Etiket: Euro

  • Türk Lirası, gün içerisinde Dolar karşısında yüzde 7 değer kaybetti

    Türk Lirası, gün içerisinde Dolar karşısında yüzde 7 değer kaybetti


    Dolar/TL kuru çarşamba günü yüzde 7,18’lik yükselişle 23 seviyesinin üzerine çıktı.

    Türk Lirası, çarşamba günü ilk yarısında yaklaşık yüzde 7 oranında değer kaybederek dolar karşısında 2021 yılından bu yana en büyük günlük düşüşünü yaşadı. 

    Dolar/TL kuru saat 13.00 itibariyle 23,16 seviyesini aştı. Dolar güne 21,61 seviyesinden başlamıştı. 

    Euro/TL kuru ise gün içerisinde hızla yükselerek 24,89 seviyesine ulaştı. Kurda hafta başından bu yana görülen yükseliş çarşamba günü hız kazandı. 

    Türk Lirası’nın yıl başından bu yana yaşadığı değer kaybı yüzde 20’lere yaklaştı. 

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hafta sonunda yeni kabinesini açıklayarak piyasalar tarafından da tanınan Mehmet Şimşek’i yeni Hazine ve Maliye Bakanı olarak atadı.

    Şimşek, ilk açıklamalarında Türk ekonomisinin rasyonel bir zemine dönmesi gerektiğine vurgu yapmıştı. Baskılanan döviz kurlarının da Şimşek’in göreve gelmesiyle birlikte ‘reel seviyeleri’ne yaklaşacak şekilde serbest bırakıldığı yorumları yapılıyor. 

    BlueBay Asset Management’tan Tim Ash, çarşamba günü yaşanan hareketliliğe ilişkin “Politikanın normalleştiğini görüyoruz. Bence Şimşek’in (Türkiye Merkez Bankası’nı) rasyonel politika için zorlamasının etkisini görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. 

    Yetkililer bu yılın büyük bir bölümünde Türk Lirası’nı sabit tutmak için on milyarlarca dolarlık rezerv kullandı.

    Bankacılar TL’nin kademeli olarak değer kaybetmeye devam etmesinin piyasa koşullarının iyileşmesine yol açacağını ve merkez bankası rezervlerindeki düşüşü durduracağını söylüyor.

    Bazı analistler TL’nin Dolar karşısında değer kaybının 25-28 aralığına doğru sürmesini bekliyor. 

    Varlık yöneticisi GAM’ın gelişmekte olan piyasa borçları direktörü Paul McNamara, “Siyasi müdahale olmasa bile, Türkiye’yi sürdürülebilir bir yola sokma süreci çalkantılı olacak.” şeklinde konuşuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde: Enflasyon henüz zirve yapmadı

    Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde: Enflasyon henüz zirve yapmadı


    Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Euro bölgesindeki enflasyonun henüz zirve yapmadığını ve tahmin edilenden daha fazla yükselme riskinin olduğunu söyledi. 

    Gelecekte olası faiz arttırımlarına işaret eden ECB Başkanı, bankanın enflasyonu azaltmak için daha yumuşak bir yol izlemeyi tercih etmeyeceği yönündeki spekülasyonları da körüklemiş oldu.

    Euro kullanan 19 ülkede enflasyon geçen ay yıllık bazda yüzde 10,6 ile rekor bir seviyeye ulaşmıştı. Ekonomistler bunun kasım ayında çok az bir azalma ile yüzde 10,4’e düşeceğini düşünüyor.

    Ukrayna’daki savaş, enerji maliyetinin yükselmesine neden olarak enflasyonu artırdı. Neredeyse tüm ürünlerin maliyetini etkileyen enerjide fiyat artışları enflasyonun en önemli kaynağı haline geldi.

    Avrupa Parlamentosu’nda konuşan Lagarde, “Enflasyonun zirve yaptığına ve bunun kısa sürede düşeceğine inanmamı sağlayacak verileri henüz görmüyoruz” dedi 

    Ekonomistler, ECB’nin 2025’teki yüzde 2 hedefine ulaşmadan önce, Euro bölgesi enflasyonunun bu yıl yüzde 8,5, gelecek yıl yüzde 6 ve 2024’te yüzde 2,3’e ulaşacağını düşünüyor.

    “Faiz oranlarını arttırmaya devam etmemiz gerektiği açık”

    Öte yandan, ECB’nin önde gelen ekonomistleri Isabel Schnabel ve Philip Lane arasında enflasyon ve faiz oranlarının görünümü konusunda medyaya yansıyan anlaşmazlıklar ise yatırımcılar arasında endişe konusu oldu.

    ECB’nin yıl sonunda yapacağı bir sonraki toplantısında faiz oranlarını yüzde 0,5 mi yoksa yüzde 0,75 mi artıracağına ilişkin belirsizlik piyasada oynaklık yarattı.

    Lane ve Schnabel’in tartışmasına ilişkin konuşan Lagarde, meselenin ücretler ve enflasyon beklentileri gibi çeşitli faktörlere bağlı olduğunu söyledi.

    Ancak Lagarde, FED Başkanı Jerome Powell’ın da kullandığı bir ifadeyi tekrar ederek; daha fazla faiz artırımıyla “gidilecek bir yol” bulunduğunu düşündüğünü sözlerine ekledi ve şöyle tamamladı:

    “Faiz oranlarını arttırmaya devam etmemiz gerektiği açık. Benim düşüncem hala gidecek yolumuz olduğu yönünde”.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Bu zararı nasıl telafi edeceğimizi kara kara düşünüyoruz’: Kur mağdurları anlatıyor

    ‘Bu zararı nasıl telafi edeceğimizi kara kara düşünüyoruz’: Kur mağdurları anlatıyor


    Türkiye’de 18 seviyesinin üzerini gören Dolar/TL kuru, 20 Aralık’ta Kur Korumalı TL Mevduat uygulamasının duyurulmasıyla birlikte hızla 10.20’ye kadar düştü.

    Türk lirasının son aylarda değer kayıpları sonrası kredi çekerek döviz alan vatandaşlar, ellerindeki küçük yatırımın önemli bir kısmını kaybettiklerini belirtiyor.

    Yürürlüğe giren Kur Korumalı TL Mevduat sisteminin ‘mağduriyet oluşturduğu’ konusu gündemde yer edinmeye devam ediyor.

    Son olarak CNN Türk’te Tarafsız Bölge programında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, ‘küçük yatırımcı’ olarak nitelediği mevduat sahibi vatandaşların zarar etmesiyle ilgili “Küçük yatırımcılar çarpıldı. Kılavuzları doğru değildi. Troller, sosyal medya, siyasal partilerin temsilcileri… bunlar sadece ve sadece AK Parti iktidarına ve sayın Cumhurbaşkanımıza zarar vermek için köpürttükçe köpürttüler.” dedi.

    “Son dönemde gördüklerim beni bu yola itti”

    Çevresindeki birçok kişinin eldeki varlığını dövize yatırdığına şahit olduğunu anlatan iktisat mezunu Göktuğ Ünal, yaşadığı ‘kur şokunu’ şu şekilde anlatıyor:

    “Artık normal muhabbetlerin de ekonomikleştiği bir döneme girdik. Ülkesini seven insanlar açısından ülkenin bu duruma gelmesi iyi bir şey değildi. Biz kendimizi koruma adına, olağan durumumuzu, olağan gelir seviyemizi koruma adına böyle bir hamle yaptık”

    Göktuğ Ünal, anlık döviz kuruna yatırım yapan biri olmadığını belirterek “Ancak son dönemde gördüklerinin, adaletsizleşme, gelir adaletsizliği beni bir şekilde bu yola itti.” diyor.

    “Kız arkadaşıma 18.30’dan dolar aldırdım”

    Kız arkadaşının 80 bin Türk lirası kredi çektiğini belirten Şenol Doğan ise, 54 bin lira ile dolar aldığını, 20 bin liralık bir zararının söz konusu olduğunu söylüyor:

    “Hiç beklemediğimiz bir şeydi yani bu planlı yapılan bir şeydi ve insanlar bundan müthiş bir şekilde zarar gördüler” diyen Şenol Doğan, uğradıkları zararı nasıl telafi edebileceklerini düşündüklerini söyledi:

    “Bu böyle bir çırpıda telafi edilebilecek bir şey de değil. Yani o gün çok acayip garip bir gündü, ben de uyuyamadım, kız arkadaşım da uyuyamadı, uykusuz geçen bir geceydi. Ondan sonra insan duruma yavaş yavaş alışıyor. Yapabilecek çok bir şey de yok. Yapabileceğimiz çok bir şey de olmadığını anladık. Şimdi yavaş yavaş normal bir şeye döndük. Artık kabullendik. Ama büyük bir zararla… Bunu kabullendik.”

    Doktora öğrencisi Aran Arslan ise bir anda yükselen kurlar nedeniyle okul masraflarının katlanmasından şikayetçi.

    Dolardaki dalgalanmanın kendisi gibi diğer öğrencileri de olumsuz etkilediğini belirten Arslan, “Yani 10’a düştü, bugün 12 oldu, yarın 14, sonra 18 19 böyle gidecektir bu. Yani bu sadece günü kurtarmak için hayır gelecekle ilgili de bu konuda biraz kaygılıyım.” diyor.

    CHP’den 20 Aralık’taki kur dalgalanmasıyla ilgili adım

    Geçtiğimiz günlerde CHP Grup Başkanvekilleri, dövizde yaşanan dalgalanmaların bütün boyutlarıyla ortaya konulması için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını içeren önergeyi Meclis Başkanlığına sunmuştu.

    CHP’li yetkililer, dövizdeki düşüş nedeniyle zarar eden vatandaşlara hukuki destek vereceğini açıklamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • MB, ‘kur korumalı TL vadeli mevduat’ hesaplarına ilişkin uygulama talimatı yayımladı

    MB, ‘kur korumalı TL vadeli mevduat’ hesaplarına ilişkin uygulama talimatı yayımladı


    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ’e ilişkin uygulama talimatı yayımladı.

    Uygulama talimatında, yurt içi yerleşik gerçek kişilerin döviz tevdiat hesapları ve döviz cinsinden katılım fonlarının Türk lirası vadeli mevduat ve katılma hesaplarına dönüşmesi halinde, mevduat ve katılım fonu sahiplerine sağlanacak desteğe ilişkin usul ve esasları düzenleyen tebliğin nasıl uygulanacağına dair ayrıntılar yer alıyor.

    Buna göre, 20 Aralık’ta mevcut olan döviz tevdiat hesapları ve döviz cinsinden katılım fonu hesaplarında bulunan döviz, yurt içi yerleşik gerçek kişi hesap sahibinin talep etmesi halinde dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek.

    Sisteme katılmak isteyen bankalar nezdinde TCMB adına dolar, euro ve İngiliz sterlini hesaplar açılacak. Bankanın topladığı taleplere ilişkin satın aldığı dövizler saat 17.00’ye kadar TCMB’ye bildirilecek ve toplu bir şekilde söz konusu hesaplara aktarılacak. TCMB hesabına aktarılan dövizlere ilişkin dekontlar ile dönüşümü yapılan tutarlara ait bilgiler, bildirim formuna uygun olarak TCMB’ye aynı gün elektronik ortamda bildirilecek. Banka tarafından TCMB hesabına aktarılan dövizler, Merkez Bankasınca dönüşüm kuru üzerinden satın alınacak.

    Döviz alış işlemleri karşılığı Türk lirası tutarları Merkez Bankasınca bankanın EFT merkezine masrafsız olarak gönderilecek. Saat 17.00’ye kadar sonuçlandırılamayan işlemler için ise Türk lirası tutarlar bankanın Merkez Bankası nezdindeki zorunlu karşılık hesabına aktarılacak.

    Vade sonunda kur farkının ödenmesi

    Vade sonunda hesap sahibinin döviz bazında anaparasını her koşulda koruması esas olacak. Vade sonu kurunun dönüşüm kurundan düşük olması durumunda banka tarafından hesap sahibine “anapara+faiz/kar payı” ödenecek.

    Vade sonu kurunun dönüşüm kurundan yüksek olması durumunda ise faiz/kar payı tutarı kur farkından büyük ise banka tarafından hesap sahibine “anapara+faiz/kar payı” ödenecek. Ancak, faiz/kar payı tutarı kur farkından küçük ise banka tarafından hesap sahibine “anapara + faiz/kar payı”na ilave olarak “kur farkı–faiz/kar payı” tutarı ödenecek. Söz konusu ilave tutar, Merkez Bankasınca bankaya verilecek.

    Hesap sahibi toplamda kur farkı kadar getiri elde edecek. Banka vade sonunda, hesap sahibine tahakkuk eden faiz veya kar payını Merkez Bankasına bildirim formuna uygun şekilde bildirecek.

    Banka kayıtları ile Merkez Bankası kayıtlarının mutabakatı sonrasında vade sonu kurunun dönüşüm kurundan yüksek olması ve kur farkı üzerinden hesaplanan tutarın faiz/kar payından yüksek olması durumunda; kur farkı üzerinden hesaplanan tutardan faiz/kar payı düşülerek oluşan bakiye Merkez Bankasınca aynı gün ilgili bankanın hesabına aktarılacak.

    Vadeden önce çekim yapılması durumunda ise çekim yapılan tarihte saat 11.00’de Merkez Bankasınca ilan edilen kurun dönüşüm kurundan yüksek olması durumunda Merkez Bankasınca kur farkına ilişkin ödeme yapılmayacak. Ancak çekim yapılan tarihte saat 11.00’de Merkez Bankasınca ilan edilen kurun dönüşüm kurundan düşük olması durumunda hesabın vadeden önce kapatıldığı tarihte saat 11.00’de Merkez Bankası tarafından ilan edilen döviz alış kurundan hesap bakiyesi güncellenecek. Aradaki fark banka tarafından Merkez Bankasının bildirilecek Türk lirası hesabına aktarılacak.

    Söz konusu uygulama talimatı, 22 Aralık’tan itibaren yürürlüğe girdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: TL mevduatlar 23,8 milyar liranın üzerinde arttı | Canlı Blog

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: TL mevduatlar 23,8 milyar liranın üzerinde arttı | Canlı Blog


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kur korumalı TL vadeli mevduat hesabına ilişkin, “Programın açıklanmasından beri Türk lirası mevduatlar bugün saat 15.00 itibarıyla 23,8 milyar liranın üzerinde arttı ve ivmelenerek artmaya da devam ediyor.” dedi.

    Televizyon programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Kur korumalı Türk lirası (TL) vadeli mevduat hesabının açıklanmasının ardından TL’nin yaklaşık yüzde 50 değer kazandığının hatırlatılması ve “Böyle bir gelişmeyi öngörüyor muydunuz?” sorusu üzerine Erdoğan, bu gelişmenin vatandaşların Türk lirasına güvendiğini gösterdiğini, Trabzonlu bir vatandaşın bu konuda, “Ya kaybettim ama Türk lirası değer kazansın yeter bana” dediğini, bunun güzel bir gösterge olduğunu söyledi.

    Türk lirasının gücünü, ekonomik altyapıdan, üretim kapasitesinden ve finansal sektörün sağlamlığından aldığına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Türkiye’de şu anda ana muhalefet ve yavruları, Türk lirasını bir kenara koyup daha çok dolara, avroya, buralara endekslenmek istiyorlar. Bunun üzerinden hatta asgari ücrete varıncaya kadar doları baz alarak bunun değerlendirilmesinin gerektiğini filan söylüyorlar. Bu tabii aslında çok çok ciddi bir yanlış. Hele hele yani Merkez Bankası’nda başkanlık yapmış bir insanın kalkıp o da yani dövize ‘Buradan taviz vermeyin, Türk lirası yine kayba gidecektir.’ filan demesi çok daha çirkin, hiç de yakışmıyor. Tabii daha sonra geri vitese taktı, geri adım atmaya kalktı ama bunu artık bu millet yutmaz.”

    “Amacımız, Türk lirasının değerine itibar katmaktır”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemlerde yurt içi ve yurt dışında, kurlarda, 2008’de de benzeri olan ve tasarruf sahiplerinin güvenini bozmaya yönelik rasyonel olmayan hareketlenmelerin meydana geldiğine işaret ederek, “Tabii açıkladığımız Türk lirası varlıkları güçlendirici paketle biz bu algıyı bozmuş olduk. Vatandaşımız da teveccüh göstererek hızlı bir şekilde Türk lirasına geçişin, o sabah bütün olduğu gibi kapılara dizilmeleri ve buralarda özellikle Türk lirasını oraya getirip, oradan dövizleri bozarak Türk lirasını almaları, bunlar da tabii vatandaşımızın kendi milli ve yerli olarak parasına olan güveninin en güzel göstergesiydi. Programın açıklanmasından beri Türk lirası mevduatlar bugün saat 15.00 itibarıyla 23,8 milyar liranın üzerinde arttı ve ivmelenerek artmaya da devam ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bugün ekonomi yazarları ve akademisyenleriyle Dolmabahçe’de bir toplantı yaptığını anımsatarak, bu konuları toplantıda ele aldıklarını aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Amacımız, yatırımcı, sanayici, tasarruf sahibi vatandaşlarımız için kur oynaklığını azaltmak, Türk lirasını değerli hale getirmek, yine Türk lirasının değerine itibar katmaktır. Çünkü kur düzeyi, serbest piyasa işleyişi içerisinde olması gereken seviyeye kendisi zaten gelecektir. Benim her zaman bir ifadem var, ‘Para yatağında akar’, buna dikkat etmemiz lazım. Ve bu yatağını da şimdi buluyor, buldu, daha iyi olacak, acele etmiyoruz. Bir ara biliyorsunuz 10’un da altına düştü, şu anda 11 civarında zannediyorum. Bu istikrarlı şekilde gerek Maliye, Hazine gerekse Merkez Bankamızın dayanışmasıyla ve bizlerin de katkılarıyla, bütün istişare kurullarımızla bunu yerli yerine oturtacağız. Şöyle sabırla yola devam etmekte fayda var.”

    “Vatandaşın kaybı olmayacak”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet partilerinin, kur korumalı TL vadeli mevduat hesabı sisteminin sürdürülebilirliğiyle ilgili endişelerinin ve “Bu sistem Hazine’ye çok büyük yük getirecek” yönündeki eleştirilerinin sorulması üzerine, şunları söyledi:

    “Bu ana muhalefetin, yavrularının, bunların bugüne kadar gerçekçi bir yaklaşımları hiç oldu mu? Olmadı, bundan sonra da olmaz. Bunu bir defa böyle bilecek, böyle inanacaksınız. Birçok bu ara yalanlar, dolanlar filan falan aldı başını gidiyor. İşte Bay Kemal, her alanda olduğu gibi ekonomi alanında da yalanlarına, halkımızı aldatmaya devam ediyor. Çünkü ekonomiden hiç anlamaz. Ülkemizde tasarruf kompozisyonunun makro ekonomik politikalarla uyumlu olması için Türk lirası finansal enstrümanların özendirilmesi önem arz ediyor. Geliştirilen bu araçla hem kısa vadede vatandaşımızın kur oynaklığından kaynaklı mağduriyetini gideriyor. Dikkat edin bu çok önemli. Yani vatandaş şu anda iki garantiye sahip. Bir, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, iki Hazine. Yani vatandaşın kaybı olmayacak. Özellikle de buradaki mağduriyet ortadan kalkmak suretiyle 3, 6, 9, belirlenen tarihlerde neyse döviz kuru ve burada bunun üzerinden parasını bozduracağı zaman karşılığını aynen alacak. Dolayısıyla yani biz burada Türk lirası mevduat vadesinin de uzatılmasına katkı sağlıyoruz. Vatandaş da burada ‘Benim burada mağduriyetim yok, zaten devletim benim arkamda…’ Türk lirası enstrümanlara olan talebi artırarak, finansal piyasaların daha etkin işlemesini de sağlamış oluyoruz.”

    Sisteme ilişkin ‘Vadeden önce para çekilebilir mi?” şeklinde soru geldiğini aktaran Erdoğan, “Evet çekilebilir, bir manisi yok. Daha önceden de belirlendiği şekliyle hesap, vadesiz hesaba dönüşecek. Sen de alman gereken paranı rahatlıkla alacaksın. Ama bir şeye güveneceksin, benim artık kaybım olmayacak.” dedi.

    Erdoğan, tasarruf kompozisyonunun Türk lirası lehinde gerçekleşeceğini belirterek, “Uygulanan ekonomik program, piyasalarda özellikle bu güveni artıracak. Döviz kurunun istikrara kavuşmasını sağlayacak. Özellikle kur stabil hale gelmiş olacak. Yani kurun stabilizasyonu burada önem arz ediyor. Bu adımın uzun vadede bütçeye yük olmak yerine olumlu katkı sağlamasını da öngörüyoruz ve bu attığımız adımla bu da sağlanmış olacak.” ifadelerini kullandı.

    “Paramız kurdaki bu oynaklıklara esir olmayacak”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik ve finansal istikrarın sağlanması, toplumsal refahın artırılması, kamusal hizmetlerin etkin bir şekilde sunulmasının hükümetlerin görevi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Biz de bu amaçla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kamusal, finansal, mali birçok aracı nasıl dünyada kullanılıyorsa biz de kullanıyoruz ve kullanacağız. Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına kur koruması sağlanması da dönemin şartları gözetilerek oluşturulmuş önemli bir araç. Diyoruz ya, bunu stabil hale getirmiş olacağız. Bu araç özellikle vatandaşı rahatlatacak. ‘Ben bu araca giderken bir defa kaybım olmayacak.’ diyecek. Bu araç sayesinde de kurdaki oynaklığın kontrol altına alınmasına katkı sağlanıyor ve sonuçları itibarıyla toplumun tüm kesimleriyle finansal ve ekonomik sisteme fayda sağlamış oluyoruz. İlaveten bu uygulamadan isteyen her vatandaşımız faydalanacak, belli bir kesim diye bir şey yok. İstikrarın sağlanması adına yeni geliştirilen bu aracın Anayasa’ya aykırılık teşkil etmesi söz konusu değil. Aksine, yürütmenin fonksiyonlarının doğal bir gereğidir. Biz bunu böylece gerçekleştirmiş oluyoruz. Daha önce, geçmişte de uygulanmış olan bu adımı, şimdi biz yeniden uygulamak suretiyle çok kısa bir zamanda nasıl bu işi stabil hale getirdiysek, bundan sonraki süreçte de bu stabil olarak inşallah yürümüş olacak ve bizim paramız kurdaki bu oynaklıklara esir olmayacak. Stabil bir kur olayı gerçekleşmiş olacak.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kur korumalı TL mevduatları ve katılma hesaplarının uygulama esasları açıklandı

    Kur korumalı TL mevduatları ve katılma hesaplarının uygulama esasları açıklandı


    Hazine ve Maliye Bakanlığı, kur korumalı TL vadeli mevduat ve katılma hesaplarından Türkiye’de yerleşik gerçek kişilerin faydalanabileceğini, uygulamadan birden fazla kez yararlanılmasının mümkün olacağını ve alt/üst limitin olmayacağını duyurdu.

    Bakanlıktan kur korumalı TL mevduatları ve katılma hesaplarına ilişkin uygulama esasları konusunda açıklama yapıldı.

    Buna göre, Türkiye’de yerleşik gerçek kişiler (yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek kişiler) faydalanabilecek, uygulamadan birden fazla kez yararlanılması mümkün olacak ve alt/üst limit bulunmayacak.

    Kur korumalı TL vadeli mevduat ve katılma hesapları, bankalar nezdinde bu nitelikte açılacak TL vadeli mevduat ve katılma hesapları şeklinde olacak.

    Söz konusu hesaplar, 3, 6, 9 ve 12 ay olmak üzere 4 farklı vadede açılacak.

    Bankaların, kur korumalı TL vadeli mevduat hesabına uygulayacağı asgari faiz oranı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca (TCMB) belirlenen bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının altında olmayacak. Bankalarca uygulanacak azami faiz oranı ise asgari faiz oranının en fazla 300 baz puan üstünde belirlenebilecek. Azami faiz oranı Bakanlıkça güncellenebilecek ve güncelleme tarihi ile sonrasında açılacak hesaplar için geçerli olacak. Bu uygulama, Katılım Bankaları açısından katılım bankacılığı esasları çerçevesinde yapılacak.

    Bu hesaplarda esas alınacak vade başı/vade sonu kuru olarak, TCMB’nin saat 11.00’de açıkladığı USD/TRY, EUR/TRY ve GBP/TRY döviz alış kurları kullanılacak.

    Vade sonunda kur farkı desteği

    Vade sonunda kur farkı desteğinin tamamı hesap sahibine aynı gün ödenecek. Vade sonunda kur farkından kaynaklı bankalara ödeme yapılması gerekmesi halinde, bankalar tarafından ödenecek tutara ilişkin talepler TCMB’ye iletilecek. Hazine tarafından ödenecek kısım TCMB tarafından bankalara aynı gün aktarılacak.

    Vadeden önce hesap kapatma

    Vadeden önce hesabın kapatılması halinde, hesabın kapatıldığı tarihte saat 11.00’de TCMB tarafından ilan edilen kurun vade başında esas alınan kurdan yüksek olması durumunda Hazine tarafından kur farkına ilişkin ödeme yapılmayacak.

    Hesabın kapatıldığı tarihte saat 11.00’de TCMB tarafından ilan edilen kurun vade başında esas alınan kurdan düşük olması durumunda, hesabın vadeden önce kapatıldığı tarihte saat 11.00’de TCMB tarafından ilan edilen döviz alış kurundan hesap bakiyesi güncellenecek. Aradaki fark banka tarafından Hazine’ye aktarılmak üzere TCMB’nin ilgili TL hesabına aktarılacak.

    Uygulama esaslarında değişiklik yapmaya Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili olacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hazine ve Maliye Bakanlığı ‘Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat’ın detaylarını açıkladı

    Hazine ve Maliye Bakanlığı ‘Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat’ın detaylarını açıkladı


    Hazine ve Maliye Bakanlığı, TL/Dolar kurunu düşüren “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat”ın detaylarını açıkladı.

    Bakanlık, “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” ürününde, gerçek kişilerin Türk lirası (TL) vadeli hesapları üzerinde işleyecek faiz ile hesap açılış ve vade tarihlerindeki kur değişim oranının kıyaslanacağını, yüksek olan oran üzerinden hesabın nemalandırılacağını bildirdi.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, birikimlerini TL mevduat olarak değerlendiren vatandaşların kurlardaki oynaklık karşısında mağdur olmaması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı gibi “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” ürünü devreye alındı.

    Üründe, gerçek kişilerin TL vadeli hesapları üzerinde işleyecek faiz ile hesap açılış ve vade tarihlerindeki kur değişim oranı kıyaslanacak, yüksek olan oran üzerinden hesap nemalandırılacak. Bu mevduat ürününe stopaj uygulanmayacak.

    Kur farkı hesaplamaları için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her gün saat 11.00’de USD döviz alış kuru yayınlayacak.

    Vade sonunda kur değişiminin faiz oranı üzerinde kalması halinde oluşabilecek fark müşteri hesabına TL olarak yansıtılacak.

    Hesaplar 3, 6, 9 ve 12 ay vadeler ile açılabilecek, minimum faiz oranı TCMB politika faiz oranı olarak uygulanacak.

    Sisteme isteyen her banka katılabilecek.

    Vadeden önce hesaptan para çekilmesi durumunda hesap vadesiz hesaba dönüşecek, faiz hakkı ortadan kalkacak. Hesabın açıldığı tarihteki TCMB kuru ile hesabın kapatıldığı tarihteki TCMB kurundan düşük olan üzerinden hesap bakiyesi güncellenecek.

    Bakanlık açıklamasında söz konusu ürünün katılım bankacılığında da uygulanması konusunda çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TÜSİAD eleştirdi, MÜSİAD destek verdi: Düşük faiz odaklı politikayı destekliyoruz

    TÜSİAD eleştirdi, MÜSİAD destek verdi: Düşük faiz odaklı politikayı destekliyoruz


    Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) hükümetin yeni ekonomi politikasını eleştiren açıklamasının ardından Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) yönetime destek verdi.

    MÜSİAD, “Üretim, yatırım, ihracat ve istihdam odaklı kazanımlarımızı katbekat artıracağına inandığımız düşük faiz odaklı politikamızın destekçisi olduğumuzu yeniden ifade ediyoruz.” dedi.

    MÜSİAD’ın Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Yılın ilk 3 çeyreğinde yüzde 11,7 büyüyen, son 12 aylık ihracatı 220 milyar doları aşan, son 3 aydır cari fazla veren Türkiye ekonomisi, yalnızca döviz kuruna indirgenerek değerlendirilemez.” ifadelerine yer verildi.

    MÜSİAD, gündemdeki son ekonomik gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Açıklamada, “Bilindiği üzere, modern ekonomiler en az maddi sermaye kadar sosyal sermayeye de ihtiyaç duymaktadır. Sosyal sermayenin başlıca kaynağı ise güven faktörüdür. Üzülerek görmekteyiz ki; son dönemde, makroekonomik temellere dayanmayan, sun’i bir güvensizlik ortamı oluşturulmaya çalışılmaktadır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

    “Düşük faiz odaklı politikamızı destekliyoruz”

    MÜSİAD olarak kendilerinin, reel ekonomik göstergelerle değil algılarla yön verilen her türlü ekonomik iklimin karşısında oldukları belirtilen açıklamada, şunlar aktarıldı:

    “Zira yılın ilk 3 çeyreğinde yüzde 11,7 büyüyen, son 12 aylık ihracatı 220 milyar doları aşan, son 3 aydır cari fazla veren Türkiye ekonomisi; yalnızca döviz kuruna indirgenerek değerlendirilemez. Türkiye ekonomisi, gerek iç gerekse dış kaynaklı bütün algı manipülasyonlarına karşı, geçmişte olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır. Son 20 yıldır serbest piyasa koşullarından ödün vermeden yıllık ortalama yüzde 5,3 büyümeyi başaran ekonomimizin, bu süreci de atlatacağına olan inancımız tamdır. Bu bağlamda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde uygulamaya konulan, üretim, yatırım, ihracat ve istihdam odaklı kazanımlarımızı katbekat artıracağına inandığımız düşük faiz odaklı politikamızın destekçisi olduğumuzu yeniden ifade ediyoruz.”

    TÜSİAD açıklaması

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski ile görüştükten sonra konuşma çağrısı yaptı. TÜSİAD daha sonra yaptığı açıklamada uygulanan ekonomi politikalarını eleştirdi:

    TÜSİAD açıklamasına şu ifadeler yer almıştı:

    “İzlenen ekonomi politikası yalnızca iş dünyası için değil, tüm vatandaşlarımız için yeni ekonomik sorunlar yaratmaktadır. Uzun dönemde de çok daha büyük yapısal problemlere yol açma riski artmıştır. En fazla faydalanması beklenen ihracatçılarımız dahi bu ortamdan zarar görmektedir.

    Tüm bunların sonucunda, son dönemde ekonomide oluşan hasarın tespitini yapıp öncelikle serbest piyasa işleyişi çerçevesinde, tüm paydaşların desteğinin alındığı, genel kabul görmüş iktisat bilimi kurallarına hızla dönülmesinin gereği açıktır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TÜSİAD: İktisat bilimi kurallarına hızla dönülmeli

    TÜSİAD: İktisat bilimi kurallarına hızla dönülmeli


    Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) yaşanılan istikrarsızlıkla ‘denenmekte olan ekonomi programının amaçlanan sonuçlara erişilemeyeceği netleşmiştir’ diyerek, iktisat bilimi kurallarına hızla dönülmesini istedi.

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski ile görüşmesi sonrası konuşma çağrısı yaptığı TÜSİAD bir açıklama yayınladı. Uygulanan program öncesi görüşlerini kamu kurumlarıyla paylaştığını ifade eden TÜSİAD, fakirleşme riskine karşı gerekli uyarıyı yaptıklarını duyurdu.

    Kurumdan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “TÜSİAD olarak, bu iktisadi çerçeve çizilmeden evvel de, süreç devam ederken de, erken faiz indirimi ile oluşan politikaların istikrarsızlık yaratacağına dair görüşlerimizi hem kamu kurumları hem de kamuoyuyla pek çok kez paylaştık. Bu sürecin TL’de şiddetli değer kaybı, enflasyonda hızlanma, yatırımları, büyümeyi, istihdamı baskılama ve en önemlisi ülke olarak fakirleşmemizle sonuçlanma riskini vurgulamıştık.

    Nitekim, yeni iktisadi tercihler kapsamında atılan adımların ardından güvensizlik ve istikrarsızlık ortamı oluşmuştur. Özellikle yurt içinde dövize olan talebin şiddetli ölçüde yükseldiğini, bunun da var olan tüm ekonomik dengeleri bozduğunu görmekteyiz.

    İzlenen ekonomi politikası yalnızca iş dünyası için değil, tüm vatandaşlarımız için yeni ekonomik sorunlar yaratmaktadır. Uzun dönemde de çok daha büyük yapısal problemlere yol açma riski artmıştır. En fazla faydalanması beklenen ihracatçılarımız dahi bu ortamdan zarar görmektedir.

    Tüm bunların sonucunda, son dönemde ekonomide oluşan hasarın tespitini yapıp öncelikle serbest piyasa işleyişi çerçevesinde, tüm paydaşların desteğinin alındığı, genel kabul görmüş iktisat bilimi kurallarına hızla dönülmesinin gereği açıktır.

    Ülkemizde “kurumsuzlaşma” sorununa daha önce de işaret etmiş, kalkınmamız için gerekli yaklaşımı “Yeni Bir Anlayışla Geleceği İnşa: İnsan, Bilim, Kurumlar” adlı çalışmamız ile kamuoyuyla paylaşmıştık. Ülke ekonomimize fayda sağlayacak, öngörülebilirliğin, yatırım ortamının ve kalkınmanın önünü açacak kural bazlı politikaları hayata geçirmeliyiz. Kurumların ve kuralların kapsayıcı ve etkin şekilde güçlendirilmesi başta olmak üzere atılacak adımlar ülkemizde güven ortamının oluşması için elzemdir.

    TÜSİAD olarak bu istikamette atılacak doğru adımlara katkı vermeye hazırız.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Piyasalar Merkez Bankası’nın faiz kararına odaklandı: Beklenti 1 puan indirim

    Piyasalar Merkez Bankası’nın faiz kararına odaklandı: Beklenti 1 puan indirim


    Türk Lirası yabancı para birimleri karşısında değer kaybederken, piyasalar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bugün vereceği faiz kararına odaklandı. Ekonomistler 1 puanlık indirim beklerken piyasalardaki olumsuz etkisinin devam edeceğini kaydediyor.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) eylül ayından bu yana 4 puanlık indirim yaparak politika faizini yüzde 19 seviyesinden yüzde 15’e indirdi. Bu sırada Türk Lirası yabancı para birimleri karşısında büyük değer kaybı yaşarken, döviz kurları da oynak bir seyir izledi.

    Uzmanlar, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun bugün 100 puanlık bir indirime giderek faizi yüzde 14’e çekmesi yönünde bir beklenti oluştuğunu belirtiyor. Reuters’ın yaptığı beklenti anketine katılan ekonomistler 1 paunlık bir indirim öngördü. Bu ankete katılan sadece bir ekonomist faizin sabit tutulmasını beklediği yolunda görüş belirtti.

    Yurt içinde, dün Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,21 artışla 2.162,26 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. Dolar/TL ise dün yüzde 2,8 artışla 14,8061’den kapanış yapmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 14,85 seviyelerinden işlem görüyor.

    Analistler, Fed’in dünkü yönlendirmelerinin ardından bugün Avrupa tarafında ECB ve BoE toplantılarından çıkacak kararların 2022’de para politikalarının seyrine dair görünümü netleştirmesinin beklendiğini söyledi.

    Bugün yurt içinde de TCMB’nin faiz kararının takip edileceğini aktaran analistler, makroekonomik veri tarafında ise Euro Bölgesi’nde hizmet sektörü ve imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), ABD’de haftalık işsizlik başvuruları, sanayi üretimi ve konut başlangıçlarının öne çıktığını bildirdi.

    Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 2.200 ve 2.250 seviyelerinin direnç, 2.030 puanın destek konumunda bulunduğunu bildirdi.

    TCMB Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin büyük çoğunluğu, politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 14’e çekileceğini tahmin ediyor. Piyasada, faizlerin sabit bırakabileceği beklentileri de göz ardı edilmiyor. TCMB, kasım ayındaki PPK toplantısında politika faizi 100 baz puan azaltarak yüzde 16’dan yüzde 15’e çekmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***