin çekildiği bildiride, Ukrayna’ya daha fazla ekonomik ve mali destek sağlanmaya hazır olunduğu kaydedildi.

    G7’yi ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada ve Japonya oluşturuyor. G7 dönem başkanlığı halihazırda Almanya tarafından yürütülüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • G7 ülkeleri, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı saldırgan söylemini kınadı

    G7 ülkeleri, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı saldırgan söylemini kınadı


    İngiltere, ABD, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve Japonya’dan oluşan G7 ülkeleri, Rusya’ya Ukrayna’nın doğusundaki gerilimi düşürmesi, diplomatik kanalları izlemesi ve askeri faaliyetlerin şeffaflığı konusunda uluslararası taahhütlere uyması çağrısında bulundu.

    İngiltere’nin Liverpool kentinde düzenlenen G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından G7 ülkeleri ile Avrupa Birliği (AB) Yüksek Temsilcisi Josep Borrell tarafından Rusya ve Ukrayna’ya ilişkin ortak açıklama yapıldı.

    “Rusya’nın asker yığmasını ve Ukrayna’ya karşı saldırgan söylemini kınama konusunda birleştik.” ifadesine yer verilen açıklamada, ABD Başbakanı Joe Biden’ın 7 Aralık’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmesinde yaptığı gibi Rusya’ya gerilimi düşürme, diplomatik yolları izleme ve askeri faaliyetlerin şeffaflığı konusunda uluslararası taahhütlere uyma çağrısında bulunuldu.

    ‘Uluslararası hukuka göre sınırları değiştirmek için güç kullanımı kesinlikle yasak’

    Açıklamada, Fransa ve Almanya’nın, Ukrayna’nın doğusundaki ihtilafı çözmek için Minsk Anlaşmalarının tam olarak uygulanmasına yönelik Normandiya formatındaki çabalarına desteğin de yeniden teyit edildiği belirtildi.

    Uluslararası hukuka göre, sınırları değiştirmek için herhangi bir güç kullanımının “kesinlikle yasak” olduğunun altı çizilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Rusya, Ukrayna’ya karşı daha fazla askeri saldırının büyük sonuçları ve ciddi bedelleri olacağından şüphe duymamalıdır. Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne ve herhangi bir egemen devletin kendi geleceğini belirleme hakkına olan sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit ediyoruz. Ukrayna’nın temkinli tavrını takdir ediyoruz. Ortak ve kapsamlı yanıtımız üzerinde iş birliğimizi yoğunlaştıracağız.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***